Etiket: pirtha

  • Yargı, AOÇ arazisine dair imar planı değişikliklerini iptal etti

    Yargı, AOÇ arazisine dair imar planı değişikliklerini iptal etti

    PİRHA-Yargı, Ankara Çukurambar’da, TOKİ’ye devredilen ve satışa çıkartılan Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisinde Atatürk’ün mirasına aykırı konut ve ticarete ilişkin plan değişikliklerinin yapılamayacağına karar verdi.

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Atatürk Orman Çiftliği alanlarının özgürleştirilmesi için verdiği hukuk mücadelesinde bir kazanım daha elde etti. Ankara 4. İdare Mahkemesi, Çukurambar’da, hülle yoluyla TOKİ’ye devredilen ve satışa çıkartılan AOÇ arazisinde konut ve ticarete ilişkin plan değişikliklerinin yapılamayacağına hükmetti.

    “ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ ALANLARI TALAN EDİLEMEZ”

    Kararı değerlendiren Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Bu karar AOÇ mücadelesinde haklılığımızı bir kez daha gösteriyor. AOÇ alanlarını talan eden tüm plan değişikliklerini yargıya taşıdık ve taşımaya devam edeceğiz. Sadece AOÇ talanına yönelik 150 davamız devam ediyor ve Kaçak Saray, Ankapark, ABD büyükelçiliği başta olmak üzere hukuk dışı bu uygulamalar suç teşkil etmektedir” ifadelerini kullandı.

    Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Candan, yetkililerin Çukurambar’da bulunan AOÇ alanlarındaki plan değişikliği sürecinde, “Alan AOÇ arazisi değildir” dediklerini hatırlatarak, “Halka yalan söylemek suçtur, mahkeme, halka gerçekleri söylemeyenlere bir kez daha ders verdi. Alan Atatürk Orman Çiftliği alanıdır, ticaret ve konuta açılmaz”  dedi.

    Ankara 4. İdare Mahkemesi kararında yer alan şu şekildedir:

    “Mahkememizin 15/01/2020 tarih ve E:2018/1859, K:2020/80 sayılı kararında; “dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; Ankara İli, Çankaya İlçesi, Karakusunlar Mahallesi 29101 ada 27 ve 28 parseller ile 29102 ada 6, 7 ve 8 nolu parsellere ilişkin olarak hazırlanan, 1/25000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Plan değişikliklerinin; “AOÇ arazileri üzerinde konut, ticaret ve sanayi amaçlı yapı yapılamaz” hükmüne aykırı olarak, AOÇ’den Gazi Üniversitesi’ne geçen parsellerde konut ve ticaret kullanımı getirilerek söz konusu yasal düzenlemeye aykırı işlem tesis edildiği, AOÇ arazisinin halkın ortak kullanımına hizmet edecek şekilde düzenlenmesi gerekirken ranta yönelik bir düzenleme olduğundan, kamu yararına uygun olmadığı, AOÇ’nin kuruluşuna ve Atatürk’ün mirasına uygun bir düzenleme olmadığı, yapılan düzenlemenin genel bir karar değil, noktasal bir karar olduğu, bu durumun yasa ve yönetmelikte tanımı yapılan Nazım İmar Planı’nın çerçevelediği “genellik” kavramına aykırı olduğu, 1/25000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı kararlarına ve Plan Açıklama Raporunda belirtilen ilkelere uyulmadığı, Mekansal Planlar Yönetmeliği’nin 26.Maddesi’nin 1.fıkrasına ve planlamanın ussallık ve nesnellik içeren esasına aykırı olduğu, yapılan plan değişikliği ile eşdeğer “üniversite alanı” ayrılmadan “konut +ticaret” alanı kullanımına dönüştürüldüğünden, Mekansal Planlar Yönetmeliği’nin 26. Maddesi’nin 2. ve 3. fıkralarına aykırı olarak yapıldığı, 1/100.000 Ölçekli 2038 Yılı Ankara Çevre Düzeni Planı’na ve planların kademeli birliktelik ilkesine aykırı olduğu, planlama bölgesinde plan notu ile ilave 1676 kişi ek nüfus önerildiği, artan nüfus nedeniyle teknik ve sosyal donatı dengesi bozularak ve teknik altyapı alanı ve yeterli oranda yeşil alan ayrılmadığı göz önüne alındığında; dava konusu yapılan plan değişikliklerinin 3194 sayılı İmar Kanunu’na, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümleri ve diğer ilgili mevzuat ile belirlenen usul ve esaslara ayrıca, planlama ilkeleri ve şehircilik esaslarına uygun olmadığı” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir. Buna göre; Mahkememizin E:2018/1859 sayılı kararında belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle yeniden imar plan değişikliği yapılması gerekirken; daha öncesinde “E:1.50, Yençok:Zemin+11Kat” şeklindeki yapılaşma koşulunun “E:1.50, Yençok:Zemin+10Kat” şeklinde yeniden düzenlenmesi suretiyle yapılan imar plan değişikliği ile yargı kararı gereğinin yerine getirildiğinden söz edilemeyeceğinden dava konusu imar plan değişikliğinde hukuka uyarlık görülmemiştir.’’

    PİRHA/ANKARA

     

  • KESK Ankara Şubeler Platformu: OHAL Komisyonu suç işliyor, lağvedilsin-VİDEO

    KESK Ankara Şubeler Platformu: OHAL Komisyonu suç işliyor, lağvedilsin-VİDEO

    PİRHA- KESK Ankara Şubeler Platformu, OHAL döneminde işlerine son verilen emekçilerin mağduriyetlerine ilişkin yaptığı açıklamada, OHAL Komisyonu’nun tarafsız davranmayarak suç işlediğini belirtti ve lağvedilmesi çağrısı yaptı.

    KESK Ankara Şubeler Platformu, AKP iktidarının 15 Temmuz darbe girişimini fırsata çevirerek OHAL ve ardından çıkardığı KHK ile on binlerce kamu emekçisinin ihraç edilmesini protesto etmek için Eğitim-Sen 5 No’lu Üniversiteler Şubesi önünde basın açıklaması yaptı.

    İhraçlarınıza, açığa almalarınıza,  baskılarınıza, teslim olmayacağız, Biz kazanacağız geri döneceğiz pankartı açılırken, açıklamayı Büro Emekçileri Sendikası Şube Başkanı Ercan Erdoğan okudu.

    Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İletişim Başkanı 15 Temmuz’u diriliş olarak tanımladığını hatırlatarak, “Bu açıklama erimekte, bitmekte olan iktidarın 20 Temmuz sivil darbesi ile 15 Temmuz darbe girişimini fırsata çevirdiklerinin açıkça itiraf edilmesidir” dedi.

    “OHAL KOMİSYONU OYALAMA ARACI OLARAK KURULDU”

    Komisyonun kurulmasının üzerinden yaklaşık 4 yıl geçmiş olmasına rağmen komisyonun önünde hala 18.100 dosyanın karara bağlanmayı beklediği belirtilen açıklamada, “Komisyon oluşum şekli, yetkisi ve aldığı kararlar itibariyle mevcut anayasamızın başta 6., 10., 70., ve daha birçok maddesine aykırılık içermektedir. AİHM’in “nasıl olursa olsun bir an önce bir mekanizma kur, bizi de kendini de bu yükten kurtar” mesajı sonrası, iç ve dış baskıların sonucu ve bir oyalama aracı olarak kurgulanmış ve kurulmuştur” denildi.

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Kişilerin herhangi bir cezai ya da idari soruşturma dosyası bulunmasa da veya yapılan cezai ve idari soruşturmalar neticesinde kişiler aklanmış olsa dahi komisyon somut olarak tarif edemediği her türlü durumu bu iki kavramı ret kararına dayanak yapmıştır. Hem OHAL komisyonu aşaması hem de idari mahkeme boyutu ile “kollektif bir hak ihlali mekanizması” işletilmektedir.

    Komisyonun son açıklaması 3 Temmuz 2020 tarihlidir. Komisyon bu tarih itibariyle; OHAL kapsamında yayımlanan KHK’ler ile 125.678’i kamu görevinden çıkarma olmak üzere toplam 131.922 tedbir işlemi gerçekleştirildiğini, Komisyona yapılan başvuru sayısının 126.300 olduğunu açıklamıştır. Açıklamanın devamında 12.200’ü kabul, 96.000’i ret olmak üzere yaklaşık 4 yıldır alınan karar sayısının 108.200 ve halen incelemesi devam eden başvuru sayısının ise 18.100 olduğu belirtilmiştir.

    “BİNLERCE KESK’LİNİN DOSYASI BEKLETİLİYOR”

    3 Temmuz 2020 tarihinde yapılan açıklamaya göre OHAL komisyonuna yapılan ihraç başvurularının yüzde 86’sı hakkında karar verilmiş yüzde 14’ü hakkında “Dosya İncelemesi” yaklaşık 4 yıldır devam etmektedir. İncelemesi tamamlanan yüzde 86’nın yüzde 10’u Kabul, yüzde 76’sı Ret şeklindedir. Bu kapsamda alınan her yüz kararın yüzde 89’u ret şeklindedir. 3 Temmuz 2020 tarihinde yapılan açıklamaya göre KESK’li ihraçların dosya incelemeleri geciktirilmektedir. OHAL komisyonuna yapılan KESK’li ihraç başvurularının yüzde 40’ı hakkında karar verilmiş yüzde 60’ı hakkında “Dosya İncelemesi” 4 yıldır devam etmektedir. İncelemesi tamamlanan yüzde 40’ın yüzde 13’u Kabul, yüzde 27’si ret şeklindedir. Bu kapsamda alınan her yüz kararın yüzde 68’i ret şeklindedir.

    OHAL Komisyonunun KESK’li İhraçlar hakkında neredeyse “kategorik ret” kararı aldığı, bunun dışındaki iş kollarında KESK’li ihraç dosyalarını da “kategorik” olarak beklettiği görülmektedir. Özellikle barış akademisyenleri gibi mahkemeler tarafından beraat almış, hakkında soruşturma/kovuşturma açılmamış binlerce KESK’linin dosyaları hakkındaki kararların bekletildiği görülmektedir.”

    “İHRAÇLAR DEVASA TOPLUMSAL BİR SORUN”

    İhraçların devasa toplumsal bir sorun olduğu ifade edilen açıklamada, “Nazi Almanya’sı politikalarını andıran bu politikayla insanların çalışma hakkının yanı sıra seyahat hakları, sağlık hakları, eğitim hakları, düşünce ve ifade özgürlükleri başta olmak üzere anayasal hakları ellerinden alınmış, kısıtlanmıştır. Özelde bile çalışmaları, işyeri açmaları engellenmiştir. Kendilerine “geçmiş olsun”a gidilmesi kimi kamu emekçilerinin ihraç edilmesine gerekçe yapılmıştır. Bankalardan- bırakalım kredi çekmelerini, yakınlarının hesaplarına yatırdıkları parayı çekmeleri dahi engellenmiş, zorluk çıkarılmıştır. İhraç edilen arkadaşlarımız aşiret/kabile devletlerinde dahi görülmeyecek uygulamalarla karşılaştılar, halen de karşılaşıyorlar” bilgisi yer aldı.

    İHRAÇ EDİLENLERİN YAŞAMINI YİTİRMESİ

    KHK ile ihraç edilen bazı emekçilerin strese bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamlarını yitirdiği dile getirilen açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Hakkında açılan davadan beraat etmesine rağmen uzun süre pasaport verilmeyerek tedavisi geciktirilen ve hastalığın geri dönülmez noktaya gelinmesine neden olunan Prof. Haluk Savaş’ı kısa süre önce yitirdik. KESK’li ihraçlardan SES Malatya eski şube eş başkanı Bülent Uçar, BES Diyarbakır Eski Şube Başkanı Ahmet Çoban, BES üyesi Necdet Kalkan, Mücahit Karataş, SES Diyarbakır şubesi üyelerinden Abdulhafiz Filiz, Eğitim Sen Tekirdağ şube sekreteri Kazım Ünlü, SES Diyarbakır şube üyesi Zeynep Binen’in de aralarında olduğu onlarca ihraç edilen kamu emekçisi yoğun stresin tetiklediği hastalıklar nedeniyle aramızdan ayrıldılar.

    “GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA BAĞIMSIZ YARGI ORGANLARINCA YÜRÜTÜLMELİ”

    Bu arkadaşlarımızdan bazılarının evlerine yaşamlarını yitirdikten sonra göreve iade kararları gönderildi! Daha birkaç gün önce Aydın’da bir arkadaşımız da aralarında olmak üzere yüzlerce ihraç edilmiş insanımız intihar girişiminde bulundu, kimisi yaşamını yitirdi. Geçimlerini sağlamak üzere çalıştıkları inşaat vb. işlerde iş cinayeti nedeniyle yaşamlarını yitiren arkadaşlarımız oldu. Tüm bu yaşananların sorumlusu ve hesap verecek olanı iktidardır, iktidarın kurduğu komisyondur. Bu zulme artık bir son verilmelidir. Komisyon derhal lağvedilmeli, aldığı ret kararları iptal edilmelidir. Haklarında herhangi bir yargı kararı bulunmayan, hukuken suç olmayan gerekçelerle ihraç edilen tüm kamu görevlileri bütün haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmedir.Görevden uzaklaştırma süreçleri bağımsız yargı organlarınca yürütülmelidir.”

    MÜCADELEDE KARARLILIK

    KESK Ankara Şubeler Platformu, hukuksuz ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine iade edilinceye, yaşatılan haksızlıkların, nefessiz bırakmayı, sosyal ölü haline getirmeyi amaçlayan politikaların hesabı verilinceye kadar mücadele etmeye devam edeceklerini vurguladı.

    PİRHA/ANKARA