Etiket: pir sultan abdal kültür derneği sarıyer şubesi

  • 347 gündür kızı için adalet arıyor: Alevi olmak suç mu?-VİDEO

    347 gündür kızı için adalet arıyor: Alevi olmak suç mu?-VİDEO

    PİRHA- Kezban Bektaş 80 yaşında ve bir yıla yakındır cezaevinde tutuklu bulunan kızı için sessiz sedasız bir oturma eylemi yapıyor. Kezban Ana, “Ben kızıma söz verdim o gelene kadar burada oturacağım” diyor.

    PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım, 2018 yılının Temmuz ayında polisin PSAKD Sarıyer Şubesi Armutlu Cemevi’ne baskın yapmasının ardından basın açıklaması yaptığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. 24 Temmuz’da gece baskınıyla evinden gözaltına alınan Yıldırım, 26 Temmuz’da tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.

    8 ay Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Zeynep Yıldırım 5 ay önce Gebze Cezaevi’ne sürgün edildi.

    Zeynep Yıldırım’ın eşi Haydar Yıldırım da 4 Ekim 2017 tarihinde cemevine para topladığı için gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Yüzde 80 engelli olan Haydar Yıldırım, 2 yıla yakındır İzmir Şakran Cezaevi’nde. İfadesinde ilaçlarının verilmediğini, doktora sevk edilmediğini, kafes ile havalandırmanın kapatıldığını ve tutuklu olduğu günden bu yana iletişim cezası verildiğini belirten Haydar Yıldırım’ın mahkeme tarihi 16 Temmuz’da.

    DÖRT MEVSİMDİR ADALET ARIYOR

    Dört mevsimdir öğlen saatlerinde cemevinin yolunu tutan Kezban Ana, umudunu canlı tutuyor. Kızı ve damadının serbest bırakılması için oturma eylemi yapıyor.

    “Bir sene olmasına 20 gün kaldı. Mahkemeye çıkana kadar da oturacağım” diyen Kezban Ana, eylemine mahalle halkının, cemevinin ve Alevi kurumlarının desteğinin de olduğunu ekliyor.

    “Bir yıldır buradayım benim sesimi duyuyorlardır herhalde. Herkesin gözü kör, kulağı sağır herhalde. Karda kışta soğukta bu sıcağın alnında her gün buradayım kolay mı? Yaşlıyım ama benim yavrumdan o kadar önemli mi? Cemevinden önemli değil benim üşümem. İnşallah her şey iyi olacak. Kızım ve cezaevinde suçsuz yatan herkesin çıkmasını istiyorum.”

    “CEZAEVİ OLUR DA SORUN OLMAZ MI”

    Damadı da cezaevinde olan Kezban Ana, “Yüzde 85 engeli var. 2 sene olacak hala damadı içeride tutuyorlar, suçsuz günahsız” diyor. 6 aydır damadını sağlık sorunlarından dolayı ziyarete gidemeyen Kezban Ana, kızını ise ayda bir açık görüşlerde görebiliyor.

    Kızının cezaevinde yaşadığı sıkıntıları sorduğumuzda ise Kezban Ana, “Cezaevi olur da sorun olmaz mı” diye cevaplıyor. Ama yine de söylemiyor kızının kendisinin üzülmemesi için yaşadığı zorlukları.

    Hala iddianamenin dahi hazırlanmamış olmasına tepki gösteren Kezban Ana, “Her şey bir adamın dudağının arasında. Alevi olmak suç ise insan olarak yaşamak suç ise suçlu demek ki benim kızım.” ifadelerini kullanıyor.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Yüzde 80 engelli mahpus Haydar Yıldırım’ın duruşması 16 Temmuz’da

    Yüzde 80 engelli mahpus Haydar Yıldırım’ın duruşması 16 Temmuz’da

    PİRHA- İki yıla yakın bir süredir İzmir Şakran Cezaevi’nde tutuklu bulunan yüzde 80 engelli PSAKD Sarıyer Şube Üyesi Haydar Yıldırım, 16 Temmuz 2019 tarihinde hakim karşısına çıkacak. 

    4 Ekim 2017 tarihinde İstanbul Küçük Armutlu’daki evinden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şube Üyesi Haydar Yıldırım, o tarihten bu yana hala tutuklu. İzmir Şakran Cezaevi’nde bulunan Haydar Yıldırım, 30 Nisan 2018 tarihinde İzmir Karşıyaka İnfaz Hakimliği’ne verdiği ifadede beş gündür ilaçlarının verilmediğini, doktora sevk edilmediğini, telefon, kafes ile havalandırmanın kapatıldığını ve tutuklu olduğu günden bu yana iletişim cezası verildiğini söylemişti.

    PSKAD de yaptığı birçok açıklamada yüzde 80 engelli üyeleri hasta tutuklu Haydar Yıldırım’ın serbest bırakılmasını talep etmişti.

    Hala İzmir Şakran Cezaevi’nde tutuklu bulunan Yıldırım, 16 Temmuz 2019 tarihinde hakim karşısına çıkacak. Yıldırım’ın dosyasıyla ilgili ajansımıza bilgi veren Halkın Hukuk Bürosu (HHB), Yıldırım’ın örgüt üyeliği ile suçlandığını belirtti.

    Yıldırım’ın cezaevinde olduğu süreçte önceki dosyası ile birleştirilen dava kapsamında 150’ye yakın kişi yargılanıyor. (HABER MERKEZİ)

  • Tutuklu Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’dan PİRHA’ya mektup

    Tutuklu Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’dan PİRHA’ya mektup

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şube’ye bağlı Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım, PİRHA’ya mektup gönderdi. Yıldırım mektubunda, Armutlu Cemevi’nde oturma eylemi yapan annesi Kezban Bektaş’ın eylemine değinerek, “Annemin direnişi boyunca yanına gidip geliyormuşsunuz, bu haberi alınca çok mutlu oldum” dedi ve teşekkür etti. 

    Bir yıla yakın bir süredir Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şube’ye bağlı Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım, PİRHA’ya mektup gönderdi. Mektubunda, içinde bulunulan sıkıntılı sürece vurgu yapan Yıldırım, tarihte Alevi yol önderlerinin yaptığı gibi mücadeleden vazgeçmemek ve dik durmak gerektiğini aktardı.

    “YEZİT’İ TEMSİL EDEN FAŞİZME KARŞI DİRENMEK ZORUNDAYIZ”

    Yıldırım, mektubunda şu ifadelere yer verdi:

    “Bu süreçte oldukça sorunlarla karşılaşıyorsunuzdur. Çünkü bu dönemde ‘benim gibi düşünürsen yaşarsın, farklı düşünürsen ya içeridesin ya da yayının kesilir’ deniliyor. Ama bunların hiç önemi yok, tarihlerde böyle olmadı mı? Bedeller ödeyerek geldik bugüne. Kerbela’da İmam Hüseyin Yezit tarafından ezilen halklar için direnmedi mi? Şimdi Yezit’i temsil eden emperyalizme, faşizme karşı mücadele etmek zorundayız. İnancımız için insanlık için bu mücadele zorunluluktur.

    Kimsenin dilini, dinini, ırkını, rengini gözetmeksizin herkese can olarak bakan pirlerimiz, hak adalet için mücadele etmediler mi. Mansur ‘Ene-l Hak’ dediği için asılmadı mı. Nesimi Mansur’un yolundan yürüdüğü için derisi yüzülmedi mi? Baba İshak’lar tüm halklar için mücadele etmedi mi? Bedrettin aynı yolda yürümedi mi? Pirimiz Pir Sultan halkı ve inancı için asılmadı mı? Bizler her zaman ilericiliği, aydınlığı temsil eden insanlarız. Hünkarımız Hacı Bektaş Veli’nin söylediği gibi ‘Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.’ Bizler bilimi, aydınlığı, adaleti temsil eden bir topluluğuz. Onun için de bizler en önde mücadele etmek zorundayız. Bizler Kerbala’dan bugüne kadar asla biat etmedik. 70 bin askere 72 kişiyle savaşan İmam Hüseyin öleceğini bilmiyor muydu? Ama asla boyun eğmedi, doğruluğundan, haklılığından aldığı güçle direndi kazandı. Direnen kazanır, direnmeyen ölür. Bizler de böylesine şanlı ve aydınlık mirası daha da ileriye taşıyarak devam ettirmek ve bu mirasa sahip çıkmak zorundayız. Onlar gibi direneceğiz, kazanacağız.

