Etiket: pir vedat tekten

  • Pir Tekten: Demirtaş, Kavala hangi nedenle içerideyse İmamoğlu da o nedenle içeride! -VİDEO

    Pir Tekten: Demirtaş, Kavala hangi nedenle içerideyse İmamoğlu da o nedenle içeride! -VİDEO

    PİRHA- İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmasına tepki gösteren Ağuçan Ocağı Pirlerinden Vedat Tekten, “AKP’nin kendi yollarına engel olma ihtimali olabilecek insanları birer birer yol dışına atıp temizleme hareketi içerisine girdi. Bugün Selahattin Demirtaş hangi nedenle içerideyse İmamoğlu da o nedenle içeridedir” diye belirtti.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “‘suç örgütü yöneticisi olmak” ve “yolsuzluk” suçlamasıyla başlattığı soruşturma kapsamında tutuklandı.

    “İNSANLARIN HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE GÖZALTINA ALINIP TUTUKLANMASI GÖZDAĞI VERME GİRİŞİMİDİR”

    Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına tepkiler yükselmeye devam ediyor. Ağuçan Ocağı Pirlerinden Vedat Tekten, İmamoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    Siyasal iktidarın emriyle kapı baca kırılarak insanların gözaltı alınmasını kendinden olmayanlara gözdağı vermek olarak değerlendiren Vedat Tekten, “Davet edildiğinde gelemeyecek insanlar değiller. Kaldı ki yurt dışında olanlar bile ilk vasıta ile Türkiye’ye gelip, ‘Hayırdır, beni niye aradınız?’ diye emniyete müracaat edip ifade vermek isteyen insanlar. Avrupa’da kalabilirdiler ama geldiler, çünkü veremeyecekleri hesaplarının olmadığını düşünüyorlar” dedi.

    “DEMİRTAŞ KAVALA HANGİ NEDENLER İÇERİDEYSE İMAMOĞLU DA O NEDENLE İÇERİDEDİR”

    Hukuk işletilemeden İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklandığına dikkat çeken Tekten, “Bugün Selahattin Demirtaş hangi nedenle içerindeyse, Kavala ne nedenle içerideyse İmamoğlu da o nedenle içeridedir. Hapis de değildirler, rehindirler” diye ifade etti.

    İktidarın kendi yollarına engel olma ihtimali olabilecek insanları birer birer yol dışına atıp, temizleme hareketi içerisine girdiklerini vurgulayan Tekten, “Maalesef Türkiye Cumhuriyeti bir devlet olma hâlinden çıkmış, bir partinin programını uygular hale dönmüştür. Alınan bütün kararlar neredeyse kapıcı odacı atanmasının bile Erdoğan’ın onayından geçirildiği bir süreci yaşıyoruz. Hiçbir yasayı tanımayan anayasa mahkemesinin bile kararlarına saygı göstermeyen kendi yasasının kendi bildiği şekilde ve cebren uygulayan bir yapıya dönüştü” diye belirtti.

    “HİÇBİR YASAYI TANIMAYAN BİR İKTİDARLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Hukusuzlukların karşısında sadece Alevilerin değil, topyekün bir mücadeleye ihtiyaç olduğuna işaret eden Tekten, şunları ifade etti:

    “İmamoğlu’nun sudan sebeplerle içeriye atılmasının altında hukuk aramak boşuna vakit kaybetmektir. Hukuk dışı bir uygulamadır. Osman kavala da aranmayan hukuk. Selahattin Demirtaş’ta aranmayan hukuk Figen Yüksedağ’da aranmayan hukuk İmamoğlu’nda hiç aranmaz. İstedikleri şekilde gözaltına alabilirler.

    Şimdi bunları geri almaya çalışıyoruz. Umarız başarılı olurlar, umarız gençliğin bu enerjisini doğru değerlendirirler. Gezi’de olduğu gibi örgütsüz, plansız, programsız, siyasetsiz bir yönlendirmeyle o potansiyeli dağıtma gafletini bu yeni günler içerisinde göstermezler.

    Cumhuriyet Halk Partisi kendi performansının üstüne çıkarak, belki de mecbur kalarak bir çalışma içinde. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi olarak değil, muhalif güçlerin ve Alevi örgütlerinin destekleriyle umarız bu kaosu barışçıl bir şekilde, elbirliği ile aşarız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Pir Tekten: Suriye’de Alevilerin başına gelenler burada olmaz diye bir şey yok! VİDEO

    Pir Tekten: Suriye’de Alevilerin başına gelenler burada olmaz diye bir şey yok! VİDEO

     PİRHA- Ağuçan Ocağı Pirlerinden Vedat Tekten, Suriye’deki Alevi katliamına dair konuşarak, “Suriye’de yada dünyanın herhangi bir yerinde olanlar burada olmaz diye bir şey yok. Sessiz kalınırsa aksine daha beteri olur” dedi.

    Suriye’nin batısındaki Lazkiye, Dera, Humus ve Tartus kentlerinde HTŞ’ye bağlı gruplar, SMO ve IŞİD’in, Alevileri hedef aldığı saldırılarda binlerce sivil katledildi, binlercesi ise alıkonuldu veya yerlerinden edildi. Bu saldırılardan en çok etkilenen kesim ise kadınlar ve çocuklar oldu. Soykırım saldırıları devam ederken son bir ayda çok sayıda kadın, çeteler tarafından kaçırıldı.

    Ağuçan Ocağı Pirlerinden Vedat Tekten, Suriye’de Alevilere yönelik saldırılarla ilgili PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “SURİYE’DE ALEVİLERİN BAŞINA GELENLER BURADA OLMAZ DİYE BİRŞEY YOK”

    Özellikle Türkiye’deki Alevi toplumunun silkelenmesi ve karşısındaki tehlikenin farkına varacak şekilde bir bilinç oluşturması gerektiğini söyleyen Ağuçan Ocağı Pirlerinden Vedat Tekten, “Zannediyorlar ki bizim sayısal çoğunluğumuz dikkate alınarak üstümüze gelmezler Suriye’de olanlar ya da dünyanın herhangi bir yerinde olanlar burada olmaz aksine daha beteri olur” dedi.

    Yüzyıllardır Alevileri asimile etmek, inandıkları yoldan saptırmak için çeşitli oyunlara başvurulduğunu belirten Tekten, “Bunda başarılı olamayınca dönemsel olarak üstünüze toplu katliamlarla gelmişler. Bunun tarihte pek çok örneği var. Bizi azimle etmeye uğraşmışlar bunda başarılı olamayınca katliamlar yapmışlardır” diye belirtti.

    ALEVİLERİ KATLETTİLER BİTİREMEDİLER ŞİMDİ ASİMİLASYON POLİTİKALARIYLA ŞİA’LAŞTIRMAK İSTİYORLAR

    100 yıllık cumhuriyet tarihindeki Alevi katliamlarını hatırlatan Tekten, “Şimdi ne yapıyor mevcut sistem? Gene bizim üstümüze asimile etmek için geliyor bizim inancımızı inanç olarak ibadetimizi ibadet olarak cem evimizi ibadet hane olarak kabul etmemekle beraber kültür Bakanlığı’na bağlı bir daire kuruyor maalesef burada birtakım dedeleri birtakım muhtarları dernek başkanları yöneticileri kendisine rüşvetle bağlıyor” diye belirtti.

    Alevilerin inancını tanımayanların cemevlerinin ihtiyacını karşılaşama gibi yaklaşımlarını eleştiren Tekten,” Bende kendilerine önce bizi adam yerine koyun. Biz şimdiye kadar cem ellerimizi kendimiz yaptık ihtiyaçlarımızı kendimiz karşıladık size muhtaç olmadık ha talebimiz ibadethanelere tanınan hakları bizde de tanınması bunun için de yasal düzenlemeler gerekiyor sen bunu yapmıyorsun ama illegal yoldan rüşvet dağıtmaya çalışıyorsun” diyerek tepki gösterdi.

    “ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMNEVİ BAŞKANLIĞI RÜŞVETLERLE ALEVİLERİ BÖLMEYE ÇALIŞIYOR”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının rüşvet verme yollarıyla kendi Alevisini yaratarak toplumu bölmeye çalıştığını belirten Ağuçan Ocağı Pirlerinden Vedat Tekten konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Kendisine biat etmeyen cenahı karşı illa ki bunlar bir faaliyet içine girecekler. Şimdi bu durumu Alevilerin doğru tespit etmesi lazım. Biz bu konuları açtığımız zaman arkadaşlarımız diyor ki ya camiler işte bir sürü hak alıyor. İmamların maaşı var dedeler niye almasın, cemevleri niye almasın? Almasın bu bir rüşvettir. Senin yasal statüsünü tanımayan adam bu rüşveti seni kafaya almak veriyor. Gözünüzü açın.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Pir Tekten: Aslan Uzun’un tutuklanması Alevilere yönelik verilen bir işarettir!-VİDEO

    Pir Tekten: Aslan Uzun’un tutuklanması Alevilere yönelik verilen bir işarettir!-VİDEO

    PİRHA-Yeşilkent Cemevi Başkanı Aslan Uzun’un, Colani hakkında suç duyurusunda bulunduğu için gözaltına alınıp tutuklanmasını ve sonrasında serbest bırakılmasını Alevilere verilmek istenen bir işaret olduğunu belirten Tekten, “Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Neye istinaden ne ile suçlayarak tutukladılar. Katile katil dediği için mi?” diye sordu.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Avcılar Şubesi ve Yeşilkent Şubesi Cemevi Başkanı Aslan Uzun, Suriye’de Alevilere karşı işlenen katliamların soruşturulması ve failler hakkında kamu davası açılmasına dönük savcılığa şikayet dilekçe verdiği için tutuklanmıştı. Daha sonra serbest bırakılan Uzun “Biz Aleviler olarak bu ülkenin karanlıktan kurtulması için elimizden gelen neyse yapmak istiyoruz. Koluma kelepçe taktıklarında hakime ‘bu inanç benim onurumdur bir kere daha olsun yine yaparım’ dedim. Öncellikle bağlı olduğum inancın, bağlı olduğum kurumun başını öne eğecek bir suçtan gitmemek benim için bir onurdur. Biz bu yola çıkarken zaten bedel ödemeyi göze aldık. Yolun sonu karanlık da olsa biz aydınlığa çıkmak için mücadelemizi vereceğiz” açıklamasında bulunmuştu.

    “ASLAN UZUN’UN TUTUKLANMASI ALEVİLERE YÖNELİK VERİLEN BİR İŞARETTİR”

    Avcılar Yeşilkent cemevi Aslan Uzun’un gözaltına alınıp daha sonra tutuklanmasının Alevilere yönelik bir işaret olduğunu belirten Ağuçan Ocağı Pirlerinden, Vedat Tekten, “Colani denilen katil bütün dünya kamuoyunu terör listesinden yer alan biridir” dedi.

    “BİR KATİLİN KIRAVAT TAKMASI KATİL OLMASINI ORTADAN KALDIRMAZ”

    Coloni on bin kişiyle Suriye’nin bir ucundan bir ucuna giderek Şam’a girmesinin çok büyük bir planın parçası olduğuna dikkat çeken Tekten, “Colani şimdi devlet adamı oldu. Ceket giyip kravat takması katilin katil olmasını ortadan kaldırır mı? Kaldırmaz. Bunu şikâyet etme hakkımız var mı elbette ki var” diye belirtti.

    AVCILAR ŞUBE BAŞKANI ASLAN UZUN’UN TUTUKLANMASI AFFEDİLİR BİR ŞEY DEĞİLDİR”

    Avcılar Yeşilkent Cemevi başkanının tutuklanması affedilir bir durum olmadığını aktaran, Tekten, “Bu bir hukuk garabetidir. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Neye istinaden ne ile suçlayarak tutukladılar; katile katil dediği için. Bende diyorum Colani bir katildir” dedi.

    Colani’nin uluslararası adalet divanında yargılanmasını gerektiren suç işlediğini ve işlemeye devam ettiğini söyleyen Tekten, “20 binin üzerinde Alevi katledildi. Kadın çocuk demeden öldürüyorlar. Şimdi Colani insan öldürüyor demek nasıl suç olur?” diye sordu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Alevi inancında kavut yemeğinin önemi nedir? Pir Vedat Tekten açıkladı!

    Alevi inancında kavut yemeğinin önemi nedir? Pir Vedat Tekten açıkladı!

    PİRHA-PSAKD Ayvalık Şube Başkanı Ağuçan Ocağı evladı Pir Vedat Tekten, Hızır ayı ile birlikte dağıtılan ‘Kavut’ lokmasının Alevi inancındaki yerini anlattı. Pir Tekten, kavutun doğadan gelip hem insanların hem de başka canlıların faydalanabildiği bir gıda olduğu için tercih edildiğini ifade ederek, Alevi inancının temel taşlarının doğa ile ilişkili olduğunu da söyledi. 

    Hızır ayı ile birlikte dağıtılan lokmaların içerisinde yaygın olarak ‘Kavut’ yer alıyor. Alevi toplumunda haşlanmış buğdayın kurutularak ve daha sonra da kavrularak un haline dönüşmüş şekline ‘Kavut’ ismi veriliyor. Hazırlanan kavutlar, içinde bulunduğumuz ayda Hızır’a, insanlara ya da doğaya sunuluyor.

    Kavutun Alevi inancında nasıl bir karşılığı olduğunu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ayvalık Şube Başkanı Ağuçan Ocağı evladı Pir Vedat Tekten’e sorduk.

    Hızır ayı sebebiyle lokma edilen ‘Kavut’un’ tarihçesine dair Tekten, şunları anlattı:

    “Hızır ayında Hızır’ın evlerimizi ziyaret ettiği, bazı zamanlarda göründüğü, bazı zamanlarda da işaret bıraktığı inancı vardır. Hızır’ın hangi donda, bize nasıl gelip görüneceğini bilemeyiz. Çünkü Hızır’ın 1001 donu vardır.

    İnancımız gereği eskiden eve bakan taşların ya da eşiklerin üzerine kavut, un haline dönüştürülüp dökülürdü. Hızır’ın oraya el ya da ayak izini bırakacağına inanarak böyle bir şey yapılırdı. Ayrıca lokmalar doğaya da bırakılırdı. Yani lokma yapıp da ‘haydi bir masa etrafında toplanalım’ değil. Onu pay edelim, komşuya da dağıtalım anlayışı vardı.

    ‘Dağa, taşa, kurdun, kuşun hakkı’ diye doğaya da lokmalar bırakılırdı. Ziyaret ettiğimiz kutsal noktalara da lokmalar bırakılırdı. Tabi onların da yanına bir tepsi içerisinde kavut da bırakılırdı. Çünkü o lokmaya Hızır’ın uğrayıp uğramadığını ertesi gün anlamak adına böyle bir eylem yapılmaktaydı.”

    DOĞADAN İNSANA, İNSANDAN DİĞER CANLILARA…

    Tekten, kavutun doğadan gelip hem insanların hem de başka canlıların faydalanabildiği bir gıda olduğu için tercih edildiğini ifade ederek Alevi inancının temel taşlarının doğa ile ilişkili olduğunu da söyledi.

    Tekten, sözlerine şöyle devam etti:

    “Hızır, 21 Aralık’ta Gaxan ile başlayan bir süreçtir. Bu dönem bizler için aynı zamanda Görgü Cemlerimizin yapıldığı, pir önünde dara çekildiğimiz, sorgudan geçtiğimiz günlerdir. Kavut ile lokmaların dağıtıldığı ritüeller Anadolu Aleviliğinin köydeki yaşamında yer alıyordu. Ama bugün Dersim, Koçgiri, yani merkez Alevilik diye sayabileceğimiz o topraklarda aynı şekilde devam ettiriliyor. Fakat şehirlerde bu imkândan uzağız. Yine de şehirlerde de olunsa her Alevi, inancı doğrultusunda bugünleri yaşamakta. Kısacası; kavut, lokma bir tür şükran gösterisidir. doğaya verdikleri ile ilgili bir tür şükür etme geleneğidir.”

    “HIZIR’IN KURBANI KANSIZ OLMALI”

    Tekten’in işaret ettiği bir diğer konu ise Hızır ayında tığlanan kurban geleneği oldu. Tekten, “İnancımız gereği Hızır’ın kurbanı kansız olmalıdır” diyerek “Elma, meyve ya da kömbe gibi geleneğimizde var olan lokmalar tercih edilmeli. Bunların pay edileceği zaman, yoksulun gözetildiği, var olanın varını pay ettiği, görgüden geçirildiği günlerdir. Alevi toplumunun en kutsal ayı Hızır’dır” ifadelerini kullandı.

    “ELMANIN KIZILI YA DA YEŞİLİ İLE İŞİMİZ YOKTUR”

    Tekten, ‘Elma’ imgesine de değindi. Alevilerde elmanın kutsal sayıldığını söyleyen Tekten’in aktarımı şöyle:

    “Alevilerde kutsal sayılan bir yiyecektir elma. Çünkü bir tür kurbandır. Çeşitli söylemlerde, inancımızda yer almıştır. Muhammed’i inanışlar bunu, Hz. Hasan’a, Hz Hüseyin’e bağlayan görüşler de vardır. Fakat elma sadece bizde değil bütün kadim topluluklarda kutsanmıştır. Örneğin İslam’da Havva ya da Adem’e elma yedirilmiştir. O manası ile biraz sulandırma gayreti yapılmıştır. Mesela Avrupa’nın dağlık topluluklarında da elma kutsaldır.

    ‘Kızıl Elma’ imgesi ise daha çok Orta Asya coğrafyasında Şamanizm ile birlikte başlamıştır. Tabi bizlerin, elmanın kızılı ya da yeşili ile çok fazla işimiz yoktur. Ama elma kutsaldır. Cemlerde 12 pay yapılarak taliplere pirin elinden verilir. Yani biz, elmayı kurban olarak görürüz.”

    Eren GÜVEN/ANKARA