Etiket: projeler

  • ’17 milyon TL borcumuz var, ana hedefimiz gelir ve gider dengesini sağlamak-VİDEO

    ’17 milyon TL borcumuz var, ana hedefimiz gelir ve gider dengesini sağlamak-VİDEO

    PİRHA-Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin, Nazımiye Belediyesi’nin ekonomik durumunun çok kötü olduğunu belirterek, “Zor bir durumdayız. Bunun temelinde ise ilçemizin nüfusunun çok az olması. Geçmişe dönük kurum borçlarının olması sebebiyle İller Bankası’ndan gelen bütçe kesintiye uğrayarak geliyor. İller Bankası’ndan gelen parayla personelimizin maaşlarını düzenli olarak ödememiz mümkün değil” dedi.

    Ali Emrah Tekin, 31 Mart yerel seçimlerde Nazımiye’de CHP’den aday olup % 53 oyla belediye başkanı seçildi.

    Yerel seçimlerin üzerinden 6 ay geçti. Nazımiye Belediye Başkanı Ali Emrah Tekin ile Nazımiye’nin sorunlarını, şimdiye kadar yaptıkları projeler ve bundan sonra yapacaklarıyla ilgili konuştuk.

    “HEDEFİMİZ BELEDİYENİN GELİR VE GİDER DENGESİNİ SAĞLAMAK”

    Nazımiye Belediyesi’nin ekonomik durumunun içler acısı olduğunu belirten Ali Emrah Tekin, “Zor bir durumdayız. Bunun temelinde ise ilçemizin nüfusunun çok az olması, geçmişe dönük kurum borçlarının olması sebebiyle İller Bankası’ndan gelen bütçe kesintiye uğrayarak geliyor. İller Bankası’ndan gelen parayla personelimizin maaşlarını düzenli olarak ödememiz mümkün değil. İcrada olan borçlarımızı silmek için maalesef belediyemize ait bir kamyonumuzu satmak zorunda kaldık. Şu anda mali bir disiplin uygulamaya çalışıyoruz ve gereksiz bir harcamaya gitmiyoruz. Ana hedefimiz Nazımiye Belediyesi’nin gelir ve gider dengesini sağlamak” diye belirtti.

    “İLÇE NÜFUSUNU 2 BİNİN ÜZERİNE ÇIKARTMAMIZ GEREKİYOR”

    Belediyeyi devraldıklarında 17 milyon TL borç olduğunu vurgulayan Tekin, “Temmuz ayında İller Bankası’ndan bize yaklaşık 800 bin TL veriliyordu, kurum borçları sebebiyle %40 kesintiye uğrayarak elimize yaklaşık 400-450 bin TL civarı bir tutar geçiyordu. Kadrolu personellerimizin maaşları yaklaşık 510 bin TL’ydi. SGK primleri, emekli sandığı kesenekleri gibi vergileri ödememek koşuluyla. Maalesef istemeyerek ve üzülerek bazı arkadaşlarımızla yollarımızı ayırmak zorunda kaldık. İller Bankası’ndan bu kadar düşük paranın gelmesinin temelinde ilçemizin nüfusunun az olması yatıyor. O yüzden ilçe nüfusumuz 2 binin üzerine çıkartabilirsek bizim için çok önemli bir başarı olmuş olacak. Bu şekilde İller Bankası’ndan gelen pay yükselecek ve belediye asli görevlerini rahatlıkla yerine getirebilecek. Bütün Nazımiyelilere çağrı yapıyoruz ve ikametgahlarını buraya almalarını istiyoruz” dedi.

    “UFAK YATIRIMLARI BİLE FİNANSE EDEMİYORUZ”

    Nazımiye’nin geçmişten bugüne kadar ihmal edilen bir ilçe olduğunu dile getiren Tekin, şunları dile getirdi:

    “Altyapı ve üstyapı açısından birçok eksiği var. Öncelikle bunların giderilmesi gerekiyor. Elektrik üretim tesisi kurarak hem belediyemize ekstra bir gelir kaynağı hem de elektik şirketlerine verdiğimiz paradan muaf olmuş olacaktık. Ancak şu anda belediyenin ekonomik durumundan dolayı böyle bir proje yapmamız mümkün değil. Bu süre içerisinde ilişkilerimizle birlikte yollarımızı yapmaya başladık. Bu aşamada ufak dokunuşlarla ilerlemeye devam edeceğiz. Eğer yakın ve orta vadede gelir-gider dengesini sağlayabilirsek bundan sonraki süreç hem belediyemiz hem de halkımız için daha iyi olacak. Çok küçük bir belediye olmanın bazı dezavantajları var, çok ufak bir yatırımınızı bile finanse edemiyorsunuz. Geçmiş dönemde olduğu gibi bu dönemde de CHP’li belediyelerle iş birliği içerisinde olacağız. Projelerimiz sadece altyapı ve üstyapıya ilişkin olmayacak aynı zamanda ilçemizdeki kültür ve sanat gibi alanlarda da organizasyonlar yapmayı planlıyoruz.”

    Cihan BERK/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Pülümür Belediye Başkanı Tosun: En büyük sorunumuz imar ve atık arıtma-VİDEO
    -Mazgirt Belediyesi’nin bütçesi 339 bin TL, personel gideri 500 bin TL; borcu 45 milyon TL-VİDEO
    -Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya: İmkansızlıklar içerisinde güzel şeyler yapmak istiyoruz-VİDEO
    -‘Borcumuz yok; Ovacık’ın acilen bir koruma imar planına ihtiyacı var’-VİDEO

  • ‘Borcumuz yok; Ovacık’ın acilen bir koruma imar planına ihtiyacı var’-VİDEO

    ‘Borcumuz yok; Ovacık’ın acilen bir koruma imar planına ihtiyacı var’-VİDEO

    PİRHA-Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, daha yaşanabilir bir Ovacık yaratmak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, “Ovacık’ın acilen bir koruma imar planına ihtiyacı var, biz parça parça imar çalışması yapıyoruz” dedi. Önümüzdeki süreçte Ovacık’ta kültür-sanat başta olmak üzere eğitim, spor ve atölye alanlarında birçok çalışma başlatacaklarını söyleyen Sarıgül, “Ovacık için önemli olan atık su arıtma tesisi projesi tamamlanıp faaliyete girdi, daha önce kanalizasyonlar Munzur’a akıyordu” diye konuştu. 

    Mustafa Sarıgül, 31 Mart yerel seçimlerde Ovacık’ta CHP’den aday olup % 33 oyla belediye başkanı seçildi. Sarıgül, 2019 yılındaki yerel seçimlerde de yine Ovacık Belediye başkanı seçilmişti.

