Etiket: Osmancık

  • Fırat Meclis’e taşıdı: Cami yapmak için Alevi Dergahının önünden başka bir yer yok mu?

    Fırat Meclis’e taşıdı: Cami yapmak için Alevi Dergahının önünden başka bir yer yok mu?

    PİRHA – Milletvekili Celal Fırat, Çorum’da Alevilere ait Koyunbaba Türbesinin/Dergahının önüne cami yapılması kararına tepki gösterdi. Fırat, konuya dair İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya “Alevilerin bu alanına da göz dikilmesinin anlamı nedir? 139 caminin olduğu Çorum’un Osmancık ilçesinde yeni bir cami temeli atmak için Alevi Dergahının önünden başka bir yer yok mudur?” diye sordu.

    Alevilerin kutsal mekanlarına yönelik işgal ve asimilasyoncu politikalar hız kesmeden devam ediyor. Çorum’un Osmancık İlçesi’ndeki Koyunbaba Türbesi de uzun yıllardır Alevi toplumuna kapatılan kutsal mekanlardan sadece biri.

    Söz konusu türbenin hemen bitişiğine cami yapılıyor olması büyük tepki çekti.

    CEM YAPILAN ALANA CAMİ TEMELİ!

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na verdiği soru önergesiyle birlikte türbeye dair yapılmak istenenleri kınadı.

    Celal Fırat, Koyunbaba Türbesi ve Dergahının, Alevi vatandaşların ziyaret ve ibadet edip, adak adadığı bir inanç merkezi olduğunun altını çizdi. Milletvekili Fırat, belediye yönetimi kararıyla cami inşasına başlanmasını eleştirerek şu ifadelere yer verdi:

    “Önceki dönemde Belediye Başkanlığı yapan ve yeniden seçilen Ahmet Gelgör; 5 Aralık 2019’da yapılan Koyunbaba Kültür Derneği’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, dergâhın gerçek sahiplerine verilmesi ve yanına bir cemevi yapılması için elinden gelen gayreti gösterme sözü verdiği halde ikinci kez seçildiğinde bu sözlerinin tam tersini yaparak Koyunbaba Türbesi ve Dergahının önüne, Alevilerin cem yaptığı alana cami temeli atmıştır.

    Koyunbaba Türbesi ve Dergahının bahçesine cami yaptırmak için temel atan Çorum Osmancık Belediye Başkanlığı’nın aynı zamanda dergâhı müftülüğe vererek yıllardır mescit olarak kullandığı bilinmektedir. Şimdi ise dergâhın altında, Alevilerin Dergahta yapamadığı cem ibadetinin yapıldığı parktaki ikiyüz yıllık çam ağaçlarını keserek, imara itiraz süresi dolmadan cami yapma temeli atılmıştır.”

    “CAMİ İÇİN BAŞKA BİR YER YOK MUDUR?”

    Milletvekili Celal Fırat, yaşananlarla ilgili İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından cevaplandırılması talebiyle şu soruları yöneltti:

    “*139 caminin olduğu Çorum’un Osmancık ilçesinde yeni bir cami temeli atmak için Alevi Dergahının önünden başka bir yer yok mudur?

    *Çorum Osmancık’ta Alevilerin inanç merkezi olan Koyunbaba Türbesinin Dergahı neden müftülüğe verilmiştir?

    *Koyunbaba Dergahının müftülüğe verilmesi nedeniyle cem ibadetlerini parkta yapmak zorunda kalan Alevilerin bu alanına da göz dikilmesinin anlamı nedir?

    *Koyunbaba Dergahına Cemevi yapılması sözü verilmesine rağmen neden cami yapma temeli atılmıştır?

    *Cami yapmak için ikiyüz yıllık çam ağaçlarının kesilmesine neden gerek duyulmuştur?

    *Dergâhın önünün imara açılmasına itiraz süresi olan kırk gün bitmeden neden cami temeli atılmıştır?”

    (HABER MERKEZİ)

  • Mescit yapılan Koyun Baba Türbesi için AYM yolu da kapandı!

    Mescit yapılan Koyun Baba Türbesi için AYM yolu da kapandı!

    PİRHA-Alevi toplumunun önemli ziyaret merkezlerinden Koyun Baba Türbesi’nin mescide dönüştürülmesine mahkemeden olumsuz cevap çıktı. Konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşımayı planlayan HBVAKV Çorum Şube Yöneticisi Dede Nurettin Aksoy, “11 Mayıs’ta karar tebliğ edilmiş ancak ilgili avukatlar, bizlere durumu bildirmemiş. Bu sebepten ötürü Anayasa Mahkemesi’ne de başvuramadık” dedi.

    Çorum’un Osmancık ilçesindeki Koyun Baba Türbesi’nin yemekhanesi 2015 yılında müftülük tarafından mescide çevrilerek bir de imam atandı. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Çorum Şubesi ise türbenin kendilerine devredilmesi için birçok kez Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ve Çorum Valiliği’ne başvuruda bulundu. HBVAKV Çorum Şube yöneticileri, hukuki girişimleri de denedi. Ancak itirazlar Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedildi.

