Etiket: ÖSYM

  • Eğitim Sen Diyarbakır 1 Nolu Şube’den ÖSYM’ye ‘Yanlıştan dönün’ çağrısı

    Eğitim Sen Diyarbakır 1 Nolu Şube’den ÖSYM’ye ‘Yanlıştan dönün’ çağrısı

    PİRHA – ÖSYM, 17-18 Haziran’da yapılacak olan 2023 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na girecek öğrencilerin sınav yerlerini belirledi. Depremden etkilenen Diyarbakır’da, birçok öğrencinin sınav yerleri farklı şehirlere verildi. Söz konusu duruma “kapasite azlığı” gerekçe gösterildi. Eğitim Sen Diyarbakır 1 Nolu Şube Eş Başkanı Emine Akşahin, “Zaman varken bu yanlıştan dönülsün” dedi.

    Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 17-18 Haziran’da yapılacak olan 2023 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek öğrencilerin sınav yerlerini belirledi. Maraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerden etkilenen Diyarbakır’da, birçok öğrencinin sınav yerleri farklı şehirlere verildi. Söz konusu duruma “kapasite azlığı” gerekçe gösterildi.

    Depremde sadece 6 köy okulunun hasar gördüğü kentte böyle bir uygulamaya gidilmesi tepkilere neden oldu. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Diyarbakır 1 No’lu Şubesi Eş Başkanı Emine Akşahin, karardan vazgeçilmesi çağrısı yaptı.

    “BU KABUL EDİLEMEZ”

    Akşahin, uygulamanın sadece Diyarbakır’a özgü olduğuna işaret ederek, “Bu durumun MEB ve YÖK tarafından derhal gerekçeleriyle açıklanmasını talep ettik. Alanda yapılan hasar tespitinde sadece 3 okulun ağır hasarlı olduğu tespit edildi. Depremden sonra öğrenciler okullardan uzak kaldı. Haliyle öğrenciler üzerinde büyük bir baskı oluştu. Buna rağmen talepleri olmadan bulundukları yerden 500-1500 kilometre uzakta sınava girmeleri isteniyor. Bu kabul edilemez” diye konuştu.

    Öğrencilerin ikametgahları dışında sınava girmelerinin psikolojik, sosyolojik ve fizyolojik sonuçları olacağını söyleyen Akşahin, “Bu durum neden sadece Diyarbakır’da uygulanıyor? Bugüne kadar böyle bir şey söz konusu değildi. Buradaki okulların kapasitesi arzı karşılayabilecek kapasitede. Bu yüzden dışarıda sınava girmelerini gerektirecek bir durum söz konusu değil. Öğrenciler bunca yolu kat ettikten sonra bilmedikleri bir iklimde, havada ve yerde sınava girip kötü sonuçlarla karşılaşmalarını istemediğimiz için bu yanlış adımdan acilen geri atmalarını talep ediyoruz. Buradan hem MEB hem de YÖK’ü açıklama yapmaya davet ediyoruz” dedi.

    “BU YANLIŞTAN DÖNÜLSÜN”

    Emine Akşahin, öğrencilerin birinci sınavdan sonra geceyi orada geçirmek zorunda kalacaklarına işaret ederek, şöyle devam etti:

    “Tanıdık bir ortamdan uzaklaşmaları kendilerinde ayrıca bir stres, heyecan, gerginlik ve psikolojik travma yaratacaktır. Alınan kararlarda öğrencilerin yararı gözetilmelidir. İstekleri ve talepleri göz önünde bulundurulmalı. Öğrencilerimiz dünden bu yana yüzlerce mesaj attılar, itirazda bulundular ve bunu kabul etmediklerini dile getirdiler. Hala zamanımız varken bu yanlıştan dönülsün.”

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP Gençlik Meclisi Sözcüsü Dağ: Çizilen karanlık tablo karşısında çözüm bizde!

    HDP Gençlik Meclisi Sözcüsü Dağ: Çizilen karanlık tablo karşısında çözüm bizde!

    PİRHA -HDP Gençlik Meclisi Sözcüsü ve HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ, gerçekleştirilen KPSS sınavında çok büyük hukuksuzluğun açığa çıktığını hatırlatarak “Şimdiye kadarki skandallarda ne yetkililerin yargılanıp cezalandırıldığını ne iktidarın hesap verdiğini söyledi. Dağ, “Bir dönemin sınav sorularının çalınmasında sanık olarak yargılanan bir şahıs bugün hala İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışmaya devam ediyor” diyerek gençlerin çözümsüz olmadığını belirtti.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gençlik Meclisi Sözcüsü ve Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ, Diyarbakır’da basın toplantısı düzenleyerek güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) skandalı başta olmak üzere gençlik gündemlerine değinen Dağ, Aysel Tuğluk’un durumu ve işkence ile gözaltına alınan gençler hakkında konuştu.

    Konuşmasına “3 Ağustos Êzidî Katliamı’nı buradan bir kez daha kınıyor, başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere hayatını kaybedenleri anıyorum” sözleriyle başlayan Dağ, 74’üncü Êzidî Fermanı’nda 6 binin üzerinde kadın ve çocuk kaçırıldığını ve binlercesinin katledildiğini kaydetti. Dağ, kadın düşmanı zihniyetin Türkiye’de de yaşamın her alanında kendisini gösterdiğini söyleyerek Kobani davasına işaret etti. “Çok yakın bir tarihte Kobanî Kumpas Davasından tutuklu bulunan kadın tutsaklar Ayla Akat Ata, Ayşe Yağcı, Bircan Yorulmaz ve Pervin Oduncu arkadaşlarımız açık görüşte birbirlerinin görüşçülerine selam verdikleri gerekçesiyle disiplin cezasına çarptırıldılar. Bu, AKP’nin katmerleşen faşizmine en bariz ve son örnektir” ifadelerini kullandı.

    “AYSEL TUĞLUK’A YAŞATILANLAR İŞKENCEDİR, İNSANLIK SUÇUDUR”

    Dersim Dağ, Kobanî Davası’nda tutuklu bulunan demans hastası Aysel Tuğluk’un durumu için de yorumda bulundu. Tuğluk’un avukatını bile tanıyamazken, bir işkence yöntemiyle ifade vermeye zorlandığını belirten Dağ, “Bu 80’li yıllarda Esat Oktay’ın Amed zindanında gerçekleştirdiği işkencenin çok çok ötesindedir. Buradan AKP-MHP yargısına sesleniyoruz; Aysel Tuğluk başta olmak üzere hasta tutsakların bir an önce serbest bırakılması gerekiyor. Bu bir işkence yöntemidir, insanlık suçudur” dedi.

    N.Ç. DAVASINDA SANIK OLAN BİRİNİN KANAAT ÖNDERİ OLARAK TANIMLANMASI AKP’NİN İKİYÜZLÜLÜĞÜDÜR

    Mardin’de 13 yaşındayken 28 kişinin tecavüzüne uğrayan N.Ç’ye ilişkin davanın detaylarını anlatan Dağ, AKP’nin tecavüzcüleri koruduğunu ifade etti. Dosyada sanıklardan bir erkeği, AKP’nin kaymakamı ve AKP kayyımı tarafından kanaat önderi olarak tanımlandığını açıklayan Dağ, “Bu iktidarın iki yüzlülüğünü göstermekle birlikte, kayyım açısından cinsel istismar sanığının da kanaat önderi olarak görüldüğünü gösteriyor” yorumunu yaptı.

    “TURNUVAYA KATILAN 11 ARKADAŞIMIZ İŞKENCEYLE GÖZALTINA ALINDI”

    HDP Gençlik Meclisi sözcüsü ve Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ konuşmasına şu şekilde devam etti:

    “AKP-MHP iktidarı, bir yandan özel savaş politikalarını sistematik olarak yürütürken, bir yandan da Gençlik Meclisimizin bu özel savaş politikalarına karşı yürüttüğü çalışmayı da illegalize etmeye çalışıyor. “Bağımlılığı Kıralım, Yeni Yaşamı Kuralım” şiarıyla ile yürüttüğümüz kampanya çerçevesinde 11 kentte futbol turnuvası düzenliyoruz. Bu turnuvayı da Kemal Kurkut anısına düzenliyoruz. Geleneksel olarak her yıl düzenlediğimiz bu futbol turnuvası, her yıl illegalize ediliyor, çeşitli engellemeler ve baskılarla karşı karşıya kalıyor. Bu, 2017’de Amed’de katledilen Kemal Kurkut’un da illegalize edilmesidir. Kemal Kurkut isminin kullanılmasının “örgüt propagandası” olduğu suçlamasıyla karşı karşıya kaldık. 2017’de polis kurşunuyla katledilen Kemal Kurkut’un katili cezasız bırakılırken, AKP-MHP iktidarı Kemal Kurkut’u “terörist” ilan ediyor. İstanbul Gaziosmanpaşa’da Zaxo ve Roboski katliamlarının hesabının sorulacağı şeklinde açılan bir pankartı gerekçe göstererek, turnuvaya katılan 11 arkadaşımız işkenceyle gözaltına alındı. Buradan bir kez daha söylüyoruz; Roboski Katliamı’nı yapanlar da Zaxo Katliamı’nı gerçekleştirenler de hukuk önünde er ya da geç hesap verecektir. Gençlik er ya da geç hesabını soracaktır.”

    “DEMOKRATİK SİYASET ALANINDAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Geçtiğimiz günlerde HDP Parti Meclis üyesi ve Gençlik Yürütme Kurulu Üyesi olan Livan Orman, parti faaliyetleri gerekçesi ile tutuklandı. Orman dışında Gençlik Meclisi üyesi 12 kişinin de gözaltına alındığını hatırlatan Dağ, tutuklamaları AKP-MHP iktidarının gençlerin siyaset hakkına yönelik politikası ve tahammülsüzlüğü olarak gördüğünü ifade etti.

    Cumhurbaşkanı, KPSS sorularının servis edildiği ve şifreleme olduğu iddiaları ortaya çıkınca ÖSYM Başkanı’nı  görevden alınmasını da değerlendiren Dağ, şunları dile getirdi:

    “Gerçekleştirilen KPSS sınavında çok büyük hukuksuzluk açığa çıktı. Bir yayınevindeki 20 sorunun sınavdaki sorularla aynı olduğu öğrenildi. ÖSYM Başkanının ‘şaibe yoktur’ açıklamasından 2 saat sonra gençlerin ve kamu personeli adaylarının büyük tepkisi üzerine ÖSYM Başkanı görevden alındı. Benzer soru çalmaların önceki yıllarda da gerçekleştirildiğini hepimiz biliyoruz. 2003-2005-2011 yıllarında aslında yine benzer şekilde sınav sorularının çalındığı ortaya çıktı. 2011’de 1 milyon 700 adayın girdiği YGS’de sınav sorularının çalınması üzerine ÖSYM Başkanı Ali Demir 18 yıl hapis istemiyle yargılanmış kısa bir süre sonra da serbest bırakılmıştı. 15 yıl boyunca tüm sınav sorularının çalındığını itiraf etti. AKP iktidarı sürecinde 15 yıl boyunca gençlerin gireceği ve aslında liyakatlı bir şekilde yürütülmesi gereken sınavların sorularının çalındığı bir kez daha böylece ortaya çıktı. Ancak ne yetkililerin yargılanıp cezalandırıldığını ne iktidarın hesap verdi. 2011 yılında 18 yıl ile yargılanan Ali Demir İTÜ’de öğretim görevlisi. Yani bir dönemin sınav sorularının çalınmasında sanık olarak yargılanan bir şahıs bugün hala İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışmaya devam ediyor.

    “ÇİZİLEN KARANLIK TABLO KARŞISINDA ÇARESİZ DEĞİLİZ, ÇÖZÜM BİZDE”

    AKP-MHP iktidarının gençlere reva gördüğü bu. Ne iktidara gençler inanıyor ne de gençler AKP-MHP’nin iktidarını bu şekilde devam ettirmesine izin verecek. Biz çizilen bu karanlık tablo karşısında çaresiz değiliz. Örgütlenerek ve AKP-MHP iktidarının saltanatını yıkarak gençlere ve halka reva görülen tüm politikalara karşı çözümün bizde olduğunu her fırsatta söylüyoruz.

    “Çözüm Biz’de, Savaşa ve Sömürüye Hayır” sloganıyla yarın yani 6 Ağustos’ta Amed’de, 7 Ağustos’ta İstanbul Kartal Meydanı’nda mitingler düzenleyeceğiz. Gençlere geleceksizliği, kadınlara tacizi, tecavüzü ve katledilmeyi, halka yoksulluğu ve açlığı reva görenlere karşı çözüm bizde diyoruz. Çözüm mücadelede, örgütlenmede, halkta, kadında, gençte diyoruz. Başta gençlik olmak üzere AKP-MHP iktidarının gidişatından rahatsız olan ve “bu böyle gitmez; savaşa, açlığa, geleceksizliğe ve yolsuzluğa razı değiliz” diyen herkesi yarın ve pazar günü gerçekleştireceğimiz mitinglere davet ediyoruz.

    Demokratik siyaset alanından men edilmek istenen gençler ve kadınlar AKP-MHP iktidarının sonunu getirecek ve saltanatını yıkacaktır. Buradan tüm gençlere çağrıda bulunuyoruz: Sizleri geleceksiz ve umutsuz bırakanlara, sizleri yok sayanlara ve tanımayanlara karşı daha fazla örgütlenelim, mücadele edelim, demokratik siyaset alanında mücadelemizi büyütelim.”

    (HABER MERKEZİ)

  • 31 Temmuz’daki KPSS oturumları iptal edildi!

    31 Temmuz’daki KPSS oturumları iptal edildi!

    PİRHA-Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 31 Temmuz günü yapılan KPSS oturumlarının iptal edildiğini açıkladı.

    31 Temmuz günü yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı’ndaki (KPSS) ‘sızıntı’ iddialarının ardından tartışmalar da büyümüştü. ÖSYM’nin yeni atanan başkan Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy KPSS’nin son yapılan oturumlarının iptal edildiğini duyurdu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Veli-Der: KPSS’nin derhal iptalini talep ediyoruz

    Veli-Der: KPSS’nin derhal iptalini talep ediyoruz

    PİRHA-ÖSYM tarafından yapılan 2022-KPSS lisans oturumundaki ‘sızıntı’ iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayan Veli-Der, “Çocuklarımızın ataması yapılacağı işe uygun bir sınav sistemi, adalet duygularının suistimal edilmeyeceği, mülakat değil, liyakat temelli, şeffaf seçimin yapıldığı bir yöntemle işe girdiği, yarınlar umut ederek son yapılan KPSS’nin derhal iptalini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından 31 Temmuz Pazar günü yapılan 2022-Kamu Personel Seçme Sınavı’na (KPSS) yönelik ‘sızıntı’ iddiaları gündemdeki yerini koruyor. İki oturumda yöneltilen 20’nin üzerinde sorunun deneme testlerinde çıkan sorularla benzer olduğu iddia edildi. Sınava katılan bazı adaylar, KPSS’deki sorular ile Yediiklim Yayınevi’nin deneme testlerindeki soruların birebir aynı olduğunu sosyal medyadan paylaştı.

    Yaşananların ardından AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, ÖSYM Başkanı Halis Aygün’ü görevden alıp yerine Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy’u atadı.

    Devlet Denetleme Kurulu da 2022-KPSS lisans oturumuna ilişkin iddialar konusunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunurken, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı KPSS lisans oturumuyla ilgili soruşturma başlattı.

    Öğrenci Veli Derneği de (Veli-Der) konuyla ilgili olarak yazılı bir açıklama yaparak, “2022 KPSS’nin İptalini Talep Ediyoruz” dedi.

    “KPSS’NİN DERHAL İPTALİNİ TALEP EDİYORUZ”

    Veli-Der, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Bildiğiniz üzere geçtiğimiz hafta sonu KPSS yapıldı, sonra da sınav sorularının daha önce bir dershanede yayınlanmış olduğu ortaya çıktı. Ayrıca bazı adayların aynı salonda, bazı adayların ise her iki oturumda aynı sırada oturdukları gelen bilgiler arasında. Bizler bu tür olayları malum yapının devlete ve bürokrasiye sızmak için soruları çalarak ayrım yapmak ve belli bir zümreye yol açmak için organize olduklarını daha dün gibi hatırlıyoruz. Bugün yapılanların da bundan bağımsız olmadığını düşünüyoruz. Zaten mülakatlarda yapılan adaletsizliklerle, işe girme hayali kuran gençlerimizin adalet duygusunu zedelenmişken; son KPSS’de yaşanan bu olayla sınav güvenliğini de sağlayamadığınızı görüyoruz. Çocuklarımızın ataması yapılacağı işe uygun bir sınav sistemi, adalet duygularının suistimal edilmeyeceği, mülakat değil liyakat temelli, şeffaf seçimin yapıldığı bir yöntemle işe girdiği yarınlar umut ederek son yapılan KPSS’nin derhal iptalini talep ediyoruz.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün görevden alındı

    ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün görevden alındı

    KPSS’de çıkan soruların Yediiklim Yayınevi’nin kaynak kitaplarındaki sorularla benzerliğinin ortaya çıkması sonrası ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün görevden alındı.

    Kamu Personel Seçme Sınavı’nda çıkan soruların Yediiklim Yayınevi’nin kaynak kitaplarındaki sorularla benzerliğini sosyal medyada yer alması tartışmaları beraberinde getirdi.

    Tartışmaların ardından ÖSYM tarafından yapılan açıklamada, “İddialar asılsız” denilmişti. Olaya ilişkin açıklama yapan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ise “soruşturma başlatıldı” demişti.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzası ile Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan kararla, Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün’ün görevden alındığı kaydedildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • ÖSYM sınavları erteledi

    ÖSYM sınavları erteledi

    PİRHA-ÖSYM, Covid-19 tedbirleri kapsamında ALES/2, YÖKDİL/2, DUS-STS Diş Hekimliği, e-YDS/13, DİB-MBSTS, YDUS ve DHBT sınavlarını erteledi.

    ÖSYM, Covid-19 tedbirleri kapsamında ALES/2, YÖKDİL/2, DUS-STS Diş Hekimliği, e-YDS/13, DİB-MBSTS, YDUS ve DHBT sınavlarını erteledi.

    ÖSYM Başkanı Aygün, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şöyle dedi:

    “Cumhurbaşkanlığımızın koronavirüs ile mücadele kapsamında aldığı yeni tedbirler doğrultusunda 2020 Yılı Sınav Takvimimizde yer alan ALES/2, YÖKDİL/2, DUS-STS Diş Hekimliği, e-YDS/13, DİB-MBSTS, YDUS ve DHBT sınavları ileri bir tarihe ertelenmiştir.

    Salgının ülkemizdeki seyrine ve Sağlık Bakanlığının görüşlerine göre ilgili sınavların yeni tarihleri belirlenecek ve kamuoyuna ayrıca duyurulacaktır.”

    Milli Eğitim Bakanlığı da 5 ve 6 Aralık’ta yapılacak açık öğretim ortaokulu ve lisesi sınavlarını Covid-19 tedbirleri kapsamında ileri bir tarihe ertelediğini duyurmuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • YKS sonuçları açıklandı

    YKS sonuçları açıklandı

    Üniversite adaylarının beklediği YKS sonuçları açıklandı. Adaylar YKS sonuçlarına ÖSYM’nin resmi internet sitesi üzerinden ulaşabiliyor.

    Yaklaşık 2.5 milyon öğrencinin katıldığı YKS sonuçları açıklandı. Sabah saatlerinde ÖSYM tarafından açıklan sonuçların, 28 Temmuz’da açıklanması bekleniyordu. Üniversite adayları, T.C. Kimlik numarası ve aday şifresiyle sonuçları öğrenebiliyor.

    ÖSYM’DEN DUYURU

    ÖSYM, sınav sonuçları duyurusunu şu ifadelerle yaptı:

    “27-28 Haziran 2020 tarihlerinde uygulanan Yükseköğretim Kurumları Sınavına (2020-YKS) ait değerlendirme işlemleri tamamlanmıştır.

    Adaylar, sınav sonuçlarına 27 Temmuz 2020 tarihinde saat 07.30’dan itibaren ÖSYM’nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden T.C. Kimlik numaraları ve aday şifreleri ile erişebilirler.

    YKS TERCİHLERİ NE ZAMAN YAPILACAK?

    ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2020-YKS) ile ilgili Twitter hesabından açıklama yaptı.

    Aygün, açıklamada şu bilgilere yer verdi:

    “2020-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nu bugün yayımlayacağız. 2020-YKS tercihleri 6 Ağustos tarihinde başlayacaktır.

    Adaylarımız tercihlerini 6-14 Ağustos tarihleri arasında http://ais.osym.gov.tr’den yapacaklardır. Adaylarımıza hayırlı olmasını dilerim.”

  • ‘ÖSYM, kamu kurumu olduğunu unutmamalıdır’

    ‘ÖSYM, kamu kurumu olduğunu unutmamalıdır’

    PİRHA- Eğitim-Sen, ÖSYM Başkanının açıklamalarına tepki göstererek, “Toplumun değerleri sözünün arkasına saklanmaya çalışanlar bilsinler ki, bu topraklarda yaşayan halkların binlerce yılda biriktirdiği değerlere bugün sıkı sıkıya sarılıyoruz. Bu değerler bir arada yaşamdır, hoşgörüdür, kardeşliktir, barıştır, farklı olana saygıdır, özgürlüktür” dedi.

    2020 YKS kapsamında yapılan TYT’nin Türkçe bölümünde yer alan bir soruda Mabel Matiz’in bir şarkı sözünün kullanılması ile başlayan tartışma ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün tarafından yapılan bir açıklama ile boyut değiştirdi. ÖSYM Başkanı Aygün, “2020 YKS’nin TYT oturumunda yer alan Türkçe alanındaki ilgili sorunun içeriği hakkında inceleme başlatılmıştır. Sorumlu kişiler soru hazırlama süreçlerinden çıkartılacaktır” dedi.

    Bu açıklamanın üzerine tepkiler de yükselmeye başladı. Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda Mabel Matiz’e destek verildi, ayrımcı dil kınandı.

    Konuya dair bir açıklamada Eğitim-Sen’den geldi. Sendika tarafından yapılan açıklamada, “Sınav sorusunda kullanılan şarkı sözünün ve sorunun bilimsel bir eleştirisi yerine, sözün sahibinin tartışmanın odağında olduğu bu sürecin hepimizi kaygılandırması gerektiğini düşünmekteyiz” denildi.

    “BU ÇABA, TEK SESLİ VE TEK RENKLİ BİR REJİM YARATMA GAYRETİNİN SONUCUDUR”

    Açıklamanın devamında şunlar aktarıldı:

    “İlk olarak, yaşanan bu durumun egemenin muteber görmediği toplumsal kesimlerin kamusal alanın dışına itilmeye ve kamusal alanda kendilerine ifade etmelerine izin verilmemeye çalışılmasının ciddi bir örneği olduğunun altının çizilmesi gerekmektedir. Darbe dönemlerinde, sakıncalı bulunan yazarların eserlerinin yasaklanması hala hafızalarımızda tazeliğini koruyor. Nazım’ın şiirlerini öğrencilerine okuduğu için soruşturulan öğretmenlerin olduğu bir ülkede, ÖSYM Başkanı’nın yaptığı açıklamanın üzerinden atlanmaması gerektiğinin farkındayız. Gerici güç odaklarının, ellerinde bulundurdukları yayın organları aracılığıyla, sürdürdükleri hedef gösterme ve vesayet oluşturma çabası etnik kökeni, mezhebi, tercihleri, cinsel kimlikleri, yaşam biçimi ve düşünceleri kendilerinden farklı olan toplumsal kesimleri özel alana hapsetmeye ve görünür olmamalarını sağlamaya çalışmaktadır. Bu çaba, tek sesli ve tek renkli bir rejim yaratma gayretinin sonucudur. Kamusal alanda bulunabileceklerin ve kullanılabileceklerin dini referanslarla veya bunlar gerekçe gösterilerek belirlenmeye başlanmasının ne anlama geldiği açıktır. Bu durum yeni bir rejimin fiilen uygulanması anlamına gelmektedir.”

    “ÖSYM BİR KAMU KURUMUDUR VE ÖSYM BAŞKANI BURAYI KAMU KURUMU GİBİ YÖNETMELİDİR”

    Bir kamu kurumu olan ÖSYM’nin tüm toplumsal kesimlere eşit mesafede olması ve toplumsal fayda üretmeyi esas alması gerektiği belirtilen açıklamanın devamında, şunlara yer verildi:

    “Kamu kurumlarının faaliyetlerini belirleyen yasalar ve mevzuat dışında bir unsurun olması kabul edilemez. Ancak, ÖSYM Başkanı yaptığı açıklamada, kurum yönetiminin milli, manevi değerler ve toplumsal değer yargıları konusunda hassas olduğunun bilindiğinden söz etmektedir. Bu durumda, ÖSYM yönetimi karar alırken ve uygularken yasalara göre yapması gerekenleri değil, kendi değer yargılarını esas almaktadır. Yaşananlara bakıldığında, “ÖSYM’nin hazırladığı sınavların dinen veya değerler açısından da kontrol edilmesi bir sonraki aşama mı olacak?” sorusu akıllara geliyor. Bu durum bir hukuk devletinde kabul edilemez. Hiç kimse ÖSYM Başkanı gibi düşünmeye veya inanmaya zorlanamaz. ÖSYM bir kamu kurumudur ve ÖSYM Başkanı burayı kamu kurumu gibi yönetmelidir. Kendisine bizlerin vergisinden ödenen maaş, görevini olması gerektiği gibi yapması içindir. Kendisine yasalarla verilen görev ve sorumluluklardan memnun değilse ve bunlar yerine kendi değerleri ve düşüncelerini kullanmak istiyorsa yapması gereken kamu kurumu yöneticiliğini bırakmaktır. ÖSYM Başkanı yaptığı bu talihsiz açıklamayı düzeltmeli ve bu kabul edilemez soruşturmayı durdurmalıdır. Yaşananları münferit bir durum olarak kabul etmemek ve mutlaka itiraz etmek gerekmektedir.

    “BU TOPRAKLAR HER KOŞULDA ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN BEDEL ÖDEYENLERİN TOPRAKLARIDIR”

    Toplumun tamamının tek bir kimliğe sıkıştırılmaya çalışılmasına karşı ısrarla çok sesli ve çok renkli yaşamı savunmaya devam edeceğiz. Toplumun değerleri sözünün arkasına saklanmaya çalışanlar bilsinler ki, bu topraklarda yaşayan halkların binlerce yılda biriktirdiği değerlere bugün sıkı sıkıya sarılıyoruz. Bu değerler bir arada yaşamdır, hoşgörüdür, kardeşliktir, barıştır, farklı olana saygıdır, özgürlüktür. Bu topraklar her koşulda özgürlüğü için bedel ödeyenlerin topraklarıdır. Bugün de bize dayatılmaya çalışılan tek tip yaşama sessiz kalmayacağız, haklarımız ve özgürlüklerimiz için mücadeleyi sürdüreceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • ÖSYM’den koronavirüs önlemi: Sınav tarihleri ertelendi

    ÖSYM’den koronavirüs önlemi: Sınav tarihleri ertelendi

    Türkiye’yi etkisi altına alan koronavirüs salgını kapsamında ÖSYM, 9 sınavın tarihini değiştirdiğini açıkladı.

    Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve Türkiye’yi de etkisi altına alan koronavirüs salgınına karşı alınan önlemler artıyor. Eğitime ara verilmesiyle birlikte öğrenciler, sınav tarihlerinde bir değişiklik olup olmayacağına dair kaygılar yaşıyordu. ÖSYM, koronavirüs önlemleri kapsamında 2020 sınav takviminde güncelleme yaptı, 9 sınavın tarihini erteledi.

    Buna göre sınav takvimi şöyle olacak:

    • 29 Mart’ta yapılacağı duyurulan Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı (MSÜ) 3 Mayıs’ta düzenlenecek.
    •  4 Nisan’da yapılması planlanan 2020 Diyanet İşleri Başkanlığı Mesleki Bilgiler Seviye Tespit Sınavı (2020-DİB-MBSTS) 3 Ekim’de düzenlenecek.
    • 12 Nisan’da yapılması planlanan Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (YDS/1), 17 Mayıs’ta düzenlenecek.
    •  18 Nisan’da yapılması planlanan 2020 Elektronik Yabancı Dil Sınavı (2020 e-YDS/4 Farsça) 2 Mayıs’ta düzenlenecek.
    • 19 Nisan’da yapılması planlanan 2020 Elektronik Yabancı Dil Sınavı (2020 e-YDS/5 İspanyolca/İtalyanca) 16 Mayıs’ta düzenlenecek.
    • 26 Nisan’da yapılması planlanan Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) 20 Eylül’de düzenlenecek.
    • 3 Mayıs’ta yapılması planlanan (ALES/1) 10 Mayıs’ta düzenlenecek.
    • 16 Mayıs’ta yapılması planlanan 2020 İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü İş Yeri Hekimliği ve İş Güvenliği Uzmanlığı Sınavı (2020-İSG/1) 29 Ağustos’a düzenlenecek.
    • 20 Eylül’de yapılması planlanan (ALES/2) 16 Ağustos’ta düzenlenecek.
  • Eski ÖSYM Başkanı Ali Demir için soruşturma izni

    Eski ÖSYM Başkanı Ali Demir için soruşturma izni

    “FETÖ” soruşturması nedeniyle dört ay önce gözaltına alınan ve sonra serbest bırakılan eski ÖSYM başkanı Ali Demir hakkında soruşturma açılmasına izin verildi.

    Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Genel Kurulu, ‘FETÖ’ soruşturması nedeniyle dört ay önce gözaltına alınan daha sonra serbest bırakılan eski Öğrenci Seçme ve Yerleştirme (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ali Demir hakkında soruşturma açılmasına izin verdi.

    Hürriyet’ten Mesut Hasan Benli’nin haberine göre, YÖK kararında, Demir hakkındaki iddiaların yargılamayı gerektirdiği belirtildi. Soruşturma kapsamında savcılık, YÖK’e yazı yazarak ÖSYM’nin 6114 sayılı Kanun kapsamında Demir hakkında, ‘görevi kötüye kullanma’ suçlamasından soruşturma izni talep etmişti.

    YÖK Genel Kurulu da 4 Temmuz’da Demir’in yargılanması için soruşturma izni verdi. Kararda, “Yürütülen soruşturmanın dayanağı iddialarının ağırlıklı olarak siber alanla ilgili olması bahsi geçen teknik yazılım donanım ve programlara ilişkin iddialarının önemli görülmesi, iş bu iddiaların açıklığa kavuşturulması için yargılanma gerekmektedir” denildi. Demir’in avukatı YÖK’ün verdiği soruşturma izni kararına geçen günlerde itiraz etti.

  • YÖK, on binlerce kişinin diplomasını askıya aldı!

    YÖK, on binlerce kişinin diplomasını askıya aldı!

    Karardan 100 bin kişinin etkileneceği belirtilirken, aralarında mimar, doktor, savcı ve hakimlerin de olduğu birçok kişi YÖKSİS’e girdiklerinde diplomalarını göremiyor.

    ÖSYM (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi) tarafından herhangi bir üniversiteye yerleştikten sonra Kıbrıs’taki başka bir bölüme yatay geçiş yapıp mezun olan on binlerce kişinin diplomaları haber verilmeden askıya alındı. Diploması askıya alınanlar arasında, mimar, avukat, savcı, hakim, doktor, diş hekimi de var. YÖK’ün (Yükseköğretim Kurulu) aldığı yeni karara göre, ÖSYM tarafından Türkiye’deki herhangi bir üniversiteye yerleşenler ve daha sonra yatay geçiş haklarını kullanarak Kıbrıs’taki başka bir bölüme yerleşip mezun olan on binlerce kişi artık denklik sınavına tabi tutulacak. Karar geriye dönük olarak da uygulanacak.

    YÖK DOĞRULADI

    Duvar’dan Hacı Bişkin’in haberine göre YÖK kararı doğrularken, öğrenci ve mezun olan yüz bine yakın doktor, öğretmen, savcı, hakim ve mimarın bu durumdan etkileneceği tahmin ediliyor. Mezun olanlar ise karara tepkili: “Bizlere yıllar önce ‘denklik sınavı olacak’ demediler. Ne oldu da şimdi böyle bir karar alındı?”

    100 BİN KİŞİNİN ETKİLENECEĞİ TAHMİN EDİLİYOR

    Bu kararla birlikte şu an görevde olan binlerce hakim, savcı, öğretmen ve avukat denklik sınavına girecek. Buna göre, yatay geçişle Kıbrıs’ta şu an eğitim gören ve mezun yaklaşık 100 bin kişinin durumdan etkileneceği tahmin ediliyor. Mezun olmuş on binlerce kişinin de diploması kendilerine haber verilmeden askıya alındı.

    ŞU AN GÖREVDE OLAN HAKİMLERİN VERDİĞİ KARARLAR NE OLACAK?

    Akıllara gelen ilk soru ise denklik sınavına girecek ancak şu an görevde olan hakimlerin mahkemelerde verdiği kararların ne olacağı? Bunun gibi birçok sorunun yanıtı için şu an gözler YÖK’te… Mağdur olanlar YÖK’le görüştüklerini ve kafalarındaki soru işaretlerinin giderilmediğini söylerken, kendilerine haber verilmeden diplomalarının neden askıya alındığını soruyor.

    ‘BUNU BAŞTAN SÖYLEMELERİ GEREKİYORDU’

    YÖK’ü arayarak denklik sınavına girmesi gerektiği bilgisini alan bir isim ise, “Denklik sorunu yaşadığımı bilseydim neden Kıbrıs’a yatay geçiş yapayım ki? Bunu bize baştan söylemeleri gerekiyordu. Bu durum karşısında mağdur olan herkes şu an şaşkınlık içerisinde. Kıbrıs’taki bir üniversiteye yatay geçiş  yaptıktan sonra burada mezun olmuş ve yıllardır burada avukatlık yapan bir arkadaşım geçenlerde YÖKSİS (Yükseköğretim Bilgi Sistemi)’e girdiğinde diploma kaydının olmadığını gördü.  YÖK’le görüştüğümde bana ‘Kurunun yanında yaş yanmayacak. Ayıklamalar olacak’ denildi. Ama bu ayıklamalar nasıl olacak bilmiyoruz” dedi.

    KARAR SADECE YATAY GEÇİŞ YAPANLARI KAPSIYOR

    Denklik sınavı kararı sadece Türkiye’deki üniversitelerde herhangi bir bölüme yerleştikten sonra yatay geçiş yaparak Kıbrıs’taki Türkiye Cumhuriyeti hukukuna göre kurulmuş olan herhangi bir üniversiteden mezun olanları etkileyecek. Konuyla ilgili aradığımız YÖK, karar üzerinde çalışmaların sürdüğünü açıklayarak denklik sınavının geriye dönük olarak da uygulanacağını söyledi. YÖK’ten bir yetkili karar metniyle ilgili çalışmaların sürdüğünü belirtirken şu bilgileri verdi: “ÖSYM tarafından herhangi bir üniversiteye yerleştirildikten sonra kendi bölümünden mezun olmayıp Kıbrıs’taki üniversitelere yatay geçiş yapanlar artık denklik başvurusunda bulunacaklar. Bu yönde bir karar var. Karar metniyle ilgili çalışmalar devam ediyor. En kısa zamanda bu karar yayımlanacak.”

    Peki mezun olanlar nasıl denklik sınavına girecek? Yetkili bu soruya şu yanıtı veriyor: “Burada mezun olanların diplomaların geçersiz sayılması gibi bir durum söz konusu değil. Mezun olanlar denkliğe başvuracak. Onların yurtdışında kaldığı süre, almış olduğu krediler hesaplanıyor. Denklik başvurularına da komisyonlar karar verecek.”

    HUKUKÇULAR NE DİYOR?

    Hukukçular ise kararın geriye dönük uygulanamayacağını söylüyor. Aksi takdirde atılacak adımların İdari Hukuk’un ilkelerine aykırı olacağı görüşünde olan hukukçular YÖK’ün bu saatten sonra sadece yeterlilik gibi uygulamaları hayata geçirebileceğini belirtiyor.

    DENKLİK NEDİR?

    Denklik, yurtdışında tanınan bir yükseköğretim kurumundan alınan ön lisans, lisans ve yüksek lisans diplomalarının Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarınca verilen ön lisans, lisans ve yüksek lisans diplomalarına eşdeğer olduğunun tespit edilmesini ifade eder. Denklik belgesi, denkliği talep edilen diplomanın Türkiye’de hangi alan ve düzeyde tanındığını gösterir belge niteliği taşır.