Etiket: panaroma

  • Aleviler, 2024 Yılında da iktidarın asimilasyon girişimlerine karşı büyük direniş gösterdi-VİDEO

    Aleviler, 2024 Yılında da iktidarın asimilasyon girişimlerine karşı büyük direniş gösterdi-VİDEO

    PİRHA- Aleviler için 2024 yılı direniş yıl oldu. Anyı zamanda iktidarın inkar ve asimilasyon politikaları da devam etti. AKP-MHP iktidarının kurduğu, Alevi toplumunun ‘Alevi Diyaneti’ olarak tanımladığı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Aleviliği tanımayan cemevlerinin maddi ihtiyaçlarını karşılayınca Alevilerin taleplerini karşıladığını iddia eden politikalarına karşı Alevi toplumu ve kurumlarının da “Tanımıyoruz!” başlıklı direnişi 2024 yılına damgasını vurdu.

    Aleviler nezdinde 2024 yılı, bir önceki yıllar gibi iktidarın Alevilere karşı yürüttüğü kültürel ve inançsal asimilasyon saldırılarına, Alevi toplumu ve kurumlarının da bu saldırılara karşı mücadelesinin sürdüğü bir yıl oldu.

    Aleviler, 2024 yılında, Türkiye ve dünyanın bir çok merkezinde yaptıkları eylem ve etkinliklerle, Alevi toplumunun yok sayılan kimliğini ve eşit yurttaşlıktan kaynaklı ortaya çıkan haklarını savunmaya devam etti.

    AKP-MHP iktidarı, Alevi toplumunun ‘Alevi Diyaneti’ olarak tanımladığı Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı eliyle Alevi toplumunu ‘böl-parçala-yönet’ politikasıyla ayrıştırmaya ve çeşitli vaatlerle yanına çekmeye çalıştı. Alevi toplumu ve kurumlarıysa, 2024 yılı boyunca bu politikaya karşı Hacı Bektaş Veli’nin ‘Bir olalım, diri olalım, iri olalım’ sözünü haykırarak, “Devletin Alevisi olmayacağız” dediler.

    AKP-MHP İKTİDARI ALEVİLERİN ASİMİLASYONUNA DÖNÜK ÇALIŞMALARINA ALEVİLER YIL BOYUNCA DİRENDİ!

    AKP-MHP hükümeti, Alevilere karşı yeni hamlesini Eylül 2022’de uygulamaya koyarak, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Kültür Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu. Devlet, Alevilerin varoluşsal haklarını ve meşru demokratik taleplerini karşılamak ve anayasal güvenceye almak yerine, inkarda ısrar ederek, başkanlık eliyle Alevileri bölmeye çalıştı.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, İlahiyat görevlilerine, islamcı akademisyenlere “Alevi Ansiklopedisi” hazırlatırken, yıl boyunca kentlerde yaptıkları toplantılara, üniversitelerde yaptıkları etkinliklere katılım zorunluluğu getirdi.

    AKP/MHP iktidarı, uzun yıllardır dinselleştirmek için çabaladığı eğitim sistemini ÇEDES projesiyle bir üst aşamaya taşıdı. İmam, müezzin gibi din görevlilerinin okullarda görevlendirilmesinin yanında, İzmir ve Eskişehir’de okullarda olması gereken öğrencileri, camilere taşımak için çalışma başlattı.

    Cemevi Başkanlığı bu kez ‘Alevi-Bektaşi Deyiş, Nefes, Semah, Duaz-ı İmam ve Muharremiyye Güzel Okuma Ses Yarışması’ düzenleme kararı aldı. Yarışmaya başta zakirler ve aşıklar olmak üzere Alevi toplumu tepki göstererek, “Bu Yol aşk ile yürütülen bir yoldur” dedi.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, yıllardır Alevi kurumları tarafından yapılan Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri’ne müdahale etmek amacıyla “alternatif” etkinlik düzenledi. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın etkinliğine katılan sanatçılar, boş sandalyelere konser verirken, Alevi kurumları yürüyüş ve oturma eylemleriyle iktidarın tavrını protesto etti.

    AKP-MHP hükümeti Alevi Bektaşi Ansiklopedisi için çalışma başlattı. Alevi Bektaşi Ansiklopedisi’ni hazırlayan kadronun Sünnilerden/ilahiyatçılardan oluştuğu biliniyor. Alevi inancı üzerindeki asimilasyon politikaları tartışılmaya devam ederken Alevi kurumları, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bünyesinde hazırlığı yapılan Alevi-Bektaşi Ansiklopedisi çalışmasını eleştirdi.

    Alevi toplumu ve kurumları devletin ÇEDES başta olmak üzere sürdürdüğü inkar ve asimilasyon politikasına karşı eylem ve etkinliklerle cevap verdi.

    İşte Aleviler açısından 2023 yılında yaşananlar:

    ALEVİ KURUMLARI HACI BEKTAŞ’TA!

    *61. Ulusal 35.Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, Alevi örgütlerinin Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda yaptığı oturma eylemi ile başladı.

    *Alevi örgütleri hükümetin düzenlediği Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerini protesto etmek için Hacıbektaş’ta bir araya geldi.
    Yapılan toplantının ardından Alevi örgütlerinin Genel Başkanları Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamadan sonra dergahın birinci avlusunda oturma eylemi yapılarak Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın düzenlediği anmaya tepki gösterildi.

    *MHP’nin desteğiyle AKP hükümeti tarafından kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, Alevi federasyonlarını yok sayarak Hacıbektaş’ta program düzenlemesi tepkilere neden oldu. Hükümetin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı eliyle bugün Hacıbektaş’ta düzenlediği etkinliğe sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verdiği karta sahip olanların katılmasına izin verildi. Etkinliğe alınmayan halk ise duruma barikatların ardından tepki göstererek, “Sandalyeler içeride boş duruyor ama bizi içeri almıyorlar” dedi.

    ALEVİ KADINLAR, 2024 YILINI HAREKETLİ GEÇİRDİ

    *Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Antalya Şubesi tarafından yapılan “Alevi Kadınlara Yönelik Ayrımcılığa Karşı İşbirliği” çalıştayında başta Alevi kadınlar olmak üzere, toplumda eşitsizliğe maruz bırakılan tüm kadınların sorunları konuşuldu. Çalıştayda kadınlara yönelik yapılan saldırılara karşı mücadele vurgusu yapıldı.

    *Alevi Bektaşi Federasyonu bünyesinde kurulan Alevi Kadın Meclisi, kuruluşunun da ilan edileceği 1. Kadın Konferansı’nı 3 Şubat’ta Ankara’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde gerçekleştirdi.

    *Alevi ve göçmen toplumları ile kadınları destekleyen çalışmalarıyla tanınan Zeynep Yeşilyurt, 2024 Avustralya Üstün Hizmet Madalyası’na layık görüldü.

    *Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), Kuzey Bölge Temsilciliği Bileşenleri üyesi kadınların düzenlediği ve 2-4 Şubat tarihleri arasında Almanya’nın Lüneburg kentinde 1. Alevi Kadın Kampı düzenlendi.

    *Toplumun tepkiyle karşıladığı Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesine yönelik Alevi toplumunun itirazı sürüyor. ÇEDES uygulamanın iptali için Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi de harekete geçerek ve imza kampanyası başlattı. “ÇEDES projesi iptal edilsin!” başlığı ile change.org üzerinden 22 Haziran tarihinde imza kampanyası başlatan Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi’nin çağrısı ile imza verenlerin sayısı 10 bin oldu.

    *DAD Kadın Meclisi, kadına yönelik şiddetle mücadele günü kapsamında bir çok kentte açıklama yaparak, etkinlik düzenledi.

    *Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, 3 günlük eğitim kampı düzenledi. Program dahilinde Avrupa’da yaşayan kadınların örgütlenme süreçlerinin yanı sıra çözüm önerileri de ele alındı.

    ALEVİ TOPLUMU ÇEDES’E KARŞI MÜCADELESİNİ SÜRDÜRDÜ

    *Aleviler; ÇEDES ve zorunlu din derslerine karşı bu yıl da çalışmalarını sürdürdü.

    *AKP-MHP hükümetinin yürürlüğe koyduğu “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) projesi kapsamında laik eğitim karşıtı uygulamalar sürüyor. Okullarda derslere giren imam ve vaizler, din içerikli derslere katılmaya devam ederken, bu yıl öğrenciler camiye götürülmeye çalışıldı.

    *İzmir Bornova’da 7’si anaokulu, 32’si ilkokul, 27’si ortaokul ve 33’ü lise tam 99 okuldaki öğrencilere, eğitim verilecek caminin adresi bildirildi. İzmir Fen Lisesi’ne de eğitimi belli olmayan Ahmet İnce adlı bir Kuran Kursu öğreticisi görevlendirildi. Bornova Alevi Bileşenleri, Bornova’da 99 okula ÇEDES Protokolü kapsamında atanan imamları protesto etmek amacıyla Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada “Karanlığa teslim olmayacağız” denirken, açıklama sonrası nöbet eylemi başlatıldı.

    *Mersin Cemevi, ‘değerler eğitimi’ adı altında okullara imam ve din görevlilerinin atanmasını sağlayan Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) protokolüne karşı kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla konferans düzenledi. Konferansa Mezitli ve Toroslar Cemevi yöneticileri, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, kentteki emek ve demokrasi kurum temsilcileri, çok sayıda öğretmen ve yurttaş katıldı.

    ALEVİLER YIL BOYUNCA BASKI, TEHDİT, GÖZALTI VE TUTUKLAMAYLA KARŞI KARŞIYA KALDI

    *Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek, Ardahan’daki Alevi dedeleri, Cemevi başkanları ve 28 Alevi köyü muhtarlar ile yaptığı toplantıda, muhtarlardan köylerindeki cemevlerini Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlanmalarını istedi. İçişleri Bakanlığı Bakan Müşaviri Esma Ersin’in de bulunduğu toplantıda Muhtar Şahismail Güyük Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına bağlanmaya karşı çıktığı için gözaltına alındı, muhtarlığı düşürüldü, yerine kayyım atandı. Tepkiler üzerine kayyım yerine birinci aza atandı. Şahismail Güyük, Alevi olduğu ve haklarını savunduğu için gözaltına alındığını ve yargılandığını söyledi. Alevi toplumu Güyük’e sahip çıkarak, kayyım atanmasını kınadı.

    *DAD Mersin Şube Eş Başkanı Hüseyin Aral hakkında, idam edilen Seyit Rıza ve arkadaşlarının anmasında yaptığı açıklamadan dolayı, “Halkı kin ve düşmanlığı teşvik” gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Mersin Adliyesi’ne çıkarılan Aral, yurt dışı yasağı konularak serbest bırakıldı.

    *Sivas/Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 insanı anma programına katılmak için Türkiye’ye gelen İsrafil Erbil, 1 Temmuz’da İstanbul havaalanında gözaltına alındı. 2019 ve 2020 yıllarında Maraş Katliamı’nı ve katliamcıları lanetlediği konuşmalar gerekçesiyle gözaltına alınan Erbil, İstanbul Havalimanındaki nöbetçi adliyede ifade verdikten sonra serbest bırakıldı. Britanya Alevi Federasyonu Kurucu Başkanı İsrafil Erbil’in, Maraş Katliamı ile ilgili sözleri nedeniyle yargılandığı davanın görülen karar duruşmasında mahkeme, Erbil’e 7080 TL adli para cezası verdi.

    *Sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle sabah erken saatte evlerine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınan ve ardından Balıkesir Terörle Mücadele Şubesi’nde ifadesi alınan Alevi Kültür Dernekleri (AKD)Burhaniye Şube Başkanı Muharrem Keskün, Balıkesir Eski Devlet Hastanesi’ndeki sağlık kontrolünün ardından serbest bırakıldı.

    *PİRHA Mersin Muhabiri Diren Keser, evine yapılan baskınla gözaltına alınıp tutuklandı. Keser’in tutuklanmasına tepki göstermek için PİRHA ve CAN TV’deki çalışma arkadaşları basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Meslektaşımız ve mesai arkadaşımız Diren Keser’e verilen ceza da esasında özgür basına, doğru habere, muhalefetin sözüne, habercilik kimliğine verilmiş bir cezadır” denildi. Alevi kurumları da Diren Keser’in serbest bırakılmasını istedi.
    PİRHA Mersin Muhabiri Diren Keser, tutuklu bulunduğu cezaevinden avukatı aracılığıyla mesaj göndererek, “İktidarın gazetecilere yönelik susturma hamlelerine karşı hakikatin peşinde koşmaya devam edeceğiz. Cezaevinde de olsam gazetecilik yapmayı sürdüreceğim” dedi. 10 Önce sosyal medyada paylaştığı haberler nedeni ile toplamda 10 ay tutuklu kalan gazeteci Diren Keser 1 Ağustos’da tahliye edildi.

    *İstanbul’da 12 Şubat günü İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınıp, yurt dışına çıkış yasağı konularak serbest bırakılan Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Onursal Başkanı Mehmet Ali Çankaya, Erzincan Sulh Ceza Mahkemesi Anayasa Suçlar Masası’nda hakim karşısına çıktı. Çankaya’nın yurt dışı yasağı kaldırılarak, duruşma 18 Mart’a ertelendi.

    *Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ile Antep Şube Başkanı olarak atanan Hasan Çolak hakkında İhtiyati Tedbire Muhalefet” nedeniyle hapis cezası verildi. Ankara’da 1 Mart 2024’te yapılan duruşmada AKD Genel Başkanı Yılmaz ile Antep Şube Başkanı Çolak hakkında 3 gün disiplin hapsi cezası uygulanması yönünde karar çıktı. Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, İzmir Bayraklı Adliyesi’ndeki işlemleri sonrasında cezaevine girdi.

    *Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş tutuklandı. Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nden Silivri Hapishanesi’ne sevk edilen Odabaş, tutuklanmadan önce agresif yumuşak doku tümörleri tedavisi görüyordu. 4 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi.

    *Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek hakkında 2016 yılında ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla açılan davada verilen 7,5 yıl hapis cezası onandı. Kırmızıçiçek’e verilen 7,5 yıllık hapis cezasına yurttaşlar, tepki gösterdi.

    *TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ile TV10 programcısı Veli Haydar Güleç’in yargılandığı davadan karar çıktı. Mahkeme, her iki isim için örgüt üyeliği yönünden beraat kararı verirken, Veli Büyükşahin’e propaganda suçundan 1 yıl 3 ay 22 gün, Veli Haydar Güleç’e ise 1 yıl 6 ay 22 gün ceza verdi.

    *Sanatçı Cihan Çelik’e, Koçgiri Katliamı’na ilişkin yazılan ‘Koçgiri Başladı Harba’ isimli şarkıyı seslendirdiği gerekçesiyle ‘örgüt propagandası yapmak’ suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Savcılık, Çelik’e ‘örgüt propagandası yapmak’ suçlamasından ceza verilmesini talep ederken Çelik ve avukatı mütalaaya karşı savunma yapmak üzere süre talebinde bulundu. Bunun üzerine mahkeme, duruşmayı 18 Şubat 2025 tarihine erteledi.

    *Yazar Ayhan Aydın hakkında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik yaptığı sosyal medya paylaşımları nedeniyle dava açıldı. Aydın, 9 Temmuz Salı günü saat 09.30’da İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ifade verdi.

    *AABF Yönetim Kurulu Üyesi Enver Uzungeliş, Türkiye’ye giriş yaptığı sırada pasaport kontrolünde gözaltına alındı.

    *Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkan Yardımcısı Hasan Gülüm sabaha karşı evinden gözaltına alındı. İfadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.

    ALEVİLERE YÖNELİK AYRIMCI POLİTİKALAR BU YIL DA DEVAM ETTİ

    *6 Şubat depremlerinde ağır hasar görerek yıkılan Narlı Cemevi’nin inşası devam ediyor. AKD Narlı Şubesi Başkanı Tahir Ortaş, devletin Alevi ve Kürt yerleşim bölgelerine yardım etmediğini ifade ederek, “Biz bundan dolayı ciddi bir projeye adım atmak istedik. Valilik, bizler için ayrılan bütçeyi almak için Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı ile protokol imzalamamızı istedi. Böyle bir kuruma karşı olduğumuzu söylediğimizde projeye maddi destek sunmayacaklarını beyan ettiler” dedi.

    *İzmir Karabağlar’da Alevi köyünde kaçak olarak inşa edilen İsmailağa Cemati’ne ait yurt ve Kur’an kursu binası yıkım kararı olmasına rağmen faaliyetlerine başladı.

    *Sivas’ın Kangal ilçesinin Tekke (Samut) köyüne 500 metre mesafede mermer ocağının açılmasına itiraz eden köylüler Samut Baba Türbesi önünde yaşam nöbeti başlattı.

    *Aleviler, Çorum’un Osmancık ilçesinde Koyunbaba Türbesi’ne cami yapılmasına tepki gösterdi.

    *Dersim Alevileri için kutsal sayılan en önemli yerlerden birisi olup son yıllarda doğal güzellikleri nedeniyle turizme de açılan Munzur Gözeleri’nin 1. Derece doğal Sit alanı olmaktan çıkarılıp, statüsünün 2’nci dereceye düşürülmesine karşı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Dersim İl Koordinasyon Kurulu, bu kararının iptali yönünde Erzincan İdare Mahkemesi’ne dava açmıştı. Açılan bu dava kapsamında mahkeme heyeti, 1 Kasım’da Munzur Gözelerinde keşif yaptı. Kamuoyunda ciddi tepkilere yol açan bu karar Alevi kurumları, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve yurttaşlar tarafından protesto edildi.

    *Tokat’ın Reşadiye ilçesine bağlı Güllüce köyünde cemevi-cami projesi kapsamında yapılan binada ezan okunuyor. Alevi oldukları halde günde 5 defa ezan okunmasına karşı çıkan köylüler, ezan okunmasının asimilasyon faaliyeti olduğunu, Aleviliğin bitirilmek istendiğini belirttiler.

    *Kırşehir-Nevşehir il sınırları arasında uzun zamandır altın madeni arama sondajları yapan altın şirketleri, Keşlik bölgesinde altın sondajları başlatılacağı, Hırka Dağı’nda Hacı Bektaş Veli’nin altında yattığı belirtilen ardıç ağacının olduğu bölgede de uranyum arandığı haberleri tepkilere neden oldu. Alevi-Bektaşi inancında kutsal kabul eldilen Aslanağzı suyu tehdit altında.

    *İstanbul Karaağaç Alevi Bektaşi Dergahı’na AKP tarafından hileli satış yöntemiyle el konularak İl binası yapılmış ancak yıkım sırasında külliye alanındaki tüm mezarlar ve tarihi eserler tahrip edilerek yok edilmek istenmişti. Alevi Bektaşi Eğitim ve Kültür Vakfı açtığı davayı kazanırken, AKP tarafından tahrip edilip yerinden edilen Karaağaç Alevi Bektaşi Dergahı’na ait mezar taşları yeniden dergahtaki yerlerine bırakıldı.

    *Elbistan’a bağlı Yapılıpınar, Gülpınar, Sevdilli, Yalıntaş, Yoğunsöğüt köyü ile birlikte Serçekuyusu, Kocapınar, Karakuyu mezralarına ulaşım hala toprak yollar ile sağlanıyor. Durumdan şikayet eden köylüler yetkililerden yol yapılmasını talep etti. Köylüler, çok defa dilekçe vermelerine rağmen geri dönüş yapılmadığını söyledi. Kışın ulaşımın daha da zorlaştığını dile getiren köylüler, mağdur olduklarını belirttiler.

    *Kırıkkale’nin Delice İlçesine bağlı Büyükavşar yerleşkesi, geçmiş yıllarda belde belediyesi statüsünü dahi elde etti ancak yine de yol hizmeti alamadı. Yöre halkı, Alevi olmaları nedeniyle yollarının yapılmadığını dile getirdi.

    *Ardahan’ın çoğunluğu Alevilerden oluşan Damal ilçesinde 14’e yakın köy okulu kapatıldı. Bölge halkı Damal’ın merkezine açılması planlanan imam hatip ortaokulu nedeniyle köylerde bulunan okulların kapatıldığını ve amacın Alevilerin çocuklarını imam hatip okuluna göndererek asimile etmek olduğunu belirtti.

    *Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 11-13 Haziran’da toplandı. Aleviler tarafından açılan davalara ilişkin alınan ara kararda Türkiyeli yetkililerin, zorunlu din eğitiminden vazgeçmeleri için uygun seçenekler sunması yönünde vurgu yapıldı. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Aralık 2024 sonuna kadar öngörülen tedbirler hakkında Türkiyeli yetkilileri bilgi vermeye davet etti.

    *Dersim’in Hozat ilçesinde bulunan Dersim 38 Duvarı’nda bulunan fotoğraflar Hozat Kaymakamlığı emriyle polis tarafından yerinden söküldü.

    *Tokat Almus Kaymakamı kendisine teşekkür etmeyen Hubyar Köyü muhtarına küsüp yapması gereken hizmetlerden vazgeçti. Durumu yerinde inceleyen Ali Kenanoğlu, “Alevi, Sünni ayrımcılığı yapmayın, hizmeti eşit götürün. Sarıören köyüne hizmet yapılırken Hubyar köyüne hizmet götürülmeyeceğine dair verilen söz kabul edilemez” dedi.

    *Alevilerin yoğunlukta yaşadığı Amasya’nın Kirazlıdere Mahallesi’nde, 7 Temmuz gecesi birçok evin kapısına “Hacet Namazı” başlıklı bildiri bırakıldı. Hangi örgüte ait olduğu bilinmeyen notta, Hacet Namazının nasıl kılınacağına dair detaylar yer alıyor. Muharrem ayının ilk gününde yaşanan olay, mahalleliler tarafından tepkiyle karşılandı.

    Tarsus T Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan Gazeteci Diren Keser ve İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz’ın, dede ile görüşme talebi kabul edildi.

    *Cemevlerinin Aydınlatma Giderlerinin Ödenmesine Dair Kültür ve Turizm Bakanlığı Yönetmeliği, 20 Nisan’da Resmi Gazete’de yayınlandı. Aleviler, cemevlerinin aydınlatma giderlerinin ödenmesine dair Kültür ve Turizm Bakanlığı Yönetmeliği’yle ayrımcılık yapıldığı, cemevi binasında bile ayrışmaya gidildiği gerekçesiyle tepki gösterdi.

    *HÜDA-PAR Dersim Belediye Başkan adayı Muhammet Ata Yüksel’in verdiği bir röportajda “HÜDA-PAR bir Alevi partisidir’’ sözlerini dile getirmesi Alevi toplumunun büyük tepkisine neden oldu.

    *Dersim’in doğasına, kültürüne, diline, inancına yönelik saldırılar devam ediyor. Dersim’de her geçen gün yeni maden sahaları açılıyor. 145 maden projesinin bulunduğu Dersim’de, şimdi de 60 kilometre uzunluğundaki Munzur Dağları’nın tamamı maden sahası ilan edildi.

    *Avusturya hükümeti, ülkedeki Alevilere İslam dayatmasında bulunarak Aleviliğin bağımsız/özgür bir inanç olduğunu kabul etmiyordu. AİHM’ye başvuran AABF, Aleviliğin bağımsız bir inanç olduğunu belirtti, 4 yıl sonra mahkeme Alevileri haklı, Avusturya hükümetini ise haksız buldu. Federasyonun Onursal Başkanı Mehmet Ali Çankaya, mahkeme kararının büyük bir kazanım olduğunu söyledi.

    *Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri’nin 26 Şubat’ta yapacağı 55. dönem toplantıda din dersinin yanında Alevilere yönelik ayrımcı politikalar da görüşüldü. Alevi Düşünce Ocağı, Türkiye’deki duruma ilişkin BM Yüksek Komiserliği’ne bir bilgi raporu gönderdi. Raporda, Türkiye’de Alevi toplumunun eşit vatandaşlık haklarından yararlanamadığı, Türkiye hükümetinin Alevilerin haklarını sağlamakta isteksiz davrandığı vurgulandı.

    *AİHM kararlarının uygulanıp uygulanmadığını denetlemek üzere Strazburg’da toplanan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, her devletin AİHM kararlarına uyma yükümlülüğünün altını çizerek, Türkiye’de inanç özgürlüğü ile zorunlu askerlik ve din eğitimi konularında ilerleme çağrısında bulundu.

    *Okmeydanı Cemevi’nde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un davası Çağlayan Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Sanık Sezgin Korkmaz’a 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Avukatlar ve Kurt’un ailesi “Adalet istiyoruz” diyerek karara tepki gösterdi.

    *Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde hayatını kaybeden 33 kişinin yakınlarının 10 yıl önce yaptıkları bireysel başvurusunu 15 Şubat’ta görüştü. Anayasa Mahkemesi, Alevilerin zaman aşımına karşı yaptığı başvurunun ek rapor hazırlandıktan sonra görüşülmesine karar verdi.

    *Adam yayınlarından 1982 yılında çıkan William Faulkner’in ‘Döşeğimde Ölürken’ romanını çeviren ve bir cümlede geçen ‘ensest’ sözcüğünü ‘Kızılbaş’ olarak çevirdiği ortaya çıkan Murat Belge’ye Aleviler, aydınlar tepki gösterdi. Murat Belge’nin derhal özür dilemesi gerektiği belirtildi. Bu arada, kitabın 2021 yılındaki baskısında ‘Kızılbaşlık’ sözcüğünün çıkarıldığı görülüyor.

    *Tokat merkeze bağlı Günçalı köyünde Alevilerin kutsalı olan ve ibadetlerini gerçekleştirdikleri Çal Baba alanına maden ocağı yapılması için ruhsat izni verildi. Ruhsatın iptali için dava açacaklarını belirten DAÇE gönüllü avukatı İsmail Hakkı Atal, AKP’nin Alevi köylerini özellikle hedef aldığını söyleyerek, “Maden ruhsatları Alevilerin köylerini ve inanç yerlerini dağıtmak için bir araç olarak kullanıyor” dedi. Alevi dedesi Muharrem Erkan ise “Bu Alevilere, insanlara, doğaya yapılan en büyük zulümdür” dedi.

    *Muş Varto’da yaşayan O.Ö. isimli kişinin sosyal medyada paylaşılan semah dönme videosunun altına yaptığı ayrımcı/nefret paylaşımı, ilçedeki Alevi vatandaşların tepkilerine neden olmuştu. Bir süre görevden uzaklaştırılan O.Ö isimli kamu çalışanı, hakkındaki suç duyurusuna rağmen tekrar işbaşı yaptırıldı.

    *Çevresel tahribatlarıyla tanınan Koza Altın İşletmeleri, Göle’de yeni bir talan projesini hayata geçirmek istiyor. Yöre halkı ise her türlü maden faaliyetine karşı olduklarını belirterek “Bu projelerde daha çok siyasi faaliyet yürütülüyor. Özellikle Alevi ve Kürt köylerinde maden çalışmaları yapılıyor” ifadelerini kullandı.

    *Aydın’ın Bozdoğan ilçesindeki Tahtacı köyü Alamut’ta JES projesi yapılmak isteniyor. Alamutlular, “Yaşam alanımız yok edilmek isteniyor. Bu köyü haritadan silmek istiyorlar. Biz bunları Akbelen’den, Bergama’dan, Kaz Dağları’ndan, Cerattepe’den ve en son Erzincan İliç’ten tanıyoruz” diyerek projeye tepki gösterdi.

    *Kars Sarıkamış’a bağlı Aşağısallıpınar köyüne kaymakamın hizmet getirme sözü karşılığında, ‘Bu köye cami yapılacak. Camisiz hiçbir köy kalmayacak’ diretmesi sonrasında cami yapılmıştı. Aradan geçen 4 yılda camiye imam atanmadığı ve köy halkından kimsenin gitmediği belirtildi. Köylüler caminin cemevine çevrilmesini istiyor.

    *Hacıbektaş Belediyesi, Hacıbektaş Veli Dergahı içerisindeki bir kısım araziyi (174 Ada 7 Parsel) Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne sattı. 4 Ağustos 2022 tarihinde verilen kararla birlikte 9 milyon 24 bin TL karşılığında söz konusu arazi Hacıbektaş Veli Tekke ve Cami Vakfı’na devredildi. Dergâh içerisinde yer alan araziye geçtiğimiz yıllarda şadırvan yapılmak istenmiş ancak, Alevi toplumunun tepkileri üzerine geri adım atılmıştı.

    *Alevilere yönelik nefret saldırıları son bulmuyor. Üniversite öğrencisi F.B.’ye oda arkadaşları işkence yaptı. Kesici aletle yaralanan F.B., ‘Alevi olduğum için yaptılar’ dedi. İşkence gören öğrenci, saldırganların kendisine, “Alt ırksınız. İtlaf edilmeniz lazım. Köle olduğunuzu kabullenmelisiniz. İtaat etmek zorundasınız. Seni bu odada istemiyoruz. Buradan gitmezsen seni öldürürüz” dediklerini de aktardı. Bir çok Alevi kurumu işkenceye uğrayan öğrenciye sahip çıkarken, üniversite yönetimi soruşturma başlattığını açıkladı.

    *Malatya’nın Hekimhan ilçesinin Alevi köyü Hasançelebi’ye halkın talebi olmadan imam atandı. Muhtar Ali İhsan Durak, benzer girişimin yıllar önce de olduğunu belirterek, “Geçmişte yine bir imam atadılar ancak cemaat olmadığı için 1 yıl kalıp gitti. Üç gün önce aniden ezan sesi duyunca tuhaf olduk. Köylüler bu duruma itirazlarını dile getirecektir” dedi. Megafonla ezan okutulmasına köylüler tarafından tepki gösterildi.

    *Tokat ve Sivas’a bağlı birçok Alevi köy yollarının yapılmasının inançlarından ve siyasi fikirlerinden dolayı yapılmadığını belirten HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, Tokat’ta Alevi ve Sünni köylerinin aynı uzaklıkta olduğu halde Sünni köylerinin hatta mezralarının yollarının ve hizmetlerinin yapıldığına dikkat çekerek, İl ve İlçe yöneticilerinin gerekli hizmetleri eşit şekilde yapması gerektiğini söyledi.

    *Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi, 2023 yılı içerisinde basın taraması sonucu elde ettiği verilere göre; Alevilere, Kürtlere ve mültecilere dönük en az 208 ırkçı ve ötekileştirci saldırının yaşandığını açıkladı.

    *Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Karagöz köyü mevkiinde Dimin Madencilik tarafından yapılması planlanan Krom Ocağı arama ve üretim projesi ile ilgili toplantı, katılım olmadığı için yapılamadı. Dersim sivil toplum örgütleri, köylüler ve muhtarlar tarafından proje protesto edildi. Köylüler, “Bu alanlar bizim hali hazırda üretim yaptığımız alanlar. Her yıl binlerce hayvanın otladığı, tonlarca süt, peynir üretilen, yoğun bir arıcılık faaliyetinin yapıldığı, yüzlerce çeşit bitkiye sahip alanlar” dedi.

    *İlk olarak ajansımız PİRHA’nın duyurduğu ve 300 yıllık Tahtacı Alevi Türkmen köyü olan Uzundere’ye kaçak Kuran kursu ve öğrenci yurdu inşa edildi. 1/1000 ölçekli uygulama imar planında çocuk oyun alanı, park, yol, dere ve ağaçlandırılacak alanda kalan parsele inşa edilen yapı için Karabağlar Belediyesi birden fazla ceza kesti ve yıkım kararı aldı. 50 kişilik maskeli bir grup mahkeme kararıyla yapılmak istenen yıkıma karşı direnirken, emniyet ekip göndermedi. Mülk sahiplerinin yapı ile ilgili Karabağlar Belediyesi’ne ruhsat başvurusunun olmadığı öğrenildi. Binanın imar mevzuatına aykırı olarak zemin artı iki kat olarak yapıldığını tespit edildi.

    *Sivas’ın Kangal ilçesinin Tekke köyüne 500 metre mesafedeki mermer ocağının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ÇED olumlu raporu verilerek açılmasına tepki gösteren köylüler, “Aleviler açısından önemli bir yere sahip olan Samut Baba Türbesi de mermer ocağından etkilenecek. Mermer ocağının çalışması durumunda insanlar artık gelmemeye başlayacak” dedi.

    ALEVİLER; MADIMAK, GAZİ, DERSİM, ÇORUM MARAŞ KATLİAMLARINDA YAŞAMINI YİTİRENLERİ ANDI

    *Alevi kurum başkanları, Maraş Katliamı’nın 46. yılında katliamın yapıldığı Yörükselim Mahallesi’nde yürüyüşle lanetlendi. Yürüyüş sonrası yapılan açıklamalarda, demokratik bir cumhuriyetin inşasının kaçınılmaz olduğuna işaret edilerek, “Birlik olmalıyız, başka seçenek yok. Bu ülke kendi barışını sağlayacak, Suriye’ye ve Ortadoğu’ya yayacak. Bu da Alevilerin birleşmesiyle olacak” denildi.

    *Koçgiri Kültür Derneği, 1921’de Koçgiri’de katledilenleri anarak lokmalarını pay etti. 3 günlük anma kapsamında Sivas Zara ve İmranlı’daki katledilen canların mezarlarını ziyaret ederek çerağlar uyandıran Koçgiri Kültür Derneği üyeleri ayrıca Pir Köçek ziyaretinde geleneksel Newroz ateşi yaktı.

    *12 Mart 1995 yılında faşistlerin Alevilere yönelik yaptığı katliamı Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi’nde protesto eden kitleye ateş açılması sonucu yaşamını yitiren 5 kişi için yürüyüş ve basın açıklaması yapıldı.

    *12 Mart 1995’te Gazi Mahallesi’nde faşistlerin gerçekleştirdiği ve 22 kişinin yaşamını yitirdiği Gazi Katliamı’nın 29. yıldönümünde katliam lanetlendi. Gazi Cemevi’nden eski karakola yüzlerce kişi yürüyüş yaparak, katliamın bir ‘devlet organizasyonu’ olduğuna dikkat çekti. Anmada, 23 yıl sonra yeniden açılan katliam davasında sanık polisler hakkında beraat kararı verilmesine de tepki gösterildi.

