Etiket: ortodoks

  • Sahibinden satılık Ermeni kilisesi Meclis gündeminde

    Sahibinden satılık Ermeni kilisesi Meclis gündeminde

    PİRHA – Milletvekili George Aslan, Sivas’ın Hafik ilçesindeki Surp Garabet Kilisesi’nin satılığa çıkarılmasına tepki gösterdi. Aslan, konuya ilişkin soru önergesi vererek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a “Surp Garabet Kilisesi ve benzer şekilde tapusu şahıslara geçmiş olan kilise ve manastırların sahiplerine iadesi için çalışmalarınız var mıdır/olacak mıdır?” diye sordu.

    Kamuoyunda sıkça rastlanılan “Satılık kilise” vakasının bir örneğine de Sivas’ta rastlandı. Tarihi kilise, sahibi olduğu belirtilen şahıs tarafından 16 milyon TL’ye satılığa çıkarıldı.

    Sivas’ın Hafik ilçesindeki Surp Garabet Kilisesi’nin satılığa çıkarılmasına (Tarihi Tuzhisar Kilisesi) ilişkin Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Mardin Milletvekili George Aslan’dan tepki geldi. Konuya ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne soru önergesi veren Aslan, Türkiye’de internet yoluyla satılığa çıkarılan kilise haberlerine sık sık rastlanıldığına vurgu yaptı.

    George Aslan, geçtiğimiz yıllarda Mardin’in Artuklu ilçesindeki 1700 yıllık Mor Yuhanna Süryani Ortodoks Kilisesi’nin de bir kişi tarafından internet sitelerinde satışa çıkarıldığını hatırlattı. Aslan, benzer bir durumun geçtiğimiz yıllarda Bursa’da Ermenilere ait bir kilisede yine görüldüğünü aktardı.

    “HRİSTİYAN YURTTAŞLARI RENCİDE EDEN DURUM”

    Milletvekili George Aslan, Hristiyanların kutsal ibadet yerleri olan kilise ve manastırların şahıslarca satışa çıkarılmasının Hristiyan yurttaşları rencide ettiğini de belirtti. Aslan, konuya ilişkin açıklamasında “Söz konusu kilise ve manastırların satılığa çıkarılmasının önlenmesi ve ülkenin ortak değeri olan bu tarihi ibadethanelerin korunması iktidarın sorumluluğundadır” ifadelerini kullandı.

    “KİLİSENİN TAPUSU ŞAHSA NASIL GEÇTİ?”

    Mardin Milletvekili George Aslan, konuya ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a şu soruları yöneltti:

    “*Sivas’ın Hafik ilçesinde bulunan Surp Garabet Kilisesi’nin basına yansıdığı üzere internet üzerinden satışa çıkarıldığına ilişkin bilginiz var mıdır?

    *Adı geçen kilisenin tapusunun şahsa ait olduğu iddiası doğru mudur? Doğruysa kilisenin tapusu nasıl ve hangi şartlarda şahsa geçmiştir?

    *Tapusu Bakanlığınıza ait kaç kilise ve manastır mevcuttur? AKP iktidarları döneminde tapusu şahıslara geçmiş veya satılığa çıkarılmış kilise ve manastır sayısı kaçtır?

    *Kilise, manastır ve diğer din ve inançlara ait ibadethanelerin kişiler tarafından satışının engellenmesi için herhangi bir çalışmanız var mıdır?

    *Surp Garabet Kilise ve benzer şekilde tapusu şahıslara geçmiş olan kilise ve manastırların sahiplerine iadesi için çalışmalarınız var mıdır, olacak mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Depremin 1. Yılında Antakyalı Ortodoks Hristiyanlardan anma etkinliği -VİDEO

    Depremin 1. Yılında Antakyalı Ortodoks Hristiyanlardan anma etkinliği -VİDEO

    PİRHA – Antakyalı Ortodoks Hristiyanların fikir ve dayanışma platformu olan Nehna, 6 Şubat depreminin 1. yılı yaklaşırken anma etkinliği düzenledi. Nehna kurucularından Ketrin Köprü, “Diğer deprem illerinde bir takım iyileşmeler yaşandı ve bunları görüyoruz ama Antakya’da herhangi bir iyileşme yok” dedi.

