Etiket: PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe

  • Dersim’de ‘Alevilik, Asimilasyon ve Mücadele Yöntemleri’ konuşuldu- VİDEO

    Dersim’de ‘Alevilik, Asimilasyon ve Mücadele Yöntemleri’ konuşuldu- VİDEO

    PİRHA- 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında ‘Alevilik, Asimilasyon ve Mücadele Yöntemleri’ paneli düzenlendi. Burada devletin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı çatısı altında kapsamlı bir asimilasyon faaliyeti yürüttüğü belirtilerek, bu asimilasyonlara karşı Alevilerin topyekün bir mücadele yürütmesi gerektiğinin altı çizildi.

    Bu yıl “Dersim Yaşamdır; Doğama, İrademe, Dilime, İnancıma Dokunma” şiarıyla düzenlenen 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali 3. gününde devam ediyor.

    Festival kapsamında ‘Alevilik, Asimilasyon ve Mücadele Yöntemleri’ paneli yapıldı. Moderatörlüğünü Özkan Tacar’ın yaptığı panelde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz konuşmacı olarak yer aldı.

    Sanat Sokağında düzenlenen panele yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanları Birsen Orhan ve Cevdet Konak, Alevi kurum temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI ALEVİLERİ PARAYLA TERBİYE ETMEYE ÇALIŞIYOR”

    AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Alevilere asimilasyonun kadınlar açısından başladığını belirterek konuşmasına başladı. Alevilik inancının kadınla hiçbir derdinin olmadığını ancak kadınların cinsiyetçiliğe maruz kaldığını söyledi.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi inancını tehdit eden bir yapı olduğuna dikkat çeken Şengünlü “Alevi toplumunun sorunlarını çözeceğini iddia ederek böyle bir yapı kurdular ama bunu Alevi örgütleriyle bir araya gelmeden, onların fikirlerini almadan yaptılar. Şu an tek bir görevleri var; onların tanımladığı makbul bir Alevi yetiştirmek. Bunun için de Anadolu’nun en ücra köşesine kadar giderek devletin bütün imkanlarını kullanarak ciddi bir asimilasyon politikası yürütüyorlar. Bizi tarif eden, çerçeve çizen, Alevilik öğretmeye çalışan bir yapı haline geldi. Buranın bir mevzuatı var cemevlerinin eksiğini tamamlamak üzere. Ama öte yandan ansiklopedi yazdıran, deyiş yarışmaları yapan, kendilerine ait federasyonlar oluşturan, buraya bağlı yapılar oluşturan ve bu yapılarla da Aleviliğe bir şekilde yön vermeye çalışan bir yer haline geldi. Bizi parayla terbiye etmeye çalışıyorlar ancak bunu asla kabul etmeyeceğiz” dedi.

    Alevilerin taleplerinin cemevlerinin ekonomik destek almasının çok ötesinde olduğunu dile getiren Yılmaz; Alevilik inancının resmi olarak kabul edilmesini, Alevilere dönük katliamların faillerinin yargılanmasını, Madımak Otelinin müzeye dönüştürülmesini, anayasal garantinin sağlanmasının ve cemevlerine ibadethane statüsü verilmesini talep etti.

    Son olarak Alevi kurumlarının bir olmamasına yönelik eleştirilere cevap veren Seher Şengüllü Yılmaz, “Böyle bir durum yok. Hepimiz birlikteyiz, biriz. Şu an tarihi bir süreç yaşanıyor Türkiye’de. Barış sürecinin bu ülkede özünü dara çekme süreci haline getirileceğine inanmak istiyorum. Bunun için de Alevi örgütleri olarak hep birlikte atmamız gereken her adımı atacağız. Alevi örgütleri olarak bir arada olmaya devam edeceğiz” dedi.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI BİR ASİMİLASYON MERKEZİ GİBİ ÇALIŞIYOR”

    Ardından konuşan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, barış sürecine ve devletin asimilasyon hamleleri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Erçe, devletin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile bir asimilasyon merkezi halinde çalıştığını belirterek şunları dile getirdi:

