Etiket: pazar

  • Şişli’de kadınlar el emeği pazarında kendi ürettiklerini satıyor- VİDEO

    Şişli’de kadınlar el emeği pazarında kendi ürettiklerini satıyor- VİDEO

    PİRHA- Şişli’de kadınlar el emeği pazarında bir araya geldi. Pazarda kendi ördükleri el işlerini, takıları ve süs eşyalarını satan kadınlar pahalılıktan şikayetçi. Kadınlar, son bir yılda ip, boncuk ve el işi malzemelerine gelen yüksek zamlar nedeniyle satışlarının zorlaştığını ifade ettiler.

     Şişli Feriköy pazar alanında haftanın çeşitli günlerinde farklı ürünlerin satışı için pazarlar kuruluyor. Meyve sebzenin yanı sıra antika ve ikinci el ürünler bu alanda satışa sunuluyor. Salı günleri ise pazar alanı kadınların ‘el emeği göz nuru’ dedikleri ürünleriyle doluyor. Binbir emekle işlenen örgüler, çantalar, takılar ve süs eşyaları alıcılarla buluşuyor.

    Hobilerini gelire dönüştürmek isteyen kadınlar pahalılıktan dert yandı. İp, boncuk el işi malzemelerine gelen büyük zamlar hem maliyeti arttırdı, hem de satışları düşürdü.

    Mikrofon uzattığımız kadınlardan Bilgi Canbakış, “30 TL’ye aldığımız lif ipi 50 TL oldu. Bugün yaptığımız ürünün bir hafta sonra ipini almaya gittiğimizde aynı fiyata alamıyoruz. Malum markete de gittiğimizde pazara da gittiğimizde fiyatlar hep değişiyor” dedi.

    Canbakış, şöyle devam etti:

    “Kendimize, aslında bir nevi hem ev bütçesine katkıda bulunmak hem kendimizi böyle daha özgür, daha rahat hissetmek için. Bizim de bir şeyler yaptığımızı, ev kadınlarının da boş durmadığını göstermeye çalışıyoruz. Kendi emeklerimiz de burada satıldığı zaman mutlu oluyoruz. Biz insanların buraya gelmesini, biz ev hanımlarına destek olmalarını istiyoruz. Alışveriş yapmasalar bile en azından bir gelsinler, görsünler, fikir edinsinler, kendileri de bir şeyler yapsınlar. Boş durmak güzel değil. Evde iş yapmak da güzel ama gelip kendi ürününü yapıp burada satmak, kazancını, emeğinin karşılığını almak çok güzel. Onun için biz de herkesten bize destek olmalarını istiyoruz. Özellikle belediyelerden destek istiyoruz.”

    El emeği pazarı esnaflarından bir başka kadın ise fiyat artışlarını eleştirerek, “Ben başladığımda boncuklar 10 TL’ydi, şu anda 50 TL. Ancak gramını düşürerek alabiliyoruz. 50 gram alıyorduk şu anda 30 grama düşürüp alabiliyoruz. Eşim emekli ben değilim. Şu anda emekli maaşıyla hiçbir şey yapılmıyor. Çok zor günler yaşıyoruz. dedi.

    “ÇÖPE ATACAĞIMIZ ÜRÜNLERİN BİLE ÇOK GÜZEL HALE GELEBİLECEĞİNİ GÖSTERMEK İSTİYORUM”

    Emek pazarında yaptıklarının satış amaçlı ama daha çok sosyalleşmek amaçlı olduğunu söyleyen bir kadın esnaf ise, “Feriköy pazarındayız. Cam altları ve takılarla geri dönüşüm yapıyorum arkadaşımla. Eski olan ürünleri, eski takıları, eski çerçeveleri, eski olan her şeyi yeniye çeviriyorum para harcamadan, bütçemizi çok zorlamadan, çünkü sonuçta emekliyim. Bunları dönüştürerek satışa sunuyorum. Bunların hepsi 80’ler, 90’lardan kalma çerçeveler. Bunları değiştiriyoruz, boyuyoruz ve cam boyası gibi pahalı ürünleri de almadan boyuyoruz elimizde ne var ise. Takılarda da eski taşları, eski boncukları bozarak, kırarak ya da kırıkları da değiştirerek, bu hale getiriyoruz. Sonuçta bütçemizi zorlamadan bir değişim içindeyiz. Bütün arkadaşlarımız burada bir şeyler yapmaya çalışıyor. Herkesi Feriköy Emek Pazarı’na bekliyoruz. Emeklilerin sosyalleşmesini istiyorum ve bu şekilde zaten bütçelerine katkıda bulunurken, çöpe atacağımız ürünlerin bile çok güzel bir hale gelebileceğini de göstermek istiyorum. Param yok, ben bunu alamıyorum demek yerine elindekilerden bir şeyler çıkarabileceklerini herkese tavsiye ediyorum” diye konuştu.

    “İPLERE SÜREKLİ ZAM GELİYOR”

    İplere ayda dört-beş kere zam olduğunu belirten bir diğer esnaf ise, “Bu da bizi zorluyor. Alıcıyı da zorluyor. Otomatikman onlara da yansıyor. Hobi diye başladık ama gelire döndü. Her ikisi birden oldu şu anda. Maalesef fiyatlar böyle olduğu müddetçe alım gücü düşüyor. Düştüğü için de bizlere de yansıyor. Müşteriler gelsin diye bekliyoruz” dedi.

