Etiket: ozan şiar

  • Sanatçı Şafak Melodi Ağdaşan bugün toprağa sırlanıyor

    Sanatçı Şafak Melodi Ağdaşan bugün toprağa sırlanıyor

    PİRHA- Aşık Şah Turna ve Ozan Şiar’ın kızı sanatçı Şafak Melodi Ağdaşan’ın Hakk’a yürüme erkanı bugün (20 Mayıs 2021) Berlin Alevi Toplumu-Cemevinde, sırlama ise Alevi Mezarlığında yapılacak.

    Aşık Şah Turna ve Ozan Şiar’ın kızı sanatçı Şafak Melodi Ağdaşan’ın Hakk’a yürüme erkanı bugün yapılıyor.

    Şafak Melodi Ağdaşan’ın Hakk’a uğurlama erkanına ilişkin Berlin Alevi Toplumu Yönetim Kurulu açıklama yayınladı.

    Açıklamada “Korona tedbirlerinden dolayı cemevimizde yapılacak Hakk’a yürüme erkanına sadece 30 kişi alınacaktır. Korona salgınından dolayı tanıdık ve dostların aileyi telefonla arayıp baş sağlığı dilemelerini öneriyoruz. Şafak Melodi Ağdaşan canımızın ailesine ve sevdiklerine sabırlar diliyoruz. Hakk’tan gelip Hakk’a yürüyen Şafak Melodi Ağdaşan canımızın toprağı bol, devri daim, ruhu şad olsun. Cümlenize aşk ile” denildi.

    Halk ozanı Şah Turna, yakalandığı koronavirüs nedeniyle yoğun bakım ünitesine yatırılmış, kızı Şirin’in de Berlin Neukölln Hastanesi’nde müşahede altına alınmıştı. Şah Turna’nın koronaya yakalanan eşi ozan Şiar ile diğer kızları Şafak Melodi ise evde tedavi görüyordu.

    Ozan Şahturna ve Ozan Şiar’ın kızı Sanatçı Şafak Melodi Ağdaşan’ın Hakk’a yürümesi Alevi camiasında büyük üzüntü yarattı.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Alevi kadın örgütleri, kurumlar ve sanatçılardan Melodi Ağdaşan için başsağlığı mesajları

    Alevi kadın örgütleri, kurumlar ve sanatçılardan Melodi Ağdaşan için başsağlığı mesajları

    PİRHA- Yakalandığı koronavirüs nedeniyle 9 Mayıs’ta Hakk’a yürüyen Ozan Şahturna ile Ozan Şiar’ın kızı Oyuncu Şafak Melodi Ağdaşan’ın kaybı büyük üzüntü yarattı. Birçok Alevi kurumu, Alevi kadın örgütleri ve sanatçılar Şafak Melodi Ağdaşan için sosyal medyada duydukları derin üzüntüyü dile getirdiler. 

    Koronavirüs hastalığı nedeniyle uzun zamandır Almanya’da tedavi gören Ozan Şahturna ve Ozan Şiar’ın kızı Oyuncu Şafak Melodi Ağdaşan, 9 Mayıs’ta Hakk’a yürüdü.

    Şafak Melodi Ağdaşan’ın Hakk’a yürümesi Alevi kamuoyunda büyük üzüntü yarattı.

    Alevi kurumları, Alevi kadın örgütleri ve sanatçıların başsağlığı mesajları şöyle:

    Berlin Cemevi: Değerli ozanımız Ozan Şahturna ve Ozan Şiar’ın kızı Şafak Melodi Ağdaşan canımız genç yaşında Hakk’a yürümüştür. Korona salgınından dolayı tanıdık ve dostların aileyi telefonla arayıp baş sağlığı dilemelerini öneriyoruz. Sevgili Ozan Şahturna, sevgili Ozan Şiar, sevgili Şirin öğretmenimize ve tüm sevdiklerine baş sağlığı ve sabırlar diliyoruz.