    “Devletin toplu bir biçimde Alevilik inancına yönelik asimilasyon politikaları büyük bir hızla sürüyor. Gitmedikleri köy kalmamış durumda. Sadece Dersim’de değil Anadolu’nun dört bir yanında faaliyet yürütüyorlar. Bir asimilasyon merkezi gibi çalışıyorlar ama yalnız da değiller. Arkalarında devletin inanılmaz bir gücüyle hareket ediyorlar. Alevi inancı açısından kutsal sayılan her yere el attıklarını görüyoruz. Asimilasyonun dilde başladığını biliyoruz. Dilimize, inancımıza dokunuyorlar. Yeni müfredatla bu süreci destekliyorlar. İçimizden devşirdikleri, tabelalarında Alevi kurumları yazan, dedelerle ne yazık ki bu asimilasyon faaliyetlerini yürütüyorlar. Son atanan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın başında bulunan başkan bir ocakzade, dede kızı. Öte yandan devletin dışında bir de iç asimilasyon var. Bu da dille başlıyor. Dilimiz unutulmaya yüz tutmuş. Asimilasyonun en etkili olduğu yerler üzerinde Alevi kurumu yazan tabelalarında var. Hakk’a uğurlama erkanları asimilasyonun en iyi işlediği yerler haline gelmiş. Tüm bu asimilasyon saldırılarına karşı Alevi kurumları bir duruş sergiliyor. Ama bu mücadelede kendileri gibi öteki yoldaşlara ihtiyaç var. Bu mücadeleyi tek başımıza kazanamayız, bu ülkedeki tüm ötekilerle mücadele edersek saldırıları aşabiliriz.”

    “BARIŞ SÜRECİNDE MASADA ALEVİLER KİMLİKLERİYLE VAR OLACAK”

    Son olarak konuşan AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, dünyanın neresinde olursa olsun Alevilerin ötekileştirildiğini söyleyerek, “İran’da, Suriye’de, Irak’ta, Türkiye’de Alevilerin dilleri ayrı, teolojik anlamda ayrı, örf adet gelenek göreneklerimiz de farklı ama bu dört ülkede yaşayan Alevilerin ortak kaderi yaşadıkları ülkede haksızlığa maruz kalmak. Ne inançları tanınmış ne konuştukları diller kabul görmüş ne de eşit yurttaşlık hakkından faydalanabilmişler. Türkiye’de de neresinden bakarsanız bakın Aleviyseniz sizin yaşam hakkınız burada teminat altında değil. İnancımız zaten tanınmıyor. Bu süreçte sürekli şikayet eden, itiraz eden bir kimlikten çıkıp yöneten bir toplum olmayı becermek zorundayız. Sadece acılarımızdan yaralarımızı inşa edemeyiz. Asimilasyon konusunda özeleştiri yapıl elimizden geleni yapmamız lazım” diye konuştu.

    Barış ve demokratik toplum sürecinde Alevilerin kendi kimlikleri ve talepleriyle kurucu öznelerden olacağını vurgulayan Hüseyin Mat, “Türkiye’nin geleceği açısından çok önemli bir süreçteyiz. Aleviler olarak bu süreçte sorumluluk almaya talibiz. Aleviler o masada bizzat kendi kimlikleriyle oturup kendi taleplerini dile getirmeli. Devlet bir yandan barışı konuşmak istiyorken öte yandan belediyelere kayyum atıyor, operasyonlar yapıyor, baskı politikalarını devam ettiriyor. Hiçbir toplum kendi iradesini kendi geleceğini birilerinin iki dudağına teslim etmemeli. Demokrasinin tam olarak içselleştirilip; laik, demokratik bir cumhuriyetin inşası sağlandığı zaman eşit yurttaşlık hakkı herkese tanındığında bir sonuç alınacaktır. Bu sürecin ne Erdoğan’ın ne AKP-MHP’nin inisiyatifine teslim etmeme konusunda kararlıyız. Bizler de olacağız çünkü Türkiye’nin demokratikleşmesi sadece Diyarbakır’dan geçmez aynı zamanda Dersim’den, Hacıbektaş’tan geçer. Bu anlaşılmadığı sürece demokrasiden bahsetmek mümkün değildir” diye kaydetti.

    Panel, soru ve cevapların ardından sona erdi.

    PİRHA/ DERSİM

  • Malatya’da “Türkiye ve Suriye’de Aleviler ve Siyasal Durum’ paneli yapıldı-VİDEO

    Malatya’da “Türkiye ve Suriye’de Aleviler ve Siyasal Durum’ paneli yapıldı-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Malatya Şubesi, ‘Türkiye ve Suriye’de Aleviler ve Siyasal Durum’ başlıklı panel düzenledi. Yapılan konuşmalarda, Suriye’de Alevilere yapılan saldırılar ve çözüm sürecine dair yapılan görüşmeler üzerine konuşmalar yapıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Malatya Şubesi, ‘Türkiye ve Suriye’de Aleviler ve Siyasal Durum’ başlıklı panel düzenledi.

    Panele PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay ve CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara konuşmacı olarak katıldı.

    Konuşmaların öncesinde Suriye’de katledilen Aleviler için çerağ uyandırıldı, ardından bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

    “BARIŞIN YANINDAYIZ”

    Açılış konuşmasını yapan PSAKD Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş, Alevilerin şiddetten uzak bir toplum olduğu üzerine vurgu yaptı.

