Etiket: orman

  • Tire Çayırlı köylüleri doğa katliamına karşı nöbette!-VİDEO

    Tire Çayırlı köylüleri doğa katliamına karşı nöbette!-VİDEO

    PİRHA- Acele kamulaştırma kararıyla başlatılan Tire- Belevi yol çalışması güzergahında bulunan, çam, incir ve zeytin ağaçlarının kesilmesine tepki gösteren Çayırlı köylüleri, “Gerekirse dozerin önüne yatarız” dediler.

    İzmir’in Tire ilçesine bağlı Çayırlı köyünde, Karayolları tarafından yapılmak istenen Tire-Belevi karayolu genişletme projesini prostesto etmek için Çayırlı köyü sakinleri Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamada “Yol yakınken geri dönün. ağacıma, köyüme çayırlıya dokunma” pankartı açılırken sık sık “Hak hukuk adalet”, “İktidar halka hesap verecek” sloganları atıldı.

    “100 YILLIK AĞAÇLARIMIZ KESİLİYOR”

    Burada konuşan Çayırlı köyü sakinleri tapulu arazilerinde yaşanan ağaç kıyımına tepki gösterdi. Çayırlı köyünden Zehra Yıldırım, gasp edilen arazinin geçim kaynakları olduğunu vurgulayarak, “Ağaçlarımızın kesilmemesi için buradayız. Vali yardımcısı ile görüştük.  Bugün öğleden sonra saat 15:00’da karayolları ile de bir görüşmemiz olacak. Ona göre de bir bildiri hazırlayacağız sizlere. Önceliğimiz ağaçlarımızın kesilmemesi, zeytin ağaçlarımıza dokunulmaması, ormanlarımıza zarar verilmemesi.  Bizlerin yüreği yanıyor. 150 değil, 350 değil yol boyunca zeytin ağacı katliamı oldu. Bu zeytin ağaçları 15-20 senelik fidan değil, 100 yıllık ağaçlardır. Bunun bilinmesini ve bu katliamın durdurulmasını istiyoruz. Bunun için mücadele edeceğiz. Çam ağaçlarımızdan, zeytin ağaçlarımızdan, incir ağaçlarımızdan asla vazgeçmiyoruz” dedi.

    “DOZERE SİPER OLACAĞIZ”

    Tarım-Sen Başkanı Umut Kocagöz ise, Çayırlı köyü sakinlerinin dozerin önüne geçip siper olduklarını belirterek, “Biz dozer gelirse dozeri durduracağımıza söz verdik ve sonuna kadar mücadele edeceğiz. Burada bir adaletsizlik var; 2017’den beri yapılmış bir yol projesi aniden değiştirilerek köylüler mağdur ediliyor. Mağduriyet kolayca giderilebilir. Valilikte de belirttiğimiz gibi daha fazla ağacın kesilmesini istemiyoruz” diye konuştu.

    Açıklama yapan İzmir Kent konseyi ise, “Biz yolu değil adaletsizliği reddediyoruz. Mevcut yol genişletilebilecekken binlerce ağacın kesilmesini gerektiren bir yol güzergahını kabul etmiyoruz” diye belirtti.

    Açıklama alkışlarla sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • HDK Eş Sözcüsü Kenanoğlu: İktidar Kazdağları’na Cengiz Holding’i kayyım olarak atadı-VİDEO

    HDK Eş Sözcüsü Kenanoğlu: İktidar Kazdağları’na Cengiz Holding’i kayyım olarak atadı-VİDEO

    PİRHA-Kazdağlarının korunması için Hacıbekirler Köyü’nde bir araya gelerek bu çevre talanına karşı eylem başlatan yurttaşlara destek veren HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, iktidarın bir çok kente kayyım atadığı gibi Kazdağları’na da Cengiz Holding’i kayyım olarak atadığını vurgulayarak, “Bu yağmacılar, talancılar buradan def olup gideceklerdir” dedi.

    İktidarın yıllardır kamu kaynaklarını ve doğayı teslim ettiği ve üstüne bir de vergi borçlarını sildiği Cengiz Holding’in yan kuruluşu Truva Madencilik, Kazdağları’nın eteklerinde altın ve bakır madeni için 1 milyon ağacı katletmeye hazırlanıyor.

    “YAĞMACILAR, TALANCILAR BURADAN DEF OLUP GİDECEKLER”

    Bölge halkı, Hacıbekirler Köyü’nde bir araya gelerek bu çevre talanına karşı eylem başlattı. Eyleme destek veren Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, iktidarın bir çok kente kayyım atadığı gibi Kazdağları’na da Cengiz Holding’i atadığını vurguladı.

    HDK Eş Sözcüsü Kenanoğlu, “Bu ormanların sahipleri buradaki sincaplardır,kurtlardır, börtü böceklerdir. Cengiz Holding de buraya atanan kayyumdur. Bu kayyumları Türkiye’nin her tarafından, ormanlarımızdan da def etmek için mücadele edeceğiz! Buranın gerçek sahipleri, buraya sahip çıkanlar burada yaşamaya devam edeceklerdir. Bu yağmacılar, talancılar buradan def olup gideceklerdir. Eskiden devlet insanlara karşı ormanları korurken, şimdi insanlar ormanlarını devlete karşı koruyor. Bizler yaşam ve barış savunucuları olarak rantçılara, talancılara karşı mücadelemizi büyüteceğiz, kayyımları göndereceğiz” dedi.

    PİRHA/ÇANAKKALE

  • Adıyaman’da köylüler ağaç kesimini engellemek için nöbette-VİDEO

    Adıyaman’da köylüler ağaç kesimini engellemek için nöbette-VİDEO

    PİRHA- Adıyaman’ın Yeşiltepe (Gazi Kale) ormanlık bölgesinde, köylüler deprem konutu yapılmak istenen ormanlık için nöbet tutuyor.

    Adıyaman’ın Yeşiltepe (Gazi Kale) ormanlık bölgesinde deprem konutları yapmak için binlerce ağaç kesildi. Çevrede bulunan Koçali, Mustafabeyli (Çeper), Bağlıca (Buwuko) köylüleri ormanlık alanda ağaçların kesilmesini istemediklerini belirterek, kesime engel olmaya çalışıyor.

    Kesim bölgesinde jandarma barikat kururken, köylülerin bekleyişi sürüyor. Köylüler, hayvanlarını otlattığı doğasının talan edilmesine tepki göstererek bu alanda deprem konutları yapılmasına asla izin vermeyeceklerini de ifade ettiler.

    Orman kesimine karşı çıkmak isteyen köylülerle jandarma arasında arbede yaşandı. Ağaçların kesilmesini istemeyen köylüler, yolu kapatmak istedi. Kesim için gelen işçilerin testere makinasını çalıştırması üzerine tepki gösteren halk izin vermek istemeyince olaya müdahale etmeye çalışan  jandarma kadınları zorla alandan çıkardı. Ormanların kesildiği alanda çekim yapmak isteyen gazeteciye de izin verilmedi. Yaşanan olayların ardından polisler 6 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan kişiler emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, köylüler ormanlık alanda konut yapılmasına müsade etmeyeceklerini söyledi.

    Ormanlık alanın dışında yer olmasına karşın ağaçların kesilmesini istemeyen köylüler yetkililerin konuyla ilgili çözüm bulmasını istedi. Köylülerin bütün çabalarına rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü kararından vazgeçmediği belirtildi. Yurttaşlar, konuyla ilgili olarak valilikle görüşeceklerini söylediler.

     PİRHA/ADIYAMAN

    İLGİLİ HABERLER

    Adıyaman’da deprem konutları için binlerce ağaç kesildi, köylüler tepkili-VİDEO

     

  • Tokat’ın Cihet köyünde ormanlık alana dökülen çöp tehlike saçıyor-VİDEO

    Tokat’ın Cihet köyünde ormanlık alana dökülen çöp tehlike saçıyor-VİDEO

    PİRHA- Tokat’ın Cihet köyündeki çöp yığını tehlike saçıyor. Özel İl İdare’nin çöpleri buraya yığdını belirten köy halkı yetkililere seslenerek, bir an önce bu sorunun çözülmesini talep etti.

    Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Cihet köyünde Yeşilırmak’ın kenarına bırakılan çöp yığını hem doğa hem de köy halkı için tehlike saçıyor. Tokat Özel İl İdaresi’nin kasabadaki çöpleri alıp buraya bıraktığını ileri süren yöre halkı, duruma tepkili.

    Kentten köye temiz bir doğa içerisinde yaşamak için geldiğini belirten Şehriban Bayram, “Görüntüyü geçtim, hayatımız tehlikede. Bir bomba gibi duruyor bu tehlike. Bir yanımızda HES bir diğer yanımızda bu çöp kirliliği hayatlarımızı ve doğamızı tehlikeye atıyor. Bunu İl Özel İdaresi’nin yapması işin apayrı bir boyutu zaten. Şehirleri doğal, organik ortamda yaşamak için bırakıp buralara geldik. Bu mudur organik ortam, bu mudur sağlıklı yaşam” diyerek tepki gösterdi.

    “ÇÖP YIĞINI ATOM BOMBASI GİBİ DURUYOR BURADA”

    Naciye İskender de çöp yığının taşıdığı risklere dikkat çekerek, “Kasabanın çöplerini Tokat İl Özel İdaresi alıyor, bu güzel doğanın içine yığıyor. 50 metre ileride Yeşilırmak var, doğanın içinde atom bombası gibi duruyor. İlerleyen zamanlarda çok büyük zararlar verecek. Bu çöplerin derhal temizlenmesini istiyoruz” diye konuştu.

    “PİSLİĞİN İÇİNDE YAŞIYORUZ”

    Yıllarca metropol kentlerde yaşadıktan sonra doğa ile iç içe yaşamak için köye geri döndüğünü söyleyen Sefer Bayram ise çöp deryasına sitem ederek şunları söyledi:

    “Temiz ve doğa ile iç içe yaşamak için buralara geldik ama pisliğin içinde yaşıyoruz. Yetkililerden rica ediyoruz, buna bir çözüm bulunsun. Daha önce belediye arıtma tesisi yaptı ama onu da yarım bıraktılar. Sesimiz duyulsun, doğamız temiz kalsın.”

    PİRHA/ TOKAT

     

  • İzmir’de orman yangını yerleşim yerlerine yaklaştı

    İzmir’de orman yangını yerleşim yerlerine yaklaştı

    Karşıyaka ilçesinde dün akşam başlayan orman yangını rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayılırken, yerleşim yerleri tahliye edilmeye başlandı.

    İzmir Karşıyaka ilçesi Yamanlar Dağı Karatepe mevkisindeki ormanda, dün saat 21.00 sıralarında başlayan yangın büyüyor. Henüz bilinmeyen nedenle çıkan yangına dün akşam başlayan havadan ve karadan müdahale devam ederken, alevler deprem sonrası yapılan rezerv alana çok yaklaştı. 6’ncı ve 7’nci etaplar dumandan yoğun etkilendi. Alevlerin etkisi altına aldığı Sancaklı Mahallesi’ndeki yurttaşlar bölgeden tahliye edilmeye başlandı.

    Yine Karşıyaka ilçesinin belli noktalarında elektrik kesintileri de yaşandı. Doğançay bölgesine de sıçrayan alevlerden dolayı bazı hayvanların damları yandı. Diğer hayvan damları da boşaltılıyor. Öte yandan Karşıyaka’daki belediye şantiyesi de boşaltıldı.

    Hızı saatte 60 kilometreyi bulan rüzgar nedeniyle söndürme çalışmalarında güçlük yaşanırken, bölgeye takviye olarak 2 uçak, 1 helikopter, 4 arazöz, 1 su ikmal aracı takviye olarak gönderildi.

    Konuşa ilişkin açıklama yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay ise, “Rüzgar yangının etkisini bir çok yere dağıtıyor. Arkadaşlarımız kontrol altına almak için yoğun şekilde çalışıyorlar. 600’e yakın personel, ilçe belediyelerinin desteği ile 30’un üzerinde yangın söndürme aracı ile bölgedeyiz. Yangının yerleşim yerlerine ulaşmaması için ekiplerimiz var gücüyle çalışıyor” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Süleymancılar Cemaati Çekmeköy ormanının ortasına okul yapmış

    Süleymancılar Cemaati Çekmeköy ormanının ortasına okul yapmış

    AKP döneminde Çekmeköy Belediyesi’nin, Süleymancılar Cemaati’ne orman arazisi sattığı ortaya çıktı. Cemaat, ormanın ortasındaki araziye özel okul yapmış!

    Radikal dinci tarikatlardan Süleymancıların İstanbul’da Çekmeköy ormanında okul yaptırmış.

    BirGün’den İsmail Arı‘nın haberine göre, kamuda örgütlendiği bilinen cemaatlerin başında gelen Süleymancılar Cemaati’nin İstanbul’da Çekmeköy ormanının ortasına inşa ettiği özel okulun ayrıntıları ortaya çıktı. Süleymancıların Cemaati’nin en fazla gelir sağladığı kurumlarının başında İsabet Okulları geliyor. Bu okul zincirinin ülke genelinde tam 44 şubesi bulunuyor.

    İsabet Okulları’nın 44 şubesinden biri ise Çekmeköy ilçesinde, ormanın ortasında yer alıyor. Ormanın ortasındaki arazi Çekmeköy Belediyesi’ne aitti. Ancak iki ayrı parsel halindeki arazi, AKP’li Ahmet Poyraz’ın belediye başkanlığı döneminde, Süleymancılar Cemaati’ne bağlı “Yoksullara Yardım Derneği’ne” satıldı. Araziyi 2010 yılında satın alan cemaat ise kısa süre sonra özel okul inşa etti.

    Orman Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise özel okulun çevresinin “Çekmeköy Devlet Ormanı” ile çevrili olduğu belirtilerek “Özel okulun bulunduğu parseller, devlet ormanı olmayan özel mülkiyet parselleridir. Bu parsellerin çevresi Çekmeköy Devlet Ormanı ile çevrilidir” denildi.

    Yerel seçimde CHP’ye geçen Çekmeköy Belediyesi, AKP döneminde Süleymancılar Cemaati ile yakın ilişki içindeydi.

    Belediyenin 2020 Yılı Faaliyet Raporu’nun, “Tahsis ve Devirler” başlıklı bölümünde, Mimar Sinan Mahallesi’ndeki “Sosyal kültürel tesis alanının” Süleymancılar Cemaati’ne bağlı Türkiye Eğitim ve Kültür Derneği’ne tahsis edildiği belirtilmişti. Araziye inşa edilen bina “Uğurlar Yüksek Öğretim Erkek Öğrenci” adı altında kullanırken, yurt yetkilileri, “Süleyman Hilmi Tuna Hazretleri’ne bağlıyız” diye açıklama yapmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Bakanlık onaylarsa üç ilde binlerce ağaç kesilecek, Kuzey Ormanları da hedefte

    Bakanlık onaylarsa üç ilde binlerce ağaç kesilecek, Kuzey Ormanları da hedefte

    İstanbul’da Kuzey Ormanları vahşi madenciliğin hedefinde. HD Agrega Madencilik, Çatalca’da kalker ocağı işletmek için başvuru yaptı. Madene en yakın yerleşim yeri 795 metre mesafede bulurken, en yakın konut ise 25 metre mesafede.

    Ormanlık ve tarım arazilerinde güneş enerji santralı, (GES), hidroelektrik santralı (HES) ve rüzgâr enerji santralı (RES) çalışmaları devam ediyor.

    Cumhuriyet’ten Şeyda Öztürk’ün haberine göre, Almanya merkezli Enercon’un alt şirketi En 2 Rüzgar Enerjisi Yatırım Anonim Şirketi, Muğla Milas ve Aydın Karpuzlu’yu kapsayan RES için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na Nisan 2022’de başvuruda bulunmuştu. Bakanlık, gerçekleştirilen inceleme değerlendirme komisyonundan (İDK) sonra nihai kararı alındığını açıkladı. Bununla birlikte çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) raporu son haliyle bakanlık ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nde görüşe açıldı. Bu sürecin ardından onay alacağı düşünülen projeyle birlikte önemli doğa alanı ve ormanları kapsayan alanlara 18 türbin dikilecek. Çalışmalar karaçam, kızılçam, fıstıkçamı ve makilerin bulunduğu alana yapılacak. Şirket bu projesi için 189 milyon TL harcarken 6 bin 590 ağacı da kesecek.

    Bu ağaçları keserken “Seçilen alanda minimum habitat kaybı ve minimum ağaç kesimi olacak şekilde planlanmıştır” açıklaması yapan şirkete Orman Genel Müdürlüğü ise “Sakınca yoktur” dedi.

    EDİRNE’DEKİ RES İÇİN SONA GELİNDİ

    Benzer bir şekilde Edirne’deki RES projesi için de sona yaklaşıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Bir Erdoğan daha gelmez” diyen Fevzi Reis’in şirketi Reis RS Enerji, Lalapaşa’daki tarım ve orman arazilerinden oluşan alanda çalışmalara başlayacak. Projeye ilişkin halkın katılımı toplantısı 10 Mayıs’ta gerçekleştirilecek. Ardından İDK süreci devam edecek olan proje onaylanırsa 2 bin 598 hektarlık alanda etkili olacak.

    Türkiye üzerinden geçen kuş göç yollarının üzerinde kalan alana 19 türbin dikilecek. Şirket bu projesi için 900 milyon TL harcayacak. Projenin türbinleri en yakın konuta 250 metre olacak. Şirket aynı zamanda iktidarın gözde isimlerinden iş insanı Mehmet Cengiz’in de içerisinde bulunduğu sermayenin hedefi halindeki Rize İkizdere’de de çalışma yürütmek istiyor. “Doğal sit sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” içerisinde kalan alanda hidroelektrik santralı (HES) yapmak için sırada bekliyor.

    KUZEY ORMANLARI DA HEDEFTE

    Uzmanların tüm uyarılarına karşın İstanbul’un temiz hava ve su kaynağı olan Kuzey Ormanlarında çalışmalar devam ediyor. Son olarak Çatalca mevkiinde 71.22 hektarlık maden ruhsatı olan HD Agrega Mandencilik, bunun 26.30 hektarında kalkar ocağı işletmek için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na başvuruda bulunmuştu. Şirketin projesine ilişkin halkın katılımı toplantısının 13 Mayıs’ta yapılacağı duyuruldu. Bununla birlikte 42 milyon 345 bin TL’lik proje onaylanırsa ağaçsız orman, mera ve ziraat alanına maden kurulacak. Yıllık 1 milyon 800 ton kalker üretimi yapılacak olan alandan, 200 bin ton da inşaat atığı olan pasa çıkacak. Cevher patlatma işlemi yapılmayacak olan alanda iş makineleriyle kazı yapılacak. Madene en yakın yerleşim yeri 795 metre mesafede bulurken, en yakın konut ise 25 metre mesafede.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ziraat Mühendisleri Odası: Dünya Ormancılık Günü’nü ülkemizde buruk kutluyoruz

    Ziraat Mühendisleri Odası: Dünya Ormancılık Günü’nü ülkemizde buruk kutluyoruz

    PİRHA – Ziraat Mühendisleri Odası, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü sebebiyle yaptığı açıklamada “Tam da şimdi, orman ekonomisi değil, orman ekolojisi zamanıdır. Ormanlarımızı kamucu politikalarla koşulsuz koruyalım” çağrısında bulundu.

    Uluslararası Ormanlar Günü, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 28 Kasım 2013’teki kararıyla 21 Mart tarihinde kuruldu. Her yıl bu tarihte çeşitli etkinliklerle tüm orman türlerinin önemi konusunda farkındalık yaratılmakta.

    Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez de 21 Mart Dünya Ormancılık Günü’nde uyarıda bulunarak “Tam da şimdi, orman ekonomisi değil, orman ekolojisi zamanıdır. Doğamızı ve geleceğimizi yok etmeyelim. Ormanlarımızı kamucu politikalarla koşulsuz koruyalım” dedi.

    Yazılı açıklama paylaşan Baki Remzi Suiçmez, ormanların yalnızca bir ağaç topluluğundan ibaret olmadıklarını vurgulayarak “Orman, doğal yaşamın ve insan yaşamının vazgeçilmezidir” diye belirtti.

    “RAKAMLARA İHTİYATLA YAKLAŞIYORUZ”

    Baki Remzi Suiçmez, şu açıklamada bulundu:

    “Ülkemiz ormanları, biyolojik çeşitlilik açısından kuzey yarımkürenin en önemli ormanlarındandır. Orman Genel Müdürlüğü 2023 yılı faaliyet raporuna göre; ülkemiz orman varlığı ülke yüzölçümünün yaklaşık %29,8’ini kaplamakta, 23.363.071 hektar toplam orman alanı içerisinde normal kapalı orman alanı 13.708.972 hektar ile toplam orman alanının %58,68’ini, boşluklu kapalı orman alanı ise 9.654.099 hektar ile %41,32’sini oluşturmaktadır. Orman alanının %95,74’ü koru, %4,26’sı baltalık olarak işletilmekte olup, toplam ağaç serveti yaklaşık 1,77 milyar m3, ormanların odun hammaddesi verim gücünün bir göstergesi olan artım ise 50,1 milyon m3 düzeyindedir.

    Resmi istatistiklere göre; 2002 yılında 20,8 milyon hektar olan orman varlığımız, 2023 yılında 23,3 milyon hektara çıkmıştır. Orman varlığımızın artmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmekle birlikte, ormanlık olarak gösterilen alanların fiili olarak orman olmadığı gerçeği karşısında bu rakamlara ihtiyatla yaklaşıyoruz.

    2023 yılına kadar 811 bin hektar orman alanı madencilikten enerjiye, turizm ve imardan ulaştırmaya uzanan geniş bir yelpazedeki uygulamalara tahsis edilmiş iken, fiilen orman olmayan ve ülke toplam ormanların %3’ünden fazlasına karşılık gelen bu alanlar orman varlığı envanterinde halen orman olarak görünmeye devam etmektedir.

    Ormanlarımızın azalmadığı aksine arttığı yönünde oluşturulan kamuoyunu yanıltıcı bu algıya karşı, tek tek ağaç dikmenin ya da fidan dikme seferberliğinin orman alanlarını artırmaya çözüm olmadığını görerek, rakamlar üzerinden haklılık yarışına girmeden, koşulsuz olarak ekosistemi ile birlikte ormanlarımızı koşulsuz korumanın önemi ve gereğinin kamuoyuna anlatılmasını zorunlu görüyoruz.”

    “RESMİ İZİNLERLE ORMANLIK ALANLARIMIZ YOK OLMAKTA”

    Baki Remzi Suiçmez, dünyada ve de ülkemizde orman varlığımızın kaybının ana nedenine de değinerek, ekonomik çıkarlar sebebiyle yaşatılan tahribata dikkat çekti.

    Suiçmez, açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi:

    “Bu geri dönülmez tahribat ve talanın nedeni ise, bu olumsuzluğa izin veren ve göz yuman siyasi iktidar tercihleridir. Ormanlarımızı koruması gereken kamu yönetimi ormanlarımızın ormancılık amacı dışında kullanılmasına yönelik Anayasaya aykırı yasal izinler vermektedir. Ülkemizde ana düzenleme olan 6831 sayılı Orman Kanunu, çıkarıldığı 1956 yılından bugüne kadar çok sayıda değişikliğe uğradı. Özellikle son yıllarda siyasal iktidarın “torba yasa”larla “yaz-boz tahtasına” dönüştürdüğü çok sayıda hukuksal düzenlemelerde yapılan her değişiklik, Anayasanın 44., 169. ve 170. maddelerine karşın ormanlarımızı, orman köylülerimizi ve orman topraklarımızı koruma adına değil, aksine madencilik, enerji, turizm, ekoturizm yatırımlarına ve kentleşme süreçlerine dayanak oluşturmuştur.

