Etiket: öso

  • Yazar Ödemiş: Suriye’de Alevilerin katledilmemesi için elimizden geleni yapmalıyız -VİDEO

    Yazar Ödemiş: Suriye’de Alevilerin katledilmemesi için elimizden geleni yapmalıyız -VİDEO

    PİRHA- Gazeteci-Yazar Ömer Ödemiş, Suriye’de cihatçı çetelerin yönetimi ele geçirmesini ve önceki süreci anlattı. Ödemiş, “Siyonizm ve Amerika’nın birlikte yürüttüğü, Türkiye’nin de buna lojistik sağladığı bir operasyonla Suriye’de devletin yıkıldı” dedi. Ödemiş, Suriye’de en büyük tehdidin Alevi halkının katledilmesi olduğunun altını çizdi. Ödemiş ekledi: Bu süreçte biz de elimizden geleni yaparak bu kesimin katledilmemesi, saldırıya uğramamasını ve en az zayiatla kurtulmasını sağlamamız gerekir.

    Keçiören Cemevi’nde düzenlenen ‘Suriye’de ne oluyor?’ başlıklı panele konuşmacı olarak katılan Gazeteci-Yazar Ömer Ödemiş, Suriye’de yaşanan gelişmeleri ve bu gelişmelere neden olan süreci anlattı.

    “13 YILLIK SÜREÇTE SURİYE DEVLETİ ÖNEMLİ BİR DİRENÇ GÖSTERDİ”

    Dünyanın neredeyse 100’e yakın ülkesinden taşınan cihatçıların Suriye’ye Türkiye üzerinden girdiğini belirten Ömer Ödemiş, “Yaklaşık 100’e yakın cephede saldırı başlattılar. Suriye devleti bir direnç gösterdi ve tabii ittifaklarıyla birlikte o zaman Hizbullah’ın birkaç taburu oradaydı. İlk saldırılar savuşturuldu ama cephe genişti. Ve devlet şöyle bir şey yaptı. Belli kesimleri silahlandırdı. Hristiyanları silahlandırdı, Ermenileri silahlandırdı, Alevileri silahlandırdı. Berri aşireti gibi büyük aşiretleriyle devlete bağlı aşiretleri silahlandırdı ve PYD’yi silahlandırdı. Sonrasında bence önemli bir başarı gösterildi bu 13 yıllık süreçte. Birkaç mevzide kaldılar ve o mevzilerden toplananlar da İdlib’e taşındı. İdlib’de yaklaşık 50 bin civarı Nusracı, El Kaideci gibi birçok cihatçı örgüt kaldı bu beş yıl boyunca. Orası çatışmasızlık bölgesi ilan edildi” dedi.

    “ALEVİ KÖYLERİNİ BASIP, İNSANLARI KATLETMİŞLERDİ”

    Astana Anlaşması çerçevesinde Türkiye’nin Suriye’de 13 tane gözlem noktası kurduğunu ve oradan geçirmeyeceğine dair taahhütte bulunduğunu belirten Ödemiş,  “Anlaşmada 100 asker bulundurma koşulu vardı ama Türkiye orada da 13 bin asker bulundurdu, geçirmeyeceğim diyerek. Sürekli geçip saldırılarda bulundular ama çok çaplı bir saldırıda bulunmadılar. 3 tarafı çevrilmişti, 4. tarafı Türkiye’ydi bu gücün. Ve bu güç tank elde etmiş, zırhlı araçlar elde etmiş, modernize silahlar elde etmiş, 200’e yakın drone elde etmiş ve drone eğitimleri almışlar. Saldırıda ortaya çıkıyor bunlar ve buradan saldırdılar zaten Suriye’ye. İkincisi ÖSO denilen bir yapı var. Daha sonra bunun adını saldırılarda deşifre olunca, katliamlarda deşifre olunca Suriye Milli Ordusu yaptılar. Bunlara eğitimin çoğu Serinyol’da Hatay’da verildi, MİT eğitti bunların çoğunu. Bir kısmı Türkmenlerden oluştu. Bunların maaşlarına kadar Türkiye’den ödendi. Eğitimleri Türkiye’de verildi. Şimdi sınır bölgesinde güvenlik denilen hattı da bunlar tutuyorlar. Lazkiye’ye saldıranlar da Türkiye cephesinden bunlar. Daha önce de rastgele çok katliamlar yapmıştı bunlar. Alevi köylerini basmışlardı ve birçok insanı katletmişlerdi. Şimdi yine o bölgedeler” diye konuştu.

    “EN BÜYÜK TEHDİT ALEVİ HALKININ KATLEDİLMESİ”

    Bugün gelinen noktada en büyük tehdidin Suriye’de Alevi halkının katledilmesi olduğunu belirten Ödemiş şunları söyledi:

    “Yaklaşık 3,5 milyon civarı Alevi yaşıyor Suriye’de. 400-500 bin civarı gayri müslim yaşıyor. 70 bin civarında Ermeni yaşıyor. Belli bir hatta yaşıyorlar bunlar. Orada en son konuşmalarımda girmişler ve yağma yapıyorlardı, çok az insan öldürüyorlardı. Yani tek tük askerdi, işkenceci dedikleri kesimi öldürüyorlardı. Bunun dışında halka çok dokunmuyorlardı, yağma yapıyorlar, devleti soyuyorlardı. Halkın önündeki şeyleri almaya çalışıyorlardı. Şam’da da aynısını yapıyorlar şu sıralar, çok fazla insan katletmiyorlar, sadece yağma yapıyorlar, sokağa çıkma yasağı var dörtten sonra dörde kadar sokağa çıkabiliyor insanlar.”

    ESAD DAVUTOĞLU’NA “SEN KİMİN DIŞİŞLERİ BAKANISIN? TÜRKİYE’NİN Mİ AMERİKA’NIN MI?

    Beşar Esad’la son görüşen yabancı gazetecinin kendisi olduğu bilgisini veren Ömer Ödemiş, Esad ile arasında geçen diyologu da aktardı. Ödemiş, Esad’ın Ahmet Davutoğlu hakkında söylediklerini şöyle ifade etti:

    “Röportajında şöyle bir şey söylemişti bana. Davutoğlu en son görüşen kişiymiş kendisiyle. ‘Amerika Dışişleri Bakanı’ndan sonra onunla görüştüm’ dedi. Davutoğlu’nun “Benden 14 maddelik bir isteği vardı. Bunları yaparsan burada kalırsın ve gitmezsin, savaş da olmaz” dediğini söylemişti. Davutoğlu, ‘Birincisi Hizbullah’a yardımı keseceksin. İkincisi İran’la imzaladığın güvenlik iş birliği anlaşmasına son vereceksin. Filistin davasına, Filistin halkına yardımı keseceksin. İran’la ilişkiyi keseceksin’ demiş. Esad bunları reddederek, Davutoğlu’na şunu söylemiş; ‘sen kimin dışişleri bakanısın Türkiye’nin mi? Amerika’nın mı?’ deyip göndermiş. Bu talepler üzerinden çıktı her şey zaten ve şu an bu taleplerin önemli bir kısmı yapılmış oldu.

    “FİLİSTİN DAVASINA İSLAMCILAR DEĞİL, HEP DEVRİMCİLER SAHİP ÇIKMIŞTIR”

    Filistin davası çöktü zaten, Filistin davasına sahip çıkanlar Ortadoğu’da yok. Filistin davası hiçbir zaman İslamcıların, radikal İslamcıların davası olmadı; hep devrimciler, solcular sahip çıkmıştır.”

    “13 YILLIK SAVAŞ YORGUNLUK, VE TOPLUMDA ÇÜRÜME GETİRMİŞTİ”

    Gelinen noktada siyonizm ve Amerika’nın birlikte yürüttüğü, Türkiye’nin de buna lojistik sağladığı bir operasyonla Suriye’de devletin yıkıldığının altını çizen Ödemiş, “Beş gün önceden birçok komutanın kafasına sıkılarak imha edildiği haberleri var. Özellikle 4. tümen çok önemliydi, sarayı koruyan ve çevresini koruyan. Onun komutanlarının öldürüldüğüne dair görüntüler var, yayınlanıyor. Bir siyonist MOSSAD operasyonu var orada. Çürümüş bir altyapı vardı, ben her gittiğimde görüyordum onu. Her geçerken rüşvet verdiğinizde anlıyordunuz bunu. 13 yıllık savaş yorgunluk ve çürüme getirmişti toplumda. Bunun sonucu olarak da zaten Rusya’nın ve İran’ın da çekilmesiyle birlikte Suriye direncini kaybetmiş” dedi.

    “BU SÜREÇTE BİZLER DE ELİMİZDEN GELENİ YAPMALIYIZ”

    Suriye’de bir Alevi kadınla arasında geçen konuşmayı anlatan Ödemiş, bu süreçte katliamların engellenmesi için Türkiye’de de tepkiler oluşması gerektiğini belirterek şunları kaydetti:

    “Bana dedi ki, ‘Biz üç defa ölüyoruz burada. Birincisi kadın olarak ölüyoruz, ikincisi Alevi olarak ölüyoruz, üçüncüsü de Baas’çı olarak, Esad’çı olarak ölüyoruz.’ Ve çoğu çantalarında el bombası taşıyordu. Böyle bir şey olduğunda teslim olmamak, kendilerini teslim etmemek için kendilerini imha etmeyi seçiyorlardı. Böyle bir karanlık dönemdi Suriye’de yaşanan. ÖSO’cuların birçoğu o bölgenin yerli insanı ve aralarında kan davasına varmış bir sürü sıkıntı var. Bunlar çatışmaya dönüşen imhaya dönüyor. Daha taşlar yerine oturmuş değil, ne olacağı çok belli değil ama görünen fotoğrafta artık Suriye’de düşen bir iktidar var. İktidarı da tehdit altında olan belli kesimler var. Bu kesimlerin tehdidi savuşturabilmesi içerisinde uluslararası yapıların hareketlenmesi lazım. Az önce bana bir bildiri geldi, Avrupa’daki Arap Alevi halkı bir bildiri hazırlamışlar. Sonuna kadar yanlarında olacaklarını, destekleyeceklerini vesaire açıklıyorlar. Uluslararası kamuoyunu da bu yönde harekete geçireceklerini söylüyorlar. Bu süreçte biz de elimizden geleni yaparak bu kesimin katledilmemesi, saldırıya uğramamasını ve en az zayiatla kurtulmasını sağlamamız gerekir.”