    Yerel seçimlerin ardından 5 ay geçti. Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile Ovacık’ın sorunları, şimdiye kadar yaptıkları projeler ve bundan sonra yapacaklarıyla ilgili konuştuk.

    “GEÇMİŞ DÖNEMDEN YENİ DÖNEME DEVREDEN HERHANGİ BİR BORCUMUZ YOK”

    2019 yılından beri Ovacık Belediye Başkanlığı yaptığını ifade eden Mustafa Sarıgül, “Bizim belediyemizin geçmiş 5 yıldan yeni döneme devreden herhangi bir borcu yok. Ancak yeni dönemde iktidarın tasarruf adı altında kısıtlamaya gitmesinden kaynaklı hizmet etme noktasında çok büyük bir sıkıntıya girdik. Belediyemizden emekli olacak insanları da düşündüğümüzde emekli ikramiyelerini hesapladığımızda biz de ödeme noktasında zorlanmaya başladık. Şu anda işçi maaşlarında bir sorun yok ancak bu ekonomik gidişat böyle gitmeye devam ederse işçi maaşlarında zorlanacağımız kesindir. Şu anda ilimizde de Türkiye’nin birçok yerinde de belediyeler işçi maaşlarını dahi ödeyemez halde. Biz en azından personel maaşlarını ödemeye çalışıyoruz. Çünkü personel maaş alamayınca belediyedeki rutin işler de yürümüyor. Ovacık’ın diğer ilçelerden farklı olarak kışın kar temizliği belediye için %100 maliyet söz konusu. Bizim sadece bir kar sezonunda kepçe ve mazot giderimiz 2 milyon TL’ye yakın bir harcama yani belediye bütçesinin %10’una denk geliyor. O yüzden biz özellikle akaryakıt konusunda çok zorluk çekiyoruz. Sürekli bir kaynak yaratma derdindeyiz, henüz metropol belediyelerden bir destek almadık ama çabalarımız devam edecek” dedi.

    “DAHA ÖNCE KANALİZASYONLAR MUNZUR’A AKIYORDU, ATIK SU ARITMA TESİSİ YAPTIK”

    Ovacık için önemli olan atık su arıtma tesisi projesinin tamamlandığını belirten Mustafa Sarıgül, “Atık su arıtma tesisi yaptık bugün 80 milyon TL bir değeri var. Ancak biz arıtma tesisine 12 milyon TL borçlandık, borçlanmayı taksitler halinde ödüyoruz. Şimdiye kadar ödeme noktasında bir sorun yaşamadık ancak arıtma tesisi faaliyete girdiğinden dolayı elektrik ve personel gideri olmak üzere aylık 300 bin TL gideri oluştu. Ekonomik olarak bizim için zorlu bir tesis ancak biz her şeye rağmen arıtma tesisini işletmek istiyoruz çünkü kanalizasyonlar daha önce Munzur’a akıyordu. Ayrıca su kenarındaki işletmelerin atıklarının da atık su arıtma tesisine bağlanması noktasında çalışma yapacağız” diye ifade etti.

    “OVACIK’IN ACİLEN KORUMA İMAR PLANINA İHTİYACI VAR”

    Türkiye’de üretim krizi olduğunu vurgulayan Sarıgül, şöyle devam etti:

    “Ülkede şeklen üretim yapılıyor deniliyor ancak ülkede üretim sıfır noktasına kadar düşmüş durumda. Çünkü üretim maliyetleri çok yüksek, iktidarın tarımsal ve hayvancılık politikalarından dolayı. Ovacık’ın diğer ilçelere göre turizm konusunda bir çekiciliği var. Ovacık’ta turizm konusunda bir tesisleşme var ancak bu tesisleşme ilçede bir kriz yaratacak. Ovacık’ın acilen bir koruma imar planına ihtiyacı var, biz parça parça imar çalışması yapıyoruz. Ovacık’ın imar çalışmasını bitirdikten sonra imar sahamızın dışında olsa bile suya kıyısı olan yerlerde koruma imar planı yapıp, bu 5 yıl içerisinde çarpık yapılaşma ve dengesiz turizm yapılaşmasına bir düzen vermek istiyoruz.”

    “KIŞ AYLARI İÇİN SOKAK HAYVANLARININ BARINMA ALANLARI YOK”

    3 yıldır sokak hayvanları için kısırlaştırma çalışmaları yaptıklarını söyleyen Sarıgül, “Bu yıl daha profesyonel çalışıyoruz, haftanın iki günü kısırlaştırma çalışması yapıyoruz. Gençlerin kurduğu koru sev yaşat oluşumu da hayvanlara yiyecek veriyor. Kış aylarında sokak hayvanlarının barınma alanları yok ve kış aylarında sokak hayvanları donarak ölebiliyorlar. İlçemizde 4-5 noktada sokak hayvanların korunabileceği ve beslenebileceği bir alan yaratırsak kış ayları için çok iyi olur. Hayvanların uyutulmasına şiddetle karşıyız. Elimizden geldiğince besleyecek, kısırlaştıracak, bakımlarını yapacağız ve birlikte yaşamaya çalışacağız” diye konuştu.

    “EVLERE İÇİLEBİLİR SU GETİRMEK İSTİYORUZ”

    İşçi parası gibi ekonomik sebeplerle iş insanlarından yardım talebinde bulunmadıklarını dile getiren Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Ovacık’ın dört tarafı sularla çevrili ancak musluklardan temiz su içemiyoruz. 5 yıl içerisinde evlere içilebilir su getirmek istiyoruz. Bizim aslında 2020 yılında bitmiş bir içme suyu projemiz var ancak iktidar tarafından halen imzalanmadığı için şu an da proje bekliyor ve ne zaman yapılacağı daha belli değil. O yüzden biz daha fazla beklememek için kendi çabamızla 1 aydır Ovacık’ın her tarafındaki suları inceliyoruz. İmar planlarından dolayı çocuklar ve gençlerin kullanım alanları hiç yok. Ovacık’ta parklarımız, yürüyüş yollarımız yok. Daha yaşanabilir bir Ovacık yaratmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Önümüzdeki süreçte Ovacık’ta kültür-sanat başta olmak üzere eğitim, spor ve atölye alanlarında birçok çalışma başlatacağız. Bu çalışmalarda materyal konusunda önemli bütçelere ihtiyaç duyuluyor. Bu konuda çok zorlanıyoruz o yüzden yardım edebilecek kişilerden desteklerini bekliyoruz.”

    Cihan BERK/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Pülümür Belediye Başkanı Tosun: En büyük sorunumuz imar ve atık arıtma-VİDEO
    -Mazgirt Belediyesi’nin bütçesi 339 bin TL, personel gideri 500 bin TL; borcu 45 milyon TL-VİDEO
    -Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya: İmkansızlıklar içerisinde güzel şeyler yapmak istiyoruz-VİDEO

  • Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya: İmkansızlıklar içerisinde güzel şeyler yapmak istiyoruz-VİDEO

    Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya: İmkansızlıklar içerisinde güzel şeyler yapmak istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Hozat Belediyesi’nin borcunun 8,5 milyon TL olduğunu söyleyen Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya, “Bize İller Bankası’ndan 1 milyon 600 bin TL geliyor ancak 600 bin TL’si borçlardan dolayı kesiliyor. Aylık işçi giderimiz 2 milyon 247 bin TL. Böyle olunca da belediye olarak çok zorlanıyoruz, işçilere 2 aydır yarım yarım maaş ödüyoruz. Biz Hozat’ı halkımızla birlikte yöneterek, imkansızlıklar içerisinde güzel şeyler yapmak istiyoruz” dedi.

    Aydın Kaya, 31 Mart yerel seçimlerinde Hozat’ta Sol Parti’den aday olup % 23 oyla belediye başkanı seçildi.

    Yerel seçimlerin ardından 5 ay geçti. Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya ile Hozat’ın sorunları, şimdiye kadar yaptıkları projeler ve bundan sonra yapacaklarıyla ilgili konuştuk.

    “BORCUMUZ 8,5 MİLYON TL”

    Hozat Belediyesi’nin borcunun 8,5 milyon TL olduğunu söyleyen Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya, “Kaybettiğimiz 13 mahkeme var, icralar geldi ama durdurduk. Bir binamızı satışa çıkardık, eğer satılırsa borcumuzu ödeyeceğiz. Seçimleri kazandıktan sonra bize 5,5 milyon TL SGK borcu geldi. Bize İller Bankası’ndan 1 milyon 600 bin TL geliyor ancak 600 bin TL’si kesiliyor borçlardan dolayı. Benim aylık işçi giderim 2 milyon 247 bin TL. Böyle olunca da belediye olarak çok zorlanıyoruz, işçilere 2 aydır yarım yarım maaş ödüyoruz. Sadece işçi maaşlarından her ay 1 milyon içerideyiz. Bunun en büyük nedeni bizden önceki belediye başkanı gitmeden 16 işçi işe alması. Dokuzuncu ayda işçi almış sonra çıkarmış daha sonra ocakta yeniden işçi almış. İşçilere % 80 zam vermiş, sendikalı yapmış ve biz şu an kitlenmiş durumdayız. İşçileri işten çıkarmak istemiyoruz, sorunlarımızı çözmek için çalışıyoruz” dedi.

    “MAHALLE MECLİSLERİNİN ARDINDAN KÖY MECLİSLERİNİ KURMAK İSTİYORUZ”

    Halkın talebi üzerine düğün salonu yaptıklarını belirten Aydın Kaya, “Bu yıl 30-35 tane düğün yapıldı ve belediye olarak biz de ekonomik olarak rahatladık. Hozat’taki mezbahaneye yıllardır el sürülmemişti, biz işçilerimizle birlikte orayı yeniledik. Hozat’ta her evin otlarını biçtik, yıllardır toplanmayan gübreleri halkımızın bahçeleri ve tarlalarına taşıdık. Ahırları ve dere yataklarını ilaçladık, bu yıl sineğin en az olduğu yer Hozat’tı. Çocuklarımız için Diyap Ağa Mahallesi’nde oyun parkı yaptık. Mahalle meclislerini kurduk şimdi de Köy meclislerini kurmaya çalışıyoruz. Biz Hozat’ı halkımızla birlikte yönetmek istiyoruz. İmkânsızlıklar içerisinde güzel şeyler yapmak istiyoruz. Emeklimiz, memurumuz kredi kartıyla benzin alıyor belediyeye. Halkımız çok duyarlı kendilerine teşekkür ediyorum” diye belirtti.

    “KİRALAR 15-20 BİN TL, KONUT TALEBİ ÇOK FAZLA”

    Hayvancılığın Hozat’ta en önemli geçim kaynağı olduğunu dile getiren Kaya, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Biz de Hozat Belediyesi olarak hayvancılığın daha da geliştirilmesi için çalışmalar yapıyoruz. İmar revizyonunu yaptık, konut talebimiz çok fazla. Hozat’ta bile ev kiraları 15-20 bin TL ise, bu halk için her şey bitmiştir. Köpek barınağımız çok yetersiz, imkânlarımız yok. Belediyenin ekonomik durumu olmadığı için yemek konusunda sıkıntı yaşıyoruz. 1-2 tane ek köpek barınağı yaptık, ülkeyi yönetenlerin zamanında bu konuya müdahale etmemesinden kaynaklı bugün köpekler uyutulmak isteniyor. Ben köpeklerin uyutulmasını doğru bulmuyorum. Kısırlaştırma yapıyoruz, şu anda % 80’ini bitirdik.

    Hozat’ın altyapısı ve üstyapısı yok her gün bir yer patlıyor, arıtmamız yok şu andaki imkânlarımızla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ama ilerleyen süreçte daha da güzel şeyler yapacağız. Biz çözüm için buradayız. Kooperatif kurmak istiyoruz. Kadınları alana çekmek istiyoruz. 40-50 kadına istihdam açıp tekstil üzerine bir çalışma yürütmek istiyoruz. Doğalgaz Pertek ve Çemişgezek’e geldi Hozat için de 2025 yılı sözü verdiler. Okullarımız yok, öğretmenlerimiz yetersiz böyle olunca da aileler çocuklarını başka yerlere götürdüler. Hozat giderek küçülüyor, biz de bu yüzden nüfusun tekrar buraya gelmesi için çalışmalar yapıyoruz.”

    Cihan BERK/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Pülümür Belediye Başkanı Tosun: En büyük sorunumuz imar ve atık arıtma-VİDEO
    -Mazgirt Belediyesi’nin bütçesi 339 bin TL, personel gideri 500 bin TL; borcu 45 milyon TL-VİDEO

  • Mazgirt Belediyesi’nin bütçesi 339 bin TL, personel gideri 500 bin TL; borcu 45 milyon TL-VİDEO

    Mazgirt Belediyesi’nin bütçesi 339 bin TL, personel gideri 500 bin TL; borcu 45 milyon TL-VİDEO

    PİRHA-Belediyeyi ciddi bir borçla devraldıklarını belirten Mazgirt Belediye Başkanı Ümit Tayhava, “Belediyenin şu anki borcu 45 milyon TL. Ancak biz çalışmalarımızı başlatınca belediyemizin piyasa borçları da ortaya çıktı. Şu anda 3 milyon 800 bin TL de piyasa borcumuz var. Ekonomik durumu iyi olan Mazgirtli iş insanlarına çağrımızdır maddi ve manevi olarak Mazgirt’e yardımcı olsunlar, desteklerine ihtiyacımız var” dedi.

