Etiket: pınar fidan

  • ‘Cemevine saldırma, otele doldurup yakma’ bir mizah konusu mudur?’

    ‘Cemevine saldırma, otele doldurup yakma’ bir mizah konusu mudur?’

    PİRHA – Eski Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Sekreteri İbrahim Karakaya, İstanbul’da stand up gösterisi sırasında Aleviler ve Sivas Katliamı ile ilgili söylemleri tepkilere yol açan Pınar Fidan’a ve yaptığı gösteriye ilişkin bir yazı yazdı. Karakaya, “Cemevlerine saldırma, otele doldurup yakma” söylemi, kahkahalarla gülünecek bir mizah konusu mudur?, Kerbela’dan günümüze kadar birçok katliam yaşamış bir toplumun acıları mizah konusu edilebilir mi?” ifadelerine yer verdi. 

    Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da yaptığı stand up gösterisinde Alevilere ilişkin söylemlerine tepki gösterilen Pınar Fidan’a ve gösterisine ilişkin bir yazı kaleme alan Eski Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Sekreteri İbrahim Karakaya, toplumsal mizah anlayışına değindi.

    Karakaya, “Pınar Fidan’ın bu gösterisinde Alevilerin tabularına dokunmak yoktur. Cemevi saldırıları, Madımak’ta yakılmak tabu değildir ki? Bu eylemler insanlık suçudur, zaman aşımı da yoktur. Toplumu düşünmeye sevk edecek bir yol göstericilik de yoktur” dedi.

    “Aydın Selcan ve bazı yazarların belirttiği gibi “ Teşekkür borçlu olduğumuz” bir toplumsal uyanışta söz konusu değildir” diyen Karakaya, “Aydın Selcan’ın, eleştirenleri (hakaret ve tehdit edenleri kast etmiyorum) Charlie Hebdo katliamıyla benzeştirmesini de yersiz ve meseleyi anlamadığını gösteriyor. Alevilerin ve örgütlerinin sistem tarafından ve Sünni inanç tarafından yok sayılmalarına rağmen gerek ülkemizde gerekse de yurt dışında verdiği eşit haklar mücadelesini görememe ve küçümseme hakkına da kimse sahip değildir” ifadelerini kullandı.

    İbrahim Karakaya, Pınar Fidan’ın konuyla ilgili olarak basına yaptığı açıklamada, yaptığı gösteriyi savunduğunu ve uğradığı mağduriyeti anlattığını belirterek, şunu vurguladı:

    “İnsan olarak, özellikle de kadın kimliği ile empati yapıp Madımak’ta çocuklarını yitiren annelerin acılarına, onların hiç de kabuk bağlamayacak yaralarına merhem olmayı deneyebilirdi.”

    İbrahim Karakaya’nın yazısının tamamı şöyle:

    “Pınar Fidan, bir mekanda yaptığı stand-up gösterisinde “mizah” olarak dile getirdiği konular uzun zamandır tartışılmaktadır. Sosyal medya üzerinden yaşanan tartışmalar ve tepkiler toplumsal psikolojimizin geldiği noktayı anlamamız açısından önemlidir. Konu, özünden koparıldı ve başka bağlamda tartışılmaya başlandı. Söylenen sözlerin ve mizaha konu edilen konular üzerinden sağlıklı  bir tartışma yapılamadı. Bu konuda tepki gösteren kimilerinin hakaret içeren paylaşımları konunun önüne geçti. Alevi kurum ve kanaat önderleri konuya, tarihte yaşadığı katliamları ve yakın dönemde yaşadığımız Madımak Katliamı’nı basitleştiren bu yaklaşımı kabul etmeyerek tepkilerini gösterdiler. Yakın dönemde de televizyon programlarında  “Mum söndü” safsatasıyla Alevilere hakaret eden ünlü şovmenler vardı. Hulki Cevizoğlu, Güner Ümit, Mehmet Ali Erbil bunun örnekleriydi. Bunlara karşı da Alevi örgütleri ve Aleviler tepki gösterip yargıya gittiler. O dönemde kimse ‘bunlar mizah yapıyorlar’ diyemedi. Şimdi de Pınar Fidan’ımız bunlara eklendi… Söyledikleri tabuları yıkmıyordu, aksine yaraları kanatıyordu. Bir farkı vardı, diğer üç şovmen erkekti, Pınar Fidan kadındı. Sosyal medyayı kullanmadığım için bilmiyorum, fakat yapılan eleştiriler dışındaki, her türlü hakaret içeren söylemi kınadığımı ve reddettiğimi belirtmek isterim.

    “DÜŞÜNCESİZLİK, CEHALET VE DİLİNE HAKİM OLAMAMA DURUMU”

    “Erkek kadın sorulmaz muhabbetin dilinde,

    Hak’ın yarattığı her şey yerli yerinde,

    Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok,

    Noksanlıkta eksiklikte senin görüşlerinde.”

    Hacı Bektaş VELİ

    Söylenen sözlerin sahibinin cinsiyet ve etnik kimliğine bakmadan değerlendirmek gerekir. Pınar Fidan’ın kadın veya Alevi olması ona bir ayrıcalık tanımaz. Dolayısıyla mizah konusu edilen olaylar, “Cemevlerine saldırma, otele doldurup yakma” söylemi (diğer konular, metro ve İmamoğlu’nun sarılması beni ilgilendirmiyor), kahkahalarla gülünecek bir mizah konusu mudur? Kerbela’dan günümüze kadar birçok katliam yaşamış, mum söndüren iftiraları, kestiği yenmez, canı, malı, namusu fetvalarla birlikte yaşadığı Sünni topluma helal kılınmış bir toplumun acıları mizah konusu edile bilinir mi? Aleviler, Madımak’ta yitirdiği canları “yakıldılar” diye tanımlamıyor. Onları “Ateşte semaha durdular ve Pir Sultan’a yoldaş oldular” diye tanımlıyor. Bu anlamda, Pınar Fidan’ın yaptığının “sanat, özgür düşünce, ofansif mizah” olarak kabul edilebilir bir yanı yoktur. Bu bir düşüncesizlik, cehalet ve diline hakim olamama durumudur.

    ‘SÖZ AĞIZDAN ÇIKTIKTAN SONRA SEN ONUN ESİRİSİNDİR’

    “Söz ağızdan çıkana kadar o senin esirindir, çıktıktan sonra sen onun esirisindir” Hz. Ali, “Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı” Yunus Emre ve Ozan Emekçi’nin dediği gibi “ Eyvah neler açtın başıma benim, beni ellik ellik gezdiren dilim” öğütleri bunu en iyi anlatan tanımlardır.

    Ofansif mizah; “Kutsallara, doğmalara, tabulara karşı yapılan, ağır olmasına karşın düşündürmeyi amaçlayan mizah” olarak tanımlanır. Alevi Bektaşi yaşamı ve edebiyatında mizah önemli bir yere sahiptir. Oldukça zengin örnekleri vardır. Alevi Bektaşiler Tanrı ile yarenlik ederler. Yobazlıklara, tabulara, tanrı korkusuna, cennet- cehennem gibi olgulara karşı yarattığı mizahi yaklaşımlarla Tanrı- doğa ve insan ilişkilerini ortaya koyarlar.

    “Ya Rab senin mekanın yok,

    Yatağın yok, yorganın yok,

    Hem dinin hem imanın yok,

    Her bir şeyden münezzehsin”  Edip HARABİ

     

    “Garip kulun yaratmışsın,

    Derde mihnete katmışsın,

    Onu aleme almışsın,

    Sen çıkmışsın uca Tanrı”. Kaygusuz ABDAL

    “ELEŞTİRİLER AÇIKLAYICI TARZDA OLMALIDIR”

    “Kimden korktun da gizlendin,

    Çok arandın. Çok izlendin,

    Göster yüzün çok nazlandın,

    Yüzün mahrem ferde senin” Aşık VEYSEL

    Bu konuda, beş ciltlik Alevi Bektaşi Şiirler Antolojisi ve Bektaşi Fıkraları kitaplarında sayısız örnekler vardır. Ofansif mizahın en güzel örneği, bir Bektaşi olan Nasrettin Hoca’dır. Ofansif mizah, tüm tabulara karşın, düşündürmelidir. Birçok sohbette de rahatlıkla, Bektaşi’nin biri diye başlarız. “Bektaşi’nin yolu Kahire’ye düşer.  Dönem Kavalalı Mehmet Paşa dönemidir. Sokaklarda şık kıyafetleri ile dolaşan askerleri görünce birine sorar. Bunlar kimdir? Cevap olarak “ Mehmet Ali Paşa’nın kullarıdır” denir. Bektaşi yüzünü yukarı çevirip; “ Ey Allahım, bir Mehmet Ali Paşa’nın kullarına, bir de kendi kullarına bak da utan” der.”