    ANAYASA MAHKEMESİ YOLU DA KAPANMIŞ OLDU!

    Sorunu bir üst merci olan Anayasa Mahkemesi’ne taşımayı planlayan HBVAKV Çorum Şube yönetimi, AYM’ye yapılması gereken başvuru tarihinin geride kaldığını öğrendi.

    Konuya ilişkin bilgi veren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Çorum Şubesi Başkanı Dede Nurettin Aksoy, “11 Mayıs’ta karar tebliğ edilmiş ancak ilgili avukatlar, bizlere durumu bildirmemiş. Bu sebepten ötürü Anayasa Mahkemesi’ne de başvuramadık. Adeta şoke olduk. Artık ne yapılabilir bilemiyoruz. Konu ile ilgili bir yığın emek verdik. Altı yıldır mücadelemiz sürüyordu ancak boşa çıktı” dedi.

    Eren Güven/ANKARA

  • Eser: Koyunbaba Dergâhı, Alevi-Bektaşi toplumunun haklı ve meşru hakkıdır

    Eser: Koyunbaba Dergâhı, Alevi-Bektaşi toplumunun haklı ve meşru hakkıdır

    PİRHA- Birgün Gazetesi yazarlarından Turan Eser ‘Alevilerin Koyun Babası’ başlığıyla bir yazı kaleme alarak Alevi inancının tarihi açısından önemli bir yere sahip olan Koyun Baba’yı ve türbesini anlattı. Eser, “Koyun Baba Türbesi Alevilerindir. Yüzlerce Alevi-Bektaşi dergâhından biri olan Koyunbaba Türbesi, Alevilerin inanç merkezidir” vurgusunu yaptı. 

    Alevilerin önemli ziyaret merkezlerinden Koyun Baba Türbesi’nin yemekhanesinin mescide dönüştürülmesine yapılan itiraz, mahkeme tarafından reddedildi. Alevi örgütleri Anayasa Mahkemesi’ne gidecek.

    Çorum’un Osmancık ilçesinde bulunan Koyun Baba Türbesi’nin yemekhanesi 2015 yılında müftülük tarafından mescide çevrilip imam atandı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi, türbenin kendilerine devredilmesi için 2013, 2014 ve 2015’te birçok kez Tokat’taki Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ve Çorum Valiliği’ne başvuruda bulunarak hukuk mücadelesi başlattı. En son itirazları Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilen Alevi örgütleri, konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacak.

    BirGün Gazetesi yazarlarından Turan Eser, ‘Alevilerin Koyun Babası’ başlığıyla bir yazı kaleme alarak Alevi inancının tarihi açısından önemli bir yere sahip olan Koyun Baba’yı ve türbesini anlattı.

    Eser, kaleme aldığı yazısında, Horasan’da doğmuş olan Koyun Baba’nın soyunun Hz. Ali’ye dayanmakta olduğunu, Koyun Baba’nın hayatının büyük bir kısmını Osmancık’ta Hak meydanında cem olup, talipleri ve etrafındaki abdalları eğitmekle geçirdiğini aktardı.

    Yaşamını yitirdiğinde ise mezarının olduğu yerin ‘Koyun Baba’ türbesi haline getirildiğini, türbeye daha sonra devlet tarafından el konulduğunu belirtti. Eser yazısında, türbenin asıl sahibi olan Alevilerin yıllardır türbeyi geri alabilmek için nasıl mücadele verdiğinden de bahsetti.

    Turan Eser’in yazısı şöyle:

    “Bir adı Seyit Ali’dir. Bir adı da Koyunlu Baba. Bektaşidir, Alevidir ve yolun ehli velidir.

    Çobandı ve yanında koyunları, kuzuları ve bir de köpeği vardı. Sadece koyun yetiştirmedi, doğa ile baş başa sürdürdüğü hayatında nefsini eğitti, kendisini yetiştirdi. Yol ehli olup halkının dertleriyle hemhal olup, çare arardı Koyun Baba.

    Hem çobandı, hem gerçek veli. Hacı Bektaş Veli yolundaydı.

    Hak meydanında cem olup, talipleri ve etrafındaki abdalları eğitti. Bugün onun adına kurulmuş türbesi ve kimliğini inkar eden devlet aklının kuşatması ve işgali altında.

    Adına “Adalet” kavramı koyan AKP, “Herkesin inancına saygı duymak” ilkesine karşı, adaletsizce yaklaşmakta ve Osmancık’taki tek Alevi dergâhına tahammül etmeyip, ona da el koydu.

    Osmancık’ın nüfusu 43 bin 183. Alevilerin ve Sünniler yaşadığı bu kasabada 6 bin civarında Alevi yaşıyor.

