PİRHA-İstanbul Küçükçekmece’de zamlar protesto edildi. 2022 yılının emekçiler için hayatın bin kat daha zorlaştığı bir yıl olarak başladığı vurgulanan açıklamada, “Müjde diye ilan edilen asgari ücret, zamlı hali ile bile çoktan enflasyon karşısında eridi gitti. Ocak ayı ücret zamları temel ihtiyaçlara gelen zamların yanında devede kulak misali “denildi.
Yurttaşın alım gücünün her geçen gün düştüğü Türkiye’de iktidar çeşitli ‘müjdeler’ vererek halkın tepkisini azaltmaya çalışsa da, yurttaşlar bir çok kentte sokağa çıkarak, ‘geçinemiyoruz’ demeye devam ediyor.
İstanbul’da İkitelli- Atakent Güç Birliği Küçükçekmece’de zamları protesto etti. HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu da yurttaşlara destek vermek için basın açıklamasına katıldı.
“EMEKÇİLERİN ÇEKTİĞİ BU ÇİLENİN SORUMLUSU KİM?”
2022 yılının emekçiler için hayatın bin kat daha zorlaştığı bir yıl olarak başladığını belirtilen açıklamada, “Müjde diye ilan edilen asgari ücret, zamlı hali ile bile çoktan enflasyon karşısında eridi gitti. Ocak ayı ücret zamları temel ihtiyaçlara gelen zamların yanında devede kulak misali. Herkes kulağı kapıda, gözü yolda elektrik, doğalgaz, su faturalarını bekler hale geldi. Memlekette açlık sınırı 4.249 lira, yoksulluk sınırı 13.843 lira. Bir işçi gece gündüz çalışıp, fazla mesai yapsa dahi açlık sınırını geçip yoksul bile olamıyor; evinde gönül rahatlığıyla ısınamıyor, ütüyü, çamaşır makinesini çalıştıramıyor. Emekçilerin çektiği bu çilenin sorumlusu kim? Memleketi parsel parsel satan, vatandaşın eline geçmeden ücretinden vergileri kesip de patronların cebine koyan, enerji üretim ve dağıtımını özelleştirip patronları bir de bu yoldan zengin eden, tüm bu emekçiyi soyma tezgahını kuran ve yasal haline getirenler! Yani tek adam rejimi ve arkasındaki sermaye güçleri. En ufak bir olanak dahi emekçilerin yaşam şartlarının düzeltilmesi için değil, sermayenin çıkarı için değerlendiriliyor” denildi.
Açıklamanın ardından yurttaşlar zamları protesto ederek faturaları yaktı.
PİRHA-Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş önünde, faturalara gelen zamlara dair basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, AKP iktidarı yılbaşı gecesi elektriğe kullanım miktarına göre %52 ile %125 oranında kademeli zam yaparak krizin yükünü yine halkın üzerine yıktı denildi.
Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş önünde, faturalara gelen zamlara dair basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu.
Yerli ve yabancı tekellerin rantını ve yüksek karını esas alan enerji politikalarının faturasını emekçi halk ve ülke ağır bir şekilde ödediğini söyleyen Tekin, “Yeni yıla elektrik faturalarını katlayan zamlarla girdik. Her gelen faturaya ‘bu kadar da olmaz’ diyoruz ancak oluyor. Gördüklerimiz duyduklarımız, dudak uçuklatır cinsten. Bir önceki ayın iki katından fazla gelen faturalar için kendimizce önlemler alıyoruz ancak olmuyor. Ne elektronik ürünlerinin 22:00’dan sonra açılması ne de sürekli lamba kapatmak çözüm” diye belirtti.
