Etiket: peri suyu

  • Dersim’de toprağını savunan köylülere 20 yıl hapis cezası

    Dersim’de toprağını savunan köylülere 20 yıl hapis cezası

    PİRHA-Toprağını savunan Aşağı Doluca (Xarik) köylülerine toplam 20 yıl hapis cezası verildi.

    Elazığ’ın Karakoçan ilçesi ile Dersim’in Nazımiye-Mazgirt ilçeleri arasında yer alan Peri Suyu üzerine yapılan Pembelik Barajına karşı köylüler toprağını savunmuştu. 2012 yılında yapılmak istenen ve Nazımiye’nin Aşağı Doluca (Xarik) köyünü sular altına bırakacak olan barajın yapımını Limak Holding üstlenmişti.

    Direniş çadırı kuran Xarik köylüleri yıllarca Limak Holding’e ve devletin saldırılarına karşı direndi. Onlarca köylü bu direniş sırasında gözaltına alındı ve tutuklandı. Bazı köylülere “köye giriş yasağı, akarsuya yaklaşma cezası” verilirken bazı köylüler de 13 yıl boyunca imza atmaya zorunlu kılındı.
    Son süreçte de köylülere verilen hapis cezaları istinaf mahkemelerinde onaylanmaya başlandı. Son olarak Aşağı Doluca (Xarik) köyünden 8 kişiye, her birine 2 yıl 6 ay olmak üzere toplam 20 yıl hapis cezası verildi. Köylülerin “mala zarar vermek, 2911’e muhalefet” gibi çok sayıda hapis cezası da istinaf mahkemelerinde görüşülmeye devam ediyor.

    Köylüler bu cezalar karşısında yılmayacaklarını, topraklarını savunmaya devam edeceklerini ifade ettiler.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER
    >Pembelik barajı mağduru köylüler: Doğup büyüdüğümüz yerler su altında kaldı, çok acı-VİDEO

     

  • Arduç ailesi tüm zorluklara rağmen yaşamlarını sürdürüyor-VİDEO

    Arduç ailesi tüm zorluklara rağmen yaşamlarını sürdürüyor-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de bulunan Peri Suyu üzerinde yapılan Pembelik Barajı ve HES projesi nedeniyle köylerinde esaret yaşayan Ayhan ve Adile Arduç yıllardır sonuç alamadılar. Her şeye rağmen köylerinde yaşamlarını sürdürmeye çalışan Ayhan ve Adile Arduç, yıllardır yaptıkları yol yapım çağrısını yinelediler. 

    Haberin Videosu

    Dersim-Elazığ-Bingöl sınırında bulunan Peri Suyu üzerinde yapımı tamamlanan Pembelik Barajı ve HES projesinin yol ve köprüleri su altında bırakması nedeniyle Dersim’in Nazımiye İlçesi Dallıbahçe Köyü Ilısu Mezrası’nda yaşayan Ayhan ve Adile Arduç çifti, geçtiğimiz yıllar açlık grevine girmiş, 10 günlük açlık grevinin ardından Valiliğin köprü yapma sözü üzerine direnişi sonlandırmıştı. Sonrasında sadece yayaların kullanabileceği tahta köprü yapıldı. Ancak Arduç ailesinin yaşadığı mağduriyetler devam ediyor.

    Köylerinden ayrılmayan Arduç ailesi, tüm zorluklara rağmen üretime de devam ediyor.

    Ayhan ve Adile Arduç, yolun açılması için başvurular ve girişimlerde bulunduklarını belirtti. Ancak bir sonuç alınamadığını belirten Arduç ailesi, yıllardır yaptıkları çağrıyı yineliyorlar.

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • Dersim Pembelik Barajı’nda keşif: Köprü hakkımız engellenemez

    Dersim Pembelik Barajı’nda keşif: Köprü hakkımız engellenemez

    PİRHA – Dersim Peri Vadisi’nde yapılan Pembelik Barajı’nda Karakoçan Okçular Köyü’nde keşif yapılacak.

    Dersim’de Peri Suyu üzerinde inşa edilen Pembelik Barajı için keşif kararı alındı.

    24 Ekim saat 10.00’da yapılacak olan keşfe çevre örgütleri ve yöre halkı çağrı yaptı.

    “KÖPRÜ HAKKIMIZ ENGELLENEMEZ!”

    Peri Suyu Koruma Platformu (KAR-DEF), yaptığı açıklamada şunları belirtti:

    “Peri suyu üzerine yapılan yapılan Pembelik Barajı nedeniyle, köyler arasındaki iletişim yolları kesilerek burada yaşayanların yaşamları çekilemez hal almış ve adeta tecrit uygulanmaktadır. Buradaki sorun insanidir ve Peri Vadisi’nin tümünü ilgilendirmekle birlikte hepimizin sorunudur. Gelin hep birlikte el ele, omuz omuza vererek 24/10 2019 Perşembe, Saat:10.00 da, Karakoçan/Elazığ/Okçular Köyü Avdelan mezrası mıntıkasında yapılan keşfe katılalım.”

    PİRHA/DERSİM

  • Pembelik Barajı’nda keşif yapıldı-VİDEO

    Pembelik Barajı’nda keşif yapıldı-VİDEO

    PİRHA – Dersim, Elazığ ve Bingöl köylerinin orta noktasında bulunan Peri Vadisi’nde hukuksuzca inşa edilen Pembelik Barajı’nın keşfi yapıldı. Keşfe Peri Suyu Koruma Platformu, hukukçular ve çok sayda yurttaş katıldı. 

    Dersim, Elazığ, Bingöl hattında yer alan Peri Suyu’na yapılan Pembelik Barajı’nda mahkeme kararı ile bilirkişilerce keşif yapıldı.

    Keşfe KAR-DEF, dava avukatları ve çok sayıda yurttaş katıldı. Peri Suyu Koruma Platformu adına keşfe ilişkin PİRHA’ya konuşan Eren Akyol, “Güvenlik amacıyla yapılan Pembelik Barajı’nın su tutmasıyla yaklaşık 4 yıl geçen süre içerisinde Tunceli, Elazığ, Bingöl illerine bağlı birbirleriyle akraba, hısım olan köylülerin iletişimi kesilmiş bulunmakta. Nihai ÇED raporunda baraj gövdesinin olduğu yerde köprü yapılma projesi ve çevre yollarının bağlantılarının sağlanması taahhüdü varken, malesef bölge halkı bu barajı istemediğinden, meşru demokratik haklarını kullanmaları karşısında, mevcut LİMAK Şirketi, bu fiili durum karşısında buna uymayıp, ÇED raporunu değiştirerek bölge insanlarını cezalandırmayı seçti. Bölgede devleti, işbirlikçileri arkasına alan LİMAK hiç bir hukuk tanımadan, imar planı olmadığı halde KAÇAK durumdaki PEMBELİK BARAJINI bitirerek bulunduğumuz sürece kadar gelmiş bulunmakta” ifadelerini kullandı.

    “PERİ SUYU HALKI HUKUKSUZLUK KARŞISINDA GERİ ADIM ATMADI”

    Akyol, “Suyundan, toprağından, kültüründen ödün vermeyen Peri Suyu halkı, hakkında başlatılan soruşturmalar, kendilerine verilen para cezaları, tutuklamalar ve kendi köylerine mahkemenin giriş yasağı kararı vermelerine rağmen devlet ve Limak’ın hukuksuzluğu karşısında geri adım atmadı. Bölgede Kültürel, ekolojik soykırıma neden olan ve Peri Vadisi denilen bir yeri sulara boğarak tamamen dili olmayan canlılarla birlikte yok etmeyle karşı bırakmış bulunmakta. Bütün bu hukuksuzluklar, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nin tescil kararına rağmen, şu anda AİHM’ne taşınmış bulunmakta. Çünkü geldiğimiz noktada sanki köprü lütufmuş gibi 5 yıl sonra keşif kararı alınıp yöre insanlarıyla adeta tiyatro oynanıyor” diye konuştu.

    NE OLMUŞTU? 