    “VAATLERİN YALAN OLDUĞUNU ÖNCEKİLERDEN BİLİYORUZ”

    Mektubunda seçim sürecine ve verilen vaatlere değinen Yıldırım, şunları belirtti:

    “Seçim süreci geldi. Her zaman olduğu gibi bu seçimlerde de yine vaatler vereceklerdir. Bizler bu vaatlerin ne kadar yalan olduğunu bundan önceki vaatlerden biliyoruz. Buna göre de hareket etmek zorundayız. Kısa vadeli vaatlere ve tekliflere kanmamalıyız. Bizler Yezit’in sofrasına oturanı da Yezit sayarız, bizim pirimiz Pir Sultan Abdal’ın köpekleri bile haram yememiş ki bizler asla harama el uzatmayız. Bu bizlere yolumuzun öğretisidir.”

    “KENDİNİZE YAKIŞIR DAVRANDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM”

    Ayrıca 200 günü aşkın süredir Armutlu Cemevi’nde oturma eylemi yapan annesi Kezban Bektaş’ın eylemine de değinen Yıldırım, annesini bu süreçte yalnız bırakmadığı için PİRHA’ya teşekkür etti. Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

    “Annemin direnişi boyunca yanına gidip geliyormuşsunuz, bu haberi alınca çok mutlu oldum. Yaşlı bir anayı yalnız bırakmamanız sizlerin bu yola ve inanca ne kadar duyarlı olduğunuzu ve sahip çıktığınızı gösteriyor. Bu yaşta inancı için, adalet için direnen bir anayı yalnız bırakmak da sizlere yakışmazdı. Kendinize yakışır davrandığınız için teşekkür ediyorum.” (HABER MERKEZİ)

  • 15. Armutlu Güz Şenliği’nde asimilasyon konuşuldu: İleri düzeyde Şiileştirme var-VİDEO

    15. Armutlu Güz Şenliği’nde asimilasyon konuşuldu: İleri düzeyde Şiileştirme var-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şubesi’nde 15. Geleneksel Armutlu Güz Şenliği kapsamında yapılan panelde Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının hız kesmeden devam ettiği belirtildi. 

    15. Geleneksel Armutlu Güz Şenliği bugün yapılan panel ile başladı. Moderatörlüğünü Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sultangazi Şubesi Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Göksel Fidan yaparken, konuşmacı olarak Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nin kurucu başkanı ve HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Topçu Baba Dergahı Başkanı Mustafa Can ve Boğaziçi Cemevi Derneği Başkanı Ali Birer katıldı.

    Alevi yol mücadelesinde başını veren canların anısına saygı duruşu ile başlayan panelde PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım’ın güz şenliği ile ilgili cezaevinden gönderdiği faks okundu. Yıldırım’ın mesajında birlikte mücadele etme vurgusu dikkat çekti.

    “KÜRSÜ, SORUNLARI DİLE GETİRMEK İÇİN VAR”

    Alevi inancına, kültürüne ve Küçük Armutlu Mahallesi’ne yönelik saldırıların konu edindiği panelde ilk olarak Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği’nin kurucu başkanı ve HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu söz aldı. Kenanoğlu, milletvekili kimliğinden öte toplumun kendisini inançsal anlamda verdiği mücadeleyle tanıdığını ve kendisinin de milletvekili ünvanıyla meclis kürsüsünü Alevi kültürünü yarınlara taşımak, sorunlarını dile getirmek için var olan bir kürsü olduğunu vurguladı.

    “TARİHE POPÜLER KÜLTÜRÜN ETKİSİYLE BAKILMAMALI”

    Alevi inancına yönelik saldırılara karşı kendi gelmiş olduğu coğrafya olan Hubyar’dan örnek veren Kenanoğlu, tarihe, tarihi olaylara ve kişilere popüler kültürün etkisiyle bakmamak gerektiğini kaydetti. Anadolu’da Celali İsyanları ile başlayan ve 120 yıl süren isyanlarda Alevilerin etkin rol oynadıklarını ifade eden Kenanoğlu, bu isyanların tek hedefinin zulme isyan olduğunu, yeni bir devlet kurmak gibi bir hedefi olmadığı için bir sonucu olmadığını belirtti.

    “İLERİ DÜZEYDE BİR ŞİİLEŞTİRME POLİTİKASI YÜRÜTÜLÜYOR”

    Tarihin bütün akışı inanca karşı saldırılar ve o saldırılar karşısında halkın verdiği tepkilerle dolu olduğunu ifade eden Kenanoğlu, bu tepki ve önlemlerin zaman zaman gizlenmeyi, zaman zaman da açık bir şekilde diğer toplumsal kesimlerle birlikte mücadeleyi gerektirdiğini vurguladı.

    Egemen sistemin kendini inançları asimile ederek var ettiğini söyleyen Kenanoğlu, sistemin sadece kendi çizdiği Alevilik çerçevesini kabul ettiğini de vurguladı. Alevilik ve Bektaşiliğin günümüze kadar birkaç koldan saldırı altında olduğunu dile getiren Kenanoğlu, şu anda çok ileri düzeyde bir şiileştirme politikasının yürütüldüğünü, kabul ve makbul görülen bir Alevi-Bektaşiliğin yaratılmaya çalışıldığını belirtti.

    “TOPLUMSAL ZEMİNDE ORTAK MÜCADELE BİLİNCİ OLUŞTURULMALI”

    Asimilasyonun birinci adımının toprağından, yerinden yurdundan, kökeninden etmeyle başladığını ifade eden Kenanoğlu, insanların topraklarından göçtüğü anda asimilasyonla karşı karşıya kaldıklarını sonrasında toplandıkları yerlerin de dağıtılmaya çalışıldığını kaydetti. Genel olarak Alevi mahallelerinde bir dağıtma politikası olduğuna işaret eden Kenanoğlu, “Muaviye siyasetinin uygulandığı dönemlerde bizim birlikteliklerimizi artırmamız gerekiyor. Boyun eğmekten vazgeçeceğiz. Yaranma siyaseti bizi bitiren siyasettir. Öncelikle toplumsal zeminde ortak mücadele bilinci oluşturulmalı. Biz de devletin dilini kendi ezberimiz haline getirip konuşuyoruz. Bundan vazgeçmeliyiz. Kadınıyla, Kürdüyle, Bektaşisiyle ortak mücadele vermemiz gerekiyor” dedi.

    “YASAKLI İNANÇLARIN TÜMÜ DİNİ YAPILARI REDDEDER VE BEDELİNİ ÖDER”

    Kenanoğlu’nun ardından söz alan Topçu Baba Dergahı Başkanı Mustafa Can, insanların tarih sahnesine çıktığı ilkel komünal toplumlar dinin olmadığını, insanların bilmedikleri, ürktükleri doğa olaylarına karşı bir yönelim içinde olduklarını belirtti. “Ne zaman ki devlet, güç ortaya çıkar o zaman baskı, zor ve şiddet çıkar. Şiddetin yetmediği yerde tanrı bunun da yetmediği yerde din baronları çıkar” diyen Can, şöyle devam etti:  “O sırada bir itiraz çıkar ortaya. En-el Hak. ‘Tanrı ile halk arasındaki ilişki bir tek onu ilgilendirir’ der ve bedelini öder. Aklınıza gelen yasaklı inançların tümü bu yapıyı reddeder ve bedelini öder.”

    Alevi inancından yavaş yavaş uzaklaşıldığını ve sevgi, dostluk gibi değerlerin kaybedildiğini vurgulayan Can, “Biz ne yapıp yapıp yolumuzun güzel erdemlerini ete kemiğe büründürüp geleceğe taşımalıyız” dedi.

    “SORUNDAN KAÇARAK, KORKARAK YAŞAYAMAYIZ”

    Boğaziçi Cemevi Derneği Başkanı Ali Birer de Küçük Armutlu’ya yapılan saldırılara değindi. Küçük Armutlu’da sürekli bir mücadele verildiğini ifade eden Birer, son süreçte Aleviler olarak varlıklarını devam ettirebilmek için çeşitli dernekler ve cemevleri açtıklarını belirtti. Birer, muharrem ayında Küçük Armutlu’da oruç tuttukları 12 gün boyunca polisin cemevinin önünden ayrılmadığını bu yüzden de insanların kendilerini baskı altında hissettikleri ve korktukları için cemevine bile gelemediklerini kaydetti. Polisin cemevine baskın yaptığı ve yazılar yazdığını eleştirdiği için PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım’ın tutuklu olduğunu söyleyen Birer, “Biz sorundan kaçarak, korkarak yaşayamayız, var olamayız. Aleviliğin özünde insanlık var zaten. Faşizm bugün bütün gücüyle bizi asimile etmeye çalışıyor. Bizi yok sayıyor. Bizim mahalle çok önemli bir yer işgal ediyor. Rantsal değeri de yüksek bir yer” dedi.

    15. Geleneksel Armutlu Güz Şenliği yarın da sanatçıların sahneye çıkacağı konserlerle devam edecek. Konserler saat 15:00’te başlayacak.

    PİRHA/İSTANBUL