Etiket: pir sultan abdal kültür derneği genel merkezi

  • Madımak Adalet Nöbeti 5. gününde: Bu acılar bir daha yaşanmasın -VİDEO

    Madımak Adalet Nöbeti 5. gününde: Bu acılar bir daha yaşanmasın -VİDEO

    PİRHA- Madımak Katliamı faillerinin tahliye edilmesi ardından başlatılan “Adalet Nöbeti” 5. gününde devam etti. Burada yapılan konuşmalarda verilen karar eleştirilerek, bir daha böyle acıların yaşanmaması için gerçek adaletin sağlanmasının önemine vurgu yapıldı.

    1993’te Sivas Madımak Oteli’nde yakılarak katledilen 33 aydın, yazar ve sanatçının faillerinin tahliye edilmesine birçok Alevi kurumu, demokratik kitle örgütü, siyasi parti ve yurttaşlardan tepki geldi.

    Anayasa Mahkemesi’nin tahliye kararı verdiği 17 kişinin tahliyesine ilişkin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, 33 gün sürecek adalet nöbeti başlatma kararı aldı. PSAKD, Adalet Nöbeti’nde, her güne katledilen bir kişinin isminin verileceğini duyurmuştu. Adalet Nöbeti’nin 5. gününe Asuman Sivri‘nin adı verildi.

    Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Türkiye Sosyal Sigortalar, Eğitim, Büro, Ticaret, Kooperatif ve Güzel Sanatlar İşçileri Sendikası (Sosyal – İş Sendikası), Halk Cephesi, Anadolu Halk Ozanları Derneği, Tüm Emeklilerin Sendikası, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çankaya Belediyesi Meclis Üyeleri, CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez’in yanı sıra Adalet Nöbeti’nin 5. gününde birçok sivil toplum örgütü, sendika ve yurttaş dayanışma amacıyla PSAKD Genel Merkezi’ne ziyarette bulundu.

    “SAZIMIZLA, SÖZÜMÜZLE, ŞİİRLERİMİZLE YANINIZDAYIZ”

    Anadolu Halk Ozanları Derneği adalet nöbetine ezgileri ile katılırken Dernek Başkanı Ali Cavit Coşkun (Ozan Sinemi), “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin yanındayız. Bizde her zaman sazımızla, sözümüzle, şiirlerimizle yanınızdayız” dedi.

    Tüm Emeklilerin Sendikası Genel Sekreteri Ali Rıfat Temel, sendika olarak nöbetin eylemini desteklediklerini dile getirdi.

    Çankaya Belediye CHP Grup Başkanvekili Fırat Seyman,” İncinsen de incitme diyen bir toplumuz ama bu güçsüz olduğumuz anlamına gelmiyor. Cumhuriyeti ayakta tutan toplum yine biziz. Mücadelenizde, direnişinizde yanınızdayız” diye konuştu.

    MİLLETVEKİLİ ERSEVER: BİR DAHA BÖYLE ACILAR YAŞANMASIN

    Madımak Adalet Nöbeti’nin 5. gününde ziyarette bulunan CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, destek ve dayanışma içinde olacaklarını belirtti. Bununla ilgili gerekli yerlere sorunu taşıyacağını ifade eden Ersever, Adalet Nöbeti hakkında şunları söyledi:

    “Sivas Madımak Oteli katliamında adı geçen kişilerin neden serbest bırakıldığı, şu anda yatmakta olan katillerin hangi gerekçeyle serbest bırakılacağına dair İçişleri Bakanlığı’na soru önergesi verdik. Türkiye’nin bu konularda çok derin acıları var. Madımak’ın dışında Maraş, Çorum ve Gazi gibi saldırılarda hayatını kaybeden insanları saygıyla anıyoruz. Böyle acıların bir daha yaşanmaması için hukukun, adaletin tecelli edeceği günleri bekliyoruz.”

    “YARGI, ACILARI DEŞEN KARARLARDAN VAZGEÇMELİ”

    CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez ise, yargının kararlarını eleştirerek, “Anayasa mahkemesi Can Atalay milletvekili demiş meclis bunu uygulanmamışken bugün Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının hemen mahkemeler tarafından uygulanması düşündürücüdür. Tekrar bütün acınızı paylaşıyorum. Ama artık yargının bu acıları deşen kararlarının da ortadan kalması gerek. Yargı asla katillerle aynı konumda yer almamalıdır” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • Madımak Nöbeti’nin 4. gününde sivil toplum örgütlerinden ziyaret-VİDEO

    Madımak Nöbeti’nin 4. gününde sivil toplum örgütlerinden ziyaret-VİDEO

    PİRHA- Madımak Katliamı faillerinin tahliye edilmesi ardından başlatılan “Adalet Nöbeti” 4. gününde devam ederken birçok sivil toplum kurumu da ziyaretlerini sürdürüyor. Nöbetin 4. gününde ziyarette bulunan kurumlar, dayanışma mesajı verdi.

    1993’te Sivas Madımak Oteli’nde yakılarak katledilen 33 aydın, yazar ve sanatçının faillerinin tahliye edilmesine birçok Alevi kurumu ve demokratik sivil toplum örgütlerinden tepki geldi.

    Anayasa Mahkemesi’nin tahliye kararı verdiği 17 kişinin salıverilmesine karşın Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, Türkiye kapsamında 33 gün sürecek adalet nöbeti başlatma kararı aldı.

    Adalet Nöbeti 4. gününde devam ederken birçok sivil toplum örgütü de dayanışma ve destek amacıyla PSAKD’yi ziyaret etti. Nöbetin 4. gününde 2021 Tüm Emekliler Sendikası, Devrimci 78’liler Federasyonu, Ankara Çağdaş Demokrat Muhasebeciler Grubu ve çok sayıda yurttaş, ziyarette bulundu.

    PSAKD, 33 gün sürecek Madımak Adalet Nöbeti’nde, her güne katledilen bir kişinin isminin verileceğini duyurmuştu. Adalet nöbetinin 4. gününe aydın Asım Bezirci’nin adı verildi.

    MÜCADELE ÇAĞRISI!

    Nöbetin 4. gününde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi’ni ziyaret eden Ankara Çağdaş Demokrat Muhasebeciler Grubu, adalet nöbeti için dayanışma içinde olacaklarını belirtti. Grup adına konuşan Nurali Keleş, Madımak’ta yaşanan katliamın “insanlık suçu” olduğunu belirtti. Keleş, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Asla ama asla bu zaman aşımını kabul etmiyoruz. İnsanlık tarihinin en acı katliamlarından biri… O günkü koşullarda bir şey yapılmamasının acısını yüreğimizde yaşıyoruz. Ayrıca kendisi mali müşavir olan Asım Bezirci’nin olması bizim için ayrı bir önem taşıyor. Meslek örgütleri olarak bu tür şeylerin yaşanmaması için elimizden geleni yapacağız ve mücadele de yanınızda olacağız.”

    “ADALET NÖBETİNİN BİR PARÇASI OLMAK ZORUNDAYIZ”

    “Adalet Nöbeti’ne dayanışmanın ötesinde parçası olmak zorundayız” diyen 2021 Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Salman Hürkardeş, “Hala bugün belli kılıflara sığdırılan bir iktidarla yüz yüzeyiz. Kayyımların atandığı, gazetecilerin tutuklandığı bir iktidarla karşı karşıyız. Bunu önlemenin tek bir çaresi var; o da birlik olmaktan geçiyor. Biz gerçekten bir olacağız, diri olacağız birlikte umudumuzu yükselteceğiz. Biz de bu nöbetin birer parçası olarak mücadelemizi devam ettireceğiz” diye konuştu.

    “BU DEFTER BİZİM İÇİN KAPANMADI HALA”

    Devrimci 78’liler Federasyon Başkanı Hüseyin Esentürk de Adalet Nöbeti’nin destekçisi olacaklarını belirterek, “unutturmayacağız” ifadesini kullandı. Esentürk, “Bizim kafamızda hesap sorma gibi bir düşüncemiz var, onu da unutmayacağız. Bu hesaplaşma mutlaka olacak. Bu defter bizim için açık duruyor, kapanmadı. Biz kapatmadan da bu defter kapanmayacak” açıklamasında bulundu.

    Adalet Nöbeti’nin 5. gününde ise Halkevleri’nin ziyaret programı olduğu öğrenildi.

    PİRHA/ANKARA

  • PSAKD: Gazi Katliamı Alevilere yönelik katliamdı, hesabını mutlaka soracağız!

    PSAKD: Gazi Katliamı Alevilere yönelik katliamdı, hesabını mutlaka soracağız!

    PİRHA- Gazi Katliamının Alevilere karşı kontrgerilla çetelerinin ve devlet güçlerinin işbirliğiyle gerçekleştirilen bir katliam olduğunu belirten PSAKD, katliamın hesabını mutlaka sorarak davanın üzerinin örtülerek unutturulmasına izin vermeyeceklerini kaydetti.

    İstanbul Gazi Mahallesi’nde bulunan ve Alevilerin gittiği kahvehanelere, bundan tam 28 yıl önce 12 Mart 1995’te kontrgerilla elamanlarının saldırması sonucu resmi verilere göre 22 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi ise yaralanmıştı.

    28. yılına giren Gazi Katliamına dair açıklama yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, Gazi Katliamının Alevilere karşı kontrgerilla çetelerinin ve devlet güçlerinin işbirliğiyle bir katliam olduğuna vurgu yaparak, tıpkı Madımak Katliamı’nda olduğu gibi Gazi katliamında da sorumluluğu bulunan devlet yetkililerinin milletvekilliği ve hatta bakan yapılarak ödüllendirildiği ifade edildi.

    “SALDIRGANLAR ORTAYA ÇIKARILMADI”

    PSAKD Genel Merkezi’nin Gazi Katliamının 28. yılına dair açıklaması şöyle:

    “İstanbul Gazi Mahallesi’nde bulunan ve Alevilerin gittiği kahvehanelere, bundan tam 28 yıl önce 12 Mart 1995’te kontrgerilla çetelerinin saldırması sonucu bir Alevi Dedesi olan Halil Kaya öldürüldü, 5’i ağır toplam 25 kişi yaralandı. Daha sonra saldırganlar saldırı sırasında içinde bulundukları taksiyi gasp ederek taksi şoförünü öldürdüler. Bu saldırganların kim oldukları asla ortaya çıkmadı ya da çıkarıl(a)madı. Gazi Mahallesi halkı devlet destekli bu kontrgerilla saldırısından sonra protesto için mahalle karakoluna doğru yürüyüşe geçti. Halkın yürüyüşe geçmesiyle birlikte polis Gazi halkının üzerine ateş açtı. Bu saldırıda bir yurttaşımız daha hayatını kaybetti. Ertesi gün saldırıyı protesto etmek ve Gazi halkının yanında olmak için binlerce yurttaş İstanbul’un her yerinden Gazi Mahallesi’ne geldi. Halk tekrar yürüyüşe geçti. Burada emniyet güçleri korkunç bir şekilde halka saldırdı ve 15 yurttaşımızı katletti. Bunun üzerine İstanbul’un ve Türkiye’nin birçok yerinde halkımız yaşanan bu katliamı protesto etmek için sokağa çıktı. 15 Mart’ta Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi’nde polisin halkımıza ateş açması sonucu 5 yurttaşımız daha katledildi. Bu şekilde 12-15 Mart tarihleri arasında devam eden saldırılarda onlarca canımız katledildi, yüzlercesi de yaralandı.

    “ALEVİ YOK ETMEYİ HEDEFLEYEN KATLİAMDI”

    12-15 Mart 1995 tarihlerinde bütün dünyanın gözü önünde Gazi ve Ümraniye’de Alevilere karşı kontrgerilla çetelerinin ve devlet güçlerinin işbirliğiyle bir katliam gerçekleştirildi. Bizler Aleviler olarak kontrgerilla çetelerinin ve devlet güçlerinin işbirliğine dayalı bu katliam pratiğini daha önce Koçgiri’de, Dersim’de, Maraş’ta, Çorum’da ve Sivas’ta ve daha bir çok yerde yaşadık. Devlet bugün de Maraş merkezli 11 ili nerdeyse haritadan silen depremde yapılması gerekenleri yapmayarak, rant ve daha fazla kar siyasetiyle depremin katliama dönüşmesinden sorumludur. Gazi ve Ümraniye katliamları Alevilere dönük yüzyıllardır devam eden baskı ve katliam politikalarının bir devamıdır. Ama Alevileri yok etmeyi hedefleyen bu inkarcı ve gerici anlayış, yüzyıllar boyunca gerçekleştirdiği bütün katliamlara rağmen Alevileri yok etmeyi başaramadı. Aleviler dün vardı, bugün vardır, yarın da var olacaktır. Aleviler dün olduğu bugün de zulmün ve haksızlığın karşısında, ezilenlerin saflarında, asla boyun eğmeden mücadele etmeye devam etmektedirler.

    “KATLEDİLEN CANLARIMIZI ANIYORUZ, HESABINI SORACAĞIZ”

    İşte tam 28 yıl önce Gazi ve Ümraniye halkı bu direniş ve mücadele geleneğinin mirasçısı olmanın bilinciyle, zulmün karşısına dikildi. Günlerce saldırıya uğradılar, katledildiler, yaralandılar, ama asla boyun eğmediler.

    Katliamı başlatan, saldırıyı gerçekleştiren kontrgerilla çete mensupları hiçbir zaman bulun(a)madı. Hedef gözeterek birçok canımızı katlettikleri görüntülerle ve adli tip raporlarıyla açıkça kanıtlanan katil polislere göstermelik cezalar verildi. Katliam davası halkımızdan kaçırılarak şehir şehir gezdirildi. Daha önceki Alevi katliamlarında olduğu gibi bu katliamda da sorumluluğu bulunan devlet yetkilileri milletvekili ve hatta bakan yapılarak ödüllendirildi.

    Ancak egemenler ne yaparlarsa yapsınlar bizler bu katliamın hesabını mutlaka soracağız. Davanın üzerinin örtülerek unutturulmasına izin vermeyeceğiz. 28. yılında Gazi ve Ümraniye’de bütün saldırılara, baskılara ve katliamlara rağmen Pir Sultanların direniş geleneğini canları pahasına yaşatan ve bu mücadelede katledilen tüm canlarımızı saygıyla anıyor, direnen halkımızı selamlıyoruz. Gazi ve Ümraniye katliamlarını unutmadık unutturmayacağız!”

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD: Gazi Katliamı’nın hesabını mutlaka soracağız

    PSAKD: Gazi Katliamı’nın hesabını mutlaka soracağız

    PİRHA- Gazi Katliamı’nın 27. yılına dair açıklama yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi, devlet güçleri ve kontrgerilla işbirliği ile gerçekleşen katliamlara rağmen inkarcı zihniyetin Alevileri yok edemediği, mücadeleden geri adım attıramadığını kaydetti.

    İstanbul Gazi Mahallesi’nde bulunan ve Alevilerin gittiği kahvehanelere, bundan tam 26 yıl önce 12 Mart 1995’te kontrgerilla elamanlarının saldırması sonucu bir Alevi Dedesi olan Halil Kaya öldürüldü, 5’i ağır toplam 25 kişi yaralandı.

    27. yılına giren Gazi Katliamı’na dair açıklama yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, Gazi Katliamı’nın Alevilere karşı kontrgerilla çetelerinin ve devlet güçlerinin işbirliğiyle bir katliam olduğuna vurgu yaparak, tıpkı Madımak Katliamı’nda olduğu gibi Gazi katliamında da sorumluluğu bulunan devlet yetkililerinin milletvekiliği ve hatta bakan yapılarak ödüllendirildiği ifade etti.

    “KONTGERİLLA VE DEVLET İŞBİRLİĞİ İLE KATLİAM GERÇEKLEŞTİ”

    Devletin ve dünyanın gözleri önünde İstanbul Gazi Mahallesi ve Ümraniye’de gerçekleşen katliamda 22 kişinin yaşamını yitirdiğinin belirtildiği açıklamada, “Burada emniyet güçleri canice halka saldırdı ve 15 yurttaşımızı katletti. İstanbul’un ve Türkiye’nin birçok yerinde başta Alevi halkımız olmak üzere, yüzbinlerce yurttaş, yaşanan bu katliamı protesto etmek için sokağa çıktı. Dönemin emniyet teşkilatı adeta halka karşı silahlı cephe açmıştı.15 Mart’ta Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi’nde polisin halkımıza ateş açması sonucu 5 yurttaşımız daha katledildi. Bu şekilde 12-15 Mart tarihleri arasında devam eden saldırılarda onlarca canımız katledildi, yüzlercesi de yaralandı. 12-15 Mart 1995 tarihlerinde bütün dünyanın gözü önünde, Gazi ve Ümraniye’de Alevilere karşı kontrgerilla çetelerinin ve devlet güçlerinin işbirliğiyle bir katliam gerçekleştirildi” denildi.

    “ALEVİLER YOK EDİLEMEDİ, MÜCADELEYE DEVAM EDİYORLAR”

    Açıklamada, Alevilere dönük katliam politikalarının devamı olan Gazi Katliamı ile Alevilere geri adım attırılamadığına vurguda bulunulan şunlar kaydedildi:

    “Biz Aleviler olarak kontrgerilla çetelerinin ve devlet güçlerinin işbirliğine dayalı bu katliam pratiğini daha önce Dersim’de, Maraş’ta, Çorum’da,Ortaca ve Sivas’ta defalarca yaşadık. Gazi ve Ümraniye katliamları Alevilere dönük yüzyıllardır devam eden baskı ve katliam politikalarının bir devamıdır. Ama yok etmeyi hedefleyen bu inkarcı, gerici ve korkak anlayış, yüzyıllar boyunca gerçekleştirdiği bütün katliamlara rağmen Alevileri yok etmeyi başaramadı, başaramayacak. Aleviler dün vardı, bugün vardır, yarın da var olacak. Aleviler dün olduğu gibi bugün de devrimcilerle omuz omuza, zulmün ve haksızlığın karşısında, ezilenlerin saflarında, asla boyun eğmeden mücadele etmeye devam etmektedirler.”

