Etiket: oruç açma

  • Tunceli Valiliği oruç açma yemeği düzenledi, Pir İnanç Dolu ‘Lokma rızalık ile olur’ tepkisini verdi!

    Tunceli Valiliği oruç açma yemeği düzenledi, Pir İnanç Dolu ‘Lokma rızalık ile olur’ tepkisini verdi!

    PİRHA-Tunceli Valiliği, Muharrem Oruçları’nın 8. gününde Dersim’deki Yolkonak Cemevi’nde oruç açma yemeği düzenledi, daha sonra cem yürütüldü. Ağuçan Ocağı Piri İnanç Dolu, “Lokma rızalık ile olur. Matemin içinde cem olmaz, bu orada bulunan pirlerin işgüzarlığıdır. Gönülleri birlemek sadece yası matemde olmamalı, hayat felsefemiz olmalı” diyerek tepki gösterdi. 

    Kerbela’da, 10 Ekim 680’de Hz. Hüseyin ile birlikte susuz bırakılarak katledilen 72 kişi için tutulan Muharrem Orucu’nun (Yası Kerbela) 9. günü.

    Aleviler evlerinde ve cemevlerinde Muharrem Orucu’nu açarken, AKP hükümeti de Alevilerin itirazlarına rağmen Valilikler aracılığıyla iftar (oruç açma) yemekleri düzenliyor.

    Tunceli Valiliği, Muharrem Oruçları’nın 8. gününde Dersim’deki Yolkonak Cemevi’nde oruç açma yemeği düzenledi, daha sonra ise cem yürütüldü.

    Ağuçan Ocağı Piri İnanç Dolu, Tunceli Valiliği tarafından verilen oruç açma yemeğine tepki gösterdi.

    “GÖNÜLLERİ BİRLEMEK SADECE YASI MATEMDE OLMAMALI”

    ‘Tunceli Valisi Şefik Aygöl, cebinden vermiş ise lokması kabul olsun ancak Tunceli Valiliği ödemiş ise doğru değil’ diyen İnanç Dolu, “Lokma rızalık ile olur. Yası matemin içinde cem olmaz, bu yapılan oradaki pirlerin işgüzarlığıdır. Gönülleri birlemek sadece yası matemde olmamalı, hayat felsefemiz olmalı. Bu ülkede yaşayan Alevilere yası matemden sonra aşurelerini yapmaları için yasal bir izin verilirse ve anayasa ile güvence altına alınırsa gönülleri birlemek adına bir adım kabul edilir” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Prof. Dr. Aziz Yağan: Siyasiler, Alevi inancının ve mekanlarının kurallarına uymalıdır

    Prof. Dr. Aziz Yağan: Siyasiler, Alevi inancının ve mekanlarının kurallarına uymalıdır

    PİRHA- Prof. Dr. Aziz Yağan, cemevlerinin siyasi partilere ve diğer dinin temsilci ve mensuplarına eşit mesafede durabilmesi gerektiğini belirterek, “Devlet görevlileri, siyasi partilerin ve diğer dinlerin temsilcileri de Alevi inancının ve mekanlarının kurallarını kabullenme ve uyma konusunda kendiliklerinden hassasiyet gösterebilmelidir” dedi. 

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Muharrem’in 10’uncu gününde Ankara Mamak’ta bulunan Hüseyin Gazi Cemevi’ne gelmesi ve cemevinin yeniden dizayn edilmesi sonrası Aleviler başta olmak üzere kamuoyundan tepkiler yükseldi.

    Bir tepki de Prof. Dr. Aziz Yağan’dan geldi.

    “CEMEVLERİMİZ SİYASİ GÖSTERİŞLERİN MEKANI HALİNE GETİRİLMEMESİ GEREKMEKTEDİR”

    Yağan, “Cemevlerimiz Alevileri inançlarını yerine getirmesi için bir araya getiren mekanlardır. Cemevlerimizdeki kurallar ve işleyişin geleneklerimize göre sürdürülmesi pirlerimizin ve Cemevi yönetimlerinin kontrolünde ve sorumluluğundadır” dedi.

