Etiket: pir sefa öztürk

  • Pir Sefa Öztürk: Zulme sessiz kalanlar Aleviliğe mürşitlik yapamazlar

    Pir Sefa Öztürk: Zulme sessiz kalanlar Aleviliğe mürşitlik yapamazlar

    PİRHA – Güvenç Abdal Ocağı Piri Sefa Öztürk, Aleviliğin üzerindeki baskıya ve yaşanan asimilasyona dair mürşitlerin ne yapmaları gerektiğini yazdı. Öztürk, “Aleviliğin devasa sorunlarına çözüm üretemeyenler, zulüme sessiz kalanlar, kendinden başkasını düşünemeyenler, Aleviliğe mürşitlik yapamazlar” diyerek çağrıda bulundu. 

    Güvenç Abdal Ocağı pirlerinden Sefa Öztürk, Aleviliğin yüzyıllardır yaşadığı baskı ve asimilasyona ilişkin açıklamalarda bulundu. Aleviliğin yüz yıllardır zulüm altında, baskılara, katliamlara rağmen, derin egemen asimilasyon politikalarına rağmen varlığını, inancını, kararlılıkla sürdürmüş olduğunu belirten Pir Öztürk, bugün yaşananları ise şöyle belirtti:

    “Bugün ilginç bir durum var. Önceki yıllarda olduğu gibi cemler, erkânlar basılmıyor ama Aleviler büyük bir aşkla birbirlerini asimile ediyor. Dergâh kültürü, dört kapı kırk makam felsefesi, kamil insan hedefi, rıza şehri projesi terk edilerek, cennet ve cehennem anlayışına dayalı semavi dinlerin kuyruğuna takılmış uyduruk bir inanç günden güne palazlanıyor, gelişiyor.”

    “BÜTÜN YAŞANANLAR KARŞISINDA MÜRŞİTLER  NE YAPIYOR?”

    “Bugün Aleviliğin devasa sorunları var, bunlar inkâr edilemez. Zorunlu din dersleri bir Alevi çocuğu için zulüm, temel hak ve özgürlükler açısından da faciadır. Bu coğrafyada Aleviler yok sayılmaktadır” diye konuşan Pir Öztürk, yaşananları ve yaşananlara karşı mürşitlerin yaptıklarına şöyle değindi:

    “Erkânda ve dilde kirlenmeler, müsahipliğin erozyona uğraması, cemevlerinde saatlerce okunan Arapça dualar, binlerce sorunumuz kangrenleşerek çözümsüzlüğe doğru gidiyor. Sorun şudur: Bütün bu yaşananlar karşısında mürşitler ne yapıyor? Alevi kitlelerine ışık olabilecek, sorunlarına sahip çıkacak, bilgisi ve görgüsüyle önderlik yapabilecek ve sahada haklar için mücadele eden kaç mürşit tanıyorsunuz?”

    “ZULME SESSİZ KALANLAR, ALEVİLİĞE MÜRŞİTLİK YAPAMAZLAR”

    Soyuna sığınarak, bunu ırkçılık düzeyine taşımış yetersiz, omurgasız ve bilgisiz yüzlerce sözde mürşidin Aleviliği bütün değerleriyle ters yüz etmekle meşgul olduğunu ifade eden Pir Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu anlayışla etkin mücadele edilmediği takdirde sonuçları Alevilik açısından çok dramatik olacaktır.
    Sürekli iltifata alışmış, haramı helali seçemeyen, soyundan başka sermayesi olmayan bu asalak ve rantiyeci mürşit anlayışı mahkum edilerek, Yol’un değerlerini yaşayan ve yaşatan inanç önderleri var edilmek zorundadır.
    Aleviliğin devasa sorunlarına çözüm üretemeyenler, zulme sessiz kalanlar, kendinden başkasını düşünemeyenler, Aleviliğe mürşitlik yapamazlar.”

    Pir Sefa Öztürk, son olarak şunları dile getirdi:

    “Tarih, mürşitlerin misyonunu, görevlerini ve sorumluluklarını belirlemiştir. “Ben falan soydan geliyorum, mürşitim” demek tek başına yeterli de değil, günümüzün gerçeği de değil.
    Aslında bugün taliplere de büyük bir sorumluluk düşüyor. İnanç önderlerini seçerken inisiyatif kullanabilmeli ve Yol’u hak edenlerle yol yürümelidir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Sefa Öztürk Dede’den 8 Mart yazısı: Kadınlara kıymayın efendiler

    Sefa Öztürk Dede’den 8 Mart yazısı: Kadınlara kıymayın efendiler

    PİRHA- 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle sosyal medya hesabından açıklama yapan Sefa Öztürk Dede, “Savaşların gerçek mağdurlarıdır kadın, ya yavrularını kaybederler, ya da eşlerini. Bu da onların dayanılmaz gerçeğidir” diye ifade etti.

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşırken Güvenç Abdal Ocağı dedelerinden Sefa Öztürk, sosyal medya hesabında “Kadınlara kıymayın efendiler” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

    “KADIN HAYATIN TA KENDİSİDİR”

    Sefa Öztürk Dede, “Kadın için söylenecek her güzel söz yinede eksiktir. Bu bilinçle yazıyorum yazımı. Anama, eşime ve kara gözlü kızıma ithafen yazıyorum, üçü de eksiğimi tamama yazar, hoş görür” dedi. Öztürk, “Kadın hayatın ta kendisidir. Doğada her renk kadındır, açan çiçek, börtü böcek, doğan gün, batan güneş kadındır. Her güzel kokunun adıdır kadın.Vesselam doğanın kendisidir kadın.
    Ne yazık ki kadınların hayatı tam bir kabus, felakettir. Kadın aşk cinayetinin adıdır, masummuş gibi yaparız, vah vah deriz, çok seviyordu öldürdü. Sormayız , soramayız seven öldürür mü” ifadesini kullandı. 

    “SAVAŞIN GERÇEK MAĞDURLARI KADINLARDIR”

    “Sokağın başında öz oğlu tarafından katledilendir kadın. Gazete sayfalarında sırıtarak poz verirken tanırız katil evladı. Öldürdüm der pervasızca, namusumu temizledim. Ne kadar da olağan karşılarız ana katilinin tavrını. Olur böyle vakalar diyen çoğunluktur” ifadelerini kullanan Sefa Öztürk Dede, şunları ifade etti:

    “Kadın acımasızca tecavüz edilendir. Suçludur kadın, hem cinsleri de dahil tecavüze uğrayanı suçlar. Başı açıktı, kısa kollu giyinmişti, eteği miniydi falan. Yoğun bir şiddete maruz kalandır kadın. Gözleri mosmor, vücudu çürükler içinde. Önce babalar şiddet uygular, sonra kardeşler, sonra da eşler, hepsi de sevdiklerinden dolayıdır. Toplum olarak hoş karşılarız, öyle ya kocasıdır, döver de sever de. Savaşların gerçek mağdurlarıdır kadın, ya yavrularını kaybederler, ya da eşlerini. Bu da onların dayanılmaz gerçeğidir. Evin de hizmetçi, iş yerlerinde ucuz iş gücüdür kadın. Eksik etektirler, saçlar uzun, akılları kısadır, karınlarınının doyması bile onlar için bir lütuftur. Kadın yeri geldiğinde bir obje, yeri geldiğinde de peşin para, yani sermayedir. Bütün bunlar delikanlı erkekler dünyasında en gaddar ve en acımasızca yaşanır. Kadın çiçektir, kadın anadır, kadın yaşamın ta kendisidir ama hayat başka bir minval üzere devam eder.”

    “8 Mart, dünya emekçi kadınlar dayanışma ve mücadele günü değil mi? diye soran Öztürk, “Peki dediğiniz gibi olsun. Sizi de bir ana doğurmadı mı? Kadınlara kıymayın efendiler” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)