Etiket: pıngıdık

  • Finike Çatallar Köyü’nde bereketin, bölüşmenin simgesi ‘Pıngıdık’ etkinliği yapıldı -VİDEO

    Finike Çatallar Köyü’nde bereketin, bölüşmenin simgesi ‘Pıngıdık’ etkinliği yapıldı -VİDEO

    PİRHA-Antalya’da geleneksel olarak yüzyıllardır yapılan ‘Pıngıdık’ etkinliği Finike’ye bağlı Çatallar Köyü’nde gerçekleştirildi. Baharı karşılama etkinliği olarak düzenlenen ‘Pıngıdık’; birliği, beraberliği, bereketi ve bölüşmeyi simgeliyor.

    Antalya’nın Finike ilçesine bağlı Çatallar Köyü’nde, geleneksel olarak yüzyıllardır yapılan ve baharı karşılama, birlik, dirlik, bereket ile bölüşmeyi simgelediği düşünülen ‘Pıngıdık’ etkinliği yapıldı. 21 Mart Nevruz’unda yapılması gereken etkinlik, köy nüfusunun çoğunun dışarıda yaşaması dolayısıyla sömestr tatilinde gerçekleştiriliyor.

    ‘Pıngıdık’ etkinliğinin organizasyonunda yer alan Ulaş Al ile köylüler, yüzyıllardır devam ettirilen geleneği PİRHA‘ya anlattı.

    “DAYANIŞMAYI GÖSTERİYORUZ”

    Köylülerden Ayten Erkaya, geleneklerini yıllardır sürdürmeye çalıştıklarını belirtirken, “Büyüklerimizle birlikte burada ekmek yapıyoruz. Birliğimiz, beraberliğimiz olsun diye dayanışmamızı gösteriyoruz. Akşam 5 civarında köyümüzün genç erkekleri Pıngıdık denilen şahsı hazırlıyorlar. Pıngıdık, erkeklerden herhangi bekar bir genç birliği ve bereketi simgeliyor. Akşam eğlence zamanı Pıngıdık tüm evleri geziyor. Evlerden çörek otu, un gibi şeyler alıyor” dedi.

    65 yaşındaki  Melahat Fındık ise “Babam 100 yaşında öldü. Babamın çocukluğunda olan bir ritüel. Aslında köyümüzün gençlerinin kışın birlik, beraberlik olsun diye kapalı alanlarda yaptığı bir ritüeldi. Anneannelerimizden gelen bir olay olduğu için bizden önceki ve sonraki gençlik de bu olayı devam ettiriyor. Ama köyümüzün gençleri biraz daha açtı bu olayı. Sanatçılar getirdiler, köy meydanlarında yapılmaya başlandı. Daha önce kapalı alanlarda yapıyorduk. Kışın soğukta olduğu için azınlıktaydık. Un, susam, yağ toplanıyordu. Ritüele katılamayan yaşlılarımıza ekmek yapılıp paylaşılıyordu. Cemrenin düşme döneminde yapılıyor genelde” ifadelerini kullandı.

    “BİRLİK, BERABERLİĞİ ÖĞRENİYORUZ

    Dilek Çelik de 9 sene önce gelin olarak köye geldiğini ifade ederek, “Ben çok fazla detayını bilmiyorum ama 9 senedir çok güzel eğleniyorum. Çok güzel bir adet. Herkes gelsin, görsün, izlesin, hissetsin, önyargılı olmasınlar. Özellikle Biz Tahtacı Alevilerle alakalı ön yargılı olmasınlar. Gelsinler, görsünler, tanımaya çalışsınlar” diye konuştu.

    Fatma Çelik (Bebek Ana) etkinliğe ilişkin “Pıngıdık atamızdan gelen bir şey ve ninelerimizin, dedelerimizin zamanından beri bunu devam ettiriyoruz. Çocuklarımız devam ettiriyorlar” derken, Sinem Mesaj ise “26 sene önce Akçeniş’ten Çatallara gelin olarak geldim. Gençlerimiz tatilde bir araya geliyor. Ekmekler, çorbalar, çaylar yapıyoruz. Akşam alanımızda hep beraber eğleniyoruz” şeklinde konuştu.

    Pıngıdık etkinliğine ilk olarak geçen sene şahit olduğunu belirten Sinem Nefer, “İnsanların içine girdim, samimiyetlerini gördüm. Çok farklı, güzel bir duygu. Büyüklerimiz bize ekmek açmasını öğretiyor. Birliği, beraberliği öğreniyoruz” dedi.

