Etiket: psakd altınova

  • ‘Cemevlerine yapılan saldırı insanlığa ve barışa yönelik yapılmıştır’-VİDEO

    ‘Cemevlerine yapılan saldırı insanlığa ve barışa yönelik yapılmıştır’-VİDEO

    PİRHA- Cemevlerine yapılan saldırının insanlığa ve barışa yönelik yapıldığına dikkat çeken PSAKD Akdeniz Bölge Sorumlusu ve Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan ve PSAKD Altınova Cemevi Üyesi Barış İşbilen, saldırılara karşı ortak tepki verilmesi çağrısında bulundu.

    30 Temmuz tarihinde Ankara’daki Ana Fatma Cemevi, Şah-ı Merdan Cemevi, Gökçebel Köy Derneği ve Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı’na yönelik saldırıyı gerçekleştiren Ahmet Ozan K, tutuklanırken, 2 kişi de adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Akdeniz Bölge Sorumlusu ve Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan ve PSAKD Altınova Cemevi Üyesi Barış İşbilen Alevi kurumlarına yönelik saldırıya ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “ALEVİLERİ KORKUTMA PLANI MI DEVREDE?”

    Adnan Arslan,  devlet yetkililerinin 400 genci Hacı Bektaş’ta kampa alması ve 300 dedeyi Kerbela’ya götürmesi planıyla ilgili arandıklarını, kendilerinin de olumsuz cevap verdiğini aktararak, “Çünkü önce samimi olalım diyoruz. Önce temel talebimiz olan cemevlerine yasal statüsünü ver, ibadethane olarak geçir” dedi.

    Alevi kurumlarına yapılan saldırının planlı olduğunu söyleyen Adnan Arslan, “Biz öyle basit şeylerle de korkmuyoruz, gereken tedbirlerimizi alıyoruz. Bu olay planlı değilse aynı saatte nasıl yapılıyor? Alevileri korkutma planı mı devrede?

    İşin özüne gelirsek eğer devlet samimiyse, içişleri bakanı samimi ise dün 1 kişi yakaladı bugün 2 yakalandı sorgulamadan olmaz kim bunlar? Bunları kim aldı getirdi? Finansmanı kim sağlıyor? Bunları ortaya çıkaracak yargılayacaksın biz de diyeceğiz ki samimiler. Cemevinin güvenliğini sağlamak için iki tane bekçi göndermişler. Bizim güvenliğimizi sağlayan yaradan Mevlamdır, erenler evliyalardır. Çok da sizin güvenliğinize ihtiyacımız yoktur, samimi olun yeter diyoruz” diye konuştu.

    “DEVLET VE İNSANLIK YÜZLEŞMELİ VE KESİNLİKLE HELALLEŞMELİDİR”

    PSAKD Altıova Cemevi Üyesi Barış İşbilen, Ankara’da yapılan saldırıların sadece Alevilere yapılmış bir saldırı olmadığını vurgulayarak, “İnsanlığa, Türkiye Cumhuriyeti’nin barışına yapılmış bir saldırıdır. Bu nedenle tepkiler sadece Aleviler tarafından değil, bütün toplum tarafından verilmelidir. Ne zaman ki biz toplum olarak tepkilerimizi hep beraber verirsek bir daha toplumsal barış ve huzurumuz bozulmayacaktır. Bu nedenle bu olayın açığa çıkarılması sadece faillerin yakalanması ile ilgili değildir. Bu olayın açığa kavuşması için mutlak ve mutlak suretle bu olayın arkasında kimler vardır, onlar tespit edilmeli ve hukuk karşısında yargılanmalıdır.