    Devletin başlatmış olduğu çözüm sürecine de değinen Ulutaş, şunları söyledi:

    “Aleviler 72 millete aynı nazardan bakan bir öğretinin mensupları olarak, bir inancın mensupları olarak her zaman şiddetin karşısında birlik beraberliğinin, dayanışmanın ve insan hayatının ne kadar kutsal olduğunu bilen bir yerden duruyor. Hiçbir zaman Aleviler silaha, şiddete, herhangi bir şeye saldırıda bulunmadı. Bu kadar katliama uğramamıza rağmen her yerde demokrasiye inanarak, adalete inanarak böyle mücadele ettik. Elbette ki en çok bu ülkede Alevilerin ihtiyacı vardı barışa. O nedenle sürdürülen bu barışın belki çok fazla içeriğini bilmemiş olsak da sürdürülen bu barışın tam da yanındayız, tam da destekçisiyiz, tam da taraftarıyız diyelim.  Bir taraftan da yine cezaevlerinde gençlerimiz, aydınlarımız, kadınlarımız, belediye başkanlarımız tutuklanıp oraları gönderebiliyoruz. Umarım bu süreç samimi bir süreçtir.”

    “HİÇ KİMSE İLİŞKİLERİMİZİ BOZAMAZ”

    CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Alevilerle olan ilişkilerinin kimsenin bozamayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:

    “İskenderun’da, Antakya’da biz gayrimüslimlerle, Alevilerle, Ermenilerle, Süryanilerle birlikte bir çatı altında yaşıyoruz. Hiç kimse bizim ilişkilerimizi, dostluklarımızı, paylaşımlarımızı bozamadı ve bundan sonra da bozamayacak. O yüzden özellikle iktidarın bu kötü, eril dili ve Alevilere olan bakışını Alevi yurttaşlarımızın özellikle ibadethaneleri ile alakalı talepleri, istekleri, cemevlerinin inanç statüsü noktasındaki haklı taleplerini, birlikte mücadele ederek ve bu mücadeleyi bu dayanışmayı örgütleyerek büyütmek istiyoruz.”

    “ALEVİLERİN SORUNUYMUŞ GİBİ GÖRÜLÜYOR”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevilerin sorunun sadece Alevilerden ibaret olmadığına dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Aylardır Suriye’de akrabalarımız, canlarımız katliama maruz kalıyorlar. Samandağ’da yapılan 2-3 miting dışı Adana’da, Tarsus’ta, Mersin’de yapılan etkinlikler, İstanbul’da yapılan, birçok yerde yapılan birkaç basın açıklaması dışında çok toplumsal bir tepki, yeterince ortaya koyamadık. Bu mesele Alevilerin meselesiymiş gibi algılandı. Sadece Alevi derneklerinin ve Alevilerin meselesiymiş gibi algılandı. Alevi dernekleri üzerine korkunç bir yük bindi ve sosyal medya mecralarında; Ne yapıyorsunuz ey Alevi dernekleri? Niye yatıyorsunuz, niye uyuyorsunuz görmüyor musunuz? biçiminde eleştirilere maruz kaldık.”

    “BÖLGEYE ULAŞMAK İSTEDİK, BIRAKMADILAR”

    “Uluslararası bir garantörlük içerisinde biz bölgeye ulaşmak istiyoruz dedik, yapmadılar. Asla ve asla bununla ilgili en küçük bir adım atmadılar. Avrupa Birliği delegasyonuyla görüştük, Alman büyükelçisi ile görüştük.  Avrupa Birliği delegasyonu adına bir Alman büyükelçi aynen şunu söyledi bize. Nasıl bu ülkedeki AKP hükümeti, MHP ortaklığı hangi dili kullanıyorsa, hangi tonda kullanıyorsa Avrupa Bir Birliği temsilcisi de aynı ton ve aynı dilde dedi ki: “Niye Aleviler iktidardayken yapılan katliamlara niye sessiz kaldınız?” diyerek katliamı savunan cümleler kullandı.

    “ALEVİLER ESAD ARTIĞI DEĞİL”

    Alevilere ‘Esad artığı’ denilmesine tepki gösteren Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay, “Biz kimsenin artığı değiliz. Suriye’de kesin olan tek bir şey var. ‘Aleviler Esad artığı değildir’ Aleviler rejim artığı değildir. Ama katledenler Yezit artığıdır. Bu konuda biz hep fikiriz” ifadesinde bulundu.

    ALEVİLER NE ZAMAN İKTİDAR OLDU?

    Esad rejimi döneminde Alevilerin çoğunlukta olduğu söylemlerine tepki gösteren Karaçay, savaştan en çok etkilenenlerin Aleviler olduğunu belirterek şu konuşmayı yaptı: “Suriye’de Aleviler ne zaman iktidar oldu? Hiçbir zaman. Suriye’de iktidar bloğununda en çok olumsuz etkilenen Alevilerdir. Hep böyle birinde Aleviler iktidarda. Ama gidiyorsunuz bugün bakıyorsunuz aç olan Aleviler, katledilen Aleviler, cephede en ön cepheye gönderilen öldürülen askerler yine Alevi askerler. Niçin öldüklerini bile bilmiyor Alevi askerler.

    Baas rejiminin 26 bakanının sadece birisi Alevi. Bütün sanayi, bütün iş insanları, bütün sermaye Halepli, Sünni iş insanlarındaydı Bürokrasi Şamlı Sünnilerdeydi. Askeri subay üstlerinin %85’i Sünniydi.

    Cumhurbaşkanı Alevi ama anayasada ülkenin dini İslam’dır, Sünni’dir dediği için Alevi olan Cumhurbaşkanı gidip Emevi Camisi’nde namaz kılmak zorunda. Hazreti Hüseyin’in başını alanlar Muavi’nin, Yezid’in mezarı olduğu Emevi caminin tadilatını yapmak zorunda ama sorsan Alevi iktidar, hiçbir zaman Aleviler iktidarı olmadı.”

    “HTŞ BİR TERÖR ÖRGÜTÜDÜR, BAŞKA TANIMI YOK”

    Sistemin tam tersine biz insanla insanı, Alevi’yi Alevi’yle buluşturacağız. Bizim ötekine ihtiyacımız var. Şimdi HTŞ nedir? HTŞ El Kaide’dir, HTŞ İŞİD’dir. HTŞ El Nusra’dır, HTŞ Eflak Şam’dır. HTŞ cihadist ve tekfirci bir terör örgütüdür, bunun başka bir tanımı yok. Colani’nin elini sıkan Avrupalı siyasetçilere, Türk siyasetçilere de sorsanız aynısını söylüyor ve bu kişi hala Muhammed Colani olarak ülkelerin terör listesinde duruyor. İşte bir takım elbise giydirdiler, sakalını biraz kısalttılar. Bir iki tane demokrasi söylemi hemen Ahmet ismini değiştirdiler, Ahmet Eş Şara koydular.

    “İKTİDARLA ANLAŞMA YAPMIYORUZ, TÜRKİYE HALKLARIYLA MÜZAKERE YAPIYORUZ”

    Türkiye ve PKK arasında devam eden çözüm sürecine yönelik konuşan DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, cezaevlerinde tutuklu bulunan siyasi tutsaklarına değindi. Fırat, konuşmasında şu ifadelere kullandı:

    “Şu an on binlerce insan cezaevlerinde. Selahattin Demirtaş hep dillendirilir ama sadece onun ismi bilindiği dolayı. Figen arkadaşlarından, yüzlerce, binlerce, on binlerce arkadaşımı şu an tutuklu çoğu cezaevlerinde, ziyaretlerde bulunuyorum. 30-35 sene cezaevinde olup cezalarını tamamlamalarına rağmen 3-4 kişiyi böyle bir getirip gözleme kurulundaki bir de uyduruk bir kurul oluşturmuşlar. Onun için bu meseleleri biraz empati yaparak sormamız lazım. Birbirimizi anlayabilmemiz lazım. Biz şu anki iktidarla Recep Tayyip Erdoğan’la AKP Genel Başkanı’yla bir anlaşma yapmıyoruz. Türkiye halklarıyla bir müzakere yapıyoruz. Demokratikleşme, devletle konuşuyoruz. Evet taleplerimiz var. Taleplerimiz nedir? Demokrasi Demokratikleşme, Alevilerin, Kürtlerin, Sünnilerin, Ermenilerin, Hristiyanların bütün kimliklerin özgür bir şekilde kendini ifade edebilecekleri demokratik bir anayasayı istiyoruz.

    Panel, soru-cevap şeklinde sonlandırıldı.

    PİRHA/MALATYA

  • Alevilere polis engeli: Adalet arayışımız devam edecek-VİDEO

    Alevilere polis engeli: Adalet arayışımız devam edecek-VİDEO

    PİRHA- Alevilerin, Adalet Bakanlığı önünde yapmak istediği açıklamaya polis engel oldu. PSAKD Genel Merkezi önünde yapılan açıklamada engelleme kınanarak, “Bu karar, sadece Sivas’ın hesabını kapatma girişimi değildir; aynı zamanda memlekette hukuku ve adaleti tamamen ortadan kaldırmaya çalışan bir zihniyetin ürünüdür” denildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak’ta gerçekleştirilen ve 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hapis cezası alan 17 kişinin tahliye edilmesini protesto etmek amacıyla, ’33 gün, 33 can’ şiarıyla 33 gün boyunca ‘Adalet Nöbeti’ tutma kararı almıştı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, “Sivas için adalet, herkes için adalet” çağrısıyla genel merkez önünde toplanıp Adalet Bakanlığı’na yürüyüş düzenlemek istedi ancak polis yürüyüşe engel oldu.

