Etiket: polis ablukası

  • Cumartesi Anneleri eylemine polis ablukası; gözaltılar var-VİDEO

    Cumartesi Anneleri eylemine polis ablukası; gözaltılar var-VİDEO

    PİRHA- Cumartesi Anneleri Galatasaray Meydanı’nda eylem ısrarı bu hafta da polis engelinde devam etti. Eylemde Cumartesi Anneleri, hak savunucuları ve desteğe gelenler gözaltına alındı.

    Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri/İnsanları, eyleminde 970’inci haftaya gelindi. Cumartesi Anneleri’nin Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği ihlal kararına rağmen 29 haftadır Galatasaray Meydanı’na çıkmaları engellenen Cumartesi Anneleri/İnsanları ve hak savunucularının eylemi bu hafta da polis ablukası altında gerçekleşti. Bu hafta eyleme, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Milletvekilli Kezban Konukçu MYK Üyesi Musa Piroğlu destek verdi.

    MİLLETVEKİLİ KONUKÇU’YA ‘DOKUNULMAZLIĞIN YOK’ CEVABI

    Yoğun ablukaya rağmen Cumartesi Anneleri/İnsanları ve hak savunucuları, meydana yaklaşır yaklaşmaz polisler tarafından önleri kalkanlarla kesilerek ablukaya alındı. Ablukanın ardından Cumartesi Anneleri gözaltına alındı. Gözaltı anlarını görüntülemek isteyen basın mensuplarının önüne polis araçları çekilerek görüntü alması engellendi. Basının görüntü alması engellenirken eyleme desteğe gelen HEDEP vekili Kezban Konukçu polisler tarafından alandan uzaklaştırılmaya çalışıldı. Vekil olduğunu ve dokunulmazlığı bulunduğunu ifade etmesinin ardından polisler tarafından “Senin dokunulmazlığın yok, bizim var” denilerek görüntü alması engellendi.

    27 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

    Cumartesi Anneleri eyleminin 970’inci haftasında 27  kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların isimleri şöyle:

    İkbal Eren
    Ali Ocak
    Besna Tosun
    İrfan Bilgin
    Hüseyin Ocak
    Gülseren Yoleri
    Oya Ersoy
    Leman Yurtsever
    Ümit Efe
    Nazım Dikbaş
    Ayşegül Devecioğlu
    Murat Çelik
    İsmail Yücel
    Davut Arslan
    Doğan Özkan
    Seyit Doğan
    Salim Derelioğlu
    Hüseyin Aygül
    Taylan Bekin
    Sevim Sancaktar
    Begali Kurnaz
    Selim Kara
    Mikail Kara
    Salih Zeki Tombak
    Bedahet Tosun
    Hüseyin Doğan
    Arda İlaldı

    Canlı yayını buradan izleyebilirsiniz:

    Dilan ŞİMŞEK – Devrim FINDIK/ İSTANBUL

  • Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’na çıkması engellendi; 26 gözaltı-VİDEO

    Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’na çıkması engellendi; 26 gözaltı-VİDEO

    PİRHA- Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda eylem ısrarı bu haftada polis ablukasında devam etti. Kayıplarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’na çıkmaları yine engellenen Cumartesi Anneleri, hak savunucuları ve desteğe gelenler gözaltına alındı.

    Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri/insanları, eylemlerinin 969’uncusunu gerçekleştirdi.

    Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği ihlal kararına rağmen 28 haftadır Galatasaray Meydanı’na çıkmaları engellenen Cumartesi Anneleri/İnsanları ve hak savunucularının eylemi bu hafta da polis ablukası altında gerçekleşti. Bu haftaki eyleme, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Milletvekilleri, Celal Fırat ve Özgül Saki, MYK Üyesi Musa Piroğlu, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Ahmet Şık ve kadın örgütleri katıldı.

    POLİS ARACIYLA BASINI ENGELLEDİLER

    Meydan ve meydana çıkan ara sokaklarda polisler tarafından saatler öncesinde ablukalar başladı. Yoğun ablukaya rağmen Cumartesi Anneleri/insanları ve hak savunucuları, meydana yaklaşır yaklaşmaz polisler tarafından önleri kalkanlarla kesilerek ablukaya alındı. Ablukanın ardından Cumartesi Anneleri gözaltına alındı. Gözaltı anlarını görüntülemek isteyen basın mensuplarının önüne polis araçları çekilerek görüntü alınması engellendi.

    “BUNU İNSANLIK SUÇU OLARAK GÖRMEK GEREKİYOR”

    Polis ablukasından sonra konuşan HEDEP İstanbul Milletvekili Celal Fırat, şunları söyledi:

    “Bu kesinlikle kabul göreceğimiz bir mantık değil. Türkiye’nin bu görüntülerden arınması lazım. Bunun yegane yolu demokratik bir cumhuriyetten geçmek. Bu meselelerin oturarak konuşulması gerektiğine inanıyorum ama şiddet ve gözaltına almak cumhuriyete bir şey kazandırmaz. Cumhuriyetin birinci yüzyılından çıkarken ikinci yüzyılına dair herkesin bir şeyler söylemesi lazım. Bu bir zulümdür, insanlık suçudur. İnsanlar yakınlarını aradıklarını söylüyorlar, bu çok demokratik bir talep. Biz de mecliste bununla ilgili ne yapılması gerekiyorsa yapacağız. Bunu gerçekten bir insanlık suçu olarak görmek gerekiyor.”

    26 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

    Eylemde polisin gözaltına aldığı 26 kişinin isimleri şöyle:

    Mikail Kırbayır
    Gülseren Yoleri
    Besna Tosun
    Ali Newroz Tosun
    İrfan Bilgin
    Maside Ocak
    Eren Keskin
    Hasan Karakoç
    Leman Yurtsever
    Oya Ersoy
    İkbal Eren
    Taylan Bekin
    Nazım Dikbaş
    Ayşegül Devecioğlu
    Ümit Efe
    İsmail Yücel
    Davut Arslan
    Begali Kurnaz
    Doğan Özkan
    İrem Gerkuş
    Seher Kalkan
    Ezgi Karakuş
    Evrim Gürenin
    Nazlı Evrim Şerifoğlu
    Fatma Akaltun
    Sevim Sancaktar

    Dilan ŞİMŞEK – Devrim FINDIK/ İSTANBUL

  • Cumartesi Anneleri 967. haftada da ‘mezar yeri’ ile buluşamadı -VİDEO

    Cumartesi Anneleri 967. haftada da ‘mezar yeri’ ile buluşamadı -VİDEO

    PİRHA- Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda eylem ısrarı bu hafta da polis ablukası altında devam etti. Eylemde Cumartesi Anneleri ve hak savunucuları ters kelepçeyle gözaltına alındı. Cumartesi Anneleri ‘mezar yerimiz’ dediği Galatasaray Meydanı’na bu hafta da karanfillerini bırakamadı.

    Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri/İnsanları, eylemlerinin 967’ncisini gerçekleştirdi. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği “ihlal” kararına rağmen 26 haftadır Galatasaray Meydanı’na çıkmaları engellenen Cumartesi Anneleri/İnsanları ve hak savunucularının eylemi, bu hafta da polis ablukası altında gerçekleşti. Bu hafta eyleme TİP Milletvekili Ahmet Şık destek verdi.

    ABLUKA BU HAFTA DA DEVAM ETTİ

    Meydan ve meydana çıkan tüm ara sokaklar polisler tarafından saatler önce kapatıldı. Yoğun ablukaya rağmen Cumartesi Anneleri/İnsanları ve hak savunucuları, meydana yaklaşır yaklaşmaz polisler tarafından önleri kalkanlarla kesilerek ablukaya alındı. Ablukayı görüntülemek isteyen gazeteciler de ablukadan uzaklaştırıldı. Farklı ablukalarda bekletilen Cumartesi Anneleri ve hak savunucuları gözaltına alındı.

    18 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

    Cumartesi Anneleri, hak savunucuları ve eylem desteğe gelen 18 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların isimleri şöyle:

    Ali Ocak, Cem Göncü, Davut Arslan, Doğan Özkan, Fatma Akaltun, Gülseren Yoleri, Hanife Yıldız, Hatice Onaran, Hüseyin Aygül,  İkbal Eren, İrfan Bilgin, Maside Ocak, Mikail Kırbayır, Mustafa Emin Büyükcoşkun, Newroz Ali Tosun, Oya Ersoy,  Salim Derelioğlu, Türker Demirci

    Dilan ŞİMŞEK – Devrim FINDIK/ İSTANBUL

  • Baskılara rağmen Cumartesi Anneleri’nin eylemi 954’üncü haftasında devam etti – VİDEO

    Baskılara rağmen Cumartesi Anneleri’nin eylemi 954’üncü haftasında devam etti – VİDEO

    PİRHA- AYM’nin ihlal kararına rağmen Cumartesi Anneleri ve hak savunucuları, Galatasaray Meydanı’na erişemeden bulundukları yerde polis ablukasına alınarak gözaltına alındı.

    Cumartesi Anneleri’nin 1995 yılından bu yana gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylem 954üncü haftasında da devam etti. Anayasa Mahkemesi (AYM)’nin “ihlal” kararına rağmen 14 haftadır İstiklal Caddesi’nde darp edilerek gözaltına alınan Cumartesi Anneleri bu hafta Galatasaray Meydanı’na  yürümelerine dahi izin verilmeden bulundukları yerde polis ablukasına alındı. Hukuksuzca verilen eylemin yasaklama kararını bahane eden polis Cumartesi Anneleri’nin basın açıklaması yapmasına engel oldu. Galatasaray Meydanı’na yürümelerine izin verilmeden İstiklal Caddesi’nde ablukaya alınan anneler ve hak savunucuları daha sonra gözaltına alındı.

