Etiket: pirja

  • Çekmeköy’de Şiirle Karşılaşmalar’ın üçüncüsünde Şair Gülten Akın ağırlandı-VİDEO

    Çekmeköy’de Şiirle Karşılaşmalar’ın üçüncüsünde Şair Gülten Akın ağırlandı-VİDEO

    PİRHA- Çekmeköy’de bir grup sanatçının, şairin öncülüğünde düzenlenen Şiirle Karşılaşmalar’ın üçüncüsünde Gülten Akın’dan şiirler okundu. 

    Medine Ayten Sarıbal, Gül Yağız, Haydar Yağız, Işın Coşkun, Abbas Karakaya’nın düzenlediği Şiirle Karşılaşmaların üçüncüsünde Şair-Yazar Gülten Akın ağırlandı. Gülten Akın’ın Kestim Kara Saçlarımı şiirinin ardından Kadın Olanın Türküsü, Şu Giden Atlıya Türkü, Savaşı Beklerken, Sardunya, Dereye İlahi, Büyü Eller İlahisi, Atın Türküsü, Ertuğrul Ağıdı okundu. Gültekin Tetik de gitarıyla okunan şiirlere eşlik etti.

    Çekmeköy’ün tanınmış simalarından şair, çocuk kitabı yazarı Mustafa Işık da programa bir şiirini okuyarak katıldı. Çekmeköy’ün bilinen bazı siyasi yüzleri, Boğaziçi Üniversitesinden iki akademisyen ve ABD’de yaşayan, Çekmeköylü tarihçi Ayfer Karakaya Stump da şiir akşamına katıldı.

    Etkinliğe katılan çocuklar da kendi yazdıkları şiirleri okuyarak geceye renk kattılar.

    Şiirle Karşılaşmalar Ekibi, 30 yıllık haksız mahpusluktan sonra 26 Kasım 2024’de 51 yaşında özgürlüğüne kavuşan Şair İlhan Sami Çolak’ı selamladı. Çolak’ın annesi Zeytun Çolak’ın 30 yıllık dirençli, mücadeleci duruşunun Gülten Akın’ın 1980’lerde, oğlunun uzun tutukluğu, müebbet ve idamla yargılanışı, uzayan hapislik ve yargı sürecindeki desteği ve direncine benzediğine dikkat çekildi.

    Şiir okuyanlara Gülten Akın’ın Kestim Kara Saçlarımı adlı kitabı hediye edildi. Şiirle Karşılaşmalar’ın müdavimlerine de aynı kitap hediye edilirken, şiir okuyan ikisi ilkokul, biri ortaokul öğrencisine de hikaye kitapları verildi.

    Öte yandan etkinlikte Çekmeköy Çamlık Mahallesi’nde inşaatı devam eden kültür merkezine, 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren Ata Önder Atabay ve Güney Doğan adlarının verilmesinin Çekmeköylülerin bir talebi olduğu ifade edildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İstanbul’da bir kadın evli olduğu erkek tarafından katledildi

    İstanbul’da bir kadın evli olduğu erkek tarafından katledildi

    PİRHA- Büyükçekmece’de Şinasi Çiçek, evli olduğu Ayşe Çiçek’i katletti.

    İstanbul’un Büyükçekmece ilçesinde Şinasi Çiçek (46), evli olduğu Ayşe Çiçek’i (47) ateşli silahla katletti. Fail daha sonra yaşamına son verdi.

    Çocuklarının okuldan alınmaması üzerine durumdan şüphelenen yakınları, polise haber verdi. Olay yerine gelen polis ve sağlık ekipleri Şinasi Çiçek ve Ayşe Çiçek’in cansız bedeniyle karşılaştı. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, Ayşe Çiçek’in bir çocuğunun olduğu belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hukuk Örgütleri: Kobane Davası’nda verilen cezalar siyasi bir kararın sonucudur-VİDEO

    Hukuk Örgütleri: Kobane Davası’nda verilen cezalar siyasi bir kararın sonucudur-VİDEO

    PİRHA – Hukuk örgütleri, Kobane Davası’nda verilen cezaları protesto etmek için Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde açıklama yaptı. AKP-MHP iktidarı tarafından Kürt halkının meşru ve demokratik taleplerini bastırmak için ısmarlama bir şekilde Kobane Kumpas Davası’nın açtırıldığını dile getiren hukukçular, verilen cezaların siyasi bir kararın sonucu olduğunu söyledi.

    Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Adalet İçin Hukukçular, Demokrasi İçin Hukukçular, Katılımcı Hukukçular, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar ile Toplum ve Hukuk Araştırmalar Vakfı (TOHAV) Kobane Davası’nda verilen kararı protesto etmek için Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde açıklama yaptı. Adliyenin bulunduğu alan açıklamadan saatler önce polis ablukasına alındı. Avukatlar, açıklama yapmak için adliye içinden meydana kadar slogan ve alkışlarla verilen cezaları protesto etti.

    Ortak basın metnini Avukat Ruken Kalın okudu.

    “YÜZLERCE YIL HAPİS CEZALARI VERİLDİ”

    Kalın, IŞİD’in Rojava’ya yönelik işgal saldırıları üzerine 6-8 Ekim 2014’te gerçekleşen protestolar gerekçe gösterilerek Halkların Demokratik Partisi önceki Eş Genel Başkanları, yöneticileri ve MYK üyelerinin de aralarında bulunduğu 108 kişinin yargılandığı “Kobane Kumpas Davası”nın 16.05.2024 tarihinde görülen duruşmasında HDP’li siyasetçilere yüzlerce yıl hapis cezaları verildiğini ve Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Ali Ürküt, Alp Altınörs, Aynur Aşan Dilek Yağlı, Bülent Parmaksız , Günay Kubilay, İsmail Şengül , Nazmi Gür ile Pervin Oduncu ‘nun tutukluluk halinin devamına karar verildiğini dile getirdi.

    “AİHM KARARLARI TANINMAMIŞTIR”

    Kalın’ın okuduğu basın metninin devamında şunlara yer verildi:

    “Kamu düzenine dair tüm yetki ve görev kuralları yok sayılarak özel yetkili bir görevlendirme ile siyasi iktidar tarafından oluşturulan Ankara merkezli bir mahkeme eliyle yürütülen yargılamada; hakkında yasa dışı örgüt üyesi olduğu isnadıyla açılan dava içeriğinden anlaşıldığı üzere siyasi iktidar ile bağlantısı olan mahkeme başkanı Bahtiyar Çolak’ın içerisinde bulunduğu mahkeme heyeti tarafından iddianame kabul edilmiş, yargılamanın devamında duruşma periyodları, yargılananların savunma yapma ve hazırlanmalarına olanak tanınmayacak şekilde düzenlenmiş, gizli tanıklar savunma avukatları olmaksızın ve tanığı sorgulama hakkı güvencesi tanınmaksızın dinlenmiş, savunma avukatlarına ve yargılananlara karşı yargılama süreci boyunca savunma hakkını engelleyici müdahaleler gerçekleştirilmiş, AİHM kararları tanınmamıştır. Sayısız hukuksuzluğun yaşandığı göstermelik yargılama sürecinde yargılama ilke ve esasları yerle bir edilmiş, düşman ceza hukuku anlayışıyla şekillenen davaya özel yeni bir usul yasası ihdas edilmiştir. HDP’li siyasetçiler hukuksuz yargılama süreci boyunca eşitlik, özgürlük, emek ve barış mücadelesiyle onurlu bir yaşamın mümkün kılınacağını büyük bir ısrarla savunmuşlardır. Ancak iddianamenin tekrarı olan ve hakikatten kopuk bir mütalaayla barış ve demokrasi mücadelesi yürüten siyasetçiler yüzlerce yıl hapis cezası ile cezalandırılmıştır.

    “VERİLEN CEZALAR SİYASİ BİR KARARIN SONUCUDUR”

    AKP-MHP iktidarı tarafından Kürt halkının meşru ve demokratik taleplerini bastırmak için ısmarlama bir şekilde açtırılan “Kobanê Kumpas Davası”nda verilen cezalar elbetteki siyasi bir kararın sonucudur. Siyasi iktidar “Kobanê Kumpas Davası” ile oluşturmak istediği tekçi rejimin adeta temelini atmaya çalışmaktadır. Cumhuriyet’in ilk yüzyılının başlangıcında Şark İstiklal Mahkeme’lerinde yapılan düzmece yargılamalarla Kürt halkına dayatılan inkar ve imha politikası, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının başlangıcında “Kobanê Kumpas Davası” ile devam ettirilmeye çalışılmaktadır.

    “BU KARANLIĞA KARŞI MÜCADELE EDECEĞİMİZİ HAYKIRIYORUZ”

    Kobane Kumpas Davası”nda verilen cezalar, aynı zamanda “Kobanê düştü düşecek” sevinci kursağında kalan siyasi iktidarın İŞİD barbarlığı ve karanlığına karşı özgürlük ve aydınlığı savunan Kobani direnişi ve etrafında şekillenen dayanışmaya yönelik bir intikam girişimidir. Bizler burada bulunan hukuk kurumları olarak İŞİD barbarlığı ve karanlığına karşı özgürlük ve aydınlığı savunmaya devam edeceğimizi, düşman ceza hukuku anlayışıyla şekillenen “Kobanê Kumpas Davası”nda sayısız hukuksuzluğun yaşandığı düzmece yargılama süreciyle verilen cezaları tanımadığımızı ve bu düzmece dava ile Kürt halkına yönelik bir yüzyıl daha yaşatılmak istenen inkar ve imha politikalarını kabul etmediğimizi ve bu karanlığa karşı mücadele edeceğimizi haykırıyoruz!”

    PİRHA/İSTANBUL

  • EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk: AKP geri dönülmez bir felakettir-VİDEO

    EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk: AKP geri dönülmez bir felakettir-VİDEO

    PİRHA-Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk, Erzincan İliç’te yaşanan maden felaketi dolayısıyla AKP hükümetine sert tepki gösterdi. Öztürk, “Bütün Cumhuriyet tarihi boyunca AKP’den önce 1100 kadar maden işletmesine müsaade edilirken, AKP döneminde ise bu sayı 380 bine çıkıyor. Tehlikenin farkında mısınız?” dedi. Öztürk ekledi: AKP bizi geri dönülmez felaketlere sürüklemektedir. 

    Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk ve parti üyeleri, Erzincan İliç’te yaşanan maden felaketine dair basın açıklaması yapmak için Kadıköy’deki Eminönü İskelesi’nde buluştu.

    “AKP HÜKÜMETİNİN İZİN VERDİĞİ BİR YIKIMI YAŞIYORUZ”

    EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk yaptığı açıklamada, “Bugün AKP hükümetinin bütün kademelerinin izin verdiği, alan açtığı bir maden işletmesinin yarattığı yıkımı yaşıyoruz. Şimdi üstü kapalı şekilde bu yaşanandan halledilebilir bir durum gibi bahsediyorlar. Yağmur yağdığı zaman, sel olduğu zaman oradaki zehirli maddenin Fırat’a taşmasını ne engelleyecek?” şeklinde konuştu.

    AKP iktidarında sayısı artan maden işletmelerine dikkat çeken Öztürk, “Bütün Cumhuriyet tarihi boyunca AKP’den önce 1100 kadar maden işletmesine müsaade edilirken, AKP döneminde ise bu sayı 380 bine çıkıyor. Tehlikenin farkında mısınız? AKP bürokrasinin verdiği izinleri düşünün, böyle bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Bu tehlikeyle birlikte başka önemli bir meselemiz var: O maden atıklarının altında kalan 9 işçimiz var, onlara kavuşmayı diliyoruz” dedi.

    “BU ÜLKEYİ KORUMAK İÇİN CUMHURBAŞKANI TALİMATI GEREKMEZ, VATAN SEVGİSİ VE GÖREV BİLİNCİ YETER”

    EHP Genel Başkanı Öztürk, “Ama bu hükümetten öte yandan ne dinliyoruz?: ‘‘Cumhurbaşkanımızın kontrolüyle, cumhurbaşkanımızın talimatıyla, devletin bütün imkanlarının seferberliğiyle…’ Devletin bütün imkanlarını bu felaket başımıza gelmeden evvel seferber edeceksiniz. Felaket başa geldikten sonra, insanlar hastalanıp kanser olduktan sonra çözümü yok. Bunlar olmadan önce koruyucu biçimde davranacaksınız. Bu ülkeyi korumak için Cumhurbaşkanının talimatı gerekmez; vatan sevgisi yeter, görev bilinci yeter, bu ülkenin yurttaşlarını koruma duygusu yeter. O nedenle bu nakaratları bir kenara bırakın” diyerek yetkililere seslendi.

    İktidarın açıklamalarına da değinen Öztürk, şunları kaydetti:

    “Ellerine bir mikrofon geçtiğinde hemen şöyle konuşmaya başlıyorlar: ‘Biz Hans’ı dinlemeyiz, biz George’u dinlemeyiz. Peki bu Kanadalı şirket nereli? Burada niye bu hassasiyetiniz işlemedi? Niye başka zaman kükrediğiniz gibi kükremediniz? Bu ülkenin ’ırmağının akışına ölürüm’ diyorsunuz, ölmeyelim ama gerçekleri de görelim: Bir çakıl taşı vermeyiz derken, biz Fırat’ın temizliğini, güzelliğini ve güvenliğini AKP eliyle vermişiz.”

    “EMEKÇİLERİ VE DOĞAYI KURTARMAK İÇİN MADENLERİ KAMULAŞTIRMALIYIZ”

    Hakan Öztürk, “Acı gerçek şudur: AKP geri dönülmez bir felakettir. AKP bizi geri dönülmez felaketlere sürüklemektedir. Diyorlar ki Anayasa Mahkemesini kapatalım. Eğer ki bir şey kapatmak istiyorsanız siyanürlü şirket orada duruyor, gidin onu kapatın. Anayasa Mahkemesi’ni kapatırsanız, namuslu hakimleri, yargıçları oradan oraya sürerseniz böyle pis şirketlerin pis işlerini durduracak bir karar alan hakim ve mahkeme bulamayız. O nedenle diyoruz ki, geri dönülmez felaketlere doğru gitmeyelim. Yapılması gereken bu şirketlerin vicdansızlığına, insafsızlığına bizim insanlarımızı terk etmek değildir. Yapılması gereken burada tam da kamunun kontrolüdür, devletin kontrolüdür” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

    https://x.com/emekci_hareket/status/1757853033487093906?s=20

    PİRHA/İSTANBUL

  • Deprem’den dincileşmeye tepki: Gerekirse çocuklarımızı kendimiz eğitmeliyiz-VİDEO

    Deprem’den dincileşmeye tepki: Gerekirse çocuklarımızı kendimiz eğitmeliyiz-VİDEO

    PİRHA- Sinemilli Ocağı pirlerinden Süleyman Deprem, geçen haftalar Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in karma eğitimi hedef alan sözlerine tepki gösterdi. Deprem, “Tarikatların insafına terk edilmiş alanlarda sözde harem selamlık eğitim verilen yerlerde çocuklarımıza her türlü zararın verilmeyeceğinin garantisi var mı? Yok. Yaşananlar ortada” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, geçen haftalar, “Çocuklarını okula göndermeyen aileleri ikna etmek adına gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz” sözleri üzerine endişeler ve tepkiler sürüyor. Karma eğitimi ve eşitliği hedef alan bu söyleme başta kadınlar olmak üzere toplumun birçok kesimi sesini yükseltiyor.

    Sinemilli Ocağı pirlerinden Süleyman Deprem, bu konuda görüşlerini PİRHA‘ya anlattı.

    Deprem, “Her şeyden önce karma eğitim sürecinde Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana hiçbir okulda çocuklara, kızlara ve hatta erkeklere bir tecavüz olayı olmamıştır” dedi.

    “Harem selamlık doğrultusunda kurulan yasa dışı kurumlarda ne tür tecavüzlerin yaşandığını biliyoruz” diye soran Deprem, “Ne idüğü belirsiz adresi bile belli olmayan apartmanların zeminlerinde kurulmuş tarikatların insafına terk edilmiş alanlarda sözde harem selamlık eğitimi verilen yerlerde çocuklarımıza her türlü zararın verilmeyeceğinin garantisi var mı? Yok. Yaşananlar ortada” ifadelerini kullandı.

    “Gerekirse çocuklarımızı bu tarzda okullara göndermemeliyiz kendi eğitimimizi kendimiz verebilmeliyiz” diyen Süleyman Deprem, şöyle devam etti:

    “Şu anda Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işinden atılmış binlerce öğretmenimiz var, binlerce profesörümüz, doktorumuz, mühendisimiz var. Bunların hepsi gönüllü olarak şu anda Alevilerin bulunduğu yerlerdeki cemevlerinde bu eğitimleri verebilecek güçte ve yetkide olanaklara sahiptir. Bunu değerlendirmek gerekir. Ayrıca sendikalarla demokratik kitle örgütleriyle bu dayanışmanın mutlaka sağlanması gerekir.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Cumhurbaşkanı Adayı Kılıçdaroğlu, 18 Mart’ta HDP’yi ziyaret edecek

    Cumhurbaşkanı Adayı Kılıçdaroğlu, 18 Mart’ta HDP’yi ziyaret edecek

    PİRHA- Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, 18 Mart’ta HDP Genel Merkezi’ni ziyaret edecek.

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile görüşme talebinde bulundu. Talebi değerlendiren HDP, Kılıçdaroğlu’na 18 Mart Cumartesi günü için randevu verdi.

    HDP, Kılıçdaroğlu görüşmesi 18 Mart saat 13.00’te partinin Genel Merkezi’nde gerçekleşecek.

    Kılıçdaroğlu, HDP Genel Merkezi’nde, Eş Genel başkanlar Mithat Sancar ve Pervin Buldan ile görüşecek.

    Kılıçdaroğlu da T24 yazarı Murat Sabuncu’ya yaptığı açıklamada, “HDP’nin değerli Eş Genel Başkanlarıyla görüşeceğim. Arkadaşlarım planlamayı yapıyorlar” demişti.

    (HABER MERKEZİ) 

  • ‘Deprem bölgesinde devletin görevini cemevleri, STK’lar yapıyor’

    ‘Deprem bölgesinde devletin görevini cemevleri, STK’lar yapıyor’

    PİRHA- Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na bağlı Hamm ve Çevresi Hacı Bektaşi Veli Alevi Kültür Merkezi Cemevi, üyeleriyle birlikte kahvaltı verdi ve yıllık seçimsiz  kurultayını gerçekleştirdi.

    Almanya‘nın Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde bulunan ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na (AABF) bağlı Hamm ve Çevresi Hacı Bektaşi Veli Alevi Kültür Merkezi Cemevi (HABVKM) üyeleriyle birlikte kahvaltı ve yıllık seçimsiz  kurultayını yaptı.

    Cemevindeki toplantı, Yönetim kurulu 2. Başkanı Cansel Kaplan ve Sekreter Eylem Akbaba’nın üyeleri selamlaması, depremde kaybedilenlerin anısına saygı duruşu ve derneğin post dedesi İsmail Gülfırat’ın verdiği gülbang ile başladı.

    Daha sonra Cemevi Başkanı Mehmet Akbaba, geçen zaman içerisinde yapılan yıllık dernek çalışmalarını anlatırken, deprem ile ilgili olarak cemevine yapılan bağışlarda payı olan tüm canlara teşekkür etti.

    Sayman Medet Acar mali durum konusunda üyeleri bilgilendirdi.

    “DEVLETİN YAPMASI GEREKENLERİ CEMEVLERİ VE STK’LAR YAPIYOR”

    Daha sonra ise Cafer Kaplan Dede ve yönetim kurulu üyesi İmam Koçak deprem bölgesinde cemevi adına yapılan yardımlar ve çalışmaları anlattı.

    Cafer Kaplan Dede, depremden sonraki insani ihtiyaçlarını devletin yerine Alevi kurumları ve sivil toplum örgütlerinin yerine getirdiğini belirterek, “Avrupa ve Türkiye’deki cemevleri inanılmaz güzel çalışmalar yapıyor. Bölgedeki tahribat sanıldığından çok daha fazla. Halk inanılmaz bir dayanışma sergiliyor. Devletin yapması gerekenleri cemevleri, bazı STK’lar ve halk yerine getiriyor. Özellikle cemevlerimiz bu süreçte tam bir sosyal kurum gibi hizmet ederek insanlarımıza yardım elini uzattı. Maraş, Narlı, Pazarcık, Gölbaşı, Adıyaman’da büyük bir yıkımın olduğunu gördük. Hem AABF hem de Hamm Cemevimize yapılan bağışlar, kurumsal yapılarımızın ne kadar özveri içerisinde çalıştığını ve güvenilir kurumlar olduğunu da bizlere bir kez daha göstermiş oldu” dedi.

    “HIZIR VAKFI BÖLGEYE YARDIM DAĞITTI”

    Hamm’daki toplantıya katılan Hamm Cemevi üyesi ve Hızır Vakfı Başkanı Murat Durmaz ise, “Vakıf olarak bölgedeki insanlara tonlarca bakliyat, tıbbi malzeme, diğer ihtiyaçlar ile çadır yardımı yaptık” diyerek şöyle devam etti:

    “Diyarbakır’da, Adıyaman’da Alevi yurttaşlarla bir araya geldik. Maraş, Gaziantep ve Malatya hattına bölgedeki arkadaşlarımız aracılığıyla daha da dağıtım yapacağız. Önümüzdeki dönemde ailelerini kaybeden çocuklarla ilgili Hamm Cemevimiz ile birlikte yapacağımız projelerimiz var bunları da kamuoyuyla paylaşacağız. Gelin sizler de bir mazlumun Hızırı olun. Darda, zorda olan insanlara el uzatın.”

    Önümüzdeki Pazar günü Hamm Cemevi ve HAKBİR Cemevinde depremde hayatını kaybedenler için bir kırk lokması verilecek.

    Mehmet TANLI/ALMANYA

  • 22 insanın öldürüldüğü Gazi Katliamı 28 yıldır hala aydınlatılmadı

    22 insanın öldürüldüğü Gazi Katliamı 28 yıldır hala aydınlatılmadı

    PİRHA-Türkiye’de 90’lı yılların katliamlarından biri de Gazi Katliamı. 28 yıl önce 22 kişinin katledildiği Gazi Katliamı’nın failleri ve sorumluları hala cezalandırılmadı. Halkın adalet talebi sürüyor. 

    İstanbul’da 12 Mart 1995 akşamı, saat 20:45 sularında kimliği belirlenemeyen kişiler, gasp ettikleri bir taksi ile Gazi Mahallesinde bulunan Öntaş, Yavuz ve Dostlar kahvehaneleri ile Sarıoğlu Pastanesini silahla taradı. Saldırı sonucu 76 yaşındaki Alevi dedesi Halil Kaya öldürüldü, 5’i ağır 25 kişi yaralandı. Sonrasında saldırganlar kaçırdıkları taksinin şoförünü de öldürerek kayıplara karıştı.

    Saldırının duyulmasının ardından Gazi Mahallesi halkı sokağa çıkarak saldırıyı protesto etti. Polis halkın üzerine ateş açtı ve Mehmet Gündüz’ü katletti. Ertesi gün cenaze töreni için cemevi önünde toplanan binlerce kişiye ateş açıldı. Öğleden önce üç kişi, öğlenden sonra 12 kişi daha yaşamını yitirdi. Hepsi de kurşun yarasıyla ölmüştü. Aralarında gazetecilerin de bulunduğu birçok kişi yaralandı. Aynı gün İstanbul Valiliği Gazi, Zübeyde Hanım ile Esentepe mahallelerinde sokağa çıkma yasağı ilan etti. Mahallelerin giriş ve çıkışlarına polis barikatı kuruldu ve giriş, çıkış polis kontrolünde yapıldı. Sokağa çıkma yasağı Gazi Mahallesi direnişini engelleyemedi. Bunun üzerine bölgeye askeri birlikler gönderildi.

    Bu arada, Ankara’da Gazi Katliamı ve sokağa çıkma yasağı Kızılay’da protesto edildi; polis gösteriye saldırdı, 36 kişi yaralandı.

    ÜMRANİYE’DE 5 KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ

    Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi halkı da, Gazi Mahallesi’ndeki katliamı protesto etmek için 15 Mart’ta sokağa çıktı. Polis burada da halka ateş açtı. O gün 1 Mayıs Mahallesi’nde de beş kişi öldürüldü.

    HASAN OCAK KAYBEDİLMİŞTİ

    Dört gün içerisinde Gazi Mahallesi’nde 17 ve 1 Mayıs Mahallesi’nde beş olmak üzere toplam 22 kişi öldürüldü, 300’den fazla kişi de yaralandı. Yapılan otopsi sonucu olaylarda öldürülenlerden 17 kişinin polis mermisiyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı.

    Gazi Mahallesi direnişinde bulunan Hasan Ocak 21 Mart günü gözaltına alındı ve kaybedildi. Ailesinin ve kamuoyunun mücadelesi sonucu Hasan Ocak’ın cansız bedeni bulundu.

    İSTANBUL EMNİYET MÜDÜRÜ NECDET MENZİRDİ

    Gazi katliamı yaşandığında; İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir’di. Polise yetki veren Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, “Bin operasyon yaptık” diyerek katliamı savunmuştu. İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu olayları bastırmak için sokağa çıkma yasağı ilan edip Gazi Mahallesi’ni polis ablukasına aldırmıştı. İçişleri Bakanı Nahit Menteşe “Polis silah kullanmadı” demişti. Başbakan Tansu Çiller, “Vatan için kurşun yiyen de, atan da şereflidir” demişti. Süleyman Demirel ise Cumhurbaşkanıydı. Hiçbiri yargılanmadı.

    Gazi Katliamı, aradan geçen 28yıla rağmen asıl failleri karanlıkta bırakıldı. Katliam sonrası açılan davada sanık koltuğuna sadece 20 polis oturtuldu. Ancak bunlar arasında üst düzey yetkililer yoktu. Güvenlik gerekçesiyle 3 şehir gezdirilen dava, sadece iki polisin 4 yıl 32 ay hapis cezası almasıyla sonuçlandı.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Zabıta şiddeti nedeniyle kağıt toplayıcısı çocuk fenalaştı-VİDEO

    Zabıta şiddeti nedeniyle kağıt toplayıcısı çocuk fenalaştı-VİDEO

    PİRHA-Diyarbakır’ın Sur ilçesinde zabıtalar kağıt toplayıcısı bir çocuğun arabasına el koydu. Zabıtaların yere yatırarak darp ettiği çocuğu halkın kurtardığı belirtildi. 

    Diyarbakır’da bir zabıtalar kağıt toplayıcılığı yapan bir çocuğu dövdüğü görüntüler tepki çekti.

    Koronavirüs salgını sürecinde büyük ekonomik zorluk yaşayanlardan biri de kağıt toplayıcılar.

    Sosyal medyaya yansıyan bilgilere göre, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde zabıtalar kağıt toplayıcısı bir çocuğun arabasına el koydu. Zabıtaların yere yatırarak darp ettiği çocuğu halk kurtardı. Şiddet gören çocuğun fenalaştığı görüldü.

    PİRHA/DİYARBAKIR .