    Sanatçı Ferhat Tunç: Ailece yakalandıkları Koronavirüsle uzun süredir beri mücadele ediyorlardı. Bugün Ozan Şahturna’nın kızı Şafak Melodi Ağdaşan’ın, tedavi gördüğü Berlin’deki hastanede bu mücadeleyi kaybederek Hakk’a yürüdüğünü öğrendim ve çok üzüldüm. Şahturna ablamız ve Ozan Şiara sabırlar diliyorum. Tüm yakınlarının ve sevenlerinin başı sağolsun. Sevgili Şafak Melodi’nin devri daim, yıldızlar yoldaşı olsun.

    AABF Başkanı Hüseyin Mat: Çok üzgünüm. Sevgili Aşık Şahturna ve Şiar Ağdaşan’ın kızları Şafak Melodi’nin Hakka yürüdüğünü öğrendik. Devri daim, toprağı bol olsun. Anne ve babasına, kardeşine sabırlar diliyorum.

    Sanatçı Pınar Aydınlar: Ozan Şahturna ve Ozan Şiar’ın kızı Şafak Melodi Ağdaşan koronavirüs nedeniyle tedavi gördüğü Almanya’da Hakk’a yürüdü. Çok üzgünüm. Tüm sevenlerinin, canların başı sag olsun.

    Hollanda Alevi Kadınlar Birliği: Ozan Şahturna’nın kızı Şafak Melodi Ağdaşan’ın, korona tedavisi gördüğü Berlin’de Hakk’a yürüdü. Ailece yakalandıkları Korona virüsle uzun süredir mücadele ediyorlardı. Üzgünüz. Şahturna ve Ozan Şiara sabırlar diliyoruz. Sevgili Şafak’ın devri daim olsun.

    AABF Kuzey Ren-Vestfalya Bölge Temsilciliği: Sevgili Ozan Şahturna ve Şiar Ağdaşan’ın kızları Şafak Melodi’nin bugün Hakka yürüdüğünü büyük bir üzüntüyle öğrendik. Şafak Melodi canımızın Devri daim, toprağı bol olsun. Annesine, Babasına ve kardeşine sabırlar diliyoruz.

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği: Ölüm adın kalleş olsun. Aşık Şah Turna ve Ozan Şiar ustaların sevgili kızları Sinemacı, Şair ve Müzisyen Melodi Ağdaşan Hakk’a yürüdü. Ailesinin ve sevenlerinin acısını paylaşıyor, sabırlar diliyoruz.

    Fransa Alevi Kadınlar Birliği: Halk ozanlarımızdan Ozan Şahturna ve Ozan Şiarın kızları Şafak Melodi Ağdaş yakalandığı Covid-19 sebebiyle uzun süredir tedavi gördüğü Almanya Berlinde yaşama gözlerini kapatmıştır, bu büyük acı karşısında bizlerde derin acı ve üzüntü duyduk.Ozanlarımızın acısını paylaşıyor ,sabır ve metanet diliyoruz. Devri Daim olsun ..

    Maraş Dernekler Federasyonu (MARDEF): Halklarımızın çok değerli sanatçısı Özan Şahturna’nın ve Ozan Şiar Ağdaşan’ın sevgili sanatçı kızları Şafak Melodi Ağdaşan, hayatını kaybetmiştir. Uzun yıllardan beri halklarımızın özgürlük, adalet ve eşitlik mücadelesine sanatıyla güç katan Ozan Şahturna’nın yine sanatçı olan genç kızının hayatını kaybetmesi, bütün halkımızın ve sanat insanlarının yüreğine ateş gibi düşmüştür. MARDEF olarak bizler, katlanılması kolay olmayan bu zor günlerde Ozan Şahturna’nın ve Ozan Şiar Ağdaşan’ın yüreğine dokunacak. Korona koşullarını dikkate alarak onları yalnız bırakmayacağız. Sevgili Ozan Şahturna’nın ve eşi kıymetli Ozan Şiar’ın bu büyük acısını bütün kalbimizle paylaşıyor, acıları acımızdır diyoruz.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ozan Şahturna’nın kızı Şafak Melodi Ağdaşan Hakk’a yürüdü

    Ozan Şahturna’nın kızı Şafak Melodi Ağdaşan Hakk’a yürüdü

    PİRHA- Ozan Şahturna ve Ozan Şiar’ın kızı, oyuncu Şafak Melodi Ağdaşan koronavirüs nedeniyle tedavi gördüğü Almanya’da Hakk’a yürüdü.

    Koronavirüs hastalığı nedeniyle uzun zamandır tedavi gören Ozan Şahturna ve Ozan Şiar’ın kızı Sanatçı Şafak Melodi Ağdaşan bugün Hakk’a yürüdü.

    Halk ozanı Şah Turna, yakalandığı koronavirüs nedeniyle yoğun bakım ünitesine yatırılmış, kızı Şirin’in de Berlin Neukölln Hastanesi’nde müşahede altına alınmıştı. Şah Turna’nın koronaya yakalanan eşi ozan Şiar ile diğer kızları Şafak Melodi ise evde tedavi görüyordu.

    Ozan Şahturna ve Ozan Şiar’ın kızı Sanatçı Şafak Melodi Ağdaşan’ın Hakk’a yürümesi Alevi camiasında büyük üzüntü ile karşılandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

     

     

  • Ozan Şah Turna: Dernekler ve cemevleri Aleviliği farklılaştırıyor-VİDEO

    Ozan Şah Turna: Dernekler ve cemevleri Aleviliği farklılaştırıyor-VİDEO

    PİRHA-Çocukluğundan beri bağlama çalıp deyişler okuyan Ozan Şah Turna, Aleviliğin bazı kesimler tarafından yozlaştırıldığını söyledi. Şah Turna, “Bu yolun emekçisi değil rantçısı olanlar var. Sistemi eleştirip ama içten içe doğruları baskılayan, yanlışlara göz kırpan iktidar var içimizde” dedi. 

    Haberin videosu

    Türkiye’nin en zor, devrimci mücadelenin en ağır şartlarda yürütüldüğü yıllarda elinde sazıyla, sesiyle halkının sesi oldu Ozan Şah Turna.

    Kızılbaş Alevi geleneğini o günden bugüne yaşayan ve yaşatan, çeşitli bedeller ödeyen Şah Turna, Aleviliğe ve ozanlığa dair PİRHA‘ya konuştu.

    Ozanlığa deyişlerle başladığını söyleyen Şah Turna, “Babamın bana okuduğu Pir Sultan ve Şah Hatayi deyişleriyle başladım. Bizim köye dedeler gelirdi, onların yanına oturur zakirlik yapardım. İlk zakirlik yapan, hapis yatan, her şeyin ilki benim o dönemlerde” dedi.

    “ESKİDEN ALEVİ KURUMLARI YOKTU AMA ALEVİLİK DAHA TEMİZDİ”

    Kent kent köy köy dolaştığını hatırlatan Şah Turna, “Alevi kurumlarımız yoktu ama Alevilik o zaman daha temizdi. Dedelerimiz gelip sorardı kim kimi kırdı diye. Cemde dara çekilip yargılanırdı kim suçluysa. Bu sadece köylerde değil her yerde olurdu. Cemler evlerde yapılırdı. Kimin evi büyükse orada yapılırdı cemler” diye konuştu.

    “KURUMLAR KENDİLERİNE GÖRE ALEVİLİĞİ YÖNLENDİRDİ”

    Alevilikte kadın ve erkeğin birarada olduğunu belirten Ozan Şah Turna, şöyle devam etti:

    “Bugünün Aleviliği çok farklı. Sistemdeki Alevilik benim o dönemde yaşadığım Aleviliğe benzemiyor. 90’lı yıllarda Alevilik farklıydı şimdi farklı. Kurumlar kendilerine göre yönlendirdiler Aleviliği. Dernek ve cemevlerinde bölgecilik başladı. Hangi bölgenin insanı varsa diğer kültürlerin gelişmesine izin vermiyorlar.”

    “ALEVİLİK KÜLTÜRDÜR, İNANÇTIR, MÜCADELEDİR”

    Cem farklılıkları olabilir; mesela Karadeniz’de çok var Alevilik, eskiden yok diyorlardı. Alevilik bir milliyet değildir. Alevilik kültürdür, inançtır, mücadeledir. Kerbela’dan bu yana kadar katliamlara uğramışız. 70 bin kişi söz verdi Şah Hüseyin’e, 70 kişiyle kaldık. O zamandan bu zamana kadar bizim inancımız niye gelişmiyor, kimse sorgulamıyor bunu. Şehirleşmenin yozlaştırmaması lazım. Yozlaşma Yolda değil, kurumlar yozlaştırıyor bu Yolu.

    “İlk cemevi yapıldığı zaman Berlin’de halk büyük bir özveriyle çalıştı” diyen Ozan Şah Turna, “Cemevleri kuruldu. Bu cemevi ilk dönemlerde dolup taşıyordu. Şimdi yönetimi seçemiyorlar. Bu sadece Avrupa’da değil. Biz Hacı Bektaş Vakfı’nda ceme katıldık, dedeler posta çağırdı, deyişler söyledik. Birçok ilden gelen arkadaşlar oldu. Kocaeli’nde 9 cemevi var, 9 kişi gelmiyor diyorlar. Bugün Pir Sultanlar, Şeyh Bedreddinler, Şah Hatayiler; bu yolun yazısı yoktu, kim kaleme aldı Pir Sultanlar, Nesimi Çimenler, bizler getirdik. Davut Sulariler, Ruhi Sular, ozanlarımız yazdı bu kültürü, inancı” ifadelerini kullandı.

    “YANLIŞLARA GÖZ KIRPAN İKTİDAR VAR İÇİMİZDE”

    “Şimdiki sanatçılar bu yolu kurumlarla, kar amacı olarak kullanıyorlar” şeklinde konuşan Şah Turna,  “Yıllardır mücadele verenler dışlanıyor; çünkü doğruları söylüyor. Bu yolun emekçisi değil rantçısı olanlar var. Buna göz kırpan kim? Sistem gibi görünmeyen, sistemi eleştirip ama içten içe doğruları baskılayan, yanlışlara göz kırpan iktidar var içimizde” diyerek tepki gösterdi.

    “OZANLAR HALKIN SORUNLARINI DİLE GETİRMİYORSA OZAN DEĞİLDİR”

    Kitlelerin artık cemevlerine gelmiyorsa bu durumun sorgulanması gerektiğini belirten Ozan Şah Turna, şunları kaydetti:

    “Cemevleri, cenaze yerleri olmuş. Görgü cemleri yok artık. Aleviliğin özünü kaybettiler. Biz önce kendi toplumumuza bakacağız. Biz Ozan Şiar’la sadece sistemlere değil içimizdeki yanlışlara karşı mücadele ettiğimiz için kurumlarda çok engel görüyoruz. Bize çok engel ve baskı uyguluyorlar. 55 yıldır bu yolun yolcusuyum. Devrimci, sosyalist olduğum için eleştiriyorum. Pir Sultan ‘Her ağacın kurdu kendinden türer’ demiş. Biz kendi kurtlarımızı temizlemezsek içimizdeki kuzuları yeriz. Bir insanın yeteneğini, düşüncesini engellersen sistemle aynı olmaz mı? 12 Mart’ta, 12 Eylül’de Kızılbaş Komünistlikten yargılandım. Bana Komünist dedikleri zaman 20 yaşındaydım. İkisini bir arada götüren bir sanatçıyım. Ozanlar da halkın sorunlarını dile getirmesi gerekiyor, getirmeyen ozan değildir. Her sakala bir tarak değil kendin olacaksın. En büyük devrimci Pir Sultandır, Şah Hüseyindir. En değerli benim mücadelemdir, demişler.”

