PİRHA- PSAKD’nin İstanbul’da düzenlediği “33 Can 33 Yıl; Analar Buluşması” adlı anma etkinliğinde, Sivas’ta katledilen canlar anıldı. Anma etkinliğinde aileler adalet talebini bir kez daha dile getirdi.
2 Temmuz 1993’te Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nin gerici bir güruh tarafından ateşe verilmesi sonucu 33 aydın, sanatçı ve yazar ile 2 otel çalışanı yaşamını yitirdi. Türkiye tarihinin en karanlık katliamlarından biri olarak hafızalara kazınan Madımak Katliamı’nın 33. yılı yaklaşırken, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul’da düzenlediği “33 Can 33 Yıl; Analar Buluşması” anma etkinliğiyle yaşamını yitirenleri andı.
PSAKD Ataşehir Şubesi’nde gerçekleştirilen anma etkinliğine, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin ailelerinin yanı sıra, Gezi Parkı eylemleri sırasında yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan da katıldı.
Anma programı, katliamda yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşuyla başladı. Ardından sinevizyon gösterimi yapıldı.
ADALET TALEBİ YİNELENDİ
Anma etkinliği kapsamında katliamda hayatını kaybedenlerin aileleri söz alarak yaşadıkları acıları ve adalet arayışlarını dile getirdi. Konuşmalarda, dava sürecinde yaşanan zorluklara, devletin sürece yönelik duyarsız tutumuna ve davanın zamanaşımı nedeniyle sonuçsuz bırakılmasına dikkat çekildi.
Etkinliğin ilerleyen bölümünde söz alan katılımcılar, Madımak Katliamı’nın unutturulmaması gerektiğini vurguladı.
KADIKÖY’DE GENİŞ KATILIMLI ANMA ÇAĞRISI
Etkinlikte ayrıca, 21 Haziran günü saat 18.00’de Kadıköy Rıhtım’da 33 can anısına geniş katılımlı bir anma gerçekleştirileceği duyuruldu. Katılımcılar, tüm yurttaşları anma programına destek vermeye çağırdı.
PİRHA- PSAKD Ataşehir Şubesi, Suriye’de yapılan katliamlara karşı bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından yapılan kitlesel basın açıklamasında, “Süreç boyunca, Suriye politikasını Alevi düşmanlığı üzerinden şekillendirenlerin ve selefi gruplara destek verenlerin sorumluluğunu hatırlatıyoruz. Olası katliamların tüm sorumluluğu bu politikaları yürütenlerin omuzlarındadır” denildi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi, Suriye’de yapılan katliamlara karşı bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından kitlesel basın açıklaması yapıldı.
Ortadoğu’da yıllardır yaşanan savaşın, yüz binlerce insanın yaşamının son bulmasına, milyonlarcasının da göç etmesine yol açtığı belirtilen açıklamada, “Suriye’de 13 yıldır devam eden iç savaşta, HTŞ liderinin 2014’teki açıklamaları, Aleviler, Hristiyanlar ve Ezidiler gibi azınlıkların Suriye’de yer bulamayacağını ifade etmesi, bölgeye yönelik kaygılarımızı arttırmaktadır” denildi ve şu çağrı yapıldı:
“Alevilerin ve bölgede yaşayan bütün halkların yaşam hakkını tehlikeye atan oluşumlara karşı halkların ortak yaşamını savunmaya devam edeceğiz. Cihatçı gruplara verilen destekle halkların ötekileştirilmesini kabul etmiyoruz. Demokratik kamuoyunu ve uluslararası toplumları çatışmasızlığı desteklemeye, Suriye halklarının eşit ve birlikte yaşamını tesis etmek için sorumluluk almaya çağırıyoruz.”
