Etiket: özel okul

  • Özel sektörde çalışan öğretmenlerden çağrı: 29 Ocak’ta Meclis önünde olalım-VİDEO

    Özel sektörde çalışan öğretmenlerden çağrı: 29 Ocak’ta Meclis önünde olalım-VİDEO

    PİRHA- Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, 29 Ocak’ta taban maaş haklarını almak için TBMM’de olacaklarını açıkladı. Mersin’de bir araya gelen öğretmenler  “2014 yılında kaldırılan 5580 sayılı kanundaki “taban maaş” hakkımızı geri istiyoruz” dedi.

    Mersin’de bulunan özel okullarda çalışan öğretmenler yarı yıl tatili öncesi basın açıklaması yaptı. Pozcu’da yapılan açıklamada konuşan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Mersin Temsilcisi Nebil Birtek , Meclis’in açılışı olan 29 Ocak’ta taban maaş haklarını almak için TBMM’de olacaklarını açıklayarak, “Bugün özel okul, dershane, etüt merkezi, kişisel gelişim kursu, rehabilitasyon merkezi, ana okulu, kreş, ehliyet kursları vb. çalışma alanlarında 400 bine yakın emekçi görev yapmaktadır” dedi.

    “MEB BU ÇALIŞMA KOŞULLARININ OLUŞUMUNDA VE DEVAMINDA SUÇ ORTAĞIDIR”

    Patronların özel öğretimi kâr amacıyla yorumlayışı, sözleşmelerimizle bağlı olduğumuz MEB’in yüz binlerce öğretmeni görmezden gelen tavrıyla birleştiğinden eğitim emekçileri için katlanılmaz çalışma koşulları oluştuğuna işaret eden Birtek, “Güvencesizliği en yoğun şekliyle yaşayan özel sektör öğretmenleri on aylık sözleşmelerle, asgari ücretin altında ya da asgari ücret düzeyinde maaşlarla, eksik yatırılan sigorta primleriyle, ara tatillerde çalıştırılarak –birçoğu- sigortasız ve yoğun mobbinge maruz kalarak çalıştırılmaktadır. Bu acımasız şartların tasarısı patronlara aittir fakat MEB bu çalışma koşullarını denetlemeyen, görmezden gelen, şikâyetlere kulak tıkayan yaklaşımıyla bu şartların oluşumunda ve devamında suç ortağıdır” diye konuştu.

    “PATRONLARIN DEĞİL ÖĞRETMENLERİN ÇIKARLARINI KORUYUN

    Öğretmen Sendikası olarak örgütlü olduğumuz 61 ilden yola çıkarak 29 Ocak’ta Meclis kapısında olacaklarını ifade eden Birtek, şunları aktardı:

    “2014 yılında kaldırılan 5580 sayılı kanundaki “taban maaş” hakkımızı geri istiyoruz! Özel sektör öğretmenlerini patronların insafına bırakılmış şartlarda çalıştıramazsınız! Şikayetlerimizi görmezden gelerek, taleplerimizi yok sayarak bizlere güvencesizliği dayatamazsınız! Denetim yapmayarak, yapılan denetimleri göstermelik düzeyde tutarak emeğimizin sömürülmesine daha fazla göz yumamazsınız! Özel sektör öğretmenlerinin geçmişte bir araya gelememiş olmasını fırsat bilen patronların alışkanlık haline getirdiği hak gasplarına artık ortak olamazsınız! Yüz binlerce özel sektör eğitim emekçisinin iradesini alanlara taşıyan Öğretmen Sendikası olarak sizi uyarıyoruz. Patronların değil öğretmenlerin çıkarlarını korumak zorundasınız.”

    “SESSİZ KALMAYIN!”

    Velilere de seslenen Birtek, “Özel okulların sunduğu şaşaalı şatafatlı sözüm ona ‘elit’ tablonun altında büyük bir emek sömürüsü vardır. Bunu teşhir ediyoruz. Buna ortak olmayın ve sessiz kalmayın” diye belirtti.

    PİRHA/MERSİN

  • Özel okullara KDV indirimi

    Özel okullara KDV indirimi

    Özel okullarda yüzde 8 olan KDV yüzde 1’e, indirildi. Karar özel üniversiteler için de geçerli olacak.