    Yaşanan arbedenin ardından PSAKD Genel Merkezi önünde yapılan açıklamada adalet nöbetlerinin devam edeceği belirtildi.

    “DEMOKRASİDEN YOKSUNLUK, BARIŞTAN YOKSUNLUĞU GETİRMEKTEDİR”

    Adaletin ayaklar altına alındığı, hukukun bir siyasi silaha dönüştürüldüğü karanlık bir dönemden geçildiğini belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Biz biliyoruz ki, katliamlarla yüzleşilmeden ve katliamcı zihniyetten hesap sorulmadan yani tam anlamı ile bir hesaplaşma yaşanmadan bu ülkeye ne barış, demokrasi ne de adalet gelmeyecektir. Bugün yaşadığımız bütün anti demokratik uygulamaların, kanun tanımamazlığın, açlığın, yoksulluğun, işsizliğin, her türlü çürümüşlüğün nedeni demokrasiden yoksunluktur. Demokrasiden yoksunluk ise adaletten ve barıştan yoksunluğu getirmektedir. Önü alınmaz ise de rejim hızla otokrasiye dönüşecektir” dedi.

    “FAİLLERİN SERBEST BIRAKILMASI YÜREKLERİMİZE BİR KEZ DAHA KOR DÜŞÜRMÜŞTÜR”

    Sivas katliamı faillerinin serbest bırakıldığını hatırlatan Erçe, “Bu karar, yalnızca hukukun içine düştüğü durumu değil, aynı zamanda rejimin nereye savrulduğunun açık göstergesidir. Bu karar, analarımız ve ailelerimiz başta olmak üzere insanım diyen herkesin vicdanını yaralamış, yüreklerimize bir kez daha kor düşürmüştür. Bu karar, sadece Sivas’ın hesabını kapatma girişimi değildir; aynı zamanda memlekette hukuku ve adaleti tamamen ortadan kaldırmaya çalışan bir zihniyetin ürünüdür! Bu zihniyet bugün sadece Sivas davasında değil, memleketin her köşesinde kendini dayatıyor” diye konuştu.

    “HİÇBİR HUKUKSUZLUĞA BOYUN EĞMEYECEĞİZ!”

    “2 Temmuz 1993 tarihinde gerçekleştirilen Sivas Madımak Katliamının gerçek sorumluları, planlayıcıları ve asıl aktörleri yargı önüne çıkarılmadı” diyen Cuma Erçe, şunları kaydetti:

    “Aileler ve örgütlü gücümüzün 32 yıldır sürdürdüğü mücadele sayesinde bu günlere kadar sürdürülen dava, önce zaman aşımına uğratıldı, sonra da her biri ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan katiller serbest bırakıldı. Bu kararın ardından Pir Sultan Abdal Kültür Derneği örgütlülüğü olarak başlattığımız nöbet eylemi dernek binalarımızda, cemevlerimizde, sokakta, parklarda sürdürülüyor. Ancak, adalet arayışımız ve mücadelemiz asla bitmeyecek ve katliamlarla hesaplaşıncaya kadar devam edecektir. Bugün Suriye’de Alevi Soykırımı yapan, selefi, cihatçı çetelerin sahip olduğu zihniyet ile Türkiye’de gerçekleştirilen onlarca yüzlerce katliamın sorumlularının sahip olduğu zihniyet, bire bir aynı zihniyettir. 33 canımızın katillerini serbest bırakanlar, bayram arifesinde de Hizbullahçı katilleri serbest bıraktılar. Onlar, taraflarını hiçbir zaman değiştirmediler. Onlar yakanlardan, katillerden yana oldular. Biz de tarafımızı değiştirmedik, biz de mazlumdan yana, haktan ve hakikatten yana taraf olduk, olmaya da devam ediyoruz. Hiçbir güç bizi bundan vaz geçiremeyecektir. AKP/MHP Hükümeti her gün yeni bir hukuksuz uygulama ile karşımıza çıkıyor. Ama bilsinler ki, biz hiçbir hukuksuzluğa boyun eğmeyeceğiz!”

    “FAŞİZM KENDİSİNİN BEĞENMEDİĞİ HİÇBİR ŞEYİ KABUL ETMEMEKTİR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan ise yaptığı Adalet Bakanlığı önüne yürüyüşe izin vermeyen polisi kınadı.

    CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, mücadelenin devam edeceğini vurgulayarak, “Her türlü katliama rağmen direnen canlar. 33 canımızın bugüne kadar süren mücadelesi devam edecektir. Faşizm kendisinin beğenmediği hiçbir şeyi kabul etmemektir. Saray’daki ne ise Vali de öyle hareket ederek hukuk tanımamıştır. Bu ülkeye demokrasi gelene kadar mücadele edeceğiz. Kahrolsun faşizm” dedi.

    “ADALET İSTİYORUZ”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Zeliha Aksaz Şahbaz, “Faşizme karşı bu ülkede eşitliği, demokrasiyi, barışı hep birlikte savunacağız” diyerek  “Bugün burada Pir Sultanların torunları olarak buradayız. Ülkemizde yıllardır iktidarlarını katliamlara dayanarak sürdürenlere karşı burada bir aradayız. İktidarları katliamlardan besleniyor, faşizmden besleniyor. Adalet istiyoruz. Katledilen canlarımız için adalet istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Açıklama alkış ve sloganlarla son buldu.

    PİRHA/ANKARA

  • Aleviler adalet arayışı için Maltepe Mitingi’ndeydi: Bu bir uyanış tablosudur!-VİDEO

    Aleviler adalet arayışı için Maltepe Mitingi’ndeydi: Bu bir uyanış tablosudur!-VİDEO

    PİRHA- Maltepe Mitingi’nde konuşan Alevi kurumları, İmamoğlu ile birlikte birçok kişinin gözaltına alınıp tutuklanmasını değerlendirdi. PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bu tablo aslında Türkiye halklarının ortak uyanış tablosudur” derken Maltepe Cemevi Kadın Kurulu üyesi Songül Keleş, “Bu kadar adaletsizliği görünce insanlar artık açlığını da unuttu” ifadesinde bulundu.

    Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına karşı yaptığı İstanbul Maltepe’deki mitingine milyonlarca insan katıldı. Birçok farklı partiden, inançtan ve demokratik kitle örgütlerinden kişinin yer aldığı mitingde Alevi kurumları da adalet için alana geldi. Hak, hukuk, adalet taleplerinin haykırıldığı alanda Suriye’deki Alevi Katliamı ve Madımak faillerinin serbest bırakılmasına karşın birçok pankart ve döviz taşındı.

    “BU TABLO HALKLARIN UYANIŞ TABLOSUDUR”

    Maltepe Miting alanında konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, bütün inançların, kimliklerin bu yaşanan kötü olaylar karşısında tek vücut olması gerektiğini belirterek şu açıklamada bulundu:

    “Türkiye demokrasinin yoksunluğundan dolayı korkunç bir tablo içerisinde, korkunç bir karanlık içerisinde. Demokrasinin yoksunluğu, adaletin yoksunluğu anlamına geliyor. Dolayısıyla adaletin olmadığı yerde demokrasi de olmuyor. Barışın olmadığı yerde açlık olur, barışın olmadığı yerde sefalet sürer, haksızlığa uğrayanların sayısı her geçen gün artar. Bugünkü tablo Türkiye halklarının ortak uyanış tablosudur. Bu miting alanı aslında hangi mezhepten, hangi inanıştan, neyseniz kimseniz, hangi dilden, hangi ırktan olursanız olun bu karanlığın altında boğulmak istemiyorsak bir olmamız, biraraya gelmelisiniz diyor. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girdiğimiz dönemde, Türkiye’nin de karanlık içerisinde olduğu gün yüzüne çıktı.”

    “SURİYE’DEKİ ALEVİ KATLİAMININ TÜRKİYE’DE OLMAMA GARANTİSİ YOK”

    Yakın zamanda Suriye’de Alevilere yönelik saldırıların, Türkiye’de yaşanılabileceğine dikkat çeken Erçe, “Bugün Suriye’de yaşanılanlarının benzerlerinin yakın zamanda bu ülkeye sıçramayacağının garantisi yok. Bugün Ortadoğu’da yaşanılan açlığın sefaletin, insanların kıyımlara uğramasının buraya uğramayacağının garantisi yok. Bu nedenle burada yaşayan bütün halkların, bütün kesimlerin yan yana gelerek o parti bu parti demeden biraya gelip biz bu ülkenin gerçek sahipleriyiz, bu karanlığa teslim olmayacağız, çocuklarımızın geleceğini karartmanıza izin vermeyeceğiz dememiz lazım” şeklinde konuştu.

    “ADALETİN OLMADIĞI BİR YERDE MADIMAK KATİLLERİ DE SERBEST BIRAKILIR”

    Sivas Madımak katillerinin bırakılmasına da değinen Erçe, “Aksi takdirde Sivas Madımak katilleri serbest bırakılır; yan kesiciler, hırsızlar sokakta gezerler, çocuk tacizcileri dışarda gezer, aydınlar, yazarlar, çizerler cezaevlerini doldururlar. Dün ‘Her şey çok güzel olacak diyorduk’ bugün ise ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ diyoruz. O yüzden bu anlayışı oturtmamız gerekiyor” dedi.