    Ülkemizde son yıllarda “İnsan için orman, ekonomi için orman” söylemiyle, ormanın korunması gereken bir ekosistem değil, insan ve ekonomi için bir kaynak olarak görüldüğü bir politika tercihi izlenmektedir. Yaşamsal ve çevresel etkileri göz önünde bulundurulmaksızın hazırlanan projelere verilen resmi izinlerle yasal olarak nitelikli ormanlık alanlarımız yok olmakta, zarar görmektedir. Kitlesel imhaya yol açan amaç dışı kullanım izinleri kadar, özel ormancılık, rehabilitasyon, odun ticareti, tarıma açma uygulamaları da tartışılması gereken diğer ciddi politika tercihleridir.

    Ekosistem bütünü bozularak yapılan orman talanı, toplumsal mücadele ve hukuk mücadelesine karşın maalesef devam etmektedir. 2002 yılından beri sürekli gündeme gelen mevzuat değişiklikleri, doğayı, çevreyi, ormanı ve tarım alanlarını korumaya duyarlı kesimlerin toplumsal mücadelesi ve hukuk mücadelesi ile defalarca yargı tarafından durduruldu. Kaz Dağları’ndan Fatsa’ya, İkizdere’den Akbelen’e, Cerrattepe’den İliç’e kadar ODA’mızın da açtığı davalarda verilen yargı kararlarına ya uyulmadı ya da yeni düzenlemelerle hukuka karşı hile yöntemi seçildi. Bilinmelidir ki; doğamızı, ormanlarımızı, tarım alanlarımızı, meralarımızı, zeytinliklerimizi, su havzalarımızı koruma mücadelemize devam edeceğiz.

    “ORMAN HAFTASI’NI ÜLKEMİZDE BURUK KUTLUYORUZ”

    Dünyada ve de ülkemizde orman varlığımızın kaybının ana nedenlerinde diğeri, orman yangınlarıdır. 2021 yılında ülkemizde çok vahim sonuçlara yol açan ve ciddi müdahale yetersizlikleri yaşanan orman yangınlarını önlemek için son dönemde hava ve yer filosu güçlendirmeleri gibi bazı olumlu adımlar atıldı. Ancak OGM verilerine göre, yangın başına yanan alan miktarı 2023’te 2,60 hektar olarak hedeflenmişken, yangın başına ortalama 6,1 hektarlık alan yanarak kül oldu. Orman yangınlarının topyekûn bir yok oluş olduğu gerçeğinden hareketle, yangın öncesi, yangın anı ve yangın sonrası gereken hazırlıklar ve anında gerekli müdahale gecikmeden yapılmalıdır.

    Gelecek nesillerimize temiz bir çevre ve yaşanabilir bir dünya bırakmanın yolu, su kaynaklarımızı korumanın yolu, toprak erozyonunu önlemenin yolu, temiz hava solumamızın yolu; sessizce çığlık atan ormanlarımızın sesini duymak, ormanlarımızı korumak, geliştirmek ve orman alanlarımızı genişletmekten geçmektedir.

    Dünyanın akciğeri ormanlarımızın sınıfsal veya bireysel çıkar uğruna vahşice yok edilmediği, ülkemiz ormanlarının Kazdağları dahil sermayenin çıkarları için katledilmediği, 2/B uygulamalarına son verildiği, 2/A uygulamalarının orman köylüsünün gerçek gereksinimlerine hizmet ettiği, bazı meslek odası ve sendikaların çıkar hesaplarıyla yanlışlara ve orman talanına karşı susmadığı, bilimsel esaslara dayalı halk yararına kamucu ormancılık politikalarının uygulandığı bir gelecek umuduyla; 21 Mart 2024 tarihinde “Dünya Ormancılık Günü”nü ve “Orman Haftası”nı ülkemizde buruk kutluyoruz.

    “MADENCİLİK PROJELERİNE KESİNLİKLE İZİN VERİLMEMELİDİR”

    Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez, orman politikaları konusunda yapılması gerekenleri de şu şekilde sıraladı:

    “Kamucu ormancılık politikaları derhal yaşama geçirilmelidir.

    Ormancılık kamu yönetiminin tek beklentisi ormandan sağlanacak gelir olmamalı, uygulanacak politikaların özü endüstriyel ormancılık değil, orman ekosistemlerinin varlığının sağlıklı bir şekilde bütünsel devamlılığının sağlanması olmalıdır.

    Artırılan bütçesi ve güçlendirilen personel yapısı ile Orman Bakanlığı yeniden kurulmalıdır.

    Orman alanlarının tespiti ve tescili tamamlanmalı, nitelikli orman alanları artırılmalıdır.

    Boşluklu kapalı, bozuk, verimsiz orman sayılan orman ekosistemleri korunmalı ve iklim değişikliklerine direnebilecek biçimde kendini yeniden üretebilme kapasitesi desteklenmelidir.

    Ayrımsız tüm ormanlık alanlar 2/B uygulamaları ile imara açılmamalıdır.

    Ormanlarda madencilik, enerji, imar, turizm, tarım, yol, güvenlik gibi amaç dışı faaliyetler sonucu ağaç keserek ya da alan yok ederek orman ekosistemine zarar verilmemelidir.

    Halkın yaşam hakkını görmezden gelen, doğal yaşamı tehdit eden, denetimsiz, çevreye telafisi imkânsız zararlar veren ve orman alanlarını en fazla tehdit eden vahşi ve sömürgeci madencilik projelerine kesinlikle izin verilmemelidir.

    Orman alanları ekoturizm projeleriyle belli kişi ve şirketlerin rant amaçlı kullanımlarına açılmamalıdır.

    Orman yangınlarına karşı hazırlıklı olunmalı, en kısa sürede en uygun ve etkin bütüncül müdahale yapılmalıdır.

    Orman alanlarının orman alanı olarak kalmasına ve kendini yenilemesine izin verilmelidir.

    Ormanlarda toprak kaybının azaltılmasına yönelik erozyonla mücadele ile mera ıslah çalışmaları geliştirilmelidir.

    Orman hastalık ve zararlılarına karşı etkin mücadele yürütülmelidir.

    Orman köylüleri güçlü kooperatifler temelinde desteklenmeli ve kalkındırılmalıdır.

    Orman ve de doğa katliamı ivedilikle durdurulmalı, insanlık suçu işleyenler yargılanarak en ağır cezalara çarptırılmalıdır.

    Çözüm, belli; ciddi bir siyasi irade, bilime uygun kararlar, sürekli toplumsal ve hukuksal mücadele. Tam da şimdi, Orman Ekonomisi değil, Orman Ekolojisi zamanıdır.

    Şairin dediği gibi; “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim. Bu cennet bizim.”

    PİRHA/ANKARA

  • Cafran’da kartpostallık sonbahar manzaraları-VİDEO

    Cafran’da kartpostallık sonbahar manzaraları-VİDEO

    PİRHA- Bingöl Cafran’da sonbaharın gelişi, eşsiz güzellikte kartpostallık manzaralar oluşturdu. 

    Sonbaharın gelişi Bingöl Cafran’da eşsiz güzellikte kartpostallık manzaraları oluşuşturdu. Pastoral renklerin hakim olduğu coğrafyadan işte kartpostallık fotoğraflar…

    PİRHA/BİNGÖL

  • Akbelen direnişçilerine biber gazı ve joplarla jandarma müdahalesi-VİDEO

    Akbelen direnişçilerine biber gazı ve joplarla jandarma müdahalesi-VİDEO

    PİRHA- Akbelen Ormanı direnişçileri barikat önünde açıklama yapmak isterken jandarma biber gazı, gaz fişeği ve joplarla müdahale etti. Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın ile milletvekili Perihan Koca da, biber gazı sıkılarak darp edildi. 

    Yeşil Sol Parti Eş Sözücüsü İbrahim Akın ile milletvekili Perihan Koca, direnişin sürdüğü Akbelen’de asker saldırısına maruz kaldı.

    MİLLETVEKİLLERİNE DE BİBER GAZLI SALDIRI

    Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüsü İbrahim Akın, milletvekili Perihan Koca, Milas Akbelen Ormanı’na Yeniköy-Kemerköy Enerji tarafından açılmak istenen kömür ocağına karşı bölge halkının direnişine destek vermek için Akbelen’e geldi. Akın ve beraberindekiler ile yurttaşlar, jandarmanın tazyikli su ve biber gazlı saldırısına maruz kaldı.

    Saldırıda, Akın ve Perihan Koca ile çok sayıda yurttaşın etkilenerek, fenalaştı. Askerlerin özelikle milletvekili Koca’nın yüzüne biber gazını sıktığı görüldü. Bölge halkı saldırıyı protesto ediyor.

    Kesim yapılan alanda incelemek yapmak isteyen heyete izin verilmiyor.

    Saldırıda, Akın ve Koca ile çok sayıda yurttaş etkilenerek, fenalaştı. Saldırı sonrası Akın ve Koca halkla birlikte asker barikatı önünde oturma eylemi başlattı. Oturma eylemine CHP Milletvekili Orhan Sarıbal ile Cumhur Uzun da katıldı. Yaklaşık 2 saattir süren oturma eyleminin ardından kitlenin kesim alanına doğru yürüyüşe geçmesiyle jandarma 2’nci kez cop ve biber gazlarıyla saldırdı. Jandarma, aynı zamanda yakın mesafeden halkın gözüne gaz sıkarak, ormanlık alana gaz fişekleri attı.

    Müdahale sonrası Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüsü İbrahim Akın, milletvekili Perihan Koca ve beraberindeki yurttaşlar oturma eylemi yaptı.

    Yapılan saldırıda HDP İzmir İl Eşbaşkanı Çınar Altan ile HDP Marmaris İlçe Eşbaşkanı Güven Göknar gözaltına alındı. MUÇEP Menteşe Meclisi Üyesi Ferah Gümüş ve fotoğrafçı Selahattin Kaya da gözaltına alındı.

     

     

  • Rodos Adası’nda köyler ve plajlar boşaltıldı

    Rodos Adası’nda köyler ve plajlar boşaltıldı

    PİRHA- Rodos Adası’ndaki yangın devam ederken, bazı otel, köy ve plajlar boşaltıldı. 

    Yunanistan’da birçok noktada günlerdir devam eden orman yangınlarının büyük bölümü kontrol altına alınırken, Rodos Adası’ndaki yangın halen devam ediyor.

    Yangının etkisini artırmaya başlaması üzerine bazı otel, köy ve plajların boşaltıldığı belirtildi. Yunanistan İtfaiye Teşkilatı Sözcüsü Yannis Artopios, içinde turistlerin de bulunduğu yaklaşık 2 bin kişinin deniz yoluyla tahliye edildiğini açıkladı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Hatay ve Mersin’de orman yangınları sürüyor-VİDEO

    Hatay ve Mersin’de orman yangınları sürüyor-VİDEO

    PİRHA- Hatay ve Mersin’de orman yangınları devam ederken, yangının devam ettiği alanlara yakın yerleşim yerleri boşaltıldı.

    Hatay’ın Belen ve Mersin’in Gülnar ilçesinde çıkan orman yangınlarına havadan ve karadan müdahale devam ediyor.

    Hatay’ın Belen ilçesine bağlı Soğukoluk Mahallesi’nd dün başlayan orman yangını sürüyor. Yangın söndürme ekiplerinin müdahalesi devam ediyor.

    Cezaevinde tutuklu bulunan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, yangına dair mesaj paylaştı. “Hatay depremin yıkımını en ağır şekilde yaşamaya devam ederken yerleşim alanlarını da tehdit eden bu yangın canımızı acıtıyor” diyen Atalay, “Gündüz başlayan yangına etkili müdahale gerçekleştirilmeli. Hatay için canla başla mücadele etmeli. 14 Temmuzda benim olmadığım Meclis’te kabul edilen soygun ve yapma yasası olan 7456 sayılı yasanın 25’nci maddesi yanan zeytinlik alanların talanı için de bir vesile görülmemeli. Bunun da takipçisi olacağız” ifadelerine yer verdi.

    Mersin’in Gülnar ilçesi Kavakoluğu Mahallesi’ndeki ormanlık alanda dün çıkan ve rüzgarın etkisiyle Korucuk, Çavuşlar ve Tepe mahallelerine yayıldı. Gece görüşlü helikopterlerin de görev yaptığı bölgeye, sabahın ilk ışıklarıyla takviye ekipler çalışmalara başladı.

    PİRHA/HATAY-MERSİN

     

  • ‘Nükleer santrallerden vazgeçilmeli, doğanın korunmasına odaklanılmalıdır’

    ‘Nükleer santrallerden vazgeçilmeli, doğanın korunmasına odaklanılmalıdır’

    PİRHA- Mersin Tabip Odası, Türk Tabipleri Birliği Halk Sağlığı Kolu, Türk Tabipleri Birliği Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmetleri Kolu ve Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, Mersin Akkuyu Nükleer Santraline üç kilometreye kadar yaklaşan orman yangınına dair açıklama yaptı.  “Nükleer santraller daha açılmadan sağlığı tehdit ediyor” denilen açıklamada, Akkuyu Nükleer Santrali’nin kapatılması ve nükleer santrallerden acilen vazgeçilmesi gerektiği vurgulandı.  

    Mersin’in Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli Mahallesi’nde 7 Eylül 2022 tarihinde saat 07.00 sıralarında başlayan orman yangını, rüzgarın da etkisiyle büyüyerek Silifke’nin Hırmanlı Mahallesi’ne kadar yayıldı. Geçen yıl da komşu orman alanlarında birkaç noktada yangın çıkmıştı.

    Mersin Tabip Odası, Türk Tabipleri Birliği Halk Sağlığı Kolu, Türk Tabipleri Birliği Olağandışı Durumlarda Sağlık Hizmetleri Kolu ve Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, Mersin Akkuyu Nükleer Santraline üç kilometreye kadar yaklaşan orman yangınına dair açıklama yaptı.

    29 saatte söndürülen bu orman yangınında ilk belirlemelere göre 1.500 hektar alanın zarar gördüğüne dikkat çekilen açıklamada, “İki ilçede etkili olan yangın nedeniyle tedbir amaçlı 303 konut boşaltılmış, 790 kişi tahliye edilmiştir. Sağlık Bakanlığı açıklamasına göre, yangında biri ağır olmak üzere 25 kişi müdahale gerektirecek şekilde etkilenmiştir. Yaşanan bu yangında yaralananlara geçmiş olsun diyor ve acil şifalar diliyoruz” denildi.

    “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, YANGINLARIN ANA İTİCİ GÜCÜ”

    Orman yangınlarının, tüm canlıların sağlığını olumsuz etkileyen ciddi bir ekoloji ve halk sağlığı sorunu olduğunun belirtildiği açıklamanın devamında şunlar ifade edildi:

    “Orman yangınlarının sıcaklık, nem ve rüzgardan doğrudan etkilendiğini biliyoruz. İklim değişikliği, bu yangınların ana itici gücü olarak görülüyor. Artan hava sıcaklıkları, daha fazla ağacın yanmasına sebep olan daha kurak koşulları oluşturmakta. Orman yangınları, ülkemizde ve dünyada giderek artmaktadır. Dünyanın kuzey bölgeleri daha hızlı ısınıyor ve bu da daha uzun yangın sezonlarına yol açıyor. İklimsel değişiklikler ve yanlış orman politikaları, sorunu ağırlaştırmaktadır.”

    “ORMAN EKOSİSTEMİNİN KORUNMASI ESAS ALINMALIDIR”

    Açıklamada “Neler Yapılmalı?” denilerek dair şu önerilerde bulunuldu:

    “*Doğa olaylarının insan eliyle afetlere dönüştürülmesinin önüne geçilmeli, ekoloji bilinci kurumlarda, okullarda yaygınlaştırılmalıdır.

    *İktidar “küresel ısınma” ve “iklim krizi”ne karşı ekolojik, ekonomik, toplumsal ve kültürel somut, bilime dayalı önlemler almalıdır.

    *Küresel ısınmaya karşı bilim insanları ile birlikte eylem planları hazırlanmalı, bu planlar hiçbir politik kaygı gözetmeden kararlılıkla uygulanmalıdır.

    1954 yılında çıkarılan ve 2020 yılı sonuna değin tam 42 kez değiştirilen 6831 sayılı Orman Kanunu yeniden düzenlenmeli, ormanları enerji ve madencilik projeleri, turizm projeleri ve yapılaşmaya açan maddeler kaldırılmalı ve orman ekosisteminin korunması esas alınmalıdır.

    *Orman ekosistemini insan etkileşimine açarak, ekosistemi bozan ve yangın olasılığını arttıran tüm faaliyet ve projeler bilimsel olarak incelenmeli ve uygun olmayan faaliyet ve projelere izin verilmemelidir.

    *Ormanlar, yeterli personel ve teknik donanıma sahip, birbirini görecek gözetleme kuleleri, dronelar ve helikopterlerle 7 gün, 24 saat izlenmeli ve erken uyarı sistemi oluşturulmalıdır.

    *Kritik bölgelere, özellikle ulaşımı olmayan yerlere acilen ve yeterli kapasitede yangın göletleri kurulmalı ve başka amaçlarla kullanılmalarına izin verilmemelidir.

    *Orman yangınlarını önleme ve söndürme çalışmaları için devletin kendi filosunda (kiralık olmayan) gerektiği kadar uçak, helikopter, yangın söndürme aracı, arazöz, diğer makine ve ekipman hazır bulundurulmalı ve yeterince nitelikli personel istihdam edilmelidir.

    *Resmi ve özel kurumlar tarafından büyük, küçük yerleşim yerlerinin acil yangın önleme ve müdahale planları hazırlanmalıdır.

    *Orman yangınlarından sonra; vatandaşların rutin yaşamlarına hızla geri dönebilmesi için sosyal devlet anlayışı içinde daha çok kamusal destek sunulmalıdır.

    *Yanan yerlerin rehabilitasyonu konusunda “fidan dikme seferberliği” yerine, bilim insanlarının önerileri doğrultusunda bölgenin ekosistemine uygun doğal, bilimsel rehabilitasyon yöntemleri uygulanmalıdır. Yanan yerler asla enerji, maden, turizm, konut gibi projelere açılmamalıdır.

    *Yanan bölgelerde ve çevrelerinde avcılık yasaklanmalıdır.

    *İyileştirmeye dönük açıklamalar ve uygulamalar şeffaf olmalı, güven duygusu zedelememelidir.”

    “NÜKLEER ENERJİ İKLİM KRİZİNE KARŞI ÇÖZÜM DEĞİL, AKSİNE TEHDİTTİR”

    Yangının, Akkuyu Nükleer Santrali’ne 2,5-3 km. yakınına kadar ulaşması haklı olarak büyük bir paniğe neden olduğunun vurgulandığı açıklamada son olarak, “Termik santrallerin ve nükleer santrallerin var olan zararlarının yanı sıra yangınlardan etkilenmesinin ne büyük tehlikeler doğurabileceği ortadadır. Nükleer enerji iklim krizine karşı çözüm değil, aksine tehdittir. Akkuyu Nükleer Santrali kapatılmalı ve nükleer santrallerden acilen vazgeçilmelidir” denildi.

    PİRHA/MERSİN

     

     

  • Milas’ta Akbelen Ormanı’ndaki keşif ertelendi

    Milas’ta Akbelen Ormanı’ndaki keşif ertelendi

    PİRHA- Akbelen Ormanı’nda yapılması planlanan bilirkişi keşfi, heyetteki bir kişinin koronavirüse yakalanması nedeniyle ileri bir tarihe ertelendi. 

    Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy Mahallesi’ne bulunan Akbelen Ormanı’nda yapılmak istenilen linyit maden ocağına karşı köylülerin başlattığı ‘doğa nöbeti’ aylardır devam ediyor.

    740 dönümlük Akbelen Ormanı’nda termik santral için kömür arama faaliyeti nedeniyle ağaç kesimine karşı çıkan köylüler yaşam alanlarının yok edilmemesi için direniyor.

    Akbelen Ormanı’nda 7 Eylül’de yapılan ve itirazlara konu olan bilirkişi keşfinin yeniden yapılması koronavirüs engeline takıldı. Bilirkişi keşfi heyetinden bir kişinin koronavirüse yakalanması nedeniyle keşif ileri bir tarihe ertelendi.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABER

    >Akbelen Ormanları tehdit altında

    >Akbelen Ormanı’nda ağaç kesimi başladı, köylüler direniyor

    >Akbelen Ormanı’nda yangın önleme bahanesiyle ağaç kesimi yapıldı

    >Akbelen Ormanı’nda bilirkişi keşif yapacak

    >Akbelen Ormanı’nda bilirkişi keşfinde hakimin tavrına avukattan tepki: Keşif mundar oldu

    >İkizköylülere hakaret eden hakim hakkında yapılan şikayet reddedildi

     

     

  • Paylan: Bütçenizde yangın söndürme uçağı yok!-VİDEO

    Paylan: Bütçenizde yangın söndürme uçağı yok!-VİDEO

    PİRHA- Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinde yangın söndürme uçağına kaynak ayrılmadığını ifade eden HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan “Bu bütçeyle ancak arazöz alırsınız, uçak filan alamazsınız” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerçekleşen Tarım ve Orman Bakanlığı 2022 yılı bütçe görüşmesinde, ‘Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinde yangın söndürme uçağına kaynak ayrılmadığını’ ifade etti.

    PAYLAN: BÜTÇENİZDE YANGIN SÖNDÜRME UÇAĞI YOK!

    Bakan’ın bütçede yangın söndürme uçağı almaya kaynak olduğunu söylediğini ancak, bütçede buna ‘kaynak ayrılmadığını’ vurgulayan Paylan, “Sayın Bakan, bütçenizde yangın söndürme uçağı almaya kaynak olduğunu söylediniz: 2,4 milyar. Bu, Orman Genel Müdürlüğü bütçesi. Ben açıyorum Orman Yangınlarıyla Mücadele Dairesi Başkanlığı bütçesini, siz de açın lütfen. Mamul mal alımları bütçesine baktığımızda 400 milyon TL bütçe koymuşsunuz. Sayın Bakan, bütçenizde yangın söndürme uçağı alacak bir bütçe yok” diye konuştu.

    “BU BÜTÇEYLE UÇAK DEĞİL ANCAK ARAZÖZ ALIRSINIZ!”

    Tarım ve Orman Bakanı’nın ‘ek bütçe var’ yanıtı üzerine konuşan Paylan, “İçinizde ek bütçenin ne olduğunu bilen var mı? Yani bizim bir tane bütçemiz var şu anda görüştüğümüz, Meclisin onayına sunduğunuz. Ek bütçe nedir? Kime sundunuz ek bütçeyi? Biz onu bilmiyoruz. Bizim gördüğümüz bütçede 400 milyon TL var yalnızca. Bu bütçeyle ancak arazöz alırsınız, uçak filan alamazsınız, bildiğim kadarıyla bir uçak 10 milyon dolar yani hepsini uçağa ayırsanız 4 tane uçak alırsınız.” dedi.