    Alevler on yıllardır, yüzyıllardır öldürülmüş katledilmiştir. Bu halen bu tür saldırılarla devam etmektedir. Bu nedenle devlet ve insanlık en kısa sürede ama en kısa sürede yüzleşmeli ve kesinlikle helalleşmelidir” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Arslan: Biz Aleviler olarak Erdoğan’ın sözlerini kendisine iade ediyoruz-VİDEO

    Arslan: Biz Aleviler olarak Erdoğan’ın sözlerini kendisine iade ediyoruz-VİDEO

    PİRHA – PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Gezi eylemlerine katılanlar için ‘Sürtük, çürük’ demesine tepki gösterdi. Arslan “‘Sürtük’ kelimesi bir devlet adamının ağzına yakışmayan cümledir. Sokak ağzı ile bir devlet adamı konuşamaz. Ülkeyi öyle bir ayrıştırma, kutuplaştırma noktasına getirdiler ki neredeyse komşuyu komşuya düşman etme noktasına getiriyorlar” dedi. 

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Gezi eylemcilerine yönelik hakaretlerine Alevi kamuoyundan tepkiler gelmeye devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Antalya Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan,  Gezi eylemlerinin özgürlüğe, doğaya, demokrasiye sahip çıkma adına yapılan bir direniş olduğunu ifade ederek “Gezi’ye katılan insanlara olmadık zulümler yaptılar. Zindanlara attılar. İşte Osman Kavala örneği ortada. İktidardan yana konuşuyorsan iyisin ama doğruları söylersen, iktidarı eleştirdiğin zaman terörist oluyorsun böyle bir noktaya geldik” yorumunu yaptı.

    “BİR DEVLET ADAMI SOKAK AĞZIYLA KONUŞAMAZ”

    Adnan Arslan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1 Haziran’da Gezi eylemcileri için yaptığı konuşmayı işaret ederek, “Cumhurbaşkanı sıfatıyla yapılan bir konuşma olarak değil, Ak Parti’nin genel başkanı olarak yapılan bir konuşma olarak değerlendiriyorum” dedi.

    Arslan, şu eleştiride bulundu:

    “Bununla ilgili  tarafıma ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ davası açsalar da ‘Ben AKP genel başkanına bunu söyledim’ derim. Bu söylenen sözler sadece gençlere yönelik değil; özellikle kadınlara yönelik ‘sürtük’ kelimesi bir devlet adamının ağzına yakışmayan cümledir. Sokak ağzı ile bir devlet adamı konuşamaz. Ama gerçekten ülkeyi öyle bir ayrıştırma, kutuplaştırma noktasına getirdiler ki neredeyse komşuyu komşuya düşman etme noktasına getiriyorlar. Bu anlamda tüm yurttaşların uyanık olması gerekir. Yurttaşlık hakkımı kullanarak rahat geçimimi sağlayabiliyor muyum? Huzurlu yaşayabiliyor muyum? Herhangi bir siyasi parti, benim için önemli değil. ‘Benim ülkem, benim yaşam biçimim önemli’ diyerek ona göre karar verilmelidir. Onun için bir kez daha AKP genel başkanının üslubunu hiç beğenmediğimi belirtiyorum. Bununla ilgili de özellikle Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadın Meclisi ve bizler, gereken suç duyurularını yapacağız. Yani bir devlet adamı çıkacak, kadınlara ‘sürtük’ diyecek, başka şeyler söyleyecek, gençlere hakaret edecek… Kabul edilebilecek bir şey değil. Bunun tarifi olmaz. Biz de burada PSAKD Altınova Şubesi olarak Cumhurbaşkanını kınıyor ve o sözleri kabul etmiyoruz. O cümleleri kendisine iade ediyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Dede Moğultay: Din dersleri içimizde kanayan bir yaradır- VİDEO

    Dede Moğultay: Din dersleri içimizde kanayan bir yaradır- VİDEO

    PİRHA- Baba Mansur Ocağı dedelerinden Hüseyin Moğultay, Aleviler için zorunlu din derslerinin kanayan bir yana olduğuna işaret ederek, “Biz Diyanet içerisinde yer almak zorunda değiliz, Diyanet lağvedilsin. Devlet var olan yaptırımlara karşı kanunları uygulamıyor” dedi.

    2021-2022 eğitim-öğretim yılının başlaması hazırlıkları sürerken, Alevi çocuklar açısından din derslerinin hala zorunlu olması tepkilere neden oluyor.

