Etiket: pendik

  • Bolu faciasında yaşamını yitiren Akişli ailesi için lokma dağıtıldı-VİDEO

    Bolu faciasında yaşamını yitiren Akişli ailesi için lokma dağıtıldı-VİDEO

    PİRHA – Kartalkaya Grand Otel’deki yangında hayatını kaybeden Mina, Şenol ve Gülçin Akişli için Pendik Seyit Seyfi Cemevi’nde lokma dağıtıldı. Aile üyeleri, asıl sorumluluğu olanlar hakkında hukuki mücadele vereceklerini belirterek “Vatandaşının güvenliğini, yaşam hakkını savunmakla, korumakla yükümlü olan devlet kurumlarının ihmalleri olduğu için bu konuda mücadelemiz de olacak” dedi.

    Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’de, 21 Ocak’ta çıkan yangında çoğu çocuk 78 kişi hayatını kaybetti, 51 kişi yaralandı.

    Soruşturma kapsamında Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun, otel sahibi Halit Ergül, şirket genel müdürü ve otel müdürünün de aralarında bulunduğu 14 kişi gözaltına alındı. 24 Ocak akşamı gözaltına alınan 14 kişiden 8’i, tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilmişti. Sevki yapılanlardan otel sahibi Ergül ve Ergül’ün damadı Aras tutuklandı.

    AKİŞLİ AİLESİ İÇİN LOKMA VERİLDİ

    Bolu Kartalkaya Grand Otel’deki yangında hayatını kaybeden 78 kişi içerisinde Mina, Şenol ve Gülçin Akişli de vardı. Baba Şenol, kızı Mine ve babaanne Gülçin Akişli için Pendik İlçesindeki Seyit Seyfi Cemevi’nde lokma dağıtıldı. Dersimli Akişli ailesinin üç lokmasına çok sayıda yurttaş katıldı.

    AİLE BİREYLERİNDEN SORUMLULARA TEPKİ!

    Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel yangınının ardından bilirkişi heyetinin hazırladığı ön rapor kamuoyuna açıklandı. Bilirkişi raporunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı, il özel idaresi, Bolu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve otel yönetiminin sorumlu olduğuna vurgu yapıldı. Adalet Bakanı Tunç ise söz konusu belge için “korsan rapor” ifadesini kullandı.

    Hükümet yetkilileri henüz bir sorumluluk kabul etmese de Akişli ailesi, asıl sorumluların henüz gözaltına dahi alınmadığını belirtti.

    Mina Akişli’nin teyzesi Hasibe Turan, yangının yaşandığı gün İstanbul’dan Bolu’ya gittiğini belirterek gördüğü manzarayı şu sözlerle anlattı:

    “Direk hastaneye gittik. Son ana kadar yakınlarımızı canlı bulmayı umut ediyorduk. Hastane önünde korkunç bir tablo vardı. Cesetler büyük bir tırın içerisindeydi ve biz de yakınlarımızı orada bulmaya çalıştık. Saatler sonrasında yaptığımız teşhislerle yakınlarımızı fark ettik. Evimizin yaşam kaynağını kaybettik. Yeğenim evdeki neşe kaynağımızdı. Olayı halen kabul edemiyoruz. Asıl sorumlular ortada yok. Bu duyarsızlık, bizim için yeni bir şey değil. Aynı durumu depremde, Soma’da yaşadık. Ülkede bu tarzda çok fazla ‘katliam’ denilecek olaylar yaşıyoruz ve hepsinde sonuçlar aynı oluyor. Bizim için artık otel sahibiymiş, şuymuş buymuş değil. Çok fazla ceza alması da yeterli gelmeyecektir bizim için çünkü burada asıl sorumlu olan o oteli açmaya izin veren, denetlemeyen bütün kurumlardır. Kurumların görevlerini yapmadıklarını düşünüyoruz. Şu an bütün kurumlar birbirlerinin üzerine suç atıyor. Belki otel sahipleri ceza alacak ama bu hiçbir şekilde yeterli olmayacaktır. Hukuk mücadelemiz kesinlikle olacaktır. Vatandaşının güvenliğini, yaşam hakkını savunmakla, korumakla yükümlü olan devlet kurumlarının ihmalleri olduğu için bu konuda bir mücadelemiz de olacak.”

    “İÇİMİZDE BİR İSYAN VAR”

    Mina Akişli’nin dayısı Hakan Turan da yaşananlara ilişkin “Göz göre göre gelmiş bir cinayet, bir facia” sözleri ile özetledi. Turan, otelin uzun yıllardır işletildiğini vurgulayarak denetim yapılmamasını eleştirdi. Turan, şunları söyledi:

    “Hizmet sektöründe yıllardır hizmet veren bir otelin böyle eksiklerinin olması, sonuçlarının da böyle ağır olmasına sebep oldu. Bundan dolayı biz ‘facia’ diyoruz. Yaşanan doğal bir şey değil, gerçekten bir cinayet. İçimiz gerçekten dolu. İçimizde bir isyan var. Kabullenemediğimiz bir ölümden dolayı yüreğimiz şu an çok ağrıyor. Tarif edilemez bir acı bu.

    “ÖNCELİKLE DEVLET SORUMLUDUR”

    Bizim toplumumuzda ‘Devlet Ana’ dediğimiz bir olgu var. Eğer devlet ana, her şeyin başı ise öncelikle tabii ki burada devlet sorumludur. Ondan sonra kurumlar ve insanlar geliyor. Devlet, yönetmelikler ve kurallarla bu çerçeveyi çizerse denetleyenler de bu çerçeveler içerisinde kuralları uygularsa hiçbir şey yaşanmayacaktır. Başka ülkelerde de felaketler yaşanıyor ama oradaki ölümler bu kadar değil.

    Hukuki anlamda bu sürecin de çok sağlıklı işleyeceğine inanmıyorum. Çünkü ülkemizde yargı denen olgu artık gerçekliğini yitirdi. Daha önceki yaşananlardan gördüğümüz kadarıyla hiç kimse ceza almıyor ya da cezalar göstermelik oluyor. Suçlular kısa sürede serbest kalıyor. Yani hiçbir şekilde yaptırım olmuyor. Ama biz aileler olarak kesinlikle yaşananların peşini bırakmayacağız. Suçlular cezasını alana kadar da takipçisi olacağız.”

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • İstanbul’da bir kadın katledildi

    İstanbul’da bir kadın katledildi

    Pendik ilçesinde Nazlı Duman adlı kadın, Emrah Bolat tarafından katledildi.

    İstanbul’un Pendik ilçesinde Nazlı Duman, erkek arkadaşı olduğu belirtilen fail Emrah Bolat tarafından kesici aletle katledildi. Nazlı Duman’ın annesinin, kızından haber alamaması üzerine dairesine giderek ihbarda bulunmasıyla, adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede Nazlı Duman’ın kesici alet ile yaşamını yitirdiği, cinayet sırasında Duman’ın 9 yaşındaki çocuğunun da evde olduğu öğrenildi.

    Fail Emrah Polat’ın, Duman’ı katlettikten sonra kendi yaşamına da son verdiği kaydedildi.

