PİRHA- Haklarında verilen hapis cezaları onaylanan PSAKD Erzincan Şube Başkanı Erol Yeter, üye Murat Demiray ve PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya tutuklanarak cezaevine gönderildi.
24 Mart 2018 yılında gizli tanık beyanları sonrasında 16 kişi ile birlikte gözaltına alınan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Erzincan Şube Başkanı Erol Yeter ve dernek üyesi Murat Demiray 10 ay tutuklu kalmıştı. 19 Aralık 2018 tarihinde görülen duruşma sonrasında tahliye edilen Erol Yeter ve Murat Demiray’a 6 yıl 3 ay hapis cezaları verilmişti.
Haklarında verilen hapis cezası onaylanan Erol Yeter ve Murat Demiray bugün tutuklanarak cezaevine gönderildi.
PSAKD DERSİM ŞUBE EKBER KAYA’DA TUTUKLANDI
Yine açık tanık ifadesi sonrasında tutuklanan ve 11 ay cezaevinde tutulan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya hakkında verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının onaylanmasından sonra bugün tutuklanarak Maltepe Cezaevine gönderildi.
2018 yılında gizli tanık ifadesi dışında hiç bir dayanağı olmayan suçlamalarla hakkında dava açılan şube Başkanımız Erol YETER ve üyemiz Murat DEMİRAY, bugün cezaları onaylanarak tutuklanmıştır. Asılsız, uydurma ifadelerle tutuklanan Pir Sultan yoldaşlarının hedef olmasının asıl sebebinin inançları, kültürleri ve yaşama soldan bakmaları olduğunu çok iyi biliyoruz. Başkanımız Erol YETER ve üyemiz Murat DEMİRAY’ın duruşu duruşumuz, iradeleri onurumuzdur.
PİRHA-AKP hükümetinin Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar aramasına Dersim’de tepki gösterildi. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevilikle ilgisi olmayan devşirme kişilerle oluşturulduğunu söyleyen DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Türkiye’de AKP zihniyeti bu ülkedeki bütün farklılıkları ortadan kaldırarak, herkesi Türk-İslam yapmaya çalışıyor” dedi.
AKP hükümeti tarafından kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı‘na bağlı ekipler, Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.
Dersim’de devlete bağlı maaşlı dedeler aranmasına tepki gösterildi. Dersim’de Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) öncülüğünde Sanat Sokağı’nda yapılan basın açıklamasına Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ile Dersim’de ki siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri ile çok sayıda yurttaş katıldı.
“CEMEVİ BAŞKANLIĞI ALEVİLİKLE İLGİSİ OLMAYAN KİŞİLERLE OLUŞTURULDU”
AKP tarafından kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevilikle ilgisi olmayan devşirme kişilerle oluşturulduğunu söyleyen DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “AKP zihniyeti bu ülkedeki bütün farklılıkları ortadan kaldırarak herkesi Türk-İslam yapmaya çalışıyor. Biz kendi dilimizle, kültürümüzle ve hakikatimizle yaşamak istiyoruz. Ne biz kimseye benzeyelim ne de bizi kendisine benzetsin, bunu asla kabul etmeyeceğiz” dedi.
“DEVLETİN ASİMİLASYONCU YAKLAŞIMINI KABUL ETMİYORUZ”
PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya ise şunları ifade etti:
“Alevi kurumları olarak devletin asimilasyoncu yaklaşımını kabul etmiyoruz. Yapılanları Aleviliği yok etme ile eş değer tutuyoruz. Görüşmeye katılan cemevlerine çağrımız bu oyunlara gelmeyin, devletten para almak devlet kapısına kul olmak anlamına gelir bu da inancımızın tümüyle reddettiği bir şeydir.”
“KİMSEYE BİAT ETMEYECEĞİZ”
Alevi halkı olarak kimsenin kendilerini tanımlamasını istemediklerini belirten Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Bugün dedelere maaş bağlanarak Alevileri biat ettirmek istiyorlar. Yolumuz ve hakikatimiz bellidir, şimdiye kadar yolumuzu nasıl sürdürdüysek bundan sonra da sürdürmeye devam edeceğiz. Şimdiye kadar kimseye biat etmedik bundan sonra da kimseye biat etmeyeceğiz” diye konuştu.
PİRHA-Dersim’de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Demokratik Alevi Dernekleri ortaklığında yapılacak olan Gazik Wuşène Seyd Cemevi’nin hafriyat çalışması başladı. PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “İnancımızın yaşaması ve yaşatılması, gelecek nesillere aktarılması çok önemli. Dersim inançsal anlamda büyük bir saldırı altında, o yüzden inancımızın bizler tarafından mutlaka korunması gerekiyor” dedi.
Dersim’de inanca yönelik asimilasyon politikaları uzun süreden beri devam ediyor. Alevi köylerine cami yapılması ve karakollardan hoparlörle ezan okutulması gibi uygulanan birçok asimilasyon uygulaması toplumun tepkisini çekiyor. Dersim’de bulunan Tunceli Cemevi’nin asimilasyonun merkezi olarak çalıştığı gerekçesiyle halk, Dersim merkezde yeni bir cemevi ihtiyacı olduğunu uzun yıllardır dile getiriyordu.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) ortaklığında ve kentteki demokrasi bileşenlerinin destekleriyle Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gazik Wuşène Seyd Cemevi’nin hafriyat çalışması başladı.
PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gazik Wuşène Seyd Cemevi’nin yapılma sürecine ilişkin PİRHA’ya konuştu.
“DERSİM’DE ALEVİ İNANCININ DOĞRU TEMELDE YAŞATILMASI GEREKİYOR”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin Dersim’de cemevi ve sosyal tesis açma projesinin her zaman olduğunu ifade eden Kaya, “Geçmiş belediye ve şu an ki belediyeyle diyaloglarımız oldu, biz aslında nüfusun %60’nın yaşadığı Atatürk Mahallesi’nde yapmak istiyorduk ancak birçok yasal engelle karşılaştık. Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan alan Belediye Meclisi’nin kararıyla derneğimize tahsis edildi. Bu kötü dönemde hükümetlere yaranmak için kuyruğa girmiş, inancı pazarlayanların çok olduğu bir dönemde inancımızı doğru yaşamak ve yaşatmak çok önemli. Dersim’de Alevi inancının doğru temelde yaşatılması için böyle bir çaba içerisine girdik. Dersim merkezde bulunan cemevi; müftülüğün, valiliğin ve hükümetlerin emrinde bir şube gibi çalışıyor” diye belirtti.
“AMACIMIZ SADECE CEMEVİ YAPMAK DEĞİL”
Cemevi projesinin yakın zamanda hafriyatına başladıklarını belirten Kaya, “Amacımız sadece bir cemevi yapmak değil, cemevleri son 50 yıldır Alevilerin hayatında var. Yaşamın her alanı bizim için ibadethanedir. Bizim tek isteğimiz cemevlerinde elektrik ve su faturalarımızın ödenmesi değil. Aleviliğin merkezi olan Dersim’de bu sesin yükseltilmesi gerekiyor” dedi.
“İNANÇ AKADEMİSİ YAPMAK İSTİYORUZ”
Yapacakları cemevinde sosyal tesis, aşevleri, derslikler olacağını dile getiren Kaya, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:
“İnancımızın yaşaması ve yaşatılması, gelecek nesillere aktarılması çok önemli. Bizim amacımız sadece cemevi ve sosyal tesisle sınırlı değil aynı zamanda imkân sağlayarak dost kurumlarımızla birlikte inanç akademisi yapmak istiyoruz. Dersim inançsal anlamda büyük bir saldırı altında. O yüzden inancımızın bizler tarafından mutlaka korunması gerekiyor. Cemevinin kış mevsiminde projesini ve ruhsat işlemlerini tamamlayacağız, mart ayıyla da birlikte hızla cemevi ve sosyal tesis projemizi hayata geçirme gayreti içerisinde olacağız.”