    Ümit Tayhava, 31 Mart yerel seçimlerinde Mazgirt’te CHP’den aday olup % 52 oyla belediye başkanı seçildi.

    Yerel seçimlerin ardından 5 ay geçti. Mazgirt Belediye Başkanı Ümit Tayhava ile Mazgirt’in sorunları, şimdiye kadar yaptıkları projeler ve bundan sonra yapacaklarıyla ilgili konuştuk.

    “45 MİLYON TL BORCUMUZ VAR”

    Belediyeyi ciddi bir borçla devraldıklarını belirten Mazgirt Belediye Başkanı Ümit Tayhava, “Belediyenin şu an ki borcu 45 milyon TL. Ancak biz çalışmalarımızı başlatınca belediyemizin piyasa borçları da ortaya çıktı. Şu anda 3 milyon 800 bin TL de piyasa borcumuz var. Mazgirt’in altyapısı kötü bir durumda, biz de altyapı çalışmalarına başladık. Elektrik sıkıntımız var geçmiş dönemden 1.7 Milyon TL borcumuz vardı. Bütçemiz çok az. Geçmiş dönemden borçlar, sendika ödemeleri, SSK borçları nedeniyle işçilere ödeme yapmakta sıkıntı yaşıyoruz. TEDAŞ’a 300 bin TL ödeme yaptığımız için bu ay işçilere maaş veremeyeceğim. Geçmiş dönemde ödenmediği için şu anda 7.5 milyon TL SSK borcumuz var. Belediyemize gelen bütçe 339 bin TL, personel giderimiz ise 500 bin TL. Personel maaşlarının dışında belediyenin diğer harcamaları nedeniyle ekonomik anlamda sıkıntı yaşıyoruz. Belediyeler Birliği’ne taleplerimizi ilettik. Kamyonumuz, itfaiyemiz ve araçlarımız satıldı. Araçlarımız yok ki çalışma yapalım” dedi.

    “GEÇMİŞ DÖNEMDE BELEDİYENİN KAYNAKLARI İYİ DEĞERLENDİRİLMEDİ”

    Geçmiş dönemde belediyenin kaynaklarının iyi değerlendirilmediğini ifade eden Ümit Tayhava, “Özel idare ve kaymakamlığa ait sağlık ocağı bize ait olmamasına rağmen 2.5 milyon TL masraf yapılarak tadilat ve tamiratı sürmüş. Boşu boşuna belediyenin parası oraya harcanmış. Bize ait bir kurum değil, ben oraya 2.5 milyon TL harcanmasını doğru bulmuyorum. Okulumuz, garajımız, parkımız, belediyeye ait iş yerleri, yenisi yapılacağı söylenip yıkıldı ancak hiçbiri yapılmadı” diye belirtti.

    “İŞ İNSANLARIMIZ MAZGİRT’E DESTEK OLSUNLAR”

    İlk olarak Mazgirt’in üstyapısına ilişkin çalışma yürüteceklerini vurgulayan Tayhava, şunları dile getirdi:

    “Daha sonra yıkılan parkımızı yeniden yapmak istiyoruz çünkü orada ihtiyaç sahibi insanlar yaptıkları ürünleri satıyordu. Yıkılan garajımızı yapmak istiyoruz, minibüsler belediyenin önünden kalkıyor. Elektrik giderleri belediye için çok masraflı olduğu için güneş paneli projesi yapmayı düşünüyorum. Önümüzdeki dönemlerde Mazgirt’te üniversite bölümünün yeniden açılması için Munzur Üniversitesi ile iletişim halindeyiz. Mazgirt’te sosyal bir alanımız olmadığı için yüzme havuzları yapmayı düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde reyhan, salep ve lavanta üretimleri yapacağız. Belediyemize katkısı da olacağı için üretime dair şeyler yapmamız lazım. Ekonomik durumu iyi olan Mazgirtli iş insanlarına çağrımızdır maddi ve manevi olarak Mazgirt’e yardımcı olsunlar, desteklerine ihtiyacımız var.”

    Cihan BERK/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:

    >Pülümür Belediye Başkanı Tosun: En büyük sorunumuz imar ve atık arıtma-VİDEO

  • Pülümür Belediye Başkanı Tosun: En büyük sorunumuz imar ve atık arıtma-VİDEO

    Pülümür Belediye Başkanı Tosun: En büyük sorunumuz imar ve atık arıtma-VİDEO

    PİRHA-Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun, belediyenin giderlerinin çok yükseldiğini belirterek, “Çalışan maaşları, akaryakıt giderleri ve araç bakımlarında çok ciddi artışlar var. Şu anda toplamda borcumuz 835 bin TL” dedi. Amaçlarının nüfusu arttırmak, hayvancılık ile arıcılığı geliştirmek ve kırsal turizmi geliştirmek olduğunu söyleyen Tosun, Pülümürlülere ilçelerine yönelmeleri ve yatırım yapmaları çağrısında bulundu.

    Müslüm Tosun, 31 Mart yerel seçimlerinde Pülümür’de CHP’den aday olup % 57 oyla belediye başkanı seçildi. Tosun, 2019 yılındaki yerel seçimlerde de Pülümür Belediye başkanı seçilmişti.

    Yerel seçimlerin ardından 5 ay geçti. Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun ile Pülümür’ün sorunları, şimdiye kadar yaptıkları projeler ve bundan sonra yapacaklarıyla ilgili konuştuk.

    “64 DAİREDEN OLUŞAN TOKİ PROJESİNİ HAYATA GEÇİRDİK”

    Uzun vadeli projeler gerçekleştirerek Pülümür’ü geliştireceklerini söyleyen Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun, “Amacımız nüfusu arttırmak, hayvancılık ile arıcılığı geliştirmek ve kırsal turizm üzerine yoğunlaşabilmekti. Sivil toplum örgütleri, akademisyenler ve iş insanlarını bir araya getirerek Pülümür’de neler yapılabilir diye 3 günlük bir çalıştay yapmıştık. Bozağakaraderbendi köyünde özel idare tarafından işletilen bir kaplıca vardı. Pülümür’de öncelik arz eden bir proje olarak öngörüldü. Biz de orada ayrı bir şirket kurduk. Tabi bu yapılırken sosyal bir proje olarak görüldü. Köye geri dönüşleri sağlamak için Kayırlar köyünde, Kayırlar Köy Derneği ile birlikte 60 dönümlük bir yeri imara açtık şu anda batıdan gelenler tarafından 21 tane ev yapıldı. Geri kalanlar, ekonomik krizden dolayı ev yapamadılar ama geri dönüşün önünü açmak amacıyla yeni bir mahalle oluşturduk. Bölgemizde konut sıkıntısı vardı, 64 daireden oluşan bir TOKİ projesini hayata geçirdik” dedi.