    Gözaltına alınan isimler şöyle:
    Hanife Yıldız
    İkbal Eren
    Mikail Kırbayır
    Maside Ocak
    Besna Tosun
    Hasan Karakoç
    Ali Tosun
    Eren Keskin
    Leman Yurtsever
    Cüneyt Yılmaz
    Oya Ersoy
    Gülendam Özdemir
    Nimet Tanrıkulu
    Ümit Biçer
    Hayrettin Pişkin
    Ezgi Çetin
    Şifa Nur Çetin
    Ömer Kavran

    POLİS BASINA SALDIRDI

    Gözaltı sonrasında açıklama yapmak isteyen Sezgin Tanrıkulu ve Ahmet Şık’ı polis engelledi. Açıklama esnasında arbede çıktı. Polis basın mensuplarına şiddet uyguladı. Artı TV muhabiri Umut Taştan’ın boğazını sıktı. PİRHA muhabiri Dilan Şimşek yere atıldı. Dokuz8 Haber’den Fatoş Erdoğan’ın kollarında morluklar oluştu.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Cumartesi Anneleri: Bizim bitmemiş yasımız var-VİDEO

    Cumartesi Anneleri: Bizim bitmemiş yasımız var-VİDEO

    PİRHA- Cumartesi Anneleri adalet arayışlarının 733. haftasında üniversite eğitimi için İstanbul’a gelen ve 1981’de gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Nurettin Yedigöl’ün akıbetini sordu.

    Cumartesi Anneleri, zorla kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak için 733. kez bir araya geldi. Buluşma mekanları olan Galatasaray Meydanı’nda toplanmalarına izin verilmeyen Cumartesi Anneleri’nin bu haftaki eylemi de İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde polis ablukasında gerçekleştirildi.

    Cumartesi Anneleri, üzerinde kaybedilen yakınlarının fotoğraflarının bulunduğu tişörtlerini giyerek ellerinde kaybedilen yakınlarının fotoğrafları ve kırmızı karanfilleri taşıdılar. Bu haftaki eyleme, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP Milletvekili Hüda Kaya, kayıp yakınları ile beraber çok sayıda insan hakları savunucusu katıldı. Eylem de, 1981 yılında gözaltında kaybedilen Nurettin Yedigöl’ün akıbeti soruldu.

    “EN AĞIR İŞKENCELERE MARUZ KALDI”

    Basın açıklamasını gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın kız kardeşi Maside Ocak okudu.

    Ocak, “Nurettin Yedigöl, 70’li yıllarda üniversite eğitimi için İstanbul’a geldi. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. Öğrenciliği dönemi ve sonrasında sosyalist gençlik hareketinin içinde yer aldı. 12 Eylül Askeri Darbesi’nin ardından hakkında yakalama kararı çıkartıldı. 10 Nisan 1981 tarihinde İstanbul/ İdealtepe’de bir eve yapılan baskında gözaltına alındı. Dönemin ünlü işkence merkezi Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Tayyar Sever yönetimindeki 1.Şube’de Honduras’ta işkence eğitimi alan K Gurubu tarafından sorgulandı. İfade vermeyi reddettiği için Mete Altan’ın başında bulunduğu işkence timinin en ağır işkencelerine maruz kaldı. En son şubede sorgulanan diğer arkadaşları tarafından görüldüğünde kanlar içindeydi, konuşamıyordu, bilinci yerinde değildi. O günden sonra Nurettin’i gören olmadı” dedi.

     “ŞAHİDİZ, İŞKENCEDE ÖLDÜRÜLDÜ”

    Baba İsmail Yedigöl’ün, tüm mercilere başvurarak oğlunu sorduğunu aktaran Ocak, “Kenan Evren’e kadar ulaştı. Ancak tüm başvurularına Nurettin’in hiç gözaltına alınmadığı cevabı verildi. 10 kişi Nurettin’i siyasi şubede gördüklerine dair tanıklık etti. “Şahidiz, işkencede öldürüldü” diye ifade verdiler ancak savcılık “böyle şey olmaz, devlete iftira atmayın” dedi. Nurettin Yedigöl’ün gözaltında kaybedilmesi ve faillerin yargılanması ile ilgili yapılan başvurular sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından üç ayrı soruşturma yürütüldü. Ancak soruşturmalarda zaman aşımı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi” diye konuştu.

    “YEDİGÖL’Ü KAYBEDENLER CEZASIZLIK ZIRHI İLE KORUNDU”

    Nurettin Yedigöl, polis tarafından gözaltına alındıktan sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde, devletin himayesi altındayken kaybedildiğini söyleyen Ocak şöyle konuştu:

    “Bugüne kadar adli makamlarca maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için etkili bir yargı faaliyeti yürütülmedi. Nurettin Yedigöl’ü kaybedenler cezasızlık zırhıyla korundu. Gözaltında kaybedilişinin 38. Yılında Nurettin Yedigöl’ü kaybedenlerin ve onun akıbetini açığa çıkarma görevini yerine getirmeyenlerin işlediği bu insanlığa karşı suçun takipçileri olmakta ısrar edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz. Nurettin Yedigöl için, bütün kayıplarımız için hakikat ve adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz. 34 haftadır bize kapatılan kayıplarımızla buluşma mekanımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.”

    “99 YAŞINDAKİ ANNEM HER GÜN NURETTİNİ SORUYOR”

    Basın açıklamasının ardından gözaltında kaybedilen Nurettin Yedigöl’ün kardeşi Muzaffer Yedigöl söz aldı. “Annem 99 yaşında, her gün abimi sayıklıyor” diyen Yedigöl, “Nurettin ne zaman gelecek?’ diye bize soruyor. Kafasında hep abim var. Annem hakkını helal etmiyor. Öbür dünyaya inanıyorlarsa hesabı sorulsun diyor. Acılı ve üzgünüz. Bir daha kimse bizim gibi üzülmez. Adalet ve vicdan yerini bulsun” dedi.

