Etiket: ortaokul

  • Veli-Der Denizli Şube: Veli ve öğrenciler adına ders seçen okul yöneticileri suç işliyor-VİDEO

    Veli-Der Denizli Şube: Veli ve öğrenciler adına ders seçen okul yöneticileri suç işliyor-VİDEO

    PİRHA- Veli-Der Denizli Şube Başkanı Elif Bekçi, ortaokullarda ve liselerde seçmeli ders tercihleri süreci ile ilgili uyarıda bulunarak, “Seçmeli derslerin seçimi, okul idarecilerinin dini, ideolojik yönlendirme, baskı ve zorlamalarına değil, çocuklarımızın ilgi, yetenek ve pedagojik ihtiyaçlarına göre yapılmalıdır” dedi.

    Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) e-okul sistemi üzerinden 2024-2025 eğitim öğretim yılına ait seçmeli derslerin seçim işlemlerinin başladığını duyurdu.

    Seçmeli derslerin seçimi ile ilgili olarak, “Okul yönetimince seçmeli dersler; okulun fiziki imkânları, mevcut öğretmen durumu, derslerin program içerikleri, zorunlu derslerin ve kişisel gelişiminin desteklenmesi, eğitim politikalarımızın gelecek vizyonu ve öğrencilerimizi millî, ahlâkî, insani, manevî ve kültürel değerlerini benimseyen ve koruyan fertler olarak yetiştirme amaçları da dikkate alınarak öğrencilerin talepleri doğrultusunda belirlenecektir” ifadeleri kullanıldı.

    “VELİ VE ÖĞRENCİLER ADINA DERS SEÇEN OKUL YÖNETİCİLERİ SUÇ İŞLİYOR”

    Öğrenci Veli Derneği Denizli Şubesi konuya dair dernek binasında basın toplantısı yaptı.

    Açıklamayı okuyan Öğrenci Veli Derneği Denizli Şube Başkanı Elif Bekçi, iktidarın siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda eğitime yön verdiğini belirterek, “Seçmeli dersler öğrencilerin hayata hazırlanması, ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkarılması açısından önemlidir. Seçmeli derslerin okul programlarının ayrılmaz bir parçası olarak öğrencilerin gelişimlerine destek olması, ayrıca bilişsel, duyuşsal ve sosyal gelişimlerine katkı sağlaması gerekmektedir. Bütün bu bilimsel gerçekleri gözardı ederek, iktidarın siyasal-ideolojik hedeflerine göre hareket eden, veli ve öğrenciler adına ders seçen okul yöneticileri açıkça suç işlediklerini bilmeli ve ona göre hareket etmelidir” dedi.

    DENİZLİ MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ’NE ELEŞTİRİ

    Bekçi, Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ders seçimiyle ilgili tarafsız ve özgür bir ortam sağlamadığı eleştirisinde bulunarak, “Fakat görüyoruz ki Denizli Milli Eğitim Müdürlüğü, öğrencilerin ve velilerin seçmeli ders seçimiyle ilgili tarafsız, özgür bir ortam sağlamaları gerekirken, 9 Şubat Cuma günü sosyal medya hesabından, ‘Dersimi seçiyorum, dinimi öğreniyorum’ görselinde “Kur’an-ı Kerim, Peygamberimizin Hayatı, Temel Dini Bilgiler, Görgü Kuralları ve Nezaket, Kültür ve Medeniyetimize Yön verenler” derslerini işaret ederek okul müdürlüklerine başvurulmasını istemiştir. Bu paylaşım asla kabul edilemez” diye belirtti.

    “MÜDÜRLÜKLER, DERS SEÇİMİNDE DİNİ-İDEOLOJİK YÖNLENDİRME İÇERİSİNDE”

    Bazı okul müdürlüklerinin seçmeli ders dilekçelerini velilerin imzalamasını istediğini ifade eden Bekçi, şunları kaydetti:

