Etiket: plan ve bütçe komisyonu

  • HDP’li Paylan: Siz işçiyi, memuru, emekliyi böyle kandırabileceğinizi düşünüyor musunuz?-VİDEO

    HDP’li Paylan: Siz işçiyi, memuru, emekliyi böyle kandırabileceğinizi düşünüyor musunuz?-VİDEO

    PİRHA- Plan Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlanan emekli, memur ve en düşük emekli maaşlarını içeren torba yasa üzerine konuşan HDP Milletvekili Garo Paylan, “TÜİK eliyle Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük yolsuzluğunu yaptınız! Paraları bütçe politikaları çerçevesinde yandaşlarınıza, aşırı güvenlikçi politikalara aktarıyorsunuz” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi(HDP) Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, Plan Bütçe Komisyonunda bugün görüşülmeye başlanan emekli, memur ve en düşük emekli maaşlarını içeren torba yasa üzerine konuştu.

    Paylan, konuşmasında şunları ifade etti:

    “İŞÇİ, MEMUR EMEKÇİ PERİŞAN”

    “İktidarın son iki yıldır uyguladığı, epistemolojik, nörolojik, heteredoks ekonomi politikaları işçiyi, emekçiyi perişan etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı, bir “tek adam” olarak yıllardır şu iddiadaydı: “Faiz sebep, enflasyon sonuç.” Buna karşı çıkana da “İşi bilmiyor” dedi. “Ben ekonomistim” dedi. Sayın Lütfi Elvan buna karşı çıktığında görevden alındı, yerine Nebati getirildi. Sonuçlarını yaşadık; enflasyon, dolar, faizler patladı. Bunun sonucunda işçi, memur, emekli perişan hale geldi. Çünkü en adaletsiz vergi nedir? Enflasyondur. Enflasyonda şu anda TÜİK’in rakamlarına baktığımızda 2022 yılında %64.

    “SAYIN ELİTAŞ, SİZ KAYSERİ’DE HİÇ ALIŞVERİŞ YAPIYOR MUSUNUZ?”

    Sayın Elitaş siz Kayseri’de hiç alışveriş yapıyor musunuz?  Diyarbakır’da geçen yıl 30 lira olan peynir şu an 150 lira. Kayseri’de peynir kaç para? Süt geçen yıl 6 liraydı, şu anda 25 lira. Yani çarşıya pazara, gıda fiyatlarına baktığımızda; yurttaşlarımızın temel ihtiyaçlarına yüzde 200, yüzde 300, yüzde 400 zam gelmiş durumda. Şimdi TÜİK diyor ki enflasyon yüzde 64. Siz de diyorsunuz ki bu enflasyona göre ben işçiye, memura, emekliye zam yapacağım. Hatta diyorsunuz ki “enflasyon böyle çıktı ama ben size refah payı vereceğim” diyorsunuz.

    Sayın Elitaş siz buna inanıyor musunuz? Sizin Kayseri’de alışveriş yaptığınız çarşıda, pazarda bir yıllık enflasyon kaç? Size net bir soru soruyorum. Kiralar Kayseri’de ne kadar arttı? Geçen yıl Kayseri’de ortalama kira 2 bin 500-3 bin liraydı. Şimdi Kayseri’de 7-8 bin liranın altında ev var mı? İstanbul’da yok! Diyarbakır’da da 6-7 bin liranın altında ev kalmadı. Oturulabilecek evler 8-10 bin liradan başlıyor.

    “SİZ İŞÇİYİ, MEMURU, EMEKLİYİ BÖYLE KANDIRABİLECEĞİNİZİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?”

     Yüzde 200 kiraya zam var. En az yüzde 200 gıdaya zam var. Faturalara da yüzde 150-200 zam var. Ulaşımda yüzde 150-200 zam var. Peki işçi, memur, emekli neye para harcıyor Sayın Elitaş? Karnını doyurmaya, kirasını ödemeye, faturalarını ödemeye çalışıyor ve ulaşıma para harcıyor. Bunun dışında bir lüksü yok, lüks lokantalara gitmiyor, sizin zenginleştirdiğiniz kesimler gibi lüks araba alma peşinde değil! Karnını doyurma peşinde!

    Şimdi siz diyorsunuz ki; işçi, memur, emeklinin çarşı enflasyonu yüzde 150-200 iken, ‘ben size yüzde 64 enflasyon üzerinden zam yaparım, ha orada da lütfederim bir yüzde 13,5’de refah payı veririm’ diyorsunuz. Siz işçiyi, memuru, emekliyi böyle kandırabileceğinizi düşünüyor musunuz? İşçi, memur, emekli çarşıda, pazarda gerçekliği biliyor. Peynir fiyatının yüzde 400-500 arttığını biliyor, süte yüzde 300-400 zam geldiğini, kiraların yüzde 200 arttığını biliyor. Ama siz yüzde 64’ün üzerine yüzde 13 daha koyar işçiye, memura, emekliye lütfederim diyorsunuz. Bunu kimse yemiyor Sayın Elitaş!

    “PADİŞAH FERMANI YAZMIŞ, SİZ DE BUNA BİR MÜHÜR BASMIŞSINIZ”

    Sayın Cumhurbaşkanı tweet atmış, ne diyor “2023’ün ilk yarısını kapsayan maaş artış oranı %30 olarak uygulanacaktır” diyor. ‘Uygulanmasını yüce Meclis’e öneriyorum’ demiyor. Yani padişah fermanı yazmış, Meclis’e diyor ki; “Ey AKP-MHP çoğunluğu, siz bu fermana bir mühür basın” diyor. Siz de ilk mührü basan olmuşsunuz Sayın Elitaş. Arkanızda da çok sayıda AKP milletvekili imzalarını koymuşlar fermana. Bir ferman daha var “En düşük emekli maaşı 5 bin 500 olacaktır” diyor, Recep Tayyip Erdoğan fermanı yazmış siz de buna bir mühür basmışsınız. Nerede kaldı milletin meclisinin iradesi.

    Sayın Cumhurbaşkanı “Faiz sebep, enflasyon sonuç” dedi ve sonucunda da bu şeyleri yaşadık ya. Şimdi de diyor ki “Ben fermanı yazarım, AKP-MHP milletvekillerine de mühür basmak düşer” diyor. Siz bunu yılların vekili olarak kabul ediyor musunuz? Kabul etmişsiziniz ki imza atmışsınız. Buna dair bir eleştiriniz var mı? İşte Tek Adam Rejimi yüzünden bu noktalara geldik. Şimdi de fermana mühür basmakla karşı karşıyayız.

    “TÜİK ELİYLE TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİNİN EN BÜYÜK YOLSUZLUĞUNU YAPTINIZ!”

    İddia ile söylüyorum: TÜİK eliyle Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük yolsuzluğunu yaptınız! Hani yolsuzlukları buluyoruz ya orada bir milyar, orada 5 milyar çalınmış… ama şimdi trilyonlarca liralık bir yolsuzluk var. 14 milyon emekli, 4 milyon kamu emekçisi, etti mi 18 milyon. 18 milyon yurttaşımızın cebinden trilyonlarca lira çalıyorsunuz bu şekilde. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük yolsuzluğunu yapıyorsunuz. Bu parayı da bütçe politikaları çerçevesinde yandaşlarınıza, aşırı güvenlikçi politikalara aktarıyorsunuz.

    “EYT’LİLER EMEKLİ OLACAK DEĞİL Mİ? KAÇ PARA MAAŞ ALACAKLAR?”

    Böyle bir adaletsizlik var. 2000’den önce emekli olanlar, 2000’den sonra emekli olanlarla ilgili ciddi. Şu anda emekli maaşı ayrımları var. Şimdi EYT’liler emekli olacak değil mi? 2 milyondan fazla yurttaşımız. Kaç para maaş alacaklar? Pek çoğu bu 5 bin 500 lira civarında maaş alacak arkadaşlar. Pek çoğu. Ya bu kadar yıldır mücadele ediyor bu insanlarımız emekli olmak için. Bir emekli olacak, bakacak ki 5 bin 500 lira. Ya kirayı bile ödemez 5 bin 500 lira. Kirayı bile ödemez. EYT’lilere buradan çağrımdır: Sırf emekli olmak için değil, maaşlarınız için de mücadele edin. Tüm emeklilerin maaşları için mücadele edin. Şu anda Avrupa’da biri emekli oluyor. Geliyor Antalya’da tatil yapıyor Hans, George. Ahmet’im, Mehmet’im, Zeynep’im, Ayşe’m orada ırgatlık yapıyor orada Hans’a, George’a. Böyle bir şey kabul edilebilir mi? Bizim de emeklimiz yüksek refahlı bir şekilde yaşamayı hak ediyor. Bu açıdan böyle torba yasalarla değil, emeklinin alım gücünü koruyan, kamu emekçisinin alım gücünü koruyan gerçek anlamda reformist düzenlemeler yapmamız lazım.”

    PİRHA/ANKARA

  • HDP’nin, emekçilerin ücretlerinin artırılması için verdiği önergeler reddedildi -VİDEO

    HDP’nin, emekçilerin ücretlerinin artırılması için verdiği önergeler reddedildi -VİDEO

    PİRHA- HDP, emekli maaşları ve asgari ücretin artırılması, EYT’lilerin emekli olmasının sağlanması için Plan ve Bütçe Komisyonu’na üç ayrı önerge sundu. Verilen üç önergede AKP-MHP oylarıyla reddedildi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2022 yılı bütçe görüşmeleri, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda dün tamamlandı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin komisyon salonuna girerken ellerinde ‘Asgari Ücret Vergiden Muaf Net 5 Bin Olsun’ yazılı dövizlerle eylem yapmıştı.

    HDP, ‘En düşük emekli maaşının 4 Bin TL olması’, ‘Asgari Ücretin -vergiden muaf- net 5 Bin TL olması’, ‘Tüm EYT’lerin emekli olmalarının sağlanması’ için Plan ve Bütçe Komisyonu’na üç ayrı önerge sundu.

    “EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞININ 4 BİN TL OLMASINI ÖNERİYORUZ”

    HDP Diyarbakır Milletvekili ve Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan bütçe görüşmelerinde söz alarak ekonomiye ilişkin şunları dile getirdi:

    “Şu anda en düşük emekli maaşı 1.500 TL. 3 ton kömür ise 3.000 TL’nin üzerine çıktı ve yurttaşlarımız 1.500 TL ile kirasını ve faturalarını ancak ödeyebiliyor. Emeklilerimizin büyük çoğunluğu açlıkla mücadele ediyor. Biz ‘en düşük emekli maaşının 4 Bin TL olmasını’ öneriyoruz. Diyeceksiniz ki bu çok yüksek bir rakam, bu kaynak nereden bulunacak diye soracaksınız. Bu anlamda 175 Milyar TL’lik bir hesap yaptık. İddiayla söylüyoruz; yandaşların, yurtdışı vergi cennetlerinde olan 200 Milyar Dolarını vergilendirirsek, en düşük emekli maaşını 4 bin TL yapabiliriz, bu 175 Milyar TL’yi misliyle karşılarız.

    En düşük emekli maaşının 4 bin TL olması için bu önergemize destek vereceğinizi umuyoruz.”

    AKP-MHP OYLARIYLA REDDEDİLDİ

    HDP’nin, ‘En düşük emekli maaşının 4 Bin TL olması’, ‘Asgari Ücretin -vergiden muaf- net 5 Bin TL olması’, ‘Tüm EYT’lerin emekli olmalarının sağlanması’ için Plan ve Bütçe Komisyonu’na sunduğu önergeler AKP-MHP oylarıyla reddedildi.

    PİRHA/ANKARA

  • HDP’li Katırcıoğlu: Barış ekonomiye çok şey kazandırır

    HDP’li Katırcıoğlu: Barış ekonomiye çok şey kazandırır

    PİRHA- Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanan 2019 yılı merkezi yönetim bütçe kanun teklifi üzerine mecliste konuşma yapan HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, demokrasiden ve barıştan uzaklaşıldığı için ülkenin ekonomik kriz yaşadığını ve krizle yapısal reformlar yaparak mücadele edilebileceğini belirtti. 

    HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanan 2019 yılı merkezi yönetim bütçe kanun teklifi üzerine mecliste konuşma yaptı. Bütçelerin teknik metinler olmadığını ve sadece sayılara indirgenemeyeceğini ifade eden Katırcıoğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

    “EKONOMİ VE BÜTÇE SAYILARA İNDİRGENEMEZ”

    Bütçeler teknik metinler değildir. Ekonomi ve bütçe sayılara indirgenemez. Bütçeyi sayılara boğarak ele almak, bütçenin hayati anlamını gözden kaçırmaya neden olur. Fakat illa da oranlardan, istatistiklerden bahsedilecek olursa, şunu söylemek gerekir ki her bütçe, bir modelleme üzerine kuruludur. Örneğin görüştüğümüz bütçe de % 2.3’lük bir büyüme varsayımı üzerine kurgulanmıştır. Ancak örneğin OECD’nin 2019 yılında Türkiye ekonomisi için öngördüğü % 0.5’lik oran gerçekleşecek olursa, bu bütçe gerçekleşmez ve model çöker.

    “PARLAMENTO ORTAK AKLI ÜRETMELİDİR”

    Bu bütçe teklifi, katılım, uzlaşı ve diyalog ile oluşturulmamıştır. Parlamento, ortak aklı üretmelidir. Ancak ne yazık ki yeni sistemle birlikte uygulanan antidemokratik yönetim tarzı, bütçe sürecini de antidemokratik hale getirmiştir. Toplumda birlikte yaşama kültürünün geliştirilmesi yerine ayrımcılık politikaları uygulanmaktadır. Örneğin 3. Havalimanı’nın açılışına ülkenin 3. büyük partisi olan HDP davet edilmemiş, dışlanmıştır. Bu yönetim tarzı ve bu yönetim zihniyetinin getirdiği bütçe kanun teklifi hayırlara vesile olmaz.

    “GÜVENSİZLİK ORTAMI EKONOMİK KRİZİ ÇAĞIRMAKTADIR”

    2019 bütçe kanun teklifinde bir niyet var. Ancak bu niyet ve niyete ulaşmak için öngörülenler ikna edici değil. Bütçe teklifinde faiz dışı fazla, sıkı para ve maliye politikaları vurgusu yapılarak bir niyet beyanında bulunulmuş, ancak gerçekçi hedefler yok. Bu bütçe teklifi, güven vermemektedir. Tek adam rejimi, otoriterleşme, özellikle Suriye politikası özelinde Rusya-Çin blokuyla yakınlaşma görüntüsü, piyasaların güvenini sarsmaktadır. Bu güvensizlik ortamı da ekonomik krizi çağırmaktadır.

    “TÜRKİYE’DE ÜCRETLİ KESİMİN ÜZERİNE YIKILAN BİR VERGİ SİSTEMİ VAR”

    Literatür bize göstermektedir ki gelir dağılımındaki bozukluk ile ekonomik krizler arasında bağlantı vardır. 2008’den sonra Türkiye’de gini katsayısı artmıştır. Bugün gelinen noktada ekonomik krizin en büyük nedenlerinden biri gelir dağılımındaki bu bozukluğun yanı sıra vergi sistemindeki adaletsizliktir. Türkiye’de en fazla vergiyi emeğiyle geçinen ücretliler ödüyor. Toplam vergi gelirlerinin kabaca % 30’unu gelir vergisi oluştururken, gelir vergilerinin yaklaşık % 60-65’ini de ücretliler ödemektedir! Türkiye’de ücretli kesimin üzerine yıkılan bir vergi sistemi var. 2019 bütçe kanun teklifi de bu adaletsizlikte ısrar eden bir mantığa sahiptir.

    “DEMOKRASİDEN UZAKLAŞILDIĞI İÇİN EKONOMİK KRİZ YAŞANMAKTADIR”

    Ekonomide iyileşme, refah, büyüme istiyorsak dönüp siyasete bakmalıyız. Yeni kurulan sisteme bakmalıyız. Türkiye’nin yaşadığı kriz, sadece bir ekonomik kriz değildir, siyasal ve toplumsal bir krizdir. Siyasette atılması gereken demokratik adımlar atılmadığı için ekonomik sorunlar ağırlaşmıştır. Demokrasiden uzaklaşıldığı için ekonomik kriz yaşanmaktadır.

    “BARIŞ EKONOMİYE ÇOK ŞEY KAZANDIRIR”

    Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü konusundaki çabalar devam ettirilmediği için bu duruma geldik. Ülkenin barışa ihtiyacı var. Barış ekonomiye çok şey kazandırır. 2019 bütçe teklifine göre İç İşleri Bakanlığı hariç ülkenin savunma harcamaları için yaklaşık 110 Milyar liralık bir kaynak ayrılacaktır! Oysa ülkede demokrasi gelişir, barış sağlanırsa bu harcamalar azalacaktır. Bu kaynaklar ihtiyaç duyulan sorunların çözümüne aktarılabilecektir.

    “ENFLASYONLA BÖYLE MÜCADELE EDİLMEZ”

    Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı, geçici bir çözüm önerisidir. Bu programı ortaya koyanlar “bizim enflasyonla mücadeleye ilişkin ciddi önerimiz yok, yılbaşına kadar idare edelim” demiş oluyorlar. Enflasyonla böyle mücadele edilmez. Yapısal reformlarla mücadele edilir. (HABER MERKEZİ)