    “Cemevlerimiz siyasi açıklamaların, çekişmelerin, gösterişlerin mekanı haline getirilmemesi gerekmektedir” diyen Prof. Dr. Yağan, şunları kaydetti:

    “Pirlerimiz ve Cemevleri yönetimlerimiz tarihsel hoşgörümüz ve nezaketimiz nedeniyle siyasi konuklarımızı kırmamaya özen gösteriyor olabilir. Ancak, Alevi olan ve Alevi olmayan toplumlarda yanlış anlaşılmalara neden olabilecek durumlara karşı dikkatli olmak gerekmektedir. Her bir Alevi, Cemevlerimizin inanç mekanlarımız olduğu gerçeğinden ödün vermemelidir.

    “SİYASİLERDEN ORUÇ AÇMALARA SİYASİ KİMLİKLERİNİ ÖNE ÇIKARARAK KATILMAMALARI İSTENMELİ”

    Cemevi yöneticileri Cemevini ziyarete gelen, oruç açmaya katılan devlet görevlilerinin, diğer dinlerin ve siyasi parti temsilcilerinin Pirlerin yerine oturmalarına, siyasi açıklama yapmalarına, Aleviler adına konuşmalarına, Aleviymiş gibi konuşmalarına, Alevilere seslenmelerine, iktidarın, muhalefetin eleştirilmesine ya da övülmesine izin vermemelidir. Siyasilerden oruç açmalara siyasi parti kimliğini öne çıkararak katılmamaları, konuşma yapmamaları rica edilebilir.”

    Prof. Dr. Aziz Yağan, cemevlerinin siyasi partilere ve diğer dinin temsilci ve mensuplarına eşit mesafede durabilmesi gerektiğini belirterek, “Devlet görevlileri, siyasi partilerin ve diğer dinlerin temsilcileri de Alevi inancının ve mekanlarının kurallarını kabullenme ve uyma konusunda kendiliklerinden hassasiyet gösterebilmelidir” dedi.

    Yağan şöyle devam etti:

    “Yine iftar masraflarını Alevilerden başkasının karşılayamayacağı ve cem törenine de Alevi olmayanların katılmaması kurallarımız da diğer dinlerden konuklarımıza kırmadan izah edilmeli ve bu kurallara uyulması rica edilmelidir. Sadece pirlerimiz, Cemevi yöneticilerimiz değil, her bir Alevi, inancımızın gerektirdiği kuralların ve geleneklerin korunmasında, sürdürülmesinde sorumluluk sahibidirler. Bir yanlış uygulama, yanlış bilgi, yanlış izlenim, yanlışı önemsememe başka yanlışlara neden olabilir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Aleviler, İstanbul Valiliği’nin oruç açma yemeğine davetini reddetti

    Aleviler, İstanbul Valiliği’nin oruç açma yemeğine davetini reddetti

    PİRHA- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzasıyla Valiliklere gönderilen genelge kapsamında düzenlenen Muharrem Orucu açma yemeğine davet edilen Aleviler, bu teklifi reddetti. 

    Muharrem ayı dolayısıyla Aleviler 12 İmam Orucunu tutmayı sürdürüyor. Kimi yörelerde 21 Ağustos’ta kimi yörelerde de 22 Ağustos’ta Aşure pişirilerek paylaştırılacak.

    Aleviler evlerinde ve cemevlerinde oruçlarını açarken, AKP hükümeti de boş durmuyor. Hala mahkeme kararlarına rağmen resmi ibadethane statüsü vermeyen, okullarda zorunlu din dersini kaldırmayan hükümet, aylardır Türkiye genelindeki cemevlerine İçişleri Bakanı danışmanını gönderiyor.
    “Bir ihtiyacınız var mı” sorusunu yönelten danışmana Aleviler ise mahkeme kararlarını ve taleplerini hatırlatarak danışmanı geri çeviriyor.

    Muharrem Orucu’nun devam ettiği bugünlerde ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu imzasıyla Valiliklere gönderilen bir tebliğ ile tüm Vali ve Kaymakamların Muharrem oruç açımlarına katılması istendi.

    Genelgeye göre, vakıf veya derneklerin kurduğu Muharrem ayındaki sofralara mümkün olduğunca katılım sağlanması, en az bir gün Vali veya Kaymakamların ev sahipliğinde Muharrem orucunun açılması ve aşure etkinliklerine de katılım sağlanması öngörüldü.