    *Dersim Tertelesi’nin 87. yılında Seyit Rıza ve onbinlerce kefensiz yatan bir çok kentte yapılan yürüyüş ve eylemler anıldı. Katledilenler anısına Seyit Rıza’nın köyü Ağdat’ta 40 fidan dikildi.

    *Alevi kurumları ve Sivas Katliamında yakınlarını yitiren aileler, katliamın 31. yılı nedeniyle Sivas’ta yürüyüş düzenledi. Katliam davasına ilişkin zaman aşımı kararını protesto edildiği yürüyüşte, “Unutmadık, unutturmayacağız” denildi.

    *1980 yılında faşistler tarafından yapılan Çorum Katliamı’nın 44. yıldönümü nedeniyle Çorum Emek ve Demokrasi Platformu bir yürüyüş düzenledi. Alevi kurumlarının öncülüğünde yapılan anmada arşivlerin açılıp, sorumluların yargılanması, Kadeş Meydanı’na bir barış anıtı dikilmesi istendi.

    *Zini Gediği’nde katledilen 97 kişi katliamın 86. yılında Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde anıldı. Zini Gediği’nde katledilen insanların sadece sayıdan ibaret olmadığının ve hikayeleriyle hatırlanmasının istendiği anmada, “Çünkü o insanların hayalleri, umutları ve geleceğe dair planları vardı o yüzden o insanların hatırlamak gibi bir sorumluluğumuz var” denildi.

    ALEVİ TOPLUMU GAĞAND, NEWROZ, RAS EL-SENİ, HEFTEMAL, HIDIRELLEZ’İ KUTLADI XIZIR VE YAS-I KERBELA ORUCU TUTTU, YIL BOYUNCA FESTİVALLER VE ETKİNLİKLER YAPTI

    *61.Ulusal 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri yapıldı. Alevi kurumları, ‘Dergahlarımızı Geri İstiyoruz’ sloganı ile Hacı Bektaş Veli Dergahı’na yürüdü.

    *Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), 21-22 Eylül 2024 tarihlerinde Strasburg’da Avrupa Alevi Çalıştayı düzenledi. Çalıştay’ın sonuç bildirgesini yayımladı. Bildirgede çalıştayın, Avrupa ve Türkiye’den geniş bir katılımla başarılı bir şekilde tamamlandığı belirtilerek, “Bu süreçte demokratik değerler, laiklik ve eşit yurttaşlık mücadelesi ana ekseni oluşturacaktır” denildi.

    *Almanya’nın Dortmund kentinde Rıza Şehri Akademisi tarafından organize edilen Alevi Ansiklopedisi Sempozyumu yoğun katılımla gerçekleşti. Rıza Şehri Akademisi’nin düzenlediği, ‘Alevi Ansiklopedisi Sempozyumu’ Sonuç Bildirgesi yayınlandı. Bildirgede, “Ansiklopedi yazılımı üç yıl devam edecektir. Ansiklopedi Türkçe, Kurmanci, Kîrmancki, İngilizce, Fransızca ve Almanca dillerinde çok dilli olarak canlara hizmet sunacaktır. 2025 başında Alevi Ansiklopedi Dijital sayfası tamamlanmış olacak. 15 Ocak 2025’ten itibaren bilim insanlarından tematik konular üzerine yazılmış makaleleri alınmaya başlanacak, Haziran 2025’ten itibaren tematik konular erişime açılacaktır” denildi.

    *Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Strasbourg’da Avrupa Parlamentosu’nun yanında Diplomasi Ofisi’nin açılışını yaptı. AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, yaptığı açılış konuşmasında, Diplomasi Ofisi’nin sadece Alevilerin değil tüm dünyanın merkezi olacağını söyledi. Avrupa Birliği’nin Alevilerin yaşadığı katliamlar ve olumsuzluklar karşısında iki yüzlü politika işlediğine de değinen Mat, “Kim Anayasada almış olduğu sorumluluğu yerine getirmiyorsa onun karşısında bu temsilcilik olacak” diye konuştu.

    *Arap Alevileri, Ras-el Seni’yi geleneksel olarak yüzyıllardır kutlamaya devam ediyor. Arap Alevileri için büyük bir öneme sahip olan Ras-el Seni, 13 Ocak’ı 14 Ocak’a bağlayan gece ve ertesi gün kutlanıyor.

    *Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) öncülüğünde ve Alevi kurumlarının desteği ile oluşturulan “Madımak Katliamı Hafıza Merkezi” kolektif bir emekle tamamladığı birçok projeyi adım adım faaliyete geçirdi.

    *Afyon’un Şuhut ilçesinde 27. Hamza Şeyh Dede’yi Anma ve Kültür Bahar Bayramı, Kayabelen Köyü’nde büyük katılımla gerçekleştirildi.

    *İstanbul’da DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu ile Halkların Demokratik Kongresi’nin birlikte gerçekleştirdiği “Cumhuriyetin 100. Yılında Aleviler Konferansı” yapıldı. Tespit, sorun ve taleplerin yer aldığı sonuç bildirgesinde, Alevilerle birlikte, her türden kimliğin kendi hakikatiyle tanındığı, ötekileştirilmediği, baskıya ve saldırıya uğramadığı eşit yurttaşlığa dayalı bir ülke için mücadele etmeye ve daha güçlü birliktelikler kurmaya devam edileceği vurgulandı.

    *Almanya Federal Cumhuriyeti liyakat nişanı, üstün hizmetlerinden dolayı AABF 2. Başkanı Aziz Aslandemir’e takdim edildi. Aslandemir, Alevilik dersleri ve kültürler arası diyalog konularında düzenlediği seminerler ve konferanslar ile tanınıyor.

    *Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF), Dersim İnşa Kongresi (DİK) tarafından organize edilen 14. Dêrsim Kültür Festivali, Almanya’nın Frankfurt kentindeki Rebstockpark’ta yapıldı.

    *Almanya’nın Dortmund kentinde, 12 Ocak’ta hizmete açılan Rıza Şehri Akademisi’nde dersler başladı. İlk derse Akademisyen Dilşa Deniz katılırken, Rıza Şehri Akademisi yöneticilerinden Ozan Genç, ilk eğitim programının 6 ay süreceğini belirtti.

    *İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi aldığı kararla, Alevilerin ibadethanesi cemevini, Dini Kurum ve Topluluklarla İlişkiler Şube Müdürlüğü’nün sorumluluk alanındaki ibadethaneler arasında saydı. Şube müdürlüğünün sorumluluk alanındaki ibadethaneler cami ve mescitlerin, diğer ibadethanelerin arasına cemevleri de girmiş oldu. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi’nin aldığı bu karar memnuniyetle karşılandı.

    *Britanya Alevi Federasyonu 6. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Federasyonun Eşit Başkanlığına Dilek İncedal ve Müslüm Dalkılıç yeniden seçildi. Britanya Alevi Federasyonu (BAF) 10. kuruluş yıldönümünü 13-14 Ocak’ta kutladı.

    *Dersim, Mersin, İzmir gibi bir çok kentte Gaxan kutlaması yapıldı.

    *“2024 Yılı GADEV Alevi Akademisi Aleviler/Alevilik Saha Araştırma Konferansları”, ‘Alevi Topluluklar Konferansı’ konu başlığıyla Garip Dede Cemevi’nde başladı. Konferansta Tahtacılar, Abdallar, Çepniler ve Arap Alevilerin inanç ritüelleri ve yaşadıkları sorunlara ilişkin konuşmalar yapıldı.

    *Almanya Berlin’in City Grundschule okulunda Öğretmen Şirin Ağdaşan Cantekin yönetiminde 20 ilkokul öğrencisi, ilk eğitimine Hızır lokması eşliğinde verilen gülbenkle başladı.

    *Avustralya’da yaşayan Alevilerin 1992 yılında kurduğu Avustralya Alevi Toplum Konseyi’nin Genel Kurulu yapıldı. Birlik ve beraberlik mesajlarının paylaşıldığı genel kurulda, yeni yönetim belirlendi.

    *Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF) tarafından organize edilen 1. Maraş Festivali Deprem Dayanışma Etkinliği Almanya’nın Leverkusen şehrinde başladı. Etkinliğe Avrupa’nın farklı kentlerinde yaşayan binlerce insan katıldı.

    *’Çerağımız Uyansın Hak Aşkına’ şiarıyla gerçekleşen 12. Britanya Alevi Festivali’nin startı, İngiltere Alevi Kültür Merkezi Cemevindeki resepsiyon ile verildi.

    *22. Munzur Kültür ve Doğa Festivali yapıldı. Dört gün süren festivale binlerce yurttaş katılırken, Festival alanına “Doğamızın ve irademizin gaspına izin vermeyeceğiz” pankartı asıldı.

    *18’inci Geleneksel Cogi Baba Kültür Festivali ‘Doğamıza, İnancımıza, Dilimize Sahip Çıkıyoruz’ şiarıyla yapıldı. Pir İbrahim Kete, konuşmasında AKP-MHP hükümetinin yürüttüğü Alevi politikasını eleştirerek “Devletten maaş almayı, kimlikle dede olmayı yolumuz kabul etmez” dedi.

    *Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi’nin düzenlediği Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin üçüncüsü yapıldı.

    *Varto Belediyesi, Varto-Gımgım Hızır Mekanı ve Doğa Koruma Derneği, Berlin Varto Derneği ile Rhermain Varto Derneği, Doğa, Kültür ve İnanç Festivali’nin açılışını yaptı. 27, 28, 29, 30 Ağustos tarihleri boyunca süren festival “İnancımızla ikrarlı, doğamızla rızalı, dilimizle dirençli, irademizle güçlüyüz” şiarıyla yapıldı.

    2024 YILINDA BİR ÇOK ALEVİ DEDESİ/ANASI VE AYDINI HAKK’A YÜRÜDÜ

    *Sözlü geleneğin sürdürücülerinden, yaşamı boyunca 800 civarında eser bırakan Halk Ozanı Tacim Yıldız (Tacim Baba) 26 Ocak’ta tedavi gördüğü hastanede Hakk’a yürüdü.

    *Uzun yıllar Alevi hak mücadelesinde emek veren Emekli Hakim Mehmet Tural, Mersin’de Hakk’a yürüdü.

    *Alevi toplumunun hak mücadelesinde avukatlık yapan, uzun dönem PSAKD GYK üyeliği ve PSAKD Alibeyköy Şube yöneticiliği yapan Nebahat Bektaş, Nurtepe Cemevi’nden deyişlerle Hakk’a uğurlandı.

    *Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Hacılı köyünde, Pir Sultan Abdal’ın soyundan olan torunu Mehmet Çelebi Hakk’a yürüdü. Söyleşilerinin birinde Pir Çelebi, “Pir Sultanları örnek alarak haksızlıklara karşı durmalıyız, tıpkı Hz. Hüseyin gibi” demişti.

    *Tozluoğulları Ocağı dedelerinden Abdal Kemal Tozkoparan Hakk’a yürüdü.

    *7 Haziranda Elbistan’da Maraş Katliamı tanığı Mahmut Duman Hakk’a yürüdü.

    *Davul-zurna geleneğinin en yoğun yaşandığı yerlerden olan Dersim’de, geleneğin sürdürücülerinden Davulcu Pilto (Hüseyin Ekrem) Hakk’a yürüdü.

    *İmam Rıza Ocağı mensubu Pir Mustafa Erdem Hakk’a yürüdü. Erdem, Kocaeli’de bulunan Çayırova Cemevinde yapılan erkan sonrasında Sivas’a toprağa sırlandı.

    *Yazar Cafer Coşar, Antalya’da tedavi gördüğü hastanede Hakk’a yürüdü.

    *Maraş Katliamı tanığı Şeyho Demir, Yenibosna Cemevi’nden Hakk’a uğurlandı.

    *İngiltere’de Alevi hak mücadelesi ve politik mücadelenin tanınan isimlerinden olan 77 yaşındaki Fadime Aksoy Elbistan’da geçirdiği trafik kazasında Hakk’a yürüdü.

    *Türkiye’de ve Avrupa’da uzun yıllar Alevi Yolu’na hizmet eden, önceki dönemler Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanlığı da yapan Alevi aydını Turan Eser, İsviçre’de Hakk’a yürüdü. Eser, akciğer kanseri tedavisi görüyordu.

    *Dinci/faşist kalabalıklar tarafından devletin gözü önünde 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde katledilen 33 kişiden biri olan Gülsüm Karababa’nın annesi Sultan Karababa, Ankara’da Hakk’a yürüdü. Hüseyin Abdal Ocağı evladı Sultan Karababa için Batıkent Pir Sultan Abdal Cemevi’nde Hakk’a uğurlama erkanı yapıldı.

    *Şahkulu Sultan Dergahı’nın mütevelli heyeti üyesi Hüseyin Taştekin, Hakk’a yürüdü.

    *Halk Ozanı Meftuni Topcu Hakk’a yürüdü. Çorum Merkez Kuşsaray köyünde dünyaya gelen ve bir süre Hollanda’da yaşayan, daha sonra Mersin’e taşınan Halk Ozanı Meftuni Topcu, rahatsızlığı nedeniyle tedavi görüyordu.

    *CAN TV programcısı Ali Sizer’in oğlu Hüseyin Cem Sizer geçirdiği kalp krizi sonucu Adıyaman’da Hakk’a yürüdü.

    *Aleviler bir değerini kaybetti. Halk ozanı Hüseyin Gazi Metin Dede Hakk’a yürüdü! Hüseyin Abdal Ocağı Dedelerinden Hüseyin Gazi Metin, beyin ameliyatı sonrasında yoğun bakıma alınmıştı.

    Diren KESER/PİRHA

     

  • 2023 yılı Türkiye ve Dünya için savaşın, yoksullaşmanın yılı oldu

    2023 yılı Türkiye ve Dünya için savaşın, yoksullaşmanın yılı oldu

    PİRHA- 2023 yılı Türkiye Orta Doğu ve dünyada savaşların, yoksulluğun ve göçün gölgesinde geçti.

    2023 yılı Türkiye, Orta Doğu ve dünyada savaşların, yoksulluğun ve göçün gölgesinde geçti. Türkiye Cumhuriyeti 100’üncü yılını geride bırakırken, temel sorunları ikinci yüzyıla taşındı. Aleviler, Kürtler ‘Demokratik Cumhuriyet’e dair mücadelesini 2024’e taşırken, yurttaşlar, ekonomik krizin derinleştiği ülked eher geçen gün daha da fakirleşti.

    CUMHURİYETİN 100. YILI VE DEĞİŞMEYENLER…

    24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması ile Türkiye-Suriye sınırı, Ankara Antlaşması’nda çizilen sınırlar olarak kabul edildi. Lozan’ın ardından 23 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi. Türkiye, geride kalan 100 yılda “tek dil, tek din, tek kimlik” ile yönetildi.

    Özelde Aleviler için ise koca bir yüzyıl inkar, katliam ve asimilasyon politikalarına maruz kalarak geçerken, toplumsal talepleri sürekli kriminalize edilmek istendi.

    Alevi köylerine cami yapılmaya, çocuklarına zorunlu din dersi verilmeye devam edildi. Alevi sözcüğünün yasaklı olduğu 80 yıl boyunca Alevi toplumu, kendi varlığını korumak için yoğun bir çaba harcadı.

    Aleviler, ikinci yüzyıla eşit yurttaşlık, özgürlük, barış ve demokrasi özlemiyle giriyor. Dergahları, ziyaretgahları, kutsal mekanları işgal altında olan Alevi toplumu, son olarak Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı eliyle dağıtılmak istendi.

    6 ŞUBAT DEPREMLERİNDE ONBİNLERCE İNSAN YAŞAMINI YİTİRDİ

    6 Şubat sabaha karşı Maraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde 9 saat arayla 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde iki korkunç deprem meydana geldi.

    Deprem, Adıyaman, Diyarbakır, Antep, Hatay, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Urfa olmak üzere 10 kenti etkiledi. 13,5 milyon insanın yaşadığı Macaristan topraklarından daha büyük bir alanı etkileyen depremde yüzbinler evsiz kaldı.

    6 Şubat depremlerinden 10 şehir etkilendi. Ancak yıkımların büyük kısmı Maraş, Malatya, Adıyaman ve Hatay’da yaşandı. Deprem bölgelerine kurtarma çalışmaları geç gittiği için onbinlerce insan eksi derecedeki soğuklarda enkaz altında donarak can verdi. Yıkılan binaların altında yardım isteyen insan çığlıkları bir ülkenin tarihine kara leke olarak geçti.

    Oldukça geniş bir coğrafyayı etkileyen depremlerde resmi açıklamalara göre 50 bin 783 kişinin hayatını kaybettiği, 107.204 kişinin ise yaralı olduğu belirtildi. Fakat rakamların şeffaf olayarak paylaşılmadığı, can kayıplarının yüzbinlerce olduğu yorumları da yapıldı.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan felaketler sonrasında yaptığı, herşeyi kadere havale etme açıklamalarını bu depremde de sürdürdü.

    Bartın’ın Amasra ilçesindeki maden faciası için söylediği “kader planı” ifadesini bu kez Maraş depreminde tekrar etti. Maraş’ta ailesini, komşularını, evini kaybeden depremzedeleri ziyaret eden Erdoğan, “Bunlar kader planının içerisinde olan şeyler” dedi. Bu açıklaması büyük tepki çekti.

    Kurtarma çalışmalarında organize olamayan iktidar, yardım çalışmalarında da benzer politikalar izledi. Çoğu bölgeye 3-4 gün sonra ulaşan devlet görevlileri, bölgeye yardım götürmek isteyen siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve Alevi örgütlerini engellemeye çalıştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum AFAD harici koordinasyona müsaade edilmeyeceğini açıkladı.

    Pazarcık’ta HDP ve yöre dernekleri tarafından bir dayanışma alanına dönüştürülen Hasankoca Cemevi’ne kayyum atandı.

    Yine deprem kentlerinde yardımların organizesi sırasında özellikle Alevi mahallelerine ayrımcılık yapıldığı da gündeme geldi. Birçok Alevi köyü ve mahallesine yardımlar gitmedi.

    Maraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından kayıp çocuklar da gündeme gelmişti. Depremde refakatsiz kalan çocukların bazılarının tarikatlarin ellerine düştüğü, tarikatlere bağlı Kur‘an kurslarına götürüldüğü ortaya çıktı. Depremin ardından deprem bölgelerinden büyük bir göç yaşandı. Özellikle Alevilerin yaşadığı bölgelerin bilinçli olarak boşaltıldığı belirtildi.

    Gönüllüler topraklarının yeniden inşası için çağrılar yaptı. Maraş’ta 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin ardından sorunlar çözülmedi. Ağır yıkım yaşanan 11 ilde depremzedelerin barınma, beslenme, sağlık gibi temel ihtiyaçları hala karşılanmış değil. Depremzedelerin çadır ve konteynerleri her sağanağın ardından sular altında kalıyor, ısınma sorunu da hala çözülemeyen sorunlar arasında yer alıyor.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mart ayında verdiği “650 bin yeni konut yaparak depremzedelere teslim edeceğiz” sözlerine karşın herhangi bir adım atılmadı.

    Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yasallaşması da tepkileri artırdı.

    Kanuna göre; her yer rezerv yapı alanı ilan edilebilecek. Dönüşüm kapsamında borcunu ödeyemeyenler mülkiyet hakkını kaybedecek.

    Evlerine kavuşmak için adeta gün sayan yurttaşlar, bu kanun ve kararnameyle şimdi de ‘rezerv alan’ denilerek rant uğruna mülkiyet hakkı kaybı yaşama riskiyle de karşı karşıya.

    Diğer taraftan kentlerin inşası için iktidara yakın şirketlerle imzalanan protokoller de gündeme geldi. Deprem bölgelerinin inşası iktidar yanlılarına teslim edildi.

    Yine deprem alanlarında enkazlar, tüm uyarılara rağmen kontrolsüzce tarım ve yaşam alanlarına döküldü ve  oluşan absest ciddi sağlık sorunlarına neden oldu. Maraş depremlerinden etkilenen illerde sorunlar altı aydır çözülmeyi beklerken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve bağlı il müdürlükleri, bölgenin doğasını tehdit eden maden şirketleri için onay vermeye devam ediyor.

    Bakanlık depremden bu yana bölgede toplamda 350 projeyi onayladı. Ormanları, meraları ve binlerce insanın geçimini sağladığı tarım alanlarını tehdit eden 112 maden projesine ÇED onayı verildi.

    14-28 MAYIS SEÇİMLERİ

    14 ve 28 Mayıs’ta gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri cumhuriyet tarihinin en önemli seçimlerinden biri oldu.

    Seçimlere giderken AKP-MHP iktidarının cumhurbaşkanı adayı Recep Tayip Erdoğan iken, 6’lı masa olarak seçimlere giren bloğun aday belirleme süreci tartışmalı ve uzun sürdü.

    6’lı masada Cumhurbaşkanı adayı krizi İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in masadan kalkmasıyla derinleşirken, sancılı bir sürecin ardından 14 Mayıs seçimlerinde 6’lı masanın adayı Kemal Kılıçdaroğlu oldu.

    Aday göstermeyen ve destek açıklamaları yapmaktan kaçınan HDP ise isim vermeden Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklediklerini açıkladı.

    14 Mayıs’ta sonuçlanmayan Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kaldı. 28 mayıs’ta yapılan ikinci turda ise seçimleri AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan kazandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan her zamanki gibi Beştepe’de yaptığı balkon konuşmasında nefret dili kullanmaya devam etti, Selahattin Demirtaş’ı hedef aldı.

    Seçimlerin ardından Kılıçdaroğlu ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile imzalanan protokol tartışma konusu oldu. Özdağ, Kılıçdaroğlu ile ikinci tur öncesi yaptığı gizli protokolün belgelerini paylaştı. “Hükümetin Oluşturulması ve Görev Bölümü” başlıklı kısımda; İçişleri Bakanlığı ve iki bakanlığın daha Zafer Partisi’ne verilmesi, güvenlik, adalet ve ekonomi bürokrasisi öncelikli olmak üzere bazı bakan yardımcılıklarının Zafer Partisi’ne tahsis edilmesi konusunda anlaşıldığı görüldü.

    Parlamento seçimlerinde ise Yeşil Sol Parti Alevi kimliğini temsilen adaylara yer verdi. Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge’den milletvekili adayı olan Celal Fırat meclise girmeyi başardı. Dersim’de ise Ayten Kordu seçildi. 25 ve 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili olan Ali Kenanoğlu ise Yeşil Sol Parti’den Adıyaman’da seçimlere girdi ancak seçilmedi. Yeşil Sol Parti İstanbul 1. Bölge Milletvekili adayı Turgut Öker de meclise giremeyen bir başka isim oldu.

    PSAKD Eski Genel Başkanı Gani Kaplan da Yeşil Sol Parti listesinde Sivas’tan aday gösterilmişti. Kaplan da Meclis’e giremedi.

    CUMARTESİ ANNELERİ’NİN EYLEMİNE POLİS MÜDAHALE ETTİ, ANNELER DİRENDİ

    Türkiye’nin en uzun süredir devam eden sivil itaatsizlik eylemi olarak kabul edilen ve 27 Mayıs 1995’ten beri cumartesi günleri Galatasaray Meydanı’nda düzenlenen Cumartesi Anneleri eylemine yönelik yasaklamalar bu yıl da devam etti.

    Cumartesi Anneleri’nin, Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararına rağmen Galatasaray Meydanı’na çıkışına polis yine haftalarca izin vermedi. Birçok eylemde ters kelepçe ile gözaltılar yaşandı.

    Cumartesi Anneleri‘nin direnişi sonuç verdi. 8 Nisan’dan itibaren 30 hafta boyunca gözaltına alınan ve meydana karanfil bırakmaları engellenen Cumartesi Anneleri/ İnsanları eylemlerinin 972. haftasında abluka altında tutulmaya devam edilen Galatasaray Meydanı’na karanfillerini bıraktı. Eylem yalnızca 10 kişinin katılmasına izin verilirken, Cumartesi Anneleri adına konuşma yapan İkbal Eren, “Kayıplarımızı aramaktan, kaybedenlerin yargılanmasını talep etmekten vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    CAN ATALAY KARARI

    Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Gezi Parkı Davası’nda, Osman Kavala’ya verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis ile Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater Utku’ya verilen 18’er yıl hapis cezalarını onadı.

    Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi ve Ayşe Mücella Yapıcı hakkında verilen 18’er yıl hapis cezaları ise Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bozuldu.

    Dairenin kararında, bu sanıkların eylemlerinin, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” kapsamında olmadığına işaret edildi. Daire, mahkumiyet hükümlerini bozduğu sanıklar Yapıcı ile Altınay’ın adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliyesini kararlaştırdı. Bunun yanında Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Can Atalay’a “hak ihlali” kararı veren AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunarak yargıda bir skandala imza attı.

    AYM’nin “hak ihlali” kararını görüşen yargıtay, kararın uyulmamasına hükmetti. Yargıtay , Atalay’ın milletvekilliğinin de düşürülmesi için Meclis’e bildirimde bulundu.

    Yargıtay, Atalay hakkındaki mahkumiyet hükmünün onanması ile hükümlü sıfatını kazandığını, anayasaya göre milletvekilliğinin düşmesi sebeplerinden biri olarak, “kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinin” düzenlenmiş olduğunu, Anayasa’nın 76. maddesinde sayılan milletvekilliği ile bağdaşmayan suçlardan kurulan mahkumiyet hükmünün milletvekilliğini düşüreceğini belirtti. Yargıtay, ayrıca AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Bu karar hukukçular tarafından “yargı darbesi” olarak değerlendirildi. AYM başvuru üzerine tekrardan hak ihlali kararı verirken, yerel mahkeme AYM’nin kararını tekrardan Yargıtay’a yolladı.

    Yerel mahkemenin kararına karşı başta İstanbul olmak üzere birçok kentte oturma eylemi başlatıldı.

    TTB’YE KAYYUM ATANMASINA KARAR VERİLDİ

    Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyelerinin görevden alınması talebiyle açılan davanın 7’nci duruşması 30 Kasım’da Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, TTB’nin Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı ile Merkez Konseyi üyelerinin görevden alınmasına karar verdi. Buna göre mahkeme, yeni merkez konseyi seçimlerini tamamlamak üzere beş kişilik bir heyet görevlendirdi.

    Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin TTB Yönetim Kurulu’nu görevden alma kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kayyum kararlarıyla özdeştirildi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yıllardır TTB yöneticilerini hedef gösteriyordu.

    TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı, kimyasal silahların çatışmalarda kullanıldığına dair uzman görüşlerini ve gözlemlerini aktarınca iktidar medyası tarafından hedef alınmış, Ankara Başsavcılığı da Fincancı hakkında soruşturma başlatmıştı.

    CHP KONGRESİNDE ‘DEĞİŞİM’ ÇIKTI, ÖZEL CHP GENEL BAŞKANI OLDU

    Seçimlerin ardından değişim sloganları ile yapılan CHP 38. Olağan Kurultayı’nda genel başkanlık seçimini Özgür Özel kazandı. Böylece CHP’de 13 yıllık Kemal Kılıçdaroğlu dönemi sonra erdi.

    Kılıçdaroğlu’nun kurultayda yaptığı, “Sırtımdaki hançerlerle seçime girmek zorunda kaldım. Beni asıl üzen, sırtımdaki yük değildi, sırtımdaki hançerlerdi” sözleri büyük tartışma yarattı.

    Kurultay‘ın ilk tur oylamasında Özel 682 oy, Kılıçdaroğlu ise 664 oy aldı. Çekilir mi, çekilmez mi tartışmaları sürerken, Kılıçdaroğlu ikinci tura da katıldı.

    Kılıçdaroğlu oy kullandıktan hemen sonra kurultay salonundan ayrılarak CHP Genel Merkezi’ne geçti. Oylamanın sonucuna göre Özel, delegelerden 812 oy alırken, Kılıçdaroğlu ise 536 oy aldı. Böylece Özgür Özel CHP’nin 8. Genel Başkanı oldu.

    HEDEP YARGITAY’A TAKILDI, DEM OLDU

    İktidar tarafından hedef alınan Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılmasına yönelik Anayasa Mahkemesi’ndeki davası sürüyor.

    Anayasa Mahkemesi, HDP’nin “kapatma davasının seçim sonrasına bırakılması” başvurusunu reddetmiş, HDP ise 14 mayıs seçimlerini riske atmamak için seçimlere Yeşil Sol Parti ile girme kararı almıştı.

    Seçimlerin ardından Yeşil Sol Parti kısa adı HEDEP olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi olarak yoluna devam etti. “Özgürlük için yeniden” sloganıyla düzenlenen 4. Olağan Kongre’de eş genel başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları oldu.

    HEDEP ismi 13 Mart 2003 tarihinde AYM tarafından kapatılan HADEP’e benzerliği nedeniyle Yargıtay tarafından değiştirilmesi yönünde tebliğde bulunulan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, kısa adını DEM Parti olarak değiştirdi.

    VARTİNİS KATLİAMI ZAMAN AŞIMINA UĞRATILDI

    Muş’un Korkut ilçesine bağlı Vartinis beldesinde 3 Ekim 1993 tarihinde aynı aileden 9 kişinin evleri ateşe verilerek katledilmesiyle ilgili dava zaman aşımı gerekçesiyle düşürüldü.

    Vartinis kırsalında 2 Ekim 1993’te yaşanan çatışmada bir astsubay yaşamını yitirmişti. Çatışmadan sonra astsubayın cenazesini almaya gelen askerler, Vartinis’ten geçerken havaya ateş açmış ve, “Bu gece gelip köyünüzü yakacağız” diyerek bölgeden ayrılmıştı. Olaydan bir gün sonra, 3 Ekim’de beldeye gelen askerler “örgüte yardım ettikleri” iddiasıyla köyü ateşe vermişti.

    Evlerinin ateşe verilmesi sonucu Nasır ve Eşref Öğüt çifti, en büyüğü 12, en küçüğü ise henüz 3 yaşında olan 7 çocukları ile birlikte can vermişti. Evden sağ kurtulan tek kişi olan Aysel Öğüt ise daha sonra olaya ilişkin suç duyurunda bulunmuştu.

    HİRANUR VAKFI DAVASI

    İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G. babasının kendisini altı yaşındayken, o dönem 29 yaşında olan Kadir İstekli ile imam nikahıyla ‘evlendirdiğini’ ve çocukluğu boyunca cinsel istismara uğradığını anlatarak şikâyetçi olması üzerine skandal ortaya çıktı.

    İddianame 30 Ekim 2022’de İstanbul Anadolu Başsavcılığı tarafından tamamlandı. İddianamede H.K.G.’nin ifadeleri de yer aldı. H.K.G. imam nikahı kıyıldıktan bir gün sonra, Kadir İstekli’nin cinsel istismarına maruz kaldığını anlatarak 13 yaşındayken nişan, 14 yaşına geldiğinde ise düğün yapıldığını ve düğünden sonra Kadir İstekli ile aynı evde yaşamak zorunda kaldığını belirtti. İddianamede Kadir İstekli, tarikat lideri baba Yusuf Ziya Gümüşel ile anne Fatma Gümüşel’in zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediklerini belirtildi.

    Davanın görülen ilk duruşmasında mahkeme heyeti, gizlilik kararı alarak yayın yasağı getirdi. Davanın 7’nci duruşmasında mahkeme heyeti, “zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan Kadir İstekli’ye 30 yıl, Yusuf Ziya Gümüşel’e 20 yıl, Fatıma Gümüşel’e ise 16 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Mahkeme, tutuklama kararıyla birlikte tutuksuz yargılanan Fatıma Gümüşel hakkında yakalama kararı çıkardı.

    İSRAİL-FİLİSTİN SAVAŞI

    2023 yılına, ulus devlet sisteminin yarattığı bir kriz olan İsrail-Filistin arasındaki savaş hali damga vurdu. “İslami Direniş Hareketi” olarak adlandırılan Hamas’ın 7 Ekim’de başlattığı ssaldırılarla İsrail-Filistin arasındaki savaş yeniden patlak verdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bu saldırıya karşı 1973 Yom Kippur Savaşı’ndan bu yana ilk kez savaş durumu ilan etti ve yaklaşık 300.000 yedek askeri askerlik hizmetine çağırdı. Ekim 2023’ün sonunda İsrail Savunma Kuvvetleri Gazze Şeridi’nin kuzeyinde kara saldırısı başlattı. Birleşmiş Milletler’e göre, çatışmalar başladığından bu yana Gazze nüfusunun %70’ten fazlası yerinden edildi.

    Gazze’deki Sağlık Bakanlığı’na göre savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık üçte ikisi kadın ve çocuk olmak üzere en az 19 bin 453 Filistinli hayatını kaybetti, 52 bin 286 kişi yaralandı. İsrail’in uyguladığı topyekûn kuşatma ve yoğun hava saldırıları nedeniyle Gazze’de su, elektrik, gıda ve ilaç sıkıntısı yaşanıyor. Abluka altındaki Gazze Şeridi’nde 7 Ekim’den bu yana süren yoğun bombardıman, dünyada büyük tartışmalar ve kitlesel yüzlerce protestoya neden oldu. İsrail’e dönük tepkiler artarak devam ederken, saldırıların başladığı dönem İsrail’e destek veren Avrupa ve ABD yönetimleri, gerek kendi ülkeleri gerekse dünyadan gelen eleştiriler karşısında insani söylemi artırmaya başladı.

    UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI

    24 Şubat 2022’de başlayan savaşta Rus ordusu ocak ayında 300 bin yedek askerle takviye edilen güçleriyle Ukrayna’nın doğusundaki Donbass bölgesinde yeniden saldırıya geçti.