    Baba Mansur Ocağı dedelerinden Hüseyin Moğultay, Alevilerin, Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AHİM) kararlarına rağmen kaldırılmayan zorunlu din derslerine tepki göstererek Alevi çocukların muaf tutulması çağrısı yaptı.

    “DİN DERSLERİ KANAYAN YARA”

    Din derslerinin Aleviler içerisinde kanayan bir yara olduğuna değinen Moğultay, “Ne yazık ki kendi evimizin dışında hak hukuktan adaletten medet umar hale geldik. Kendi ülkemizde halk, hukuk adalet işlemiş olsa bir başka yere gidipte yardım istemek olmazdı. Neticede bütün dünyadaki devletleri bağlayan bir kanun, bizim devletimizde bir imza koymuş ama yaptırımlar olmasına rağmen uymuyor” dedi.

    ”KARARLAR UYGULANMIYOR”

    Cemevlerinin yasal statüye kavuşması ve din derslerinin kaldırılması ile ilgili kararları hatırlatan Moğultay, “Bir sürü kazanılmış haklarımız var. Devlet sadece bizi değil, Sünni, Kürt, Laz ve Çerkezler’in de haklarını kabul etmiyor. Bizi yönetenler şapkalarını önüne koyup düşünmeleri lazım. Hiçbir toplum memnun değil. Devletin kendi milletini kucaklaması lazım. Bunların ne eksiği, ne noksanı varsa bunlara deva olması lazım. Devletlerde bu iş için var değil midir?” diye sordu.

    “DİYANETTEN MAAŞ İSTEMİYORUZ”

    Diyanet’in Alevi pirlerine maaş bağlaması konusuna da tepki gösteren Moğultay, “Bizim paralarımızla maaş alıyorlar ama bize değil bazı gruplara hizmet ediyorlar Bu da bizi üzen bir durumdur. Diyanete biz dünya kadar vergi veriyoruz. Diyanete verdiğimiz vergiden bize bir kuruş gelmiyor. Diyorlar ki dedeleri maaşa bağlayalım biz maaş filan istemiyoruz, biz senin memurun olmak istemiyoruz” şeklinde konuştu.

    “ÇOCUKLARIMIZI ASİMİLE ETMEYİN”

    Moğultay son olarak şunları kaydetti:

    “Bizim taliplerimiz  yeter ki ‘Madımağı müze olarak kabul et, katillerin fotoğraflarını önümüze koyma, din derslerini zorla bize dayatma diyebilsin. Biz Diyanet içerisinde yer almak zorunda değiliz, Diyanet lağvedilsin. Eğer dedeler gönül bağı ile Hak yoluna bağlılarsa buyursunlar canı bağı ile hizmete var olsunlar, biz de varız desinler. Biz maaş filan istemiyoruz, yeter ki bizim çoluk çocuğumuzu götürüp asimile etmeyin.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • ‘Gri dedeleri, dinle beyinlerini yıkayıp sonra cemevlerine gönderiyorlar’-VİDEO

    ‘Gri dedeleri, dinle beyinlerini yıkayıp sonra cemevlerine gönderiyorlar’-VİDEO

    PİRHA-Diyanet İşleri Başkanlığı’nın gri hizmet pasaportuyla yurt dışına gönderdiği ‘dedeler’ ile ilgili PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Aslan PİRHA’ya konuştu. Aslan, “Bizim dedelerin gri pasaporta ihtiyacı yok. Bizim dedeler ocaktan gelmedir. Gri pasaport verelim dedelere Avrupa’ya gönderelim eğitim alsınlar, gelsinler Yol erkân sürsünler böyle bir dünya yok, bizim buna ihtiyacımız yok” dedi.

    Bazı Alevi derneklerinin Diyanet aracılığıyla Avrupa’ya geri pasaportla dede göndermesi ve bazılarının geri dönmemesi geçen aylarda gündeme oturmuştu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı Adnan Aslan, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın gri hizmet pasaportuyla yurt dışına gönderdiği ‘dedeler’ ile ilgili PİRHA’ya konuştu.

    “Bizim dedelerin gri pasaporta ihtiyacı yok” diyen Adnan Aslan, “Bizim dedeler ocaktan gelmedir. Ben beş yaşındayken bizim köyde cem yapılırdı. Dede cem yürütüyordu, okuma yazması yoktu, a, b, c’yi bilmezdi, ama bir anlatırdı, deryayı ummandı. Nereden öğreniyordu bunu? Dedesinden, babasından öğreniyordu. Hafızasını kullanıyor, öğrenip geliyordu. Gri pasaport verelim dedelere Avrupa’ya gönderelim eğitim alsınlar, gelsinler yol erkân sürsünler böyle bir dünya yok, bizim buna ihtiyacımız yok” dedi.

    “DEDELERİMİZİN GRİ PASAPORTA İHTİYACI YOK”

    Alevilerin gri pasaporta ihtiyacı olmadığını vurgulayan Aslan, “Dedelerin Avrupa’dan gidip eğitim alıp gelmelerine ihtiyacı yok. Bizim yolumuz, erkânımız bellidir, bizim ocaklarımızdan gelen ritüeller dedelerin yaptığı cemler bellidir. Gri pasaport alıp Avrupa’ya giden dedeleri biz reddediyoruz. Gri pasaportu ticaret üzerine yapıyorlar. Gidenlerin çoğu gelmemiş 6000-7000 Euro para almışlar. Alevilikte rızalık vardır. Alevilikte öyle cebini doldur, gri pasaportu al Avrupa’ya git ticaret yap geri gel, sen Avrupa’da kimden eğitim alıyorsun?” diye sordu.

    “DEDELER İÇİN ASIL EĞİTİM HACI BEKTAŞ VELİ’NİN ÖĞRETİLERİDİR”

    Adnan Aslan, “Eğitim alıyorsan Hacı Bektaş’a git, Abdal Musa’ya git onları gör. Hacı Bektaş orada ne anlattı, ne söyledi, ne yazdı, hepsini oku burada eğitimini al”diyerek şöyle devam etti:

    “Ne diyor? Eline, beline, diline sahip ol. Başta bunu yapmak lazım. Zaten sen buradan girersen eğitimini almış olursun. Ben gideyim Avrupa’dan eğitim alayım. Bu bir ticaret usulüdür, bu eğitim falan değildir. Bu Alevileri asimilasyona doğru götürmektir. Biz bunları reddediyoruz. Daha önce devlet demedi mi Alevileri Diyanete bağlayın her şeyini yaparım.”

    “GRİ PASAPORTLU DEDELER OCAKTAN YETİŞEN DEDELER DEĞİL, DEVLETİN DEDELERİDİR”

    “Cemevlerinde siyaset yoktur onun için gri pasaport adı altında gönderilen kişilerin çoğu da dede değil, ocaktan gelen de değildir” diyen Aslan konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Bunları gönderecekler dinle beyinlerini yıkayacaklar ondan sonra getirecekler sen şu cemevine, sen bu cemevine. Yok kardeşim! Bizim bunlara ihtiyacımız yok, bizim dedelerimiz var. Bu Yolu, erkanı sürdürecek dedelerimiz var.

    “DEDELERİMİZ BURADA CEM YAPTIĞI ZAMAN GÖZYAŞI DÖKÜYORLAR, SAMİMİYET LAZIM!”

    Ocaktan gelmedir, şu anda Altınova cemevinde iki dedemiz var. Biri baba Mansur Ocağı’ndan, diğeri Kureyşan Ocağı’ndan. Çok da güzel hizmet yapıyorlar, cem yaptıkları zaman gözyaşı döküyorlar. Bize samimiyet lazım. İnanmak, o aşk içten gelecek, o gözyaşı içten gelecek. Bu dedeler burada cem yaptıkları zaman gözyaşı döktüğün zaman senin gözyaşı dökmemen elde değil. O dedeler gelecek tiyatro gibi oturacak diğer canlar da koltukta oturacak cem yapacak böyle bir dünya yok. Biz bunu kabul etmiyoruz, reddediyoruz, zaten böyle bir şeye karşıyız, böyle bir durumu da biz istemiyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA