PİRHA- Ezidi araştırmacı ve yazar Dr. Azad Barış’ın evine ve çalıştığı kuruma polislerce baskın düzenlendi. Polis baskınına tepki gösteren Barış, “Bu, bir hukuk süreci değil, açık bir sindirme operasyonudur” dedi.
Ezidi araştırmacı, yazar ve Spectrum House Düşünce ve Araştırma Merkezi Genel Direktörü Dr. Azad Barış, 18 Mart sabahı hem evine hem de yöneticisi olduğu araştırma şirketinin ofisine düzenlenen polis operasyonuna ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Barış, sabah saatlerinde gerçekleştirilen şafak baskınına dair, “Hiçbir ön bildirimde bulunulmaksızın, hem evime hem de ofisime ağır silahlı polislerle baskın yapıldı. Evimde küçük yaştaki çocuklarımın varlığı göz ardı edildi, iş yerim adeta talan edildi” ifadelerini kullandı.
“Bugün (18 Mart) sabah saat 06:00 sularında, hiçbir ön bildirimde bulunulmaksızın hem evime hem de yöneticisi olduğum araştırma şirketinin ofisine ağır silahlı polislerce bir şafak operasyonu düzenlenmiştir. Kamuoyunda, akademide, siyasette ve basın dünyasında tanınan bir kişi olmama rağmen, küçük yaştaki kızlarımın varlığı göz ardı edilerek evim “anti-terör timleri” tarafından basılmış, çalıştığım iş yeri adeta talan edilmiştir.
Bu baskın, hukukun üstünlüğü ilkesine, temel insan haklarına ve demokratik değerlere açıkça meydan okuyan bir gözdağıdır. Hukukun işlemesi gereken bir ülkede, şafak vakti ev baskınlarıyla korku iklimi yaratmak hangi demokratik normlarla açıklanabilir? Toplumsal barış böyle mi sağlanır?
Bir hukuk devletinde, suç isnadı olan bir kişiye mahkeme daveti gönderilir; evinin kapıları kırılmaz, çalışma alanı tahrip edilmez, ailesi hedef alınmaz. Eğer hukuk devleti ortadan kaldırılmışsa, geriye sadece keyfiyet, baskı ve sindirme kalır.
“SİYASAL BİR OPERASYONUN GÖSTERGESİDİR”
Türkiye’de sayıları binin altına düşmüş Ezidi cemaatinin bir mensubu, bir insan hakları savunucusu, araştırmacı, siyasetçi ve toplum bilimci olarak böylesine hedef alınmamın anlamı açıktır. Bu, yalnızca bana değil, tüm farklı kimliklere, muhalif seslere ve özgür düşünceye yönelen sistematik bir baskının parçasıdır. Adım, kimliğim ve adresim herkesçe bilinirken, mahkemenin tek bir davetiyle ifade verebilecekken, evime ve iş yerime yapılan bu saldırı, hukuki bir sürecin parçası değil, siyasal bir operasyonun göstergesidir.
Bu hukuksuzluğu reddediyor, karşısında dimdik duruyorum. Şu an çalışmakta olduğum bir proje nedeniyle yurt dışındayım, ancak en kısa sürede evime ve işimin başına dönecek, onurlu ve kararlı bir şekilde çalışmalarımı sürdüreceğim. Korku duvarları örmeye çalışanlara inat, hakikati savunmaya ve mücadele etmeye devam edeceğim. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarım.”
PİRHA – DEM Parti Esenyurt İlçe Örgütü binasına polis tarafından baskın düzenlendi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Esenyurt İlçe Örgütü binasına sabah saatlerinde polis tarafından baskın düzenlendi. Baskın öncesi, partililere haber verilmeden ilçe binasının kapısının kilidinin yerinden söküldüğü kaydedildi. Parti binasındaki fotoğrafları, DEM Parti flamaları ve bulunan kitapları dağıtan polisin araması saat 11.00’a kadar sürdü. Arama sonrası polisin bazı kitaplara ve fotoğraflara el koyduğu öğrenildi.
Öte yandan DEM Parti Esenyurt İlçe Eş Başkanları Rojda Yılmaz ile Abdullah Arınan’ın, Fatih’te bulunan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne ifade vermeleri için çağrıldıkları kaydedildi.