    Moskova, mayıs ayındaki işgalinden bu yana en uzun ve en kanlı savaşta Bahmut’un ele geçirildiğini duyurdu. Kiev, Moskova’nın işgal ettiği toprakları geri almak amacıyla haziran ayında karşı saldırı başlattı; ancak sadece güney ve doğudaki birkaç köyü geri almayı başardı. 24 Haziran’da Wagner grubundan isyancı savaşçılar Moskova’ya doğru yürüyüşe geçti. Geri adım atan grubun lideri Yevgeny Prigozhin, iki ay sonra uçak kazasında öldü. Kiev, kasım ayı ortasında Rus ordusunu güneydeki Herson bölgesinde birkaç kilometre geri püskürttüğünü iddia etti. BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi Ukrayna’da savaşın başlangıcından bu yana 9 bin 900 sivilin öldürüldüğünü açıkladı. ABD istihbarat raporuna göre, Ukrayna’daki savaşta 315 bin Rus askeri öldü ya da yaralandı.

    Savaştan sonraki beş hafta içinde Rusya, 1917 Ekim Devrimi’nden  bu yana en büyük göçünü verdi. Savaş ayrıca küresel çapta gıda kıtlığına neden oldu.

    Ayrıca Rusya’da 15-17 Mart 2024 tarihleri arasında yapılacak devlet başkanlığı seçimlerinde, Ukrayna’da işgal edilen bölgelerde de sandık kurulacağı açıklandı. Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, düzenlenecek devlet başkanı seçiminde aday olacağını Merkez Seçim Komisyonu’na bildirdi.

    Elif SONZAMANCI-Diren KESER/PİRHA

     

  • 2023 yılında da ülkenin pek çok yerinde ekokırım yaşandı

    2023 yılında da ülkenin pek çok yerinde ekokırım yaşandı

    PİRHA-Geride bıraktığımız 2023 yılı, ekolojik talanın artarak devam ettiği bir yıl oldu. Ülkemizde 2023 yılı ekoloji alanında mücadele dolu bir yıl olarak geçti. Ülkenin dört bir yanından ekokırım yaşandı. 

    2023 yılında ekolojik talan devam etti ancak halkın ve çevrecilerin de mücadelesi sürdü.

    2023 yılında 6 Şubat Maraş merkezli deprem ile derin yaralar açıldı, bir yıl geçmesine rağmen yaraların hala sarılmadı. Yaşanan deprem büyüklüğü ile tarihi geçerken aynı zamanda yaşanan ihlaller ile de tarihe geçti.

    Hafızalarımızda, çevre ve insan sağlığını talan etmeye çalışan sermaye grupları ve iktidar iş birliğine karşı el ele “tek bir ağacımdan vazgeçmiyorum” diyen ve tüm müdahalelere karşı direnen kadınlar, aktivistler, çocuklar kalacak.

    2023 yılı boyunca kuraklık tehdidini hisseden Türkiye, son 22 yılın en düşük ocak ayı yağışını aldı. Mayısta 63 merkezde ekstrem sıcaklık rekoru kırıldı. Sermaye sahipleri, dünyanın gündeminden düşmeyen küresel ısınmaya rağmen maden faaliyetlerinde, orman kıyımlarında, beton kentler inşa etmekle başlattığı savaşı derinleştiriyor.

    İşte 2023 yılında ekoloji alanında yaşanan önemli olaylar…

    AVCILIK BİR SPOR OLARAK MASKELENMEKTE

    25 Aralık’ta bölgeye gelen Yeşilyurt Doğa Avcılar Derneği’nden 100 kişilik bir avcı grubuyla tarım ve hayvancılıkla uğraşan yöre halkı arasında yaşanan ve silahların ateşlenmesine kadar varan olaya karşı yöre halkı hayvan haklarını savundu.

    Avrupa Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarının Korunması Sözleşmesi (BERN) ile Korunan ve Dünya Doğa Koruma Birliği’nce (IUCN) yayımlanan ‘Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi’ndeki yaban keçisi, Dersim’in Pülümür ilçesinin Hasangazi Köyü yakınlarındaki Karor Deresi mevkiinde avcılar tarafından katledildi.

    Dersimliler, yaban hayvanlarını katletmek için Dersim’e gelen avcı grubunun kaldığı Atatürk Mahallesi’nde bulunan öğretmenevi önünde açıklama yaparak avcılara tepki gösterdi.
    Avcıların Dersim’de katlettikleri yaban domuzunu Dersim-Pülümür karayolunda arabanın arkasına bağlayarak yolda sürükledikleri ortaya çıktı.

    “DİKMECE HALKINI SİNDİRECEKLERİNİ SANDILAR”

    11 ili yerle bir eden 6 Şubat depremlerinde en büyük hasarı gören Antakya’da deprem konutları yapmak için seçilen bölgelerden biri de bir Alevi köyü olan Dikmece’ydi. Tarım arazilerinin, zeytinliklerin imara açılması nedeniyle Dikmeceliler aylardır direniyor.
    Antakya ilçesine bağlı Arap Alevi köyü Dikmece’de ormanlık alanların ve zeytinliklerin konut yapımı için imara açılmasına tepkiler sürerken, bölgede jandarma korumasında ölçüm yapıldı.
    Duruma tepki gösterip eylem yapan köylülere jandarma ve çevik kuvvet ekipleri biber gazı ve tazyikli su sıkarak müdahale etti. Biber gazından dolayı bölgede yangın çıktı. Yüz binlerce zeytin ağacının kesilmesine engel olmak için bir araya gelen yurttaşlar yürüyüş düzenledi.

    Hatay’da zeytinliklerin kesilmesine karşı Büyük Dikmece Buluşması gerçekleştirildi. Yapılan konuşmalarda “Dikmece halkını sindirebileceklerini sandılar. Biz Kerbela’dan bugüne zalimlerin karşısında asla diz çökmeyen bir halkın evlatlarıyız. Onlar bunu bilmiyor ama öğrenecekler” denildi.

    Dikmece köyünde ‘acil kamulaştırma’ gerekçesiyle tarım arazilerinin, ormanlık alanların ve zeytinliklerin imara açılmasına karşı köy halkı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve TOKİ’ye dava açmıştı. İstimlak kararına karşı Hatay 3. İdare Mahkemesi’nden yürütmeyi durdurma kararı çıkmıştı. Hatay 3. İdare Mahkemesi ise alınan yürütmeyi durdurma kararını uygulamadı. Bunun üzerine Hatay Barosu Başkanı Cihat Açıkalın, Hatay’da Dikmeceli yurttaşlarla basın açıklaması gerçekleştirdi.

    EKOLOJİK FACİA: AKKUYU NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ

    Mersin’in Gülnar ilçesinde yapımına başlandığı günden bu yana birçok skandalla gündeme gelen, toplumun büyük bir kesiminin ekolojik facia olarak tanımladığı Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde vukuatlar son bulmuyor.

    2018 yılında temelleri atılan Akkuyu NGS inşaat sahasında iş kazaları, patlamalar, temelde çatlak ve zeminde su sızıntısı meydana gelmişti. Son olarak inşaatta çalışan en az bin 500 işçi verilen yemeklerden dolayı zehirlendi.

    İşçilerin zehirlenmesi ve Akkuyu Nükleer A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Anastasia Zoteeva’nın nükleer santrale ilişkin açıklamalarının ardından, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) şirketinin CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Anastasia Zoteeva’nın “Bu nükleer santral tamamen Rusya’ya aittir” sözlerini yalanladı.

    Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE) tarafından Doğu Akdeniz su sıcaklığının Akkuyu Nükleer Santralini soğutamayacak olması ve nükleer felaket riski nedeniyle, Çevre Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı’na inşaatın durdurulması ve sadece soğutma suyu açısından çevresel etki değerlendirmesi yapılması için dava açıldı.
    İnşaat sahasında çalışan Muharrem Çolak adlı işçi iskeleden düşerek hayatını kaybetmesi nükleer santrale karşı tepkileri alevlendirdi.

    DEPREM’İN YARALARI AYLAR GEÇMESİNE RAĞMEN SARILAMADI

    AFAD, Maraş’ın Pazarcık ilçesinde 6 Şubat saat 04.17’de, 7,7 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini bildirdi. İlk depremin ardından Maraş merkezli 7.6’lık bir deprem daha meydana geldi.

    Hatay, Antep, Urfa, Maraş başta olmak üzere 10 şehir depremden etkilendi. Deprem nedeniyle pek çok bina yıkıldı. Maraş, Antep, Urfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Hatay, Kilis, Malatya ve Elazığ illerinde toplam 36 bin 187 kişi hayatını kaybetti. 108 bin 68 kişi ise yaralandı. Deprem felaketinin üzerinden aylar geçmiş olmasına karşın sorunlar hala giderilmedi.

    Depremin ardından enkazlar, tüm uyarılara rağmen kontrolsüzce tarım ve yaşam alanlarına dökülürken, deprem bölgesinde toz bulutları oluştu.

    Türk Tabipleri Birliği ile Temiz Hava Hakkı Platformu, Hatay’daki hava kirliliğinin limit değerlerin çok üzerinde olduğu uyarısında bulundu.

    Yaşanan yıkıcı depremlerin ardından ülkenin ve dünyanın birçok yerinden Alevi kurumları, bölgedeki halkla dayanışmak için harekete geçti. Bölgedeki cemevleri de gelen yardımlarla halkın yaralarını sardı.
    İktidar ve AFAD’ın deprem sürecinde uyguladığı politikalar eleştirilirken, Kızılay’ın çadırları para karşılığı satması da büyük tepkilere neden oldu.
    Deprem bölgelerinde oluşan asbestler insan sağlığı açısından büyük risk oluşturuyor.

    İLİÇ ALTIN MADENİ, ÇEVRE VE İNSAN SAĞLIĞI ÜZERİNDE GERİ DÖNÜLMEZ TAHRİBATLAR YARATIYOR

    Erzincan’daki Altın Madeni canlı yaşamını tehdit ediyor. Siyanür bulunan atıklar, sağlık ve çevre sorunlarına neden oluyor. Madenle ilgili bilimsel raporlar da ‘felakete’ işaret ediyor.

    2001’de sondaj çalışmalarına başlanan maden işletmesinde 2010’da siyanürle altın üretimine geçildi. 2019’da sodyum siyanür 11 bin tona, sülfürik asit üretimi 122 bin tona çıkarıldı. 2021’de yayınlanan raporda ise 18 adet tehlikeli maddeye yer verildi. Bunlar arasında solunum yollarına, sudaki organizmalara, ciddi yanıklara, aşındırıcı etkilere, cilt ve gözde aşırı tahrişlere neden olan sodyum siyanür, nitrik asit, bakır sülfat, sodyum hidrosülfit gibi tehlikeli maddeler de bulunuyor.

    TMMOB, İliç’teki altın madeni işletmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2021 yılında verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararının iptali istemiyle dava açılmıştı. Erzincan İdare Mahkemesi de hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermişti.
    Erzincan İdare Mahkemesi’nin kararına karşı Danıştay’a temyiz isteminde bulunan TMMOB’nin temyiz istemi kabul edilerek, idare mahkemesi kararı bozuldu.
    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından, İliç’te Anagold Madencilik tarafından işletilen altın madeninin kapasite artışı için verilen Çevresel Etki Değerlendirme Raporu (ÇED) olumlu kararına karşı açılan davanın keşfi yapıldı. Erzincan İliç’te siyanür sızıntısına yol açan ancak ruhsatı iptal edilmeyen Anagold’un vergi borcunun silindiği, Kanadalı ortağının bilançosunda ortaya çıktı. Rakamın TL karşılığı 209 milyon TL.

    AKBELEN’DE BİNLERCE AĞAÇ KESİLDİ

    Muğla’nın Milas İlçesinde bulunan Akbelen Ormanı’nda Limak Holding’e ait Yeniköy Kemerköy Termik santralleri için şimdiye kadar binlerce ağaç kesildi.
    Alevi kurumlarından oluşan heyet İkizköylülerin başlattığı nöbete destek ziyaretinde bulundu.
    İkizköylüler ve ekoloji savunucuları haftalarca ormanı korumaya çalıştı. Bu esnada jandarmanın sert müdahalelerine maruz kaldı.
    Akbelen Ormanı’ndaki kesime karşı duran yurttaşlara dönük asker saldırısına dair yapılan suç duyurusu için “soruşturmaya yer olmadığı” kararı verildi.
    Bölge halkının yanı sıra birçok çevre aktivisti ve sivil toplum örgütü, ağaçların kesilmesine karşı doğa nöbeti yaptı.

    EKOLOJİ HAREKETLERİ KONFERANSI

    Türkiye’nin dört bir yanında mücadele eden doğa ve yaşam savunucusu 70 kurum, Ekoloji Hareketleri Konferansı’nda buluştu.

    DERSİM OVACIK’TA ÇOCUK BOSTANI EKİLDİ

    Behzat Firik Çocuk Korosu ve Ovacık Doğal Kooperatifi’nin öncülüğünde Ovacık’ta Çocuk Bostanı ekildi.

    ALEVİ KÖYÜ GÜNÇALI’DA MADEN FAALİYETİNE ÇED RAPORU ENGELİ

    Tokat’ta Alevi toplumu için önemli olan Çal Baba Ormanı’nda verilen altın madeni ruhsatına karşı köylüler nöbette. Dava süreci devam eden sondajlı arama faaliyeti için bir ÇED raporu ise bulunmuyor.

    DOĞA HARİKASI, KUTSAL ZİYARET YERİ BUYER DAĞI’NA YOL YAPILIYOR

    Dersim’in Pülümür ilçesinde yaklaşık 3 bin rakımlı Buyer Gölü hem yöre insanları tarafından kutsal sayılan ve kurban kesilmeye gidilen bir ziyaret yeri hem de kaynak suyu da olan doğa harikası bir buzul gölü. Buyer Gölü yol tehdidiyle karşı karşıya.

    MERSİN’DE LİMAN GENİŞLETME PROJESİ DOĞAL YAŞAM ALANLARINA ZARAR VERİYOR

    Uluslararası Mersin Liman İşletmesi’nin (MIP) liman sahasını kentin en önemli noktalarından biri olan Atatürk Parkı’na doğru genişletme projesi tepkilere neden oldu. Halkın mücadelesi sürüyor.

    ERZİN’DE PETROKİMYA TESİSLERİNE KARŞI MÜCADELE 

    Erzin’de yapılmak istenen polipropilen ve petrokimya tesislerine karşı tepkiler yükseliyor. Tesislerin planlama ve izin aşamasında bölgede yaşayan nesli tehlikede olan canlılar için “Saha çok geniş az öte gitsinler” söylemine karşı çevreciler, “Az öte gitmiyoruz. Gitmesi gerekenler doğayı katledenlerdir” dedi.

    Buse Nehir DEMİR/PİRHA

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Kadınlar patriyarkayla 2023’te de mücadele etti

    Kadınlar patriyarkayla 2023’te de mücadele etti

    PİRHA- 2023 yılı boyunca erkek iktidara ve patriyarkal sisteme karşı hayatın her alanında mücadele eden kadınlar, eşitlik sağlanana kadar mücadeleyi yürütme kararlılığıyla 2024 yılına girmeye hazırlanıyor. Öte yandan, Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi oluşturmaya karar verildi, ayrıca Hacı Bektaşi Veli Anma Etkinlikleri’nin ‘Hacı Bektaş Veli ve Kadıncık Ana’yı Anma Etkinlikleri’ adı ile yapılması için gerekli görüşmeler yapıldı. 

    Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılık; eğitimden çalışma yaşamına, sağlıktan karar mekanizmalarına katılıma kadar kadınların yaşamını ciddi boyutlarda etkiliyor.

    Kadınlar bu yıl da erkek-devlet şiddetine, yoksulluğa, eşitsizliğe, tacize, tecavüze, sistematikleşen kadın cinayetlerine, ahlaki normlarla baskılanmaya, haklarına göz diken sistemle, gözaltı ve davalarla mücadele etti.

    2023’te kadınların gündeminde şu başlıklar öne çıktı:

    -Hacı Bektaş Veli’yi Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’nde bu yıl bir ilk yaşandı ve bir gün boyunca yalnızca kadın etkinliklerine yer verildi. 3 oturumdan oluşan ‘Tarihten Günümüze Alevi Kadınının Yolculuğu’ paneli yapıldı. Panelde Kadıncık Ana’dan günümüze Alevi kadınının tarihsel yolculuğu, Alevi erkanlarında kadının yeri ve asimilasyonun etkileri, Alevi kurumlarında yönetici kadınların genel kararlara etkileri ve hak mücadelesine katkıları konuşuldu.

    Panelinin ardından sonuç bildirgesi yayınlandı. Bildirgede, Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi oluşturmaya karar verildiği, ayrıca Hacı Bektaşi Veli Anma Etkinlikleri’nin önümüzdeki yıldan itibaren ‘Hacı Bektaş Veli ve Kadıncık Ana’yı Anma Etkinlikleri’ adı ile yapılması için gereken görüşmelerin gerçekleştirilmesine karar verildi.

    SALDIRILARA KARŞI FEMİNİST MÜCADELE

    İstanbul Sözleşmesi’nden nafaka hakkının gasp edilmesine, 6284 sayılı Yasa’ya, saldırılardan kadınların başarılarının hedefe konulmasına kadar birçok alanda saldırıya maruz kalan kadınlar, tüm bunları kadın dayanışması ve feminist mücadeleyle geri püskürttü yıl boyunca.

    -Danıştay, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine dair son kararı verdi. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Türkiye’nin sözleşmeden çekilmesini “hukuka uygun” buldu. Danıştay’ın oy çokluğuyla onayladığı kararın ardından Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden resmen çıkmış oldu.

    -5 Ocak 2020’den bu yana akıbeti bilinmeyen Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, Dersim’de Vali Bülent Tekbıyıkoğlu ve İl Emniyet Müdürü Hakan Yılmaz ile görüştü. Görüşmede, Gülistan Doku’nun dosyasının yeniden baştan aşağı inceleneceği ifade edildi.

    -DİSK İzmir 2 No’lu Şube yöneticilerini cinsiyetçi söylem ve yalan haberlerle hedef gösteren Yeni Asır gazetesi önüne “Kadın Düşmanı Yeni Asır” yazılı siyah çelenk bırakıldı.

    -Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde KHK ile ihraç edilen Doç. Dr. Nilgün Erdem ve Araştırma Görevlisi Ekin Değirmenci görevlerine iade edildi.

    -EŞİK Platformu’nun çağrısıyla ‘Kadınlar Meclis’te’ sloganıyla TBMM’de basın açıklaması yapıldı. İktidarın kadına ve kadın haklarına karşı yapmayı planladığı yasal değişikliklere karşı toplumsal muhalefetin tüm kesimlerinin ve muhalefet partilerinin ortak bir karşı duruş sergilemesi gerektiği belirtildi.

    -A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın tarihi başarısı 2023’e damga vurdu. ABD’nin önde gelen gazetelerinden New York Times’ın internet sitesinde “Krizlerle boğuşan Türkiye, kahramanını buldu” manşetiyle takıma yer verdi. Bunun yanı sıra bir takım gerici kesimler, kadın voleybol takımını hedef aldı ve Ebrar Karakurt’a homofobik saldırılarda bulundu.

    -Nafaka hakkına karşı propaganda yapan Yeniden Refah Partisi, Meclis’in Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’na nafaka hakkının sınırlandırılması için kanun teklifi verdi.

    -Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2024 yılı için bütçe teklifi 334 milyar 349 milyon 925 bin lira oldu. 8 kalemden oluşan bütçede kadınların güçlendirilmesi 7’inci sırada yer aldı. Ailenin korunması ve güçlendirilmesi programına 11 milyar 904 milyon lira ayrılırken, kadının güçlendirilmesine ise ayrılan bütçe 2 milyar 900 milyon lira oldu.

    -Türkiye’nin Rojava’ya ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına karşı Türkiye’nin dört bir yanında kadınlar ayaklanarak, savaşa karşı barış taleplerini haykırdı.

    -Pınar Gültekin’in katledilmesine ilişkin süren davanın karar duruşmasında fail Cemal Metin Avcı’ya ağırlaştırılmış müebbet, kardeşi Mertcan Avcı’ya ise 4 yıl hapis cezası verildi.

    Demans teşhisi konulan ve uzun bir süre cezaevinde tutulan Aysel Tuğluk için Alevi kadınlar yıl boyunca özgürlük çağrısı yaptı.

    -Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Aysel Tuğluk’un durumunu üçüncü kez inceleyen ATK’nin “cezaevinde kalabilir” raporuna tepki göstererek, “Bu vicdansızlığa son verin” çağrısında bulundu.

    -Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB), Aysel Tuğluk nezdinde tüm siyasi ve hasta tutukluların serbest bırakılması için eylem yaptı. AAKB, duyarlı kesimleri tüm siyasi ve hasta tutukluların serbest bırakılması için her ilde bulundukları yerlerdeki postanelerden Adalet Bakanlığı’na faks çekmeye ve mektup göndermeye çağırdı.

    -Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi, hem yazılı bir açıklama yaparak hem de hazırladıkları videolarla, tutuklu siyasetçi Aysel Tuğluk ve diğer hasta tutukluların serbest bırakılması çağrısında bulundu.

    -Paris Alevi Kültür Merkezi (PAK) cezaevi koşullarında sağlık durumunun kötüleştiği duyurulan Aysel Tuğluk ve tüm hasta mahpusların infazlarının ertelenmesi çağrısında bulundu.

    -Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Karma eğitim önemlidir. Ancak ihtiyaç duyulması halinde kız okulları kurulabilir” sözleri kadınlardan tarafından tepkiyle karşılandı.

    – Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, süresiz nafakanın adil olmadığını söyleyerek, “Süresiz nafaka ödemek gibi uygulama kabul edilebilir olamaz. Mağdur olan erkeklerimiz varsa onun da yanındayız. Bunları da dinlememiz lazım” dedi.

    -AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı yeni kabinede sadece bir kadın bakan yer aldı.

    -Hiranur Vakfı kurucularından Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G.’nin 6 yaşında evlendirilmesi ve cinsel istismara maruz bırakılmasına ilişkin davada H.K.G’nin zorla evlendirildiği Kadir İstekli 30 yıl, baba Yusuf Ziya Gümüşel 20 yıl, anne Fatıma Gümüşel ise 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    -Aydın’ın Efeler ilçesinde bulunan KYK yurdunda arızalanan asansör düştü, Zeren Ertaş adlı öğrenci hayatını kaybetti. Ertaş’ın hayatını kaybetmesi ülke genelinde büyük tepkilere ve zincirleme protestolara sebep oldu.

    -Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği kuruluşunu ilan etti. Derneğin kurucu üyeleri, kadın gazetecilerin sesi olacaklarını belirterek, “Amacımız gazetecilerin direnişini büyütmek” dedi.

    -Ankara Valiliği, 64 ülkeden gelen kadınların katılımıyla Türkiye’de ilk kez yapılacak olan Dünya Kadın Yürüyüşü’nün gerçekleştirilmesi planlanan feminist yürüyüşü ve konserini yasakladı.

    -Tarsus Ashab-ı Kehf Platformu’ndan bir kişinin Filistin eyleminde kadınları kıyafetleri üzerinden hedef almasına karşı kadınlar sokağa çıkarak, “Savaşlar, çatışmalar üzerinden kadınların bedenini, hayatını hedef alanların karşısındayız” dedi. Mersin Barosu da bu cinsiyetçi söylemlere karşı suç duyurusunda bulundu.

    -Gabonlu üniversite öğrencisi Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga’nın katledilmesine lişkin tecavüz failinin yargılandığı davanın Karabük’te görülen ilk duruşmasında failin tutukluluk halinin devamına karar verilirken duruşma 24 Ocak 2024 tarihine ertelendi. Kadınlar Dina için adale sağlanana kadar olayın takipçisi olacaklarının altını çizdi.

    -Faillerin yargılanması, gözaltında kayıpların akıbeti araştırılması talebiyle her hafta Galatasaray Lisesi önünde açıklama yapan ancak polislerce engellenen Cumartesi Anneleri’nin “Galatasaray Meydanı’nda açıklama yapmak istiyoruz” mücadelesi sonuç verdi. Her hafta işkenceyle gözaltına alınan Cumartesi Anneleri, 5 buçuk yılın ardından Galatasaray Lisesi önünde kayıpların akıbetini sordu.

    8 MART VE 25 KASIM’DA KADINLAR SOKAKLARI DOLDURDU

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin başta olmak üzere birçok kentte kadınlar ve LGBTİ+’lar, eşitlik talebiyle alanlara çıktı.

    İstanbul’da Beyoğlu Kaymakamlığı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle düzenlenen Feminist Gece Yürüyüşü’nü yasakladı. Yasağa uymayan kadınlar “Hükümet istifa” ve “Korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganlarıyla yürüyüşü gerçekleştirdi. Depremin gölgesinde ülkenin dört bir yanında gerçekleşen yürüyüşlerde hükümetin hesap vermesi istendi. 25 Kasım’da da sokakları dolduran kadınlar, erkek-devlet şiddetini bir kez daha alanlardan ifşa etti.

    ERKEK ŞİDDETİ 2023’TE DE HIZ KESMEDİ

    Kadınlar, 2023 yılının ilk ayını Danıştay’ın İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptaline yönelik davaları reddederek, kararını onaması haberiyle karşıladı. Sözleşmeden çekilme kararı, kadınları erkek şiddetine daha açık hale getirdi. Sözleşmeden çıkılmasının yanı sıra; 6284 Sayılı Yasa’nın etkili şekilde uygulanmaması, kadın örgütlerini kapatma girişimleri, Medeni Kanunu’nda ve anayasada gerici düzenlemelerin yapılması, cezasızlık politikaları ve iktidarın kadın düşmanı söylemleri kadın cinayetlerini daha da arttırdı.

    Medyaya yansıyan haberlere göre 2023 yılında 321 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 208 kadının ölümü ise şüpheli olarak kayıtlara geçti.

    DEPREM EN ÇOK KADINLARI ETKİLEDİ

    Maraş merkezli depremlerin ardından deprem bölgesinde, toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle herkesten daha çok kadınlar olumsuz etkilendi. Kadınlar depremin ilk günlerinde koordinasyonsuzluk ve plansızlık nedeniyle barınma, ısınma ve hijyen sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Kadınlar için ayrı tuvaletlerin, hijyen ürünlerinin, yıkanma alanlarının ve anne sağlığı hizmetlerinin azlığı, kadın depremzedelerin karşılaştığı ilk zorluklar arasında. Depremden hemen sonra kadın hareketi ülkenin dört bir yanında dayanışma ağı örerek depremzede kadınlar için seferber oldu.

    – Mor Dayanışma, büyük bir hasar ve on binlerce enkazın olduğu Hatay Samandağ’da kadın dayanışma çadırı kurdu. “Birlikte yeniden kuracağız” şiarıyla da deprem bölgesindeki kadınlarla dayanışmak amacıyla mektup kampanyası başlattı.

    -Kadın Koalisyonu, Afet Koordinasyon Ağı kurdu.

    -Depremden hemen sonra kadınlar, Afetlere Karşı Feminist Dayanışma Grubu’nu kurdu. Grup, depremzede kadınların ihtiyaç duyduğu ürünleri taşıyan ‘Mor Tır’ı deprem bölgelerine ulaştırdı.

    -Depremden etkilenen kadın ve çocuklar için Ekmek ve Gül tarafından “Kız Kardeşlik Köprüsüyle Hayatı Yeniden Kuruyoruz” adıyla çalışma başlatıldı.

    -Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği’nin, “Yaşamı Yeniden Kuruyoruz: Afette Feminist ve LGBTI+ Dayanışması” başlığıyla gerçekleştirdiği Feminist Buluşma’da, depremzede kadınlar ile LGBTI+’ların maruz kaldığı şiddete karşı yeni yaşamın kurulmasında kadın dayanışmasının şart olduğunun altı çizildi.

    -Siyasi partilerin kadın meclisleri, kadın örgütleri, sendikalar, Alevi kadın dernekleri deprem bölgesindeki kadınlar için dayanışma çalışmaları gerçekleştirdi.

    KADINLARIN SEÇİM GÜNDEMİ

    2023 yılının en önemli gündemi depremden sonra 14 Mayıs Milletvekili Genel Seçimleri ve 28 Mayıs’taki Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimleri oldu hiç şüphesiz. Seçim sürecinde yine en çok kadınların yaşamları pazarlık haline getirildi ve kadınların hakları, kazanımları, mücadeleleri seçim malzemesi yapıldı. Bu süreçte Cumhur İttifakı ile bileşenleri tarafından çokça kadın düşmanı söylemler meydanlarda, basında dillendirildi.

    Yeniden Refah Partisi, seçim aracında milletvekili adayı Çiğdem Kulalı Seçkin’in fotoğrafını gölgeledi. Seçim aracında sadece erkek adayların fotoğraflarının yer alması kamuoyunda büyük tepki çekti. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan seçim sürecinde kadınların ve kadın örgütlerinin karşı çıktığı “süresiz nafaka mağduriyetinin giderilmesi”, “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun aile bütünlüğünü bozucu maddelerinin ayıklanması” sözü verdi.

    Seçim sürecinde kadınları hedef alan partilerin başında gelen HÜDA-PAR ise kadın ve LGBTİ+’ların haklarına karşı kısıtlayıcı ve nefret barındıran sözleriyle ön plana çıktı. “Bekar kadınların sahiplendirilmesi” sözleriyle büyük tepki çeken HÜDA-PAR’ın kadın hak ve özgürlüğünü geriletmeye dair çokça politikası bulunuyor. Bunlar; kadınların kamusal alandandan evin içine hapsetmekten, çocuk evliliklerinin meşrulaştırılmasına, boşanmaların engellenmesi için teşviklerin yaratılmasından, kadınları ‘ahlak’normları içerisine hapsetmeye kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

    -Yeniden Refah Partisi, seçim aracında milletvekili adayı Çiğdem Kulalı Seçkin’in fotoğrafını gölgeledi. Seçim aracında sadece erkek adayların fotoğraflarının yer alması kamuoyunda büyük tepki çekti.

    -Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan seçim sürecinde kadınların ve kadın örgütlerinin karşı çıktığı “süresiz nafaka mağduriyetinin giderilmesi”, “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun aile bütünlüğünü bozucu maddelerinin ayıklanması” sözü verdi.

    -Seçim sürecinde kadınları hedef alan partilerin başında gelen HÜDA-PAR, kadın ve LGBTİ+’ların haklarına karşı kısıtlayıcı ve nefret barındıran sözleriyle ön plana çıktı. “Bekar kadınların sahiplendirilmesi” sözleriyle büyük tepki çeken HÜDA-PAR’ın kadın hak ve özgürlüğünü geriletmeye dair çokça politikası bulunuyor. Bunlar; kadınların kamusal alandandan evin içine hapsetmekten, çocuk evliliklerinin meşrulaştırılmasına, boşanmaların engellenmesi için teşviklerin yaratılmasından, kadınları ‘ahlak’normları içerisine hapsetmeye kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

    Tüm bu saldırılara karşı kadınlar karşı söylem üreterek hareket geçti. Sol Feminist Hareket’in hazırladığı “Kadınları İkinci Turda Oy Vermeye, Sandıklara Sahip Çıkmaya ve Mücadeleye Çağırıyoruz!” başlıklı bildiriye aydınlar, akademisyenler, müzisyenler, oyuncular, hukukçular ve sanatçıların bulunduğu yüzlerce kadın imza attı. Gazeteci, yazar, akademisyen, şair, hukukçu, hak savuncusu, oyuncu, siyasetçi yüzlerce kadın, 28 Mayıs’ta yapılacak 2. Tur Cumhurbaşkanlığı seçimleri için “Buradayız, bu karanlığa teslim olmayacağız” başlığıyla başka bir bildiri daha yayımladı. Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), ise HÜDA-PAR ve Yeniden Refah Partisi yetkilileri, AKP’den 6284 sayılı kadına karşı şiddetin önlenmesine yönelik Kanun’un kaldırılması isteklerine tepki gösterdi.

    Öte yandan seçime giren siyasi partilerin milletvekili listeleri yine eşit temsilden çok uzaktaydı. Seçim sürecinde kadınların en büyük talebi İstanbul Sözleşmesi’nin tekrar yürürlüğe girmesi oldu.

    Meclis’e bu yasama döneminde toplam 121 kadın milletvekili seçildi. Yeşil Sol Parti’nin 61 milletvekilinden 30’unu kadınlar oluşturdu. Yeşil Sol Parti’de kadın temsil oranı yüzde 49 ile diğer partilere göre en yüksek düzeyde. AKP’den 50, CHP ve Yeşil Sol Parti’den 30’ar, İYİ Partiden 6, MHP’den 4, Türkiye İşçi Partisinden ise 1 kadın milletvekili TBMM’de yer aldı.

    İKTİDARIN SİNDİRME ARACI OLARAK YARGI SOPASI

    Hayatlarını eşit ve özgür bir şekilde yaşamak isteyen, hakları için mücadele eden kadınlara bir baskı da yargı kanadından geldi. Yıl boyunca kadınlar haklarında açılan çeşitli davalar ve gözaltılarla sindirilmeye çalışıldı. Her ne kadar iktidar korkutma aracı haline getirdiği ‘yargı sopası’nı kullansa da bu, kadınlar üzerinde etki etmedi. Kadınlar her koşulda dik durma dirayetini gösterdi.

    -Konserinde yaptığı şaka nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan yargılanan Gülşen’e 10 ay hapis cezası verildi.

    -Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi’nin çağrısıyla, “ÇEDES’e Hayır” demek için, Mamak’ta faaliyet yürüten  Laik Bilimsel Eğitim Platformu’ndan kadınlar, bildiri dağıtırken gözaltına alındılar.

    -Batman’ın Beşiri ilçesinde 2020 yılında tecavüz ettiği İpek Er’i intihara sürükleyen uzman çavuş Musa Orhan’a dönük cezasızlık politikasına karşı faile “hakaret ettiği” iddiasıyla yargılanan Ezgi Mola’ya destek olmak için paylaşım yapan Hazal Kaya hakkında da “hakaret davası” açıldı. Hazal, emniyete giderek ifade verdi.

    -Emine Şenyaşar hakkında 2 yeni dava açıldı. AKP’li İbrahim Halil Yıldız’a “hakaret” ettiği iddiasıyla açılan soruşturmalardan 2’sinin davaya dönüşmesiyle toplamda 10 dava açılmış oldu.

    -Kalıcı yaz saati uygulaması için belgesel çekimi görüntüleri gerekçe gösterilerek tutuklanan belgesel yönetmeni Sibel Tekin, tahliye oldu.

    -Şırnak’ın Cizre ilçesinde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde şiddete karşı yürüyen kadınlar hakkında soruşturma açıldı.

    -Musa Orhan’ın suç duyurusu üzerine hakkında dava açılan sanatçı Farah Zeynep Abdullah, bin 300 TL adli para cezasına çarptırıldı.

    -Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) hakkında ‘ahlaka aykırı faaliyet yürütmek’ iddiasıyla ve kapatılması talebiyle açılan davanın 4’üncü duruşması görüldü. Dava reddedildi.

    -Kadın örgütlerinin, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının iptaline ilişkin Danıştay’a açtıkları davanın duruşması görüldü. Danıştay savcısı mütalaasını açıkladı. Savcı, kararın iptali yönünde karar verilmesini istedi. Mahkeme başkanı ise davaya dair kararını daha sonra yazılı olarak tebliğ edeceğini söyledi.

    -Demans hastası olduğu gerekçesiyle 27 Ekim 2022’de Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tahliye edilen eski HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk, 2012 tarihli bir soruşturma gerekçesiyle evinde gözaltına alındı. Tuğluk,  ifade işleminin ardından serbest bırakıldı.

    -Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan HDP eski İstanbul Milletvekili Hüda Kaya tutuklandı.

    -Tutuklu Kürt siyasetçi Gültan Kışanak tutukluluk süresi dolmasına rağmen tahliye edilmedi. Kışanak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yaptığı konuşma nedeniyle “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla 5 yıla kadar hapis istemiyle açılan bir başka dava daha bulunuyor.

    KADIN GAZETECİLER HEDEFTEYDİ

    Türkiye’de gazeteciler yazdıkları veya söyledikleri nedeniyle cezaevinde tutuluyor. Gazeteciler özgürlüğünü yitirirken toplumun haber alma hakkı da engellenmiş oluyor. Gazetecilikte Kadın Koalisyonu (CFWIJ), 2023 yılının raporuna göre Türkiye, özellikle Kürt kadın gazetecileri susturmak için yasayı silah olarak kullanan ülkelerin başında geliyor.

    Kadın gazeteciler yıl boyunca şunları yaşadı:

    -PİRHA muhabiri Dilan Şimşek, Cumartesi Anneleri eylemini takip ederken polis tarafından darp edilerek gözaltına alındı.

    -JINNEWS muhabiri Elfazi Toral ile Demokratik Modernite çalışanı Sema Korkmaz, İstanbul’da haber takibi sırasında polis saldırısına maruz kalarak, gözaltına alındılar.

    -Jinnews muhabiri Nazlıcan Yıldız tutuklandı.

    -Gazeteci Beritan Canözer serbest bırakıldı.

    -MA muhabiri Yüsra Batıhan hakkında, depremde yapılan haberleri sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar gerekçesiyle soruşturma açıldı.

    -Beş gün gözaltında tutulan Yeni Yaşam gazetesi çalışanı Rojin Altay, savcılık ifadesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    -HDP Milletvekili Remziye Tosun, Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan gazeteci Derya Ren’e yönelik çıplak arama dayatmasını Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a sordu.

    -Gazeteci ve akademisyen Nagihan Akarsel’in cenazesini takip ettiği sırada gözaltına alınan Jinnews muhabiri Dilan Babat hakkında “Türk devleti ve kurumları aleyhinde sözde haber yapma” iddiasıyla dava açıldı.

    -Gözaltına alınan gazeteci Dilan Akyol’un yaptığı haber gerekçe gösterilerek, “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla adliyeye sevk edildi. Ardından serbest bırakıldı.

    -Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eş Başkanı gazeteci Dicle Müftüoğlu tutuklandı.

    -Gazeteciler Sibel Yükler, Evrim Deniz, Evrim Kepenek gözaltına alındı. İfadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

    -Mezopotamya Ajansı (MA) Muhabiri Ceylan Şahinli “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılandığı davada beraat etti.

    -Ankara’daki bombalı eyleme dair yaptığı değerlendirmeler gerekçesiyle gözaltına alınan Gazeteci Ayşenur Arslan, ifade verme işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

    -Şırnak’ta 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında yapılmak istenen yürüyüşte gözaltına alınan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Zeynep Durgut ve JINNEWS muhabiri Rozerin Gültekin serbest bırakıldı.

    -16 gazetecinin tutuklanmasını protesto ederken darp edilerek gözaltına alınan gazeteci Sibel Yükler’e Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetten dava açıldı.

    -Diyarbakır merkezli yürütülen soruşturma kapsamında 2022 yılında tutuklanan gazeteciler Remziye Temel, Safiye Alagaş, Elif Üngür ve Neşe Toprak’ın tahliyesine karar verildi.

    -29 Ekim 2022’de gazetecilik faaliyetleri ile suçlanarak tutuklanan Mezopotamya Ajansı ve JİNNEWS muhabirleri Berivan Altan, Habibe Eren, Diren Yurtsever, Öznur Değer ve Ceylan Şahinli tahliye edildi.

    -“Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla Duvar Gazetesi’nden Evrim Deniz, Bianet’ten Evrim Kepenek ve T24 editörü Sibel Yükler gözaltına alındı. Gazeteciler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    KADINLARIN BAŞARILARI

    Kadınlar 2023 yılında sadece şiddet ve olumsuz olaylarla gündeme gelmedi. Hayatın her alanında var olma mücadelesi veren kadınların başarıları ödüllendirildi.

    -İsveç merkezli Olof Palme Uluslararası Anlayış ve Ortak Güvenlik için Anma Fonu’nun 1987’den bu yana her yıl verdiği Olof Palme Ödülü’ne bu sene, Ukrayna, İran ve Türkiye’den üç kadın insan hakları savunucusu layık görüldü. Ödül, İHD Eş Genel Başkanı avukat Eren Keskin, Ukraynalı Psikolog Marta Chumalo ve İranlı gazeteci, insan hakları savunucusu Narges Mohammadi’ye verildi.

    -Kars Barosu, 2022 Adalet Ödülü’nü Urfa Adliyesi önünde adalet arayan Emine Şenyaşar’a verdi.

    – Uluslararası İnsan Hakları Forum ve Film Festivali’nde, Diyarbakır’da erkek şiddeti sonucu ağır yaralanan Mutlu Kaya’nın hikayesini konu alan “My Name is Happy” (Benim Adım Mutlu) filmine iki ödül verildi.

    -Jina Mahsa Amini’nin katledilmesini ilk duyuran gazeteci Nilifer Hamediye Alman Gazeteciler Derneği tarafından ödül verildi.

    -Avrupa Parlamentosu, Sakharov Düşünce Özgürlüğü Ödülü’nü, Mahsa Amini ve “Jin jiyan azadî” hareketine verdi.

    -2023 Nobel Barış Ödülü, cezaevindeki İranlı kadın aktivist Nergis Muhammedi’ye verildi. Ödülün, İran’da kadınlara yönelik baskılara karşı verdiği mücadele ve insan hakları mücadelesi nedeniyle verildiği açıklandı.

    – 2023 Nobel Tıp Ödülü’nü, MRNA aşısıyla ilgili çalışmaları nedeniyle, Covid aşısının bulunmasını sağlayan teknolojiyi geliştiren çalışmalarından ötürü Katalin Kariko ve ABD’li Drew Weissman kazandı.

    -Nobel ödüllerinin sonuncusu olan Ekonomi Ödülü, kadınların işgücü piyasasındaki yeri üzerine yaptığı çalışmalardan dolayı Harvard Üniversitesi Profesörü Claudia Goldin’e verildi.

    -Uluslararası İnsan Hakları Forum ve Film Festivali’nde, Diyarbakır’da erkek şiddeti sonucu ağır yaralanan Mutlu Kaya’nın hikayesini konu alan “My Name is Happy” (Benim Adım Mutlu) filmine iki ödül verildi.

    -Doğan Kitap’ın Duygu Asena’nın anısını ve fikirlerini yaşatmak için 2007’den bu yana her yıl düzenlediği Duygu Asena “Kadının Hala Adı Yok” Roman Ödülü Arlin Çiçekçi’nin “Servi Nine ve Üç Güzeller” adlı eserine verildi.

    -Don Ansim veya United Women of Italy’nin Renata Fonte Ödülü, 2023 yılında kadına yönelik şiddete karşı, cinsiyet eşitliği ve özgürlüğü için mücadele yürüten dört Afganistanlı kadına verildi.

    -Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü “Kuru Otlar Üstüne”deki performansıyla Merve Dizdar’a verildi. Dizdar, konuşmasında ödülünü mücadele eden kadınlara adadığını ifade etti.

    -26’ncı Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali yapıldı. Törende ödül alan isimler, konuşmalarında mücadele ve umut vurgusu yaparken, ödüllerini Çiğdem Mater’e ithaf etti.

    -Free Press Unlimited’ın düzenlediği “En Dirençli Gazeteci Ödülü” DFG Derneği’nin tutuklu Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu’na verildi.

    -Kürt aktivist Hêro Wekîl’e, Cenevre İnsan Hakları Merkezi tarafından “2023 Doğa Hakları Kadın Kahramanları” ödülü verildi.

    DÜNYADA KADINLAR CEPHESİNDE NELER YAŞANDI?

    2023 yılında Türkiye’de olduğu gibi dünyanın birçok yerinde de kadınlar kazanımları ve hakları için mücadele etti. Kimi ülkelerde eşitlikçi kazanımlar elde edilirken Afganistan’da Taliban’ın yönetimi ele geçirmesiyle kadınlar için daha karanlık bir yıl oldu 2023.

    Aynı şekilde İran’da da kadınlar başörtüsü zorunluluğu başta olmak üzere birçok sorunla mücadele etmek zorunda kaldı.

    -İran’da Jina Mahsa Amini’nin katledilmesiyle başlayan “Jin jiyan azadî” isyanı hükümetin tüm saldırılarına rağmen 2023 yılında da sürdü. Amini’nin katledilmesinin ardından dünyanın hemen her yerinde süren kadın mücadelesinin yeni şiarı haline gelen “Jin Jiyan Azadi /Kadın Yaşam Özgürlük” sloganı kadın sokak hareketinin öznesi haline geldi. Ve tüm dünyada ülke ülke yayıldı. Amini’nin katledilmesine ilişkin ilk haberi yapan iki gazeteciye ise hapis cezası verildi. Amini’nin ardından zorunlu başörtüsüne uymadığı için işkence edilen Armita Geravand (16) hayatını kaybetti.

    -Taliban’ın yönetimi ele geçirdiği Afganistan’da bir grup kadın, yeni yönetimde haklarının geri alınmaması için eylem yaptı. Başkent Kabil’de ellerinde pankartla bir video çeken kadınlar, “Çalışmak, eğitim ve siyasi katılım her kadının hakkıdır” sloganını attı. Afganistan Ulusal Gazeteciler Birliği, Taliban’ın yönetime gelmesinin ardından kadınların medyadaki varlığının iki yıl öncesine göre yüzde 64 oranında azaldığını duyurdu. Taliban Enformasyon ve Kültür Müdürlüğü, Ramazan ayı boyunca müzik yayını yaptığı iddiasıyla, “Kadınların Sesi” isimli yerel radyo istasyonunu kapattı. 2 ay sonra radyo tekrar yayına başladı.

    -Suudi Arabistanlı öğrenci Salma el-Shehab, sosyal medyada ‘muhalif ve aktivistlerin paylaşımlarını retweet ettiği için’ 34 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Avrupa Suudi İnsan Hakları Örgütü (ESOHR) bunun, bir muhalife verilen en uzun hapis cezası olduğunu açıkladı.

    -Filistinli Yazar Adania Shibli’ye, “İsrail’deki savaş” gerekçesiyle Frankfurt Kitap Fuarı’nda verilecek olan ödül töreni iptal edildi.

    -Arjantin’de 14 yaşındaki bir kız çocuğun polisten yardım istenmesine rağmen öldürülmesi kadınlar arasında infial yarattı. Polisi kadın cinayetlerine kayıtsız kalmakla suçlayan yüzlerce kadın, Mendoza bölgesinde adalet sarayını ateşe verdi. Öte yandan Arjantin Ulusal Kongresinin alt kanadı Temsilciler Meclisi’nde birçok durumda kürtajı yasallaştıracak tasarı kabul edildi.

    -Meksika’da binlerce kadın, polis tarafından boynu kırılarak öldürülen göçmen Victoria Salazar için başkent Mexico City’de sokaklara döküldü. Protestocuların polisle çatışması sonucu 32 kişi yaralandı. Kadın hareketinin mücadelesinin sonucu olarak Meksika Yüksek Mahkemesi tecavüz sonucu hamile kalan 12-17 yaşları arasındaki çocukların, anne baba onayına gerek kalmadan kürtaj yapabilmesine karar verdi.

    -ABD’nin Teksas eyaletinde kadınların hamileliklerinin 6’ncı haftasından sonra kürtaj olmasını yasaklayan yasa yürürlüğe girdi.

    -Polonya’da aylardır tartışılan ve büyük tepkilere sebep olan kürtaj yasağı yürürlüğe girdi. Yasağın yürürlüğe girmesi ile birlikte ülke genelinde protestolar yeniden başladı.

    -Londra’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla İngiliz feminist örgütlerin organize ettiği “Million Women Rise” yürüyüşü, binlerce kadının katılımıyla “Bir kadın, bir beden, bir şarkı, bir sevgi” şiarıyla gerçekleşti.

    -Avrupa Birliği (AB), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde kadına yönelik cinsel şiddet faillerine yaptırım uygulama kararı aldı. Hollanda’nın girişimiyle alınan karar, aynı zamanda kurumun bu bağlamda kabul ettiği ilk yaptırım paketi.

    -İspanyol milletvekilleri tarihi bir adım atarak, şiddetli regl ağrısı çeken kadınlara ücretli tıbbi izin verilmesini öngören yasal düzenlemeyi onayladı. Böylece İspanya, bu tür bir yasayı onaylayan ilk Avrupa ülkesi oldu. Ayrıca hükümet, şirket yönetim kurullarında en az yüzde 40 kadın temsilini zorunlu kılan yasayı çıkarmaya hazırlandığını duyurdu.

    -Japonya, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadelede çok önemli bir adım attı. Yeni kurallara göre; büyük şirketler erkekler ve kadınlar arasındaki ücret farklarını açıklamak zorunda kalacak.

    -İspanya’da cinsiyet eşitliği için kadınların mücadelesi sonucunda hükümet, cinsiyet eşitliğine yönelik yeni bir adım atma hazırlığında. Hükümet, şirket yönetim kurullarında en az yüzde 40 kadın temsilini zorunlu kılan yasayı çıkarmaya hazırlandığını duyurdu.

    -Yeni Zelanda’da yoksullukla mücadele çalışmaları kapsamında tüm okullarda ücretsiz regl ürünleri dağıtılmasına karar verildi.

    -Latin Amerika ülkesi Bolivya’da ‘Kültürler, Dekolonizasyon ve Depatriarkalizasyon Bakanlığı’ kuruldu. Bakan olarak ise Sabina Orellana atandı.

    -Güney Kıbrıs’ta oy birliğiyle onaylanan ve Ceza Yasası’nda değişikliğin yolunu açan yasaya göre bundan böyle tecavüz suçu işleyenler müebbet hapisle cezalandırılacak. Ceza, sadece kadınlara değil, erkeklere ve LGBTİ bireylere tecavüzü de kapsıyor.

    -İzlanda’da kadınlar 48 yıl sonra ilk kez eşit ücret talebiyle greve çıktı. Kadınlar başkent Reykjavik’te de eşit ücret talebiyle büyük bir miting yaptı.

    -Cinsiyete dayalı bir şiddet eylemi olarak ifade edilen feminiside karşı Belçika, bir yasa çıkardı. Yasa sadece feminisidleri değil, aynı zamanda bu tür suçlara öncülük edebilecek cinsel, psikolojik ve zorlayıcı kontrol gibi farklı şiddet biçimlerini de tanımlıyor.

    -İsviçre’de emeklilik yaşının yükseltilmesi, cinsiyetçi ve cinsel şiddet, feminisid (kadın cinayetleri), ücret eşitsizliği, yapısal ırkçılık, çocuk bakım tesislerinin finanse edilmemesi, homofobik ve transfobik ayrımcılık, kürtaj hakkına yönelik saldırılar sebebiyle feminist greve yüzbinlerce kadın katıldı.

    Fatoş SARIKAYA/PİRHA

  • 2023 yılı, Alevilerin inkara, asimilasyona karşı direndiği yıl oldu

    2023 yılı, Alevilerin inkara, asimilasyona karşı direndiği yıl oldu

    PİRHA- Cumhuriyet’in yüz yaşına girdiği 2023 yılı da yüzyıllık inkar, imha ve asimilasyon politikalarının devam ettiği bir yıl oldu. AKP-MHP blokunun Alevileri ‘denetim’ altına alma planına karşı, Aleviler de daha örgütlü bir mücadele hattı örerek “Devletin Alevisi olmayacağız” mesajını güçlü bir şekilde verdi.

    Aleviler nezdinde 2023 yılı, AKP-MHP hükümetinin Alevilere karşı yürüttüğü kültürel ve inançsal asimilasyon saldırılarıyla devam etti.

    Cumhuriyetin ikinci yüzyılına dair yıl boyunca miting, panel, yürüyüş gibi eylem ve etkinlikler yapan Aleviler, ‘Demokratik Cumhuriyet’ talebini alanlarda daha gür seslendirerek, bir yüzyıl daha yok sayılmayı kabul etmeyeceklerini vurguladılar.
    Farklılıkları yok sayan Türkiye Cumhuriyeti, başta Alevileri olmak üzere, farklı inanç ve etnik kimlere dönük inkâr, imha ve asimilasyon politikalarını kesintiye uğratmadan yüz yıldır sürdürüyor. Topyekûn ortadan kaldıramadığı Alevileri kavim kırım politikaları ile kendi hak ve hakikatinden uzaklaştırmak isteyen devlete karşı Alevler de hakikatin izinden hiç ayrılmadılar.

    AKP-MHP hükümeti, Alevilere karşı yeni hamlesini Eylül 2022’de geliştirdi. Devlet ve iktidar sahipleri, Alevilerin meşru demokratik taleplerini karşılamak ve anayasal güvenceye almak yerine, inkarda ısrar ederek Kültür Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu.

    AKP/MHP iktidarı, uzun yıllardır dinselleştirmek için çabaladığı eğitim sistemine sonunda her okula imam atayacağı ÇEDES projesini ekledi.
    Aleviler ve örgütleri tüm bu hamlelere cevabını sokaklarda, meydanlarda, TBMM’nin önünde ve bulunduğu her yerde söyledi. 2023 yılını binlerin katıldığı mitingle uğurlayan Aleviler ikinci yüz yıla eşit yurttaşlık, özgürlük, barış ve demokrasi özlemiyle giriyor. 2024 yılı da tüm diğer yıllar gibi baskı politikalarının arttığı, zora, zorbalığa karşı mücadelenin büyütüleceği bir yıl olacak.

    İşte Aleviler açısından 2023 yılında yaşananlar:

    ALEVİLERİN ASİMİLASYONU İÇİN ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKALIĞI KURULDU

    AKP-MHP iktidarı, Alevi inkarını sürdürürken, asimilasyon politikalarına hız verdi. Ulusal ve Uluslararası mahkemelerin Alevi inancı ve toplumu hakkında verdiği kararları bu yıl da uygulamazken, asimilasyon ve inkarı kurumsallaştırıp Kültür Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu.
    Alevi toplumunun yoğun tepki gösterdiği Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Danışmanı Ali Arif Özzeybek getirildi. Kasım 2023’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gece yarısı kararnamesiyle Ali Arif Özzeybek’in başkanı olduğu Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ülkücü olarak bilinen Ali Rıza Özdemir’i atadı.
    Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararnameyle Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlı dedelere maaş bağlanması yasalaştı. AKP hükümeti, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının çemberini genişletti. Kültür Bakanlığı tarafından görevlendirilen kişiler Alevi köylerine giderek, dedeleri maaşa bağlama teklifinde bulundu.

    Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ayrıca harem selamlık gençlik kampı düzenleyeceğini açıkladı. Alevi derneklerine gönderilen yazıda, Aydın ve Çanakkale’de iki ayrı tarihte yapılacak kampa katılmaları için 10 kız 10 erkek ismi istendi.

    Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın düzenlediği etkinlikte, Hacı Bektaş Veli’nin kucağındaki aslan ile ceylan kaldırıldı. Hükümet, yeni bir Hacı Bektaş Veli portresi yaparak “alternatif anma etkinliklerini” yeni bir boyuta taşıdı!

     

    ALEVİ TOPLUMU ÇEDESE KARŞI HEM MEYDANLARDA HEM DE HUKUKSAL ALANDA MÜCADELESİNİ SÜRDÜRDÜ

    Aleviler; ÇEDES ve zorunlu din derslerine karşı İzmir’de 16 Eylül’de miting yaptı. Mitinge katılan on binler, hep bir ağızdan “İktidar elini çocuklardan çek” dedi. İzmir’den seslenen Aleviler, “Eşitlik, adalet, özgürlük istiyoruz. Bir arada yaşamı kurmak için laik demokratik bir hukuk devleti istiyoruz” dedi.
    Alevi örgütlerinin öncülüğünde ve yoğun çalışmaları sonrasında Kadıköy’de düzenlediği “Demokratik Türkiye” mitinginde ise “Karanlığa teslim olmayacağız, er ya da geç kazanacağız” mesajı verildi.  “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” şiarıyla yapılan mitinge binlerce yurttaş katıldı.

    PSAKD Gaziosmanpaşa Şubesi Karayolları Cemevi’nin, İstanbul Valiliği’nin “haksız işgal tazminatı” talebine karşı açtığı davada mahkeme cemevi lehine karar vermişti. İstinafa giden kararda yeniden cemevi haklı bulundu, “Ecrimisil talep edilemez” denildi.

    Aleviler, Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde yapılan 60. Ulusal 34. Uluslarası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında, Hacı Bektaş Veli Dergahı’na yürüdü. Açıklamada, el konulan dergahların Alevi toplumuna iade edilmesi çağrısında bulunuldu.

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği 4’üncü kongresini Almanya’da bulunan Dortmund ve Çevresi Alevi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Delegeler sırasıyla söz alarak Alevilere yönelik uygulanan asimilasyon politikaları ve Alevi kadınların örgütlenme sorunları hakkında konuştu.

    Alevi Pirleri ve din alimleri, Halkların Demokratik Kongresi(HDK) Genel Merkezi’nde savaş ve tecride ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada barış vurgusu yapılarak “Yol birdir sürek bindir düşüncesi ile yolumuzu barışa çerağ olmalıyız” denildi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun (AABK) önderliğinde oluşturulan Madımak Hafıza Merkezi ‘Sanal Müzesi’ açıldı. Sivas Katliamı ile ilgili bugüne kadar yapılan çalışmalar, doktora tezleri, kitaplar, incelemeler ve dokümanlar bir web portalı üzerinde toplandı

    Alevi çatı örgütleri İsrail’in Filistin’e dönük saldırılarını kınayarak, işgalci güçlerin dayatmaya çalıştıkları her türlü savaş politikalarına karşı halkların kardeşliğinde ısrarcı olmak, barışı savunmak, her türlü savaş politikasını teşhir etmek, savaşın değil barışın tarafı olmanın tarihi bir insanlık görevi olduğu çağrısında bulundu.

    ALEVİ KURUMLARI DEPREM BÖLGESİNDEYDİ

    6 Şubat 2023 depremlerinin ilk gününden itibaren Aleviler depremden etkilenen bölgelere ulaştı. Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Dernekler Federasyonu, Demokratik Alevi Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği deprem bölgelerinde koordinasyon merkezleri oluşturarak çadırlar kurdu. Alevi kurum başkanları deprem bölgesinde ayrıca gözlemlerde bulundu.

    Alevi kurumları ve cemevleri, Maraş depreminde zarar gören yurttaşlara destek amaçlı başlattığı yardım kampanyasında topladığı gıda ve giyecek malzemelerini bölgeye ulaştırdı. Depremzedelerin, kişisel bakım malzemeleri, giyecek, battaniye, yatak ve çocuk bezi gibi ihtiyaçları karşılanırken, bölgede bulunan cemevleri ise depremzedeleri misafir ederek temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştı.

    ALEVİ KADINLAR, 8 MART’TA DEPREMZEDE KADINLARLA BULUŞTU

    Türkiye ve Avrupa Alevi hareketi deprem bölgelerinde sürdürdükleri dayanışma ve yardım çalışmalarını birlikte yürüttüler. Bölgedeki cemevleri üzerinden yürütülen çalışmalara Alevi kadınlar da aktif olarak katıldılar.
    Depremlerin ilk gününde depremzedelerin yardımına koşan ve bulundukları yerlerde topladıkları yardımları bölgeye gönderen kadınlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadınlarla dayanışma amaçlı deprem bölgesine ulaşarak ihtiyaçları kadınlara ulaştırdı.

     

    ALEVİLER; MADIMAK, GAZİ, DERSİM, ÇORUM MARAŞ KATLİAMLARINDA YAŞAMINI YİTİRENLERİ ANDI

    GAZİ KATLİAMI YÜRÜYÜŞLE PROTESTO EDİLDİ

    İstanbul’da çoğunlukta Alevi yurttaşların yaşadığı Gazi Mahallesi’nde 12 Mart 1995 tarihinde 22 kişinin yaşamını yitirdiği ve yüzlerce kişinin yaralandığı Gazi Katliamı’nın 28’inci yılında Alevi örgütleri yürüyüş sonrası basın açıklaması gerçekleştirdi. Binlerin katıldığı açıklamada, katliamın bir devlet organizasyonu olduğuna dikkat çekilerek, katliamın aydınlatılması ve faillerin cezalandırılması çağrısında bulunuldu.

    DERSİM’DE YAPILAN SOYKIRIM 86. YILINDA LANETLENDİ 

    Dersim Soykırımı’nın 86’ıncı yılında başta Dersim olmak üzere çeşitli kentlerde katledilenler için yapılan eylemlerde, soykırımın tarihte kalan süreç olmadığı belirtilerek, katliamla yüzleşilmesi çağrısı yapıldı.

    MADIMAK KATLİAMI’NDA YAŞAMINI YİTİREN 33 CAN ANILDI

    33 aydın, yazar ve sanatçının gerici faşistler tarafından yakılarak katledildiği Sivas Katliamı2nın 30. yılında katledilenlerin yakınları Madımak Oteli’nin önüne karanfil bıraktı. Otel önünde konuşan Murat Gündüz’ün babası Mustafa Gündüz, Alevilere birlik çağrısında bulunurken, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Madımak Oteli’nin “Utanç Müzesi” oluncaya kadar otelin içine girmeyeceklerini ifade etti.

    ÇORUM KATLİAMI’NIN YILDÖNÜMÜNDE KİTLESEL ANMA

    Çorum Katliamı’nda yaşamını yitirenler 43. yılında anıldı. Yapılan açıklamalarda katliam dosyasının yeniden açılması gerektiği vurgulanırken, yaşamını yitirenlerin anısına heykel dikilmesi talebi de dile getirildi.

    MARAŞ’TA KATLEDİLENLER ANILDI, YÜZLEŞME ÇAĞRISI YAPILDI

    Alevi kurum başkanları, Maraş Katliamı’nın 45’inci yılında katliamın yapıldığı Yörükselim Mahallesi’nde açıklama yaptı. Devletin Maraş Katliamıyla yüzleşmesi için çağrı yapan Aleviler, “Bu katliam da tıpkı diğer Alevi katliamları gibi devletin gözetiminde gerçekleşmiştir. Aradan geçen bunca zamana karşın hiçbir şey değişmemiştir” dedi.

    HACIBEKTAŞ’TA SAVAŞA KARŞI BARIŞ AÇIKLAMASI

    Alevi Bektaşi Federasyonu’nun Genişletilmiş Danışma Kurulu Hacıbektaş’ta yapıldı. Genişletilmiş Danışma Kurulu öncesi Alevi kurumları, Hacı Bektaş Dergahı önünde savaşa karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada “Orta Doğu bölgesinin barış ve huzurunu bozan her girişiminin karşısındayız. Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ni öne sürüp barış isteyenler daha yakın süreçte Sihalar ile bombalama, savaş tezkeresi çıkartanlar ve ülkeye yabancı asker daveti yapanlar bu konudaki çelişkilerini ve samimiyetsizliğini gösteriyor” denildi.

    ALEVİ KURUMLARINDAN TİP GENEL BAŞKANI ERKAN BAŞ’IN ÖZGÜRLÜK YÜRÜYÜŞÜNE DESTEK

    TİP Genel Başkanı Erkan Baş “Özgürlük Yürüyüşü”nün 20. gününde Ankara’da kendisini karşılayan Alevi kurum temsilcileriyle bir açıklama yaparak, “Bugün adımlarımızı Alevilerin özgürlük mücadelesi için atıyoruz” dedi. Alevi başkanlar ise özgürlük yürüyüşünü başından beri desteklediklerini vurguladılar.

    ALEVİLER; YIL BOYUNCA BASKI, TEHDİT, GÖZALTI VE TUTUKLAMAYLA KARŞI KARŞIYA KALDI

    PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Beyhan Gün ve Şube Sekreteri Şimal Deniz’in duruşması sonrasında Çağlayan Adliyesi önünde açıklama yapan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’nin de arasında olduğu yöneticiler ters kelepçe takılarak gözaltına alındı.

    İstanbul ve Kırklareli’nde polisin birçok eve eş zamanlı baskınlarda Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan gözaltına alındı. Doğan, gözaltı ve savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

    İstanbul Sarıgazi’de Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren canlar için yapılmak istenen anma polis tarafından engellendi. Kitleye müdahale eden polis birçok kişiyi gözaltına aldı.

    İstanbul Armutlu’da bulunan PSAKD Sarıyer Şubesi/Zeynep Yıldırım Cemevi’ne sabah saatlerinde polis operasyon başlattı. Cemevinin kapılarını kıran polis çok sayıda kişiyi gözaltına aldı.

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu bünyesinde yıllardır Alevi toplumuna hizmet eden Ali Rıza Yıldırım, İstanbul-Viyana uçuşu sırasında polis tarafından gözaltına alındı ancak bir süre sonra serbest bırakıldı.

    Cumartesi Annelerinin 955. hafta eylemini takip eden muhabirimiz Dilan Şimşek, polis tarafından darp edilerek gözaltına alındı. Serbest bırakılan Şimşek, suç duyurusunda bulundu.

    Yazar Ayhan Aydın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde ifade verdi.

    10 Ocak Gazeteciler Günü’nde Karşımahalle muhabiri Sezgin Kartal, sabah saatlerinde evine yapılan operasyonla gözaltına alındı, tutuklanan Kartal 160 gün sonra özgürlüğüne kavuştu.

    PSAKD’nin önceki Genel Başkanı Gani Kaplan hakkında 18 Mayıs 2017 yılında İbrahim Kaypakkaya anmasında yaptığı konuşma ve sonrasında Ulaş Bardakçı ile KHK’li Nuriye Gülmen ve Semih Özakça paylaşımından dolayı dava açıldı.

    Sanatçı Ali Baran, Almanya’dan Türkiye’ye gelirken Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gözaltına alındı. Çağlayan Adliyesi’ne gidip savcılığa ifade veren Ali Baran hakkında “Terör” propagandası iddiasıyla dava açıldığı belirtildi.

    Alevi toplumu tarafından asimilasyonculukla suçlanan Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahı Vakfı, özel bir sohbette Hz. Ali’ye yönelik sözleri nedeniyle Sanatçı Musa Eroğlu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Dava ileri bir tarihe ertelendi.

    İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanında gözaltına alınan İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Yöneticisi Ali Ender Cemgil, yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakıldı. Cemgil, yasağın kaldırılması sonrası İngiltere’ye döndü.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Başkan Yardımcısı görevini bir dönem yapan, Basel Cemevi 2. Başkanı İsmail Ataş, 5 Temmuz’da İstanbul Havalimanı’nda polis tarafından gözaltına alındı. Ataş, savcılık ifadesi sonrasında serbest bırakıldı.

    Katıldıkları bir düğünde gözaltına alınıp işkence ve ırkçı söylemlere maruz kalan Bayır ailesinin sanık olarak yargılandıkları davanın ilk duruşması görüldü. Aile, polislerin kendilerine, Romansınız, Alevisiniz, Allah’ınız, vatanınız yok’ dediğini aktardı.

    ALEVİLERE YÖNELİK AYRIMCI POLİTİKALAR BU YIL DA DEVAM ETTİ

    MADIMAK KATLİAMI DAVASI

    Anayasa Mahkemesi Sivas Madımak Katliamı’nda çakmağı çakarak yangını çıkaran sanık Yunus Karataş’a tahliye yolunu açan bir karar verdi. AYM kararında Madımak Katliamı’nın bir ‘terör suçu’ olmasına rağmen suçu işleyenlerin herhangi bir örgütle bağı kanıtlanamadığı için ‘terör suçlusu’ sayılmayacaklarını öne sürdü. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Sivas Madımak Oteli’nde 33 insanı yakarak katledenler arasında bulunan hükümlü Hayrettin Gül’ün cezasını hastalık gerekçesiyle kaldırdı.

    Sivas Madımak Katliamı zaman aşımına uğratıldı. 33 aydın, sanatçı ve yazarın yakılarak katledildiği Sivas Katliamına ilişkin firari üç sanık hakkında süren davanın duruşmasında savcı, zamanaşımı uygulanarak davanın düşmesini talep etti. Mahkeme heyeti, davanın düşmesine hükmetti. Firari sanıklar Murat Sonkur, Eren Ceylan ve Murat Karataş yönünden zamanaşımı gerekçesiyle davanın düşürülmesine hükmetti.

