Etiket: patlama

  • Somali’de bombalı saldırı

    Somali’de bombalı saldırı

    Somali’nin başkenti Mogadişu’da üniversite öğrencilerini taşıyan bir otobüse yönelik bombalı saldırıda 61 kişi öldü. Ölenlerden ikisinin Türk olduğu açıklandı.

    Somali’nin başkenti Mogadişu’da bomba yüklü bir araç, gümrük merkezi yakınlarında üniversite öğrencilerini taşıyan otobüsün geçişi sırasında infilak ettirildi. Olayda 61 kişi hayatını kaybetti, 70’den fazla kişi de yaralandı.

    Türkiye’nin Somali Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada, olayda ölenler arasında 2 Türkiye vatandaşının da olduğu belirtildi. Patlama çevredeki iş yerlerinde ciddi hasara yol açtı.

  • Tel Abyad’da bomba yüklü araç patlatıldı

    Tel Abyad’da bomba yüklü araç patlatıldı

    Tel Abyad’da bomba yüklü araç patlatıldı. 8 sivilin hayatını kaybettiği belirtildi.

    Suriye’nin Tel Abyad kentine bağlı Suluk Atik köyünde, bomba yüklü araç patlatıldı. Saldırıda 8 kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı.

    Milli Savunma Bakanlığı’nın Twitter hesabından yapılan açıklamada, 8 sivilin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin de yaralandığı belirtildi.

    Tel Abyad, Kuzey Suriye harekatından sonra Türkiye ve bağlı silahlı güçlerin denetimine geçmişti.

  • Kamışlı’da IŞİD saldırdı: 1 ölü, 5 yaralı

    Kamışlı’da IŞİD saldırdı: 1 ölü, 5 yaralı

    Suriye’nin Kamışlı kentinde bomba yüklü bir aracın patlaması sonucu bir kişi hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı.

    Suriye’nin Kamışlı kentinin Münir el-Habib caddesinde IŞİD bomba yüklü bir araç patlattı.

    Saldırıda bir kişi öldü, 5 kişi de yaralandı. Patlama nedeniyle çevrede maddi hasar meydana geldiği öğrenildi.

     

  • Adana’da çevik kuvvet aracının geçişi sırasında patlama

    Adana’da çevik kuvvet aracının geçişi sırasında patlama

    PİRHA -Adana’da çevik kuvvet polislerini taşıyan otobüsün geçişi sırasında patlama meydana geldi.

    Adana’nın merkez Yüreğir ilçesi Kozan yolunda çevik kuvvet polislerini taşıyan otobüsün geçişi sırasında patlama meydana geldi. Olayın ardından bölgeye çok sayıda güvenlik ve sağlık ekibi sevk edildi. Bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı.

    Alınan bilgiye göre, Selahatin Eyyubi Mahallesi’de sabah 07.20’de çevik kuvvet polislerini taşıyan servis aracına bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda zırhlı servis aracıyla çevredeki araçlar zarar gördü.

    Saldırıda yaralananlar olay yerine gelen ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırıldı.

    Adana Valisi Mahmut Demirtaş, Yüreğir ilçesinde polis otobüsünün geçişi sıranda el yapımı ya da daha farklı bir bombayla saldırı düzenlendiğini belirterek aldıkları ilk bilgilere göre yaralıların sağlık durumunun ciddi olmadığını bildirdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Nupelda ve Ayaz’ı kaybettik; artık çocuklar ölmesin, analar ağlamasın’-VİDEO

    ‘Nupelda ve Ayaz’ı kaybettik; artık çocuklar ölmesin, analar ağlamasın’-VİDEO

    PİRHA – Ovacık’ta yaşanan patlama sonucu hayatını kaybeden Ayaz ve Nupelda kardeşlerin amcası Hıdır Güloğlu barış çağrısında bulundu; “Ayaz ve Nupelda’yı kaybettik. Artık analar ağlamasın, çocuklar ölmesin diyoruz. Savaşın durması lazım. Savaş durmazsa yine çoluk çocuğumuz ölecek, insanlar ölecek,” dedi.

    Dersim’in Ovacık ilçesinde 15 Temmuz tarihinde kırsal arazide meydana gelen patlama sonucunda sekiz yaşındaki Ayaz ile dört yaşındaki kardeşi Nupelda Güloğlu hayatını kaybetmişti.

    “SAVAŞ DURMAZSA YİNE ÇOCUKLARIMIZ ÖLECEK”

    PİRHA’ya konuşan Amca Hıdır Güloğlu, “Ayaz ve Nupelda’yı kaybettik. Artık analar ağlamasın, çocuklar ölmesin diyoruz. Savaşın durması lazım. Savaş durmazsa yine çoluk çocuğumuz ölecek, insanlar ölecek,” diyerek barış çağrısı yaptı.

    Savaş artıkları konusunda yetkililerle görüştüklerini dile getiren Güloğlu, “Mayınların, mühimmatların toplandığını söylüyorlar ancak her yerde savaşın izleri var.” dedi.

    YETKİLİLERE ÇAĞRI

    Amca Güloğlu, duyarlılığın sağlanması ve savaş izlerinin ortadan kaldırılması gerektiğini belirtti ve “Milletvekillerimiz bu konuyu meclise taşısın. Yetkililer bu duruma ilişkin çalışma yapsınlar.” dedi.

    Patlamanın yaşandığı bölgede yaşamın sürdüğünü ve yasaklı bölge olmadığını söyleyen Güloğlu, “Patlama olan bölgede muhtarlık var. İnsanlar yaşamaya devam ediyor. 10 yıldır oraya çıkıyorlar. Bu sene de muhtarlık verilmiş. Orada kalanlar yaşamını sürdürüyor.” diyerek sözlerini tamamladı.

    PİRHA/DERSİM

  • Hayvanlarını otlatırken yaralanmıştı: Artık çocuklar ölmesin-VİDEO

    Hayvanlarını otlatırken yaralanmıştı: Artık çocuklar ölmesin-VİDEO

    PİRHA- Türkiye’de toprak altında 1 milyondan fazla mayın bulunuyor. Geçtiğimiz ay Dersim’de patlama sonucu iki çocuğun yaşamını yitirmesinin ardından savaş artıkları yeniden gündeme geldi. 3 yıl önce hayvanları otlatmak için gittiği arazide mayın patlamasında yaralanan Hakan Güngörmüş de “Bu tür ölümlerin bir daha yaşanmamasını, çocukların ölmemesini istiyoruz.” diyor.

    Dersim’de süregelen savaştan dolayı döşenen mayınlar ve savaş artığı cisimler can almaya devam ediyor. En son geçen ay, Ovacık’ta yaylada hayvanlarını otlatan bir ailenin iki küçük çocukları Ayaz ve Nupelda’yı aramızdan alan patlama, bütün Dersimlileri acıyla sarsmıştı. 31 yaşındaki Hakan Güngörmüş de üç yıl önce benzer bir olaydan yaralı olarak kurtulmuş, olayın etkisini hala üzeriden taşıyan bir Dersimli.

    HAYVAN OTLATIRKEN

    Dersim merkeze bağlı Atatürk Mahallesi’nde bulunan Kurspi şimdiki adı ile Kule evleri olarak geçen köyde yaşayan ve 20 yıldır hayvancılık yapan Güngörmüş, 2016 yılının 6 Haziran’ında yasak olmayan bölgede hayvanlarını otlatırken mayın patlaması sonucu bir gözünü kaybetmiş.

    Güngörmüş başına gelenleri şöyle anlatıyor;

    “Ben hayvanların arkasından giderken anlık olan bir şey olduğu için pek bir şey hissetmedim, gözümün önünde havaya uçan bir şey gördüm. Demir parçası mıydı, keçi parçası mıydı tam net olarak bilmiyorum. Onu gördükten sonra sağ tarafıma sert cisim gibi bir şey çarptı. O çarpanın etkisiyle yere düştüm. Kafamda, gözümde, vücudumun çeşitli yerlerinden kan akıyordu. Her taraf toz dumandı. Kalkıp evi aramak istedim. Telefonu elime aldım, aramaya çalıştım. Her tarafımdan kan aktığı için telefon da kanlandı, elimden düştü o an. Evden herhangi birini aradım mı hatırlamıyorum. 15-20 dakika kendim yürüdüm. Olay, köyün karşısında olduğu için ağabeyim, dayımın oğlu gelmiş. Onlar beni sırtlayıp götürdüler. Akciğerimde büzüşme olduğu için nefes almakta da güçlük çekiyordum. Köye geldiğimde ambulansa bindirdiler. Kendime geldiğimde hastanedeydim. O patlama olduktan sonra pek fazla bir şey hissetmiyorsun. Gözümün önünde hayatım film şeridi gibi geçti, öleceğim düşüncesiyle. Beni köye getirdiklerinde baş ucumda annem vardı. Yerde uzanmıştım, dönüp anneme baktım. Bu daha çok acı verdi bana acaba bir daha annemi, ailemi görmeyecek miyim, ölecek miyim? Ağlamak istedim ağlayamadım. Şu anda sağ gözüm protez, görmüyor. Yüzeysel yaralar vardı; kolumda, sol omzumda. Sol omzumda hala var.”

    “SAVAŞ SÜRDÜKÇE SONA ERMEYECEK”

    Güngörmüş, yine yaylada hayvan otlatırken, kendi başına gelen ile benzer bir patlamada hayatlarını kaybeden 8 yaşındaki Ayaz ile kardeşi 4 yaşındaki Nupelda’nın ölümlerinin kendisini ve bütün Dersimlileri acıya boğduğunu ifade ederek, “Özellikle çocukların ölmesi büsbütün daha çok acı veriyor. Binlerce insan hayatını kaybetti, sakat kaldı. Korkarım, bu savaş sürdükçe bu son olmayacak.” diyor.

    “BARIŞTAN YANAYIZ”

    1993’te merkeze bağlı köyleri olan Çalkıran’ın boşaltılması ile halalarının köyüne yerleşmek zorunda kalan Güngörmüş ailesi, hala bu köyde hayvancılık yapmaya devam ediyor. Yaşadığı olay da bu köyde olmuş. Göngörmüş, “Şimdi bizim köy resmen askeriyenin içinde kalmış. Askeriyenin içinde kaldığın zaman baskıyı direk hissediyorsun. köyün içine kule yapıldı, etrafında teller var. Hayvanlarımız bazen gidip takılıyor, zarar görüyor” diyor ve ekliyor, “Savaş bitmedi. Savaşın bitmesini çok istiyoruz. Savaştan zarar gören bizim toplumdur, bizim halkımızdır. Bu ülkeyi yönetenler Osmanlı’dan günümüze kadar güvenlikçi politikalar yürütmüştür. Güvenlikçi politikalarla ülke yönetildiği zaman barıştan bahsetmek söz konusu değildir. İnsanları ayrıştırmayı bırakacaksınız. Güvenlikçi politikalarla devleti yönetmekten vazgeçeceksiniz. Terör kelimesini kullanmayacaksınız. Tarihimize bakıyoruz; bu anlayışla, bu zihniyetle politikalar yürütüldüğü için 4 yaşında, 8 yaşında çocuklar da ölüyor, yaşlılarımız da ölüyor. Bu tür ölümlerin bir daha yaşanmamasını, bir daha Nupelda ve Ayaz gibi çocukların ölmemesini istiyoruz. Mayın ve mühimmat patlaması sonucu çok insanımız öldü, sakat kaldılar. Bunlara son verilmesini istiyoruz. Barıştan yanayız. Temennimiz bunlar.”

    Hüseyin YAŞAR-Sevim KAHRAMAN

    DERSİM

     

  • Ceylanpınar’da yaralı sayısı 6’ya yükseldi

    Ceylanpınar’da yaralı sayısı 6’ya yükseldi

    Suriye’den dün akşam saatlerinde atıldığı değerlendirilen iki roketten birinin Ceylanpınar ilçesinde bir evin damına isabet etmesi sonucu biri çocuk 6 kişi yaralandı.

