Etiket: paylaşım

  • Bir lokma bin belayı savar: Nuriye Ana’nın Cemevi’ndeki paylaşım sofrası-VİDEO

    Bir lokma bin belayı savar: Nuriye Ana’nın Cemevi’ndeki paylaşım sofrası-VİDEO

    PİRHA- Alevi inancının en kadim geleneklerinden olan lokma ritüeli, İzmir Narlıdere Cemevi’nde yaşatılmaya devam ediyor. 65 yaşındaki Nuriye Kıran, gördüğü bir rüya üzerine hazırladığı lokmaları cemevindeki kadınlarla paylaşarak, bu kültürün kuşaktan kuşağa aktarılmasının önemine vurgu yaptı.

    Alevi öğretisinde “birlik ve paylaşımın” en somut ifadesi olan lokma geleneği, Narlıdere Cemevi’nde anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. Kimin ne getirdiğine bakılmaksızın, eldeki imkanların “rızalık” temelinde ortaklaştırıldığı bu kadim ritüeli sürdüren Nuriye Kıran, lokmanın sadece bir yiyecek değil, inancın bir parçası olduğunu bir kez daha hatırlattı.

    “LOKMASIZ CEM’E GİDİLMEZ”

    Her cuma cemevindeki kadınlar buluşmasına katılan Nuriye Kıran, bu kez halasının oğlu Pir Ali’nin gördüğü bir rüya için mutfağa girdi. “Bir lokma bin kadayı savar” desturuyla pişirdiği lokmalarla cemevinin yolunu tutan Kıran, Alevilikte lokmanın sadece cemlerde değil; 12 İmam orucunda, Xızır ayında veya kaza-bela gibi durumlarda da inancın bir gereği olarak paylaşıldığını ifade etti. Kıran, “Bizim inancımızda asla cemlere lokmasız gidilmez” sözleriyle geleneğin yaşatılmasındaki kararlılığını dile getirdi.

    “AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR: ÇOCUKLARIMIZI CEMEVİNE GETİRELİM”

    Genç kuşakların inançtan uzaklaşması konusundaki kaygılarını da paylaşan Nuriye Ana, “Ağaç yaşken eğilir” diyerek ailelere çağrıda bulundu:

    “Çocukları küçük yaşta buraya getirip eğitirlerse, öğretirlerse o çocuklar da büyüdüğü zaman yolumuza ayak uydurur ve sürdürürler. Gençlerin çoğu Aleviliğin ne olduğunu, cemin ne olduğunu bilmiyor. Neden? Çünkü zamanında aileleri getirip toplum içine sokmamışlar, cemevine getirmemişler.”

    ESKİ CEMLERE HASRET

    Geçmiş yıllardaki cem ritüellerine olan özlemini de paylaşan Kıran, babasının döneminde evlerde kurulan cemlerin samimiyetini anımsattı. “Babamların piri gelirdi, evlerde cem yapılırdı. Bazen sabahlara kadar sürer, uzun sohbetler edilirdi” diyen Kıran, günümüzün şehir hayatında iş ve zaman kısıtlaması nedeniyle bu derinlikli ritüellerin değişime uğradığını belirtti.

    Nuriye Kıran, gerçekleştirdiği lokma duasının ardından kendi elleriyle hazırladığı lokmaları cemevindeki diğer canlarla paylaştı. Bu küçük ama anlamlı buluşma, Alevi toplumu için “paylaşmanın ve rızalığın” modern kent yaşamında bile nasıl bir toplumsal harç olduğunu bir kez daha kanıtladı.

    SEMRA ACAR MAYDA

  • Yerine kayyım atanan belediye eş başkanları: Kayyım kararı, Kürt halkının iradesini tanımamaktır-VİDEO

    Yerine kayyım atanan belediye eş başkanları: Kayyım kararı, Kürt halkının iradesini tanımamaktır-VİDEO

    PİRHA-Yerine kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk, Batman Belediye Eş Başkanı Gülistan Sönük ve Halfeti Belediye Eş Başkanı Mehmet Karayılan, karara tepki göstererek geri adım atmayacaklarını ve belediyelerin halkın olduğunun mesajını verdiler. 

    İçişleri Bakanlığı, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Urfa’nın Halfeti Belediyesi’ne kayyım atandı.

    Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk, Batman Belediye Eş Başkanı Gülistan Sönük ve Halfeti Belediye Eş Başkanı Mehmet Karayılan, sanal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla kayyım kararına tepki gösterdi.

    “ASLA PES ETMEK YOK”

    Yerine kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları dile getirdi:

    “Asla pes etmek yok. Demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesinden geri adım atmayacağız. Halk iradesinin gaspına geçit vermeyeceğiz. Bu böyle bilinsin!”

    “BELEDİYELER HALKINDIR”

    Yerine kayyım atanan Batman Belediye Eş Başkanı Gülistan Sönük, “31 Mart seçimlerinde Türkiye geneli en yüksek oy oranıyla kadınların, gençlerin ve halkımızın emeği ile aldığımız belediyemiz bize hiç bir tebligat yapılmadan bu sabah itibarıyla gasp edilmiştir. Bizler bu talan ve gaspçı rejimi kabul etmedik, etmeyeceğiz. Belediyeler halkındır” dedi.

    “KAYYIM KARARI, KÜRT HALKININ İRADESİNİ TANIMAMAKTIR”

    Halfeti Belediye Eş Başkanı Mehmet Karayılan ise “Kayyım kararı, Kürt halkının iradesini tanımamaktır. Yıllardan beri bu böyle devam ediyor. Halkın kendi kendini yönetme iradesi her zaman vuku buluyor. Bunu hazmedemeyen zihniyet her seferde sahaya çıkıyor. Bu zulümdür. Halkımız bunu kabul etmiyor. Sonuna kadar halkın yanında olacağız. Geri adım atmayacağız. Her zaman halkın içinde kalarak, değerlerine sahip çıkacağız. Bizler halkın seçtikleri eş başkanlarız, resmi olarak görevde olmasak da halkın yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Milletvekili Orhan Sarıbal’a destek: Irkçı-faşist çevrelerin lincini kınıyoruz

    Milletvekili Orhan Sarıbal’a destek: Irkçı-faşist çevrelerin lincini kınıyoruz

    PİRHA- İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, Dersim Soykırımı’ın yıl dönümünde CHP Milletvekili Orhan Sarıbal’ın yaptığı paylaşımdan sonra linç kampanyası başlatılmasını kınayarak, “Bursa CHP Milletvekili sayın Orhan Sarıbal’ın vicdani, insani tutum ve davranışına yöneltilen saldırıları bir kez daha kınıyor, Dersim halkı ve tüm vicdan sahibi insanlarımızın Sayın Sarıbal’ın bu onurlu ve insani duruşunu takdir ettiğini vurguluyoruz” dedi.

    CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal’ın Dersim Soykırımı’nın yıldönümünde ,”Unutmadık, asla unutmayacağız! Dersim Katliamı’nda yitirdiğimiz canları saygıyla anıyorum” paylaşımı çokça gündem olmuş ve ırkçı çevreler tarafından Sarıbal’a yönelik linç kampanyası başlatılmıştı.

    Konuya ilişkin açıklama yapan İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, CHP Milletvekili Orhan Sarıbal’ın vicdani, insani tutum ve davranışı ile adaletin tecelli edilerek yaralar sarılabileceğini ve yeni acılara yol verilmeyeceğini ifade etti. Irkçı çevreler tarafından Sarıbal’a yönelik linç kampanyası kınandı.

    Açıklamada ayrıca, Seyit Rıza’nın 3. kuşak torunlarından Murat Yıldız adlı gencin hayvanlarına barınak yapmak için gittiği Ağdat köyü kırsalında SİHA ile aracı bombalanarak yaşamını yitirmesi protesto edilerek, 4 Mayıs Bakanlar Kurulu Kararının yıldönümü vesilesiyle yüzleşme ve adalet çağrılarının yapıldığı günlerde Seyit Rıza evlatlarından bir gencin katledilmesinin acı verici ve manidar olduğu dile getirildi. 

    “DERSİM’İN TASFİYESİ İÇİN HAREKETE GEÇİLMİŞTİR”

    Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    Bilindiği üzere, 4 mayıs 1937 tarihli Bakanlar kurulu kararının 84. Yıldönümü vesilesiyle Dersim kurumları, halkı ve dostları bu yıl da birçok etkinlik ve paylaşım gerçekleştirmiş, Dersim soykırımıyla yüzleşme ve adalet çağrısında bulunmuşlardır. 4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı tüm hazırlıkları tamamlanan son Dersim seferlerinin start aldığı bir karar ve tarihtir. Osmanlı ve Cumhuriyet süreçlerinde devamlılık arz eden bir Dersim raporları süreciyle Dersim’in tasfiyesi yönünde bir kararlaşma yaşanmış, hukuki ve askeri boyutlarıyla hazırlık tamamlanmış, bu kararla da Dersim’in tasfiye edilmesi için harekete geçilmiştir.