“AKP KRİZİN YÜKÜNÜ HALKA YIKTI”
AKP iktidarı yılbaşı gecesi elektriğe, kullanım miktarına göre %52 ile %125 oranında kademeli zam yaparak krizin yükünü yine halkın üzerine yıktığını belirten Tekin, “Tepkiler üzerine aylık tüketimi 150 kilowattan 210 kilowata çıkartmış olsalar dahi bu yüksek gelen faturaların düşmesi anlama gelmiyor! Müjde olarak sunulan bu yeni düzenlemede 210 kilovatsaatlik elektrik tüketimi 329 liradan 288 liraya düşecek, 41 TL’lik bir indirim! Elektrik ve doğalgaza yapılan zamlar sonucunda 2021 yılının son 6 ayında 1 milyon 655 bin 226 abonenin elektrik ve doğalgazı, borcunu ödeyemediği için kesildi. Her ay ortalama 185 bin konutun elektriği, 80 bin konutun da doğalgazı borcundan dolayı kesiliyor. İşsizliğin çok yüksek olduğu, istihdamın neredeyse hiç olmadığı ilimiz Dersim’ de de bu durum nedeniyle, birçok vatandaşımızın elektrik faturalarını ödeyemeyeceği, ısınma sorununu çözemeyeceği koşullarla karşılaşacağımızı göstermektedir. Elektrikte kademe sınırının günde 5 kilovatsaatten 7’ye çıkarılmasının vatandaşları el yakan faturalardan kurtarmayacağı çok açık, zamlar derhal geri çekilmelidir.
“İNSANLAR ALDIKLARI MAAŞLA YAŞAM SAVAŞI VERMEKTEDİR”
Elektrik üretim ve dağıtımının tekellerin kâr ve rantı için piyasalaştırılıp sömürü alanı haline getirilmesiyle üretim, istihdam, insanca yaşam imkânları yok edilerek halk soğuk ve karanlık günlere mahkûm edildiğini vurgulayan Tekin, “Yoksuldan alıp zengine aktaran, ülkede yaşanan her bir sorunun faturasını işçi ve emekçiye kesen bu iktidar da, bu düzen de çürümüştür, değişmelidir. Bunu değiştirecek olansa talepleri etrafında örgütlenerek, birleşecek ve kendi seçeneğini yaratacak işçi sınıfı ve emekçi halk olacaktır. Tek adam iktidarı; muhalif politik parti başkanını, on yaşında bir çocuğa küfrettirip gülücükler dağıtsa da, muhalifleri sindirmek için polis ve askeri kuvvetlerle sistematik baskı cenderesine alsa da, eleştiride bulunanları dilini koparmakla, kafasına sıkmakla, gittikleri yere kadar kovalayarak ezmekle vb. tehditlerle susturmaya çalışsa da ortada yüze çarpan başka bir gerçeklik daha var; sistematik zam yağmurları! Çalışabilir nüfusun yüzde 14`ü işsizdir, 15 milyon işçiden ancak 1.2 milyonu sendikalıdır, yoksulluk sınırı dört kişilik aile için 13 bin TL civarına çıkmıştır ve on milyonlarca insan bu sınırın çok çok altındaki ücret ve maaşla yaşam savaşı vermektedir bu ülkede” diye konuştu.
“ZAMLAR DURDURULMALI”
Emek Partisi Dersim İl Örgütü’nün yapılan zamlara yönelik talepleri şu şekilde:
-İnsanca yaşayacak bir ücret için derhal tüm ücretlere ek zam yapılmalıdır.
-Elektrik kesintisi nedeniyle artan maliyet bahanesiyle fiyat artışları yapılmamalı zamlar durdurulmalıdır.
-Elektrik, doğalgaz, telefon, internet faturalarına yapılan zamlar geri alınmalı; yoksulluk sınırının altında geliri olan ya da hiç geliri olmayan her hane için doğalgaz, su, elektrik, telefon-internet hizmeti ücretsiz olmalıdır.
-Başta KDV olmak üzere, konutlarda faturaları kabartan vergi ve kesinti kalemleri kaldırılmalıdır.
-Faturaları ödeyecek geliri olamayan ailelerin elektriklerinin ve gazlarının kesilmesine son verilmeli bu faturalar hazine tarafından karşılanmalıdır.
Açıklamaya HDP İl Eş Başkanları Nurşat Yeşil, İbrahim Kasun ve Eğitim-Sen Dersim Şube Başkanı Hüseyin Kasun da destek verdi. Açıklamanın ardından katılımcılar tarafından faturalar yakıldı.
PİRHA-Dersim’de Atatürk Mahallesi’nde bulunan Tunceli Kız Öğrenci Yurdu’nda yedek olarak kalan öğrencilerin yurt yönetimi tarafından gece yarısı yurttan çıkartılmasını öğrenciler protesto etti.
Dersim merkez Atatürk Mahallesi’nde bulunan Tunceli Kız Öğrenci Yurdu’nda öğrenciler yurt görevlileri tarafından gece yarısı yurttan çıkartıldı. Yurt önünde toplanan yüzlerce öğrenci, öğrencilerin gece yarısı yurttan çıkarılmasını protesto etti. Duruma tepki gösteren öğrencileri alkış ve ıslıklar çalarak “susma sustukça sıra sana gelecek” sloganları attı.
Aynı kampüs içerisinde yer alan Munzur Erkek Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrenciler ise, eyleme destek vermek için Kız Öğrenci Yurdu’nun önüne kadar yürüdü. Bina önündeki protestoların ardından öğrenciler bu kez Ehlibeyt Kız Öğrenci Yurdu’na doğru yürüyüşe geçti. Öğrenciler yol boyunca ıslık ve alkışlarla “Barınma hakkımız söke söke alırız” sloganları attı. Yaşadıkları barınma sorunlarına dikkat çekmek için sürekli alkış, ıslık, zılgıt ve sloganlar atan öğrencilere, balkon ve pencerelerine çıkan yurttaşlar da yine alkışlarla destek verdi. Gece saat 03.30’a kadar sürdüren öğrenciler, bir süre oturma eylemi gerçekleştirdikten sonra dağıldı.
PİRHA-Konya’daki katliamı Taksim’de protesto eden binlerce kişi, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları eşliğinde yürüdü. Tek dil tek millet tek din anlayışına karşı halkların, işçilerin ve dinlerin kardeşliği anlayışı ile mücadele edeceklerini söyleyen HDP Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş, “Kandan besleyenlerin iktidarlığına son vereceğiz. AKP ve MHP hükümetinin artık gidici olduğunu ve bu nedenle bu kadar saldırganlaştı. Bu nedenle katliamlar ile iktidarını sürdürmek istiyor. Biz buna izin vermeyeceğiz” dedi.
İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Konya’da ırkçı saldırı sonucu 7 kişinin yaşamını yitirdiği katliamı, Taksim Tünel Meydanı’nda yaptıkları basın açıklaması ile protesto etti. Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Özgür Kadın Hareketi (TJA), Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri, Barış Anneleri ve binlerce kişi katıldı.
“KANDAN BESLEYENLERİN İKTİDARLIĞINA SON VERECEĞİZ”
Tek dil tek millet tek din anlayışına karşı halkların, işçilerin ve dinlerin kardeşliği anlayışı ile mücadele edeceklerini söyleyen HDP Şırnak Milletvekili HasanÖzgüneş, “Kandan besleyenlerin iktidarlığına son vereceğiz. AKP ve MHP hükümetinin artık gidici olduğunu ve bu nedenle bu kadar saldırganlaştı. Bu nedenle katliamlar ile iktidarını sürdürmek istiyor. Biz buna izin vermeyeceğiz. Bütün halklar kadınlar bir araya gelerek ulus devlet anlayışına son vereceğiz” şeklinde konuştu.
“MÜCADELEYİ BÜYÜRÜTEREK AŞACAĞIZ”
Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri adına açıklamayı Egecan Özgür okudu. Irkçı saldırıların planlı ve organizeli olduğunu belirten Özgür, “Polis kordonu etrafında ‘ Burada tek Kürt kalmayacak’ sloganlarıyla Dedeoğlu ailesini katleden katil sürüsü için Soylu utanmadan ‘iki aile arasında husumet var’ diyor. Katilleri delil yetersizliği gerekçesiyle serbest bırakıp Kürtlerin üstüne tekrar tekrar salanlar, 7 insanımızın öldürüldüğü bu katliamın suç ortağıdır. Çözülüş ve çeteler arasındaki çatışma ayyuka çıkmakla beraber şu da ortadadır ki rant, yağma ve savaş üzerine süren egemenlik ilişkilerinin ağır sonuçlarını işçilere, emekçilere, halklara yaşatmak konusunda ortaktırlar. Kitleleri kışkırtarak kendi suçlarını Kürt halkının, göçmenlerin, işçi ve emekçilerin üzerine yıkmakta ortaktırlar. Halklara yönelik saldırı ve katliamların sorumlusu, bu saldırıları organize edenler ve onlarla birlikte ırkçı söylemleri yükseltenlerdir. Kürt Halkı geçmişte de katliamlar ve yükseltilen ırkçılığın karşısında direndi. Halkların kardeşliğini, barışı, özgürlüğü istemekten, onun için yaşamaktan bir an olsun vazgeçmedi. Bizler de bu saldırıların karşısında boyun eğmeyeceğiz. Adalet için, özgürlük için, insanca ve onurlu bir yaşam için, halkların kardeşliği ve eşitliği için olan mücadelemizi büyüterek bu saldırıları aşacağız” dedi.
