Etiket: oturma eylemi

  • Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri:Bizim çocuklarımız sizin sarayınızdan daha kıymetlidir!-VİDEO

    Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri:Bizim çocuklarımız sizin sarayınızdan daha kıymetlidir!-VİDEO

    PİRHA- Urfa Siverek ve Maraş’ta eğitim camiasına yönelik yaşanan ölümlü saldırılar, Antalya’da kitlesel bir eylemle protesto edildi. Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen “Yaşam Hakkı Nöbeti”nde, şiddetin sorumlusu olarak iktidarın politikaları gösterildi ve Milli Eğitim Bakanı istifaya çağrıldı.

    “SORUMLU ÇEYREK ASIRLIK İKTİDARDIR”

    Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri adına ortak açıklamayı Tüm Bel-Sen Antalya Şube Başkanı İlhan Karakurt okudu. Karakurt, okullarda yaşanan şiddetin münferit bir güvenlik zafiyeti olmadığını vurgulayarak, “Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizin nasıl bu noktaya sürüklendiği sorusunun muhatabı, çeyrek asırdır ülkeyi yöneten iktidarın kendisidir” dedi.

    ŞİDDET SARMALI BİR TESADÜF DEĞİL”

    Açıklamada, ekonomik krizin derinleşmesiyle oluşan boşluğun mafya ve çeteler tarafından doldurulduğuna dikkat çekildi:

    Gençlerin geleceksizliğe mahkûm edildiği, şiddetin sıradanlaştırıldığı ve cezasızlık politikasının toplumsal bir çürüme yarattığı belirtildi.

    Suça sürüklenen çocukların ve büyüyen şiddet sarmalının kapitalist sistemin ve mevcut yönetim anlayışının doğal bir sonucu olduğu ifade edildi.

    MİLLİ EĞİTİM BAKANI’NA İSTİFA ÇAĞRISI

    Eğitimin piyasaya ve tarikatlara açıldığını savunan Emek ve Demokrasi Güçleri, ÇEDES ve MESEM projelerini sert dille eleştirdi:

    “Bunca can kaybına rağmen, eğitimi gerçek sorunlarından koparan Milli Eğitim Bakanı’nın hala görevde kalması kabul edilemez. Bakan derhal istifa etmelidir! Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin hayatı bu kadar değersiz değildir.”

    “KARANLIĞI BİRLİKTE DAĞITACAĞIZ”

    Eylemin sadece bugüne değil, geleceğe sahip çıkma iradesi olduğunu belirten İlhan Karakurt, tüm velileri, işçileri ve kamu emekçilerini dayanışmaya çağırdı. Açıklama, meydanda yankılanan şu sloganlarla sona erdi:

    “Çocuklar mezara değil okula!”

    “Okulda şiddet, sorumlusu hükümet!”

    “Bizim çocuklarımız sizin sarayınızdan daha kıymetlidir!”

    Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, şiddet iklimine karşı “Yaşam Hakkı Nöbeti”ne devam edeceklerini ilan etti.

    PİRHA/ANTALYA

  • İHD Dersim Şubesi: Hasta mahpuslar serbest bırakılsın!-VİDEO

    İHD Dersim Şubesi: Hasta mahpuslar serbest bırakılsın!-VİDEO

    PİRHA-İHD Dersim Şubesi, hasta mahpusların serbest bırakılması çağrısı yaparak oturma eylemi gerçekleştirdi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi, hasta mahpusların serbest bırakılması çağrısı yaparak Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı İHD Dersim Şube Yöneticisi Hüseyin Yaşar Sezgin okudu. Açıklamada, ‘Yaşamı savunuyoruz, hasta mahpuslar serbest bırakılsın’ pankartı açıldı.

    Açıklamaya, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ve Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı.

    “YAŞANAN İHLALLER SİSTEMATİK BOYUTA ULAŞTI”

    Türkiye’de hapishanelerde insan hakları ihlallerinin her geçen gün daha da derinleştiğini belirten Hüseyin Yaşar Sezgin, ” Özellikle hasta mahpuslara yönelik uygulamalar açıkça yaşamı hedef alan bir nitelik kazanmış durumdadır. İnsan Hakları Derneği Dersim Şubesi olarak gözlem heyetlerimiz, komisyonlarımız ve derneğimize yapılan başvurular sonucu elde ettiğimiz bilgiler, yaşanan ihlallerin sistematik boyuta ulaştığını açıkça göstermektedir. Sürgün sevkler, mahpusların en temel haklarına yönelik ihlallerden biridir. Ayrıca son dönemlerde giderek yaygınlaşan bir başka uygulama ise henüz hüküm giymemiş mahpusların, kamuoyunda “kuyu tipi hapishaneler” olarak bilinen S, Y ve Yüksek Güvenlikli Hapishanelere sevk edilmesidir. Bu kurumlarda ağırlaştırılmış tecrit, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan açık bir işkence yöntemi haline gelmiştir. Mahpuslar 23 saatini tek başına geçirdikleri hücrelerde tutulmakta, sosyal, kültürel ve fiziksel etkileşimleri sistematik olarak engellenmektedir” dedi.

    “TECRİT UYGULAMALARI KALDIRILMALIDIR”

    Sezgin, İHD Dersim Şubesi olarak taleplerini ise şu şekilde açıkladı:

    -Ağır hasta, yaşlı ve engelli mahpuslar derhal serbest bırakılmalıdır.

    -Hapishane koşullarında tedavi edilemeyecek durumda olan hiçbir mahpus içeride tutulmamalıdır.

    -Sürgün sevk uygulamaları derhal durdurulmalı

    -Mahpusların ailelerine ve yargılandıkları şehirlerdeki kurumlara yakın hapishanelerde tutulmaları sağlanmalıdır.

    -Sağlık hizmetine erişim koşulları evrensel insan hakları normlarına uygun hale getirilmelidir.

    -Mahpuslar ayrımcılığa maruz kalmadan, insanca muamele görerek tedavi hakkına kavuşmalıdır.

    -Tecrit uygulamaları ve ağırlaştırılmış izolasyon politikaları kaldırılmalıdır.

    -Mahpusların sosyal yaşam hakları engellenmemeli; iletişim, spor, kültür ve insani etkileşim olanakları sağlanmalıdır.

    -Kuyu tipi hapishaneler (S, Y, Yüksek Güvenlikli) kapatılmalıdır!

    -Umut hakkı yasallaşmalıdır!

    -Hasta mahpuslar serbest bırakılsın!

    PİRHA/DERSİM

  • İHD Dersim Şubesi: Sevdiklerimiz nerede?-VİDEO

    İHD Dersim Şubesi: Sevdiklerimiz nerede?-VİDEO

    PİRHA-İnsan Hakları Derneği Dersim Şubesi, Kayıplar Haftası’nda Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Gözaltında kaybedilen sevdiklerimizi unutmadığımızı, unutmayacağımızı ve adalet arayışımızdan vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha yüksek sesle dile getirerek Kayıplar Haftası’na giriyoruz” denildi. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi, 17-31 Mayıs Kayıplar Haftası’nda Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, ’17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası’ pankartı açıldı. Açıklamayı, İHD Dersim Şube Eş Başkanı Nurşat Yeşil okudu.

    “SEVDİKLERİMİZ NEREDE?”

    Kayıplar Haftası’nda adalet, hakikat ve barış taleplerini yinelediklerini belirten Nurşat Yeşil, “Her yıl 17-31 Mayıs tarihleri arasında andığımız Kayıplar Haftası’nda, gözaltında kaybedilen insanlarımızın akıbetine ışık tutmak, bu ağır insan hakkı ihlalinin üzerinin örtülmesine karşı durmak ve cezasızlıkla mücadele etmek amacıyla bir aradayız. Bugün, gözaltında kaybedilen sevdiklerimizi unutmadığımızı, unutmayacağımızı ve adalet arayışımızdan vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha yüksek sesle dile getirerek Kayıplar Haftası’na giriyoruz. Devlet görevlileri ya da devlet destekli yapılar tarafından kaybedilen insanların aileleri olarak yıllardır aynı soruyu sormaya devam ediyoruz: Sevdiklerimiz nerede? “dedi.

    “GÖZALTINA KAYBEDİLENLERİN AKIBETLERİNİN AÇIĞA ÇIKARTILMASI İÇİN ÇAĞRIDA BULUNUYORUZ”

    Gözaltında kaybetmelerin kuşaklar boyu süren bir travma olduğunu vurgulayan Yeşil, “Bu suç zaman aşımına uğratılamaz, görmezden gelinemez. Bugüne dek süren cezasızlık kültürü, yeni ihlallerin önünü açmış; toplumsal barış ve hukuk devleti ilkelerinin önünde büyük bir engel oluşturmuştur. İlimizde de 24 Eylül 1994 tarihinde Vartinik Köyü Mirik mezrasına yapılan askeri operasyon sonrası kendilerinden bir daha haber alınamayan Hatun Işık, Yeter Işık, Elif Işık, Gülizar Serin ve onun 3 yaşındaki kızı Dilek Serin ile 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetlerinin açığa çıkartılması için bir kez daha çağrıda bulunuyoruz” diye konuştu.

    “CEZASIZLIK UYGULAMALARINA SON VERİLSİN”

    Nurşat Yeşil, Kayıplar Haftası vesilesiyle kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları olarak talepleri ise şöyle sıraladı:

    -Gözaltında kaybedilen tüm kişilerin akıbeti açıklansın,

    -Suçun fail ve sorumluları yargılanarak adalet önünde hesap versin,

    -Gözaltında kaybetme Türk Ceza Kanunu’nda insanlığa karşı suç olarak tanınsın,

    -Cezasızlık uygulamalarına son verilsin,

    -Türkiye Birleşmiş Milletler Zorla Kaybetmelere Karşı Uluslararası Sözleşmesi’ni imzalasın ve hayata geçirsin,

    -Galatasaray Meydanı’ndaki anayasa ve hukuk dışı mekân yasağı ile sayı sınırlamasına derhal son verilsin.”

    Açıklamanın ardından 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Hüseyin Mat ve Cuma Erçe, Dersim’de direnen işçilere destek verdi-VİDEO

    Hüseyin Mat ve Cuma Erçe, Dersim’de direnen işçilere destek verdi-VİDEO

    PİRHA-Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, işten çıkarılan işçilerin taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu. 

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 15:00 ile 17:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde 46 gündür oturma eylemi yapıyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, işten çıkarılan işçilerin taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu.

    “İŞÇİ KIYIMI POLİTİKALARI ŞİDDETLE KINIYORUZ”

    Dersim’e kayyım atanmasıyla birlikte işçiler işlerinden çıkartıldığını söyleyen AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, “İşçiler haklı mücadelelerini sürdürüyorlar, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak Dersim’de işçi kıyımına yönelik politikaları şiddetle kınıyoruz ve işçilerin bir an önce işlerine dönmelerini talep ediyoruz” dedi.

    “EMEKÇİ KARDEŞLERİMİZİN TÜM HAKLARIYLA İŞLERİNE GERİ DÖNMELERİNİ TALEP EDİYORUZ”

    Halkın iradesine darbe vuranların ilk iş olarak emekçilerin işlerine son verdiğini belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Belediye işçilerinin işlerine son veren bu anlayışı şiddetle kınıyoruz. Emekçi kardeşlerimizin tüm haklarıyla birlikte işlerine geri dönmelerini talep ediyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • 70 gündür açlık grevinde olan Ali Hasan Akgül için Dersim’de eylem başlatıldı-VİDEO

    70 gündür açlık grevinde olan Ali Hasan Akgül için Dersim’de eylem başlatıldı-VİDEO

    PİRHA-Ahmet Yıldız isimli yurttaş, Ali Hasan Akgül’ün talepleri kabul edilene kadar süresiz açlık grevi ve Seyit Rıza Meydanı’nda oturma eylemine başladığını duyurdu.

    Ankara Sincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ali Hasan Akgül; hasta tutuklu Ufuk Keskin ile birlikte arkadaşlarının bulunduğu S, R ve Y tipi olmayan cezaevine sevk edilme talebiyle 70 gündür açlık grevinde.

    Ahmet Yıldız isimli yurttaş, Ali Hasan Akgül’ün talepleri kabul edilene kadar destek amaçlı süresiz açlık grevine girdiğini ve her gün saat 18.00-19.00’da Seyit Rıza Meydanı’nda oturma eylemine başladığını duyurdu.

    PİRHA/DERSİM

  • Açlık grevindeki Ali Hasan Akgül için Dersim’de yürüyüş ve açıklama yapıldı-VİDEO

    Açlık grevindeki Ali Hasan Akgül için Dersim’de yürüyüş ve açıklama yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Arkadaşlarının olduğu ve kuyu tipi olmayan bir hapishaneye sevk olmak talebiyle 52 gündür açlık grevinde olan Ali Hasan Akgül için Dersim’de Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürünüp açıklama yapıldı. Oğlu için adalet istediğini belirten anne Kader Güler, “Bu hapishaneler kapatılsın. Oğlum Ali Hasan Akgül’ün talepleri kabul edilsin” dedi.

    Ankara Sincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ali Hasan Akgül; hasta tutuklu Ufuk Keskin ile birlikte arkadaşlarının bulunduğu S, R ve Y tipi olmayan cezaevine sevk edilme talebiyle 52 gündür açlık grevinde. Açlık grevindeki Ali Hasan Akgül için Tayadlı Aileler, DEM Parti, İHD ve ESP ortaklığında Dersim’de Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürünüp açıklama yapıldı.

    Yürüyüşte sık sık ‘Yaşasın açlık grevi direnişimiz’ , ‘Devrimci tutsaklar onurumuzdur’ , ‘Kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz’ sloganları atıldı.

    Ali Hasan Akgül’ün ailesinin de katıldığı açıklamayı Tayadlı Aileler adına Ahmet Yıldız okudu. Açıklamada, ‘S, R, Y kuyu tipi hücreler kapatılsın’ , ‘Dersimli Ali Hasan Akgül dahil tutsakların talepleri kabul edilsin’ pankartı açıldı.

    “KUYU TİPİ HAPİSHANELER İNSANIN YAŞAYAMACAĞI YERLERDİR”

    Kuyu tipi hücrelerin Amerikan hapishaneleri model alınarak yapıldığını söyleyen Ahmet Yıldız, “Emperyalist ülkeler bu hapishanelerin ağır tecrit koşulları nedeniyle intiharlara yol açtığı için bir süre kullandıktan sonra kamuoyu tepkisi nedeniyle vazgeçmiştir. Ama çöpünü dahi yeni sömürgelerine ihraç eden emperyalistler tecrit politikalarını da yeni sömürgelerinde hayata geçirmektedir ve kendi ülkelerinde bu kuyu tipi hücreleri kapatırken, Türkiye’de açtırtmaktadır. Kuyu tipi hapishaneler insanın yaşayamayacağı yerlerdir. Kuyu tipi tecrit hücrelerine karşı bugün Sercan Ahmet Arslan, Serkan Onur Yılmaz, Mulla Zincir, Bakican Işık, Yurdagül Gümüş, Mithat Öztürk, Ali Aracı, Ali Hasan Akgül ve Ayberk Demirdöğen süresiz açlık grevine devam ediyor. Açlık grevindeki tutsakların talepleri; Arkadaşlarının bulunduğu ve kuyu tipi olmayan bir hapishaneye sevk olmak, başta Ufuk Keskin olmak üzere İnfaz Kanunu’nun 16. Maddesi uygulanarak tüm hasta tutsakların serbest bırakılması, tehlikeli mahkum statüsünün kaldırılması, infaz yakmalara son verilmesi, kuyu tipi hapishanelerin kapatılması” dedi.

    “OĞLUMUN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN”

    Ali Hasan Akgül’ün annesi Kader Güler, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Tutuklu bulunan henüz 26 yaşında olan oğlum için adalet istiyorum. Sağlık bakanlığına da sesleniyorum, çocuklarımızın sağlığı elden gidiyor. Çocuklarımız kuyu tipi hapishanelerde tutuklu bulunuyor. Ali Hasan Akgül’ü bir ay önce gördüm. Onun yanından çıkıp müdüriyetin yanına gittiğimde, ‘Emir yukarının’ diye cevap verdi. Çocuklarımızın talebi niye kabul edilmiyor dediğimde, ‘Biz bir şey yapamayız’ dediler Ali Hasan’ın çok ciddi bir kilo kaybına uğradığını, gözaltlarında morarmalar vardı. Hasta tutsak Ufuk Keskin için ilaçlarının verilmediğinin, havalandırmanın kısıtlanıp güneşin olmadığı anlarda dışarı çıkarılıyorlar. Camlarının üç aşamalı elek telleri ile kapatıldığını, kurşun kalemin bile içeri giremeyeceği kadar dar havalandırmanın olduğu söylendi. Bu hapishaneler kapatılsın. Oğlum Ali Hasan Akgül’ün talepleri kabul edilsin.”

    Açıklamanın ardından 15 dakikalık oturma eylemi yapıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Mülakatta elenen öğretmenler MEB önünde oturma eylemi başlattı-VİDEO

    Mülakatta elenen öğretmenler MEB önünde oturma eylemi başlattı-VİDEO

    PİRHA- Mülakatlarda elenen öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde 3 gün sürecek oturma eylemi başlattı. Öğretmenler, “Emeğimizin ve hakkımızın peşini asla bırakmayacağız” dediler.

    Öğretmenler, mülakata karşı Milli Eğitim Bakanlığı önünde oturma eylemi başlattı. Sınavlarda başarılı olmalarına rağmen mülakatlarda elenen öğretmenler, bakanlık önünde açıklama yaparak oturma eylemi başlattı.

    Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu üyeleri, açıklamalarında “Aldatmaca değil, hakikat, adaletsiz mülakat” pankartı açtı.

    “TÜM ADALETSİZLİKLERİNİZ GÜN GİBİ AÇIK”

    Konuya ilişkin açıklama yapan platform üyelerinden Özel Sektör Öğretmenler Sendikası Üyesi Sevgi Süle, “Bu oyalama ve aldatmacaya artık müsaade etmiyoruz. Siz yaptınız, siz çözeceksiniz. Nazif Bey’in itirafları var. Şehirler ve komisyonlar arasındaki büyük puan farkları ortada. Tüm adaletsizlikleriniz gün gibi açık. Davayla, mahkemeyle değil, hakkımızı nasıl gasp ettiyseniz, öyle teslim edeceksiniz” ifadelerini kullandı.

    “HAKKIMIZIN PEŞİNİ ASLA BIRAKMAYACAĞIZ”

    Bakan Yusuf Tekin’in gerçekleri konuşmak yerine anlamsız ezberler dayattığını belirten Sevgi Süle, “Sebep olduğu adaletsizliği ısrarla reddediyor ve hatta en adil mülakatı yaptığını iddia ediyor. Kendisine bu inadın ve ısrarın boşa olduğunu söylüyoruz. Bu skandalı unutturmak, sümenaltı etmek ya da davalarla mülakata meşruluk kazandırmak diye bir beklentisi olmasın. Çünkü biz emeğimizin ve hakkımızın peşini asla bırakmayacağız” dedi.

    Öğretmenler, açıklamanın ardından 3 gün mesai bitimine kadar sürdürecekleri nöbet eylemini başlattı.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde: Biz kazanacağız!-VİDEO

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde: Biz kazanacağız!-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde devam etti. İşten atılan işçilerden Hıdır Yıldız, “Kayyım en son bizi işten attı ama işten atılan son işçi olmayacağımızı biliyoruz. İşimizi geri alana kadar direneceğiz. Ya biz kazanacağız ya biz kazanacağız başka bir yol yok” diye konuştu. 

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi direnişe başladı. İşçiler işlerine geri dönmek, işçilerin işten atılmasına son verilmesi talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    İşçiler, ellerinde ‘İşimizi geri istiyoruz’ , ‘Ekmeğimize ve işimize sahip çıkacağız’ , ‘Gasp edilen haklarımız için direneceğiz’ dövizlerini taşırken, direniş yaptıkları alana ‘Emeğimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız’ pankartı açtı. İşçilerin direnişine Dersim’deki siyasi parti, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş destek verdi.

    “İŞİMİZİ GERİ ALANA KADAR DİRENECEĞİZ”

    İşlerine geri dönene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini ifade eden işten atılan işçilerden Hıdır Yıldız, “Kayyım yaptığı açıklamada hiçbir işçinin emeğiyle oynamayacağını ifade etmişti ama biz o zamanda işçi düşmanlığı yapacağını biliyorduk. Kayyım en son bizi işten attı ama işten atılan son işçi olmayacağımızı biliyoruz. Dersim’de farklı bir politika izleniyor her seferinde az sayıda işçi çıkartarak halkın tepkisini almamaya çalışıyor. Ama bizler bulunduğumuz bütün alanlarda kayyımın işçi politikasını teşhir edeceğiz, işimizi geri alana kadar direneceğiz ve işçilere yönelik mobbinge karşı mücadele edeceğiz. Ya biz kazanacağız ya biz kazanacağız başka bir yol yok” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Kayyım Dersim’de 4 işçiyi daha işten çıkardı: Kayyım işçi düşmanlığı yapıyor!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO

  • Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçiler direnişe başladı. İşten atılan işçiler adına açıklama yapan Ali Mükan, “İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz” dedi.

     Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi direnişe başladı. İşçiler işlerine geri dönmek, işçilerin işten atılmasına son verilmesi talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapacak. İşçiler, direniş yaptıkları alana ‘Emeğimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız’ pankartı açtı.

    İşçilerin direnişine yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak ile Dersim’deki siyasi parti, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş destek verdi.

    “İŞİMİZ VE EMEĞİMİZ İÇİN DİRENECEĞİZ”

    İşten atılan işçiler adına açıklama yapan Ali Mükan, “Her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında direnişimizi sürdüreceğiz. İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Kayyım Dersim’de 4 işçiyi daha işten çıkardı: Kayyım işçi düşmanlığı yapıyor!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO

  • İşini geri isteyen Doktor Barış Kaya, oturma eyleminin 8. gününde de gözaltına alındı-VİDEO

    İşini geri isteyen Doktor Barış Kaya, oturma eyleminin 8. gününde de gözaltına alındı-VİDEO

    PİRHA-12 Eylül 2024 tarihinde İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün kararıyla Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde genel cerrahi asistanlığı görevinden açığa alınan Doktor Barış Kaya, işine geri dönmek için başlattığı eylemin 8. gününde de gözaltına alındı. 

    İstanbul Tabip Odası İnsan Hakları Komisyonu üyesi Doktor Barış Kaya, kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmamasına rağmen, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde genel cerrahi asistanlığı görevinden 12 Eylül 2024 tarihinde İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün kararıyla açığa alındı. Kaya, bu karara karşı 14 Ocak tarihinden itibaren İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde oturma eylemine devam ediyor. Bugünkü eyleminde Barış Kaya’ya, hemşire Seda Kaya ile emekli Ömer Sarsılmaz destek verdi.

    İşini geri isteyen doktor Barış Kaya, oturma eyleminin 8. gününde de hemşire Seda Kaya ile birlikte gözaltına alındı.

    “ŞİMDİ DE DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA CEZASI VERMEK İSTİYORLAR”

    4.5 ay önce İstanbul Sağlık Müdürlüğü tarafında hakkımda kesinleşmiş bir ceza olmamasına rağmen açığa alındığını ifade eden Barış Kaya, “2 ayda bir açığa alınma kararı uzatıldı. Kara karşı itiraz ve dava açtım reddedildi. Bana şimdi de devlet memurluğundan çıkarma cezası vermek istiyorlar. Bana verilmek istenen ceza hukuksuzdur ve beni cezalandırmak için yapılan bir karardır. Yaptığım parasız sağlık mücadelesini terörize etmek isteniyor. Sağlığın ticarileştirilmesine karşı parasız sağlık hakkını savunup alanlarda olmaya devam edeceğiz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Yurttan uzaklaştırılan Munzur Üniversitesi öğrencisinin eylemi 4. gününde

    Yurttan uzaklaştırılan Munzur Üniversitesi öğrencisinin eylemi 4. gününde

    PİRHA-Kaldığı yurttan 1 ay uzaklaştırma cezası alan Munzur Üniversitesi öğrencisi Ahmet Yıldız, Seyit Rıza Meydanı’nda başlattığı oturma eylemini ve açlık grevi 4. gününde devam etti. 

    Munzur Üniversitesi öğrencisi Ahmet Yıldız, Dersim Belediyesi’ne kayyım atanmasını protesto ettiği için 17 Aralık’ta gözaltına alındı. 18 Aralık’ta ise yurttan 1 ay uzaklaştırma cezası alan Yıldız, 23 Aralık’ta Seyit Rıza Meydanı’nda oturma eylemi ve açlık grevine başladı.

    Ahmet Yıldız, açlık grevi ve oturma eylemine 4. gününde de devam etti.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Yurttan uzaklaştırılan üniversite öğrencisi, oturma eylemi ve açlık grevine başladı-VİDEO
    -Yurttan uzaklaştırılan Munzur Üniversitesi öğrencisinin eylemi 2. gününde
    -Yurttan uzaklaştırılan Munzur Üniversitesi öğrencisinin açlık grevi ve oturma eylemi 3. gününde-VİDEO

  • Yurttan uzaklaştırılan Munzur Üniversitesi öğrencisinin açlık grevi ve oturma eylemi 3. gününde-VİDEO

    Yurttan uzaklaştırılan Munzur Üniversitesi öğrencisinin açlık grevi ve oturma eylemi 3. gününde-VİDEO

    PİRHA-Kaldığı yurttan 1 ay uzaklaştırma cezası alan Munzur Üniversitesi öğrencisi Ahmet Yıldız, Seyit Rıza Meydanı’nda başlattığı oturma eylemini ve açlık grevini üçüncü gününde de sürdürdü. Yurttan uzaklaştırılma gerekçesinin hukuksuz olduğunu ifade eden Yıldız, “En temel haklarımı savunmak için 3 gündür açlık grevi ve oturma eylemine başladım. Devrimci ve demokrat olan herkesi eylemime destek olmaya çağırıyorum” dedi.

    Munzur Üniversitesi öğrencisi Ahmet Yıldız, Dersim Belediyesi’ne kayyım atanmasını protesto ettiği için 17 Aralık’ta gözaltına alınmıştı. 18 Aralık’ta ise yurttan 1 ay uzaklaştırma cezası alan Yıldız, 23 Aralık’ta Seyit Rıza Meydanı’nda oturma eylemi ve açlık grevine başlamıştı.

    Açlık grevi ve oturma eylemine 3. gününde devam eden Ahmet Yıldız’a Munzur Öğrenci Derneği üyesi öğrenciler de destek oldu.

    “HERKESİ EYLEMİME DESTEK OLMAYA ÇAĞIRIYORUM”

    PİRHA’ya konuşan Ahmet Yıldız, şunları dile getirdi:

    “Kayyım protestoları gerekçe gösterilerek polislerin ajanlaştırma teklifini kabul etmediğim ve öğrenciler arasında Whatsap’ta dayanışma grubu kurmamız gerekçe gösterilerek yurttan uzaklaştırma cezası aldım. Ancak yurttan uzaklaştırılma gerekçesi hukuksuz bir durum. En temel haklarımı savunmak için 3 gündür açlık grevi ve oturma eylemine başladım. Devrimci ve demokrat olan herkesi eylemime destek olmaya çağırıyorum.”

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Yurttan uzaklaştırılan üniversite öğrencisi, oturma eylemi ve açlık grevine başladı-VİDEO
    -Yurttan uzaklaştırılan Munzur Üniversitesi öğrencisinin eylemi 2. gününde

  • Yurttan uzaklaştırılan üniversite öğrencisi, oturma eylemi ve açlık grevine başladı-VİDEO

    Yurttan uzaklaştırılan üniversite öğrencisi, oturma eylemi ve açlık grevine başladı-VİDEO

    PİRHA-18 Aralık’ta yurttan 1 ay uzaklaştırma cezası alan Munzur Üniversitesi öğrencisi Ahmet Yıldız, Seyit Rıza Meydanı’nda oturma eylemi ve açlık grevine başladı. Ahmet Yıldız, yurda geri alınana kadar açlık grevi ve oturma eylemi yapacağını belirtti.

    Munzur Üniversitesi öğrencisi Ahmet Yıldız, Dersim Belediyesine kayyım atanmasını protesto ettiği için 17 Aralık’ta gözaltına alınmıştı. 18 Aralık’ta ise yurttan 1 ay uzaklaştırma cezası alan Yıldız, Seyit Rıza Meydanı’nda oturma eylemi ve açlık grevine başladı.

    “ÖĞRENCİ ARKADAŞLARIMI DAYANIŞMAYA ÇAĞIRIYORUM”

    Kayyım eylemlerine katıldığı için yurttan uzaklaştırma cezası aldığını belirten Ahmet Yıldız, “Polisler tarafından gözaltına alındıktan sonra ajanlık dayatması yapıldı. Ajan olmadığımız ve hukuksal haklarımızı kullanarak eyleme katıldığımız için egemen zihniyet tarafından hukuk bir kenara bırakılıp yurttan uzaklaştırıldım. Öğrenci arkadaşlarımı dayanışmaya çağırıyorum ve yurda geri alınana kadar açlık grevi ve oturma eylemi yapacağımı duyuruyorum” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • İzmir’deki Alevi örgütlerinden kayyım gaspına karşı oturma eylemi-VİDEO

    İzmir’deki Alevi örgütlerinden kayyım gaspına karşı oturma eylemi-VİDEO

    PİRHA- Kayyım atamalarına karşı İzmir’de oturma eylemi gerçekleştiren Alevi kurumları, “Kayyum atanan tüm kentlerde halkın iradesine yönelik bu gaspı kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz” mesajı verdi. 

    İzmir Dersim Dernekleri, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İzmir bileşenleri, belediyelere yönelik kayyım atamalarına karşı Karşıyaka İskele karşısında oturma eylemi gerçekleştirdi. Oturma eylemi, her hafta Cumartesi saat 17.30’da Karşıyaka İskele karşısında devam edecek.

    “Kayyım halk iradesine, demokrasiye, özgürlüklere darbedir” pankartının açıldığı eylemde sık sık “Hak, hukuk, adalet”, “Kayyım darbedir, darbeye hayır”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” sloganları atıldı. Oturma eylemine çok sayıda siyasi parti temsilcisi ve sivil toplum kuruluşu katıldı.

    “KAYYUM ATAMALARI KÖYLERE KADAR İNMİŞ DURUMDA”

    Kurumlar adına açıklamayı okuyan Alevi Bektaşi Federasyonu Ege Bölge Sorumlusu Bahar Kaplan, iktidar bloğunun demokratik kazanımları yok etmek baskılarını arttırdığını ve yeni bir saldırı sürecine girdiğini ifade ederek, “Kadınlar, işsizler, emekliler, ezilenler, Kürtler, Aleviler ve emekçi halklar, özgürlük mücadelelerini her alanda sürdürdü. Bu mücadeleyi engelleyemeyeceğini gören iktidar bloğu, demokratik kazanımları yok etmek için baskılarını artırarak adeta yeni bir saldırı sürecine girdi. Asgari ücreti sabit tutarak halkı açlığa ve sefalete mahkûm eden, Alevi ziyaretlerini maden veya restorasyon adı altında tahrip eden, inanç mekânlarımızı ve doğamızı yağmalayan bu zihniyet hızını alamıyor. Yerel yönetimlerde halkın iradesini hiçe sayarak başlattığı kayyım atamalarını köylere kadar indirmiş durumda” dedi.

    “DERSİM, İRADESİNE SAHİP ÇIKACAKTIR”

    Kaplan, güçlü ve kararlı bir mücadelenin yürütülmemesi durumunda kalan son demokrasi kırıntılarının da yok edileceğini söyleyerek, “Bu saldırılar, yalnızca yerel yönetimleri değil, halkların inançlarını, kültürlerini ve özgürlük mücadelelerini de hedef almaktadır. Dersim, Kürt Alevi halkının direniş ve inanç merkezi, farklı siyasal yapıların bir arada var olduğu ve halkın iradesinin kendini ifade ettiği bir kenttir. AKP-MHP bloğu, burada hiçbir milletvekili çıkaramamış ve halkın iradesiyle seçilmiş belediyeleri gasp ederek, emek ve demokrasi güçlerinin ittifakından korktuğunu bir kez daha göstermiştir. Dersim halkı, bu kayyumları düşkün ilan edecek ve iradesine sahip çıkacaktır. Halkın iradesine yönelik bu gaspı kabul etmiyoruz” diye konuştu.

    “HALKLAR, GASPA KARŞI BOYUN EĞMEYECEKTİR”

    Kaplan son olarak, “Buradan bir kez daha sesleniyoruz. Kayyum atanan tüm kentlerde halkın iradesine yönelik bu gaspı kabul etmiyoruz! Yapılan bu yanlıştan derhal dönülmeli, halklarımızın oyu ve onayı ile seçilen belediye başkanlarımız görevlerine bir an önce başlamalıdır. Kayyum uygulamalarını, demokrasiye, özgürlüklere ve halkın iradesine açık bir darbe olarak görüyor ve şiddetle kınıyoruz. Van Bahçesaray’dan Dersim’e, Ovacık’tan Ardahan’a kayyumların gasp ettiği tüm belediyelerde halk iradesine saygı duyulmasını talep ediyoruz. Halklarımızın onurlu mücadelesi, bu gasplara karşı boyun eğmeyecektir” diye belirtti.

    PİRHA/İZMİR

  • Kadıköy’den seslendiler: Kayyımlar gidecek, biz kalacağız! – VİDEO

    Kadıköy’den seslendiler: Kayyımlar gidecek, biz kalacağız! – VİDEO

    PİRHA – Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Kadıköy Rıhtım’da Dersim ve Ovacık Belediyelerine atanan kayyımlara karşı basın açıklaması ve oturma eylemi yaptı. Yapılan açıklamada, “Biz Dersimliler ve Dersim dostları olarak demokrasiye, emeğe, barışa ve doğaya karşı darbe anlamına gelen kayyımlara karşı hep birlikte verdiğimiz mücadeleden geri adım atmayacağız” denildi.

    DEM Partili Dersim Belediyesi ile CHP’li Ovacık Belediyesi’ne 22 Kasım akşamı kayyım atandı. Halkın, belediye binasına girmesine engel olan kolluk güçleri, belediye binasını beton bariyerlerle çevirdi. Belediyelere peş peşe atanan kayyımlara ülkenin dört bir yanından tepkiler yükseliyor.

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Dersim ve Ovacık Belediyelerine atanan kayyıma tepki amacıyla Kadıköy Rıhtım’da basın açıklaması ve oturma eylemi gerçekleştirdi. Basın açıklamasına DEM Parti MYK üyesi Musa Piroğlu, Sanatçı Pınar Aydınlar’ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    ‘İrademe ve doğama dokunma, Kayyım rejimi halk iradesine darbedir’ pankartlarının açıldığı açıklamada sık sık “Kayyımlar gidecek biz kalacağız, Dersim’de kayyım istemiyoruz, Her yer Dersim her yer direniş, Direne direne kazanacağız, Dersim onurdur onuruna sahip çık” sloganları atıldı.

    Basın açıklamasını DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir okudu.

    “KAYYIM REJİMİ İNANCIMIZIN ASİMİLE EDİLMESİ DEMEKTİR”

    Bilir, AKP-MHP iktidarının belediyeler üzerinde sallandırdığı kayyım sopasından vazgeçmediğini belirterek açıklamanın devamında şunlara yer verdi:

    “Kayyım rejimi en başta seçmen iradesine darbe demektir. Kayyım rejimi demokrasi ve hukukun askıya alınması demektir. Kayyım rejimi halka değil ihalecilere, rantçılara hizmet demektir. Kayyım rejimi iktidarın yolsuzluk düzeninin devamı demektir. Kayyım rejimi kamu hizmeti değil, sadaka düzeni demektir. Kayyım rejimi kadınların, gençlerin ve toplumun ezilen kesimlerinin haklarına sahip çıkan değil, her adımda onları kısıtlayan yerel yönetimler demektir. Kayyım rejimi baraj ve HES demektir, Kayyım rejimi madenlerle doğanın yağmalanması demektir. Kayyım rejimi inancımızın asimile edilmesi demektir. Kayyım rejimi dillerimizin yasaklanması demektir.

    “İKTİDARIN DAYATTIĞI KAYYIM REJİMİNİ KABUL ETMİYORUZ”

    Milletvekilleri türlü hukuksuzluklarla hapse atılırken, belediyelere siyasi operasyonlarla kayyım atanırken seçme seçilme hakkından söz edilemez. Seçme seçilme hakkının tanınmadığı bir durumda da demokrasiden söz edilemez. Dersim halkı olarak olarak iktidarın dayattığı kayyım rejimini kabul etmiyoruz. Haklarımızın gasp edilmesine alışmayacağız. Hukuksuz operasyonlara son verilmeli, seçilmiş belediye başkanları derhal görevlerine iade edilmelidir. Kayyım politikaları terk edilmeli ve halkın iradesi tanınmalıdır. Sandıkta kaybedileni demokrasi dışı yollarla gasp etmeye çalışmak, bunu alışkanlık haline getirmek, rejimin siyasal ahlak düzeyinin de göstergesidir.

    “KAYYIMLAR GİDECEK, BİZ KALACAĞIZ”

    Biliyoruz ki, kayyım politikası ülkede demokrasiden, barıştan, emekten yana olan herkese verilmiş bir gözdağıdır. Biz Dersimliler ve Dersim dostları olarak demokrasiye, emeğe, barışa ve doğaya karşı darbe anlamına gelen kayyımlara karşı hep birlikte verdiğimiz mücadeleden geri adım atmayacağız. Kazanana kadar direnişimize, mücadelemize devam edeceğiz. Kayyımlar gidecek, biz kalacağız.”

    “SEYİT RIZA’NIN TORUNLARI OLARAK DERSİM’İ HİÇBİR ZAMAN TESLİM ETMEYECEĞİZ”

    Yapılan açıklama sonrası Sanatçı Pınar Aydınlar söz alarak şunları söyledi:

    “Bizler burada halkların özgürlüğüne inanan, halkların iradesine saygı duyulması gerektiğine inanan aydınlar, sanatçı ve yazarlar olarak 38’den bu yana nice bedeller vermiş Dersim, bizim için sadece dört dağın arasına sığdırılamayacak kadar çok büyük bir yürek demektir. Bugün halkın iradesini yok sayanlar, kültürümüze, inancımıza göz koyanlar iktidarın bu politikasına karşı yerlerde sürüklenen canlarımızla dört bir yandan ses çıkarıyoruz. Bizler halkların iradesine saygı bekliyoruz. Bizler kayyım politikalarını, bu işgalci bu dayatmacı politikaları reddediyoruz. Bir kez daha diyoruz ki direne direne kazanacağız. Dersim’i hiçbir zaman teslim etmedik hiçbir zaman da Seyit Rıza’nın torunları olarak teslim etmeyeceğiz.”

    Yapılan açıklamaların ardından oturma eylemine geçilerek buradan sonra Dersim’e doğru yola çıkılacağı belirtildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Belediyelere kayyım atanmasına Dersim’de protesto: AKP halka hesap verecek!-VİDEO

    Belediyelere kayyım atanmasına Dersim’de protesto: AKP halka hesap verecek!-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de yüzlerce kişi, DEM Partili belediyelere kayyım atanmasını yürüyüş yaparak protesto etti. Yürüyüşte sık sık ‘Faşizme karşı omuz omuza’, ‘Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek’ ve ‘Kayyıma geçit vermeyeceğiz’ sloganları atılarak “Kayyumlar gaspçılıktır, halk iradesine darbedir” denildi. 

    İçişleri Bakanlığı, İstanbul’da CHP’li Esenyurt Belediyesi’ne kayyım atadıktan sonra Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Halfeti Belediyesi’ne kayyım atadı.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen Dersimli yurttaşlar, belediyelere kayyım atanmasını protesto ederek Yeraltı Çarşısı üstünden Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirip basın açıklaması yaptı. Yürüyüşte sık sık ‘Faşizme karşı omuz omuza’ , ‘Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek’ ve ‘Kayyıma geçit vermeyeceğiz’ sloganları atıldı.

    Açıklamayı platform adına Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu. Açıklamaya Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir ile Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    “HALK İRADESİNE YÖNELİK AÇIK BİR DARBEDİR”

    AKP-MHP iktidarının sabah saatlerinde Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerini gasp ettiğini belirten Ergin Tekin, “Bu darbenin, 4 Kasım 2016’da Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın gözaltına alınmasının yıl dönümünde gerçekleşmiş olması manidardır. Kürt halkını, demokratik siyasette tasfiye etme saldırılarının 1994’ten beri devam eden iflas etmiş 30 yıllık tekrarıdır. Bu saldırı halk iradesine yönelik gerçekleştirilmiş açık bir darbedir. Daha önce gerçekleştirilen kayyım darbeleri halk tarafından reddedilmiştir. Kayyım pratiği seçimlerde büyük bir yenilgiye uğramış ve halk kendi iradesini belirlemiştir. Her seçimde yenilgiye uğrayan kayyım darbesinde ısrar etmek, siyasi tükenmişliğin göstergesidir. AKP-MHP iktidarı, seçimle kazanamadığını yargı ve kolluk marifetiyle ele geçirme alışkanlığını ve kayyım darbesini bir rejime dönüştürmüştür. Bu saldırı, aynı zamanda Kürt halkının seçme ve seçilme hakkına büyük bir saldırıdır” dedi.

    “AKP, BİR KEZ DAHA GASPÇI OLDUĞUNU GÖSTERMİŞTİR”

    Belediyelere kayyım atanmasının bütün Türkiye halklarının seçme ve seçilme hakkına, siyasi iradesine yönelmiş açık bir tehdit olduğunu vurgulayan Tekin, şöyle devam etti:

    “Tek adam iktidarının bu taarruzu karşısında muhalefet güçlerinin en geniş zemindeki ortak mücadelesi hayati önemdedir. AKP bugünkü pratiğiyle bir kez daha gaspçı olduğunu göstermiştir. Van’da gaspçıydı, Hakkâri’de, Esenyurt’ta gaspçılık yaptı, şimdi de Mardin, Batman, Halfeti’de gaspçılık yapıyor. Kayyumlar gaspçılıktır, halk iradesine darbedir. Sahip olamadığını yok etmek ya da çalmak üzere kullanan AKP’nin bu irade tanımaz tutumu, hepimize ortak mücadeleden başka bir yolun olmadığını bir kez daha gösteriyor. Haktan hukuktan bir adım bile geri adım atmamanın en gerçek yolu, tek gerçek yöntemi haksızlığa hukuksuzluğa uğrayan her kesimin birlikte mücadelesidir. Ülkenin dört bir yanında bu gaspçı yaklaşıma, halkların iradesini yok sayanlara karşı ortak mücadeleyi büyütme çağrısı yapıyoruz.”

    Açıklamanın ardından 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı. Kitle oturma eyleminde sık sık ‘Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek’ ve ‘Kayyıma geçit vermeyeceğiz’ sloganlarını atttı.

    PİRHA/DERSİM

  • Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri başladı: Dergahımızı ırkçı-gerici zihniyete teslim etmeyeceğiz-VİDEO

    Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri başladı: Dergahımızı ırkçı-gerici zihniyete teslim etmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- 61.Ulusal 35.Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, Alevi örgütlerinin Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda yaptığı oturma eylemi ile başladı. 

    Alevi Bektaşilerin Yol önderlerinden Pir Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinlikleri bugün Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde Hünkarın dergahının önünde başladı. Etkinliğe; Alevi dedeleri, analar, Alevi kurum başkanları ve Yola gönül veren Aleviler katıldı.

    61.Ulusal 35.Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri programının ilk günü Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda yapılan oturma eylemi ile başladı. Etkinlikler 16-17-18 Ağustos’ta olmak üzere 3 gün sürecek.

    ERÇE: DERGÂHIMIZI BU GERİCİ, IRKÇI ZİHNİYETE TESLİM ETMEYECEĞİZ

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bugün bir olmazsak yarın bir araya gelemeyeceğiz. Dergahımızı bu gerici, ırkçı zihniyete teslim etmeyeceğiz. Gün birlik olma günüdür. Kendi canlarımız yakasında bulunan kart ile alınıyor, bu bir zulümdür. Pir Sultan’ın boynuna geçirilen urgan şimdi canlarımızın boynuna geçirilmek isteniyor” dedi.

    ASLAN: AKP, HACIBEKTAŞ HALKININ VERGİSİYLE YAPILAN KÜLTÜR MERKEZİNİ BİLE KULLANDIRMIYOR

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan ise “AKP iktidarı, Hacıbektaş halkının vergisi ile yaptığı merkezi bile kullandırmıyor. Alevilere o mekanlar kapalı. Onlar bize izin vermeseler de Hacıbektaşın her alanı bizim için kutsaldır. Biz buradayız” diye konuştu.

    “ALEVİLER VARDIR, ALEVİLİK HAKTIR”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Genel Başkanı Vakfı Ercan Geçmez de konuşmasında şunları söyledi:

    “Aleviler yüzyıllardır dergahlarına gelerek niyaz oluyorlar. Dergahlarımız bizimdir. Aleviler üzerinde hegemonya oluşturmaya çalışıyorlar. Aleviler vardır, Alevilik haktır.”

    Anma, semahlar ve deyişler ile devam ederken, Hacı Bektaş Veli Dergahı ziyaret edilecek.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • Aleviler, Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda oturma eylemi başlattı-VİDEO

    Aleviler, Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda oturma eylemi başlattı-VİDEO

    PİRHA- Alevi örgütleri, AKP hükümetinin düzenlediği Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerini protesto etmek için Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda basın açıklaması yaptı. Aleviler açıklamanın ardından hükümetin korsan anma düzenlemesine, ve dergahın işgal edilmesine tepki olarak oturma eylemi başlattı. 

    Alevi örgütleri hükümetin düzenlediği Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerini protesto etmek için Hacıbektaş’ta bir araya geldi.
    Yapılan toplantının ardından Alevi örgütlerinin Genel Başkanlar Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamadan sonra dergahın birinci avlusunda oturma eylemi yapılarak Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın düzenlediği anmaya tepki gösterildi.

    Alev Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan oturma eylemlerinin 19.00’a kadar devam edeceğini belirtti. Aslan, son üç yıldır AKP iktidarı alternatif etkinlikleri yapıyor. AKP pirimizin ölüm yıldönümü diye anma yapıyor. Yol ulları asla ve asla ölmemiştir. Onlar Alevilerin gönlünde yaşıyorlar. Dergahımız işgal altında. Bırakın 60 yıldır olduğu gibi anmamızı yapalım. Bu dergahın gerçek sahipleri olarak buradayız. Devleti yönetenlere sesleniyoruz. Hacıbektaş’ta yaptığınız kültür merkezini babanızın parasıyla yapmadınız. Alevilerin vergileriyle yaptınız. Alevisiz bir Alevilik yaratmanıza izin vermeyeceğiz” dedi.

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat da X hesabından “Dergahlarımızın gasp edilmesine izin vermeyeceğiz! Alevi kurumları ile birlikte Hacı Bektaş Dergahı’mızı işgal etmeye çalışanlara karşı Pir’imizin huzurunda oturuyoruz” dedi.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • Nazımiye Belediyesi’nde işten çıkarılan işçiler: Tek isteğimiz işimize geri dönmek-VİDEO

    Nazımiye Belediyesi’nde işten çıkarılan işçiler: Tek isteğimiz işimize geri dönmek-VİDEO

    PİRHA-Nazımiye Belediyesi’nin işten çıkardığı 15 işçi, belediye önünde direnişe başladı. İşten atılan işçiler, “Haksız ve hukuksuz bir şekilde işten atıldık. Bir an önce işe geri dönmek istiyoruz” dediler. Ekonomik olarak zorluklar yaşadıklarını belirten işçiler, göç etmek zorunda kalabileceklerini de vurguladılar. 

    Dersim’in, CHP’li Nazımiye ilçe belediyesi, mali durumun kötüleşmesi gerekçesiyle 12 Temmuz’da 15 işçiyi işten çıkardı. İşçiler, işlerine geri dönmek için 17 Temmuz’da belediye önünde direnişe geçti. İşçiler, her gün saat 08.00-17.00 saatleri arasında belediye önünde oturma eylemini sürdürecek.

    İşten çıkarılan işçilerden Özgür Gökbaş, Nihal Uz ve Umut Çelik, PİRHA‘ya konuştu.

    “HAKSIZ VE HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE İŞTEN ATILDIK”

    Haksız ve hukuksuz bir şekilde işten atıldıklarını belirten Özgür Gökbaş, “Yasal olarak hakkımızı sonuna kadar savunacağız. Belediye başkanı, çözümü işçi çıkarmakta buldu. Seçim zamanı bizlere verilen sözler tutulmadı. Bütün işçi arkadaşlarımız işe geri alınana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

    “İŞTEN ATILDIĞIM İÇİN MAĞDUR DURUMDAYIM”

    2,5 yıldır belediyede çalıştığını söyleyen Nihal Uz, “Eşimden ayrıldım, iki çocuk annesiyim, kardeşimin yanında yaşıyorum ve işten atıldığım için mağdur oldum. Oğlum üniversite öğrencisi ve işten atıldığım için onun masraflarını karşılayamayacağım. Bir an önce işe geri dönmek istiyoruz” diye belirtti.

    “İŞİMİZE GERİ DÖNMEK İSTİYORUZ”

    Nazımiye’nin küçük bir ilçe olduğunu ve iş olanaklarının çok az olduğunu vurgulayan Umut Çelik, “Belediye başkanı ilk icraatını 15 işçiyi işten atmakla yaptı. İş olanakları olmadığı için ekonomik olarak çok zor bir süreç yaşıyoruz ve buradan göç etmek zorunda kalacağız. Bizim tek istediğimiz işimize geri dönmek” diye konuştu.

    Cihan BERK/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -İşten çıkarılan 15 işçi, Nazımiye Belediyesi önünde eyleme başladı: İşimizi geri istiyoruz-VİDEO

  • İşten çıkarılan 15 işçi, Nazımiye Belediyesi önünde eyleme başladı: İşimizi geri istiyoruz-VİDEO

    İşten çıkarılan 15 işçi, Nazımiye Belediyesi önünde eyleme başladı: İşimizi geri istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Nazımiye Belediyesi’nde işten çıkarılan 15 işçi belediye önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “İşimizi geri istiyoruz, herkese çağrı yapıyoruz haklı mücadelemizde bizlerle dayanışma içerisinde olun” denildi. DİSK Genel İş Dersim Şubesi Başkanı Çetin Yoluk, “Belediye yönetiminin bir an önce işçileri işlerine geri almalarını istiyoruz” dedi.

    Nazımiye Belediyesi’nde 15 işçi işten çıkarılmıştı. CHP’nin yönettiği belediyede işten atmalara gerekçe olarak “Mali durumun kötüleşmesi” gösterildi.

    İşten çıkartılan işçiler belediye önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DİSK Genel-İş ve Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü ve çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada, ‘İşimizi, ekmeğimizi geri istiyoruz’ , ‘Verilen sözler tutulsun, çıkarılan işçiler geri alınsın’ pankartı açıldı. Açıklamada sık sık ‘Bu daha başlangıç mücadeleye devam’ , ‘İşçiyiz haklıyız kazanacağız’ sloganları atıldı.

    “EKONOMİK KRİZİN BÜTÜN YÜKÜ İŞÇİLERE YIKILDI”

    Ekonomik krizin bütün yükünün işçilere yıkıldığını ifade eden DİSK Genel İş Dersim Şubesi Başkanı Çetin Yoluk, “Nazımiye’de işçi arkadaşlarımızın haksız ve hukuksuz bir şekilde işinden edilmesi kabul edilemez. Yapılan haksızlığın ve keyfiyetin sonuna kadar karşısında duracağız. Belediye yönetiminin bir an önce işçileri işlerine geri almalarını istiyoruz” dedi.

    “SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ”

    İşten çıkarılan işçiler adına açıklamayı okuyan Musa Demirtaş, şunları kaydetti:

    “Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin, seçimden önce verdiği sözleri tutmadı. Verdiğiniz sözü ne çabuk unuttunuz. İlk aklınıza gelen çözüm işçi çıkarmak mı? İşimizi geri istiyoruz, herkese çağrı yapıyoruz haklı mücadelemizde bizlerle dayanışma içerisinde olun. Sonuna kadar direneceğiz ve kazanacağız, çünkü haklıyız.”

    “İŞÇİLER KEYFİ BİR UYGULAMA İLE İŞTEN ÇIKARILDI”

    İşçilerin avukatı Reyhan Helin Bulut, “İşçiler keyfi bir uygulama ile işten çıkarıldı. İşçiler 2.5 yıldır çalışıyor ama sanki seçimden önce işe alınmışlar gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. İşçilerin yeniden işlerine dönmesini dile getiriyoruz” dedi.

    “NAZIMİYE BELEDİYESİ, BİR AN ÖNCE YANLIŞTAN DÖNSÜN”

    Tasarruf etmek için ilk akla gelenin işçileri işten çıkarmak olduğunu vurgulayan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin de “Nazımiye Belediyesi, yaptığı yanlıştan dönmesi gerekiyor. Dersim yoksulluğun en yüksek olduğu yerlerden biri. İş olanakları olmadığı için insanlarımız buradan göç etmek istiyor. İşsizliğin en yoğun ilçelerden biri olan Nazmiye’de işlerin de göç etmesi mi isteniyor? Bütün belediyelerin ekonomik durumu kötü, o zaman her seferinde işçi mi çıkarılmalı. Bu uygulamayı EMEK Partisi olarak kabul etmediğimizi ve Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin’in bir an önce bu yanlıştan dönmesini bekliyoruz” diye konuştu.

    Açıklama sonrasında işçiler oturma eylemi yaptı. Oturma eyleminde de işçiler sık sık ‘ Direne direne kazanacağız’ sloganları attı. Eylem her gün saat 08.00-17.00 saatleri arasında devam edecek.

    PİRHA/DERSİM