    Olay yerinde yapılan incelemenin ardından cenazeler otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

    (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul Pendik’te bir ailenin evine çarpı işareti konuldu

    İstanbul Pendik’te bir ailenin evine çarpı işareti konuldu

    PİRHA- Pendik’te yaşayan Kürt Alevi oldukları belirtilen Doğu ailesinin evi çarpı işaretiyle işaretlendi. Karakola gidip şikayetçi olmak isteyen aileye polisin, kamera kayıtlarına bakılacağını, ondan sonra şikayetlerini kabul edeceklerini söylediği kaydedildi.

    Evrensel’den Eylem Nazlıer’in haberine göre, İstanbul’un Pendik ilçesinde yaşayan Doğu Ailesi’nin evi çarpı işareti konularak işaretlendi. Şikayette bulunmak için karakola gittiklerinde polisin kamera kayıtlarına bakacaklarını, ondan sonra şikayetlerini kabul edeceklerini söylediğini belirtti. Yaşananların ardından tedirdin olduğunu ifade eden Ercan Doğu, “Böyle bir şey düşünmedik. Pazar günü baktık, bu sefer kırmızı boyayla çarpı işareti atmışlar. Artık tedirginiz” dedi.

    “ALEVİLERE YAPILANLARI BİLİYORUZ, TEDİRGİNİZ”  

    “Hizbullah’tan kaçarak buraya geldik. Alevi olduğumuz için üzerimizde çok baskı vardı. Kötüye gidecek diye topraklarımızı bırakıp geldik” diyen Ercan Doğu, 2000’li yılların başında Batman’dan İstanbul’a göç ettiklerini aktardı. Yaklaşık 4-5 senedir kaldıkları evde yaşadıklarını anlatan Doğu, daha önce herhangi bir tehdit almadıklarını, husumetli olduğu bir kimsenin de olmadığını ifade etti. Evlerine iki hafta içinde biri siyah, biri kırmızı kalemle iki kere çarpı işareti yapıldığına dikkat çekerek, “Alevilere yapılanları biliyoruz, başımıza gelir mi diye tedirgin durumdayız. Evi taşısak mı diye düşünüyoruz. 2023’te millet uzaya çıkacak biz hâlâ Alevi-Sünni tartışmaları yaşıyoruz” diyerek tepki gösterdi.

    (HABER MERKEZİ) 

  • Kenanoğlu: Devletin, Aleviliği kontrol altında tutmak gibi bir derdi var-VİDEO

    Kenanoğlu: Devletin, Aleviliği kontrol altında tutmak gibi bir derdi var-VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Pendik Şubesi’nin düzenlediği kültür ve sanat etkinliklerinde konuşan Ali Kenanoğlu “Türkiye’de Alevi sorunu, Kürt sorunu gibi devletin yapısal sorunlarına ilişkin politikalar sadece oy için gerçekleşmez. Devlet dediğimiz aygıtın Aleviliği kontrol altında tutmak gibi bir derdi var” yorumunda bulundu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Pendik Şubesi’nin 1-4 Eylül tarihleri arasında düzenlediği kültür ve sanat etkinlikleri sürüyor. Etkinlerin üçüncü gününde pek çok yazar, okuyucularıyla buluştu. Etkinlikler dahilinde kitap stantları ve kermes bölümündeki kazanç da öğrencilere burs olarak verilecek.

    “ALEVİLİĞİ KONTROL ALTINDA TUTMAK GİBİ BİR DERDİ VAR”

    Halkların Demokratik Partisi Milletvekili Ali Kenanoğlu da etkinlikler kapsamında söyleşiye katıldı. Milletvekili Kenanoğlu, ‘Bitmeyen Alevi Açılımları’ başlıklı söyleşide Aleviliğin cumhuriyet tarihi boyunca nasıl asimile edilmeye çalışıldığı ve devletin kontrol kurmak için ürettiği politikalardan bahsetti.

    Kenanoğlu, AKP hükümeti yetkililerinin, Alevi kurumlarını gezmesi ve söylemlerini de değerlendirdi. ‘Sadece oy için politika geliştirildiği’ düşüncesinin eksik olduğunu söyleyen Kenanoğlu, şu konuşmayı yaptı:

    “Türkiye’de Alevi sorunu, Kürt sorunu gibi devletin yapısal sorunlarına ilişkin politikalar sadece oy için gerçekleşmez. Çünkü bu iki sorun Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş kodlarının oluşturduğu sorunlardır. Ancak devlet dediğimiz aygıtın Aleviliği kontrol altında tutmak gibi bir derdi var. Diyanet ile Sünni-İslam’ı kontrol altında tutuyor. Devlet Sünniliği var. Nasıl ibadet etmelerini, nelere inanmalarını söylüyor. Cuma günü okutulacak hutbeyi Ankara’dan gönderiyor.”

    “ALEVİLİK YOK SAYILIYOR”

    Ali Kenanoğlu, Aleviliğin yok sayıldığı, kısmen asimilasyona uğratıldığını anlatarak “Aleviler ise 2 Temmuz 1993’ten itibaren kendi isimleri ile örgütlenmeye başladı, taleplerini dile getirdi. On binlerin katıldığı mitingler yaptık. AİHM kararları var, hem cemevleri ile ilgili hem de din dersleri ile ilgili. Devlet artık Alevileri yok sayamayacak” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İstanbul Valiliği’nden açıklama: Cemevine saldıran failler yakalanmıştır

    İstanbul Valiliği’nden açıklama: Cemevine saldıran failler yakalanmıştır

    PİRHA-İstanbul Valiliği, Ali Baba Sultan Cemevi’ne yönelik saldırı yapan iki şahsın yakalandığı bilgisini paylaştı.

    İstanbul’un Pendik ilçesindeki Ali Baba Sultan Cemevi’ne 13 Ağustos gecesi yapılan saldırının failleri yakalandı. Konunun kamuoyunda geniş tepki uyandırması ardından İstanbul Valiliği, “Failler yakalanmıştır” açıklamasını yaptı.

    Pendik Kaymakamlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Bugün sabah saatlerinde ilçemiz Ertuğrulgazi Mahallesi’nde bulunan Ali Baba Sultan Cemevi ve Kültür Merkezi penceresinin kırıldığı ihbarı alınmıştır. Olay yerine sevk edilen güvenlik güçlerimizce cemevi görevlileri ve mahalle sakinlerinden alınan bilgiler ışığında failler yakalanmıştır. Konuyla ilgili adli soruşturma başlatılmıştır” ifadelerine yer verildi.

    VALİLİKTEN AÇIKLAMA: SORUŞTURMA DEVAM ETMEKTEDİR

    İstanbul Valiliği de Ali Baba Sultan Cemevi’nin saldırısına ilişkin 2 kişi hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu. İstanbul Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Pendik ilçemizin Ertuğrulgazi Mahallesi’nde bulunan Ali Baba Sultan Cemevi’nin penceresinin kırılması olayının aydınlatılması için İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerimizin kamera kayıtları ve görgü tanıklarından alınan bilgiler doğrultusunda yaptıkları titiz çalışmalar neticesinde olayın, bugün saat 01.00 sıralarında cemevinin bahçesine giren iki alkollü şahıs tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Olaya karışan şüpheli E.Ş. ve E.B. adlı şahıslar yakalanmış olup, başlatılan soruşturma devam etmektedir. İbadethanelere yapılan her türlü saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

    SAVCILIKTAN AÇIKLAMA

    İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, başlatılan soruşturma kapsamında, gerekli tüm araştırmalar tamamlandıktan sonra toplanan delillerin hukuken değerlendirileceği ve ilgililer hakkında yasal işlem başlatılacağını bildirdi.

    İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Pendik Ertuğrulgazi Mahallesi’ndeki Ali Baba Sultan Cemevi ve Kültür Merkezi’nin camının kırıldığına dair ihbar alınması üzerine derhal soruşturma başlatıldığı ve kamera kayıtlarının incelenmesi suretiyle yapılan araştırma sonucu olayı gerçekleştirdiği belirlenen E.Ş. ve E.B. adlı şüphelilerin yakalandığı belirtildi.

    Açıklamada, şunlar kaydedildi:

    “Yakalanan şüpheliler savunmalarında özetle ‘Gece alkol aldıklarını, kapalı bir mekanda uyumak için cemevinin camını kırarak kapıyı açtıklarını ve burada yattıklarını, sabaha karşı kalkıp cemevini terk ettiklerini’ beyan etmişlerdir. Cemevi yetkilisi de alınan beyanında özetle ‘Şüphelilerin aynı mahallede oturduklarını, aileleriyle yapılan görüşme sonucu eylemin art niyetli olmadığını anladıklarını, şikayetçi olmadığını’ belirtmiştir. Başlatılan soruşturma kapsamında gerekli tüm araştırmalar tamamlandıktan sonra toplanan deliller hukuken değerlendirilecek ve ilgililer hakkında yasal gereğine tevessül edilecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

    (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul’da Ali Baba Cemevi’ne saldırı gerçekleşti

    İstanbul’da Ali Baba Cemevi’ne saldırı gerçekleşti

    PİRHA-İstanbul’da bulunan Ali Baba Cemevi’ne yönelik dün gece kimliği belirsiz kişilerce saldırı düzenlendi. Tahir Aslandaş Dede saldırıyı, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla duyururken; HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu da, İstanbul Valiliği’nden açıklama beklediklerini ifade etti.

    İstanbul’un Pendik ilçesinde bulunan Ali Baba Cemevi’ne yönelik dün gece kimliği belirsiz kişi veya kişilerce saldırı gerçekleşti. Tahir Aslandaş Dede sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla saldırıyı duyururken; “Bu gece İstanbul, Pendik’te Ali Baba Cemevi’nin arka penceresi kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından kırılarak cemevine saldırı yapılmıştır. Gereken araştırma ve inceleme yapılmaktadır” ifadelerini kullandı.

    KENANOĞLU: VALİLİKTEN AÇIKLAMA BEKLİYORUZ

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da saldırıya tepki gösterirken, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla İstanbul Valiliği’nden açıklama beklediklerini söyledi.

    Kenanoğlu, “Pendik’te Ali Baba Cemevine gece saldırı düzenlenmiş. Her bir sokağın kameralarla izlendiği bir ortamda umarım “tespit edemedik” demeyeceksin. Tespit edemediklerinizin “bilgi dahilinde” yapılan işler olduğunu biliyoruz. Açıklama bekliyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)
  • Pervin Buldan: Erken seçim kaçınılmazdır!

    Pervin Buldan: Erken seçim kaçınılmazdır!

    PİRHA-HDP Eş Genel Başkan Pervin Buldan, İstanbul’da tekstil atölyelerinde çalışan işçilerle buluştu. “Kadın Yoksulluğuna Hayır” kampanyası çerçevesinde gerçekleştirilen ziyarette işçilerin bayramını kutlayan Buldan, “İşçi ve emekçilerin hakkı için, kadınların hakkı ve hukuku için erken seçimin şart olduğunu ifade ediyoruz” dedi.

    HDP Eş Genel Başkan Pervin Buldan, MYK üyesi Ferhat Encü, İstanbul İl Eşbaşkanı Erdal Avcı, Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş ve İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm’den oluşan HDP heyeti İstanbul Pendik’te tekstil atölyelerindeki işçilerle buluştu.

    ‘Kadın Yoksulluğuna Hayır’ kampanyası çerçevesinde yapılan ziyarette işçilerin bayramını kutlayan Buldan, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

    Bayram olmasına, pandemi nedeniyle kısıtlamalar olmasına rağmen bugün burada insanlar çalışmak zorunda. Kadınların ve kadın yoksulluğunun görünür olması, kadınların yaşadığı bütün sorunların, sıkıntıların yerinde tespit edilmesi amacıyla bu kampanyayı gerçekleştiriyoruz.

    Bayram ve pandemi koşullarına rağmen insanlar burada çalışmak zorunda. Eğer bir kapanma olacaksa, pandemi kısıtlamaları varsa bu herkese uygulanmalıdır; haklardan herkes eşit bir şekilde faydalanmalıdır. Bir kesim çalışarak başka bir kesim eve kapanarak bu süreci atlatamayız. Bu kapanma çerçevesinde insanlar ekmek parası kazanmak için mecburen çalışmak zorunda kalıyorsa eğer bunu düşünmesi gereken tek bir yer, makam vardır o da Saray’dır, bu ülkenin cumhurbaşkanıdır. Kendilerinin kapanırken insanlara ‘pandemiyi düşünelim’ çağrısı yapanlar başka bir kesimin çalışmasına göz yummamalıdır. Sizlere yaşamanızı idame edebilecek düzeyde bir gelir verilmesi sizlerin de evinizde kapanmasına katkı sunacaktır. Ancak böyle yapılmıyor, böyle düşünülmüyor.”

    “KENDİ GELECEKLERİ İÇİN SÖZ KURMAKTAN ÇEKİNİYORLAR”

    “Biz başta kadınlar olmak üzere Türkiye’deki tüm işçi ve emekçi kesiminin pandemi koşullarında yaşadığı bütün sıkıntıları biliyor ve bunun tedbirlerinin alınması için çağrılar yapıyoruz. Ancak yaptığımız çağrılara Cumhurbaşkanı başta olmak üzere bu ülkeyi yönetenler, AKP hükümeti cevap vermekten kaçınıyor. Çünkü yanlış yaptıklarını aslında kendileri de biliyor. Ama kendi rantları için, kendi gelecekleri için söz kurmaktan çekiniyorlar. Biz halkımız nerede haksızlığa uğramışsa, kadınlar nerede haksızlığa uğramışsa, nerede bir hukuksuzluk varsa, nerede alın teri sömürülüyorsa HDP olarak oradayız ve orada olmaya devam edeceğiz.”

    “ERKEN SEÇİM KAÇINILMAZDIR”

    “En erken seçimde AKP hükümeti artık gidicidir. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Artık Türkiye toplumu AKP’nin bu ülkeyi nasıl yönettiğinin farkındadır. İnsanların AKP’nin yalanlarına artık karnı toktur. Türkiye’yi bugün uçurumun kenarına getiren, bir iflasla baş başa bırakan ve kendi geleceğini düşünmekten başka bir şey yapmayan AKP hükümetine en etkili cevabımızı elbette seçim sandıklarında vereceğiz. Buradan ben de çağrı yapıyorum: Erken seçim kaçınılmazdır. Çünkü bu ülkeyi artık yönetemiyorlar. Türkiye halklarının ortak geleceği için, işçi ve emekçilerin hakkı için, kadınların hakkı ve hukuku için, gençlerin çocukların yarınları ve geleceği için bu erken seçimin şart olduğunu ifade ediyoruz.”

    “SALDIRILARIN ARKASINDA İÇİŞLERİ BAKANLIĞI VAR”

    “Genel Merkezimiz başta olmak üzere yapılan hiçbir saldırı birbirinden bağımsız değildir. İnsanların kendi başına karar verdiği saldırılar değildir. Bu saldırıların arkasında İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere hükümet vardır. O yüzden HDP’ye yapılan her bir saldırının failinin ve kışkırtıcısının kim olduğunu bizler biliyoruz. Bu saldırılar Türkiye’ye hiçbir şey kazandırmaz. Türkiye’nin üçüncü büyük partisi olan HDP’nin genel merkezine yapılan saldırı da 3 kişinin aldığı kararla gerçekleşen bir saldırı değildir.”

    “KÜRTLERE YÖNELİK HER TÜRLÜ SALDIRININ ARKASINDA İKTİDAR VAR”

    “Kürtlere yapılan saldırı bilinçlidir. Kürtlere nerede olursa olsun yaşadıkları her yerde yapılan saldırının arkasında mutlaka bu ülkeyi yönetenler vardır. Mersin’deki saldırı adli bir olay değildir. Bu bilinçli ve ırkçı bir saldırıdır. Bu saldırıyı da şiddetle kınıyoruz.

    Dün takip ettiğimiz kadarıyla 3 kişinin tutuklandığını öğrendik. Ancak birkaç gün sonra bir serbest bırakılmayla karşılaşırsak eğer bundan da yine hükümetin sorumlu olduğunu özellikle ifade etmek isterim. Bu insanlar cezalandırılmalıdır. Kürtlere yönelik, Kürtlerin yaşadığı her yerdeki saldırıları azmettiren ve bu saldırıların emrini verenler mutlaka bulunmalı ve yargılanmalıdır.”

    “FİLİSTİNLİLER VE KÜRTLER SALDIRIYA UĞRUYOR”

    Ortadoğu’daki dinlerin, mezheplerin, halkların birbiriyle çatışmasını körükleyen güçler olduğunu biliyoruz. HDP olarak mutlaka bu sorunun da müzakere ve diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. O yüzden orada yaşanan her bir sorunun müzakere ve diyalog yoluyla çözülebileceğini ifade ediyoruz. Sadece İsrail’in Filistin’e saldırısı değil bugün Ortadoğu’da birçok yerde saldırı, çatışma ve savaş hali var. Bu çatışmaların belli bir yerinde Filistinliler, belli bir yerinde Kürtler var, belli bir yerinde de başka kesimler var. Bu saldırıların, çatışmaların, savaşların Ramazan döneminde yapılması mutlaka ama mutlaka eleştirilmesi ve lanetlenmesi gereken ayrı bir konudur.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kenanoğlu’ndan Alevi evlerinin işaretlenmesine dair Soylu’ya soru önergesi

    Kenanoğlu’ndan Alevi evlerinin işaretlenmesine dair Soylu’ya soru önergesi

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, İstanbul’un Pendik ilçesinde Alevilerin oturduğu apartmanın işaretlenmesi ve binaya “Alevilere ölüm” yazılmasını  İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu. Kenanoğlu önergesinde, “Kamuoyuna yansıyan bilgilerin yer aldığı 36 vaka ile ilgili ne tür bir işlem yapılmıştır, faili tespit edilenler hangi vakalardır? Bu 36 vakadan faili tespit edilenlere nasıl bir işlem yapılmıştır?” sorularını yöneltti.  

    Ali Kenanoğlu önergesinde, 2012 yılından bu yana Alevilere yönelik toplam 36 ayrı benzer olayın gerçekleştiğini hatırlatarak, “En kısa zamanda güçlü bir irade ortaya konulmazsa, Sivas, Maraş, Çorum gibi Alevi katliamlarının acısını ve öfkesini üzerinden atamamış Alevi toplumu benzer trajedileri yaşama riski taşımaktadır” dedi.

    Kenanoğlu, TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde şunları kaydetti:

    “Alevilere yönelik nefret söylemi ve tehdit rutin şekilde devam etmektedir. Bu rutinliğin yöntemlerinden birisi olan Alevi evlerinin işaretlenmesi vakalarına yetkililer “Sarhoş veya çocuk işidir” diyerek bireysel duruma indirgeme eğilimindedir. Bu rutinliğin hız kesmemesinin nedeni kamu otoritesinin hiçbir şekilde harekete geçmemesinden kaynaklanmaktadır.

    Alevilerin evlerine çarpı (X) işareti konması ve tehdit içeren yazılar, Alevi toplumuna karşı nefret suçuna girmektedir. Bu nefret suçunu işleyenlerin üzerine ciddiyetle gidilmediği, faillerine ulaşılmadığı ve kamuoyuna bu konularda yeterli bilgi verilmediği, bunu yapanların hiçbir cezai işleme tabi tutulmaması Alevilere düşmanlık besleyenlere cesaret vermekte ve aramızda rahatlıkla dolaşmaktadırlar. En kısa zamanda güçlü bir irade ortaya konulmazsa, Sivas, Maraş, Çorum gibi Alevi katliamlarının acısını ve öfkesini üzerinden atamamış Alevi toplumu benzer trajedileri yaşama riski taşımaktadır. Alevilere ait evlerin işaretlenmesi ile ilgili olarak kamuoyuna yansıyan ve Şubat 2012 tarihinden 19 Ekim 2020 tarihine kadar tespit edilmiş 36 vaka bulunmaktadır.”

    Kenanoğlu bu kapsamda, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya şu soruları yöneltti:

    – Yukarıda belirtilen olaylarda, kamuoyuna yansıyan bilgilerin yer aldığı 36 vaka ile ilgili ne tür bir işlem yapılmıştır, faili tespit edilenler hangi vakalardır?
    – Bu 36 vakadan faili tespit edilenlere nasıl bir işlem yapılmıştır?”

    PİRHA/ ANKARA

     

  • ‘Alevilere ölüm’ yazısına soruşturma

    ‘Alevilere ölüm’ yazısına soruşturma

    PİRHA- İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, Pendik’te Alevilerin yaşadığı apartmanın duvarına “Alevilere ölüm” yazılmasına dair soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, İstanbul Pendik’te Alevilerin yaşadığı apartmanın duvarına “Alevilere ölüm” yazılmasına ve X işareti çizilmesine dair soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    Bakan Çataklı, Twitter’daki hesabından yaptığı açıklamada “Söz konusu yazılarla ilgili soruşturma başlatılmış olup, halihazırda olay aydınlatılmaya çalışılmaktadır” dedi.

    Açıklamasında nefret içeren olayın bazı kesimler tarafından etnik ve mezhepsel çatışma zeminine çekilmeye çalışıldığını ileri süren Çataklı şu ifadeleri kullandı:

    “Vatandaşlarımıza yönelik tehdit içerikli bu ve buna benzer yazılarla ve işaretlerle ilgili ihbarlara  kolluk kuvvetlerimizce anında müdahale edilmektedir. 2017 yılından bugüne kadar faili ya da failleri tespit edilen 6 olayda 11 şüpheli hakkında işlem yapılmış, bu kişilerin adli makamlara intikalleri sağlanmıştır. Tüm vatandaşlarımız müsterih olsunlar. Bin yıldır kardeşlik içinde yaşadığımız Anadolu topraklarında etnik kökeni, mezhebi ve sosyal ve siyasal kimliği üzerinden kardeşliğimizi ve huzurumuzu tehdit etmeye yönelik girişimlere, bundan önce müsaade edilmediği gibi bundan sonra da müsaade edilmeyecek.”

    ALEVİ AİLE: “ALEVİLERE YAPILMIŞ BİR HAKARETTİR”

    Pendik’te yaşadıkları apartmanın duvarına “Alevilere ölüm” yazılan aile, ırkçılık yapıldığının altını çizerek, şunları söylemişti:

    “Saat 08.00’de (20 Ekim) aşağıya indiğimizde duvara “Alevilere ölüm” yazılmıştı. Bu ırkçılıktır, biz burada bütün insanlarla kardeş gibi yaşamayı istiyorduk ve yıllarca böyle sürdü. Daha önce böyle bir şey yaşanmamıştı ama Alevilere yönelik ırkçı söylemler vardı. ‘Alevidir, dinsizdir’ gibi söylemler vardı. Bu dönemlerde ise artmaya başladı. Bu bir ölüm tehdidi ve ırkçılıktır başka bir şey değildir. Bizim kimseyle alıp veremediğimiz yok. Demek ki karşı tarafın bizimle bir alıp veremediği var ki böyle bir mesaj bırakmışlar. Alevilere yapılmış bir hakarettir. Bütün Alevilerin bizim yanımızda olmasını istiyoruz. Çünkü tehdit altındayız. Bu bir ölüm tehdididir ve bilinçli yapılmış bir şeydir.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • DAD: Alevilerin evini işaretleyen ahlaksızlık örneği şahıslar derhal bulunup cezalandırılmalı!

    DAD: Alevilerin evini işaretleyen ahlaksızlık örneği şahıslar derhal bulunup cezalandırılmalı!

    PİRHA- DAD Genel Merkezi, İstanbul Pendik’te bir apartmanın duvarına henüz kimlikleri tespit edilmeyen saldırganlar tarafından “Alevilere ölüm” ve X işareti yazılmasına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “”Ev işaretlemesini gerçekleştiren ahlaksızlık ve vicdansızlık örneği şahsiyetler derhal bulunup, cezalandırılmalıdır. Alevi Halklarına çağrımızdır. Her birimiz birlikte bu zulme karşı birlik olarak karşı durmalıyız” denildi.

    İstanbul Pendik’te Alevilerin yaşadığı apartmanın duvarına henüz kimlikleri tespit edilemeyen saldırganlar tarafından “Alevilere ölüm” yazılmasına bir tepki de Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi’nden geldi.

    Yapılan yazılı açıklamada, “Ev işaretlemesini gerçekleştiren ahlaksızlık ve vicdansızlık örneği şahsiyetler derhal bulunup, cezalandırılmalıdır. Aksi politik olan bu suçlara karşı, bizlerin toplumsal örgütlülüğümüzle yaklaşımımız da politik olacaktır. Bu korkakça eylemi yapanların ardındakiler de derhal kamuoyuna açıklanmalı ve cezalandırılmalıdır. Topluma karşı kin ve düşmanlık üreten yaklaşımlar toplum vicdanında mahkum edilmelidir” ifadeleri kullanıldı.

    “ANADOLU VE MEZOPOTAMYA TOPRAKLARININ HALKLARINA UYGULANAN İNSANLIK SUÇLARI ORTADADIR”

    “Irkçılık; suç üreten korkakların, işledikleri suçlar görünmesin diye güce dayanarak korkakça geliştirdiği, aşağılık kompleksinin sonucudur” denilen açıklamada, şunlar ifade edildi:

    “Devşirilmiş toplumlarda ırkçılık ait olamama duygusunun yansımasıdır. Devşirmelik devşirilenden kan bedeli ister. Çünkü onun için asla muteber ve güvenilir olmayacaktır. Çünkü o ait değildir. Çünkü köklü değildir. Çünkü o vicdanı ve ruhu elinden alınmış olandır. Tarih bize gösteriyor ki Anadolu ve Mezopotamya topraklarının halklarına uygulanan insanlık suçları ile ortadadır. Ermeni ya da Rum isen kılıç artığı, Türkmen isen güvenilmez, Kürt isen bölücü, Arap isen pis çöl toplumu, Alevi isen ekmeği yenmeyecek, emekçi, işçi isen iliklerine kadar sömürülecek olansındır. Her şey muktedirin devşirme bekası için. Kadim halkların evlatlarını hizmete almaktır mankurtluk. Ama oda bilir ki kökü derinde olanın meyvesi eninde sonunda aslına döner. Bu nedenle güvenilmezdir Nemrutlar nezdinde.

    “HANEMİZE NİŞAN KOYMAYA GEREK YOK CEMALİMİZE BAKSAN IŞIĞINDAN KÖR OLURSUN”

    Yine hanemize kırmızı çekilmiş, korkakça yazan bilmez ki Hakk Yol Alevi evlatları bu nişanı başlarında Şah Hüseyinle Kerbela meydanında taşımışlar. Hanemize nişan koymaya gerek yok cemalimize baksan ışığından kör olursun. O nedenle gece karanlığında hanemize ilişirsin. Bizedir güvercin tedirginliği hani. Kökümüze musallat olacaksan bilesiniz ki Aleviler halklardır. Kürttür, Araptır, Türkmendir, Arnavuttur, Çerkezdir, Rumdur, Ermenidir. Şah Hüseyin’e, Baba İshak’a, Hacı Bektaş’a, Şeyh Bedrettin’e, Bawa Mansur’a, Bawa Kureyş’e, Ağuçan’a, Dede Garkın’a ikrar vermiş olanlardır. Hani tarih cenklerimizi de iyi bilir. Nemrutlar, Yezitler iyi bilir. Zerre-i misgal korkmadığımızı en iyi korkaklar bilir.

    “ALEVİ HALKLAR DEMOKRATİK YAŞAM ISRARINDA OLAN POLİTİK HALKLARDIR”

    Alevi hanelerine nişan koyarak bizleri onurlu duruşumuzdan bir misgal geri adım attırıp, devşireceklerini düşünenler gaflet içerisinde olduklarını iyi bilmelidir. Geçmişe gitmeye gerek yok 97 yıllık Cumhuriyet tarihi cesaretimize, tüm işkencehaneleri de tanıktır. Tüm meydanlarında tanık olduğu gibi. Bizler demokratik eşit gelecek ve yaşam için elimizden gelen tüm desteği bugüne kadar verdik. Bundan sonra da Demokratik bir gelecekte ısrarcıyız. Fakat politik ve özel savaş yöntemleri olan ev işaretlemeleri ile bizleri köşeye sıkıştıracağını düşünenlerin, suçlarını gizlemeye çalıştıklarının farkındayız. Alevi Halklar demokratik yaşam ısrarında olan politik halklardır. Hanelerimizi işaretleyen ve ya işaretlettirenler bize şunu demek istiyorlar ise başımız üzerine. Her hanemize yöneldiğinde yüzbinler ile oraya gelmemizi istiyorlarsa başımız üzerine. Elbet elini vicdanına koyacak o kadar Alevi meydan kurar. Gezi de her kapı bize açılırken, herkes bir yerinden ders çıkarmıştır diye düşünüyoruz. Lakin sürdüğünüzü düşündüğünüz Alevi Halklar artık dünyanın her toprağında mekan sürüyor.

    “BU KORKAKÇA EYLEMİ YAPANLARIN ARDINDAKİLER DE DERHAL KAMUOYUNA AÇIKLANMALIDIR”

    Ev işaretlemesini gerçekleştiren ahlaksızlık ve vicdansızlık örneği şahsiyetler derhal bulunup, cezalandırılmalıdır. Aksi politik olan bu suçlara karşı, bizlerin toplumsal örgütlülüğümüzle yaklaşımımız da politik olacaktır. Bu korkakça eylemi yapanların ardındakiler de derhal kamuoyuna açıklanmalı ve cezalandırılmalıdır. Topluma karşı kin ve düşmanlık üreten yaklaşımlar toplum vicdanında mahkum edilmelidir.

    “MAZLUM ÇARESİZ, MEKAN RIZASIZ, ZAMAN SAHİPSİZ DEĞİLDİR”

    Alevi halklarına çağrımızdır. Her birimiz birlikte bu zulme karşı birlik olarak karşı durmalıyız. Demokratik bir yaşam için birlik ruhu, zorunluluk olarak artık önümüzde durmaktadır. Tüm demokratik mücadele dinamikleri ile demokratik bir gelecek ruhu ile yol yürüyeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Mazlum çaresiz, mekan rızasız, zaman sahipsiz değildir.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • ‘”Alevilere ölüm” yazan saldırganlar derhal bulunup yargılanmalıdır’

    ‘”Alevilere ölüm” yazan saldırganlar derhal bulunup yargılanmalıdır’

    PİRHA- HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu, Pendik’te bir apartmanın duvarına “Alevilere ölüm” yazılmasına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Alevi vatandaşlara yapılan sözlü, yazılı ve fiziki saldırıların artmasının en önemli nedeni, kullanılan ayrımcı siyasi dil ve tek adam rejimine ait kamu otoritesinin işlenen nefret suçlarına karşı etkili tepki göstermemesidir” denildi. Saldırgan veya saldırganların derhal bulunup, etkili bir şekilde yargılanması istendi. 
    Alevilere yönelik nefret söylemlerine tepkiler yükseliyor.
    Geçen hafta Mersin’de Alevi bir esnafa dönük nefret söyleminin ardından, İstanbul Pendik’te de Alevilerin yaşadığı apartmanın duvarına “Alevilere ölüm” yazılarak, çarpı işareti konuldu.
    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Halklar ve İnançlar Komisyonu konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.
    Komisyondan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları imzasıyla yapılan açıklamada, “Alevilere yönelik tehdit, hakaret ve saldırılara her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Alevilere yönelik bu tür tehdit içerikli saldırıları yapanlar etkili bir soruşturmaya tabi tutulmadıklarından dolayı, saldırılarını sürdürmektedirler. Alevilere yapılan hakaretleri fikir özgürlüğü kapsamında değerlendiren siyasallaşmış yargı kararları da saldırganları cesaretlendiriyor” denildi.
    “FAİLLERİ KORUYAN KARARLAR, ALEVİLERİ GÜVERCİN TEDİRGİNLİĞİYLE YAŞAMAK ZORUNDA BIRAKIYOR”

    Maraş, Çorum ve Sivas katliamlarının faillerinin cezalandırılmadığı altının çizildiği açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    “Katillerin dahi cezalandırılmadığı bir ülkede Alevilere karşı her türlü nefret suçunun ve hakaretin rahatlığı nedeniyle, Alevilere yönelik tehditlerin boyutları her geçen gün artarak devam ediyor. Failleri koruyan kararlar, Alevileri ülkede, ‘güvercin tedirginliğiyle’ yaşamak zorunda bırakıyor. Alevi vatandaşlara yapılan sözlü, yazılı ve fiziki saldırıların artmasının en önemli nedeni, kullanılan ayrımcı siyasi dil ve tek adam rejimine ait kamu otoritesinin işlenen nefret suçlarına karşı etkili tepki göstermemesidir. İstanbul Pendik’teki bu saldırıyı gerçekleştiren saldırgan veya saldırganların derhal bulunup, etkili bir şekilde yargılanmasını bekliyor, saldırıyı bir kez daha en sert biçimde kınıyoruz.”
    PİRHA/ANKARA
  • Okul müdürünün dini propagandasını şikayet eden öğretmen sürüldü

    Okul müdürünün dini propagandasını şikayet eden öğretmen sürüldü

    İstanbul Pendik’teki Esenler Kız İmam Hatip Lisesi Müdürü’nün, 2017’de yapılan öğretmen konferansları sırasında konu dışına çıkarak dini ve siyasi konularda propaganda yapmasını şikayet eden öğretmen başka okula sürüldü.

    İstanbul Pendik’teki Esenler Kız İmam Hatip Lisesi Konferans Salonu’nda 2017’de yapılan ‘Öğretmenliği nasıl severiz?’ başlıklı öğretmen semineri sırasında okul müdürü M.K.Ö. konu dışına çıkarak dini ve siyasi konuşmalar yaptı. M.K.Ö., “Allah’ın rızasını kazanmak sizi kurtarır. Eğer siz okula gelirken Allah rızası için gelirseniz” gibi ifadeler kullandı. Hakkında şikâyet yapılsa da M.K.Ö’ye ceza verilmedi. Şikâyeti yapan öğretmen ise başka okula sürüldü.

    BirGün’ün haberine göre, 16 Haziran 2017’de gerçekleşen olayı BirGün’e anlatan Eğitim Sen üyesi öğretmen Ahmet Sarıtaş, Esenler İmam Hatip Lisesi’ne seminer nedeniyle konuk olduklarını söyledi. Okul müdürünün yaptığı konuşmayı videoya aldığını belirten Sarıtaş, M.K.Ö.’ye konuşması sırasında “Konumuz bu değil, lütfen konumuza dönelim” diyerek tepki gösterdiğini dile getirdi. Gösterdiği tepkiye rağmen müdürün konuşmasına devam ettiğini aktaran Sarıtaş, “Kendisini videoya çektiğimi görünce, kapatmamı istedi. Başka öğretmen üzerime yürüdü. Ben de salondan ayrıldım” diye konuştu.