    Urfa’nın Ceylanpınar ilçesine Suriye’nin Hasake kentine bağlı Resulayn ilçesinden geldiği düşünülen 2 roket atıldı. Roketlerden birinin isabet ettiği evdeki biri çocuk 6 kişi yaralandı.

    DHA’nın aktardığı bilgilere göre dün akşam sıralarında Suriye’nin Hasake kentine bağlı Resulayn ilçesinden Ceylanpınar’a doğru 2 roket atıldı. Saldırıda roketlerden biri ilçe merkezinde Turgut Özal Mahallesi’ndeki Atan ailesinin evine isabet etti. Roket isabet ettiği sırada evlerinin terasında oturan Yusuf Atan (38), Hatice Atan (31), E.A. (9) ile eve misafir olarak gelen İ.I. (17) ve Ali Işık (21) yaralandı.

    AA ise 6 kişinin yaralı olduğunu aktardı.

    “TÜP PATLADI ZANNETTİM”

    Halil Çoban adlı yurttaş, AA muhabirine, roketin isabet ettiği eve yaklaşık 200 metre uzaklıkta oturduğunu söyledi. Çoban, “Büyük bir patlama sesi geldi. Evin içinde tüp patladı zannettim. Aradan 5 dakika geçmeden baktım polisler geldi, ambulanslar geldi.” dedi.

    Mustafa Diken de olayı tüp patlaması sandıklarını aktararak, “Sonra komşunun evinden sesler duyduk ve buraya koştuk. Bir geldik olanlar olmuş. Arkadaşların hepsi yerde yaralanmışlar. Çok büyük bir gürültüyle gelmiş damdan içeriye girmiş roket.” ifadesini kullandı.

    Öte yandan, olayda yaralanan 7 yaşındaki F.A., Ceylanpınar Devlet Hastanesindeki tedavisinin ardından taburcu edildi. Diğer yaralıların tedavileri çeşitli hastanelerde sürüyor.

    ROKETİN DÜŞTÜĞÜ EVDEKİ HASAR GÖRÜNTÜLENDİ

    Roketin düştüğü evde meydana gelen zarar bugün (23 Temmuz) görüntülendi.

    Turgut Özal Mahallesinde roketin düştüğü Yusuf Atan’a ait tek katlı evin damında delik oluştuğu ve pencerelerdeki camların kırılmış olduğu gözlendi. Evin avlusundaki cam ve beton parçaları ile dün geceden kalan tepsideki çay bardakları dikkati çekti.

    “SURİYE TARAFINDAN ROKET ATILDI”

    Meydana gelen patlama ile ilgili Şanlıurfa Valiliği tarafından yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, “22 Temmuz 2019 (Bugün) saat 21.00 sularında Suriye tarafından atıldığı değerlendirilen iki roketten birinin, İlimiz Ceylanpınar ilçesi Turgut Özal Mahallesindeki bir evin çatısına isabet etmesi sonucu; beş (5) vatandaşımız hafif şekilde yaralanmış, yaralı vatandaşlarımız Ceylanpınar Devlet Hastanesinde tedavi altına alınmıştır. Olay yeri ve çevresi ile ilçe genelinde geniş güvenlik tedbirleri alınarak olaya ilişkin soruşturma başlatılmıştır” denildi.

    Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin de olay sonrası ilçeye gelerek roketin isabet ettiği evde incelemede bulundu. Vali Erin daha sonra hastanede tedavi gören yaralıları ziyaret ederek geçmiş olsun dileğinde bulunup, sağlık durumları hakkında bilgi aldı.

    TOP ATIŞI İLE KARŞILIK VERİLDİ

    İlçeye atılan roketlerin ardından bölgedeki Türk topçu birliklerinin Resulayn kırsalındaki Mızra Mıçe bölgesini top atışları ile vurduğu iddia edildi.

    POLİS YURTTAŞLARI UYARDI

    İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler ise sınır hattında polis araçlarından yapılan anonslarla vatandaşları sınır hattına yaklaşmamaları konusunda uyardı.

    Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

    MSB: GEREKLİ KARŞILIK VERİLMİŞTİR

    Milli Savunma Bakanlığı (MSB) da olayla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada “Suriye tarafından yapıldığı değerlendirilen roket atışlarına, sınır bölgesindeki ağır silahlarımızla meşru müdafaa kapsamında gerekli karşılık verilmiştir” denildi.

    DSG SÖZCÜSÜ: GÖZALTINA ALINDILAR

    Atılan roket mermisine ilişkin Demokratik Suriye Güçleri’nden (DSG) de bir açıklama geldi.

    Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre DSG Sözcüsü Kîno Gabriyêl tarafından yapılan yazılı açıklamada, Kuzey ve Doğu Suriye’nin Serekaniye ilçesinden (Ceylanpınar’ın karşısı) atılan roket mermisine ilişkin gözaltına alınanların olduğu bildirildi.

    Söz konusu kişiler hakkında kapsamlı bir soruşturma başlatıldığı da ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “22 Temmuz akşamı Suriye sınırları içerisinde kimliği belirsiz kişiler tarafından Türkiye’deki Ceylanpınar ilçesine bir adet top mermisi atılmış, olayda bir grup sivil yaralanmıştır.

    Kimliği belirsiz kişiler tarafından şantaj amaçlı yapılan bu olayda, fitne çıkarılmak istenmiş ve bölgeye zarar verilmesi amaçlanmıştır.

