Etiket: parti kapatma

  • Alevi örgütleri de dahil 45 kurumdan HDP kapatma davasına tepki!-VİDEO

    Alevi örgütleri de dahil 45 kurumdan HDP kapatma davasına tepki!-VİDEO

    PİRHA-İnsan Hakları Derneği (İHD) Halkların Demokratik Partisi’ne açılan kapatma davasına yönelik 45 imzacı kurum ile birlikte basın açıklaması yaptı. İHD Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan “HDP’nin demokrasi ve insan hakları için siyaset yapma hakkını savunuyoruz” dedi.

    İnsan Hakları Derneği, Halkların Demokratik Partisi’ne yönelik açılan kapatma davasına karşı 45 kurum ile birlikte basın açıklaması yaptı. Ankara’da yapılan açıklamaya birçok Alevi örgütü de destek verdi.

    Toplantının açılış konuşmasını İHD Eş Başkanı Öztürk Türkdoğan yaptı. “Demokrasi ve İnsan Hakları İçin HDP’nin Siyaset Yapma Hakkını Savunuyoruz” diyen Türkdoğan, siyasi hakların yasaklanamayacağına da vurgu yaptı.

    “DEMOKRATİK SİYASETE YAPILAN BİR DARBE”

    Öztürk Türkdoğan, muhalefete karşı “Bir nefret iklimi” yaratıldığını belirterek şu konuşmayı yaptı:

    “Bölgemizde ve ülkemizde, siyasal ve toplumsal sorunların çözümü için gerekli olan diyalog ve müzakerelerin askıya alındığı, hukukun ve insan haklarının yok sayıldığı, karanlık birtakım güçlerin ortaya çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Şiddetin dili hâkim kılındıkça kadına ve çocuğa yönelik şiddet başta olmak üzere toplumsal yaralar derinleşmekte, insanlar büyük bir baskı cenderesi altında nefessiz kalmaktadır.

    Türkiye, muhaliflerin hapsedildiği bir ülkeye dönüşmüş, hapishaneler en ağır insan hakları ihlallerinin meydana geldiği mekânlar haline gelmiştir. Siyasi iktidarın Kürt sorunu başta olmak üzere ulusal ve uluslararası tüm sorunları, güvenlikçi bir zihniyet ile baskı ve kontrole dayalı yönetme tarzı, bu vahim tabloyu ortaya çıkarmaktadır.

    Demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarından olan muhalif siyasi partiler, siyasi iktidar tarafından düşmanlık politikalarının hedefine konmakta, bir nefret iklimi yaratılmaktadır. Muhalefet liderleri açıkça linç teşebbüsüne uğramakta ve tehdit edilebilmekte, parti çalışanları parti binalarında öldürülebilmektedir.

    Siyasi rakipler olarak partilerin faaliyet yürütmesi Anayasal güvence altındayken siyasi iktidarın yargıyı sopa olarak kullanarak rakibini devre dışı bırakmak istemesi esasen demokrasiye zarar vermekte, demokratik siyasete kilit vurmakta ve en önemlisi toplumsal ve siyasal nefret iklimini büyütmektedir.

    Bu nedenlerle, üye, yönetici ve çalışanlarına yönelik yargı baskısının yanı sıra fiziki saldırılarla birlikte Halkların Demokratik Partisi (HDP)’nin kapatılmak istenmesini demokrasiye ve demokratik siyasete yapılan bir darbe ve Türkiye’ye yapılmış bir kötülük olarak görüyoruz.

    Siyasi düşünce ayrımı gözetmeksizin demokrasi, insan hakları ve doğayı savunan; bunun mücadelesini yürütenler olarak ülkemizde yaşanan ve her geçen gün büyüyen bu hak ihlallerine karşı artık dur ve yeter denilmesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’yi yönetenler Anayasal güvence altına alınan temel insan haklarına ve demokratik değerlere saygılı olmalı, Anayasal yükümlülüklerini yerine getirmeli, İstanbul Sözleşmesinin feshini yok saymalıdır.

    İnsan hak ve özgürlüklerinin temel esaslarından biri olan siyasi örgütlenme hakkı hiçbir gerekçe ile engellenemez.

    Anayasa Mahkemesi’nin de AİHM’in DTP ve Diğerleri/Türkiye kararında belirtilen insan hakları ve demokratik ilkelere uygun ve Türkiye’deki siyasi çeşitliliği gözeten, halkın seçme iradesini hesaba katan adil bir karar vermesini bekliyoruz.

    Tüm bu nedenlerle, yargı eliyle kapatılmaya, kolluk gücüyle sindirilmeye çalışılan ve parti binaları basılarak üyeleri katledilen HDP’nin demokrasi ve insan hakları için siyaset yapma hakkını savunuyoruz ve tüm demokrasi güçlerini de bu hukuksuzluğa karşı dayanışmaya çağırıyoruz.”

    “SONUNA KADAR HAYIR DİYECEĞİZ”

    Öztürk Türkdoğan’ın okuduğu basın açıklamasının ardından katılımcılar da söz aldı. KESK Eş Başkanı Şükran Kablan Yeşil, parti kapatmaların antidemokratik uygulamalar olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “30 yıl boyunca bu savaş, katliam, baskı ve sindirme politikasını devam ettiren siyasi iktidarlar, katlettikleri Deniz Poyraz ile birlikte şu mesajı verdiler; kayyumlarla susturamadık, gözaltılar ile durduramadık, tutuklamalarla engel olamadık…

    Her türlü anti demokratik uygulama ve şiddet iklimi ile HDP’nin önüne geçmeye çalıştılar.

    Bizler bir kez daha sesleniyoruz, emeğin özgürleştiğini, sermayenin yok olduğu, halkların kardeşliğinin yanı sıra hakların eşit ve özgür yaşadığı bir coğrafyayı var etmek için parti kapatmalara sonuna kadar ‘hayır’ diyeceğiz.”

    “HDP’NİN YANINDAYIZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan ise birçok Alevi kurumu adına söz alarak şu konuşmayı yaptı:

    “Hubyar Sultan’dan, Alevi Bektaşi Federasyonu’na kadar birçok kurumun selamını getirdim. Halkların Demokratik Partisi’nin yanında olduğumuzu ve her zaman olduğu gibi bundan sonra da yanında olacağımızı ve İnsan Hakları Derneği’ni de bu girişiminden dolayı kutladıklarını bildirdiler.”

    “GÖREV ÜSTLENMEYE DAVET EDİYORUM”

    Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş da toplantıda söz alan isimler arasındaydı. Baş, “HDP’nin siyaset yapma hakkını savunmak bu ülkedeki tüm canlıların görevidir” diyerek şunları dile getirdi:

    “HDP’yi kapatmak isteyenler esas olarak memleketin üzerine bir ölü toprağı dökmek isteyen kuvvetlerdir. Ne Kürt halkını ne de dostlarını susturamadılar. Bundan sonra da susturamayacaksınız. Bugün burada ortaya çıkan irade bunun sadece bir parçasıdır. Hiç kimsenin bu taraflaşmada kafasını kuma gömme şansı olmadığını, tüm muhalefet güçlerine hatırlatmak istiyorum. Dolayısıyla bugün henüz gerekli tavrı göstermemiş olan Türkiye’deki tüm muhalefet güçlerine de HDP’nin siyaset yapma hakkını savunmak üzere görev üstlenmeye davet ediyorum.”

    “BARIŞ İNANCINI HEDEF ALIYORLAR”

    İmzacı kurum temsilcilerinin konuşması ardından HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar kürsüye çıktı. Sancar, asıl hedefin HDP değil, muhalefet olduğunu ifade ederek “HDP’ye karşı açılan kapatma davası ve onun sonrasında yürütülen baskı politikalarının tek hedefi HDP değildir. Asıl hedefi HDP gibi görünse de nihai amaç demokrasi güçlerini sindirmek, demokratik siyaseti bitirmek, hak arayışını ve dinamiklerini ortadan kaldırmaktır. Yani bu dava ve bu davaya eşlik eden kampanya, şiddet ve baskı politikaları, Türkiye’de demokrasi güçlerini, demokrasi arayışını, özgürlük ısrarını, barış inancını hedef alıyor” dedi.

    “BU TOPLANTI ÇOK DEĞERLİDİR”

    Sancar, ortak mücadele vurgusu yaparak sözlerine şöyle devam etti:

    “Ortak mücadeleyi büyütemediğimiz takdirde gerçekten bu zalim iktidara karşı her türlü kirli, gayrimeşru, hukuksuz yolu mübah gören zihniyete karşı güçlü bir direnişi ortaya koymamız da mümkün olmayacaktır. İşte bu toplantı ve bildiri bu ortak mücadele iradesinin bir ifadesi olduğu için bu iradenin güçlü bir beyanı olduğu için çok değerlidir. İnanıyorum ki irade dalga dalga büyüyecektir.”

    HDP’nin kapatılmamasına karşı imza veren kuruluşlar:

    1. Alevi Bektaşi Federasyonu
    2. Alevi Dernekleri Federasyonu
    3. Alevi Kültür Dernekleri
    4. Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi
    5. Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği
    6. Birleşik Devrimci Parti
    7. Çağdaş Gazeteciler Derneği
    8. Çağdaş Hukukçular Derneği
    9. Demokratik Alevi Derneği
    10. Doğu-Güneydoğu Dernekler Platformu (DGD)
    11. Demokratik Yöre Dernekleri Koordinasyonu
    12. Demokrasi İçin Birlik (DİB)
    13. Demokratik Bölgeler Partisi
    14. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu
    15. Devrimci 78’liler Federasyonu
    16. Dersim Dernekleri Federasyonu
    17. Devrimci Sosyalist İşçi Partisi
    18. Diyalog Grubu
    19. Düşünce Suçuna(?) Karşı Girişim
    20. Emek Partisi
    21. Ezilenlerin Sosyalist Partisi
    22. Emekçi Hareket Partisi
    23. Ekoloji Birliği
    24. Halkevleri
    25. Halkların Demokratik Kongresi
    26. Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı
    27. Hak ve Adalet Platformu
    28. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği
    29. İnsan Hakları Derneği
    30. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu
    31. Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu
    32. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği
    33. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği
    34. Sosyalist Emekçiler Partisi
    35. Sosyalist Meclisler Federasyonu
    36. Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi
    37. Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP)
    38. Sol Parti
    39. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
    40. Türk Tabipler Birliği
    41. Türkiye İnsan Hakları Vakfı
    42. Türkiye İşçi Partisi
    43. Toplumsal Özgürlük Partisi
    44. Yeşil Sol Parti
    45. Yurttaş Girişimi
    46. 78’liler Girişimi

    PİRHA/ANKARA

  • HDP Eş Genel Başkanı Sancar: Davanın savcısı iktidar avukatı da halkın kendisidir-VİDEO

    HDP Eş Genel Başkanı Sancar: Davanın savcısı iktidar avukatı da halkın kendisidir-VİDEO

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, AYM tarafından kabul edilen iddianamenin hukuki bir değerinin olmadığını ve AYM’nin tarihi bir fırsatı kaçırdığını belirterek, “Bu davanın savcısı iktidar ise avukatları da halkın bizzat kendisidir” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatma davasına dair Yargıtay Başsavcılığı’nın yeniden hazırladığı iddianame, Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından kabul edildi. AYM’nin iddianameyi kabul ettiği sırada süren HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında, parti yönetimi kararı değerlendirdi.