    Yaşananlara ilişkin Pendik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne dilekçe verdiğini söyleyen Sarıtaş, “Milli Eğitim Müdürlüğü dilekçemi çok geç işleme aldı. Yaklaşık 1 sene sonra olayı araştırmaları için muhakkik görevlendirildi. Ancak görevlendirilen muhakkikler, M.K.Ö.’nün arkadaşları olan başka okulların müdürleriydi. Buna da itiraz ettim. Ancak Milli Eğitim Şube Müdürü, bu muhakkiklere ifade vermem konusunda ısrar etti. Hatta beni, ‘İfade vermezsen seni süreriz’ diye tehdit etti” iddiasında bulundu.

    “SORUŞTURMA DOSYASINI GÖREMEDİM”

    Mecburen ifade vermek zorunda kaldığını belirten Sarıtaş, “Hakkımda yürütülen soruşturma dosyasını dahi göremedim. Buna dair de dilekçe verdim fakat ilçedeki başka bir okula sürüldüm. Beni ‘hükümetin politikalarını eleştirmek’le suçladılar. Müdür beni Memur Suçları Bürosu’na şikâyet etmiş” diye konuştu.

    Savcılığa ifade vermek için gittiğinde çektiği videoları gösterdiğini açıklayan Sarıtaş, “Savcı hakkımda ifade özgürlüğünden dolayı ‘kovuşturmaya gerek yoktur’ kararı verdi. Benim okul müdürü M.K.Ö. hakkında yaptığım şikayet için de aynı karar verildi. Bana ayrıca videoya çekip konferansı sabote ettiğim gerekçesiyle 1 yıl kademe durdurma cezası da verildi. Şimdi de o müdüre iftira davası açtım” ifadelerini kullandı.

    “ALLAH’IN RIZASI İÇİN YAPARSANIZ HER ŞEY İBADETTİR”

    Okul müdürü M.K.Ö.’nün sarf ettiği sözlerin bazıları şu şekilde:

    *Ben Hacca gittiğim zaman Endonezya’dan, Mısır’dan, Sudan’dan dünyanın farklı ülkelerinden gelen hacılarla Medine’de sohbet etme imkânımız oldu. Dünyanın tüm altyapı ve üstyapı zenginlikleri İslam ülkelerinde ama görüyorsunuz. Türkiye’nin liderliğinde öncelikle İslam dünyası sonra geri kalmış ülkelerle bir araya gelerek Batılıların karşısına geçip “Ey Batılılar bugüne kadar sömürdüğünüz yeter. Bundan sonra artık sömürü yok. Hak ve adaletin olduğu hak ve adalet düzeni kuracağız” diyeceğiz.

    *Allah’ın rızasını kazanmak sizi kurtarır. Eğer siz okula gelirken Allah rızası için gelirseniz. Anne babanızı Allah rızası için severseniz… Eğer yaptığınız her şeyi Allah rızası için yaparsanız, yaptığınız her şey bir ibadet hükmündedir. Attığın her adımına sevap yazılıyor. İlim yolunda ölen insan şehit diye buyruluyor.

    *Böyle bir peygamber böyle bir mükemmel din var. Ama bugün maalesef bizler böyle mükemmel peygamber ve dini bilmeyen insanlarız. Biz meslektaşlar olarak yönetmelikleri okumuyor, haklarımızı bilmiyoruz. Nefsimize uyuyoruz.

    *Benim referans kitabım Kuran’ı Kerim’de peygamberim için şöyle buyruluyor; en güzel baba o, en güzel koca o, en güzel komşu o, en güzel akraba o, en güzel tüccar o, en güzel ordu komutanı o, en güzel devlet başkanı o. Hayatına baktığınızda göreceksiniz. Daha doğmadan babasını, 6 yaşında annesini, 8 yaşında dedesini kaybetti. 25 yaşında amcasının yanında kaldı. 7 evladından 6’sını hayattayken toprağa verdi. Eşlerini toprağa verdi, arkadaşlar. Peygamberimiz insanlardan ne istedi biliyor musunuz? “Gelin gittiğiniz yanlış yolu bırakın doğru yola gelin” dedi.

    *DAİŞ, Boko Haram, Taliban denilen bunların hepsi Amerika, İsrail ve İngiltere tarafından kurulan örgütler. Cahil insanları kullanarak İslamı karalamak için insan öldürüyorlar.

  • 3-6 yaşındaki çocuklara takke, türban giydirip namaz kıldırdılar

    3-6 yaşındaki çocuklara takke, türban giydirip namaz kıldırdılar

    PİRHA – İstanbul Pendik’te MEB’e bağlı özel bir anaokulunda üç yaşındaki çocuklara takkeli türbanlı namaz kıldırıldı.

    Dini vakıf ve derneklerle imzalanan işbirliği anlaşmaları ile dinselleştirilen eğitimde yaşanan gerici uygulamalara bir yenisi daha eklendi. İstanbul Pendik’te MEB’e bağlı özel bir anaokulunda üç yaşındaki çocuklara takkeli türbanlı namaz kıldırıldı.

    Birgün’den Mustafa Mert Bildircin’in haberine göre; İstanbul Pendik’te bulunan bir anaokulundaki çocuklara takke ve türban taktırılarak namaz kıldırıldı.

    Yaşları 3 ile 6 arasında değişen çocukların namaz kıldığı görüntüler anaokulunun sosyal medya hesabı üzerinden, “Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olmamız Müslümanlığın gerektirdiklerini öğrenmemizi engelleyemez çok şükür” notuyla paylaşıldı.

    PEDAGOGLAR: ÇOCUKTA TAHRİBATA YOL AÇAR

    Pedagogların, “Küçük yaşta çocuklara dini kavram ve ritüellerin öğretilmesi ilerleyen yaşlarda çocukta tahribata yol açar” uyarısına karşın İstanbul’da MEB’e bağlı özel bir anaokulundaki çocuklara namaz kıldırıldı. En küçüğü 3 en büyüğü ise 6 yaşında olan 7 çocuğun başlarında takke ve türban ile namaz kıldığı görüntüler kurumun sosyal medya hesaplarından da paylaşıldı.

    İstanbul’da 2012 yılında kurulduğu öğrenilen anaokulunun internetten paylaştığı videonun altına, “Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir kurumuz. Bağlı olmamız değerlerimizi, Müslümanlığın gerektirdiklerini öğrenmemizi engelleyemez çok şükür” notu düşüldü.