    “Seçmeli derslerin seçiminde okul idarecilerinin dini, ideolojik yönlendirme, baskı ve zorlamaları suç olduğunu hatırlatarak, “Milli Eğitim Bakanlığı demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nde, bütün itirazlarımıza rağmen zorunlu din dersleri varken birde seçmeli dersler içerisinde bu dersleri seçme zorunluluğu getirdi. Şimdi de Milli Eğitim Müdürlükleri, bu derslerin seçimiyle ilgili yönlendirmelerde bulunarak; okul yöneticilerini, öğretmenleri, veli ve öğrencileri etkileyerek bu derslerin seçimi sağlamaya çalışmaktadır. Bazı okul müdürlükleri, kendilerinin hazırladığı “Seçmeli Ders Dilekçelerini” velilere göndererek bu dilekçeleri imzalamalarını istemektedir. Velilerin itirazlarına okul müdürlükleri, ‘bakanlık bunların dışında seçmeli ders belirlemedi. Sınıf oluşturacak kadar yeterli öğrenci sayısına ulaşılamadığından o ders için sınıf açamıyoruz, o nedenle bu dersleri seçmeniz’ gerekiyor gibi açıklamalar yapmaktadırlar.”

    “ÖĞRENCİ VE AİLELERİN YANINDA OLACAĞIZ”

    Öğrenci Veli Derneği Denizli Şube Başkanı Elif Bekçi, seçmeli derslerin belirlenmesi sürecinde yaşanılan sorunlara karşı öğrenci ve velilerin yanında olacaklarını kaydederek, Denizli Milli Eğitim Müdürlüğü’nü, öğrenci ve velilere herhangi bir dini, ideolojik yönlendirme ve baskı yapmadan, özgürce seçmeli dersleri seçme ortamı sağlamaya davet ediyoruz. Okullarda en az 10 öğrencinin aynı dersi seçmesi durumunda okul müdürlüklerinin gerekli planlamayı yaparak, bu derslerin okutulmasını sağlanmasını istiyoruz. Öğrenci Veli Derneği olarak zorunlu seçmeli ders uygulamasından derhal vazgeçilerek seçmeli ders şekline dönüştürülmesini talep eder her türlü haksızlığın, hukuksuzluğun karşısında ve seçmeli derslerin belirlenmesi sürecinde yaşanılan sorunlarda öğrenci ve velilerimizin yanında olmaya devam edeceğimizi tüm kamuoyu ile paylaşmak isteriz” diye belirtti.

    PİRHA/DENİZLİ 

  • Savcılık, Aleviliğe hakareti kovuşturmaya gerek görmedi-VİDEO

    Savcılık, Aleviliğe hakareti kovuşturmaya gerek görmedi-VİDEO

    PİRHA-Arnavutköy’de Cumhuriyet Ortaokulu’nda ücretli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin, “Alevilerin yemeği yenmez” sözleri ilgili Arnavutköy Cemevi yöneticilerinin Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı suç duyurusu için savcılık suç unsuru oluşmadığı gerekçesiyle “kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, savcılığın bu kararına tepki gösterdi.

    2018 yılında İstanbul’da 201Arnavutköy ilçesinde bulunan Cumhuriyet Ortaokulu’nda ücretli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görev yapan G.B. derste “Alevilerin Hz. Peygamber efendimizi sevemediğini” konu almış ve devamında “Alevilerin yemeği yenmez” diyerek Alevilere hakaret etmişti.

    Arnavutköy Cemevi yönetimi, 8 Ekim 2018 yılında öğretmen hakkından İstanbul Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu.

    SAVCILIK GEREKÇESİ

    Gaziosmanpaşa Başsavcılığı başvuru için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdi. Başsavcılık gerekçesinde şunları savundu:

    “‘Birinci ve ikinci husus, halkın sosyal sınıf, ırk, dini, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer kesimi aleyhine kine ve düşmanlığı’ ‘alenen tahrik’ olduğu, şüpheli üzerine atılı suç bakımından aleniyet unsurunun bu bakımından gerçekleşmediği,

    Üçüncü husus ise birinci ve ikinci hususta belirtilen hareketin ”bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkmasını’ gerektirmesi gerektiği, bu nedenle şüphelinin eyleminin bu sonuca yol açmadığı,

    TCK 216/2 maddesinde düzenlenen suç bakımından ise şüphelinin eyleminin gerçekleştirdiği yer bakımından aleniyet unsurunu oluşturmadığı,

    Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmada müştekinin şikayet dilekçesi, tanık ifadeleri, şüphelinin savunması ile dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmış olmakla, olayla ilgili olarak kamu adına KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA karar verildi.”

    ARNAVUTKÖY CEMEVİ BAŞKANI: BU OLAYIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ!

    Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, savcılığın bu kararına tepki gösterdi.

    Yılmaz, “Bugün öğrendik ki Alevilere hakaret etmek suç değil. Biz yılmayacağız, mücadelemize devam edeceğiz. Bir üst mahkemeye başvuracağız” dedi. Yılmaz, bu olayın peşini bırakmayacaklarını belirterek, “Bu davanın bu hale gelmesinde, solcuyum, sosyal demokratım diye siyaset yapanlar bu davaya sahip çıkmadılar. Bugün bize hakaret edildi, yarın onlara hakaret edilmeyeceğinin garantisi yok. Alevi kurumları büyük hizmetler yapıyorlar ama bu davaya sahip çıkmadılar. Üzülüyorum. Alevilere küfretmekle tüm topluma hakaret edilmiştir”  diye konuştu.

    PİRHA/iSTANBUL

  • Ortaokul ve lisede sınıfta kalma geri geliyor

    Ortaokul ve lisede sınıfta kalma geri geliyor

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 2020-2021 eğitim-öğretim yılından itibaren ortaokul ve liselerde sınıfta kalmayı yeniden getireceklerini açıkladı. Ziya Selçuk sınıfta kalmanın kaldırılmasıyla eğitimde kalitenin düştüğünü söyledi.

    AK Parti 2012 yılında çıkardığı bir yönetmelik ile ilkokul dahil ortaöğretimlerde sınıf tekrarını kaldırmıştı. Eğitimciler, sınıfta kalmanın kaldırılması halinde eğitimde kalitenin düşeceği uyarısında bulunmuştu.

    Sözcü’den Saygı Öztürk’e konuşan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, gelecek eğitim öğretim döneminden itibaren ortaokul ve lisede sınıfta kalmanın geri getirileceğini çünkü bu uygulamanın eğitimde kaliteyi düşürdüğünü söyledi.

    NASIL SINIF GEÇİLİYOR?

    İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’ne göre ilkokullarda öğrencilere sınıf tekrarı yaptırılmıyor. Yani ilk 4 sınıfta, kalma yok.

    Ortaokullarla ilgili yönetmelik maddesi şöyle: “Ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında alınan bütün önlemlere rağmen bir üst sınıfı başarmada güçlüklerle karşılaşabilecek öğrencilerin sınıf geçmesi veya sınıf tekrarına ikinci dönemin son haftasında şube öğretmenler kurulunda karar verilir.”

    Ancak uygulamada ortaokulda da sınıf tekrarına bırakılan öğrenci olmuyor.

    Lisede başarısız dersi de olsa öğrencinin yıl sonu başarı puanı 50 ise zayıf derslerine bakılmadan sınıf geçebiliyorlar. Bir öğrenci toplam 6 dersten başarısız olsa bile bir üst sınıfta okuyabiliyor.

  • AKP iktidara geldiğinden bu yana; Kuran kursu 12 bin, lise 5 bin 565 arttı

    AKP iktidara geldiğinden bu yana; Kuran kursu 12 bin, lise 5 bin 565 arttı

    Kaynak yetersizliği gerekçesiyle ikili eğitim sorununu bir türlü çözemeyen iktidar, 2002 yılından bugüne kadar yalnızca 5 bin 565 yeni lise inşa edebildi. Buna karşın 11 bin 809 Kuran kursu hizmete açıldı.

    AKP iktidarı döneminde Kuran kursu ve ortaöğretim kurumu sayısındaki değişim, iktidarın siyasi tercihlerini bir kez daha gözler önüne serdi. AKP iktidarının birinci yılında 6 bin 210 olan lise sayısı, 2019 yılında 12 bin 506’ya yükselirken aynı dönemde Kuran kursu sayısı 3 bin 984’ten 15 bin 796’ya fırladı. Türkiye’deki Kuran kurslarının sayısı 2002 yılına göre 2019’da yüzde 296 arttı.

    BirGün’ün haberine göre; Eğitimin giderek derinleşen sorunlarından biri olan ikili eğitimi kaynak yetersizliği gerekçesiyle bir türlü çözmeyen iktidar, 2002 yılından 2019 yılına kadar yalnızca 5 bin 565 lise inşa edebildi. Aynı dönemde inşa edilen Kuran kursu sayısı ise 11 bin 809 oldu.