    Bir imparatorluğun dağılma sürecinde onlarca halk bağımsızlık ilan ederken, Koçgiri ve Dersim özelinde sadece Alevi Kürtler değil, Sünni mezheplere mensup Kürtlerin de özerklik ve ortak yaşam talepleri katliamlarla karşılık görmüş, on binlerce savunmasız insanımız katledilmiş, yaşam alanlarından koparılarak sürgün edilmiş, sayısını dahi bilemediğimiz çocuklarımız gasp edilerek götürülmüş ve akıbetleri bugüne kadar öğrenilememiştir.

    “ÇOK YÖNLÜ ŞİDDET POLİTİKALARI KESİNTİSİZ DEVAM EDİYOR”

    Dersim halkı yüzleşme çağrısında bulunurken bir intikam histerisiyle hareket etmemekte, yüzleşme ve adalet çağrısında bulunmaktadır. Dahası Dersim meselesi tarihte yaşanıp geride kalan bir olay olmaktan çok hala yaşanmakta olan, yeni acılar ve travmalara yol açan bir süreç biçiminde devam etmektedir. Gerek Dersim gerekse tüm Kürtlerin toplumsal-insani hakları hala tanınmamakta, çok yönlü ve sistematik şiddet politikaları kesintisiz biçimde sürdürülmektedir.

    Tarihsel yaşam alanlarımız neredeyse insansızlaştırılmış, halkımız dünyanın dört bir yanına savrulmuş, dil ve kültürümüz, inanç kimliğimiz yok edilişin sınırına sürüklenmiştir.

    “MURAT YILDIZ’IN KATLEDİLMESİ ACI VERİCİ VE MANİDARDIR”

    Çeşitli gerekçelerle insanlarımız hala katledilmektedir. Tüm diğer acılarımıza eklenen Nupelda ve Ayaz çocuklarımızın, masum u paklarımızın acısı hala tazeyken, Seyit Rıza’ın 3. kuşak torunlarından Murat Yıldız adlı gencimiz izin belgesi alarak mantar ve ışkın toplamak için gittiği bölgede SİHA ile aracı bombalanarak katledilmiştir. 4 Mayıs Bakanlar Kurulu Kararının yıldönümü vesilesiyle yüzleşme ve adalet çağrılarının yapıldığı günlerde Seyit Rıza evlatlarından bir gencimizin katledilmesi acı verici ve manidardır. Aileye başsağlığı diliyor ve bu saldırıyı protesto ediyoruz.

    “ORHAN SARIBAL’IN DUYARLILIĞI ANLAMLIDIR”

    Yarınlar kan dökerek ve yeni travmalar yaratarak inşa edilemez ve hiç kimse bu ülkede barışı, huzuru yaşayamaz. Şüphesiz ki ne Dersim halkı ne de bir bütün olarak Kürt halkı toplumsal haklarından vaz geçemez. İşte tam da 4 Mayıs Bakanlar Kurulu Kararnamesi yıldönümü bağlamında Dersim halkı sesini duyurmaya çalışırken gerçekleştiren bir twitter paylaşımı üzerinden Bursa CHP Milletvekili Orhan Sarıbal’a yönelik bir linç kampanyası başlatılmıştır. Bir Dersim Kurumu olarak Sayın Orhan Sarıbal’ın duyarlılığını anlamlı buluyor ve linç kampanyası yürütmekte olan ırkçı-faşist çevreleri, hezeyanları kınıyoruz.

    “SARIBAL’ A YÖNELİK SALDIRILARI KINIYORUZ”

    Yarınlar insan düşmanı ırkçı hezeyanlarla değil, Orhan Sarıbal gibi vicdanının, yüreğinin sesine kulak veren insanlarımızın çabalarıyla güzelleşecek, adalet tecelli edecek ve yaralar sarılabilecek, yeni travma ve acılara yol verilmeyecektir. Bu ülke 84 milyon insanın tamamının yaşam alanıdır, rızalaşma ve ikrarlaşma ile eşitlikçi, özgürlükçü yarınlar yaşanabilecektir.

    Bursa CHP Milletvekili sayın Orhan Sarıbal’ın vicdani, insani tutum ve davranışına yöneltilen saldırıları bir kez daha kınıyor, Dersim halkı ve tüm vicdan sahibi insanlarımızın Sarıbal’ın bu onurlu ve insani duruşunu takdir ettiğini vurguluyoruz. Bugüne umut, yarınlara ışık olalım. Sayın Sarıbal’ın vicdani tutumunu Anadolu’nun tüm insanlarında görebilme umudunu canlı tutuyoruz.”

    PİRHA/İZMİR