    “KATLİAMIN HESABINI MUTLAKA SORACAĞIZ”

    27 yıl önce Gazi ve Ümraniye’de Alevilerin devrimcilerle omuz omuza direniş ve mücadele geleneğinin mirasçısı olmanın bilinciyle, zulmün karşısına dikildiğinin altı çizilen açıklamada, katliamın hesabının sorulacağına kaydedilerek şu ifadeler yer verildi:

    “Katliamı başlatan, saldırıyı gerçekleştiren kontrgerilla çete mensupları hiçbir zaman bulun(a)madı. Ama biz onların kimler olduğunu biliyoruz. Onlar korkaklığın, kahpeliğin, hainliğin mirasçıları, Biz ise dostluğun, dayanışmanın, onurlu direnişin sembolü Pir Sultanların, Şah Kalanderlerin, Mahirlerin, İboların, Denizlerin mirasçılarıyız.

    Devam eden süreçte ise, hedef gözeterek birçok canımızı katlettikleri görüntülerle ve adli tıp raporlarıyla açıkça kanıtlanan katil polislere göstermelik cezalar verildi. Katliam davası halkımızdan kaçırılarak şehir şehir gezdirildi. Daha önceki Alevi katliamlarında olduğu gibi bu katliamda da sorumluluğu bulunan devlet yetkilileri milletvekili ve hatta bakan yapılarak ödüllendirildi. Tıpkı Madımak katilleri gibi.

    Ancak ne yaparlarsa yapsınlar bizler bu katliamın hesabını mutlaka soracağız. Davanın üzerinin örtülerek unutturulmasına izin vermeyeceğiz. 27. yılında Gazi ve Ümraniye’de bütün saldırılara, baskılara ve katliamlara rağmen Pir Sultanların direniş geleneğini canları pahasına yaşatan ve bu mücadelede katledilen tüm canlarımızı saygıyla anıyor, direnen halkımızı selamlıyoruz. Gazi ve Ümraniye Katliamlarını Unutmadık Unutturmayacağız!”

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD’den açıklama: Gökhan Güneş sağ bulunmalı ve kaçıranlar yargılanmalı!

    PSAKD’den açıklama: Gökhan Güneş sağ bulunmalı ve kaçıranlar yargılanmalı!

    PİRHA- PSAKD Genel Merkezi, Başakşehir’de polis oldukları öne sürülen kişilerce kaçırılan Gökhan Güneş’in akıbetini sordu. Yapılan yazılı açıklamada, Gökhan Güneş’in Alevi ve Sosyalist bir işçi olduğu belirtilerek, “Gökhan Güneş derhal sağ salim bulunmalı ve bu hukuk dışı kaçırma olayında rolü olan herkes yargı önüne çıkarılmalıdır” denildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, 20 Ocak günü İstanbul Başakşehir’de kaçırılan Gökhan Güneş’e ilişkin açıklama yaptı.

    Açıklamada, “Dünyanın gözleri önünde bir genç kaçırıldı. Kamera kayıtları, sokaktaki onlarca insan tanık oldu. Gökhan Güneş’i zorla bir araca bindirip kaçırdılar. Bu olay 1990’lı yıllarda ülkemizin yaşadığı o karanlık ve dehşet günlerini anımsattı. O yıllarda, insanlar kaybediliyor, gazeteciler öldürülüyor, köyler boşaltılıyor, Madımak’ta Gazi’de Aleviler katlediliyordu” diye belirtildi.

    “GÖKHAN GÜNEŞ SAĞ BULUNMALI”

    5 gün önce Sosyalist ve Alevi bir işçi olan Gökhan Güneş’in bulunmasını isteyen yakınlarının polis şiddetine uğradığı ifade edilen açıklamada, “Ablasının basına verdiği bilgilere göre, polis kamera görüntülerini izlememiş, hatta görüntüleri aileye verenler hakkında soruşturma başlatmıştır. Aradan günler geçmesine rağmen Emniyet birimlerinin sessiz kalması ise kaçırma olayının polis güçlerinin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini düşündürtmektedir. Emniyet Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı derhal kamuoyuna açıklama yapmak ve bilgi vermek zorundadırlar. 1990’ların karanlık günlerini hatırlatan bu kaçırma olayı aydınlatılmalıdır. Emniyet birimleri olayın üzerini kapatmaktan vazgeçmeli ve gereğini yapmalıdırlar. Gökhan Güneş derhal sağ salim bulunmalı ve bu hukuk dışı kaçırma olayında rolü olan herkes yargı önüne çıkarılmalıdır” diye belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)