    “CEMEVLERİNE SALDIRI, MADIMAK’TA YAKILMAK TABU DEĞİLDİR”

    Pınar Fidan’ın bu gösterisinde Alevilerin tabularına dokunmak yoktur. Cemevi saldırıları, Madımak’ta yakılmak tabu değildir ki? Bu eylemler insanlık suçudur, zaman aşımı da yoktur. Toplumu düşünmeye sevk edecek bir yol göstericilik de yoktur. Aydın Selcan ve bazı yazarların belirttiği gibi “ Teşekkür borçlu olduğumuz” bir toplumsal uyanış da söz konusu değildir. Aydın Selcan’ın, eleştirenleri (hakaret ve tehdit edenleri kast etmiyorum) Charlie Hebdo katliamıyla benzeştirmesini de yersiz ve meseleyi anlamadığını gösteriyor. Alevilerin ve örgütlerinin sistem tarafından ve Sünni inanç tarafından yok sayılmalarına rağmen gerek ülkemizde gerekse de yurt dışında verdiği eşit haklar mücadelesini görememe ve küçümseme hakkına da kimse sahip değildir.

    Pınar Fidan’ın yaptıklarına katılmasam da, onun düşüncesini belirtmesine sonuna kadar saygı gösteriyorum. Benim de onun düşüncelerine katılmama ve eleştirme hakkımın çok değerli olduğunu biliyorum.

    Bu nedenle, konuya gösterilen tepki ve eleştiriler açıklayıcı tarzda olmak zorundadır. Hakaret, tehdit, özellikle kadın kimliği üzerinden gösterilen tepkiler, özel yaşamının konuyla bağlantılı olarak tartışma konusu yapılması asla ve asla kabul edilemez.

    “AÇIKLAMA VE ÇABA GÖSTEREBİLİRDİ”

    Pınar Fidan’ın konuyla ilgili olarak basına yaptığı açıklamada, yaptığı gösteriyi savunmakta, uğradığı mağduriyeti anlatmaktadır. “İncinen varsa özür dilerim” diyerek tavrını ortaya koymuştur. İnsan olarak, özellikle de kadın kimliği ile empati yapıp Madımak’ta çocuklarını yitiren annelerin acılarına, onların hiç de kabuk bağlamayacak yaralarına merhem olmayı deneyebilirdi. Bu konuda bir açıklama veya çaba gösterebilirdi. Alevi olduğunu söyleyen biri bunun Alevi inancındaki uygulamasını bilirdi. Genç olduğu için bilmiyor olabilir, ailesi eğer bir Ocağa bağlı ise gider Pir’ine niyaz eder, dara durabilir, rızalık isterdi. Hiçbir yargı, insanın kendi vicdan yargısının önüne geçemez. Anlaşılan odur ki, bu olayın reklam boyutu onun daha çok işine gelmiştir.

    Dolayısıyla, benim açımdan, yaptığı yanlışlıktan ve yaptığı yanlışlığı savunmada ısrarcı olduğu için kınadığımı, bu olay nedeniyle uğradığı haksızlığı da kabul etmediğimi belirtmek isterim.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Pınar Fidan: İstemeyerek incittiğim insanlardan ve toplum kesimlerinden içtenlikle özür dilerim

    Pınar Fidan: İstemeyerek incittiğim insanlardan ve toplum kesimlerinden içtenlikle özür dilerim

    PİRHA- Standupçı  Pınar Fidan Aleviler hakkındaki ifadelerinin yanlış anlaşıldığını ve amacını aştığını belirterek “İstemeyerek ve öngörmeyerek incittiğim insanlardan ve toplum kesimlerinden içtenlikle özür dilerim” dedi. 

    Pınar Fidan kamuoyuna dönük yaptığı açıklamada “Amacım, herhangi bir inancın mensuplarını veya halkın bir kesimini incitmek, hedef göstermek, aşağılamak, kışkırtmak, bir zümreye hakaret etmek değil; aksine geçmişte yaşadığımız acılı olayların sorumlularını ve zihniyetlerini yaptığım iş doğrultusunda hatırlatmaktı.”  ifadelerine yer verdi.

    Pınar Fidan’ın kamuoyuna yaptığı açıklamayı olduğu gibi veriyoruz:

    KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURUMDUR

    18-03-2020 tarihinde bir sahne gösterimden kısa bir kesit YouTube’a yüklendi. Bu videonun bir bölümünde, düşünce olarak karşısında durduğum ayrımcıları ve saldırganları onların kendi dilini kullanarak mizah aracılığıyla hicvetmeye çalıştım. Videoya gelen birkaç yorum sonrasında amacımın yanlış anlaşılabileceğini anlayarak aynı gün videonun kaldırılmasını talep ettim.

    Talebim üzerine kaldırılan video yayında kaldığı kısa süre içerisinde tanımadığım kişilerce kopyalanıp çeşitli mecralarda paylaşılınca maksadını aştı. Haksız bir şekilde hedef gösterilmem üzerine korkunç bir karalama kampanyası başlatıldı. Tepkiler henüz bu boyuta varmadan önce sosyal medya hesabımdaki bir fotoğrafımın altına yorum yazan birkaç kişiye yazdığım cevap, sonradan kamuoyuna yaptığım açıklama olarak lanse edildi. Şahsıma, arkadaşlarıma, aile fertlerime, zamanında çalıştığım ve şu an bağlantım olmayan kurumlara ve mekanlara yönelik hakaret, küfür, saldırı ve tehditlere tanık olduk ve oluyoruz.

    Amacım, herhangi bir inancın mensuplarını veya halkın bir kesimini incitmek, hedef göstermek, aşağılamak, kışkırtmak, bir zümreye hakaret etmek değil; aksine geçmişte yaşadığımız acılı olayların sorumlularını ve zihniyetlerini yaptığım iş doğrultusunda hatırlatmaktı.

    Bu süreçte bana destek olan herkese teşekkür ederim. İstemeyerek ve öngörmeyerek incittiğim insanlardan ve toplum kesimlerinden içtenlikle özür dilerim.  PİRHA/İSTANBUL

  • Demokratik Alevi Dernekleri: Rıza ve Xızır dili dertlere dermandır

    Demokratik Alevi Dernekleri: Rıza ve Xızır dili dertlere dermandır

       PİRHA- Standupçı  Pınar Fidan’ın Aleviler hakkındaki ifadelerinin yer aldığı videonun sosyal medyada yayılması ve yoğun tartışmalara yol açması üzerine DAD genel merkezi tarafından yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada Pınar Fidan’ın içine düştüğü hamlık ve yüzeysellik eleştirilirken, gelişen eril linç girişimi ve savcılığa şikayetlere de “Doğru olan linç edip kadı divanına gitmek değildir” denildi.

    Stand up gösterisi yaparken Alevi toplumuna ilişkin hassas kimi konuları mizahi olarak ele alan Pınar Fidan’ın konuya ilişkin videosu sosyal medyada paylaşılır paylaşılmaz yoğun tartışmalara yol açtı. Konuya ilişkin haklı eleştirilerin yanı sıra inancın diline, kültürüne ve sorunları çözüm aklına uymayan ve adeta sosyal medya lincine varan dönüşen yaklaşımlar da gelişti.

    Ayrıca kimi Alevi örgütleri açıklama yapmanın yanı sıra konuyu yargı sürecine taşıdı.