Suriye’de halkların yaşam haklarının güvence altına alınması ve tüm kimliklerin eşit söz hakkına sahip olduğu bir yönetim modeli inşa edilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, “Süreç boyunca, Suriye politikasını Alevi düşmanlığı üzerinden şekillendirenlerin ve selefi gruplara destek verenlerin sorumluluğunu hatırlatıyoruz. Olası katliamların tüm sorumluluğu bu politikaları yürütenlerin omuzlarındadır. Halkların can güvenliği, her türlü siyasi hesap ve rantın üstündedir. Bu cihadçı çeteler, selefi gruplar ve onlara verilen destek yanı başımızda yaşanan komşu ülke Suriye’deki her gelişme ilk elden bizi etkilemektedir” görüşüne yer verildi.
“HALKLARIN EŞİTLİĞİNİ VE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ İSTİYORUZ”
Açıklama şöyle:
“Tarih boyunca mazlumların yanında duran ve 72 millete bir nazarda bakmayı ilke edinmiş olan biz Aleviler, halkların özgürlüğünü ve eşitliğini savunmaya devam edeceğiz. Bölgedeki Aleviler, Sunniler, Şiiler, İsmailililer, Ezidiler, Dürziler, Yahudiler, Hristiyanlar ve tüm inanç grupları için, Kürtler, Araplar, Türkmenler, Süryaniler, Çerkesler, Ermeniler ve tüm etnik kimlikler için eşitlik, özgürlük ve barış istiyoruz.
Suriye’de savaşın ardından şekillenen süreç burjuva medya tarafından güzellemeler yapılarak servis edilmekte. HTŞ’yi demokratik bir yapı ve Suriyeye demokrasi getirecek, tüm azınlıklara kucak açan bir model gibi servis etmekte. Ama işin gerçeği çok gün geçmeden bölgede yaşayan başta Aleviler olmak üzere tüm azınlıklara yönelik nefret ve katliam videoları olmuştur. Buna karşı sesimizi yükseltmeli ve harekete geçmeliyiz. İnsanlık tarihi katliamlar ve bunları anmaktan daha fazlasına ihtiyaç duyuyor.
“SURİYE POLİTİKASINI ALEVİ DÜŞMANLIĞI ÜZERİNDEN ŞEKİLLENDİRMEKTEN VAZGEÇİLMELİDİR”
Gelecek halkın barış, istikrar ve adalet beklentilerini karşılayan kapsayıcı bir yaklaşımla tesis edilmelidir. Bu çerçevede, etnik ve dini gruplar arasında adaleti sağlamak, laik ve demokratik bir sistemi hayata geçirmek büyük bir önem taşımaktadır.
Suriye politikasının Alevi düşmanlığı üzerinden şekillendirmekten derhal vazgeçilmesi, Dünyanın neresinden olursa olsun, Alevilerin ve birlikte yaşanılan diğer halkların ve inançların can güvenliği her türlü siyasetin ve Ortadoğu rant hesaplarının üstündedir. Bu nedenle Suriye topraklarında yaşayan halkların hayatının güvence altına alınacağı bir yönetim yapısının oluşması temennimizdir.
Suriye’deki olası yönetim boşluğundan yararlanmayı düşünen, başta Siyonist katil İsrail hükümeti olmak üzere halkların kaynaklarını rant olarak gören tüm emperyalist ve işgalci güçler derhal geri çekilmeli ve Suriye, Suriye halklarının özgür iradesine bırakılmalıdır.”
PİRHA-PSAKD Ataşehir Şubesi Başkanı Gülsev Kaya, 1 Mayıs Mahallesi Kuruluş Festivaline ev sahipliği yaptıklarını ifade ederken, “2 Eylül 1977 günü hayatını kaybeden insanlarımız oldu. Bunu unutturmaya çalışmak toplumsal hafızamıza yönelik bir müdahaledir. Her yıl geleneksel olarak hatırlamaya devam edeceğiz” dedi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi Başkanı Gülsev Kaya, kaymakamlık tarafından yasaklanan 1 Mayıs Mahallesi Kuruluş Festivali ve zorunlu din derslerine dair PİRHA’ya konuştu.