    2013’TE 10 BİN LİSE

    AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında, Türkiye’de 6 bin 210 ortaöğretim kurumu bulunuyordu. Ortaokuldan ortaöğretime geçen öğrenci sayısının artması ile birlikte yeni okul inşaatı da zorunlu hale geldi. Bu kapsamda, 2012-2013 eğitim öğretim yılının sonuna kadar 4 bin 208 yeni lise eğitime kazandırıldı. 2013 yılında 10 bin 198 olan lise sayısına karşın ortaöğretimdeki öğrenci sayısı açık öğretim lisesindeki öğrenciler de dahil 4 milyon 420 bine ulaştı.

    LİSELERDE YIĞILMA

    Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim sendikalarının ve velilerin tüm tepkilerine karşın 2013 yılında zorunlu eğitime, “4+4+4” sistemini getirdi. Yeni sistem ile birlikte ortaöğretimdeki öğrenci sayısında yığılma yaşandı. Mevcut okulların kapasitesi, örgün eğitimdeki lise öğrenci sayısını karşılamayınca, uzun yıllardır var olan ikili eğitim sorunu daha da derinleşti.

    İKİLİ EĞİTİM SORUNU

    Uzman görüşü alınmaksızın getirilen, “4+4+4” sisteminin ilk yılında Türkiye’deki lise sayısı 10 bin 955 iken bu sayı 2018-2019 eğitim öğretim yılında 12 bin 506’ya çıktı. Böylelikle, 2014 yılından 2019 yılına kadar geçen beş yılda inşa edilen okul sayısı bin 551’de kaldı. Ortaöğretimdeki öğrenci sayısının ise 5 milyon 594 bin olduğu bildirildi. Birçok okul, kapasite yetersizliği nedeniyle ikili eğitime geçmek zorunda bırakıldı.

    BİR YILDA 5 BİN KURAN KURSU

    Türkiye’deki Kuran kursu sayısındaki en çarpıcı artış 2010-2011 ile 2011-2012 eğitim öğretim dönemlerinde yaşandı. 2010-2011’de 9 bin 485 olan Kuran kursu sayısı, bir yılda yüzde 54 artırılarak 14 bin 676’ya ulaştı.

    YATIRIM DİN EĞİTİMİNE

    İktidarının ilk yılından 2018 yılı sonuna kadar yalnızca 5 bin 565 lise inşa eden AKP, kamu kaynaklarının büyük bölümünü din eğitimine ayırdı. 2002 yılında 3 bin 984 olan Kuran kursu sayısı şöyle arttı:

    2007: 7 bin 230
    2012: 14 bin 676
    2017: 15 bin 796’ya çıktı.

    YATIRIMLARDA KESİNTİ

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her fırsatta dile getirdiği, “Eğitime ayrılan payı artırdık” söylemi de 2019 yılında MEB bütçesinden eğitim yatırımları için ayrılan payda karşılık bulmadı. 2019 yılında 113,8 milyar TL olan MEB bütçesinde eğitim yatırımlarının payı 5,6 milyar TL oldu. Eğitim yatırımları bütçesi 2018 yılına göre 2019 yılında 2,2 milyar TL azaltıldı.

  • Devlet okullarında ‘bağış’ krizi

    Devlet okullarında ‘bağış’ krizi

    Yeni dönem kayıtları için okullara giden aileler, bağış miktarlarından şikayetçi.

    Çocuğu ilkokula ve ortaokula yeni başlayacak anne-babalar, kayıt için gittikleri okullarda istenen yüksek bağışlardan muzdarip durumda.

    Bin liradan başlayan kayıt paraları, semte, okulun popülerliğine ve sağlanan olanaklara göre 25 bin liraya kadar çıkabiliyor. Kimi veliler, daha az öğrencili sınıf, daha iyi eğitim, daha çok fiziksel olanak umuduyla bu paraları ödüyor. Parası olan veliye “adrese kayıtlı” olsa da olmasa da kapılar açılıyor. “Öğretmen tercihleri” için de esktra para isteniyor. 5 bin lira veren veli çocuğunu istediği öğretmenin sınıfına kayıt yaptırıyor.

    Eğitim-Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, okullar arası, bölgeler arası eşitsizliğin, Türkiye tarihinde görülmemiş şekilde derinleştiğini vurgulayarak, “Adrese dayalı kayıt sistemi nedeniyle veliler adres bölgesinde okulların donanımı yetersiz ise adres dışındaki okullara çocuğunu kayıt etmek istemektedir. Adres dışında bulunan okullara kayıt sırasında da okul idarecileri tarafından velilerden yüklü kayıt paraları istenmektedir. Şu an memleketin her yerinde asıl gerçeklik; paran varsa o da yetmez paran kadar eğitimdir. Hükümet anayasaya aykırı bir şekilde kamusal eğitim sorumluluğundan vazgeçmekte ve suç işlemektedir” dedi.

    Cumhuriyet’ten Figen Atalay’ın haberine göre, Eğitim-Sen İstanbul 1 No’lu Şube Yürütme Kurulu üyesi Murat Durmuş, özellikle ortaokula kayıtta büyük bağışlar istendiğine dikkat çekerek, velilerin karşı karşıya kaldıkları durumları şöyle anlattı:

    “PARAN YOKSA İMAM HATİBE TESLİM OLACAKSIN”

    “Örneğin Zeytinburnu gibi çok sayıda imam hatip ortaokulunun bulunduğu semtlerde yaşayan veliler, laik, akademik eğitim istiyorlarsa çocuklarını Bakırköy, Ataköy, Yeşilköy gibi semtlerdeki ortaokula kayıt yaptırmak istiyor. Okullarda istenen bağışlar 5 bin liradan başlıyor 12-13 bine kadar çıkıyor. Paran yoksa imam hatibe teslim olacaksın. Geçen yıl bir okul 4 yıl için 20 bin lira istemişti velilerden. Okulların parası yok. Devlet okullarında ağırlıklı İngilizce eğitimi verilmiyor. Bazı okullar bunun için bir şirketle anlaşıyor. ‘Devletin vermediği dil eğitimini verdiğim için parayı buna harcıyorum, sosyal etkinliklere harcıyorum’ diyor. LGS’de İngilizce sorularında sıfır çeken 101 bin öğrenci var. Veli ‘bir soru bile doğru yapsa şu kadar öne geçecek’ düşüncesiyle bu parayı veriyor. Özellikle ilkokulda belli bir öğretmen tercih ediliyorsa ayrıca para isteniyor. Adrese dayalı sistemde ya 6 aylık fatura götüreceksin ya bağış vereceksin. Fatura varsa, gerçekten o adreste oturuyorsan o zaman 500 lira-bin lira arası isteniyor. Bağış süreci okul aile birliği üzerinden yürüyor ama müdür ve müdür yardımcılarının inisiyatifi dışında olamaz. Paran varsa adres, fatura sorulmadan kayıt yapılıyor.”

  • Milli Eğitim Müdürü’nün görevi midir?; ortaokulda türban dağıttı

    Milli Eğitim Müdürü’nün görevi midir?; ortaokulda türban dağıttı

    PİRHA – Silopi Milli Eğitim Müdürü, Şehit Binbaşı Ercüment Türkmen İ.H. Ortaokulu’na giderek kız öğrencilerine türban dağıttı. Sabahları İmam Hatip olarak eğitim verilen okulda, öğleden sonra ise normal eğitim veriliyor.

    Şırnak Silopi Milli Eğitim Müdürü Bülent Dayanan, Şehit Binbaşı Ercüment Türkmen İ.H. Ortaokulu’na giderek kız öğrencilerine türban dağıttı.

    SABAH İMAM HATİP AKŞAM NORMAL EĞİTİM VERİLİYOR

    Şehit Binbaşı Ercüment Türkmen İ.H. Ortaokulu’nda ikili eğitim yapılıyor. Sabahları İmam Hatip olarak eğitim verilen okulda, öğleden sonra ise normal eğitim veriliyor. Okulun sosyal medya hesabından 1 Mart’ta yapılan paylaşımlar dikkat çekti. Kız öğrencilere Silopi İlçe Milli Eğitim Müdürü Bülent Dayanan, Okul Müdürü Ferhat Ünaldı ve Müdür Yardımcısı Beyza Güler tarafından türban dağıtıldı.

    Okulun sosyal medya hesabından 1 Mart’ta türban dağıtma fotoğrafları paylaşılırken, 2 Mart’ta ise tüm kız öğrencilerin türbanlı olarak çekilmiş toplu fotoğrafı paylaşıldı. (CUMHURİYET)