    “BU KADAR ADALETSİZLİĞİ GÖRÜNCE İNSANLAR AÇLIĞINI DA UNUTTU”

    Maltepe Cemevi Yönetimi Kadın Kolları Kurulu üyesi Songül Keleş, miting alanında adalet vurgusu yaparak şunları söyledi:

    “Hak, hukuk, adalet diye çıkılan bu yollarda o kadar adaletsizliklerle karşı karşıya kaldık ki. Şu adaletsizlikleri görünce insanların açlığı, insanların yoksulluğu unutuldu. İmamoğlu’yla senelerdir beraber iştirak eden şirketler ne oldu da İmamoğlu gelince onun işine gücüne el koydunuz. Senden olmayan, senin yanında olmayan bile İmamoğlu’na oy verdi. Varımız, yoğumuz adalet. Önce başkanımız yerine gelsin sonra ihtiyaçlarımıza erişelim. Artık diyecek pek bir şey yok sadece adalete çok susadık.”

    “CUMHURİYET DÖNEMİNİN EN FAŞİST DÖNEMİNİ YAŞIYORUZ”

    Mitinge Ankara’dan katılan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Önder Günaltay, “Cumhuriyet tarihinin en faşist dönemini yaşıyoruz” diyerek başladığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Bu sene yaşanan kayyım atamaları, hukuksuz bir şekilde alınan diplomalar, hukuksuz bir şekilde yapılan icraatlara karşı halkın tepkisini görüyoruz. Siyasal İslam’ın baskılarına dayanamayan Alevi örgütlerinin verdiği tepkiyi de görüyorsunuz. Bugünleri görüp, bugünleri hissettiğimiz bir dönemden geçiyoruz. Bugün “Bıçak kemikte” dediğimiz bir sürece denk geldik. Bugün burada bulunan kitlelerin, öğrencilerin, bu toplumu seven aydınlık kesimin buluşması, birlik beraberlik olması bir cevaptır. Mesele Ekrem İmamoğlu meselesi değil, mesele CHP meselesi de değil. Artık yapılan hukuksuzluklara karşı direnme, direngenlik ve bir tepki gösterme meselesidir. Bugün buraya gelmek isteyip de gelemeyenlere selam olsun.”

    “ÜLKEDEKİ SİSTEM BİR DİKTATÖRLÜK HALİNE GELMİŞ”

    Kangal Dernekler Federasyonu üyesi Berk İğdeli, hem mitinge yönelik hem de Sivas Kangal’da artan maden şirketlerini Alevi toplumunda yarattığı sorunları dile getirdi. İğdeli, “19 Mart’tan bu yana başlayan mevcut iktidarın Türkiye’nin birinci partisi olan CHP’ye yapmış olduğu darbelere, halkın yapmış olduğu seçimlere karşı yapılan baskılara karşı buradayız. Ülkedeki mevcut iktidar artık bir diktatörlük rejimi haline gelmiştir. Tamamen saray saltanatı halkların bu ülkede, bu coğrafyada yaşayan insanların iradesine, düşüncesine saygı duymamasıdır, düşüncelerine ve fikrilerine dahi kayyım atamasıdır. Haklarımız, düşüncelerimizi hür bir şekilde beyan edip son dönemde kayyımla birlikte haksızlıklara karşı bugün meydanlarda ve sokaklara çıkmış bulunmaktayız” diye konuştu.

    KANGAL’DA YOĞUNLAŞAN MADEN ŞİRKETLERİ ALEVİLERİ SÜRGÜNE MAHKUM EDİYOR”

    Son olarak Kangal’da Alevilerin sık yaşadığı köylerde yapılan maden ocaklarının artışı nedeniyle Alevilerin sürgüne maruz bırakıldığına dikkat çeken İğdeli, “Yaklaşık 20 yıldır Kangal coğrafyasında yaşayan Alevilerin büyük bir çoğunluğu ve Kangal köylerinde yaşayan Alevi halkının bulunduğu alandaki inanç merkezlerinin maden adı altında talan edilmesi, Alevi yurttaşların bire bir sürgün edilmesiyle karşı karşıyayız. Sivas Kangal Pınargözü Köyü’nde Bakırtepe denilen alanda çıkarılan altın ve demir tozu yıkama tesisleri gibi işlem süreçleri siyanür tehlikesini ortaya çıkarıyor. Aynı zamanda Samut Baba Türbesi Aleviler açısından önemli olmasına rağmen mermer ocağı açma süreci devam ediyor. Mermer ocağında suyla yıkanan mermer tozlarının Alevi köylerine bırakılması bir sürgün etme politikası haline gelmiştir. Sivas Kangal’a bağlı Yılanlı Dağı eteklerinde, Qızır’ın temsilcisi olarak tanımladığımız dağ keçilerinin öldürülmesi, avlanması ve zehirlenmesiyle karşı karşıyayız. Alevi köylerinde açılan maden ocaklarının bir an önce durdurulmasını istiyoruz” diyerek tepki gösterdi.

