Etiket: ordu

  • Yürütmeyi durduran karar hiçe sayıldı: Külliye inşaatı başladı- VİDEO

    Yürütmeyi durduran karar hiçe sayıldı: Külliye inşaatı başladı- VİDEO

    PİRHA- Ordu’da, Melet Irmağı ile denizin birleştiği noktada yapılması planlanan İslam Kültür Merkezi’ne karşı Ordu Çevre Derneği ve diğer sivil toplum kuruluşları dava açtı. Dernek Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, projeye ilişkin, “Buraya yapılacak herhangi bir bina, büyük bir felakete yol açabilir” diyerek, çevresel risklere dikkat çekti.

    Ordu’da Melet Irmağı’nın denize döküldüğü noktada inşa edilmek istenen İslam Kültür Merkezi projesi, çevre örgütlerinin ve sivil toplumun tepkisini çekiyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin Diyanet İşleri Başkanlığı ile protokol yaparak başlattığı külliye projesine karşı, Ordu Çevre Derneği öncülüğünde dava açıldı. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi ancak belediye inşa faaliyetlerine devam etti. Çevreciler, bölgenin eski bir çöp döküm sahası olduğunu ve burada metan gazı riski bulunduğunu belirtiyor.

    Ordu Çevre Derneği Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül, alana yapılacak yapının hem doğaya hem insan hayatına zarar vereceğini vurgulayarak, “Buraya yapılacak herhangi bir bina, büyük bir felakete yol açabilir” uyarısında bulundu.”

    “BURASI METAN GAZI DOLU BİR ALAN”

    Ertuğrul Gazi Gönül, projenin yapılacağı alanın geçmişte vahşi çöp döküm sahası olarak kullanıldığını ve ciddi riskler barındırdığını hatırlattı. Çöplüğün üstünün yıllar önce ağaçlandırılmaya çalışıldığını ancak doğanın kendini yeniden yapılandırdığını vurgulayan Gönül, bölgede yaşayan canlıların da tehdit altında olduğunu söyleyerek, “Bu alan, yıllarca Ordu’nun çöplüğüdür. Toprağın altında metan gazı var. Üzerine yapılacak her bina, tıpkı yıllar önce Ümraniye’de yaşandığı gibi büyük bir patlama riski taşıyor. Bu sadece çevre felaketi değil, insan hayatı için de tehdit demek. Ordu Büyükşehir Belediyesi ise tüm bu tehlikelere rağmen mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararını yok sayıyor. Şantiye kurulmuş, çalışmalar sürüyor” dedi.

    Öte yandan bölgenin aynı zamanda doğal bir yaşam alanı haline geldiğini ve korunması gerektiğini belirten Gönül, “Yıllar içinde bu alan, kendiliğinden bir kuş cenneti haline geldi. Burada 127 farklı kuş türü tespit edildi. Göçmen kuşlar burada konaklıyor. Bu kadar zengin bir yaşam alanını yok etmek, doğaya karşı işlenmiş bir suçtur” ifadelerini kullandı.

    “TARİKATLARA ALAN HAZIRLANIYOR”

    Gönül, külliye projesinin sadece bir ibadet alanı olmadığını, dini eğitim amaçlı yatılı bir yapı olarak tasarlandığını ve çeşitli dini gruplara tahsis edileceği yönünde bilgiler aldıklarını da aktardı.

    “8 bin kişilik kapasiteyle planlanan bu yapı, sadece bir cami değil. Dini kuruluşlara, yani aslında tarikatlara alan hazırlanıyor. Ordu halkı böyle bir yapıya ihtiyaç duymuyor.”

    “MÜCADELEDE KARARLIYIZ”

    Ertuğrul Gönül, yalnızca kendi adlarına değil, birçok sivil toplum kuruluşu ve siyasi partinin de desteğiyle davalar açtıklarını ve mücadeleyi sürdüreceklerini dile getirerek, “Biz bu projeye karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Ordu’nun kıyıları, çöplükten dönüştürdüğümüz bu doğal alan, rant projelerine kurban edilemez. Burası korunmalı, halka ve doğaya kazandırılmalı. Bu sadece bir yapılaşma karşıtlığı değil; bu, doğanın, hukukun ve halk sağlığının savunulmasıdır” diye konuştu.

    Fatoş SARIKAYA/ ORDU 

     

  • Özdemir: 30 yıldır aşurelerimizi canlarımızın lokmalarıyla yapıyoruz-VİDEO

    Özdemir: 30 yıldır aşurelerimizi canlarımızın lokmalarıyla yapıyoruz-VİDEO

    PİRHA- Ordu bölgesinde pay ettikleri aşureleri tamamıyla kendi canlarının lokmalarıyla yaptıklarını belirten Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Ordu Şube Başkanı Yaşar Özdemir, “30 yıldır hiçbir kamu kurumu ya da kuruluşundan yardım almadan aşuremizi yapıyoruz. Aynı şekilde yapmaya devam edeceğiz” dedi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Ordu Şube Cemevi Başkanı Yaşar Özdemir, Ordu bölgesinde Muharrem Ayı sonrası aşure lokmaları ve Hakk’a Uğurlama Erkanları ile ilgili PİRHA”ya açıklamada bulundu.

    “30 YILDIR AŞURELERİMİZİ KENDİ CANLARIMIZIN LOKMALARIYLA YAPIYORUZ”

    Ordu Cemevi’ni 1995 yılında kurulduklarını ve faaliyet yürüttüklerini belirten Alevi Kültür Dernekleri Ordu Şubesi Başkanı Yaşar Özdemir, 30 yıldır hiçbir kamu kurumu ya da kuruluşundan aşure katkısı almadıklarını vurgulayarak, “Bu konuda bize kamu kurum ve kuruluşlarından aşurenizi biz karşılayalım, biz size aşure verelim demelerine rağmen biz hiçbir zaman kabul etmedik ve de etmeyeceğiz. Kendi imkanlarımızla ve canlarımızın lokmalarıyla bu aşurelerimizin finansını sağladık ve o şekilde lokmalarımızı yaklaşık 4 bin canımızla paylaşıyoruz” dedi.

    “HAKKA YÜRĞME ERKANLARIMIZ ALEVİLERE YAKIŞIR ŞEKİLDE YERİNE GETİREMİYORUZ”

    Hakk’a yürüme erkanlarıyla ilgili Ordu bölgesinde Alevilere yakışır bir şekilde yerine getiremediklerini ifade eden Özdemir, “Maalesef Arapça dualarla ve camide nasıl bir cenaze kalkıyorsa bizim canlarımızda o şekilde kaldırıyor ve cenaze namazları kılınıyor. Bundan çok mustaribiz. Bunu değiştirmek için çabalıyoruz” dedi.

    “HAKKA YÜRÜME ERKANLARIYLA İLGİLİ EĞİTİM BAŞLATACAĞIZ

    Hakk’a uğurlama erkanlarıyla ilgili çeşitli çalışmaları olduğunu dile getiren Alevi Kültür Dernekleri Ordu Şubesi Başkanı Yaşar Özdemir, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Önce her şey eğitimden geçiyor. Biz bir şubeyiz. Genel merkezimizden bu konuda eğitim çalışmaları yapabilmek için çeşitli videolar talep ettik. Onlar şu an hazırlanmış durumda. Önce canlarımızı eğiteceğiz. Ondan sonra erkannameye göre canlarımızın defini sağlamaya çalışacağız. Bu konuda gerçekten bir şube başkanı olarak çok üzgünüm.”

    Cebrail ARSLAN/ORDU

  • Ordu Cemevi Başkanı Özdemir: Gençlere yönelik önemli kültür çalışmaları yürütüyoruz!-VİDEO

    Ordu Cemevi Başkanı Özdemir: Gençlere yönelik önemli kültür çalışmaları yürütüyoruz!-VİDEO

    PİRHA- 2023 yılında inşaası tamamlanan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Ordu Şube Başkanı Yaşar Özdemir, cemevinde gençlere yönelik saz, semah kursları ile birlikte kültürel etkinliklerin düzenlediklerini belirtti. Özdemir, ayrıca gelişen olumsuzluklara  ve hak ihlallerine karşı  Ordu’da örgütlü bulunan sivil toplum örgütleriyle birlikte ortak hareket ettiklerini söyledi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Ordu Şube Başkanı Yaşar Özdemir,cemevlerinde yürüttükleri faaliyetlerle ilgili  PİRHA’ya konuştu.