    “835 BİN TL BORCUMUZ VAR”

    Pülümür’de arıcılığın çok önemli olduğunu vurgulayan Müslüm Tosun, “Pülümür’de arıcılık çok yaygın olduğu için biz buradaki üreticilerin bir araya gelip hem daha kaliteli bir bal üretimi, hem de bal üretimini artırmaya yönelik bir çalışma başlattık. 24 üreticinin olduğu üretim kooperatifi kurduk ve kendi markalarını oluşturdular. 1200’lerde olan nüfusumuz son dönemlerde 1500’ün üzerine çıktı. Vatandaşların da son dönemlerde geri dönüşe dair talepleri var. Belediyenin geliri nüfusa bağlı İller Bankası’ndan gelen pay ile buradaki emlak vergisi ve su parası. Giderlerimiz çok yükseldi. Çalışan maaşları, akaryakıt giderleri ve araç bakımlarında çok ciddi artışlar var. Şu anda toplamda 835 bin TL borcumuz var” diye belirtti.

    “ARITMA, PÜLÜMÜR’ÜN EN TEMEL SORUNLARINDAN BİRİSİ”

    Pülümür’ün en büyük sorunlarından birisinin imar sorunu olduğunu belirten Tosun, şunları ifade etti:

    “1992 yılında yapılan afet konutlarının imar sorunları halen çözülmedi ve tapuları verilmedi. Pülümür’de en çok sıkıntılı olan yer Meydanlar Mahallesi’ydi. Biz de Tunceli Valiliği, Tunceli Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ve Afet Müdürlüğü ile koordineli bir şekilde çalışarak ağır hasarlı olan Meydanlar Mahallesi’ndeki 177 tane konut yıkıldı ve konteyner kent kuruldu. Arıtma Pülümür’ün en temel sorunların birisi. 2017 yılında yer tahsisiyle ilgili Milli Emlak’tan tahsis talebinde bulunmuşuz ancak halen talebimiz gerçekleşmedi. Paket arıtma yapmayı düşünüyoruz ama halen başvurumuza cevap gelmedi. Atıklar ilk etapta direkt çaya veriliyordu ancak biz 5 bölgemizde fosseptik yaptık ve atıkları dinlendikten sonra çaya veriyoruz. Bu sorunu çözmüyor ama %50 – %60 oranında azaltıyor. Yer tahsisi yapılmadığı için projeyi başlatamıyoruz.”

    “PÜLÜMÜRLELERİN KENDİ TOPRAKLARINA DÖNMELERİNİ İSTİYORUZ”

    Pülümür’ün kırsal turizmle öne çıkabilecek ve avantajları olan bir ilçe olduğunu dile getiren Tosun, “Meralar ve madencilik bölgemizde en ciddi sorunlardan. Maden projelerinde ÇED süreçlerine uygun hareket edilirse bence önümüzdeki süreç Pülümür için çok avantajlı bir dönem. Çünkü gezilebilir, görülebilir avantajları var hem turizm açısından çok büyük bir önem arz ediyor ve arıcılık içinde çok önemli bir coğrafya. Diğer ilçelerde olmayan sadece Pülümür’de olan tuz madenlerini ön plana çıkartarak Pülümür’ü daha yaşanabilir ve daha güzel bir ilçe haline getirme çabamız var. Pülümürlülerin ilçelerine yönelmelerini, buraya yatırım yapmalarını ve yaz tatillerini burada geçirmelerini istiyoruz. Genç ve okula giden öğrenci sayımız çok az, o yüzden gençlerimizin de yaşamlarını burada geçirmelerini ve buraya yerleşmelerini diliyorum” dedi.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

  • EHP, Yerel Yönetim Programını açıkladı

    EHP, Yerel Yönetim Programını açıkladı

    PİRHA- Emekçi Hareket Partisi (EHP), yerel yönetimlerde atacakları ilk adımları açıkladı. EHP, belediyelerin halk meclisleri ile yönetileceğini söyledi.

    Emekçi Hareket Partisi, yerel yönetimlerde atacakları ilk adımları açıkladı. Belediyenin halk meclisleri ile yönetileceği söylenen açıklamada halkın gıda ihtiyacını karşılamak için her mahalleye Halk Market açılacağı belirtildi. Ayrıca otopark sorununun çözümü için yeraltı otoparklarına dönüşümün gerçekleştirileceği ve kazanılan alanların yeşil alana çevrileceği açıklandı.

    EHP, İstanbul Bahçelievler’de Feyzanur Yılmaz’ı, Kağıthane’de Sibel Uzun’u, Sultangazi’de Onur Keşt’i, Ankara Yenimahalle’de Sanem Deniz Kura’ıl ve İzmir Çiğli’de Hilal Susuz’u bağımsız adayları olarak gösterdi.

    “TEK BAŞKAN DEĞİL HALK MECLİSİ YÖNETECEK”

    EHP, yaptığı açıklamada yerel yönetim projelerini şu şekilde belirtti:

    Halk, belediyeye taleplerini ileten konumda değil, kararlarıyla doğrudan etkileyen konumda olacak. Kent konseyleri, halk meclislerinin koordinasyonu olarak aktif olacak. Söz, yetki, karar gerçek anlamda halkın olacak.

    “HALKIMIZ GIDA TEKELİNDEN KURTULACAK”

    Belediye temel ihtiyaçların üretimine yönelik yatırımlar yapacak. Her mahalleye Halk Market, Halk Süt, Halk Et, Halk Lokantası girecek. Halkımız gıda tekellerinden kurtulacak, ucuz gıda ve yiyeceğe ulaşacak.

    “TÜM OTOPARKLAR YER ALTINA TAŞINACAK”
    Tüm otoparklar yer altına taşınacak. Yer üstünde tek bir otopark kalmayacak. Yer üstünde artık kaos değil huzur olacak. Yer üstünde, çocukların özgürce koşacağı, oksijene doyacağı yeşil alanlar olacak.

    “ORTAK ALANLARDA BULUŞACAĞIZ”
    Yaşam alanımız olan her binayı, her sokağı ortak alanlarla dolduracağız. Kolektif alanlarımızda tartışma kültürünü yeniden canlandıracağız. Buluşmak, vakit geçirmek için özel şirket yapılarına, AVM’lere mahkum olmayacağız.

    “BİNALAR YEŞİL ALANA KAVUŞACAK”
    Binaların çatılarını yeşil alanla ve güneş panelleriyle dolduracağız. Binalarda yeşil alana kavuşacak, enerji üretimine katkı sağlayacağız. Sürdürülebilir enerji ile hem ucuzluk sağlanacak, hem iklim kriziyle mücadele edeceğiz.

    “SÜRDÜRÜLEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ KULLANIMINI İLÇEYE YAYACAĞIZ”
    Sürdürülebilir enerji kaynaklarınının kullanımını ilçeye yayacağız. Her yeni bina yağmur suyu toplayacak. Yağmur suyu hasadıyla şehirlerimizdeki gelecek su kıtlığına ve kuraklığa önlem geliştireceğiz.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • DEM Parti Bingöl Belediye Eş Başkan adayları: Biz vaat etmiyoruz, söz veriyoruz-VİDEO

    DEM Parti Bingöl Belediye Eş Başkan adayları: Biz vaat etmiyoruz, söz veriyoruz-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Bingöl Belediye Eş Başkan adayları Aydın Bürçün ve Çiçek Ariç, projelerini PİRHA’ya anlattı. Çiçek Ariç, “Bingöl’ün sorunlarını halkımızla birlikte tartışıp, çözeceğiz” derken, Aydın Bürçün ise, “Halkımızın hayatını zorlaştıran sorunları ortadan kaldıracağız” diye konuştu.

    31 Mart Yerel Seçim çalışmaları sürerken, DEM Parti Bingöl Belediye Eş Başkan adayları Aydın Bürçün ve Çiçek Ariç, Bingöl’ün sorunlarını ve buna dönük çözüm önerilerini PİRHA‘ya anlattılar.

    “EN BÜYÜK SORUNLARDAN BİRİ GÖÇ”

    Bingöl’ün temel sorunun işsizlik olduğunu belirten Çiçek Ariç, “Bingöl hayvancılık ve tarım kenti olmasına rağmen şu anda tarım ve hayvancılığın bittiği bir kent. Bu durumdan dolayı da Bingöl’de 3-4 bin insanın göç ettiği söyleniliyor. Bingöl’ün en büyük sorunlarından biride göçtür. İşsizliğin olduğu yerde insanlar doğdukları ama doyamadıkları yerleri terk etmek zorunda kalıyorlar” dedi.

    Ariç, Bingöl’de su, altyapı ve üstyapı sorunları olduğunu da belirterek şunları kaydetti:

    “Bingöl küçük bir yer olmasına rağmen ulaşım sorunu var, Bingöl’de belediye otobüsü yok. Biz Bingöl halkına vaatte bulunmuyoruz, söz veriyoruz. Bingöl’de kadınların sosyal alanları yok, o yüzden biz belediyeyi kazandığımız zaman kadınlara sosyal yaşam alanları, kadın kooperatifleri, kreş yapma sözü vererek kadınları evden çıkartarak sosyal yaşam alanlarına katmak istiyoruz. Yol, köprü, altyapı gibi projeler belediyenin yapması gereken asli görevleridir ve vaat olarak verilmemesi gereken şeylerdir. Asıl belediyecilik toplumcu bir anlayışı ortaya koymaktır. Bingöl’ün sorunlarını halkımızla birlikte tartışıp, çözeceğiz.”

    “HALKIMIZIN HAYATINI ZORLAŞTIRAN SORUNLARI ORTADAN KALDIRACAĞIZ”

    Bingöl’ün deprem deprem bölgesi olduğunu vurgulayan Aydın Bürçün da “Biz belediyeye geldiğimizde öncelikli konularımızdan biri deprem konusu olacak. Deprem öncesi, deprem anı ve deprem sonrasına ilişkin projelerimiz olacak” dedi.

    Bürçün, Bingöl’ün dört tarafının sular ile çevrili olmasına rağmen su sorunu yaşandığını söyledi.

    Bürçün şöyle devam etti:

    “Biz belediyeye geldiğimizde su sorununu da çözeceğiz. Bingöl’de ulaşım sorunu da var ve burada belediye otobüsü yok ama biz Bingöl’ün ulaşım sorununu çözeceğiz. Gençlik merkezileri kuracağız, mahallelerde sosyal etkinlikleri artıracağız. Yürüyüş yolları ve insanların zaman geçirebileceği yeşil alanların sayısını çoğaltacağız. Kadınlara belediye bünyesinde istihdam alanları yaratacağız. Bingöl Belediyesi’ni kazandığımızda ekmek fabrikasını kuracağız ve orada kadınları istihdam edeceğiz. Bugün biz projelerimizde sosyal ve kültürel çalışmalardan bahsetmemiz gerekirken ne yazık ki 21. yüzyılda olmamıza rağmen sudan, imardan ve yeşil alandan bahsediyoruz. Biz halkımızın hayatını zorlaştıran sorunları ortadan kaldıracağız. Geri kalan projelerimizi de halkımızla beraber gerçekleştireceğiz.”

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/BİNGÖL

  • Alevi kurumları, deprem bölgesinde yaraları sarmak için hedefledikleri projelerini açıkladı

    Alevi kurumları, deprem bölgesinde yaraları sarmak için hedefledikleri projelerini açıkladı

    PİRHA- 7 Alevi kurumu ortak yazılı bir açıklama yaparak, deprem sonrası yapılan ve bundan sonra yapılacak olan çalışmaları hakkında bilgi verdi. Deprem bölgesinde kayıpların ve zararların çok trajik olduğu belirtilen açıklamada, “Tüm canları dayanışmaya davet ediyoruz” denildi. Prefabrik kentler kurulması gerektiği kaydedilen açıklamada, depremden etkilenenlerin ihtiyaçlarını karşılamak ve yaralarını sarmak için kısa, orta ve uzun vadeli projelerin yapılmasının hedeflendiği ifade edildi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), deprem sonrası yapılan ve bundan sonra yapılacak olan çalışmaları hakkında “Darda olana Hızır ol ki Hızır’ı yanında bulasın” şiarıyla ortak açıklama yaptı.

    Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “6 Şubat 2023 tarihinde ardı ardına gerçekleşen iki ayrı depremle Türkiye tarihinin en büyük felaketi ile karşılaşmıştır. Devlet ve kurumları yasal ve kurumsal olarak görevini yapmayarak on binlerce canın enkaz altında kalarak yaşamlarını kaybetmesine neden olmuştur. En büyük umudumuzun dayanışma pratiklerimiz olduğu bugünlerde sivil halk olarak seferberlik içinde birbirimizin yaralarına merhem olmak durumundayız, zira devlet enkaz altında…

    Alevi Öğretimizin kırklar mitolojisinde bir üzüm tanesini kırka bölmeyi başaran bizler bu afet döneminde de her birimiz darda kalan canların sofrasına, evine, yüreğine HIZIR olmalıyız. 72 millete bir nazarla bakan felsefemizle depremden etkilenen tüm canlıların yanında olmalıyız. Ayrıca, Türkiye ve Avrupa’daki Alevi Toplumumuzun pek çok üyesinin de Maraş, Hatay, Adıyaman, Malatya, Gaziantep, Adana, Osmaniye, Kilis, Diyarbakır, Urfa, Suriye ve diğer pek çok etkilenen bölgeyle aile bağları olması nedeniyle toplum olarak deprem haberleriyle yıkıldık. Matemdeyiz.

    “ÖLÜ SAYISI AÇIKLANANIN ÇOK ÜSTÜNDE”

    Sayısız arkadaş ve aile üyesi hayatını kaybetti, ölü sayısının resmi makamlarca açıklananın kat be kat üstünde olduğunu biliyoruz. Yüzbinlerce yaralı var. Sayısız kişi evlerini kaybetti, barınak bulmakta zorlanıyor ve dondurucu soğukta hayatta kalma mücadelesi veriyor. Kurtarma çalışmaları halen devam etmektedir, ancak halihazırda karşı karşıya kaldığımız kayıplar ve zararlar son derece trajiktir. Birçok küçük kasaba ve köy henüz herhangi bir yardım alamamıştır, kötüleşen hava koşulları ve hasarın boyutları nedeniyle çok sayıda köye ulaşılamamaktadır.

    “TÜM CANLARI DAYANIŞMAYA DAVET EDİYORUZ”

    Türkiye’deki tüm Alevi kurumlarımızın, Cemevleri ve şu anda Türkiye’de bulunan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ile bileşenleri yönetici ve üyelerinin kurtarma çabalarının bir parçası olmak, bağışları temel ihtiyaç maddelerinin satın alınması ve dağıtılması için kullanmak amacıyla mali yardım olarak toplanılmasının en etkin ve en akılcı çözüm olduğunu düşünmektedir. Bu vesileyle Rızalık Şehrimizin olmazsa olmazı dayanışma ekonomisi düşüncesinden yola çıkarak tüm canları bu felaket günlerinde dayanışmaya davet ediyoruz.

    Bölgede Türkiye ve Avrupa Alevi kurum yöneticileri olarak ön incelemelerde bulunarak, canlardan gelen hak lokmaları ile dayanışmanın ilk adımları atıldı.
    Deprem bölgelerinde pilot olarak Adıyaman’da iki (Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Zülfikar Yılmaz Çadır Kenti, Alevi Kültür Dernekleri Rıza Tanrıverdi Çadır Kenti) Hatay’da bir çadır kent kuruldu ve çadır temini sağlandığında yenileri eklenecek.
    Çadır kentte yaşayanların ısınma sorunlarını çözmek adına bir adet büyük jeneratör temin edilip, çadırlara dağıtılan ısıtıcıların çalışması sağlandı. Hem jeneratör hem de araçlar için Mazot ve Benzin temin edilip, araç sahiplerine düzenli olarak dağıtımları yapıldı. (Bölgede yaşayan canların önemli bir kısmı geceyi araçlarda geçirdikleri için araçların çalışması için ihtiyaç duyduğu benzin ve mazotlar)

    “ADIYAMAN’DA 2 ÇADIR REVİRE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

    Adıyaman’da kurulan PSAKD Zülfikar Yılmaz Çadır Kentinde 2 çadır revire dönüştürüldü. Revirlerde doktorlar, hemşireler ve sağlık teknisyenleri görev yapıyor.
    Yine PSAKD Zülfikar Yılmaz Çadır Kenti’nde depremden en çok etkilenen küçük canlarımız için, bir çadır Oyun Çadırına çevrildi ve 20 Şubat 2023 tarihi itibariyle çocuklarımızın hizmetine sunuldu.

    “40 TIR YARDIM MALZEMESİ CANLARA ULAŞTIRILDI”

    Mersin, Tarsus, Mezitli, Silifke, Antalya, Adana bölgelerinde ABF bileşenlerinin şubeleri ve Cemevlerinde depremzede canlarımıza barınma, gıda, yakacak dahil canların ihtiyaçları mümkün olan oranda karşılandı. Bölgede 40 tır yardım malzemesi (battaniye, gıda, su, hijyen malzemesi, giysi, ayakkabı) canlara ulaştırıldı, 35 adet çadır kent kuruldu, 2 gezici mobil mutfak kuruldu, 12 adet konteynır temin edildi, 2 tır soba, 30 litre mazot ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.

    “BÖLGEDE 4 CEMEVİ YIKILDI”

    Türkiye ve Avrupa Alevi kurumları ve şubelerinden 300 civarı kuru gıda tırı, 11 Su tırı, 50 civarı giyim-hijyen tırı deprem bölgesinde kurumlarımızın gönüllüleri tarafından bizzat dağıtıldı.
    Bölgede bulunan 4 Cemevi yıkıldı, yıkılmayan Cemevleri hasarlı halde tüm topluma hizmet etmeye devam ediyor. Gönüllü sağlıkçılar, psikologlar, gönüllü arama kurtarma ekipleri, gönüllü kurum üye ve yöneticileri depremin yaralarını sarmak için insan üstü emek veriyor.

    “ELBİSTAN CEMEVİ’NDE İLK GÜNDEN İTİBAREN 2 BİN KİŞİNİN KONAKLAMASI SAĞLANDI”

    Elbistan Cemevi’nde ilk günden itibaren yaklaşık iki bin kişinin konaklanması sağlandı. İlk etap da zincir marketlerden birinin şubesini zorla açtırarak, Cemevinde kalan insanlara su, meyve suyu ve bisküvi alındı ve dağıtımları yapıldı.
    Depremin ikinci günün sonuna doğru gelen yiyecek ve giyecek tırların indirilip, halka anında dağıtımı sağlandı. Elbistan’ın tüm köylerine gidilerek köy halkından mağdur olanlara ihtiyaç malzemesinin dağıtımını sağladı.

    NELER YAPILDI?