PİRHA- Gözaltına alınan Hakkari Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın avukatı Azad Özer, “Yeni bir soruşturma var. Dosyada gizlilik kararı var” bilgisini paylaştı.
Hakkari Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış, sabah saatlerinde Van’da gözaltına alındı. Akış’ın avukatı Azad Özer, müvekkilinin durumuna dair sabah saatlerinde savcılıkla görüştü.
Konuya dair MA’ya bilgi veren Av. Özer, “Müvekkilim hakkında açılan yeni bir soruşturma var. Dosyada gizlilik kararı var ve kısıtlılık getirilmiş. Bu soruşturmanın tamamen gizli yürütüldüğü görülüyor. Yani kolluk ile savcının birlikte bu dosyayı hazırladığı açık bir şekilde görülüyor. Dosya ile ilgili bir bilgiye ulaşamadık ve sadece yeni bir soruşturmanın açıldığı söylendi. Müvekkilimiz buraya getiriliyor. Gün içerisinde gerekli açıklamayı yapacağız” dedi.
Hakkari Belediyesi’ni gece saatlerinde ablukaya alan polis, sabah saatlerinde belediyeyi bastı. Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış gözaltına alındı.
Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre, gece saat 23:00 sıralarında 31 Mart Yerel Seçimleri’nde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) kazandığı Hakkari Belediyesi yüzlerce polis tarafından ablukaya alındı. Belediyenin bulunduğu ve belediyeye çıkan tüm sokaklar polisler tarafından trafiğe kapatıldı. Abluka sonrası sabahın erken saatlerinde belediyenin kapıları kırılarak baskın yapıldığı ve tüm kurum amirliklerinin acil göreve çağrıldığı öne sürüldü. Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın da Van’da gözaltına alındığı öğrenildi.
PİRHA – DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu’nun İstanbul’da ikamet ettiği evine baskın yapan polis kapıyı kırarak içeri girdi. Polise tepki gösteren Otlu, “Dava açacağım” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu’nun ikamet ettiği eve sabah saatlerinde polis baskın yaptı. Sanal medya hesabından konuyu duyuran Otlu, “İstanbul’da ikamet ettiğim evin kapısı sabah İstanbul TEM tarafından kırılarak, arama yapılmış. Evde nasıl bir hasar var bilmiyorum. Ankara’dan İstanbul’a geçeceğim. Bu hukuksuzluğu her yerde teşhir etmeye devam edeceğim. Dava açacağım” dedi.
Sabah saatlerinde İzmir merkezli başlatılan soruşturma kapsamında İstanbul ve İzmir’de birçok adrese baskın düzenlenmiş, aralarında ESP, Partizan, SMF üye ve yöneticilerinin de olduğu çok sayıda Sosyalist gözaltına alınmıştı.
PİRHA – İstanbul’da 16 Şubat’ta yapılan polis baskınında Özgür Genç Kadın Merkezi Koordinasyon üyesi Sinem Çelebi’nin duştayken polis tacizine, şiddetine maruz bırakılması bir basın açıklamasıyla protesto edildi. ÖGK Merkezi Koordinasyon Üyesi Berfin Polat, kadınların yaşam alanlarına kadar uzanan polis tacizi ile yapılmak istenenin insanlık onurunu kırmak ve kadınların bedenlerinden utandırılmak olduğunu belirtti.
Özgür Genç Kadın (ÖGK), 16 Şubat’ta yapılan polis baskınında ÖGK MK üyesi Sinem Çelebi’nin duştayken polis tacizine, erkek devlet şiddetine maruz bırakılması ve artan erkek devlet şiddetine karşı İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın açıklaması yaptı.
Açıklamaya DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, 8 Mart Kadın Platformu, Üniversiteli Kadınlar ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği(ÖHD) katıldı.
Açıklama öncesi söz alan ÖGK MK üyesi Sinem Çelebi, uğradığı polis tacizini anlatarak “Erkek devlet şiddetine maruz kalan tek kadın ben değilim. Tüm kadınlarla yana yana bulunuyor olmamız bana güç veriyor” dedi.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, erkek devlet şiddetini daha önce de defalarca yaşadıklarını hatırlattı. Otlu, “1990’lı yıllarda devrimci, Kürt kadınlarına gözaltılarda nasıl cinsel işkence edildiğine tanıklık etmiştik” dedi. Bu saldırıların kadın özgürlük mücadelesi yürütenlere uygulanan bir politika olduğunu kaydeden Otlu, örgütlü mücadele ile erkek devlet şiddetini gerileteceklerinin altını çizdi.
Açıklamayı ÖGK Merkezi Koordinasyon Üyesi Berfin Polat okudu.
“UYARILARA RAĞMEN POLİS SİLAH VE KAMERALARLA İÇERİ GİRDİ”
Polat, polis baskınında yaşanan süreci şöyle anlattı:
“16 Şubat Cuma günü arkadaşlarımızın kaldığı ev polis tarafından basılıp SGDF üyesi Kalender Polat gözaltına alınırken, baskın sırasında evde duş almakta olan Merkezi Koordinasyon üyemiz Sinem Çelebi’nin olduğu banyo kapısı ise tüm ikazlara rağmen kırılmış, polis silah ve kameralarla içeri girmiştir. Evde bulunan diğer kadın arkadaşlarımız polis kapıyı kırmadan önce arkadaşımızın duşta olduğunu, beklenirse çıkacağını bildirmesine rağmen polis tarafından dikkate alınmamış, kadın arkadaşlarımız polisin banyoya girmesini engellemeye çalışırken silah doğrultularak tehdit edilmiş ve silahla darp edilmiştir.”
“YAŞANANLAR BAŞTAN SONA POLİS TACİZİDİR, ERKEK DEVLET ŞİDDETİDİR”
Kapı kırıldıktan sonra da Sinem Çelebi’ye polisler tarafından tehditlerin ve sözlü tacizlerin devam ettiğini belirten Polat, “Evdeki kadınlar, kendisinin duşta olduğu görüldükten sonra giyinmesi için müsaade istemesine rağmen buna dahi izin verilmeyip banyoya zorla bir kadın polis konuldu ve arkadaşımız onun gözetiminde giyinmeye zorlandı. Bu baskında yaşananlar baştan sona polis tacizidir, erkek devlet şiddetidir” dedi. Polat, şunları da ekledi:
“Uyarılara rağmen banyo kapısının kırılması ve giyinmeye dahi izin verilmemesinin sebebi ise açıktır: Erkek devlet, erkek egemenliğine karşı mücadele eden politik kadınlara ‘İstediğim her an yaşam alanınıza müdahale ederim, talan ederim, yaşamlarınızda ihtiyaçlarınız dahilinde çizdiğiniz sınırları tanımam, bedenlerinize ve yaşamlarınıza zaman ve mekan ayırdı olmaksızın saldırırım’ demektedir.”
“POLİS SALDIRISI, YAŞAM ALANLARIMIZA, DUŞ ALDIĞIMIZ BANYOYA KADAR UZANMIŞTIR”
“Bizler çıplak aramaya, gözaltında tacize ve işkenceye karşı mücadele ederken polis saldırısı, yaşam alanlarımıza, duş aldığımız banyoya kadar uzanmıştır. Erkek devletin bu saldırısı yabancı olduğumuz bir gerçeklik değildir” diye konuşan Polat, şunları ifade etti:
“Erkek devlet, yıllardır cinskırım, taciz, tecavüz, tutuklama, gözaltı saldırıları ile engelleyemediği kadın özgürlük mücadelesini tek tek kadınları kadın kimliğiyle hedefleştirerek, böylece tek tek mücadele öznelerini sindirerek geriletmeye çalışıyor. Hapishanelerde devrimci kadın tutsaklara yönelen kıyafet sınırlamaları ve çıplak arama dayatmaları; öğrenci hareketinin geliştiği üniversite çevrelerinde polis ve jandarmanın kümelenmesi ve genç kadınları “tanışma” bahanesiyle sistematik olarak taciz etmesi, gözaltında kadınlara özel olarak uygulanan sözlü ve fiziksel şiddet, kadın özgürlük mücadelesi yürüten kadınların erkek devlet eliyle hayatlarının medyaya sunulması ve bedeninin, yaşamının linç malzemesi haline getirilmesi, direnen ve meydanlarda olan barış anneleri ve kadın milletvekillerine uygulanan polis şiddeti bu geriletme çabasının bir bir örneklerini oluşturuyor.”
Kürdistan’da Dem Parti’li kadın vekillere uygulanan polis şiddeti ve gözaltı saldırısına da dikkat çeken Polat, “Ancak biz kadınlar ne erkek devlet şiddeti karşısında ne de kolluk eliyle gerçekleşen cinsel işkence karşısında susmuyoruz, sinmiyoruz, bir adım dahi geri atmıyoruz. Kadın hareketi mücadele tarihi boyunca bu saldırılara kadın dayanışmasını büyüterek yanıt olmuştur” diye konuştu.
Berfin Polat, kadınların yaşam alanlarına kadar uzanan polis tacizi ile yapılmak istenenin insanlık onurunu kırmak ve kadınların bedenlerinden utandırılmak olduğunu kaydederek “Onursuzluk da utanç da erkek devletindir. Biz kadınlar özgürlük yürüyüşümüzü kadın dayanışmamıza yaslanarak devam ettireceğiz. Erkek devlet şiddetinin kaydını tutmaya, ses çıkarmaya, kent kent teşhir etmeye, takipçisi olmaya ve hesap sormaya devam edeceğiz. Biliyoruz ki kadınlara ve LGBTİ+’lara saldırma gücünü sessizlikten alıyorlar, o halde biz bu sessizliği bozuyoruz. Tüm kadın ve LGBTİ+’ları artan erkek devlet şiddetini bildirmeye, raporlamaya, kadınlarla birlikte, yan yana erkek devlet şiddetini teşhir etmeye çağırıyoruz. Merkezi Koordinasyon üyemiz Sinem’e dönük saldırı ile ilgili tüm sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacak ve mücadeleyi büyüteceğiz. Arkadaşımızın yaşadığı erkek devlet şiddetine karşı tüm hukukçuları sürecin takipçisi olmaya çağırıyoruz. Bedenlerimizden utanmıyoruz, mücadelemizden vazgeçmiyoruz” dedi.
PİRHA- Halkın Hukuk Bürosu’na yapılan polis baskınında 4 avukat gözaltına alındı.
Halkın Hukuk Bürosu’na yapılan polis baskınında Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukatlar Betül Vangölü Kozağaçlı, Seda Şaraldı, Didem Baydar Ünsal ve Berrak Çağlar gözaltına alındı.
“BOYUN EĞMEYECEĞİZ”
Çağdaş Hukukçular Derneği, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda; “Uydurma gerekçeler ile avukat ofislerine “kapı kırarak” saldırma cüretine karşı boyun eğmeyeceğiz. Bu keyfi saldırılara karşı ayaktayız!” denildi.
PİRHA- PSAKD Sarıyer Şube/Zeynep Yıldırım Cemevi’ne yapılan polis baskını ve şiddetine tepki gösteren Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu, “Gözaltına alınan yönetici arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Baskılarınız bizleri şimdiye kadar yıldırmadı, şimdide yıldıramayacaktır” dedi.
Polisin Sarıyer Armutlu Mahallesi’nde bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şubesi/ Zeynep Yıldırım Cemevi’ne sabah saat 06.00 sıralarında operasyon yaparak cemevinin kapılarını kırmasına Alevi kurumlarından tepkiler yükseliyor.
Yazılı bir açıklama yapan Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF), son dönemlerde Alevi kurum yöneticilerine yönelik gözaltıları hatırlatarak, baskılara karşı Alevi toplumunun yılmayacağını mesajı verdi.
“ALEVİ TOPLUMU YILDIRAMAYACAKLAR!”
Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu’nun açıklaması şöyle
“Son zamanlarda Alevi Kurum yöneticilerimiz ve dostlarımız, gözaltılarıyla karşı karşıyalar ! Demokratik Alevi Dernekler Eş Başkanı Kadriye DOĞAN, Madımak Katlıamı Hafıza Merkezi projesi illüstratör ve çizer Sena ŞAT ve onlarca Canımız gözaltına alınmıştı.