    “ALEVİ, SÜNNİ AYRIMI OLMASIN”

    Köye 13 yıl önce gelin olarak geldiğini belirten Faden Çelik ise şunları kaydetti:

    “Ben de buraya gelin olarak geldim. Sünni bir insanım. Alevi geleneğini, göreneğini bilmiyordum buraya geldikten sonra öğrendim. İnsanlarımızla birlik içinde ilerletmeye devam ediyoruz. Burdur’dan buraya geleli 13 yıl oldu. Alevilikle ilgili birçok şey deniliyordu ama ben çok memnunum eşimden, ailesinden, her şeyden. Allah razı olsun her türlü. Sünni canlara çağrıda bulunuyorum. Yadırgamasınlar. Alevi, Sünni diye ayrım yapmasınlar. Bir arada olunuyor bir şekilde. Alevilik, Sünnilik ayrımı olmasın. Kesinlikle olumsuz bir şey görmedik. Normal bir ailede nasıl oluyorsa, Alevi ailede de aynı şekilde.”

    “AĞAÇLARI, RIZALARINI ALARAK KESTİK”

    Köye gelin olarak gelenlerden biri de Esengül Güngör. Güngör etkinliğe dair “Akçeniş’ten gelin geldim buraya. Birlik ve beraberlik için gençlerimizin yanındayız. Toplanıp genç kızlarımıza ekmek yapıyoruz. Yaptığımız ekmekleri alana götürüyoruz. Evli oğlanlarımız ekmeği kapıyor. Sacın üzerindeki ekmeği de bekarlar korumaya çalışıyor” dedi.

    Organizasyon sorumlusu Ulaş Al ise Pıngıdık geleneğine ilişkin şunları söyledi:

    “Bizler Alevi inançlı insanlar olduğumuz için bir cana kıyamayız. Bu ağaçlarımızı rızasını alarak kestik. Bu ağaçlar canlı bir ağaç olmamasına rağmen onların rızasını aldık. Perşembe’yi cumaya bağlayan akşam bu ağaçları kestik. Kesmemizdeki maksat yapacak olduğumuz etkinliğin bir bütünü. Bu etkinliğimizin ismi birlik, beraberlik, bereket simgesi olan bir şey. Ben yaklaşık 10 seneden beri bu etkinliğin içinde görev almaktayım. Dedemin dedesinin zamanında yapılan bir etkinlikte sadece saz ve cümbüş bu tarz şeyler oluyormuş. İnsanlar modernleşti ve etkinliğimizi büyüttük. Kendi çapımızda sanatçı getirmeye başladık. Alanlarımızı, ateşlerimizi büyük tutmaya, gelen insanlarımıza ikramda bulunmaya başladık.

    “HERKES MUTLU OLUYOR”

    Etkinliğimizde bekar genç erkekler ,Pıngıdık hazırlama ve odun işine bakar. Kızlarımız ise ekmek yapma işine bakar. Pıngıdık evde hazırlanır. Aramızdaki keçi postu giyecek olan bekar gencin kim olduğunu sadece bekar erkekler bilmez, başka kimse bilmez. Kendisine Mercan veya Osman olarak hitap edilir. Pıngıdık’ın omuzlarındaki çanlar birliği ve bereketi simgeliyor. Bu etkinlikte çok yoruluyoruz ama etkinliğin bitişinde o kadar mutlu oluyoruz ki, herkes bize teşekkür ederek ayrılıyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Antalya Çatallar Köyünde birliği ve bereketi simgeleyen Pıngıdık kutlandı-VİDEO

    Antalya Çatallar Köyünde birliği ve bereketi simgeleyen Pıngıdık kutlandı-VİDEO

    PİRHA – Antalya Finike Çatallar Köyünde yaşayan Tahtacı Türkmen Alevileri her yıl geleneksel olarak kutladıkları dirliği, birliği, bereketi, bölüşmeyi simgelediği düşünülen ve nesillerdir sürdürülen Pıngıdık’ı kutladı.

    Tahtacı Türkmen Aleviler’in her yıl çoşku ile kutladıkları, baharı karşılamayı, dirliği, birliği, bereketi, bölüşmeyi simgelediği düşünülen ve nesillerdir sürdürülen Pıngıdık etkinliğini bu yıl da coşkulu bir şekilde kutladı.

    Antalya Finike Çatallar Köyünde yaşayan Tahtacı Türkmen Alevileri  ateşler yakarak, türküler söyledi.

    Pıngıdık geleneği her yıl 21 Mart’ta kutlanırken, son yıllarda köy nüfusunun çoğunluğunun dışarıda yaşaması dolayısıyla sömestr tatilinde gerçekleştiriliyor.

    Baharı karşılama, dirlik, birlik, bereket ve bölüşmeyi simgeleyen bu gelenek için tüm köylü görev paylaşımı yaparak sorumluluk alıyor.

    Pıngıdık etkinliğinin hazırlığı birkaç gün önceden başlıyor. Şehir dışında olan köy halkının ve özellikle gençlerin bugüne özel köye gelmesi ile birlikte  özellikle ergenlik çağına gelmiş erkekler toplanarak iş paylaşımı yapıyor.

    Sabah erken saatlerde kalkan genç erkekler ormanlardan topladıkları ve kamyonla getirdikleri odunları belli bir alana yığmaya başlıyor. Kule şeklinde dizilen odunlar gece boyu yanacak şekilde istifleniyor. Güneş batmadan yaklaşık bir saat önce köy halkının yerini bilmediği ve gidilmesi yasak olan bir yerde pıngıdık olacak genç hazırlanmaya başlıyor.

    Pıngıdık yapılan gence, siyah keçi postu giydiriliyor, yüzü siyaha boyanıyor. Pıngıdık olan gencin önünde ve omuzlarında bereketi simgeleyen çan takılı sopanın ucuna zil bağlanıyor. Böylece pıngıdık artık akşama hazır oluyor.

    PINGIDIK GECE EV HALKINDAN LOKMA TOPLUYOR

    Havanın kararması ile birlikte pıngıdık ve beraberinde gençler hazırlık yapılan yerden çıkarak yavaş yavaş evleri dolaşmayı başlıyor. Darbuka, teneke ve gençlerin sloganları ile başlayan etkinliğin sesinin duyulması ile köy halkı lambalarını kapatmaya başlıyor. Lamba kapatmanın katı bir kural olduğu köyde, pıngıdık olan genç lamba kapatılmadan asla kapıyı çalmıyor. Gençlerin çıkardığı sesler ile Pıngıdık’ın kendi evine yaklaştığını anlayan ev halkı ise bütçesi ve ekonomik durumuna göre Pıngıdık’a kuru yiyecek, odun, un veya bakliyat sunuyor. Pıngıdık’ın peşi sıra gelen gençler ise verilen lokmayı el arabaları içinde toplamaya başlıyor. Pıngıdık’ın ev halkı ile kısa oynayıp eğlenmesi ile sıra diğer eve geçiyor. Büyük heyacanla Pıngıdık’ı bekleyen ev halkı küçük, büyük demeden kapı önünde hazır bulunuyor.

    GENÇ KIZLAR OCAK BAŞINA GEÇİYOR VE EKMEK ÇALINIYOR

    Pıngıdık’ın uğradığı ve lokmasını veren ev halkı, havanın kararması ile dirlik ateşinin yakıldığı yere geçiyor. Genç kızlar kırmızı eşarp takarak kendi ekmek ocaklarını yakarak sofranın başına geçiyor. Önceden yoğrulan ekmek hamuru pişirilmeye başlanıyor. Bu arada Pıngıdık, ellerindeki tenekeleri çalarak arkasından gelen gençlerle birlikte dolaşmaya devam ediyor. Köy yerindeki tüm evlerin dolaşılması ile birlikte Pıngıdık def çalarak ateşin yakıldığı alana geliyor. Burada kısa sürede köy halkı içinde sağa sola koşturan Pıngıdık daha sonra oradan uzaklaşıyor.

    GENÇ ERKEKLER EKMEK OCAĞI PEŞİNDE NÖBET TUTUYOR

    Genç kızların pişirdiği ekmekler, evli olanlar tarafından çalınmasın diye genç erkekler tarafından nöbet tutuluyor. Yetişkinler ekmek çalmaya kalktığında ise gençler harekete geçiyor ve ekmek çalan yetişkini alandan çıkmadan yakalamaya çalışıyor. Daha sonra ekmekler köy halkı ve dışardan gelen konuklara ikram ediliyor. Tahtacı Aleviler bu kültür içinde inanç kimliğini de bularak yaşlı, genç demeden semah dönmeye başlıyor.

    Gece yarısından sonra da artan malzeme ve ekmekler gençler tarafından ihtiyacı olan ailelerin kapısına gizlice bırakılıyor. İçerisinde bütün bu komünalite değerlerini barındıran bu gelenek bir diğer yılda gerçekleşmek üzere son buluyor.

    PİRHA/ANTALYA

  • Tahtacı Alevi gençler: İnancımız, kültürümüz çok güzel, sahip çıkalım-VİDEO

    Tahtacı Alevi gençler: İnancımız, kültürümüz çok güzel, sahip çıkalım-VİDEO

    PİRHA- Finike’nin Gökbük köyünde asırlardır süregelen baharı karşılama, bereketi, dirliği simgeleyen Pıngıdık geleneğinin devam ettirilmesinde büyük emeği olan Alevi gençler PİRHA’ya konuştu. Alevi inancına sahip çıkma mesajı veren gençler, parçalı toplum yapısından kurtulmak gerektiğini vurguluyor. 

    Haberin Videosu

    Mart ayının ortalarında kutlanan Pıngıdık, köy nüfusunun büyük bölümünün işlerinden dolayı şehirlerde olması ve gençlerin okuması nedeniyle yarıyıl tatilinde yapılıyor.

    Dirlik ateşinin yakılması için gerekli odunların  toplanmasından Pıngıdık olacak kişinin hazırlanmasına ve evlerin dolaşılması ile birlikte toplanan lokmaların dağıtılmasına kadar bütün işleri gençler yapıyor.

    Bu inancın sürdürülmesi gerektiğini belirten gençler, Pıngıdık ile toplumun bir araya gelerek paylaşımı güçlendirdiğini vurguluyor.

    “ÇOK BÜYÜK BİR KÜLTÜRÜ PAYLAŞIYORUZ”

    “Biz çok büyük bir kültürü paylaşıyoruz ve herkes bu kültürün bir parçası olsun” diye belirten coğrafya öğretmeni  Ozan Erkay Bozkaya, bölünmüş ve parçalı toplum yapısından kurtulmak gerektiğine değinerek şöyle konuştu:

    “Gökbük köyü Antalya’nın batı bölgesinde bulunan, Toroslar dağ kuşağı içerisinde yer alan bir Alevi- Türkmen köyüdür. Köyümüzde sadece ihtiyar insanlar ikamet ediyor. Ancak gençler Pıngıdık denilen bu organizasyon ile bir arada bulunmayı, beraberlik içerisinde hareket ederek köyümüze ve kültürümüze sahip çıkmayı başarıyorlar. Biz de elimizden geldiğince destek olmaya, gördüklerimizi onlara aktarmaya çalışıyoruz. Pıngıdık denilen şey İslamiyet’ten önce kökü Orta Asya’ya dayanan bir geleneğin devamıdır. Akkaman, Karakaman ve ruhlar üzerine ilerler. Bereketi simgeler, bereketi ve yağmuru getirmesi ile meşhur bir etkinliktir. Bizim için temel amacı birlik, beraberlik, belli kültürü paylaşmaktır. Gençlerin elinden geldiğince yardımcı olduğu emeği ile sağlanan bir ortam. Bu ortama katkı sağlamak isteyen bütün Alevi canları ve dostları etkinliğimize davet ediyoruz. Biz çok büyük bir kültürü paylaşıyoruz. Bu kültürün bir parçası olsunlar. Çok parçalı ve bölünmüş toplum yapısından kurtulalım. Çünkü bizim bizden başka dostumuz yok.”

    “ALEVİ GENÇLER İNANCINA, GELENEĞİNE SAHİP ÇIKSINLAR”

    Kendisi de Gökbük köyünde doğan lise son sınıf öğrencisi Selenay Balaban Alevi gençlerin inançlarına sahip çıkmaları ve birlik olmaları gerektiğine değinerek şunları belirtti:

    “Köyümüze yarıyıl ve yaz tatillerinde geldiğimizde sahip çıkmaya çalışıyoruz. Gökbük köyü öncülüğünde Tahtacı kültürünün Pıngıdık etkinliğinde toplanıyoruz. Gençler olarak birlik içerisinde bu etkinliği devam ettirmeye çalışıyoruz. Pıngıdık bir nevi baharı karşılama etkinliği. Geçmişten bu yana Mart ayında olan bir etkinlik aslında. Köydeki bir çok kişinin şehre göçmesi ve şehirdeki nüfusun ağır basması nedeniyle etkinlik yarıyıl tatillerine çekildi. Herkes çalıştığı için Nevruz zamanında karşılayamıyoruz. Tüm köylünün yardımıyla da bu etkinliği yapıyoruz. Bizler çok fazlayız ve birlik olabilmemiz çok önemli. Bizler birlik olabildikten sonra yapamayacağız hiç bir şey yok. Yeter ki Alevi gençler, inancına sahip çıksınlar.”

    “BİZ KÜLTÜRÜMÜZLE VAR OLAN BİR TOPLUMUZ” 

    “İnancımız güzel ve yola sahip çıksınlar” diyen köy gençlerinden olan ve şehir merkezinde okuyan Aykut Bozkaya ise bu geleneklerle toplumun bir araya geldiğini dile getirerek şunları vurguladı:

    “Bu köyde yaşamıyorum ama tatillerde ve yazları geliyorum. Gençlerle burada buluşuyoruz. Bizi bir araya getiren bir etkinlik de yıllardır süregelen Pıngıdık. Köyümüzde yaşlılar yaşıyor ve bizler fazla gelip gidemiyoruz. Pıngıdık’ta  keçi postu, çan ve Pıngıdık olan kişinin yüzünün belli olmaması için kömür kullanıyor. Bir şekilde sürdürmeye çalışıyoruz ve gelecek nesillere aktarmak istiyoruz. Bu kültüre hizmet etmek için ailelerimiz düzenli olarak gelmeye çalışıyor. Bu çabamızı da olumlu karşılıyorlar. Sadece bu köydeki Aleviler değil diğer köylerdeki Aleviler de bu geleneği sürdürsünler. Çünkü biz Tahtacı-Alevi olarak bir toplumuz. İnancımız güzel ve yola sahip çıksınlar.”

    Ersin ÖZGÜL / ANTALYA – FİNİKE

  • Yüksek dağlarda bir Tahtacı Alevi komünalitesi: Pıngıdık- VİDEO

    Yüksek dağlarda bir Tahtacı Alevi komünalitesi: Pıngıdık- VİDEO

    PİRHA- Antalya’nın Finike ilçesinde bulunan ve Tahtacı Alevilerin yaşadığı Gökbük Köyü’ndeyiz. Bu köyde nesillerdir sürdürülen baharı karşılama, bereket, dirlik ve komünaliteyi simgeleyen Pıngıdık etkinliği, toplumu yılın bu zamanlarında bir araya getiriyor. 

    Haberin Videosu 

    Baharı karşılama, dirlik, birlik, bereket ve bölüşmeyi simgelediği düşünülen ve nesillerdir sürdürülen Pıngıdık geleneği halen özellikle gençlerin emekleri ile yaşatılmaya devam ediyor.

    Pıngıdık geleneği her yıl 21 Mart’ta yapılırken, son yıllarda köy nüfusunun çoğunluğunun dışarıda yaşaması dolayısıyla sömestr tatilinde gerçekleştiriliyor. Kilometrelerce yol dışarıdan gelen halk, baharı karşılama, dirlik, birlik, bereket ve bölüşmeyi simgeleyen bu gelenek için tüm köylü görev paylaşımı yaparak sorumluluk alıyor.

    Kohu Dağı’ndan başlayarak güneye doğru uzanıp Finike ile Kaş’ı birbirinden ayıran Alacadağ’ın yüksek tepelerindeki kurulmuş bir köy olarak varıyoruz. Yüksek dağları beyaza bürünen köye inerken genelde yaşlı insan suretleri karşılıyor bizi. Köy eski bir Tahtacı Alevi köyü. Ajansımızın adı olan “Pir” duyulunca daha bir samimiyetle karşılıyorlar. Kısa çay faslından sonra cemlerinden, hakka yürüme erkanlarından, düğünlerinden bahsediyorlar. Kanyonları ve doğası ile meşhur bu köye onlarca belgeselci ve gazeteci gelmiş. Bahsedilenlere göre hepsi köylerini haberleştirip, geleneklerinden bahsetmişler. Ama ne hikmet ise gelenler o kimliklerinden hep kaçmış, yazmamış. Alevi, Tahtacı kimlikleri…

    Yüzyıllardır Tahtacıların o coğrafyada sistem tarafından Alevi kimlikleri inkar edilse de Pıngıdık bir Tahtacı-Alevi geleneği olarak devam ediyor.

    KOYUN POSTU, ÇINGIRAK VE İS İLE SÜSLENEN GENÇ, PINGIDIK OLUYOR

    Pıngıdık etkinliğinin hazırlığı birkaç gün önceden başlıyor. Şehir dışında olan köy halkının ve özellikle gençlerin bugüne özel köye gelmesi ile birlikte ergenlik çağına gelmiş erkekler toplanarak iş paylaşımı yapılıyor. Sabah erken saatlerde kalkan genç erkekler ormanlardan topladıkları ve kamyonla getirdikleri odunları belli bir alana yığmaya başlıyor. Kule şeklinde dizilen odunlar gece boyu yanacak şekilde istifleniyor. Güneş batmadan yaklaşık  saat önce köy halkının yerini bilmediği ve gidilmesi yasak olan bir yerde pıngıdık olacak genç hazırlanmaya başlıyor. Pıngıdık yapılan gence, siyah keçi postu giydiriliyor yüzü siyaha boyanıyor. Pıngıdık olan gencin önünde ve omuzlarında bereketi simgeleyen çan takılı sopanın ucuna zil  bağlanıyor. Böylece pıngıdık artık akşama hazır oluyor.

    PINGIDIK GECE EV HALKINDAN LOKMA TOPLUYOR

    Havanın kararması ile birlikte pıngıdık ve beraberinde gençler hazırlık yapılan yerden çıkarak yavaş yavaş evleri dolaşmayı başlıyor. Darbuka, teneke ve gençlerin sloganları ile başlayan etkinliğin sesinin duyulması ile köy halkı lambalarını kapatmaya başlıyor. Lamba kapatmanın katı bir kural olduğu köyde, pıngıdık olan genç lamba kapatılmadan asla kapıyı çalmıyor. Gençlerin çıkardığı sesler ile Pıngıdık’ın kendi evine yaklaştığını anlayan ev halkı ise bütçesi ve ekonomik durumuna göre Pıngıdık’a kuru yiyecek, odun, un veya bakliyat sunuyor. Pıngıdık’ın peşi sıra gelen gençler ise verilen lokmayı el arabaları içinde toplamaya başlıyor. Pıngıdık’ın ev halkı ile kısa oynayıp eğlenmesi ile sıra diğer eve geçiyor. Büyük heyacanla Pıngıdık’ı bekleyen ev halkı küçük, büyük demeden kapı önünde hazır bulunuyor.

    GENÇ KIZLAR OCAK BAŞINA GEÇİYOR VE EKMEK ÇALINIYOR

    Pıngıdık’ın uğradığı ve lokmasını veren ev halkı, havanın kararması ile dirlik ateşinin yakıldığı yere geçiyor. Genç kızlar kırmızı eşarp takarak kendi ekmek ocaklarını yakarak sofranın başına geçiyor. Önceden yoğrulan ekmek hamuru pişirilmeye başlanıyor. Bu arada Pıngıdık, ellerindeki tenekeleri çalarak arkasından gelen gençlerle birlikte dolaşmaya devam ediyor. Köy yerindeki tüm evlerin dolaşılması ile birlikte Pıngıdık def çalarak ateşin yakıldığı alana geliyor. Burada kısa sürede köy halkı içinde sağa sola koşturan Pıngıdık daha sonra oradan uzaklaşıyor.

    GENÇ ERKEKLER EKMEK OCAĞI PEŞİNDE NÖBET TUTUYOR

    Genç kızların pişirdiği ekmekler, evli olanlar tarafından çalınmasın diye genç erkekler tarafından nöbet tutuluyor. Yetişkinler ekmek çalmaya kalktığında ise gençler harekete geçiyor ve ekmek çalan yetişkini alandan çıkmadan yakalamaya çalışıyor. Daha sonra ekmekler köy halkı ve dışardan gelen konuklara ikram ediliyor. Tahtacı Aleviler bu kültür içinde inanç kimliğini de bularak yaşlı, genç demeden semah dönmeye başlıyor.

    Gece yarısından sonra da artan malzeme ve ekmekler gençler tarafından ihtiyacı olan ailelerin kapısına gizlice bırakılıyor. İçerisinde bütün bu komünalite değerlerini barındıran bu gelenek bir diğer yılda gerçekleşmek üzere son buluyor.

    Ersin ÖZGÜL / ANTALYA-FİNİKE