    “BİRBİRİMİZİN ELİNİ TUTARAK BU PAZARA ÇIKTIK”

    “Biz burada hem birbirimizi tanımak hem dost, hem arkadaş, hem kardeş, birbirimizin elini tutarak bu pazara çıktık” diyen kadın da, şunları kaydetti:

    “Kendi ürettiklerimiz, kendi emeklerimiz. Yani tek eksiğimiz müşteri olmaması ve tanıtım yapılmaması. Sizler bizi duydunuz, geldiniz, teşekkür ederim. Emeklerimizi sergiliyoruz. Amacımız onları sergileyip satış yapabilmek. Başka bir şeyimiz yok. Ben başladığımda boncuklar 10 liraydı. Şu anda 50 lira ve gramını düşürerek. Bu da biz 50 gram diye alıyorduk. Şu anda 30 grama düştü. Fiyatlarımız çok yüksek değil, piyasaya göre gerçekten ucuz ve biz zaten ucuz şeyleri, kendi emeğimiz olan ürünleri satıyoruz. Eşim emekli. Ben değilim. Şimdiki emekli maaşıyla ne yapılır? Hiçbir şey yapılmıyor. Hayat çünkü o kadar uçmuş gitmiş ki biz gerçekten zor günler yaşıyoruz. Çok zor günler. Hem yoksulluk hem yoksunluk ikisi de var. Bugünleri inşallah daha güzel ümitlerle atlatabiliriz. Tek dileğimiz bu.”

    Dilan ŞİMŞEK/ İSTANBUL

  • İkinci el pazar esnafı: ‘Ekonomik kriz yok’ diyenler bu pazarı görsün – VİDEO

    İkinci el pazar esnafı: ‘Ekonomik kriz yok’ diyenler bu pazarı görsün – VİDEO

    PİRHA-Ankara’da ikinci el kıyafet satışı yapılan Yenişehir Pazarı’nda rağbet arttı. Pazar esnafı, ekonomik kriz nedeniyle ikinci el giysilere ilginin yüksek olduğuna işaret ederek, kullanılmayan elbise ve ayakkabıların pazara getirilerek değerlendirilebileceğini belirtti.

    Yükselen ekonomik krizin ardından ikinci el pazarlarındaki kalabalık da yoğunlaştı. Halkın alım gücü azalınca bütçeye uygun ihtiyaçlara ulaşmak için farklı arayışlar oluştu. Ankara’da yoksul kesimlerin tercih ettiği ikinci el pazarlarından biri olan Ayrancı-Yenişehir pazarında her hafta çarşamba günü ikinci el giysi ve ayakkabı satışı yapılıyor.

    EKONOMİK KRİZ HALKI İKİNCİ ELE YÖNELTTİ!

    11 senedir ikinci el ürün satışı yaptığını belirten bir esnaf, “Ekonomik kriz yok diyen, bu pazara gelsin, o zaman kriz var mı yok mu görür” diyerek mevcut durumu özetledi.

    İkinci el pazarının dışarıya oranla çok daha ucuz olduğunu belirten pazar esnafı, Çankaya ilçesinde yaşayanların diğer ilçelere oranla gelir düzeyinin daha yüksek olduğunu belirterek, “Artık gelen müşteriler genellikle Çankaya’nın yerlileri. İkinci ele rağbet çok arttı. Artık herkes buraya geliyor diyebiliriz. Tabii bu durumda satıcıların gelirleri de arttı. 11 yılın en kalabalık senesi diyebilirim bu yıl için” ifadelerini kullandı.

    “ARTIK SADECE GELİR DÜZEYİ DÜŞÜK OLANLARIN ADRESİ DEĞİL”

    30 yıldır ikinci el pazarında satıcılık yaptığını belirten Yavuz Furuncuoğlu ise artık geliri iyi olanların dahi Yenişehir Pazarı’nı tercih ettiğini söyledi. Furuncuoğlu, şu bilgileri paylaştı:

    “Vatandaş, çok yüksek rakamlara mağazadan bir ürünü almaktansa buraya gelip 5.000 liralık bir ürünü 1000 liraya alabiliyor. Buraya gelen ikinci el ayakkabılara da talep oluyor. Çünkü o ayakkabılar çok az kullanılmış. Mesela kişi, ayakkabıyı sadece ev içinde ya da bahçesinde kullanmış, hiç yıpranmamış. O az kullanmış ayakkabılar burada tezgahta yerini alıyor. Satıcıların birçoğu kendi kıyafetlerini de satıyor. Mesela benim bildiğim yaşlılar, ‘artık bu kıyafetler üstüme geliyor, al bunları götür’ diyor. Satıcılar, zaten önce etrafındaki kişilerin kıyafetlerini topluyor. Anne, baba, kardeş ve komşulardan giysiler temin ediliyor. Satıcı eğer bu işin güzelliğini görürse ki öyle oluyor, çünkü buradaki insanların çoğu seviyeli. Birçok satıcı, kamudan emekli, üst düzey işlerde çalışmış kişiler. Emekliler bir şekilde burada zamanlarını değerlendirip sosyalleşiyor. Bir de bu pazara özgü davranışlar var. Mesela burada pazarlıksız alışveriş olmaz. Hatta pazarlığın da pazarlığını yapıyorlar. Ve bu işte en çok parayı ise kapıcılar kazanıyor. Özetle burası artık sadece gelir düzeyi düşük olanların adresi değil.”

    Yavuz Furuncuoğlu, evlerinde kullanılmayan kıyafet bulunduran kişilere de çağrı yaparak “Kıyafetlerinizi atmayın. Temiz sayılan giysilerinizi lütfen ikinci el pazarlarına getirin. İster kendiniz satın, isterseniz de buradaki arkadaşlara ücret karşılığında verin” dedi.

    MAĞAZA SAHİPLERİ DE PAZARLARDA ÜRÜN TOPLUYOR!