    1993 yılınd başlayan cemevi inşattının 2023 yılında tamamlandığını belirten AKD Ordu Şube Başkanı Yaşar Özdemir, “2023 yılında cemimizin açılışını yaptık. Burası sadece bir cemevi değil, aynı zamanda bir kültür merkezi.olarak kullanıyor. cemimizin haricinde her türlü etkinliklerimizi burada yapıyoruz” diye belirtti.

    SAZ VE SEMAH KURSLARI

    Ordu’da bulunan gençlere yönelik kültürel ve inançsal faaliyeter örgütlediklerini söyleyen Özdemir, “Gençlerimize saz, semah kurslarının yanı sıra kültür salonumuzda müzik etkinlikleri düzenleniyoruz. Gençlik merkezleri dışında kütüphane ve iki tane eğitim sınıfımız mevcut. Bu eğitim sınıflarımızda saz kurslarımız, semah kurslarımız devam ediyor. Burada yetişen gençlerimiz dışarıda vakit geçireceklerine gelip dernekte bu tür faaliyetlerde bulunuyorlar. Biz de bunlardan çok mutlu oluyoruz” dedi.

    BARINMA SORUNU YAŞAYAN ÖĞRENCİLER İÇİM MİSAFİRHANE

    Kültür merkezlerinin içerisinde misafirhanelerinin de olduğunu belirten Özdemir, “12 yataklı misafirhanemiz var. Dışarıdan gelen misafirlerimizi burada ağırlıyoruz. Bu misafirlerimizi burada kurmamızın amacı burada bir üniversite var. Türkiye’nin değişik illerinden üniversiteye gelen gençlerimiz var. Ve gelen gençlerimizin ilk bir ayı çok önemli. Çünkü kalmaya yeri bulamıyor ve ev arkadaşı edinemiyorlar. Yurt çıkmıyor ya da kalacak yer bulamıyorlar. O gençlerimizi burada misafirhanemizde misafir ediyoruz. Misafirhanenin kurulma amaçlarımızdan birisi buydu” diye konuştu.

    Misafirhanelerininim çok donanımlı ve otel konseptinde bir misafirhane olduğunu ifade eden Özdemir, “Binamızın 4. katında direksiz olarak yapmış olduğumuz cem evimiz var. Bu cemevi Karadeniz Bölgesi’nin en büyük cemevlerinden birisi. 360 metrekare üzerinde olan modern bir cemevi. Sağ olsun canlarımızın katkılarıyla bugüne getirdik. Çok şükür Ordu’ya gerçekten güzel bir kültür merkezi kazandırdık” şeklinde konuştu.

    “HAK İHLALLERİNE KARŞI ORDU’DA BULUNAN DİĞER KURUMLARLA ORTAK HAREKET EDİYORUZ”

    Türkiye’de ve bölgede yaşanan hak ihlalleri ile ilgili çalışmalar yürüttüklerini sözlerine ekleyen Özdemir,”Genel merkezimizin bize göndermiş olduğu talimatlar doğrultusunda gelişen olumsuzluklara yönelik basın açıklamaları yapıyoruz. Bu basın açıklamalarımıza Ordu’da bulunan sivil toplum örgütleri ile birlikte bayağı rağbet gösteriyor. En son Suriye konusunda bir basın açıklamamız oldu. Ordu’da bulunan sivil toplum örgütündeki kurum temsilcisi canlarımız yanımızdaydı” diye belirtti.

    “ALEVİLİĞE BAĞLI GÖNÜLDE HİZMET YÜRÜTÜYORUZ”

    Yaşar Özdemir, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Güzel bir yönetimimiz var. Bundan dolayı yönetim kurumundaki arkadaşlarıma ve bize destek sunan tüm canlarımıza sonsuz teşekkür ediyorum. İyi ki Ordu’da Alevi Kültür Dernekleri’nin içerisindeyim. Kurulduğu tarihten bugüne hizmet etmeye çalışıyorum. Bundan çok mutluluk duyuyorum. Şöyle binanın donanıma baktığımızda her köşesinde bir imzamın olduğuna inanıyorum. Bu da bana çok büyük mutluluk veriyor.”

    Cebrail ARSLAN/ORDU

     

     

     

  • İmam hatip lisesinde 16 erkek çocuğa istismar; müdür yardımcısı tutuklandı

    İmam hatip lisesinde 16 erkek çocuğa istismar; müdür yardımcısı tutuklandı

    PİRHA- Ordu’daki Aybastı Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde müdür yardımcısı K.Ç., 16 erkek çocuğa cinsel istismarda bulundu. Skandalın ortaya çıkmasının ardından K.Ç. tutuklandı. 

    Türkiye’de tarikatlarda, bazı kuran kurslarında, dinci vakıfların yurtlarında, zaman zaman okullarda taciz, istismar olayları yaşanıyor.

    BirGün’den Onur Durmuş’un haberine göre, Ordu’nun Aybastı İlçesi’nde bulunan Aybastı Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde 16 öğrenci, müdür yardımcısı K.Ç. tarafından sözlü ve fiziksel istismara maruz bırakıldıkları gerekçesiyle okul idaresine giderek şikayetçi oldu.

    Okul idaresinde ilk önce çocukların yazılı savunmaları alındı. Daha sonra savcılığa intikal eden olayla ilgili savcı, pedagog eşliğinde çocukların ifadelerine başvurdu.

    16 ERKEK ÖĞRENCİYE TACİZ

    16 erkek öğrenciden bazıları sadece sözlü, bazıları ise hem sözlü hem de fiziki istismara maruz kaldıklarını beyan ettiler.

    Öğrenciler, K.Ç.’nin, özel bölgelerine dokunduğunu ve kendilerine cinsel imalı söylemlerde bulunduğunu dile getirdi.

    ÖĞRETMEN CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

    Öğrencilerin ifadelerinin ardından K.Ç. hakkında savcılık talimatıyla soruşturma başlatıldı. Fatsa Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanan K.Ç., Ünye Cezaevi’ne gönderildi.

    Aybastı Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlayan soruşturma daha sonra Fatsa Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

    Fatsa Ağır Ceza Mahkemesi ise Aybastı Ağır Ceza Mahkemesi ile aralarında oluşan “zımni görev uyuşmazlığının giderilmesi” için dosyayı Samsun Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Aybastı Asliye Ceza Mahkemesi’ne tevdi etti.

    Kararda, “Yapılan incelemede, eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğundan ve sanığın üzerine atılı eylemlerin takdirinin üst dereceli mahkemeye ait olduğundan bahisle dosyanın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.

    VELİLERE “ÇOCUKLARINIZIN SİCİLİNE İŞLER” BASKISI

    Öte yandan, istismar ile ilgili hukuki süreç devam ederken Aybastı Belediyesi’nde çalışan bazı idarecilerin, şikâyette bulunan öğrencilerin ailelerine baskı yaparak ifadeleri geri çektirdiği iddia edildi.

    ÖĞRETMENİN CİNSİYETÇİ SÖYLEMLERİ

    K.Ç. isimli öğretmenin çocukların savcılığa verdiği şikâyetlerden yaklaşık 4 ay önce Aybastı Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde müdür yardımcısıyken okul idaresi tarafından “çocuklara cinsiyetçi ifadeler kullanma” gerekçesiyle hakkında soruşturma açıldığı ve geçici olarak Aybastı Anadolu Lisesi’ne gönderildiği de ortaya çıktı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İlkokulda ÇEDES kapsamında çocuklara türban ve takke taktırıldı

    İlkokulda ÇEDES kapsamında çocuklara türban ve takke taktırıldı

    PİRHA- Eğitimde laiklik karşıtı dinci uygulamalar her geçen gün artıyor. Bu kez Ordu’nun Perşembe İlçesi’nde ÇEDES projesi adı altında bir devlet okulunda ilkokul öğrencilerine okulun mescidinde takke ve başörtüsü taktırıldı.

    Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı’nın birlikte hayata geçirdiği “Çevreme Duyarlıyım ve Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) projesi kapsamındaki skandallara bir yenisi daha eklendi.

    BirGün’den Onur Durmuş’un haberine göre, Ordu’nun Perşembe ilçesinde 22 Mayıs 2024’te Kırlı Mahallesi’deki Kırlı İlkokulu’nun yıl sonu etkinliğinde mescit içerisinde 9-10 yaşlarındaki kız çocuklarına başörtüsü, erkek çocuklara ise takke taktırıldı.

