Etiket: psadk

  • ‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO

    ‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, AKP’nin ‘Alevi Diyaneti’ olarak bilinen Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Alevileri bölme hamlesine tepki gösterdi. Arslan, “Sinsice bir çalışma yapılıyor. Tek tek Alevileri avlamaya, asimile etmeye çalışıyorlar” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun, zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve nefret suçlarının önüne geçilmesi için hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları tanınmıyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdi.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı ve Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, maaşlı dedeler bulma arayışını ve Alevileri bölme girişimlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “SİNSİCE ÇALIŞMA YAPARAK ALEVİLERİ AVLAMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Cemevi Başkanlığı’nı reddettiklerini belirten Adnan Arslan, “Karşımızda bir devlet gücü var. Pir Sultan Abdal örgütü olarak biz de boş durmuyoruz, koşturuyoruz. Öyle yerlerden giriyorlar ki. Köylerde bağımsız olan cemevlerini -hatta cemevi de değil, köyde okul kapanmış, okulu, köy odasını cemevi gibi restore etmişler- buraları alıp Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlamak istiyorlar. Sonuçta da ‘bize şu kadar cemevi bağlı’ diye bir algı yaratmaya çalışıyorlar ”dedi.

    Arslan, yapılan faaliyetlerin önüne geçmeye çalıştıklarını belirterek, “Pir Sultan örgütü olarak köylerde, ilçelerde, kenar kesimlerde bağımız olan cemevleriyle iletişime geçip bunları PSAKD’ye kazandırmak, eğer dâhil olunmuyorsa da Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlamak için bir çaba harcıyoruz” şeklinde ifade etti.

    “BU YOLA İHANET EDERSEK PİRLERİMİZİN VEBALİ ÜZERİMİZE KALIR”

    Sinsice bir çalışma yapıldığını ve tek tek Alevilerin avlanmaya çalışıldığını söyleyen Arslan, şunları kaydetti:

    “Alevileri astılar, kestiler, derilerini yüzdüler ama başaramadılar. Şimdi de bu yöntemlerle Alevileri asimile etmeye çalışıyorlar. Muaviye zihniyeti boş durmuyor ama biz de yolumuz, inancımız için asimilasyonun önüne geçmek için boş durmuyoruz. Çünkü bu yol öyle kutsal bir yoldur ki bu yola eğer ihanet edip sahip çıkmazsak geçmişte bu yol için bedel ödeyen 7 ulu ozanlarımız, pirlerimiz, dedelerimizin vebali üzerimize kalır. Biz bunun bilinci doğrultusunda mücadele veriyoruz ki bu yol, yol alsın. Kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz.”

    “DEDELERE MAAŞ DEĞİL, ALEVİLİĞİN TANINMASINI İSTİYORUZ”

    Adnan Arslan, AKP ve Cemevi Başkanlığı görevlilerinin, Altınova Şubesi’ne de gittiklerini belirterek “Gelmişler ancak ben yoktum. Sekreterimize “Cemevi Başkanlığı’ndan geldik. Neye ihtiyacınız var?’ diye sormuşlar. Sekreterimiz de ‘Bir ihtiyacımız yok’ demiş ve 5-10 dakika oturduktan sonra çekip gitmişler ”dedi.

    Şu an Cemevi Başkanlığı’nda görevli olan Ali Arif Özbey’in de geçtiğimiz aylarda şube binasına geldiğini ve kendisine bir rapor verdiğini belirten Arslan, “Önce cemevlerinin yasal statüsünü verin diğerleri gelir yerini bulur. Biz yolumuz için kurumsal olarak Aleviliğin tanımasını istiyoruz. Bizim, onların vereceği bir torba çimento ya da bir iki sandalyeye ihtiyacımız yoktur. Bunları biz kendimiz temin ederiz, o gücümüz de var. Önce bizi tanısınlar ve öncelikle çocuklarımıza asimilasyon uygulamasınlar” ifadelerini kullandı.