    “AKIBETİNİ SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorguda Nurettin Yedigöl’ü gören tanıklardan Ümit Efe yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

    “38 yıl önce Nurettin, İstanbul’un  merkezinde Gayrettepe Emniyet Müdürlüğünde gözleri ve elleri bağlı bir biçimde işkenceye maruz bırakıldı. Bu işkence 4 gün acımazsızca sürdürüldü. Kendisi ile orada karşılaştık. 38 yıldır Nurettin’in Gayrettepe Emniyet Müdürlüğünde işkence edilerek katledildiğini, kaybedildiğini söyledik. Nurettin devrimci bir insan olduğu için acımaz bir şekilde katledildi. Ona yapılan işkenceleri onlarca insan gördü. İnsan aklının almadığı işkencelerdir. Tanıklığımızı her zaman anlatmaya Nurettin’i ve onlarca kaybedilen insanın akıbetini sormaya devam edeceğiz. Gerçeklerin üstü örtülemez. Galatasaray meydanından da asla vazgeçmeyeceğiz.”

    “BİZİM BİTMEMİŞ YASIMIZ VAR”

    Son olarak gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kız kardeşi İkbal Eren söz aldı. “Bizim sevdiklerimiz, kardeşlerimiz 12 Eylül’ün karanlık zindanlarında, işkence edilerek kaybedildi” diyen Eren, “12 Eylül darbecileri yargılanmadığı, hesap vermediği ve bizimle yüzleşmediği sürece bu dava kapanmayacaktır. Çünkü bizim bitmemiş yasımız var” dedi.

    12 Eylül zihniyetinin, yasakçı zihniyetin hala devam ettiğine vurgu yapan Eren, “Galatasaray meydanını bize kapatarak, sevdiklerimizle buluşma mekânımızı yasaklayarak, onları bize asla unutturamazsınız. Galatasaray meydanını öncelikle bize açın, yasakçı zihniyetinizden vazgeçin. Daha sonra sevdiklerimizle ilgili hukuki işletin. Faillerin bizimle yüzleşmesini sağlayın” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)

  • Cumartesi Anneleri: Yeni yılda umudun özgürleştirici gücüne sarılmayı sürdüreceğiz-VİDEO

    Cumartesi Anneleri: Yeni yılda umudun özgürleştirici gücüne sarılmayı sürdüreceğiz-VİDEO

    PİRHA- 2018 yılının son haftasında da polis ablukası altında bir araya gelen Cumartesi Anneleri, “2019’da da korkunun esaretine karşı umudun özgürleştirici gücüne sarılmayı sürdüreceğiz. Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” dedi. 

    Yılın son buluşmasını gerçekleştiren Cumartesi Anneleri, 2019’da da kayıplarını aramaktan vazgeçmeyeceklerini söyledi.

    Zorla kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin cezalandırılması için 23 yıldır mücadele veren Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdiği buluşma 18 haftadır polis tarafından engelleniyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatı ile Beyoğlu Kaymakamı tarafından 700. haftasında yasaklanan Cumartesi Anneleri eylemi 18 haftadan bu yana İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde yapılıyor.

    Bu haftaki eyleme HDP Milletvekilleri Hüda Kaya ve Oya Ersoy ile CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. 718. hafta basın açıklamasını İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon’dan Sebla Arcan okudu.

    “GALATASARAY MEYDANI GÖZALTINDA”

    Kayıplarına ulaşmak ve kaybedenlerden adil bir yargı önünde hesap sormak dileğiyle buluştuklarını dile getiren Arcan, “25 Ağustos 2018’den beri taleplerimizi haykırmayalım diye Galatasaray polis ablukasına alınmış, çelik bariyerlerle çevrilmiş ve ağır silahlı polislerce adeta gözaltına alınmış durumda. Meşru taleplerimizin muhatabı olan devlet; TOMA’sıyla, kalkanıyla, gözaltı araçlarıyla, silahları ve gaz bombalarıyla bize karşı barikat kurmuş. Bütün bunlar Anayasa’nın ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin güvencesinde olan, barışçıl toplanma hakkımızı kullanmak istediğimiz için yapılıyor.” dedi.

    “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ DEMOKRATİK BİR YÖNETİM İÇİN VAZGEÇİLMEZDİR”

    İfade özgürlüğünün demokratik bir yönetim biçiminin işleyişi için vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Arcan, Cumartesi Anneleri’ne yönelik keyfi hak ihlallerine son verilmesini ve Galatasaray’daki ablukanın kaldırılmasını talep etti. İfade özgürlüğünün mekan seçme hakkını da kapsadığına dikkat çeken Arcan şöyle devam etti:

    “27 Mayıs 1995’den beri buluşma mekanımız olan Galatasaray’da barışçıl açıklama yapma hakkımızın engellenmesine son verilsin. Kayıplarımızın akıbetini açığa çıkartacak, failleri adil bir yargılama sonucunda cezalandıracak siyasi ve adli irade gösterilsin.”

    “HAK VE ÖZGÜRLÜKLERDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    2019 yılında da hak ve özgürlüklere sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceklerini belirten Arcan, “2019’da da korkunun esaretine karşı umudun özgürleştirici gücüne sarılmayı sürdüreceğiz. Kayıplarımızdan ve onlarla buluşma mekanımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    “KİMSE BİZİM YAŞADIĞIMIZ ACILARI YAŞAMASIN İSTİYORUZ”

    Gözaltında öldürülen Gazeteci Ferhat Tepe’nin kız kardeşi Ayşe Tepe ise, Kayıp yakınlarının yeni yıla hiçbir zaman coşku ve kutlama ile giremediğini söyledi. Yeni yılda da hak, adalet, barış ve demokrasi taleplerinden vazgeçmeyeceklerini ifade eden Tepe devlet yetkililerine seslendi: “Bunu bir inatlaşma olarak algılamayın. Kimse bizim yaşadığımız acıları yaşamasın istiyoruz. Bu annelerin kayıplarını arama mücadelesidir, en insani mücadeledir. Ve şu an yapılan bu insanları tekrar cezalandırmaktır” dedi.

    “HERKESİ İNSAN OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın ağabeyi Ali Ocak da, “2018 yılında da adalete erişmemiz engellendiği gibi yeni insanlık suçlarının işlendiğine tanık olduk. Bizim Galatasaray Meydanı’nda hak arama talebimizi engelleyen neden nedir? Adil demokratik bir toplumda yöneticiler tarafından cevabı verilmiş değil. 23 yıldan beri hak ve hakikat mücadelemizi engellediğiniz için demokrat olma vasfını yitirdiniz. Ve burada yetkililere sesleniyoruz utanma duygunuzu kaybetmeyin çünkü utanma duygusunu kaybettiğiniz zaman insanlığınızı kaybetmiş olacaksınız. Biz 2019 yılında herkesi insan olarak görmek istiyoruz.” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Cumartesi Anneleri yine polis ablukası altında adalet istedi-VİDEO

    Cumartesi Anneleri yine polis ablukası altında adalet istedi-VİDEO

    PİRHA- Cumartesi Anneleri’nin 707. eylemlerinde Galatasaray Meydanı’na çıkmalarına polis yine izin vermedi. İHD önünde yapılan basın açıklaması ise polis ablukası altında geçekleşti. 

    Kayıplarının akıbetini arayan ve adalet isteyen Cumartesi Anneleri’nin eylemi 700. haftadan beri polis ablukası ve engellemeyle devam ediyor. Polis 707. haftada da Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’na çıkmasına izin vermedi ve İHD önünü abluka altına aldı.

    Bu hafta da HDP ve CHP milletvekilleri DİSK, KESK, TMMOB ve TTB gibi sendikalardan temsilciler Cumartesi Anneleri’ne destek için İHD önünde bir araya geldi. Polis ablukası altında yapılan basın açıklamasında kayıpların akıbetinin açıklanması istendi.

    Basın metnini gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun okudu. Tüm dünyada yargının görevinin hak ihlaline uğrayan bireylerin haklarını teslim etmek olduğunu hatırlatan Tosun, Türkiye’de ise bunun tam tersi bir durum yaşandığını şu sözlerle ifade etti: “Türkiye bugün hukukun üstünlüğü ile bağlı olmayan iktidar ve yargı gücünün yarattığı bir hukuksuzluk felaketini yaşamaktadır. Bizim adalet talebimizin 8 haftadır polis baskısı ve şiddeti ile engellenmesi bu felaket ortamının sonucudur.”

    CESETLER ÖNCE ÇUKURA SONRA ÇAYA ATILDI

    707. haftada Abdulkerim (Şemsettin )Yurtseven, 18 yaşındaki Mikdat Özeken ve 13 yaşındaki Münür Sarıtaş dosyalarını kamuoyuna açıklayan Tosun, şunları ifade etti: 27 Ekim 1995 günü Binbaşı Mehmet Emin Yurdakul komutasındaki Yüksekova Komando Taburuna bağlı askerler, Yüksekova’nın Ağaçlı Köyü’ne baskın yaptı. Baskın sırasında köylülere ağır şiddet uygulandı. Askerler köyden ayrılırken işkenceden ayakta duramayan 73 yaşındaki Abdulkerim (Şemsettin) Yurtseven, köye odun toplamak için gelen 18 yaşındaki Mikdat Özeken ve 13 yaşındaki Münür Sarıtaş’ı gözaltına alarak askeri araçla Yüksekova İlçe Jandarma Taburuna götürdü. Olay Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi kayıtlarında şu şekilde yer aldı: ‘Sanık Yurdakul’un komutasındaki birlik, Ağaçlı köyünden Şemsettin Yurtseven, Mikdat Özeken ve Münür Sarıtaş adlı köylüleri dövmüş, yaşlı olan Yurtseven yediği tekmeler sonucu ölmüştür. Bunu gören Yurdakul, diğer iki köylünün tanıklık edeceğini düşünerek öldürülmesi kararı vermiştir. İki köylü daha sonra tabura ait eğitim sahasında bir çukur içinde tarandıktan sonra benzin dökülerek yakılmıştır. Aynı çukura gömülen köylülerin cesedi köpekler tarafından çıkarılınca, köylülerin cesetleri bu kez taburun yakınlarından geçen çaya atılmıştır.’

    TÜRKİYE TAZMİNAT ÖDEME YOLUNA GİTTİ

    Tanık beyanlarına, suça iştirak edenlerin itiraflarına ve olayın geçtiği TBMM Susurluk Raporu’na rağmen açılan davanın 12 Kasım 1999 tarihinde delil yetersizliği gerekçesiyle beraat ile sonuçlandığını kaydeden Tosun, ailelerin temyiz başvurusunun Yargıtayca reddedildiğini ve 2 nisan 2001 tarihinde beraat kararının onaylandığını ekledi. Tosun, AİHM’e taşınan davada AKP hükümetinin yaptığı savunmada suçu kabul ederek tazminat ödeme yoluna gittiğini söyledi.

    “28 TANE ÖZGÜR GÜNDEM MUHABİRİ KAYBOLDU”

    Tosun’un ardından söz alan Cumartesi Annesi Zübeyde Tepe, oğlu Ferhat Tepe’nin işkence edilip öldürülerek Hazar Gölü’ne atıldığını söyleyerek İçişleri bakanı Süleyman Soylu’ya şöyle seslendi: “Biraz utan utan. 28 tane Özgür Gündem muhabiri kayboldu. Bunların hepsini PKK mi götürdü. Peki şimdi bu kadar polisi burada toplamışsın. Çocuklarımız kaybolduğu zaman neden onları aramadınız, neden katilleri bulmadınız? Neden yargı önüne çıkarmadınız? Yeter artık yeter.”

    “BENDEN HAKLISI VAR MI BU ÜLKEDE”

    Arkasından Cumartesi Annesi Hanife Yıldız söz aldı. Yıldız, devlete güvenip çocuğunu karakola götürdüğünü ancak devletin çocuğunu arayacağı yerde kendisinin aramasını yasakladığını ifade etti. Herkes için barış ve adalet isteyen Yıldız, şöyle devam etti: “Emine hanım bir annedir. Çıkıp dışarılarda konferans veriyor. Diyor ki ‘Güçlü olan haklı olandır’. İşte benden haklısı var mı bu ülkede. Ben adalete teslim ettim adalet bana teslim etmedi, aramamı da yasaklıyor.”

    Son olarak söz alan Cemil Kırbayır’ın kardeşi Fatma Kırbayır, adalet yerini bulana kadar meydanlarda olacağını haykırdı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Soylu’ya: Cumartesi Anneleri’nin talepleri neden karşılanmamaktadır?

    Soylu’ya: Cumartesi Anneleri’nin talepleri neden karşılanmamaktadır?

    PİRHA – CHP Mersin Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Üyesi Ali Mahir Başarır, Cumartesi Anneleri’ne yönelik iktidarın yapmış olduğu baskıcı uygulamaları meclis gündemine taşıdı.

    CHP’li Ali Mahir Başarır, Cumartesi Anneleri’ne yönelik iktidarın yapmış olduğu baskıcı uygulamaları İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Soru önergesinde; faili meçhul cinayetlerin neden araştırılmadığını ve Cumartesi Anneleri’nin taleplerinin hangi gerekçeyle karşılanmadığı sorularına yanıt aradı.

    CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır yazılı soru önergesinde ;

    “Cumartesi Anneleri, 27 Mayıs 1995’ten beri her Cumartesi saat 12.00’de kayıp yakınlarının akıbetini sormak için Galatasaray Meydanı’nda toplanıyorlardı. 1995-1999 yıllarında “Kayıplar son bulsun, kayıpların akıbeti açıklansın, kaybedenler bulunsun ve yargılansın” talebiyle Galatasaray lisesi önünde eylemlerine devam ederlerken, 170. haftadan 200. haftaya kadar 30 hafta boyunca polis saldırısına uğrayan anneler saçlarından sürüklenerek polis araçlarına bindirilmesinin yanı sıra toplam bin 93 kişi de gözaltına alınmıştır. 10 yıllık aradan sonra 31 Ocak 2009’da Cumartesi oturmaları yeniden başlamış ve kesintisiz olarak devam etmektedir.

    Yıllardır her Cumartesi yaz-kış, sıcak soğuk demeden kayıplarının akıbetini soran yakınlarına 25 Ağustos 2018 tarihinde yani 700. Haftasında izin verilmemiş ve ilk kez 27 Mayıs 1995’te Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemini başlatan Hasan Ocak’ın annesi ile birlikte çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı. 704 haftadır; bütün baskılara, gözaltılara ve dayaklara rağmen eylemlerinden vazgeçmeyen Annelerin oturmasına 705. Haftasında da izin verilmedi.

    700’üncü haftadan bu yana Galatasaray Lisesi önünde oturma eylemi yapmasına izin verilmeyen Cumartesi Anneleri, İnsan Hakları Derneği’nin bulunduğu Çukurluçeşme Sokağı’nda polisler tarafından engellenirken, Cumartesi Anneleri’ni İHD binasına girmesi için uyarmış basın mensuplarını ise alandan uzaklaştırmıştır. Basın emekçileri, görüntü alınması ve haber takibi yapmalarına izin verilmemesine rağmen İHD binasından çekim yapmışlardır. Cumartesi Anneleri ise polis kalkanlarının altında İHD binası önünde açıklamasını gerçekleştirmiştir.

    Unutulmasın ki ne anneler ne de yakınları, mücadelelerinde vazgeçmeyecektir. Yıllardır yakınlarının akıbetini sordukları ve hak aradıkları Galatasaray Meydanı’nda haklarını aramaya ve sorumlular yargılanmaktan kurtulamayacaklardır.”

    CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Soylu’ya şu soruları yöneltti:

    • Faili meçhuller cinayetler neden araştırılmıyor veya araştırılmasına izin verilmiyor?
    • Cumartesi Anneleri’nin talepleri neden karşılanmamaktadır?
    • 705 haftadır yakınlarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda oturmasının tehlikesi/sakıncası nedir? Yasak ne kadar devam edecektir?
    • Cumartesi Anneleri’nin oturmasını yasaklayarak veya gözaltına alarak mücadelelerinden vazgeçireceğinizi mi düşünüyorsunuz?
    • Cumartesi Anneleri’nin eylemini izleyen basın emekçilerine görüntü, ses kaydı ve çekim yapma yasağı mı getirilmiştir? Eğer varsa yasağın gerekçesi nedir?
    • Basın emekçilerinin görüntü alması yasaklanan başka eylemler var mıdır? Varsa hangi eylemlerdir? Başka eylemlerde olmayan yasak neden Cumartesi Anneleri’nin eyleminde uygulanmaktadır?
    • Görevini yapmak isteyen basın emekçilerine neden sert ve kaba şekilde davranılmaktadır? (HABER MERKEZİ)
  • Anneler 705. haftada da engellendi: Asla Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceğiz – VİDEO

    Anneler 705. haftada da engellendi: Asla Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceğiz – VİDEO

    PİRHA – 700’ncü haftadan bu yana Galatasaray Lisesine girişleri engellenen Cumartesi Anneleri bu hafta da engellendi.  705’nci haftasını da polis ablukası altında geçiren Anneler bu haftaki açıklamalarını da İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi önünde yaptı. Açıklamayı gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun okudu. Tosun, asla Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceklerini belirtti. 

    Cumartesi Anneleri kayıplarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 705’inci kez Galatasaray Meydanı’na yürümek istedi, ancak polis bun izin vermedi. Cumartesi Anneleri, açıklamalarını İnsan Hakları Derneği İnsanbul Şubesi’nin önünde açıklamasını yaptı.  Öte yandan basın çalışanlarının çekim yapması, fotoğraf çekmesi engellendi. 705. haftada gözaltında kaybedilen Abdulmecit Baskın’ın akıbeti soruldu.  Polis tarafından engellenen açıklamayı 1995 yılında evinin önünden polisler tarafından kaçırılıp gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun okudu. Tosun, asla Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceklerini belirtti.

    “DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ İHLAL EDİLİYOR”

    Tosun, Galarasaray Lisesi’nde yaptıkları açıklamanın polis şiddeti ile engellendiğini kaydetti. Tosun, “Anayasal hakkımızı kullanarak barışçıl toplanma ve basın açıklaması yaparak düşünce ve ifade özgürlüğümüzü kullanma hakkımız ihlal ediliyor” dedi.

    Gözaltında kaybedilen Abdulmecit Baskın’ın Ankara Altındağ Nüfus Müdürü olduğunu ve  2 Kasım 1993 tarihinde Ankara’da kendilerini polis olarak tanıtan, polis yelekli, telsizli bir ekip tarafından gözaltına alındığını söyleyen Tosun, Baskın’ın gözaltına alındıktan iki gün sonra cansız bedenine ulaşıldığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Genel Koordine Merkezi’ne 200 metre mesafedeki metruk bir binanın arkasında elleri arkadan bağlanmış ve ateşli silahla vurularak öldürülmüş olduğunu dile getirdi.

    “TÜM BAŞVURULAR ‘KAVUŞTURMAYA YER OLMADIĞI’ KARARIYLA SONUÇSUZ KALDI”

    Ailenin tüm başvurularının etkin bir soruşturma yapılmadan “kovuşturmaya yer olmadığı” kararıyla sonuçsuz kaldığını belirten Tosun, 2011 yılında Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada bugüne kadar hiçbir ilerleme kaydedilemediğini de vurgulayarak,  Abdulmecit Baskın’ın gözaltına alınışının 25. yılında adil bir yargılama sonucunda dava dosyasında isimleri bulunan sanıkların cezalandırılmalarını istediklerini belirtti.

    Ayrıca açıklamada, Erdoğan’ın Almanya Berlin ziyareti sırasında ‘Neue Wache’ anıtına ziyaret düzenlemesine tepki gösterdi.

    “BİR MEZARIM DAHİ YOK”

    Gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın Annesi Hanife Yıldız da kısa bir konuşma yaptı. Yıldız, “Ben oğlumu kendi ellerimle bu devlete teslim ettim. Ancak bir mezarım dahi yok” diye feryat etti. Cumartesi Anneleri’nin eylemi 700’üncü haftadan bu yana İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatı ile engelliyor. (PİRHA – İSTANBUL)

     

    ,

  • Erdoğan’ın Almanya ziyaretine Cumartesi Anneleri de tepki gösterdi

    Erdoğan’ın Almanya ziyaretine Cumartesi Anneleri de tepki gösterdi

    PİRHA – Cumartesi Anneleri basında yer alan ‘Erdoğan’ın Almanya Berlin ziyareti sırasında ‘Unter den Linden bulvarındaki oğlunun cansız bedenine sarılmış bir anneyi tasvir eden “Neue Wache” adlı, savaş ve diktatörlük kurbanları anıtını ziyaret edip çelenk bırakacakmış’ haberlerine tepki göstererek, ‘Unutmayacağız’ denildi. 