    MYK toplantısına ara veren HP Eş Genel Başkanları ve MYK üyeleri basın karşısına geçti.

    “ANAYASA MAHKEMESİ’NİN TARİHİ BİR FIRSATI KAÇIRDI”

    Basın toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Anayasa Mahkemesi’nin tarihi bir fırsatı kaçırdığının altını çizerek, “AYM’nin bunu değerlendirmemiş olması, Türkiye adına büyük bir talihsizliktir. AYM iddianameyi kökten reddetme şansına, fırsatına sahipti. Bunu yapması için de yeterince hukuki ve vicdani sebep mevcuttu. Çünkü kapatma davası aylar süren bir siyasi kampanyanın sonucunda açılmıştı. Biliyorsunuz, başta iktidarın küçük ortağı MHP olmak üzere, iktidar bir bütün olarak ve yandaşları aylarca HDP’yi hedef gösterdiler, HDP’yi çeşitli platformlarda düşmanlaştıran açıklamalar yaptılar ve tehditler savurdular”dedi.

    “BU DAVANIN HEDEFİ TÜRKİYE’DE DEMOKRASİ UMUDUNU YOK ETMEKTİR

    Sancar, kapatma davasının bir siyasi operasyon olduğunu herkesin canlı şekilde yaşadığını ifade ederek, şunları dile getirdi:

    Şüphesiz bu davanın savcısı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı değildir. Bunu defalarca söyledik; bu davanın iddianamesini hazırlayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı değildir. Bu iddianame MHP Genel Merkezi’nde hazırlanmış, Sarayın hukuk birimlerinde son şekli verilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmişti. Süreç bu kadar açıkken, davanın savcısının bizzat iktidarın kendisi olduğunu herkesin görmesi gerekiyor. Bu davanın avukatları da olacaktır, bu davayı savunmak için avukatlar görev alacaktır. Hukukçularımız, bizler bu davada en güçlü savunmayı yapacağız ama şunu herkes açıkça görsün ki nasıl bu davanın savcısı iktidar ise avukatları da halkın bizzat kendisidir. Bu davada HDP’yi sonuna kadar savunacağımızı ve mutlaka yaşatacağımızı defalarca söyledik. Aynı kararlılığımız daha büyüyerek devam etmektedir. Bu davanın gerçek avukatı halktır, en başta Kürt halkıdır.

    Aynı zamanda bu davanın hedefi Türkiye’de demokrasi umudunu yok etmektir, özgürlük özlemini boğmaktır, barış hayallerini bütünüyle gömmektir. İşte tam da bu yüzden diyoruz ki, bu davayı en başka Kürt halkı savunacaktır ama Türkiye halklarının ortak mücadelesiyle bunu bütünleştirecektir ve Türkiye’deki bütün demokrasi güçlerini de yanına alarak bu davayı boşa çıkaracaktır. Bu davayı boşa çıkaracağız, kararlılığımız tamdır.”

    “HDP’Yİ YAŞATACAĞIZ, BÜYÜTECEĞİZ, MUTLAKA KAZANACAĞIZ”

    “Bundan sonra da demokratik siyaset zemininde bütün meşru haklarını kullanarak, kendimizi, partimizi, halkımızın ve halklarımızın iradesini savunmaya devam edeceğiz, HDP’yi kapattırmayacağız. HDP’yi büyüterek yoluna devam ettirecek gücümüz vardır. İnancımız tamdır, kararlılığımı sağlamdır” diyen Sancar, şunları vurguladı:

    “Biz kararlıyız, HDP’yi sonuna kadar savunacağız, kimsenin şüphesi olmasın HDP’yi yaşatacağız, HDP Türkiye’nin aydınlık geleceğinin ışığı olan çok güçlü bir fikriyattır. HDP sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu’da demokratik birlikte yaşamanın teminatı olan güçlü kökleri olan bir fikriyat ve teşkilattır, bir mahkeme kararıyla bunu etkisizleştirebileceklerini, bir dava süreciyle bu yoldaki kararlılığa gölge düşürebileceklerini sananlar, çok büyük yanılıyorlar. Bu davayı bize karşı sindirme, şantaj aracı olarak kullanmak gibi plan yapanlar varsa, bilsinler tam tersiyle karşılaşacaklar.