    Demokratik Suriye Güçleri ve güvenlik güçleri tarafından bu olayın faillerini tespit etmek için soruşturma başlatılmıştır. Olayda yaralananlara acil şifalar diliyoruz.” (HABER MERKEZİ)

  • Ceylanpınar’da patlama: Biri ağır 5 yaralı

    Ceylanpınar’da patlama: Biri ağır 5 yaralı

    Urfa Ceylanpınar’da meydana gelen patlamada biri ağır 5 kişi yaralandı.
    Urfa’nın Ceylanpınar ilçesine bağlı Turgut Özal Mahallesi’nde henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama meydana geldi. 232. Sokak’ta oturan 38 yaşındaki Yusuf Atan’ın evinde yaşanan patlama, akşam saat 21.15 sıralarında yaşandı.
    İhbar üzerine olay yerine çok sayıda 112 Acil Sağlık ve polis ekibi sevk edildi.
    Olay yerine giden sağlık ekipleri 1’i ağır yaralı olmak üzere 5 kişiyi yapılan ilk müdahalenin ardından Ceylanpınar Devlet Hastanesi’ne sevk etti.
    Olayın ardından Urfa Valisi Abdullah Erin, İl Emniyet Müdürü Veysel Tipioğlu ile birlikte incelemelerde bulunmak üzere Ceylanpınar’a gitti.
  • Esenler Ana Fatma Cemevi’nde çerağlar Ayaz ve Nupelda için uyandırıldı

    Esenler Ana Fatma Cemevi’nde çerağlar Ayaz ve Nupelda için uyandırıldı

    PİRHA- Dersim’de patlama sonucu yaşamını yitiren Ayaz ve Nupelda Güloğlu için İstanbul Esenler Ana Fatma Cemevi’nde çerağlar uyandırıldı, gülbengler okundu. 

    Dersim’in Ovacık ilçesi Bilgeç köyüne bağlı Çakılçeşme mezrasında, meydana gelen patlama sonucu Ayaz Güloğlu (8) ve Nupelda Güloğlu (4) kardeşler yaşamını yitirmişti. Güloğlu kardeşlerin cenazeleri, Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi’ndeki otopsilerinin ardından köylerinde yapılan Hakk’a uğurlama erkanı ile gülbengler ve ağıtlarla toprağa sırlandı.

    Ayaz ve Nupelda Güloğlu kardeşler için birçok yerde eylem, basın açıklaması yapıldı. İstanbul Esenler’de bulunan Ana Fatma Cemevi’nde de Ayaz ve Nupelda için çerağlar uyandırılıp gülbengler okundu.

    “İSTİYORUZ Kİ ÇOCUKLAR ÖLMESİN”

    PİRHA’ya konuşan Esenler Ana Fatma Cemevi Başkanı Hıdır Balo, “Bizler bir kez daha anlıyoruz ki barış bir ihtiyaç. Barışın olmadığı savaşların sürdüğü coğrafyamızda bunu en çok çocuklar çekiyor. Ya çocuklar yaşamlarını yitiriyor ya da aile fertleri. Bu nedenle istiyoruz ki çocuklar ölmesin. Nupelda ve Ayaz kardeşleri anmak ve unutmamak için ailesinin acısını paylaşmak için Esenler Ana Fatma Cemevi olarak çerağ uyandırdık ve dua ettik.” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • Ovacık’ta patlama: 2 çocuk hayatını kaybetti

    Ovacık’ta patlama: 2 çocuk hayatını kaybetti

    PİRHA-Dersim’in Ovacık ilçesinde kırsal arazide meydana gelen patlama sonucunda 8 yaşındaki Ayaz ile 4 yaşındaki kardeşi Nupelda Güloğlu hayatını kaybetti. 

    Dersim’in Ovacık ilçesine bağlı Bilgeç Köyü kırsalında bir yaylada patlama meydana geldi. Gelen bilgilere göre  yaylada gezintiye çıkan kardeşler 8 yaşındaki Ayaz ile 4 yaşındaki Bahar Güloğlu bilinmeyen bir nedenle meydana gelen patlama sonucu hayatını kaybetti.

    Tunceli Valiliğinin yaptığı açıklamaya göre Bilgeç Köyü kırsalında araziye önceden döşenen mayın patlaması sonucu 4 yaşındaki Bahar Güloğlu olay yerinde hayatını kaybederken, 4 yaşındaki kardeşi Ayaz Güloğlu ise ağır yaralandı. Helikopterle Tunceli Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Güloğlu burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    PİRHA/DERSİM

  • Reyhanlı’da patlama

    Reyhanlı’da patlama

    Hatay Reyhanlı’da park halindeki bir araçta yaşanan patlamada 3 kişi yaşamını yitirdi.

    Hatay’ın Reyhanlı ilçesi Mehmet Akif Ersoy Caddesi üzerinde park halinde bulunan bir otomobilde, saat 13.00 sıralarında henüz bilinmeyen nedenle patlama meydana geldi. Çevrede büyük korkuya neden olan patlamanın ardından otomobil, alev topuna döndü.

    İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. İtfaiye ekipleri yangını söndürürken yapılan incelemede, otomobilin içinde bulunan 3 kişinin yanarak yaşamını yitirdiği belirlendi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

    ERDOĞAN’DAN AÇIKLAMA

    Cumhurbaşkanı Erdoğan patlama ile ilgili yaptığı açıklamasında “Suriyeli 3 kişi ama aracın içerisinde bomba olduğu belli, onun patlaması neticesinde 3 de ölmüş, kimlik tespitleri yapılmış. Tabi bunun gerisinde ne vardır ne yoktur onun da zannediyorum kısa zamanda neticesi ortaya çıkacaktır. Şu andaki tespitler daha çok terörle bağlantısı olabilir yönünde” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

  • Sri Lanka’da kiliseler ve otellerde patlama: Çok sayıda ölü ve yaralı var

    Sri Lanka’da kiliseler ve otellerde patlama: Çok sayıda ölü ve yaralı var

    Sri Lanka’da kilise ve otellere yönelik bombalı saldırılar düzenlendi. 185 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı.

    Sri Lanka’da çok sayıda kilise ve otelde 6’sı eş zamanlı gerçekleştirilen patlamalarda 185 kişi hayatını kaybetti. Hristiyanların Paskalya ayinlerinin düzenlendiği kilise ve otellerde meydana gelen patlamalarda 185 kişi yaşamını yitirdi, 400 kişi yaralandı. Patlamalar sonrası tüm adayı kapsayan sokağa çıkma yasağı kararı alındı.

    Adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili, patlamalardan en az ikisinin intihar saldırısı sonucu olduğunun sanıldığını söyledi.

    Sri Lanka Devlet Başkanı Maithripala Sirisena, patlamalar nedeniyle şoke olduğunu belirterek, sükunet çağrısında bulundu.

    Maliye Bakanı Mangala Samaraweera da Twitter hesabında yaptığı paylaşımda, patlamaları, “çok sayıda masum insanın ölümüne yol açan, çok iyi koordine edilmiş anarşi ve kargaşa yaratma girişimi” olarak nitelendirdi.

    Sri Lanka basını ölen ve yaralananlar arasında turistlerin olabileceğini yazdı.

    SAATLER SONRA GELEN YEDİNCİ VE SEKİZİNCİ PATLAMA

    İlk saldırılardan saatler sonra Colombo kentinde iki patlama daha yaşandı. Dehiwala mahallesindeki bir hayvanat bahçesinden ve Dematagoda bölgesinden şiddetli patlama sesleri yükseldi.

    SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI

    Saldırıların devam etmesi üzerine sokağa çıkma yasağı kararı verildi.

    HENÜZ ÜSTLENEN OLMADI

    Saldırıları henüz üstlenen olmadı. Suriye ve Irak’tan dönen IŞİD militanlarının ülke için tehdit oluşturabileceği endişesi vardı.

    Ayrıca Budist Sinhala toplumunun Müslümanların camilerine ve mülklerine dönük saldırıları sebebiyle Mart 2018’de olağanüstü hal ilan edilmişti.

     

     

  • Ümit Balın: Girdiğimiz alanda güvenlik görevlilerinin olmaması dikkatimizi çekmişti-VİDEO

    Ümit Balın: Girdiğimiz alanda güvenlik görevlilerinin olmaması dikkatimizi çekmişti-VİDEO

    PİRHA- 10 Ekim 2015 yılında Ankara’da “Emek, Barış, Özgürlük” talebiyle düzenlenen mitingde yaşanan patlamada yaralanan CHP Malatya Gençlik Kolları üyesi Ümit Balın, “Ankara gibi bir yerde Türkiye’nin başkentinde böyle bir alçaklık yapılacağını hiçbirimiz tahmin edememiştik” dedi. 

    10 Ekim 2015 yılında Ankara’daki Emek Barış Demokrasi mitingine katılmak için Tren Garı’nda başlayan yürüyüşte peş peşe iki canlı bomba saldırısı gerçekleşti. Saldırıda 103 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. Yaşanan patlamada yaralanan CHP Malatya Gençlik Kolları üyesi Ümit Balın yaşadıklarını PİRHA’ya anlattı.

    “GİRDİĞİMİZ ALANDA GÜVENLİK GÖREVLİLERİNİN OLMAMASI DİKKATİMİZİ ÇEKTİ”

    “Öncelikle bu mitinge katılmamın nedenlerinden biri 7 Haziran 2015 seçimlerinden önce bir güç ülkemizde provokasyonlar yapmaya başladı” ifadelerini kullanan Balın, “Bir siyasi partiye ait yüzlerce seçim bürosu yakılıp yıkıldı. En son olarak Diyarbakır’da bir mitingde canlı bomba saldırısı, ardından Suruç ülkemiz bir uçuruma doğru yuvarlanıyordu. O süreçlerde emek, demokrasi, barış mitingi düzenlenecek diye haberimiz oldu. Bizde katılma kararı aldık. 3 otobüs yola çıktık.  Malatya’dan Ankara’ya vardıktan sonra garın içinden BTS Malatya Şube başkanı Kasım abi bizimle orada bir müddet kaldıktan sonra 10.00 gibi alana doğru gittik.Benim ve arkadaşlarımın dikkatini çeken en önemli şey ise hiç bir yerde ne bir polis, ne de bir güvenlik görevlisi vardı” dedi.

    “PATLAMA İLE BİRLİKTE SURUÇ KATLİAMI GÖZÜMÜN ÖNÜNE GELDİ”

    “Alana vardık. Üst geçidin yukarısından Haziran hareketinin halayını izliyorduk. O anda video ile çekim yapmaya başladım ardından geriye döndüm alanı çekmeye devam ettim. Bir anda çok yakınımda çok şiddetli bir patlama sesi duydum. İlk önce bomba olacağını hiç tahmin edemedim. Sadece şiddetli bir ses duyduğumu sesle birlikte bir kâğıt parçası gibi savrulduğunu hissettim” diyen Balın şunları ifade etti:

    “Vücudumun sanki bir çamaşırı sıkarsın gibi baştan yukarıya doğru sıkılmış gibi bir his vardı ve o bombanın patlamasından dolayı kulağımda aralıksız hiç bitmeyen bir çınlama sesi vardı. Gözlerimde lekeler oluşmaya başladı ve o an yere düşerken binlerce düşünce aklımdan geçiyordu. Çünkü daha önce Suruç’taki katliamda pankartın arkasından o katliamı yapan zat gözümün önünden geçti. Yere düştüğüm andan itibaren düştüğüm yer yumuşak ve insanlar üst üste yığılmıştı. Hareket etmeye çalışıyordum hareket edemiyordum. Ne kadar yara aldığımın da farkında değilim. Bir tek sağ kolumu oynatabiliyorum. Ayağa kalkmaya çalıştım elimin altında yumuşak dokular vardı elime yapışıyordu. Telefonum aklıma geldi bari telefondaki o şeyleri kurtarırım diye çok mücadele ettim. Telefonum  bir adım ilerideydi ama alamamıştım. Daha sonra fotoğrafta gördüm gar alanında kalmıştı” diye ifade etti.

    “AİLEMDEN HABERSİZ ANKARA’YA GELMİŞTİM”

    “Ailem aklıma geldi. Onlardan habersiz Ankara’ya gelmiştim. Onların bu büyük travmayı kaldıramayacağını, onlar için çok büyük bir yıkım olacağını düşünmüştüm. Daha sonra yardım bekledim çok yardım istediğimi hatırlıyorum. Bir süre sonra sesleri falan duymaya başladım” diyen Balın şunlara vurgu yaptı:

    “Hep bir duygu vardı. Biri bizi duyacak mı? Hep o umutla bekledim. Bir süre sonra artık vücudum hafifledi. Gözlerim karardı, kap karanlık bir ortam sesleri duymaya başladım.Sesleri duymaya başladığımda gelen seslerin anladığım kadarıyla Güney Doğudan gelen insanlar olduğunu şivelerinden anladım. Güneydoğuda çok büyük katliamlar oluyor evler yıkılıyor, insanlar evlerin altında kalıyor onlar o acıyı yaşayarak mı o alana geldiler ve o acıyla yine karşılaşıyorlardı. Ben o katliamda acı çekmiyordum.Bende hiç acı yoktu. Çok keskin ve kötü bir koku vardı orada kurbanları keserler ya sonra bir süre can çekişir gibi hani onu hissettim. Kaç saniye daha yaşayacağız, ellerimle vücudumu yoklamaya çalışıyorum. Kopan bir yerim var mı? Hareketsiz bir şekilde hiç bir şey yapamıyorum. Kafamı hafif oynatabiliyordum.”

    “ŞU ANA KADAR 10 AMELİYAT GEÇİRDİM

    “Çok ağır süreçlerden geçtim. Şuana kadar yaklaşık 10 ameliyat geçirdim. CHP Gençlik kollarından 8 arkadaşımızı kaybettik. Ben ve birkaç arkadaş çok ağır yaralandık. Birkaç arkadaşımız yara almadan kurtuldu, psikolojik olarak ağır travmalar geçirdiklerini” ifade eden CHP Malatya gençlik kolları üyesi Ümit Balın “Halkta bir korku oluşturmanın zeminini hazırlıyorlardı. Bu konuda da kısmen başarılı oldular. 1 Kasım seçimleri öncesi yaşatılanlar seçimlerin sonucuna etki etti. 1 Kasım seçimlerinde AKP büyük oranda oy artırdı.Hastanede yattığım çevrelerde insanların artık korktuğunu yeter ki bu terör bitsin diye AKP oy verdiklerini milliyetçi çevreden çoğu tanıdığım bildiğim onun dışında çoğu yerde de bundan dolayı oy verildi”  dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

     

  • Ankara’da vergi dairesinde patlama

    Ankara’da vergi dairesinde patlama

    Ankara’nın Çukurambar semtinde bulunan, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı ek binasının patlama meydana geldi. Ankara Valisi Ercan Topaca, Twitter’dan “Çukurambar’da bir binanın doğal gaz kazanında, sebebi henüz tespit edilemeyen bir patlama oldu. İlk tespitlere göre ölü veya yaralı yok” açıklamasını yaptı.

    DHA’nın haberine göre Topaca, patlamayla ilgili olarak “Vergi dairesinin kazan dairesinde patlama meydana geldi. Bina boştu, olay yerinde polis ekipleri inceleme yapıyor” dedi.

    AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz de, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, patlamanın doğal gaz sıkışması nedeniyle yaşandığını ve 1 güvenlik görevlisinin yaralandığını belirtti.  (HABER MERKEZİ)

     

  • Mahmur Kampı’ndaki patlamada ölü ve yaralılar var

    Mahmur Kampı’ndaki patlamada ölü ve yaralılar var

    Kuzey Irak’taki Mahmur Kampı’nda büyük bir patlama meydana geldi. Patlamada ölü ve yaralananların olduğu belirtildi.

    Kuzey Irak’ta mültecilerin kaldığı Mahmur Kampı’nda patlama meydana geldi. Rudaw’ın edindiği bilgiye göre, patlamanın bomba yüklü bir araç neden oldu.

    Mahmur Kaymakamı Rızgar Mustafa; “Kamptaki komisyondan aldığımız bilgiye göre çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği ve yaralıların olduğu belirtildi” dedi.

    Patlama nedeninin tam olarak bilinmediğini belirten Mustafa, “İncelemeler sürüyor. Edindiğimiz bilgiye göre kamptaki bir merkezin tamamiyle yok olduğudur” diye konuştu.   (HABER MERKEZİ)

    Patlamaya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

    Başkent Erbil’den 60 kilometre uzaklığındaki Mahmur Kampı’nda 2 bin 700 aileden toplam 12 bin 500 kişi kalıyor.

  • Almanya’ya bombalı paket Yunanistan’dan gönderilmiş

    Almanya’ya bombalı paket Yunanistan’dan gönderilmiş

    PİRHA- Almanya Maliye Bakanlığı’nın posta bölümünde içinde patlayıcı olan bir paketin Yunanistan’ın ana muhalefet lideri Adonis Georgiadis adına gönderildiği belirtildi.

    Almanya Maliye Bakanlığı’nın posta bölümünde içinde patlayıcı olan bir paket gönderildiği bildirildi. Çarşamba sabahı bulunan paketin, Kriminal Teknik Enstitüsü uzmanları tarafından detaylı inceleme yapmak üzere havaya uçurulduğu,  Grunewald bölgesindeki boş alana götürdüğü açıklandı.

    Polisten yapılan açıklamada, paketin açılması ve patlaması halinde bunun ağır yaralanmalara sebep olabileceğine dikkat çekildi.

    Polis soruşturmanın selameti açısından paketin Federal Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble’nin adresine gönderilip gönderilmemiş olduğuna açıklık getirmedi. Polisin verdiği bilgiye göre pakette bulunan madde havai fişeklerde patlayıcı olarak kullanılıyor.

    Olayda kimsenin yaralanmadığı kaydedildi.

    PAKET, GEORGİADİS ADINA GÖNDERİLMİŞ

    Yunanistan polisi, Almanya Maliye Bakanlığı’na gönderilen ve içerisinde patlayıcı olan paketin Atina’dan gönderildiğini açıkladı. Paketin, Yunanistan’ın ana muhalefet lideri Adonis Georgiadis adına gönderildiği belirtildi.

    Georgiadis Twitter hesabında yaptığı açıklamada, “Olay doğru ancak ne yazık ki komik değil. Teröristlerin hedefi haline gelmiş durumdayım.” ifadelerini kullandı.

     

    (ES)

  • Sur’da patlama: Ölü ve yaralılar var

    Sur’da patlama: Ölü ve yaralılar var

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde hafriyat dökülen alanda henüz bilinmeyen bir nedenle patlama meydana geldi.

    Patlamada 4 polisin hayatını kaybettiği 3 polisin de yaralandı.

    Olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi gönderildi.

  • İzmirde bombalı araçla saldırı

    İzmirde bombalı araçla saldırı

    İzmir Bayraklı’daki adliyenin C kapısının önünde bir bombalı araç patlatıldı. Patlamanın ardından çatışma çıktı. Çatışmada 2 saldırgan öldürüldü, bir saldırgan aranıyor. Bölgeye çok sayıda ambulans sevk edilirken, ilk belirlemelere göre 3 kişi yaralandı.

    DHA İzmir muhabiri Taylan Yıldırım’ın verdiği bilgilere göre adliye binasının hemen girişinde bomba yüklü bir araç patladı. Hakim ve savcıların otoparkının giriş bölümünde meydana gelen patlamada ilk belirlemelere göre 3 kişi yaralandı. Can kaybı olup olmadığına yönelik henüz bir bilgi yok.

    ÇATIŞMA ÇIKTI

    Patlamanın ardından polis 3 saldırganla çatışmaya girdi. Çatışmada iki saldırgan öldürüldü. Kaçtığı söylenen bir saldırgan için ise operasyon sürüyor.

     

    “AVUKATLAR DA O KAPIYI KULLANIYOR”

    İzmir Baro Başkanı Aydın Özcan’ın CNN TÜRK canlı yayınında verdiği bilgilere göre patlamanın olduğu kapı sadece hakim ve savcıların geçtiği bir kapı değil vatandaşların ve avukatların da giriş çıkış yaptığı bir nokta. Adliye içinde de bir koşuşturmacanın olduğunu söyleyen baro Başkanı, “adliye içerisindekiler güvenli bir bölgeye alınıyor” dedi.

  • Ablası konuştu: Şehit demek kolaya kaçmak

    Ablası konuştu: Şehit demek kolaya kaçmak

    İstanbul Beşiktaş’ta 44 kişinin hayatını kaybettiği saldırının sekiz sivil kurbanından tıp öğrencisi Berkay Akbaş’ın ablası Selin Akbaş, kardeşine ‘şehit’ denmesinin kolaya kaçmak olduğunu belirterek, “19 yaşındaki çocuğun bu şekilde öldürülmesi normal değil” diye konuştu.

    Hürriyet’ten Mesude Erşan’a konuşan abla Selin Akbaş, kardeşini şöyle anlattı: “Her insan kardeşini güzel cümlelerle anlatır ama benim kardeşim gerçekten çok güzel bir çocuktu. Sevgi dolu bir ailede büyüdük. Bana ‘ablam’ derdi. ‘Ablam’ derken hissederdim sevgisini. Hep tam bir aile olduk. Birlikte yemek yer, gezer, tatil yapardık.”

    “BENİM MASUM KARDEŞİM GİTTİ”

    Hacettepe Tıp Fakültesi’nde 6’ncı sınıf öğrencisi olan intern doktor Selin Akbaş, “İnsanlar bilsin ki kardeşim Berkay terör yüzünden gitti. Hiç uğruna. Unutulmasın, adı yaşasın” derken, ‘şehit’ sözünün de kolaya kaçmak olduğunu söyledi.

    Akbaş, şunları kaydetti: “Benim masum kardeşim gitti. 19 yaşında bir çocuğun kime, nasıl zararı olabilir ki? Herkese dokunan, sevgi dolu bir insandı kardeşim. Sokakta yürümekten korkar hale geldik. Bir şeyler yapılması gerekiyor. ‘Kader, şehit’ denilmesi kolaya kaçmak. Ve bu beni kahrediyor. Kardeşimi sadece tesadüfen oradan geçmesi yüzünden katlettiler. ‘Sekiz sivilden biri’ demek, sonra unutmak korkunç. Adı yaşasın. İnsanlar unutmasınlar Berkay’ı. İnsanların bunu normalleştirmesini istemiyorum. 19 yaşındaki çocuğun bu şekilde öldürülmesi normal değil çünkü.”

    “BİLİNÇLİ BİR ÇOCUKTU”

    Abla Selin Ankara Fen Lisesi, Berkay Ankara Gazi Anadolu Lisesi’ni kazanınca anneleriyle Ankara’da yaşamaya başlammışlar, babaları Salim Akbaş’sa işi gereği Sinop’ta kalmaya devam etmiş. İki kardeş Berkay’ın üniversiteyi kazanmasının ardından annesi Sinop’a dönünce ev arkadaşı da olmuşlar.

    Selin Akbaş, kardeşiyle geçen günlerini şöyle anlattı: “Genelde evi toplayan abla olur derler ama yeri geldi Berkay benim arkamı topladı. Çok güzel geçindik bu dönem içinde. Bana en iyi arkadaş Berkay’dı. Büyüdükçe onu kendime daha yakın hissettim. Son bir iki yıldır can dostum, sırdaşım olmaya da başlamıştı. Düştüğüm noktada o beni kaldırdı. Birbirimize hep güvendik ve destek olduk. İyi ki Ankara’dan bir tıp fakültesi yazdı ve orada kaldı.”

    Kardeşinin çok isteyerek tıp eğitimi aldığını belirten Akbaş, şöyle devam etti: “Tıp eğitimi çok zor. Altı yıl boyunca benim de çok ‘Of, yeter, bırakacağım artık’ dediğime tanık oldu. Hepsinde yanımdaydı ve buna rağmen ‘Ben tıp istiyorum’ derdi. Hayatı çok çalışmakla geçti. İdealleri vardı. Bu uğurda çalıştı, başka şeye de zaman bulamadı. Ama bunun eksikliğini de hissetmezdi. Boyu 1 metre 92 santimetreydi. Ama sporla uğraşmak yerine çalışmayı tercih etti. Çok sevdiği tıpta ikinci senesiydi. Bir gün bile pişman olmadı. Ne yazık ki çok uzun kalamadı… İnsan sevgisiyle doluydu. Herkese karşı iyiydi. Kimse için kötü bir şey söylemez, yardımcı olabildiğinde mutlu olurdu. Bilinçli bir çocuktu. Olayları takip eder, araştırır, sorar, yorumlardı. Barışçıldı. ‘İnsanlara yardım edeceğim ben’ derdi.”

    CERRAH OLMAK İSTEMİŞ

    Akbaş’ın anlatımına göre Berkay cerrahiye ilgi duyuyordu: “Ameliyatları anlatınca heyecanlanıyordu. ‘Nasıl yani, nasıl olabilir’ diye soruyor, ameliyat videolarını izliyordu. Eminim çok iyi cerrah olurdu. Okulca bir köye gitmişler, halkın tansiyonunu, şekerini ölçmüşlerdi. O bile kendini doktor gibi hissettirmişti ona. Eve gelip insanların yüzünü güldürdüklerini heyecanla anlatmıştı, ‘Bana teşekkür ettiler’ diye.”

    ÜÇ KEZ PLANLAYIP ERTELEMİŞLER

    Kardeşinin Dolmabahçe’deki patlamadan bir gün önce cuma günü, iki ay boyunca hazırlandığı önemli ve zor bir sınava girdiğini anlatan Selin Akbaş, Berkay’ın İstanbul gezisine çıkışını da şöyle anlattı: “İstanbul’a sekiz sınıf arkadaşıyla birlikte, ailesi olmadan ilk kez gidecek ve iki gün kalacaklardı. Daha önce de üç kez planlamış ve ertelemişlerdi. Bu kez gidebileceği için çok heyecanlıydı. Benden İstanbul’da gidebilecekleri yerlerin listesini istedi.”

    Kardeşiyle vedalaşmasına rağmen bir kez daha görmek istediğini söyleyen Akbaş, “İçime sinmedi, son bir kez daha göreyim dedim. İçime doğmuş. Odamdan çıktım, kapıya koştum. Berkay’a ‘Bak ben geldim, benimle de vedalaş’ dedim. Bir alt kata inmişti. Çıktı, öptü beni, sarıldı. Cumartesi günü de telefonla konuştuk. Aslında telefon görüşmesinde bana Anadolu yakasında kalacağını söylemişti. Demek ki arada fikir değiştirdiler” dedi.

    “ULAŞAMAYINCA ANLADIK”

    Berkay ve arkadaşları iki ayrı taksiye binmişti. Berkay’ın içinde olduğu taksi Vodafone Arena’nın yanından geçerken bomba patladı. Diğer taksideki arkadaşlarından biri anneyi arayarak haber verdi. Bu arada aile telefonla Berkay’a ulaşmaya çalışıyordu.

    Selin Akbaş, “Arkadaşı Berkay’ın ağır yaralı olduğunu söyledi. Hastaneleri aratarak bulmaya çalıştık. O gece korkunçtu. Bir türlü bulamadık nerede olduğunu. Ulaşamadıkça içten içe durumu anladık. Ama kabul etmek istemedik. Berkay nerede olsa bize ‘iyiyim’ diye haber verirdi mutlaka” dedi.

    “İKİ KARANFİL BIRAKARAK BİTMİYOR”

    Daha önce oğlunun ‘şehit’ olmasını istemediğini sözleriyle gündeme gelen baba Salim Akbaş’sa sözlerini yineleyerek şunları söyledi: “Asfalta, kan gölünün içine iki karanfil bırakarak, lanet okuyarak terör bitseydi biterdi. Ama bitmiyor. Asli görevini yapması gerekenler gerektiği gibi yapmıyorlar. Devletime, bayrağıma, ülkemi ayakta tutan tüm değerlere saygılıyım. Ama değerleri dejenere edenlere karşıyım. Oğlumun tabutunu örten bayrak verilirken bile birileri ‘Almaz’ demiş. Benim bayrakla derdim yok ki. Oğlum o bayrağın altında özgürce doktorluk yapmak istiyordu. Birileri mani oldu, birileri de çanak tuttu, ben bunları lanetliyorum.”   (N.M)

  • Kayseri’de askeri araca saldırı: 13 asker hayatını kaybetti

    Kayseri’de askeri araca saldırı: 13 asker hayatını kaybetti

    Kayseri’de, Erciyes Üniversitesi yakınlarında 08.45’te bomba yüklü bir araçla, çarşı iznine çıkan askerlerin de içinde bulunduğu özel halk otobüsünün yakınında saldırı gerçekleştirildi.

    Erciyes Üniversitesi kampusunun Talas istikametindeki giriş kapısı yakınlarında bomba yüklü bir araç, çarşı iznine çıkan askerlerin de içinde bulunduğu halk otobüsünün yanında infilak etti.

    Ölü ve yaralıların olduğu patlamanın ardından olay yerine çok sayıda polis, ambulans ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar, ambulanslarla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ile kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldı.

    TSK’DAN AÇIKLAMA

    TSK 13 askerin hayatını kaybettiğini açıkladı. 48 askerin de yaralandığı ifade edildi. Kayseri’ye giden İçişleri Bakanı ise yaralı sayısını 55 olarak verdi.

    TSK’dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “17 Aralık 2016 Cumartesi günü saat 08:45 sularında Kayseri Komando Tugay Komutanlığından izine çıkan er ve erbaşları taşıyan araca yapılan bombalı araç saldırısında, 13 kahraman personelimiz şehit olmuş, 48 kahraman personelimiz yaralanmıştır. Yaralılar derhal bölgedeki hastanelere sevk edilerek tedavilerine başlanmıştır. Ayrıca menfur saldırıda sivil vatandaşlarımızın da yaralanmış olabileceği değerlendirilmektedir.”

    RTÜK, Kayseri’de meydana gelen patlamaya ilişkin geçici yayın kısıtlaması getirildiğini bildirdi.