    Dilek adlı bir başka pazar esnafı ise mağaza sahiplerinin, nadir olan ikinci el kıyafetleri topladıklarını belirtti. Kıyafetlere ufak tadilatlar yapıp, etiket basıldıktan sonra mağazalarda satıldığını anlatan Dilek hanım, “Bu işi yapanlar özellikle vintage tarzında satış yapan mağazalar. Bizler ise tüm kıyafetleri tek fiyattan, 50 liradan satıyoruz. Kazak, yelek, ayakkabı, çanta ve daha birçok ürüne tezgahımızda yer veriyoruz. Fiyatlarımız çok uygun. Buna rağmen alıcı gelip ’40 lira olmaz mı?’ diye soruyor. Ben de gülümseyerek ‘olmazsa iyi olur’ diye karşılık veriyorum.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Yeşil Sol Parti adayları: Digorlular Derneği ve Yenimahalle Semt Pazarı’ndaydı-VİDEO

    Yeşil Sol Parti adayları: Digorlular Derneği ve Yenimahalle Semt Pazarı’ndaydı-VİDEO

    PİRHA – Yeşil Sol Parti Ankara milletvekili adayları, Digorlular Derneği ve Yenimahalle Semt Pazarı’nda seçim çalışmaları yürüttü. Milletvekili Adayı Metin Kılıç, yaptığı konuşmada “14 Mayıs, yalnızca Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinden ibaret değil. Gelecek meselesidir. Kendi geleceğimize, kimliğimize, inancımıza sahip çıkma meselesidir” diye belirtti.

    Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine günler kala Yeşil Sol Parti milletvekili adayları da çalışmalarına hız verdi.

    Ankara 3. Bölge milletvekili adayları, Digorlular Derneği ile Yenimahalle Batıkent Semt Pazarı’nı ziyaret ederek halkla sohbet etti.

    “GELECEĞİMİZE, KİMLİĞİMİZE, İNANCIMIZA SAHİP ÇIKMA MESELESİ”

    Adayların ilk durağı Karslıların yoğun yaşadığı Şentepe semti oldu. Digorlular Derneği’nde çok sayıda insan tarafından karşılanan milletvekili adayları, parti programlarını anlatarak, seçim güvenliği konusunda bilgilendirme yaptı.

    Ankara 3. Bölge Milletvekili Adayı Metin Kılıç, Çerkes halkını temsilen mücadele yürüttüğünü belirterek şunları kaydetti:

    “Ben de Türkiye’deki dili, kimliği yok sayılan halklardan; Çerkes halkına mensup bir arkadaşınızım. Çerkez halkının sorunlarının dillendirilmesi, Kürt halkıyla dayanışma ve diğer halklarla birlikte mücadele içerisinde mümkün. Bu nedenle bugüne kadar siyaset yapmaktayım. Suruç Katliamı’nda eşini ve oğlunu yitirmiş birisi olarak mücadele yürütüyorum. Unutmamak gerekir ki 14 Mayıs, yalnızca Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinden ibaret değil. Gelecek meselesidir. Kendi geleceğimize, kimliğimize, inancımıza sahip çıkma meselesidir. Önümüzdeki seçimi bu şekilde değerlendirerek son 2 haftada elimizden gelen tüm gayreti sarf etmeye çalışıyoruz. Sizlerden de ricamız, varoluş ile yok oluş arasındaki bu ince çizgiyi çevrenize anlatmanız. Seçimin yalnızca oy kullanmaktan ibaret olmadığını, geleceğimize sahip çıkmak anlamının olduğunu etrafımızdakilere anlatmamız gerek. Oy kullanmanın haricinde sandıklara sahip çıkmak, irademizin Yüksek Seçim Kurulu’na kadar yansımasını ve sonrasını takip etmek çok önemli.”

    “MUTLU YARINLARI ÇOCUKLARIMIZ YAŞASIN DİYE…”

    Ankara 3. Bölge 2. sıra Adayı Alişan Şahin ise “Bizi 9 kere kapattılar, 10 kere tekrar siyasi parti kurduk” diyerek Kürt siyasal hareketinin önündeki engellere dikkat çekti. Şahin, şunları dile getirdi:

    “Önümüze barajlar kurdular, baskılar yaptılar ama biz onları da aşarak tekrar yolumuza devam ettik. Şimdi bu seçimde gerçekten merkezdeki muhalefette bir irade oluştu. Biz bunun samimi olduğuna inanarak bu sözcükleri sarf ediyoruz. Bu ülkede 20 senedir bize yaşatılan cenderede bir hesap sorma umudu ortaya çıktı. Bu hesap elbette ki hukuk önünde sorulacak. Biz bu hesabı mutlu yarınları çocuklarımız yaşasın diye soracağız.”

    “BİR OY İLE ÇOK ŞEY DEĞİŞİR”

    Milletvekili adaylarının bir sonraki çalışma durağı Yenimahalle Batıkent Semt Pazarı oldu. Pazar içerisinde stant kuran yurttaşlar, halaylar çekerek bildiri dağıttı.

    Pazar esnafı, Yeşil Sol Parti adaylarını büyük bir coşkuyla karşılayarak, meyve ikram etti.

    Yurttaşla sohbet eden milletvekili adayları İsmet İlkutlu, Metin Kılıç ve Alişan Şahin, “Bir oy ile çok şey değişir. Bir oy Kemal Kılıçdaroğlu’na bir oy Yeşil Sol partiye” diyerek destek talebinde bulundu.

    Adayların, tezgahları dolaştığı esnada bir pazar esnafın, Metin Kılıç’a Yeşil Sol Parti broşürü vermesi üzerine gülüşmeler yaşandı.

    Milletvekili Adayı İsmet İlkutlu, pazarcılara yaptığı çağrıda, “Metin Kılıç, Çerkes bir birey. Ailesi, Kürt çocuklarına, Kobanê’ye oyuncak götürebilmek için Suruç’ta vahşice katledildi. Bu nedenle bizim, Kılıç ailesine borcumuz var. Sadece oyumuz yetmez, çevremizdeki insanların da desteğini görmemiz lazım ki arkadaşlarımızı meclise gönderebilelim. Bu düzenin bozulması lazım” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Ankaralı yurttaşlar: Cumhurbaşkanı biraz da halkı düşünsün -VİDEO

    Ankaralı yurttaşlar: Cumhurbaşkanı biraz da halkı düşünsün -VİDEO

    PİRHA- Milyonlarca emekçi Temmuz ayında maaşlarına yapılacak zam oranını konuşurken Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi maaşına % 40 oranında zam yaptı. Peki, yurttaşlar bu konuda ne düşünüyor?

    Hükümet işçiyi ve emekçiyi yükselen enflasyona karşı ezdirmeyeceğini söyledi. Milyonlarca emekçi Temmuz ayında maaşlarına yapılacak zam oranını konuşurken Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi maaşına % 40 oranında zam yaptı.

    Peki, yurttaşlar bu konuda ne düşünüyor? Ankara sokaklarında Ankaralılara sorduk. İşte aldığımız cevaplar:

    “Biz geçinemiyoruz. Hatta evlenemiyoruz bile. Aynı zam oranını biz de bekliyoruz.

    -Tabii ki geçinemiyoruz. Ben ve çevremdekiler bir şekilde kredi kartları ile döndürmeye çalışıyoruz, ay sonunu getirmeye çalışıyoruz. Bu hükümetle ekonominin düzelmesi mümkün değil. Hala da iktidarda kalmak istiyorlar. Nasıl bir koltuk sevdası varsa anlamış değiliz.

    -Maaşlara zam yapılacağı söyleniyor ama ne kadar yapılırsa yapılsın, bir taraftan her şey zamlanacaksa maaşlara yapılan zammın anlamı kalmıyor. Gelir gider dengesini sağlayamıyoruz.

    -Şu an aldığı maaş, oturduğu Saray az geldi herhalde. Geçinemiyor yazık, ne yapsın! Kelimeler kifayetsiz kalıyor.

    -Maaşım yetmiyor, geçinemiyorum. Çok rahat bir şekilde geçinebiliyorum diyen birisini de ben hiç duymadım çevremde. Asgari ücretin en az 12.000 -13.000 lira olması gerekiyor.

    “BİR YANDAN ZAM VERİP DİĞER YANDAN HER ŞEYİN FİYATINI YÜKSELTMESİNLER”

    -Bir yandan da zamların gelmemesi gerekiyor. Maaşlara zam yapılıyor, bir taraftan da iğneden ipliğe zam yapılıyor. Bunun bir anlamı kalmıyor. Kendi maaşına % 40 zam yaptı. Buna diyebilecek bir söz bulamıyorum. Umarım halkımız akıllanmıştır.

    -Bu devirde bu zamlarla geçinebilmek çok zor. Temmuz ayında emekçiye zam yapmasınlar, temel gıda ürünlerinin fiyatlarını düşürsünler, ucuzlatsınlar. Asgari ücret en az 7.500 TL olmalı. Kendi maaşına % 40 zam yaptı. Maşallah, Allah bereket versin. Aynısını vatandaşlar olarak biz de bekliyoruz.

    -Az önce 2 simit yiyip bir şeyler içtik ve 100 lira verdik. Bu anormal bir rakam. Zam yapıyorlar ama bütün ürünlere de zam geliyor. Bunu yapmamaları gerekir. Hiçbir anlamı kalmıyor çünkü.

    -Önümüzdeki ay KPSS’ye gireceğim bu konuda konuşmak istemiyorum.

    -Alım gücü çok fazla düştü. Bunun telafi edilmesi gerekiyor. Devletin daha çok üretime yönelmesi gerekiyor yoksa fiyatların ucuzlaması mümkün değil. Her şey geçen yıla oranla en az üç katı artmış durumda.

    -Giderek alım gücümüz düşmeye devam ediyor. Aynı zam oranının vatandaşa da yapılması gerekiyor. Cumhurbaşkanının sadece kendini değil vatandaşı da düşünmesi gerekiyor. Vatandaşlar, halk çok zor durumda. Bu ülkede geçinebilmek için en az 15.000 lira gelirinizin olması gerekir.

    “EMEKÇİYE ZAMMI 3 AY KONUŞUYORLAR, KENDİLERİNE BİR GECEDE İSTEDİKLERİ ZAMMI YAPIYORLAR”

    -Çocuğum var, nafaka ödüyorum ve geçinemiyorum. Hayat çok zor. Cumhurbaşkanının ihtiyacı var mıydı ki yaptı? Çevremdeki çoğu insan kredi kartı borçlarını ödeyemez duruma geldi. Ben de ekstra hiçbir şey yapmadığım halde eskisi gibi rahat bir şekilde kredi kartı borçlarımı ödeyemiyorum. Memur olarak sadece karnımızı doyurabiliyoruz.

    -Şu anda pazardan geliyorum. Her şeyin fiyatı almış başını gitmiş. İstediklerimi alamadım, çok zor. Temmuz’da yapılacak zam oranı % 100 olmalı ama diğer ürünlere de zam gelmemeli. Sarayın maliyeti belli. Yapılan her şey bizim vergilerimizle yapılıyor.

    -Asgari ücrete zam yapmak için 3 ay konuşuyorlar, kendilerine bir gece yarısı istedikleri zammı yapıyorlar. Gidişat kötü. Bu hükümetin ekonomiyi düzeltmesi mümkün değil. Her anlamda adaletsizlik hat safhada. AKP’liysen her işi yapıyorsun ama değilsen hiçbir iş alamıyorsun, işe de gidemiyorsun.

    PİRHA/ANKARA

  • Yurttaş önlemlerin yetersizliğinden, pazarcı fiyatlardan dertli-VİDEO

    Yurttaş önlemlerin yetersizliğinden, pazarcı fiyatlardan dertli-VİDEO

    PİRHA- Yurttaşlar koronavirüs salgınına ilişkin alınan önlemlerin yeterli olmadığını ve açıklanan rakamların gerçeği yansıtmadığını belirtirken, pazarcılar da ürünlerin fiyatlarının arttığına dikkat çektiler.

    Koronavirüs salgınına karşı “Evde kal” çağrıları devam ederken, çalışmak zorunda kalanlara mikrofon uzattık.

    “BİRBİRİMİZİ SAHİPLENMELİYİZ”

    PİRHA’ya konuşan inşaat işçisi çalışmak zorunda olduğunu, çalışmadığı takdirde ailece aç kalacaklarını belirtirken, “Koronavirüs öncesi inşaat sektörü zaten kötüydü, şimdi daha da kötü oldu. Çünkü biz günlük yevmiyeyle geçiniyoruz. Yan gelirimiz yok. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Başvurduğum yerlerden hala cevap bekliyorum.”

    Salih Akbaş ise günümüzde insanların giderek güçsüzleştirildiğine ve şu an yaşanan bu zorlu günlerde bile insanların muhtaç bırakıldığını belirterek, “Sosyal devletler ve modern ülkeler kendi işçisini, emekçisini çalışma alanlarından çekerek sosyal devlet olma gereklerini yerine getirmiştir. Bizim hükümetimiz vatandaşlardan para toplamaya başlamış, rant ve oy avcılığı uğruna muhtaç insanları kendilerine biat etmeye mecbur kılmıştır. Bizler, kendi yardımlaşma ve dayanışma duygumuzu öne çıkartıp, birbirimizi sahiplenmeliyiz ” dedi.

    “RAKAMLARIN DOĞRU OLDUĞUNA DA İNANMIYORUM”

    Emekli bir yurttaş da, alınan önlemlerin yetersizliğine dikkat çekerek, “Koronavirüs sanki hafta içi çalışıyor, hafta sonu yatıyor. Böyle önlem mi olur? Şu an Çin’in gerisinde kalmışız. Önlem alınsa sayı giderek azalır, bizde tam tersi artıyor. Rakamların doğru olduğuna da inanmıyorum. Bize düşen maske ve kolonya bile gelmedi. Ücretsiz ekmek dağıtılmasını da engelliyorlar, “paralel” diyerek. Bence koronavirüs de paralel!”

    Çiçekçilik yapan bir esnaf ise, koronavirüs nedeniyle şehir dışına çıkamadığı için ürün getirmediğini belirtirken, pazarcı esnafı ise pazar yerlerinde maske dağıtımının yetersiz olduğunu, ürünleri halde pahalıya aldıklarını bundan dolayı da pazara gelen yurttaşın alışveriş yapmakta zorlandığını belirterek, “Sokağa çıkma yasağı yerine fiziksel mesafemizi korusak daha iyi olur” dedi.

    Diren KESER/MERSİN

  • Mezitli’de pazarcılar: Hem ekonomik krize hem de koronaya direniyoruz-VİDEO

    Mezitli’de pazarcılar: Hem ekonomik krize hem de koronaya direniyoruz-VİDEO

    PİRHA- Mersin Mezitli’de pazar yerlerinde koronavirüs salgınına karşı tedbirler arttırılırken, pazarcılar “Hem ekonomik krize, hem de koronaya karşı direniyoruz” dedi. Alınan önlemleri iyi bulan ancak, maske ve eldiven dağıtılmamasını eleştiren pazarcı esnafı, yaşanan ekonomik krizin etkisini daha da arttıracağını belittiler.

    Tüm dünyayı etkisi altına alan ve yayılması durdurulmaya çalışılan koronavirüs salgını Türkiye’de de etkisini arttırmış durumda. İktidar, koronavirüs salgınını önleme kapsamında bir dizi kararlar alırken, Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan veriler, ‘tedbirlerin alınmasında geç kalındı’ yorumlarına neden oluyor.

    Koronavirüs salgınına karşı sosyal mesafe her defasında hatırlatılırken, sosyal mesafenin korunamadığı yerlerin başında pazarlar geliyor.

    Mersin’in Mezitli ilçesinde bulunan pazar alanı Mezitli Belediyesi tarafından giriş çıkışlar kontrol altına alınıp dezenfekte edilirken, maskesiz pazara gelenler geri çevriliyor.

    Pazarcılar ise bu durumdan şikayetçi. Alınan önlemleri iyi bulan ancak, maske ve eldiven dağıtılmamasını eleştiren pazarcı esnafı, yaşanan ekonomik krizin etkisini daha da arttıracağını belittiler.

    “ÖLÜM RİSKİNİ GÖZE ALARAK ÇALIŞIYORUZ”

    Pazar yerinde özellikle giyim alanındaki tezgahların salgın önlemi kapsamında kapalı olduğunu söyleyen pazarcılar, tezgah açamayan pazarcılara yardım edilmesi gerektiğini vurguladı.

    Ekonomik krizin pazara yansıdığını ifade eden bir pazarcı da, “Gelenler bir kilo patates ve soğan alıyor. Evdeki yangının en bariz göstergesidir. Bizler de sadece iş yapmak ve yevmiyemizi çıkarmak için ölüm riskini göze alarak açıyoruz. Pazarcılar ve çalışmak, eve ekmeğini götürmek zorunda olanlar olarak hem ekonomik krize hem de koronaya direniyoruz” dedi.

    Yurttaşlar ise pazar yerlerinde alınan önlemleri yeterli görürken, mecburen pazara geldiklerini, marketlerde tüm ürünlerin pahalı olduğunu ifade ederek, yaşanan ekonomik krize dikkat çektiler.

    Diren KESER/MERSİN

  • Mayıs ayında 242 üründen 97’sinin perakende fiyatı arttı

    Mayıs ayında 242 üründen 97’sinin perakende fiyatı arttı

    İTO’nun İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi’nde yer alan 242 üründen 97’sinin perakende fiyatı artarken, 38 ürünün fiyatı düştü, 107 ürünün fiyatında ise değişiklik olmadı.