    *Yol koşulları nedeniyle ulaşım sağlanamayan Nurhak ilçesine depremin ancak üçüncü günü su ve ihtiyaç tırları refakatçılarımız eşliğinde ilçeye ulaştırıldı. Yine Nurhak ilçesi’nin *Elbistan tarafında kalan tüm köylere gidilerek onların ihtiyaçlarını büyük ölçüde karşıladık.
    *Afşin ilçesinin ve köylerinin ihtiyaçlarını temin edildi. Araçların ve Cemevi jeneratörün yakıt sorunu kalıcı olarak çözüldü. Suyu akmayan Cemevinin suyunu akmasını sağlandı.
    *Elbistan bölgesinde, bölgeden ayrılmak isteyen Canlar için altmış civarında otobüs ayarlanıp canların akrabalarının bulunduğu illere sevki sağlandı.
    *İskenderun bölgesinde depremin ilk anından itibaren Cemevi açılarak canların burada toplanması sağlandı.
    *İlk gün enerji olmamasından dolayı Kaymakamlık aracılığı ile mazot getirilmesi sağlandı. Yine ilk günden itibaren Cemevimizde canlara kahvaltı şeklinde de olsa yemek imkânı sağlandı.
    *İkinci günle ulaşan yardım tırlarındaki gıda ve ihtiyaç maddeleri indirilip, bir kısmı ihtiyaç sahiplerine dağıtılırken bir kısmı ise Cemevimizin mutfağına alınarak canlara günlük üç öğün sıcak yemek verilmesi sağlandı.
    *İhtiyaç maddelerinin dağıtımlarını ise bölgeye gönüllü olarak gelen yüz – yüz elli civarındaki üniversite (ODTÜ ve BOĞAZİÇİ) öğrencileri üstlendi.
    *Tüm bölgelere ulaşabildiğimiz en yüksek sayıda ÇADIR ve Çadırların içerisinde kullanılacak, yatak, battaniye, odun ve elektrikli sobalar temin edildi ve edilmeye devam ediliyor. Yine Canların ısınma ihtiyaçlarının giderilmesi için odun ve kömür temin edildi ve canlara dağıtıldı.

    “BÖLGEDE 4 GÜN DOLMADAN ARAMA KURTARMA YAPILMADI”

    Bölgede en önemli gözlemimiz çok kez de belirttiğimiz gibi 4 gün dolmadan arama kurtarma yapılmaması oldu. Depremin üzerinden ilk 24 saat geçtiğinde Urfa merkezde 70 bina yıkılmış iken Afad çadırı kurulmuş ve enkaz çalışması başlatılmış idi. Yalnızda 100 km uzakta olan ve ulaşım sorunu olmayan Adıyaman merkezde sokaklar virane, evler yıkık, canlar enkaz altında iken devletin hiçbir kurumu Adıyaman’da yok idi. Alevi örgüt yöneticilerimizde enkazda iken 4. gün enkazdan halk, aileler ve gönüllü kepçeciler tarafından inşaat araçları ile bedenlerine zarar verilerek cansız bedenlerine ancak ulaşılabildi. Bazı binalardan ses duyuyorduk ancak hiçbir arama kurtarma çalışması yapılmadığı için canlar, depremin darbesi ile veya soğuktan donarak can verdi.

    “PREFABRİK KENTLER KURMALIYIZ”

    Acımız büyük, lokmasını bölüşme düsturu ile inancını yürüten biz Aleviler olarak, topraklarından koparılmak istenen canlar için prefabrik köyler, prefabrik mahalleler, prefabrik kentler kurmalıyız. Deprem bölgesinden başka illere zorunlu göç eden canların hayatını kolaylaştıracak çalışmalar yürütmeliyiz. Sosyo-psikolojik projeler başlatarak, hayatta kalan canların yaşama tutunması için deryada damla olabilmeliyiz.

    “KISA, ORTA VE UZUN VADELİ PROJELERİN YAPILMASINI HEDEFLİYORUZ”

    Toplanan tüm meblağlar doğrudan en çok etkilenen insanlara aktarılacaktır. Depremden etkilen canlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak ve yaralarını sarmak için kısa, orta ve uzun vadeli projelerin yapılmasını hedefliyoruz.
    Bu kapsamda Türkiye ve Avrupa Alevi hareketi olarak ortaklaştırdığımız kararları kurumlarımızla ve kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Deprem bölgelerinde yaptığımız tespitler doğrultusunda:

    1- Hasar gören köylerin tespiti ve ihtiyaçlarının karşılanması:
    Deprem bölgelerinde bulunan köylerde yaşayanların asla kendi köylerini terk etmeyeceklerini ve kasaba ya da şehirlerde kurulan çadır ya da konteyner kentlerine gitmeyeceklerini ilettiler. Çadır ya da konteynerin evlerinin yanına kurulmasını talep ediyorlar. Çünkü besi hayvanları ve mahsullerinin yıkılan depolarda olduğunu dile getiriyorlar. Sosyo-politik olarak da köylerin boşaltılması doğru bir tutum olamaz. Amacımız insanlarımızın kendi topraklarında kalabilmeleri ve yaşam alanlarını terk etmemeleridir. Bu nedenle köylere çadır ve gıda yardımı yapılması için çalışmalara başlandı.

    2- Deprem bölgelerinden batıya yönelen göç:
    Kasaba ve şehirlerde batıya doğru ciddi bir göç var. Batıda hizmet veren Cemevlerimize yoğun bir talep var. Batıya doğru göç eden canlarımız Cemevlerimize sığınıyorlar. Bu göç ve talep ciddi sorunları da beraberinde getiriyor. Bu nedenle hem deprem bölgelerinde hem de batıda hizmet veren Cemevlerimize sığınan canlarımıza daha güçlü ve sağlıklı hizmet sunulabilmesi için desteğin sunulması kaçınılmazdır. Bu amaçla bağışlardan oluşan bütçenin bir kısmının Cemevlerimizin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kullanılması kararlaştırılmıştır.

    3- Öğrencilere burs verilmesi:
    Deprem bölgelerinde yaşanan en büyük sorunlardan biri de öğrencilerin eğitim sorunudur. Birçok gencimiz ailelerinin maddi ve manevi zarar görmesi nedeniyle eğitimlerini sürdürmeleri imkânsız hale geldi. Bu nedenle deprem bölgelerinde ihtiyaç sahibi öğrencilere burs verilmesi kararlaştırıldı.

    4- Kadın, çocuk ve yaşlılara destek:
    Deprem bölgelerinde en çok kadın, çocuk ve yaşlılar etkileniyor. Özelikle sosyal ve manevi (psikoloji ve barınma) gibi sorunlarla karşı karşıyalar. Bu sorunun çözülebilmesi ve ihtiyaçların karşılayabilmesi için bağışlardan bir bütçenin bu amaçla kullanılması için ayrılması.

    İnancımız gereği bizler her işe başlarken “YA HIZIR” diye başlarız.
    Hızır her yerdedir. Suda, Karada, Havada. Nehirlerin, Denizlerin dağların sahibidir Hızır. Hızır darda olanın carına yeter, doğaya yeniden can verir. Hızırın bastığı yerde güller açar, ekinler yeşerir. Elini sürdüğü kişi dertlerden, hastalıklardan arınır.
    Şimdi birbirimize HIZIR OLMA ZAMANI!
    Güçlerimizi birleştirip, hep birlikte BİR olalım İRİ olalım, DİRİ olalım.
    YA HIZIR…

    Saygılarımızla.

    PİRHA/İSTANBUL