    Kırlı İlkokulu’nda yıl sonu etkinliğinde öğrenciler çeşitli koreografiler ve gösteriler düzenledi.

    Ordu Valisi Muammer Erol, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, Perşembe Kaymakamı Fatma Turhan Keser, Ordu İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Fatih Vargeloğlu, İlçe Jandarna Konutanı ve İlçe Emniyet Müdürü de protokolde yerini aldı.

    Okul içerisinde bulunan mescitte öğrenciler önlerinde rahle ve Kuran, başlarında başörtü ve takkeyle protokolü karşılamak için hazır bekletildi.
    Daha sonra ise protokol, mescitte bulunan öğrencileri ziyaret etti.

    Okulun internet sitesinde söz konusu yıl sonu etkinliğinin görüntüleri paylaşıldı. Paylaşılan fotoğraflarda öğrencilere takke ve başörtüsü taktırılmasına ait görüntüler yer almadı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Fatsa’da kapatıldığı duyurulan altın madeni faaliyete devam ediyor

    Fatsa’da kapatıldığı duyurulan altın madeni faaliyete devam ediyor

    PİRHA-Ordu’nun Fatsa ilçesinde kapatıldığı’ duyurulan altın madeni faaliyete devam ediyor. Halk yıllardır altın madenine karşı mücadele veriyor. 

    Anagold Madencilik firmasının yürütücü olduğu Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Maden İşletmesi’nde 13 Şubat’ta yaşanan facianın yankıları sürerken, Ordu’nun Fatsa ve Ünye ilçeleri arasında siyanürle altın madenciliği yapan Altıntepe Madencilik’in faaliyetleri Fatsa Doğa ve Çevre Derneğinin açtığı davanın ardından durduruldu.

    Maden faaliyetinin durdurulduğu bölgeye giden yaşam savunucularının incelemelerine göre Fatsa’da ‘kapatıldığı’ duyurulan altın madeni faaliyete devam ediyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Milletvekili Torun, AKP’li belediyelerle kayyumların kamu arazilerini satısını Meclis’e taşıdı

    Milletvekili Torun, AKP’li belediyelerle kayyumların kamu arazilerini satısını Meclis’e taşıdı

    PİRHA – Milletvekili Seyit Torun, yerel seçimler yaklaşırken AKP’li belediyeler ile belediyelere atanan kayyumların, kamu arazilerini satışa çıkarmalarını Meclis gündemine taşıdı. Torun, Bakan Özhaseki’ye “Satışa çıkartılan belediye arazilerinden elde edilecek gelirlerin harcanacağı proje ve çalışmaları açıklar mısınız?” sorusunu yöneltti.

    CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerine yaklaşık 2 ay kala, AKP’li belediye başkanları ve kayyumların, çok sayıda taşınmazı satışa çıkarttığını söyledi.

    CHP’li Torun, söz konusu taşınmazların bir plan veya proje dahilinde değil, belediyeye gelir sağlamak ve seçim çalışmalarında kullanılmak üzere satışa çıkartıldığını belirtti.

    Seyit Torun, İstanbul’da Kağıthane, Tuzla ve Pendik Belediyeleri ile Ordu Büyükşehir Belediyesi, Samsun Tekkeköy Belediyesi, Isparta Belediyesi, Kocaeli Gebze Belediyesi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Afyonkarahisar Belediyesi, Kayseri Talas Belediyesi, İzmir Menemen Belediyesi ve kayyum yönetimindeki Van Büyükşehir Belediyesi’nin son 1 ay içerisinde satış ilanları yayınladığını vurguladı.

    “ARAZİLERİN SATIŞ AMAÇLARI AÇIKLANMALI”

    Belediyelerin satışa sunduğu arazilerin halka ait olduğunu belirten Seyit Torun, konuyla ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’ye soru önergesi yöneltti. Torun, arazilerin kamu yararı dışında herhangi bir amaçla kullanılması veya satışa çıkartılmasının halkın malının gaspı anlamına geldiğini ifade etti. Seyit Torun, “Değerleri milyarlar ile ölçülen arazilerin satış amaçları açıklanmalı, olası hukuka aykırılıkların ve kamu zararının önlenmesi gerekmektedir” diye de ekledi.

    “GELİRLERİN HARCANACAĞI PROJE VE ÇALIŞMALARI AÇIKLAR MISINIZ?”

    Milletvekili Seyit Torun, Bakan Mehmet Özhaseki tarafından yanıtlanması talebiyle şu soruları kaleme aldı:

    *Yukarıda isimleri sayılan belediyelerin son 2 ay içerisinde satışa çıkarttığı belediye arazilerini ve bu arazilerin satış bedellerini açıklar mısınız? Söz konusu arazilerin rayiç bedellerini açıklar mısınız?

    *Söz konusu belediyelerin güncel borçluluk durumlarını açıklar mısınız?

    *Son 2 ay içerisinde satışa çıkartılan belediye arazilerinden elde edilecek gelirlerin harcanacağı proje ve çalışmaları açıklar mısınız?

    *2014 ve 2019 yıllarında, Ocak ve Şubat aylarında Türkiye genelinde arazi satışı gerçekleştiren belediyeleri ve satışa çıkartılan arazilerin boyutları ile satış bedellerini açıklar mısınız?

    PİRHA/ANKARA

  • PTT’de sürgün üstüne sürgün; Ordu PTT yöneticisi ikinci kez sürgün edildi

    PTT’de sürgün üstüne sürgün; Ordu PTT yöneticisi ikinci kez sürgün edildi

    PİRHA – HABER-SEN yönetimi, Ordu PTT Başmüdürlüğü’nde görev yapan Kübra Evliyaoğlu hakkında verilen ikinci sürgün kararını kınadı. Yapılan açıklamada “PTT Yönetimi suç işliyor!” denildi.

    PTT çalışanlarına yönelik sürgün ve baskılar sürüyor. KESK’e bağlı Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER-SEN) üyelerine dönük bir hukuksuzluk da Ordu’da yaşandı.

    Sendika tarafından yapılan yazılı açıklamada “Baskılarınızla, sürgünlerinizle, cezalarınızla sendikal mücadelemizi engelleyemeyeceksiniz!” ifadeleri kullanıldı.

    SÜRGÜN ÜSTÜNE SÜRGÜN!

    HABER-SEN yönetimi, 184 yıllık köklü geçmişe sahip olan PTT’nin, günden güne geçmişinden uzaklaştığının altını çizdi.

    PTT’nin, teknolojik gelişmeler doğrultusunda vatandaşa kaliteli hizmet sunamadığını belirten HABER-SEN, “PTT, baskı ve angarya ile biz çalışanlara kurumu yaşanılamaz ve çalışılamaz bir duruma sokmadır” eleştirisini yaptı.

    Açıklamada, “liyakatsiz atamalar” üzerinde durulurken, Ordu’dan Ağrı Eleşkirt’e sürgün edilen Kübra Evliyaoğlu’nun başından geçenlere dikkat çekildi.

    Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “Liyakati, hukuku ve ahlaki değerleri hiçe sayıp; bir memuru; sırf yandaş olduğu için, müdür, başmüdür, daire başkanı vb. unvanlarla ödüllendirip kaliteli hizmetin önüne geçip sadece kendi çıkarları için hareket etmektedirler. Böyle yönetme şekli beraberinde çürümüşlüğü, zulmü ve adaletsizliği getireceği gün gibi ortadayken; bu yönetim tarzında ısrar, kurumun geçmişine ve alın teri ile bu kurumu büyütenlerin emeğine ihanettir.

    Ordu PTT Başmüdürlüğü’nde görev yapan yöneticimiz Kübra Evliyaoğlu, Şube yönetiminde görev almasına rağmen kendi memleketine çok uzak bir yere, insanlık dışı bir uygulama ile karşı karşıya kalmış, hukuksuz bir şekilde verilen disiplin cezaları gerekçe gösterilerek Ordu’dan Ağrı Eleşkirt’e sürgün edilmişti. Bu hukuksuzluğa karşı sendikamızın açtığı dava ile arkadaşımız bir hukuk zaferi ile yerine dönmüştür.

    Kamu kurumlarında görev alan idareciler koltuklarını koruyabilme adına; kendilerine verilen hukuksuz emirleri sorgulamadan yerine getirmektedirler. Şu an Merkez Denetleme Kurulu’nda yer alan arkadaşımız davayı kazanmasına rağmen buradaki liyakatsiz amirler, arkadaşımızı ilçeye sürgün etmişlerdir. Bu kadar mı bizden korkuyorsunuz?

