Etiket: Prof. naci görür

  • Prof. Naci Görür: Bizler her depremde 10 bin, 50 bin insan kaybetmek zorunda mıyız?-VİDEO

    Prof. Naci Görür: Bizler her depremde 10 bin, 50 bin insan kaybetmek zorunda mıyız?-VİDEO

    PİRHA- Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Adıyaman’da depremle ilgili konferans verdi. Görür, “Adıyaman’dan daha şiddetli deprem yaşayan Japonya ve Tayvan da birkaç kişi hayatını kaybederken, Adıyaman’da resmi rakamlara göre 53 bin insan hayatını kaybetti. 50 bin kişi nerde 3-5 kişi nerde. Bunu nasıl sindirebiliyoruz, nasıl unutabiliyoruz. Depremde insanlar kendi selalarını dinleye dinleye can verdiler” dedi.

    Adıyaman Belediyesi, Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası, Türk Mühendis Mimarlar Odası Başkanlığı (TMMOB) ve Adıyaman İl Koordinasyon Kurulu tarafından Ticaret ve Sanayii Odası konferans salonunda Prof. Dr. Naci Görür‘ün katılımıyla “Depreme Dirençli Adıyaman”  adlı konferansı verildi. Birçok sivil toplum ve siyasi partilinin yer aldığı salona çok sayıda kişi kişi de katıldı. Adıyaman’ın depreme hazırlıklı olması için yöneticilerin üstüne düşeni yapması gerektiğini söyleyen Görür, Adıyaman Üniversitesi’nin, rektörlüğün yer bilimleri fakültesi açması gerektiğini ifade etti. Görür, halkın başka bir depreme hazırlıklı olması için ülkenin sahibi olan halkın kendi toplumunun ölümüne müsaade etmeyip gereğini yapmasını söyledi.

    “BİZLER HER DEPREMDE 10 BİN, 50 BİN İNSAN KAYBETMEK ZORUNDA MIYIZ?”

    Levha sınırlarının depremin etkili olduğu yerler olduğunu ve insanların buralara yerleştiğini belirten Görür, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Zamanla düşünebilen, bilime inanan toplumlar buraların yerleşim alanına uygun olmadığını bildikleri için yerleşim alanlarını değiştirmişlerdir. Her depremde bizler 10 bin, 20 bin, 50 bin insan feda etmeye hazır mıyız? Yöneticilere sormuyorum, sizlere soruyorum: ‘Bu kadar insanı kaybetmeyi göze alıyor musunuz?’ Almıyorsak eğer neden duruyoruz, neden doğruyu yapmıyoruz.”

    “ADIYAMAN’DA YER BİLİMLERİ FAKÜLTESİ AÇILMALI”

    Adıyaman’da olası iki tehlikeli fay hattının olduğunu söyleyen Görür, “Birincisi Bitlis-Zagros hattının Adıyaman’ı perişan edebilecek bir hattır. Eğer bir deprem olursa bu kuşakta en çok etkilenecek olanlar sizlersiniz. Buranın çok iyi araştırılması ve takip edilmesi gerekiyor. İkinci fay hattı da Doğu Anadolu Fay Hattı. Bu bölgede oluşabilecek her deprem Adıyaman’ı az veya çok etkileyebilir. Bir tehlikeye yakın bir yerdeyseniz yapacağınız bir şey yok; yapacağınız şey tehdidin bütün özelliklerini bilmek, ona göre tedbir almak” ifadesinde bulundu.

    “DEPREMLE BİRLİKTE EKONOMİ DE RİSK ALTINDA”

    Deprem sonrası yıkılan şehirlerle birlikte ekonominin de etkilendiğini ifade eden Görür,  şunları söyledi:

    “Ekonomi deprem sırasında çökmemeli, üretim durmamalı, ulaşım devam etmeli. İş insanları depremde işin durmaması için alternatifi bilmeli, çözüm üretmeli, deprem geldiği zaman bu saydığımız maddelerin durmaması gerekiyor. Ama biz de böyle olmadı. Deprem en büyük ekonomik felakettir. Deprem bir ülkeyi dizüstü çökerten bir felakettir. 11 ilde yaşanan deprem ülkeyi ekonomik anlamda çökertmiştir.”

    “DEPREMDE İNSANLAR KENDİ SELALARINI DİNLEYEREK CAN VERDİLER”

    Pazarcık ve Japonya’daki depremleri karşılaştıran Görür, önlem alındığı için Japonya ve Tayvan da az insanın hayatını kaybettiğinin altını çizerek, “Adıyaman’dan daha şiddetli deprem yaşayan Japonya ve Tayvan da birkaç kişi hayatını kaybederken, Adıyaman’da resmi rakamların verdiği rakamlara göre 53 bin insan hayatını kaybetti. 50 bin kişi nerde 3-5 kişi nerde. Bunu nasıl sindirebiliyoruz, nasıl unutabiliyoruz. Depremde insanlar kendi selalarını dinleye dinleye can verdiler. Halk olarak bizlerin suçu ise kendi yaptığımız binaların denetimini yapamamak oldu. Halkın yöneticilere şunu sorması gerekiyordu: ‘Beni yönetmek istiyorsan bulunduğum yeri depreme dirençli bölge olarak kuracaksan oyum senindir” diye konuştu.

    “İSTANBUL HALKI DEPREME HALA HAZIRLIKLI DEĞİL”

    İstanbul’da deprem olma riskine de dikkat çeken Görür, yeterli tedbirlerin alınmadığını vurgu yaparak, “İstanbul’da bir araştırmaya göre domatesin, biberin sorunu depremi sollamış. İstanbullunun bütün derdi domates kaç paraya, biber kaç paraya çıktı sorunu. Bir tek kişi deprem bizim tek sorunumuzdur demedi. 50 bin insanın hala cesedi soğumamışken halk deprem sorununu dile getirmedi. Biz bu şekilde depremle nasıl mücadele edeceğiz” diye sordu.

    PİRHA/ADIYAMAN

     

  • Prof. Dr. Naci Görür: Yaza yaza dilimizde tüy bitti

    Prof. Dr. Naci Görür: Yaza yaza dilimizde tüy bitti

    PİRHA- Maraş’ın Pazarcık’ta meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki depremin ardından paylaşımlarda bulunan Yerbilimci Prof. Dr. Naci Görür, “Bu depremin gelmekte olduğunu yerbilimciler olarak söyleye söyleye, yaza yaza dilimizde tüy bitti” diyerek, artçı sarsıntılara karşı halkı uyardı.

    Prof.Dr. Görür, peş peşe yaptığı paylaşımlarda şu ifadelere yer verdi:

    “Arkadaşlar, çok üzgünüm ama Maraş’ın Pazarcık yöresinde 7,5 büyüklüğünde deprem oldu. Çok büyük bir deprem umarım zaiyatımız az olur. Bu depremin gelmekte olduğunu yerbilimciler olarak söyleye söyleye, yaza yaza dilimizde tüy bitti. Hiç kimse ne diyorsunuz diye tepki bile vermedi.

    Bu depremden sonra Adana ve Hatay’a dikkat edilmeli. Yerel yöneticiler uyanık olmalı. Geçmiş olsun. Ölen insanlarımıza Allahtan rahmet, yaralılara şifalar dilerim.

    İlgililere sesleniyorum. Bölgedeki barajları kontrol ediniz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Prof. Görür: Neden daha ortada deprem yokken oralar ele alınmıyor?

    Prof. Görür: Neden daha ortada deprem yokken oralar ele alınmıyor?

    PİRHA- Prof. Dr Naci Görür, Elazığ depremi öncesi projeler hazırladığı, uyarılarda bulunduğunu ve önlem alınması gerektiğini söylediği halde dikkate alınmadığını belirterek “her fay kuşağında depremin ergeç geleceği biliniyor. Neden daha ortada deprem yokken oralar ele alınmıyor? Bileniniz var mı?” diye sordu.

    Elazığ Sivrice’de 6.8 büyüklüğündeki depreme dair bilanço ağırlaşırken, başta bilim insanları olmak üzere bir çok kurum ve çevrenin uyarıları dikkate almadığı ortaya çıktı. Prof. Dr Naci Görür twitter hesabından yaptığı paylaşımda şunları aktardı;

    “Arkadaşlar, Elazığlı olmam nedeniyle, Elazığ’da bir zamanlar Elazığ’ın depremselliği ile ilgili konferanslar verdim , uyarılar yaptım, Elazığ ve köylerini depreme hazırlayın dedim. Bu konuda kitaplar basıldı. Ama maalesef pek birşey yapılmadı. Tıpkı İstanbul’da olduğu gibi..

    Bununla da kalmadık. Yine Elazığlı olan Prof. Namık Çağatay ve İTÜ’deki arkadaşlarla birlikte Bingöl, Elazığ, Malatya, Maraş valilik ve belediye başkanlıklarını ve bu kentlerdeki üniversiteleri bir araya getirdim. Harita Genel Komutanlığını da işe katarak proje hazırladım..

    TÜBİTAK, DPT gibi bir çok yere başvurduk reddedildi. Halbuki her fay kuşağında depremin ergeç geleceği biliniyor. Neden daha ortada deprem yokken oralar ele alınmıyor? Bileniniz var mı?”

    (HABER MERKEZİ)