    Bu ilçe 139 camiye ve Alevilerin Cemevi bildiği ama kendilerine iade edilmeyen bir de Koyun Baba Türbesi’ne sahip.

    Diyanet İşleri Başkanlığı önce buraya bir imam atadı, ardından burayı ele geçirip 140’cı camiye çevirdi.

    6 Bin Alevi, asırladır kendilerine ait olan Dergaha sahip olamadı. Çünkü, Çorum Osmancık’ta bulunan Koyunbaba Türbesi de, diğer Alevi dergâhları gibi, Osmanlı tarafından işgal edilmişti. Aleviler yıllardır, “Hacı Bektaşi Veli’nin fukaralarına ait” diye anılan bu mekânda, cem oldular, muhabbet edip semah döndüler.

    Aleviler Osmanlı’dan beri süregelen işgal son bulsun istediler.

    Bu nedenle Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi, 2013 ile 2015 yılları arasından Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Çorum Valiliği’ne birkaç kez başvuru yaptı ve Koyunbaba Dergâhı-Türbesi’nin asli sahibi olan Alevilere devrini talep ettiler.

    Birçok siyasal İslamcı cemaat ve tarikatın kamu mülklerini devralmasına göz yuman Diyanet “Tekke ve Zaviyeler Kanunu”nu gerekçe gösterip Alevilere, “Koyun Baba bir mezhebe değil, millete mal olmuş bir isimdir, talep milletçe dayanışma ve bütünleşme ilkelerine aykırıdır” diyerek “olmaz” dedi. Yargı, hukukun evrensel ilkelerinde tarif edilmiş “inanç özgürlüğünü” ve “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, “Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir” yönünde verdiği kararları tanımak yerine Diyanet’in mezhepçi kararına uyarak, Alevilerin aleyhine karar verdi.

    Asıl gerekçe, çok inançlı ve çok kültürlü bu topraklarda, ötekileştirilen ve sistematik ayrımcılığa maruz bırakılan Alevi gerçeğinin tanınmamasıdır.

    Kanunları diledikleri gibi keyfi kullanan zihniyet, düne kadar Cumhuriyet’in temel yasalarından Tekke ve Zaviyeler Kanunu’nu değiştirmek için Alevileri kullanmak isterken, bugünde, bu kanunu Alevilerin taleplerine karşı kalkan gibi kullanıyor. Oysa Tekke ve Zaviyeler Kanu’nu, Sünni/Hanefi mezhebinin aksine, Aleviler aleyhine kullanılmıştır. Egemen mezhebe mensup olan cemaatlere/tarikatlara ait mekânlar bir bir geri açılırken, Alevilere bu haklar verilmemiştir.

    Koyun Baba Türbesi Alevilerindir.

    Yüzlerce Alevi-Bektaşi dergâhından biri olan Koyunbaba Türbesi, Alevilerin inanç merkezidir. Çorumlu Aleviler “Halkımızın inanç ve ibadetlerinin yerine getirilmesi, bakım ve temizliğini yapmak” için, 2013 ile 2015 yılları arasında defalarca Tokat’taki Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ve Çorum Valiliği’ne başvurarak dergâhın iadesini talep ettiler.

    Çünkü Aleviler, bu mekânda, kendi inançlarını yaşamak, kendileri hakkında üretilmiş iftiraları ve nefret söylemini boşa çıkarmak, Sünni yurttaşlara Aleviliği anlatmak ve tanıtmak istiyorlardı. Devlet ise Sünni çoğunluğun yaşadığı Osmancık’ta, savunmasız konumda olan 6 bin Aleviye, dışlama ve ötekileştirme politikasını sinsice uygulamayı tercih etti.

    Alevilerin dilekçeleri dikkate alınmadı ve cevaplanmadı. Aleviler ısrar edip, beşinci dilekçeyi yazdılar. İlk dilekçe 2013, son dilekçenin tarihi ise 18 Haziran 2015’tir. Valilik, 4 yıl sonra 18 Ağustos 2017 tarihinde “Koyunbaba Türbesi mescittir ve mescide de imam atanmıştır” diyerek, devrinin mümkün olmadığını bildirmişti.

    İlginç olan; dilekçelere cevap verilmeyen süre içinde, 2014’te düzenlenen bir dilekçeye istinaden Koyunbaba Dergâhı’nın Osmancık Müftülüğü’ne devredilmişti. Yani 2013 tarihli Alevi dilekçesine 2017’de olumsuz cevap verenler, 2014 tarihli Sünni dilekçeyi, 2014’te olumlu cevaplamıştı.

    Özetle, AKP’nin “Alevi Açılımı”ndan cemevi yerine “Koyunbaba Camisi” çıktı!