     Cebrail ARSLAN-Buse Nehir DEMİR/ANKARA

  • Buldan: Kürt sorununun çözümünü Meclis’te görenler, tezkereye ‘hayır’ demeli-VİDEO

    Buldan: Kürt sorununun çözümünü Meclis’te görenler, tezkereye ‘hayır’ demeli-VİDEO

    PİRHA-Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, TBMM’de bugün görüşülecek olan sınır ötesi tezkere için “Halkın gündemi, yoksulluk, işsizlik, geçim derdi ve adaletsizlik iken iktidara bakıyoruz gündemleri yine savaş tezkereleridir. Kürt sorununun çözüm yerini parlamento olarak görenler, tezkere ‘hayır’ demelidir” değerlendirmesinde bulundu.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bugün görüşülecek olan Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi’ni, “Kürt düşmanlığı” olarak niteleyen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Kürt sorununun çözüm yerini parlamento olarak görenler, tezkere ‘hayır’ demelidir” dedi.

    HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu. Özgür Kadın Hareketi (TJA) Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan’a verilen 30 yıl hapis cezasına değinen Buldan, “Bu ceza; bugüne değin 83 kez gözaltına alınan, defalarca tutuklanan ancak kadın mücadelesinden asla geri adım atmayan Ayşe Gökkan’dan elbette ki intikam alma çabasıdır. Karar hukuki değil siyasidir. Kürt düşmanı, kadın düşmanı politikanın bir sonucudur. Bu hukuksuz cezayı kadınlar olarak tanımıyoruz, tanımayacağız” diye konuştu.

    “YARGI, İKTİDARIN KÜRT DÜŞMANLIĞINDAN CESARET ALMAKTADIR”

    Buldan, kayyum atanan belediyeler ile gözaltına alınıp, tutuklanan siyasetçilere ilişkin de şunları söyledi:

    “Kayyım atamalarından, kadın merkezlerinin kapatılmasına, siyasetçilerimizin gözaltına alınıp tutuklanmasına kadar kadına yönelik baskı ve sindirme politikaları bugün içeride, dışarıda her yerde olağanca hızıyla devam etmektedir. Yine DTK Eşbaşkanı Sevgili Leyla Güven ve Diyarbakır İl eşbaşkanımız sevgili Hülya Alökmen’in de aralarında olduğu kadın tutuklulara Kürtçe şarkı söyledikleri ve halay çektikleri için iletişim ve görüş yasağı verilmişti. Karara yapılan itirazda mahkeme, verilen cezada bir isabetsizlik bulmamış. Kürtçe düşmanlığını isabetli bulan bu yargı zihniyeti, iktidarın Kürt düşmanlığından cesaret almaktadır.

    Sevgili Aysel Tuğluk ciddi sağlık sorunları yaşamasına rağmen cezaevinde tutulmaya devam etmektedir. Tuğluk’un yeri cezaevi değildir, tedavisi için zaman kaybetmeden acilen tahliye edilmesi gerektiğini ifade etmek istiyorum. Aynı zamanda Adalet Bakanlığına çağrımızı ve uyarımızı yapıyoruz.

    Biz kadınlar diyoruz ki, sizin erkek yargınızdan da sizin baskılarınızdan da işkencelerinizden de korkan tek bir kadın yoktur. Bulamayacaksınız da. Her zulmünüzün karşısında kadınların cesaretini ve direnişini görmeye devam edeceksiniz. Evet, Ayşe Gökkan, cesareti ile hep dimdik durmuş, kadın mücadelesinin emekçisi ve çok kıymetli bir yoldaşımızdır. Yıllarca cezaevinde kalan ama kadın özgürlük mücadelesinden asla geri adım atmayan Gökkan’ı bu cezalar ile susturamazsınız, engelleyemezsiniz.”

    “HALKIN GÜNDEMİ YOKSULLUK İKEN, İKTİDARIN Kİ SAVAŞ TEZKERELERİ”

    Sınır ötesi tezkerenin iki yıl daha uzatılmasına yönelik bugün TBMM’de gerçekleşecek olan görüşmeye de değinen Buldan, “Halkın gündemi, yoksulluk, işsizlik, geçim derdi ve adaletsizlik iken iktidara bakıyoruz gündemleri yine savaş tezkereleridir” dedi.

    Buldan şöyle konuştu:

    “Her yıl tezkerenin süresini bir yıl uzatan iktidar, bu kez süreyi 2 yıl uzatmak istiyor. Demek ki İktidar, bir yıl sonra AKP grubunun kalıp kalmayacağından ve meclisi toplayamayacağından endişe ettiği için süreyi 2 yıl uzatarak tezkereyi garanti altına almaya çalışmaktadır. Gidici olduklarını kendileri de görmektedir. Bu tezkere iktidarın aynı zamanda gidiş tezkeresidir.