    Bu gücü, halktan aldığı siyasi gücünü, Türkiye’nin geleceğini ve politik dengelerini belirleme konusunda kullanacağı yolları mutlaka bulacaktır. Bütün yollar kapatılsa bile, HDP halkla birlikte yeni yollar mutlaka açacaktır. Şüphemiz yok, bütün bedel ödeyen arkadaşlara sözümüz var, en başta Deniz yoldaşımıza sözümüz var. HDP’yi yaşatacağız, büyüteceğiz, mutlaka kazanacağız”

    Açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sancar, yeni bir parti kurma gibi gündemlerinin olmadığını söyledi.

    PİRHA/ANKARA

     

  • AYM, HDP’nin kapatılması istemiyle açılan davada ilk incelemeyi yarın yapacak

    AYM, HDP’nin kapatılması istemiyle açılan davada ilk incelemeyi yarın yapacak

    PİRHA-Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Halkların Demokratik Partisinin (HDP) kapatılması istemiyle yeniden açılan davada ilk incelemesini 21 Haziran Pazartesi yapacak.

    Yüksek Mahkemenin eksikliklerin tamamlanması istemiyle iade ettiği HDP’nin kapatılması istemli iddianame, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden hazırlanarak AYM’ye gönderilmişti.

    Görevlendirilen raportörün ilk incelemeye ilişkin iddianamenin kabulüne yönelik olumlu yönde rapor hazırlamasının ardından heyet, 21 Haziran Pazartesi günü saat 10.00’da davaya ilişkin ilk incelemesini yapacak ve iddianamenin kabul edilip edilmeyeceğine karar verecek.

    Genel Kurul, ilk inceleme sırasında, partinin kapatılmasına beyan, faaliyet ve eylemleri ile neden olan ve iddianamede belirtilen kişiler hakkındaki siyasi yasak talebi ile partinin hazine yardımlarının bulunduğu banka hesabına tedbiren bloke konulmasına karar verilmesi yönündeki talebi de ele alacak.

    SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

    Kabul edilmesi halinde iddianame, ön savunma için HDP’ye gönderilecek. HDP’nin Yüksek Mahkemenin tanıdığı süre içinde ön savunmasını vermesi gerekiyor. Ancak parti bu sürenin uzatılması için başvuruda bulunabilecek. Ek süre talebini Anayasa Mahkemesi heyeti karara bağlayacak.

    Parti tarafından ön savunmanın verilmesinin ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin esas hakkındakini görüşünü sunacak.

    Bu görüş de HDP’ye gönderilecek. Daha sonra Anayasa Mahkemesince belirlenecek tarihlerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Şahin sözlü açıklama, HDP yetkilileri de sözlü savunma yapacak.

    Bütün sürecin ardından davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı gerekse davalı HDP ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.

    Raporun, Yüksek Mahkeme üyelerine dağıtılmasının ardından Başkan Zühtü Arslan toplantı için bir gün belirleyecek, üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.

    15 ÜYENİN 10’UNUN OY ÇOKLUĞUYLA KARAR VERİLEBİLECEK

    HDP hakkındaki kapatma davasını 15 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi heyeti karara bağlayacak. Anayasa’nın 69. maddesinde sayılan hallerden ötürü partinin kapatılmasına veya dava konusu fiillerin ağırlığına göre devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin 3’te 2 oy çokluğuyla yani 15 üyenin 10’unun oyuyla karar verilebilecek.

    Kaynak: euronews