PİRHA-PİRHA Mersin Muhabiri Diren Keser’in tutuklanmasına tepki göstermek için PİRHA ve CAN TV’deki çalışma arkadaşları basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Halkın haber alma hakkını savunan, doğru bilgi vermeyi ilke edinen bizler, devletin ve iktidarın hedef tahtasında her daim bulunur vaziyetteyiz. Meslektaşımız ve mesai arkadaşımız Diren Keser’e verilen ceza da esasında özgür basına, doğru habere, muhalefetin sözüne, habercilik kimliğine verilmiş bir cezadır” denildi.
Pir Haber Ajansı(PİRHA) Mersin Muhabiri Diren Keser, kesinleşen hapis cezasının onanmasının ardından 27 Şubat’ta evinden ters kelepçeyle gözaltına alınıp tutuklanarak Tarsus Cezaevi’ne gönderildi.
2015 yılında sanal medya platformu olan Facebook’ta haber paylaşımları gerekçe gösterilen Keser hakkında, 2017 yılında “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla Mersin 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dava açıldı. Aynı yıl görülen davada Keser’e mahkeme heyeti, 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezası verdi.
Diren Keser’in tutuklanmasına tepki göstermek için PİRHA ve CAN TV’deki çalışma arkadaşları DİSK Basın İş binasında basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını CAN TV emekçisi Dilan Morsümbül okudu.
“DİREN KESER YALNIZ DEĞİLDİR”
İfade özgürlüğünün demokratik bir toplumun en önemli gereği olduğunu ifade eden Dilan Morsümbül, “Yıllardır basın emekçiliği yapan arkadaşımız PİRHA Mersin Muhabiri Diren Keser, daha önceki yıllarda hakkında açılan dava sonucu aldığı ceza nedeniyle herhangi bir bildirim yapılmadan kendi evinde gözaltına alınarak Tarsus Kampüs Cezaevi’ne götürüldü. Siyasal, sosyal ve hukuksal alanda büyük bir krizin yaşandığı günümüzde iktidar, bu krizin çözümüne yardımcı olmak ve nefes alma kanallarını açmak yerine, yargı eliyle, eşitlik, özgürlük, adalet ve barış isteyen, bu konuda hak mücadelesi veren bütün kesimleri susturmaya ve cezalandırmaya çalışılıyor. Bunun en yoğun halini yaşayan kesimlerden bir tanesi de basın emekçileri” dedi.
Morsümbül, Diren Keser’in tutuklanmasının bir zulüm olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Halkın haber alma hakkını savunan, doğru bilgi vermeyi ilke edinen bizler, devletin ve iktidarın hedef tahtasında her daim bulunur vaziyetteyiz. Meslektaşımız ve mesai arkadaşımız Diren Keser’e verilen ceza da esasında özgür basına, doğru habere, muhalefetin sözüne, habercilik kimliğine verilmiş bir cezadır. Çarşamba gecesi, 2bildirim yapılmadan yakalama işlemi yapılmasının dürüst işlem ilkesine aykırı olduğunun’ avukatlar aracığı ile belirtilmesine rağmen, hiçbir ilke tanınmadan, bildirimsiz yakalama işlemi yapılan Diren Keser yalnız değildir! Cezaevine girecek bir insana, en azından hazırlık ve ailesinin temel ihtiyaçlarını gidermesi için birkaç gün müsaade tanımadan apar topar alıp cezaevine göndermek, kelimenin tek anlamıyla zulümdür. Öte yandan arkadaşımızın, sosyal medya haberciliği sebebi ile cezanın alt sınırının çok üstünde bir hüküm ile karşı karşıya bırakılması ile birlikte düşündüğümüzde; verilen bu karar ve bunun uygulanma şekli adil değildir, vicdani değildir, insani değildir.”
“DİREN KESER, EN AĞIR ŞEKİLDE YARGILANDI”
Adli vakaların cezasız kaldığı ancak düşüncelerini söyleyenlerin ağır cezalar aldığı bir süreçten geçtiklerini belirten CAN TV Yayın Kurulu Üyesi Çilem Küçükkeleş, “10 yıl önce sosyal medyada paylaştığı haberler yüzünden bugün Tarsus Cezaevi’nde. Diren Keser en ağır şekilde yargılandı çünkü hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından faydalanamasın diye 2 yılın üzerinde ceza verildi. Diren Keser Alevilerden, mazlumdan yana haber yapan bir arkadaşımız” diye ifade etti.
“BASININ ÖZGÜR OLMASI, TOPLUMUN ÖZGÜR OLMASIDIR”
Gazeteci olmanın Türkiye’de bir suç olduğunu ifade eden Gazeteci Veli Haydar Güleç, “Türkiye devleti işlediği suçların ortaya çıkmaması için en çok baskıyı gazeteciler üzerinde sürdürmektedir. Normalde bu cezanın yatılmaması gerekiyor çünkü 3 yılın altındaki cezalarda infaz kanunu söz konusu. Ne Diren Keser’i ne de diğer gazetecileri bu cezalarla yıldıramayacaklar. Basının özgür olması aslında toplumun özgür olmasıdır” diye belirtti.
“HALKIN HABER ALMA HAKKINA SAHİP ÇIKMASI GEREKİYOR”
Gazetecilerin hakikati topluma ulaştırmak için mesleklerini icra ettiklerini söyleyen Disk Basın İş Genel Sekreteri Tolga Balcı, “Anayasadaki çift başlılık durumu en çok gazetecileri etkiliyor ve halkın haber alma hakkının önündeki en büyük engellerden birisi haline geliyor. Bu sorun sadece gazetecilerin çözebileceği bir şey değil aynı zamanda halkın haber alma hakkına sahip çıkması gerekiyor” dedi.
“DİREN KESER’İN TUTUKLANMASI DEVLETİN ALEVİLERE YÖNELİMİNİN BİR PARÇASI”
Diren Keser’in haksız ve hukuksuz bir şekilde yargılanıp tutuklanmasına tepki göstererek sözlerine başlayan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Diren Keser hem özgür basın hem de Alevi basınının bir çalışanıydı. Türkiye devleti gören göze, düşünen zihne ve vicdanen hareket eden her cana düşman. Diren Keser’in tutuklanmasının devletin Alevilere yöneliminin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerekiyor” diye konuştu.
Basın açıklaması ‘Özgür basın susturulamaz’ sloganlarıyla sona erdi.
PİRHA- Pir Haber Ajansı (PİRHA), 5. yılını geride bıraktı. Aradan geçen bu süreçte değerli haberlere imza atan ve Alevi topluma ait bir haber ajansı olması açısından bir ilk niteliği taşıyan Pir Haber Ajansı emekçileri 5. yılını kutladı.
Aradan geçen 5 yıl içerisinde Alevilerin haber ajansı olarak sahneye çıkan, birçok önemli habere imza atan, tüm ezilenlerin seslerini duyurmayı başaran, kamuoyunun özgür ve doğru haber alma hakkını ve meslek onurunu korumayı sürdüren ajansımız 5. yılını kutluyor.
OHAL şartlarında kurulan, fikir ve gücünü özgür basın geleneğinden alan Pir Haber Ajansı, tüm baskı ve engellere rağmen 5. yılını geride bıraktı. 5 yıl içinde gerçeklerin karanlıkta kalmaması için sürekli doğruları yazdı ve toplumun sesi olmaya çalıştı.
Alevi toplumuna ait bir haber ajansı olması açısından bir ilk niteliği taşıyan Pir Haber Ajansı (PİRHA) Alevilerin inanç dünyasından günlük yaşamına, maruz kaldıkları hak ihlallerine kadar tüm süreklerin sesi olmaya devam ediyor.
PİRHA bu anlamda, ülkenin dört bir yanında devam eden ev işaretlemeleri, zorunlu din dersleri, eğitimde ihlaller, cemevlerinin elektriklerinin kesilmesi, cemevlerine önünde korsan hoparlörlerle ezan okunması, köylere cami dayatması, hizmet verilmemesi, gözaltı ve tutuklamalar, nefret söylemleri, cenazelere saldırı, mezar yerlerinin tahrip edilmesi, HES-JES projeleri, yaşam alanlarının yasaklı bölge ilan edilmesi, festivallerin yasaklanması ve orman yangınları şeklinde kendini hissettiren Alevilere yönelik hak ihlallerini yılmadan ekranlara taşıdı.
Alevi toplumunun sesi olma yolunda hızla ilerleyen PİRHA, internet üzerinden yayın yapmaya 2016’nın Kasım ayında başladı. Kısıtlı koşullara rağmen oluşturduğu muhabir ağıyla görülmeyen, verilmeyen haberlere imzasını attı, atmaya devam ediyor.
“PİRHA, ALEVİ TOPLUMUN KENDİSİNİ İFADE ETME ALANI OLDU”
Pir Haber Ajansı (PİRHA) Haber Müdürü Turabi KİŞİN:
“Pir Haber Ajansı yayın hayatına başladığından bugüne 5. yılını geride bıraktı. Her şeyden önce bu alanda emeği olan arkadaşların emeğine sağlık. PİRHA’nın hangi koşullarda yayın hayatına başladığına iyi bakmak gerekiyor. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra AKP hükümeti mevcut durumu, ‘Allah’ın bir lütfu’ olarak değerlendirerek, ne kadar muhalif gazete, televizyon, ajans varsa hepsini kapattı. Kanun Hükmünde Kararnameler ile çeşitli biçimlerde sadece kendisine ait havuz medyasını ayakta bıraktı.
Elbette kapatılan gazete, televizyon ve ajanstan arkadaşlar çeşitli mecralarda bir şekilde toplumun sesi olmaya çalıştılar. Pir Haber Ajansı olarak böylesi koşullarda elimizde ne ciddi bir teknik ne de imkan vardı. Bir grup arkadaş bir araya geldik ve elimizdeki kısıtlı imkanlarla başladık. PİRHA inanç merkezli bir ajans. Alevi toplumunun kendisini ifade edebileceği, demokratik toplum olma yolunda sözünü söyleme, ülkenin demokratikleşmesi, mevcut tekçi devlet zihniyetinden çıkıp çoğulculuğu esas alan ve farklıların kendisini bir arada yaşatacağı arayışında olan Alevi toplumunun kendisini ifade etme alanı oldu PİRHA.
Elbette bir alt yapımız vardı ve özgür basın geleneği üzerine şekillendik. Tabi ki sadece Alevi toplumunun sesi olma yolunda bir çabamız yok. Dışlanan dezavantajlı tüm toplumsal kesimler, sömürüden-iktidardan uzak olan ve varolan çıkar merkezlerinden zarar gören bütün toplumsal kesimler kendilerini bu ajansta ifade edebilmelidir noktasında bir yayıncılık ilkesini esas aldık. Elbette eksiklerimiz oldu, olacaktır da. Dostlarımızdan, okuyucularımızdan bizimle birlikte bu ajansı büyütmelerini bekliyoruz. Çalışan arkadaşlarımızın dışında gönüllü olarak destek olan çok sayıda dostlarımıza teşekkür ediyoruz.”
“ALEVİLERİN SORUNLARI, HAK VE TALEPLERİNİ DİLE GETİRME NOKTASINDA ÖNEMLİ BİR YOL ALINDI”
Pir Haber Ajansı (PİRHA) Yöneticisi Veli Haydar GÜLEÇ:
“2016 yılı 15 Temmuz’undan sonra Türkiye yeni bir sürece girdi. Bir taraftan OHAL ilan edilirken diğer taraftan Kanun Hükmünde Kararnameler ile muhalif olan kesimlere ciddi bir operasyon başladı. TV10, o sürecin önemli televizyon ve görsel medyalarından biriydi. Alevi toplumunda ciddi bir karşılığı oluşmuştu. Bir gün bizim de kapımız çalınarak kapımıza bir mühür vuruldu ve TV10’un kapatılması sağlandı. TV10 ile bir taraftan hukuk mücadelesi verirken diğer taraftan da sokaklarda hak arayışı mücadelesini sürdürüyorduk.
Susturulmuş toplumun sesi olmak için bir şeyler yapmanın çabası içerisindeydik. Ajans fikri o süreçte gündeme geldi, önemli tartışmalar yürüttük. Arkadaşlarımızla hem fikir olarak bu adımı attık. Bizleri zorlayan ekonomik koşullar ve baskılar devam etmekteydi. Taksim’de küçük bir yer tutarak ajansımızın faaliyetlerine başladık. Çok heyecanlı bir süreçti. PİRHA bu süreçte Aleviler, sosyalistler, emek çevresi, Kürtler içerisinde yani ötekileştirilen bütün kesimler içerisinde ciddi karşılık buldu. Ötekilerin sesi olmak önemliydi ve biz o sesin sahibi olmak istiyorduk. Muhabir ve haber kaynağımız çok sınırlıydı.
Kimsenin görmediği, görmek istemediği, vermediği haberleri verdik. En çokta Alevilerin yaşadığı sorunları, zorlukları, hak ihlallerini, hak ve taleplerini toplumla buluşturmak istiyorduk. Burada önemli oranda yolda alındı. Alevilerin taleplerinin hayata geçebilmesi, toplumsal anlamda karşılık bulabilmesi için Alevilerin görünür olması gerekiyordu. Biz de bunu görünür kılmaya çalıştık ve çalışıyoruz da. Toplumun demokratik reflekslerini, taleplerini görünür kılmak istiyorduk. Bugün yaşadığımız zorluklar bizlerin daha çok çalışmamızı gerektiriyor. Emeği olan arkadaşlarımızı kutluyorum.”
“ASİMİLASYON, HAK VE TALEPLER KONUSUNDA FARKINDALIK YARATTIK”
Pir Haber Ajansı (PİRHA) Haber Şefi Nilgün METE:
“2016 yılından beri birçok arkadaşımız ve Alevi toplumunun emeği ile PİRHA’yı bugüne taşıdık. Alevilerin sorunlarını dile getirecek bir mecra eksikliği vardı. Bizler, Alevi toplumunun sesi olmak için yola çıktık. Hem biz topluma hem de toplum bize katkı sundu. Alevilerin sorunları, asimilasyon politikaları, hak ve talepleri anlamında bir farkındalık yarattık diye düşünüyorum. Alevi toplumu zaman zaman hak ihlalleri haberleri, kültür-sanat haberleri ve ibadetleri ile ajansımızda yer buluyor. Kentlere göre köylere ulaşmakta zorluk çekiyoruz.
PİRHA’da olmaktan mutluyum. Alevi inancı içerisinde daha çok yoğrulmaya, inancımı daha çok tanımaya başladım. Bizler de piştik, öğrenmeye başladık. Bu da, PİRHA’nın Alevi toplumuna bir hizmetidir. Bu hizmette benim de bir payım varsa bundan çok mutlu oluyorum. Ajans, benim bir evim, bir parçam gibi oldu.”
“ALEVİLER, PİR HABER AJANSI İLE GÖRÜNÜR OLMAYA BAŞLADI”
Eski PİRHA çalışanı/CAN TV Haber Müdürü Elif SONZAMANCI:
“PİRHA kendi alanında bir ilki başararak Alevilerin tek haber ajansı oldu. Sadece seçim vesilesiyle veya belli başlı günlerde hatırlanan Aleviler TV10 vesilesi ile görünür oldular. TV10 kendi alanında bir ekol oldu. Aslında sadece bir televizyon değil Alevilerin buluşturucusu ve harekete geçiren misyon edindi. Bunlar da değerli ve kıymetliydi. Fakat KHK’ler ile muhalif basın kapatıldı.
Hep tartışılan, Alevilerin dünyasını yansıtan ve kendilerini bulabileceği bir ajans fikri konuşuluyordu. Bu fikir çok kısıtlı koşullarda pratiğe geçti. 5 yıldır da bu misyonunu sürdürmeye devam ediyor. Edindiği deneyimler önemliydi ve bu deneyimleri bir adım ötesine taşımayı başardı. Nitekim bugün iktidarın ötekileştirici dilinden etkilenen toplumların başında Aleviler de geliyor.
Türkiye’de muhalif basın olmak zor ve bir çok baskıyla karşılaşıyor. Pir Haber Ajansı da bunlardan biri. Fakat belli bir özelliğiyle ayrılıyor. Alevi dünyası, bir çok mecrada detaylı işlenen bir dünya değil. Alevi dünyası bugüne kadar hak ettiği gibi yansıtılamadı. Aleviler, Pir Haber Ajansı ile birlikte TV10 ve CAN TV ile bu mecrada görünür olmaya başladı. Umut ediyoruz ki; bu gelenek daha çok sürecek ve PİRHA’ dan daha çok haber alacağız.”
“EMEĞİNİZ HAK DEFTERİNE, TARİH DEFTERİNE, GÖNÜLLERE YAZILA”
CAN TV Genel Yayın Yönetmeni Zeynel GÜL:
“Konuşmayanların, konuşturulmayanların, öteki gösterilenlerin, sessizlerin sesi olmak için yola çıkan Pir Haber Ajansı’nın 5. yılını kutluyoruz. Ülkemiz tarihinin en zor koşullarında. Alevilerin, doğası için direnenlerin, haklarını arayanların, fabrikada çalışan işçilerin, hakları için direnen madencilerin yani kısacası ezilen tüm hakların yanında ve emeğini savunanların sesini duyurmak için en zor şartlarda çalışan arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. 5 yılın tarihini yazdılar ve geleceğe bir not yazdılar. Nice yaşlara. Emeğiniz hak defterine, tarih defterine, gönüllere yazıla. Hızır yar ve yoldaşınız ola.”
“HAKİKATLERİN ÜSTÜ ÖRTÜLEMEZ”
Pir Haber Ajansı PİRHA Dersim Muhabiri Cihan BERK: Kurulduğumuz günden beri başta Aleviler olmak üzere ezilen halkların, işçilerin, emekçilerin ve köylülerin sorunlarını dile getirmeye devam ettik ve bundan sonraki süreçte de baskılara rağmen bu sorunları dile getirmeye devam edeceğiz.
Pir Haber Ajansı PİRHA Ankara Muhabiri Melis CİDDİOĞLU: Pir Haber Ajansı, başka habercilikte 5. yılını geride bıraktı. Alevilerin ve ötekilerin sesi olma yolunda daha nice yıllara.
Pir Haber Ajansı PİRHA İstanbul Muhabiri Barış KOP: Gerçekler karanlıkta kalmasın, kısılmaya çalışılan sesler duyulsun diyerek çıktığı yolda Pir Haber Ajansı 5. yılını geride bıraktı. Birileri istediği kadar penguen belgeselleri yayınlasın, istedikleri kadar toz pembe bir tablo çizsin. Fakat öyle olmadığı aşikar. Halkın doğru haber alma hakkını savunanlar da var. Üzerimizdeki baskının farkındayız, fakat hakikatlerin üstü örtülemez, gazetecilikten de vazgeçilemez.
Pir Haber Ajansı PİRHA İzmir Muhabiri Ersin ÖZGÜL:
Ajans ilk kurulduğu dönemde gönüllü muhabir olarak başladığım PİRHA’nın 5. yılında halen İzmir muhabirliğini devam ettiriyorum. Uzun yıllar boyunca Alevi toplumunun kendisini ifade edeceği araçları hiç olmadı. Merkezi politikalar ekseninde basın ve görsel medya Alevi toplumuna kapalı tutuldu, tutuluyor da.
Doğal olarak Alevi toplumunun kültürü, inancı, yolu, doğası, toplumsal ilişkileri, direnişi ve acıları hem muhalif medyada hem de genel medyada hak ettiği değeri görmedi. Aleviler, hem kendi hak ve talepleri, hem de ülkenin genel sorunlarına yani demokrasi sorununa dahil olmada TV10 ile bir imkan ve olanak yakaladı. O süreçte bende TV10’un yakından takip ediyordum. Bu imkan OHAL süreci ile Alevilerin elinden alındı, birçok muhalif medya, gazete ve televizyon kapatıldı. Alevilerin sesine mühür vurulmaya çalışıldı.
Çeşitli kurum, Alevi örgütleri, ana, pir ve toplumla yapılan tartışmalar sonucunda PİRHA kuruldu. Sınırlı sayıda arkadaş ve imkanla yayın hayatına geçen PİRHA Alevi süreklerinin ve ülkedeki tüm farklılıkların gözü, kulağı olmayı başardı. Değerli bir sahiplenilmeye başardı. PİRHA, nefessiz bırakılarak boğulmak istenilen Alevilere nefes oldu.
Sistem toplumları belleksizleştirerek, görünmez kılmak istiyor. Belleksiz toplumlar da sürekli aynı acıları ve tarihsel dönemeçleri yaşamak ile yüz yüze kalıyor. Bu anlamda PİRHA’da toplumsal hafızayı diri tutan bir misyonun sahibi olarak deklanşörünü hakikate çevirdi.
Aradan geçen 5 yıl içerisinde Alevilerin haber ajansı olarak sahneye çıkan, birçok önemli habere imza atan, tüm ezilenlerin seslerini duyurmayı başaran, kamuoyunun özgür ve doğru haber alma hakkını ve meslek onurunu korumayı sürdüren ajansımız 5. yılını kutluyorum.