    Antakyalı Ortodoks Hristiyanların fikir ve dayanışma platformu olan Nehna, Beyoğlu’nda bulunan İstos Ofis’te 6 Şubat depreminin 1. yılı yaklaşırken depremde yaşamını yitirenleri anma etkinliği düzenledi. Kameralara kapalı yapılan anmada, yaşanan acıların paylaşılmasının yanı sıra memleket özlemi yaşayan Hataylı depremzedeler de duygu ve düşüncelerini anlattı.

    Anma öncesi Nehna editörü Anna Maria Beylunioğlu ve Nehna kurucularından Ketrin Köprü PİRHA’ya konuştu.

    “BİZİM AMACIMIZ KENDİ KÜLTÜRÜMÜZÜN GÜÇLÜ YANLARINI GÜNCEL SORUNLARINI ANLATMAK”

    Anna Maria Beylunioğlu, 2021 Ekim ayında Antakyalı Ortodoksları anlama ve anlatma amacıyla kurulan Nehna’dan şöyle bahsetti:

    “Bizim amacımız açıkcası kendi kültürümüzün güçlü yanlarını güncel sorunlarını anlatmak. Depremden sonra biraz daha farklı bir hal almaya başladık. Herkes gibi biz de bir yardım çabasına girdik. Bu yardım çabası daha çok sosyal medya üzerinden gerçekleşti. Hepimizin farklı networkleri vardı ve 2 tane mutfak kurulmasına vesile olduk.”

    “BUGÜN KAYBETTİKLERİMİZİ ANMAK VE YASIMIZI BERABER TUTMAK İÇİN BURADAYIZ”

    Depremden sonra kimsenin yasını paylaşmadığını dile getiren Beylunioğlu, “Herkes yardım çabasında, depremzedesi de bunun içinde ve bir çoğu da İstanbul’da, Ankara’da vesaire. Biz de İstanbul’da olduğumuz için neden burada bir anma yapmıyoruz dedik ve açıkçası içeriği konuşmalardan ziyade biz bir giriş konuşması yapıp insanların duygularını, düşüncelerini, üzüntülerini, yer yer öfkelerini paylaşmasını istemiştik. Çok kalabalık bir etkinlikti. Şimdi de birinci yılındayız. Aynı şekilde bir çok etkinlik yapılıyor, yürüyüş yapılıyor ama bir duygu paylaşımı anlamında bu tip günleri önemli buluyoruz. Sevdiklerimizi andığımız, kaybettiklerimizle tekrar tekrar vedalaştığımız günlerdir. Çünkü kolay bir süreç değil bu. Bugün bu yüzden buradayız. Birinci senesini anmak, kaybettiklerimizi anmak ve yasımızı tutup beraber tutmak için” diye konuştu.

    “UMUT YARATAN BİR ŞEY VARSA ANTAKYALILARIN GERİ DÖNMEYE DAİR İNANCI”

    Beylunioğlu son olarak şunları kaydetti:

    “Antakya şehir merkezi nasıl düzenlenecek? İnsanlar geri dönebilecek mi? Emin değiliz. O yüzden bu endişeyi taşıyoruz. Nehna’da bunu devamlı dile getiriyoruz. Açıkçası tabi ki sağlam binalar yapılması gerekiyor ama şehrin dokusu, şehrin sadece bina dokusu değil, sosyal dokusunun da korunması gerektiğini inanıyoruz. Bundan dolayı da açıkçası endişeliyiz ama Antakyalılar önce tabi ki şehri terk ettiler ama diasporada çok da yapamadılar. Bir çoğunun geri döndüğünü, psikolojik olarak zor şartlarda da olsa Antakya’da olmanın onlara iyi geldiğini biliyorum. Bunu birçok insandan birçok Antakyalıdan, birçok toplantıda duyuyorum. O yüzden bana umut yaratan bir şey varsa o da Antakyalıların geri dönmeye dair inancı.”