    Aleviler iade beklerken, dergâh camiye çevrilip imam atandı. Orası artık cami, Sünniler namaz kılıyor, kuran kurslarına gidiyorlar. Dergâhı camiye çevirmek, sadece bir inanç özgürlüğü ihlali değil, aynı zamanda toplumsal barışın yok edilmesiydi. Ama aldırmadılar. Kamu gücüyle ideolojik ve mezhepçi işgalden bir behis görmediler. Çünkü bu karar ile inkar edilen Aleviliktir! Farklı kimliklerin toplumsal barış içinde bir arada yaşamasıydı.

    Diyanet Laiklik, İnanç Özgürlüğü Hukuku İçin Değil, Siyasal İslamcılık Lehine Çalışan Kurumdur.

    Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) karara ilişkin, “milletçe dayanışma ve bütünleşme ilkelerine de uygun düşmemektedir” diye savunma yapıyor. Alevilere ait dergâha el koymak, 139 caminin olduğu ilçede, tek Alevi-Bektaşi dergâhına tahammül göstermemek, ‘milletçe dayanışma ve bütünleşme’ değil, toplumsal kutuplaştırmanın ve Aleviliği inkarın adıdır. Bu nedenle de DİB’in savunması hukuki değil, ideolojiktir.

    Alevilik bu ülkenin gerçeğidir ve yok sayılamaz. İnançların, ibadet yerlerinin ve kutsal değerlerin ne olup olmadığına, karar vermek ya da belirlemek, devletin görevleri arasında değildir. DİB gibi laiklik karşıtı bir kurumun hiç değildir.

    Bu dava karşısında, devlet ve yargı, laiklik ilkesi gereği tarafsız kalmamıştır. Yargı ve DİB mezhepçi karar vermiştir. Tüm resmi belgelere, kaynaklara ve Koyunbaba Dergâhı hakkında yazılmış tüm kitaplara göre, bu mekân Alevi-Bektaşi dergâhıdır. Aksini iddia eden ya da gösteren tek bir delil yoktur. Yüz yıllarca cem yapılan ve Alevi-Bektaşi erkânlarının sürdürüldüğü bu tarihi, kutsal ve kültürel mekân, DİB’den alınıp asli sahibi Alevilere verilmelidir.

    DİB, Sünni/Hanefi mezhebinin örgütüdür. Alevi inancına dair bu kurumdan görüş sorulması ya da bu kurumun tanım yapma hakkı, hukuka, laikliğe ve ahlaka aykırıdır.

    Koyunbaba Dergâhı, Alevi-Bektaşi toplumunun haklı ve meşru hakkıdır ve bu hukuki talep yargı tarafından kabul edilmelidir. Yargı güçlü ve çoğunluk olanın değil, haklı ve meşru olanın lehine karar vermek zorundadır.

    Aleviler mescit yapılan türbe için Anayasa Mahkemesi’ne gidiyor

    Aleviler Koyun Baba Türbesi’nin mescide dönüştürülmesine yaptıkları itirazda yukarıda bahseldiği gibi, mahkeme tarafından reddedildi. Şimdi Alevi kurumları, laiklik, inanç özgürlüğü, eşit yurttaşlık hakkı için, tekçiliği ve devlet mezhepçiliğini dayatan karara itiraz etmek için Anayasa Mahkemesi’ne başvuracaktır.

    Koyun Baba kendisini yetiştirmiş, halkın eğitimine ve dertlerine çare yardımcı olmaya adamış bir hoşgörü örneğidir.

    Ama onun hoşgörüsünü sürdürmeye çalışan Osmancık’lı Aleviler, kendilerini, inançları, kutsal mekanlarını hoş görmeyen mezhepçi bir rejim ve mezhepçi bir Diyanet aklıyla karşı karşıyalar.

    Aleviler eşit hak, eşit yurttaşlık ve eşit haklar istiyor. Çorumlu Aleviler haklı olarak; “Bu davada hepimiz gerçekten öz kardeş miyiz yoksa üvey kardeş miyiz bu soruya cevap bulunacaktır” diyor!”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Camiye dönüştürülen Koyunbaba Dergahı için temyiz talebi reddedildi

    Camiye dönüştürülen Koyunbaba Dergahı için temyiz talebi reddedildi

    PİRHA –  Çorum’un Osmancık İlçesi’nde bulunan ve camiye dönüştürülen Koyunbaba Dergahı için yapılan temyiz kararı Danıştay tarafından reddedildi. Karara tepki gösteren HBVAKV Çorum Şube Başkanı Aksoy, “26 caminin ve bir o kadar da kuran kursunun olduğu bir bölgede bir tek Alevilere ait Koyunbaba Dergahı’nın dahi Aleviler tarafından kullanılmasına tahammülleri yok” dedi. Avukat Doğan Öksüz de davanın takipçisi olacaklarını belirterek, AHİM’e kadar gideceklerini söyledi. 

    Çorum’un Osmancık İlçesin’de bulunan Koyunbaba Türbesi’nin camiye dönüştürülmesi konusunda Çorum İdare Mahkemesinde açılan davanın reddedilmesi üzerine karara karşı Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvuru yapılmıştı. Ancak Danıştay 10.Hukuk Dairesi  iki cümleyle gerekçe yazarak temyiz talebini reddetti.