    Pınar Fidan, soruşturma başlatılmadan önce tepkiler üzerine kendi hesabından bir açıklama yaparak Alevi olduğunu, amacının Alevileri aşağılamak olmadığını ve ironi yaparak soruna dikkat çekmek  istediğini belirtmişti.

    Pınar Fidan’ın dün Vatan Caddesindeki Emniyet Müdürlüğüne çağırılarak ifadesinin alındığı belirtildi.

    Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi (DAD) konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

    Açıklamada “Doğru olan linç edip kadı divanına gitmek değildir. Alevi inancında erkeklerin bir kadını yargıladığı görülmemiştir. Dar- didar olmayı unutmuş, düşeni kaldırmaz, ağlayanı güldürmez duruma gelmişsek, bir kadını yargılama hakkını kendimizden görür duruma gelmişsek, Hak ve Hakikat Can çekişir hale gelmiş ise, önce kendimizi dara alıp nefsimize bakmalıyız. Yeryüzünde belki tek istisnadır; Alevi inancında bir kadının darını ancak yine kadınlar kurar. Alevi kadınlar ana Fatma’nın kemaletinden, bilgeliğinden, barış kültüründen Umut beklerler.” gerçeğinin altı çizildi.

     “HER SÖZ HAKİKATİ BARINDIRIR”

    “Rıza ve Xızır dili dertlere dermandır” başlığı altında yapılan Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezinin açıklamasının tamamı şöyle:

    Keramet ile sınanmayan her söz bizden değildir. Alevi inancında söz tarihin geçmiş hafızasından süzülüp gelen kutsal kelimelerdir. Söylenen her söz hakikati barındırır. Doğru sözü ibadetten sayan bir gelenekten geliyoruz. Söz, kâinatta bir yer edinir. Söz ile meydan kurulur. Söylenen her söz hakikat-i barındırırsa mana anlamına ermiş sayılır.

    Kendini bilen de bilmeyen de söz söyler duruma geldi. Eskiden böyle miydi? Söz söylemek hakikati dile getirmekti. Aleviler adına söz söyleyenler Alevi olduğunu söyleyip Alevilerle ilgili cümle kuranlar sadece kendilerine karşı sorumlu değil aynı zamanda milyonlarca insana karşı da sorumludurlar.

    Yerinde ve zamanında amaca uygun cümle kurmayanlar, Alevi kavramlarını değerlerini duygularını, yaşanmışlıklarını, acılarını bilerek ya da bilmeyerek kişisel çıkarları için kullananlar, sermaye birikimleri için malzeme yapanlar ve bu zihniyete alkış tutanlar; bireye, topluma ve doğaya karşı sorumluluklarını bir daha gözden geçirmeliler. İnsanlığa ait ortak erdemlerin neresinde yer aldıklarını bilmeli kendi darlarını kurmalılar.

    “İLLA DOSTUN BİR ÇİFT GÜLÜ YARALAR BENİ”

    Pınar Fidan isimli bir standupçının 18 Mart’ta sosyal medyada bir görüntüsü yayınlandı. Sahnede bir şeyler anlatıyordu.

    “Arada bir Cem evine saldırı oluyor en son Okmeydanı’nda oldu bu haberleri okuyoruz ama hiç Alevi kaybetmiyoruz”

    “Çok istiyorsan meyhaneye falan git”(Aleviler genellikle meyhanede bulunur ya da meyhaneye gider anlamına gelir)

    Ayrıca Madımak katliamı ile ilgili de bazı söylemlerde bulunmuş. Madımak katliamının anlatıldığı bir anda salondakiler tarafında alkışlanması, kahkahalarla karşılık verilmesi toplumun insanı erdemlerde ve başkasının acısını hissetme konusunda ne kadar uzaklaştığının bir göstergesidir. Ayrıca Alevilerin yüreğinde hala kabuk bağlamamış Madımak katliamının ve katliam da hakka yürüyen canlarımızın duygularıyla oynanması insanlık adına bir utanç olarak kabul ediyoruz.

    Alevilerin bu coğrafyada yaşadıkları zulümden kaynaklı olarak yaraları hala kabuk bağlamadı, analar hala yastadır. Akarsu’nun Hak kelamları hala Arşı Ala’da dolaşmakta, Hasret’in “düştüğün yerde derman sendedir”, Nesimi’nin “Barış güvercini uçsun dünyada” söylemleri insanlığa karşı inancımıza karşı sorumluluğumuzu hatırlatmaktadır.

    Bizim için daha da acı olan ve bizi derin derin düşündüren, aynı zamanda sorumluluk almamızı da gerektiren durum, bu sözleri söyleyen Pınar Fidan’ın Alevi olduğunu söylemesidir. Pir Sultan’ın söylediği gibi “İlla dostun bir çift gülü yaralar beni”. Bir Alevinin, Alevi değerlerini, kültürünü, kavramlarını pazara çıkarması bu yolla gelir elde etmesi, hakikatinden uzaklaştığının bir göstergesidir. Bir Alevi canı bu hâle düşmüşse kim sorumludur? Alevi inancında suç ve ceza kavramı ne anlama geldiğini bir daha hatırlamak gerekmiyor mu? Alevi inancında bilgisizlik, ilgisizlik, zamanın ve mekanın ruhuna uygun davranmamak, famsızlıktır. Her can famı ile orantılı olarak sorumluluk alır, hesap alır, hesap verir.

    “KENDİ HAKİKATİNİZDEN UZAKLAŞIRSANIZ İNSANLIKTAN ÇIKARSINIZ”

    Birebir olarak aynı olmasa da Güner Ümit, Mehmet Ali Erbil gibi isimler televizyon programlarında Alevileri aşağılayan benzer söylemlerde bulunmuşlardı. Elbette ki bunların hiçbirini unutmadık.

    Pınar Fidan, yaptığı işin bir ironi olduğunu söylesede Alevi toplumunun duygularıyla yaşanmışlıkları ile bilerek veya bilmeyerek dalga geçmiştir. Yolumuzun hakikati bize öğretmiştir ki; kendi hakikatinizden uzaklaşırsanız insanlıktan çıkarsınız. İsminizin arkasında hangi sıfat yazılırsa yazılsın, söylenirse söylensin, karşıtınıza dönüşürsünüz.

    Bu toplumda sanatçı olduğunu söyleyenler birleştirici olmaktan çok ayrıştırıcı ve toplumun sinir uçlarını zorlayan suçlar işleyebiliyorlar? Sanatçı olduğunu söyleyenleri izlemeye, dinlemeye gidenler de bu suça ortak olarak alkışla karşılık verebiliyorlar.

    “CİNSİYETÇİ, LİNÇÇİ DİL BİZİM OLAMAZ”

    Bizim açımızda önemli olan bir diğer durumda; Pınar Fidan’a karşı linç girişimidir. Bir Alevi neyin yanlış, neyin doğru olduğunu anlattığında kendi özünü de dara çeker. Kendi eksiğini de görür. Alevi darında kişi tek başına suçlu kabul edilmez. Suçun ya da yanlışlığın sonuçlarından çok nedenleri üzerinde durulur.

    Bir linç kültürüdür almış başını gidiyor. Cinsiyetçi bir dil hiçbir zaman Alevi dili olamaz. “Kendini, bilmez, zevzek, kirli, pis, alçak şerefsiz ahlaksız, düşmüş,” gibi tanımlamalar inancımızın dili değildir, edep ve erkanımıza da uymaz. Pınar Fidan nezdinde eril bir dil kullanarak kadın bedenine hakaretlerde bulunmak Alevi hakikatine uymamaktadır. Bu tarz bir dil binlerce yıldır Nahak zihniyetin binlerce yıldır Rıza toplumu süreklerine karşı uyguladığı dildir.

    Pınar Fidan’a hakarette bulunanlar, sosyal medyada adresini ve fotoğraflarını yayınlayanlar, hedef gösterenler, fiziki saldırıyı ima edenler, Özel hayatını gündeme alanlar, Alevi hassasiyetini gösterdiğini söyleseler de hakikatte hiç de öyle değillerdir. Hele hele linç edilen bir kadın ise Yol adına, ana Fatma’nın Kemaleti ve Hakk adına “edep yahu” deme hakkını bize verir. Durumdan vazife çıkararak, saldırganlık yapmak, bir kadını linç etmek, dünya kadar olumsuz sıfatla tanımlamak olsa olsa bilinçaltındaki eril zihniyetin dışarı vurulmasıdır. Linç kültürünün ne olduğunu en iyi biz biliriz. Bize yapılmasını istemediğimizi başkasına nasıl yaparız?

    Söz ola kese savaşı/söz ola kestire başı/söz ola ağulu aşı/bal ile yağ ede bir söz (Yunus Emre)

    “ASLOLAN RIZA VE XIZIR DİLİDİR”

    Aleviler yaşananlardan hareketle sözü kimin söylediğinden ziyade, ne amaçla söylendiği, kim tarafından söyletildiğine de bakmalılar. Bu kadar yaşanmışlıktan sonra bir şeyler öğrenilmez mi? İster Aleviler tarafından olsun isterse başkaları tarafından sürekli Aleviliğin tartıştırılması bir üst aklın oyunudur, bir misyoner aklıdır. Nasıl ki 40 yıl boyunca Alevilerin bütün mücadelesi, enerjileri, cemevleri ve derneklerin elektrik su faturasının ödenmesine harcandıysa, şimdi de bu enerji farklı araçlarla harcanmaya çalışılmaktadır.

    Alevileri boş gündemler etrafında sürekli manipüle etmenin bir yolu da budur. Medya yoluyla saldırıp toplumda sürekli karşıtlık oluşturarak “Alevi-sunni” karşıtlığını canlı tutmaktır. Kaos ve Kriz ortamından kaynaklı zaman ve mekan buna uygundur. Bu tarz Alevilerin tarzı olmamalıdır. Alevileri yine tahrik edip özellikle Alevilerin eliyle sokağa çıkarıp ikinci bir Sivas yaratmanın 2. bir  Gazi yaratmanın zemini oluşturuluyor. Alevilerde buna müsait, Aleviler yumuşak karın. Aslolan Rıza ve Xızır dilidir. Bu dil dertlere dermandır. Hızır dilinde ötekileştirmek yoktur. Eril bir zihniyeti barındıran dil, üslup, yöntem hızır’ın dili olamaz.

    “KADI DİVANINA GİTMEK YOLUMUZDA YOKTUR”

    Doğru olan linç edip kadı divanına gitmek değildir. Alevi inancında ceza verilir eza verilmez. Ceza mahkeme kurmak değildir.

    “Gönül gel beri gel beri/bir gönüle nazar eyle/görür göz işitir kulak/söyler dile nazar eyle.

    İki elin kızılkan da/çok günahlar vardır ben de/ya ilahi Kerem sende/düşkün Kula nazar eyle” Şah Hayatî’nin dile getirdiği hakikati ne zaman unuttuk.

    Alevi inancında Nahak zihniyetten uzak Hakka yakın olmak esastır. Otoriteye, iktidara, kadı divanına, zulme rağmen rızalığı esas alma vardır. Mahkemelere başvurarak kimin elini güçlendiriyoruz?

    Peki Pınar Fidan’ı kime şikayet edelim? Alevi halkını tanımayan,  Sivas katliamını yapan katilini özel afla salan hükümette mi?  Armutlu cemevimize işeyen kolluk kuvvetlerine mi? Cemevi bahçesinde öldürülen Uğur KURT’un yargı sürecinde işini yapmayan yargıya mı? Cemevlerimize çümbüş evi diyenlere mi? Çocuk istismarlarına “bir kereden bir şey olmaz diyen zihniyete mi? Ulusal ve uluslararası mahkemeler de kazanmış olduğumuz haklarımızı uygulamayan bir yargı sistemine mi?

    “KADININ DARINI KADINLAR KURMALI”

    Dar- didar olmayı unutmuş, düşeni kaldırmaz, ağlayanı güldürmez duruma gelmişsek, bir kadını yargılama hakkını kendimizden görür duruma gelmişsek, Hak ve Hakikat Can çekişir hale gelmiş ise, önce kendimizi dara alıp nefsimize bakmalıyız. Yeryüzünde belki tek istisnadır; Alevi inancında bir kadının darını ancak yine kadınlar kurar. Alevi kadınlar ana Fatma’nın kemaletinden, bilgeliğinden, barış kültüründen Umut beklerler.

    Alevi inancında erkeklerin bir kadını yargıladığı görülmemiştir. Çünkü kadın mürşidi kamillullahtır. Kadınlar kendi arasında toplanır bir mürşidin huzurunda meydan kurulur, dar didar olunur. Olması gereken budur. Biz biliriz ki insanın sözü yüzünün cemalidir. Söz ağızdan söylenir ama kalpten gelir.

    Bütün bu gelişmeler, yasananlar Alevi pirlerine, yol ulularına, Alevi kurumlarına ve kurum yöneticilerine tarihsel sorumluluklar yüklemektedir. Yaşanan olaylara, olgulara, yüzeysel yaklaşmak, derinlikli kavrayamamak, yolun aklını esas almamak, inancın kemaleti ve sorunları çözme aklı ile çözüm üretememek, dolaylı da olsa yaşanılan pratiğe ortak olmaktır.

    Madem inancımızda kadın mürşidi kamilullah ise,doğum kapısı Hak kapısı ise,bu kapıyı mahkum etmek hanği sorunumuzu çözer? Yarın mahkemeye gittiğimizde yüzümüz olmalı. Yine Hakikat hattı değil de dernek hattı esas alınmıştır.

    Demokratik Alevi Dernekleri olarak diyoruz ki, Ana kadınlar meydan kursunlar. Buna cesaretimiz olsun. Post Ana kadınındır.

    Söylenen her söz söyleyenin nerede olduğunu gösterir. Yerini bilmeyen, başkasına yer gösteremez.

    HABER MERKEZİ/İSTANBUL

     

     

     

  • Pınar Fidan, Emniyette ifade verdi

    Pınar Fidan, Emniyette ifade verdi

     PİRHA- Stand up gösterisi yapan Pınar Fidan’ın Aleviler ile ilgili sözleri nedeniyle savcılık soruşturması kapsamında İstanbul Emniyeti’nde ifade verdi.

    Pınar Fidan, İstanbul Kadıköy’de yaptığı stand-up gösterisinde Alevilerle ilgili “Hepsini bir otele tıkıp yakabilirsin. Geçmişte örnekleri var” şeklindeki sözleri gerekçesiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma ile ilgili avukatıyla birlikte Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Güvenlik Şube Müdürlüğü’ne giderek ifade verdi. İfadesi alınan Fidan, emniyetten ayrıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kenanoğlu yazdı: Pınar Fidan’ın yaptığı mizah bizi neden bu kadar rahatsız etti?

    Kenanoğlu yazdı: Pınar Fidan’ın yaptığı mizah bizi neden bu kadar rahatsız etti?

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, stand up gösterisinde Aleviler için kullandığı ifadeler nedeniyle büyük tepki toplayan Pınar Fidan ve sonrasında yaşanan tepkileri yazdı. Fidan’ın bir ukala olduğunu vurgulayan Kenanoğlu, “Alevilerin yaraları tazedir. Bu yaralar üzerinden mizah yapmak ne vicdani ne de insanidir” dedi. Kenanoğlu Pınar Fidan’ın linç edilmesini ve hakkında suç duyurusunda bulunulmasını da eleştirdi. 

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, stand up gösterisinde Aleviler için kullandığı ifadeler nedeniyle büyük tepki toplayan Pınar Fidan ile ilgili bir yazı kaleme aldı.

    Kenanoğlu, “Birçok yönüyle Pınar Fidan vakası ve Alevilere Hakaret Hakkı” başlıklı yazısında, Pınar Fidan’ın konuşmaları, gösterilen tepkiler ve sonrasına dair görüşlerini belirtti.

    Kenanoğlu’nun yazısının tamamı şöyle:

    “18 Mart akşamı sosyal medyada bir görüntü yayılmaya başladı, Pınar Fidan isimli bir stendapçı sahnede bir şeyler anlatıyor, onu izleyenler de anlattıklarına kahkahalarla gülüyorlardı.

    Peki bu stendapçı ne anlatıyor ve bu insanlar neye gülüyordu?

    • Finlandiya Başbakanı işe metroyla gidiyormuş da bir tanıdığı bu başbakan için “asıl cennete gidecek olan bunlar bizimkiler cehennemlik” demiş,

    (Burada hiçbir gülme yok)

    • Bunu söyleyen insanda bu arada bir Alevi, hiçbir şey yapmadan cennete gideceğine inanan bir insan bir de başkalarına yargı dağıtıyor,

    (Gülüşmeler)

    • Arada bir cemevine saldırı oluyor, en son Okmeydanı’nda oldu, bu haberleri okuyoruz ama hiç Alevi kaybetmiyoruz,

    (Gülüşmeler sürekli devam ediyor)

    • Çünkü boş cemevinde Alevi yok, saldırganlar cemevine Alevilerden fazla gidiyor, bunun anlaşılması lazım,

    (Gülüşmeler ve alkışlar)

    • Çok istiyorsan meyhaneye falan git (Alevileri orada bulursun anlamında söyleniyor) ya da bir otele tıkıp hepsini yakabilirsin yani,

    (kahkahalarla gülüşmeler)

    Bu videoyu izlediğimde hatta her izlediğimde asabım bozuluyor, öfkeleniyorum, bunu izlediğim akşam gece geç vakitlere kadar uyuyamadım.

    İnsanlar yoğun olarak sosyal medyadan bu stendapçıya tepkiler gösteriyordu, bu stendapçı bunun üzerine bir mesaj yayınlayıp kendisinin de Alevi olduğunu ve ironi yaptığını söyledi.

    Aleviler ve Mizah

    Alevilerde mizah önemli bir yer tutar. Bektaşi fıkraları diye kamuoyunda da anlatılan ve çoğunlukla bir araya geldiğimizde birbirimize anlattığımız fıkralar içerisinde çokça yer almaktadır.

    Özellikle Alevilerin inanç önderleri olan cemde posta oturtup niyaz verdikleri Dede’lerle ilgili üretilmiş çokça fıkra bulunmaktadır ki birçoğu da onların Pirlik yönüyle ilgilidir.

    Demem o ki mizah Alevilerin bilmediği, alışık olmadığı bir anlatım, iletişim yöntemi değildir. Bizzat sohbetlerinde en önemli yer tutan ve kendileri üzerine de yaptıkları bir anlatımdır.

    Tabi ki bunun yanı sıra Aleviler üzerinde üretilmiş ve çoğu zaman da Alevilerin katliamlarına gerekçe oluşturan ve mizahlara da konu olmuş anlatılar bulunmaktadır. Örneğin Güner Ümit ve Mehmet Ali Erbil de Televizyonda mizah yapmışlardı. Onlar tarihi süreçlerde Alevilerin katledilmesine gerekçe olarak kullanılan “mum söndü” iftirası üzerinden mizah yapmışlardı, Pınar Fidan ise Alevilerin katliamını bizzat mizah konusu yapmış.

    Güner Ümit ve Mehmet Ali Erbil Alevilerden görmesi gereken en sert tepkiyi gördüler ve kamuoyu vicdanında hak ettikleri cezaya çarptırıldılar. Her ne kadar bu durumu paraya çevirip Mehmet Ali Erbil’i affetmeye kalkan Aleviler ortaya çıksa da onlar da Mehmet Ali Erbil’le aynı muameleyi gördüler.

    Tabi ki Mehmet Ali Erbil ve Güner Ümit doğrudan bilinçaltlarındaki Alevi algısıyla o iğrenç mizahı sergilemişlerdir. Pınar Fidan ise kendi beyanına göre bu durumu eleştirmek için bu mizahı yapmış. Yani Pınar Fidan’ın durumu diğerlerinden çok farklı.

    Peki Pınar Fidan’ın yaptığı mizah bizi neden bu kadar rahatsız etti?

    Bir defa şunu ortaya koymak lazım Alevi toplumu, üzerinde kolaylıkla laf söylenen, değerleriyle dalga geçilen, bir yalan ve iftirayla katledilen bir topluluk olarak görülmekte ve böyle davranılmaktadır. Alevi toplumunun maruz kaldığı ve mizaha konu olan iftiralar halen dahi sürmekte ve özellikle Sünni toplumun büyük bir kesimin bilinç altında yerini korumaktadır.

    Eğer Alevi toplumu üzerindeki iftiralar ve katliamlarla yüzleşilmiş, bir yara kapatılmış, yürek acıları bir nebze bile olsa soğutulmuş olsa kimsenin bu kadar zoruna gitmezdi. Ancak tam da burada Müslüman toplumun sinir uçlarına dokunmaktan çekinildiği bir ortamda Alevi ye bu kadar kolay dokunmak hepimizin zoruna gitmiştir.

    Bu stendapta sadece Madımak yoktur.

    • Bunu söyleyen bir de Alevi
    • Hiçbir şey yapmadan cennete gideceğini zanneden (sanki Alevilerin derdi Cennete gitmekmiş gibi bunu da bilmeyen bir cehaletle olaya yaklaşıyor)
    • Arada bir cemevine saldırı oluyor, en son Okmeydanı’nda oldu, bu haberleri okuyoruz ama hiç Alevi kaybetmiyoruz. ( sanırım Uğur Kurt’un katledildiği saldırıdan bahsediyor)
    • Çünkü boş, cemevinde Alevi yok.
    • Çok istiyorsan meyhaneye falan git (Alevileri orada bulursun anlamında söyleniyor)
    • Ya da bir otele tıkıp hepsini yakabilirsin yani.

    “ALEVİLERİN ACILARI TAZEDİR; BU YARALAR ÜZERİNDEN MİZAH YAPMAK NE VİCDANİ NE DE İNSANİDİR”

    Bunlar içerisinde otele tıkıp hepsini yakabilirsin söyleminin ironi olduğuna inanıyorum, çünkü Alevi olduğunu ve siyaseten de sosyal demokrat görüşlü olduğunu tahmin ettiğim (videonun devamındaki söylemlere istinaden) kişinin bu söyleminin ironi olduğunu anlayabiliriz. Ancak diğer sözler ironi yapmaya ihtiyaç duyulmayan ve Alevilere kolayca ve yaygınca söylenen sözlerdir.

    Videonun bu kısmında sinirlerimi hoplatan ise çok komik bir durum varmış gibi kahkahalar atılmasıdır. Madımak katliamının hatırlatıldığı bir noktada insanların kahkahalarla gülmesi azıcık Alevi duygusu azıcık insani duygusu olan herkesi yerinden hoplatacak ve öfkelendirmeye yetecek bir durumdur.

    Alevilerin acıları tazedir, yaraları açıktır, bu yaralar üzerinden mizah yapmak ne ahlaki ne vicdani ne de insanidir. Bunu ironi olarak yaptığınızı söyleseniz bile oradaki kahkahalar acıları taze, yaraları açık insanların yaralarına tuz basmaktan öte bir şey değildir.

    Madımak katilinin daha dün serbest bırakıldığı, Madımak Annelerinin hala gözyaşı döktüğü bir ortamda bu durumu kahkahalarla karşılamak en hafif ifadeyle vicdansızlıktır.

    Pınar Fidan Alevi düşmanı değil çokbilmiş geçinen bir ukaladır

    Pınar Fidan gibi çokça Alevi tanırız biz, geldiği toplumu eleştirmeyi marifet sayan, onların inancını beğenmeyen, toplumsal mücadelesini küçümseyen ve onların siyasi tercihleriyle dalga geçen çokça çokbilmiş tanıyorum.

    Pınar Fidan kendince Aleviliği aşmış ve dönüp onları eleştirmeyi marifet sayan ve piyasada çokça bulunan ukala birisidir. Bu ukalaların ne Alevilikten haberi vardır ne de Alevilerin sosyolojik gerçekliliklerinden, bunlar kendilerinde çokbilmiş dünyalarından Alevi toplumuna bakar ve kolaylıkla, acımasızca eleştirirler.

    Bu anlamıyla Pınar Fidan ve benzerlerine önerimiz toplumun gerçeğinden uzaklaşarak ne demokrat olabilirsiniz ne de entelektüel, entelektüellik topluma tepeden bakarak yargıda bulunmak değildir.

    “LİNÇ KÜLTÜRÜNE BİR KEZ DAHA TANIKLIK ETTİK”

    Pınar Fidan’a eleştirilerin dozu ve karşı eleştiriler

     Videonun yaygınlaşmasıyla birlikte Pınar Fidan sosyal medyada eleştirilmeye başlandı ve yine her zamanki gibi linç kültürü içerisinde saçma sapan işler de yapılmaya başlandı.

    Bu linç kültürünün Aleviler içerisine nasıl sirayet ettiğine bir kez daha tanıklık ettik. Pınar Fidan’a cinsel içerikli küfür ve hakaretler yapılırken kimi fotoğrafları sosyal medya hesaplarında teşhir edilmeye başlandı.

    Bu linç girişimi Alevilerin bir yöntemi olamaz, bir kadının kimi fotoğrafları yaygınlaştırılıp bunlar üzerinden cinsiyetçi ve gerici yaklaşımlar sergilemek bir Alevinin yapacağı iş değildir. Bu anlamda herkesin bu çirkin yöntemden vazgeçmesini söyleyip bu yapılanları da kınadığımı belirtmek istiyorum.

    “SAVCILARI GÖREVE ÇAĞIRMAK DOĞRU DEĞİL” 

    Diğer taraftan da savcıları göreve çağırmak ve Pınar Fidan hakkında suç duyurusu çağrısı yapmak da doğru değildir. Pınar Fidan bir Alevi düşmanı değildir, haddini aşan ukala bir zevzektir.

    Pınar Fidan’ı kime şikâyet edeceğiz, Pınar Fidan’ın ironi yaptığı madımak katliamındaki katili affeden ve buna sessiz kalan Hükumete mi?  Madımak katliamının hesabını sormayan yargıya mı? Madımak katilini serbest bırakılmasına sessiz kalan hatta bunu onaylayan havuz medyasına mı?

    “ELEŞTİRİYE TABULARIN OLUŞMASINA NEDEN OLAN TOPLUMLARDAN BAŞLANMALI”

    Bunları söylemişken bir söz de bizim Pınar Fidan’ı eleştirmemizi eleştirenlere

    Bu arkadaşların Alevilerin hislerini anlamadığını bir kez daha anlamış olduk. Bu arkadaşlar Demokratik olmayan bir ülkede, her türlü toplumsal ve dini tabuların yıkılmasını en kolay eleştirilen Aleviler üzerinden yapılmasına onay vermek yerine işe zor olan yerlerden başlamayı tavsiye ederiz. Bu ülkede dini ve kimi toplumsal tabuları yıkmanın yolu bu işe, zaten her fırsatta ve en kolay bir şekilde eleştiriye, alaya maruz bırakılan Aleviler üzerinden başlamak değil tam da bu tabuların oluşmasına neden olan toplumlardan başlamaktır.

    “ALEVİLERE YÖNELİK DİĞER HAKARETLERE KARŞI DA AYNI DUYARLILIĞI BEKLİYORUZ” 

    Bu vesileyle bir sözümüz de Alevileri mizah malzemesi yapmayı ve tabuları yıkmak için eleştirmeyi bu kadar kolay görenler gibi stendapçı bir kadını bu kadar kolay eleştirenleredir. Bu arkadaşların Akit gazetesinin Aleviler yönelik hakaretleri, Madımak katillerinin affedilmesi, cemevine polisin girip işemesi gibi Alevilere yönelik diğer hakaretler için de aynı oranda duyarlılığa bekliyoruz. Pınar Fidan’a saldırmak kolay, zor olan ise bizzat Hükumet eliyle, onayıyla ve göz yummasıyla Alevilere yapılan hakaretlere karşı söz söylemektir.

  • Pınar Fidan hakkında Aleviler ile ilgili ‘esprileri’ nedeniyle soruşturma

    Pınar Fidan hakkında Aleviler ile ilgili ‘esprileri’ nedeniyle soruşturma

    Stand up gösterisinde Alevilerle ilgili kullandığı ifadeler nedeniyle Pınar Fidan hakkında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Fidan gelen tepkiler üzerine kendisinin de Alevi olduğunu ve ironi yapmak isterken yanlış anlaşıldığını söylemişti. 

    Stand up gösterisi yapan Pınar Fidan’ın Aleviler hakkındaki ifadelerinin yer aldığı videonun sosyal medyada yayılması ve yoğun tepkilerin ardından savcılık soruşturması başlatıldığı açıklandı. Fidan, soruşturma başlatılmadan önce tepkiler üzerine açıklama yapıp Alevi olduğunu ve ironi yapmak istediğini belirtmişti.

    VİDEODAKİ İFADELER

    “Tuz-Biber” adlı stand up gösterisini yapan Fidan’ın, “Hepsini bir otele tıkıp yakabilirsin” gibi Madımak göndermesi de yaptığı esprilerin yer aldığı video ifadeleri şöyleydi:

    “Siyasilerle ilgili şeyler paylaşıyor. Finlandiya Başbakanı işe metro ile gidiyormuş galiba ‘asıl cennete gidecekler bunlar, bizim ülkemizdeki siyasiler cehennemlik’ bunu söyleyen de bir yandan Alevi. Yani hiçbir şey yapmadan cennete gideceğini sanan insan. Bir de başkalarına böyle yargı dağıtıyor. Hani arada böyle haberler okuyorum cemevine saldırıda bulunulmuş. Bakın böyle haberler oluyor sık sık gazetelerin üçüncü sayfalarında ‘bilmem neredeki cemevine saldırıldı’ ama hiç Alevi kaybetmiyoruz. Çünkü boş, Alevi yok. Bir şey yapmamız gerekmiyor, saldırganlar cemevine Alevilerden daha çok gidiyor. Bunun anlaşılması lazım, çok istiyorsan meyhaneye falan git ya da hepsini bir otele tıkıp yakabilirsin. Geçmişte örnekleri var.”

    “BEN DE ALEVİYİM” AÇIKLAMASI YAPMIŞTI

    Bunun üzerine Fidan sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:

    “Merhaba arkadaşlar. Uğraşmak istemedim başta ama bu kadar kişi tarafından yanlış anlaşıldığı için bir kere buradan açıklayayım. İzlediğiniz videoda tam tersini düşündüğüm bir şeyi ironi yaparak anlatıyorum. Mizah, dalga geçmek ya da küçümsemek için değil, eleştirmek için yaptığımız bir şey. İnsanların genel düşüncelerini taklit ederek aslında anladığınızın aksine öyle düşünenlerle dalga geçiyorum. Önemi yok ben aleviyim ve Alevi düşmanı olduğumu düşünüp beddua, küfür ve hakaret eden bu kadar çok insan olabilmesine şaşırdım ve üzüldüm. Bunun benimle ilgili olmadığını biliyorum ama hepimiz için üzücü. Videonun başı sonu olmadığı için de yanlış anlaşılmış olabilir, orada Alevi diye bahsettiğim kişi de dayım. Can sağlığı diyelim ne diyelim.”

    Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Pınar Fidan hakkında soruşturma başlatıldı.

    (HABER MERKEZİ) 

  • Aleviler, Pınar Fidan hakkında suç duyurusunda bulundu-VİDEO

    Aleviler, Pınar Fidan hakkında suç duyurusunda bulundu-VİDEO

    PİRHA- Kadıköy’de yaptığı tek kişilik gösterisinde cemevleri ve gönderme yaptığı Sivas Katliamı ile ilgili sözleri tepki çeken Pınar Fidan hakkında Pir Celal Fırat genel başkanlığını yaptığı Alevi Dernekleri Federasyonu ve Garip Dede Dergahı adına, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. 

    İstanbul Kadıköy’de bir mekanda yaptıkları tek kişilik gösterileri sırasında kullandıkları ifadeler nedeniyle Pınar Fidan ve Özgür Tosun Aleviler başta olmak üzere çok sayıda insanın tepkisini çekti.

    Bugün Pir Celal Fırat şahsı ve genel başkanlığını yaptığı Alevi Dernekleri Federasyonu ve Garip Dede Dergahı adına avukatlarla birlikte Pınar Fidan ve Özgür Tosun hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

    Daha sonra bir açıklama yapan ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, özetle şunları kaydetti:

    “Aleviler cemevinde olmaz, saldırganlar niye oraya gidiyor ki? Meyhaneye gitsinler, çok istiyorlarsa bir otele doldurup yaksınlar” minvalinde akla mantığa sığmayacak ifadelerle sözde komedi yapmış. Sivas Katliamı gibi bir acıyı onu izlemeye gelen zavallılara alkışlatmıştır.
    Pınar Fidan ve Özgür Tosun, ne tiyatrocu ne de bir sanatçıdırlar. Yaptıkları şovlarda jestlerini mimiklerini bilinçaltındaki cehaletini dışarıya vurmak için kullanan ve sözde mizah icra ettiğini sanan gerici düzenin yarattığı entelektüel zatlardır. Çünkü bu zihniyetin entelektüelleri, acılara güler, nefret kusar, tıpkı bunlar gibi bunların da Komedi adına Alevileri aşağılaması, katledilen canlarımızın ölümünü meşru göstermesi hatta basit gülüşmelerle acıyla dalga geçmesi bu zihniyetin tiyatrodaki ironi anlayışının da sonucudur.
    Oysa ironi zeka, ahlak, birikmiş kültürün sözlü sanat ile anlatılmasıdır. Adalet önünde hesap vermelerini sağlayacağız. ”

    Bu arada bir çok yerde de suç duyurusunda bulunulduğu belirtiliyor.

    NE OLMUŞTU?

    Tuzbiber stand-up adı altında İstanbul Kadıköy’de tek kişilik gösteri yapan Pınar Fidan adlı kadının, Alevilere ve cemevlerine yönelik sözleri tepki çekti.

    Pınar Fidan, gösterisinde şöyle diyor:

    “Arada bir haberlerde okuyorum. Cemevine saldırıda bulunulmuş. Okmeydanı’nda falan. Bakın böyle haberler oluyor üçüncü sayfalarda falan. Bilmem nerdeki cemevine. Ama hiç Alevi kaybetmiyoruz. Çünkü boş, yani cemevinde Alevi yok. Bir şey yapmanız gerekmiyor. Saldırganlar cemevlerine Alevilerden daha çok gidiyor. Bunun anlaşılması lazım. Çok istiyorsan meyhaneye falan git. Ya da hepsini bir otele tıkıp yakabilirsin. Geçmişte örnekleri var aaaa…Ya neydi o ha ha.”
    Videodaki bu sözler üzerine ise Aleviler sert tepki gösterdiler.

    PINAR FİDAN, “YANLIŞ ANLAŞILDIM” DEDİ

    Pınar Fidan ise sosyal medya hesabı üzerinden eleştirilere tepkilere yanıt verdi.

    Pınar Fidan yanlış anlaşıldığını belirterek, şunları kaydetti:

    “Merhaba arkadaşlar. Uğraşmak istemedim başta ama bu kadar kişi tarafından yanlış anlaşıldığı için bir kere burada açıklayayım. İzlediğiniz videoda tam tersini düşündüğüm bir şeyi ironi yaparak anlatıyorum. Mizah, dalga geçmek ya da küçümsemek için değil, eleştirmek için yaptığımız bir şey. İnsanların genel düşüncelerini tekrar ederek aslında anladığınızın aksine öyle düşünenlerle dalga geçiyorum. Önemi yok ama ben Aleviyim ve Alevi düşmanı olduğumu düşünüp beddua, küfür ve hakaret eden bu kadar çok insan olabilmesine şaşırdım ve üzüldüm. Bunun benimle ilgili olmadığını biliyorum ama hepimiz için üzücü. Videonun başı sonu olmadığı için de yanlış anlaşılmış olabilir, orada Alevi diye bahsettiğim kişi de dayım. Can sağlığı diyelim ne diyelim.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • Stand-up’çı Pınar Fidan: Yanlış anlaşıldım, ironi yapmıştım-VİDEO

    Stand-up’çı Pınar Fidan: Yanlış anlaşıldım, ironi yapmıştım-VİDEO

    PİRHA- Stand-up’çı Pınar Fidan, Aleviler ve cemevleriyle ilgili sözleri ile Sivas Katliamı’na gönderme yapan ifadelerinin tepki çekmesi üzerine sosyal medya hesabından yanıt verdi. Yanlış anlaşıldığını söyleyen Fidan, “İzlediğiniz videoda tam tersini düşündüğüm bir şeyi ironi yaparak anlatıyorum. İnsanların genel düşüncelerini tekrar ederek aslında anladığınızın aksine öyle düşünenlerle dalga geçiyorum” dedi. 

    Pınar Fidan adlı stand-up’çı, bir gösterisinde cemevleriyle ve Sivas Katliamı’na gönderme yapan sözlerinin tepki çekmesi üzerine sosyal medya hesabı üzerinden eleştirilere yanıt verdi.

    Pınar Fidan yanlış anlaşıldığını belirterek, şunları kaydetti:

    “Merhaba arkadaşlar. Uğraşmak istemedim başta ama bu kadar kişi tarafından yanlış anlaşıldığı için bir kere burada açıklayayım. İzlediğiniz videoda tam tersini düşündüğüm bir şeyi ironi yaparak anlatıyorum. Mizah, dalga geçmek ya da küçümsemek için değil, eleştirmek için yaptığımız bir şey. İnsanların genel düşüncelerini tekrar ederek aslında anladığınızın aksine öyle düşünenlerle dalga geçiyorum. Önemi yok ama ben Aleviyim ve Alevi düşmanı olduğumu düşünüp beddua, küfür ve hakaret eden bu kadar çok insan olabilmesine şaşırdım ve üzüldüm. Bunun benimle ilgili olmadığını biliyorum ama hepimiz için üzücü. Videonun başı sonu olmadığı için de yanlış anlaşılmış olabilir, orada Alevi diye bahsettiğim kişi de dayım. Can sağlığı diyelim ne diyelim.”

    NE OLMUŞTU?

    Tuzbiber stand-up adı altında İstanbul Kadıköy’de gösteri yapan Pınar Fidan adlı kadının, Alevilere ve cemevlerine yönelik sözleri tepki çekti.

    Pınar Fidan, gösterisinde şöyle diyor:

    “Arada bir haberlerde okuyorum. Cemevine saldırıda bulunulmuş. Okmeydanı’nda falan. Bakın böyle haberler oluyor üçüncü sayfalarda falan. Bilmem nerdeki cemevine. Ama hiç Alevi kaybetmiyoruz. Çünkü boş, yani cemevinde Alevi yok. Bir şey yapmanız gerekmiyor. Saldırganlar cemevlerine Alevilerden daha çok gidiyor. Bunun anlaşılması lazım. Çok istiyorsan meyhaneye falan git. Ya da hepsini bir otele tıkıp yakabilirsin. Geçmişte örnekleri var aaaa…Ya neydi o ha ha.” .

    PİRHA/İSTANBUL 

  • Kadın stand-up’çının Alevilere yönelik söylemleri tepki çekti-VİDEO

    Kadın stand-up’çının Alevilere yönelik söylemleri tepki çekti-VİDEO

    PİRHA- Pınar Fidan adlı stand up’çı Kadıköy’de bir gösterisinde Alevilere ve cemevlerine yönelik sözleri infiale neden oldu. Kadının, konuşmasının bir bölümünde  “Hepsini bir otele tıkıp yakabilirsin. Geçmişte örnekleri var” demesi tepkilere neden oldu. 

    Tuzbiber stand up adı altında İstanbul Kadıköy’de gösteri yapan Pınar Fidan adlı kadının, Alevilere ve cemevlerine yönelik sözleri tepki çekti.

    Pınar Fidan, “Arada bir haberlerde okuyorum. Cemevine saldırıda bulunulmuş. Okmeydanı’nda falan. Bakın böyle haberler oluyor üçüncü sayfalarda falan. Bilmem nerdeki cemevine. Ama hiç Alevi kaybetmiyoruz. Çünkü boş, yani cemevinde Alevi yok. Bir şey yapmanız gerekmiyor. Saldırganlar cemevlerine Alevilerden daha çok gidiyor. Bunun anlaşılması lazım. Çok istiyorsan meyhaneye falan git. Ya da hepsini bir otele tıkıp yakabilirsin. Geçmişte örnekleri var aaaa…Ya neydi o ha ha” diyor.

    İzleyenlerin de kahkahayla gülmesi dikkat çekiyor.

    Aleviler söz konusu şahsa sert tepki gösterdiler ve hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladılar.

    ALEVİLERDEN SERT TEPKİLER

    Sosyal medyada Alevilerden Pınar Fidan’a tepki yağdı.

    Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat: “İnancımıza ve kimliğimize karşı kin kusan Pınar Fidan denen şarlatana gerekli cevabı vereceğiz! Her Alevi canımızın da tepki koymasını arzuluyorum.”

    Bağcılar Cemevi Dedesi Eren Yıldırım: “Dinleyin de alçaklığı görün. Kendini komedyen sanan faşist Pınar Fidan’ı her yerde teşhir edip, hesabını sormalıyız.”

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Hüseyin Mat: “Dünyanın en tehlikeli virüsü “faşizm” demiştik. Koronavirüsten daha tehlikeli. Bu videoyu izlediğinizde kin, nefret, düşmanlık hepsini bir arada göreceksiniz. Yani faşizmi. Bu alçak insanlık düşmanlarına gereken siyasi ve hukuki yaptırımlar uygulanmazsa, yeni katliamlar kapıda demektir. Barışa, sevgiye, kardeşliğe, bir arada eşit koşullarda yaşamaya olan inancımızla, ırkçılığa, gericiliğe yani faşizme karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Kendini komedyen sanan faşist Pınar Fidan’ı her yerde teşhir edecek ve hesabını soracağız.”

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren Serdar Doğan’ın ağabeyi Serdar Doğan: “Tiyatroya, 1992 yılında Altındağ Belediyesi şehir tiyatrosunda başladım. Madımak Katliamı’ndan bir yıl önce. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nde, Ankara deneme sahnesinde; 9 Eylül GSF yazarlıktan mezun oldum. Öğrenciliğim, 15 yıldır kendi tiyatromda devam ediyor. Soytarı ile komedyen arasındaki farkı iyi bilirim. Vicdan, ahlak, akıl yoksunu bu yaratık; onmaz acımızı, 8 saat taşlanarak yakılan çocuk-kadın- sanatçı 33 insanımızın “ateşini”, sevdiklerinin acısını soytarılığına malzeme etmiş. Kendi gibi boş beyinsizler de gülüp- alkışlıyor… Bu tür mikroplar varken, koronadan dünya yıkılsa ne olur? Yarından sonra dünya sana dar olacak. Madımak davasının avukat ordusuyla bu hadsiz- haysiyetsiz duruşunun bedelini suçu- suçluyu övmek ile mahkemede ödeyeceksin. Tanıyan varsa bu vicdan- akıl yoksununa haber versin. Değil sahneye, ekrana, sokağa çıkamayacaksın zavallı ahlaksız.”

    Gazeteci Fuat Ateş: “Düpedüz nefret suçu. Bu alçaklığı mizah diye yutturanları da, onu alkışlayanları da Hakk bildiği gibi yapsın. Ama Alevi kurumları olarak hukuki süreci başlattık. Öyle yanına kâr kalmayacak.”

    Sanatçı Tolga Sağ: “Bu soytarıyı iyi tanıyın. Adı Pınar Fidan. Ağzından pislik dökülüyor, aşağılık esprilerini komik sanıyor.”

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu: “Bu şahıs Alevilere tepeden ve alaycı bir bakış açısına sahip olduğu her sözünden bellidir.”

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül: “Nefret suçu içeriyor…!!! Bu ‘kadın’ ironi yapıp egemen ırkçı, tekçi zihniyete ‘gönderme’ yapıyorsa bunun yöntemi ve dili bu değil! “İroni yapayım” derken gayya kuyusuna batmış! ‘Standap’ mı yapıyor? Her ne ise acemice ve pespaye ‘mizahına’ kutsallarımızı alet etmesi bir başka rezalet! Hasılı kişinin muradı ne olursa olsun! Sosyal medyadaki bölüm sorundan da öte HAKARET ve NEFRET SUÇU içeriyor! Yargı bu görüntüyü bir SUÇ DUYURUSU kabilinden derhal ve hemen işleme almalı! Kişi hakkında gerekli yargı süreci başlamalıdır!”

    Yazar Turan Eser: “Ezberlenmiş Alevi nefreti, sözde stand-up gösterisinde. Pınar Fidan isimli bu zavallı rezil, Alevilere yönelik ayrımcı ifadeleri ile bir yandan cemevlerine yapılan saldırılara, diğer yandan Madımak oteline gönderme yaparak “Hepsini bir otele tıkıp yakabilirsin” diyor. Sivas Madımak oteli yangını, bir komedi değil, travmadır, insanlık suçu bir katliamdır. Kahkaha değil, ağıttır. Bunu zevzeklikler peşinde koşan vicdansızların anlaması zaten mümkün değildir, vicdansız Pınar Fidan!”

    Yazar Süleyman Zaman: “Kendisini ‘şovmen’ olarak gören; arka arkaya ve birbirleriyle bağıntısı olmayan anlamsız cümleler kurarak ‘komiklik’ yaptığını sanan bir kendini bilmez, Alevilere yönelik gerçek dışı söylemler de bulunmuş ve Sivas Kıyımını da ti’ye almıştır… Aleviliğin A’sından bile haberi olmayan Pınar Fidan adındaki bu zavallı kadın, olanca cahilliğini sergilemiştir. İnsanlık bu kadar mı düştü; yazık! Kendisini kınıyorum.”

    Eski CHP Milletvekili Eren Erdem: “Bu ruh hastası, ırkçı şahsı tanımıyorum. Avukatım yolladı. Ve maalesef izledim. Alevilerle ilgili söyledikleri kabul edilemez. Bizzat suç duyurusunda bulunacağımı bildiririm! Bu ülkede hiçbir görüş ve inançla bu şekilde alay edilemez.”

    Sanatçı Nedim Şahin: “İnsanların diri diri yakıldığı Sivas Katliamı üzerinden rant sağlamaya çalışan kendini bilmez insan görünümlü bir yaratığın derhal yargılanmasını ve o salonda kahkaha atan, insanlıktan nasibini almamış kişilerin de Sivas’ta yanan insanların yaşadıkları acının bin katını yaşamalarını dilerim. Bu olaya tepki göstermek için Alevi olmana gerek yok. Bu dünyada insanım diye yaşıyorsan yakılan insanların ardından dalga geçilmesine sessiz kalma.”

    Gazeteci-Yazar Akın Olgun: “Söylediklerinin ağırlığı konusunda gram fikri yok. Hissetmiyor çünkü. Geçmiş ile bugün arasında kurabileceği hiçbir bilinci, duygusu yok. Acıyı tanımıyor, bir fanus içinde büyümüş çünkü. Dil insanın aynasıdır ve aslında maalesef aynası yok. Daha vahim olanı izleyen gencecik çocukların söylediklerine gülüyor olmaları. İşte bunu dert etmeliyiz kendimize. En acı kısmı burası. Hafızasız büyüyor çocuklar.”

    Özgür Kaplan (PSAKD)- “Siz böyle bir ahlaksızlık, böylesi bir vicdansızlık gördünüz mü? Pir Sultan örgütlülüğü olarak peşini bırakmayacağız!! Ve bu ahlaksızlığa kahkaha atarak alkış tutanlar!! Kirlisiniz, pissiniz, insan değilsiniz!”

    PİRHA/İSTANBUL