“2 EYLÜL 1977’Yİ UNUTTURMAK TOPLUMSAL HAFIZAMIZA YÖNELİK BİR MÜDAHALEDİR”
Deniz Gezmiş Parkı’nda düzenlenmesi planlanan 19’uncu Geleneksel 1 Mayıs Mahallesi Kuruluş Festivali’ne ev sahipliği yaptıklarını kaydeden Kaya, şöyle konuştu:
“Parklar, yeşil alanlar kültürel etkinliklere açık ve serbestken; bugün yoksul, emekçi mahallelerdeki insanları buluşturan etkinlikler yasaklanıyor. Geçtiğimiz günlerde de 1 Eylül Dünya Barış Günü mitingi yasaklandı. İnsanlar eşitlik, özgürlük, barış talep ediyor. Kabul edilebilir bir durum değil. İfade özgürlüğü anayasal bir haktır. Bu topraklarda yaşayan bütün yurttaşların eşit haklarıdır.
1 Mayıs Mahallesi, köyden şehre gelenlerin barınma talebiyle oluşturdukları bir mahalle. 2 Eylül 1977 günü hayatını kaybeden insanlarımız oldu. Bunu unutturmaya çalışmak toplumsal hafızamıza yönelik bir müdahaledir. Her yıl geleneksel olarak hatırlamaya devam edeceğiz. Bugün cemevi olarak ev sahipliği yaptık. Toplumun bütün dinamiklerinin bir araya gelmeye ihtiyacı var. Yasakların bazen nedenini bazen pandemi olarak gösteriyorlar. Ama sağlık hakkına değer vermediklerini çok iyi biliyoruz.”
“ALEVİLERİN TALEPLERİ GÜNCELLİĞİNİ KORUYOR”
Kaya, son olarak, “Okullar açılacak. Nasıl bir hazırlık var, bilmiyoruz. Belki okullar yeniden kapanabilir. Yönetememe krizi ile karşı karşıyayız. Egemenler bugün yönetemiyorlar. Bu krizi yoksullar üzerinden aşmaya çalışıyorlar. Alevilerin, zorunlu din derslerinin kaldırılması ile Diyanet’in lağvedilmesi yönündeki talepleri büyün güncelliğini koruyor” şeklinde konuştu.
PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi yöneticileri ve üyeleri, 12 Ekim Pazartesi saat 11.45’te Necatibey İlkokulu önünde basın açıklaması yaparak, “Zorunlu din dersi kaldırılsın, mahkeme kararları uygulansın” diyecekler.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Danıştay’ın kararları uyarınca Alevi öğrencilerin zorunlu din dersinden muaf olmaları gerekiyor. ancak AKP hükümeti mahkeme kararlarını uygulamıyor.
Alevi kurumlarının zorunlu din dersine tepkileri sürüyor.
İstanbul Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi yöneticileri ve üyeleri, yarın (12 Ekim) saat 11.45’te Necatibey İlkokulu önünde basın açıklaması yaparak “Zorunlu din dersi kaldırılsın, mahkeme kararları uygulansın” taleplerini bir kez daha dile getirecekler.
PİRHA – İstanbul’da 1 Mayıs Mahallesi’nde yaşanan gözaltılara ilişkin yazılı açıklama yapan PSAKD Ataşehir Şubesi, gözaltına alınanların biran önce serbest bırakılmasını istedi.
İstanbul’da dün akşam saatlerinde 1 Mayıs Mahallesi’nde 2 Eylül Direniş Festivali kapsamında Deniz Gezmiş Parkı’ndan 30 Ağustos İlköğretim Okulu önüne yürümek isteyen kitleye polis saldırmıştı. Gözaltına alınan 28 kişi bugün Kartal Anadolu Adliyesi’ne çıkartılacak.
“EN DEMOKRATİK HAKKIMIZ KULLANILAMAZ OLDU”
Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan PSAKD Ataşehir Şubesi, gözaltına alınanların serbest bırakılmasını istedi.
Her yıl 2 Eylül haftasında 1 Mayıs Mahallesi’nde kuruluş festivalinin yapıldığı hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Yıllardır her 2 Eylül’de mahallenin kuruluş amacını uygun festivaller yapılmaktadır. Bu yıl pandemi dönemi de dikkate alınarak programdaki etkinlikler sınırlandırılarak dışarıda sosyal mesafe de dikkate alınarak ortak açıklama yapılması kararlaştırıldı. Festivalin yapıldığı Deniz Gezmiş Parkı’na giden aralarında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şube Başkanı Gülsev Kaya ile yönetim kurulu üyemiz Bahar Tekin’in ve çeşitli demokrattık kitle örgüleri temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 39 kişi gözaltına alındı.
Deniz Gezmiş Parkı’nda 2 Eylül Direniş Festivali için mahallenin kuruluş sürecinde 2 Eylül’de yitirdiğimiz 4 canımızın bulunduğu yere kadar yapılmak istenen yürüyüş öncesi alana gelen tüm canlarımız darp edilerek hukuksuzca gözaltına alındılar. Gözaltına alınan canlarımız Vatan emniyet müdürlüğüne götürüldüler. Yaşadığımız süreçte en demokrattık hakkın kullanılamaz olduğuna her seferinde tanıklık etmekteyiz. Ancak sokak ortalarında her gün saldırılar yapılmaktadır. Bu cendere uzun sürmeyecektir. Baskı ile gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılsın. ”
PİRHA – Ataşehir Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anacak.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şubesi ve Cemevi, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak için 2 Temmuz Perşembe günü saat 19.00’da yürüyüş ve cemevinde anma gerçekleştirecek.
Cemevi tarafından yapılan çağrıda şunlar kaydedildi:
“Bin kez kırdılar dallarımızı
Bin kez budadılar
Yine çiçekteyiz işte
Yine meyvedeyiz!
diyen Pirimiz Pir Sultan Abdal’ı anmak için gittikleri Sivas’ta diri diri yakılan, nefesleri kesilen 33 canımızın ve ailelerinin acısı acımız, öfkesi öfkemizdir.
Cümle Canları; unutma, unutturma, aklama çabalarına karşı Unutmayacağız/Unutturmayacağız demek için;
“Koyun beni hak aşkına yanayım
Dönen Dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” diyen Pirimizin yoluna ikrar verenler olarak yapacağımız anmaya davet ediyoruz.”
PİRHA – PSAKD Ataşehir Şube Başkanı Gülsev Kaya, koronavirüs sürecinde ihtiyaç sahibi ailelere destek amaçlı düzenleyecekleri kampanyaya ilişkin konuştu. Kaya, ‘Canlardan canlara Hızır olma zamanı’ kampanyasıyla biriken lokmaları pay edeceklerini söyledi.
Haberin Videosu
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şubesi ve Cemevi, koronavirüs salgını nedeniyle yaşanan bu zor süreçte ‘El ele el hakka’ diyerek başlattığı kampanyayla yaklaşık 100 kişiye destek verecek.
Konuya ilişkin açıklama yapan Şube Başkanı Gülsev Kaya, ‘Canlardan canlara Hızır olma zamanı’ kampanyasıyla birlikte biriken lokmaları pay edeceklerini belirtti.
“ZORLUKLARI BİRBİRİMİZİN HIZIRI OLARAK AŞACAĞIZ”
Kaya, “İki ayı aşkın bir süredir koronavirüs pandemi süreci yaşıyoruz. Bu süreç aslında sınırlar değişse de sonuçlarıyla her birimizin hanesine yazmamız gereken bir duruma evrilmiş durumda” dedi.
Canlarla birlikte üretmeyle neler yapabildiklerinin pratik aşamasını yaşadıklarını dile getiren Kaya, “Kültürümüzde var olan kampanyamıza da verdiğimiz isim olan; ‘Canlardan canlara Hızır olma zamanı’. Hızır, Alevilik öğretisinde derin bir yeri olan mit diyebiliriz. Zor zamanları ilk kez yaşamıyoruz. Daha öncesinde de olduğu gibi bu süreçte zorlukları birbirimizin Hızır’ı olarak aşacağız, buna inanıyoruz” diye konuştu.
“BİR ÜZÜM TANESİNİ KIRKA BÖLERİZ ANLAYIŞINI HATIRLATMAK İSTİYORUZ”
“El vermek, yetişmek, lokmalarımızı paylaşmak Hızır olmak. Hızır olmak sadece Hızır ayında olan bir durum olarak görmüyoruz. Canların katkısıyla bizde biriken lokmaları pay etmek aslında derdimiz. Biz toplumsal olarak her dönemde ifade ettiğimiz bir cümle vardır; unutma unutturma. Biz de bu süreçte unutma unutturmanın yaşam bulmasını istiyoruz” diyen Kaya, şöyle devam etti:
“Tarihimizde var olan ‘Bir üzüm tanesini kırka böleriz’ anlayışını bugün hatırlamak, hatırlatmak istiyoruz. Bu konuda ulularımızın nefeslerinde dile getirdiği sözler de vardır; komşusu açken tok olan bizden değil gibi yaşamımızı ifade eden birçok ifadeye yaşam buldurmak istiyoruz.”
PİRHA – 25 yıl önce, 22 kişinin katledildiği Gazi Katliamı’nı protesto etmek isteyen halka ateş açılması sonucu 5 kişinin katledildiği Ümraniye 1 Mayıs mahallesindeki katliamda yaşamını yitirenler anıldı.
Haberin Videosu
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi Cemevi önünde toplanan kitle 30 Ağustos İlköğretim Okulu önüne yürüdü. Gazi ve 1 Mayıs şehitlerinin fotoğraflarının yer aldığı “12-15 Mart 1995 Gazi ve 1 Mayıs Mahallesi katliamlarını unutmadık, unutturmayacağız. Gazi ve 1 Mayıs Mahallesi şehitleri ölümsüzdür” yazılı pankartın taşındığı yürüyüşe Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Ali Kenanoğlu, Zeynel Özen, HDP Ataşehir İlçe Eşbaşkanı Nahide Yıldırım, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul İl Eşsözcüsü Yoldaş Aydın, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) İstanbul İl Eşbaşkanları Ezgi Bahçeci ve Hüseyin İldan, Devrimci Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Bülent Felekoğlu ile çok sayıda kişi katıldı.
GEZİ ŞEHİDİ MEHMET AYVALITAŞ UNUTULMADI
Gazi ve Ümraniye şehitlerinin isimlerinin sayıldığı ve “Yaşıyor” yanıtının verildiği yürüyüş sırasında 1 Mayıs Mahallesi’nde yaşayan ve Gezi direnişinde katledilen Mehmet Ayvalıtaş da hayatını kaybettiği yerde anıldı. “Mehmet Ayvalıtaş ölümsüzdür”, “Gezi şehitleri ölümsüzdür” sloganları ile Ayvalıtaş anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
“Grup Yorum halktır susturulamaz”, “Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap verecek”, “Önderimiz İbrahim, İbrahim Kaypakkaya”, “Halepçeyi unutma unutturma” sloganlarının atıldığı ve zılgıtların yükseldiği yürüyüş 30 Ağustos İlkokulu önünde sona erdi.
Gazi ve Ümraniye şehitleri anısına, Nazım Hikmet’in “Güneşe akın” şiiri eşliğinde saygı duruşu yapıldı. PSAKD Ataşehir Şube Başkanı Gülsev Kaya basın metnini okudu. Gazi katliamını hatırlatan Kaya, 30 Ağustos İlkokulu önünde katledilenleri anmak için toplanan binlerce kişiye ateş açıldığını, Genco Demir, Hasan Puyan, Hakan Çubuk, İsmihan Yüksel ve İsmail Baltacı’nın polis tarafından katledildiği söyledi. Gazi komutanı Hasan Ocak’ın da daha sonra kaçırılarak kaybedildiğini kaydeden Kaya, 25 yıl boyunca Gazi ve Ümraniye Katliamı davalarının göstermelik sürdüğüne dikkat çekti.
“KATLİAMLARIN SORUMLULARI BULUNMADI”
Devletin bu politikalarına devam ettiğini kaydeden Kaya, “Gazi, Ümraniye sonrası benzeri olayları Roboski’de, Diyarbakır’da, Suruç ve Ankara’da yaşadık. Gazi ve Ümraniye’de olduğu gibi tüm yaşananların üzerinden geçen süre içinde bu katliamların sorumluları bulunmadı” dedi.
Katliamın üzerinden geçen 25 yılda devletin en ufak hak talebine bile tahammül edemediğinin altını çizen Kaya, “Bizler her zaman ve her yerde olduğu gibi barış sesi, kardeşliğin merhemiyiz. Bu nedenle halkların bir arada yaşamını savunmaktayız” diye konuştu.
“DAHA GÜÇLÜ VE BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM”
“Sonuç olarak yaşadığımız bu durum karşısında demokratik kuralların işletmesinin mümkün olmayacağını görmekteyiz” ifadesini kullanan Kaya, şöyle devam etti: “Bunları yaşamamak bulunduğumuz her alanda örgütlenmekten, her alanı örgütlemekten geçmektir. Yaşadığımız bu süreçte daha demokratik ortamın oluşması, halkların bir arada kardeşçe eşit ve barış içinde yaşaması için mücadele etmeliyiz. O zaman yaşanan katliamların sorumluları bulunacaktır. Şimdi daha güçlü ve birlikte mücadele edelim.”
Basın metninin okunmasının ardından şehit ailelerinin katliamın yaşandığı 30 Ağustos İlkokulu’nun önüne karanfil bırakmasıyla anma sona erdi.
PİRHA – AKP hükümetine verdiği destekle bilinen Akit gazetesinin geçen hafta yayınladığı “2 cemevi yaptıran Ataşehir Belediyesi hiç cami yaptırmadı! İşte CHP belediyeciliği” başlıklı haberine Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şubesi’nden tepki geldi. Dernek yaptığı yazılı açıklamada, Akit’ten haberini düzeltmesi ve Alevilerden özür dilemesi istendi.
AKP hükümetine verdiği destekle bilinen Akit gazetesi Muhammet Uzun imzasıyla bir hafta önce “2 cemevi yaptıran Ataşehir Belediyesi hiç cami yaptırmadı! İşte CHP belediyeciliği” başlığıyla bir haber yayınlamıştı. Söz konusu haberde, “CHP’li Ataşehir Belediyesi vatandaşların dini tercihlerini ve ibadet yapma özgürlüklerini görmezden gelip bir cami dahi yaptırmazken, İçerenköy Mahallesi’nde bir cemevi açtı ve başkan yardımcısı Abdullah Der’in memleketine cemevi yaptırmasına da destek verdi” şeklinde ifadeler yer almıştı.
Akit’in bu haberine tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi yazılı bir açıklamayla cevap verdi.
“Akit gazetesi Alevilerden özür dilemelidir” başlıklı bir açıklama yapan PSAKD Ataşehir Şubesi, “İster genel seçimler, ister yerel seçimler olsun seçimleri kazanmak için kullanılan araçlar önemlidir. Bu araçların en önemli ayağından biri de basındır. 28 Kasım tarihinde Akit gazetesi Ataşehir Belediyesi hakkında haber yapmıştır. Yapılan haberde belediyenin 10 yıllık faaliyetine dair bir değerlendirme yaparken değerlendirmesinin tamamını inançlar üzerine kurarak yapmıştır” dedi.
“AKİT, ALEVİ İNANCINA DA SALDIRIYOR”
“Tarih boyunca Aleviler yok sayıldı. Bunun için baskı, sürgün ve katliamlar yaşadı. Akit gazetesi bu tarihsel yapıdan aldığı ideolojik gıda ile Ataşehir’de yerel seçimlere dair CHP’li ve Alevi olan Ataşehir Belediye Başkanı’nı hedefe koyarken Alevi inancına da saldırmaktadır. Haberde “Ataşehir belediyesi 10 yıl boyunca hiç cami yapmadı ama İçerenköy’de bir cemevi, Erzincan’a yapılan cemevine de yardım yapıldığı, cemevinde hazır halde dede bulundurulduğu söylenmektedir” denilen açıklama şöyle devam etti:
“Akit gazetesinin Ataşehir Belediyesi ile olan hesabı herkes tarafından bilinmektedir. İktidarın istemediği her belediye ya da her hangi bir durum olduğunda Akit gazetesi içinde hedef yapılmaktadır. Bunu yaparken her zaman olduğu gibi amaca gitmek için her şey mubah sayılmaktadır. Akit gazetesi bu haberle Ataşehir Belediyesi’ne saldırırken bununla inançlar arasında farklılık yaratmak istemektedir. Bu farklılıkla bir yandan siyasi olarak rant sağlarken diğer yandan Alevilere de saldırmaktadır. Cemevinde dede bulundurmanın suç, cemevine yardım yapılmanın ise yanlış ve usulsüz olduğunun mesajını diğer toplumsal kesimlere vermektedir.”
“AKİT’İN YAPTIĞI HABERİ DÜZELTMESİNİ VE ÖZÜR DİLEMESİNİ İSTİYORUZ”
Açıklamada son olarak şunlara değinildi:
“Aleviler bu asimilasyonu tarih boyunca hep yaşadı. Bunlara karşı tarihinde nasıl tutum aldıysa bugün de aynı biçimde tutum alacaktır. Haber, Akit gazetesi yazdığı gibi de değildir. Ataşehir’de oturanların %30’u Alevilerden oluşmaktadır. İlçede 69 tane cami 2 adet de cemevi var. Bu oran her şeyi anlatmaya yetmektedir. Cemevleri de bahsi edildiği gibi son yıllarda yapılmamıştır. Ayrıca Ataşehir Belediyesi’nde cami ekibi bulunmaktadır. Tüm camiler bu ekipler tarafından temizlenmektedir. Bu ekipler cemevine de gelmekteler.
Alevilerin tarihi ve yaşamları hak ve hakikat üzerine kuruludur. Bırakın fazla almayı kendileri dışındaki ezilen yok sayılan her insana el uzatır, lokmalarını verir. İnancı yerine getirmek için, ‘seyir için değil hak için yapılır.’ Bu nedenle hiç kimsenin inancını sormaz, sorgulamaz ve herkesin inancına saygı gösterir. Ancak bunu diğer tüm kesimlerden de ister ve bekler. Çünkü bugüne kadar farklı toplumsal kesimler arasında yaşanan çatışmalarda, yok sayılmalarda Aleviler de çok bedel ödemiştir.
Bizler dün olduğu gibi bugün de asla haksızlıklara boyun eğmeyiz. Hakkımızda herkesin istediği gibi yanlış ve eksik haber yapmasını kabul etmiyor, Akit gazetesinin yaptığı haberi düzelmesini ve özür dilemesini istiyoruz.”
PİRHA – İstanbul PSAKD Gençlik Kolları bu yıl mahalledeki ayrıştırma ve asimilasyona karşı 1. Geleneksel PSAKD Ataşehir Futbol Turnuvası başlatıyor.
Pir Sultan Abdal Ataşehir Cemevi Gençlik Kolları, 1 Mayıs mahallesindeki baskı, ayrıştırma ve asimilasyonlara karşı 7 Ekim’de 1. Geleneksel PSAKD Ataşehir futbol turnuvası başlatacak. Başvuru kayıtları PSAKD Ataşehir Şubesi’ne yapılıp başvurular 2 Ekim’de son bulacak. 7 Ekim’de başlayacak olan maçlar hafta sonları oynanıp, turnuva sonunda etkinlik ve sanatçılar olacak.