    6 Şubat tarihinde 11 ili ve 13 milyon insanı etkileyen, büyük felakete yol açan depremde on binlerce yurttaş hayatını kaybedip, yüz binlercesi yaralanırken, milyonlarca insan yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı. Ketlere günlerce yardım gitmemesi on binlerce insanın ölümüne, yüz binlercesinin de yaralanmasına neden oldu. Deprem felaketi birinci yılına yaklaşırken yurttaşların temel ihtiyaçları giderilmedi. Su, gıda, hijyen malzemesi ve çadır sorununun devam ettiği kentlerde, enkazlar kaldırılmaya devam ediliyor. Tarım alanlarına ve Alevi köylerinin bulunduğu alanlara dökülen molozlar tehlike saçarken, deprem felaketinin yaşandığı bölgede ayrımcı politikalar uygulanmaya devam ediyor.

    Okmeydanı Cemevi’nde polis kurşunuyla katledilen Uğur Kurt’un davası Çağlayan Adliyesi 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görüldü. 15 Aralık’a ertelenen ve bilirkişi inceleme talebinin reddedildiği duruşma sonrası Kurt’un eşi Narin Kurt, “Biz  dokuz yıldır adalet bekliyoruz” diyerek karara tepki gösterdi.

    HEDEP İstanbul Milletvekili Celal Fırat, İçişleri Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde Alevilere yönelik baskı, gözaltı ve ayrımcılık politikalarını dile getirdiği konuşmasında, İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan’ın “Cemevini terör örgütüne teslim ettiniz” şeklindeki saldırısına maruz kaldı. Fırat ve Alevi toplumu Arslan’a sert tepki gösterdi.

    Didim Cemevi binasının bulunduğu arsanın hazineye (Milli Emlak) ait olması sebebiyle Didim Vergi Dairesi, işgaliye borcunu gerekçe göstererek cemevinin banka hesabında bulunan 100 bin TL’ye bloke koydu.

    Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesine bağlı Yazılıtaş Köyü’nün yol sorunu yüz yıldır devam ediyor. Alevi olmalarından kaynaklı hizmet alamadıklarını belirten köy sakinleri, yol sorunlarının hala devam etmesine isyan etti. Güncel hali ile sorun hala devam ediyor.

    Depremde yıkıma uğrayan yapıların arasında Alevilerin kutsal mekanları var. Adıyaman Bulam’da Üryan Hızır Ocağı’na ait 150 yıllık ev de valilik kararıyla yıkıldı. Üryan Hızır Ocağı evlatları yıkıma tepki göstererek, yapılanın saygısızlık olduğunu belirttiler.

    Malatya’da depremden sonra oluşan enkazların molozu Battalgazi İlçesine bağlı Mamurek mahallesinde üç Kürt-Alevi köyünün yanı başına döküldü. Söğüt, Elmalı ve Balıklıdere köylerinden oluşan Mamurek’te yaklaşık 300 hane ve bin 500 nüfusu etkileyen moloz dökümüne karşı köylüler, “Hepimiz kanserden öleceğiz. Molozları dökecek başka bir yer mi yok?” diyerek isyan etti.

    Konya’nın Yeni Mahalle semtindeki kentsel dönüşüm nedeniyle arazilerinin kamulaştırıldığını belirten Abdal toplumu, Karatay Belediyesi tarafından göçe zorlandıklarını söylediler. Mahalleliler, AKP’li belediye, mafya gibi arazilerimize çöküp alıyor. Bizler Alevi ve solcuyuz. Bundan dolayı bu bölgeden gitmemizi istiyor” diyerek yaşadıkları mağduriyeti anlattı.

    Malatya Pütürge Hüsükuşağı Köyü yaylalarında bulunan Hızır Ziyareti (Gönçi Hızır) kimliği belirsiz kişiler tarafından tahrip edildi.
    Ankara’da cemevlerine saldırı davasının karar duruşması 7 Temmuz’da görüldü. Mahkeme, tutuklu saldırgan Ahmet Ozan Karaca’nın tahliyesine, iki tutuksuz sanık Baver Gül ile Çağdaş Can Bardakçı’nın ise beraatine karar verdi.

    Ordu’nun Gölköy ilçesinin tek Alevi mahallesi olan Kozören sakinleri, uzun yıllardır yapılmayan yol sebebiyle belediye binası önünde eylem düzenledi. Eylemde açıklama yapan köylüler, ayrımcılığa uğradıklarını belirterek, insanların etnik kimliğine bakılmadan, adaletle, ötekileştirilmeden hizmet verilen bir anlayış beklediklerini ifade ettiler.

    ALEVİ TOPLUMU GAĞAND, NEWROZ, RAS EL-SENİ, HEFTEMAL, HIDIRELLEZ’İ KUTLADI XIZIR VE YAS-I KERBELA ORUCU TUTTU, YIL BOYUNCA FESTİVALLER VE ETKİNLİKLER YAPILDI

    60. Ulusal, 34. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde yapıldı. Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Devletin ve hükümetin asimilasyon çabaları her geçen gün daha da artmaktadır. Bütün itirazlarımıza rağmen Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdular. Bu başkanlığı kuranlara sesleniyoruz: Hem Cemevi Başkanlığı diyeceksiniz hem de cemevlerimizi ibadethane olarak tanımayacaksınız. Siz kimsiniz? Duymadıysanız bir kez daha buradan söyleyelim: Cem ibadetimiz Cemevleri ibadethanemizdir! Aleviler vardır Alevilik haktır” dedi.

    60. Ulusal 34. Uluslarası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında bu yıl 30’ncusu verilen Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü’nün sahibi Avukat Şenal Sarıhan oldu. 4. Hacı Bektaş Veli Onur Ödülü ise Prof. Dr. Sırrı Bektaş’a verildi.

    Aleviler için baharın gelişini müjdeleyen Newroz Bayramı, çeşitli cemevi ve derneklerin bahçesinde yakılan ateş etrafında söylenen deyişler eşliğinde semah dönülerek kutlandı. Kutlamalar için bir araya gelen yüzlerce kişi bir araya geldi.

    Arap Alevilerin yeni yıla merhaba dediği Ras el-Seni bayramı Antakya’da coşkuyla kutlandı.

    5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece Hıdırellez ateşi yakan Tahtacı Aleviler sazlı sözlü kutlamalar yaparak Hıdırellez’i karşıladı.

    Balkanlar’ın kırk ereninden birisi olarak kabul edilen, yaşadığı çağdan yüzyıllar sonra bile adına yapılan etkinlikle başta tüm Trakya bölgesi olmak üzere, insanları buluşturup, kaynaştırmayı başaran Topçu Baba, adına yapılan etkinlikle anıldı.

    39. Abdal Musa Anma Etkinlikleri kapsamında Antalya’ya gelen Alevi yurttaşlar dergahı ziyaret ederek lokmalarını paylaştı. Anmada, nefesler okundu, Alevi toplumu dergahına niyaz oldu.

    Sivas İmranlı’da 17’inci Cogi Baba Kültür Festivali, “Lokmanı Al Gel Bölüşelim, Bağlamanı Al Gel Söyleşelim” şiarıyla gerçekleşti. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından güvenlik gerekçesi bahane gösterilerek engellenen Cogi Baba Festivali ancak 2022 yılında yeniden yapılabildi.

    Samandağ Kalkındırma Derneği ve Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen 23’üncü geleneksel Evvel Temmuz Festivali büyük coşkuyla gerçekleşti.

    Erzincan Refahiye’ye bağlı Pusans köyünde 64 yıl sonra ilk kez cem tutuldu. 64 yıl aradan sonra bir araya gelen Aleviler, inançlarını, Yol’u gençlere, çocuklara aktarmak için gereken çabayı göstereceklerini kaydettiler.

    2-6 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşen 21’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali yoğun katılımla gerçekleşti. Festivalde, müzikten ekolojiye, felsefeden güzel sanatlara, tiyatrodan sinemaya, kadın atölyesinden çocuk atölyesine kadar birçok etkinlik gerçekleşti.

    Muharrem orucunun sona ermesiyle birlikte Alevi toplumu birçok yerde aşure lokmalarını paylaştı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) ile Hızır Mekânı ve Doğa Koruma Derneği tarafından düzenlenen 2. Varto Doğa, İnanç ve Kültür Festivali yoğun katılımla gerçekleşti.

    Zini Gediği’nde katledilen 97 can, katliamın 84. Yılında Erzincan’ın Kılıçkaya Köyü’nde anıldı. Ülkenin her tarafında katliamların yaşandığını vurgulayan Alevi kurum başkanları, katliamlar yaşanmasının nedenin tekçi, ırkçı anlayış olduğunu vurguladılar.

    Alevi Kültür Dernekleri’nin 9-13 Ağustos tarihleri arasında düzenlediği 2. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali yoğun katılımla gerçekleşti.

    Aşık Veysel, Hakk’a yürüyüşünün 50. yıl dönümü nedeniyle Sivas Emlek Ortaköy’de anıldı. Aşık Veysel’in mezarı başında konuşmalar yapılıp, Kara Toprak türküsü söylendi.

    Balıkesir’in Edremit ilçesinde geleneksel olarak yapılan Pir Sultan Abdal Anma Etkinliği’nin 11’ncisi yoğun katılımla gerçekleşti.

    7-8-9 Kasım’da Dersim’de gerçekleşen 3. Mehmet Çetin-Emirali Yağan Dersim Kültür ve Sanat Buluşması’na, Mehmet Çetin ile Emirali Yağan’ın ailesi, dostları, yazarlar, şairler, Dersim’deki siyasi parti, sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı.

    86 yıl önce idam edilen Dersim’in önde gelenleri Seyit Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê ülkenin birçok kentinde kitlesel olarak anılarak, katliamla yüzleşilmesi ve mezar yerlerinin açıklanması talebi bir kez daha dile getirildi.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu’nun her yıl düzenlediği 30. Abdal Musa Festivali yapıldı. Yoğun katılımın olduğu festivalde savaşların son bulması çağrısında bulunuldu.

    9 Mayıs 1993 yılında İngiltere’de kurulan İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi (İAKM) 30’uncu yıl dönümünü Londra’nın kuzeyinde Wood Green’deki Dominion Center’da “30 Yıl Semaha Durduk” adlı müzikalle kutladı. Geceye İAKM yöneticileri, üyeleri ve çok sayıda Alevi yurttaşı katıldı.

    ALEVİ KURUMLARINDAN CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNE DAİR TUTUM ALDI, “KILIÇDAROĞLU ADAYIMIZDIR” DEDİ

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Demokratik Alevi Denekleri (DAD) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) 28 Mayıs günü yapılacak olan ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada Kemal Kılıçdaroğlu’nun desteklendiği kaydedildi.

    2023 YILINDA BİR ÇOK ALEVİ DEDESİ/ANASI VE AYDINI HAKK’A YÜRÜDÜ

    Seyit Sultan Söylemezoğlu Ocağı pirlerinden Adıgüzel Erbaş, sağlık sorunları nedeniyle tedavi gördüğü Çorum Erol Olçuk Eğitim ve Araştırması Hastanesi’nde Hakk’a yürüdü. Adıgüzel Erbaş Dede, Çorum Alaca ilçesindeki Karatepe köyünde toprağa sırlandı.

    Alevi inanç sistemi, felsefesi ve öğretisi konusunda sayısız eser ve makalesi bulunan Araştırmacı-Yazar Esat Korkmaz, kanser hastalığı sebebiyle tedavi gördüğü hastanede 26 Temmuz’da Hakk’a yürüdü.

    Sivas Katliamı’nda kızı Nurcan Şahin’i yitiren Mahmut Şahin, Ankara’da Hakk’a yürüdü. Şahin, Batıkent Pir Sultan Abdal Cemevi’nden memleketi Sivas’a uğurlanarak toprağa sırlandı.

    Kırmancki’nin bülbülü sayılan Halk ozanı Hıdır Çelik Baş, Hakk’a yürüdü. Vartolu (Gımgım) halk ozanı Hıdır Çelik Baş, Kırmancki’nin (Zazaca) bülbülü kabul edilen, tüm kılamlarını Kırmancki söyleyen ve dile çok emeği geçen bir ozandı.

    ERSİN ÖZGÜL-Diren KESER/PİRHA

    İLGİLİ HABERLER

    2022 yılı Alevilerin; nefret söylemlerine, hak gasplarına karşı direndiği bir yıl oldu

  • 2022 yılı Alevilerin; nefret söylemlerine, hak gasplarına karşı direndiği bir yıl oldu

    2022 yılı Alevilerin; nefret söylemlerine, hak gasplarına karşı direndiği bir yıl oldu

    PİRHA- 2022 yılı Alevilere yönelik asimilasyon, hak ihlalleri, saldırı ve nefret söyleminin katmerleşerek derinleştiği bir yıl oldu. Aynı zamanda AKP-MHP blokunun Alevileri ‘hizaya getirme’ planına karşı Aleviler/Alevi kurumları daha örgütlü bir mücadele hattını örerek ülkenin birçok yerinde alanlara çıktı. Bu yıl Alevilerin “Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz” mesajını verdiği bir yıl oldu.

    2022 yılı AKP-MHP iktidarının Alevilere karşı yürüttüğü kültürel ve inançsal soykırım hamlesinin zirveye çıktığı bir yıl oldu.

    Başvurulan asimilasyon politikaları, kullanılan nefret söylemleri, çok yönlü hak ihlalleri, çıkarılan torba yasalar ve uygulanan yasaklara karşı Alevilerin de daha örgütlü bir mücadele hattı örmesiyle umudun, direnişin ve değişim isteğinin büyüdüğü bir yıl oldu. Aleviler, her dönem olduğu gibi bu yıl da baskı, şiddet, asimilasyon sarmalına karşı ülkenin birçok yerinde sokağa çıkarak ‘Demokratik Cumhuriyet ve Eşit Yurttaşlık’ taleplerini haykırdı.

    Ülke yönetimini 20 yıldır elinde tutan AKP, izlediği otoriter politikalarla hemen her alanda Alevilerin hak arayışını ve eşit yurttaş olma talebini tırpanlanmaya devam etti. AKP, kuruluş döneminde verdiği özgürlükçü görüntü ve mesajların aksine, iktidarı eline geçirdikçe geçmişe rahmet okutan uygulamalara imza attı.

    Hak ihlalleri ülkenin dört bir yanında ev işaretlemeleri, zorunlu din dersleri, eğitimde ihlaller, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmemesi ve elektriklerinin kesilmesi, cemevleri önüne korsan hoparlör takılarak ezan okunması, köylere cami dayatması, hizmet verilmemesi, cemevlerini belediyelerin yönetmesi, gözaltı ve tutuklamalar, nefret söylemleri, cenazelere saldırı, mezar yerlerinin tahrip edilmesi, HES-JES projeleri, yaşam alanlarının yasaklı bölge ilan edilmesi, festivallerin yasaklanması ve orman yangınları şeklinde devam etti.

    AKP-MHP koalisyonu, çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler, torba yasalar ve daha bin bir türlü baskı ve yönelimlerle Alevileri pasifize etme ‘hizaya getirme’ çabasına girdi. Buna karşın Türkiye demokrasi cephesinin ana dinamiklerinden Alevi toplumunun demokrasi ve özgürlük mücadelesi de tarihsel ve kültürel geçmişine denk bir ivme kazandı.

    AKP’NİN TORBA YASASI ALEVİLERİN GÜNDEMİNDE İLK SIRADA

    Alevi toplumu açısından yıl içinde yaşanan gelişmeler bazı temel başlıklarla şöyle:

    AKP-MHP iktidar bloku yıllar önce rafa kaldırdığı sözde ‘Alevi açılımını’ yeniden masaya getirdi. İçişleri Bakanlığı yetkilileri, Türkiye genelindeki birçok cemevini dolaşarak, fiziki ve maddi eksikliklerin karşılanması noktasında çalışma başlattılar. Tartışmalara da neden olan bu faaliyetler, cemevlerinin “kültür merkezi” olarak tanımlanması, dedelere maaş bağlanması, cemevinin su ve elektrik giderlerinin karşılanması ve Diyanet benzeri “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı”nın kurulması gibi başlıklar etrafında kamuoyuna yansıdı. Alevi toplumu ve örgütlerinin rızasını alınmadan atılan bu adımlar büyük tepki ile karşılandı. Örgütlü Alevi toplumu, iktidarı samimi bulmadıklarını çok kez dile getirdiler.
    Aleviler, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulduğu duyurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve torba yasaya karşı ülkenin birçok yerinde alanlara çıkarak, “Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz” mesajı verdi.

    ALEVİLER, AKP’NİN HAMLELERİNE SOKAĞA ÇIKARAK CEVAP VERDİ

    8 Alevi örgütü, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gece yarısı çıkardığı kararname ile kurulduğu duyurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na  ve torba yasaya karşı İstanbul, İzmir, Ankara, Mersin, Adana, Dersim, Muğla, Aydın, Adıyaman, Balıkesir, Bursa, Antalya, Maraş, Urfa, Kocaeli, Antep gibi birçok il ve ilçede alanlara çıktı. Kitlesel yürüyüş gerçekleştiren ve açıklama yapan Alevi örgütleri, “Torba yasa değil eşit yurttaşlık talep ediyoruz” diye seslendi.

    ALEVİ ÖRGÜTLERİ BÖLGELERİ DOLAŞTI

    Torba yasaya karşı 8 Alevi çatı örgütünün çağrısı ile bağımsız cemevleri ve yöre derneklerinin yöneticileriyle toplantı yapıldı.

    Ankara, İstanbul, İzmir, Erzincan, Dersim, Malatya, Adıyaman, Urfa, Varto, Hınıs, Kars, Kocaeli, Sivas, Yozgat, Balıkesir gibi illerde yapılan toplantılarda, AKP iktidarının İçişleri Bakanlığı aracılığıyla gerçekleştirdiği ‘ihtiyaç’ ziyaretleri, 2009 yılından beri devam eden açılım süreçlerinin seyri, Alevi kurumlarının ‘kayyım’ olarak değerlendirdiği “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı” hamlesi, dedelere kadro gibi Aleviliği bekleyen tehlikelere dikkat çekilerek, yol haritası belirlendi.

    BÜYÜK ALEVİ KURULTAYI

    Devletin Alevi toplumunu bölen, örgütlü yapısını dağıtan, inancını karartan ve başkalaştıran, kazanılmış haklarını yok sayan, kanuna ve yasaya hapseden hamlelerine karşı Alevi örgütleri 2022 yılının son etkinliğini 25 Aralık’ta İstanbul Yenikapı’da Büyük Alevi Kurultayı ile gerçekleştirdi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ile Demokratik Alevi Dernekleri’nin (DAD) çağrısıyla “Laik ve demokratik bir Türkiye için buluşuyoruz” başlığı altında İstanbul Yenikapı’da büyük bir kurultay gerçekleştirildi.

    Torba yasanın geri çekilmesi ve Alevilerin gasp edilen haklarının bir an önce verilmesi talebi yüzlerce Alevi örgüt temsilcisi ve 10 bini aşkın yurttaş tarafından kamuoyuna duyuruldu.

    Kurultaya katılan Alevi kurum başkanlarının konuşmaları ve sonuç bildirgesinde; Demokratik, sivil, özgürlükçü bir anayasanın hazırlanması ve Alevilerin eşit yurttaşlık temelinde demokratik haklarının anayasal güvence altına alınması gerektiği mesajları verilirken bunun dışındaki adımların aldatmacadan başka bir anlam içermediği mesajları yer aldı.

    Kurultayda, “Cumhuriyetin birinci yüzyılını inkar imha ve katliamlarla geçiren Alevi toplumu yeni bir yüzyıla girerken aynı tekrar ile karşılaşmayı kabul etmeyecektir, buna karşı demokratik mücadelesini yükseltecektir” şeklinde ortak tutum dile getirildi. Kararlılık ve birlik görüntüsü kurultaya damga vurdu.

    GARİP DEDE VAKFI’NDA ALEVİ AKADEMİSİ BAŞLADI (8 OCAK)

    Garip Dede Vakfı Alevi Akademisi, 24 akademisyenin katıldığı ve iki etapta oluşan sosyal bilimler perspektifinden Aleviliğe bakış, arşiv merkezi oluşturma ve Aleviliğe dair alan araştırmaları yürüttüğü çalışmalarına başladı. Konferans salonunda yürütülen ve ilgi gören akademi çalışma ve eğitimleri yüz yüze yapılırken, çevrimiçi katılım imkanına da sahipti.  GADEV Alevi Akademisi “Sosyal Bilimler perspektifinden Aleviler/Alevilik (2)” eğitim programının 29 Ocak 2023 tarihinde yeniden başlayacak.

    ERDOĞAN, AVRUPA ALEVİ HAREKETİNİ HEDEF ALDI

    Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt’te katıldığı bir programda Almanya’daki Alevi hareketini hedef alarak, “Alman devleti bundan 2 yıl öncesi rakamla 30 milyon Euro bunlara parasal destekleri de olmuştu” söyleminde bulundu.

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’ndan yanıt gecikmedi. Federasyon, Almanya Federal Parlamentosu’na verdikleri soru önergesinin cevabında, 7 yıl içerisinde Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na verilen miktarın 1 milyon 217 bin euro olduğunun açığa çıktığını belirti.  AABF, “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Erdoğan’ın yalanını belgelerle ispatladık” dedi.

    Ayrıca bu konuda Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit başkanları tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gerçekleri çarpıttığı gerekçesiyle Türkiye’de açılmak istenen dava Türkiye yargısı tarafından kabul edilmedi.

    BAF GEÇMİŞ DÖNEM BAŞKANI İSRAFİL ERBİL GÖZALTINA ALINDI

    Britanya Alevi Federasyonu (BAF) önceki dönem Genel Başkanı İsrafil Erbil, İzmir’de kaldığı otelde gözaltına alındı. Maraş Katliamı’nda yaptığı konuşmadan kaynaklı hakkında açılan davaya bakan savcılık makamına hakaret ettiği iddia edildi. Erbil daha sonra serbest bırakıldı.

    ALEVİ MAHALLESİ URFA KISAS’A DOĞALGAZ BAĞLANMADI

    Urfa’nın Haliliye ilçesine bağlı Alevi mahallesi olan Kısas’ın doğalgazdan yoksun bırakılması sorunu HDP Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü tarafından meclis gündemine taşındı. Sürücü, Kısas Mahallesi’nin çoğunlukta Alevi yurttaşların yaşadığı bir mahalle olduğunu hatırlatarak, “Alevi halkının yoğunlukta olduğu Kısas Mahallesi’nde neden doğalgaz bulunmamaktadır?” diye sordu.

    ZORUNLU DİN DERSİNE KARŞI İMZA KAMPANYASI

    Demokrasi Konferansı bileşenlerinden olan Aleviler öncülüğünde, zorunlu din derslerinin ana sınıfına kadar indirgenmesine karşı imza kampanyası yapıldı. 20. Milli Eğitim Şurası’nda alınan kararların uygulanma ihtimaline karşı, Aleviler öncülüğünde demokrasi güçleri ‘Eşit yurttaşlık temelinde özgür bir toplum için laik ve bilimsel bir eğitim istiyoruz’ başlığıyla bir imza kampanyası başlattı. Kampanyanın etkisiyle ana sınıfına getirilmek istenen din dersi askıya alındı.

    PİR ALİ EKBER FİRİK HAKK’A YÜRÜDÜ

    Sözlü geleneğin son temsilcilerinden olan Dersim Ovacıklı Firik Dede’nin oğlu Derviş Cemal Ocağı pirlerinden Ali Ekber Firik, 12 ocak 2022 tarihinde Dersim’de devlet hastanesinde Hakk’a yürüdü. Firik, Munzur Baba Cemevinde Hakk’a uğurlandı.

    TV10 VE CAN TV KURUCULARINDAN HÜSEYİN NARLI HAKK’A YÜRÜDÜ

    Yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle 10 Ocak’ta Almanya’da Hakk’a yürüyen CAN TV programcısı ve yorumcusu Gazeteci Hüseyin Narlı’nın kaybı büyük üzüntü yarattı. Türkiye devrimci hareketindeki öncülüğü ve Alevi hak mücadelesindeki emeği ile tanınan Narlı, 13 Ocak günü Hakk’a uğurlandı.

    DAD, “3. DERSİM PİRLER ANALAR ÇALIŞTAYI” DÜZENLEDİ

    Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi, “Ocağa İkrar, Yola Talip, Birliğe Davet” şiarıyla 3’üncü Dersim Pirler Analar Çalıştayı düzenledi. Çalıştaya, Türkiye’nin dört bir yanında bulunan Kürt ve Türkmen Alevi pirleri, anaları, talipleri ve yazarlarının yanı sıra kentte bulunan siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Çalıştayın sonuç bildirgesi, Nazimiye’de bulunan Düzgün Baba Cemevinde yürütülen cem sonrasında kamuoyu ile paylaşıldı.

    ROMAN ALEVİLER/ABDALLAR ASİMİLASYONA DİRENİYOR

    İzmir’de Roman Alevilerin/Abdalların yoğun yaşadığı Kuruçay Mahallesi’nde bulunan yüzyıllık ziyaret olan Karadede Ziyareti doğanın ve zamanın getirdiği aşınmalara karşı ayakta kalmaya çalışıyor. Abdalların, 1900’lü yıllarda yerleştiği bu mahalle son 20-30 yılda tarikat ve cemaatlerin hedefi haline geldi.

    AKP’Lİ İBB MECLİS ÜYESİ KAYNAR’DAN ALEVİLERE HAKARET

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi toplantısında, Pendik’teki İBB’ye ait sosyal konutların ilçedeki gecekonduların tasfiyesinde kullanılmak üzere tahsis edilmesine ilişkin çıkan tartışmada, “Aynı Bektaşilerin ayet okuması gibi yarısını okuyarak bu işi geçiştirmeye çalışıyorlar” dedi. Alevilere yönelik bu ayrımcı sözler nedeniyle Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) yöneticileri savcılığa suç duyurusunda bulundu.

    İSLAMCI MURAT ÖZER VE MEHMET METİNER’DEN ALEVİLERE HAKARET

    Bir televizyondaki tartışma programına katılan gerici yazar Murat Özer’in “Cemevleri aslında uydurma bir isim, insanlar cemevi kelimesini uydurmak zorunda kaldılar” sözlerine AKP’li Mehmet Metiner destek verdi.
    Gelen tepkiler sonrasında yayınladığı yazıda Metiner, “Cemevleri, Alevilerin tarihinde var olan bir kurum değildir” dedi ve sözleri Alevi kamuoyunda sert tepki ile karşılandı. Alevi kurumları Murat Özer ve AKP’li Mehmet Metiner hakkında suç duyurusunda bulundu.

    ALEVİ DERGAHLARI KİRA KISKACI ALTINDA

    İstanbul Kadıköy’de bulunan 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’nın, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödediği aylık kira 2 bin lira zamlanarak 15 bin 600 liraya yükseltildi. Dönemin Şahkulu Sultan Dergâhı Başkanı Mehmet Çamur, “Hangi cami, kilise, havra ve diğer inançlara mensup gruplar devlete kira ödemektedir? Neden bu kira sadece Alevilerden alınmaktadır?” diyerek tepki gösterdi.

    CEMEVLERİNE GELEN YÜKSEK ‘TİCARATHANE’ FATURALARI

    İstanbul Küçükçekmece’deki Garip Dede Kültür ve Cemevi Derneği’ne 2 Şubat tarihinde 30 bin 60 TL elektrik ve 11 bin 847 TL doğal gaz faturası geldi, şirket tarafından düzenlenen elektrik faturasının ‘tüketici grubu/sınıfı’ kategorisinde ‘ticarethane tarifesi’ yazılması tepki ile karşılandı. Alevi kurumları, İstanbul Anadolu ve İstanbul Adalet Sarayı’nda bir kez daha dava açtı.

    ALEVİLERE HAKARET EDEN ŞAHIS TEPKİLER SONUCU TUTUKLANDI

    Yakup Tilki isimli sosyal medya kullanıcısı, internet uygulaması üzerinden yaptığı paylaşımda Alevilere küfürler yağdırıp, ‘Bunlar kafir’ ifadelerini kullandı. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla büyük tepki toplayan şahıs, ‘Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ suçundan tutuklandı.

    DÜZGÜN BABA CEMEVİ YÖNETİCİLERİNE KAYMAKAM TEHTİDİ

    Dersim’in Nazimiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Cemevi’ne son 3 yılda 60 bin lira para cezası kesilmesine yönelik açıklama yapan Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek, tepki gösterdi. Olayın basına yansıması sonucu Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan, 12 Şubat tarihinde kolluk kuvvetleri ile cemevine giderek, eli silahlı bir şekilde çektirdiği fotoğrafı sosyal medyada paylaştı. Büyük tepki çeken kaymakam “Yanlış anlaşıldım” dedi.Nazımiye Cemevi başkanı ve Dersim Barosu, ”Nazmiye Kaymakamı hakkında suç duyurusunda bulundu.

    ALEVİLER ZORUNLU DİN DERSİNE KARŞI ALANLARDAYDI

    Alevi kurumları öncülüğünde, “Zorunlu din dersleri kaldırılsın. Demokratik ülke, laik eğitim istiyoruz” şiarıyla 27 Şubat’ta ülkenin birçok ilinde sokağa çıkan demokrasi güçleri hak ihlallerine ve ayrımcı politikalara tepki göstererek eşit yurttaşlık talebini haykırdı.

    ALEVİ MÜDÜRE KUMPAS

    Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı başmüfettişin ‘Alevi’ okul müdürünü görevden almak için sicilini bozduklarını içeren bir yazışmayı, yanlışlıkla 20 kişilik müfettiş grubuna gönderdiği ortaya çıktı ve savcılık bunun üzerine MEB’de soruşturma başlattı.

    ŞAH KALENDER TÜRBESİ CAMİYE ÇEVRİLDİ

    Ankara’nın Çubuk ilçesine bağlı Sele Köyü’nde bulunan ve Alevi toplumu için kutsal olan Şah Kalender Veli Türbesi 7 mart tarihinde camiye çevrildi.

    AKD NARLI CEMEVİNİN ELEKTİRİĞİ KESİLDİ

    Güncel elektrik faturası 13 bin TL olarak gelen Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Maraş Narlı Şubesi Cemevi’nin 8 mart tarihinde elektriği kesildi.

    Konuya ilişkin cemevi önünde açıklama yapan AKD Narlı Şube Başkanı Tahir Ortaş ile yönetim kurulu üyesi Vakkas Urul, “Bir kez daha söylüyoruz, eşit yurttaşlık talebimizi haykırıyoruz. Cemevleri ibadethanemizdir. Elinizi çekin.” dedi.

    PİRHA’YA ERİŞİM ENGELİ “pirha.org” İLE YOLA DEVAM

    2016 yılından bu yana yayın hayatını sürdüren ajansımız Pir Haber Ajansı’nın (PİRHA) internet sitesine 9 mart tarihinde Hatay 1’inci Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden erişim engeli getirildi.

    Pir Haber Ajansı Yönetim Kurulu yaptığı yazılı açıklamada, Alevi toplumunun sesi olan ve 6 yıldır aralıksız haber üreten ve kendi alanında bir ilk olan Pir Haber Ajansı’na Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden erişime kapatıldığını, buna karşı hukuki mücadeleyi başlattıklarını ve bundan böyle ajansın pirha.org ile yoluna devam edeceğini bildirdi.

    ALEVİ AKADEMİSYENLER FİŞLENDİ

    Adnan Menderes Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan’ın, iftiradan yargılandığı mahkeme dosyasına yansıyan kişisel bilgisayarındaki fişleme raporunda, Alevi ve sol görüşlü akademisyenleri fişlediği, fişleme yaptığı bazı akademisyenlere yönelik YÖK’e ve CİMER’e de ihbarda bulunduğu ortaya çıktı. Cavit Bircan hakkında “Şikayet yok” denilerek soruşturma açılmadı.

    ALEVİ FEDERASYONLARI HUKUK BİRİMİ KURULDU (17 MART)

    “Alevi Federasyonları Hukuk Birimi” adıyla ortak bir hukuk komisyonu kurma kararı alan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) ile Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) ilk toplantısını gerçekleştirdi. 17 mart tarihinde kurulan 15 kişilik hukuk biriminde üç federasyon başkanının yanı sıra ADO Başkanı Doğan Bermek de yer aldı

    NEWROZ BAYRAMI COŞKU İLE KUTLANDI

    Ortadoğu halklarının ve inançlarının tarihinde önemli bir yer tutan Newroz bayramı bu yıl da alanlarda ve çeşitli mekanlarda coşku ile kutlandı. Aleviler, baharın gelişini müjdeleyen Newroz bayramını kimi zaman cemevi bahçesinde ateş yakıp deyiş söyleyerek, kimi zaman da evlerinde Hawtemal vererek kutladı. Ülkedeki birçok dergah ve cemevinin yanı sıra Alevilerin yaşam alanları olan köylerde de ateşler yakılıp semahlar dönülerek Newroz bayramı kutlandı.

    YOLU AÇILMADIĞI İÇİN CENAZE 5 GÜN CEMEVİNDE BEKLETİLDİ

    Erzurum’da yaşamını yitiren Hakife Göl’ün naaşı kardan kapanan yollar sebebiyle 5 gün cemevinde bekletildi. İstanbul’da yaşayan Hakife Göl’ün çocukları, annelerinin Hakk’a uğurlama erkanına katılmak için Tekman’a gitti ancak mahalle yolunun kar nedeniyle kapalı olması sebebiyle erkana katılamadı.Tekman Belediyesi ile yolun açılması için defalarca kez görüşülmesine rağmen ancak 30 Mart’ta yolun açıldığı aktarıldı.