    “LAİK DEVLETİN DİNİ OLMAZ”

    Arslan, 16 Eylül’de İzmir’de Alevi örgütleri ile Eğitim-Sen’in ÇEDES projesine karşı ortak yapacağı mitinge de dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Laik bir devletin dini olmaz. Laik bir devletin dini adalettir. Biz barış, kardeşlik, herkesin bu ülkede huzur içinde yaşamasını istiyoruz. Biz başkasının inancına karışıyor muyuz? Hayır. Bizim inancımıza da siz saygı duyun. Bu ülkede bilim bitmiş. ‘Doktorlar gidiyorsa gitsin’ dediler bugün hastanelerde doktor bulamıyoruz. Ülkeyi karanlığa götürmenin bir manası yoktur. Bugün herkes açlık ve yoksulluk içinde. Her gün zam, her gün zam. Zamlar başını almış gidiyor, bunlara ses çıkarılmıyor ama Alevilere geldiği zaman ‘Nasıl asimile edebiliriz? Bunları nasıl kendimiz gibi yapabilirizin peşindeler.”

    “HERKES İÇİN ADALET İSTİYORUZ”

    Cemevlerine yasal statü tanınmasını ve Alevi dergâhlarının kendilerine geri verilmesini de dile getiren Arslan, “Madımak Oteli’nin ‘Utanç Müzesi’ olmasını, laik demokratik ve bilimsel eğitimin hayata geçmesini, adaletin yerine gelmesini istiyoruz. Bunları sadece kendi çıkarımız için değil, bu ülkenin genel bir sorunu olduğundan sadece Aleviler için değil, herkes için istiyoruz” dedi.

    Barış içinde yaşamanın önemine değinen Arslan, “Laz, Çerkez, Arap komşularım var. Komşularımla bir sorunum yok ama sorunu yaratan devlet, kutuplaştıran da devlet” şeklinde ifade etti.

    “KELLEMİZ GİTSE DE GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı ve Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın girişimlerine karşı “Tavrımız, duruşumuz nettir” diyerek şöyle devam etti:

    “Bizde Hüseyin-i bir duruş vardır. Kellemiz gitse de geri adım atmayız. Geri adım atarsak bu yolda bedel ödeyenlerin vebali bizim üzerimize kalır. Bu ülkeyi yönetenler de aklını başına alsınlar. Bu tür yanlışlardan vazgeçsinler. Onun için bir kez daha söylüyoruz; bu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı biz tanımıyoruz, reddediyoruz. Bütün canlarımıza tavsiyemizdir; hangi cemevine gelirse gelsinler hiçbir şey talep etmesinler. Örgütlenelim, yolumuza, inancımıza sahip çıkalım. Biz dik duruşu sağladıktan sonra kimse bizimle baş edemez. Buna müsaade etmeyeceğiz. Okullardan başlatılan imam atamalarının da artık önüne geçeceğiz. Ben çocuğumu okula göndermem. Onların zihniyetine yetişmesin diye tepki koyacağım. ABC’yi evde çocuğuma kendim öğretirim ‘cahil kalsın’ ama onların cehaletiyle de yetişmesin.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO

     

     

  • Koldakoç: Kimliklerin yok sayılması insan hakları ihlalidir-VİDEO

    Koldakoç: Kimliklerin yok sayılması insan hakları ihlalidir-VİDEO

    PİRHA- Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yayınladığı Alevi başlıklı videoya ilişkin konuşan PSKAD Alanya Şube YK üyesi Kemal Koldakoç, “Ülkemiz olağanüstü bir dönemden geçiyor. Toplumun bütün kesimlerinin savrulduğu taleplerinin dikkate alınmadığı, mevcut hak ve özgürlüklerin, yaşam biçimlerinin tamamen altüst olduğu bir dönem yaşıyoruz” dedi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSKAD) Alanya Şube YK üyesi Kemal Koldakoç, Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yayınladığı “Alevi” başlıklı video hakkında konuştu.

    Seçim sürecinde kendi gerçeklikleri ile yüzleşme fırsatı da bulduklarını ifade eden Koldakoç, “Bir değişim dönüşüm sürecinde başlatmış olduğu yüzleşme aynı zamanda siyasi partilerin şu andaki davranış biçimleri, politik yaklaşımlarının tümüne baktığımızda sanki bu sorunlar daha önceden yokmuş, bugün var olmuş gibi birtakım yaklaşımlar ve çözüm önerileri üzerinden değerlendirmeler yapıldığını görüyoruz” dedi.

    “DEMOKRASİNİN OLMAZSA OLMAZI ORTAK YAŞAMDIR”

    Eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğünün ülke içerisindeki kısıtlılığına dikkat çeken Koldakoç, şunları dile getirdi:

    “Aslında var olanı yok sayma bir insan hakları ihlalidir. Demokrasinin olmazsa olmazı farklı inançların, kültürlerin, dillerin ortak yaşamıdır. Bu ülkede bütün insanlar eşit yurttaşlık hakkı üzerinden demokrasinin tüm kurumlarıyla bütün yurttaşlarına eşit davranması gerekirken bir cumhurbaşkanı adayının bile baskı sonucunda kendi etnik yapısını açıklamak zorunda bırakılmış bir ülkede yaşıyoruz maalesef bunu üzülerek söylüyorum. Biz haklar ve özgürlükler açısından baktığımızda insanların kendi doğuştan getirdiği niteliklerinin tartışma konusu olmasından dolayı ve bunu açıklama ihtiyacı duymasından dolayı üzüntülüyüz. Ama böylesine bir argümanın kullanılması da çoğaltmak için siyasetin elindeki birtakım kozların alınması kullanım alanı olarak ortaya çıkarılmasını engelleyen bir durum olarak da değerlendirmek gerekir.”

    Koldakoç, son olarak, “21 yıllık bir iktidarın toplumun bütün kesimlerinde yarattığı hasarı derleyip toparlayabilmek için şu andaki mevcut iktidara alternatif olarak bir ittifakın, bir birlikteliğin oluştuğu önemli bir süreci de yaşıyoruz. Umarım bu ülkede tüm söylediğim şeylerin diğer boyutlarının artık tartışılmayacağı yeni bir dönemin başlangıcı olacak diye de düşünüyorum. Bu seçim sürecini ve ittifakların aslında bir aday üzerinde yoğunlaşmış olması geçmişten gelen deneyimlerimizin birikimlerimizin sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Bir an önce bu dönemi kapatıp yeni bir dönemin kapısını aralamak yol açmak gerekir” ifadelerine yer verdi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • PSAKD’li kadınlar: Kadın kotası şart; iki dönemden fazla başkanlık olmamalı-VİDEO

    PSAKD’li kadınlar: Kadın kotası şart; iki dönemden fazla başkanlık olmamalı-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyesi kadınlar, Antalya’da geçen hafta sonu yapılan ve 3 gün süren Kadın Çalıştayı’nı değerlendirdi. Örgütlerde eşit temsiliyet için kadın kotasının şart olduğunu belirten kadınlar, 2 dönemden fazla başkanlık yapılmaması gerektiğini kaydettiler. Alevi kadınların yaşadığı sorunların çalıştayda ele alındığını belirten kadınlar, tüm kadınların örgütlenmesi için çağrı yaptılar. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği  (PSAKD) Kadın Meclisi’nin 5-6-7 tarihinde Antalya’da gerçekleştirdiği kadın çalıştayına ilişkin kadınlar PİRHA’ ya değerlendirmede bulundular.

    “2 DÖNEMDEN FAZLA BAŞKANLIK VE YÖNETİCİLİK YAPILMAMALI”

    PSAKD Mamak Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz, “Kamu Emekçileri Sendikaları konfederasyonunda (KESK ) ağalığın önüne geçmek için iki dönem yönetimde olan canlarımız 3. dönem yönetime gelmemesi için tüzük maddesi olarak koymuştuk, bunu  Alevi kurumlarının tüzüğüne de koymak lazım. Başka türlü gençlerin önlerini açamıyoruz. İki dönem yöneticilik yapan başkanlık yapan canlarımız kesinlikle üçüncü dönem aday olmamalılar. Ardıllarımız arkadan bu yolu sürmeli, süreğimiz devam etmeli. Yoksa birileri cemevinin köşesine oturmuş, kesinlikle kalkmıyorlar” dedi.

    “Gidip geziyoruz Türkiye’deki cemevlerini. Bu, Aleviliğin devamlılığı ile ardıllarının gelmemesi kadro yetişmemesinin önündeki bir engel” diyen türkyılmaz şöyle devam etti:

    “Buradaki Kadın Meclisi’nin amaçlarından bir tanesi altını çize çize söyledik, Kadın Meclisi çalışmalarında özerklik. Ancak Pir Sultan Abdal Derneği’nin felsefesi doğrultusunda hareket eder dedik. Tüzüğü demedik. Neden demedik? Çünkü hakların yasalardan önce geldiğini buradaki her kadın arkadaşımız bilincindedir ve bunu da hayatında uygulamaya çalışanlardır. Altını çizdiğimiz bir nokta daha vardı. Biz kadınlar eşitleninceye kadar eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasından, kadınlar okutulmaz, biz bulaşık yıkarız erkekler televizyon seyreder gibi ev içi emeğinden bahsettik. Erkekler evde patron, kadın işçi, çocuklar çırak olduğundan, kadınların kamusal yaşama atılmasının en büyük engellerinden bir tanesinin yaşlı ve çocuk bakımı olduğundan bahsettik. Ekonomik özgürlüğümüz olsa bile kadın özgürlüğü eşittir ekonomik özgürlüktür.”