    İstanbul Ticaret Odası (İTO), Mayıs 2019 döneminde İstanbul’da perakende fiyatı en fazla artan ve azalan harcama kalemleri ele alan çalışmasını açıkladı. Buna göre geçen ay İTO’nun İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi’nde yer alan 242 üründen 97’sinin perakende fiyatı artarken, 38 ürünün fiyatı düştü. 107 ürünün fiyatında ise değişiklik olmadı.
    SİGARA ZAM ŞAMPİYONU 

    Verilere göre Mayıs ayında gıda harcamaları tütün, alkollü ve alkolsüz içecekler grubunda yer alan uzun ve kısa filtreli sigaralar yüzde 22,22 ile fiyatı en fazla artış gösteren ürün oldu. Sigarayı, yine gıda harcamaları yaş, kuru sebze ve meyve grubunda yer alan yüzde 21,56 ile tuzlu fıstık, ulaştırma harcamalarından yüzde 20,73 ile şehirlerarası otobüs bilet ücreti, gıda harcamaları grubundan yüzde 16,66 ile tavuk, yüzde 15,35 ile limon, kültür, eğitim ve eğlence harcamaları grubundan yüzde 12,38 ile maç giriş bilet ücreti izledi.

    SİVRİ BİBERİN FİYATI DÜŞTÜ 

    Aynı dönemde gıda harcamaları yaş, kuru sebze ve meyve grubunda yer alan sivri biber yüzde 52,64 gerileme göstererek fiyatı en fazla azalan ürün oldu. Fiyatında azalışın olduğu izlenen diğer ürünler ise yine aynı gruptan yüzde 33,90 ile soğan, yüzde 28,48 ile erik, yüzde 28,05 ile bezelye, yüzde 26,23 ile kabak ve yüzde 25,54 ile salatalık olarak sıralandı.

  • Pazarda alan da satan da fiyatlardan memnun değil-1-VİDEO

    Pazarda alan da satan da fiyatlardan memnun değil-1-VİDEO

    PİRHA – Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Meyve-sebze satışlarını artık belediyeler yapacak”  açıklamasının ardından pazar esnafının yüzü asıldı. Son bir yılda ekonomik kriz sebebiyle dibe vurduklarını ifade eden pazarcılar birçok meslektaşlarının artık tezgah açamadıklarını ifade etti. Alışveriş için semt pazarlarını tercih eden yurttaşlar ise “Kriz sebebiyle kemerlerimizde sıkacak delik kalmadı” dedi.

    Hükümetin yeni aldığı kararla birlikte artık belediyeler şehrin çeşitli noktalarında sabit satış merkezleri kurarak meyve – sebze satışı yapacak. Uygulama gelecek hafta ilk olarak Ankara ve İstanbul’da devreye konulacak. Peki bu karara pazar esnafının tepkisi ne yönde olacak, konuyu yerinde, Ankara’nın Çankaya ilçesindeki 100. Yıl semt pazarında araştırdık.

    PAZARCILAR MESLEKLERİNİ BIRAKIR HALE GELDİ

    40 yıldır pazarcılık yaptığını belirten Hüseyin Zafer, piyasayı “İçler acısı” olarak yorumlarken, belediyelerin meyve – sebze satış kararının kendilerini olumsuz yönde etkileyeceğini söyledi. Zafer ayrıca üretimdeki gerilemeye işaret ederek, “Masrafların yüksek olması sebebiyle çiftçi bile üretmeyi bıraktı. Soğanı dışarıdan ithal etmeye başladık. Yani belediyelerin satışa dahil olması çözüm değil ki. Önce üreticiye destek olunup, gübre, mazot fiyatlarının düşürülmesi gerek. Vatandaş, asgari ücretin altında emekli maaşı alıyor. İnsanların sosyal yaşantısını rahatlatıp, refaha ulaşması gerek” dedi.

    “DURUMLAR VAHİM”

    Hüseyin Zafer’in dikkat çektiği önemli konulardan birisi de pazar esnafının artık tezgah açamayacak düzeye gelmesi oldu. “Arkadaşlarımız işlerini bırakıyor” diyen Zafer, sözlerine şöyle devam etti:

    “Ben haftada ancak 3 gün tezgah açabiliyorum. Masrafı çıkarmıyor ne yapayım. ‘Enflasyon düştü’ diyorlar, hayır efendim. Gelip araştıran soran yok. Pazarcı günde ancak 100- 150 TL kazanabiliyor. Şu an ucuza mal alamıyoruz. Ürünlerin pahalı olması komisyoncunun, aracının kazanmasına sebep oluyor. Pazarcı ise batıyor. Zaten ismi üzerinde yaş sebze meyve…”

    “SOĞAN OLMUŞ 5 TL VATANDAŞ NE YAPSIN”

    Pazar esnafından Abdurrahman Yazıcı ise 36 yıldır tezgah açıyor. “En kötü yılımı yaşıyorum” diyen Yazıcı da vatandaşın gelir durumunun düştüğünü ifade ederek iktidarın ekonomi politikalarını şu sözlerle eleştirdi:

    Asgari ücret ve emekli maaşları ortada. Vatandaş, SSK ve BAĞ-KUR’a 30 sene pirim yatırıp 1000 TL maaş alıyor. Allah’tan reva mı yani? 1 kg soğan, patates 5 TL oldu. Vatandaş ne alıp ne yiyecek? Devletimiz köylüye değer vermedi. Köylü de ekemeyince fiyatlar böyle pahalı hale geldi. Hâlbuki tarım ülkesinde yaşıyoruz. İş yok güç yok. Vatandaş ne alıp yiyecek?”

    “ARKADAŞLARIMIZ TEKER TEKER KAPATIP GİTTİ”

    Pazarcıların artan fiyatlar sebebiyle tezgah açamadıklarına dikkat çeken Yazıcı “Birçok arkadaşımız tek tek işi bırakıp gittiler” ifadesini kullanıp “pazarcı, malı getiriyor ama satamıyor. Hep zarar hep ziyan… Bırakıp gidenler halen de sürüyor” dedi.

    “YORUM YAPARSAM BENİ İÇERİ ALIRLAR”

    Pazarın asıl dertli bir diğer kesimi de alıcılar. Fiyatların fahiş oranda çıktığını söyleyen bir vatandaş “Yorum yaparsam içeri alırlar. Bu nedenle konuşmayayım” sözleriyle kaygılarını ifade ederek “Ekonomik kriz nedeniyle kemerlerimizde sıkacak delik kalmadı” dedi.

    Pazarın kadın müşterileri ise krizin yıkıcı hale geldiğini belirterek “Pazarda bir yıl önce 100-150 TL harcadığımızda pek çok şey alabiliyorduk. Her ürüne %100 zam olduğu için ihtiyaçlarımızın ancak yarısını alabiliyoruz” dediler.

    Cebrail ARSLAN-Eren Güven/ANKARA

     

  • Bostanlı pazarındaki halktan iktidara çağrı: Ya toparlansın ya halk toparlamasını bilir-VİDEO

    Bostanlı pazarındaki halktan iktidara çağrı: Ya toparlansın ya halk toparlamasını bilir-VİDEO

    PİRHA – İzmir’de bulunan Bostanlı Pazarı’nda halka ekonomik krizi sorduk. Pazarda fiyat etiketleri alım gücünün üstünde görünüyor. Halkın eskiden aldığı üç kiloluk meyve sebze yerini bir kiloya bıraktı. Halk ise iktidara kızgın, “Ya toparlansın ya da bu halk onları toparlamasını bilir. Sabrımız taştı” diyor. 

    İzmir’de her hafta Çarşamba günü Bostanlı diğer adıyla Sosyete Pazarı kuruluyor. İzmir’de yaşayanların yoğun olarak gittiği pazarda özelikle tekstil ürünleri talep görüyor. Diğer taraftan tezgahlarda bulunan sebze ve meyvelerin etiket fiyatları ise cep yakıyor.  Türkiye’de günden güne artan yaşam pahalılığı tezgahlarda kendini fazlasıyla hissettiriyor. Yurttaşlar ise eskiden aldığı üç beş kilo sebze ve meyveyi artık birer kilo almak zorunda kalıyor, kimi ise bunu bile alamayacak durumda. Asgari ücretin düşük olması, artan elektrik, su, doğal gaz fiyatları halkın alım gücünü günden güne düşürüyor.

    PİRHA olarak Bostanlı Pazarı’nda halka ekonomik krizin onlara nasıl yansıdığını sorduk. Fiyatlardan tezgahtaki ürünleri almaya çalışanlar kadar üreticiler de şikayetçi. Üretici, artan ilaç, gübre ve mazot parasından şikayetçi iken yurttaşlar da etiket fiyatlarından şikayetçi.

    “SOĞANLAR DEPODAN STOKTAN DEĞİL”

    İlk olarak uzun yıllardır soğan tezgahı kuran Zafer Çaldar‘a mikrofonu uzattık. Soğanın depodan mı yoksa stoktan mı olduğunu sorduk. Çaldar, soğanın depodan olduğunu söyleyerek, “Stok diye bir şey yok depolama var. Her yıl bu soğanlar depoya konur kışın da beş ay satılır” dedi.

    Artan soğan fiyatlarına ise bu yıl soğanda hastalığın olduğunu belirten Çaldar, “Soğanda bu yıl hastalık var. Yarı yarıya çöpe attık. Yazın da böyle oldu ama çare bulamadılar” diye konuştu.

    İnsanların alım gücünün azaldığını belirten Çaldar, insanların soğan almak istediğini ancak pahalı olduğu için yarım kilo anca alabildiğini kaydetti.

    İktidara seslenen Zafer Çaldar, tarımda üretimin arması gerektiğini vurguladı.

    “OY VERİRKEN DAHA DİKKATLİ OLUN”

    Soğan alırken mikrofonumuza konuşan bir kadın yurttaş, Türkiye’de ekonomik krizin olduğunu söyledi. Ekonomik gelirinin yüksek olduğunu ancak bir çok şeyi düşüne düşüne aldığını belirterek, “Asgari ücretin 1600 TL olduğu bir ülkede soğanın beş lira olması gerçekten çok” dedi.

    Kadın, yaşanan krizden dolayı insanların oy verirken daha dikkatli olmaları gerektiği konusunda da uyarıda bulundu.

    “CUMHURBAŞKANINA GÖRE TABİ Kİ KRİZ YOKTUR”

    Manisa Turgutlu’dan gelen brokoli ve erik üreticisi olan Selahattin Özakın 20 yıldır bu işi yapıyor. Piyasanın bozuk olduğunu, halkın domatesin fiyatının pahalı olduğunu söylediğini belirterek şunları kaydetti:

    “Domates bu sene pahalı dediler. Ama pahalı değil. Tuta hastalığı olduğundan dolayı ekim aynı ama hastalıktan dolayı üç el topladık bitti. Ben üç bin kök domates diktim 1500 sepet toplamam lazımken ben 60 sepet topladım.”

    Türkiye’de ekonomik krizin olduğunu belirten Özakın, Erdoğan’ın ülkede ekonomik kriz yoktur sözlerine de tepki göstererek, “Cumhurbaşkanına göre tabi ki kriz yoktur. Aldığı maaşa ve yediği içtiğine göre yoktur. Ama bende var. 60 TL’ye aldığım gübreyi 115 liraya alıyorum. Gerçekten kriz var mı yok mu? Benim maaşıma mı zam gelmiş benim ürünüme mi zam gelmiş. Hiçbir şeyime zam gelmemiş. Tabi ki Cumhurbaşkanına göre kriz yoktur” dedi.

    İnsanların alım gücünün düştüğünün altını çizen Özakın, Cumhurbaşkanına seslenerek, “Sokağa çıksın görsün krizin olup olmadığını” dedi. Üretimin artırılması gerektiğini vurgulayan Selahattin Özakın, “Biran önce çekip gitsinler. Bunlardan adam olmaz” dedi.

    Emin Solgun ise halkın alım gücünün düştüğünü, insanların üç kilo alacağına bir kilo aldığını söyledi. Solgun, sebze ve meyve fiyatlarının artmasının nedeninin mazot, gübre ve ilaçlara gelen zamlardan kaynaklandığını belirtti.