    KILIÇDAROĞLU’NA ALEVİ KİMLİĞİ ÜZERİNDEN SALDIRI

    Elektrik zamları geri çekilinceye kadar elektrik faturasını ödemeyeceğini duyuran CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun evinin elektriği kesilmiş ve sosyal medyada gündem olmuştu. Kılıçdaroğlu’nun evinin elektriğinin kesilmesiyle mum ışığında oturması üzerine Alevi inancına yönelik sosyal medyada nefret söylemleri yazıldı.

    ALEVİ ÖRGÜTLERİNDEN GEZİ TEPKİSİ

    Gezi Davası’nda verilen hapis cezası kararlarına dair 27 nisan tarihinde ortak yazılı bir açıklama yapan 7 Alevi örgütü, “Verilen hüküm, ne Gezi direnişi, ne de şahıslaradır. Hüküm, Türkiye adalet sistemine bir bütün olarak verilmiştir. Haksız ve hukuksuz bütün kararların karşısındayız. Gezi yargılanamaz” diyerek karara tepki gösterdi.

    DERSİM TERTELESİNİN 85. YILINDA KATLEDİLENLER ANILDI

    Dersim Soykırımı’nın ilk adımı kabul edilen 4 Mayıs 1937 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararının 85’inci yıl dönümünde Alevi örgütleri, yöre dernekleri ve Dersimli kurumlar katledilenleri anarak çerağlar uyandırdı, lokmalarını paylaştı.

    HDP, ALEVİLER İÇİN EŞİT YURTTAŞLIK KAMPANYASI BAŞLATTI

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Dersim’de HDP Halklar ve İnançlar Komisyonunun Alevi Masasınca düzenlenen “Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı” kampanyasını başlattı. HDP’nin Alevi Masası’nda yer alanlar tarafından çeşitli illerde kampanyanın amacı anlatılarak duyarlılık yaratılmaya çalışıldı.

    AYSEL DOĞAN HAKK’A YÜRÜDÜ (11 MAYIS)

    Kapatılan Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2011 yılında KCK operasyonları kapsamında tutuklanan ve yumurtalık kanserine yakalanan Barış Grubu üyesi Aysel Doğan tedavi için bulunduğu Almanya’da 11 Mayıs tarihinde Hakk’a yürüdü. Aysel Doğan için oluşturulan yüzlerce araçlık konvoy, Dersim’in girişinde sert müdahale ile karşılaştı. Doğan’ın toprağa sırlanması esnasında kitle mezarlığa bırakılmadı ve sadece yakınlarının mezarlığa girişine izin verildi. Doğan’ın taziyesi ise yakınları ve arkadaşları tarafından ana ocağında kabul edildi.

    DERSİM’DE HZ. ALİ DİYANET GENÇLİK MERKEZİ AÇILDI

    Munzur Üniversitesi’nde Tunceli Müftülüğü’nce 12 mayıs tarihinde ‘Hz. Ali Diyanet Gençlik Merkezi’ açıldı. 
Aleviler, Munzur Üniversitesi’nin eğitim merkezi olarak değil de asimilasyon merkezi olarak çalıştığına işaret ederek Dersim’de bulunan devlet kurumlarının asimilasyon ve yıkım politikalarının yürütücüsü konumunda olduğunu ifade ederek büyük tepki gösterdi.

    ‘ALEVİLER; DİN, BEDEN, CİNSİYET; NEŞEDEN KEDERE’ SEMPOZYUMU

    İzmir’de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Narlıdere Cemevi öncülüğünde ‘Aleviler; Din, Beden, Cinsiyet; Neşeden Kedere’ sempozyumu düzenlendi. 13-14-15 Mayıs’ta devam eden ve çokça ismin katıldığı sempozyumda üç gün boyunca Alevilik, toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği tartışıldı. Tartışmalar başta Aleviler olmak üzere diğer toplumsal kesimler tarafından da ilgi gördü.

    AMASYA’DA CEME KATILAN VALİ PROTESTO EDİLDİ

    Amasya’ya bağlı Yassıçal Köyü’nde bulunan Seyyid Erkonaş Baba Ocağı’nda 16 Mayıs’ta vali ve belediye başkanının da katılımıyla ‘Hıdırellez Birlik Cemi’ yapılmasına tepki gösteren Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu yöneticileri, asimilasyon politikalarının bir parçası olduğu gerekçesiyle ceme katılmayarak protesto ettiler.

    ÇORUM VALİSİ CEMEVİNİN TEMEL ATMA TÖRENİNİ TERKETTİ

    ‘Yol Kardeşliği Cemevi Projesi’ kapsamında Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Çorum Şubesi’nin 23 mayıstaki temel atma töreninde AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat’ın, “Bizim önderlerimiz Hacı Bektaşlardır, Pir Sultanlardır. Ebu Suudlar olamaz” konuşmasından rahatsız olan Çorum Valisi ve AKP’li Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın tören devam ederken alanı terk etti.

    AYM’DEN POLİSİN DARP ETTİĞİ ALEVİ YURTTAŞA TAZMİNAT ÖDENMESİ KARARI

    Anayasa Mahkemesi 2015’te İzmir’de ‘laik, bilimsel ve ana dilde eğitim’ talebiyle düzenlenen eylemde polis müdahalesiyle yaralanan Nuray Zencir için hak ihlali kararı verdi. Mahkeme, Nuray Zencir’e 90 bin TL’lik tazminat ödenmesine hükmetti.

    AKP’Lİ ESENLER BELEDİYESİ ANA MERYEM TÜRBESİ’Nİ YIKTI

    AKP’li Mehmet Tevfik Göksu’nun başkanlığını yaptığı Esenler Belediyesi, tarihi kalıntıları bulunan Ana Meryem Türbesi’ni kentsel dönüşüm adı altında kimsenin bulunmadığı bir anda yıktı. 25 Mayısta halk, çevik kuvvetle gelen yıkım ekibini engelleyemese de türbeyi yeniden yapma kararı aldı. Belediye başkanı ve kaymakam hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

    ALEVİ KÖYÜNE EZAN DAYATMASI

    Dersim’de Kırmızıköprü Beldesi’nde 12 Eylül döneminde yapılan ve kullanılmayan camiden merkezi sistemle günde 5 defa yüksek sesle ezan verilmeye başlandı. Alevi olduklarını ve köylerinde ezan okunmasını istemediklerini belirten köylüler, bu dayatmanın son bulması çağrısında bulundular.

    YOZGAT’TAKİ ALEVİ KÖYÜNDE MERMER OCAĞI TEHLİKESİ

    Yozgat’ın Çekerek ilçesine bağlı Kamışçık köyünde açılan mermer ocağı köylülerin tepkisi ile karşılandı. Yöre halkı tarafından kutsal sayılan Ulukavak ağacı, kurulan mermer ocağı sebebiyle tehlike altında. Köylüler, maden faaliyetleri sebebiyle kutsal sayılan ağaçların zarar göreceğini belirterek tepkilerini sürdürdüler.

    ALEVİ KADINLARIN ERDOĞAN HAKKINDAKİ SUÇ DUYURUSUNA MÜDAHALE

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadın Meclisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gezi eylemcilerine dönük hakaret içeren kelimesine karşı suç duyurusunda bulunmak istemesi öncesinde yapmak istedikleri açıklamaya polis şiddet uyguladı. 6 Hazirandaki müdahalede ayrıca ajansımız PİRHA’nın da çalışanları hırpalanarak ekipmanlarına zarar verildi.

    ALEVİ DERNEĞİNİN BULUNDUĞU BİNAYA SİLAHLI SALDIRI

    Okmeydanı’nda bulunan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nin de içinde bulunduğu binaya kimliği belirlenemeyen kişi veya kişiler tarafından 8 haziran tarihinde silahlı saldırıda bulunuldu. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği konuya ilişkin bir açıklama yaptı. Derneğe komşu bulunan dükkana 11, derneğe ise 5 kurşunun isabet ettiği saldırının hedefi ve nedeni konusunda netleşme sağlanamadı.

    DİYANET İŞLERİ BAŞKANININ TUNCELİ CEMEVİ ZİYARETİNE TEPKİ

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve beraberindeki heyetin 10 Haziran tarihinde Tunceli Cemevi önünde poz vermesi tepki ile karşılandı. Erbaş’ın Munzur Üniversitesi içerisinde yapımı tamamlanan Alevileri asimile etme amaçlı Hz. Ali Cami, Hz. Ali ve Hz. Fatma Gençlik Merkezleri ile Ehlibeyt Kur’an Kursu’nun toplu açılışını yapmasının iyi niyetli bir politikanın ürünü olmadığını söyleyen Aleviler, “elinizi inancımızdan, kültürümüzden çekin” dedi.

    GENÇLERİ KAMPA, DEDELERİ KERBELA’YA GÖTÜRME TUZAĞI

    İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının Alevileri içerden bölme amaçlı politikalarının bir ayağı da gençleri Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde düzenlediği kampa götürmek oldu. AKP’nin ayrıca Aralık ayında da 300 dedeyi Kerbela’ya götürmek için kimi cemevleriyle iletişime geçtiği ortaya çıkmıştı. 7 Alevi çatı örgütü, dedelerin Kerbela ve umrede, Alevi gençlerinin eğitim kamplarında ehlileştirilmesine sessiz kalmayacaklarını belirterek, devletin iç asimilasyondan vazgeçmesi çağrısında bulunuldu.

    TUTUKLU ERGİN DOĞRU’NUN DEDE TALEBİ REDDEDİLDİ

    Tutuklu bulunan BDP Dersim eski il eş başkanı, Dersim Gazetesi kurucularından Ergin Doğru’nun Dede/Pir ile görüşme talebi Elazığ Cezaevi yönetimi tarafından reddedildi. PSAKD Genel Merkezi Hukuk Sekreteri Avukat Cafer Koluman, Ergin Doğru‘nun Dede/Pir ile görüşme talebinin reddedilmesini Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

    TOKAT ZİLE’DEKİ ALEVİ KÖYLERİNE AYRIMCILIK

    Tokat’ın Zile ilçesindeki 7 Alevi köyüne yol hizmeti götürülmemesi, yurttaşların tepkisini büyütürken, AFET durumunda dahi hiçbir mülki amirin Alevi köylerine uğramadığı belirtilerek, ayrımcılığın devam ettiği belirtildi.

    ALEVİ OLDUĞU İÇİN EŞİNİN AİLESİ ÖLDÜRMEK İSTEDİ

    Türkiye’de Alevi-Sünni evlilikleri yapılsa da hala ayrımcılık ve Alevilere yönelik nefret her geçen gün artıyor. Gümüşhaneli Sünni kökenli eşiyle tanıştığını belirten Murat Mercan adlı yurttaş, Alevi olmasından dolayı eşinin ailesinin tepkisinin ve karşı çıkışının sürdüğünü kaydetti. Ailenin karşı çıkması nedeniyle kaçarak evlendiklerini söyleyen Mercan eşinin kardeşlerin kendisini ölümle tehdit ettiğini belirtti.

    KIRIKKALE’DEKİ ALEVİ KÖYÜNE AYRIMCILIK

    Alevi köyü olması sebebiyle uzun yıllardır kamu hizmeti alamadıklarını söyleyen Kırıkkale’nin Koçubaba köylüleri, kanalizasyon sistemlerinin dahi olmadığını aktararak ayrımcılığa maruz kaldıklarını dile getirdiler.

    ALEVİLER BU YIL DA SİVAS’TA MADIMAK OTELİ ÖNÜNDEYDİ

    Sivas/Madımak Katliamı’nın 29. yıl dönümü nedeniyle Madımak Oteli’nin önünde Türkiye’nin dört bir yanından gelip toplanan Aleviler, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri katliamcıları lanetledi. PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’nin konuşması sırasında bir grup ülkücü, polislerin gözleri önünde kitleye küfür ve hakaretler etmesi tepkilere neden oldu.

    ÇORUM KATLİAMI’NDA YAŞAMINI YİTİRENLER İÇİN ANIT TALEBİ

    Çorum Katliamı’nın 42. yıldönümünde Alevi kurumları yöneticileri ve Çorum halkı yürüyüş ve anma gerçekleştirdi. Anmaya, Alevi kurumlarından PSAKD, ABF, HBAKV, AABF VE AABK ile siyasi partilerden milletvekilleri de katıldı.

    Basın açıklamasını Çorum Emek ve Demokrasi Platformu adına Hikmet Aydın “yıllardır taleplerimizden birisi Çorum Katliamı için bir anıt yapılmasıdır.” dedi.

    ALEVİLER KATLİAMIN 44. YILINDA MARAŞ’TAN SESLENDİ

    Alevi kurum başkanları, Maraş Katliamı’nın 44. yılında katliamın gerçekleştiği Yörük Selim Mahallesi’nde açıklama yaparak, “Katliamlarla yüzleşilmedi. Acılar yok sayılırsa bitmez. Bir hafta boyunca Maraş’ta vahşet yaşandı. Maraş’ın merkezine bir anıt yapılmalı. Katliamlarla yüzleşmeliyiz” dedi.

    19-26 Aralık 1978 tarihleri arasında Maraş’ta gerçekleşen katliamda onlarca yurttaş yaşamını yitirmişti, yüzlercesi yaralanmış ve onbinlercesi de Maraş’ı terk etmek zorunda kalmıştı.

    İZMİR’DE ÇEPNİ ALEVİLERE NEFRET SÖYLEMİ

    İzmir’in Bergama ilçesinde esnaflık yapan bir kişi, 11 Temmuz günü çarşıya alış verişe gelen Alevi yurttaşlara karşı “Bunlar pis insanlar. Bunlarla alış veriş yapmak istemiyorum” diyerek nefret söyleminde bulundu. Çevrede bulunan yurttaşlar, esnafın nefret söylemlerine tepki gösterirken, bu esnafın daha sonra dükkanını açmadığı gözlemlendi.

    ALEVİ KADINLARDAN AYSEL TUĞLUK ÇAĞRISI

    ATK’nin “cezaevinde kalamaz” raporu verdiği Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk’un serbest bırakılması çağrısında bulunan Alevi kadın örgütleri ve Alevi kurumları yaptıkları açıklamalarla Tuğluk’a uygulanan çifte standarta tepki gösterdi.
Kocaeli 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutulan demans hastası Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “Cezaevinde kalamaz” yönünde raporu ve kamuoyunun tepkileri sonucu tahliye edildi.

    ALEVİ AKTİVİST SÜMBÜL BELTİR HAKK’A YÜRÜDÜ

    İzmir’de 21 Temmuz tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu Hakk’a yürüyen DAD geçmiş dönem genel merkez yöneticisi ve Alevi aktivist Sümbül Koçlu Beltir için büyük üzüntü duyuldu. Beltir’in Alevi kadın hareketi ve örgütlenmesinde emeği büyüktü. Sümbül Beltir, İstanbul Tuzla’da bulunan HAKEV Cemevinde yürütülen erkan sonrasında genç yaşta yitirdiği oğlu Ozan’ın yakınında toprağa sırlandı.

    ANKARA’DA 5 ALEVİ KURUMUNA EŞZAMANLI SALDIRI

    Ankara’da 30 Temmuz’da Muharrem Orucu’nun ilk gününde Alevi kurumlarına yönelik eş zamanlı 5 saldırı gerçekleşti. Şah-ı Merdan Cemevi’ne ibadet sırasında saldırı olurken; Türkmen Alevi Bektaşi Derneği’nde bir kadın bıçaklı saldırı sonucu yaralandı. Ayrıca Tuzluçayır Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Ana Fatma Cemevi, Gökçebel Köy Derneği, Türkmen Alevi Bektaşi Derneği, Batıkent Serçeşme Cemevi’ne yönelik de saldırılar oldu. Saldırganlardan Ahmet Ozan K. tutuklanırken, aradan geçen 4 aya rağmen halen iddianame hazırlanmış değil.

    ERDOĞAN’IN HÜSEYİN GAZİ TÜRBESİNE ZİYARETİ

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile birlikte 09 Ağustos’ta Hüseyin Gazi Cemevi’ne gelerek Muharrem’in 10. Gününde oruç açmaya katıldı. Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Türbesi’ne gitmesine eleştiriler artarken, Erdoğan’ın, bir Alevi dedesi gibi posta oturup iftar açması ve cemevi düzeninde değişime sebep olması toplumda sert tepkilere yol açtı.
Öte yandan, 30 Temmuz’da Ankara’da 5 ayrı cemevine yapılan saldırı karşısında sessiz kalan Erdoğan’ın ve çevresinin tutumu da manidar bulundu.

    ALMANYA’DA DÜREN CEMEVİNE SALDIRI

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na (AABF) bağlı Düren Alevi Kültür Merkezi’ne 09 Ağustosta gerçekleşen saldırıda kültür merkezinin camları kırıldı. Polisin olayla ilgili inceleme başlattı.

    DAD KADIN MECLİSİ DERSİM’DE ‘ANA HASKAR’ KAMPI DÜZENLEDİ

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Kadın Meclisi ‘Yol Anadır’ şiarıyla 16-21 Ağustos tarihleri arasında Dersim’de ‘Ana Haskar Kadın Yaz Kampı’ düzenledi. Sonuç bildirgesinde Alevi kadınların inancı toplumsallaştırmasıyla hak, hukuk, adalet, barış, eşit ve özgür bir yaşamın inşa edileceğine işaret edildi.

    ERDOĞAN’IN HACIBEKTAŞ’TA ALTERNATİF ETKİNLİK DÜZENLEMESİ

    7 Alevi çatı örgütü’nün, Alevilerin Hacı Bektaş Veli’yi Anma Etkinlikleri öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, 13 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta alternatif etkinlik düzenledi. Alevi örgütleri, Erdoğan’ın bir an önce bu kararından dönmesi çağrısında bulundular.

    ALEVİLER HACIBEKTAŞ’TA ‘DERGAHLARIMIZI İSTİYORUZ’ DİYEREK YÜRÜDÜ

    Her yıl olduğu gibi bu yıl da 16 Ağustos tarihinde Hünkar Hacı Bektaş Veli’yi anmak için Hacıbektaş ilçesine giden Alevi kurumları yöneticileri, üyeleri ve Alevi yurttaşlar, ‘Dergahlarımızı istiyoruz’ sloganıyla yalınayak, başı açık şekilde yürüdü. Yapılan açıklamada, el konulan Alevi dergahlarının iade edilmesi, ibadet edebilmenin izne tabi tutulmayarak dergahın müze olarak kullanılmasının kaldırılması talep edilmişti.

    BALIKESİR’DE ALEVİ KÖYÜNDE TEHDİT YAZILAMALARI

    Alevi yurttaşların yaşadığı Balıkesir Edremit’e bağlı Güre Köyü’nün giriş ve çıkışlarına 22 Ağustos’ta üç hilal ve ay yıldız simgeleri çizilerek, tehdit yazıları yazıldı. Söz konusu tehdit yazılarını köylüler jandarmaya bildirdi. Köye gelen jandarmalar, yazıların fotoğraflarını çekip, ‘araştıracağız, ama yapanı söylemezler’ demekle yetindi.

    ERDOĞAN, YİNE ALEVİLERİ HEDEF ALDI

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Allahsız Alevilik olmaz, Muhammedsiz Alevilik olmaz, Alisiz Alevilik olmaz. Dinsiz, imansız, amelsiz sadece ve sadece sapkın zevklerin üzerine bina edilmiş Alevilik de olmaz” sözleriyle Alevi toplumunu yine hedef aldı. Erdoğan’ın Alevilik ile ilgili sözlerine tepki gösteren Alevi örgütleri siyasal İslam’ın Aleviliği tanımlaması kabul edilemez denildi.

    ALEVİ KÖYÜNE SANAYİ KUŞATMASI VE ZORLA İSTİMLAK

    Manisa Turgutlu’ya bağlı Çepnidere Köyü çevresini kuşatan sanayi kuruluşlarının sulara döktüğü atıklar ve saldığı zehirli gazlar sonucu birçok kişi kansere yakalandı. Köydeki ölümlerin yüzde 90’ı kanser hastalığından kaynaklanıyor.

    ALEVİLER, ‘BUGÜNÜ VE GELECEĞİNİ’ TARTIŞTI

    Alevi çatı örgütleri tarafından Hacıbektaş’ta çok sayıda ana, pir, örgüt ve yurttaşın katımıyla 17-18 Eylül tarihlerinde ‘Cumhuriyetin İkinci Yüzyılı İçin Aleviler Bugünü ve Geleceği Tartışıyor’ çalıştayı gerçekleşti. 
Çalıştayın sonuç bildirgesinde “Her türden tek tipleştirmeye karşı ikinci yüzyıla ilişkin perspektifimiz, çok kimlikli, çok kültürlü bir Türkiye’nin olması, başta bizler olmak üzere kimsenin kimliğinden dolayı mağduriyete uğramaması, eşit yurttaşlık hakkının herkes için sorgulanamaz bir hak haline getirilmesidir” denildi.

    ALEVİ KURUMLARI, MUSA ANTER DAVASINI TAKİP ETTİ

    Musa Anter davasının Ankara Adliyesi’nde görülen 37’nci duruşmasına Anter’in oğlu Dicle Anter’in yanı sıra çok sayıda hukuk örgütü ile demokratik kitle örgütlerinin yanı sıra HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Milletvekilleri Kemal Peköz, Fatma Kurtulan ve Rıdvan Turan, ABF yöneticileri, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, DAD Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi Başkanı Mustafa Karabudak ve bir çok Alevi yurttaş katıldı. Mahkeme heyeti davanın süresinin 30 yılı aştığını belirterek, dosyanın zaman aşımına uğramasına karar verdi. Bu kararla Musa Anter davası kapanmış oldu.

    ALEVİ KÖYLERİ VE ZİYARETLERİ TEHLİKE ALTINDA

    Malatya, Sivas, Elazığ, Dersim, Erzincan, Maraş ve Adıyaman gibi illerde Alevi köylerinde madenlerle birlikte kültürel ve inançsal kıyım yaşanıyor. Malatya Hekimhan’ın Çulhallı köyünü kapsayan maden projelerinin Sivas Kangal’a kadar olan 30 Alevi köyünü yok edeceği belirtilen gelişmeler arasında. Burada Hacım Sultan Ocağı, 12 Kardeş Ocağı ile Vaylo Dede ve Salih Dede ziyaretgahı yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.

    ALEVİ KADINLAR MAHSA AMİNİ İÇİN EYLEMDEYDİ

    İran rejimi tarafından saçları açık diye işkence sonucu katledilen Mahsa Amini için kadınların başlattığı eylem bütün dünya ülkelerinde protestolarla destek buldu. Türkiye’deki Alevi kadınlar da kitlesel eylemlerle İran rejimini protesto etti.

    ALEVİ AİLENİN AÇTIĞI ZORUNLU DİN DERSİ DAVASI GÖRÜLDÜ

     İstanbul’da Esmeray Odabaş Yanmaz, kızının zorunlu din dersi almaması için hukuki mücadele başlattı. Av. Seyit Sönmez de zorunlu din derslerinin anayasaya, AİHM karalarına aykırı olduğunu hatırlattı. Sancaktepe Kaymakamı adına katılan avukatlar davanın reddini istedi. İstanbul 3. İdare Mahkemesi alınan beyanların ardından kararın tebliğ edileceğini bildirdi.

    DERSİM 38 TANIĞI BEGO POLAT HAKK’A YÜRÜDÜ

    1938’de Dersim’de gerçekleştirilen soykırım tanığı ve mağdurlarından olan Bedri Polat (Bego) Dersim’de bulunan devlet hastanesinde Hakk’a yürüdü. Dersim Katliamı sırasında annesi ve 3 kardeşi gözleri önünde öldürülüp suya atılan Polat’ın, kendisi ise yaralı olarak kurtulmuştu.

    TORBA YASAYA KARŞI KÖLN’DE MİTİNG

    ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve torba yasaya karşı Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun (AABK) Almanya Köln’de düzenlediği mitingde on binler AKP’nin torba yasasına ve Alevi inancına müdahalesine tepki gösterdi.

    FRANSA’DAKİ ALEVİ KADINLAR KAMPTA BULUŞTU

    Fransa Alevi Kadınlar Birliği (FAKB), geleneksel olarak her yıl gerçekleştirdiği kadın kampının 3’üncüsünü gerçekleştirdi. Yoğun katılımın ve coşkunun olduğu kampta, kadınlar bir araya gelmenin kendilerine güç kattığını kaydettiler.

    ARAŞTIRMACI YAZAR MUNZUR ÇEM HAKK’A YÜRÜDÜ

    Kürt yazar, araştırmacı ve derleyici, Zazakî-Kirmancki’nin standardize edilmesine büyük katkı sunan dilbilimci Munzur Çem, bir süredir kanser tedavisi  gördüğü Berlin’de Hakk’a yürüdü. Munzur Çem, Berlin Alevi Toplumu Cemevinde düzenlenen Hakk’a uğurlama erkanı sonrasında doğduğu Bingöl Yayladere’ye bağlı Seter köyünde toprağa sırlandı.

    MUNZUR DOĞA VE KÜLTÜR FESTİVALİ’NE YİNE YASAK

    Munzur Doğa ve Kültür Festivali geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Tunceli Valiliği’nin yasağına takıldı. Yasak kararı Festival Tertip Komitesi ve Dersim Emek ve Demokrasi Platformu tarafından tepkiyle karşılandı. Yasağa rağmen Dersim ve ilçelerinde çeşitli etkinlikler yapılarak festival kutlandı.

    ALEVİ KURUM BAŞKANLARINDAN MECLİS ZİYARETİ

    Alevi kurumlarının genel başkanları, cemevleri ile ilgili yasa değişikliği teklifi görüşmeleri öncesinde TBMM’de grubu bulunan CHP, HDP, AKP ve İYİ Parti grup başkanlarını ziyaret ettiler. Ziyaretin ardından ortak yazılı bir açıklama yapan 7 Alevi çatı örgütü, partilerin grup başkanvekillerine eşit yurttaşlık ve cemevlerinin ibadet olarak kabul edilmesi talebini ilettiklerini duyurdu.

    ALEVİ KURUM BAŞKANLARI GEÇMEZ VE FIRAT’A POLİS ŞİDDETİ

    8 Alevi örgütü, AKP tarafından torba yasa içerisinde Meclis’e getirilen cemevleri düzenlenmesine karşı eylem yaptı. Meclis önünde bir araya gelen Aleviler yaptıkları açıklamada, “Bugün burada polis bize zulüm yaptı. Asimilasyon devam ediyor. Alevilik vardır, Alevilik haktır” dedi. Polis müdahalesinde Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez ile Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Yöneticisi Elif Keleşo ve Bahçelievler Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Ufuk Emre Bektaş polis müdahalesi sonrası hastaneye kaldırıldı.

    GAXAN/GAĞAN KUTLANIYOR

    Yeni yılın ve dayanışmanın bayramı olan Gaxan/Gağan, kutlanmaya devam ediyor. Dersim yöresi başta olmak üzere Kürt illerinde Gazan kutlanıyor. Gaxan, eski yılı neşeli bir şekilde uğurlayıp yeni yıla güzel bir başlangıç yapmak amacını taşıyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Türkiye, 2022 yılında da hak ihlalleri ve baskılarla gündemdeydi

    Türkiye, 2022 yılında da hak ihlalleri ve baskılarla gündemdeydi

    PİRHA- Geride bıraktığımız 2022 yılı, her alanda hak ihlallerinin yaşandığı, baskının, şiddetin ve saldırıların, kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği bir yıl oldu. 

    Bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2022 yılı Türkiye ve dünya açısından olumlu sayılabilecek bir yıl olmadı. Özellikle Türkiye’de hak ihlalleri, baskılar ve şiddet artarak devam etti.

    2022 yılı; Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşla, İran’da kadınların öncülük ettiği direnişlerle, Fransa’da bulunan Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yapılan silahlı saldırıyla, gazetecilere yönelik tutuklamalarla, hak arama eylemlerine yapılan saldırılarla, iktidar partisi içerisinde yaşanan çıkar çatışmalarının sonucunda gelen bakanların istifalarıyla, Danıştay’ın İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını onaylamasıyla, Gezi Davası’nda verilen ağır cezalarla, çalınan sorular nedeniyle KPSS’nin iptal edilmesiyle, konser ve festival yasaklarıyla, Taksim’de yaşanan bombalı saldırıyla, Bartın’da meydana gelen maden faciasıyla, 6 yaşındaki çocuğa yönelik cinsel istismarla, belediye başkanlarına ve siyasetçilere verilen cezalarla tarihe geçmiş oldu.

    İşte 2022 yılında yaşanan önemli olaylar ve yaşananlar…

    – Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara, cemaat yurdunda yaşadığı baskı sebebiyle “artık dayanamıyorum” diye anlattığı video paylaşımının ardından intihar etti. 29 Yaşında olduğu belirtilen Enes Kara’nın Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi olduğu bilgisi paylaşıldı.

    – Sezen Aksu, 2017’de yaptığı bir şarkıda geçen “Binmişiz bir alamete. Gidiyoruz kıyamete. Selam söyleyin o cahil Havva ile Adem’e…” sözleri nedeniyle Diyanet İşleri Başkanlığı ve AKP’liler tarafından hedef gösterildi. İktidar ve yandaşları tarafından hedef alınan Sezen Aksu, “Konu ben değilim, konu memleket’ diyen Aksu, yazdığı ‘Avcı’ isimli şarkısının sözlerini de paylaştı: “Beni öldüremezsin / Sesim, sazım, sözüm var benim / Ben derken ben herkesim” açıklamasını yaptı.

    – Katıldığı televizyon programında kullandığı ifadeler gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla hakkında soruşturma başlatılan ve gözaltına alınan gazeteci Sedef Kabaş tutuklandı. Kabaş, 11 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.

    – Türkiye sinemasının yıldızlarından Fatma Girik, tedavi gördüğü İstanbul’da 79 yaşında yaşamını yitirdi.

    – Gazeteci Hüseyin Murat Dörtyol, geçirdiği kalp ameliyatı sonrası yaşamını yitirdi.

    – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül görevinden istifa etti. Resmi Gazete’de yayımlanan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan karara göre Gül’ün yerine Bekir Bozdağ atandı. İstifa eden Gül, Temmuz 2017’den beri Adalet Bakanlığı görevini yürütüyordu. Gül, görevi Bekir Bozdağ’dan devralmıştı.

    BBC’DE GREVE GİDEN GAZETECİLER KAZANDI

    – İşverenle yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uzlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine 14 Ocak’ta greve çıkan BBC emekçilerinin mücadelesi başarıyla sonuçlandı. Grevin başarıyla sonuçlanmasının ardından Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), yaptığı açıklamada, 13 yıl sonra ilk kez bir basın kuruluşunda yapılan grevde gazetecilerin başarılı bir sonuca ulaştığını belirtti.

    – Yazar ve fotoğraf sanatçısı Remzi Aydın, geçirdiği kalp krizi sonucu Hakk’a yürüdü.

    – Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi’nde, Ankara Emniyeti’nde işkence iddialarına dair hazırladığı raporun yayınlanmasını engelleyen Ankara Barosu yönetimindeki kriz aşılamayınca 4 avukat istifa etti.

    – 19 Aralık 2000 yılında ‘Hayata Dönüş Operasyonu’ adı altında yapılan cezaevi katliamı sırasında “Diri diri yaktılar” sözleriyle hatırlanan Birsen Kars, kanser tedavisi gördüğü Almanya’da yaşamını yitirdi.

    – 12 Eylül Darbesi sonrası tutuklu oğlunun ziyareti sırasında, Kürtçe konuşmak yasak olduğu için bildiği tek Türkçe cümle ile seslenen İpek Ateş hayatını kaybetti.

    801 MİLYON TL HARCAMA YAPILAN ANKAPARK’IN İFLASI AÇIKLANDI

    – Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubunun cenazesini haber yaptıkları için yargılanan gazeteci Barış Pehlivan ve Murat Ağırel, cezalarının onanmasının ardından İstanbul Adliyesi’ne teslim olmaya gitmiş, sonrasında Silivri Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edilmişti. Aynı davada cezası onanan gazeteci Hülya Kılınç ise Manisa Adliyesi’ne gitmiş ve işlemlerinin ardından Manisa Cezaevi’ne sevk edilmişti. Haklarındaki hapis cezasının onanması nedeniyle cezaevine konulan gazeteci Barış Pehlivan ve Murat Ağırel serbest bırakıldı. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 9 Eylül 2020’de sanıklar Aydın Keser, Ferhat Çelik ve Murat Ağırel’in ‘istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek’ suçundan 4 yıl 8 ay 7’şer gün, Barış Pehlivan ve Hülya Kılınç’ın ise 3 yıl 9’ar ay hapis cezalarına çarptırılmasına ilişkin verdiği karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından 28 Ocak 2022’de onandı.

    – Ses Kocaeli Gazetesi sahibi Güngör Arslan, 19 Şubat’ta saat 15:00 sularında Cedit Mahallesi’ndeki ofisinde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti. Gazeteciyi katlettikten sonra olay yerinden kaçan saldırgan ise gece yarısı yakalandı. Katil Ramazan Önder ifadesinde tetikçi olduğunu söyledi.

    – Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna’nın doğusundaki Donbas’a özel askeri operasyon başlattıklarını duyurdu. Ukrayna, Putin, Ukrayna’ya karşı geniş çaplı bir savaş başlattığını açıklarken, AB, savaşın durdurulması çağrısında bulunarak, Ukrayna’nın yanında olacaklarını belirtti.

    – Tartışmalı bakanlardan biri olan ve Türkiye’nin pek çok bölgesinde çıkan yangınlar mücadeledeki yetersizliği ile tepki toplayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli görevinden istifa etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Pakdemirli’nin yerine Vahit Kirişci atandı.

    – Dönemin Belediye Başkanı Melih Gökçek tarafından yapılan ve birçok kez el değiştirmesine rağmen talep görmeyen Ankapark için iflas açıklaması yapıldı. Çok sayıda ağaç kesilerek AOÇ arazisi üzerine inşa edilen ve ‘kara delik’ olarak adlandırılan Ankapark için 801 milyon TL harcama yapılmıştı. Mahkeme aracılığı ile yapılan duyuruda Ankapark işletmesinin iflas ettiği kamuoyuna açıklandı.

    – Ermeni Yazar Mıgırdiç Margosyan hayatını kaybetti.

    GEZİ DAVASINDA AĞIR CEZALAR VERİLDİ

    – 2013’teki Gezi eylemlerine ilişkin beraat kararının bozulmasının ardından Osman Kavala’nın da aralarında bulunduğu 17 sanıklı davada karar çıktı. Mahkeme, Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Can Atalay, Mine Özerden, Yiğit Ali Ekmekçi, Tayfun Kahraman’a da 18’er yıl hapis cezası verildi.

    – Fransa’da yaşayan ve uzun süredir tedavi gören şair ve yazar Emirali Yağan Hakk’a yürüdü.

    – Medyada Aleyna Çakır’ı darp ettikten sonra sosyal medya canlı yayını yaptığı için gündeme gelen Ümit Uygun, Çakır’ın cinayetinin baş şüphelisi olmasına rağmen serbest bırakılmıştı. Uygun, geçtiğimiz Ağustos’ta Mamak ilçesinde beraber yaşadığı Esra Hankulu’nun öldürülmesinden tutuklandı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davadan karar çıktı. Ağırlaştırılmış müebbet istenen Uygun, tutuklu olarak mahkemeye katıldı ve son söz olarak, suçsuzluğunun ortaya çıkacağını savundu. Avukat beyanından sonra kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Uygun’a “ağırlaşmış yaralama” suçundan 10 yıl hapis cezası verdi. Uygun’un tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

    – Ülkenin birçok ilinden Ankara’ya gelen binlerce emekli, artan hayat pahalılığına “Hayır” demek için Anıtpark’ta buluştu. Yakın zamanda yapılan zamlara karşı dövizlerle miting alanına giren Emekliler Dayanışma Sendikası ve Tüm Emekliler Sendikası üyeleri, “Zam, zulüm, işkence işte AKP. Savaşa hayır barış hemen şimdi. Bu zamlarla yaşanmaz zamlar geri alınsın” sloganları atarak iktidarı protesto etti.

    – Fahiş zamları protesto etmek amacıyla elektrik faturasını ödemeyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun evinin elektriği kesildi. Kılıçdaroğlu, zamları protesto etmek için 1 hafta faturasını ödemeyerek karanlıkta oturdu.

    – Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde Şenyaşar ailesinin dükkanına yapılan baskın ve Suruç Devlet Hastanesi’nde yapılan saldırıda Şenyaşar ailesinden 3 kişi öldürüldü, 2 kişi ise yaralandı. Söz konusu olaya ilişkin 4 yılın ardından gözaltına alınan AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın ağabeyi Celal Yıldız, yeğeni Osman Şah Yıldız, Şeğsin Yıldız, Mustafa Amaç, İbrahim Şimşek, Mikail Şimşek ve Osman Yıldız’ın aralarında olduğu 11 kişi, Urfa Adliyesi’ne sevk edildi. Yapılan savcılık sorgusunun ardından gözaltına alınan 11 kişiden Osman Şah Yıldız ve Osman Yıldız serbest bırakılırken 9 kişi ‘Adam öldürmek’ ve ‘Delil karartmak’ iddiasıyla tutuklanmaya sevk edildi. Sulh Ceza Hakimliği’nde ifadeleri alınan Celal Yıldız, Mikail Şimşek, Müslüm Yıldız, İbrahim Şimşek tutuklanırken, 5 kişi ise adli kontrolle bırakıldı.

    ÜLKENİN BİRÇOK YERİNDE HAK ARAMA EYLEMLERİ DEVAM ETTİ

    – 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü bu yılda ülkenin birçok yerinde coşkuyla kutlandı. İstanbul’da yapılan eylemlere polis sert müdahalede bulunarak çok sayıda kişiyi gözaltına aldı.

    – Sanatçı Ozan Garip Şahin uzun bir süredir İsveç’te tedavi gördüğü hastanede Hakka yürüdü.

    – Barış Grubu üyesi Aysel Doğan Hakk’a yürüdü. Doğan’ın cenazesinin içinde bulunduğu konvoyun, Dersim’e girişi engelleyen polis cenazeye katılanlara sert müdahalede bulundu. Aralarında milletvekilleri ve gazetecilerinde olduğu çok sayıda kişi yaralandı.

    – Ülkenin dört bir yanından gelerek Ankara’da buluşan sağlık emekçileri ve hekimler, ‘Beyaz Miting’ düzenleyerek taleplerini dile getirdi.

    – Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekilleri Gezi direnişinin 9’uncu yılında Boğaziçi Köprüsü’ne “Her yer Taksim her yer direniş” pankartı astı. Polisler milletvekillerine müdahale ederken, pankartı kesti. Çıkan arbedede milletvekili Sera Kadıgil’in telefonunu denize düşürdüğü belirtildi.

    – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik Çubuk’taki linç girişimi davasında karar çıktı. Mahkeme, Kılıçdaroğlu’na yumruk atan Osman Sarıgün’e “basit yaralamadan” 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi, hükmün açıklanması geri bırakıldı.

    – Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun 2012’deki sosyal medya paylaşımlarına ilişkin yerel mahkemenin verdiği 4 yıl 11 ay 20 günlük hapis cezasını onadı. Kaftancıoğlu tutuklanarak Silivri Kapalı Hapishanesi’ne götürüldü. Buradaki işlemleri tamamlanan Kaftancıoğlu, aynı gün denetimli serbestlik kapsamında cezaevinden çıktı.

    – Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin Meclis’teki grup toplantısı sırasında Gezi Direnişi’ne katılanlara ‘çürük, sürtük’ diyerek hakaret etti. Bu ifadeler başta kadınlar olmak üzere birçok kesimin tepkisine neden oldu.

    DANIŞTAY, İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇEKİLME KARARINI ONADI

    – Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 8 Haziran’da gözaltına alınan 22 gazeteciden 16’sı tutuklandı. Nöbetçi Sulh Mahkemesi’ne sevk edilen JİNNEWS Müdürü Safiye Alagaş, DFG Eşbaşkanı Serdar Altan, MA Editörü Aziz Oruç, Xwebûn Yazıişleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş,  Zeynel Abidin Bulut, Ömer Çelik, Mazlum Doğan Güler, İbrahim Koyuncu, Neşe Toprak, Elif Üngür, Abdurrahman Öncü, Suat Doğuhan, Remziye Temel, Ramazan Geciken, Lezgin Akdeniz ve Mehmet Şahin tutuklandı. Gazeteci Esmer Tunç, Mehmet Yalçın, Kadir Bayram, Feynaz Koçuk ve İhsan Ergülen ise adli kontrolle serbest bırakıldı.

    – Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptali için açılan ve haziran ayı boyunca üç grup halinde görülen duruşmalar sonrasında Danıştay, sözleşmeden çekilme kararının hukuka uygun olduğuna hükmetti. Söz konusu karar her kesimin tepkisine neden oldu.

    – Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından her yıl düzenlenen ‘Koruma Alanında Emre Madran Basın Ödülleri’ kapsamında, 2021 yılında HES’lere yönelik çevre haberleri yapan Jinnews muhabirine ödül verilmesi üzerine Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu’na, ‘Terör örgütü propagandası’ yaptığı iddiasıyla dava açıldı.

    – Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, Pınar Gültekin’i katleden Cemal Metin Avcı’nın ‘canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme’ suçundan yargılandığı davada aldığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının haksız tahrik indirimi uygulanarak 23 yıla düşürülmesi ve kardeşi Mertcan Avcı’nın beraat kararları için İstinaf Mahkemesi’ne taşındı.

    – Kolombiya’nın Tulua kentindeki bir cezaevinde mahkumlar isyan etti, yangın çıkardı. Cezaevinde isyan amacıyla çıkarılan yangında 52 kişi hayatını kaybetti. Yetkililer cezaevinin tahliye edildiğini açıkladı.

    – Batman’da intihar eden İpek Er’in, bıraktığı mektupta kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu yazdığı eski uzman çavuş Musa Orhan’a sosyal medya hesabından hakaret ettiği suçlaması ile yargılanıp, para cezası alan oyuncu Ezgi Mola hakkında bir suç duyurusu daha yapıldı. Orhan’ın avukatı Mehmet Erkan Akkuş, savcılığa verdiği dilekçesinde; açılan davada uzlaştırma görüşmelerinde talep edilen para miktarı ile diğer diyalogları açıklayan Ezgi Mola’nın ‘gizli kalması gereken bilgilerin açıklanmasını ihlal’ suçunu işlediğini belirtti. Mola’nın 5 yıla kadar hapis istemiyle cezalandırılmasını istedi.

    POLİS ŞİDDETİ DEVAM ETTİ

    – Kemal Kurkut’un katledilme anını fotoğraflayan gazeteci Abdurrahman Gök’e 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verildi.

    – Uzun zamandır organ yetmezliği nedeniyle tedavi gören Seyit Sabun Ocağı evlatlarından Pir İmam Hüseyin Kılavuz Hakk’a yürüdü.

    – Bu yıl da yapılmak istenen ‘Onur Yürüyüşü’ İstanbul’da ve Ankara’da yasaklandı. Polis eylem yapmak isteyenlere ve gazetecilere saldırdı. Çok sayıda kişi gözaltına alınırken, yaralananlar ve hastaneye kaldırılanlar oldu.

    -CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sosyal medya hesabından yaptığı çağrıyla KYK kredileri gündem oldu. Kılıçdaroğlu hükümete yaptığı çağrıda KYK kredilerinin faizlerinin silinmesini istedi. Gençlere da seslenen Kılıçdaroğlu, kredi faizlerini ödememelerini, iktidara geldiklerinde bunları sileceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu’nun çağrısına cevap veren gençler eylemler ve açıklamalar yaparak gündem yarattı. Oluşan kamuoyu tepkisi karşısında AKP hükümeti yeni bir düzenleme yaparak KYK kredilerinin faizlerini sildi.

    -Başta Muğla olmak üzere Ege bölgesinin birçok yerinde orman yangınları yaşandı. İlgili kurumlar yangına müdahalede yetersiz kalırken yüzlerce kişi evlerinden tahliye edildi. Onlarca ev ve ahır gibi mülkler kullanılamaz hale gelirken, çok sayıda hayvanda telef oldu.

    – Tarihinin en büyük ekonomik krizine karşı protestoların yükseldiği ve halkın başkanlık sarayını bastığı Sri Lanka’da, Devlet Başkanı Gotabaya Rajapaksa’nın ülkeden kaçtığı açıklandı. Sri Lanka Başbakanı Ranil Wickremesinghe, başkan vekili olarak Olağanüstü Hal (OHAL) ilan ettiğini açıkladı.

    KPSS’DE SORULAR ÇALINDI, SINAV İPTAL EDİLDİ

    – Pandemi sebebiyle son iki yıldır gerçekleştirilemeyen ve bu yıl 20’ncisi yapılacak olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali Tunceli Valiliği tarafından yine engellendi. Valilik, Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında yozlaşmaya karşı yapılması planlanan ve Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanına kadar sürecek olan yürüyüşü, stadyumu, yurtları ve Grup Yorum ile Grup İsyan Ateşi’nin sahneye çıkmasını yasakladı.

    -Sanatçı İlhan İrem, böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

    -31 Temmuz günü yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı’ndaki (KPSS) ‘sızıntı’ iddialarının ardından tartışmalar da büyüdü. KPSS’de çıkan soruların Yediiklim Yayınevi’nin kaynak kitaplarındaki sorularla benzerliğinin ortaya çıkması sonrası ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün görevden alındı. ÖSYM’nin yeni atanan başkan Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy KPSS’nin son yapılan oturumlarının iptal edildiğini duyurdu. Yeni oturumlar Eylül ayında yapıldı.

    -Türkiye İşçi Partisi (TİP) Merkez Komite Üyesi, Türkiye sosyalist hareketinin önde gelen isimlerinden Metin Çulhaoğlu, 74 yaşında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

    -Mardin’in Derik ilçesi girişinde aksam saatlerinde iki otomobilin karıştığı kaza meydana geldi. Yurttaşlar, kazada yaralananlara yardıma koşarken, bu sırada Cengiz Holding’e ait Eti Bakır Fabrikası’ndan gübre taşıdığı öğrenilen kamyonun freni patladı. Kamyonun hakimiyetini kaybeden şoför yurttaşların arasına daldı. Meydana gelen kazada en az 16 kişinin yaşamını yitirdiği çok sayıda kişinin de yaralandığı belirtildi.

    -Nisan ayında verdiği konserde imam hatipliler ile ilgili söylemleri nedeniyle hedef gösterilen ve hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan şarkıcı Gülşen, ev hapsi kararı ile tahliye edildi.

    BİRÇOK YERDE FESTİVALLER VE KONSERLER YASAKLANDI

    -1 Eylül Dünya Barış Günü’ne ilişkin basın açıklaması yapmak isteyen yurttaşlar birçok ilde alanlara çıktı. Polis başta İstanbul olmak üzere çoğu yerde açıklamalara müdahale ederek çok sayıda yurttaşı gözaltına aldı.

    -Sinan Aygün, TOGO İkiz Kuleleri davasında taraf olan, Çankaya Belediyesi’nde de görev yapan Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan hakkında ‘işe gitmeden maaş aldığı, haksız kazanç sağladığı’ gerekçesiyle şikâyette bulundu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da Karakuş hakkında soruşturma izni verdi. Yargıya başvuran Karakuş’un soruşturma izni Danıştay 1. Dairesi tarafından iptal edildi. Karakuş hakkında verilen soruşturma izninin, geçtiğimiz mayıs ayında Danıştay’dan dönmesine rağmen soruşturma yürütülmeye devam etti ve Karakuş’un memuriyetine son verildi.

    – 2022 yılı içerisinde birçok sanatçı ve şarkıcının konserleri valilikler ve kaymakamlıklar tarafından çeşitli bahanelerle yasaklandı.

    -Demokratik hak arama eylemlerine müdahale eden polisler birçok ilde gazetecilerin haber yapmak istemesini engelledi. Gazetecilere silah da çeken polisler, birçok gazeteciyi darp ederek gözaltına aldı.

    – Buckingham Sarayı, Kraliçe 2. Elizabeth’in hayatını kaybettiğini açıkladı. Britanya’nın 96 yaşındaki kraliçesi 2. Elizabeth, doktorların tavsiyesi üzerine dünkü programını da iptal etmiş ve istirahate çekilmişti. 2.Elizabeth, 2015’te 89 yaşındayken büyükannesi Kraliçe Victoria’nın en uzun süre tahtta kalma rekorunu kırdı. 1901’de 81 yaşındayken hayatını kaybeden Kraliçe Victoria, 63 yıl 7 ay tahtta kalmıştı.

    -Ankara’nın Çankaya ilçesine bağlı Kızılay semtinde daha önce polislerin ırkçı saldırısına maruz kalan Saab restoran sahibi Somalili Mohammed Isse Abdullah, gözaltına alındı. Hakkında “sınır dışı edilme” kararı alınan Abdullah, gözaltına alındıktan sonra Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Abdullah, daha sonra Çankaya Karakolu’na, buradan da Akyurt Geri Gönderme Merkezi’ne gönderildi. Verdiği hukuk mücadelesi sonucu serbest kaldı. Daha önce polisler tarafından dükkanında yer alan sarı, kırmız, yeşil renkleri nedeniyle ırkçı saldırıya uğrayan Abdullah, Ağustos 2021’den bu yana polis baskısına maruz kalıyordu. Abdullah’ın restoranı Saab’ın tabelası da polisler tarafından sökülmüştü.

    AKADEMİSYEN NAGİHAN AKARSEL, SİLAHLI SALDIRI SONUCU ÖLDÜRÜLDÜ

    -20 Eylül 1992’de Diyarbakır’da öldürülen Kürt aydın, gazeteci ve yazar Musa Anter’in katledilmesine dair açılan davanın 37’nci duruşması, yasal zaman aşımı süresinin dolmasından bir gün sonra Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Mahkeme heyeti, 20 Eylül itibariyle yasal zaman aşımı süresinin dolduğunu gerekçe göstererek Anter davasının zaman aşımına uğramasına karar verdi.

    -Mersin’in Mezitli ilçesinde bulunan Tece Polisevi’ne bombalı saldırı düzenlendi. Saldırının ardından çıkan çatışmada 1 polis ve 2 saldırgan öldü.

    -Erzurum’un Yakutiye ilçesi Yukarı Mumcu Caddesi’nde meydana gelen olayda, arkadaşı Enes K. ile yürüyen Mehmet G.’nin yanına gelen 2 kişi, küpesiyle alay etti. Çıkan tartışma sonrası şüphelilerden biri, Mehmet G.’yi kalçasından bıçakladı. Diğer saldırgan ise sopayla vurdu. Saldırganlar kaçarken, ihbar üzerine sağlık ve polis ekipleri bölgeye geldi.

    -Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi, Jineoloji Dergisi editörü, gazeteci, yazar, akademisyen Nagihan Akarsel, Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde bulunan evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu katledildi.

    -Halkların Demokratik Partisi (HDP) Karlıova İlçe Örgütü binasına silahlı saldırı yağıldı. Gece saat 02.00 sıralarında gerçekleşen saldırıda, binaya iki el ateş edildiği ve kurşunların ilçe örgütünün içerisine isabet ettiği belirtildi. Sabah saatlerinde parti binasına gelen partililerin bekleyişi sürerken, polis saldırı yerinde inceleme yaptı. Saldırgan Tanju Bingöl’ün gözaltına alındığı kaydedildi.

    – Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde “Özgürlük yürüyüşü” düzenlenmek istendi. Yürüyüşe yönelik polisin sert müdahalesi sonrası, en az 20 kişi gözaltına alındı. Polisin sert müdahalesinde HDP milletvekilleri Habip Eksik ve Sait Dede, yerlerde sürüklenerek darp edilirken, ayağı kırılan Habip Eksik hastaneye kaldırıldı.

    – Irak Cumhurbaşkanlığı için yapılan seçim sonuçlandı. İkinci tur seçimlerde, üçte iki çoğunlukla Latif Reşid seçilerek, Irak’ın yeni cumhurbaşkanı oldu.

    İRAN’DA KADINLARIN ÖNCÜLÜK ETTİĞİ DİRENİŞ BAŞLADI

    -TBMM’den geçen ‘sansür yasası’ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da onaylaması sonrasında Resmi Gazete’de yayımlandı. Yasanın bazı hükümleri 1 Ocak ve 1 Nisan 2023 tarihlerinden itibaren uygulanacak.

    -İzmir Barosu Genel Kurulu’nda Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İzmir Grubu adına konuşma yapan Avukat Arjen Turan konuşması esnasında bir grup tarafından ırkçı saldırıya ve hakarete maruz kaldı, tehdit edildi. Konuşmasının sonunda “Jin jiyan azadi” sloganı atan Arjen’e, aynı grup kürsüden indikten sonra fiziksel saldırıda bulunmaya çalıştı.

    -İran rejim güçlerinin Jina Mahsa Amini’ni katletmesi sonrasında İran kentlerinde eylemler başladı. İran İnsan Hakları Örgütü’nün yaptığı son açıklamalara göre, 3 ayı aşkın süredir devam eden eylemlerde en az 450 kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi gözaltına alınarak işkence gördü ve tutuklandı. Eylemler sürerken, farklı ülkelerde de destek eylemleri gerçekleştiriliyor.

    -Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) kimyasal silah kullandığı iddialarının araştırılması gerektiğini dile getirmesinin ardından AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından hedef gösterilen TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı, “örgüt propagandası” iddiasıyla tutuklandı.

    KÜRT KADIN SİYASETÇİ AYSEL TUĞLUK TAHLİYE EDİLDİ

    -Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutulan demans hastası Aysel Tuğluk’a ilişkin Adli Tıp Kurumu (ATK) “Cezaevinde kalamaz” yönünde rapor verdi. Tuğluk, 27 Ekim’de tahliye edildi.

    -Yaptıkları haberler ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilen 12 gazeteci Ankara merkezli soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Mahkemeye çıkarılan gazetecilerden Mezopotamya Ajansı (MA) Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever, muhabirler Deniz Nazlım, Berivan Altan, Selman Güzelyüz, Hakan Yalçın, Emrullah Acar, Ceylan Şahinli, JINNEWS muhabirleri Habibe Eren, Derya Ren ve Öznur Değer tutuklanırken, MA Ankara bürosunda bir süre stajyer olarak çalışan Mehmet Günhan ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 45 günlük bebeği olan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Zemo Ağgöz ise ev hapsi şartıyla serbest bırakıldı.

    -Gazeteci-Yazar Ahmet Tulgar (63), geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

    -Güney Kore’nin başkenti Seul’de Cadılar Bayramı kutlaması sırasında yaşanan izdihamda 120 kişi yaşamını yitirdi, 100 kişi yaralandı. İzdihamın nedenine ilişkin bir açıklama yapılmadı.

    -Brezilya’da ikinci turu yapılan başkanlık seçimini mevcut lider Jair Bolsonaro’yu yenen solcu aday Luiz Inácio Lula da Silva veya kısa adıyla Lula kazandı. İlk sonuçlara göre Lula oyların yüzde 50,83’ünü aldı. 1 Ocak 2023’te görevi devralacak Lula, en acil görevin açlığı bitirmek olduğunu söyledi, halkın iyi yaşamak ve yeniden umuda sahip olmak istediğini kaydetti. Lula, Amazon ormanlarındaki tahribata da son verileceğini vurguladı.

    BARTIN’DAKİ MADEN FACİASINDA 41 İŞÇİ ÖLDÜ

    – Bartın’ın Amasra ilçesindeki, Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessese Müdürlüğü’nde, yeraltında patlama meydana geldi. 41 işçinin hayatını kaybettiği duyuruldu. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Müessese Müdürü Cihat Özdemir, TTK Amasra Müessese Müdür Yardımcısı Salih Atmaca, işletme müdürü Selçuk Ekmekçi ile kartiyelerden (Birkaç üretim ünitesinden oluşan ocak) sorumlu maden mühendisleri Levent Aydın ve İbrahim Hakan Mengeş, TTK Amasra Müessese İşletme Baş Mühendisi Mehmet Tural, iş güvenliği şube müdür vekili Volkan Soylu ve emniyet mühendisi Şahan Kahraman, savcılıktaki sorgularının ardından tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. Nöbetçi hakimlik, sekiz şüphelinin “bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olmak” suçundan tutuklanmasına karar verdi.

    – Eğitim emekçileri, Öğretmenlik Meslek Kanunu başta olmak üzere yaşadıkları sorunları ve taleplerini dile getirmek için 2 Kasım günü ülke genelinde iş bırakma eylemi yaptı.

    -Dersim Katliamı tanığı ve mağdurlarından Bego Polat (93) Hakk’a yürüdü. Dersim Katliamı sırasında annesi ve 3 kardeşi gözleri önünde öldürülüp suya atılan Polat’ın, kendisi ise yaralı olarak kurtulmuştu.

    -ÇHD VE HHB avukatlarının yargılandığı davada karar çıktı. Haklarında 12’şer yıl ceza verilen Selçuk Kozağaçlı ve Barkın Timtik’in tutukluluğunun devamına karar verildi.

    İSTANBUL’DA BOMBALI SALDIRI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

    -İstanbul Taksim’deki İstiklal Caddesi’nde bombalı saldırı gerçekleştirildi. Saldırı sonucunda 6 kişi hayatını kaybetti, 81 kişi de yaralandı. Ardından yapılan operasyonlarda aralarında bombalı çantayı bıraktığı iddia edilen zanlı da dahil 46 kişi gözaltına alındı. Konuya ilişkin açıklama yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, saldırıyı PKK’nin düzenlediğini öne sürerek, “Eylemin talimatının Kobani’den geldiği, eylemi yapanın Afrin’den geçtiği konusunda bir değerlendirmemiz var. Biraz önce bombayı bırakan kişi İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. Elde ettiğimiz bulgular çerçevesinde PKK/PYD terör örgütü” dedi. Emniyet Genel Müdürlüğü de açıklamasında, bombalı saldırının failinin PKK’li olduğunu ileri sürdü.
    ANF’nin yaptığı habere göre ise PKK’nin silahlı kanadı olan HPG saldırıya dair açıklama yaptı. HPG açıklamasında, “Taksim’deki saldırıyla herhangi bir ilişkimiz yok” dedi. Hayatını kaybedenlere başsağlığı dilenen açıklamada, “Bunun karanlık bir planın başlangıcına işaret ettiği anlaşılmaktadır” ifadeleri yer aldı.

    -Konya’nın Meram ilçesinde 12 Mayıs 2021’de Keleş ve Çalık aileleri tarafından ırkçı saldırıya maruz bırakılan Dedeoğulları ailesinden 7 kişi, saldırının ardından gereken koruma tedbirlerinin alınmaması sonucu 30 Temmuz 2021’de tetikçi Mehmet Altun tarafından katledilmesine dair süren davanın karar duruşması, Konya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, tetikçi Mehmet Altun’a 7 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi, diğer tüm sanıklar yönünden beraat kararı verdi.

    -Sansür yasasının kabulü sonrası soruşturma açılan ilk gazeteci Mehmet Selçuk Ada oldu. Emniyet Selçuk Ada’ya kendisi hakkında dezenformasyon yasasının 29. maddesinden soruşturma açıldığını bildirdi.

    -Arjantin’de askeri diktatörlük döneminde kaybedilen oğullarını arayanların kurduğu ve Türkiye’de de Cumartesi Anneleri’ne ilham veren ‘Mayıs Meydanı Anneleri’nin (Plaza de Mayo Anneleri) kurucularından Hebe de Bonafini, 93 yaşında yaşamını yitirdi. Ülkenin 1970’ler ve 1980’lerdeki askeri diktatörlük sırasında yaşanan insan hakları ihlallerine karşı mücadelenin öne çıkan isimlerinden biri olan Bonafini’nin ölümünün ardından ülkede üç günlük yas ilan edildi.

    -Dersim’de 8 Aralık 2019’da verdiği konser gerekçe gösterilerek evine düzenlenen polis baskınıyla gözaltına alınan sanatçı Yılmaz Çelik, çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Bir süre hapishanede kalan Çelik, birkaç ay sonra tahliye edilmişti. Çelik hakkında ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla dava açılmış, 1 Haziran 2021 tarihinde ise beraat kararı verilmişti. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı sonrası sanatçı Yılmaz Çelik hakkında Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen beraat kararı, Erzurum İstinaf Mahkemesi tarafından bozuldu.

    TTB BAŞKANI PROF. DR. ŞEBNEM KORUR FİNCANCI TUTUKLANDI

    -Halkın Hukuk Bürosu (HHB) sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile müvekkilleri Gökhan Yıldırım hakkında infaz erteleme kararının kaldırıldığını duyurdu. Yıldırım’ın Silivri Cezaevine götürüldüğü kaydedildi. Yıldırım, adil yargılanma talebiyle 255 gün ölüm orucu eylemi yapmış ve sağlık durumu nedeniyle hakkında infaz erteleme kararı verildikten sonra ölüm orucunu bırakmıştı.

    -Ankara’nın Çankaya ilçesindeki eğlence mekanında çıkan tartışmada, müzisyen Onur Şener’in, kırık cam bardakla boynundan yaralanarak öldürülmesine ilişkin 5 kişi hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, 11 Kasım’da tamamlanan iddianame, Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İddianameyi kabul eden mahkeme, üç sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşma için 25 Ocak gününü belirledi.

    -Kocaeli Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde maruz kaldığı sistematik işkence sonrası kendisine tecavüz edildiğini duyuran ve 9 Aralık 2021 tarihinde intihar ettiği iddia edilen Garibe Gezer’in ölümüne ilişkin 22 Kasım Salı günü, Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, “Garibe Gezer’in ölümünde herhangi bir kimsenin kast veya kusurunun bulunduğuna dair kamu davası açmaya yeter delil elde edilemediği” gerekçesiyle “kovuşturmaya yer yok” kararı verildi.

    -Kimyasal silah iddialarının araştırılmasını isteyen açıklamaları nedeniyle tutuklanan TTB Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı hakkında “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla 7 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı.

    -25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü’nde birçok ilde kadınlar alanlardaydı. Kadınlar, “Özgürlüğümüz için susmuyoruz. Hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz. Erkek devlet şiddetine itaat etmiyoruz” şiarıyla bir araya geldi. Polis yapılan eylemlere müdahalede bulunarak çok sayıda kadını gözaltına aldı.

    – Türk Eczacılar Birliği, mesleki sorunlara karşı Ankara’da büyük eczacı mitingi düzenledi. Yapılan açıklamada ilaç yokluğundan hak kayıplarına birçok başlık dile getirilerek, “Eczacıya hak ettiği değer verilmelidir” denildi.

    -Altılı Masa, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Anayasa Değişikliği önerisini açıkladı. Taslağa göre, seçim barajı yüzde 3’e indiriliyor, tek dönem seçilecek cumhurbaşkanının partisi ile ilişiği kesilecek, yargı kararı olmadan kayyım atanamayacak.

    HİRANUR VAKFI’NDA 6 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARA UĞRADIĞI ORTAYA ÇIKTI

    -Gezi eylemlerinde polisin gaz fişeğiyle ayağından vurulan ve yüzde 42 engeli oluşan Aydın Aydoğan’ın davası ‘zamanaşımı’ gerekçesiyle kapatıldı. Böylelikle Gezi eylemleri sonucu açılan son dava da kapatılmış oldu.

    -KHK ile işinden olan binlerce KESK’liden biri olan Mersin Eğitim-Sen Şube Başkanı Öğretmen Mahmut Sümbül, İstinaf Mahkemesi’nin kararıyla işine iade edilmesine karşın güvenlik soruşturması gerekçe gösterilerek görevine başlatılmadı.

    -Psikolog Dr. Gözde Özdikmenli’nin, 5. sınıf öğrencisi çocuğunun zorunlu din dersinden muaf tutulması için açtığı dava reddedilmişti. Bunun üzerine Özdikmenli son çare olarak çocuğunun muaf tutulması adına din değiştirmek zorunda kaldı ve Hristiyan olmayı seçti. Özdikmenli’nin E- devlet üzerinden yaptığı din değişikliğiyle birlikte talebi kabul edildi ve çocuğu din derslerinden muaf tutuldu.

    -Kürt araştırmacı ve yazar Munzur Çem (Hüseyin Beysülen) Almanya’nın Berlin şehrinde Hakk’a yürüdü.

    -Bitlis’in Tatvan ilçesinde yaşanan bir taciz olayına dair paylaşımları nedeniyle sabah saatlerinde gözaltına alınan Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül, çıkarıldığı mahkemece “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla tutuklandı.

    -Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in 6 yaşında kızı H.K.G.’yi 29 yaşındaki Kadir İstekli ile dini nikahla evlendirdiği ortaya çıktı. Tarikatta 6 yaşındaki çocuğa istismar skandalında kamuoyunda oluşan tepkilerin ardından gözaltına alınan Kadir İstekli ve baba Yusuf Ziya Gümüşel adliyedeki işlemleri sonrası tutuklanarak, cezaevine gönderildi.

    EKREM İMAMOĞLU’NA SİYASİ YASAK CEZASI VERİLDİ

    – İptal edilen İstanbul seçimlerinin ardından YSK üyelerine “ahmak” dediği gerekçesiyle İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verdiği 2 yıl 7 ay 15 günlük hapis cezası ve siyasi yasak kararı büyük tartışma yarattı. Kararın ardından altılı masanın siyasi parti liderleri İBB’nin Saraçhane binası önünde bir araya geldi.

    -Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK)17 Aralık Cumartesi günü Ankara Tandoğan Meydanı’nda gerçekleştirmek istediği ‘Seçim bütçesi değil, geçim bütçesi istiyoruz’ mitingi Ankara Valiliği tarafından engellenmişti. Kararı protesto etmek için TBMM önünde bir araya gelmek isteyen sendika yönetici ve üyelerine burada da müdahalede bulunuldu.

    -2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. 2022 yılı için öngörülen bütçe geliri 1 trilyon 472 milyar lira iken, 2023 yılı bütçe geliri beklentisi 3 trilyon 810 milyar lira olarak gerçekleşti.

    -16 Aralık’ta evine yapılan baskınla gözaltına alınan belgesel yönetmeni Sibel Tekin, sevk edildiği adliyede “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı. Tekin’in arşivine el konuldu.

    -Hasta ve infazı yakılan tutukluların durumuna dikkat çekmek için adalet nöbetini sürdüren ailelerin eylemine polis müdahale etti. Bir polis memuru HDP İstanbul İl Eş Başkanı Ferhat Encü’ye tokat attı. O anları görüntüleyen kameran Mehmet Zeki Kaya gözaltına alındı.

    -Deniz Poyraz’ın katledilmesini HDP’nin organize ettiğini söyleyen Türkiye Gazetesi yazarı Fuat Uğur, kendisini eleştiren Gazeteci Sezgin Kartal’dan davacı oldu. Karar duruşmasında Kartal beraat etti.

    -Afganistan Yüksek Öğretim Bakanlığı, üniversitelere gönderdiği bir yazıyla ülkedeki kadınların üniversite eğitiminin süresiz olarak yasaklandığını duyurdu.

    -Asgari Ücret Tespit Komisyonu, milyonlarca insanı doğrudan ilgilendiren 2023 yılı asgari ücreti belirledi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı asgari ücret 8 bin 500 lira oldu.

    -Halkların Demokratik Partisi (HDP) tutuklu Semra Güzel’in milletvekilliği Meclis Genel Kurulu’nda yapılan oylama ardından düşürüldü. HDP’li Semra Güzel’in yasama faaliyetlerine katılmadığı nedeniyle vekilliğinin düşürülmesine dair Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu’nun raporu sonrası Meclis Genel Kurulu’nda Güzel’in vekilliğinin düşürülmesine dair oylama yapıldı. Toplamda 371 oyu kullanıldığı oylamada 330 kabul oyuna karşı 42 ret oyu kullanıldı. AKP, MHP, İYİ Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) grubu vekilliğin düşürülmesi yönünde oy kullandı. HDP grubunda yer alan tüm milletvekilleri ise düşürülmemesi yönünde görüş bildirdi.