Bugün ise, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Sarıyer Şube – Zeynep Yıldırım Cemevine, sabah saat 06:00 civarlarında, Cemevinde kimsenin olmadığı zamanda polis tarafından basılarak kapıları kırılmış, Cemevi yöneticileri ve bir çok Canımızın gözaltına alındığı ve cemevi evraklarına el konulduğunun haberini öfkeyle almış bulunmaktayız.
Gözaltına alınan yönetici arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Baskılarınız bizleri şimdiye kadar yıldırmadı, şimdide yıldıramayacaktır. Alevi toplumu haklarını savunmaktan hiç bir zaman vazgeçmeyecek. Alevilik Haktır, Aleviler vardır.”
PİRHA-Hatay’ın Defne ve Samandağ ilçelerindeki konteynerlere polislerce yapılan baskınlarda aralarında İHD yöneticisi Salman Altınöz’ün de bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Hatay’ın Defne ilçesine bağlı Çekmece Mahallesi’nde bulunan Yaşam Alanı içerisindeki konteynerlere polislerce bu sabah baskın düzenlendi. Baskınlarda konteynerlerin içinde bulunan eşyalar dağıtıldığı, konteyner kapılarının ise tahrip edildiği kaydedildi.
Baskınlarda İnsan Hakların Derneği (İHD) Hatay Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Salman Altınöz’ün de aralarında olduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Gözaltına alınanların ters kelepçe takılarak darp edildikleri kaydedildi.
Gözaltı gerekçesi hakkında ise bilgi alınamadı.
Samandağ ilçesinde de Eğitim Sen Samandağ Şubesi ve bazı konteynerlere polisin baskın düzenlediği ve bazı kişilerin gözaltı alındığı bildirildi.
PİRHA – İzmir’de HDP’nin il ve ilçe örgütü binalarına polisler tarafından baskın düzenlendi.
İzmir’de sabah saatlerinde çok sayıda eve eş zamanlı polis baskını düzenlendi. Ev baskınlarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Eş Başkanları Berna Çelik ve Çınar Altan’ın da aralarında olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Polisler, partinin il örgütü ile Buca ve Konak ilçelerinde bulunan binalarına da baskın düzenledi. Binalardaki aramalar sürüyor.
Diyarbakır başta olmak üzere birçok kentte DBP binaları ve yöneticilerinin evlerine baskın düzenlendi.
MA’nın haberine göre, Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) Genel Merkezi ile Diyarbakır’da bulunan Danışma Bürosu’na polis tarafından baskın düzenlendi. Binada aralamalar sürüyor. Urfa, Antep ve İstanbul’da da DBP’li yöneticilerin evlerine baskın düzenlendiği öğrenildi.
PİRHA-Gazeteci Nurcan Yalçın evine yapılan polis baskını sonrası gözaltına alındı.
Gazeteci Nurcan Yalçın’ın Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde bulunan evine polis baskın düzenledi. Evde yapılan aramanın ardından Yalçın, gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi öğrenilemeyen Yalçın, İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube’ye götürüldü.
Gözaltına alınması sonrası Yalçın ile görüşmek için emniyete giden avukatı, 24 saat süreyle avukat kısıtlılık kararı alındığı için müvekkili ile görüştürülmedi.
PİRHA- İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin’in annesinin evine polis baskını düzenlendi. Baskın gerekçesi olarak ise 2,5 yıl önce Dersim’de yaptığı konuşma nedeniyle ifadesinin alınması gösterildi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin’in annesi Fatma Sevgi Keskin’in evine polis baskını düzenlendi. Dersim’de bir panelde sarf ettiği sözleri gerekçe gösterilen baskında Keskin’in ifade vermesi gerektiği belirtildi.
Baskın sırasında evde bulunmadığını söyleyen Keskin, polisin daha sonra kendisini aradığını ve ifadesinin olduğunu aktardı. Bu nedenle Salı günü ifade vermeye gideceğini söyleyen Keskin, “Bu saatte eve gitmişler. Bu saatte ifade mi olur? Telefonumu bulup aramışlar. Baskına gerekçe olarak ise 2,5 yıl önce Dersim’de bir panelde sarf ettiğim sözler gösterildi. Panelde hak ihlalleri ile ilgili sözler sarf etmiştim. Bu nedenle soruşturma açılmış. ‘Örgüt propagandası yapmak’ iddiası var. Ben her gün ortadayım, bu saatte bir avukatın evine mi gidilir? O kadar saçma ki. Rahatsız etmek için yapıyorlar. Salı günü ifade vermeye gideceğim” dedi.
Ataşehir’de kağıt toplayıcıları ve kağıt toplama alanlarına yapılan baskında 200’e yakın kişi gözaltına alındı.
İstanbul Ataşehir’de polis ve zabıta ekipleri, kağıt toplayıcılarının kaldığı ev ve kağıt toplama alanlarına eş zamanlı baskın yaptı. 49 ayrı adrese yapılan baskınlarda 200’e yakın kağıt toplayıcısı gözaltına alındı. Baskınlarda kağıt toplama depolarında bulunan malzemelere el konuldu.
Kağıt toplayıcılarının Tuzla’da bulunan İstanbul İl Göç İdaresi Geri Gönderme Merkezi’ne götürüldüğü belirtildi. Kağıt toplayıcılarının buradaki işlemlerin ardından sınır dışı edileceği belirtildi.
Ümraniye’de geri dönüşüm depolarına baskın düzenleyen polis ve zabıtalar, en az 2 işçiyi gözaltına aldı.
İstanbul Ümraniye Belediyesi’ne bağlı zabıtalar, sabah saatlerinde geri dönüşüm depolarına gelerek, burada çalışan işçilere ruhsatlarının olup olmadığını sordu.
Zabıtalar, ruhsatları olmayan depolara el koyma tehdidinde bulunurken, işçilerin duruma tepki göstermesi üzerine polis geldi. İşçilerin tepki vermesi üzerine polis biber gazı ve plastik mermilerle müdahale etti. Polis, müdahalede az az 2 geri dönüşüm işçisini gözaltına aldı.
Diyarbakır, Adana ve Mersin’de yapılan ev baskınlarında aralarında JinNews muhabiri Beritan Canözerin de olduğu en az 72 kişi gözaltına alındı. Adana’daki baskınlarda polisin bir çocuğun başına silah dayadığı öne sürüldü.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında sabah saatlerinde kentte çok sayıda eve polis baskın düzenledi. Soruşturma kapsamında 104 kişi hakkında “örgüt propagandası” ve “örgüt adına eylem ve faaliyetlerde bulunma” iddiasıyla gözaltı kararı olduğu belirtilirken, aralarında JinNews muhabiri Beritan Canözeri’n de bulunduğu 59 kişi gözaltına alındı. İsmi öğrenilemeyen kişilerin Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü ve gözaltı sayısının artabileceği öğrenildi.
ADANA’DA 29 ADRESE POLİS BASKINI
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında birçok eve baskın düzenlendi. 29 adrese yapılan baskında, evlerin kapıları koçbaşıyla kırıldı, yapılan aramalarda evlerdeki eşyalar dağıtıldı. Ev baskınlarında çok sayıda kişinin gözaltına alındığı, birçok evde aramaların sürdüğü belirtildi.
Gözaltına alınanlardan ismi öğrenilenler şöyle: Mazlum Gök, Ayten Bahadır, Cemile Kavak, Edip Ulaş, İsmail Bayav, Emrah Ekinci, Mehmet Sağlam, Ömer Çakır.
12 YAŞINDA ÇOCUĞUN KAFASINA SİLAH DAYANDI İDDİASI
Adana’nın Ceyhan ilçesine bağlı Belediyeevleri Mahallesi’nde ikamet eden Agit Bahadır’ın evine polis baskın düzenledi. Agit Bahadır, üst katında oturan yakını Ayten Bahadır’ı sanal medya hesabındaki paylaşımlarından dolayı gözaltına almak için polisin baskın yaptığını söyledi.
Bahadır, ailesinin fındık toplayıcılığı yaptığı için şehir dışında olduğunu belirterek, maruz kaldığı kötü muameleyi şöyle aktardı:
“Polisler arama kararı olmadan eve girip arama yaptılar. Eşyalarımızı dağıttılar. Hasta olan 12 yaşındaki kızkardeşimin kafasına silah dayadılar. Kız sürekli ağladı. Üzerimizi giyinmemize bile izin verilmedi. Kızkardeşim polislerin baskınından ötürü ağır travma yaşadı ve halen titriyor. Üst katta oturan Ayten’i gözaltına alıp götürdüler. Polislerden şikayetçiyim” dedi.
MERSİN’DE 4 GÖZALTI
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürütmüş olduğu sanal medya soruşturma kapsamında jandarma kentte bazı evlere baskın düzenledi. Baskınlarda evlerin aranması ardından sanal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek, “örgüt propagandası yaptıkları” iddiasıyla 4 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan 4 kişinin Mersin İl Jandarma Komutanlığı’ndan tutulduğu öğrenildi. (MA)
PİRHA- Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eyleme katılan bir öğrenciyi arayan polisler, Yeldeğirmeni Mahallesi Muhtarı Sultan Aksu Kütük’ün evini basarak kendisini tehdit etmiş ve olay sosyal medyada gündem olmuştu.
Akşam saatlerine doğru Yeldeğirmeni Muhtarı Sultan Aksu Kütük de bir açıklama yaptı.
Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan İstanbul’un Kadıköy ilçesine bağlı Yeldeğirmeni (Rasimpaşa) Mahallesi muhtarı Sultan Aksu, “ ikamet ettiğimiz ev, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele, Özel Harekat ve Güvenlik Şube ekiplerinden oluşan yaklaşık 10 polis tarafından basıldı. Baskın sırasında eşim zorla yere yatırıldı, beni de yere yatmam için çok defa uyardılar ama yere yatmadım. Ellerim havada yere oturur vaziyette çocuğum beni o halde görmesin diye ekiplere sakin olmalarını çocuğun uyandığında korkacağını söyledim. O sıra da çocuğum uyanmış yataktan ağlayarak olup bitenleri izliyordu. Buna rağmen yanına yaklaşmama izin verilmedi” diyerek yaşanılan süreci aktardı.
“ÖZÜR DİLEYİP AYRILDILAR”
Evlerini basan polislerin kendilerine tehlikeli bir örgüt üyesini kendi ikametgâh adresinde aradıklarını belirten Aksu, “Aranan kişinin adresimizde yaşamadığını söyledik. O sırada ekiplere mahallenin muhtarı olduğumu söyledim. Polisler muhtar olduğumu duyduktan sonra eşimin yerden kalkmasına ve hareket etmemize izin verdiler. Durumla ilgili tutanak tutup, bizlerden özür dileyerek evimizden ayrıldılar” diye belirtti.
Aksu açıklamasının devamında şunları belirtti:
“PSİKOLOJİK ŞİDDET VE TRAVMANIN HİÇBİR TELAFİSİ OLAMAZ”
“Öğlenden sonra, aranan kişinin Boğaziçi Üniversitesi’ndeki protesto eylemine katılan bir üniversite öğrencisi olduğunu öğrendim. Mahallemizin öğrencilerin yoğun yaşadığı bir mahalle ve gençlerle iç içe bir muhtar olmak iftihar ettiğim bir duygu.”
“Bir mahalle muhtarı olarak benim evim bütün öğrencilere her zaman açıktır. Öğrencilerin ve işçilerin haklı taleplerinin her daim yanındayım. Ayrıca böyle bir muameleyi hiç kimse hak etmez ve kabul edilemez. Son olarak çocuğumun maruz bırakıldığı psikolojik şiddet ve travmanın hiçbir şekilde telafisi olamaz. Çocuğumun yaşadıklarına ülkem ve halkım adına üzülüyorum.”
“İstanbul Valisi Sayın Ali Yerlikaya, İstanbul Emniyet Müdürü Sayın Zafer Aktaş, Kadıköy İlçe Kaymakamı Sayın Dr. Mustafa Özarkslan, Kadıköy Belediye Başkanı Sayın Şerdil Dara Odabaşı, Kadıköy İlçe Emniyet Müdürü Sayın Ayhan Karaduman ve Kadıköy Mahalle Muhtarları arayıp, bilgi alıp üzüntülerini belirttiler. Bu süreçte, beni ve ailemi yalnızbırakmayarak destek olan başta Rasimpaşa Mahalle halkı olmak üzere yanımızda olan, dayanışma gösteren herkese teşekkür ederim.”
Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eyleme katılan bir öğrenciyi arayan polisler, Kadıköy Yeldeğirmeni Mahallesi Muhtarı Sultan Aksu’nun evini bastı. Aksu’nun kardeşi Başaran Aksu, “Yere yatırılıyorlar, tehditlerle Boğaziçi Üniversitesi eylemine katılan öğrencilerden birinin ismini soruyorlar. Muhtar olduğuna ikna olunca özür diliyorlar” dedi.
Boğaziçi Üniversitesi’ne yeni atanan rektörle ilgili protestoya katılanlara yönelik gözaltılarda, İstanbul’un Kadıköy ilçesine bağlı Yeldeğirmeni (Rasimpaşa) Mahallesi’nin muhtarı Sultan Aksu’nun da evi basıldı.
YERE YATIRILIP TEHDİT EDİLDİ
Aksu’nun kardeşi ve Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, polislerin Sultan Aksu’yu yere yatırarak tehdit ettiğini ve öğrencilerden birini sorduğunu aktardı.
Başaran Aksu, “Bu sabah Yeldeğirmeni Muhtarı kardeşim Sultan Aksu, eşi ve 7 yaşındaki kızının yaşadığı evi polislerce basılıyor. Yere yatırılıyorlar, tehditlerle Boğaziçi Üniversitesi eylemine katılan öğrencilerden birinin ismini soruyorlar. Muhtar olduğuna ikna olunca özür diliyorlar” dedi.
Sultan Aksu’nun kızının yaşadığı korkuya dikkat çeken Başaran Aksu, paylaşımında, “Evi basılan muhtar olmazsa her yurttaş için böylesi davranış nedeniyle özür dilemek gerekmez mi? 7 yaşındaki bir kız çocuğuna yaşattıkları korku nasıl telafi edilecek? Yeldeğirmeni öğrencilerin yaşadığı bir mahalle ve muhtarın evi tüm öğrencilere açıktır” ifadelerine yer verdi.
PİRHA – Polis baskının yapılarak her yerin dağıtıldığı Armutlu Cemevini ziyaret eden Alevi kurum temsilcileri, “Cemevleri ibadethanemizdir. Cemevleri bizim kutsalımızdır ve hiçbir neden bu mekanların kutsiyetinin çiğnenmesine sebep değildir” dedi.
Sabaha karşı ölüm orucundaki Grup Yorum üyelerinin kaldığı Direniş Evi’ne baskın yapan polis, Armutlu Cemevini de basarak her yeri dağıttı.
Polis baskının ardından Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi’nden bir heyet PSAKD Sarıyer Şubesi’ni ziyaret etti.
“CEMEVLERİ İBADETHANEMİZDİR”
Yapılan ziyarette cemevine yapılan saldırı kınanarak şunlar belirtildi:
“Polis baskınıyla cemevinin kapıları kırılmış, içerisi dağıtılmıştır. Bizler yetmiş iki millete bir nazarla bakan yolumuzun düsturuyla, sadece cemevi değil, hiçbir inanç kurumunun, özel mülkiyetin ve hiçbir canın zarar görmesini, tahrip edilmesini, saygısızlık edilmesini kabul etmeyiz. İnancımız gereği sevgiden ve hoşgörüden asla vazgeçmeyeceğimiz gibi yapılan haksızlıkların karşısında vereceğimiz mücadeleden de asla geri adım atmayız. Cemevleri ibadethanemizdir. Cemevleri bizim kutsalımızdır ve hiçbir neden bu mekanların kutsiyetinin çiğnenmesine sebep değildir.”
PİRHA – Sabaha karşı ölüm orucundaki Grup Yorum üyelerinin kaldığı Direniş Evi’ne polis baskın yaptı. Polisin, Armutlu Cemevini de bastığı ve her yeri talan ettiği belirtildi.
Ölüm orucunda olan Grup Yorum üyelerinin bulunduğu Direniş Evi’ne polis sabaha karşı baskın yaptı. Baskı ve yasakların kaldırılması için ölüm orucu eylemi yapan Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’in zorla müdahale edilmek için Ümraniye Devlet Hastanesi’ne götürüldüğü bilgisi geldi.
Polis aynı dakikalarda PSAKD İstanbul Sarıyer Şube ve Armutlu Cemevine de baskın düzenledi. Cemevinin kapılarını kıran polis, her yeri dağıttı.