    Özel okullarda KDV indirimi yapıldı. Buna göre yüzde 8 olan KDV yüzde 1’e çekildi. Öte yandan indirim kararı özel üniversiteler için de uygulanacak.

    İndirim kararı 1 Eylül 2020 ile 30 Haziran 2021 tarihleri arasında geçerli olacak.

    OTOMOBİL ALIM SATIM İŞLERİNE ÖTV ZAMMI

    Diğer yandan otomobil alım ve satım işlemlerinde geçerli olacak ÖTV oranlarına zam geldi.

    Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararına göre, otomotivde ÖTV değişiklikleri şu şekilde:

    – 1600 motora kadar olan araçlarda ÖTV oranı aynı kaldı ancak matrah değişti. Özel tüketim vergisi matrahı 70 bin liraya kadar olan araçlarda matrah 85 bin liraya çıktı. ÖTV oranı yüzde 45 olarak korundu.

    – ÖTV matrahı 70 bin TL ile 120 bin TL olan araçlarda matrah 85 bin ile 130 bin TL arasında oldu. ÖTV oranı yüzde 50 olarak korundu. Ancak motor silindir hacmi 1600 ile 2000 arasında olan araçlarda yüzde 60 olan ÖTV oranı yüzde 80’e çıktı.

    – 2000 motor üstü araçlarda yüzde 100 ile yüzde 160 arasında olan ÖTV oranı yüzde 130 ile yüzde 220’ye çıkartıldı.

  • Özel okullara çağrı: Ücretlerin bir kısmını iade edin

    Özel okullara çağrı: Ücretlerin bir kısmını iade edin

    Tüketici Başvuru Merkezi (TBM) Hukuk Komisyonu Üyesi Avukat Ahmet Salgut, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle örgün eğitim veremeyen özel okulların, velilerin ödemiş oldukları ücretlerin bir kısmının iade etmeleri gerektiği söyledi.

    Özel okullar, her ne kadar online eğitim vermeye devam etmişse de bunun yüz yüze eğitimin yerini tutmadığını belirten Salgut yaptığı açıklamada, “Okullardaki eğitim süreci zorunlu sebeplerle kesintiye uğramıştır. Yaklaşık üç ay tüm okullar örgün eğitim-öğretim veremedi. Özel okullar bazı velilerden eğitim sezonu başında okul, servis ve yemek ücretlerini peşin olarak aldı, bazı veliler de halen okul taksitlerini ödemektedir. Böylece özel okul velilerinden, vaat edildiği ölçekte ve kalitede verilmeyen hizmetin ücreti alınmaktadır. Covid-19 nedeniyle oluşan külfet sadece velilere yüklenmemelidir” dedi.

    “BİR ÇOK VELİ İŞİNİ KAYBETTİ”

    Avukat Ahmet Salgut, salgından ötürü birçok velinin işini kaybettiğini ya da ücretsiz izinle kısa çalışma ödeneğine bağlandığından gelir kaybına uğradığını işaret ederek şunları söyledi:

    “Velilerle, okul yönetimlerinin aralarında çekişmelerinin hizmet kalitesi ve ödemelerle ilgili kısımları 6502 sayılı Tüketici Kanunu kapsamındadır. Tüketici Kanunu’nun 13. Maddesi’ne göre hizmet ayıplıdır.

    Bu maddenin göndermesiyle 15. maddede yer alan seçimlik haklardan ‘ayıp oranında indirim’ seçeneği kullanılabilir. Ayrıca Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 56. maddesinde de dönem arasında ayrılma olduğunda, okul ücretinin yüzde 10’u ve eğitim görülen sürenin bedelinin düşülerek, kalan tutarın iadesini öngörülüyor.

    Üstelik mücbir sebep nedeniyle yüzde 10’luk tazminat kesintisinin de yapılmaması gerekiyor. Bu nedenle özel okulların kayıt sırasında taahhüt ettikleri eğitimi aynı kalitede veremediği aşikardır. Diğer yandan kira, temizlik, enerji gibi genel giderleri asgariye indiği, personel giderleri için de devlet destekleri bulunduğuna işaret eden veliler, ilköğretim kurumlarında üç aylık süre için ödemiş oldukları ücretin yüzde 50’sini, anaokullarında ise yüzde 75’inin iadesini talep etmektedirler.”

  • Eğitim-Sen: Öğretmenler MEB’i sınıfta bıraktı

    Eğitim-Sen: Öğretmenler MEB’i sınıfta bıraktı

    PİRHA – Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) 2018-2019 eğitim öğretim yılını 2326 öğretmenin yanıtladığı anket soruları doğrultusunda değerlendirdi. “Uygulanan eğitim politikalarının velileri ve öğrencileri özel öğretim kurumlarına yönlendirdiğini düşünüyor musunuz?” sorusuna öğretmenlerin %77’si “evet” yanıtını verdi.

     2018-2019 eğitim öğretim yılı yine yoğun tartışmaların gölgesinde sonlandı. Eğitim-Sen, “Bakan Ziya Selçuk tarafından yürütülen değişim algısı ve sorunlara çözüm üretileceği beklentisi çöktü” diyerek tüm yılın değerlendirmesini 2326 öğretmene yönelttiği sorular doğrultusunda yaptı.

    ÖĞRETMENLER EĞİTİM ÖĞRETİM YILINI BAŞARILI BULMADI

    Eğitim-Sen, anket çalışması doğrultusunda öğretmenlerin %48’i, yani 1105 öğretmenin “2018-2019 eğitim öğretim yılını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna “başarısız” yanıtını verdiğini aktardı. Aynı soruya “başarılı” yanıtını verenlerin oranı ise 21 kişiyle sınırlı kaldı.

    İMAM HATİP VE ÖZEL OKULLARA TEŞVİK ARTIYOR

    Raporda 4+4+4 sistemiyle birlikte AKP ve MEB’in hızla özel okulları teşvik ettiğine, devlet okullarını ise imam hatipler ve meslek liselerinin ağırlık kazanacağı şekilde dönüştürdüğüne vurgu yapıldı.

    Özel okullara yönelik talepte ciddi artışların olduğuna dikkat çekilerek “Bu durumun en yakından tanığı olan öğretmenlere ‘Uygulanan eğitim politikalarının velileri ve öğrencileri özel öğretim kurumlarına yönlendirdiğini düşünüyor musunuz?’ sorusunu yönelttiğimizde ankete katılanların sadece % 10’u ‘hayır’ yanıtını vermektedir. Bu soruya öğretmenlerin %77’si (1790 kişi) ‘evet’ yanıtını verirken, %12’si ‘kısmen’ yanıtı vermeyi tercih etti.

    MEB’in ısrarla eğitim sistemindeki sorunun kaynağı olarak ilan ettiği öğretmenlerin böylesine güçlü biçimde eğitim sistemini eleştiriyor oluşu, asıl sorunun yıllardır sistematik biçimde izlenen eğitim politikalarındaki tercihlerde yattığını açıkça gösteriyor” dedi.

    Eğitim-Sen raporunda, AKP’nin temel politika metinlerinde yer alan birçok değişikliğin Bakan Ziya Selçuk tarafından ‘cilalanarak’ kamuoyuna pazarlandığı da ifade edilerek şöyle devam edildi:

    “Her defasında dile getirdiğimiz üzere, eğitim politikaları belirlenirken öğretmenlerin ve öğrencilerin düşünceleri yok sayılmaktadır. Bu durumun en önemli sonucu MEB’in politikalarının gerçekliğini yitirmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. ‘MEB’in sorunları çözmek için ürettiği politikaların gerçekçi olduğunu düşünüyor musunuz?’ sorusuna öğretmenlerin %78’i (1810 kişi) ‘hayır’ derken, ‘kısmen’ yanıtını verenlerin oranı %18 (420 kişi) olarak karşımıza çıkmakta. Öğretmenlerin sadece %3’ünün (70 kişi) bu soruya ‘evet’ yanıtını vermesi, öğretmenler nezdinde eğitim politikalarının gerçekçi görülmediğini göstermektedir.”

    “ÖĞRETMENLER HAK, EŞİTLİK, ADALET VE DEMOKRASİ İSTİYOR”

    Raporda öğretmenlerin iş yaşamındaki memnuniyetinin de altı çizildi. Son iki seçimin temel vaatleri arasında yer alan 3600 ek gösterge, sözleşmeli, ücretli, kadrolu adı altında çalışanların olduğuna işaret edilerek “AKP ve MEB, havuç-sopa taktiğinden vazgeçmedi. Öğretmenlere yöneltilen ‘Sözleşmeli, ücretli öğretmenlerin kadrolu öğretmenlerle eşit haklara sahip olduğunu düşünüyor musunuz?’ sorusu  %88 oranında (2056 kişi) ‘hayır’ yanıtı alırken, ankete katılanların sadece %7’si (157 kişi) bu soruya ‘evet’ yanıtı verdi” denildi.

    ÖĞRETMENLER MÜLAKAT SİSTEMİNE “HAYIR” DEDİ

    Eğitim-Sen anketinde en fazla “hayır” yanıtını alan ikinci konu başlığı ise “mülakat” sistemi oldu. Bu uygulamayla liyakat ilkesinin ortadan kaldırıldığını savunulurken “kadrolaşmanın en önemli aracı haline getirilen ve yeni rejim için ‘makbul görülen’ öğretmen inşasında temel rol oynayan mülakat sistemi, öğretmenlerin %94’ü (2194 kişi) tarafından onaylanmıyor. ‘Mülak’ sorusuna öğretmenlerin sadece %3’ü (68 kişi) ‘evet’ derken, %2’si (58 kişi) ‘kısmen’ yanıtını vermeyi tercih ediyor” denildi.

    CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN SAĞLANDIĞINI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?

    Eğitimde cinsiyetçi bakış açısı’ başlığı da öğretmenlerin gündeminde olan bir diğer konu başlığı oldu. Öğretmenler “Eğitimde cinsiyet eşitliğinin sağlandığını düşünüyor musunuz?” sorusuna %75’lik kesim (1739 kişi) “hayır” yanıtını verirken, %9’u (199 kişi) “evet”, %15’i (350 kişi) “kısmen” ve %2’si (38 kişi) de “fikrim yok” yanıtını verdi.

    PİRHA / ANKARA

  • Kızı imam hatipe zorlanan annenin isyanı-VİDEO

    Kızı imam hatipe zorlanan annenin isyanı-VİDEO

    PİRHA – Yeni yasal düzenlemeye göre liseye başlayan her öğrencinin bir imam hatip lisesi tercih etme zorunluluğuna tepkiler artıyor. İstanbul Esenyurt’ta bulunan AKD’ye bağlı Örnek Cemevi Kadın Kolları Başkanı Birgül Açar, “Benim çocuğum zorla imam hatibe gönderildi. Ancak ben çocuğumu oradan alıp özel okula gönderdim. Çocuğumu özel okulda okutacak kadar maddi durumum iyi değil ama gerekirse merdiven siler, çöp toplar yine okuturum” dedi.  

    Eğitim alanında yapılan yeni yasal düzenlemede yerel yerleştirme tercihi yapan bir öğrenci en fazla 3 tane anadolu lisesi tercihi yapabilecek, diğer 2 tercihini ya meslek lisesi ya da imam hatip lisesi noktasında kullanmak zorunda. Bu düzenleme özellikle Alevi toplumunda büyük tepkilere yol açtı. Okullar da yaşanan zorunlu din derslerine karşı gelen Aleviler, bu yasal düzenleme ile eğitimin iyice gericileştiğine dikkat çekiyorlar.

    “DEVLET BİZİM İNANCIMIZI TANIMIYOR”

    Çocuğunun zorla imam hatip lisesine gönderildiğini belirten İstanbul Esenyurt’ta bulunan AKD’ye bağlı Örnek Cemevi Kadın Kolları Başkanı Birgül Açar, bu uygulamaya sert tepki gösterdi. Devletin Alevi inancını tanımadığını belirten Acar, şunları söyledi:

    “Kadınlar olarak cemevlerimizde çok güzel faaliyetler yürütüyoruz ve aktifiz. Çalışıyoruz ve çalışmak zorundayız. Çünkü yolumuza sahip çıkmalıyız. Bizim en büyük sıkıntımız devletle ilgili. Çünkü devlet bizim inancımızı tanımıyor. Bir Alevi kadın olarak çocuklarımızın din dersi görmesini istemiyoruz. Ben yolumu biliyorum. Din dersi diye bir şey olmamalıdır. Ben Arap’ın dilini öğrenip ne edeceğim. Konuşmadığım anlamadığım dili ben ne yapayım. Ben çocuklarıma zaten kendi inancımı öğretiyorum ve anladığım dilden eğitimimi veriyorum.”

    “OKULDA DİN DERSİNE KARŞIYIZ”

    Birgül Acar, “Biz Kuran’sız değiliz. Bizim Kuran’ımızda Hak Muhammed-Ali vardır. Zaten Kuran’ın içeriği Hak Muhammed-Ali ve Ehli Beyittir. Ben tüm bunları çocuklarıma anlatıyorum. Ve çocuklarımız tüm bunları biliyor. Bu nedenle din derslerine karşıyım. Okullarda sen Alevisin diyerek çocuklarımızı dışlıyorlar. Çocuklarım Alevi diye sınıfta ilk yıllar yanına kimse oturmadı. Bizler bu çocuklara ve ailelerine giderek görüşüp konuştuk” dedi.

    “KIZIM ALEVİ OLDUĞUMUZ İÇİN OKULDA DIŞLANDI”

    Başında geçen bir olayı anlatan Açar şunları ifade etti:

    “Kızım Alevi olduğundan dolayı okulda arkadaşları tarafından dışlandı. Okula gidip okul müdürü ile görüştüm. Müdür bir kadındı ve bana kalkıp ‘Dini dışlayamazsın’ dedi. Ben de, inancımı zaten çocuğuma öğretiyorum, dedim. Müdür bana ‘Alevi dedeleri kalkıp Cumhurbaşkanı ile görüşüyor yemek yiyorsa sen bu dini kabullenmek zorundasın’ dedi. Ben de diyorum ki dedem rica ediyorum ya dedeliğini bırak ya da Tayip Erdoğan’ı bırak. Eğer dedeliğini bırakıyorsan git Tayip Erdoğan’ın yanında otur. Ama bırak Tayip Erdoğan’ı gel postunda otur biz seni seviyoruz, sen bizim ceddimizsin. Biz sana saygı duyuyoruz. Çünkü bizim dedelerimiz çok büyük zorluklarla bugüne kadar geldi. Samanlıklarda saklandık, otların arkasında saklandık. Dedelerimiz köylere 6 ayda bir gelirdi. Sakalı olan dedelerimiz kazak giyerlerdi ağzına kadar çekerlerdi ki sakalları görünmesin ve kesilmesin. Babalarımız ve dedelerimiz hep bunlara ağlarlardı. Lütfen dedeler 3-5 kuruş için ceplerini sevmesinler. Gelip yolunu sevsinler ve postunda otursunlar.”

    “MERDİVEN SİLER, ÇÖP TOPLAR YİNE ÇOCUĞUMU OKUTURUM”

    Benim çocuğum zorla imam hatibe gönderildi. Bu nedenle ben çocuğumu özel okula aldım. Çocuğumu özel okulda okutacak kadar maddi durumum iyi değil. Ama çocuğumu gerekirse merdiven siler, çöp toplar yine okuturum. Ben çocuğumu imam hatip lisesine göndermeyeceğim çünkü karşıyım” diyen Açar şunları kaydetti:

    “Benim iki oğlum var askerliğini yaptı. Ben vergimi veriyorum. Namuslu, dürüst ve kimseye yanlış gözle bakmıyoruz. Ancak neden bizi böyle ayrıştırıyorlar? Sünni komşularımızla da aramız çok iyi. Sayın Cumhurbaşkanı kendine gelsin bizi tanısın. Eğer bizi tanımazsa biz onu hiç tanımayacağız. Eğer oy aldıysa Alevilerden, dönek Alevilerden aldı.”

    PİRHA/İSTANBUL