    -Fransa’nın başkenti Paris’teki Strasbourg Saint Denis Mahallesi’nde bulunan Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne saldırı gerçekleşti. Görgü tanıklarına göre merkezin olduğu caddeye bir otomobille bırakılan kişi merkezi silahla taradı. Saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti, 4’ü ağır en az 10 kişi yaralandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • 2018 yılı Aleviler cephesinden nasıl geçti?

    2018 yılı Aleviler cephesinden nasıl geçti?

    PİRHA- 2018 yılında Alevilerin mücadeleler sonucu kazandıkları hakları ya tırpanlandı ya da gasp edildi. Sessiz kalmayan Aleviler, hemen her fırsatta alanlara çıkarak haklarından vazgeçmeyeceklerini duyurdular.

    Geride bıraktığımız yıl birçok baskı ve hak gasplarına aynı zamanda buna karşı mücadeleye de tanıklık ettik. Baskılara maruz kalan ama buna karşı direnenlerinden biri de Alevilerdi.

    2019’a girerken, 2018’in Aleviler açısından öne çıkan gelişme ve olaylarını derledik. Aleviler açısından baskı, gözaltı, tutuklamalar bu yıl da artarak devam etti, zorunlu din dersi uygulamaları, nefret söylemleri, doğa ve inanç tahribatı, yasaklar ve Diyanet’in fetvaları gibi uygulamalarla asimilasyon politikaları da gündemden düşmedi. Tüm bunlara karşı Aleviler her platformda yaptıkları eylem, etkinliklerde seslerini duyurmaya çalıştı. Hızır ve Aşure lokmalarını barış için dağıtan Aleviler, çalıştay, gençlik ve kadın kampı, kurultay ile her platformda çalışmalarına devam etti.

    DİYANET VE ALEVİLER

    Diyanet İşleri Başkanlığı başta eğitim olmak üzere çeşitli konularda yayınladığı fetvalarla asimilasyonun artmasında en etkili kurum oldu. Alevilerin yıllardır dillendirdikleri Diyanet’in kaldırılması yönündeki talepleri bir karşılık bulmaz iken Diyanet tüm bunlara rağmen Alevilere yönelik ayrımcı ifadeler de kullanmaya devam etti.

    ‘DİYANET KALDIRILSIN’ TALEBİ

    Ocak ayının başında KHK ve çocuk gelinlere ilişkin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Şubeleri Kadıköy’de, “‘Ne KHK’ler Ne Çocuk Yaşta Gelinlik İstiyoruz’ diyerek basın açıklaması yaptı. Aleviler yaptıkları açıklamalarda laik ve demokratik bir ülkede Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurum olmamalıdır” dedi.

    DİYANET DERSİM’DE

    Sünni İslam inancını Alevilere dayatan ve Alevileri yok sayan Diyanet İşleri Başkanı, Alevilerin en yoğun yaşadığı kent olan Dersim’e gitti.
    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Dersim’de, Alevileri kendilerinden ayırmadıklarını ve aynı inanç ve düşünceye sahip olduklarını söyleyerek Hacı Bektaş Veli Kültürü’nü Yayma ve Yardımlaşma Derneği’ndekilere Kur’an-ı Kerim hediye etti. Tunceli Cemevi’ni ziyaret eden Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tan, cemevine iki imam hatipli ve ilahiyatçı dede atamasının istenmesi tepkilere neden oldu.

    GRİ PASAPORTLU DEDELER

    Diyanet İşleri Başkanlığı, Tunceli İl Müftülüğü’ne iki ayrı yazı göndererek “Nevruz ve Hıdırellez Görevlendirmeleri” adı altında toplam 12 kişiyi Avrupa’ya gönderdiğine dair belge yayınladı. Aleviler gri pasaportlu dedelere tepki göstererek, “Böyle bir şey Alevilik aklıyla, Alevi yolu ve erkanı ile açıklanacak bir şey değil. Siz yola ihanet ediyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

    ALEVİLER GERİCİ EĞİTİME KARŞI SOKAKTAYDI

    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, meclis genel kurulunda, milletvekillerinin zorunlu din dersi ile ilgili AİHM’in vermiş olduğu ancak uygulanmayan kararına ilişkin “Genelde -Alevi kardeşlerimizle de görüşme oldu- onlar din kültürü ve ahlak dersinin kaldırılmasını kesinlikle istemiyorlar.” diyerek Alevi yurttaş ve kurumlarının taleplerini görmezden geldi.
    Aleviler zorunlu din derslerine karşı 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılının ilk gününde Türkiye’nin pek çok kentindeki il milli eğitim müdürlükleri önünde eylem yaptı. Aleviler, ‘Irkçı ve gerici eğitim sistemi’ni protesto etti.
    Ankara’da ise ABF yöneticilerinin kendi binası önünde gerici eğitime karşı yapmak istediği basın açıklaması polis tarafından engellendi.

    EĞİTİM MÜFREDATI

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) dönem ortasında yaptığı değişikliklerde güncellenen öğretim programında birbirinden tartışmalı düzenlemelere gidildi. Bu değişiklikler arasında 12’nci sınıf Türk Dili ve Edebiyatı dersinde okuma bölümünde yer alan ünlü halk ozanı Aşık Mahsuni Şerif’in adının da çıkarıldığı görüldü. Öte yandan liselerde okutulan ‘tefsir’ dersinde Alevilere yönelik ölüm fetvalarıyla bilinen Ebussuud da müfredata girdi.
    İnsan Vakfı’nın, 2016 yılında “Mescitsiz Okul Kalmasın” adı altında başlattığı proje, bakanlık tarafından onaylandı.

    OHAL VE SEÇİM

    20 Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL 18 Temmuz 2018’de kaldırıldı. OHAL koşullarında yapılan seçimler baskı ve korku ikliminde gerçekleşti. Resmi olarak kaldırılmış olsa da kalıcı olarak yasalaşan OHAL koşullarının sürdüğü Alevilerin yoğunluklu yaşadığı Dersim, Bingöl, Varto gibi illerde korku iklimi bu yıl da devam etti.

    OY DAYATMASI

    Önce oy sonra hizmet dayatması ile karşı karşıya kalan köylerde yaşayan Alevi vatandaşlar, vergileri ödedikleri ülkede taleplerinin karşılanmamasına tepkileri bu yıl da devam etti.
    Sadece bizim (PİRHA) gittiğimiz neredeyse her Alevi köyünde su, kanalizasyon, elektrik ve yol sıkıntısı hala çözülebilmiş değil. Köylülere ise açık açık AKP’ye oy verilmediği için hizmet gelmediği belirtilmiş.

    ALEVİ VEKİLLERLER MECLİSTE

    24 Haziran seçiminde İstanbul 3’ncü bölgede HDP’den 1’nci sıra adayı olarak gösterilen AABK Onursal Başkanı Turgut Öker’in ve HDP Adana Milletvekili adayı Demokratik Alevi Derneği Adana Eş Başkanı Pir Zeynel Kete’nin, Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği iddiasıyla adaylıkları YSK tarafından kabul edilmedi.
    Öker’in yerine Zeynel Özen getirildi. Alevileri temsil eden Kemal Bülbül, Zeynel Özen, Ali Kenanoğlu olmak üzere 3 HDP’li vekil mecliste bulunuyor.
    Alevi vekiller, Alevilere ve tüm ezilenlere yönelik yaşanan birçok haksızlığı, hukuksuzluğu meclis gündemine taşırken alevi toplumunu ilgilendiren birçok konuda soru önergesi veriyor.

    ALEVİ MUHTARLAR GÖREVDEN ALINDI

    Genel seçimlerdeki atmosfer böyleyken önümüzdeki 31 Mart 2019 yerel seçim öncesi de Alevilere yönelik baskılar kendini göstermeye başladı.
    İçişleri Bakanlığı tarafından milli güvenliğe karşı faaliyette bulunan yapılarla bağlantılı oldukları iddiasıyla 103 köy ile 156 mahalle muhtarı olmak üzere toplam 259 muhtarın görevden alındığı bildirildi. İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasının ardından görevden alınan muhtarların çoğunun Kürt ya da Alevi olduğu ortaya çıktı.

    ASİMİLASYON POLİTİKALARI

    Alevileri asimile etmenin çeşitli yollarını arayan AKP hükümeti ve ona yakın cenah çeşitli yollara başvurdu.
    İstanbul Halkalı Atakent bölgesinde Dosteli Yardım Eğitim Kültür Vakfı ile AKP hükümeti yöneticilerinin birlikte temelini attıkları bir asimilasyon projesi olarak görülen Alevi imam hatip lisesi açıldı.
    Seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınıp tutuklanmasının ardından Dersim Belediyesi’ne kayyım olarak atanan Vali Tuncay Sonel ve Tunceli Üniversitesi’nde Alevi Bektaşi çalışması yürüten ve Alevi toplumu tarafından kabul görmeyen tartışmalı isim Coşkun Kökel öncülüğünde ‘Sarı Saltık Çalıştayı gerçekleşti.
    “Horasan’dan Anadolu’ya Anadolu’dan Balkanlar’a Erenler-Ocaklar-Dervişler Buluşması”na tepki gösteren ocak mensupları, bu etkinliğin Türkiye’deki Alevi ocaklarını parçalamaya, Alevileri asimile etmeye yönelik olduğuna dikkat çekerek, buraya gidecek dedeleri de kınadılar.
    İstanbul Sarıyer’de Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi’nin ve mahalledeki Alevi yurttaşların evlerinin önüne korsan hoparlörler takılarak yüksek sesle ezan sesi dinlettildi. Yetkililer ile görüşen cemevi yönetiminin başvuruları hala bir sonuç almış değil.
    Çorum’da Alevilerin, içinde cem yaptığı Koyunbaba Türbesi cami olarak kullanılmaya başlandı.

    MARAŞ KATLİAMI

    Her sene olduğu gibi bu yıl da Alevi kurumlarının Maraş Katliamı’nın 40. yıldönümü dolayısıyla yapacakları anma ve etkinlikler Maraş Valiliği tarafından yasaklandı. AKP’li vekiller ise yasağa rağmen açıklama için anmaya gidenleri provokatör ilan ederek hedef gösterdi. Yasaklamalara rağmen Alevi kurumları, siyasetçileri ve Alevi toplumu Maraş’ta bir araya gelerek katliamı lanetledi ve katliamda yaşamını yitirenler andı. HDP’li vekiller Ali Kenanoğlu, Zeynel Özen ile Kemal Bülbül, 24 Aralık’ın ‘Maraş Katliamı’nda Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü’ ilan edilmesi hakkında Meclis’e kanun teklifi verdi.

    DERSİM KATLİAMI

    İdam edilişinin 81’nci yıl dönümü olan 15 Kasım’da Seyit Rıza ve arkadaşları için organize edilen anmaya güvenlik gerekçesiyle İstanbul Galatasaray Meydanı’nda izin verilmedi. Anma ve basın açıklaması Odakule önünde gerçekleştirildi.
    4 Mayıs Dersim Tertelesi’nde yaşamını yitirenleri anmak için Galatasaray Meydanı’ndaki açıklama da polis engeline takıldı. Açıklama İstanbul Zaza-Der binasında yapıldı.
    Dersim’de ise Seyit Rıza Meydanı’nda yaşamını yitirenler ağıtlar yakılıp açıklama yapılarak anıldı. Dersim katliamının yıldönümünde Türkiye’nin birçok ilinin yanı sıra Avrupa ve dünyanın birçok yerinde anma etkinlikleri yapıldı.

    23 YIL SONRA ÜMRANİYE DAVASI GÖRÜLMEYE BAŞLADI

    İstanbul’da Gazi ve Ümraniye Katliamı 23’üncü yıldönümünde yaşamını yitirenleri anma etkinliği de polis ablukasında gerçekleştirildi.
    Ümraniye Katliamı davası ise 23 yıl sonra görülmeye başladı. Dava dosyası kapsamında 220 polis memuru yargılanıyor. Avukat Gülizar Tuncer, “Bütün bu süreçte 23 yıl boyunca aslında Ümraniye Katliamı’nın üstü örtülmeye çalışıldı” dedi.

    KATLİAMLAR İÇİN ‘OLAY’ TANIMLAMASI

    Her yıl Maraş, Çorum, Sivas ve Dersim katliamlarının yıl dönümlerinde gerçekleştirilen anmalarda yinelenen talepler yerini bulmadı.
    Meclis Başkanlığı, Alevilere dönük geçmişten yaşananların araştırılması amacıyla verilen önergeyi ‘katliam’ ifadesini içerdiği gerekçesiyle iade etti. Bunun yanı sıra AKP iktidarı Alevilere yönelik yapılan Sivas, Maraş ve Çorum katliamlarını ‘olay’ olarak tanımladı.
    Ülkede bunlar yaşanırken Fransa’nın Başkenti Paris’te, Alevi katliamlarında yaşamını yitirenler adına “Alevi Anıtı” açıldı.

    DERSİM ORMAN YANGINLARI

    Son yıllarda devletin Alevilere yönelik asimilasyoncu politikaları Dersim üzerinde de etkili oldu. Dersim’de yapılan barajlar ile su altında kalan ziyaretler yaşanan çevre tahribatına bu yıl çatışmalar bahane edilerek çıkarılan yangınlar eklendi. Orman yangınlarının ardından Dersim coğrafyasında büyük tahribatlar yaşandı.
    Doğaseverler, sivil toplum örgütleri, siyasiler bölgeye giderek yaşananlara tepki gösterdi ve yangın bölgesine giderek kendi imkanlarıyla yangın söndürülmeye çalışıldı. Yangını yerinde incelemek isteyenlerin önü polis tarafından kesildi.

    DERSİM’DEKİ TÜM BARAJ VE HES PROJELERİ İPTAL

    2018’de belki de Dersim için çıkan en iyi haberlerden biri Munzur’daki tüm baraj ve HES projelerinin iptal edilmesi oldu.
    Ankara 3. İdare Mahkemesi’nin Munzur Millî Parkı’nda planlanan tüm baraj ve HES Projeleri ile 2003 yılında işletmeye alınan Mercan HES Projesi’ni iptal etti.

    ALEVİLERİN YAŞADIĞI BÖLGELERDEKİ DOĞA TAHRİBATLARI

    Dersim’de böyle bir olumlu sonuç çıkmasına rağmen Alevilerin yaşadığı alanlar HES’ler, altın madeni, barajlar ile yok edilmeye çalışıldı.
    Tokat, Adıyaman, Ardahan, Maraş, Sivas, Malatya gibi illerdeki çalışmalar Alevilerin inanç merkezi ve yaşam alanlarını olumsuz etkilemeye devam ediyor.
    Sivas’ın Divriği ilçesine bağlı Mursal Köyü’nde ise siyanürlü altın madeni çalışmaları halkın tepkisi ve hukuksal mücadele sonucu yürütmenin durdurulmasını sağladı.

    KEZBAN ANA’NIN DİRENİŞİ 

    Alevilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar furyası bu yıl da sürdü. İstanbul’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sarıyer Şubesi’ne bağlı Armutlu Cemevi’ne polis baskın yaptı. Sonrasında ise Şube Başkanı Zeynep Yıldırım gözaltına alınarak tutuklandı. İstanbul Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’ın tutuklanmasının ardından annesi Kezban Bektaş cemevi bahçesinde oturma eylemine başladı. Meclis önünde PSAKD yöneticileri ve milletvekillerinin baskına karşı yaptığı eyleme polis müdahale etti.

    PSAKD YÖNETİCİLERİ, DEDEF BAŞKANI

    Mart ayında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter, Erzincan Şube Yöneticisi Akın Demir, PSAKD üyeleri Murat Demiray ve Doğan Şimşir’in de aralarında bulunduğu 16 kişi gözaltına alındı. 8 kişi ifadenin ardından tutuklandı. Tutuklanan PSAKD üyeleri için Aleviler Türkiye ve Dünya’da açıklamalar, eylemler yaptı. Her duruşmada Erzincan’a giden Alevi kurum yöneticilerinin eylemleri sonuç verdi ve tüm üyeleri serbest bırakıldı.

    Geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan Dersim Dernekleri Federasyonu Başkanı Ali Haydar Ben için Alevi örgütleri ile emek ve demokrasi güçleri tepki gösterdi. Ben iki gün sonra serbest bırakıldı.

    TV10 YÖNETİCİLERİ VE KAMERAMANI HALA CEZAEVİNDE

    Önce televizyonları karartılan ardından da lokmalarla kurdukları kanallarının tüm eşyalarına el konulan TV10’nun yöneticileri Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç ile kameramanı Kemal Demir yaklaşık bir yıl önce tutuklandı. Bağlama ve Alevi dedesi ile görüşme isteği kabul edilmeyen Veli Büyükşahin, cezaevinde Alevi oldukları için fazladan ayrımcılığa uğradıklarını kaydetti.

    ALEVİLER SİLİVRİ’DE

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Şubeleri ve TV10’un çalışanları da Silivri Cezaevi’nde bir yıldır tutuklu bulunan Alevilerin adil yargılanıp serbest bırakılmalarını istedi. Jandarmanın engeliyle karşılaşan Aleviler, cezaevine 3 km uzaklıkta bulunan yol kavşağında açıklama yapmak zorunda bırakıldılar. Açıklamada jandarma engeline de tepki gösterildi.

    CAN TV YAYIN HAYATINA BAŞLADI

    Hem televizyonları hem de tutuklu çalışanları için eylem yapan TV10 çalışanları, 82 hafta boyunca yağmur çamur, sıcak soğuk demeden, kimi zaman 3 kişi ile bile olsa eylemlerini sürdürdü.
    Alevilerin sesi olmayı amaçlayan Can TV ise 1 Mayıs 2018 tarihinde yayına başladı.
    RTÜK tarafından Türksat’ta yayını durdurulan YOL TV yayınına 15 Mayıs’tan itibaren Alman uydusu Astra üzerinden devam etti.

    AFRİN MABATA’DAKİ ALEVİLER

    Türkiye’nin ‘Zeytin Dalı’ adı ile Afrin’e başlattığı harekatta Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Mabata ilçesinde yaşanan bombardımanda çok sayıda kişi yaşamını yitirdi. Yaşamını yitirenlerden bazılarının Dersim Katliamı’ndan kaçan aileler olduğu da bildirildi. Tüm bunlara rağmen Mabata Alevi Meclisi topraklarını terk etmeyeceklerini ifade ettiler.
    TSK’nin Afrin’e yönelik başlattığı harekatın durdurulması için Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu da (AABK) ‘Aleviler Barış İstiyor!’ şiarıyla miting düzenledi.
    Afrin bölgesine yapılan saldırıya Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) ve bileşenleri ise “Zeytin Dalı Hareketı’nın hedefine ulaşması büyük arzumuzdur” diyerek Alevilerin tepkisine neden olmuştu.

    NEFRET SÖYLEMLERİ

    Alevi inancına hakaret eden söylemler olarak Alevi kamuoyunda, bir arada yaşam inancını zedeleyen ve vicdani olarak kabul görmeyen söylemler bu yıl da artarak devam etti. Aleviler için kutsal kabul edilen ‘Hızır’ adı kız çocuğuna cinsel istismarda bulunan biri olarak işlendi. Alevi vatandaşların yine evleri işaretlendi. Cemevlerine nefret ifadeleri içeren yazılar yazıldı.
    Türk Dil Kurumu da Alevileri ‘geveze, sözünü bilmez, serseri’ anlamına gelen ‘vazalak’ diye tanımladı.
    Alevilere yönelik artan nefret söylemlerine karşı HDP Halklar ve İnançlar Komisyonuna bağlı Alevi Masası, baskıcı uygulamalara son verilmesi çağrısında bulundu.

    CEMEVİ TARTIŞMALARI DEVAM ETTİ

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ibadethane statüsü verilmesi gerektiğini kararlaştırdığı cemevleri, devlet bütçesinden herhangi bir destek almadı.
    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan müfredatta, cemevlerine ibadethane yerine ‘cem erkanının yapıldığı yer’ ve ‘yol, adap ve erkan yeri’ olarak tanımlandı.
    İstanbul Ataşehir İçerenköy’de bulunan PSAKD ve Cemevi Kadıköy Malatya’daki Terzi Koca Horasan Erenleri Dergahı’nın elektrikleri kesildi.
    Avusturya’da Aleviliğin resmi olarak “İslam Yasası” çerçevesinde tanınması Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun itirazı sonucu mahkemeye taşındı.

    ALEVİLERE YÖNELİK TEHDİTLER

    Alevilerin tepkilerine neden olan toplantılar, görüşmeler de bu yıl gündemdeydi. Onlardan bazıları şöyle:

    Ankara Valisi Ercan Topaca’nın talimatıyla, Ankara’da Aleviler için ‘Tehdit toplantısı’ düzenlendi. Alevi dernekleri temsilcilerine “Alevi örgütlerine her an tahrik olabilir, dikkat” uyarısında bulunuldu.

    Barış akademisyenlerini oluk oluk kan akıtmakla tehdit eden mafya elemanı Sedat Peker, bir cenaze için verilen lokmaya katılmak için geldiği Beşiktaş Cemevi’nde Hz. Ali hakkında konuşup, cemevinin bölümlerini gezdi.

    Alevi İnanç Birliği Vakfı’nın organize ettiği ve Alevilerin katılmayacaklarını ifade ederek, “Bizlerin bunlarla yan yana olmamız mümkün değil. Onların dertleri Alevilik değil bir yerlerden nemalanmaktır.” dediği ‘Alevilik Sempozyumu  düzenlendi.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı 2019’da yeni bir Türkiye markası yaratmak için hazırladığı ülke tanıtımındaki inanç merkezleri arasında Alevi Bektaşi inancı ve tarihi mekanları ise yer almadı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül’ün, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu İstanbul’da Alibeyköy Cemevi’nde genel seçimden hemen önce kabul etmesi Alevi toplumunda tepkiyle karşılandı.

    HIZIR VE AŞURE LOKMALARI ‘BARIŞ’ İÇİN PAY EDİLDİ

    Hak ihlallerinin yanı sıra Aleviler bu yıl kutsal aylarında etkinliklerini gerçekleştirdi. Kamplar, sempozyumlar, kurultaylar, genel kurullar gerçekleştirdi.

    Aleviler için kutsal olan ve bolluğu, bereketi, hoşgörüyü, umudu, sevgiyi, birlikteliği simgeleyen Hızır ayında barış, insanlık, evren ve hak adına çerağları uyandırıldı. Hızır cemlerinde dualar edip lokmalar dağıtıldı. Muharrem ayı vesilesiyle Kerbela’da katledilenler için 12 gün boyunca tutulan orucun ardından birçok yerde pişirilen aşure lokmaları da barışı ve umudu büyütmek için pay edildi.

    Ankara’da Yüksel eylemcilerinin aşure etkinliğine müdahale eden polis, 2 kova aşureyi döküp kovaları gözaltına aldı.
    Alevi Vakıfları Federasyonu, Alevi Dernekler Federasyonu, Alevi Bektaşi Federasyonu ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun uyarılarına rağmen İstanbul’da Bayram cemi düzenleyen Şahkulu Sultan Dergahı’na sosyal medyadan tepki yağdı.

    NEVRUZ CEMİ, GADİR HUM

    Baharın uyanışı olarak da bilinen Newroz, yapılan cemlerle karşılandı. Barış mesajlarının verildiği etkinliklerde Alevilerin eşit yurttaşlık haklarının yerine getirilmesi çağrısında bulunuldu.
    29 Ağustos’ta kutlanmaya başlanan Ğadir Hum Bayramı Arap Alevilerinin bilinen en kutsal bayramı. Daha çok Arap Alevilerinin yaşadığı Güney bölgesi Tarsus, Adana ve Antakya’da kutlandı.

    GENEL KURULLAR İLE YÖNETİMLER BELİRLENDİ

    Alevi derneklerinin bu yıl olağan genel kurullarında kimi mevcut yönetimle yola devam etme kararı aldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Gani Kaplan, Britanya Alevi Federasyonu Başkanı İsrafil Erbil, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Hüseyin Mat, Garip Dede Kültür ve Cemevi Derneği Başkanı Celal Fırat ve Alevi Vakıflar Federasyonu Başkanı Remzi Akbulut yeniden başkan seçildiler.

    Yönetimde değişikliğe giden kurumlar ise şöyle:
    Muhittin Yıldız’ın yerine Alevi Bektaşi Federasyonu başkanlığına Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı da olan Hüseyin Güzelgül, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı başkanlığına Tuncer Baş’ın yerine Ercan Geçmez, Alevi Dernekler Federasyonu’na Zeynel Şahan’ın yerine Celal Fırat, Fransa Aleviler Birliği Federasyonu eş başkanları Hakan Alca ve Rozbi Demir, Demokratik Alevi Dernekleri’nin yeni eş genel başkanları Selda Güneş ve Musa Kulu geldi.

    HDP ALEVİLER İLE BİRARAYA GELDİ

    HDP de 3. Olağan Genel Kurul öncesi Alevi temsilcileriyle bir araya geldi. Kongrede geçmiş iki yılın değerlendirmesi ve gelecek iki yılın da planlamasını yaptı. HDP bileşenleri, Alevilerle ilgili taleplerde bir arpa boyu yol alınamadığına dikkat çekerek, eşit yurttaşlık inşa edecek zemine odaklanmak gerektiğine vurgu yaptı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Örgütü yerel seçimler öncesi Ege bölgesinde düzenlediği program kapsamında Narlıdere ve Yamanlar cemevini ziyaret etti. Ziyarette yapılan açıklamalarda Kürt düşmanlığı ile birlikte Alevi düşmanlığının da yapıldığını, demokrasi cephesini geliştirme zamanı olduğuna vurgu yapıldı.

    ÇALIŞTAY, KURULTAY, TOPLANTILAR…

    Alevi Bektaşi Federasyonu, 9-11 Mart tarihlerinde ‘Alevilik programı taslak çalıştayı’ düzenledi. Alevi Bektaşi Federasyonu çağrısıyla Avrupa’dan ve Türkiye’den çok sayıda Alevi Balıkesir’in Edremit ilçesinde bir araya geldi.
    Alevi sanatçılar, yazarlar, kurumlar, dernekler ve çok sayıda yurttaş da 5-6-7 Ekim’de “Dava insanlık davasıdır” başlıklı muhabbet toplantısında Aydın Kuşadası’nda toplandı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Çorum’da Danışma Kurulu toplantısı gerçekleştirdi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde Türkiye’nin 9 kentinde bölge toplantıları yapıldı. Toplantıların değerlendirmesi ise 8 Aralık’ta Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun kurultayında gerçekleşti.

    Alevi Akademisi tarafından düzenlenen 6. Ocakzadeler Buluşması Almanya’nın Duisburg kentinde yapıldı.
    Türkiye’de ilk kez yapılan “Şahkulu Alevi Kitap Fuarı”nın üçüncüsü yapıldı.

    ALEVİ KADINLAR SORUNLARINI TARTIŞTI

    Mersin’de bulunan Alevi kurumları Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Demokratik Alevi Dernekleri’nin kadın çalışmalarında yer alan kadınlar 1. Mersin Alevi Kadınlar Sempozyumu düzenledi. Sempozyumda Alevilikte yer alan temel kavramlar kadınların gözüyle yorumlanıp anlatıldı.

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB), Britanya Parlamentosu Alevi Sekreteryası tarafından Britanya Parlamentosu’nda “Alevi Kadınlar ve Sorunları” başlığı ile bir oturum düzenlendi.

    Mersin Cemevi Kadın Kolları Türkiye’de bir ilk olan Alevi Kadın Bülteni çıkardı. Tamamı Alevi kadınların yazdığı yazılardan oluşan bültende kadının Alevi örgütlülüğü içerisindeki yeri, kadınların sorunları yer alıyor.

    ALEVİ GENÇLİK KAMPLARI 

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Garip Dede Dergahı 21-28 Temmuz tarihleri arasında 5. Gençlik ve Kadın kampı düzenledi. Balıkesir Altınoluk’ta kampa İstanbul, Mersin, Antep, Adıyaman, Aydın, Karadeniz Ereğlisi ve Kayseri’den pek çok kadın ve genç katıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği de gençlik eğitim kampı düzenledi. 4’ncüsü düzenlenen kampta Alevi müziği, sanatı, kültürü üzerine söyleşiler yapıldı, deyişler okundu.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya’da tüm şubelerin katılımı ile dört gün süren eğitim kampı düzenledi. Dört gün süren eğitim kampı yoğun katılımla gerçekleşti.

    BAF ve PSAKD tarafından organize edilen ve BAF yerleşkesinde gerçekleştirilen 1. Gençlik Kampı’nda gençler 3 hafta boyunca İngilizce, felsefe, resim gibi alanların yanı sıra, Alevilik dersleri de aldı.

    ŞENLİKLER

    Aleviler bu yıl da etkinlikler, söyleşiler, paneller, şenlikler ile dayanışma göstermeye devam ettiler.
    İstanbul’da Eyüp Alibeyköy’de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevi, 12-13 Mayıs’ta “Bahar Şenliği” düzenledi. Şenlikte söyleşiler, paneller ve müzik dinletisi oldu.
    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Ataşehir Şubesi ikinci bahar şenliklerini gerçekleştirdi.
    Geleneksel birlik ve dayanışma pikniğinde biraraya gelen Dersimliler de diktatörlük rejiminden kurtulmanın yolunun birlikte mücadele etmekten geçtiğini vurguladılar.
    Kırklareli’nin Kofçaz ilçesine bağlı Topçular köyünde geleneksel Topçu Baba Şenlikleri’nin 21’ncisi düzenlendi. Sağanak yağış altında gerçekleşen etkinliğe ilgi büyüktü.
    Alevi Gençler Birliği’nin düzenlediği Hacı Bektaş-ı Veli Gençlik Şöleni İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nde gerçekleşti.
    Büyük bir sevinç ve coşku ile kutlanan Res Es-Seni (Yeni Yıl) Çukurova’nın birçok merkezinde gerçekleştirilen etkinlikler ile kutlandı.
    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, 3. geleneksel ‘Bahara merhaba’ kahvaltısını İstanbul Kadıköy’deki Fenerbahçe Khalkedon’da gerçekleştirdi.
    Britanya Alevi Fedarasyonu ve yöre dernekleri tarafından organize edilen 8. Alevi Festivali’nin açılış resepsiyonu Wood Green Cemevi’nde gerçekleştirildi.
    Belçika’nın Brüksel kentindeki Avrupa Parlamentosu (AP) binasında 3 gün boyunca devam edecek Alevi Tanıtım sergisi açıldı.
    PSAKD Genel Merkezi tarafından 2 Temmuz şehitleri adına HBVAKV Genel merkezinde bir fotoğraf sergisi açıldı.
    Pir Sultan Abdal anma etkinliklerinin 29’uncusu 14-15 Temmuz tarihlerinde Yıldızeli-Banaz Sivas’ta gerçekleştirildi.
    Dersim Hozat’a bağlı Bargini Köyü’nde her yıl geleneksel olarak yapılan Axuçan anması bu yıl da kitlesel bir şekilde söylenen deyişler ve dönülen semahlarla yapıldı.
    Abdal Musa Anma Törenleri Alevilerin inanç merkezi olan Antalya Elmalı İlçesi Tekke Köyü’nde gerçekleştirildi.
    OHAL nedeniyle iki yıl aradan sonra bu yıl Malatya Kürecik’te geleneksel olarak düzenlenen Kürecik Doğa ve Kültür Festivali yüzlerce kişinin katılımıyla coşkulu bir şekilde yapıldı.
    Hubyar Kültür Vakfı Kadın Kollarının düzenlediği “Hubyar Sultan’dan Dersim evliyalarına ziyaret” gezisi Dersim’de gerçekleştirildi.
    Asırlardır kutlana gelen Yunanistan’daki Seçek Yayla Etkinlikleri bu yıl da büyük bir coşku ve katılımla kutlandı. Batı Trakya Alevi Bektaşi toplumunda önemli bir yer tutan etkinlikler kapsamında üç gün boyunca çeşitli halklardan insanlar bir araya gelerek sevgi ile muhabbet ettiler.

    BEKTAŞ PİROĞLU DEDE HAKKA YÜRÜDÜ
    Bu yıl Aleviler önemli değerlerini de hakka uğurladı.
    Çepni Dedesi Bektaş Piroğlu, Manisa’da Çepnidere köyünde verilen aşure lokması sırasında yaptığı konuşma anında kalp krizi geçirdi. Alevi toplumu içinde çok önemli bir yere sahip olan gelenekçi Aleviliğin son temsilcilerinden Pir Bektaş Piroğlu, Dilek Köyü’nde vasiyeti üzerine deyiş ve semahlarla sırlandı.
    78’liler Girişi Sözcüsü Celalettin Can’ın annesi ve Dersim Katliamı’nda babası ve on amcası gözleri önünde kurşunlanan Sakine Can yaşamını yitirdi. Dersim tanıklarından Zarife Gayer, Ali Hıdır Şahin de yaşamını yitirdi.
    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu toplantısı için Kayseri’den Çorum’a giderken içinde bulundukları aracın şarampole yuvarlanması sonucu Hasan Müldür dede hakka yürüdü.
    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) kurucularından Ekrem Berkpınar, Hannover Alevi Derneği’nin kurucularından Ali Özcan, Makedonya Kırçova’da Bektaşi Yolu’na uzun yıllar hizmet etmiş Ziya Paşo Halifebaba Erenlerinin eşi Şefika Anabacı Sultan, Paris Pir Sultan Alevi Dergahı kurucularından, Sinemilli Ocağı Mensubu Meryem Deprem, Almanya’da Rheinfelden Cemevi kurucularından ve Onursal Başkanı Ayşe Önen, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) kurucularından İsmail Elçioğlu, Başak Kültür ve Sanat Vakfı kurucusu Şahhanım Kanat ve Ferhat Tunç’un kardeşi Nadire Yoslun hakka yürüdü.

    Sevim KAHRAMAN