    2023’e kadar parlamentoyu savaş siyasetinin ipoteği altına almaya çalışan tezkerenin adını doğru koyalım: Uluslararası hukuka aykırı olan bu tezkere içeride ve dışarıda çözümsüzlük tezkeresidir. Çürümüş yolsuzluk ve rant düzenini ayakta tutma tezkeresidir. İflas etmiş ekonominin, büyük çöküşün üzerini kapatma telaşıdır. Suriye barışını sabote etme, çatışma ve istikrarsızlıktan nemalanma tezkeresidir. Bu tezkere Kürt düşmanlığı tezkeresidir. Suç örgütleri; ÖSO’ya, IŞİD’e, El Nusra’ya nefes aldırma tezkeresidir. Bu tezkere, toplumsal desteğini her geçen gün kaybeden AKP iktidarının seçim kampanyasıdır.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Askeri harekatta 6. gün: Suriye Ordusu Tabka’ya girdi

    Askeri harekatta 6. gün: Suriye Ordusu Tabka’ya girdi

    TSK ve ÖSO’nun Suriye’nin kuzeyine başlattığı operasyon 6. gününde sürüyor. Şam yönetiminin SDG ile yaptığı anlaşma sonucu Suriye ordusu, TSK’nin operasyonuna karşı sınıra konuşlanmaya başladı. Suriye Ordusu’nun daha önce DSG tarafından kontrol edilen bölgelerden olan Tabka şehrine giriş yaptığı belirtildi.

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve içerisinde cihatçı grupların da yer aldığı ÖSO’nun Suriye’nin kuzeyine gerçekleştirdiği operasyon 6. gününde sürüyor.

    Dün akşam saatlerinden itibaren Suriye’nin kuzeyine doğru ilerleyen Suriye Ordusu’nun Tabka şehrine giriş yaptığı belirtildi.

    Suriye hükümetinden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Tabka şehri, Rakka’nın batısında bulunuyor.

    Öte yandan Fransız haber ajansı AFP, Suriye Ordusu’nun, Türkiye sınırına doğru ilerlediğini iddia etti.

    Dün akşam saatlerinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetiminin anlaşması sonucu Suriye ordusu Menbiç’e girdi ve ardından ülke sınırına konuşlanacağı açıklanmıştı.

    Dün ABD Savunma Bakanı Mark Esper’in “Askerlerimizi Suriye’nin kuzeyinden çekiyoruz” açıklamasının ardından SDG ve Suriye ordusunun görüştüğü ve Türkiye’nin askeri operasyonuna karşı harekete geçmek üzere anlaşmaya vardığı bildirildi. Gün içerisinde Almanya Başbakanı Merkel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayarak, “Operasyonu derhal durdurun” çağrısında buılunmasının ardından Rusya Savunma Bakanlığı da “Suriye çözüm sürecine dahil olan tüm taraflar ülkenin kuzeydoğusundaki insani felaketi önlenmeye yönelik tedbir almalı” çağrısında bulundu.

    İBRAHİM KALIN’DAN “DURMAK YOK” TWEETİ

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, askeri operasyona ilişkin bugün sabah saatlerinde yaptığı Twitter paylaşımında “Musul, Rakka ve Deyrizzor yerle bir edilir ve binlerce sivil öldürülürken seslerini çıkartmayalar, #BarisPinariHarekati’nin başarısı karşısında panik halinde ‘operasyonu durdurun’ çağrıları yapıyor, Türkiye’yi yaptırımlarla tehdit ediyor. Hedeflerimize ulaşana kadar durmak yok” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Alevilerin kökünü kazıyacağız’ diyen eski IŞİD’li için Reyhanlı’da kitlesel cenaze töreni

    ‘Alevilerin kökünü kazıyacağız’ diyen eski IŞİD’li için Reyhanlı’da kitlesel cenaze töreni

    2012’de “Alevilerin kökünü kazıyacağız” dediği görüntülerle gündeme gelen, 2014’te IŞİD’e biat eden ve daha sonra Ceyş’ul İzze komutanı olan Abdülbasit el-Sarut adlı cihatçı, Hama’nın kuzey kırsalında devam eden çatışmalarda yaralandı, Hatay’da kaldırıldığı hastanede öldü.

    Sendika. org’un haberine göre cihatçı El-Sarut’a Reyhanlı’da cenaze töreni düzenledi.

    Ceyş’ul İzze adlı cihatçı örgütün komutanlarından Abdülbasit el-Sarut, Hama’nın kuzey kırsalında Suriye ordusunun topçu saldırısı sonucu ağır yaralandı, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde getirildiği hastanede dün (8 Haziran) öldü.

    Reyhanlı Tevhid Cami’nde Abdülbasit el-Sarut için kitlesel bir cenaze töreni düzenlendi. El-Sarut’un cenazesi daha sonra tekbirlerle Suriye’ye gönderildi.

    EL-SARUT KİMDİR?

    Muhaliflere yakın kaynaklar, Humus doğumlu olan El-Sarut’un, savaştan önceki profesyonel futbolculuğunu ve 2011’de başlayan eylemlerde öne çıkan bir figür olduğunu yazdı.

    Nitekim El-Sarut, gerçekten yaptıklarıyla “öne çıkan” bir isimdi.

    2012’de katıldığı bir eylemde “Alevilerin kökünü kazıyacağız” diyerek kitleye tempo tutturan El-Sarut, daha sonra Humus kırsalında aktif olan ve ÖSO bünyesinde yer alan “Bayada Şehitleri Tugayı” adlı örgütü kurdu.

    2014’te ÖSO’nun Humus’taki yenilgisini takiben El-Sarut ve örgütü kentten çekildi ve daha sonra IŞİD’e biat etti. Bununla ilgili haberler muhaliflere yakınlığıyla bilinen kaynaklarda da yer aldı.

    2014’te ÖSO’nun Humus’taki yenilgisinin ardından El Sarut ve örgütü kentten çekildi ve daha sonra IŞİD’e biat etti.

    El Sarut, IŞİD’in Suriye ve Irak’ta yenilgiye uğratılmasının ardından İdlip vilayetine geçti ve sonunda Ceyş’ül İzze’ye katıldı. Hama’nın kuzeyi ve Gab Ovası’ndan etkin olan bu örgüt, Şam’ın Fethi Cephesi (eski adıyla Nusra) öncülüğünde kurulan Heyet-i Tahrir’uş Şam’a yakınlığıyla biliniyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Nuri Dersimi ve eşinin Afrin’de bulunan mezarları tahrip edildi

    Nuri Dersimi ve eşinin Afrin’de bulunan mezarları tahrip edildi

    PİRHA- Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı grupların girdikleri Afrin’in Şera ilçesinde, Kürt aydını Nuri Dersimi ve eşi Feride Dersimi’nin mezarlarına saldırı düzenlediği bildirildi.

    Yerel kaynaklardan ulaşan bilgilere göre, Şera ilçesinde Dr. Nuri Dersimi ve eşi Feride Dersimi’nin Henan Kabristanı’ndaki mezarları ÖSO tarafından tahrip edildi.

    Bölgede bilinen en önemli ziyaretgahlardan olan Henan Ziyaretgahı kabristanında bulunan caminin içerisindeki kıymetli eşyaların da çalındığı öğrenildi. Henan Kabristanı’nda çok sayıda kanaat önderi ve tarihe mal olmuş çok sayıda insanın mezarı bulunuyor. (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘IŞİD’e katılan kaç Türk vatandaşı var? ÖSO üyelerine maaş ödenmekte midir?’

    ‘IŞİD’e katılan kaç Türk vatandaşı var? ÖSO üyelerine maaş ödenmekte midir?’

    PİRHA-HDP Antep Milletvekili Prof. Dr. Mahmut Toğrul, IŞİD terör örgütü üyesi Abdurrahman Abdulhadi’nin IŞİD ve ÖSO’ya dair Sputnik’e yaptığı değerlendirmeyle ilgili soru önergesi verdi. 

    HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yazılı olarak cevaplaması için IŞİD terör örgütü üyesi Abdurrahman Abdulhadi’nin IŞİD ve ÖZSO’ya dair Sputnik’e yaptığı değerlendirmeyle ilgili soru önergesi verdi.

    Toğrul şunları kaydetti:

    “Türkiye’nin Adana ilinde askeri eğitim aldıklarını iddia eden Abdulhadi, IŞİD’in Türkiye ile iyi ilişkilerinin olduğunu savunmakta. Suriye’nin Haseke iline bağlı Til Berak kasabası nüfusuna kayıtlı Arap asıllı 20 yaşındaki Abdurrahman Abdulhadi, IŞİD’te çok sayıda Türk savaşçı olduğu bilgisini vermekte. Abdurrahman Abdulhadi, Adana’da hava alanına yakın bir köyde 60 kişi olarak askeri eğitim aldıklarını, sabah kalkıp spor yaptıktan sonra haftada bir atış eğitimi yaptıklarını belirtmektedir. Abdulhadi, Kalaşnikof, Bixi ve diğer silahları kullandıklarını, eğitim veren kişinin isminin Urfa’lı Ahmet, tercümanlık yapan kişinin ise İbrahim adında birisi olduğunu ve kampın basına ÖSO kampı olarak yansıtıldığını söylemektedir. Eğitimdeki 60 kişinin hepsinin Suriye vatandaşı olarak Türkiye’ye iş bulmak amacıyla geldiklerini fakat hepsinin IŞİD’e katıldıklarını belirtmektedir.

    Toğrul, konuyla ilgili verdiği soru önergesinde Süleyman Soylu’ya şu soruları yöneltti:

    • Türkiye’nin ÖSO üyelerine eğitim verdiği kaç kamp bulunmaktadır? Bu kamplar nerelerdedir? ÖSO kamplarında kaç kişi şu ana kadar eğitim almıştır? ÖSO kamplarındaki eğitimler kim ya da kimler tarafından verilmektedir?
    • ÖSO üyelerine eğitim vermek için kurulan kampların maliyeti ne kadardır? ÖSO üyelerine maaş ödenmekte midir? Ödeniyorsa bu maaş şu ana kadar kaç kişiye ve ne kadar ödenmiştir?
    • ÖSO kamplarında eğitim görenlerin IŞİD üyeleri olduğu konusunda ne düşünüyorsunuz? Abdulhadi’ye göre Türkiye’nin IŞİD terör örgütüyle ilişkilerinde hiçbir sorun bulunmamaktadır. Bu konuda hükümetiniz ne düşünmektedir?
    • Sözde ÖSO kampı olan Adana’daki kamp Adana’nın neresindedir? Bu kampta şu ana kadar kaç kişi eğitim almıştır? Kampta eğitim veren Urfalı Ahmet ve Tercüman İbrahim kimdir?
    • Suriye vatandaşı olarak Türkiye’ye gelen ve ÖSO kamplarında eğitim görüp IŞİD terör örgütüne katılan kaç kişi vardır?
    • Abdulhadi, IŞİD terör örgütü bünyesinde çok sayıda Türk savaşçı olduğu bilgisini vermektedir. Hükümetinizin tespit etmiş olduğu IŞİD terör örgütüne katılan kaç Türk vatandaşı bulunmaktadır? IŞID terör örgütüne katılan Türk savaşçılar ne şekilde IŞİD saflarına katılmaktadır?
    • ÖSO’nun dünyada terörist örgüt olarak bilinen ve faaliyet yürüten El-Kaide, IŞİD, Nusra ve Ahrar Şam ve benzeri örgütlerle birlikte hareket ettiğine dair çok sayıda iddia yer almasına rağmen hükümetinizin ÖSO ile hareket etmesinin ve destek vermesinin nedeni nedir? Hükümetiniz ile ÖSO arasında nasıl bir anlaşma ve işbirliği söz konusudur? (HABER MERKEZİ)
  • ÖSO’cular Afrin’de Demirci Kawa heykelini yıktı

    ÖSO’cular Afrin’de Demirci Kawa heykelini yıktı

    PİRHA – Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu mensuplarının Afrin’e başlattığı operasyon 58. gününde devam ediyor. ÖSO’cuların Afrin kent merkezine girer girmez ilk işi Demirci Kawa’nın Afrin merkezindeki heykelini yıkmak oldu.

    TSK ve ÖSO mensuplarının Afrin’e başlattığı operasyon devam ediyor. Sabah erken saatlerinde Özgür Suriye Ordusu mensuplarının Afrin’e kentin güneydoğusundan girmeye başladığı, ardından da Afrin kent merkezinde kontrolün sağladığı öne sürüldü. Kent merkezinden sık sık silah ve patlama seslerinin duyulduğunun aktarıldığı haberlerde TSK’ye bağlı uçakların da Afrin semalarında uçtuğu ifade edildi.

    Kent merkezine giren ÖSO mensupları, kente girer girmez Demirci Kawa heykelini tekbir getirerek yıktılar.

    Demirci Kawa’nın heykelinin yıkılması ÖSO’ya yakın hesaplardan “Kürtlerin kutsal görülen Demirci Kawa’nın Afrin merkezindeki putu yıkıldı” diye paylaşıldı. Heykelin ÖSO’cular tarafından yıkılmasına sosyal medyada büyük tepki gösterildi.

    DEMİRCİ KAWA KİMDİR?

    Direnişin başlatıcısı Kawa (Kawayê Hesinker) isimli demircidir.

    MÖ 612’de, Kürdistan’da Asurlu Dehak (Zuhak) isimli çok zalim bir hükümdar vardı. Dehak bir kayanın başında çok sağlam yapılmış bir kalede oturuyordu. Hükümdar Dehak pek çok vahşi hayvanlar ve yılanlar beslerdi. Kendisi gençlerin beyinlerini yediği gibi, hayvanlarına da yedirirdi. Kralı olduğu halkına her gün yenmek üzere hazırlanmış insan beyinlerinin kalesine getirilmesini emretmişti. Bu emre uyan halk, her gün için kralın kalesine hazırlanmış insan beyni götürmeye devam ediyordu. Bir süre sonra, halk bu insanlık dışı beslenmeyi aksattı. Dehak askerlerine, emrini aksatmış olan halkı toplayıp kalesine getirmelerini emretti. Böylece halk askerler tarafından toplanıp kaleye götürüldü. Kalede halktan birçoğu çocuklarını koruduğu için öldürüldüler.

    Bir süre sonra daha çocuklarının beyinlerini yenilmek üzere hazırlayıp götüren halk, sonradan çocuklarını kurtarmak için bir yol buldular. Bu sırarda Hükümdar Dehak’ın askerleri halk arasında dolaşıp çocukların sayılarını devamlı tespit ettikleri için, halk kurtardıkları çocuklarını dağlara kaçırdı ve orada askeri eğitim verdiler.

    Bir gün temizlenerek krala götürülen beyinde, bir kuzu tüyü çıktı. Bunun üzerine kral durumu anladı. Kral ondan sonra kendi askerlerinin, bizzat çocukları kesip beyinlerini hazırlayıp getirmelerini emretti. Bu emirden sonra, askerler çocukları kesip beyinlerini hazırlayıp krala götürüyorlardı. Bu durum böyle devam ederken, kralın oturduğu kaleden üç taş atılımı mesafesinde olan bir köyde Kawa adında bir demirci oturuyordu. Kawa kralın askerlerine silah ve savaş araçları yapardı. Demirci Kawa da yedi çocuğunun başını yenmek üzere hazırlayıp krala götürmek için vermişti. Sıra son çocuğuna geldiğinde, krala karşı tavır aldı. Depolarında bulunan savaş araçlarını çevre köylere dağıttı ve köylere çocuklarını ve mallarını alıp dağlara çekilmeleri çağrısında bulundu. Bu çağrı üzerine, tüm köyler boşaltıldı. Kralın askerlerinin gözleri önünde köyler bir anda viraneye döndüler.

    “21 MART: DEMİRCİ KAWA ÖNDERLİĞİNDE ZALİM KRALDAN KURTULUŞ”

    Kawa, dağlarda toplanan köylülere, zalim hükümdardan intikam alınması ve zulmüne son verilmesi gerektiğini anlattı. Zalim kralın zulmü altında ezilen köylüler, Kawa’nın bu önerisi üzerine kraldan intikam almak için yemin ettiler. Dağlarda askeri eğitim görenler ve köylüler, Kawa’nın önderliğinde birleştiler.

    Demirci Kawa’nın denetimindeki köylülerle savaşçılar, iki gün sonra dağlardan inerek zalim Kral Dehak’ın kalesini sardılar. Bir grup genç savaşçı gece gizlice kalenin duvarlarına tırmandı. Kalenin nöbetçilerini öldürdükten sonra, kale duvarları önünde bekleyen köylü ve savaşçılara kalenin kapılarını açtılar.

    Açılan kalenin kapılarından en önde Demirci Kawa elinde bir mızrak ve kralın gırtlağını kesmek için yaptığı kılıçla içeriye girdi. Arkasından da köylü ve savaşçılar girdiler. Kalede kralın sistemi yıkıldıktan sonra çok sağlam olan bu kaleyi içinde bulunan her şeyi ile beraber ateş verip yaktılar. Köylüler ve savaşçılar yakılan kalenin alevleri etrafında sabahlara kadar çalıp eğlendiler. Böylece Demirci Kawa yönetimindeki köylüler ve savaşçılar Tiran’ın yönetimini yıkarak zalim kraldan kurtuluşlarını kutladılar.”

    21 Mart, MÖ 612. İşte bu tarih Kürt halkının kurtuluş tarihi olarak bilinir ve kutlanılır.
    Yazılı tarihlere göre 21 Mart 612 yılında Asurluların başşehri Ninova’yı Medler ve Kaldaharlar birleşerek aldılar.

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’li Erdem: Cihadçı, selefi, kafa kesen bu çeteyi kim Türkiye adına görevlendirdi?

    CHP’li Erdem: Cihadçı, selefi, kafa kesen bu çeteyi kim Türkiye adına görevlendirdi?

    PİRHA – CHP’li Eren Erdem sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ÖSO hakkındaki söylemlerine ilişkin tepki gösterdi. Erdem “Erdoğan bugün ÖSO’nun avukatlığını yapmış. Geçmişte de FETÖ’nün savcısıydı. ÖSO’nun ne olduğunu herkes biliyor” ifadelerini kullandı.

    CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem sosyal medya hesabından, AKP Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kendini bilmez bazı terbiyesizler var ya, terörist diye ifade ettiği ÖSO’lar var ya, ulan ahlaksız sen sıcak yatağında yatarken o ÖSO’lar benim Mehmedimle beraber, senin kol kanat gerdiğin teröristleri yok ediyorlar” ifadelerine karşılık şöyle tepki gösterdi:

    GEÇMİŞTE DE FETÖ’NÜN SAVCISIYDI

    “Erdoğan bugün ÖSO’nun avukatlığını yapmış. Geçmişte de FETÖ’nün savcısıydı. ÖSO’nun ne olduğunu herkes biliyor. Cihadçı, selefi, kafa kesen yağmacılardan oluşan bu çeteyi kim Türkiye adına görevlendirdi. Terörle mücadele adına terörü kim silahlandırıp görevlendirdi! Söyleyin kim?”

    (HABER MERKEZİ)

  • Afrin’e başlatılan hava saldırısında ikinci gün

    Afrin’e başlatılan hava saldırısında ikinci gün

    PİRHA – TSK’nin Afrin’e başlattığı hava saldırıları bugün de devam etti. Kara saldırılarının başladığı ve Mabata ve Bilbile ilçelerinin bombalandığı belirtilirken, savaş uçaklarının kent merkezi çevresini de hedef aldığı gelen bilgiler arasında.

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrin’e yönelik fiili saldırının başladığını açıklamasının ardından başlayan hava saldırısı ikinci gününde de devam ediyor. Dün Hatay’ın Reyhanlı ve Kırıkhan ilçeleri arasında sınır hattında uçak sesleri duyulduğu bildirildi. Yapılan bombardımanda Cindirese, Reco, Şera, Şerawa ve Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Mabeta bölgelerinin bombalandığı öğrenilmişti.

    Afrin’e başlatılan hava saldırılarına ilişkin önemli gelişmeler şöyle:

    ŞENGAL KÖYÜ’NÜN KONTROLÜ ÖSO’YA GEÇTİ

    Afrin bölgesine bağlı Cindires kasabası çevresinde ÖSO ile YPG arasında şiddetli çatışmalar yaşanırken, Afrin’in kuzeyindeki Şengal köyü YPG’den alındı. TSK ve ÖSO güçleri Afrin batısındaki Raco kasabasına doğru ilerleme kaydediyor.

    NATO AFRİN HAREKATINA İLİŞKİN AÇIKLAMA YAPTI

    NATO’nun “Türkiye’nin istikrarsız bir bölgede bulunduğuna ve terörden belirgin şekilde acı çektiğine” dikkat çekilen açıklamasında, “kendini savunma hakkı” ön plana çıkarılırken “orantılılığa ve ölçülülüğe dikkat edilmesi” istendi.