    DEĞERLER EĞİTİMİ ADI ALTINDA DİNİ EĞİTİM

    Dört ayrı sınıfta 3, 4, 5 ve 6 yaşındaki çocuklara okul öncesi eğitimi veren anaokulunun, “Değerler Eğitimi” adı altında dini eğitim de verdiği anlaşıldı. Değerler eğitiminin son yıllarda yaygın bir şekilde tüm kurumlarda verildiğini belirten kurumun internet sitesinde anaokulunun amacına ilişkin şunlar iddia edildi:

    “Gayemiz Milli ve ahlaki değerleri kazandırmak, öğrencilerimize okulu sevdirmek, zihinsel, bedensel, duygusal, sosyal yönden gelişmelerini ve temel alışkanlıkları kazanmalarını sağlamak. Kendilerini ifade edebilmelerine imkan sağlamak. Yaşayarak ve gözlemleyerek öğrenmelerine fırsat vermek. Ülkemizin gelişmesine katkıda bulunabilecek sağlam kişilikli bireyler yetiştirmek.” (HABER MERKEZİ)

  • Helin Palandöken davasında savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi

    Helin Palandöken davasında savcı ağırlaştırılmış müebbet istedi

    Pendik’te lise öğrencisi Helin Palandöken’i okul çıkışı pompalı tüfekle öldüren Mustafa Yetgin‘in yargılandığı davada savcı, Yetgin’in “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi.Hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 39 yıl 6 aya kadar hapis istenen Helin Palandöken’in katili Mustafa Yetgin’in yargılandığı davanın 3. duruşması Anadolu Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyor.

    İstanbul Pendik’te lise öğrencisi Helin Palandöken’i okul çıkışı pompalı tüfekle öldüren Mustafa Yetgin‘in yargılandığı davada savcı, Yetgin’in “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi.

    Bir önceki duruşmada, Helin Palandöken’in avukatı Emrah Daylan ise sanıkların cezalarında herhangi bir indirime gidilmemesini talep etmişti. Mahkeme heyeti, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın davaya müdahillik talebinin kabulüne, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun katılma talebinin reddine, sanık avukatlarına savunmalar için ek süre verilmesine, sanık Mustafa’nın tutukluluk halinin devamına ve sanık Halis Can Dağaslan hakkında adli kontrol ve yurt dışı yasağı konulmasına karar vererek, bir sonraki duruşmayı ertelemişti.

    NE OLMUŞTU?

    Mustafa Y, Pendik Güzelyalı Tren istasyonunda, lise öğrencisi Helin Palandöken’i silahla vurmuş, burada bekleyen 2 kişiyi de yaralamıştı. Palandöken olay yerinde hayatını kaybetmiş, yaralılar ise hastaneye kaldırılmıştı. Pendik Ticaret Meslek Lisesi’ne giden şüpheli, burada intihara kalkışmış, polis ekiplerince gözaltına alınmıştı.

    Helin Palandöken’in Twitter hesabından 18 Eylül’de “Gizli bir platonik sapığım var sokağa çıkmaya korkuyorum” diye yazdığı ortaya çıkmıştı.  (HABER MERKEZİ)

  • Helin Palandöken’in katiline ağırlaştırılmış müebbet istemi

    Helin Palandöken’in katiline ağırlaştırılmış müebbet istemi

    Pendik’te geçtiğimiz Ekim ayında pompalı tüfekle, 17 yaşındaki Helin Palandöken’i öldüren ve 2 arkadaşını da yaralayan Mustafa Yetgin hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Yetgin’in ağırlaştırılmış müebbet cezası ile cezalandırılması istendi.

    İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Helin Palandöken’i “Tasarlayarak kasten öldürmek” suçundan Mustafa Yetgin hakkında ağırlaştırılmış müebbet cezası ile cezalandırılması istendi. Şüphelinin ayrıca, C.Y.’yi “Kasten öldürmeye teşebbüs”, D.M.’yi “Silahla kasten yaralama”, temizlik görevlisi G.Ö.’ye yönelik “İşyerinde silahla yağma”, okul müdürü O.Ç.’ye yönelik “Ölümle tehdit” ve “Genel güvenliği silahla kasten tehlikeye sokma” suçlarından da 21 yıl 6 aydan 39 yıl 6 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılması istendi.

    OLAY YERİNE GÖTÜREN HAKKINDA TAKİPSİZLİK KARARI

    Hürriyet’tin haberine göre, iddianamenin gönderildiği İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nin 15 gün içinde iddianamenin kabulü veya reddi yönünde karar vermesi bekleniyor. Mustafa Yetgin’i olay yerine götüren H.C. hakkında, şüphelinin işleyeceği suçlardan haberi olmadığı gerekçesi ile takipsizlik kararı verildi.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Pendik’te 21 yaşındaki Mustafa Yetgin, okul çıkışı 3 öğrencinin üzerine pompalı tüfekle ateş açmış, saldırıda 17 Helin Palandöken yaşamını yitirmiş, 2 erkek öğrenci de yaralanmıştı. Kaçarken yakalanan Mustafa Yetgin, adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı. Yaşamını yitiren Helin Palandöken’in sosyal medya hesabından, “Gizli bir sapığım var, sokağa çıkmaya korkuyorum” diye yazdığı ortaya çıkmıştı.

    Kadınlar, Helin’in öldürülmesi hem vurulduğu yerde hem de yaşadığı Tuzla’da protesto etmiş ve hükümete, “Müftülere nikah yetkisi vereceğinize, kadın cinayetlerini durdurun” çağrısı yapmıştı.

    HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Helin’in öldürülmesini Meclis gündemine taşımış ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Betül Sayan Kaya’ya “Neredeyse her gün bir kadının erkek şiddetine maruz kaldığı ve ne yazık ki yaşamını yitirdiği bir ülke gerçekliğinde Helin’in yaşamını yitirmesinde gerekli önlemleri almadığınız için sorumluluğunuz olduğunu düşünüyor musunuz? Bu konuda bir açıklama yapacak mısınız?” diye sormuştu.

  • İstanbul Pendik’te minibüste kadına saldırı anının görüntüleri ortaya çıktı

    İstanbul Pendik’te minibüste kadına saldırı anının görüntüleri ortaya çıktı

    İstanbul Pendik’te Melisa Sağlam isimli genç kadına bir minibüste Ramazan ayında kısa etek giydiği için saldıran Ercan Kızılateş’in saldırı görüntüleri ortaya çıktı. Görüntüler sonrası kamuoyunda büyük tepki çekmesi üzerine Başsavcılık Kızılateş’in gözaltına alınması için talimat verdi.

    Haberin Videosu

    İstanbul Pendik’te Melisa Sağlam isimli genç kadına bir minibüste Ramazan ayında kısa etek giydiği için saldıran Ercan Kızılateş’in saldırı görüntüleri ortaya çıktı.

    Sabah gözaltı kararı verilen saldırganın daha önceden yakalama kararı olduğu öğrenildi. Emniyetten alınan bilgiye göre, hakkında yakalama kararı çıkarılan saldırganın, Sağlam’a şiddetten değil, vergi borrcundan dolayı cezaevine gönderildiği belirtildi.

    Kamuoyundaki tepkiler nedeniyle gözaltına alınan ancak daha sonra serbest bırakılan Kızılateş’in saldırı görüntülerine BirGün ulaştı.

    Kızılateş ifadesinde gerçekleştirdiği saldırıyı tahrik oldum diye savundu. ‘Kadınların bu şekilde giyinmesi insanın nefsini tahrik ediyor’ diyen Kızılateş bu ifadelerinin ardından bir de Sağlam’dan şikayetçi olduğunu belirtmişti. Görüntüler saldırganın ifadesinde söylediklerini yalanlıyor.