PİRHA- Maraş Pazarcık’a bağlı Maksutuşağı köyü ve çevre köylerde çıkan yangında çokça makilik orman alanı zarar gördü. Köylüleri ziyaret eden Yaşamı Yeniden ve Yerinde İnşa Hareketi heyeti, yangının etkisini yerinde gözlemleyerek köylülerin sorunlarını dinledi.
Maraş Pazarcık’a bağlı Maksutuşağı köyü çevresinde çıkan yangında onlarca dönüm makilik orman alanı yanarak kül oldu. Yangınların dün itibariyle farklı köylerde devam ettiği bilgisi paylaşılmıştı.
Yaşamı Yeniden ve Yerinde İnşa Hareketi‘nden oluşan bir heyet, Maksutuşağı köylülerini ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulundular. Yangın alanını dolaşan heyette bulunan Ahmet Güden, Yusuf Turunç, Haydar Şal ve İsmail Yıldız alanı gözlemleyerek yangının sonuçlarına dair bilgi aldı.
Heyetin köylüler ile sohbetinde birçok noktada yangının devam ettiği bilgisi paylaşılırken, sayısızca ağaç ve canlının yaşamını yitirdiği yangına kısmi ve yetersiz müdahalede bulunan yetkililerin tutumu ise eleştirildi.
Köydeki temaslarını sürdüren heyetin kendilerini ziyaretinden dolayı mutlu olduklarını kaydeden Maksutuşağı köylüleri, bölgedeki kurumlarının bu konuda daha duyarlı davranmaları gerektiğinin de altını çizdi.
PİRHA- Bu yıl 8’incisi gerçekleştirilecek olan Tilkililer Festivali 31 Mayıs’ta başlayacak. Festival 3 gün boyunca sürecek.
Pazarcık Tilkiler Köyü’nün toplumsal dayanışma adı altında gerçekleştireceği ‘Tilkililer Festivali’ 31 Mayıs’ta başlayıp 2 Haziran’a kadar sürecek. Birçok sanatçının katılacağı etkinliğe Kardeş Türküler de müzikleriyle eşlik edecek.
Kendir Obası’nda kutlanacak olan festivale katılacak sanatçılar şu şekilde:
PİRHA- Maraş’ın Pazarcık ilçesindeki Newroz kutlamasında konuşan DEM Parti Milletvekili Çiçek Otlu, “AKP iktidarı bize Kerbela’daki gibi bir su vermeyi çok gördü. 6 Şubat depreminde gördük ki Kürtleri ve Alevileri yok saymaya devam ettiler. Pazarcık’a baktığımızda görüyoruz ki ayrımcı politika devam ediyor” dedi.
Maraş merkezli depremlerin merkez üslerinden Pazarcık) ilçesinde DEM Parti konteynır alanında Newroz ateşi yakıldı. Büyük yıkımın yaşandığı Pazarcık’ta, halk Newroz kutlaması için konteynır alanında toplandı. Yüzlerce kişinin katıldığı Newroz alanında “Jin Jiyan Azadi” sloganları atılırken, siyasi tutuklular için özgürlük talepleri haykırıldı.
Maraş Pazarcık’ta Newroz gününde bir araya gelen halk Newroz’u bir düğün, bir şenlik tadında kutladı. Newroz programının kutlandığı alanda öncellikle Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) il ve ilçe belediye eş başkanları tanıtıldı. Alevilerin yoğun yaşandığı Pazarcık’ta 6 Şubat depreminde yardımların geciktirildiğine değinilerek, ‘yardımların bilinçli olarak geç ulaştığı ve kimlik ve inançlarından dolayı halkın aç ve susuz bırakıldığı’ ifade edildi. Pazarcık’ta hem Alevi hem de Kürt olmalarından kaynaklı yardımların ulaştırılmadığına dikkat çekildi.
GÜLTAN KIŞANAK’IN MESAJI OKUNDU
Kutlamaya, Kandıra Cezaevi’nde tutulan DEM Parti Ankara Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak mesaj gönderdi. Kışanak’ın mesajı şöyle:
“İkrar verdiğimiz meydanda, 72 millete bir nazardan baktık. Yoksulun hakkını alalım dedik; zalimin kapısında adalet dilenmedik. Rızalık yolundaysa yola çıkmadık; kim ki gerçeğin yolundaysa onar rızalık verdik. Şimdi yine bir rızalık meydanında yolun yolcuları olarak bulunuyoruz. Hakikat yolcusu olarak çıktığım yolda, dört yanım duvarla örülü olsa da Hak’la ve halkla buluşmama engel olmayacaklarını göstermek istedim.
Sizlerin, Alevi inancına sahip halklarımızın birlik olması, rızalık vermesi çok büyük bir anlam taşıyor. Tüm canları, sevgiyle, saygıyla selamlıyor; çıra olup, bu zifiri karanlığı dağıtacağımıza inanıyorum. Bu kadim toprakların, en kadim inancı olan Alevilik, zulme karşı direnişin adı olmuştur hep. Doğanın, her bir canlının, taşın toprağın, ağacın, suyun, insanın, kadının, cümle mazlumun yanında olmuş; adaletsizliğe, haksızlığa, yok saymaya karşı direnmiştir.”
“ÖRGÜTLÜ OLMAK BİZİ YAŞATTI”
Platformda konuşma yapan DEM Parti ilçe Eş Başkanı Fahri Demiroğlu, 6 Şubat depremine değindi. Demiroğlu, “Depremde yitirdiğimiz canları anıyoruz ve depremde örgütlü olmak bizi yaşattı. Her bireyin DEM Parti saflarında yer almaya davet ediyoruz. Bu topraklarda mücadele vermiş Denizlerin, İboların, Mahirlerin, Mazlumların, Zilanların ve Enginlerin sürdürdüğü mücadele sürüyor ve sürecektir” diye konuştu.
“AKP İKTİDARI KERBELA’DAKİ GİBİ BİR SU VERMEYİ ÇOK GÖRDÜ”
Pazarcık Newroz’unda konuşma yapan DEM Parti İstanbul milletvekili Çicek Oltu, Pazarcık Alevilerinin katliamlara ve sürgünlere maruz bırakıldığını dile getirdi. Oltu konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Buralara Alevilik katliamlarının yaşandığı, Kürtlerin ve Alevilerin inkâr edildiği ve asimilasyon politikasının en çok yaşandığı coğrafyadan bir tanesidir. 6 Şubat Depreminde gördük ki Kürtleri ve Alevileri yok saymaya devam ettiler. AKP iktidarı Kerbela’daki gibi bir su vermeyi Pazarcık’ta ve Maraş’ta çok gördüler. Pazarcık’a baktığımızda görüyoruz ki ayrımcı politikalar hala devam ediyor. Yerel seçimde demokrasiden, halktan, eşitlikten yana olan seçimlerde adaylarımıza oy vermeliyiz.”
“PAZARCIK DEHAKLARA KARŞI KAWALARIN YANINDA SAF TUTANLARIN TOPRAĞIDIR”
Newroz’a katılan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, barış sürecinin ve cezaevinde tutulan siyasi tutukluların taleplerinin karşılanması gerektiğini vurgu yaparak, “Kürtler Türklerin sahip olduğu haklardan bir gram fazla istemiyor. Kadınlar erkeklerin sahip olduğu haklardan bir gram fazla istemiyor. Pazarcık özel savaş stratejisinin işletildiği deprem günü insanların ölüme terk edildiği, insanların bulunduğu yerleri bildirmek için kullandığı internetin kesildiği bir yerdir. Pazarcık Dehaklara karşı Kawaların yanında saf tutanların toprağıdır. Kendini bukalemun gibi değiştiren bu iktidara karşı yanıt verecektir. Biz İstanbul’dan, Amed’ten haykıran talebi tekrar yineliyoruz. Barış istiyoruz, müzakerelerin üzerindeki tecridin kaldırılması ve 100 günün üzerinde cezaevinde açlık grevinde bulunan tutsakların taleplerinin dikkate alınması talebinde bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
Maraş’ın ilçesi Pazarcık’ta Newroz, halkın yoğun ilgisiyle kutlanmaya başladı. ‘Rabe Dem Hat!’ ‘Şimdi Özgürlük Zamanı’ pankartının asıldığı Newroz alanına 7’den 70’e birçok kişi katıldı. Halayların çekildiği Newroz kutlamasında DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Oltu konuşma yapacak.
PİRHA- Deprem öncesi ve sonrasında Alevi toplumunun hizmet alamayarak ayrımcılığa maruz kaldığını söyleyen AKD Pazarcık Şube Başkanı Hasan Hüseyin Değirmenci, “Cemevimizin su ihtiyacı var ama belediye başkanı telefonlara dahi cevap vermiyor. Hakk’a yürüme hizmeti yürütemiyoruz. Depremde bu ayrımcılığı daha çok hissediyoruz” diye konuştu.
6 Şubat tarihinde 11 ili ve 13 milyon insanı etkileyen, büyük felakete yol açan depremde on binlerce yurttaş hayatını kaybedip, yüz binlercesi yaralanırken, milyonlarca insan yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı.
Deprem felaketinin üzerinden 6 aydan fazla zaman geçmesine karşın, yurttaşların temel ihtiyaçları giderilebilmiş değil. Su, gıda, hijyen malzemesi ve çadır sorununun devam ettiği kentlerde, enkazlar kaldırılmaya devam ediliyor. Tarım alanlarına ve Alevi köylerinin bulunduğu alanlara dökülen molozlar tehlike saçarken, deprem felaketinin yaşandığı bölgede ayrımcı politikalar uygulanıyor.
Yıkılan evlerin yerinde veya toplu alanlarla inşa edilmesi sürecinde de Pazarcık’ta bulunan tek bir Alevi köyünde dahi bu çalışmamanın başlamadığı belirtilirken, AKP-MHP iktidarına oy veren 10 köyde evlerin inşasına başlanması ayrımcılığı bir kez daha gündeme getirdi.
Pazarcık’taki Alevi toplumuna yönelik ayrımcılığın gözle görünür olduğunu belirten Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Pazarcık Şube Başkanı Hasan Hüseyin Değirmenci, konteynerlerde hizmet verdikleri cemevinin suyu olmadığı için Hakk’a yürüme hizmeti yapamadıklarını kaydetti. Pazarcık Belediye Başkanı İbrahim Yılmazcan’ın telefonlara dahi cevap vermediğini söyleyen Değirmenci, bu ayrımcılığın son bulması için çağrıda bulundu.
“CEMEVİMİZİN SUYU YOK, BELEDİYE BAŞKANI TELEFONLARA CEVAP VERMİYOR”
Konteynerlerde hizmet verdikleri cemevinin su ihtiyacının hala giderilmediğini ve belediyenin kendilerine cevap vermediğini ifade eden Değirmenci, “Bizler bir deprem yaşadık. Sıkıntılarımız devam ediyor. Pazarcık cemevinin 2500 üyesi var ve birçok köyümüze hizmet veriyoruz. Bir aşure lokmamız var ve bunun için cemevimizin önünü yıkatmaya çalışıyoruz. Ama belediye başkanı telefonlarımıza cevap vermiyor. Alevi köylerine ayrım yapılmıyor denilirse bu yalandır. Armutlu, Çiçekalan ve Çeçelli köylerinin yolları halen toprak yollar. Sıkıntılar yaşıyoruz ve bu ayrım yapılmamalı. Cemevinin su ve temizlik ihtiyacı var ama belediye cevap vermiyor, dikkate almıyor. Bu gerçekleri konuştuğumuzda ise aleyhimizde propaganda yapıyor diyecekler. İşlerini yapmadıkları için sesimizi duyurmaya çalışıyoruz” dedi.
“DEPREMDE AYRIMCILIK DAHA ÇOK HİSSEDİLDİ”
Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Pazarcık Şube Başkanı Hasan Hüseyin Değirmenci, yıkılan evlerin yerinde veya toplu alanlarla inşa edilmesi sürecinde de Pazarcık’ta bulunan Alevi köylerinin dışlandığını, bu çalışmamanın başlamadığını belirtti.
Yerel yönetimlerin oy aldığı yerlere hizmet götürdüğü eleştirisinde bulunan Değirmenci şöyle devam etti:
“‘Biz oy aldığımız yere hizmet ederiz’ mantığı var ve ayrım yapılıyor. Bu ayrımcılık depremde daha çok hissediliyor. Cemevimiz şu anda konteynerde hizmet yürütüyor. Prefabrik alan içerisinde verdiğimiz hizmet yeterli kalmıyor. Hakk’a yürüme erkanları burada yapamıyoruz. Kaç zamandır suyumuz yok ve geldiği zamanda çok az geliyor. Yeni bir cemevi yapılmadan cem yapacak imkanımız dahi yok. Biz de buralıyız ve ayrım yapılması.”
PİRHA – Maraş’ın Pazarcık ilçesi Cengiz Topel Mahallesi’nde yaşayan Aleviler, 6 Şubat’ta yaşanan depremden sonra su sıkıntısı yaşadıklarını, bu sıkıntıyı dile getirmek için yetkilileri aradıkları halde telefonların yüzlerine kapandığını söyledi. Mahalleli, “Cemevimizde oruç tutanlar için yemek yapılamadı. Hiç kimsenin gelip de halimizi sorduğu yok” diye isyan etti.
Maraş’ın Pazarcık ilçesi Cengiz Topel Mahallesi’nde yaşayan halk, depremden sonra ciddi şekilde su sıkıntısı çektiklerini söyledi. Ne banyo yapabildiklerini ne çamaşır yıkayabildiklerini söyleyen mahalleli, yaşadıkları su sorununu rezillik olarak nitelendirdi.
“GÜNLÜK ALMAMIZ GEREKEN DUŞU ALAMIYORUZ”
Maraş’ın Pazarcık ilçesi Cengiz Topel Mahallesi’nde yaşayan Alevi halk, depremden sonraki hortumda insanların tamamen açıkta kaldıklarını, şimdi ise sözde normalleşmeye doğru gidildiğini söyleyerek belediyeyi depremin yaşandığı 6 Şubat’tan bu yana görmediklerini söyledi.
Cengiz Topel Mahallesi’nde yaşayan halk, su sorununun neden yaşandığına dair şunları söyledi:
“Enkazlar kaldırılırken her enkaz yerinde suların patlaması olayı meydana geliyor. Ve sular boşa akınca tabi ki evlere sular gitmiyor. Yıkılan enkazların altındaki suları kapatma yöntemleri yok, uygulamıyorlar. Nasıl geliyorsa öyle akıp gidiyor.” Aylardır su sıkıntısının olduğunu söyleyen Cengiz Topel halkı,”Geçen hafta sabah saat 03.00 ile 08.00 arası geliyordu ancak bu sabah o da yoktu” dedi. Çamaşırları çoğu zaman ellerinde yıkadıklarını söyleyen halk, aynı zamanda günlük 40 derece sıcaklıkta almaları gereken duşu bile her gün yapamadıklarını dile getirdi.
“YETKİLİLER TELEFONLARI YÜZÜMÜZE KAPATIYOR”
Mahallede ne sorun olursa yetkilileri aradıklarını söyleyen mahalle halkı, kendilerine dönüş olmadığını dile getirdi. Mahalle halkı Muharrem Orucu’nu kastederek, “Sular yok diye cemevimizde yemek yapılamadı oruç tutanlar için. Hiç kimsenin gelip de halimizi sorduğu yok” dedi. Su için yetkilileri aradıklarını ancak telefonların yüzlerine kapandığını söyleyen mahalle halkı, şu şikayetleri dile getirdi:
“Yurt dışından misafirlerimiz gelecek oluyor ama onların banyo ve tuvalet ihtiyaçlarını karşılayacak suyumuz bile yok. Diz boyu rezillik. Gece çok az su akıyor kalkıp o su ile hangi bir işimizi yapalım? Geçen gün römork ile güneş enerjimizi doldurduk. Kaç gün dayanır ki o su bize? Duş alamıyoruz, çamaşırlarımız birikti, bizden koku geliyor, elbiselerimizden koku geliyor. Su için telefon ediyoruz yüzümüze kapatıyorlar. Akşama kadar güneşteyiz durumumuz çok kötü. Halimiz ne olacak bilmiyoruz. Bizi ne arayan ne soran var. Seçimden önce en azından geceleri su geliyordu. Ama bu son iki aydır geceleri de akmıyor. Hep dışarıdan su getiriyoruz.”
PİRHA – 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde ağır hasar gördükten sonra yıkılan Narlı Cemevi’nin inşaatına başlandı. Alevi Kültür Dernekleri Narlı Şubesi Başkanı Tahir Ortaş, devletin hiçbir kurumundan başvuru yaptıkları halde destek görmediklerini belirterek, cemevi yapımına başladıklarını söyledi. Ortaş, projelerinin büyük olduğunu söyleyerek “Deprem anında olmazsa olmazımız cemevleri” dedi.
6 Şubat Maraş merkezli depremlerde ağır hasar gördükten sonra yıkılan Narlı Cemevi’nin inşaatına başlandı. Cemevi ağır hasar görüp yıkıldığı halde yardım dağıtılmaya devam edilmişti.
Alevi Kültür Dernekleri Narlı Şubesi Başkanı Tahir Ortaş, cemevi yapımına dair PİRHA‘ya konuştu.
“MEVCUT OLAN PROJEYİ KENDİ İMKANLARIMIZLA YAPACAĞIZ”
Depremin ilk zamanından beri Narlı Cemevi’nin, üzerine düşen misyonu layıkıyla yerine getirdiğini söyleyen Ortaş, “Gerek Maraş içerisinde gerek çevre illere birçok noktada yardımlar dağıtmaya devam etti ve devam ediyor. Yardımları dağıtırken diğer taraftan da cemevinin yapım sürecine başladık. Temel atma töreni olacak. Projemizi tamamladık, maliyet hesaplamamızı yaptık” dedi.
“Mevcut olan projeyi kendi imkanlarımızla yapacağız” diye konuşan Ortaş, devletin hiçbir kurumunun, hiçbir belediyenin şu an yanlarında yer almadığını söyledi. Ortaş, devletin cemevi yapımına destek olması için başvuru yaptıklarını ancak şu ana kadar o başvurulardan olumlu bir netice gelmediğini kaydetti.
“PROJEMİZ ÇOK BÜYÜK, MALİYETİ FAZLA”
Ortaş, yeni yapılacak olan Narlı Cemevi’nin büyük olacağını söyleyerek şunları konuştu:
“Projemiz çok büyük bir proje. Biz şunu gördük, deprem anında olmazsa olmazımız cemevleri. Tüm deprem bölgelerinde cemevlerine çok ciddi bir misyon yüklendi. Narlı merkezi bir konumda olmasından dolayı bize apayrı bir misyon biçildi. Narlı’nın konumuyla beraber diğer illerden gelen yardım tırlarının tamamı buraya geldi. Bizim depo alanımızın ufak olmasıyla beraber biz yardım tırlarını bekledik. Burayı organize ettikten sonra diğer il ve ilçelere gönderdik. O yüzden projemizin büyüklüğü sonraki aşamalarda daha sonraki yıllarda olası bir olumsuz durumla karşılaştığımız zaman diğer illere yardım yetiştirme açısından projemizi büyük tutup, kullanım amacını genişletip bu yüzden böyle büyük bir projeye adım atmanın hesaplamaları içerisindeyiz. Projeyi büyük tuttuğumuz için maliyeti de biraz fazla oldu.”
“OLUMSUZ DURUMLARDA CANLARIMIZI AĞIRLAMAK İSTİYORUZ”
Alevi Kültür Dernekleri Narlı Şubesi Başkanı Tahir Ortaş, aynı zamanda yapılacak olan cemevinin olumsuz bir durumda sadece ibadethane değil, gelecek olan insanlar için de yaşam alanı yaratmayı düşündüklerini belirterek şunları kaydetti:
“Biz burada cemevinin sadece ibadethane kısmını değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir alan olduğunu da gördük. O yüzden cemevimiz içerisinde dersliklerimiz, konferans salonumuz, yemekhanemiz var. Ve bölgenin tamamına hitap edecek bir alan yaratmaya çalışıyoruz. Gençlere dönük projelerimiz var. Onlara rahat bir ortam sağlamak için. Onlar için bir alan açacağız burada. Cemevimizi komplike bir tesis haline çevirmeye çalışıyoruz. Yardımların tamamı cemevleri üzerinden yürütüldü. İlk bir ay resmi hiçbir kurum gelmedi ne yazık ki. Bizi kaderimizle baş başa bıraktılar burada. Bundan dolayı cemevlerinin önemi arttı. O yüzden cemevlerinin daha sağlam temeller üzerine kurulması gerekiyor. Burada daha geniş cemevlerinin olması gerekiyor. Olası bir olumsuzlukta cemevlerinin misafirhaneye döndürülmesi gerekiyor. Bizim projemizin içerisinde bu da var. Basit birkaç dönüşümle cemevinin misafirhane ve çok fazla can sayısının aynı anda kalabilecekleri alanlarla beraber biz hesaplayarak yapıyoruz şu an bunu. Olumsuz bir durumla karşılaştığımızda canlarımızı ağırlayabileceğimiz alanlar bunlar.”
“GIDA VE SU DAĞITMAYA DEVAM EDİYORUZ”
Depremin yaşandığı Şubat ayından beri Narlı Cemevi’nin deposunda yardım dağıtmak için çalışan Yılmaz Karadoruk ise “Depodaki dağılımımız ihtiyacı olan insanların gelip cemevinde kayıt oluşturmasıyla başlıyor. Daha sonra biz servis aracımızla bu ihtiyaç sahiplerinin eşyalarını verdikleri listeye göre götürüp dağıtıyoruz. Gıda ve su yoğunlukta oluyor şu an. Dağıtmaya devam ediyoruz” dedi.
PİRHA- Maraş Pazarcık’ta yurttaşlara seslenen Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Kayyım rejimine karşı daha güçlü çıkacağız” derken, DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk ise, “Onlarla helalleşme yok, hesaplaşma var” dedi.
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Maraş’ın Pazarcık ilçesinde halk buluşması gerçekleştirdi. Buluşmaya, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Berdan Öztürk, Maraş milletvekili adayları Hüseyin Eroğlu, Ayşegül Demiroğlu ve çok sayıda kişi katıldı.
Buluşmada konuşan Yeşil Sol Parti Maraş adayı Hüseyin Eroğlu, 15 Mayıs’ta en iyi bayramın yaşanacağını ifade ederken, vekil adayı Ayşegül Demiroğlu da, 14 Mayıs’ta halka sandığa gitme çağrısı yaptı.
Seçmenlere Kürtçe seslenen DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk, deprem felaketine değinerek, “Bu kadar insanımız öldü, bunun nedeni 21 yıllık iktidardır. Onlarla helalleşme yok, hesaplaşma var. Mereş, Semsûr, Dîlok’ta helalleşme istiyorlar ama bu mümkün değildir. Bir zihniyet ile mücadele ediyoruz. Yüzyıllık olan bir anlayış ve son 21 yılda AKP rejimi ile karşı karşıyayız. Bu diktatörü, zalimi gönderebilmek adına Emek ve Özgürlük ittifakı olarak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğimizi ilan ettik. Bir oy Kılıçdaroğlu’na bir oy Yeşil Sol Parti’ye diyoruz. Biz üçüncü yoluz, onurlu barışın mücadelesi veren Yeşil Sol Parti’yiz. Yeşil Sol Parti’nin etkili olması için 100 vekil çıkarması gerekiyor” diye konuştu.
“DEPREM ACISINI YAŞAMAYAN TEK KİŞİ İKTİDARIN KENDİSİDİR”
Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar da, “Deprem acısını yaşamayan tek kişi iktidarın kendisidir” diyerek, şunları ifade etti:
“Tek adam rejiminin sözcüleri açıklama yapıyor, ‘Bayrama kadar tek bir enkaz kalkmayacak’ diye ama enkazları görüyoruz. Bayrama kadar kaldıranlara sözümüz olsun; gelin görün burayı ama burada yeni yaşamı inşa etmeye dönük bir irade var. İlk günden bu yana masa başında OHAL ilan eden bir akıl gördük. Ama depremin ilk gününden bu yana halklarımızın yanında olanları da gördük. Yeşil Sol Parti olarak yeni bir yaşamı inşa etmek için ilk gününden bu yana buradayız. HDP koordinasyon merkezine kayyım atandı. Dayanışmaya kayyım atanması sadece AKP zihniyetinde var. Bizim dayanıştığımız her iş AKP’nin iş yapmadığını deşifre ediyordu o yüzden yardımlarımıza el koydu. Depremden günler sonra Adıyaman’da halkımızdan helallik istediler. Vermedik vermiyoruz.
“KAYYIM REJİMİNE KARŞI GÜÇLÜ ÇIKACAĞIZ”
İlk gününden itibaren Silopi Belediyesi hiç eksik olmadı. Kayyım rejimine karşı daha güçlü çıkacağız. Yeni yaşamı kuran sizlere teşekkür ederim. Bu irade seçimde onlara kaybettirecek kimsenin şüphesi olmasın. Seçimin kendisini darbe olarak nitelendiriyor, tek adamın sözcüleri. Şimdi sandığa gidip oy kullanmak en doğal hakkımız. Ey iktidar bu seçimi belirleyen ve her şeyi elinde bulunduran sen değil misin? Neyden korkuyorsun ama doğru bizim irademizden korkuyorlar. İnsanlar açken İHA ve SİHA üretimini söylüyorlar. Bize bu hayatı reva görüyorlar ama kazanacağız. Bu iktidar toplum karşısında olan herkese söz verdi o yüzden kazanmak istiyorlar. Ama biz sizinle söz verdik. Buradayız, gençlerle, kadınlarla sizlerle değiştireceğiz. Milletvekili sayısından öte orada ne yapacağımızı belirttik. Halkların, kadınların, emekçilerin Türkiye’de eşit bir yaşam kurmak mümkün. Parlamento güçlü olmak her birimizin güçlü olması demek. Oyumuzu kullanıp sandıklara sahip çıkacağız. O sayımı bittiğinde en büyük halayımızı bu iktidara inat çekeceğiz var mısınız?”
Konuşmaların ardından Uçar, Bazarcix halkı ile coşkulu halaya durdu.
PİRHA – Pazarcık ilçesinde 20 Nisan’da meydana gelen fırtına ve hortum bölge halkının kaldığı çadır ve konteynerların zarar görmesine sebep oldu. Depremden bu yana devletin yardıma gitmediğini belirten yurttaşlar, “Biz Alevi olduğumuz için mi bunları yaşıyoruz? Aleviler insan değil mi? Biz hepimiz birbirimizi kardeş olarak görürken, devlet daima bizi dışlıyor. Artık yeter” dedi.
Maraş’ın Pazarcık ilçesinde 20 Nisan’da meydana gelen fırtına ve hortum, ilçedeki çadır ve konteynır alanlarında büyük zarara neden olmuştu. Yaşananlar sonucu ağır hasarlı binaların çatıları uçarken, çadır ve konteynerlar da kullanılamaz hale gelmişti. Şiddetli fırtına ve hortum nedeniyle çevreye savrulan cisimler nedeniyle 3 kişi yaşamını yitirmişti.
Pazarcıklı yurttaşlar yaşanan fırtına ve devletin depremden bu yana ilgisizliği hakkında CAN TV‘ye konuştular.
“DEVLET KENDİ YARDIMINI KENDİNE YAPSIN”
Yaklaşık 3 aydır rezillik içinde yaşadıklarını söyleyen Pazarcıklı kadın yurttaş, “Devletten hiçbir fayda görmedik. Evimiz gitti. Kendi gücümüzle konteyner yapmıştık o da gitti. Çadır da uçtu. Şimdi dışarıda kalıyoruz. Ne yapacağız bilmiyorum. İyi ki çocuklarım içinde değildi” dedi.
Devletin koltuk sevdasına düştüğünü ifade eden yurttaş, depremde ezilen, ölen insanların devlet tarafından düşünülmediğini belirterek, devlete “Elinizi vicdanınıza koyun, insanları düşünün” dedi.
Bir başka kadın yurttaş ise ‘artık yeter’ diyerek şunları söyledi:
“Alevi olduğumuz için devlet bizi her zaman dışlıyor. Depremde insanlar günlerce yerin altından bağırdı başka insanlar yardıma yetişti. Ölmeyeni de devlet öldürdü. Devlet bize hiçbir zaman gelip ‘geçmiş olsun’ bile demedi. Biz Alevi olduğumuz için mi bunları yaşıyoruz? Aleviler insan değil mi? Biz hepimiz birbirimizi kardeş olarak görürken devlet daima bizi dışlıyor. Artık yeter.”
Devletin olmadığını söyleyen bir depremzede ise “Devletten bir şey de istemiyoruz. Şimdiye kadar etmedi bundan sonra da devlet hiç yardım etmesin. Kendi yardımını kendine yapsın” dedi.
Bir başka yurttaş ise fırtına anına dair şunları aktardı:
“Bu konteynerın içinde 20 kişi vardık. Bizi de fırtına savurdu. Arkadaşlarımız çok korktular. Korkulmayacak gibi de değildi. Gökyüzünde çatılar, çadırlar o görüntüyü görünce çaresizce bekledik.”
PİRHA – Dayanışma ve yardım kampanyalarının bölgelere seçimin beklenmeden artırılması ve bunun bir ihtiyaç olduğunu belirten Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ve HDP Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, depremin ardından fırtına yaşanan Pazarcık’ta “memleketin gündemi seçime doğru kaymış ama buradaki insanların temel gündemi hala depremdir, kasırgadır. Gideceğimiz yerlerde insanlarla, yaşanmışlıklarla yan yana omuz omuza durmaya devam edeceğiz.” dedi.
Maraş’ın Pazarcık ilçesinde 20 Nisan’da meydana gelen fırtına ve hortum, ilçedeki çadır ve konteynır alanlarında büyük zarara neden olmuş. Yaşananlar sonucu ağır hasarlı binaların çatıları uçarken, çadır ve konteynırlar da kullanılamaz hale gelmişti. Şiddetli fırtına ve hortumun çevreye savurduğu cisimler nedeniyle 3 kişi yaşamını yitirmişti. Depremin ve fırtınanın yaşandığı Pazarcık’ta Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ve HDP Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, Ramazan Bayramı dolayısıyla halka destek ziyaretinde bulundu.
“OMUZ OMUZA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Sorunların asıl meselesinin devletin kendi bekasını düşünmesi olduğunu vurgulayan Aydeniz, Pazarcık’ta yaşanan deprem ve fırtınanın ardından dayanışma mesajı vererek şunları ifade etti:
“Depremden sonra, depremin yaşadığı mağduriyet enkazların üstüne dün bu fırtınanın olması gerçekten acı. İnsanların her şeye rağmen ikinci bir bayramın umudunu yaşamaları da çok büyük bunu da gördük. Ve insanların bu yaşadıkları enkazların, sorunların asıl meselesinin de gerçekten iktidarın kendi bekalarını düşündüklerinin artık anlaşılmış olması. Gezdiğimiz yerlerde de çok net kendini ortaya koyuyor. Bizde Yeşil Sol Parti olarak önümüzdeki süreçte bütün bu yaşanmışlıkların, yıkılmışlıkların, sorumsuzlukların sorumlularından hesap sormanın ve bu hesap sormayla birlikte gelecek güzel günleri beraber inşaa etmenin mücadelesini birlikte yürüteceğiz. Hem konteynerlarda hem çadırlarda insanların umut içinde olduklarını, geleceğe Yeşil Sol Parti ile umutla baktıklarını çok net gördük. Bundan sonra da gideceğimiz yerlerde insanlarla, yaşanmışlıklarla yan yana omuz omuza durmaya devam edeceğiz.”
“LÜTFEN HALKIMIZ DUYARLI OLSUN”
İnsanların bayram havası yaşamadığını dile getiren HDP’li Özsoy ise, “Depremden sonra kasırga olmuş. Gerçekten belli ki dün çok da korkmuşlar hatta ‘depremden daha kötü’ diye ifade ediyorlar. Bizde haliyle siyasetçiyiz ama memleket aşırı bir şekilde seçim gündemine yığılmış. Dolayısıyla ben sadece bütün halkımızı tekrar deprem bölgesinde yaşayan bu halkımızla çok acil bir şekilde dayanışmaya ve seferberliğe davet ediyorum. Memleketin gündemi seçime doğru kaymış ama buradaki insanların temel gündemi hala depremdir, kasırgadır. Lütfen halkımız duyarlı olsun. Dayanışma ve yardım kampanyalarını hiç seçimi beklemeden arttırsın. Çünkü ihtiyaç var, bunu gördük” ifadelerine yer verdi.
Yeşil Sol Parti Maraş Milletvekili Adayı Hüseyin Eroğlu da, her türlü felakete daha fazla hazır olunması gerektiğinin altını çizerek, “Yaptığımız çadırları, konteynerları sağlam bir şekilde yapmalıyız. Bunun herkes dikkatli olmalıdır” dedi.
PİRHA- Sanatçılar Erdal Erzincan ve Özgür Polat Elbistan’ta kurulan ‘Rıza Şehri’ çadırlarında çocuklara kırtasiye malzemesi dağıttı ve müzik dinletisi verdi.
Sanatçı Erdal Erzincan, Elbistan’da depremden etkilenmişyurttaşlara destek olmak için geldiklerini ifade ederek, “Depremin ilk gününden itibaren, maddi ihtiyaçları oldu. Bir zaman sonra bu ihtiyaçlar kısmen azalıyor ancak ruhen bir çöküntü devam ediyor. Ruhsal enkazın altından sanatla kalkacağımızı düşünüyorum. Sanat iyileştiriyor. Tiyatrocular, müzisyenler destek olmaya çalışıyor. Bende buna katkıda bulunmaya çlışıyorum. Özellikle çocuklar için bu tür etkinlikler çok etikili oluyor. Koşulları uygun olanların mutlaka deprem bölgesine daha fazlasının gelmesini istiyorum” dedi.
Sanatçı Özgür Polat da, deprem bölgesine daha önce psikolojik danışman olarak geldiğini belirterek, yurttaşlarla dayanışmanın önemine vurgu yaptı.
PİRHA – Pazarcık ilçesinde 20 Nisan’da yaşanan fırtına ve hortum nedeniyle ağır yaralanan bir kadın yurttaş daha yaşamını yitirdi.
Maraş’ın Pazarcık ilçesinde 20 Nisan’da meydana gelen fırtına ve hortum, ilçedeki çadır ve konteynır alanlarında büyük zarara neden olmuştu. Yaşananlar sonucu ağır hasarlı binaların çatıları uçarken, çadır ve konteynırlar da kullanılamaz hale gelmişti.
Şiddetli fırtına ve hortum nedeniyle çevreye savrulan cisimler nedeniyle 2 kişi yaşamını yitirmişti. Olay günü ağır yaralanan Selver Mengütay’ın da yaşamını yitirdiği bilgisi paylaşıldı.
JINNEWS’in aktarımına göre Cengiz Topel Mahallesi’nde konteynırda kalan 79 yaşındaki Mengütay da fırtınanın etkisiyle uçan konteynır ile birlikte metrelerce uzağa savruldu. Konteynırın içinde kalan Selver Mengütay’ın tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiği bilgisi aktarıldı.
PİRHA – Maraş’ın Pazarcık ilçesinde AFAD’ın kurduğu çadır kentler, çıkan fırtına nedeniyle büyük hasar aldı. Yaşanan yıkım nedeniyle 2 kişi öldü, 46 kişi de yaralandı.
Maraş’ta oluşan fırtına sonucu, depremzedelerin yaşadığı çadır ve konteynırlar büyük hasar aldı.
Pazarcık ilçesinde elektrikler kesilirken, birçok binanın çatısı da uçtu. Fırtına sebebiyle çadır kentlerin büyük kısmı büyük zarar gördü. Depremzedeler için yapılan konteynırların da rüzgarın şiddetine dayanamayarak parçalandıkları görüldü.
ÖLÜ VE YARALILAR VAR!
Fırtına ve hortum nedeniyle yerlerinden çıkan çadırların savrulan metal aksamları nedeniyle birçok yaralanmanın meydana geldiği bilgisi verildi. Yaşanan felaket ardından biri çocuk olmak üzere 2 kişi yaşamını yitirdi.
Memiş Özdal Mahallesindeki çadır kentin tümüyle zarar gördüğü belirtilirken, ağır hasarlı apartmanların çatısından savrulan parçaların çadırların üstüne düştüğü ifade edildi.
Bölgeye çok sayıda ambulansın sevk edildiği bilgisi aktarıldı.
PİRHA – Yeşil Sol Parti Maraş Milletvekili Adayı Ayşe Demiroğlu, deprem sonrasında Pazarcık’ta gençlerin kalmadığına dikkat çekerek; gençleri, kadınları, toplumun her kesimini seçimlerde birlikte olmaya, iktidarı değiştirmeye çağırdı.
14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi’ne sayılı günler kalırken, milletvekili adayları da çalışmalarına başladı.
6 Şubat’ta Maraş merkezli depremler sonrasında yaralar da sarılmaya çalışılırken, kimi depremzedeler göç başka illere göç etti, kimileri de yaşadıkları yerleri terk etmediler.
Pazarcık’ta kalıp iktidarın zorla göç ettirme politikasına direnmeyi öngördüğünü söyleyen Yeşil Sol Parti Maraş Milletvekili Adayı Ayşe Demiroğlu, memleketlerinin Pazarcık olduğunu ve gidecek başka yerin olmadığını belirterek “Ezilenler biziz. Korkmamamız gerekiyor, baskılara sessiz kalmamamız gerekiyor” dedi.
“HEM KÜRT HEM KADIN OLARAK SESİMİZİ BASTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR”
Seçim sonrasına dair seslerini gürleşeceğini, özellikle kadınların ön planda olması gerektiğini dile getiren Demiroğlu, CAN TV mikrofonuna şöyle konuştu:
“Aslında Pazarcık’ta gençlik kalmadı. Gittiğiniz yerlerde de görebilirsiniz hep yaşlılar kalmış durumda. Gençlerin hepsi yurt dışına gidiyor. Bir çözüm olarak görüyorlar. Burada kalanlar olarak sayımız çok az. Açıkçası burada kalmayı, direnmeyi öngörüyorum. Çünkü bizim kalacak yerimiz, memleketimiz, coğrafyamız burası. İstiyorum ki sesimiz gür çıksın. Pazarcık’ı yaşatalım. Başımıza çok büyük bir felaket geldi. Burada kalıp, direnip, memleketimizi terk etmememiz gerektiğini düşünüyorum. Zaten gençlik sayımız çok az. Ben kadınların daha ön planda olmasını istiyorum. Pazarcık özellikle kadınlara iş veren bir yapıya sahip değil. En başta kadınların var olmasını kabul etmeleri gerekiyor. Sesimizin çıkmasından korkuluyor, Maraş böyle bir toplum yapısına sahip.”
“Bizim hem Kürt hem kadın olarak sesimizi bastırmaya çalışıyorlar” diyen Demiroğlu, “Bizi yok sayıyorlar ama varız, kabullenemiyorlar. Gençleri, kadınları, toplumun her kesimini hep birlikte olmaya çağırıyorum. Ezilenler biziz. Korkmamamız gerekiyor, baskılara sessiz kalmamamız gerekiyor. Hep birlikte var olmaya çağırıyorum. Çünkü biz buyuz. Sesimizin gürleşeceğine inanıyorum. Gelecek biziz ama gelecek kalmamış. Benim bir genç olarak yaşadığımı hissetmeye ihtiyacım var. İktidar değişsin istiyorum. Onlara bunu yaşatalım istiyorum. Genç bir aday olduğum için bana oy vereceklerini söylüyorlar. Çünkü meclis yaşlılarla dolmuş. Gençlere yer verilmesini herkes istiyor. Başaracağımıza da inanıyorum. Bizi asimile etmek istiyorlar. Bizi buralardan uzaklaştırmak istiyorlar. Bizi bu rezil hallere sokarak yıldırıp göndermek istiyorlar. Burayı yalnızlaştırmak istiyorlar. İnsanlar burayı bırakıp gitmek istemiyorlar, direniyorlar” şeklinde konuştu.
PİRHA -Alevi Kültür Dernekleri Pazarcık Şube Yönetim Kurulu üyesi Mahmut Eteş, depremden sonra Pazarcık’tan çok sayıda gencin ayrıldığını belirterek, HDP’nin seçim bölgesinde iyi çalıştığını söyledi. Eteş, “Ben gençlerden bir oyun Yeşil Sol Parti’ye bir oyun da Kılıçdaroğlu’na gideceğini görüyorum” dedi.
Alevi Kültür Dernekleri Pazarcık Şube Yönetim Kurulu üyesi Mahmut Eteş, depremin ilk gününden bu yana HDP’nin bölgede çalışıp insanlara maddi manevi umut olduğunu belirtti.
Seçimlere dair iktidarın değişmesi açısından umutlu olduğunu, gençlerden bir oyun Yeşil Sol Parti’ye bir oyun da Kılıçdaroğlu’na gideceğini belirten Eteş, “A, B Partisi ayırt etmeden çalıştıklarından dolayı insanların sıcak bir şekilde onlara gideceğini düşünüyorum” dedi.
“YENİ YÜZLERE İHTİYACIMIZ VAR”
Depremden sonra Pazarcık’tan daha fazla gencin gittiğini söyleyen Eteş, bu durumun Pazarcık için acı bir durum olduğunu dile getirdi. Eteş, seçime dair “Umarım iktidara güzel bir kişilik gelir” diyerek şunları kaydetti:
“İktidarı değiştirebilirsek güzel olacak diye düşünüyorum. Depremin ilk gününden bu yana HDP’nin milletvekilleri Pazarcık’taydı. Hasan Koca’larda bir koordinasyon merkezi oluşturdular. Tek tek köyleri dolaştılar. Çünkü şehir merkezine yardımlar bir şekilde ulaşıyordu. Biz de cemevinden elimizden geldiğince köylere ve Pazarcık’a bir şeyler yaptık. Ama onlar kendileri ev ev dolaştırdılar, gezdiler. Ben gençlerden bir oyun Yeşil Sol Parti’ye bir oyun da Kılıçdaroğlu’na gideceğini görüyorum. A, B Partisi ayırt etmeden çalıştıklarından dolayı insanların sıcak bir şekilde onlara gideceğini düşünüyorum. Gerek maddi gerek manevi insanlara o umudu verdiler. Tüm milletvekilleriyle birlikte deprem esnasında burada olmaları halka umut oldu. Yeni yüzlere, kişilere, iktidara ihtiyacımızın olduğunu düşünüyorum. Maraş Katliamı’ndan bu yana sürekli göçler veriyoruz. Bu son dönemler daha fazla arttı. Depremden sonra daha fazla gencimiz gitti. Bu Pazarcık için gerçekten çok acı bir durum. Bu topraklardan ben gidersem başkası giderse kim gelecek, kim yerleşecek, ne olacak? Bunları bilmiyoruz. İktidar umarım değişir. Umarım iktidara güzel bir kişilik gelir, milletvekillerimiz güzel olur, gençlerin iş imkanları olur, gençlerin konuşma özgürlüğü olur, basının özgürlüğü olur. Bu pahalılık biter ve gençlerimiz tekrar ülkesine döner.”
PİRHA-Depremin ilk gününden itibaren yardımların toplandığı ve koordine edildiği Narlı Cemevi’nde bulunan Avukat Mehmet Ercoşman, depremin ardından Narlı Cemevi olarak deprem bölgelerinin tamamına gelen yardımları ulaştırdıklarını ifade ederek, yaklaşan seçimde değişimin şart olduğunu söyledi.
6 Şubat tarihinde 11 ili ve 13 milyon insanı etkileyen ve büyük felakete yol açan depremde on binlerce yurttaş hayatını kaybedip, yüzbinlercesi yaralanırken, milyonlarca insan yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı.
Alevi toplumu ve kurumları deprem felaketinin yaşandığı ilk günden itibaren hem deprem bölgesinde hem de depremzedelerin göç ettiği kentlerde dayanışma ağları oluşturarak, yaraları bir nebzede olsa sarmaya çalışıyor.
Depremin ilk gününden itibaren yardımların toplandığı ve koordine edildiği Maraş Narlı Cemevi’nde bulunan Avukat Mehmet Ercoşman, depremi ve yaklaşan seçimi PİRHA‘ya değerlendirdi.
“GELEN YARDIMLAR ÇIĞ GİBİ BÜYÜDÜ”
Ercoşman, deprem süreci boyunca Narlı Cemevi olarak deprem bölgelerinin tamamına gelen yardımları ulaştırdıklarını ifade ederek, “Avrupa’dan, CHP, HDP gibi siyasi partilerden, belediyelerden gelen yardımlar çığ gibi büyüdü ve bu noktaya kadar geldi. Mümkün olduğu kadar insanlara elimizi uzatmaya çalıştık, elimizden geleni yapmaya çalıştık ve buraya kadar geldik. Eksikler var tabii ki olacak. Biz de bu eksiklikleri gördükçe tamamlamaya çalıştık” dedi.
“SANDIK GELECEK VE GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEYİ SANDIĞA YANSITACAĞIZ”
Yaklaşan seçime dair de değerlendirmelerde bulunan Ercoşman, “Ülkenin geldiği nokta ortada. Hepimiz bu ortamda yaşıyoruz. Özellikle ekonomik sıkıntılar, doğal afet döneminde yaşadığımız eksiklikler ister istemez bir değişimin, bir yeniliğin olması yönünde ister istemez düşündürüyor. Devlet bizi yalnız bırakırken, Yeşil Sol ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin ciddi anlamda bize destekleri oldu. Bunu söylerken birilerini kötüleyip birilerini çok yüceltme değil, hayatın gerçeği bu. Biz gördüğümüz şeyi söylüyoruz. Sandık gelecek ve biz gördüğümüz şeyi sandığa yansıtacağız” diye belirtti.
“DEĞİŞİM ŞART!”
“Değişimden yana olmak istiyoruz. Bu değişimi de sağlayacak figürler belli” diyen Ercoşman, “Bu figürlere de elimizden gelen neyse o konuda da desteğimizi sağlayacağız. Hiç kimsenin yaptığı siyasi yapılanmayı, çalışmayı kötülemiyoruz. Ama bir noktadan sonra da artık değişimin olması gerekiyor. Değişim olacak. Bu değişim de belli, saydığımız partiler yönünde. Biz kendi adımıza hareket etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“GÖÇÜN SEÇİME YANSIMASI OLACAK”
Seçim güvenliğinin önemine de vurgu yapan Avukat Mehmet Ercoşman, şunları ifade etti:
“Maraş, deprem sürecinde yoğun göç verdi. Bu göçün seçime yansıması olacaktır. Dışarıda olanların tamamının gelip oyunu kullanmaları gerekiyor. Bununla beraber partilerimizin dışarıya giden insanların o dönemlerde buraya gelmesi yönünde çalışmaları olacak. Biz de kendi açımızdan eşimizi, dostumuzu yönlendirebiliyoruz. tabii ki bu bizim için bir olumsuz diye görünebiliyor ama yani bizim gibi düşünmeyip bizim gibi olmayan insanlar da burada artık bizim gibi düşünmeye başladı.
Ekonomik olarak nefes alamıyoruz. Geleceğimiz, yaşam alanımız daraldı. Yaşam koşullarımız kısıtlandı. Artık sandığa gittiğimiz zaman özgür irademizi kullanacağız. Herkesin de taşın altına elini koyması lazım.”
PİRHA-İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu İkinci Başkanı Esmender Çöçelli, deprem bölgelerindeki izlenimlerini anlatırken, “Beş gündür yine bölgeleri geziyoruz. Bizi gören insanlar, “Siz Hızır oldunuz” diyorlar. Bu da bize gurur veriyor. Yaptıklarımızı anlatmaktan imtina ediyoruz ama halkımız bilsin ki elimizden geleni yapıyoruz, yapacağız” dedi.
Deprem bölgelerini ziyaret ederek, insanların ihtiyaçları doğrultusunda dayanışmayı sürdüren İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu’nun İkinci Başkanı Esmender Çöçelli, izlenimlerini PİRHA ile paylaştı.
“BİZİ GÖRENLER, “SİZ HIZIR OLDUNUZ” DİYOR”
AFAD tarafından engelleme ile karşılaştıklarını belirten Çöçelli, “Depremden sonra ilk üç günde hemen bölgeye geldik. Yardımlarımızı yaptık ama yurt dışından gelen bazı yardımlar ne yazık ki olumsuz şeylerle karşılaştı. Bunların belgesi de elimizde var. Arkadaşlarımız bunun takibini yapıyorlar. Bir tane tırımızı kurtardık. Diğerlerine AFAD el koydu. El konulmasına dair AFAD bize bir belge de verdi. Kolilerin dağıtıldığı ifade edildi. AFAD’ın kendi yandaşlarına dağıttığını biliyoruz. Avukatlarımızla sürecin takibini yapıyoruz. Gerekli adımları atacağız” dedi.
Maddi destek için kampanyalar başlatıldığını söyleyen Çöçelli şöyle devam etti:
“Toplanan bağışlar gerekli bölgelere dağıtılıyor. Fakat birçok ili etkileyen çok büyük bir deprem olduğu için ne yazık ki her yere yetişemiyoruz. Şunu da herkesin bilmesi gerekir. Biz Alevi kurumlarıyız, bir devlet değiliz. Sivil toplum kuruluşlarının yaptıklarını devletin yapması gerekiyor. Beş gündür yine bölgeleri geziyoruz. Bizi gören insanlar, “Siz Hızır oldunuz” diyorlar. Bu da bize gurur veriyor. Yaptıklarımızı anlatmaktan imtina ediyoruz ama halkımız bilsin ki elimizden geleni yapıyoruz, yapacağız. Bu çok uzun bir süreç. Halkımızın nasıl bir rezillik yaşadığını görüyoruz. Yapılan bağışları uzun vadede, bütün bölgeye ve bütün halkımıza hakkaniyetli bir şekilde dağıtmayı kendimize görev biliyoruz.”
PİRHA-Deprem bölgelerini ziyaret eden İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Binali Sağlam, “Yurt dışından yolladığımız üç tırımız çeşitli sınır kapılarında AFAD tarafından tutuldu ve el konuldu. Bunun üzerine gerekli müracaatları yaptık. Bir tırımızı kurtardık. İnsanlar iyi niyetle buraya geldiler. Onlara Hızır olmaya geldiler” dedi.
6 Şubat günü Maraş merkezli yaşanan depremlerin ardından bölgeye giden İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Binali Sağlam izlenimlerini ve çalışmalarını PİRHA‘ya anlattı.
“DEPREM SONRASI HEMEN KRİZ MASASI OLUŞTURDUK”
Depremin yaşandığı andan itibaren kriz masası oluşturduklarını belirten Sağlam, “Ateş düştüğü yeri yakar ama 6 Şubat bizim de gönüllerimizi kavurdu. Deprem olduktan sonra İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) olarak hemen bir kriz masası oluşturduk. 11 bölge için harekete geçtik. Bileşenler olarak bölgenin ihtiyaçları doğrultusunda hemen siparişleri verdik. Fakat yurt dışından yolladığımız üç tırımız çeşitli sınır kapılarında AFAD tarafından tutuldu ve el konuldu. Hatta Avusturya’da gelen bir tırımıza, ‘Eğer bu ülkeden çıkmak istiyorsan, malzemeleri bize teslim edeceksin. Aksi takdirde buradan çıkamayacaksın’ denildi. Bunun üzerine gerekli müracaatları yaptık. Bir tırımızı kurtardık. Ama bu yönlü birçok sıkıntı yaşadık” dedi.
“Dünyadaki birçok insanın da gönlü yandı yaşananlardan dolayı” diyen Binali Sağlam, “İnsanlar iyi niyetle buraya geldiler. Onlara Hızır olmaya geldiler. Yardım malzemelerinin hakkaniyetli bir şekilde dağıtılacağından emin olsak elimizde ne varsa teslim ederdik. Yeter ki halkımıza yetiştirilsin. Ama maalesef biz bunun aksi durumunu yaşadık” ifadelerini kullandı.
“KENDİSİNE YETİNMEYEN KOMŞUSUNA NASIL YETİNECEK?”
İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Binali Sağlam, depremden Suriye’nin de etkilendiğini belirterek şöyle devam etti:
“Bütün dünya halklarını görürüz. 72 millete aynı nazarla bakarız. Rojava’ya da elimizi uzattık. Gerekli yardımları oraya da gönderdik. Kendisine yetinmeyen komşusuna nasıl yetinecek? Kendisini görmeyen komşusunu nasıl görecek? Bütün dünya halkları ayağa kalktı. Kürt’ü, Alevisi, Laz’ı, Çerkez’i, Süryani’si, Ezidi’si, bütün halklar ayağa kalktı. 7 Nisan’da Kayseri’de buluştuk. İlk etapta kuru gıda ve hijyen maddelerini köylere hakkaniyetli şekilde götürdük. Bölgenin ihtiyaçlarını tespit ederek bir an önce onlara Hızır olmak istiyoruz.”
PİRHA- Deprem felaketinin üzerinden haftalar geçmesine karşın yeterli yardımın yapılmadığı köylerden biri olan Maraş’ın Özbek köyünde yaşayanların tarlalarına el konulmak isteniyor. Duruma tepki gösteren köy sakini Abbas Gürocak, Alevi oldukları ve verimli tarlaları olduğu için göç ettirilmek istendiklerini belirterek, “Depremde yanımızda olmayan devlet bizi yerimizden, yurdumuzdan koparmak istiyorlar” dedi.
6 Şubat tarihinde 11 ili ve 13 milyon insanı etkileyen büyük felakete yol açan depremde on binlerce yurttaş hayatını kaybedip, yüzbinlercesi yaralanırken, milyonlarca insan yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı.
Deprem felaketinin üzerinden 40 gün geçmesine karşın, yurttaşların temel ihtiyaçları giderilebilmiş değil. Su, gıda, hijyen malzemesi ve çadır sorununun devam ettiği kentlerde, enkazlar ‘hızlı’ bir şekilde kaldırılıyor. Tarım alanlarına ve Alevi köylerinin bulunduğu alanlara dökülen molozlar tehlike saçarken, deprem kontularının bu köylerde yapılması bir kez daha zorunlu göçün yaşanmasına yol açıyor.
Yurttaşlar haftalar geçmesine karşın yeterli yardımın yapılmadığını ifade ederken, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan çözümü ‘Helalleşme’de buldu.
Bilim insanlarının tüm uyarılarına karşın deprem felaketinin en fazla etkilediği yerleşim birimleri arasında yer alan Maraş’ın Türkoğlu ilçesinin kırsal Özbek Mahallesi‘nde köy evlerinin inşa edilmesine başlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın talimatlarıyla bölgeye yaklaşık 4 bin 500 toplu konut, 2 bin 500 de kırsal alanda ev inşa edilecek.
“GEÇMİŞİMİZİN HEPSİ SİLİNECEK”
Türkoğlu’nda yaşayan Aleviler bu duruma tepkili. Özbek köyünden Abbas Gürocak adlı yurttaş PİRHA mikrofonuna konuştu.
Abbas Gürocak, yaşamının tamamının Özbek’te geçtiğini belirterek, “Deprem olduktan sonra her şeyimizi kaybettik. Bize devlet yardım etmedi. Avrupa’daki eşimiz dostumuz akrabamız köylümüz bize her konuda yardım ettiler. Bizi yerimizden, yurdumuzdan koparmak istiyorlar. Çocukluğumuzun, geçmişimizin hepsi silinecek. Bizi buradan gönderdikten sonra yerlerimizi, hepsini satacaklar” dedi.
“ARAZİLERİMİZE EL KOYMAK İSTİYORLAR”
Alevi oldukları ve tarlalarının verimli olduğu için devletin arazilerine el koyduğunu vurgulayan Abbas Gürocak, “Alevi köylerininin hepsini götürmeye çalışıyorlar. Bu durumun sonuçları ağır olur” diyerek uyarıda bulundu.
“ALEVİYİZ DİYE YARDIM GETİRMEDİLER”
Depremden iş makinalarının da etkilendiğini aktaran Abbas Gürocak, “Borç için arayacağına halkın neye ihtiyacı olduğunu bir sorsana. 15 gün banyo yapamadık. Devlet diye bir şey yok. İzmir, Ankara belediyeleri yardım getirdi. Yanı başımızdaki belediyeyi görmedik. Aleviyiz diye getirmediler” diyerek devletin yardım etmek yerine borçlarını istediğini ifade etti.
PİRHA- Pazarcık’ta yaşama tutunmaya çalışan yurttaşlar, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimin önemine dikkat çekerek, “Bize afeti yaşatanlara gereken cevabı vereceğiz” dedi.
6 Şubat tarihinde 11 ili ve 13 milyon insanı etkileyen ve büyük felakete yol açan depremde on binlerce yurttaş hayatını kaybedip, yüzbinlercesi yaralanırken, milyonlarca insan yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı.
Deprem felaketinin üzerinden 56 gün geçmesine karşın, yurttaşların temel ihtiyaçları giderilebilmiş değil. Su, gıda, hijyen malzemesi ve çadır sorununun devam ettiği kentlerde, enkazlar ‘hızlı’ bir şekilde kaldırılırken, yaşam alanlarının yakınlarına kontrölsüzce dökülen molozlar sağlık sorunlara yol açıyor.
Pazarcık’ta yaşama tutunmaya çalışan yurttaşlar, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimin önemine dikkat çekerek, “Bize afeti yaşatanlara gereken cevabı vereceğiz” dedi.
Deprem felaketinin yaşandığı bölgelerden farklı kentlere göç etmek zorunda kalanların geri dönüp oylarını kullanacağını belirten yurttaşlar, “Yurtiçine ve dışına çıkan çok oldu. Ancak seçim zamanı gelip oylarını verecekler. Asrın felaketi başımızdan gitsin diye oyumuzu kullanacağız” diye konuştular.
Seçimin çok önemli olduğunu vurgulayan yurttaşlar, “Geçinemez olduk. Çok nüyük sıkıntılar yaşadık, depremle bu sıkıntılar daha da arttı. Seçim son ümidimiz” diyerek herkesin oyunu kullanöası çağrısında bulundu.