Etiket: pirha alevi

  • Alevi Başkanlar Meclis’teydi: Kırmızı çizgilerimizi grup başkanvekillerine ilettik

    Alevi Başkanlar Meclis’teydi: Kırmızı çizgilerimizi grup başkanvekillerine ilettik

    PİRHA – Alevi kurumlarının genel başkanları cemevleri ile ilgili yasa değişikliği teklifi görüşmeleri öncesinde TBMM’de grubu bulunan CHP, HDP, AKP ve İYİ Parti grup başkanlarını ziyaret ettiler. Ziyaretin ardından ortak yazılı bir açıklama yapan 7 Alevi çatı örgütü, partilerin grup başkanvekillerine eşit yurttaşlık ve cemevlerinin ibadet olarak kabul edilmesi talebini ilettiklerini duyurdu. 
    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ercan Geçmez, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı İsmet Kurt, CHP, HDP, AKP ve İYİ Parti grup başkanlarını ziyaret ettiler.
    Alevi başkanlar, partilerin grup başkanlarından Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçip Meclis Genel Kurulu’na gelen cemevleri ile ilgili yasa tasarısının geri çekilmesini isteyerek, Meclis’te bulunan siyasi partilerin üyelerinden oluşacak yeni bir komisyon tarafından düzeltilmiş müstakil bir yasa olarak hazırlanması gerektiğini kaydettiler.

    Meclis’teki görüşmelerin ardından, Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Vakıfları Federasyonu, Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Kültür Dernekleri ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ortak yazılı bir açıklama yaparak, torba yasa tasarısının derhal geri çekilmesini siyasi partilerin grup başkanvekillerine ilettiklerini duyurdular.

    “EŞİT YURTTAŞLIK VE CEMEVLERİ TALEBİMİZİ İLETTİK”

    Açıklama şöyle:

    “TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda ele alınıp kabul edilen, “vergi usul kanununda ve bazı kanunlarda değişiklik” yapılmasını içeren torba yasaya itirazımızı her platformda ifade etmeyi sürdürüyoruz. Alevi Kurum temsilcileri olarak önce Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapmış olduğumuz itirazları bugün de Mecliste grubu bulunan siyasi partilerin grup başkanvekilleri ile görüşerek “Eşit Yurttaşlık” ve başta cemevlerimizin ibadethane olarak kabul edilmesi taleplerimizi ilettik. Bu doğrultuda tasarının meclis genel kurulu gündeminden derhal geri çekilmesini ve Alevi kurum temsilcileri ve inanç önderlerimizden oluşan bir komisyonda yeniden ele alınıp, müstakil bir yasa olarak yeniden düzenlenmesini istedik. Kırmızı çizgilerimizi bizzat grup başkanvekillerine ileterek, aksi taktirde meşru ve demokratik itiraz hakkımızı her platformda ve her şekilde ortaya koyacağımızın bilinmesinin özellikle altını çizdik.
    Beklentimiz Aleviliği yeniden tanımlayan ve sınırlarını belirleyen, esasında bir inancın inkarına dönük bu torba yasanın bir an önce gündemden çıkarılmasıdır.
    Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

    PİRHA/ANKARA 

     

     

  • Karacaahmet Şifa Cemevi Başkanı koronavirüsten Hakk’a yürüdü

    Karacaahmet Şifa Cemevi Başkanı koronavirüsten Hakk’a yürüdü

    PİRHA-Tuzla’da bulunan Karacaahmet Şifa Cemevinin Başkanı Gülendam Şen, yakalandığı koronavirüs nedeniyle Hakk’a yürüdü. 

    İstanbul Tuzla’da bulunan Karacaahmet Şifa Cemevinin Başkanı Gülendam Şen, yakalandığı koronavirüs nedeniyle Hakk’a yürüdü.

    Şen, 25 gündür Tuzla Devlet Hastanesi’nde yaşam mücadelesi veriyordu.

    Sosyal medyada üzüntülerini dile getiren Aleviler, Gülendam Şen’in, Alevi inançına özünden bağlı, zor şartlarda Tuzla Şifa Mahallesinde cemevi yapılmasına öncülük eden isimlerden biri olduğunu vurguladılar.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • PSAKD Malatya Şube Başkanı ve üyeleri serbest bırakıldı-VİDEO

    PSAKD Malatya Şube Başkanı ve üyeleri serbest bırakıldı-VİDEO

    PİRHA- Malatya’da yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan PSAKD Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş ve dernek üyeleri çıkartıldıkları mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar.

    Malatya’da 9 Temmuz Salı günü sabah erken saatlerde yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş eşi İbrahim Ulutaş ve dernek üyesi Hasan Kaya bu sabah saat:9:30 sıralarında Malatya Adliyesi’ne götürülerek savcılık ifadeleri alındıktan sonra savcı şartlı tahliye kararı istemiyle 2’nci Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti. Burada alınan ifadelerinin ardından Latife Ulutaş eşi İbrahim Ulutaş ve Hasan Kaya adli kontrol şartı ile tahliye edildiler.

    Adliye çıkışında tahliye olan PSAKD Malatya Şubesi Başkanı Latife Ulutaş’ı ve dernek üyelerini, PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ve beraberindekiler alkışlar eşliğinde karşıladı.

    Mehmet YALMAN/ MALATYA

  • PSAKD Malatya Şube Başkanı ve üyeler adliyeye sevk edildi

    PSAKD Malatya Şube Başkanı ve üyeler adliyeye sevk edildi

    PİRHA- Malatya’da dün yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan PSAKD Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş ve dernek üyeleri Malatya Adliyesi’ne sevk edildiler. Yarın savcılıkta ifade vermeleri bekleniyor. 

    Malatya’da dün sabah erken saatlerde yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan ve Malatya Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Latife Ulutaş ve dernek üyesi 3 kişi emniyet müdürlüğünde alınan ifadelerinin ardından Malatya Adliyesi’ne sevk edildi.

    Adliyeye sevk edilen PSAKD Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş ve dernek üyeleri için açıklama yapan Şube Sekreteri Hatice Zengin, “Malatya Adliyesi’nde 11 Temmuz günü saat: 09:30 canlarımızın savcılıkta ifadeleri alınacak. Tüm duyarlı canları ve dost kurumları Malatya Adliyesi’nde olmalarını, arkadaşlarımıza sahip çıkmalarını ve destek sunmalarını bekliyoruz” dedi.

    MALATYA/PİRHA 

     

  • Alevilerden büyük kazanım; Seyyid Ali Sultan Dergahı resmi kimliğine kavuştu

    Alevilerden büyük kazanım; Seyyid Ali Sultan Dergahı resmi kimliğine kavuştu

    PİRHA- Seyit Ali Sultan Dergahı’nın resmi kimlik kazanması için Yunanistan Eğitim, Araştırma ve Dinişleri Bakanlığı’ndan gerekli izinler alındı. Böylece, Seyit Ali Sultan Dergahı tüzel kişiliğine kavuşmuş oldu. 

    Seyyid Ali Sultan Dergahı Koruma Heyeti’nin 27 Mart 2018 tarihinde yapmış olduğu talebe Yunanistan Eğitim, Araştırma ve Dinişleri Bakanlığı yanıt verdi.

    Bakanlık Seyyid Ali Sultan Dergahı Koruma Heyeti’nin taleplerini dikkate alarak “Evros ilinin Sofulu (Soufli) Belediyesi’ne bağlı Ruşenler (Roussa) köyünde bulunan Alevilere ait ibadet mekânlarında Ruşenler Tekkesi ve Seyyid Ali Sultan Tekkesi adıyla  “Dede” olarak görev yapan Mehmet İsmailoğlu öncülüğünde aşağıda belirtilen beş dini etkinliğin gerçekleştirilmesini onayladı.”

    Yapılmasına izin verilen dini etkinlikler ve tarihleri ise şöyle sıralandı:

    – 14 Mart, Mart Kurbanı

    – 9 Ağustos, Yala Bayramı

    – 8 Ekim, Sultan Kurbanı

    – 17 Aralık, On İkiler Kurbanı

    – 20 Eylül, Aşure Kurbanı (bu etkinliğin tarihi değişebiliyor)

    Etkinliğin güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesinden, hijyen kurallarına dikkat edilmesinden, tehlike durumunda Tekke’nin güvenli bir şekilde boşaltılmasından ise Seyyid Ali Sultan Dergahı Koruma Heyeti sorumlu kılındı.

    Açıklamada ayrıca “Bu geçici izin hiçbir şekilde ibadethane kurulması ve işletilmesi ruhsatı teşkil etmemektedir ve sadece Ruşanlar Tekkesi’nde dinî ibadetlerin yerine getirilmesi ve yukarıda belirtilen tarihlerde Alevilerin dinî ihtiyaçlarının karşılanması için verilmiştir” denildi.

    Dinişleri Genel Sekreteri Yorgos Kalancis’in imzasını taşıyan kararda “bu iznin geçerliliğinin 1 yıl olduğu” belirtildi. (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Sanatçı Tolga Sağ: TRT’de yasaklıyım, ciddi psikolojik baskı var-VİDEO

    Sanatçı Tolga Sağ: TRT’de yasaklıyım, ciddi psikolojik baskı var-VİDEO

    PİRHA- Sanatçı Tolga Sağ, son dönemlerde yaşanan siyasi baskılara ve MESAM’daki tartışmalara ilişkin konuştu. Sağ, Türkiye’de bir karşıtlık yaratılmaya çalışıldığını vurguladı.

    Haberin Videosu

    Sanatçı Tolga Sağ ile geçtiğimiz günlerde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Şubesi’nde gerçekleşen Hızır Cemi öncesi sohbet ettik. Türkiye’deki son dönemlerde yaşanan güncel gelişmelere ilişkin PİRHA’ya konuşan Sağ, OHAL’den toplum ne kadar etkileniyorsa kendilerinin de o kadar etkilendiğini söyledi.

    Referandum öncesi çekilen ‘Hayır’ klibi gerekçe gösterilerek TRT’de kendisine yasak konulduğunu söyleyen Sağ, “Vergi ödediğim katkı sunduğum bir kurumun içinde kendimi ifade edemiyor olmak ciddi bir baskı” dedi.

    ‘Barış’ kelimesinin son dönemlerde suç unsuru olmasına değinen Sağ, Türkiye’de karşıtlıktan beslenen bir iktidar ve bir yönetim biçiminin olduğunu söyledi. Şimdi ise barışı karşıt bir söylem olarak kendi savaş koşullarına kılıf hazırlamaya çalıştıklarını vurguladı.

    Orhan Gencebay’ın “MESAM’ı Aleviler ele geçirdi” sözleri ile başlayan tartışmalara da değinen Sağ, burada da karşıtlık söyleminin meslek birliğinin içine taşındığına dikkat çekti. Sağ, “Oradaki yönetim kurulu üyeliğine seçilen arkadaşlarımızda da Aleviler de var. Ve o Aleviler üzerine onların seçilememesi için yapılan birebir siyaset var” ifadelerini kullandı.

    “TOPLUM NE KADAR BASKI ALTINDAYSA BİZ DE..”

    Sanatçı Tolga Sağ, sanatçıların meslekleri itibariyle bir nebze de olsa toplumun aynası olma görevini üstlendiklerini söyledi. OHAL’den de toplum ne kadar etkileniyorsa kendilerinin de o kadar etkilendiklerini ifade eden Sağ, “Sonuçta biz toplumdan aldığımızı toplumla paylaşıyoruz. Kültürü inancı neyse. Hangi müziği yapıyorsak. Her müzik toplumun köklerinden bize ulaşıyor. Biz onları tekrar yorumlayıp tekrar kendi müzikal kimliğimize büründürüp tekrar aynı toplumla paylaşıyoruz. Ve bu toplum OHAL’den ne kadar etkileniyorsa sanatçılarda o kadar etkileniyor. Çünkü birlikte paylaşıyoruz hayatımızı, dünya görüşümüzü. O yüzden ülkedeki insanlar mutsuzsa bizim yaptığımız müziğe de yansıyor. Çünkü müzik motivasyon işi. Bizim o anki düşüncemiz ile duygusal motivasyonumuzla çok ilintili. Çok doğaldır ki bizim de yaşamdaki zorluklar ve bu kısıtlamalar yaptığımız mesleğe yansıyor. Ve toplumun ne kadar baskı altında olduğunu hissediyoruz” dedi.

    “15 YILDIR KENDİ İNSANLARIM İLE BULUŞUYORUM”

    Sağ, 15 senedir kendi insanıyla buluştuğunu bundan dolayı da yoğun bir baskı hissetmediğini şu sözlerle ifade etti:

    “Kendimi özgür hissetmediğim olmadı. Çünkü son 15 senedir zaten kendi insanlarım ile buluştuğum etkinliklerde yer alıyorum. Şöyle bir durumum olsa belediye etkinliklerinde, konserler veren bir sanatçı olsam veya devlet imkanlarını kullanan onların kanallarında programlar yapan ya da oralara katılan, valiliklerin özel etkinliklerinde sahne alan birisi olsam o zaman baskı altında hissederdim. Ben zaten o baskıyı hissedeceğim ortamda değilim. Ben yine kendi insanlarım ile kendi kültür ve inanç birlikteliğim ile programların içinde olduğum için benim üzerimde öyle bir baskı yok.”

    “TRT’DE YASAKLI OLMAK BİR BASKI”

    TRT’de referandum öncesi çekilen ‘Hayır’ klibinde adı geçtiği için yasaklı olan Tolga Sağ, “Baskı diyorsan TRT’de yasaklıyım ben şu an. Yani bu kadar insani, yaşamanın en doğal haklarından birini uyguladım diye şu an benim de vergi ödediğim -içinde olmak olmamak isteyip istememekten bağımsız olarak- o kurumun her santimetrekaresinde benim de katkım var. Ve ben o katkı sunduğum kurumun içinde kendimi ifade edemiyorum. Bu ciddi bir baskı psikolojik olarak. Yoksa ben TRT’ye çıksam ne çıkmasam ne? Mesele bu değil. Sonuçta ben kendimi ifade edebilen biriyim. İsteyip de çıkamamak. Bunlar gerekçe gösterilerek çıkmamın engellenmesi. İşte bu baskı burada başlıyor işte” ifadelerini kullandı.

    “BU KOMEDİ BİR TEK TÜRKİYE’DE OYNANIYOR”

    Türkiye’de şimdilerde ‘Barış’ kelimesinin suç unsuru olarak sayılmasına da tepki gösteren Sanatçı Tolga Sağ, “Herhalde bu komedi bir tek Türkiye’de oynanıyor” dedi.

    Dünyanın hiçbir yerinde en gerici ülkede bile barışın bir suç unsuru sayılamayacağını söyledi.

    “SAVAŞA KILIF OLARAK BARIŞ KARŞITLIĞI YAPILIYOR”

    Sağ sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Burada o kadar insanları ayrıştırarak bir politik varlık yarattılar ki yıllardır ve bunu farkındalar. Barış diyeni de ötekileştirerek hani ‘Afrin’e savaşa gidelim’ diyenin karşısında barış diyeni bir karşıt olarak sunmaya çalışmak. Ve oradan faydalanmak. Yoksa ‘Afrin’e gidelim’ diyen adam da barıştan yana olabilir. Yani Afrin’e gitmeyi kendince geçerli bir bahaneyle ‘evet gitmeliyiz’ diyen bir mantık da yine barışı istemeli. Çünkü dünyada herkes barışı istemeli. Savaşın kime neye neden yarar sağlar. Bunu oturup bir düşünse insanlar barış demenin neresinin suç olacağını zaten kavrayacaklar. Ama Türkiye’de o karşıtlıktan beslenen bir iktidar ve bir yönetim biçimi var. Bunun altının çok dolu olması çok mantıklı olması gerekmiyor. En mantıksız lafının arkasına taraftar toplayabiliyor ve bir karşıtlık yaratıyor. Bu yıllardır deneyip sahneleyip karşılığını aldıkları bir formül. Ve bence bu formülün peşinden gidiyorlar. Bugün de barışı bir karşıt söylem olarak kendi savaş koşullarına bir kılıf hazırlıyorlar.”

    Sağ, sanatçının tüm bunlara karşı toplumun duyarlılıklarını yanında durabilmesi gerektiğini kaydetti.

    MESAM’DAKİ ‘ALEVİ’ TARTIŞMASI

    Tolga Sağ, ayrıca geçtiğimiz haftalarda gündeme gelen ve tartışma yaratan Orhan Gencebay’ın, “Musiki Eser Sahipleri Meslek Birliği MESAM’ı Alevi mezhebiyetinin ve sol zihniyetin hâkimiyeti var. Kendilerinin dışında hiçbir inanca, mezhebe, siyasi görüşe hayat hakkı tanımıyorlar. MESAM Aleviler tarafından ele geçirilmiştir” iddialarına da yanıt verdi.

    Sağ, “80-100 arası çalışanı var. Bunun 10 tanesi Aleviymiş. Yani yüzde 10. Kimse demiyor ki burayı Sünniler bastı. Kimse bunu sorgulamıyor. Bir de MESAM’ın genel kuruluna daha çok halk müziğine gönül vermiş üyeler katılıyor. 11 tane yönetim kurulu üyesi var bunun büyük ağırlığı halk müzikçi oluyor. Ama çoğunlukla özellikle son 10-15 yıldır halk müziği ile uğraşan sanatçıların oransal olarak çok ciddi bir çoğunluğu Alevi” ifadelerini kullandı.

    “KARŞITLIKTAN BESLENMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    İktidarın yaratmak istediği karşıtlık söylemini meslek birliğinin içine taşındığına dikkat çeken Sağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Burada belki de başka bir el olarak karıştırmak için müdahale ediyordur. Burada da belki Orhan baba o ele hizmet ediyordur. O karşıtlıktan beslenmeye çalışıyorlar. Yani Alevi olmayanları belki bir gruplaşmaya hizmet etmeye çalışıyorlar. Belki kendileri seçilebilsin diye orada bir şey yaratmaya çalışıyorlar. Oradaki yönetim kurulu üyeliğine seçilen arkadaşlarımızda da Aleviler de var. Ve o Aleviler üzerine onların seçilememesi için yapılan birebir siyaset var. Ve bu iki üç arkadaşın seçilememesi için karşıtlık yaratmaya çalışıyorlar.”

    Sevim KAHRAMAN/İsmet SEFER

    İSTANBUL