Açıklamanın ardından kitle slogan ve alkışlar atarak Şişhane Meydanı’na doğru yürüdü. “Katil devlet hesap verecek” sloganlarıyla Şişhane Meydanı’ndan Kasımpaşa’ya oradan da Hacıahmet Mahallesi’ne yürüyen gençler, burada yürüyüşlerine son verdiler.
PİRHA-HDP İzmir il binasına yapılan faşist saldırıda Deniz Poyraz’ın katledilmesi Dersim, Mersin ve Adıyaman’da protesto edildi. Yapılan açıklamalarda, “Deniz Poyraz’ın katledilmesi tek failli değil çok failli bir olaydır. O tetikte bir parmak değil birden çok parmak bulunmaktadır. Ve sıkılan kurşunlar, sadece HDP ye değil bir bütün olarak tüm muhalefete ve emek ve demokrasi mücadelesini yürütenlere sıkılmıştır” denildi.
DERSİM
Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri, HDP İzmir il binasına yapılan faşist saldırı ve katledilen Deniz Poyraz’a ilişkin Sanat Sokağı’nda basın açıklaması ve oturma eylemi yaptı.
Deniz Poyraz’ın fotoğrafının olduğu üzerinde “Katilleri tanıyoruz” yazılı pankartın açıldığı eyleme HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü’nün yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Basın açıklamasını Emek ve Demokrasi Güçleri adına EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu. Saldırının sorumlusu bu iklimi yaratanlardır diyen Tekin, “Faşist Onur Gencer’in katliam yapmak için HDP’ye gitti. Hedef gösteren söylemler, kriminalize eden manşetler ve ardından gelen kurşunlar, parti binası bombalamaları. DEP’ten bugüne her gelen iktidar, bu politikasından vazgeçmedi” dedi.
“O TETİKTE BİR PARMAK DEĞİL, BİRDEN ÇOK PARMAK BUUNMAKTADIR”
İktidarın hedefe koyma politikasından cesaret alanların, dün HDP İzmir İl Örgütü binasını basarak, Deniz Poyraz’ı katledilmesine sebep olduğunu ifade eden Tekin, “Şurası açık ki Deniz Poyraz’ın katledilmesi tek failli değil çok failli bir olaydır. O tetikte bir parmak değil birden çok parmak bulunmaktadır. Ve sıkılan kurşunlar, sadece HDP’ye değil bir bütün olarak tüm muhalefete ve emek ve demokrasi mücadelesini yürütenlere sıkılmıştır. Bu saldırı hepimizedir ve böylesi bir çürümeye, düşman hukukuna, kurşuna dönüşen kutuplaştırma siyasetine ses çıkarmamak, sırtını dönmek, bu katliamlara yol vermek demektir. Yaşanan katliamı Dersim Emek ve Demokrasi güçleri olarak lanetliyor, bir daha yaşanmaması ve Deniz Poyraz’ın barış, adalet ve özgürlük mücadelesini yükseltmek için halkımıza çağrıda bulunuyoruz” dedi.
Bu saldırının tek bir tetikçisi ve faili olmadığını vurgulayan HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, “Çok araştırıp da arka planını açığa çıkarmaya gerek yok. Açık açık bu katliamı nasıl gerçekleştireceklerini ne şekilde hazırlık yaptıklarını pervasızca günlerdir değil yıllardır hazırlığını yapıyorlar. Bu hazırlığı yaparken her şeyi devreye soktular. AKP, küçük ortağı MHP ve çete yetmedi öyle ittifaklar buldular ki artık çete-siyaset-mafya değil artık bu devletin bütün imkânlarını çeteleştirdiler. Saldırıya provokasyon deniliyor ne provokasyonu tam tersine alçakça bu katliamın nasıl yapılacağı failler tarafından açıklandı” dedi.
Yapılan açıklamanın ardından kitle 5 dakikalık oturma eylemi yaptı.