    Peri Suyu üzerinde, Tunceli-Elazığ ve Bingöl ili sınırlarında, Limak-Bilgin ortaklığı olan, Darenhes Elektrik Üretim AŞ. tarafından 2010 yıllı sonlarında, Acele Kamulaştırma ile Akkuş Köyü ve bölgedeki diğer köylülerin taşınmazlarına el konularak PEMBELİK BARAJI’nın inşasına başlandı. Bunun üzerine Akkuş Köyü ve bölgedeki diğer köyler, Danıştay 6. Dairesinde dava açarak, bu hukuksuz duruma DUR demenin startını verdiler.

    Danıştay 6. Daire de köylülerin açtığı davanın mahkeme kararını beklenmeden, Limak şirketi yangından mal kaçırır gibi bütün imkanlarını seferber ederek Pembelik Barajının çalışmasına başladılar.

    Danıştay 6. Dairede Akkuş Köylülerince açılan davada, Esas No:2011/6395 sayılı kararıyla, EPDK yapılacak tüm kamulaştırma hükümlerinin uygulanmasına karar verilerek genel nitelikte bir karar alınması hukuken mümkün olmadığından, anılan Bakanlar Kurulu kararına dayanılarak tesis edilen kamulaştırma işleminde de hukuka uygunluk bulunmadığından, yürütülmesinin durdurulmasına, 16.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verilmişti.

    Mahkeme kararını beklemeden Pembelik Barajının İnşasını sündüren LİMAK şirketi, Danıştay 6. Dairesinin Esas No:2011/6395 sayılı kararıyla köylülerin taşınmazları üzerinde işgalci konumundaydı. Peri Suyu üzerindeki Bölge halkı, Pembelik Barajının hemen altında yapılan Seyrantepe Barajı ve üstünde yapılan Özlüce Barajı arasında sıkışıp nefes alamaz durumu fiili olarak yaşayarak, Pembelik Barajının, bölgemizde ekolojik tahribatlarıyla birlikte, kültürel tahribatlarıda beraberinde yaşatacağını belirterek, Danıştay 6. Dairesinin kararının bir an önce yerine getirilmesini, doğamızı ve yaşam alanlarımızın korunması için Limak Şirketi ve ilgili kişiler hakkında Karakoçan Cumhuriyet Savcılığında toplu suç duyurusunda bulundular. Mağduriyet yaşayan bölge halkı, demokratik haklarını kullanarak, hukukun gereğini yerine getirilmesini talep ederken, Peri Vadisini Limak Cumhuriyeti ilan eden Limak Şirketi hakkında hiç bir hukuksal süreç işletilmeden, sadece haklarını arayan köylüler hakkında davalar açılarak, hapis cezalarıyla yargılanan köylülerle birlikte, bölgedeki çoğu köylülere huksuz bir şekilde para cezaları verildi ve bazı köylülerin köylerine girmelerine yasak getirildi.

    Pembelik Barajında mevcut hükümet Danıştay 6. Dairesinin Esas No:2011/6395 sayılı kararın gereğini yerine getirmesi gerekirken, hukukun etrafında dolanarak, ikinci bir bakanlar kurulu ile, baraj suyu altında kalan bölgedeki köylerin bütün taşınmazlarına parsel parsel yeni bir Acele Kamulaştırmayla el koydu. Bu hukuksuz ikinci Acele Kamulaştırma kararına karşı köylüler demokratik haklarını kullanarak, Akkuş Köyü tüzel Kişiliği ve 100 kişi ile ayrıca çevre köyleri Danıştay 6. Dairesinde dava açtılar. Danıştay 6. Dairesi Esas No: 2012/4817 sayılı kararıyla, 19.03.2014 tarihinde Acele Kamulaştırmanın yürütülmesinin durdurulması kararı verdi.

    Peri Vadisi halkı hukuka uyulması ve Danıştay 6. Dairesinin ders niteliğindeki mahkeme kararının gereğini yerine getirilmesini talep ederken, Pembelik Barajı hiçbir şey ortada yokmuş gibi hukuksuz çalışlarına devam etmesiyle birlikte. 06.08.2014 tarihinde, Darhanes Elektrik Genel Müdürü; Akkuş Köyü (Elazığ), Okçular Köyü (Karakoçan-Elazığ), Akarbaşı Köyü (Karakoçan-Elazığ), Alabal Köyü (Karakoçan-Elazığ), Çalıkaya Köyü (Karakoçan-Elazığ) Özlüce Köyü (Karakoçan-Elazığ), Çayağzı Köyü (Yayladere-Bingöl), Kalkanlı Köyü (Yayladere-Bingöl), Doğucak Köyü (Yayladere-Bingöl), Aşağıdoluca Köyü (Nazimiye-Tunceli), DalıbahçeKöyü (Nazimiye-Tunceli), muhtarlarına gönderdiği tebligat ile, baraj suyunun tutulacağını ve biran önce bölgeyi boşatılmasını talep etmekteydi.

    Danıştay 6. Dairesince Pembelik Barajının hukuksuzluğunu tescil ederken, Elazığ İdare Mahkemesinde de açılan ve İmar Planının olmağı kararı ortadayken, buna bir üst mahkemede itiraz eden şirkete, Malatya Bölge İdare Mahkemesi, imar planın olmadığı YD. İtiraz No:2014/501 12.11.2014 tarihindeki kararına rağmen, Limak Şirketinin genel müdürü, 06.08.2014 tarihinde hiç bir hukuksal dayanağı olmadan köylülerin köylerini boşaltası istemekte.
    Bütün bu hukuksuzluklara rağmen süreç içerisinde, EPDK tarafından yapılan bütün kamulaştırmalar tek tek yapılarak, EPKD tarafından yapılan avukatlık masrafları mağdur olan Peri Suyundaki taşınmaz sahiplerinden tahsis edilmesi, ve bunun sonucunda EPDK icra yoluyla avukatlık ücretlerini köylülerden tahsis etmesi, bir başka mağduriyet yaşatılmıştır.
    Devam eden bu süreç sonucunda, hukuksal olarak hiç bir yargı kararının uygulanmadığı Pembelik Barajı projesinin yarattığı mağduriyetler, Türikiye’nin taraf olduğu AİHM mahkemesine taşınmış bulunmaktadır.

    Darenhes Elektrik Üretim A.Ş Nihai ÇED Raporunda verilen baraj gölü altında kalan yolların rölekasyononun inşaat aşamasında tamamlanacağı, su tutulmaya başlanmadan önce yeni yolların tamamlanacağı ve yöre halkının mağdur olmayacağı taahhüdüne rağmen, Pembelik Barajının su tutmasıyla, Elazığ, Tunceli, Bingöl sınırlarında yaşayan köylerin iletişimini sağlayan KÖPRÜ su altında kalmış ve bunun yerine yeni bir köprü inşaa edilmeyerek, birbirleriyle akraba olan bölge insanları birbirlerinin cenazelerine gidememekte ve ulaşım olmadığından dolayı araçlarla km yol katederek ancak birbirlerine ulaşabilmekte. Suyuna toprağına, doğasına sahip çıkan Peri Vadisi köylüleri, hukuku gereğinin talep etmelerinin sonucunu, adeta tecrit edilerek cezalandırılmaktadır. Nihai ÇED raporunda verdiği taahhüdüne rağmen yaklaşık 5 yıldır köylülerin birbirleriyle iletişimi kesilmiş bulunmakta. Bu mağduriyetten dolayı Çayağzı Köyü (Yayladere-Bingöl) halkınca, vekalet verdikleri Avukat Yılmaz KARAARSLAN tarafından açılan davada, 11 Nisan 2019 Perşembe günü Pembelik Barajında yapılacak keşif sonucunda, köprüye ihtiyaç olup olmadığına dair bir karar verilecektir.

    PİRHA/DERSİM

  • Doğa aktivisti Gürbey, Kiğı Barajı’nın doğaya, inanca, yaşama karşı tahribatını aktardı-VİDEO

    Doğa aktivisti Gürbey, Kiğı Barajı’nın doğaya, inanca, yaşama karşı tahribatını aktardı-VİDEO

    PİRHA – Bingöl Kiğı’daki doğa tahribatına ilişkin PİRHA’ya konuşan doğa aktivisti Yunus Gürbey, Kiğı Barajı’nın doğal yaşama, köylülere ve ziyaretgahlara olan etkilerini aktardı. Gürbey, bölgede Kiğı Kalesi’nin, Pırehankan Ziyaretgahı’nın, birçok köyün ve yaban hayatının zarar gördüğünü belirtti.

