Etiket: protesto eylemi

  • İzmir’de Varto’daki JES projesine tepki: Varto’nun üstü altından daha değerlidir-VİDEO

    İzmir’de Varto’daki JES projesine tepki: Varto’nun üstü altından daha değerlidir-VİDEO

    PİRHA-İzmir’de çok sayıda dernek ve yurttaş, Varto’da planlanan JES projesine karşı bir araya geldi. Açıklamada, projenin doğayı, yaşam alanlarını ve inanç mekânlarını tehdit ettiği vurgulandı.

    İzmir’in Çiğli ilçesinde bulunan Kasaplar Meydanı’nda bir araya gelen Varto Ekoloji Platformu ile inanç ve yöre dernekleri, Muş’un Varto ilçesinde yapılmak istenen Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine tepki gösterdi. “Varto halkı JES istemiyor! Suyuma, toprağıma dokunma” pankartı açan yurttaşlar, sloganlar eşliğinde projeye karşı çıktı.

    Eylemde “Havama, suyuma, toprağıma dokunma”, “Sermaye elini toprağımdan çek”, “Zehir saçan şirket Varto’dan defol” ve “Susma haykır JES’lere hayır” sloganları atılırken, “Toprak satılık değil” ve “Gımgım JES istemiyor” yazılı dövizler taşındı. Yağmur altında halay çeken yurttaşlar, sloganlarla projeye tepki gösterdi.

    Açıklamaya DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı. Açıklama öncesi söz alan yöre dernekleri temsilcileri, JES projelerinin doğaya verdiği zararlara dikkat çekerek birlikte mücadele çağrısı yaptı.

    Daha sonra konuşan İbrahim Akın, projenin Varto’nun büyük bir bölümünü tehdit ettiğini belirterek, “Eğer orada bir sondaj yapılırsa önüne geçemeyeceğiz. Bu yüzden buradaki itiraz çok güçlü. 24 Nisan’da Varto’da yapılacak miting çok önemli. Eğer bunun karşısında durmazsak Varto için büyük riskler doğar” dedi. Akın, projelerin özellikle Alevi nüfusun yoğun olduğu bölgelerde hayata geçirilmek istendiğini savunarak bunun bir “yıkım politikası” olduğunu ifade etti.

    “PROJE YAŞAM ALANLARINA MÜDAHALEDİR”

    Basın metnini okuyan Ekoloji Platformu’ndan Bahar Koç ise Varto coğrafyasının “enerji” ve “kalkınma” söylemleriyle tahrip edilmek istendiğini söyledi. Projenin 19 köyü ve yaklaşık 453 bin metrekarelik alanı kapsadığını belirten Koç, JES projelerinin yalnızca bir yatırım değil, doğrudan yaşam alanlarına ve ekosistem bütünlüğüne müdahale anlamı taşıdığını vurguladı.

    Varto’nun aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu hatırlatan Koç, yer altı su dengesi ve jeolojik yapıyı etkileyecek bu tür projelerin bilimsel olarak titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çevre hukukundaki “ihtiyat ilkesi”ne dikkat çeken Koç, ciddi zarar ihtimali bulunan durumlarda projelerden kaçınılması gerektiğini ifade etti.

    Proje alanının önemli bir kısmının mera vasfında olduğunu da vurgulayan Koç, bu alanların hayvancılık ve kırsal yaşam açısından hayati önemde olduğunu belirterek, JES projelerinin halkın geçim kaynaklarını da tehdit ettiğini söyledi.

    “VARTO’NUN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR”

    Koç, projenin su kaynaklarına, havaya ve halk sağlığına zarar vereceğini belirterek, Varto’nun aynı zamanda inançsal açıdan kutsal bir coğrafya olduğuna dikkat çekti. Proje alanında çok sayıda ziyaret yeri ve kutsal mekân bulunduğunu ifade eden Koç, olası tahribatın yalnızca doğayı değil, bölge halkının inanç hafızasını da hedef alacağını dile getirdi.

    ÇED süreçlerinin bilimsel ve şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Koç, halkın rızası olmayan projelerin kamu yararı taşımadığını söyledi. Açıklama, “Toprağımızı, suyumuzu ve yaşam alanlarımızı şirketlerin kâr hırsına teslim etmeyeceğiz. Doğa bizimle yaşar, biz doğayla varız. Varto’nun üstü, altından daha değerlidir” sözleriyle sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • Antalya Cumhuriyet Meydanı : Geleceğimize sahip çıkmak için buradayız-VİDEO

    Antalya Cumhuriyet Meydanı : Geleceğimize sahip çıkmak için buradayız-VİDEO

    PİRHA-İmamoğlu’nun gözaltına alınıp tutuklanmasına ilişkin başlatılan protesto eylemlerinin 6. gününde binlerce kişi Antalya Cumhuriyet Meydanı’nı doldurdu.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen tutuklama kararına yönelik tepkiler ülkenin birçok yerinde devam etti.

