Etiket: özde canlar semah topluluğu

  • Özde Canlar Semah Erkanı, Alev Koç’u andı!-VİDEO

    Özde Canlar Semah Erkanı, Alev Koç’u andı!-VİDEO

    PİRHA- Özde Canlar Semah Erkanı, Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şubesi Zeytinköy Cemevi’nde, Maraş Pazarcık’ta  katledilen Alev Koç’u andı. Anmada, kadın cinayetlerine dikkat çekildi ve Koç’un Alevi bir kadın olduğu vurgulandı.

    Özde Canlar Semah Erkanı, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şubesi Zeytinköy Cemevi’nde, yaşamını yitiren Alev Koç’u anma etkinliği düzenledi. Anma, halk müziği eğitmeni Halk Ozanı Zakir Fahrettin Aksünger’in rızalık alarak başlattığı çerağ uyandırılmasıyla başladı.

    Ardından söz alan Sevgi Avcıaydın, şunları ifade etti:

    “Ülkemizin birçok toplumsal sorunu var. Kadın cinayetleri, koruyamadığımız ormanlar, sahip çıkamadığımız çocuklar. Her yıl yüzlerce kadın en yakınındaki erkek tarafından, en çok da ayrılmak ve kendi hayatı hakkında karar vermek istediği için, hayır dediği için katlediliyor.”

    Aydın, bir kadın öldürüldüğünde yalnızca hayatının son bulmadığını aynı zamanda evin ışığının sönerek çocukların annesiz kaldığını vurguladı:

    “Bir evin ışığı sönüyor aynı zamanda çocuklar annesiz kalıyor. Anneler, babalar evlatlarını toprağa verirken toplum olarak içimiz biraz daha kararıyor.”

    Kadın cinayetlerinin öfke anı değil, uzun yıllar birikmiş eşitsizlik ve erkek egemen zihniyetin sonucu olduğunu belirten Avcıaydın, şöyle devam etti:

    “‘Bu evden gelinlikle çıktın ancak kefenle girersin’, ‘Ya benimsin ya kara toprağın’ söylemlerini hatırlayın. Kadınlar gece sokakta korkmadan yürümek, boşanma kararı aldığında ölümle tehdit edilmeden yaşamak istiyor.”

    Maraş Pazarcık’ta katledilen 39 yaşındaki Alev Koç’un, iki çocuk annesi ve cemevinde semah dönen bir kadın olduğu hatırlatıldı:

    “Devri daim, gelişi tez olsun.”

    Kadın cinayetlerinin toplumsal suskunluğun bir sonucu olduğuna dikkat çeken Avcıaydın: “Her kadın yaşamak, her kadın umut etmek, her kadın korkmadan gülmek ister” dedi.

    Ülkenin diğer sorunlarına da değinen Avcıaydın, orman yangınları, derelerin kurutulması ve köylerin maden uğruna boşaltılmasına dikkat çekti:

    “Hünkar’ın ‘İncinsen de incitme’ sözü sadece insan için değil, doğadaki tüm canlı ve cansız varlıklar için söylenmiştir.”

    Çocuklara uygulanan şiddet ve istismara da işaret eden Avcıaydın:

    “Bir çocuğun suskunluğu en ağır çığlıktır. Çocuk istismarı görmezden gelinen, üstü örtülen her zaman örtülen bir sorundur.”

    Konuşmasının sonunda Avcıaydın, toplumsal sorumluluğa vurgu yaptı:

    “Kendimize şunu sormalıyız: Şiddete sessiz kalacak mıyız? Doğa talanına göz yumacak mıyız? Çocukların suskunluğunu duymazdan mı geleceğiz? Yoksa Hızır’ı mı bekleyeceğiz? Hızır bir kişi değildir. Hızır bir bilinç, Hızır bir dayanışma, Hızır cesarettir. Her birimiz bir kadın çığlığına kulak verdiğimizde, bir ağacı koruduğumuzda, bir çocuğu savunduğumuzda işte o zaman Hızır oluruz. Artık yardım edemedik, geç kaldık ve keşke dememek için Hızır’ı beklemeyelim. Hızır biz olalım.”

    Anma etkinliği, Koç’un biyografisinin okunmasının ardından, Özde Canlar Semah Topluluğu ve Halk Müziği korosu eğitmeni Halk Ozanı Zakir Fahrettin Aksünger’in öğrencileri ve aşıkların söylediği nefesler ve deyişlerle devam etti. Semahların dönülmesinin ardından, çerağın sırlanması ve lokmaların pay edilmesiyle anma tamamlandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Ozan Mahzuni Şerif Antalya’da anıldı-VİDEO

    Ozan Mahzuni Şerif Antalya’da anıldı-VİDEO

    PİRHA- Özde Canlar Semah Erkanı, Konyaaltı Belediyesi Feslikan Salonu’nda Halk Ozanı Aşık Mahzuni Şerif’i andı. Anmada yapılan konuşmalarda, Mahzuni Şerif’in dünyanın en büyük ozanlarından biri olduğu vurgulandı. 

    Özde Canlar Semah Erkanı, Konyaaltı Belediyesi Feslikan Salonu’nda 17 Mayıs 2002’de yaşamını yitiren Halk Ozanı Mahzuni Şerif’i andı.

    Anma, Özde Canlar Semah Erkanı üyesi Sevgi Avcı Aydın’ın çerağ uyandırmasıyla ile başladı.

    Aşık Mahzuni’nin biyografisi ile ilgili bilgi veren Fatma Çetinkaya şunları dile getirdi:

    “Asıl adı Şerif Cırık olan Mahzuni Şerif, 17 Kasım 1939’da Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinin Berçenek Köyü’nde dünyaya geldi. Alembey Köyü’ndeki Lütfi Mehmet Efendi Medresesi’nde Kur’an eğitimi alırken köylerine ilkokulun yapılmasıyla medrese eğitimini bırakarak ilkokula başladı. 1959 yılında Ankara Ordonat Tekniker Okulunda eğitim almaya başladı. Burada okurken yapılan bir arama sonucu çantasında Alevi-Bektaşi ozanlarının şiirleri ile ilgili kitaplar çıkmasıyla okuldan atıldı ve bir daha geri dönemedi. 1961’da Kuleli Askerî Lisesi’ne gitti fakat maddi zorluklardan ötürü okulu bırakmak zorunda kaldı.

    “MAHZUNİ’NİN 8 YIL BOYUNCA SAHNEYE VE YURT DIŞINA ÇIKMASI YASAKLANDI”

    Aşık Mahzuni, 1972’de aşıklık geleneğinin en büyük temsilcilerinden Aşık Veysel Şatıroğlu’nu Sivas’ın Sivrialan Köyü’nde ziyaret ettiğinde Aşık Veysel tarafından ayakta karşılandı. 12 Mart Muhtırası sonrasında 8 yıl boyunca sahneye çıkması ve yurt dışına gitmesi yasaklanmıştı. Duygu ve düşüncelerini sazının yanı sıra “Milliyet”, “Meydan”, “Anadolu’nun Sesi” gazeteleriyle “Pir Sultan”, “Hacı Bektaş”, “Kızıldeli”, “Ozanca” gibi dergilerdeki yazılarıyla dile getiren Aşık Mahzuni, bazı yazıları ve türküleri sebebiyle birkaç defa hapse mahkûm edildi, iki defa idamla yargılandı.

    “MAHZUNİ DÜNYANIN EN BÜYÜK 3 OZANINDAN BİRİ”

    Aşık Mahzuni Şerif, 1989-1991’de Halk Ozanları Federasyonu tarafından dünyanın en büyük 3 ozanı arasında gösterildi.

    2001 yılı başlarında Almanya’nın Köln şehrinde kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma alındı. Halk ozanı, aynı yılın mayıs ayında hastaneden taburcu edilse de bir yıl sonra 17 Mayıs 2002’de, 62 yaşındayken hayata veda etti. Aşık Mahzuni, vasiyeti üzerine Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindeki Hacı Bektaş Veli Külliyesi’nin yakınında Çilehane adı verilen yere defnedildi. Halk şiirine gönül veren ve konuşma dilini şiirleştiren Mahsuni’nin 453 plağı, 58 kaseti ve 8 kitabı bulunmaktadır.”

    Mahzuni’nin biyografisinin okunmasının ardından Özde Canlar Halk Müziği Korosu ve Semah Erkanı topluluğu solisti olarak Dilek Torun ve Rafet Tifril, sazlarıyla Muharrem Bozkurt, Onur Kaya Kader Bahadır ve Genel Kültür Sanat Sorumlusu Semah ve Saz Eğitmeni/ Zakir Fahrettin Aksünger, İkrar Bağlama Öğrencileri, Halk Ozanı Mahzuni Şerif’e ait türküleri hep birlikte söylediler. Ardından semahlar dönüldü. Çerağın sırlanmasıyla birlikte anma tamamlandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA