Etiket: özlem zengin

  • DEM Parti Mersin SGK önünden seslendi: Asgari ücret vergiden muaf tutulsun- VİDEO

    DEM Parti Mersin SGK önünden seslendi: Asgari ücret vergiden muaf tutulsun- VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, asgari ücretin dört kişilik bir ailenin tüm ihtiyaçları gözetilerek, yoksulluk sınırının en az yarısı olacak şekilde, vergiden muaf tutularak belirlenmesini ve emekli maaşlarının yoksulluk sınırının üzerinde olmasını talep etti.

    Bugün Meclis’te 2025 bütçe planlaması görüşülürken, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Örgütü, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) binası önünde basın açıklaması yaptı. ‘Savaşa, soyguna, talana değil ekmek ve adalet için bütçe’ yazılı pankartın açıldığı eyleme Emek ve Demokrasi Platormu bileşenleri ile Akdeniz Belediye Eş Başkanları Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız katıldı. Açıklamayı DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş okudu.

    ÖZLEM ZENGİN’İN SÖZLERİNE TEPKİ

    Açıklamadan önce ülkedeki yoksulluk düzeyi ile ilgili konuşan DEM Parti Ekmek ve Adalet Komisyonu üyesi İhsan Derinöz, İzmir’in Selçuk ilçesinde, elektrikli sobanın devrilmesi sonucu 5 kardeşin hayatını kaybetmesi üzerine AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in anneyi suçlayıcı ifadelerine tepki göstererek, “Bir anne çocuklarını vermek istemeyebilir. Onlar için insanca yaşanacak koşulları devlet sağlayamaz mıydı? Elbette sağlanabilirdi” dedi.

    “KAYYIMLAR BELEDİYELERİ BORÇ BATAĞINA SÜRÜKLÜYOR”

    DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, 2025 bütçe planlamasında dikkat çeken en önemli noktanın özel sektör ve sermayeye sağlanan kolaylıklar olduğunu belirterek; vergi affı, teşvik ve desteklerin zengin ve sermaye sahibi şirketlere uygulanacağını söyledi.

    Son günlerde gündemde olan kayyım meselesine değinen Kuş, “Kayyımlarla mücadele ettiğimiz bugünlerde geçmiş dönemlerden kalma kayyımların borç batağına sürüklediği belediyeleri hatırlatmak istiyoruz. Nereye harcandığı belli olmayan belediye bütçeleri halklara, kadınlara ve kentlere ayrılması gereken bütçenin birkaç kişinin lüksü ve şatafatı için telef edilmiştir. Bu nedenle kayyım mücadelesinde ısrar etmenin ekonomik mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz” sözlerini kullandı.

    “HÜKÜMET HALKLA DALGA GEÇİYOR”

    Kuş, yoksulluğun çocukların hayatına mal olduğunu kaydederek, sosyal yardımların yoksullara sadaka ve sus payı olarak verildiğini dile getirdi. Kuş, “Hükümet, ekonomik planlamasını sınırlı sosyal yardımlarla yoksulun en konforsuz ve sefil bir seviyede kalması, yandaş sermayedarların ise daha da zenginleşmesi üzerine yapmakta ısrarlı. Kira artışı ya da fiyat artışı yaparken zengini sınırlamayan hükümet, yeri gelince de bu artışlar yüzünden enflasyonu düşüremiyorum diyerek bizimle dalga geçiyor. Yoksullara sadaka ve sus payı olarak verilen sosyal yardımlar çocukları her geçen gün daha da güvencesiz ve insanlık dışı bir durumda bırakıyor. Sosyal projelere, eğitime, kadınlara ve güvencesiz çalışanlara hiç pay ayırmayarak giderek artan Türkiye toplumsal yapısını ahlaki, sosyal ve eğitim açısından daha çökertmek istiyor” diye konuştu.

    TALEPLER SIRALANDI

    Emekçiden, dar gelirli ve dezavantajlı olandan yana olacaklarını vurgulayan Bedriye Kuş, talepleri şöyle sıraladı:

    “-Asgari ücret yoksulluk sınırının en az yarısı olacak şekilde belirlensin,

    – En düşük emekli maaşı en az yoksulluk sınırının yarısı düzeyine çıkartılsın,

    – Emeklilere en az 25 bin lira bayram ikramiyesi verilsin,

    – Tüm kamu emekçilerinin ve emeklilerinin 3.600 ek gösterge hakkını derhal sağlansın,

    – Kadın istihdamındaki cinsiyet temelli ayrımcılığı ortadan kaldıracak önlemler alınsın,

    – Her mahalleye ücretsiz kreş açılsın,

    – Tarlada, atölyede, evde kayıtsız çalışan kadınlara güvence ve eşdeğer işe eşit ücret sağlansın,

    – Ev içi emeği görülmeyen kadınların sağlık ve emeklilik primleri bütçeden ödenerek emekli olmalarını sağlansın,

    – Gençlere yönelik aktif istihdam politikalarını hayata geçirip, genç işsizliği ortadan kaldırılsın,

    – Tüm engelli gruplarına şartsız olarak temel yurttaşlık geliri ödensin,

    – Kamuda engelli istihdamı kotası yüzde 10’a yükseltilsin,

    – Engellilerin tüm destek araç ve gereçlerini ücretsiz olarak karşılansın,

    – Şehir içi toplu taşımayı ücretsiz olsun,

    – Yoksul ailelerin okul giderleri kamu tarafından karşılansın,

    – Yoksul ailelere kira desteği sağlansın.”

    PİRHA/ MERSİN

  • AKP’li Özlem Zengin: Cumartesi Anneleri bu hafta toplantılarını gerçekleştirecek

    AKP’li Özlem Zengin: Cumartesi Anneleri bu hafta toplantılarını gerçekleştirecek

    PİRHA- AKP’li Özlem Zengin, Cumartesi Anneleri’nin 1000. hafta eylemine bu hafta izin verileceğini söyledi.

    AKP’li Özlem Zengin, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamada, “Cumartesi Anneleri, geçtiğimiz haftalarda beni ziyarete geldiler. Diğer siyasi partileri de ziyaret ettiler. Neticesinde hem İçişleri Bakanımızla hem Sayın Valimizle görüşmelerimiz oldu. Ayın 25’inde toplantılarının 1000’incisini yapacaklar. Biraz evvel Sayın Valimizle de teyit ettim. Kendileri bu toplantıyı gerçekleştirecekler. Zaten her hafta yapmaya devam ediyorlar. Daha geniş bir katılımla bu hafta toplantılarını yapacaklar. Burada ince bir çizgi var. Bizim için Cumartesi Anneleri’nin hassasiyetleri, acıları önemli ama bu acılardan yola çıkarak bir farklı yöne yönelinmesine de bunun suistimal edilmesine de müsaade etmemek gerekiyor. Bize düşen hukuken de yapılması gerekenlerin takibidir” dedi.

    NE OLMUŞTU?

    Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta buluşmasına düzenlenen polis saldırısında 23 kişi gözaltına alınmış, ardından 46 kişiye ‘Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet’ suçlamasıyla dava açılmıştı.

    1995’te gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın ablası Maside Ocak, kolluk görevlileri ve amiri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Ancak Başsavcılık ‘soruşturmaya yer olmadığına’ karar vermişti. Ardından başvurduğu İstanbul Sulh Ceza Hakimliği de itirazı kesin olarak reddedince Ocak, dosyayı AYM’ye taşımıştı. Başvuruyu görüşen Yüksek Mahkeme, 2023 yılında, oy birliğiyle “Kötü muamele yasağının ihlal edildiği” iddiasının kabul edilemez olduğuna hükmetmişti. Ancak Anayasa’nın 34. maddesinde düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine oy çokluğuyla karar verilmişti. Karara karşı oy kullanan tek isim ise İçişleri Bakan Yardımcısı iken AYM üyeliğine atanan Muhterem İnce olmuştu. AYM ayrıca başvurucuya 13 bin 500 lira manevi tazminat ödenmesini kararlaştırmıştı.

    AYM, Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta eylemine yönelik polis saldırısına ilişkin mayıs ayında bir hak ihlali kararı daha vermişti. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri’nin başvurusunda yüksek mahkeme toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine oy birliğiyle hükmetti.

    Cumartesi Anneleri/İnsanları 2023 nisan ayının ilk haftasından bu yana her cumartesi yeniden Galatasaray Meydanı’na çıkmak istiyor ancak AYM’nin kararı Beyoğlu Kaymakamlığı’na tebliğ edilmesine rağmen Cumartesi Anneleri’nin eylemlerine izin verilmiyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • AKP’li kadın vekilden polisin cinsel saldırısına tepki çeken yorum

    AKP’li kadın vekilden polisin cinsel saldırısına tepki çeken yorum

    AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Merve Demirel adlı öğrencinin polisin cinsel saldırısına maruz kalmasına ilişkin, ‘Bir telaş içerisinde, bir kişiyi arabaya yerleştirmeyle alakalı telaşın verdiği yanlış bir hareket’ dedi.

    AKP Milletvekili Özlem Zengin, polisin gözaltına alırken cinsel saldırıda bulunduğu kadın öğrenci Merve Demirel’e ilişkin tepki çeken bir yorumda bulundu.

    Zengin, Merve Demirel’e ilişkin, “Bu görüntülerde, özensizlik içerisinde bir tavır görüyorum. Bir telaş içerisinde bir kişiyi arabaya yerleştirmeyle alakalı telaşın verdiği bir yanlış hareket var. Keşke orada bir kadın polis olsaydı, onlar müdahil olsalardı” dedi.

    Geçen cumartesi günü Ankara’daki Sakarya Caddesi’nde gözaltına alınan Demirel’e polisin tacizde bulunduğu görüntüleri TBMM Genel Kurulu’nda gündeme getiren Zengin, böyle bir konuyu, çok dengeli bir muhakeme ile götürmek gerektiğini belirtti.   (HABER MERKEZİ)

  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanına göre eğitim arttıkça şiddetin kalitesi artıyormuş

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanına göre eğitim arttıkça şiddetin kalitesi artıyormuş

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Özlem Zengin, “Eğitim arttıkça şiddetin kalitesi artıyor. Daha inceltilmiş bir şiddet var; kaşıyla, gözüyle, ekonomik olarak yapmak istediğini engelleyerek, kadının ruhsal özgürlüğünü sınırlayarak. Yani gören gözler için şiddet hep var sadece farklı” dedi.

    Kadına şiddet konusunda farkındalık oluşturmak için konusunda uzman birçok kişiyi bir araya getiren Kadına Şiddetle Mücadele Çalıştayı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Av. Özlem Zengin, “Eğitim arttıkça şiddetin kalitesi artıyor. Daha inceltilmiş bir şiddet var; kaşıyla, gözüyle, ekonomik olarak yapmak istediğini engelleyerek, kadının ruhsal özgürlüğünü sınırlayarak” dedi.

    Altınbaş Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi, Türkiye’nin sürekli olarak devam eden ve en büyük toplumsal sorunlarından biri olan kadın şiddeti ile ilgili panel düzenledi. Gerçekleştirilen çalıştaya Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Av. Özlem Zengin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Karabay, Avcılar Belediye Başkanı Dr. Handan Toprak Benli, Altınbaş Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ali Altınbaş, Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin, iş dünyasından kadınlar, şiddete maruz kalmış aileler, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

    “HUKUKSAL DÜZENLEMELERE İHTİYAÇ VAR”

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Av. Özlem Zengin Türkiye’de kadın şiddeti konusunda olay sonrası hukuki sürecin yeterli olduğundan, asıl çalışılması gereken konunun artık olay olmadan önceki aşamalar olması gerektiğini söyledi. Zengin, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Türkiye’de kadın meselesi çok dinamik bir mesele. Devamlı değişen ve gelişen bir yapısı var. Kadın meselesinin Türkiye’de kesinlikle siyasi partiler açısından ortak bir mesele olduğunu düşünüyorum. Türkiye özellikle olay anı ve sonrasına dair hukuken çok yol aldı. Şu an gitmemiz gereken yol olay olmadan önceki aşama. Yani koruyucu hukuk dediğimiz aşama ile ilgili yol almamız gerekiyor. Olduktan sonra çözümler belli, asıl mesele öncesi. Bazen rakamlar üzerinden konuşuyoruz hep ‘şu kadar kadın şiddet gördü, şu kadarını engelledik’ gibi. Mesele sayının bin ya da 10 bin olması değil 1 kadın bile şiddete uğruyorsa hepimizin meselesidir” diye konuştu.