    “PTT YÖNETİMİ SUÇ İŞLİYOR!”

    Emekçilere baskı uygulayacağınıza kurumdaki yolsuzluklarla, liyakatsiz atamalarla, Sayıştay raporları ile uğraşın.

    Son bir ayda kamuoyunda 2022 Sayıştay raporlarında PTT’de dünya kadar usulsüzlük dönmüş, bunları sorgulayan yok. Buradan Cumhuriyet Savcılarını göreve davet ediyoruz ve soruyoruz;

    PTT de neler oluyor; tek tek açıklıyoruz!

    -Sayı dayatması ile ağır iş yükü yükleniyor. PTT Yönetimi suç işliyor!

    -Tebligat Yasası’na aykırı tebligat dağıtılıyor. PTT Yönetimi suç işliyor!

    – Cumartesi günleri ve bayramlarda çalıştırmanın rutin çalışma günü haline gelmemesi gerekirken bu günlerde çalıştırma yaptırılıyor. PTT Yönetimi suç işliyor!

    -2018,2019,2022 Sayıştay usulsüzlük görüyor. PTT Yönetimi suç işliyor!

    -4688 Sendikalar Yasası’na aykırı hareket edip sendikal ayrımcılık yapılıyor. PTT Yönetimi suç işliyor!

    Arkadaşımıza ceza veren PTT yönetimine soruyoruz. Bize neden ceza verdiniz? İddia ettiğiniz gibi mi? Yoksa keyfi ve mevzuat dışı çalışmadan mı? Biz söyleyelim neden ceza aldığımızı; liyakatsiz kişileri tanımadığımızdan, hiçbir bir bilimsel dayanağı olmayan, sayı dayatmanıza karşı çıktığımızdan, insan onuruna yakışmayan, baskı ve angaryaya dayalı çalışma sisteminize boyun eğmediğimizden, her şart ve koşulda sizden yana değil, emekçi arkadaşlarımızdan yana tavır aldığımızdan, yani kısacası sizler; bizim buradaki varlığımızdan rahatsız oldunuz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Ordu’da Alevi köyüne yapılmayan yol nedeniyle eylem!

    Ordu’da Alevi köyüne yapılmayan yol nedeniyle eylem!

    PİRHA – Ordu’nun Gölköy ilçesinin tek Alevi mahallesi olan Kozören sakinleri, uzun yıllardır yapılmayan yol sebebiyle belediye binası önünde eylem düzenledi. Eylemde açıklama yapan köylüler, ayrımcılığa uğradıklarını belirterek, “İnsanların etnik kimliğine bakılmadan, adaletle, ötekileştirilmeden hizmet verilen bir anlayış beklemekte ve köy yollarımızın bir an önce asfalt yapılmasını talep etmekteyiz” dediler.

    Ordu’nun Gölköy ilçesine bağlı Kozören Mahallesindeki yol sorunu bir türlü çözüme kavuşturulmuyor. İlçenin tek Alevi mahallesi olan Kozörenliler, taleplerinin karşılanmaması ardından yetkilileri protesto etti.

    Ordu Gölköy Kozören Köyü Kalkındırma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Şenol Akkök, Gölköy Belediyesi önünde yaptığı açıklamada, “Köyümüz Gölköy ilçesinin tek Alevi Türkmen köyüdür. Köyümüzün yaz döneminde nüfusu 4500 – 5000’e kadar ulaşmaktadır. Köyümüze ait yollarımız artık idare edilmeyecek derecede bozulmuş, delik deşik olmuş ve bu yaz döneminde birçok araç sahibi, bozuk köy yolu yüzünden arızalanan araçlarını çekici ile servise götürmek zorunda kalmıştır. 2020 yılından bu güne kadar, gerek Gölköy Belediye Başkanlığı ile gerek Ordu Büyükşehir Belediyesi ile köy yollarımızın yapılması konusunda görüşmeler yapılmış ve yollarımızın yapılacağına dair bizzat Gölköy Belediye Başkanı söz vermiş, fakat bu güne kadar hiçbir çalışma yapılmamıştır” dedi.

    “ALEVİ OLDUĞUMUZ İÇİN ÖTEKİLEŞTİRİLİYORUZ”

    Şenol Akkök, köy yolu üzerinde Gölköy Belediyesi’ne ait çakıl ocağı, beton ve asfalt tesisi olduğunu da belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Buradan çıkan malzemeler Gölköy’ün diğer köylerine, mahallelerine hizmet olarak verilmekte fakat köyümüze bu kadar yakın olan bu tesislerden maalesef Kozören köyü hizmet alamamaktadır. Bunun yanı sıra zaten bozuk olan köy yollarımızdan orman işletme müdürlüğünün büyük tomruk yüklü kamyonları da geçerek bozuk olan yollarımızın daha da bozulmasına neden olmaktadır.

    Gölköy’ün tek Alevi Türkmen köyü olan Kozören köyünü görmezden gelen, ayrımcılık yapan, bizleri Alevi olduğumuz için ötekileştiren bu yerel yönetim zihniyetini şiddetle kınıyoruz. Gölköy’ün tek Alevi köyü olarak bu ayrımcılığı iliklerimize kadar hissetmekteyiz.

    Yol medeniyettir, yol geleceğe açılan kapıdır, yol geçmişten geleceğe kurulan köprüdür. İnsanların etnik kimliğine bakılmadan, adaletle, ötekileştirilmeden hizmet verilen bir anlayış beklemekte ve köy yollarımızın bir an önce asfalt yapılmasını talep etmekteyiz.”

    Kaynak: unyemedya.com

  • Ordu’da tarım işçilerini taşıyan minibüs kaza yaptı: 17 kişi yaralandı

    Ordu’da tarım işçilerini taşıyan minibüs kaza yaptı: 17 kişi yaralandı

    PİRHA – Ordu’da tarım işçilerini taşıyan minibüs ile otomobilin çarpıştığı kazada 17 kişi yaralandı. Üç işçinin durumunun ağır olduğu belirtildi.

    Ordu’nun Çamaş ilçe girişi yakınlarında, Ercan Ekinci yönetimindeki mevsimlik tarım işçilerini taşıyan minibüs ile Uğur Güneş’in kullandığı otomobil çarpıştı.

    17 KİŞİ YARALANDI 3 İŞÇİNİN DURUMU AĞIR

    Kazada, sürücülerle birlikte araçlardaki 17 kişi yaralandı. Olayın bildirilmesi üzerine kaza yerine 112 Acil Servis ekiplerinin yanı sıra jandarma, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralılar sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere sevk edilirken, üç kişinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ertuğrul Günay, Cemevi Yasasını eleştirdi: Son derece yanlış, haksız ve hatta hadsiz bir anlayış-VİDEO

    Ertuğrul Günay, Cemevi Yasasını eleştirdi: Son derece yanlış, haksız ve hatta hadsiz bir anlayış-VİDEO

    PİRHA – Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, AKP’nin Alevi politikalarını eleştirerek “Alevilik gibi bir inancı sanki kültür alanının bir folklorik koluymuş gibi Kültür ve Turizm Bakanlığında bir daire başkanlığına bağlamak son derece yanlış, haksız ve hatta hadsiz bir anlayıştır” dedi.

    Cemevlerinin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanması ardından tepkiler de genişliyor. 26 Kasım’da yayınlanan Resmi Gazete’de ise cemevlerinin kimi temel giderlerinin nasıl karşılanacağı ve cemevi inşası konusundaki prosedürler de netleşti.

    Alevi örgütleri, torba yasanın ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin geri çekilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvuruya hazırlanırken muhalefetten de tepkiler gelmeye devam ediyor.

     “HAKSIZ VE HATTA HADSİZ BİR ANLAYIŞ”

    60. ve 61. Hühümet dönemlerinde Kültür ve Turizm Bakanlığı görevi yürüten Ertuğrul Günay da cemevleri konusunda alınan kararları eleştiren isimlerden oldu. Hükümetin Alevi politikalarını eleştiren Günay “Alevilik gibi bir inancı veyahut da herhangi bir inancı, sanki kültür alanının bir folklorik koluymuş gibi Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda bir daire başkanlığına bağlamak son derece yanlış, haksız ve hatta hadsiz bir anlayıştır” ifadelerini kulandı. Ertuğrul Günay, Kültür Bakanlığı’nın görevinin “Bütün kültür varlıklarına ayrım yapmaksızın sahip çıkmak ve onların kendisini koruması, geliştirmesi konusunda yardımcı olmaya çalışmaktır” diye de ekledi.