    “3 GÜN İÇERİSİNDE İLK MUTFAĞI İSKENDERUN’A KURDUK”

    Nehna Mutfak’tan bahseden Ketrin Köprü, depremin 3. gününde ilk mutfağı İskenderun’a kurduklarını söyleyerek “Sonra da Samandağ’daki İlyas Kilisesi’ne kurduk. Twitter üzerinden dayanışmayı büyüttük ve mutfağa gelecek malzemeler, mutfağın ihtiyaçları, gönüllüler, aşçı ihtiyaçlarımız, şeflerimiz hepsi. Dönüşümlü bir şekilde oraya gelmeye başladı ve mutfağımız yaklaşık Haziran ayına kadar aktif bir şekilde günde yaklaşık 5.000 kişiye yemek çıkarıyordu. Ben o sırada, bir ay boyunca orada kaldım ve bir ay boyunca o mutfağın işleyişiyle ilgilendim. Çünkü sadece mutfak değildi. Aynı zamanda bir Koordinasyon Merkezi’nde çalışmalar da yürüttük”dedi.

    “BEN HATAY’DA DEPREM OLDUĞUNU TELEVİZYONLARDAN DEĞİL AİLEMDEN ÖĞRENDİM”

    Köprü, depremin ilk gününden itibaren Hatay’ın ekranlarda olmadığına dikkat çekerek şunları konuştu:

    “Ben Hatay’da deprem olduğunu ailemden öğrendim. Oradaki arkadaşlarımdan, kuzenlerimden öğrendim. Televizyonlardan değil. Şu anda da nasıl başladıysa öyle devam ediyor. Orada yaşayan halkın yeniden bir şeyi inşa ederken verdiği mücadele de yüzleştiği o bürokrasiyle bunu görebiliyoruz zaten. Deprem gündeminin artık neredeyse yok sayıldığını görüyoruz. Diğer deprem illerinde bir takım iyileşmeler yaşandı ve bunları görüyoruz. Bunları televizyonlardan da takip edebiliyoruz ama Antakya’da herhangi bir iyileşme yok.”

    Devrim FINDIK-Dilan ŞİMŞEK/İSTANBUL

  • Garo Paylan, inançların eşitliği için Yeşil Sol Parti’ye destek istedi-VİDEO

    Garo Paylan, inançların eşitliği için Yeşil Sol Parti’ye destek istedi-VİDEO

    PİRHA- HDP Milletvekili Garo Paylan, Yeşil Sol Parti Mersin milletvekili adaylarıyla birlikte Hristiyan cemaatlerini ziyaret etti. Paylan, inançların eşitliği ve kardeşliği için mücadele eden Yeşil Sol Parti’ye destek istedi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, Yeşil Sol Parti Mersin milletvekili adayları Ali Bozan ve Esra Ergüzeloğlu, Rum Ortodoks Kilisesi ile Latin İtalyan Katolik Kilisesi’ni ziyaret etti. Pazar ayinine katıldıktan sonra cemaat üyeleriyle bir araya gelen Paylan, Hristiyan cemaatlerinden destek istedi.

    PAYLAN: ÇOĞULCULUĞA İNANAN BİR PARTİYİZ

    Tekçi anlayışların azınlıklar için tehlike arz ettiğini söyleyen Garo Paylan, Yeşil Sol Parti’nin farklı inanç ve kimlikleri önemsediğini dile getirerek şunları söyledi:

    “Çoğulculuğa, halkların eşitliğine inanan yönetimler bizim gibi azınlıkların varlığını sürdürmesinin teminatıdır. Yeşil Sol Parti olarak çoğul olmak, çok kimlikli, çok inançlı olmak ve bu inançların eşitliği için mücadele ediyoruz. Bütün milletvekili adaylarımız bu bilinçle mücadele edecekler. Halkların eşitliği, inançların kardeşliği için mücadele edecekler. Mecliste Ali yoldaşım gibi milletvekillerinin çok olması, ülkemizi demokrasiye daha hızlı taşıyacaktır.”

    ALİ BOZAN: BİRLİKTE DEĞİŞTİRMEK İSTİYORUZ

    Ali Bozan, diyaloğun ve birlikte değişim yaratmanın önemine vurgu yaparak, “Farklılıklarımız her zaman zenginliğimiz olmuştur. Bizler Yeşil Sol Parti olarak adınıza söz kurmak istemiyoruz. Bir arada, yan yana durarak bir şeyler yapmak istiyoruz. Bu ülkenin büyük bir kesimi artık değişim ve dönüşüm istiyor. Asıl işimiz 14 Mayıs’tan sonra başlıyor” diye konuştu.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • ‘Ortodoksların Patrik Bartholomeos’u ‘Ekümenik’ saymasına Fatih Kaymakamlığı mı engel olacak?’

    ‘Ortodoksların Patrik Bartholomeos’u ‘Ekümenik’ saymasına Fatih Kaymakamlığı mı engel olacak?’

    PİRHA – Milletvekili Garo Paylan, Fatih Kaymakamlığı’nın, İstanbul Rum Patrikliği’nin ‘ekümeniklik’ sıfatını kullanması hakkında yazılı açıklama yaparak “Patrikhanenin ekümenik olduğu iddiasının, yasal bir dayanağı bulunmamaktadır” sözünü Meclis’e taşıdı. Paylan, Fatih Kaymakamı’na, ekümenikliğin evrenselliği ifade eden, ruhani bir sıfat olduğunu anlatacak mısınız?” diye sordu.

    Fatih Kaymakamlığı’nın, 15 Ağustos 2022’de İstanbul Rum Patrikliği’nin ‘ekümeniklik’ sıfatını kullanması hakkında yazılı bir açıklama yaparak “Patrikhanenin ekümenik olduğu iddiasının, yasal bir dayanağı bulunmadığını” söylemişti. Kurumun “kaymakamlığa bağlı dini bir kuruluş” olduğunun açıklanmasının ardından Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan konuyu Meclis gündemine taşıdı.

    “CUMHURBAŞKANLIĞI RESMİ DAVET GÖNDERMİŞTİ”

    Milletvekili Garo Paylan, VI. yüzyıldan bu yana İstanbul Ortodoks Patrikliği’nin kullandığı, “onursal bir sıfat” olan ‘Ekümeniklik’ isminin Osmanlı İmparatorluğu zamanında da kabul gördüğünü belirtti. Paylan, Türkiye Cumhuriyeti döneminde İstanbul Ortodoks Patrikliği’nin onursal biçimde kullandığı ‘ekümeniklik’ sıfatının, 2010 yılında dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul görüldüğünü de belirtti.

    Garo Paylan, önergesinin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Nitekim, o tarihte Yunanistan temasları sırasında kendisine sorulan “Fener Rum Patriği’nin ‘Ekümenik’ olarak nitelenmesi sizi rahatsız ediyor mu?” sorusuna “Rahatsız etmez” cevabını vermiştir. Dahası 26 Kasım 2020 tarihinde, Cumhurbaşkanlığı tarafından Ortodoks Patriğine “Sayın Ekümenik Patrik I. Bartholomeos” hitabı ile T.C. Cumhurbaşkanlığı antetli resmi kâğıt üzerinde davet gönderilmiştir.

    Öte yandan, İstanbul Rum Patriği’ne Trabzon’da hediye edilen ‘Ekümenik Patrik Bartholomeos’ yazılı forma, Fatih Kaymakamlığı’nın; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ‘ekümeniklik’ sıfatını taşıyan İstanbul Ortodoks Patrikliği’nin ‘ekümenik olmadığı, kaymakamlığa bağlı dini bir kuruluş’ olduğunu açıklama ihtiyacı duymasına sebep olmaktadır.”

    “DİN İŞLERİNE NEDEN DEVLETİ KARIŞTIRIYORSUNUZ?”

    Milletvekili Garo Paylan, önergesinin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından cevaplandırılmasını isteyerek şu soruları yöneltti:

    “*Din işlerine neden devleti karıştırıyorsunuz?

    *Lozan Anlaşması ile koruma altına alınan azınlık kurumlarının statüsüne ilişkin açıklama yapmak Fatih Kaymakamı’nın işi midir?

    *Cumhurbaşkanlığı, Patrik Bartholomeos’u ‘Ekümenik’ sayarken Fatih Kaymakamlığı’na ne oluyor?

    *Yüz milyonlarca Ortodoksun Patrik Bartholomeos’u Ekümenik saymasına Fatih Kaymakamlığı mı engel olacak?

    *Fatih Kaymakamı’na ekümenikliğin evrenselliği ifade eden, ruhani bir sıfat olduğunu anlatacak mısınız?”

    PİRHA/ANKARA