    Konuya ilişkin Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy ve davanın Avukatı Doğan Öksüz ile konuştuk.

    “4 YIL SÜREN DAVAMIZ İKİ CÜMLEYLE REDEDİLDİ”

    Osmancık Koyunbaba Türbesi’nde yüz yıllardır Alevi-Bektaşi geleneklerinin yürütüldüğünü, insanların orada kurbanlarını tığladığını ve cemlerin yapıldığını hatırlatan HBVAKV Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy, sürece ilişkin şu bilgiler paylaştı:

    “Koyunbaba Türbesi’nin asıl ismi Seyit Ali Sultan’dır. Yüz yıllardır bu gelenekler orada yaşatılıyor. Son yıllarda Vakıflar Genel Müdürlüğü oraya bakım amaçlı el koyduğunda cemaatler orayı mekan tutu. Osmancık’ta Alevi toplumu olarak bir araya geldiğimizde AKD’nin buluşmasında bir araya geldiğimizde bir cem ihtiyacı duyduğumuzda Koyunbaba’nın o şekilde devam ettiğini farkına vardık ve taleplerimiz oldu. Tarikat orayı boşalttı bu sefer de Tokat Bölge Müdürlüğü’ne talebimizi ilettik fakat bizim taleplerimiz iki sene sürmesine rağmen Kayunbaba’da bir mahalle muhtarının ve mahalle sakinin verdiği dilekçe 13 gün içinde sonuçlandı ve orası camiye dönüştürüldü. Yani Koyunbaba’daki aşevi ve cemevimiz camiye dönüştürüldü. Biz Çorum Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurduk. Mahkeme oldu ve biz kaybettik. Daha sonra Danıştay’a müracaat ettik. Danıştay davamız yaklaşık 4 yıl bekletildi. Bu bekleme neticesinde de geçen hafta iki cümlelik bir sebeple bizim talebimiz reddedildi.”

    AKSOY: BÜYÜK BİR ASİMİLASYON VAR, BİR KORKU HAKİM

    6 bine yakın Alevi nüfusu olan Osmancık’ta Alevilerin kendilerini ifade edemediğini kaydeden Aksoy, “Büyük bir asimilasyon var. Orada bir dernek bile kendini toparlamıyor, bir korku hakim olmuş. İnsanlar kendi dergahlarına sahip çıkamıyor. 26 caminin ve bir o kadar da kuran kursunun olduğu bir bölgede bir tek Alevilere ait Koyunbaba Dergahı’nın dahi Aleviler tarafından kullanılmasına tahammülleri yok” dedi.

    “ÇAĞRILARIMIZ KARŞILIK BULMUYOR”

    Aksoy, yapacağı çağrılarının karşılık bulmadığını, asimilasyonun hızla devam ettiğini ve eğitimin de bu sisteme dahil olduğunun altını çizerek, “Alevi inancının geleceği üzerinden çocuklarımızı, inancına sahip çıkacak ya da bilinçlendirecek bir duruma daha sıkı sarılmamız, sahiplenmemiz gerekiyor” dedi. Aksoy, bu davanın takipçisi olacaklarını belirterek, “Bizler bunun karşısında sessiz kalmamamız gerekiyor. Koyunbaba sahipsiz değildir onun davasını, mekanını elde etmek için mücadele edeceğiz” dedi.

    Davanın hukuki sürecini ise Avukat Doğan Öksüz değerlendirdi. Koyunbaba Türbesi’nin 2013-2014-2015 yıllarında taraflarına tahsisi konusunda Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na dilekçe verdiklerini hatırlattı.

    “KONU ALEVİLER OLUNCA İKİ CÜMLEYLE SOMUT BİR GEREKÇE SUNMADAN REDDEDİLDİ”

    2016 yılında Danıştay’a yaptıkları başvurunun 4 yıl sürdüğüne dikkat çeken Aksoy, “Aradan 4 yıl geçtikten sonra Danıştay 10. Dairesi ilgili 2016/2651 esas sayılı kararı ile sadece 2 cümleyle ‘idari yargılama usul kanunu 49. Maddede belirtilen temyiz sebepleri bulunmamaktadır’ şeklinde iki cümleyle bizim temyiz talebimizi reddetti. Burada biz 4 yıl sadece bu iki cümleyi yazmak için bekletilmesinde bir kasıt arıyoruz. Bizim netice AİHM’ye gitme sürecimizin önünde bir engel. Bu iç hukuk yolunu tüketmemiz gerekir. Maalesef 4 yılı biz Danıştay’da boş yere harcamış olduk. Özellikle 10. Hukuk Dairesi Ayasofya kararında din ve vicdan hürriyetinden demokrasiden tarihe saygıdan bahsederken konu Alevilerin inanma hakkı olduğunda ise maalesef sadece iki kelimeyle somut bir gerekçe sunmadan bizim bütün iptal ya da temyiz gerekçelerimize tek tek cevap vermeyi dahi gerek görmeden 2 cümleyle bizim talebimizi reddetmiş gözüküyor” diye konuştu.

    “BİZİ AVRUPA MAHKEMELERİNE MAHKUM EDECEKSİNİZ”

    İç hukuk yollarını tüketmek için tekrar başvuru yaptıklarını kaydeden Öksüz, dilekçede, ‘Biz burada artık İnsan Hakları Mahkemesi’ne giden hukuk mücadelemizdeki bir engeli daha ortadan kaldırmak için başvuruyoruz. Bizi anlaşılan odur ki yine Avrupalılara mahkûm edeceksiniz. Biz bunu kendi içimizde halletmek isterdik” ifadelerini kullandığını söyledi.

    “KOYUNBABA TÜRBESİ ŞU ANDA CAMİ”

    Koyunbaba Türbesi’nin Aleviler için önemine vurgu yapan Av. Öksüz, şunu söyledi:

    “Osmancıkta 26 cami var, Onlarca mescitte Kur’an kursu var ve Alevilerin de tek bir dergâhı var orada. Sadece Osmancık Alevileri değil, Çorum, Tokat, Amasya, Samsun bütün bölge Alevilerinin çok önemli bir inanç merkeziydi orası. Tıpkı İstanbul’daki Karaca Ahmet gibiydi. Ancak ihtiyaç gerekçesiyle birkaç kişiden dilekçeler alındı bizim camiye ihtiyacımız var şeklinde mahalle halkından. Cami yapıldı şu anda. Biz araştırma yaptık gerçekten bir camiye ihtiyaç var mı 26 cami olmasının ötesinde aynı civarda 5 tane cami tespit ettik mahalle halkına yakın 800 metre, 500 metre yakınlarda. Onları da dosyaya kazandırdık. Ama maalesef öyle bir karar çıktı.”

    Karar düzeltme dilekçesinin cevabı geldikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne gideceklerini kaydeden Av. Doğan Öksüz, “Anayasa Mahkemesi’nden muhtemelen istediğimiz sonucu alamayacağız. Çünkü burada ibadethane sayılıp sayılmaması hususunda kilitleniyor. Alevi inancının bir inanç kabul edilip edilmemesi hususuna, Diyanet İşleri de dilekçelerinde İslam’ın genelinde de olmasa Aleviliğin bir felsefe olduğunu dile getirmişlerdi, onu kabul etmiyorlardı. Mahkeme de o doğrultuda bir karar vermiş oldu bu şekilde” dedi.

    “DİYANET BİZİ MEZHEPÇİLİKLE SUÇLADI”

    Diyanet İşleri Başkanlığı’na gönderdikleri dilekçede mezhepçilik suçlamasına maruz kaldıklarına dikkat çeken Öksüz, şunları kaydetti:

    “İslamiyet’in ibadethanesi camidir. Siz mezhepçilik yapıyorsunuz’ dedi. Biz de dedik ki, ‘bu ülkede yaklaşık 15 milyon Alevi-Bektaşi inancına sahip vatandaşımız var. 81 il valisi, 99 merkez valisi, 454 il vali yardımcısı, 957 kaymakam, 5252 il müdürlüğü, ilçe müdürü, 120 bin Diyanet personeli, 10 binlerce şef, yeni atanan rektörler, dekanlar ve tamamında Sayıştay, Anayasa Mahkemesi üyeleri… Alınan Alevi sayısı kaç? Sıfır. Şimdi dedik ki 100 metrekarelik bir yerin her türlü masrafı kendisine ait olmak üzere ibadethane olarak tahsisini isteyen Alevi-Bektaşilerin taleplerinin karşılığı mezhepçilik midir? Bunu sorguladık mahkemede ama maalesef karşılığı bu oldu. Mahkeme de buna bir cevap vermiş oldu. İnsan Hakları Mahkemesi, ‘Alevilerin inanma hakkı vardır diyor’ ve buna saygı göstermek zorundadır. Daha önce kararları vardır. Aleviler eğer cemevlerini, dergâhlarını ibadethane olarak belirlemiş iseler buna devletin bir yorumu karşı durması olamaz diyor’ ama burada bir devlet ideolojisini sergilemiş oldu mahkeme” diye konuştu.

    Semra ACAR/ÇORUM

  • ‘Alevilerin ibadethanesi Koyunbaba Türbesi neden camiye dönüştürüldü?’

    ‘Alevilerin ibadethanesi Koyunbaba Türbesi neden camiye dönüştürüldü?’

    PİRHA – HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Çorum’un Osmancık ilçesinde bulunan ve Alevi toplumun cemlerini yapıp ibadet ettikleri Koyunbaba Türbesi’nin mescide çevrilmesini ve imam atamasını Başbakan Binali Yıldırım’a sordu. 

    HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Çorum’un Osmancık ilçesinde bulunan ve Alevilerin ibadet ettikleri Koyunbaba Türbesi’nin mescide çevrilmesini ve imam atamasını meclis gündemine taşıdı.

    Doğan, Başbakan Binali Yıldırımın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    Önergede şunlar ifade edildi:

    “Çorum’un Osmancık ilçesinde bulunan ve Alevi toplumun cemlerini yapıp ibadet ettikleri Koyunbaba Türbesi’ne, müftülük tarafından imam atanarak türbe camiye dönüştürülmüştür. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi, türbenin gerçek sahiplerinin Aleviler olduklarını belirterek 2013, 2014 ve 2015 yılları içerisinde Koyunbaba Türbesinin vakıfa devredilmesi için ilgili birimlere başvurularda bulunduklarını belirtti.

    Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Çorum Valiliğine sunulan başvuru dilekçesinde “Halkımızın inanç ve ibadetlerinin yerine getirilmesi için gerekli ortamı sağlamak, korumak, bakım ve temizliğini yapmak” gibi gerekçeler bulunmaktadır. Davanın avukatlarından Ahmet Özdel en son 18 Haziran 2015 tarihinde dilekçe verdiklerini belirterek, valiliğin iki yıl sonra 18 Ağustos 2017 tarihinde dilekçeyi yanıtlayarak Koyunbaba Türbesi’nin mescit olarak kullanıldığı ve mescide de imam atandığı için “Yapılacak bir şey bulunmadığını” belirttiğini bildirdi. Koyunbaba Türbesi’nin tabusunu isterken türbeyi kaybeden Aleviler, şimdi Danıştay’da haklarını arıyorlar.”

    Doğan, bu bağlamda Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle şu soruları sordu:       

    • Basına ve kamuoyuna yansıyan iddialar doğru mudur? Bu iddialar neticesinde bir soruşturma başlatmayı düşünüyor musunuz?
    • Yıllardır Alevi toplumu tarafından cem ve ibadet yeri olarak kullanılan Koyunbaba Türbesinin camiye dönüştürüldüğü ve imam atandığı bilgisi doğru mudur?
    • Koyunbaba Türbesi hangi ihtiyaç doğrultusunda camiye dönüştürülmüştür? Bu karar hangi tarihte, nerede alınmıştır?
    • Çorum Valiliği neden aradan iki yıl geçtikten sonra Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi’nce yapılan başvuruyu reddetmiştir? Bu süre zarfından neden başvurular yanıtsız bırakılmıştır?
    • Osmancık’ta 26’ya yakın cami, mescit ve kuran kursu bulunurken, tek bir cemevi olmamasının gerekçesi nedir?
    • Osmancık’ta Alevilerin Koyunbaba Türbesi dışında inançlarını yerine getirebileceği başka bir yer olmamasına rağmen neden talepleri geri çevrilmiştir? Çorum, Tokat, Amasya ve Samsun’daki yaklaşık 200 bin Alevinin inançsal merkezi olan Koyunbaba Türbesinin Alevilere iade edilmesine ilişkin ne tür çalışmalar yapmaktasınız? (HABER MERKEZİ)

  • Nurettin Aksoy Dede: Koyunbaba Türbesi işgal altında; AİHM’ye gideceğiz

    Nurettin Aksoy Dede: Koyunbaba Türbesi işgal altında; AİHM’ye gideceğiz

    PİRHA – Çorum Osmancık’ta bulunan Koyunbaba Türbesi’ne İmam atanmasını ve devam eden hukuki süreci HBVAKV Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy ile konuştuk. Aksoy, yıllardır dergahlarının işgal altında olduğunu belirterek, “Bu baskılar yeni değil yüz yıllarıdır bunlarla karşı karşı karşıyayız. Birlikte olursak bunların üstesinden geliriz” dedi.  

    Çorum Osmancık’ta 26’ya yakın cami ve mescid var. Osmancık’ın içinde 4000-4500 Alevi var. Alevilerin ibadet edecekleri Koyunbaba Türbesi’ne imam atandıktan sonra ibadet edecekleri yer kalmadı. Çorum Osmancık’ta bulunan Koyunbaba Türbesi için Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi, türbenin kendilerine devredilmesi için 2013, 2014 ve 2015’te birçok kez Tokat’taki Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ve Çorum Valiliği’ne başvurdu bulunarak hukuk mücadelesi başlattı.

    “KOYUNBABA TÜRBESİ 12 YIL ÖNCE TADİLAT GEÇİRDİ”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy Dede, konuyu PİRHA’ya değerlendirdi.

    Koyunbaba Türbesiyle dört yıldır ilgilendiklerini söyleyen Aksoy, Osmancık’ta bulunan tek cem yürütülen Koyunbaba Türbesi’nin nasıl cemevine dönüştürüldüğünü anlattı.

