Etiket: pir eren yıldırım

  • Pir Eren Yıldırım ADFE’nin İnanç Kurulu Başkanı seçildi

    Pir Eren Yıldırım ADFE’nin İnanç Kurulu Başkanı seçildi

    PİRHA – Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) İnanç Kurulu, gerçekleştirdiği toplantıyla yeni yönetimini belirlerdi. Tek gündem maddesi ile toplanan ADFE İnanç Kurulu, Baba Mansur Ocağı Mensubu ve Bağcılar Cemevi Post Dedesi Pir Eren Yıldırım’ı başkan olarak seçti.
    Federasyon yetkilileri ve İnanç Kurulu üyesi dedelerinin bir araya gelerek oy birliği ile seçtiği Pir Eren Yıldırım’ın yönetimi şöyle:
    Başkan Vekili – Erdal Ahi     ( Kazım Karabekir Cemevi )
    Genel Sekreter – Ali Güler    ( İkitelli Cemevi )
    Başkan Yardımcıları
    Hüseyin Doğan           ( Garip Dede Dergahı )
    Binali Doğan               ( Erikli Baba Dergahı )
    Birol Yıldız                  ( İstanbul Cemevi )
    Suat Aykut                   ( Esenler Cemevi )
    İnanç Kurulu yönetimi yapılan seçimlerin ardından yazılı bir mesaj paylaşarak “Yol Bir, Sürek Binbir” düsturuyla yürüttüğümüz yolun kurallarına sadık kalarak, asimilasyonla karşı karşıya olan inancımızın sorunlarını ele almak için bu yola çıktık. Çıktığımız bu yolda yönetimimizle, pirlerimizle, ana-bacılarımız ve taliplerimizle beraber gelenek ve göreneklerimizin sürmesi için mücadele edeceğiz. Sadece federasyonumuza bağlı üyelerinin değil, cümle canların, hizmetinde olacağımızı şimdiden herkese duyurur, Hak Muhammed Ali cümlemizin yoldaşı olsun” dedi.
    (HABER MERKEZİ)
  • Pir Eren Yıldırım: Alevi yol önderleri taraflarını netleştirmeli-VİDEO

    Pir Eren Yıldırım: Alevi yol önderleri taraflarını netleştirmeli-VİDEO

    PİRHA- İYİ Parti Ankara il yöneticilerinin, Cem Vakfı Ankara Şubesini ziyareti sırasında cemin yarıda kesilerek İYİ Partililere özel dua verilmesine Baba Mansur Ocağı Piri Eren Yıldırım tepki gösterdi. Yıldırım, “İncelendiğinde din ile siyaseti birbirine karıştıran ilk kişi Muaviye’dir. Alevi yol önderleri Muaviye’den mi taraf olacak İmam Hüseyin’den mi taraf olacak bunun kararını vermeleri ve ona göre davranmaları gerekiyor” dedi.

    Haberin videosu

    Baba Mansur Ocağı Piri Eren Yıldırım, Cem Vakfı Ankara Şubesini ziyareti sırasında cemin yarıda kesilerek İYİ Parti Ankara il yöneticilerine özel dua verilmesine tepki gösterdi.

    “Dün kılıcı boğazımızda olanlar, bizi öldürerek katledenler, günümüzde ellerine kalem almışlar beyninizi kemirmeye başladılar” diyen Yıldırım, şöyle konuştu:

    “Bunu son zamanlarda sürekli yaşamaya başladık. Geçtiğimiz haftalarda İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in bir cemevini ziyaret etmesi, elinde Alevi kanı olan birinin cemevini ziyaret etmesi, cemevi yönetiminin onları ağırlaması ve Zülfikar hediye etmesi. Geçtiğimiz Perşembe günü Alevilerin cem saatinde Ankara İYİ Parti temsilcilerinin ceme girerek, o cemevi dedesinin de, semah dönülen esnada semahı durdurarak, görgülü ve ikrarlı cemlerde yaptığımız pençe hareketini yani ellerini omuzuna koyarak dua etmesi Alevi inancına bir  ihanettir.”

    “KENDİNCE BİR ALEVİLİK TARİFİ, BİR ALGI OPERASYONU”

    İYİ Parti’nin bu tavrını bir algı operasyonu olarak değerlendiren Yıldırım, “Alevi yol önderlerinin Alevi inancına, özüne sahip çıkması, bu inancı yaşayıp yaşatmak adına bizlere zulüm eden bizlere haksızlıklar karşısında susmayan Alevi toplumuna karşı her daim karşımızda olan insanlara karşı bir müdahale organizması oluşturması gerekiyor” dedi.

    “İYİ Parti’nin bu tavrı Alevileri asilime etmeye yönelik, kendince bir Alevilik tarifi ortaya koymaya yönelik, bir algı operasyonudur” diyen Pir Yıldırım, “Biz Alevi Bektaşi İnanç Kurulu olarak bunun hep karşısında olup bundan sonra da karşısında olacağız. İçimizdeki Yezitlere fırsat vermeyeceğiz. Lanet olsun içimizdeki Yezitlere. Her devrin Yezidi Mervanı olmuştur ama her devrin Hüseyin’i de olmuştur” ifadelerini kullandı.

    “CEMEVİ KAPISINDAN GİRDİKTEN SONRA SİYASİ KİMLİK KAPININ DIŞINDA BIRAKILIR”

    Her zaman egemen iktidarların Alevileri katletmek üzere bir algı operasyonu yaptıklarına vurgu yapan Yıldırım, tepkisine şöyle devam etti:

    “Bu dönemde de Alevileri katletmek, öldürmek yerine inançlarını yok etmeye çalışıyorlar. Aleviler olarak tabiki siyasetten geri kalmayacağız. Siyaset alanında taleplerimizi almak için tabiki alanlarda olacağız, yeri geldiğinde mecliste de olacağız. Ama konu cem ibadeti ise oraya hiçbir şekilde siyaseti sokmayacağız. Her Alevi yönetici, cemevi başkanı ve her dede, cemevi kapısından içeri girdikten sonra siyasi kimliğini kapının dışında bırakıp cemevine giriyor.

    “YOL ÖNDERLERİ MUAVİYE’DEN Mİ, HÜSEYİN’DEN Mİ YANA OLACAK”

    Biz bu bilinçle yaparken siyasi rant peşinde olan bu tür kişilerin, cemevlerine sokularak, hele cem ibadetine alınarak, bir şekilde cemi bölerek, semahı bölerek onlara dua etmesi inancımıza yapılan bir ihanettir. Cemevlerine siyaseti sokmamamız gerekiyor. İncelendiğinde din ile siyaseti birbirine karıştıran ilk kişi Muaviye’dir. Alevi yol önderleri Muaviye’den taraf mı olacak, İmam Hüseyin’den mi yana olacak bunun kararını vermeleri ve ona göre davranmaları gerekiyor.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Pir Eren Yıldırım: Yezitliği ve zalimliği insanlık hayatından çıkartmak istiyoruz

    Pir Eren Yıldırım: Yezitliği ve zalimliği insanlık hayatından çıkartmak istiyoruz

    PİRHA- Okmeydanı Cemevi Dedesi, Baba Mansur Ocağı Piri Eren Yıldırım, gazete Peyik’te “Dava insanlık davasıdır” başlığıyla kaleme aldığı yazıda, “Kerbela Hüseyinin sahrasıdır. Özgürlük Hüseyin’in kavgasıdır. Mertlik, yiğitlik Hüseyin’in dehasıdır. Dava insanlık davasıdır. İşte bundandır ki; Hüseyin’in hali halimiz, yolu yolumuzdur” dedi. Pir Yıldırım, dünyada haksızlık, zalimlik bitinceye kadar Hüseyin’in yasını çekmeye devam edeceklerini de yazdı. 

    İstanbul Okmeydanı Cemevi Dedesi, Baba Mansur Ocağı Piri Eren Yıldırım, gazete Peyik’te “Dava insanlık davasıdır” başlığıyla bir yazı kaleme aldı. Yıldırım, yazısında “Kerbelayı anmak insanlığın gereği olmalıdır. Kerbelada imam Hüseyin bir insanlık abidesidir. İmam Hüseyin Kerbela’da; ileri sosyal demokrasi öncüsü ve şehididir. Kerbela’yı anarken, İmam Hüseyin’in şahsında bütün mazlumlar anılır, Yezid’in şahsiyetsizliğinde bütün zalimler lahnetlenir, kınanır” dedi.

    Yıldırım, “Geçmişi inkâr edebilirsiniz. Geçmişe karşı çıkabilirsiniz ama geçmişi yok edemezsiniz. Eğer geçmişi yok ederseniz, geleceğinizi iyi kuramazsınız, Çünkü geçmiş geleceğin ibretidir. Çünkü tarih tekerrürden ibarettir. Bu nedenle Kerbela’yı anmak insanlığın gereği olmalıdır” ifadesini kullandı.

    “DAVA İNSANLIK DAVASIDIR”

    Pir Eren Yıldırım, “Kerbela Hüseyinin sahrasıdır. Özgürlük Hüseyin’in kavgasıdır. Mertlik, yiğitlik Hüseyin’in dehasıdır. Dava insanlık davasıdır.
    İşte bundandır ki; Hüseyin’in hali halimiz, yolu yolumuzdur” diyerek şunları yazdı:

    “Hüseyin sadece Kerbela’da direnmedi, sadece Yezid’e ve onun kanlı- kirli saltanatına karşı gelmedi. Her çağın Yezitlerine karşı nasıl direnileceğini, nasıl mücadele edileceğini öğretti. Hırsı, kini, nefreti esas alanların, iktidar için her türlü kötülüğü yapanların nasıl alt edileceğini cümle insanlığa daimi olarak canıyla ve kanıyla gösterdi.
    Kerbela’da İmam Hüseyin; onurun, şerefin, gururun ve haysiyetin insanlık için ne denli vazgeçilmez bir yüce değer olduğunu, tüm yakınları ile birlikte hayatını orta yere koyarak kanıtladığı bir insani duruş ve direniştir.

    Kerbela, insanlığa mal olmuş bir ibret tablosudur.
    İnsanlık kerbela’da yiğidi ve merti görmüş aynı zamanda, kahpe ve namerdi de görmüş.

    Dört günlük dünya saltanatı ve nefis ihtirası uğruna insanların nasıl vahşileştiğini görmüş.

    Kerbelada insanlık , ihaneti , gafleti, namertliği görmüş. Aynı zamanda sadakati, fedakârlığı ve mertliği de görmüş.”

    “KERBELA İYİLİKLERİN VE KÖTÜLÜKLERİN ÇARPIŞMASIDIR”

    “Kerbela olayı ve İmam Hüseyin ile ailesinin bu olayda şehit edilmeleri, 14 asır önce yaşanmış ve dünya tarihinde sayısız kez yaşanmış olan ve halende yaşanan, sıradan bir olay değildir” diyen Pir Eren Yıldırım, “Kerbela bizler için, insanlığın adeta dönüm noktasıdır. Cümle kötülük ve iyiliklerin çarpışmasıdır Kerbela. Zalim ve haksız olanla mazlum ve hakkaniyetli olanın hesaplaşmasıdır Kerbela.
    Ve bizler işte bu “Matem- Yas” ile sadece Kerbela şehitlerine ağlamıyoruz, onun şahsında cümle mazlumlara ağlıyoruz. Lanetlediğimiz sadece Yezit değildir, her devrin zalim ve Yezitlerini lanetliyoruz. İyilerden olma isteğimizi dile getiriyor, kötülüğü lanetliyor ve karınca kararınca yezitlik ve zalimliği insanlık hayatından çıkartmak istiyoruz.” dedi.

    “DÜNYADA HAKSIZLIK VE ZALİMLİK BİTENE KADAR İMAM HÜSEYİN’İN YASINI ÇEKECEĞİZ”

    Pir Eren Yıldırım, İmam Hüseyin’in yasını çekmeye devam edeceklerini belirterek, “Dünyada haksızlık ve açlık bitene kadar, zalimlik ve kalleşlik son bulana kadar, savaşlar ve kıyımlar bir daha gelmeyecek şekilde insanlığın düşünce ve eyleminden çıkana kadar erenlerimizin yasını çekmeye devam edeceğiz” dedi.      (HABER MERKEZİ)

     

    http://www.peyik.com/dava-insanlik-davasidir-12904.html

     

     

  • Muharrem Orucu’nun 1. günü: ‘Bizim orucumuz aç kalmak değil, onurlu nefes almaktır’

    Muharrem Orucu’nun 1. günü: ‘Bizim orucumuz aç kalmak değil, onurlu nefes almaktır’

    PİRHA – Kurban Bayramı’ndan yirmi gün sonra tutulan 12 İmam Orucu’nun bugün 1. günü. Muharrem orucu (12 İmam Orucu) vesilesiyle Garip Dede Dergahı ve Pir Eren Yıldırım birer mesaj paylaşarak, “Bizim orucumuz aç kalmak değil, onurlu nefes almaktır” dedi. 

    Gelenek olarak Kurban Bayramı’ndan yirmi gün sonra tutulan Matem orucunun bugün 1. günü. Kerbela’da şehit edilen 72 kişi için tutulan matem orucu, gün batımında, gösterişsiz bir şekilde birçok cemevinde bir araya gelinerek  açılır. 13. gün ise Aşure verilir.

    “ALEVİLER İÇİN MUHARREM, HAKSIZLIĞA KARŞI ÇIKMAKDIR”

    Matem ayı olması sebebiyle Garip Dede Dergahı Yönetim Kurulu mesaj yayınladı.

    Mesajda, “Bizim orucumuz aç kalmak değil, onurlu nefes almaktır. İmha, inkar ve asimilasyon çarkı içinde ezilmeye, yok edilmeye çalışılan biz Aleviler için Muharrem orucu kişinin nefsini ıslah etmesi değil, eşitlik, paylaşımcılık, barış ve kardeşlik duygusunda birleşmesi ve haksızlığa karşı çıkmasıdır. Tüm canlarımızın oruçları hak katında kabul göre…” ifadeleri kullanıldı.

    CEMEVLERİNDE DAVAYA SAHİP ÇIKMAYA

    Bu arada, Okmeydanı Cemevi Dedesi ve Baba Mansur Ocağı Piri Eren Yıldırım da bir mesaj paylaştı.

    Mesajında Pir Yıldırım, “Kerbela; Hüseyin’in sahrasıdır, Kerbela; Hüseyin’in davasıdır, dava insanlık davasıdır” diyerek, “Tutacağımız Muharrem orucu, çektiğimiz Kerbela yası hak katında kabul ola… Hz. Hüseyin gibi yiğit olup insanlık onuruna, gururuna davasına sahip çıkmak için tüm canları Muharrem ayında, 12 imamlar aşkına Kerbela’da şehit olan imamlar aşkına cemevlerimize, bu davaya sahip çıkmaya ve inancımızı hep birlikte yaşamaya davet ediyorum” dedi.

    Ne olmuştu?

    “Hz. Muhammed’in kızı Fatma’nın ve Hz. Ali’nin oğlu Hz. Hüseyin, haksız olarak iktidarı ele geçiren Muaviye’nin oğlu Yezid’e biat etmeyi –onu halife olarak tanımayı- reddettiler. Kufe halkının kendisini desteklemesi ve Kufe’ye çağırmaları üzerine Hz. Hüseyin, 680 yılında yaklaşık 100 kişi ile birlikte, İslam adına çeşitli zulüm ve haksız uygulamalar yapan Yezid’e karşı savaşmak üzere Mekke’den Kufe’ye hareket etti. Bugün Irak sınırları içinde olan Kerbela’da Yezid’in askerleri, Hz. Hüseyin ve taraftarlarının önünü keserek onları günlerce susuz bıraktılar. Sonunda Hz. Hüseyin savaşmak zorunda kaldı. Hicretin 61. yılının 10 Muharrem cuma günü (18 Ekim 680) öğle vakti Hz. Hüseyin’i ve toplam 72 kişiyi binlerce askerden oluşan Yezid’in ordusu şehit etti.

    Matem orucu

    Kerbela Katliamı, her yıl Muharrem ayında anılır ve lanetlenir. Matem boyunca eğlenceden uzak durulur. Bazı yörelerde sakal kesmemek, yıkanmamak gibi rütieller olsa da matemin dış görünüşle değil, gönülde Hz. Hüseyin’in uğradığı haksızlığı yad etmek ve haksızlığa karşı gelme geleneğini yaşatmak mateme daha uygundur. Kimsenin kalbini kırmamak, elle, dille kimseyi incitmemek, kimseye kötü gözle ve art niyetle bakmamak kısacası nefsini terbiye etmek matem orucunun temel ilkesidir. 12 gün Muharrem Orucu tutulduktan sonra Muharrem Ayının 13. günü Aşure pişirilir ve dağıtılır.

    AŞURE

    Muharrem’in 10. günü, aşure pişirilen tatlı aşın adıdır. Aşure (bakla, nohut, buğday, kuru incir, nar taneleri,kestane, fındık, fıstık, kuru üzüm) gibi – 12 İmama adfederek- 12 farklı madde birlikte kaynatılarak ve içine şeker katılarak yapılan bir tatlıdır. Bazı yörelerde üstüne tarçın tozu ve ceviz içi de serpilir.

    Toplumsal ve inançsal işlevi olan Alevi Kültür Merkezleri; ‘Muharrem Ayı’ boyunca bir dolu etkinlikle, Alevi öğretisini anlatarak ‘Muharrem Ayı’nı geçirirler.