    Yapılan açıklamada, Türkiye’nin operasyon konusunda NATO üyesi ülkeleri bilgilendirdiği belirtildi. NATO yetkilisi, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in de Türk yetkililerle düzenli temas halinde olduğuna dikkat çekti.

    KİLİS’TE 15 GÜN ÖZEL GÜVENLİK BÖLGESİ İLANI

    Suriye tarafından atılan 4 roket mermisi, Kilis’e düştü. Mermiler, 2 ev 2 işyerine isabet ederken Vali Mehmet Tekinarslan, 1 kişinin hafif yaralandığını söyledi. Öte yandan düşen mermi nedeniyle iki katlı bir evde çıkan yangın maddi hasara neden oldu. Kilis Valiliği, “Zeytin Dalı Harekatı”nın sürdüğü Suriye sınırındaki bazı bölgeleri, 15 gün süreyle 15 gün özel güvenlik bölgesi ilan edilmiştir” dedi.

    FRANSA’DAN AFRİN İÇİN ACİL TOPLANTI ÇAĞRISI

    Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Türkiye’ye Afrin operasyonunu sonlandırma çağrısı yaptı ve Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyini acil toplantıya çağırdıklarını açıkladı.

    Le Drian gazetecilere yaptığı açıklamada, BM Güvenlik Konseyi toplantısında Suriye’deki harekatın “insani durum üzerinde yaratacağı” risklerin değerlendirileceğini söyledi. Le Drian, Afrin operasyonunun yaratacağı riskleri “çok ciddi” olarak nitelendirdi. Le Drian, resmi Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda “tarafların çatışmaya bir son vermeleri ve bölgeye insani yardım ulaşımı sağlamaları gerektiğini” söyledi.

    MEDYA İÇİN 15 MADDELİK AFRİN LİSTESİ

    Afrin’de başlayan operasyon sonrası Başbakan Binali Yıldırım, bugün medya temsilcileriyle bir araya geldi.

    Başbakan Binali Yıldırım, medyanın operasyona ilişkin haberlerinde “milli menfaatleri ön plana koyması gerektiğini” söylerken, medyadan beklentilerini şöyle sıraladı:

    – Haber ve yorumlarda bu harekatın tamamen terör örgütlerine yönelik olduğu ve terör örgütlerini etkisiz hale getirmeyi amaçlayıp sivil halkı koruduğunun ön plana çıkarılması

    – Yabancı haber kaynaklarının özellikle PKK, PYD, YPG, DEAŞ kaynakları üzerinden Türkiye aleyhine yapacağı haberler konusunda dikkatli olunması (Başbakan buna örnek olarak, sosyal medyada geçmiş dönemde Musul’da olan bir fotoğrafın sanki Afrin’de olmuş gibi paylaşıldığını gösterdi)

    – Uluslar arası haber kaynaklarının Türkiye aleyhine yapacağı haberleri yansıtırken Türkiye’nin milli menfaatlerinin gözetilmesi

    – Siviller yönelik saldırı olduğuna dair bilgi kirliliği yaratan ve teyit edilemeyen görüntü ve açıklamalara itibar edilmemesi, sivillere zarar verilmemesi konusunda silahlı kuvvetlerin gösterdiği hassasiyetin hatırlatılması

    ‘MEYDANA ÇIKMA YANLIŞINI YAPAN OLURSA BEDELİNİ ÇOK AĞIR ÖDER’

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Bursa il kongresinde konuştu. Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Afrin operasyonuna yönelik sokağa çıkma çağrılarına değindi.

    Erdoğan, HDP’yi hedef alarak sarf ettiği sözlerinde, “Benim Kürt kardeşlerimi sokağa çağırıyorlar. Sakın ha bu çağrıya uyup da meydanlara çıkma yanlışını yapanlar olursa, bedelini çok ağır öderler. Bu milli mücadeledir. Sakın ha, bu çağrıya uyup da meydanlara çıkma yanlışına düşenler olursa bedelini çok ağır öderler bunu da böyle söylüyorum. Karşımıza kim çıkarsa çıksın bedelini öderler” dedi.

    SOSYAL MEDYAYA AFRİN SORUŞTURMASI

    TSK’nın Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin bölgesinde başlattığı Zeytin Dalı Harekatı’nın ardından, sosyal medya hesaplarından propaganda yapanlar takibe alındı. Ankara, Van, Diyarbakır, Mardin ve Muş Cumhuriyet Başsavcılıkları’nın yaptığı çalışmaların ardından harekatla ilgili gerçek dışı bilgileri aktaranlara yönelik soruşturma başlatıldı. HDP’li vekiller Ayhan Bilgen ve Nadir Yıldırım hakkında da sosyal medyadan Afrin paylaşımı hakkında inceleme başladığı belirtildi.

    CHP’DEN DESTEK AÇIKLAMALARI

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, partisinin Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, Afrin’e yönelik operasyonu “gereken bir adım ve doğru bir harekat” olarak değerlendirdi.

    Tezcan, “Bu harekata desteğimiz tamdır. Allah milletimize, askerimize yardımcı olsun” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)