    Cumartesi Anneleri, kayıplarını aramak için 704 haftadır Galatasaray Lisesi’nde devam eden eylemleri, 700 haftadan bu yana engellendi. Dört haftadır İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi önünde polis ablukası altında basın açıklamalarını yapmak zorunda kalan Cumartesi Anneleri, Erdoğan’ın Berlin ziyareti sırasında ‘Unter den Linden bulvarındaki oğlunun cansız bedenine sarılmış bir anneyi tasvir eden “Neue Wache” adlı, savaş ve diktatörlük kurbanları anıtını ziyaret edip çelenk bırakacakmış’ haberlerine tepki gösterdi.

    Anneler, şu paylaşımda bulundu:

    “İstanbul’da gözaltında kaybedilen evlatlarını arayan Cumartesi Anneleri polis tarafından ağır biçimde darp edilirken, Erdoğan Berlin ziyareti sırasında Unter’den Linden bulvarındaki oğlunun cansız bedenine sarılmış bir anneyi tasvir eden “Neue Wache” adlı, savaş ve diktatörlük kurbanları anıtını ziyaret edip çelenk bırakacakmış. Unutmayacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Polis ablukası Cumartesi Anneleri’nin direnişini kıramadı-VİDEO

    Polis ablukası Cumartesi Anneleri’nin direnişini kıramadı-VİDEO

    PİRHA- Kayıplarının akıbetini arayan Cumartesi Anneleri’nin  704’üncü buluşması yine polis ablukası altında gerçekleşti. Kayıp yakınları polis saldırısına maruz kalırken basınla buluşmaları da engellendi.

    Cumartesi Anneleri kayıplarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 704’üncü kez Galatasaray Meydanı’na yürümek istedi. Bu haftaki 704’üncü buluşma öncesi İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde toplanan Cumartesi Anneleri ile birlikte destek vermek için gelen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve yurttaşlara polis saldırdı. Kalkan ve coplarla saldıran polisler basının da görüntü almasına izin vermeyerek uzaklaştırdı.

    Açıklama yapılmasına izin vermeyen ve gruba kalkanları ile saldıran polisler, herkesi İHD binasına koymaya çalıştı. Buna karşı kitleden “Biz haklıyız, hakkımızı alacağız, siz suçlusunuz” sesleri ile “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganı yükseldi.

    “VERİN MEZARLARIMIZI BİZ DE VAZGEÇELİM BURADAN”

    1995 yılında evinin önünden polisler tarafından kaçırılıp gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun polislere seslenerek “Anayasal hakkımız olan açıklama yapmamız engelleniyor. Verin mezarlarımızı, adaleti sağlayın biz de vazgeçelim buraya gelmekten” dedi.

    Polisin ablukası devam ederken, Cumartesi Anneleri İHD İstanbul Şubesi önünde açıklamalarını yaptı. Bu hafta 12 Eylül darbesi sonrası gözaltına kaybedilen Hüseyin Morsümbül’ün akıbeti soruldu.
    “ADALET TALEBİMİZE KARŞI SİLAHLI POLİSLER KONUŞLANDIRILDI”

    Açıklamayı yapan Cumartesi insanlarından İkbal Eren, şunları belirtti: “Bilmeye hakkımız var; gözaltında kaybedilen evlatlarımıza nerede?” diyerek Galatasaray’a çıkışımızın 704. haftasındayız. Bugüne kadar yaşadıklarımız tarihe geçsin diye, bizden sonra gelecekler hakikati bilsin diye, bu acılar bir daha yaşanmasın diye gerçekleri anlattık, hakkımız olanı talep ettik, devletin yasal hükümlülüklerini yerine getirmesini istedik. Kayıplarımızı istiyoruz, adalet istiyoruz! ‘Galatasaray bizim kayıplarımızla buluşma mekanımızdır, Galatasaray’dan vazgeçmiyoruz’ dediğimiz için bu hafta da Galatasaray’dan kamuoyuna seslenmemiz polis şiddeti ile engelleniyor. Biz anayasal hakkımızı kullanamayalım diye Beyoğlu, polis ablukası altına alındı. Adalet talebimize karşı ağır silahlı polisler konuşlandırıldı.”

    İHD’DE BASIN TOPLANTISI

    Açıklamanın ardından Cumartesi Anneleri “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” sloganları ile İHD binasına geçerken, basın mensupları ise polisler tarafından alandan uzaklaştırıldı. Öte yandan bir grup Cumartesi Annesi, onlara destek veren HDP ve CHP’liler de Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelerek, meydana karanfil bıraktı. İHD önündeki bekleyişin ardından yaşananlara ilişkin  binada basın toplantısı düzenlendi. (HABER MERKEZ İ)