    “DOMATESİN 6 LİRA OLDUĞUNU HİÇ GÖRMEDİM”

    48 senedir Bostan’lı da oturan Sevim Gökan, hayatında domatesin 6 lira olduğunu hiç görmediğini söyledi. Gökan, “Eskiden soğan, patatesi dört kilo alırken iki kiloyu zor alıyoruz” dedi.

    İktidara seslenen Gökan, “Bize idare edin diyorlar ya yalnız bizden olmasın, başımızdakiler biraz idarelerini bilsinler ondan sonra bize düşeni halk olarak yaparız” diye konuştu.

    Figen Tefik de her hafta Bostanlı Pazarı’na gelenlerden. O da fiyatlardan şikayetçi 100-150 lira ile pazara geldiğini belirten Tefik, iktidarın zamların farkında olmadığını ama pazara gelenlerin farkında olduğunu kaydetti. Her şeyden artık bir kilo aldığını belirten Tefik, “Üç kilo devri kapandı. Herşey çok pahalı olduğu için birer kilo alıyoruz” dedi.

    Pazarda belirli yerlerden alış veriş yaptıklarını kaydeden Figen Tefik, “Köyden gelen kadınlar var onlardan alıyoruz çünkü onlar halden almıyor ve fiyatları biraz daha uygun oluyor” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE ÜRETİMİN YAPILMASI LAZIM”

    Şükran Açıkgöz de üretimin yapılmadığından şikayetçi. Biberi beş liradan aldığını söyleyen Açıkgöz, “Üretmemiz lazım. Oradan al buradan al tüket. Bizim toprağımız ne olacak. Bomboş toprağımız var. Her yere inşaat yapılıyor. Güzel ovalarımız var. Oralarda üretimin yapılması lazım” dedi.

    İktidara çağrıda bulunan Şükran Açıkgöz, tarım ve hayvancılık yapanlara yardım yapılmasını istedi. Açıkgöz, “Bir silkelenin, halkınızı görün. Bir pazara çıkın. Biran önce kendini toparlasın ya da bu millet toparlayacak. Valla sabrımız taştı” dedi.

    Öte yandan 31 Mart’da yapılacak yerel seçimlere de değinen Açıkgöz, AKP’nin İzmir’de şansının olmadığının altını çizdi.

    “İNTERNET SEKTÖRÜ KÜÇÜK ESNAFI VURDU”

    Son olarak ayakkabı ve giyim satışı yapan Ahmet Çelebi ise ürünlerin pahalı olduğunu söyledi. Piyasadaki indirimlerin işlerini etkilendiğinden dert yanan Çelebi, “Hele kara cuma ve internet sektörü de küçük esnafı çok vurmuş durumda” dedi.

    Pazar yapanlar ellerine aldıkları üç beş poşetle haftayı bitirme çabası içinde. Üretici, döviz ve altındaki düşüşün faizlere ve mazot, gübre ve ilaç fiyatlarına yansımasını bekliyor.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

     

     

  • Kayyum atanan belediyenin kadın emeğine tahammülsüzlüğü: Pazarı yıkıyor

    Kayyum atanan belediyenin kadın emeğine tahammülsüzlüğü: Pazarı yıkıyor

    PİRHA- Akdeniz Belediyesi tarafından kadınların emeğini değerlendirmesi için 2016 yılında açılan “Kadın emeği değerlendirme pazarı”nın, atanan kayyum tarafından yıkılma kararı alındı. Yıkıma karşı direneceklerini belirten kadınlar, belediyenin kararından vazgeçmesini istedi.

    Bir yıl önce, Akdeniz Belediyesi’ne bağlı Kadın Müdürlüğü tarafından 4 yıllık bir çalışmanın ardından açılan “Kadın emeği değerlendirme pazarı”, atanan kayyum sonrası yıkılmayla karşı karşıya.

     “KADIN ARKADAŞLARIMIZDAN BİRİSİ, KANSERİ BURANIN SAYESİNDE YENDİ”

    Kadın emeği değerlendirme pazarında tezgâhı olan Maşallah Nas, kadınların yan yana gelmesine tahammül edilmediğini belirterek şunları ifade etti:

    “Yaklaşık 8 aydır emeğimizi değerlendirmek için Akdeniz belediyesi tarafından açılan pazarda tezgâhımızı açtık. Kayyum atanmasının hemen ardından, zabıta gelip Pazar yerini boşaltmamızı istedi. Burada bulunan kadınlar olarak, birbirimizle dayanışarak emeğimizi değerlendiriyoruz. Aynı zamanda kadınlar, yan yana gelerek sorunlarını gideriyorlar. Kadın arkadaşlarımızdan birisi, kanseri buranın sayesinde yendi.”

    “BİZLER YIKIMA KARŞI DİRENECEĞİZ”  

    “Şimdi ise zabıtalar sözlü olarak gelip, belediyenin yaptığı bir alanı, imara aykırı deyip Pazar alanını boşaltmak istiyor” diyen Maşallah Nas şunları söyledi:

    “Tezgâhlarımızı boşaltmadığımız takdirde, polis zoruyla boşaltacaklar. Pazarda bulunan kadınlar olarak, girişimlerde bulunduk ancak sonuç almadık. Bir hafta önce AKP il binasında konuya ilişkin bir toplantının yapıldığını ve dönemin bakanlarından Zafer Çağlayan’ın da hazır bulunduğu toplantıda, yıkımın olmayacağının söylenmesine rağmen, belediye yıkım kararı çıkardı. Bizler yıkıma karşı direneceğiz.”

    Akdeniz Belediyesi’ne kayyum atanmasının ardından, kadın çalışmalarına dönük bir tahammülsüzlüğün olduğunu belirten Maşallah Nas, “Kadın emeğinin ortaya çıkardığı güzel sonuçları, kadınlara çok gördüler. Polis ve zabıta zoruna karşı, birlik olursak sonuç alabiliriz” dedi.

    Diren KESER/MERSİN