PİRHA-Türkiye’de barışın neden sağlanamadığına ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulunan HDP Dersim İl Eşbaşkanı Ferhat Yıldız, EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ve PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Tek adam iktidarıyla birlikte savaş çığırtkanlığı daha da arttı, AKP iktidarı artık toplumun bütün kesimleriyle savaş halinde. Biz 1 Eylül Dünya Barış günü vesilesiyle herkesin eşit, özgür ve kardeşçe yaşamasını istiyoruz” dediler.
İnsanlık tarihinin en kanlı savaşlarından biri olan 2. Dünya Savaşı nedeniyle milyonlarca insan katledildi, soykırıma uğradı ve yok edildi. Bu acıların bir daha yaşanmaması için Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1 Eylül tarihi 1981 yılında Dünya Barış Günü olarak ilan edildi.
İlan edilişinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne, dünyada ve yaşadığımız coğrafyada savaşlar, çatışmalar, cinayetler ve tecavüzlerin yaşandığı bir ortamda gidiliyor.
HDP Dersim İl Eşbaşkanı Ferhat Yıldız, EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ve PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Türkiye’de barışın neden sağlanamadığına ve barışı kurmak için nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine ilişkin PİRHA’ya konuştular.
“ÜLKEDE SAVAŞTAN YANA OLANLAR SADECE İKTİDAR ÇEVRELERİDİR”
HDP olarak savaş taraftarı olmadıklarını söyleyen HDP Dersim İl Eşbaşkanı Ferhat Yıldız, “İktidarlar devamlılığını sağlamak için savaşı bir araç olarak kullanıyorlar. Türkiye’de insanların böyle bir talebi yok, ülkede savaştan yana olanlar sadece iktidar çevreleridir. Türkiye şu anda komşu ülkeleriyle savaş halinde, ülkenin içerisinde de Kürtler, Aleviler, emekçiler ile savaş halindeler. Kısacası toplumun bütün kesimleriyle savaş halindeler. HDP olarak savaş taraftarı değiliz. Kardeşlikten, barıştan ve eşitlikten yanayız” dedi.
“21 YIL BOYUNCA BARIŞA SIRTINI DÖNEN BİR İKTİDARLA KARŞI KARŞIYA KALDIK”
Savaşların asıl sorumlusunun kapitalist sömürü düzeni ve emperyalist kâr üzerine kurulu paylaşım savaşları olduğunu belirten EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin de, “Son yıllarda emperyalist ülkelerde silahlanmanın arttığını görüyoruz. Türkiye, son yıllarda silaha ve savaş bütçesine ayrılan pay anlamında dünyada ilk beşinci sırada. Savaşlar bize ölüm, yoksulluk, açlık ve göçü getiriyor. 21 yıllık hiçbir zaman barış için mücadele eden ve barışın gelmesini samimi olarak isteyen bir iktidarla yüz yüze gelemedik. Tam tersine barışa sırtını dönen bir iktidarla karşı karşıya kaldık. Tek adam iktidarıyla birlikte savaş çığırtkanlığı daha da arttı. O yüzden AKP iktidarı hiçbir zaman ülkeye barışı getirmedi, savaşı getirdi” diye belirtti.
“SAVAŞ POLİTİKALARI ACIMASIZ BİR ŞEKİLDE SÜRMEKTEDİR”
Alevi inancının barış inancı olduğunu vurgulayan PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Yeryüzünde yaşayan tüm varlıkların barış içerisinde yaşamasını savunuruz. Günümüzde Türkiye’de yürütülen savaş politikalarıyla halkların, doğanın ve dillerin çektiği acılar var. Savaş politikaları coğrafyamızda ve Ortadoğu’da acımasız bir şekilde sürmektedir. Biz 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle ülkemizde halkların, inançların ve dinlerin bir arada, eşit, özgür ve kardeşçe yaşamasını istiyoruz” diye konuştu.
PİRHA-Ankara’da cemevlerine saldırıya tepki gösteren PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “İktidarını sağlamlaştırmaya çalışan AKP-MHP hükümeti Alevilere yönelik saldırılar planlıyor” dedi.
Ankara’da 30 Temmuz’da Şah-ı Merdan Cemevi, Tuzluçayır Ana Fatma Cemevi, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ve Gökçebel Köy Derneği’ne eş zamanlı saldırı düzenlendi. Cemevlerine düzenlenen saldırılara tepkiler gelmeye devam ediyor.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, Şah-ı Merdan Cemevi, Tuzluçayır Ana Fatma Cemevi, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ve Gökçebel Köy Derneği’ne yapılan eş zamanlı saldırılara ilişkin PİRHA’ya konuştu.
Saldırıların karanlık odaklar tarafından organize edildiğinin farkında olduklarını söyleyen Kaya, “Artık varlığını sürdüremez hale gelmiş iktidar, kendi varlığını sürdürmek için karanlık odakları devreye koymuş durumda. Alevilere dönük kışkırtmalar yapılıyor çünkü bu ülkede iktidarları elinde tutmanın en kolay yolu Türk-Kürt çatışması ya da Sünni-Alevi çatışması yaratmaktan geçiyor. İktidarını sağlamlaştırmaya çalışan AKP-MHP hükümeti Alevilere yönelik saldırılar planlıyor. Aleviler nasıl bütün azınlıklara sahip çıkıyorsa, azınlıkların da Alevi toplumuna sahip çıkması lazım. Eşit yurttaşlık ve ortak yaşam paydasında bütün inançların ve halkların birleşerek birlikte mücadele etmesi gerekiyor” dedi.
PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Sivas Katliamı’nın 29. yılında Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Sivas Madımak Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz” denildi.
Sivas Katliamı’nın üzerinden 29 yıl geçti. Öncesinde ve sonrasında yaşanan katliamlar gibi Sivas Katliamı’nda da ne adalet sağlandı, ne de yüzleşme yaşandı. O günün acılarıysa bugün hala devam ediyor.
Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Sivas Katliamı’nın 29. yılında Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı platform adına PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya okudu. Açıklamada, ‘Sivas’ta yakılan canlarımızı unutmadık, unutturmayacağız’ pankartı açıldı.
“MADIMAK KATLİAMI’NI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ”
2 Temmuz Madımak Katliamı’nın üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen, katliamın arkasındaki gerçek sorumluların açığa çıkarılmadığını söyleyen Kaya, “Sivas Madımak Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz. Madımak Katliamı ile topluma verilmek istenen mesaj sadece insanların yakılması, katledilmesi olmadığı bilinmelidir. Madımak Katliamı, toplumun ayrışması ve kutuplaştırılması için bilinçli seçilmiş bir Alevi katliamıdır. Bu katliam da yaşanan diğer katliamlar gibi tarihin utanç sayfalarında yerini almıştır ve asla unutulmayacaktır. Madımak Katliamı, ancak ve ancak tarihle yüzleşilerek aydınlatılabilinir. Madımak Katliamı’nı unutmadık, unutturmayacağız” dedi.
PİRHA-Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Dersim ziyaretini değerlendiren HDP Dersim İl Eşbaşkanı Ferhat Yıldız, DAD Genel Merkez Saymanı Emir Ali Genç ve PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, asimilasyon politikalarına dikkat çekip, Dersim halkının bu politikalara yenilmeyeceğini ve inancını değiştirmeyeceğini kaydettiler.
Dersim’de inanca, Dersim kültürüne, doğasına, diline yönelik asimilasyon ve yok sayma politikaları uzun süreden beri devam ediyor.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İsrafil Kışla’nın katılımıyla Dersim’de Munzur Üniversitesi içerisinde yapımı tamamlanan Hz. Ali Cami, Hz. Ali ve Hz. Fatma Gençlik Merkezleri ile Ehlibeyt Kur’an Kursu’nun toplu açılışını gerçekleştirdi.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Dersim ziyaretine tepki gösteren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Eşbaşkanı Ferhat Yıldız, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkez Saymanı Emir Ali Genç ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, PİRHA‘ya konuştu.
“DİYANET ASİMİLASYON POLİTİKALARINDAN BAŞKA BİR ŞEY YAPMAMIŞTIR”
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Dersim’e ve Dersimlilere saygı temelinde gelmediğini söyleyen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Eşbaşkanı Ferhat Yıldız, “Diyanet İşleri Başkanlığı kurulduğu günden bu yana asimilasyon politikaları uygulamaktan başka bir şey yapmamıştır. Kimliğimizi, dilimizi tanımadılar ve inanç merkezlerimize saldırıp yok saydılar şimdi de yapılan budur. Zorunlu din derslerini bize zorla dayattılar o da yetmedi ana sınıflarına kadar din dersini getirdiler” dedi.
“İNANCIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Dersim’deki asimilasyon politikalarının başarıya ulaşması için Alevi inancının yapısının bozulmasının hedeflendiğini belirten Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkez Saymanı Emir Ali Genç, “Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın sistemin temsilcisi olarak Dersim’deki ziyareti, asimilasyon politikalarının başarıya ulaşması için atmış olduğu bir adımdır. Alevi inancı yüzyıllardır baskılara karşı direnmiştir, bundan sonraki süreçte de Dersimliler olarak inancımıza sahip çıkacağız” diye belirtti.
“ALEVİ TOPLUMU BASKILARA KARŞI TESLİM OLMAYACAK”
Alevi değerlerinin gözden düşürülmeye çalışıldığını vurgulayan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Eğer gerçekten Hz. Ali, Ana Fatma ve Düzgün Baba gibi Alevi inancının kutsalları önemseniyor olsaydı, Düzgün Baba’da silahla fotoğraf çektirmezdi, Munzur Gözeleri’ni mesire alanına çevirmezdi ve Aleviler için kutsal olan dağlarımız maden şirketleri için açılmazdı. Dersim’de hiçbir zaman, bu dönemde yaşanan asimilasyon politikaları yaşanmadı. Yapılmak istenen asimilasyon politikaları, bu halkın inancını değiştirmez, Alevi halkı yüzyıllardır bu baskılara karşı mücadele etti. Artık hükümetlere bu yaklaşımlarından vazgeçme çağrısında bulunuyoruz. Munzur Üniversitesi adeta Dersim’in değerleriyle oynama merkezi haline geldi. Bu beyhude çalışmalarınızdan vazgeçin, Alevi toplumu baskılara karşı hiçbir zaman teslim olmayacak” diye konuştu.
PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Dersim’deki temaslarının asimilasyonun yeni yöntemleri olduğunu vurgulayarak, “Uzun süredir, Dersime ve Aleviliğe dair bir değeri olmayan, yerel halkın inanç değerleriyle oynayan, Alevilerin kutsallarını kendi inkarcı ve asimilasyoncu emellerine alet eden bir yaklaşımla karşı karşıyayız. Bu gelenek yüz yıllardır sürmektedir” diye belirtti.
Dersim’de inanca, Dersim kültürüne, doğasına, diline yönelik asimilasyon ve yok sayma politikaları uzun süreden beri devam ediyor.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Tunceli Valisi Mehmet Ali Özkan ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İsrafil Kışla’nın katılımıyla Dersim’de Munzur Üniversitesi içerisinde yapımı tamamlanarak ibadete açılan Hz. Ali Cami, Hz. Ali ve Hz. Fatma Gençlik Merkezleri ile Ehlibeyt Kur’an Kursu’nun toplu açılışını gerçekleştirdi.
Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Dersim’de bulunması hakkında Tunceli Cemevi önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını platform adına PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya okudu.
“ALEVİLERİ REDDEDENLER ÇÖZÜM ÜRETEMEZLER!”
Uzun süredir Alevilerin kutsallarını kendi inkârcı ve asimilasyoncu emellerine alet eden bir yaklaşımla karşı karşıya olduklarını vurgulayan Kaya, “Geçmişten bugüne Alevi halkını Sünnileştirme çabaları aralıksız çeşitli yol ve yöntemlerle sürdürüldü. Bugünde bu çabalar yoğunlaştırılmış bir şekilde, devşirmelerle, parayla, mal ve makamla, gri pasaportlularla sürdürülmektedir. Bugün yerel halkın jar u diyarlarını yok sayan, Munzur’u mesire yeri yapan, dağları maden şirketlerine açan, Düzgün Bava ziyaretinde silahlarla resim çekinen bir zihniyet var karşımızda. Alevilerin vergisinden maaş alıp, Alevileri yok sayan, cemevlerini inanç merkezi olarak kabul etmeyen, İslam’ı, İslamiyet’i kendi siyasi çıkarları doğrultusunda kullanan bu anlayışı reddediyoruz. Alevi köylerine cami yapan zihniyet, Dersimlilerin çocuklarını imam hatiplere mecbur bırakan zihniyet, mezar taşlarını tahrip eden yaklaşım ne zaman değişecek? Bu yol ve yöntemlerle sonuç alınamayacağı ne zaman anlaşılacak? Çorum, Sivas, Maraş, Dersim katliamları hangi sorunu çözdü? Alevileri reddeden, asimile etmeye çalışan anlayışlar çözüm üretemezler. Eşit yurttaşlığı geliştirmeyen hiçbir hükümet ülkeye hizmet edemez, olsa olsa belli bir kesime hizmeti esas alarak zıtlıklarla ülkeyi geriye götürmüş olurlar” dedi.
PİRHA-Munzur Gözeleri’ndeki rekreasyon projesine tepkiler yükseliyor. Köprünün tahta korkuluklarının kırılması üzerine bir kadının yaşamını yitirmesine tepki gösteren PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, projenin kaldırılarak kutsal alanın doğal haline döndürülmesi talebini yükseltirken, aynı zamanda da bu olaya sebebiyet veren kişi ve kurumların soruşturularak yargı önünde gerekli hesabı vermeleri gerektiğini söyledi.
Erzurum Koruma Kurulu’nun 1. Derece doğal SİT alanı ilke kararlarına rağmen, Dersim’in Ovacık ilçesinde bulunan ve yöre halkı tarafından kutsal kabul edilen Munzur Gözeleri’ndeki rekreasyon projesi, 10 Ağustos 2020’de başlatılmıştı.
Munzur Gözeleri’nde yapılan doğa tahribatına karşı Alevi toplumunun, kurumlarının, STK’lerin tüm tepkilerine ve ‘projeyi durdurun’ çağrılarına rağmen peyzaj projesi devam ettirilmişti. Danıştay 13. Dairesi’nde açılan davada Munzur Gözeleri Rekreasyon Projesi ihalesinin iptaline karar verilmişti.
Alevilerin kutsal mekânlarından Munzur Gözeleri’nde yapılan peyzaj çalışmasının son hali doğa tahribatını gözler önüne seriyor. Pazar günü Dersim’in Ovacık ilçesinde Munzur Gözeleri’ne giden Ayşen Gür, köprüde fotoğraf çekerken yaslandığı tahta korkuluğun kırılması sonucu sudaki kayalıkların üzerine düşerek hayatını kaybetmesi üzerine, projeye yönelik tepkiler yeniden yükselmeye başladı.
“PEYZAJ PROJESİ, RANT PROJESİDİR”
Peyzaj projesinin yapılmaması için sonuna kadar mücadele ettiklerini söyleyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Valiler, kaymakamlar o ildeki yerel halka hizmetle görevlidirler ama Dersim halkının karşı çıkmasına rağmen proje hayata geçirildi. Peyzaj projesi rant projesidir, kutsal mekanlarımız doğal haliyle kalmalıdır. İnsan güvenliğini dikkate almayan, paramı aldım birkaç yıl sonra ne olursa olsun mantığıyla hayata geçirilmiş bir proje ve bir tane canımızın hayatını yitirmesine sebep olmuştur. Projenin kaldırılarak kutsal alanımızın doğal haline döndürülmesi talebini yükseltirken, aynı zamanda da bu olaya sebebiyet veren kişi ve kurumların soruşturularak yargı önünde gerekli hesabı vermeleri gerekiyor. Bugün bir tane hayata sebep olduysa yarın da başka zararlara yol açacaktır” dedi.
PİRHA-HDP Dersim İl Eşbaşkanları Ferhat Yıldız, Nazlı Çelik Öz, EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya ve Dersim Araştırmalar Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Ayrılmaz, PİRHA’ya Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden erişim engeli getirilmesine tepki göstererek, “Alevilerin sesi Pir Haber Ajansı susturulamaz” dediler.
2016 yılından bu yana yayın hayatını sürdüren, Alevi toplumuna ait bir haber ajansı olması açısından bir ilk olan ve ‘pirha.net’ adresi üzerinden yayın yapan Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) 9 Mart’ta Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla hiçbir gerekçe gösterilmeden erişim engeli getirildi.
PİRHA’ya erişim engeli getirilmesine yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor. Dersim’de bulunan kurumlar, Pir Haber Ajansı’na getirilen erişim engelinin kaldırılmasını dile getirdiler.
“YASAKLAR PİR HABER AJANSI’NI DURDURMAZ”
Türkiye’de uzun zamandır özgür basına, muhalif basına yönelik bakıların devam ettiğini vurgulayan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Pir Haber Ajansı’nın yaşadığı durumda bundan farklı bir şey değil. 5 yılı aşkın bir süredir yayın yapmakta olan Pir Haber Ajansı özelde Alevi inancından olan halkımızın sorunlarını, sıkıntılarını, inanç ve kültürünü dile getiren bir yayıncılık içerisinde ama bunun yanında emek ve demokrasi mücadelesine dair haberleri de takip eden bir ajans ama ne yazık ki bunu bir erişim engeli olarak görmekten öte sansür ve ayrımcılık olarak görmek gerekiyor. Bu yasak Pir Haber Ajansı’nı durdurmaz başka bir yöntem bulup halka ulaşacaktır. Erişim engelinin kaldırılması çağrısında bulunuyoruz ve Emek Partisi olarak Pir Haber Ajansı ile yan yana olduğumuzu bildirmek istiyoruz” dedi.
Aydınlıktan ve Pir Haber Ajansı’nın ışığından korkmak olduğunu dile getiren HDP Dersim İl Eş Başkanı Ferhat Yıldız, “Işıktan ve hakikatten korkanlar kendi dehlizlerindeki karanlıkta boğulmaya mahkûmdurlar. Pir Haber Ajansı’na erişim engelini derhal kaldırın, Pir Haber Ajansı susturulamaz” diye belirtti.
HDP Dersim İl Eş Başkanı Nazlı Çelik Öz ise, “Basın emekçileri toplumun vicdanı ve sesidir dediğimiz noktada Pir Haber Ajansı’na getirilen erişim engelini kınıyoruz. Toplumun sesi ve vicdanı bir yerde kesilmiştir” dedi.
PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya da, “Pir Haber Ajansı susturulamaz, ülkenin dört bir yanında bütün demokratik alanlara saldırı sürmektedir, basın-yayın alanında da Alevilerin sesi olan, Alevilerin sorunlarını dile getiren Pir Haber Ajansı susturulmaya çalışılıyor. Pir Haber Ajansı susturulamaz, dayanışma içerisindeyiz ve yapılan saldırıyı kendimize yapılmış olarak kabul ediyoruz” dedi.
Dersim Araştırmalar Merkezi (DAM) Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Ayrılmaz, “Özgür basın susturulamaz, Pir Haber Ajansı’na getirilen erişim engelini haber alma hakkımıza erişim engeli olarak görüyor ve kınıyoruz. Pir Haber Ajansı hakkında bu kararı verenler bilmeliler ki efendilerine de yaranamayacaklar gün gelecek yasakçılığınız en büyük utancınız olacak” dedi.
PİRHA-Zorunlu din dersi ve 4-6 yaş grubu çocuklar için alınan din eğitimi kararını PİRHA’ya değerlendiren PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Zorunlu din dersi ve okul öncesinde din dersi verilmesine hiçbir şekilde izin vermememiz gerekiyor. Bu uygulama tek dinin bütün inançlar üzerindeki yok sayma zihniyetinin dışavurumudur” dedi.
AİHM’in zorunlu din dersi kararlarına rağmen AKP hükümetinin alınan kararları uygulamaması ve Aralık 2021’de yapılan Eğitim Şurası’nda gündeme getirilen “Okul öncesi için zorunlu din dersi” önerisine Alevilerden ve demokratik kitle örgütlerinden, Eğitim-Sen’den tepkiler her geçen gün artarak devam ediyor.
28 Aralık’ta Demokrasi Konferansı bileşeni olan Aleviler öncülüğünde laik, bilimsel bir eğitim sistemi isteyen demokrasi güçleri tarafından imza kampanyası başlatıldı. Ana okullarına din dersi dayatmasına karşı başlatılan imza kampanyası 3 Mart’a kadar devam edecek.
PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, zorunlu din dersi ve 4-6 yaş grubu çocuklar için alınan din eğitimi kararını PİRHA’ya değerlendirdi.
“TÜRKİYE AİHM KARARLARINI UYGULAMIYOR”
Türkiye devletinin kendi ülkesinde yaşayan azınlıkların ve inançların yaşam hakkı için hiçbir adım atmadığını dile getiren Kaya, “Bir yandan demokrasiden bahsedenler bir yandan da yok sayma siyasetinde ısrar ediyorlar. AİHM kararlarının çeşitli sözleşmelerinde imzası olan Türkiye devleti şu anda alınan hiçbir kararı uygulamıyor. Zaten böyle bir ülkenin demokratikleşmesi mümkün değil, sadece Aleviler değil yaşayan bütün inançların haklarına kavuşması mümkün değil. Küçük bir azınlık, dini kendisine maske edinmiş ekonomik çıkarlarını korumak için ülkede Alevi-Sünni propagandası üzerinden düşman siyaseti yapıyorlar. Bundan en fazla zararı gören de Sünni vatandaşlarımız, inançlarının bu şekilde kullanılmasına izin vermemeleri gerekiyor” diye belirtti.
“DİN DERSİ ZORUNLU DEĞİL SEÇMELİ OLUR”
Kaya, “Din dersi varsa varsa zorunlu olmaz seçmeli olur isteyen bu dersi alır istemeyen almaz. Devletin bu alanda olmasına hiç gerek yok, çünkü bireyleri kendi yaşam anlayışına göre yetiştirme isteğinden kaynaklı tarafsız olması mümkün değil. O yüzden kişi kendi özgür iradesiyle kendi inancına göre alacağı bilgiyi zaten bugün bilimin ışığında istediği zaman istediği yerden alabilir. Zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, Diyanet işlerinin lağvedilmesini ve devletin bu işlerden elini çekmesini istiyoruz” dedi.
Tek tip yaratmak amacıyla okul öncesinde din eğitimi kararı alındığını söyleyen PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, şöyle devam etti:
“Bu ülkede her insanın kendi inancı doğrultusunda yaşamasına izin verilmesi gerekiyor. Biz Alevilerin ve diğer azınlıkların yaşam haklarının verilmesini isterken şimdi din dersleri okul öncesine kadar getirilerek ülke karanlıklara hapsedilmek isteniyor. Bir insanın beyninin, ruhunun teslim alınmasıdır ve hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Bu ülkede kendi inancına göre bütün bir toplumu asimile etmeye çalışanları sadece eleştirmek yetmiyor, buna karşı daha sağlam tedbirler almamız gerekiyor. Zorunlu din dersi ve okul öncesinde din dersi verilmesine hiçbir şekilde izin vermemiz gerekiyor. Bu uygulama tek dinin bütün inançlar üzerindeki yok sayma zihniyetinin dışa vurumudur.”