    “HALKLARIN BİR ARADA YAŞAYACAĞI HALK İKTİDARINI İSTİYORUM”

    Ozan Şah Turna, “Halkların bir arada yaşayacağı, bütün renklerin bir bahçede yetişeceği, Kürt’ü Türk’ü herkesin yaşayacağı halk iktidarını istiyorum. Biz Sovyetler Birliği’ni de eleştiriyorduk. Baktık orada da sömürü var, gözden geçirmek gerekir. Ülkemizde hak, hukuk, adalet, özgürlük yok, baskılar çok. Sistemin ağır baskıları, iki cunta geldi ama bu daha çok baskıcı oldu, ayrıştırıcı oldu” diye konuştu.

    GENÇLERE MESAJ

    “Gençleri toparlayacak toplumsal örgüte ihtiyaç var” diyen Şah Turna, “Gençlerimiz bugün örgütlenemiyorsa gelip yanlışları görüyordur. Cemde gençler kovuluyordu. Eleştirince sen Komünistsin diye, kovuyorlardı. Gençlere çağrımdır; kültürünüzü, felsefesinizi, inancınızı öğrenin. Doğru bir kurum yok bana göre, herkes rant peşinde. Bu yolu rant amacı yapanlar gençlere de farklı aşılayacaklar. Gençler araştırma yapsın. Okuma olanakları çok, bol bol okusunlar” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Ozan Şiar Ağdaşan: Cemevleri ve sanat bir pazar aracı değildir-VİDEO

    Ozan Şiar Ağdaşan: Cemevleri ve sanat bir pazar aracı değildir-VİDEO

    PİRHA- Küçük yaşta şiir yazmaya ve türkü söylemeye başlayan Ozan Şiar Ağdaşan,  “Alevilik rant aracı olduğu müddetçe Alevilik paklanamaz. Aleviliğin aklanması için gerçek anlamda sanatçısından kurumlarına kadar kendilerini dara çekmesi, sömürüden uzak durması lazım” dedi. 

    Haberin videosu

    Küçük yaştan beri şiir yazıp türkü söyleyen Ozan Şiar Ağdaşan, yaptığı çalışmalara, sanata ve Aleviliğin sanat ile ilişkisine yönelik Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Aslen Karslı olan Ozan Şiar Ağdaşan, yatılı okulu Ağrı’da, üniversiteyi Ankara’da okumuş. Bakanlıklarda çeşitli kamu birimlerinde çalıştıktan sonra bir çok amatörce ve profesyonelce sosyal, siyasal, kültürel çalışmaları olmuş. Daha sonra sanata, kültüre edebiyata yönelmiş. Küçük yaşlardan beri şiir yazmak, türkü söylemek en önemli aşkı olmuş.

    Edebiyat ve müzik alanında bazı şiirlerinin yöresel anlamda da ödül aldığını belirten Ozan Şiar Ağdaşan, daha sonra eşi Ozan Şah Turna ile Almanya serüvenlerinin başladığını, orada sanatsal kültürel toplumsal yaşantılarının bütünleştiğini söyledi.

    Eşi Ozan Şah Turna’nın, “İnsanlık Tehlikede” adlı çalışması ile ozanlık geleneğini çağdaş müzik formasyonuna ilk katan kişi olduğunu dile getiren Ozan Şiar, albüm ve kitap çalışmalarının devam ettiğini, solo olarak, “Ateşlerde Dans Ettik”,  “İnadına Sevdamız” adlı kitap çalışmalarının 30’un üstünde kollektif kitapta yer aldığını söyledi.

