Etiket: özgürlükçü demokrasi

  • Gazetecilerden, tutuklu meslektaşlarının duruşmasına katılım çağrısı-VİDEO

    Gazetecilerden, tutuklu meslektaşlarının duruşmasına katılım çağrısı-VİDEO

    PİRHA- İsminaz Temel, Pınar Gayıp, Semiha Şahin, Hicran Ürün, Reyhan Hacıoğlu… Liste uzayıp gidiyor. Tutuklu gazeteci sayısı her geçen gün artarken dışarıdaki gazeteciler de meslektaşları ile dayanışmaya devam ediyor. Tutuklu meslektaşlarının duruşmalarına katılım çağrısı yapan gazeteciler, “İktidarın tek sesli politikalarına boyun eğmeyeceğiz” dedi.

    ETHA muhabirleri İsminaz Temel, Pınar Gayıp, Semiha Şahin, Özgürlükçü Demokrasi gazetesi çalışanları Hicran Ürün, Reyhan Hacıoğlu, İhsan Yaşar, İshak Yasul ve Mehmet Ali Çelebi ile birlikte toplam 14 gazeteci bu hafta ikinci kez hakim karşısına çıkacak.

    İlki 29 Kasım Perşembe günü İsminaz Temel’in, 5 Aralık günü Pınar Gayıp ve Semiha Şahin’in ve 6 Aralık Perşembe günü Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi çalışanlarının duruşması görülecek. Duruşma öncesi Bakırköy Cezaevi önünde basın açıklaması yapan gazeteciler duruşmalara katılım çağrısı yaptı.

    Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üyesi Gülfem Karataş, yıllardır TGS olarak ‘Gazetecilik suç değildir’ dediklerini ve gazetecilerin serbest bırakılmasını istediklerini ifade ederek tutuklu gazetecilerin duruşmalarına katılım çağrısı yaptı.

    “GAZETECİLER ARTIK YARGILANMASIN” 

    Meslek örgütlerinin verilerine göre Türkiye’de 170’in üzerinde gazetecinin cezaevinde olduğunu hatırlatan gazeteci Evrim Kepenek de tutuklu bulunanların arasında çok sayıda kadın gazetecinin olduğunu belirtti. Bu haftadan itibaren görülmeye başlanacak olan gazetecilerin davalarına destek çağrısında bulunan Kepenek, “Gazeteciler artık yargılanmasın, hakim karşısına çıkmasın. Çünkü ‘gazetecilik suç değildir’ demek için bir kez daha Bakırköy Cezaevi önündeyiz” dedi.

    Tutuklu gazetecilerin görülecek olan duruşmalarına dikkat çekmek istediklerini söyleyen Gazete TAMAM muhabiri Emre Orman da tüm duyarlı kamuoyunu gazetecilerin duruşmalarına katılmaya davet etti.

    “ÇIKANA KADAR ONLARIN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Tutuklu bulunan meslektaşlarına özgürlük talep ettiklerini belirten TGS üyesi Eda Narin ise eylem yaptıkları Bakırköy Cezaevi önündeki polis yığınağına ve ablukaya dikkat çekti. Özgür basının sesinin kısılamayacağına işaret eden Narin, arkadaşlarının özgürlüklerine kavuşacaklarına olan inancını dile getirerek arkadaşları çıkana kadar onların sesi olmaya devam etmek istediklerini söyledi.

    “İKTİDARIN TEK SESLİ POLİTİKALARINA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    İktidarın tek sesli politikasına karşı çok sesliliği ve halkın haber alma hakkını savunduklarını ifade eden ETHA muhabiri Havva Cuştan da içeride ve dışarıda iktidarın baskı ve zulüm politikalarının gazeteciler üzerindeki yansımalarını gördüklerini kaydetti. İktidarın gazetecileri sadece birbirlerinin haberlerini takip eder hale getirmek istediğine dikkat çeken Cuştan, halkın gerçeklere ulaşmasının engellenmek istendiğini belirterek iktidarın tek sesli politikalarına boyun eğmeyeceklerini ekledi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Özgürlükçü Demokrasi’nin 14 çalışanının duruşması bugün

    Özgürlükçü Demokrasi’nin 14 çalışanının duruşması bugün

    PİRHA – Kapatılan Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin 6’sı tutuklu, 14 çalışanının yargılandığı davanın ilk duruşması bugün görülecek. Gazetenin Yazı İşleri Müdürü İshak Yasul, ‘Hukuksuzluk son bulsun’ çağrısı yaptı. 

    Özgürlükçü Demokrasi çalışanları yarın hakim karşısına çıkacak. Bulunduğu Silivri Cezaevinde duruşmaya katılım çağrısı yapan gazetenin Yazı İşleri Müdürü İshak Yasul, ilk duruşmada tahliye beklediklerini vurgulayarak “İlk duruşmaya dair beklentim elbette tahliye edilmek. Tüm gazeteciler ve haksız yere içeride tutulan binlerce insan için de olması gereken budur. Umarım bu hukuksuzluklar son bulur” dedi.

    Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi’ne 28 Mart 2018’de kayyım atandı. 8 Temmuz 2018’de ise çıkarılan kanun hükmünde kararname (KHK) ile kapatıldı. Kayyım atandıktan sonra gazetenin çalışanlarına yapılan operasyon kapsamında gazetenin İmtiyaz Sahibi İhsan Yaşar ve Yazı İşleri Müdürü İshak Yasul’un da aralarında bulunduğu 6 kişi tutuklanırken 14 kişi hakkında dava açıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu Savcısı Uygur Kaan Arısoy tarafından hazırlanan iddianamede, gazetenin İmtiyaz Sahibi İhsan Yaşar ve gazetenin Yazı İşleri Müdürü İshak Yasul’un da bulunduğu 14 kişi hakkında “Örgüte üye olmak”, “Propaganda yapmak”, “Örgüt yayınlarını basmak veya yayımlamak” suçlamaları yöneltildi. İstanbul 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın ilk duruşması bugün görülüyor.

    “ÖZGÜRLÜKÇÜ DEMOKRASİ İTAAT ETMEDİĞİ İÇİN KAPATILDI”

    Gazetenin Yazı İşleri Müdürü İshak Yasul, bulunduğu Silivri Cezaevi’nden davaya dair Mezopotamya Ajansına (MA) yanıt verdi Yasul şunları kaydetti:

    “Gazetemizin kapatılması ve tutuklanmamız  Afrin’e dönük operasyonla dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın medyaya dönük 15 maddelik talimat listesine itaat etmememizle gerçekleşti. Bir nevi yapılmak istenen medyayı hizaya getirmek ve biat ettirmekti. Ki gazeteci hiçbir olay karşısında, hiçbir zaman itaat etmez, hangi koşul altında olursa olsun. Çünkü gazeteci birilerinin kalemşorluğunu yapmaz, gerçeğin, asıl olanın dili olur. Gazeteciliğin ölçüsü de ilkesi de budur. Eğer bu mesleği icra ediyorsanız ahlak ve ilkelerini göz ardı edemezsiniz. Bu temelde  Afrin’de yaşanan, birçok uluslararası ajansa yansıyan, bir çoğu daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sözcüsü İbrahim Kalın tarafından kabul edilen talanı ve yağmayı, yaşamını yitiren yüzlerce sivil insanı, göç eden yüz binlerce insanı göz ardı edemezsiniz. Bütün bunları hâlâ Kuvayi Milliye benzetmesi yapılan ÖSO’cular yapmaktadır. İşte bütün bunlara sessiz kalmak, bir Afrin’linin ‘ÖSO kadınlarımıza tecavüz etti. Evlerimizi talan etti’ sözünü ‘YPG yaptı’ şeklinde servis etmenin gazetecilik ilke ve ahlakıyla nasıl bir açıklaması olabilir? İşte Özgürlükçü Demokrasi gazetesi itaat etmediği ve gerçeklerin tarafı olduğu için kapatıldı.”

    Gazetenin kapatılmasının ve ardından gerçekleşen operasyonların Kürt halkı ve değerlerine uygulanan politikaların bir parçası olduğunu öne süren Yasul, “Bir bakıma Kürt medyası yıllardır devletin ve iktidarların uygulamış olduğu baskı ve saldırı politikalarının tanığı konumundadır. Ve bu tanıklığın bedelini canıyla, işkence ve cezaevlerine konulmakla vermiştir. Defalarca faili belli bir şekilde katledilmiş, bombalanmış, işkenceye uğramış, cezaevlerine hapsedilmiştir. Tabii buna karşı durmaktan, gerçekleri dile getirmekten, yapılan ve gizlenmeye çalışanları açığa çıkarmaktan, bedeli ne olursa olsun asla geri adım atmayacaktır. Bugün olduğu gibi… Bugün tüm Türkiye halkları her taraftan bir baskı politikasına maruz kalmışken, Kürt halkına uygulanan bunca baskı ve saldırı ortadayken özgür basın buna sessiz kalamazdı. Ki kalmadığı için de her dönemde olduğu gibi bu dönemde de her türlü baskıya maruz kalmıştır. Sanık kürsüsüne çıkarılan Kürt medyası aslında yaşanılan ve yaşatılanların tanığıdır” dedi.

    “DAVAYA SAHİP ÇIKIN”

    İlk duruşmanın 12 Eylül darbesinin yıl dönümünde görüleceğine de dikkat çeken Yasul, şöyle devam etti:

    “Bugün o dönemi de çok geride bırakan, her türlü baskı ve saldırının derinleştirildiği bir dönemden geçmekteyiz. O günleri aratan bir dönem. Yüz binlerce gözaltı ve tutuklama, binlerce ihraç, yaşanan bunca hak ihlali ve tek sesli bir hale getirilmek istenen bir medya. 200’e yakın basın-yayın kurumunun kapatılıp, bir o kadar gazetecinin tutuklanması. Tabii bugünün yıl dönümünde mahkemeye çıkmanın yarattığı bir anlam vardır. O da derinleşen baskı politikalarına karşı büyüyen bir mücadeledir.”

    Yasul Basın örgütlerine ve meslektaşlarına da dayanışma ve davaya sahip çıkma çağrısı yaptı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İHD Eş Genel Başkanı Türkdoğan: OHAL koşullarında seçim yapılamaz-VİDEO

    İHD Eş Genel Başkanı Türkdoğan: OHAL koşullarında seçim yapılamaz-VİDEO

    PİRHA-İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, yaklaşan erken seçimleri değerlendirdi. Türkdoğan, OHAL koşullarında seçim yapılamayacağına işaret etti. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, yaklaşan 24 Haziran seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkdoğan, Türkiye’nin Temmuz 2015’ten beri ciddi bir çatışma sürecinde olduğunu belirtti.

    “OHAL KOŞULLARINDA SEÇİM YAPILAMAZ”

    Türkiye’de yine 2015’ten beri ciddi bir anayasal krizin yaşandığını da vurgulayan Türkdoğan, 2017’de tek kişilik yönetime dayalı bir anayasa değişikliğiyle ülkenin yönetilmek istendiğini de ifade etti. Mevcut iktidarın yürüttüğü politikalarla ülkeyi yönetemediğini belirten Türkdoğan, erken seçim kararının çok sürpriz olmadığını ancak baskın seçim olmasının ise sürpriz olduğunu kaydetti. “OHAL koşullarında seçim yapılamaz. Bu siyasal iktidar OHAL’in verdiği yetkiyle ve OHAL’in ötesinde anayasaya dayanmayan, KHK çıkarma gibi her istediği konuda düzenleme yapma gibi yetkilerle seçime gitmemesi gerekirdi” diyen Türkdoğan, yapılacak seçimlerin tamamen antidemokratik bir seçim olacağını da ekledi.

    “ANTİDEMOKRATİK BİRÇOK DÜZENLEME YAPILDI”

    Seçimlerin temel özelliğinin dürüst ve adil olması olduğunu ifade eden Türkdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Şimdi muhaliflerin sesini duyuramayacağı, medyadan basından kitle iletişim araçlarından yoksun olacağı bir seçim süreci yaşayacağız. Çünkü 200 civarında medya organına el konulmuş durumda, kapatılmış durumda. En son Özgürlükçü Demokrasi gazetesi ve Gün Matbaası’na el konması bunun çok tipik bir örneği. Her gün bağımsız yayın yapmak isteyen ajansların internet sitelerine erişim engeli getiriliyor. Dolayısıyla bağımsız propaganda yapamayacağınız, seçmene ulaşamayacağınız bir ortamda nasıl adil seçim olacak?  Kaldı ki son çıkarılan yasalarla antidemokratik bir çok düzenleme yapıldı. Mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılmasından tutun, sandık kurul başkanlarının atanma yöntemine ve sandık başına polisin, jandarmanın çağrılmasına kadar.”

    “TÜRKİYE’YE FAYDA GETİRMEYECEK”

    Türkdoğan, her şeye rağmen 16 Nisan referandumunda Hayır diyen bütün toplumsal kesimlerle beraber sandık güvenliği ve demokratik ilkeler doğrultusunda asgari müştereklere dayalı geniş bir ittifak kurulması haline Türkiye’nin bir şansı olabileceğini belirtti. Şimdi ülkeyi yönetemeyenlerin Haziran’da tekrar iktidara gelmesinin trajikomik olacağını vurgulayan Türkdoğan, tekrar aynı ekibin yönetime gelmesinin Türkiye’ye fayda getirmeyeceğini ifade etti.

    “MUHALEFETİN BİR BARIŞ POLİTİKASININ OLMASI GEREKİYOR”

    Muhalefetin bir barış politikasının olması gerektiğine işaret eden Türkdoğan, “Bu coğrafyada yaşayan halkların artık barışması gerekiyor. Türkiye’nin artık Kürtlerle barışması gerekiyor, Türkiye’nin Alevilerle barışması gerekiyor. Kürtlerle ve Alevilerle barış olmadan demokratik zeminde siyaset yapılmadan Türkiye’nin sorunlarını çözme şansı yok. Bu nedenle ben seçim döneminde barışa dayalı politikaları açıkça öne koyan barış talebini gündemde tutan ve siyasal iktidarı barışa davet eden politikaların sonuç alabileceğini düşünüyorum.” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • Welat gazetesinin son üç sayısı hakkında toplatma kararı

    Welat gazetesinin son üç sayısı hakkında toplatma kararı

    Basıldığı matbaaya kayyum atandıktan sonra diğer matbaaların basımını yapmaması nedeniyle yayınını internetten sürdüren Welat gazetesinin son üç sayısı hakkında “toplatma” kararı çıkartıldı.

    Özgürlükçü Demokrasi gazetesi ve basımının yapıldığı Gün Matbaası’na polis baskınıyla el konulması nedeniyle, aynı matbaada basımı yapılan Kürtçe yayın yapan Welat Gazetesi, diğer matbaa sahiplerinin tehditler yüzünden basım yapmaması nedeniyle 30 Mart’tan itibaren yazılı basın hayatına son verme kararı almıştı.

    Gazete basımının yapılmadığı ilk gün okurlarına sayfalarını fotokopi ile çoğaltarak ulaşmıştı.

    Gazetenin 17, 19 ve 29 Mart tarihli son sayıları hakkında toplatma kararı çıkarıldığı ortaya çıktı.

    İlk kararı Mersin 2. Sulh Ceza Hakimliği alırken ardından Van 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından da gazetenin son basılan 3 sayısı hakkında toplatma kararı alındı.

  • Kayyım atanan Gün Matbaa sahibi ve çalışanlar tutuklandı

    Kayyım atanan Gün Matbaa sahibi ve çalışanlar tutuklandı

    PİRHA – Tutuklama kararı ile mahkemeye sevk edile Gün Matbaa sahibi Kasım Zengin ile birlikte 20 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklandılar.

    Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi ve Gün Matbaacılık’a el konulup kayyım atandıktan sonra başlatılan soruşturma kapsamında 28 Mart’ta gözaltına alınan 23 kişinin emniyet işlemleri dün tamamlandı.

    Soruşturma kapsamında gözaltında alınanlardan 20 kişi Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne çıkartıldı. Dosya üzerinde inceleme yapan savcılık 20 kişiyi jet hızıyla “Bilerek ve isteyerek örgüte yardım ve yataklık yapmak” iddiasıyla tutuklama talebiyle İstanbul 11 ve 12’nci Sulh Ceza Hakimliklerine sevk etti.

    TAMAMI TUTUKLANDI

    11. Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarılan Cumali Öz,  Mehmet Kadir Özkara, Mürsel Demir, Özgür Bozkurt, Kemal Daşdöğen, Süleyman Güneş, Muhammet Özkan ve Uğur Selman Kelekçiler, “Bilerek ve isteyerek örgüte yardım ve yataklık yapmak” iddiasıyla tutuklandı.

    12. Sulh Ceza Hakimliğine çıkarılan 12 kişi ise “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” yaptıkları gerekçesiyle tutuklandı. Tutuklanan 12 kişinin ismi ise şöyle: Gün Matbaacılık sahibi Kasım Zengin ile matbaa çalışanları Erdoğan Zamur, Cemal Tunç, İhsan Sinmiş, İrfan Karaca, Kazım Göçer, Mehmet Emin Sümeli, Musa Kaya, Sadettin Demirtaş, Necat Hizarcı, Polat Arslan ve Mahmut Abay.

    (HABER MERKEZİ)

  • Özgürlükçü Demokrasi gazetesi çalışanlarının evlerine polis baskını: 7 gözaltı

    Özgürlükçü Demokrasi gazetesi çalışanlarının evlerine polis baskını: 7 gözaltı

    Geçtiğimiz hafta kayyum atanan Özgürlükçü Demokrasi gazetesi çalışanlarının evlerine gece saatlerinde polis baskını yapıldı.

    İstanbul’da geçtiğimiz hafta baskın düzenlenerek kayyım atanan ve 25 çalışanı gözaltına alınan Özgürlükçü Demokrasi gazetesi ve Gün Matbaacılık’a yönelik operasyon sürüyor.

    Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre devam eden operasyonlarda dün gece de bazı gazete çalışanlarının evlerine özel harekat ve güvenlik şube polisleri tarafından baskın yapıldı.

    Gece saat 00.00 ile 03.00 saatleri arasında yapılan baskınlarda edinilen bilgilere göre şu ana kadar Reyhan Hacıoğlu, Pınar Tarlak, Hicran Ürün ile gazetenin eski çalışanlarından Mehmet Beyazıt gözaltına alındı.

    Gözaltı gerekçelerine ilişkin bilgi verilmezken polisler tarafından soruşturmada “gizlilik” kararı olduğu belirtildi.

    Gazetecilerin adreslerinde yapılan aramalar sırasında polislerin cinsiyetçi söylemlerde bulunduğu ve evlerde bulunan birçok eşyaya el koyduğu öğrenildi.

    Baskınlarda şu ana kadar gazetenin editörleri Mehmet Ali Çelebi, Reyhan Hacıoğlu ve Hicran Ürün ile çalışanlar Pınar Tarlak, Ramazan Sola ve Nedim Demirkıran ile gazetenin eski çalışanlarından Mehmet Beyazit gözaltına alındı.

    Gözaltına alınanlar Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülürken, soruşturma kapsamında 7 kişi hakkında daha gözaltı kararı bulunduğu öğrenildi.

    Gözaltına almalar ile ilgili bir gerekçe gösterilmezken, soruşturmada 24 saatlik “kısıtlılık” kararı bulunuyor.

  • Özgürlükçü Demokrasi: Özgür basına kilit vurarak hakikatleri örtemeyecekler-VİDEO

    Özgürlükçü Demokrasi: Özgür basına kilit vurarak hakikatleri örtemeyecekler-VİDEO

    PİRHA-Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin İstanbul Beyoğlu’ndaki ofisine ve gazetenin basıldığı Gün Matbaa’ya yapılan polis baskını ve gazeteye atanan kayyum sonrası basın açıklaması yapan Özgürlükçü Demokrasi gazetesi, “İktidarların doğasında saldırı kapatma varsa özgür basının geleneğinde de hakikatin sesini duyurma doğası var. Özgür basının kapılarına kilit vurarak özgür basının sesini kısamayacağı bilinmelidir.” dedi. 

    Kürt basınının önemli yazılı basın ayaklarından biri olan Özgürlükçü Demokrasi’nin İstanbul Beyoğlu’ndaki ofisine ve gazetenin basıldığı Gün Matbaa’ya polis baskın düzenledi. Gazete çalışanlarının gözaltına alındığı bildirilirken gazeteye ve matbaaya kayyum atandı.

    Özgürlükçü Demokrasi gazetesi, baskın ve kayyum atanması üzerine İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul şubesinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasına HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit’in yanı sıra çok sayıda kurum ve muhalif medya temsilcileri destek verdi.

    “SALDIRI PEK ÇOK ALANA YAPILIYOR”

    İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, basın açıklamasında ilk sözü alarak Özgürlükçü Demokrasi’ye sabaha karşı başlatılan polis baskınının sabah saatlerine kadar sürdüğünü, şu ana kadar 9 kişinin gözaltına alındığını belirtti.

    Yoleri, şunları belirtti:

    “Gözaltıların nereye kadar genişletileceğini bilmiyoruz. Çünkü derneğimize sabah saatlerinde gerçekleştirilen bir başvuruda başka bir şehirde matbaanın eski bir çalışanının da gözaltına alındığı bildirildi. Bu saldırının, sadece basın özgürlüğüne değil ifade özgürlüğü ve fikir açıklama özgürlüğüne kadar pek çok alana gerçekleştiğini söylememiz gerekiyor.”

    “KÜRT BASINI GERÇEĞİ AYDINLATMAYA DEVAM EDECEK”

     Özgürlükçü Demokrasi gazetesi editörlerinden Hicran Ürün ise bu baskıların ilk olmadığını daha önce 79 kez gazetenin internet sitesinin engellendiğini ifade ederek kendilerine resmi olarak tebliği edilen bir bilgi olmadığını ancak gazetenin TMSF’ye devredildiğinin sözlü olarak tebliğ edildiğini kaydetti.

    Ürün sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Tüm bunlar muhalif sesleri bastırmaya yönelik baskılar. Hepimiz bu baskı döneminin mağdurlarından biriyiz. Bu dönemde Kürt basına yönelik baskılar arttı. İfade özgürlüğü tamamen ayaklar altına alındı. En sonunda TMSF eli ile gazetemiz kapatıldı. Bu gazete kapatmanın başka yoludur. Kürt basını onlarca kez basıldı, bombalandı. Bizler susmadık. Özgür basın susturulamadı şimdiye kadar bu geleneği devam ettirecek arkadaşlarımız olacak. Biz inandığımız ve kararlı olduğumuz yolda yürümeye devam edeceğiz gerçeğin sesi bastırılamaz. Kürt basını gerçeği aydınlatmaya devam edecek.”

    “ÖZGÜR BASININ GELENEĞİNDE HAKİKATİN SESİNİ DUYURMA VAR”

    Yine gazetenin editörlerinden olan Reyhan Hacıoğlu da söz konusu saldırının topluma yönelik topyekun bir saldırı olduğunu belirtti. RTÜK yasasından sonra özgür ve muhalif seslerin susturulmak istenmesiyle birlikte böyle bir şeyin beklendiğini ifade eden Hacıoğlu, daha önce KHK’ler ile yapılmaya çalışılan şeyin şimdi TMSF ile yapılmaya çalışıldığını vurgulayarak, “İktidarların doğasında saldırı kapatma varsa özgür basının geleneğinde de hakikatin sesini duyurma doğası var. Özgür basının kapılarına kilit vurarak özgür basının sesini kısamayacağı bilinmelidir.” dedi.

    “TMSF’DEN GELİYORUM DİYEN İSTEDİĞİ BASINA EL KOYABİLİYOR MU?

    DİSK Basın-İş’ten Alp Tekin Babaç ise ortada büyük bir belirsizliğin olduğuna dikkat çekerek “‘TMSF’den geliyorum’ diyen istediği basına el koyabiliyor mu? Matbaaya el koymakla da ‘Bizim istemediğimiz hiçbir şeyi basamazsınız’ mesajı vermek istiyorlar. Hem gazetecilerin hem de matbaacıların haklarını savunacağız” ifadelerini kullandı.

    “HABER İÇİN MÜCADELEYE DEVAM”

    Son olarak konuşan TGS Başkanı Gökhan Durmuş, AKP’nin 2019 seçimlerine giderken tek sesli bir toplum yaratmak istediğini belirtti. Doğan Medya Grubu’nun satılmasına değinen Durmuş, “Geçtiğimiz hafta Doğan Medya Grubu’nun satılmasıyla Türkiye medyasının yüzde 90’ı iktidarın eline geçti. Hala haberi halka ulaştırmaya çalışan medya kuruluşları da işte böyle hedef oluyor. Bu operasyon, bundan sonra yapılacak operasyonların habercisi. KHK’lerin ardından ikinci dalga olarak TMSF eliyle yeni bir dalga başlatıldı. Önümüzdeki günler zor geçecek. Bizler, inadına haber için mücadeleye devam edeceğiz.” (HABER MERKEZİ) 

  • Özgürlükçü Demokrasi merkez binasına polis baskını: Gazeteye kayyum atandı

    Özgürlükçü Demokrasi merkez binasına polis baskını: Gazeteye kayyum atandı

    Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi’nin Beyoğlu’nda bulunan merkez binası ve basımı yapılan matbaa polis tarafından basıldı. Polis aramasından sonra TMSF görevlisinin kaldığı gazete binasında avukatlara, hem gazeteye hem de matbaaya kayyum atandığı bildirildi.

    Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi’nin İstanbul Beyoğlu ilçesinde bulunan merkez binası ve gazetenin basımının yapıldığı matbaa gece yarısı polis tarafından basıldı.

    Özel harekat polisleri tarafından gece saat 00.30 sıralarında yapılan baskınlarda binalar arandı.

    Saat 03.00’e kadar devam eden aramalardan sonra gazete merkez binasına sabah saatlerinde giden avukatlar karşılarında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’ndan (TMSF) gelen görevlileri buldu.

    TMSF görevlileri avukatlara, “Engin Basın Yayın San. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çıkan Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi’ne ve gazetenin basımının yapıldığı Gün Matbaacılık Reklam Film Basın Yayın Tanıtım San. Tic. Şti’ye kayyum atandığını” bildirdi.

    Görevliler, kayyum atamasına ilişkin olarak herhangi bir bilgi veremeyeceklerini ve TMSF’den bilgi alınabileceğini kaydetti. Ayrıca TMSF’de yetkili bir kişinin kayyum olarak gazete ve matbaaya gönderildiği öğrenildi.

    GÖZALTILAR VAR

    Öte yandan hem gazetenin hem de matbaanın bazı çalışanlarının gözaltına alındığı öğrenildi. Ancak gözaltına alınanların kimler olduğu ve kaç kişi oldukları henüz öğrenilemedi.