    İçişleri Bakanlığı’nın bu genelgesi kapsamında İstanbul Valiliği, kentte bulunan Alevi kurumlarına davet göndererek yöneticileri Eminönü’nde düzenlediği yemeğe davet etti.

    “VALİLİĞİN ORUÇ AÇMA YEMEĞİNİ REDDETTİK”

    Alevi kurum başkanları ise kesin bir dille bu daveti reddetti.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya bilgi veren Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Celal Fırat, “İstanbul Valiliği tarafından davet geldi. Eminönü’nde bir oruç açma yemeği. Biz katılmayı doğru bulmadık. Geleceklerse cemevlerine gelsinler, bizim lokmalarımıza katılsınlar. Bizim oruç açma geleneğimiz yok. Doğru bulmuyoruz” dedi.

    Bu arada aldığımız bilgilere göre Diyarbakır Cemevi yöneticileri de Diyarbakır Valiliği’nin oruç açma yemeğini reddetti.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Dede Özdoğan Sağlam: Bizim Hüseyin’imiz birliğimizdir, ilkelerimizdir-VİDEO

    Dede Özdoğan Sağlam: Bizim Hüseyin’imiz birliğimizdir, ilkelerimizdir-VİDEO

    PİRHA- Hacıbektaş Serçeşme’den Dede Özdoğan Sağlam, Muharrem oruçlarında mühür açmanın görkemli sofralarda değil, mütevazi bir şekilde olması gerektiğini söyledi. Sağlam, “Bunu biz 12 gün boyunca aç kalma ile değil hayatımızın bütün evrelerinde bu duruşu, ilkeyi ve çizgiyi kesinlikle yaşamımızın içerisine aktararak bu şekilde yaşamayı öğrenmeliyiz” dedi.

    Matem ayına dair PİRHA’ya konuşan Hacıbektaş Serçeşmeden Özdoğan Sağlam dede, oruç açmada görkemli sofraların kurulmasını eleştirerek, mühür açmada her bireyin kendi evinde pişen sıcak aşı cemevine götürerek bu hizmeti görmesi gerektiğini belirtti.

    “MÜHÜR AÇMA GÖRKEMLİ SOFRALARA DÖNÜŞMEMELİ”

    En mütevazi hali ile Alevi toplumun hiç bir şey gözetmeksizin oruçlarını açtığını fakat bunun son dönemlerde gösterişli sofralara dönüşmeye başladığına dikkat çeken Sağlam şöyle konuştu:

    “Bugünlerde canlardan beklediğimiz en önemli durum şudur: Düne kadar kendi evimizde, köyümüzde, kendi tenceremizde sıcak aşımızı yaparak bir ekmek ile orucumuzu açtığımız zaman hiç bir şey gözetmeden hizmetimizi yaparken bugün maalesef kendi amacından çıkmaya başladı. Tamamen şaşalı, gösterişli sofralara dönüşmeye başladı. Bunu bilinçli olarak yapmıyoruz, farkında değiliz ama bizlere bilinçli olarak yaptırılmaya çalışılıyor. Bizi inancımızdan, öz yasımızdan saptırarak asimile etmeye devam ediyorlar. Mümkün mertebe cemevlerimize gittiğimiz zaman gerçekten yas-ı matemimizin mührünü açacak isek kendi evimizden sıcak aşımızla bir lokma götürürek bu hizmeti görebiliriz. Hiçbir zaman için dünya kadısının tabağında yemek yiyen bir toplum olmadık, olmayacağız.”