    HDP’NİN ÖNERGESİ REDDEDİLDİ

    HDP’nin, “İçinde bulunduğumuz iklim krizi koşulları da göz önüne alındığında, aynı kayıpları yeniden yaşamamak için orman yangınları ile mücadelede eksikliklerin giderilmesi” gerekçesiyle sunduğu ve “Orman yangınlarıyla mücadelenin eksiksiz sağlanabilmesi adına, yeterli sayıda Yangın Söndürme Uçağı alınabilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı Bütçesinin 2 Milyar TL artırılmasının” talep edildiği önerge, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda AKP-MHP Milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • Göle’de ağaç kıyımına karşı çıkan köylülere jandarma engeli: Devletin ormanıdır keser

    Göle’de ağaç kıyımına karşı çıkan köylülere jandarma engeli: Devletin ormanıdır keser

    PİRHA-Ardahan Göle’de devam eden orman kesimine karşı bölgeye giden Serinçayır Köyü Derneği üyeleri jandarma tarafından engellemeyle karşılaştı. Dernek Başkanı Acar Dağ, askerlerin kendilerine “Sen burada durmayacaksın. Köyü terk edeceksin. Devletin ormanıdır keser” şeklinde ifadeler kullandığını söyledi. 

    Ardahan’ın Göle ilçesine bağlı Köprülü beldesindeki yayla alanında devam eden orman kesimine karşı bölgeye giden Serinçayır Köyü Derneği Başkanı Acar Dağ, yapmak istedikleri toplantıların askerler tarafından engellenerek, tehdit edildiklerini söyledi.

    TOPLANTIYA İZİN VERİLMEDİ

    Erzurum Havalimanı’na iner inmez takibe alındıklarını ve köye ulaştıklarında köyün askerler tarafından ablukaya alındığını ifade eden Dağ; Serinçayır, Samandöken, Köprülü, Duramçam köylerinin girişlerinin jandarma tarafından kapatıldığını belirtti.

    “Biz köyde yasal olan hakkımız kullanarak köylülerimizle bir toplantı yapmak istedik” diyen Dağ, “Köylülerin toplandığı alanı jandarma bastı ve hiçbir gerekçe belirtmeden ‘burada toplantı alamazsınız’ dedi. Toplantının valilik ve komutanın emri ile yasaklandığını söylediler. Daha sonra karakol komutanı beni arayarak, ‘biz toplantıya izin vermiyoruz. Siz de hemen köyü terk edin. Bir daha da köye giremeyeceksiniz’ dedi. Hiç bir sebep olmadan bir karakol komutanı bir vatandaşı köyünden çıkarabilir mi?” ifadelerini kullandı.

    JANDARMA: DEVLETİN ORMANIDIR KESER

    Dağ, köyde kaldıkları üç gün boyunca her evin önünde bir jandarma aracının bekletildiğini ve 24 saat boyunca askerlerin köyde nöbet tuttuğunu kaydetti. Ormanlık bölgeye gitmek istediklerinde ise yine jandarma tarafından engellendiklerini belirten Dağ, karakol komutanın kendisine, “Sen burada durmayacaksın, köyü terk edeceksin. Devletin ormanıdır keser” şeklinde ifadeler kullandığını söyledi.

    Dağ şöyle konuştu:

    “Bıktırma politikalarına devam ettiler. Bizim bireysel ve derneğimize ait olan sosyal medya hesaplarımızı incelemeye aldılar. Komutan bize, ‘ben bu sayfalarda bir şey yakalarsam sizin canınızı yakacağım. Siz burayı terk etmezseniz sizi mahvedeceğim’ gibi tehditlerde bulundu. Her gittiğimiz yere jandarma peşimizden geliyordu.

    Biz de köydeki insanlarımızın daha fazla rahatsız ve tedirgin olmaması için köyde çıkma kararı aldık. Bizim eylem yapma ve ormanlarımızı koruma yasal hakkımızdır. Buna kimse engel olamaz. Bizim ormanlarımızı devlet bir yandan, kaçak kesim yapan kişiler bir yandan yok ediyor. Orda yaşayan insanlar olarak baskılara boyun eğersek kalan ormanlarımız da yok olacak.”

    (HABER MERKEZİ) 

  • İskenderun’da ağaç katliamı-VİDEO

    İskenderun’da ağaç katliamı-VİDEO

    PİRHA- Hatay İskenderun’da Karayılan Mahallesi’nde bulunan ormanlık alanda gençleştirme ve seyrekleştirme adı altında ağaç katliamı yapılıyor. Yaşanan katliama tepki gösteren İskenderun Çevre Derneği Başkanı Nermin Kara, ormanlarımız yakılırken, ağaç kesiminin kabul edilemez olduğunu ifade etti.

    Türkiye’de son 2 ay içinde binlerce hektar ormanlık alan yok oldu. Antalya’dan Muğla’ya, Kazdağları’ndan Dersim’e ormanlar yakılıp yok edilirken, diğer taraftan Orman Genel Müdürlüğü, bir çok kentte ‘gençleştirme’ ve ‘seyrekleştirme’ adı altında ağaç katliamı yapıyor.

    Bunun en son örneklerinden biri de Hatay’ın İskenderun ilçesinde yaşanıyor. Sırtını Amanos Dağlarına yaslamış olan Hatay’ın İskenderun ilçesinin Karayılan Mahallesi’ne bağlı Çamlıbel Yaylası’nda yüzlerce çam, ıhlamur ve meşe ağacı kesildi.

    Ağaç kesiminin olduğu alanda incelemelerde bulunan İskenderun Çevre Derneği Başkanı Nermin Kara, yaklaşık bir yıldır ‘gençleştirme’ ve ‘seyrekleştirme’ adı altında ağaç katliamı yapıldığını belirterek, “ağaç katliamının yanında bir de yol yapım çalışması yapılıyor. Neden? diye soruyoruz ve yetkililerden cevap bekliyoruz” dedi.

    Nermin Kara, orman yangınlarının tüm Türkiye’nin içini acıttığı bir dönemde, ‘gençleştirme’ adı altında yapılan katliam olduğunu ifade ederek, “Ormanlarımıza daha fazla sarılalım. Bu kesimleri görüldüğü gibi yapmayalım. Bütün dünya iklim değişikliğiyle, kuraklıkla mücadele ederken, bizler de ormanlarımızı koruyalım” diye konuştu.

    Yaşanan orman katliamına tepki gösteren yurttaşlar da, milletine hizmet edecek zihniyet istediklerini söyleyerek, “Ormanlarımız olmazsa su olmaz, hayat olmaz” diyerek, ormanları koruma çağrısında bulundu.

    Diren KESER/İSKENDERUN

     

     

  • Zeroğlu:Dersimliler kendi doğasını, toprağını korumalıdır-VİDEO

    Zeroğlu:Dersimliler kendi doğasını, toprağını korumalıdır-VİDEO

    PİRHA-Dersim Hozat’ta orman yangını yayılarak devam ederken, Adana Dersimliler Derneği Başkanı Yılmaz Zeroğlu, ormanların milli servet olduğunu belirterek, “orman yangını hala devam etmesi ve müdahale edilmemesi bizi düşündürüyor” dedi. 

    Dersim’in Hozat ilçesinin Danzi ve Kurukaymak köyü Koçeri mezrasında 17 Ağustos’ta askeri operasyonlar sırasında başlayan orman yangını yayılarak devam ediyor.

    Yangına ilişkin açıklama yapan Adana Dersimliler Derneği Başkanı Yılmaz Zeroğlu, ormanların milli servet olduğunu belirterek, “orman yangını hala devam etmesi ve müdahale edilmemesi bizi düşündürüyor” dedi.

    Zeroğlu, çıkan orman yangını nedeniyle gökyüzünün tamamen karardığını yereldeki yurttaşların kendilerine ilettiğini ifade ederek, “Ama ne yazık ki toplumda bir duyarsızlık var. Değerlemiz elden gidiyor ve seyretmekten başka birşey yapmıyoruz” diyerek Türkiye toplumuna duyarlılık çağrısında bulundu.

    DEDEF’in ciddi bir çalışma yürütüp kqmuoyu oluşturması gerektiğini vurgulayan Zeroğlu, “Yetkilileri harekete geçirecek bir girişimde bulunmamız gerekiyor. Dünyanın her yerinde yaşayan Dersimlilerin kendi doğasını, toprağını koruyacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    Diren KESER/ADANA

     

  • Şemdinli’de orman yangını devam ediyor-VİDEO

    Şemdinli’de orman yangını devam ediyor-VİDEO

    PİRHA- Şemdinli’de 3 günüdür orman yangını devam ederken, yangının söndürülmesi çağrısında bulunanlara AKP’li Şemdinli Belediye Başkanı Tahir Saklı ‘yaygara yapıyorlar’ dedi. Belediye Başkanının bu sözüne demokratik kitle örgütleri tepki gösterdi. 

    Hakkari’nin Şemdinli ilçesindeki Nêrkole köyü Goman tepesinde 3 gün önce başlayan orman yangını sürüyor.

    Şemdinli’nin Derecik istikametindeki Nêrkole köyüne kadar yayılan yangına dair sosyal medya üzerinden duyarlılık çağrıları yükseldi.

    “#Şemdinliyanıyor” başlığıyla yapılan paylaşımlarda, yangına bir an önce müdahale edilmesi çağrıları yükselirken, yetkililer, arazinin engebeli ve dağlık olmasından dolayı, rüzgarın da etkisiyle birlikte belli bir alanda yayıldığını belirterek, devam eden çalışmalar sonrasında alanın büyük çoğunluğu kontrol altına alındığını iddia etti.

    AKP’li Şemdinli Belediye Başkanı Tahir Saklı, orman yangınının söndürülmesini isteyenleri ‘yaygaracı’ olarak itham etti.

    Belediye Başkanı Tahir Saklı’nın “yaygara” açıklamasına ise, İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Temsilciliği, Hakkari Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ESOB), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İl Koordinasyon Kurulu (TMMOB-İKK), Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Şubeler Platformu, Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ortak yazılı açıklama yaparak tepki gösterdi.

    Yapılan açıklamada, “Şemdinli Belediyesi yöneticilerine, vatandaşlık sorumluluğuyla kamuoyu yaratmaya çalışan yurttaşlara yönelik ‘yaygara kopartma’ ithamlarında bulunmak yerine, yayılan yangılara ivedilikle ve ciddiyetle yaklaşmaları gerektiğine ilişkin sorumluluklarını hatırlatıyoruz. Bu yangınlarda hayatını kaybeden her bir canlının acısını yüreğimizde hissediyoruz” ifadelerine yer verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP Eş Genel Başkanı Sancar, Milas Belediyesini ziyaret etti-VİDEO

    HDP Eş Genel Başkanı Sancar, Milas Belediyesini ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA- Orman yangının büyük tahribat yarattığı Milas ilçesinde incelemelerde bulunan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, iktidarın sorumluluklarını yerine getirmediğini ve uyarıları dinlemediğini belirterek, yangınla mücadele eden emekçilerin haklarının ödenmeyeceğini vurguladı.

    Halkların Demiokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, orman yangının büyük tahribat yarattığı Milas ilçesinde incelemelerde bulundu.

    Sancar ve beraberindeki heyet Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat’ı ziyaret etti.

    Yangın sürecinde yaşananlarla ilgili Belediye Başkanı’ndan bilgi alan Sancar, bütün kayıplar için üzgün olduğunu ifade ederek, “Emekçilerin büyük fedakarlıkla çalıştıklarının farkındayız. Belki çok gündeme gelmiyor ama emekçilerin canla başla çalıştıklarını biliyoruz. Belki de tek tesellimiz onların sonsuz emekle ve fedakârlıkla çalışıyor olmasıdır. Belediyelerin çalışmalarının da farkındayız. İmkanların ve yetkilerin sınırlı olmasıyla ilgili söylenecek çok şey var. Sorumluluğun belediyelere yıkılmak istenmesi aymazlıktır” dedi.

    Sancar, “İktidar sorumluluklarını yerine getirmedi, uyarıları dinlemedi. Yangınlar başladıktan sonra yapması gerekenleri yapmadı. Böyle felaketlerle karşı karşıya kaldığımızda muhalafet partilerinin yaptığı uyarıların haklı olduğu ortaya çıkıyor. Meclis bir an önce olağanüstü toplanmalı ve araştırma komisyonu kurulup sorumlular açığa çıkarılmalıdır” diye konuştu.

    Felaketlerin ülkeyi çok ağır bir sürece sürüklediğini vurgulayan Sancar, “Bize düşen görevinde çok önemli olduğunu düşünüyorum. Toplumsal kesimler bu süreçte büyük bir rol oynayabilir. İktidarın vurdumduymazlığına ve aymazlığına karşı toplumsal dayanışmayı büyütmeliyiz” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE TOPLUMUNU İKTİDARIN İSAFINA TERK ETMEYECEK BİR ÇALIŞMA GEREKİYOR”

    Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye toplumunu iktidarın insafına terk etmeyecek bir çalışma gerekiyor. Son bir önerim var, sizin huzurunuzda dile getirmek istiyorum. Muhalefet partilerinin hemen bir koordinasyon kurmasında büyük bir fayda vardı. Bunu STK’larla, çevreci örgütlerle, sivil yardım kuruluşlarıyla birlikte yürütme imkanımız da var. Gecikmeden Türkiye toplumunu iktidarın insafına, keyfiliğine, terk etmeyecek bir çalışma gerekir. Bu bizim sorumluluğumuzdur, muhalefetin ve demokrasi güçlerinin sorumluluğudur. “İktidar şunu yapmadı, bunu yapmadı” diye sürekli saymak yerine biz alternatifleri siyasal muhalefet ve toplumsal demokratik güçler olarak ortaya koymak durumundayız, böyle bir görevimiz vardır. Bu çağrıyı sizin huzurunuzda Türkiye’deki bütün siyasal güçler ve demokratik muhalefet partilerine yapmak istiyorum. Gelin birlikte çalışalım. Bu toplumu bu iktidarın çeşitli fesat fitne çevrelerinin insafına, oyunlarına terk etmeyelim. Bu oyunları bozmak için büyük imkanımız toplumsal dayanışma ve güç birliğidir. Tekrar geçmiş olsun. Umarım bu zorlukları ilk fırsatta aşarız. Sonrasında da ekolojik yenilenme konusunda her bir bireyimiz, burada bulunan herkes bütün çalışanlarımız her türlü katkıyı sunmaya hazırlar. İnşallah en kısa zamanda yangın kontrol altına alınır, bizler de ekolojik yenilenmeyi yapma aşamasına gelebilelim.

    “AĞAÇLARIN YANARKEN ÇIKARDIĞI SES KULAKLARIMIZDAN ÇIKMIYOR”

    Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat da, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Üzülerek ifade etmek isterim ki Bodrum’dan Kemerköy Termik Santrale kadar bir tane yeşil ağaç yok. Önümüzde vicdanen kaldıramayacağımız bir tablo söz konusu. Ağaçların yanarken çıkardığı ses kulaklarımızdan çıkmıyor” diye aktardı.

    Koordinasyon sıkıntısının süreç boyunca yaşandığının altını çizen Tokat, “İlçemize bakanlar geliyor, ben televizyondan izliyorum. Sonraki gün İç İşleri Bakanı geldi, görüştük. Derdimizi anlatmaya çalışıyoruz. ‘Herşey kontrol altında’ deyip dinlemedi. Bizim şu an birincil görevimiz yangını söndürmek. İkincisi de hayvanlara ve insanlara yardım etmektir” ifadelerine yer verdi.

    (HABER MERKEZİ)