    “KADIN KOTASI İÇİN İÇİN TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ ŞART”

    Yıllarca memur olarak görev yaptığını belirten Fadime Türkyılmaz, “Kadınlarımız kendi banka kartını kullanamazdı, eşlerinde dururdu. Sadece bir etek alacaklarsa kartlarımız aldık derlerdi. Bu yaşanan bir gerçeklik. Bu yüzden biz tüzüğümüze kotayı koymak zorundayız. Kadına pozitif destek başlığı altında en can alıcı noktamız kotadır. Kotada meclisin seçtiği kadınlar seçime tabi tutulmaz otomatikman yönetime yerleştirilir, geri kalan sayı için seçim yapılır. Bu olmazsa olmazımızdır. Bunu da hayata geçireceğimize dair bir kadın olarak söz veriyorum. Eğer kota burada hayata geçmezse ki KESK’te geçirdik. Ben kendi tarihimden utanırım. İyi ki varız iyi ki varsınız. Yaşasın mücadele, yaşasın kadın dayanışması” diye konuştu.

     PSAKD Ankara Şube Üyesi Neşe Ceyhan da, “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadın Meclisi uzunca bir süredir pandemi nedeniyle Zoom üzerinden tartışmalarını yürütüyordu, ilk defa bir Hacıbektaş’ta bir araya geldik, Kadıncık Ana’da bir cemimiz oldu. Sonradan yüz yüze cemal cemale toplanma gereğini de duyduk. Antalya’da birlikte olduk gerçekten iki gün verimli bir çalışma yürüttük. Gerek örgüt içerisindeki kadınların konumu, gerekse dışardaki kadının konumlarıyla, öğretimize yapılan saldırılarla ilgili, örgütlerde neler yapmamız gerektiğiyla, kadınlarla ilgili birçok konuya değindik, çok güzel düşünce alışverişlerinde bulunduk” ifadelerini kullandı.

    “KADININ YAŞADIĞI HER TÜRLÜ SORUNLAR ÇALIŞTAYDA ELE ALINDI”

    Ceyhan konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bundan sonra birlikteliğimizi devam ettirmeye Kadın Meclisimizi yaşatmaya, bir vücut bulması için yola çıktık. Bu daha başlangıç, mücadelemiz katmerli katmerli sürecek. Yürütmeyi belirledik. Türkiye’nin dört bir yanından örgütlü olduğumuz yerlerden kadın arkadaşlarımız geldi, can cana olduk. Alevi öğrenciye yapılan saldırıları, kadınların yaşadığı saldırıları, çocuk istismarı gibi o kadar çok konuya değindik ki, çok verimli bir toplantı oldu. İnanıyorum ki bundan sonraki çalışmalarımız daha verimli bir şekilde devam edecek. Hem örgüte hem de kendi tabanımıza Alevi hareketine kadın hareketine bir ivme kazandıracak buna gönülden inanıyorum. Başaracağız sen yoksan bir eksik şiarıyla yola çıktık.

    “SADECE ALEVİ ÖRGÜTLERİNDE DEĞİL TÜM KURUMLARDA KADININ ADI YOK”

    Bu çalışmamızın bir bölümünde Alevi örgütlerindeki kadınların durumunu da uzun uzun tartıştık. Son dönemlerde özellikle kadınların örgütlerde yönetimlerde daha az görev almasını enine boyuna tartıştık. Ancak şöyle bir durum var. Sadece bizim Alevi örgütlerimizde değil genel anlamda kurumlarda kadının sesi yok, kadının adı yok. Ne yazık ki mücadele veren kadınlar ama örgütlerde yönetimlerde kadınlar yok. Bunu kendi içimizde uzun uzun tartıştık. Elbette ki bazı şeyleri de mücadele ederek kazanacağız, kazanıyoruz. Yönetimlerin her aşamasında kadın arkadaşlarımız daha çok görev alacaklar, daha çok yönetimsel olarak hep birlikte olacağız mücadele edeceğiz. Dışarıdaki kadın arkadaşlarımızı örgütleyeceğiz. Yoksulluğa, yolsuzluğa, kendi inancımıza olan asimilasyona karşı, kadın cinayetlerine karşı hep birlikte mücadele edeceğiz. Sadece kendi örgütümüzdeki Alevi kadınlarla değil bizim dışımızda da demokrasi ve emek güçleri ile birlikte kadınlarla birlikte daha çok kenetlenmemiz gerektiğini ve hep birlikte gericiliğe karşı laikliği savunmak için hep birlikte mücadelemiz de yükselteceğiz.”

    PSAKD Mamak Şube Gençlik ve Kadın komisyon üyesi Ezgi Türkyılmaz ise şunları dile getirdi:

    “Öncelikle Pirimiz Pir Sultan’ın inancı bilinci ve direnci ile selamlıyoruz. Burada 5-6-7 Kasım Antalya Pir Sultan Kadın Çalıştayı’nda buluştuk. Burada buluşmamızda cemal cemale bir araya gelmemizde en önemli şey kadın birliğini, kadın mücadelesini bir adım öteye taşırken, Pir Sultan mücadelesinde bir adım öteye taşımak ve Alevi örgütlerindeki mücadeleyi bir adım öteye taşımaktı aslında. Kadınlarımız örgütlerimizde yönetimlerde ya da cemlerde erkanlarımızda postların üzerinde çok fazla yoklar. Bunları daha çok nasıl artırırız, daha çok kadın arkadaşımızı yönetimlere nasıl katarız, şeklinde tartışmalar yürüttük.

    “KADINLAR OLARAK ERKEK CANLARI ELEŞTİRİKEN KENDİ ÖZ ELEŞTİRİMİZİ DE YAPTIK

    Buradan tabii ki erkek canlarımıza eleştirilerde bulunduk, kadın canlar olarak kendi iç özeleştirilerimizi yaptık. Daha çok mücadelede olmamız gerektiğini konuştuk. Evlerimizde kadınların haklarını nasıl korumamız gerektiğini, siyasal İslam karşısında kadın mücadelesini daha fazla nasıl yürütmemiz gerektiğini ve Alevi kadınların toplumdaki her cana karşı ekstra duyarlı olduğu için olaylara daha nasıl bakması gerektiğini hukukçularımız aracılığıyla, eğitmenlerimiz aracılığıyla, akademisyenlerimiz aracıyla ve bir arada yaptığımız çalışmalarla bir adım öteye götürmeye çalıştık.  Çalıştayımız Türkiye çapında bir ilk, tarihsel bir süreç. Biz kadınlar olarak her zaman zaten her şeyin öznesiydik, fakat bir araya gelip omuz omuza bir mücadele bir adım daha ileri atmak için burada ilk tohumu ektik. Bu tohumun başlangıcını pandemi de yapmıştık ama süreç yasaklarla dolu bir süreç olduğu için bir araya cemal cemale gelememiştik bu bizim için çok önemli.”

    Alevi kadınlara seslenen Ezgi Türkyılmaz, “Biz Alevi kadınlar olarak kadın erkek sorulmaz muhabbetin dilinde derken, kadın canlarımızın da erkek canlarımızla eşit değerlere, eşit akla, eşit fikre sahip olduğunu bir şekilde ispatını gerçekleştirmiş olacağız. Ve buradan Alevi kadınlarına sesleniyoruz. Örgütlenmekten başka çaremiz yok. Lütfen örgütlerimize katılın” diye konuştu.

    “SİYASAL İSLAM EN ÇOK KADINLARI VURUYOR”

    Türkyılmaz, Karşımızdaki siyasal İslam en çok kadınları vuruyor ve en çok Alevi kadınları vuruyor. Çünkü biz onların istemedikleriyiz, biz onların ötekileştirdikleriyiz. Çünkü bizim her yaptığımız onların karşısına bir harekettir. Çünkü biz cana kıymayız, insana değer veririz, bizim kabemiz insandır ve bu siyasal İslam’ın işine gelmeyen bir durumdur. Bu nedenle Alevi gençleri, Alevi kadınlar olarak ötekiler olarak şunu söylüyoruz: Söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var, diyoruz ve yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın Pir Sultan, yaşasın Aleviler diyoruz” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA