Etiket: psakd edremit şube başkanı Hüseyin Altay

  • Balıkesir Alevi Güç Birliği: Gazi Katliamı, kontrgerilla ve devlet işbirliğiyle gerçekleştirildi-VİDEO

    Balıkesir Alevi Güç Birliği: Gazi Katliamı, kontrgerilla ve devlet işbirliğiyle gerçekleştirildi-VİDEO

    Gazi Katliamı’nın 26. yılında açıklama yapan Balıkesir Alevi Güç Birliği, “Katliamı başlatan saldırıyı gerçekleştiren kontrgerilla çete mensupları hiçbir zaman bulun(a)madı. Hedef gözeterek birçok insanımızı katlettikleri görüntülerle ve adli tıp raporlarıyla açıkça kanıtlanan katil polislere göstermelik cezalar verildi. Katliamı gerçekleştiren devlet yetkilileri milletvekili ve hatta bakan yapılarak ödüllendirildi” dedi.

    Balıkesir Alevi Güç Birliği, 22 kişinin öldürüldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı Gazi Katliamı’nın 26. yılı dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Balıkesir Alevi Güç Birliği adına açıklamayı okuyan PSAKD Edremit Şube Başkanı Hüseyin Altay, Alevilere karşı kontrgerilla çetelerinin ve devlet güçlerinin işbirliğiyle Gazi Katliamı’nın gerçekleştirildiğine vurguda bulunarak, “Alevi toplumu olarak Dersim de, Maraş ta, Çorum da, Malatya da, Sivas Madımak da Kontrgerilla çetelerinin ve devlet güçlerinin işbirliğine dayalı katliam pratiğini bundan tam 26 yıl önce de Gazi ve Ümraniye de yaşadık. Gazi ve Ümraniye katliamları Alevilere dönük yüzyıllardır devam eden katliamların ve yok etme politikalarının utanç sayfalarından biridir” dedi.

    Altay, Balıkesir Alevi Güç Birliği olarak katledilenleri saygı ile anarken, katliamı gerçekleştirenleri lanetledi. Coğrafyayı katliamlar ülkesine çevirenleri tarihle yüzleşmeye davet eden Altay, hakikatin açığa çıkarılması, yapılan haksızlıkların kabul edilmesi ve yeni bir başlangıç için şart olan bir özrün dilenmesi gerektiğine dikkat çekti.

    Altay, şöyle devam etti:

    “DEVLET VE KONTGERİLLA İŞBİRLİĞİ İLE KATLİAM GERÇEKLEŞTİRDİLDİ”

    Alevi toplumu olarak Dersim de, Maraş ta, Çorum da, Malatya da, Sivas Madımak da Kontrgerilla çetelerinin ve devlet güçlerinin işbirliğine dayalı katliam pratiğini bundan tam 26 yıl önce de Gazi ve Ümraniye de yaşadık. Gazi ve Ümraniye katliamları Alevilere dönük yüzyıllardır devam eden katliamların ve yok etme politikalarının utanç sayfalarından biridir.

    12-15 Mart 1995 tarihlerinde Alevilere karşı kontrgerilla çetelerinin ve devlet güçlerinin işbirliğiyle vahşi bir katliam gerçekleştirildi. İstanbul Gazi Mahallesi’nde kahvehane ve pastanelerin taranmasıyla başlayan ve farklı mahallelere de yayılarak 4 gün süren katliam girişiminde 22 canımız katledilmiş, 155 canımız da yaralanmıştı.

    15 mart günü, Gazi’de yaşananların Ümraniye 1 mayıs/Mustafa Kemal Mahallesi’ndeki protestosu ve müdahaleler esnasında da 5 kişi katledildi. Toplam can kaybı 22’ye yükseldi, en az 155 kişi yaralandı. Gözaltı sayısı ise binlerle ifade ediliyordu. İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu, olayları kontrol altına alamamış ve bu katliamın baş sorumlularından biri olmuştur.

    Katliam sonrasında 5 yıl süren Gazi Davası, güvenlik gerekçesiyle Trabzon ağır ceza Mahkemesi’nde görüldü. . Her mahkeme için Trabzon giden davalılara polislerin gözleri önünde saldırıldı. Davada yargılanan 20 polisten 18’i beraat ederken; iki polise toplam 4 yıl hapis cezası verildi.

    “GEÇMİŞLE YÜZLEŞİLMELİ, HAKİKAT AÇIĞA ÇIKARILMALI VE ÖZÜR DİLENMELİ”

    Katliamı başlatan saldırıyı gerçekleştiren kontrgerilla çete mensupları hiçbir zaman bulun(a)madı. Hedef gözeterek birçok insanımızı katlettikleri görüntülerle ve adli tıp raporlarıyla açıkça kanıtlanan katil polislere göstermelik cezalar verildi. Katliamı gerçekleştiren devlet yetkilileri milletvekili ve hatta bakan yapılarak ödüllendirildi. Diğer yaşadığımız katliamlarda olduğu gibi bu katliamda da devlet katilleri koruyup kolladı.

    Balıkesir Alevi Güç Birliği olarak, Gazi ve Ümraniye de katledilen canlarımızı saygı ile anarken, katliamı gerçekleştirenleri bir kez daha lanetlediğimizi tüm kamuoyu ile paylaşıyor ve yaşadığımız coğrafyayı katliamlar ülkesine çevirenleri tarihle yüzleşmeye davet ediyoruz. Geçmişle yüzleşmek, daha güzel bir geleceği inşa etmektir. Bunun için önce hakikatin açığa çıkarılması, yapılan haksızlıkların kabul edilmesi ve yeni bir başlangıç için şart olan bir özrün dilenmesi gerekir. Ardından bu haksızlığı giderecek, adaleti tesis edecek adımların atılması gelecektir.

    Gazi ve Ümraniye Katliamını Unutmadık, Unutmayacağız, Unutturmayacağız. Aleviler vardır ve Alevilik Hak’tır.

    PİRHA/BALIKESİR

     

  • ‘Trakya’dan Ege’ye Aleviler, Dersim’de örgütlenen tarikatlara ‘dur’ demeli’

    ‘Trakya’dan Ege’ye Aleviler, Dersim’de örgütlenen tarikatlara ‘dur’ demeli’

    PİRHA- Tarikat örgütlenmeleriyle Dersim’in ideolojik kuşatma altında olduğuna dikkat çeken PSAKD Edremit Şube Başkanı Hüseyin Altay, “Trakya’dan Ege’ye kadar Aleviliği yaşayanlar tarikatların Dersim’de örgütlenmesinin önüne geçecek eylemler yapabilmeli” dedi. Altay, Dersim’de Şiileşen dedelerin de tarikat örgütlenmesini desteklediğini kaydetti. 

    Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) Dersim’de tarikatların örgütlenmesine dair geçen ay saha çalışması yapmış ve  tahminlerinin ötesinde bir tarikat örgütlenmesiyle karşılaştıklarını duyurmuştu.

    Dersim’de tarikat örgütlenmesine bir tepki de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Edremit Şube Başkanı Hüseyin Altay’dan geldi.

    Dersim’de tarikatların yeni çalışma sahaları yaratmalarının tarihsel sürecin devamı niteliğinde olduğunu ifade eden ve AKP iktidarı döneminde inkarcı politikaların daha da derinleşerek kaygıları arttırdığına dikkat çeken Altay, tarikatlara karşı toplumsal muhalefeti Dersim dışında diğer bölgelerde de yaşayan tüm Alevilerin ortaya çıkarması gerektiğini söyledi.

    “SELÇUKLU-OSMANLI DA TEKÇİ YÖNTEMLERE BAŞVURDU”

    Selçuklular ile birlikte Osmanlı’nın da Alevileri devşirmek adına çeşitli tekçi yol-yöntemlere başvurduğunu ve bunu başaramadığı durumda da katliama yöneldiği tarihsel gerçekliğini hatırlatan Altay, şunları dile getirdi:

    “Alevi inancı yüzyıllardır baskı ve asimilasyonlar yaşamaktadır. Asimilasyon çoğunluk veya erk sahibinin baskıyla, başka grupların kültür birikimlerinin ve kimliklerinin baskın yapı içerisinde eriyerek yok olmasıdır. 13. yüzyılda Selçuklular Alevileri İslam inancı içerisine sokmak için elinden gelen her türlü hile ve oyunlara başvurmakla kalmamış, kendilerinin devşirdikleri insanlara sahte soy kütükleri ile secereler vererek Anadolu Alevi bölgelerine göndermiştir. Osmanlı döneminde de aynı baskılar, katliamlar ve asimilasyon politikaları devam etmiştir. Gerek Pir Sultan Abdal’ın gerekse Hamdullah Çelebi’nin idam kararına bakıldığı zaman bu maddeler Alevi toplumunun inanıp uyguladığı ve kutsal kabul ettiği inançlar ve ibadetlerdir. Suçları da; İslam yolundan ayrılmak, Alevilik-Bektaşilik gibi bir yol tutmak, hak olan dört mezhep dışında başka bir yola sapmak, namaz kılmamak ve Hâce Bektaş Dergâhında toplu namaz kıldırmamak, Kur’an okumamak ve Türkçe dua okumak, Allah’a şekil vermek, insana benzetmek, dergâhta deyiş söyleyen aşıkların Enel Hak diye deyişler söylemesi, tövbe ederek günahların af olacağına inanmamak, gayrı müslimlerle iyi diyalog içinde olmak.”

    “BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU ALEVİ OLAN BU ŞEHİRDE 117 CAMİ VAR”

    1938 ile birlikte başlayan ve 1980 askeri darbesinde devam eden süreçlerde Dersim’de Alevi inancına saldırı ve müdahalelerin hız kesmeden devam ettiğini belirten Altay, nüfusun büyük çoğunluğunun Alevi olduğu Dersim’de camii sayısının 117 olduğunu hatırlattı.

    Altay, şunları dile getirdi:

    “Aleviler üzerinde olan baskı ve asimilasyon politikaları devam etmekle birlikte yok etme politikaları da devam etmektedir. Faşist darbe ile birlikte her köye camii götürüldü. Çocuklar imam hatip okullarına ve kuran kurslarına yollandı. Zamanın Tunceli Valisi emekli General Kenan Güvendir Dersim halkına hitaben, ‘Benim görevim dinden çıkmışları yani sizleri müslümanlaştırmak ve İslam’ı yaymaktır’ beyanatında bulunmuştu. İlk işi merkezdeki camiyi genişletmek ve yeni camiler yapmak olmuştur. Dersim’de tarikatların yeni çalışma sahaları yaratmaları tarihsel sürecin devamıdır. Darbe sonrası Dersim’de cemaatin ilk örgütlenme temellerini atan Fettullah Gülen gericisi bir demecinde, ‘Onlar (Dersimlileri kastederek) müslümanlıktan uzak sapık bir inanç sahibidirler. Dersim Kızılbaşları tarih boyunca devletimize sorun çıkarmışlardır. Onun için onları mutlaka dönüştürüp İslam’la buluşturmalıyız’ demiştir.

    “Şİİ İNANCINI BENİMSEMİŞ DEDELERİN DE TARİKATLARIN DERSİM’E YERLEŞMESİNDE PAYI VAR”

    Selçuklu-Osmanlı devlet geleneği olan bu saldırı projelerini yeni hükümetlerin devraldığını sözlerine ekleyen Altay, ayrıca üniversite ve devlet kurumlarının tarikatlara örgütlenme alanı açmasına tepki gösterdi.

    Bununla Dersim’in demografik coğrafyasının da hedef alındığının altını çizen Altay, “Dersim inancımızın serçeşmesidir. Devlet, askeriye, valilik, üniversite desteği ile Dersimde tarikatların varlık göstermeleri elbette ki kabul edilir bir durum değildir. Munzur Üniversitesi’ne açılan kontenjan ile 600’e yakın selefi uyruklu öğrenci alarak amaçlanan hedef asimilasyonun hızlanmasını ve demografik yapının değişmesini sağlamaktır. Devlet eliyle beslenen özünde Şii inancını benimsemiş dedelerin de, tarikatların Dersim’e yerleşmesinde katkıları var. Halen birçok cemevinde cenaze erkanı, cem ve lokma pay eden Şii menşeli dedeler mevcut. Bu durumda sınıfta kalan Alevi kurumlarıdır” diye vurguladı.

    “TRAKYA’DAN EGE’YE ALEVİLER DERSİMİ YALNIZ BIRAKMAMALI”

    Dersim’deki cemaat yapılanmalarına güçlü bir ses çıkarılmaması durumunda hali hazırda yaşanan asimilasyon politikalarına bir katkı sunulacağı eleştirisi yönelten Altay, Dersimlilerin yalnız bırakılmaması gerektiğini kaydetti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Edremit Şube Başkanı Hüseyin Altay, “Yaşanan bu duruma karşı Dersim halkı gerekeni yapar söylemi diğer bölgedeki canlarımızı pasifize eder ve sahiplenme duygusundan uzak tutar. Oysa Trakya’dan Ege’ye kadar bu inancı yaşayanların ayrıca yazar, çizer, bilim insanı, akademisyen ve sanatçılar tarikatların Dersim’de örgütlenmelerinin önüne geçecek, demokratik talepleri dile getirecek eylemler yapabilmeli. Bunun öncülüğünü Alevi kurumları yapmalıdır” çağrısında bulundu.

    PİRHA/BALIKESİR

  • PSAKD Edremit Şube Başkanı Hüseyin Altay: Zeynep Yıldırım’a özgürlük – VİDEO

    PSAKD Edremit Şube Başkanı Hüseyin Altay: Zeynep Yıldırım’a özgürlük – VİDEO

    PİRHA – PSAKD Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’ın 20 Nisan’da görülecek duruşmasına çağrı yapan  PSAKD Edremit Şube Başkanı Hüseyin Altay, Zeynep Yıldırım’a yapılan esaretin son bulması için herkesi Çağlayan Adiyesi’ne davet etti. 

    Haberin Videosu

    24 Temmuz 2018’de İstanbul’daki evinden gözaltına alınıp tutuklanan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’ın duruşması 20 Nisan’da İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde saat 10.00’da görülecek.

    “DÜŞÜNCELERİNİ VE İNANÇLARINI ESİR ALAMAYACAKSINIZ”

    Yıldırım’ın duruşmasına Avrupa’dan ve Türkiye’nin her ilinden dayanışma mesajları gelmeye devam ediyor. PSAKD Edremit Şube Başkanı Hüseyin Altay da Yıldırım’ın duruşmasına şu çağrıyı yaptı:

    “Hepinizin de bildiği gibi yaklaşık iki yıldır cezaevinde olan PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım’a yapılan hukuksuzca esaretin son bulması için 20 Nisan’da Çağlayan Adliyesi’nde olalım. Zeynep Yıldırım’la dayanışmak için tüm canları orada bekliyoruz. Elbette ki elleri kelepçeli bir şekilde bedenini dört duvar arsasında esir almış olabilirsiniz ancak düşüncelerini ve inancını hiçbir zaman esir alamayacaksınız. Düşünce ve inançlarda hak için dönen semahlarda, türkülerde, deyişlerimizde dilden dile asırlar boyu sürecektir. Zeynep Yıldırım başkana özgürlük.” (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD Edremit Şube, 19 Aralık ve Maraş Katliamı’nı lanetledi

    PSAKD Edremit Şube, 19 Aralık ve Maraş Katliamı’nı lanetledi

    PİRHA- PSAKD Edremit Şubesi, 19 Aralık cezaevi operasyonları ve Maraş Katliamı’nın yıl dönümlerinde katledilenleri kitlesel olarak andı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Deneği Edremit Şubesi, 19 Aralık Hayata Dönüş operasyonları ve Maraş Katliamı’nın yıl dönümünde kitlesel anma gerçekleştirdi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği lokalinde gerçekleşen ve çok sayıda yurttaşın katıldığı anmada yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulunuldu. Anmada, ‘Maraş’a Ağıt’ sinevizyonu gösterildi.

    Sinevizyon gösterimi sonrasında kısa bir konuşma yapan PSAKD Edremit Şube Başkanı Hüseyin Altay, katliamın planlı bir şekilde yürütüldüğüne dikkat çekti. Altay, faillerin ortada olmasına rağmen gereği gibi yargılama yapılmadığı ve faillerin cezasızlık politikaları eşliğinde korunduğunu söyledi. Altay’ın ardından Devrim Ayata katliam hakkında genel bilgilendirme yaptı.

    PİRHA/BALIKESİR