    Koyunbaba Türbesi’nin 50-60 önce Kültür Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçtiğini söyleyen Aksoy, Koyunbaba Türbesi’nin yol üstünde olduğunu belirtti. Aksoy, 12-13 yıl önce türbenin bir tadilat geçirdiğini, tadilattan sonra oranın temizlik işlerini yapmak için birinin atandığını söyledi.

    Türbeye giden Alevi vatandaşların kurbanlarını kestiklerini ve ardından cem ibadetini yerine getirdiklerini söyleyen Nurettin Aksoy, “Türbe yol üstünde olduğu içinde Sünni vatandaşlar da gidiş-gelişte orada namaz kılıyordu. Türbenin bahçesinde ya da türbenin içinde, aş evinde değil” dedi.

    Dört yıldır Koyunbaba Türbesi’nde cem yaptıklarını ve lokma dağıttıklarını söyleyen Aksoy, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak Koyunbaba Türbesi’nin bakımını üstlenmek istediklerini ve bunun için de kaymakamlığın tahsis edeceği birinin maaşını ve sigortasını yatırmak üzere türbenin bakımını üstlenerek Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne dilekçe verdiklerini ancak dilekçelerine olumsuz cevap geldiğini söyledi.

    “AŞ EVİNİ MESCİDE DÖNÜŞTÜRDÜLER”

    Koyunbaba Mahallesi Muhtarı Bahri Eke’nin müftülüğe, “Türbenin yanındaki yapının ramazan ayı nedeniyle ibadete geçirilmesi için din görevlisinin görevlendirilmesi” istemli dilekçe verdiğini ve mahalleden de desteklerin geldiğini söyleyen Aksoy, “1,5 sene bizim dilekçemize cevap vermeyen müftülük ve valilik 13 gün sonra aş evimizi tamir ederek bacalarını kapatarak mescide dönüştürüp bir hoca atadı” diye konuştu.

    “AHİM’E BAŞVURUDA BULUNACAĞIZ”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı olarak Bölge İdare Mahkemesi’nde dava açtıklarını söyleyen Aksoy, açtıkları davayı kaybettiklerini ve bir üst mahkemeye yani Danıştay’a dava açıklarını oradan da red aldıklarını ancak kendilerine ilamı gelmediği için AİHM başvuruda bulunamadıklarını söyledi.

    Aksoy, mahkeme sürecinde, “Diyanet İşleri Başkanlığı da bizim açtığımız davaya karşı dava açtı ve  avukat parasını bizden talep etmek için icra kağıdı gönderdi. Bir senedir bu icranın gelip kapımıza dayanıp bizden tahsil edileceğini bekliyoruz” dedi.

    “OHAL NEDENİYLE CEM YAPAMADIK”

    OHAL nedeniyle geçtiğimiz yıl Koyunbaba Türbesi’nde cem yapamadıklarını söyleyen Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi Başkanı Nurettin Aksoy,  şöyle devam etti:

    “Osmancık Alevi Kültür Dernekleri Şubesi Başkanı Ali Görmez ve diğer yönetimi Koyunbaba’da etkinlik yaptılar. Kaymakamla, emniyet müdürüyle, belediye başkanıyla birlikte bir şey yapmaya kalktılar.  Etkinlikte konuşma yapan bir mülkü amir de bu bölgede evliyaların çok olduğunu, Koyunbaba’nın da bir evliya olduğunu, bunun yanı sıra Ebussuud’u da evliyalar listesine katıp bizim mekanımızda ecdadlarımızın kemiklerini sızlattılar.

    Dört yıldır hukuk mücadelesi verdiklerini söyleyen Aksoy, şu anda Koyunbaba Türbesi’nde İmam’ın görev yaptığını ve türbenin mescit olarak geçtiğini aktardı.

    “DERGAHLARIMIZ İŞGAL ALTINDA”

    Alevilere yönelik tutuklamaların ve baskıların arttığını söyleyen Aksoy, mücadele çağrısında bulanarak şunları kaydetti:

    “Bunlar  beklenilen şeyler. Bunlar bizi yıldırmayacak. Biz birbirimize sahip çıkarsak, bir olursak bunların üstesinden geleceğimize inanıyoruz. Bu tutuklamalar, Diyanet’in söylemleri yeni değil. Yüz yıllardır bulunduğumuz bölgede dergahlarımız işgal altında. Hem Diyanet tarafından hem vakıflar hem de müftülük tarafından. Hatta bir kısmı da yobaz Alevi dedeleri tarafından işgal edilmiş. Kendine ait olmayan ritüeller, bizim dergahlarımızı boyalarla badana yaparak bize ait olmayan bir ayetler yazılarak değiştirilmiş, geçmişe yönelik simgelerimiz, isimlerimiz, inanç değerlerimizin oradaki simgelerinin hepsi silinmiş. Dergahlarımız işgal altında. Bu saldırılar bizleri daha diri tutmalı. Bunun da  üstesinden geleceğimize inanıyorum.” (HABER MERKEZİ)