Etiket: özel sektör öğretmenleri

  • Eğitim Sen Dersim Şubesi: Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm konulmalıdır- VİDEO

    Eğitim Sen Dersim Şubesi: Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm konulmalıdır- VİDEO

    PİRHA-Eğitim Sen Dersim Şubesi, Ankara’da eylemlerini sürdüren özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenlere yönelik polis müdahalesine tepki gösterdi. Şube Sekreteri İlhan Öner, öğretmenlerin taban maaş, güvenceli çalışma ve hak kayıplarının giderilmesi taleplerinin karşılanmasını isteyerek, polis şiddeti ve gözaltı uygulamalarına son verilmesi çağrısında bulundu.

    Eğitim Sen Dersim Şubesi, Ankara’da sekiz gündür eylemlerini sürdüren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağduru öğretmenlere yönelik polis müdahalesine tepki gösterdi. Sanat Sokağı’nda yapılan açıklamayı Şube Sekreteri İlhan Öner okudu.

    “ÖĞRETMENLERİN TALEPLERİ GÖRMEZDEN GELİNİYOR”

    Öner açıklamada, özel sektörde çalışan öğretmenlerin taban maaş, güvenceli çalışma, insanca yaşam koşulları ve özlük haklarının güvence altına alınması, mülakat mağduru öğretmenlerin ise yaşadıkları hak kayıplarının giderilmesi talebiyle Ankara’da eylem yaptıkları belirtildi. Yetkililerin taleplere yanıt vermemesi nedeniyle öğretmenlerin yedi gündür açlık grevinde olduğu ifade edildi.

    POLİS MÜDAHALESİNE TEPKİ

    Eğitim Sen’in açıklamasında, öğretmenlerin seslerini duyurmak amacıyla Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Ankara Temsilciliği önünden Madenci Anıtı’na yürümek istediği ancak polis engeliyle karşılaştığı kaydedildi. Müdahale sırasında biber gazı kullanıldığı, öğretmenlerin darbedildiği, sürüklendiği ve çok sayıda kişinin gözaltına alındığı belirtildi.

    Öğretmenlere yönelik müdahalelerin artık istisnai olmaktan çıktığı ifade edilen açıklamada, anayasal haklarını kullanmak isteyen eğitim emekçilerinin günlerdir polis ablukası ve gözaltılarla karşı karşıya bırakıldığı vurgulandı.

    “HAK ARAMAK SUÇ DEĞİLDİR”

    Açıklamada, öğretmenlerin neden günlerdir sokakta olduğu sorusunun yanıtlanması gerektiği belirtilerek, çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin sorunların çözülmesi yerine taleplerin polis şiddetiyle karşılanmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.

    “Basın açıklaması yapmak, yürümek ve sendikal mücadele yürütmek demokratik ve anayasal bir haktır” denilen açıklamada, öğretmenlerin taleplerine yönelik baskı ve gözaltı uygulamalarına son verilmesi çağrısı yapıldı.

    “SORUN TÜM ÖĞRETMENLERİN ORTAK SORUNUDUR”

    Eğitim Sen Dersim Şubesi, yaşananların yalnızca özel sektörde çalışan öğretmenlerin ya da mülakat mağdurlarının sorunu olmadığını belirterek, öğretmenlik mesleğinin yıllardır güvencesizlik, düşük ücret, işsizlik, sözleşmeli ve ücretli istihdam politikalarıyla itibarsızlaştırıldığını dile getirdi.

    Özel okul öğretmenlerinin düşük ücretlere ve keyfi uygulamalara mahkûm edildiği, atama bekleyen öğretmenlerin ise mülakat sistemi nedeniyle mağdur edildiği belirtilen açıklamada, öğretmen emeğinin parçalandığı ve değersizleştirildiği ifade edildi.

    EĞİTİM SEN’DEN ÇAĞRI

    Eğitim Sen Dersim Şubesi, özel sektör öğretmenlerinin taban maaş ve güvenceli çalışma taleplerinin karşılanmasını, mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesini, açlık grevindeki öğretmenlerin taleplerine yanıt verilmesini ve polis müdahalelerinin son bulmasını istedi.

    Açıklama, “Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm konulmalıdır. Öğretmenlerin emeği, mesleği ve onuru gözaltına alınamaz. Hak arayan öğretmenler yalnız değildir” sözleriyle sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • PSAKD Genel Merkezi’nden açlık grevindeki öğretmenlere dayanışma ziyareti-VİDEO

    PSAKD Genel Merkezi’nden açlık grevindeki öğretmenlere dayanışma ziyareti-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı ve Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, Ankara’da açlık grevini sürdüren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyelerini ziyaret ederek dayanışma mesajı verdi.

    Özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin başlattığı açlık grevi sürerken, emek ve demokrasi güçlerinin destek ziyaretleri de devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi yöneticileri, Ankara’daki açlık grevindeki öğretmenlerle bir araya geldi.

    Ziyarette öğretmenlerin taleplerini dinleyen PSAKD yöneticileri, güvenceli çalışma, insanca yaşam koşulları, taban maaş hakkı ve mülakat mağduriyetinin giderilmesi taleplerinin meşru olduğunu belirtti.

    Eğitim emekçilerinin yıllardır düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşulları ve hak kayıplarıyla karşı karşıya bırakıldığına dikkat çeken PSAKD yöneticileri, öğretmenlerin yürüttüğü mücadelenin yalnızca eğitim emekçilerinin değil, toplumun geleceğinin de mücadelesi olduğunu ifade etti.

    Açıklamalarda, öğretmenlerin hak arama mücadelesine yönelik polis müdahaleleri ve gözaltı uygulamalarının kabul edilemez olduğu vurgulanırken, demokratik taleplerin dikkate alınması ve öğretmenlerin sesine kulak verilmesi çağrısı yapıldı.

    Açlık grevindeki öğretmenler ise destek ziyaretinin kendileri için moral olduğunu belirterek, talepleri karşılanıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.

    Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu öncülüğünde başlatılan açlık grevi; taban maaş hakkı, güvenceli çalışma koşulları ve adil atama sistemi talepleriyle devam ediyor. Son günlerde çok sayıda sendika, demokratik kitle örgütü, siyasi parti ve meslek örgütü öğretmenlere destek ziyaretinde bulundu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi’nin gerçekleştirdiği ziyaret de eğitim emekçilerinin sürdürdüğü hak mücadelesine verilen dayanışma desteğinin bir parçası olarak değerlendirildi.

    PİRHA/ANKARA

  • Öğretmenlerin hakları için başlattıkları açlık grevi 5. gününde!-VİDEO

    Öğretmenlerin hakları için başlattıkları açlık grevi 5. gününde!-VİDEO

    PİRHA- Öğretmenlerin hakları için başlattıkları açlık grevi 5. gününde devam ederken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde yapmak istedikleri açıklama sonrası 8 öğretmen gözaltına alındı.

    Özel sektör öğretmenlerinin Ankara’daki sendika merkezinde açlık grevi 5 gündür sürüyor. Açlık grevindeki öğretmenler bugün otobüsle gittikleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yaptı.

    “YÜZ BİNLERCE ÖĞRETMENİN HAKKINA GİRİYORSUNUZ!”

    Yapılan açıklamada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sermayenin yanında yer aldığı belirtilerek, şunlar ifade edildi:

    “İşveren derneklerini ikna edemeyen, onlara sözünü geçiremeyen bir Bakanlık gerçekliğini kabul etmiyoruz! Bu sendikanın yetki, toplu iş sözleşmesi hakkı yok! Sendikamız, kısa sürede en hızlı örgütlenen sendika olarak tarihe geçmişken, Sendikamızın resmî olarak 12 binden fazla üyesi varken, torba işkolu nedeniyle TİS hakkı yok! Onlarca öğretmen 5 gündür açlık grevinde! Türkiye’nin her yerinde dayanışma eylemleri düzenleniyor! Herkesin gözü kulağı bizde, biz bunu biliyoruz! Yüz binlerce öğretmenin hakkına giriyorsunuz! Biz işçiye sahip çıkan bir bakanlık istiyoruz! Tırnaklarımızla kazıyarak kazandığımız o toplantıyı tekrar almadan Bakanlık önünden ayrılmıyoruz!

    Açıklama sonrasında öğretmenlere polis müdahale etti. Müdahale sırasında 8 öğretmen gözaltına alındı.

    HABER MERKEZİ

     

  • Özel Sektör Öğretmenleri’ne Ankara’da gözaltı!-VİDEO

    Özel Sektör Öğretmenleri’ne Ankara’da gözaltı!-VİDEO

    PİRHA- Özel Sektör Öğretmenleri talepleri için İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş başlatmıştı. Ankara’ya gelen öğretmenler, Ziya Gökalp caddesi üzerinden sendika il binasına gerçekleştirdikleri yürüyüş sırasında gözaltına alındı.

    Eşit işe eşit ücret” talebiyle İstanbul’dan Ankara’ya yürüyen Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası bugün Ankara’ya vardı. Öğretmenler Ankara’da il binalarının önünde toplanıp Meclis’e doğru yürüyecekti.

    Gerçekleştirilmek istenen yürüyüşe izin vermeyen polis, öğretmenleri gözaltına aldı.

    Sendika önünde konuşan MYK Üyesi Umut Erkurt, taban maaş taleplerini yineleyerek “Eğitimde özelleşme artık çığırından çıkmış. Yedi gündür yollardayız. Halkımız bizi her yerde bağrına bastı. Bize Ankara yolunu çok gördüler. 23 arkadaşımız gözaltında. Arkadaşlarımızı derhal bırakın” dedi.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Öğretmenler, talepleri için Ankara’ya yürüyor!-VİDEO

    Öğretmenler, talepleri için Ankara’ya yürüyor!-VİDEO

    PİRHA – Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, özlük haklarının karşılık bulması talebiyle İstanbul’dan Ankara’ya yürüyecek. Sendika binasının yer aldığı sokak polislerce ablukaya alındı. Abluka altında yapılan açıklamada, “Özel sektörde çalışan öğretmenlerin büyük çoğunluğu her yıl ya istifaya zorlanmakta ya da sözleşmenin yenilenmemesi tehdidiyle karşı karşıya kalmakta ve iş güvencesinden yoksun bir şekilde çalıştırılmaktadır. Bu yürüyüş, eğitim emekçilerinin örgütlenerek karanlığı yardığı yürüyüştür” denildi.

    Özel sektör öğretmenleri, mesleki haklarının iadesi için uzun yıllardır farklı eylemlerle seslerini duyurmaya çalışmakta. Kamuda çalışan öğretmenlere kıyasla çok daha kötü şartlarda iş üreten özel sektör öğretmenleri, taleplerinin karşılanması amacıyla İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş başlatıyor.

    Kadıköy İlçesi’nden başlaması planlanan yürüyüşün 1 Temmuz’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde son bulması öngörülüyor. 30 öğretmenin katılacağı yürüyüş, Sapanca, Bilecik ve Polatlı güzergâhı üzerinden sürdürülecek.

    ÖĞRETMENLER ABLUKA ALTINDA!

    İstanbul’da sendika genel merkez binası önünde bir araya gelen öğretmenler, önce basın açıklaması yapacaklarını belirtti. Ancak kolluk güçleri, öğretmenlerin olduğu alanı barikatlarla çevirdi. Yapılan müzakere ardından öğretmenler, eylemlerine devam edebildi.

    İstanbul’da sendika genel merkez binası önünde bir araya gelen öğretmenler adına basın açıklamasını Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası MYK Üyesi ve Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy okudu. “Bu yürüyüş bir umudun, bir inadın yürüyüşüdür!” diyen Aksoy, şu açıklamayı yaptı:

    “Yalnızca bir hak arayışı için değil; öğretmenlik mesleğinin onurunu, bir toplumun geleceğini ve yıllardır gasp edilen emeğimizin karşılığını almak için buradayız.

    Bizler, özel sektörde çalışan öğretmenleriz.

    Yani bu ülkenin çocuklarını sabah karşılayan, akşam uğurlayan; onlara sadece bilgi değil umut, güven ve cesaret aşılayan insanlarız. Ama aynı zamanda bu ülkenin en güvencesiz, en düşük ücretli, en fazla baskı altında çalışan eğitim emekçileriyiz.

    Bugün, buraya sadece birkaç talebi dillendirmeye gelmedik. Bugün burada yıllardır bastırılan, görmezden gelinen, susturulmaya çalışılan bir topluluğun sesini yükseltiyoruz. Ve artık bu sesi hiçbir güç bastıramaz!

    Bizler, kolejlerde, kurs ve rehabilitasyon merkezlerinde, vakıf üniversitelerinde çalışan öğretmenler olarak yıllardır süregelen adaletsizliklere, eşitsizliklere ve güvencesizliğe karşı sesimizi yükseltiyor; artık yalnızca konuşmak değil, değiştirmek için yürüyoruz!

    Bugün özel sektörde çalışan öğretmenler:

    Haftada 45 saati aşan ağır çalışma yükü altında eziliyor,

    Asgari ücret düzeyinde ya da daha düşük maaşlara mahkûm ediliyor,

    Belirli süreli sözleşmelerle işsizlik tehdidiyle terbiye edilmeye çalışılıyor,

    Sendikal faaliyetleri engelleniyor, örgütlenme hakları ellerinden alınıyor,

    Mesleki saygınlıkları sistematik biçimde ayaklar altına alınıyor.

    Kurumlar, yaz aylarında maaş ödememek için öğretmenlere yıllık sözleşme dahi yapmıyor. ‘Ücretsiz izin’ dayatmasıyla öğretmenleri açlığa ve belirsizliğe itiyor. Kurs merkezlerinde, sözleşmeyle birlikte zorla istifa dilekçeleri imzalatılıyor. Tam zamanlı çalışan öğretmenler, hukuksuzca ders saati ücretli gibi gösteriliyor ya da büro çalışanı gibi atanıyor. Bu usulsüzlüklerle anayasal haklarımız gasp ediliyor, emeğimiz görmezden geliniyor.

    “ARTIK SORUNLAR GÖRMEZDEN GELİNEMEZ!”

    Yapılan açıklamada, talepler şu şekilde sıralandı:

    Taban maaş uygulaması derhal hayata geçirilmelidir.

    2014’te elimizden alınan, kamu öğretmenlerinin maaşlarını esas alan taban maaş hakkımız geri tanınmalı. Özel sektör öğretmenlerini yoksulluğa ve patronların keyfi uygulamalarına mahkûm eden ücret politikalarına son verilmelidir.

    Belirsiz süreli iş sözleşmesi temel istihdam biçimi olmalıdır.

    Öğretmenlik, mevsimlik değil; süreklilik gerektiren bir meslektir. Ancak özel sektörde çalışan öğretmenlerin büyük çoğunluğu her yıl ya istifaya zorlanmakta ya da sözleşmenin yenilenmemesi tehdidiyle karşı karşıya kalmakta ve iş güvencesinden yoksun bir şekilde çalıştırılmaktadır.

    Eğitim ve Güzel Sanatlar İşkolu kurulmalıdır.

    Bugün özel sektörde çalışan öğretmenler, 10 No’lu Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar işkolunda yer almakta ve bu durum, bizleri fiilen grev ve toplu iş sözleşmesi hakkından mahrum bırakmaktadır. Bu işkolu, öğretmenlik mesleğinin özgün niteliklerini ve kamusal sorumluluğunu yansıtmamakta; öğretmenleri büro çalışanı gibi değerlendiren, haklarımızı kısıtlayan bir yapıya sahiptir.

    Özlük haklarında kamu-özel ayrımı son bulmalıdır.

    Bugün kamu öğretmenleri ile özel sektör öğretmenleri arasında ciddi bir hak uçurumu vardır:

    • Maaşlarda devasa farklar,
    • Yaz tatili hakkının gaspı,
    • Sendikal baskılar,
    • Yeşil pasaport
    • İş güvencesinin olmayışı,
    • Emeklilik, kıdem tazminatı, izin ve sosyal haklardaki eşitsizlikler…

    Oysa biz aynı müfredatı uyguluyoruz. Aynı çocuklara, aynı sınıflarda, aynı kazanımlar için ders veriyoruz. Birimiz güvenceli, diğeri güvencesiz olamaz!

    Artık bu sorunlar görmezden gelinemez!

    Bizler yalnızca bir meslek grubunun değil, bu ülkenin eğitim geleceğinin taleplerini dile getiriyoruz.

    Eğitim sisteminin taşıyıcısı olan öğretmenler ayakta duramazken, hiçbir reform, hiçbir program, hiçbir müfredat başarıya ulaşamaz.

    “GELECEĞE YAPILAN BİR YÜRÜYÜŞ”

    Bu yürüyüş, susturulmak istenen on binlerce özel sektör öğretmeninin ayağa kalktığı yürüyüştür.

    Bu yürüyüş, eğitim emekçilerinin örgütlenerek karanlığı yardığı yürüyüştür.

    Bu yürüyüş, ‘öğretmenlik kutsaldır’ deyip bizleri yok sayanlara karşı, mesleğimizi kutsallığın değil emeğin üzerinden savunduğumuz yürüyüştür.

    Bu yürüyüş, çocuklarımıza güvenceli, onurlu bir gelecek bırakmak isteyenlerin yürüyüşüdür!

    Vazgeçmeyeceğiz!

    Geri adım atmayacağız!

    Bu sesi hiçbir güç susturamayacak!”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Öğretmenler, talepleri için Ankara’ya yürüyor!

    Öğretmenler, talepleri için Ankara’ya yürüyor!

    PİRHA – Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, özlük haklarının karşılık bulması talebiyle İstanbul’dan Ankara’ya yürüyor. Sendika binası önünde açıklama yapan eğitimciler “Bu yürüyüş, ‘öğretmenlik kutsaldır’ deyip bizleri yok sayanlara karşı, mesleğimizi kutsallığın değil emeğin üzerinden savunduğumuz yürüyüştür” ifadelerini kullandı.

    Video eklenecek.

    Özel sektör öğretmenleri, mesleki haklarının iadesi için uzun yıllardır farklı eylemlerle seslerini duyurmaya çalışmakta. Kamuda çalışan öğretmenlere kıyasla çok daha kötü şartlarda iş üreten özel sektör öğretmenleri, taleplerinin karşılanması amacıyla İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüşe geçti.

    Kadıköy İlçesi’nden başlaması planlanan yürüyüşün 1 Temmuz’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde son bulması öngörülüyor. 30 öğretmenin katılacağı yürüyüş, Sapanca, Bilecik ve Polatlı güzergâhı üzerinden sürdürülecek.

    ÖĞRETMENLER ABLUKA ALTINDA!

    İstanbul’da sendika genel merkez binası önünde bir araya gelen öğretmenler, önce basın açıklaması yaptı.

    Basın açıklamasını MYK Üyesi ve Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy okudu. “Bu yürüyüş bir umudun, bir inadın yürüyüşüdür!” diyen Aksoy, şu açıklamayı yaptı:

    “Yalnızca bir hak arayışı için değil; öğretmenlik mesleğinin onurunu, bir toplumun geleceğini ve yıllardır gasp edilen emeğimizin karşılığını almak için buradayız.

    Bizler, özel sektörde çalışan öğretmenleriz.

    Yani bu ülkenin çocuklarını sabah karşılayan, akşam uğurlayan; onlara sadece bilgi değil umut, güven ve cesaret aşılayan insanlarız. Ama aynı zamanda bu ülkenin en güvencesiz, en düşük ücretli, en fazla baskı altında çalışan eğitim emekçileriyiz.

    Bugün, buraya sadece birkaç talebi dillendirmeye gelmedik. Bugün burada yıllardır bastırılan, görmezden gelinen, susturulmaya çalışılan bir topluluğun sesini yükseltiyoruz. Ve artık bu sesi hiçbir güç bastıramaz!

    Bizler, kolejlerde, kurs ve rehabilitasyon merkezlerinde, vakıf üniversitelerinde çalışan öğretmenler olarak yıllardır süregelen adaletsizliklere, eşitsizliklere ve güvencesizliğe karşı sesimizi yükseltiyor; artık yalnızca konuşmak değil, değiştirmek için yürüyoruz!

    Bugün özel sektörde çalışan öğretmenler:

    Haftada 45 saati aşan ağır çalışma yükü altında eziliyor,

    Asgari ücret düzeyinde ya da daha düşük maaşlara mahkûm ediliyor,

    Belirli süreli sözleşmelerle işsizlik tehdidiyle terbiye edilmeye çalışılıyor,

    Sendikal faaliyetleri engelleniyor, örgütlenme hakları ellerinden alınıyor,

    Mesleki saygınlıkları sistematik biçimde ayaklar altına alınıyor.

    Kurumlar, yaz aylarında maaş ödememek için öğretmenlere yıllık sözleşme dahi yapmıyor. ‘Ücretsiz izin’ dayatmasıyla öğretmenleri açlığa ve belirsizliğe itiyor. Kurs merkezlerinde, sözleşmeyle birlikte zorla istifa dilekçeleri imzalatılıyor. Tam zamanlı çalışan öğretmenler, hukuksuzca ders saati ücretli gibi gösteriliyor ya da büro çalışanı gibi atanıyor. Bu usulsüzlüklerle anayasal haklarımız gasp ediliyor, emeğimiz görmezden geliniyor.

    “ARTIK SORUNLAR GÖRMEZDEN GELİNEMEZ!”

    Yapılan açıklamada, talepler şu şekilde sıralandı:

    Taban maaş uygulaması derhal hayata geçirilmelidir.

    2014’te elimizden alınan, kamu öğretmenlerinin maaşlarını esas alan taban maaş hakkımız geri tanınmalı. Özel sektör öğretmenlerini yoksulluğa ve patronların keyfi uygulamalarına mahkûm eden ücret politikalarına son verilmelidir.

    Belirsiz süreli iş sözleşmesi temel istihdam biçimi olmalıdır.

    Öğretmenlik, mevsimlik değil; süreklilik gerektiren bir meslektir. Ancak özel sektörde çalışan öğretmenlerin büyük çoğunluğu her yıl ya istifaya zorlanmakta ya da sözleşmenin yenilenmemesi tehdidiyle karşı karşıya kalmakta ve iş güvencesinden yoksun bir şekilde çalıştırılmaktadır.

    Eğitim ve Güzel Sanatlar İşkolu kurulmalıdır.

    Bugün özel sektörde çalışan öğretmenler, 10 No’lu Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar işkolunda yer almakta ve bu durum, bizleri fiilen grev ve toplu iş sözleşmesi hakkından mahrum bırakmaktadır. Bu işkolu, öğretmenlik mesleğinin özgün niteliklerini ve kamusal sorumluluğunu yansıtmamakta; öğretmenleri büro çalışanı gibi değerlendiren, haklarımızı kısıtlayan bir yapıya sahiptir.

    Özlük haklarında kamu-özel ayrımı son bulmalıdır.

    Bugün kamu öğretmenleri ile özel sektör öğretmenleri arasında ciddi bir hak uçurumu vardır:

    • Maaşlarda devasa farklar,
    • Yaz tatili hakkının gaspı,
    • Sendikal baskılar,
    • Yeşil pasaport
    • İş güvencesinin olmayışı,
    • Emeklilik, kıdem tazminatı, izin ve sosyal haklardaki eşitsizlikler…

    Oysa biz aynı müfredatı uyguluyoruz. Aynı çocuklara, aynı sınıflarda, aynı kazanımlar için ders veriyoruz. Birimiz güvenceli, diğeri güvencesiz olamaz!

    Artık bu sorunlar görmezden gelinemez!

    Bizler yalnızca bir meslek grubunun değil, bu ülkenin eğitim geleceğinin taleplerini dile getiriyoruz.

     

    Eğitim sisteminin taşıyıcısı olan öğretmenler ayakta duramazken, hiçbir reform, hiçbir program, hiçbir müfredat başarıya ulaşamaz.

    “GELECEĞE YAPILAN BİR YÜRÜYÜŞ”

    Bu yürüyüş, susturulmak istenen on binlerce özel sektör öğretmeninin ayağa kalktığı yürüyüştür.

    Bu yürüyüş, eğitim emekçilerinin örgütlenerek karanlığı yardığı yürüyüştür.

    Bu yürüyüş, ‘öğretmenlik kutsaldır’ deyip bizleri yok sayanlara karşı, mesleğimizi kutsallığın değil emeğin üzerinden savunduğumuz yürüyüştür.

    Bu yürüyüş, çocuklarımıza güvenceli, onurlu bir gelecek bırakmak isteyenlerin yürüyüşüdür!

    Vazgeçmeyeceğiz!

    Geri adım atmayacağız!

    Bu sesi hiçbir güç susturamayacak!”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Öğretmenler, Mansur Yavaş’a seslendi: Gasp edilen hakkımızı geri istiyoruz-VİDEO

    Öğretmenler, Mansur Yavaş’a seslendi: Gasp edilen hakkımızı geri istiyoruz-VİDEO

    PİRHA – Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, indirimli ulaşım talebiyle Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) binası önünde eylem yaptı. Öğretmenler, ücretsiz ulaşım hakkının birçok ilde yürürlükte olduğunu belirterek “Belediye kanunları şehirden şehire değişiklik mi gösteriyor? Ankara’nın öğretmeni farklı, diğer illerin öğretmenleri farklı bir yasaya mı bağlı?” diye sordu.

    Ankara’da çalışan özel sektör alanındaki öğretmenler, 2015 yılına dek indirimli ulaşım hakkını kullanabilirken, Melih Gökçek döneminde bu uygulama yürürlükten kaldırılmıştı. Öğretmenler, Mansur Yavaş döneminde de bu yönlü taleplerini dile getirse de karşılık bulamadı.
    İndirimli ulaşım hakkı için bir süredir çeşitli eylemler yapan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri, Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) önüne gelerek taleplerini dile getirdi.

    “Ulaşımda Eşitlik İstiyoruz!”, “Ulaşımda İndirim Her Öğretmenin Hakkı!” yazılı dövizler taşıyan öğretmenler, bir kez daha yetkililere seslerini duyurmak istedi.
    Sendika yönetiminden Umuter Kurt, konuyla ilgili daha önceden belediye yetkilileri ile görüştüklerini ancak muhatap alınmadıklarını söyledi.

    “GEÇİNEMİYORUZ!”

    Öğretmenler adına basın metnini Betül Koca okudu. Koca, öğretmenlerin hakkının gasp edildiğini belirterek şunları söyledi:

    “Ankara’da, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası olarak uzun süredir devam eden indirimli ulaşım kartı mücadelemiz, bugünden başlayarak başka bir biçime dönüşüyor. Sesimizi duymayanlara, alanlardan sesleniyoruz!
    Bizler özel okullarda, kurslarda, rehabilitasyon merkezlerinde, kreşlerde, sürücü kurslarında çalışan ve ataması Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan öğretmenleriz. Kölelik sistemine denk çalışma koşullarımızı değiştirebilmek, özlük haklarımızı kazanabilmek için mücadele ederken bir de “ulaşımda eşitsizlik” gibi bir başka haksızlığa uğradığımız için daha da yıpranıyoruz. Resmî okullarda çalışan meslektaşlarımızın yararlanabildiği, öğretmenlere tanınan ‘indirimli ulaşım hakkı’ söz konusu özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler olunca kimi belediyeler tarafından maalesef  gasp ediliyor.
    Öğretmenler arasında bir ayrımcılık yapılıyor. Kamudaki meslektaşlarımız bu haktan faydalanırken bizler bunun dışında tutuluyoruz. Oysaki özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler de üç yasaya bağlı çalışır ve bu yasalardan biri de 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’dır. Metnin devamında da sıralayacağımız birçok ildeki belediye, özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlere verdiği bu hakkı, 657 sayılı Yasa’yı gözeterek vermiştir. Buna ilişkin tüm bilgi ve belgeyi ulaşabildiğimiz belediye yetkililerine sunduk.

    Kurumlarımızda düşük maaşlarla çalıştırıldığımız yetmezmiş gibi özel öğretim kurumlarının çok büyük bir kısmında öğretmenlere servis hizmeti sağlanmadığından ulaşım giderleri de öğretmenler için apayrı ciddi bir yük teşkil ediyor. Geçinemiyoruz!
    Melih Gökçek tarafından 2015 yılında elimizden alınan indirimli ulaşım hakkımız için aylardır mücadele ediyoruz. Yoğun çabamızla Ankara’da bu konunun yetkilileri ile iletişim kurmaya çalışıyoruz. Bu şehirde yaşayan öğretmenlerin taleplerini yetkililere ulaştırmak için çabaladık. Bizi öğretmenden saymayarak Melih Gökçek tarafından elimizden alınan bu hakkın mevcut yönetim tarafından iadesini talep ediyoruz. Hukuksuzluğu sürdürmek, sosyal belediyecilik anlayışıyla örtüşmüyor!

    “BU EŞİTSİZLİĞE SON VERİN”

    Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, on binlerce öğretmeni temsil eden bir meslek örgütüdür. Bu sorumlulukla, bundan 1 ay önce Ego Genel Müdürlüğü ile görüşerek taleplerimizin Belediye yetkililerine iletilmesini istedik. Bu görüşmede, kamuda çalışan öğretmenler gibi ulaşım indiriminden yararlanmak istediğimizi, indirimli ulaşım hizmetinin bir kamu hizmeti olduğunu ve kamu hizmetinde eşitlik ilkesinin Anayasal bir dayanağa sahip olduğunu ve sürecin takipçisi olacağımızı belirttik. Fakat sonrasında Belediye yetkililerinden bizlere dönüş olmadığı gibi sorunun çözümü için de bir adım atılmadı. Tekrar ediyoruz: Sayın Mansur Yavaş, bu sesi duymak sorumluluğunuzdur. Bu hakkın öğretmene teslim edilmesi belediyecilik anlayışınızın bir göstergesi olacaktır. Başkent Ankara’ya yakışmayan bu eşitsizliğe lütfen son verin!
    2 hafta önce İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisinde alınan kararla özel öğretim kurumlarındaki öğretmenler indirimli ulaşım hakkını kazandı. Bursa, Adana, Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, Kocaeli, Antalya ve Mersin’deki özel sektör öğretmenleri bu haklarını yıllardır kullanıyor. Soruyoruz: Belediye kanunları şehirden şehire değişiklik mi gösteriyor? Ankara’nın öğretmeni farklı, diğer illerin öğretmenleri farklı bir yasaya mı bağlı?

    Bu sorunun çözümü basit. Belediye Meclisine getireceğiniz bir önergenin, hakkımızın teslim edilmesi hususunda onaylanmaması için hiçbir neden yok. Ankara’da yaşayan 30 bini aşkın özel öğretim kurumu öğretmeni, bu süreci bir an önce başlatmanızı bekliyor!
    Ankara Büyükşehir Belediyesine sesleniyoruz: Bu hukuksuzluğun sürdürücüsü olmayın! Ankara’daki özel öğretim kurumlarında çalışan on binlerce eğitim emekçisinin sesine kulak verin. Kamuda çalışan öğretmenlere tanınan “belediye araçlarını indirimli kullanma” hakkını bizlere de tanıyın. Anayasa’daki eşitlik ilkesine aykırı olan bu uygulamaya bir an önce son verin!”

    PİRHA/ANKARA

  • Özel Sektör Öğretmenler Sendikası’ndan ‘Ulaşımda eşitlik’ talebi!

    Özel Sektör Öğretmenler Sendikası’ndan ‘Ulaşımda eşitlik’ talebi!

    PİRHA – Özel Sektör Öğretmenler Sendikası, indirimli ulaşım talebiyle Ankara’da birçok semte pankart astı.

    İndirimli ulaşım hakkı için çalışma yürüten Özel Sektör Öğretmenler Sendikası, Ankara’nın birçok bölgesine pankart astı. Sendika üyeleri, “Ulaşımda Eşitlik İstiyoruz!”, “Ulaşımda İndirim Her Öğretmenin Hakkı!” yazılı taleplerini dile getirdi.

    Ankara’da yaşayan özel öğretim kurumu öğretmenleri, 2015 yılına dek indirimli ulaşım hakkını kullanabilirken, Melih Gökçek döneminde bu uygulama yürürlükten kaldırılmıştı. Öğretmenler, Mansur Yavaş döneminde de bu yönlü taleplerini dile getirse de karşılık bulamadı.

    Özel Sektör Öğretmenler Sendikası, “İndirimli Ulaşım Hakkı Hemen!” diyerek, İzmir’de elde edilen kazanımın Ankara’da da yürürlüğe girmesini talep ediyor.

    PİRHA/ANKARA

  • Özel okullardaki fahiş zamlar eğitimcilere ne derece yansıyor?-VİDEO

    Özel okullardaki fahiş zamlar eğitimcilere ne derece yansıyor?-VİDEO

    PİRHA –Özel okullardaki zam oranları toplum tarafından tepkiyle karşılanırken eğitimcilerin hakları ise günden güne törpüleniyor. Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, AKP hükümeti döneminde özel eğitim kurumlarındaki artış oranına işaret ederek “Devlet, mümkün olduğunca özel alanı genişletip kendisini bu alandan yavaş yavaş çekmeye çalışıyor” diye konuştu.

    2024 Yılı özel okul fiyatları tüm kamuoyunda tartışma nedeni oldu. Öyle ki yeni fiyatlar Milli Eğitim Bakanı (MEB) Yusuf Tekin tarafından da gündeme getirildi. Bakan Tekin, eğitim kurumu sahiplerine yönelik “Kendilerini uyarıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Özel okullar, eğitim ücretini belirleme konusunda mevcut yönetmeliğe pek bağlı kalmazken, Bakan Tekin’in “Kendilerini uyarıyoruz.” sözünün nereye evrileceği ise merak konusu.

    2024-2025 eğitim dönemi için yüzde 60’lara dayanan zam oranları, aileleri zorlu bir dönemle karşı karşıya getirirken eğitimcilerin alacağı zam oranları da bir diğer önem arz eden konu oldu.

    ÖZEL OKULLARLA İLGİLİ DENETİM EKSİĞİ!

    Milli Eğitim Bakanı, fiyatlar konusunda özel okul yönetimlerine uyarıda bulunsa da iktidara yakın kurumlar da dahil tüm sektörde fahiş rakamlar öne çıkıyor. Eğitim ücretleri artıyor ancak eğitimcilere verilen maaşlara aynı oranda zam yapılmıyor. Kimi eğitim kurumları, yoksulluk, hatta açlık sınırının dahi altında ücretle öğretmen çalıştırıyor.

    Milli Eğitim Bakanlığı, özel okullar konusunda nasıl bir pratik sergiliyor, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Başkanı Kemal Irmak ile konuştuk. Irmak, devletin aslında eğitimi uzun yıllardan beri “bir kambur olarak gördüğünü” ifade etti. Kemal Irmak, AKP-MHP hükümetinin, kamusal hizmetlerin birçoğunu “kambur” olarak gördüğünü belirterek şunları söyledi:

    “Devlet, mümkün olduğunca özel alanı genişletip kendisini bu alandan yavaş yavaş çekmeye çalışıyor. Her açıdan uygulanan politikalar, özel okulların artmasını zaten günbegün yelken açılıyor. AKP iktidara geldiğinde 1.9 olan özel okulların oranı bugün maalesef %10 sınırlarına dayanmış durumda. Bu kamburdan kurtulmak ama bunu yaparken özel eğitim okullarında çalışan eğitimcilerin ve diğer eğitim emekçilerinin durumunun ne olacağına dair de ne bir taban aylığı belirlemesi var ne bu okullarla ilgili ciddi bir denetim var. Bundan yoksun olunca da orada çalışanlar çok ciddi bir sömürüyle karşı karşıya kalıyorlar.”

    EMEK SÖMÜRÜSÜNÜN EN YAYGIN OLDUĞU ALAN!

    Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, özel eğitim çalışanlarının birçok sorunu olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

    “Daha birkaç gün önce okulların kapanmasıyla birlikte bir rapor açıklandı. O rapora göre ki bunlar aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığından alınan verilerdir, Türkiye’de 90 bin eğitim emekçisi, devlet okullarında ücretli olarak çalışmakta. 1 Milyonun bir tık üzerinde öğretmen de Milli Eğitim Bakanlığı’nda çalışıyor. Her 10 öğretmenden birisi ücretli olarak çalışıyor ama aynı zamanda ataması yapılmayan binlerce öğretmen de var. Bu öğretmenlerin birçoğu da bu özel okullarda çalışan öğretmenler. Bunlar atanamayan öğretmenler… Bu öğretmenler maalesef çoğunlukla asgari ücret ya da altında çalışıyor. Aralarında bir de şimdi devlet okullarında ‘Uzman Öğretmen, Başöğretmen, normal öğretmen, ücretli-sözleşmeli öğretmen’ var. Maalesef ders ücreti tam kadro, yarım kadro gibi çalışan eğitim emekçileri var. Devlet okullarında çalışan eğitimciler, ‘eğitim öğretim ödeneği’ alır. Özel okullarda çalışanlar maalesef bu ödeneği de alamıyor. Diğer yandan özelde çalışanlar, birden çok nöbet tutup nöbet ücreti de almıyor. Özelde öğretmenlere her yıl yeniden sözleşme yapılıyor. Sözleşmelerinin yenilenmemesi riski ve baskısı altında bu öğretmenler yaşıyor. Bunun çok ciddi psikolojik yıkımı oluyor. Kadın eğitimcilerin birçoğuna ‘hamile kalmama şartı’ ile sözleşme yapılıyor. Bazıları ders ücreti karşılığında bu işi yaptığı için boş zamanlarda, yani tatil dönemlerinde yazın 2 – 2,5 ay sömestr tatilinde maaş da alamıyor. Doğal olarak bu sorunlar üzerinden gelinecek şey bu alanda bir örgütlülük olmasında.”

    DEVLET DE ÖZEL OKULA TEŞVİK EDİYOR!

    Özel okullardaki nitelik konusunu da değerlendiren Kemal Irmak “Bu bütün ağır sömürü şartlarına rağmen, kısmen nitelik devlet okullarından daha iyi. Zaten özel okulu seçen velilerin de bu okulları seçmelerinin temel nedeni bir anlamda bu okullarda devlet okullarında niteliğin giderek düşüyor olması, bu okullarda dinselleşmenin olması ve bu okullarda yeterince güvenliğin olmamasından kaynaklı bir yönelim var. Milli Eğitim Bakanlığı bunun da farkında. Belki o yüzden devlet okullarındaki eğitimin niteliği, devlet eliyle giderek aşağıya çekiliyor ve özel eğitim bir anlamda böyle dolaylı bir biçimde desteklenmiş oluyor. Bir dönem mesela özel eğitime gönderilen çocukların velilerine ciddi anlamda maddi destekler veriliyordu. Özel okullara yönelik teşvikler halen devam ediyor.” diye konuştu.

    EĞİTİMCİLERDEN EYLEM KARARI!

    Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, maruz kalınan şartlar nedeniyle 29 Ocak’ta Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde eylem düzenleyecek. Eğitim Sen Genel Başkanı Irmak, özel eğitim alanında örgütlenen öğretmenleri desteklediklerini belirterek şunları ekledi:

    “Bu alanda çalışan tüm öğretmenlerin özlük haklarının Milli Eğitim’de çalışan öğretmenlerle eşitlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) 1966’da Öğretmen Tavsiye Kararları’nı yayınladı. Bu kararda özel sektör ve devlette çalışan her kademedeki öğretmenin ekonomik şartlarının geliştirilmesi, niteliklerinin arttırılması için her türlü tavsiye kararına uyulması kararı alındı. Ama ne Milli Eğitim ne de özel sektörde bu kararlar uygulanmıyor. Bir an önce İLO’nun o tavsiye kararlarının uygulanması, sorunların çözümünde de önemli rol alacaktır diye düşünüyorum.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Eğitimcilerden Milli Eğitim Bakanlığı’na karne: Milli Eğitim sınıfta kaldı! – VİDEO

    Eğitimcilerden Milli Eğitim Bakanlığı’na karne: Milli Eğitim sınıfta kaldı! – VİDEO

    PİRHA- Eğitim Sen Mersin Şubesi ile Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası 2022-2023 eğitim yılını değerlendirip, Milli Eğitim Bakanlığı’na karne verdi. Bakanlığın karnesi laiklik, cinsiyet eşitliği, bilimsellik, parasız eğitim gibi alanlarda sıfırlarla dolu.

    2022-2023 eğitim ve öğretim yılının sona ermesiyle birlikte, Eğitim Sen Mersin Şubesi ile Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Mersin Şubesi Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) karne hazırladı. Özgür Çocuk Parkı’nda yapılan açıklamada eğitimciler öğrenim yılını da değerlendirdiler.

    Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Mahmut Sümbül, bu eğitim ve öğretim yılında da MEB’in eğitimin yapısal sorunlarına yönelik somut ve çözüme dayalı politikalar geliştirmediğini ifade etti.

    Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Mersin Temsilcisi Nebil Birtek ise, sözleşmeli çalışan öğretmenlerin kötü koşullarına değinerek, “MEB bu çalışma koşullarını denetlemeyen, görmezden gelen, şikayetlere kulak tıkayan yaklaşımıyla bu şartların oluşumunda ve devamında suç ortağıdır” dedi.

    “DAYATMACI POLİTİKALAR ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMENLERİ MUTSUZ EDİYOR”

    Türkiye’de eğitim sisteminin uzun süredir ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakıldığını belirten Mahmut Sümbül, “Eğitimin temel sorunlarına yönelik çözümsüzlük politikaları 2022/’23 eğitim öğretim yılında devam etmiştir.Eğitim alanında yaşanan sorunların çözümü için gerekli adımların atılmadığı, eğitime erişimde yaşanan sorunlar başta olmak üzere eğitimde dayatmacı politikaların sürmesi nedeniyle öğrencilerin ve öğretmenlerin mutsuz olduğu, öğretmenlerin esnek, güvencesiz ve angarya çalışmaya zorlandığı, siyasal kadrolaşmanın devam ettiği, eğitim sürecinde farklı dil, kimlik ve inançların dışlandığı, eğitimin zaten sorunlu olan niteliğinin daha da kötüleştiği bir eğitim sisteminin başarılı olması mümkün değildir” şeklinde konuştu.

    Eğitim sisteminde yaşanan sorunların ülkedeki ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda yaşanan gelişmelerden ayrı ve bağımsız olmadığını söyleyen Sümbül, şöyle devam etti:

    “Eğitim Sen, her geçen gün daha fazla piyasa ilişkileri içine çekilen, okul öncesinden üniversiteye kadar bilimin ve laikliğin değil, milliyetçiliğin, ayrımcılığın ve inanç sömürüsünün referans alındığı bir eğitim sisteminde kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim hakkı için mücadelesini sürdürmeye kararlıdır.”

    “İMAMA DEĞİL ÖĞRETMENLERE İHTİYAÇ VAR”

    Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Mersin Temsilcisi Nebil Birtek de, okullara imam atanmasıyla ilgili, “Arkadaşlarımız KPSS yüzünden intihar ederken, ataması yapılmayan arkadaşlarımız inşaatlarda çalışıp iş cinayetine kurban giderken, Yeni Bakan Yusuf tekin ise göreve gelir gelmez kutuplaştırmayı arttıracak ve teklik dayatması anlamına gelecek olan öğretmen yerine bazı okullara ÇEDES Programı ve manevi danışmanlık adı altında imam ataması yapmıştır. Çocuklarımızın imama değil pedagoji eğitimi almış, alanında uzman öğretmenlere ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

    Özel sektör öğretmenlerinin güvencesizliği en yoğun şekliyle yaşadığını vurgulayan Birtek, “Sözleşmeli öğretmenler on aylık sözleşmelerle, asgari ücretin altında ya da asgari ücret düzeyinde maaşlarla, eksik yatırılan sigorta primleriyle, –birçoğu- sigortasız ve yoğun mobbinge maruz kalarak çalıştırılmaktadır. Bu acımasız şartların tasarısı patronlara aittir fakat MEB bu çalışma koşullarını denetlemeyen, görmezden gelen, şikayetlere kulak tıkayan yaklaşımıyla bu şartların oluşumunda ve devamında suç ortağıdır” dedi.

    Birtek, Milli Eğitim Bakanlığı’na seslenerek öğretmenlerin gerçek taleplerini içeren bir meslek kanunu ve 5580 Sayılı Kanun’daki taban maaş hakkını geri istediklerini ifade etti.

    MERSİN/ PİRHA