“İKTİDAR HDP’YE DÜŞMANLIĞINI HER ALANDA GÖSTERİYOR”
ADIYAMAN
HDP İzmir il binasına yapılan saldırıda Deniz Poyraz’ın katledilmesini HDP Adıyaman İl Örgütü parti binası önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına Sivil Toplum Örgütleri ve partililer katıldı. Basın açıklamasında ‘HDP halktır halk burada’ sloganları atıldı.
Açıklamayı HDP Adıyaman İl Eş Başkanı Zeliha Karınca okudu. İktidarın HDP’ye karşı düşmanlığını her alanda gösterdiğini belirten Karınca, “Siyasi söylemlerinden tutalım da parti binalarımızın önlerini abluka altına almaya kadar bütün alanlarda HDP’ye ve HDP’lilere düşman hukuku uygulamaya yönelmiştir. Türkiye’nin her bir köşesinde Parti binalarımızın önüne konan mobil karakolların güvenliği sağlamak için değil, HDP’ye düşmanlık ve provokasyon amaçlı kurulduğu bir kez daha açığa çıkmıştır” dedi.
Dün Türkiye siyasi tarihinin karanlık ve alçakça saldırılarından biri daha gerçekleştirildiğini belirten HDP Adıyaman İl Eş Başkanı Zeliha Karınca, şöyle devam etti:
“İzmir İl Binamıza yönelik yapılan katliam girişiminde parti üyemiz, yoldaşımız Deniz Poyraz katledildi. İzmir il binamıza yapılan planlı ve sistematik katliam girişimi, kaostan beslenen iktidarın yarattığı siyasi iklimin sonuçlarından biridir. İktidarın, partimizi hedef haline getirmesinin ardından saldırıların gerçekleşmesi bir tesadüfe değil, siyasi iradenin zeminini sağladığı planlı saldırılara işaret etmektedir. Bu katliam, iktidar blokunun oluşturduğu siyasi iklimin ürünüdür. “7 Haziran’ı unutmuyoruz”, “Bunlar daha iyi günleriniz” diyen ve HDP’lileri “haşerelere” benzeterek açık katliam çağrısı yapanların sesleri karanlık odakların planlarında ve tetikçilerin katliam girişimlerinde karşılığını bulmuştur. Bu saldırı içeride ve dışarıda sürdürülen Kürt düşmanlığının sonucudur. Deniz yoldaşımıza sıkılan kurşun Kürt halkına, demokratik siyasete ve HDP’nin temsil ettiği ortak yaşam iradesine sıkılmıştır. Güvenliği sağlamakla görevli siyasi iktidar ve emrindeki kolluk kuvvetlerinin Türkiye halkları açısından açık şekilde güvenlik sorunu oluşturduğu bir kez daha kanıtlanmıştır.”
“DENİZ POYRAZ’IN KATLEDİLMESİ TEK FAİLLİ DEĞİL ÇOK FAİLLİ BİR OLAYDIR”
MERSİN
HDP İzmir il binasına yapılan saldırıda Deniz Poyraz’ın katledilmesini HDP Mersin İl Örgütü ve Emek ve Demokrasi Güçleri basın açıklaması yaparak protesto etti. Basın açıklamasını HDP Mersin İl Eş Başkanı Gülbahar Şofer okudu.
Hedefe koyma politikasından cesaret alanlar, dün HDP İzmir İl Örgütü binasını basarak, Deniz Poyraz’ın katledilmesine sebep oldukların belirten Şofer, “Şurası açık ki Deniz Poyraz’ ın katledilmesi tek failli değil çok failli bir olaydır. O tetikte bir parmak değil birden çok parmak bulunmaktadır. Ve sıkılan kurşunlar, sadece HDP ye değil bir bütün olarak tüm muhalefete ve emek ve demokrasi mücadelesini yürütenlere sıkılmıştır. O kurşunlar hepimizedir. Bu kadar açık ve alçakça yapılan bir saldırı karşısında bile iktidar medyasının HDP’yi hedef gösterecek şekilde olayı çarpıtarak sunma gayreti ise biz demokrasi güçlerini hiç şaşırtmamaktadır” dedi.
Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i hangi renkten olursa olsun yaşama hakkına sahiptir diyen DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Bir toplumu öldürmek istiyorsanız kadına saldırırsınız faşizmin esas özgünlüğü buradadır. Kadın düştüğü zaman toplum düşer çünkü her inançta, her dilde kadının kutsallığı var ama faşizm hiçbir kutsallık tanımadığı gibi kadını da insanı da yok eder” diye konuştu.