    “YETERİ KADAR EŞİTLİKÇİ OLAMADIK”

    Ertuğrul Günay, cemevleri hakkında alınan karara ilişkin “Olayın boyutlarının, büyüklüğünün fark edilmeden yapılmış bir düzenleme” diyerek şu yorumda bulundu:

    “Aleviliğin milyonlarca inananı var. Büyük ölçüde bütün dinler evet birbirleriyle ilişkilidir. Dinler birbirinden etkilenir elbette. Alevilik, İslamiyet içinde bir alan, dal gibi gözüküyor ama öncesi ve sonrasıyla belki daha özgün yanları da olan bir büyük inançtır. Bu inancın ne olduğu, nasıl olacağı, nasıl geliştirileceği inananları ilgilendirir. Onun dışında devlet, bütün inançlara karşı eşit mesafede saygılı, bütün inançlara karşı onların haksızlığa uğramaması konusunda koruyucu ama bununla sınırlı bir görev seçmelidir kendisine. İnancı tarif etmek, inancın ibadethanesinin şöyle olması veya böyle olması konusunda birtakım yönlendirmelerde bulunmak kimsenin hakkı ve haddi değildir. Ama bizim baştan beri sadece Alevilikle ilgili değil, başka bazı inançlar veya farklı etnik kökenlerle ilgili bir eksiğimiz var. Cumhuriyetin 100. yılının tam eşiğindeyiz ve evrensel anlamda çoğulcu olamadık. Ve yeteri kadar eşitlikçi olamadık. Evet Cumhuriyet her yurttaşın önüne kendisini geliştirmek konusunda bir kapı açtı ama bu hukuken biraz böyle oldu. Fiiliyatta ise bu konuda sınırlamalar oldu.”

    “DERDİMİZ, BİR ZİHNİYETİ DEĞİŞTİRMEK OLMALI”

    Sizin inançlarınız, etnik kökenleriniz çoğunluktan farklıysa hep birtakım sınırlar önünüze geldi. Hep söylemeye çalışıyorum, Cumhuriyetin 100. yılına girerken bizim derdimiz bir iktidar değiştirmek değil, bir zihniyet değiştirmek olmalı. Çoğulculuğu içselleştirmeliyiz. Eşitlikçiliği içselleştirmeliyiz. Devlet inançlara, etnik kökenlere karşı kör olmalı ve insanları bu ülkeye kattıklarıyla yetenekleri, bilgisi, eğitimi, gayreti ile değerlendirmeli. O yüzden ben bu yasanın seçim eşiğinin de gelmesi tabii ayrı bir tartışma konusu…

    10 yıl önce bu konuda bir çalışma olmuştu, keşke o zaman sonuçlansaydı. Ben de o hükümetin içindeydim ve ben de bu konuda bazı adımlar attım. Örneğin 1993’ün Temmuz ayında o vahim olay yaşandıktan sonra Sivas’ın Madımak Otelinde benim bakanlığıma kadar 15 yıl boyunca otelin altında bir kebapçı dükkanı vardı. Utanç verici, yüz kızartıcı bir duyarsızlıktı. Onu çıkarmaktan başlayarak Anadolu’da hangi inanca mensup olursa olsun bütün inanç merkezlerine gereken saygıyı, kaynağı ayırarak bir takım gayretler göstermeye çalıştım. Onun ötesinde de bütünüyle devletin hükümetin birtakım çalıştaylarla eşit yurttaşlığı inşa etme konusunda arayışları oldu. Keşke sonuçlansaydı o tarihlerde ve böyle netameli bir seçim eşiğinde bir yeni çekişme, çatışma konusu olmasaydı. Ben, Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda olması gerekene işaret eden bir iptal kararı vermesini çok temenni ederim. Çünkü insanların inancını sanki kültürel, folklorik bir alanmış gibi bir daire başkanlığının altına hapsetmek doğru değil. Bırakalım inananlar inandıkları gibi kendi özel, özgür kurumlarını kursunlar. Devlet başka inançlara nasıl saygılı ise aynı saygıyı, desteği oraya da göstersin.”

    “DERGAHLARIN İADESİ KONUSUNDA BİR TALEP OLMADI”
    Ertuğrul Günay, devlet himayesinde olan ibadethanelerin Alevi toplumuna iadesi hakkında da konuştu. Günay, “Bakanlık yaptığınız dönemde, kimi ibadethanelerin Alevi toplumuna iadesi konusunda herhangi bir tartışma söz konusu oldu mu?” sorusuna şu yanıtı verdi:
    “Böyle bir tartışma ve talep olmadı. Zaten bunlardan yanlış bilmiyorsam Hacı Bektaş Veli Dergahı doğrudan Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgiliydi. Hem Hacı Bektaş hem Konya’daki Mevlana, hepsi bizim inancımızda, toplumumuzda, hayatımızdaki önemli yerler. Buralar çok bakımsızdı. Ben eski yıllarda da buraları ziyaret ederdim. İçeri girdiğiniz zaman ağır bir rutubet kokusu, bir takım bakımsızlıkların izleri görünürdü. Hiç ayrım yapmaksızın hepsine ama Anadolu’da kalan ve bizim restorasyon imkanımız içerisinde kiliseler de dahil olmak üzere, vakıflar eliyle camilere ve bakanlığımıza bağlı olan bu tip merkezlere sınırsız kaynak ayırmaya çalıştık. Ben Hacı Bektaş’ın, bunu hayatımda hep iftihar olarak hatırlarım, yerdeki halısından, tavandaki sönmüş ampulüne kadar tüm kalem işlerini hepsini pırıl pırıl yapmaya özen gösterdim. Aynı şeyi Mevlana’ya da Yunus Emre’ye ait mekanlarda da yapmaya çalıştık.
    Mevlana ve Hacı Bektaş’ta cüzi bir giriş ücreti alınıyordu. Buna itirazlar oldu. Ben Ağustos ayında yani yoğun ziyaretin olduğu ayda bunu tümüyle kaldırmıştım. Zaten rakam da sembolikti. Devlet de oraya önemli kaynaklar ayırıyordu. Gelenlerin bağış gibi bir katkısı vardı. Onun ötesinde bir talep olmadı.”

    “ELBETTE DAHA FAZLASINI YAPMAK LAZIM”
    Örneğin Elmalı’daki Abdal Musa Dergahını da ziyaret etmiştim. Orada da benzer sorunlar vardı. Orayı hatta bakanlığım bittikten sonra da takip ettim. Elbette daha fazlasını yapmak lazım. Bu mekanları o inancın inananlarının kullanmasına daha büyük imkanlar vererek açık hale getirmek gerekiyor. Hacı Bektaş’ta bir kez dergahta semah dönülmesine imkan verdik o bile bayağı bir çekişme, tartışma konusu oldu ki bizim ne hakkımız var yani inananların gelip kendi inanç merkezlerinde semah yapma imkanının her zaman olması gerekir. Benzer şey Anadolu’da bazı kiliselerde de oldu. Bunları aşacak bir çoğulculuğa, bir eşit yurttaşlığa dilerim ki Türkiye Cumhuriyet 100. yılında kavuşmuş olur.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Fatsa’da tek su kaynaklarının alabalık tesisine verilmesine köylüler isyan etti-VİDEO

    Fatsa’da tek su kaynaklarının alabalık tesisine verilmesine köylüler isyan etti-VİDEO

    Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Sefaköy köyünde tek su kaynağının bir alabalık tesisine verilmesine köylüler tepki gösterdi. Köylülere jandarma biber gazıyla müdahale etti.

    Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Sefaköy köyünde tek su kaynağının bir alabalık tesisine verilmesine tepki gösteren köylülere jandarma ekipleri müdahale etti. Gözaltına alınan 11 kişi serbest bırakıldı.

    Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı 80 haneli Sefaköy köyünün tek su kaynağının Sağlık Alabalık Restaurant’ına verilmesine köylüler tepki gösterdi. Kararı protesto etmek için bir araya gelen köylülere jandarma müdahale etti.

    Sefaköy Köyü Muhtarı Yusuf Kaynar, Önce bizi yıkacaksınız, sonra suyu keseceksiniz” diyerek karara tepki gösterdi. Jandarma ekipleri, köy halkına biber gazıyla müdahale ederek 11 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan 11 kişi ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

    Bu arada, halkın açtığı davada yerel mahkeme bölge halkının lehine karar verdi. Karar restaurant sahibi tarafından temyiz edildi. Samsun İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay ise kararı bölge halkının aleyhine bozdu. Karara ise köylüler tepkili.

    (HABER MERKEZİ)

  • Melet Irmağı ağzına yapılmak istenen projeye mahkeme ‘dur’ dedi

    Melet Irmağı ağzına yapılmak istenen projeye mahkeme ‘dur’ dedi

    PİRHA-Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin Melet Irmağı’nın ağzına yapmak istediği balıkçı barınağının uygun yerde olmadığı gerekçesiyle Ordu Çevre Derneği’nin projenin iptali talebiyle açtığı davada mahkeme projeyi durdurdu.

    Ordu Çevre Derneği’nin (ORÇEV), Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin Melet Irmağı’nın ağzına yapmak istediği balıkçı barınağının uygun yerde olmadığı gerekçesiyle projenin iptali için açtığı davada karar çıktı. Ordu 2. İdare Mahkemesi, Ordu Çevre Derneği’ni haklı bularak projenin iptali yönünde karar verdi.

    Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin Melet Irmağı ile rıhtım arasındaki kıyı düzenleme ve deniz dolgu projesinin iptali için daha önce açılan davada Ordu 1. İdare Mahkemesi ÇED iptal kararı vermişti. Melet Irmağı’nın doğu tarafına yapılmak istenen balıkçı barınağı hakkında da Ordu 2. İdare Mahkemesi yeni bir ÇED sürecinin başlatılması gerektiğini kaydederek, projenin iptaline karar verdi.

    “ÇED SÜRECİNİ İŞLETMİYORLAR”

    Ordu Çevre Derneği yönetim kurulu adına yapılan açıklamada ise “Dernek olarak kıyılarımızın ve denizimizin ekolojik yapısının korunması için çaba harcadık. Ordu Büyükşehir Belediyesi ekolojik ve hukuksal durumları göz ardı ederek planlamalar yapıyor. Bütüncül projeleri parçalayarak ÇED sürecini işletmiyorlar. Mahkeme kararında bu da vurgulanmakta. Rıhtımla Melet Irmağı arasında yapılan kıyı düzenleme ve deniz dolguları için dört proje vardı. Bunlara ayrı ayrı dava açtık ve kazandık.

    “YAŞANABİLİR BİR ŞEHİR İÇİN MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    En son, Rıhtımla Melet Irmağı arasına ait bütün projenin de hukuka ve ekolojik konuma uygun olmamasından dolayı Ordu 1. İdare Mahkemesi lehimize karar vermişti. Şimdi de Melet Irmağı’nın doğu tarafına yapılan balıkçı barınağı için açtığımız davayı kazandık. Burası için de ÇED süreci işletilmediği için mahkeme lehimize karar verdi. İki karar da Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin “ben yaptım oldu” mantığıyla hareket ettiğini kanıtladı. Ordu Çevre Derneği olarak yaşanabilir bir şehir için mücadelemizi sürdüreceğiz” denildi.

    “BALIKÇI BARINAĞINA KARŞI DEĞİLİZ”

    Açıklamada ORÇEV’in balıkçı barınağına karşı olmadığı vurgulanarak, “Ordu Çevre Derneği olarak balıkçı barınaklarına karşı olamayız. Balıkçılara barınak gerekli. Ancak Melet Irmağı’nın doğusuna yapılan barınağın yeri uygun değil. Irmağa, denize ve balıklara zarar verir. Melet Irmağı’nın doğusunda 500 metre kadar ilerde eskiden balıkçı barınağı yapılmış, yarım bırakılmış. Bu barınak yenilenebilir. Bu barınak neden tamamlanmamış? Burası değerlendirilebilir” ifadeleri kullanıldı.

    PİRHA / ORDU

  • Ünye’de maden aramaya karşı direnen köylüler beraat etti-VİDEO

    Ünye’de maden aramaya karşı direnen köylüler beraat etti-VİDEO

    PİRHA- Ünye ilçesine bağlı Üçpınar, Çiğdem, Yeşilkent köylerinde maden arama sondajı çalışmalarına karşı direndikleri için haklarında dava açılan köylüler beraat etti. 

    Ordu’nun Ünye ilçesine bağlı Üçpınar, Çiğdem, Yeşilkent köylerinde maden arama sondajı çalışmalarını üç kez durdurmuşlardı.


    28 Ekim 2020 tarihindeki direniş sırasında gözaltına alınan 15 köylü hakkında ‘görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme, kanunlara uymamaya tahrik’ suçlamalarıyla dava açılmıştı.

    Şirketin çalışmaları nedeniyle uykularının kaçtığını söyleyen köylüler, süresiz doğa nöbeti yapmışlardı.

    Ünye Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam eden duruşmada köylüler beraat etti.

    Avukatlar, duruşma öncesi ve sonrasında adliye önünde açıklama yaptılar. Adaletin tecelli ettiğini belirten avukatlar, yargıya olan inancımız artttı, umut verdi” ifadelerini kullandı.

    Köylüler ise karardan çok mutlu olduklarını belirttiler.

    PİRHA/ ORDU

     

     

     

     

     

  • Ordu’da, Emek ve Demokrasi Güçleri zamları protesto etti

    Ordu’da, Emek ve Demokrasi Güçleri zamları protesto etti

    PİRHA- TL’nin değer kaybetmesi ve tüketim mallarına yapılan zamlar ve hayat pahalılığı, Ordu ‘Emek ve Demokrasi Güçleri’ tarafından protesto edildi.

    Ordu Emek ve Demokrasi Güçleri hayat pahalılığını ve zamları protesto etti. Ordu Altınordu ilçesi Köprübaşı Ceren Özdemir Meydanı’nda bir araya gelen Emek ve Demokrasi güçleri burada bir basın açıklaması yaptı.

    “ÜLKEDE AÇLIK VE YOKSULLUK VAR”

    Demokrasi güçleri adına basın açıklamasını okuyan Ertuğrul Gazi Gönül, “Hayat pahalılığı ve zamlara artık yeter diyoruz! Her şeye tek kişinin karar verdiği ucube sistem ülkeyi büyük bir çöküşe sürükledi. Öyle ki; ülkede bugün kıtlık var! Açlık var! Yoksulluk var!” dedi.

    “BU PAHALILIK BU ZULM ARTIK YETER”

    Geçim sıkıntısının dayanılmaz hale geldiğini belirten Gönül, yeni zamlar ve vergilerle hayat pahalılığının her geçen gün arttığını, evlerde artık tencere kaynamadığını TL’nin her gün değer kaybettiğini ücretlerin ise eridikçe eridiğini belirterek “yeter artık” dedi. Gönül, “Tüm bunlar Yetmedi, iktidar vergileri artırmaya başladı. Bütçe görüşmeleri tartışmalarında da gördüğümüz gibi yine işçi ve emekçiler olarak bizler mağdur ediliyoruz. Bu düzen bir avuç patron için saltanat, emekçiler için sefalet demektir. Bu zulüm artık yeter. Bu zamlar artık yeter. Bu pahalılık artık yeter” diye seslendi.

    “ÖĞRENCİLER TARİKAT VE ÖZEL YURTLARA MAHKUM EDİLDİ”

    Ekonomik krizin yükünü halkın çektiğini, kayırma, rüşvet, yolsuzluklar; çetelerle bin bir türlü ilişkilerin ortaya saçıldığına dikkat çeken Gönül, krizin faturasını halka ödettirdiklerini gençlerin başını sokacak ev, yurt bulamadığını, öğrencilerin tarikat ve özel yurtlara mahkûm edildiğini açıklanan bütçede öğrencilerinde olmadığını söyledi.

    “İşçiler, emekçiler; kadınlar, gençler birleşelim sesimizi birlikte yükseltelim” diyen Gönül açıklamasında, “Talebimiz, halkçı bütçe, geçinilebilir asgari ücret için; zamların geri alınması, ücretlere ek zam, vergide adalet” istediklerini kaydetti.

    “YARIN DEĞİL BUGÜN BİRLEŞMELİYİZ”

    Siyasal iktidarın yarattığı mağduriyete karşı birleşme çağrısı yapan Gönül, talepleri ile ilgili, asgari ücret görüşmelerinin başladığını, asgari ücretin vergi dışı kalmasını, yaşanabilir bir asgari ücret talep ettiklerini, TL’nin değer kaybetmesi, enflasyon nedeniyle ücretlerin eridiğini, işçi ve emekçilerinin ücretlerine hemen ek zam yapılmasını, kamu emekçilerinin toplu görüşmelerdeki haklarının yenilenmesi, vergide patronlar için gelenekselleşen aflara son verilmesi, kamu kaynaklarının halkın gereksinimleri için kullanılması çağrısı yaptı.

    Artık bıçağın kemiği delmeye başladığını, sorunlardan kurtulmak için ekonomik, demokratik haklar için bir araya gelme çağrısı yapan Gönül, “Birlikteliği sağlamak için geciken her gün aleyhimize gelişiyor. Yarın değil bugün birlik zamanı. Birleşeceğiz, kazanacağız.” dedi.

    Gençağa KARAÇALI/ ORDU

  • TÜM KÖY SEN: 2022 Bütçesi üretici köylüyü desteklemiyor-VİDEO

    TÜM KÖY SEN: 2022 Bütçesi üretici köylüyü desteklemiyor-VİDEO

    PİRHA-TÜM KÖY SEN, sendikası TBMM hazırlanan tarım bütçesinde üretici köylüye destek verilmediğini açıkladı.

    Tüm Üreticiler Köylü Sendikası (Tüm Köy Sen) Ordu Şube Başkanı Zekayi Sağra 2022 Bütçesi’nde üretici köylü yine göz ardı edildiğini belirterek, “Tarıma destek devede kulak. Üretici köylü yerine tarım ve gıda şirketleri gözetiliyor” dedi.

    “FINDIK ÜRETİCİSİ DESTEKTEN MEMNUN DEĞİL”

    TBMM görüşülen Tarımda destek konusuna değinen Tüm Köy Sen Ordu Şubesi Başkanı Zekayi Sağra, tarım ürünlerinde farklı farklı destek sunumlarıyla rakam enflasyonu yaratıldığını açıklanan desteklerin üretici köylüyü memnun etmediğini öne sürdü.

    “İKTDARIN FINDIK POLİTİKASI FINDIK ÜRETİCİSİNİ PERİŞAN ETTİ”

    TBMM’de Fındık üreticisi için açıklanan destekle ilgili değerlendirmelerde bulunan Sağra, Fındıkta Dekara 18 TL mazot, 8TL gübre desteği, alan bazlı destek de 170 TL verildiğini bunların toplamına bakıldığında yasada var olan tarımda en az GSMH’ın yüzde biri oranındaki desteğe bile ulaşılmadığını ifade etti.

    Bir yıl içinde mazot zammı yüzde 40’ı , Gübre fiyatı 3 katına çıktığını hatırlatan Sağra, açıklanan desteklerin Mart ve Nisan ayında ödeneceğini ,gelecek olan zamlar hesaba katıldığında açıklanan desteğin hiçbir anlam ifade etmediğini kaydederek , “Fındık fiyatı geçen yıl da 23-26 TL arasındaydı. Bu yıl ortalama 23 TL’ye satılıyor. Bu da gösteriyor ki, AKP’nin fındık politikası fındık üreticilerini perişan etmeye devam ediyor.”

    “BÜTÇE ÜRETİCİ KÖYLÜYÜ DESTEKLEMİYOR”

    Üretici köylüye yapılan destek ile tarım giderlerine yapılan zamlar ve raflardaki tüketim mallarına yapılan zamlar karşılaştırıldığında üretici köylünün daha fazla yoksullaşacağını ve üretimden kopacağını açıklayan Tüm Köy Sen Ordu Şubesi Başkanı Zekayi Sağra ; “İktidarın tarım diye bir derdi yok. AKP iktidarının tarımsal üretimi teşvik ederek desteklemek, ülkenin gereksinim duyduğu gıdanın üretimini teminat altına almak gibi bir derdi olmadığı ortaya çıkıyor. Bu Tarım politikaları ile tarım yapılamaz duruma gelmiştir. Bütçe üretici köylüyü görmüyor imtiyazlı şirketlerin tarımda egemen olmasını sağlıyor” dedi.

    “ÖRGÜTLENMESEK MAĞDURİYETİMİZ DAHADA ARTACAK”

    Bütçenin bir yıl boyunca nasıl bir ekonomi politikasının uygulanacağını belirlediğini vurgulayan Sağra, Hazırlanan Bütçe ile işçi, emekçi, üretici ve köylünün göz ardı edildiğini dolaylı vergilerle bu kesimlerin mağdur edildiğini, imtiyazlı şirketlerin borçları silinirken, üretici köylülerin ödeyemediği borçları nedeniyle arazisine, traktörüne haciz geldiğini ifade ederek; “Köylünün borçları ve faizleri silinmek istenmiyor. Bu olumsuz durumu değiştirmek için sesimizi yükselteceğiz. Başka seçeneğimiz yok. Tüm Köy Sen’de örgütlenmeye çağırıyoruz. Sesimizi yükseltmezsek yeni dönemde mağduriyetimiz devam eder” diyerek örgütlenme çağrısında bulundu.

    Gençağa Karafazlı / ORDU

  • Kadın katliamı devam ediyor; 3 ilde üç kadın katledildi

    Kadın katliamı devam ediyor; 3 ilde üç kadın katledildi

    PİRHA- İktidar kadınların çığlığını duymazdan gelirken, Ordu, Hatay ve Bursa’da 3 kadın katledildi.

    AKP İktidarı tek taraflı olarak ‘İstanbul Sözleşmesi’nden çıkarken, kadınlar katledilmeye devam ediyor.

    Bursa’nın Nilüfer ilçesinde 9 gündür kayıp olan Nurdan Budak, ormanlık alanda katledilmiş halde bulundu. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Kemal Budak, Nurdan Budak’ı katlettiğini itiraf etti. Kemal Budak’ın itirafları üzerine ormanlık alanda araştırma başlatıldı. Arama çalışmaları sonrası Nurdan Budak, ormanlık alanda yaşamını yitirmiş halde bulundu.

    Bir diğer ölüm haberi Ordu’dan geldi. Ordu’nun Korgan ilçesinde İbrahim Pişkin adlı erkek, boşanma aşamasındaki Selime Pişkin’e aracıyla çarparak katletti.Yurttaşlar tarafından linç edilmeye kalkışılan Pişkin, jandarma ekiplerince gözaltına alındı.

    Hatay’ın Payas ilçesinde de Sanem K. adlı kadın, eşi H.K. tarafından katledildi. H.K’nin karakola giderek eşini katlettiğini  söylemesi üzerine söz konusu eve polis gitti. Ekipler, Sanem K.’nin hayatını kaybettiğini belirledi. Cenaze otopsi için Adli Tıp Kurumu’na gönderilirken, H.K. gözaltına alındı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ordu’da asimilasyoncuların yapacağı panele KAB-FED’den tepki geldi!

    Ordu’da asimilasyoncuların yapacağı panele KAB-FED’den tepki geldi!

    PİRHA-Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu, 2 Ekim’de Ordu’da “Horasan Erenleri, Hacı Bektaş Veli” başlığı altında yapılacak panele tepki gösterdi. Yapılan açıklamada “Bu etkinlik Aleviliği, Alevileri asimile etme, yok etme, gerçek faaliyetlerinin dışında farklı bir kanala yönlendirme çabasıdır. Bir zamanlar ‘cami-cemevi’ projeleriyle benzerlik göstermeleri de manidardır” ifadeleri kullanıldı.

    Ali Aker isimli şahsın 2 Ekim’de Ordu’da organize ettiği panele Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan (KAB-FED) tepki geldi. Konuya ilişkin açıklama yapan KAB-FED, ‘Horasan Erenleri, Hacı Bektaş Veli’ adlı panelin akabinde Gürgentepe Yer Kırığı Güvenç Abdal Cemevinde lokma ikramı ve cem ibadeti yapılacak olmasını “Biz Aleviler, birileri istedi, gönülleri hoş olsun diye cem birlemeyiz” sözleriyle eleştirdi.

    “ALEVİLERİ ASİMİLE ETME ÇABASIDIR”

    Yapılacak panel ve cemi “cami-cemevi projeleriyle benzerlik göstermekte” sözleriyle eleştiren KAB-FED, konuya ilişkin şu açıklamayı paylaştı:

    “Panelistler kimler, belirtilmemiştir. 193 devletten oluşan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) 40. Genel Konferans kararıyla 2021 yılı için ‘Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Ahi Evran Yılı’ olarak kabul edilmiştir. Başta Mürşidimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli ve yol ulularımız, Yunus Emre, Ahi Evran pirlerimizin isimlerinin geçmemesi manidardır.

    Programda protokolden bahsedilmektedir. Kim ve kimlerden oluşmaktadır bu protokol? Katılımcıların, bu isimleri bilmesi neden saklanılmakta, afişte yer verilmemektedir?

    Biz Aleviler, birileri istedi, gönülleri hoş olsun diye cem birlemeyiz (bir araya gelmeyiz). Bir araya gelindiğinde erkanlar yürütülür. Burada hangi erkanı yürüteceksiniz (musahiplik, dardan indirme, görgü, ikrar ve nikâh, Hakk’a yürüme, muhabbet erkânı) belirtilmemiş. ‘Sadece bir araya geleceğiz’ (Cem olacağız) denilmektedir. Biz yola ikrar vermiş, yol hizmet erleriyle beraber, hizmetin konusu, anlamı doğrultusunda cem oluruz. Yol ulumuz Kul Himmet şöyle buyurur:

    Erenler cemine her can giremez.
    Edep Erkan Yol olmayınca.
    Her Kamberim diyen Kamber olamaz.
    Şahın Kamberine Kul olmayınca.
    Erkanların olmadığı yerde, yol, edep olmaz.

    Hele hele protokole uygun bizim inancımızda da erkân mevcut değildir.

    Bu etkinlik Aleviliği, Alevileri asimile etme, yok etme, gerçek faaliyetlerinin dışında farklı bir kanala yönlendirme çabasıdır. Bir zamanlar ‘cami-cemevi’ projeleriyle benzerlik göstermeleri de manidardır.

    Bu nedenlerden dolayı, bizim inancımızı, amacının dışında uygulamaya çalışan, Dursun Ali Göktepe’ye ve bu etkinliğe katkı sunup destek verenlere aşağıda isimleri olan örgütler olarak sıcak bakmadığımızı, ulusal ve uluslararası duyarlı kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

    Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu

    Ordu Alevi Kültür Derneği

    Ünye Alevi Kültür Derneği

    Ünye Üç pınar Köyü Derneği

    Samsun Salı Pazarı Kültür Derneği

    Samsun Pir Sultan Abdal Kültür Derneği”

    (HABER MERKEZİ)

  • Ordu’daki Alevi kurumlarından panel tepkisi: Alevi asimilasyonuna hizmet eden sahte Aleviler katılıyor

    Ordu’daki Alevi kurumlarından panel tepkisi: Alevi asimilasyonuna hizmet eden sahte Aleviler katılıyor

    PİRHA- Ordu’da bulunan Alevi kurumları, 2 Ekim Cumartesi günü Gürgentepe’de  yapılması planlanan “Kürtünler, Nalcılar ve Güvenç Abdal Ocakları Kültür Günü” panelinin Alevi kurumlarıyla ilgisi olmadığını açıkladı. Yapılan ortak açıklamada “Alevi Bektaşi kültürünü tanıtma paneline Dersim Tunceli üniversitesi rektörü Prof  Durmuş Boztur, Coşkun Kökel, gibi Alevi asimilasyonuna hizmet eden sahte Aleviler katılıyor. Örgütlü Alevileri yok sayan bu tutumunu protesto ediyoruz. Panele hiç bir Alevi, dede katılmamalı” denildi. 

    Ordu’nun Gürgentepe İlçesinde Dursun Ali Göktepe isimli şahıs tarafından ‘Kürtünler, Nalcılar ve Güvenç Abdal Ocakları Kültür Günü’ panel düzenlenmesine çok sayıda Alevi kurumu tarafından tepki geldi.

    Ordu’da bulunan Güvenç Abdal Derneği Genel Merkezi ve Gürgentepe Şubesi, Alevi Kültür Derneği Ordu Şubesi, Fatsa Alevi Kültür Derneği, Karadeniz Alevi Birliği Fatsa Şubesi, Ünye Alevi Kültür Derneği, Gölköy-Kozören Mahallesi Kültür ve Cemevi Derneği, Gürgentepe Fezali Derviş Kültür ve Cemevi Derneği, Gürentepe Ezeltere Kültür ve Cemevi Derneği, Ünye Üç Pınar Köyü Derneği, Salıpazarı Avut Dağı Kültür Derneği yaptıkları ortak açıklama ile 2 Ekim 2021 Cumartesi günü Ordu İli Gürgentepe İlçesinde yapılması planlanan “Kürtünler, Nalcılar ve  Güvenç Abdal Ocakları Kültür Günü” panelinin Alevi kurumlarıyla ilgisi olmadığını açıkladı.

    Yapılan ortak açıklamada tüm Alevilere ve dedelere de çağrı yapılarak söz konusu panele katılmamaları istendi.

    “ÖRGÜTLÜ ALEVİLERİ YOK SAYAN TUTUMU PROTESTO EDİYORUZ”

    Alevi kurumları tarafından yapılan açıklamada, “Ordu’da Alevilere rağmen Alevi Bektaşi kültürünü tanıtma etkinlikleri yapılıyor. Devlet kendine yakın Aleviler üzerinden asimilasyon politikası izliyor. Alevi Bektaşi kültürünü tanıtma paneline Coşkun Kökel gibi Alevi asimilasyonuna hizmet eden sahte Aleviler katılıyor. Bizler Alevi kurumları olarak devlet erkanı ve Ordu Valisinin de örgütlü Alevileri yok sayan bu tutumunu protesto ediyoruz” denildi.

    Düzenlenen panele canların ve dedelerin katılmaması yönünde çağrı yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “2 Ekim 2021 Cumartesi günü Ordu İli Gürgentepe İlçesinde Dursun Ali Göktepe isimli şahıs tarafından ‘Kürtünler, Nalcılar ve Güvenç Abdal Ocakları Kültür Günü’ panel duyurusu yapılmıştır. Duyurusu yapılan panel, adı geçen şahsın kendi bireysel davranışı olup; Ordu da yaşayan Alevi canları ve dedelerini temsil etme yetkisi bulunmamaktadır. Kamu kurum ve kuruluşlarını da etkilemeye çalıştığı görülmektedir. Bu çalışmanın biz aşağıda isimleri bulunan Alevi Kültür Dernek ve kurumları ile hiçbir ilgisi yoktur. Bizler kurumsal olarak bu etkinliğe katılmıyoruz. Bu nedenle;  Alevi canların ve dedelerimizin  bu konuyu dikkate almalarını  önemle rica ederiz.”

    PİRHA/ORDU

     

  • Ordu ve Artvin’de de sel

    Ordu ve Artvin’de de sel

    Karadeniz’in birçok kentinde gün boyu devam eden sağanak yağışlar Artvin ve Ordu’da sele neden oldu.

    Karadeniz genelinde etkili olan sağanak yağışlar Artvin ve Ordu’da da sele neden oldu. Her iki kentte de birçok noktada dereler taşarken sokaklar adeta göle döndü.

    Sağanak yağış Artvin’in Şavşat ilçesinin Armutlu Mahallesi’nde derelerin taşmasına neden oldu. Bazı köylerde tarım arazileri zarar görürken, yağış etkisini kaybetti.

    Öte yandan Yusufeli ilçesinde etkili olan yağış Evren Mahallesi’nde bulunan derenin taşmasına sebep oldu. Taşan dere karayolunu ulaşıma kapatırken, bazı araçlar derenin ortasında mahsur kaldı.

    FATSA’DA YOLLAR KAPANDI

    Ordu’nun Fatsa ilçesinde ise akşam saatlerinde etkisini arttıran yağışlar ilçe merkezinde sele neden oldu. İlçenin birçok noktasında, yağmur suları cadde ve ara yolları kapladı. Yağmur sularının debisinin yükselmesi ile birlikte iş yerini su bastı.

    Karadeniz Sahil Yolu’nda da taşkınlar nedeniyle oluşan su birikintisi, trafiğin durmasına neden oldu. Ekiplerin yaptıkları çalışmalar sonucu yol yeniden ulaşıma açıldı.

    (HABER MERKEZİ)