    “BİZİM HÜSEYİN’İMİZ BİRLİĞİMİZDİR, DURUŞUMUZDUR”

    “İmam Hüseyin kendisi için 12 gün oruç tutulması, ağlanıp sızlanmasını isteyen bir düşünce değildi” diye konuşan Sağlam, Alevi toplumunun bütün evrelerinde bu duruş ve çizgiyi yaşamında hayati kılması gerektiğine değinerek şunları vurguladı:

    “Yas-ı Muharrem dendiği zaman sadece aç kalmayla, oruç tutmayla yetinemeyiz. İmam Hüseyin kendisi için 12 gün oruç tutulması, ağlanıp sızlanmasını isteyen bir düşünce değildi. İmam Hüseyin Kerbela’da bir dünya, insanlık meselesidir. Bunu biz 12 gün boyunca aç kalma ile değil hayatımızın bütün evrelerinde bu duruşu, ilkeyi ve çizgiyi kesinlikle yaşamımızın içerisine aktararak bu şekilde yaşamayı öğrenmeliyiz. Bunların hiç birinden haberdar olmadan sadece günü geldiği zaman o an hatırlayarak kendimizi aç bırakıp ağlamak ile değildir. Marifet burada değil, yaşamın içerisindedir. Biz her zaman şunu çok iyi biliriz ki, dünya üzerinde her zaman bir Yezid vardır. Ama her dönemde, zaman içerisinde bir mutlaka bir Hüseyin olmalıdır. Bizim Hüseyin’imiz bizim birliğimizdir, duruşumuzdur, ilkelerimizdir. Bizim yaşam tarzımız ve dünyaya bakışımızdır.”

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

     

     

  • DAD Ankara Şubesi’nde oruç açma: Yezid düzene karşı birlikte hareket etmek mecburi

    DAD Ankara Şubesi’nde oruç açma: Yezid düzene karşı birlikte hareket etmek mecburi

    PİRHA- Muharrem ayının 6. gününde Demokratik Alevi Derneği (DAD) Ankara Şubesi’nde oruçlar açıldı, lokmalar pay edildi.

    Muharrem orucunun 6. gününde DAD Demokratik Alevi Derneği Ankara Şubesinde lokma verildi. Bir araya gelen birçok yurttaşın katıldığı oruç açma, Hüseyin Abdal Ocağı Dedesi ve ABF Genel Başkan Yardımcısı Müslüm Metin’in lokma duası ile gerçekleşti.

    “GÜNÜMÜZÜN KERBELASI DERSİM, MARAŞ’TIR” 

    Lokma pay edilmesinde konuşan ABF Genel Başkan Yardımcısı ve Hüseyin Abdal Ocağı Dedesi Müslüm Metin, Kerbela’da Hz. Hüseyin’in Yezid zihniyete karşı biat etmeyerek direndiği belirterek şunları söyledi:

    “Kerbela acıların en büyüğü, aynı zamanda insanlığın, uyanışın ve direnişin simgesidir. Kerbela deyince İmam Hüseyin ve yoldaşları aklımıza gelir. Kerbela’da biat etmeme kültürü aklımıza gelir. Kerbela deyince masumu paklar aklımıza gelir. Kerbela günümüzde Dersim, Maraş olarak devam etmektedir. Bu karanlık katliamlar günümüze Kerbela olarak yansımaktadır. Kerbela’nın en büyük özelliği biat etmeme özelliğidir. Kerbela’da Hüseyin ve arkadaşları o günkü düzene, Emevi saltanatına karşı biat etmemiş, şehit olmuşlardır. Bizde günümüzde, geçmişte Hüseyin ve yoldaşlarını andığımız her yerde ve her zaman diyoruz ki Hüseyin ve yoldaşları ışık olmuşlardır. Hüseyin ve yoldaşları bütün insanlığa direnme kültürünü öğretmişlerdir. O sebeple biz oruç ayında oruç tutarak ve onların yaslarını bir nevi hatırlayarak gördükleri zulmü günümüze anlatarak bu günleri anıyoruz. Bizde oruç kültürü yeme içmeden kesilme değildir. Bizde oruç kültürü dürüstlük, namusluluk, biat etmemektir. Oruç olmak nefsine hakim olmak, dostlarını incitmemek, yoldaşlarına yoldaş olmak, örneğin doğaya yoldaş olmak ve yangınları söndürmek tüm insanlığa hizmet etmektir. ”

    “YEZİD ZİHNİYETE KARŞI BİRLİKTE HAREKET ETMEKTE MECBURUZ”

    “Günümüzde de baktığımızda da yezit zihniyeti aynı Emevi zihniyetinde olduğu gibi devam etmekte” diye konuşan Metin şunları vurguladı:

    “Bugünde her konuda Dersim’deki olaylara bakıyoruz burada ki olaylara bakıyoruz dün 3. Havaalanı inşaat işçilerine bakıyoruz düzen aynı düzen. Sevgili canlar bizim bu düzene ve Yezit zihniyetine karşı birlikte olmak ve birlikte hareket etme mecburiyetimiz var. O nedenle biz Hüseyinleri sadece yas için değil, Hüseyni direniş için, can için, toplumsal dayanışma için anmak zorundayız. Çerağ demek aydınlık demek, ışık demek, yol gözeten anlamındadır. Alevi toplumu o dönemde de yani biz ışıktan yanayız, biz aydınlıktan yanayız diyerek çerağ yakmışlardır.”

    Lokma duasının ardından zakir Hıdır Çelebi tarafından okunan deyişlerle oruç lokması sona erdi.

    Cebrail ARSLAN / ANKARA

  • Temelli ve vekiller, Ataşehir Cemevi’nde oruç açmaya katıldı: Tek başına kurtuluş yok-VİDEO

    Temelli ve vekiller, Ataşehir Cemevi’nde oruç açmaya katıldı: Tek başına kurtuluş yok-VİDEO

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ve İstanbul Milletvekili Zeynel Özen’in de aralarında olduğu Alevi vekiller ve HDP MYK üyeleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şubesi’ne bağlı 1 Mayıs Mahallesi Cemevi’nde oruç açmaya ve verilen lokmaya katıldı. 

    Muharrem ayında tutulan Matem orucu devam ederken, cemevlerinde oruç açılarak lokma veriliyor.

    Bu akşam İstanbul’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şubesi’ne bağlı 1 Mayıs Mahallesi Cemevi’nde saat 20.00 sıralarında oruç açmaya ve verilen lokmaya HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli,  Zeynel Özen’nin de aralarında olduğu Alevi vekiller ve Çilem Küçükkeleş’in de olduğu HDP MYK üyeleri katıldı.

    “DEĞERLERİ KORUMA MÜCADELESİ VERİYORUZ”   

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, burada yaptığı konuşmada, bir vicdan mücadelesi, değerleri koruma mücadelesi verildiğini söyledi. Sadece inanç özgürlüğü anlamında değil topyekün kimliklere karşı da saldırının sürdüğünü, Kürtlere, Ermenilere, Süryanilere saldırının sürdüğünü kaydetti.

    Temelli şunları kaydetti:

    “Alevi toplumunun inanç özgürlüğü üzerinden yapmış olduğu mücadele bizler için hem öğretici, hem bizim de siyasetimizi güçlendiren, bize bu anlamda büyük katkı sağlayan bir mücadeledir. Herkes için inanç özgürlüğü. Kendi inancımızın var olmasını istiyorsak tüm inançlara özgürlük talep etmeliyiz.”

    Dersim ormanlarının yakılmasına da değinen Temelli, “Ormanlar, yüreğimiz yanmıştır. Orman yakma neredeyse devletin bir tür politikasıdır. Ormanlar yanarken, kutsal yerlerin de yandığını görüyoruz.” dedi.

    GÜLÜM: ZİYARETİNİZ ONURLANDIRDI

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm de HDP heyetinin cemevini ziyaretiyle kendilerini onurlandırdığını belirterek, ezilenlerin birarada olmalarının önemli olduğunu kaydetti.

    Yeniden söz alan HDP Eş Genel Başkanı Temelli, cemevini ziyaret etmekten mutluluk duyduklarını ifade ederek, dayanışma içinde olmanın Türkiye barışına katkısı olduğunu vurguladı.

    ÖZEN: ALEVİLERİN YAŞAM HAKKI İHLAL EDİLİYOR

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen de Alevilerin yaşam hakkının ihlal edildiğini söyleyerek, “Yaşam hakkının olmadığı yerde cemevi ibadethane olsun demenin havada kalacağını belirtti.
    Özen, “Alevilerin tek başına kurtuluşu yok. Kürtlerin de yok. Başka inançların da yok. Birarada olmak bizim zenginliğimiz. Birlikte mücadele etmeliyiz.” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

    PİRHA/İSTANBUL