    Dersim bölgesinde bulunan Peri Suyu’nda 9 baraj bulunuyor. Bu barajın yapılmasıyla birçok yerleşim yeri, köy, ziyaretgah, mezarlar, yaban hayatı, yollar yok oldu. Bu barajlardan bir tanesi de Kiğı Barajı. Kiğı’da yaşayan doğa aktivisti Yunus Gürbey, barajın bölgeye verdiği etkileri, yarattığı tahribatlara ilişkin PİRHA’ya anlattı.

    Gürbey, “Kiğı barajının alanı sit sayılabilecek bir alandır. Orada binlerce yıllık Kiğı Kalesi bulunmaktadır. Yine çeşitli endemik bitkilerin, hayvanların yaşadığı bir alan. Kiğı Kalesi’ni de baraja dolgu yapılması için taşları dinamitle patlattılar. Alan, Kiğı’nın en eski yerleşim yeri olarak biliniyor. Dağın yamacında kilise var, orada da ciddi bir tahribat var. Bölgede bulunan Topraklı Köyü, Abar Köyü ciddi bir tahribat gördü” ifadelerini kullandı.

    “BARAJ SUYU GELECEK, MEZARLARINIZI KALDIRIN”

    “Barajın önü kesilmeden önce insanlara ‘Baraj suyu gelecek, mezarlarınızı buradan kaldırın’ dediler. Bu gerçekten trajik bir olay. Babamızın, dedemizin mezarını 3-5 kişinin karı uğruna yerinden kaldırıyoruz, bu tam bir zulüm” diyerek tepkisini dile getiren Gürbey, Alevilerin ziyaretgahlarından olan Pirehankan’ın olduğu bölgede de çok ciddi tahribatlar yaşandığını  şöyle belirtti:

    “Ayrıca Kiğı barajının gerisinde bulunan Pirehankan Ziyaretgahı’nın, Alevi inancında çok önemli bir yeri vardır. İnsanların sık sık ziyaret ettiği, dualarını, kurbanlarını yaptığı bir yer. Orada da ciddi bir tahribat var.”

    Bu baraj silsilesinin Mazgirt’in güneyinden Kiğı’ya kadar devam ettiğini ifade eden Gürbey, şunları kaydetti:

    “Burada sahiplenme ve karşı çıkma konusunda yeterli tepki verilmedi. Peri suyunun Küçüksu Vadisi’nde yapılmak istenen bir barajın hukuksal mücadelesini verdik. Bu barajın yapılacağı alan da birinci derece sit alanı sayılabilecek bir yerdi. İki kaplıcanın olduğu ve çeşitli endemik bitkilerin olduğu bir alandı. Şirket, halkın bu tepkisini görünce geri adım atmak zorunda kaldı.”

    KİĞI’DA ORMAN YANGINLARI

    Bölgede yaşanan sorunlardan birisi ise orman yangınları. Gürbey, yazları bölgede çok ciddi orman yangınları olduğunu belirterek “Bunlar gündeme de gelmedi. Türkiye’deki çevreci, ekolojist kesimin bu bölgenin doğasına yönelik bir eksikliği var. Biz istiyoruz ki; bir Hozat gibi, bir Pülümür gibi, bir Ovacık gibi buralara da sahip çıkılsın. Burası tanıtılmamış, tarihi doğal dokusu çok zengin bir yer” dedi.

    Gürbey, “Ormanlar güvenlik gerekçesiyle yakılıyor. Yangınların olduğu bölgeler yasaklı olduğu için müdahale edenler olsa bile eksik kalınıyor. Çünkü can güvenlikleri öz konusu. Gidip doğrudan müdahale etme şansları yok. Bir vatandaş hayvan yükü kadar kuru odun götürse müdahale ediliyor ama yandığı, tahrip edildiği zaman aynı tavır sergilenmiyor” diyerek sözlerini tamamladı.

    KİĞI/PİRHA