    Antalya Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen binlerce yurttaş, İmamoğlu’nun tutuklanmasını protesto etti. Emek ve demokrasi güçlerinin yanı sıra siyasi partilerinin de katıldığı eylemde sık sık, “Hükümet istifa” sloganları atıldı.

    “ANTALYADA İMAMOĞLUNA 509 BİN 639 OY ÇIKTI”

    CHP’nin cumhurbaşkanı adayını belirlemek için Antalya’da yaptığı ön seçimle ilgili bilginin de paylaşıldığı eylemde Ekrem İmamoğlu’na 509 bin 639 oy çıktığı belirtildi.

    PİRHA/ANTALYA

     

     

     

     

  • DİSK Genel-İş üyesi işçiler, protesto eylemi gerçekleştirdi-VİDEO

    DİSK Genel-İş üyesi işçiler, protesto eylemi gerçekleştirdi-VİDEO

    PİRHA – Genel-İş Sendikası’na üye işçiler, uzun süredir toplu iş sözleşmesi ile kazanılan sosyal haklar ve ikramiyelerinin zamanında ödenmemesine tepki göstererek, Çankaya belediyesini bir basın açıklamasıyla protesto ettiler. Açıklamada, “Çankaya Belediyesinde sorun, sıkıntı olsun istemiyoruz, bu sorunların ivedilikle çözülmesini talep ediyoruz” denildi. 

    DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası’na üye işçiler, uzun süredir toplu iş sözleşmesi ile kazanılan sosyal haklar ve ikramiyelerinin zamanında ödenmemesine  ilişkin belediye  önünde basın açıklaması yapmak istediler. Ancak güvenlik güçleri Ankara valiliğinin yasağını gerekçe göstererek basın açıklamasına izin vermedi. Bunun üzerine Genel-İş üyesi işçiler basın açıklamasını Çankaya Belediyesi avlusunda gerçekleştirdiler.

    Açıklamayı okuyan Genel İş Ankara 2 No’lu Şube Başkanı İsmail Yıldırım, “Belediye yönetimlerinin kamusal sorumlulukları, önce kendi çalışanlarının haklarına saygı göstermelerinden başlar” diyerek şunları ifade etti:

    “Ekmeğimiz için birlikte mücadele verdiğimiz Çankaya Belediyesi; sosyal belediyecilik anlayışından, işçi haklarına saygıdan ve emeğin kıymetini bilen değerlerinden uzaklaşmış, uzunca süredir toplu iş sözleşmemize kazandığımız sosyal haklar ve ikramiyeler zamanında ödenmemiş, hemen hemen her birimimizde uygulanan hak gaspları, mobbingler, dönüşü olmayan yerlere ulaşmış, her geçen gün işveren, işçi yoldaşlarımıza baskılarını artırarak iş barışının bozulmasına ve iş verimliliğinin düşmesine neden olmuştur. Bizler, daha sayamadığımız birçok sorunumuzun olmasına rağmen, bu sorunların çözümü için, müzakere yoluyla ve yapıcı bir şekilde, işveren yetkilileri ile defaatle görüşüp, gereken raporları sunduk, ancak; karşı taraftan çözüme yönelik herhangi bir adım atılmadığı gibi yeni hukuki alanların açılması için de elinden geleni yapmıştır. İşçinin alacağı olduğu halde belediyemizi yıpratmamak adına yasal yollara başvurmamış ancak bu durumda işçi arkadaşlarımız icra ve hacizler ile karşı karşıya kalmıştır.”

    “Ülkemizdeki intihar vakalarının, hacizlerin, icraların yol açtığı aile faciaları, psikolojik rahatsızlıklar ve travmalar işçi yoldaşlarımıza kadar sirayet etmişken, bu sorunların ileride daha büyük çözümsüzlüğe gideceği aşikardır” diyen Yıldırım, “Verilen sözlerin tutulması için, buradan bir kez daha uyarıyoruz! Çankaya Belediyesinde sorun, sıkıntı olsun istemiyor, bu sorunların ivedilikle çözülmesini talep ediyoruz. Tüm bu sorunlar çözülene kadar, siz değerli yoldaşlarımızla omuz omuza, üretimden gelen gücümüzü sonuna kadar kullanacağımızdan, kimsenin şüphesi olmasın” dedi.

    PİRHA/ANKARA