    “TÜRKÜ VE ŞİİRLERİMİZİN TEMASI RENK BAHÇESİ GİBİDİR”

    Albüm ve kitap çalışmalarının birçok dünya üniversitelerinde, Türkiye üniversitelerinde yüksek lisans, doktora tezlerine konu olduğuna dikkat çeken Ozan Şiar, “Türkülerimizin, şiirlerimizin teması renk bahçesi gibidir. İçinde kadın, doğa, sevgi,  muhabbet, emek, sosyalizm vardır. Ama tabi ki bu sosyalizm kalıplaşmış kuru ruhsuz bir sosyalizm değil, insan sevgisi ile aşk-ı muhabbet ile emek ile bütünleşen bir davadır” dedi.

    “İKTİDAR HER YERDE İKTİDARDIR”

    Zakirliğin aşk ile sevgi ile emek ile bütünleşmediği zaman topal kaldığını, yarım kaldığını ifade eden Ozan Şiar Ağdaşan, “Benim naçizane bir basın bildirim vardı. Gerek düzene karşı gerek kendi içimizdeki eğrilik sömürülerine karşı. İktidar her yerde iktidardır. Devletlerin büyük iktidarı vardır, kurumların da kendilerine özgü iktidarları vardır. Ama iktidar her yerde iktidardır. İktidar iktidarlığını korumak ister. Gerçek üretenleri, emekçilere orada yer vermek istemez. Dolayısıyla zakirliğin de özünde haktan aşktan muhabbetten yana olmak vardır” şeklinde konuştu.

    “SANAT KURUMLARI RANT ARACI OLDU”

    Günümüz sanatına ve sanatçısına yönelik değerlendirmelerde ve eleştirilerde bulunan Ozan Şiar, şunları kaydetti:

    “Yıllar evvel sanat ve kurumlardaki kirlenme çok daha azdı. Sanayileşmenin, şehirleşmenin getirdiği kirlenme gibi yan faktörler vardır. Ama bu bir mazeret değildir. Sanat, gerek Alevi camiasında gerek demokrasi camiasında istisnalar hariç, kurumların rant aracı oldu. Pir Sultan’ı dilden bırakmıyorlar. Peki Pir Sultan gece başına ‘Ben 5000 TL, 10.000 TL alırım’ diye para mı dayatıyordu. Şah Hüseyin’i dilden bırakmıyorlar, Şah Hüseyin makam uğruna değil taviz vermek, makamları tepmiştir.

    Hem emekten yana görünüyorsunuz, hem de bir işçinin emekçinin 5 ayda 1 yılda kazanamadığı parayı sen bir konserde yarım saatte bir saatte kazanıyorsun. Bu bir zulümdür, sömürüdür, haksızlıktır. Bir de pazarlık yapanlar var, ‘Ben şu oteli isterim, bu kadar para vermezseniz gelmem.’ Alevilik rant aracı olduğu müddetçe Alevilik paklanamaz. Aleviliğin aklanması için gerçek anlamda sanatçısından kurumlarına kadar kendilerini dara çekmesi, sömürüden uzak durması lazım.”

    “CEMEVLERİ VE SANAT BİR PAZAR ARACI DEĞİLDİR”

    Cemevleri ve sanat bir pazar aracı değildir, topluma bir hizmet aracıdır” diyen Ozan Şiar son olarak şunları kaydetti:

    “Biz diyoruz ki pir olmak illa bir ana, baba olmak ocaktan gelmek demek değildir. O çırayı yakmak önemlidir. Eğer siz emekçiler burada bir hizmet veriyorsanız, siz de burada pir yolunda en büyük hizmeti yapıyorsunuz demektir. Ama ocaktan gelen birisi vardır fakat o ocağa layık değildir. Bu yüzden de kan bağı değil can bağı önemlidir. Örneğin ben can bağı bir Kızılbaş yolcusuyum. Şeyh Bedrettin gibi. Can bağı olunca kan bağı atılınca o zaman bütün insanları, bütün mazlumları, bütün ezilenleri bir görüyoruz. Ne mutlu can bağı ile birlikte olanlara.”

    Sabri MERAL-Medine MERAL
    İSTANBUL