    Kamber YILDIZ/ İSTANBUL

     

  • Samandağ halkı: Laik, demokratik bir Suriye istiyoruz-VİDEO

    Samandağ halkı: Laik, demokratik bir Suriye istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Samandağ’da, ‘Suriye’deki Katliamlara ve Savaşa Dur De!’ şiarıyla yapılan buluşmada  Suriye politikasını Alevi ve Kürt düşmanlığı üzerinden şekillendirenlerin ve selefi gruplara destek verenlerin olası katliamların sorumlusu olacağını kaydedildi. Cihatçı halklara yönelik katliam tehdidinin devam ettiğini vurgu yapılarak kalıcı çözümün ise laik, demokratik ve eşit yurttaşlığa dayalı bir Suriye’nin inşasında olduğuna işaret edildi.

    Samandağ halkı “Suriye’deki Katliamlara ve Savaşa Dur De!” şiarıyla Semt Pazarında çok sayıda kişinin katılımıyla açıklama yaptı.

    Alevi örgütleri ve siyasi partilerde destek vererek eylemde bölgedeki tüm halkların barış içinde bir arada yaşama hakkına vurgu yapıldı. Samandağ halkının dayanışma mesajlarıyla gerçekleşen açıklama, barış ve adalet arayışının kararlılıkla sürdüğünü bir kez daha gösterdi.

    Suriye’deki savaş ve katliamlara karşı barış ve adalet talepleriyle düzenlenen eylemde Emek ve Demokrasi Güçleri adına açıklamayı yapan Mustafa Çelik,  Bu gelişmeler sonucunda yönetimi alan çeteler Suriye’de yönetimlerini tesis etme bahanesiyle; Lazkiye, Tartus, Hama gibi şehirlerde yaşayan Arap Alevilere yönelik saldırılar ve infazlar gerçekleştirmektedir. Kendilerinden olmayan halklara yönelik  gerçekleştirilen  işkenceler, infazlar  ve  katliam tehditleri bölgemizde yaşayan halklar için büyük tedirginlik yaratmaktadır. Geçmişten bugüne devam eden bu savaşlar ve katliamlar bu savaş ve sömürü  düzeni  yıkılmadıkça devam edecektir. Bu yüzden  halklara yönelik saldırıların artmasını ve katliamların büyümesini beklemeyelim. Arap Alevilere, Kürtlere, Ezidilere, Hristiyanlara ve ezilen bütün halklara yönelik katliam tehditlerine karşı; Ortadoğu’da ulus ve mezhep ayrımı gözetmeyen, halkların eşit ve özgür yaşam talebini yükseltelim ve  harekete geçelim” diye belirtti.

    ASLAN: ARAP ALEVİLERE YÖNELİK KATLİAMIN SORUMLUSU AKP HÜKÜMETİ OLACAKTIR

    Açıklamada konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Suriye’de Arap Alevilere yönelik gelişecek katliamların sorumlusunun AKP hükümeti olacağına işaret ederek, “Alevi kurumları olarak savaştan ve kandan beslenenlere seslendik; bu topraklar kana doydu. Bu topraklarda yaşayan her halkın, inancın birlikte kardeşçe yaşamasını istedik. 2011 yılından bu yana başta Arap Aleviler olmak üzere Kürtler ve diğer halkları yaşadığı katliamları biliyoruz. Şimdilerle ise selefi ve cihatçı çetelerin katliamları ile karşı karşıyayız. Ülkeyi yöneten hükümete ve dünya kamuoyuna sesleniyoruz; halkların ve inançların Suriye’de eşit yurttaş olarak bir arada yaşamasını istiyoruz. Elinizi çekin oradan. Suriye’de Arap Alevilere yaşatılacak herhangi bir katliamın sorumlusu AKP ve dünya kamuoyudur. Bizlerin ortak kimliğidir Alevilik. Arap Aleviler yalnız olduğunu asla düşünmesin, biz dört bir yanda sizlerleyiz. Birbirimizden uzak durmadan bir arada olmaya ihtiyacımız var. Yan yana olalım, inancımıza sahip çıkalım. Aleviler ve Kürtlere yönelik zulme sessiz kalmayalım” dedi.

    MAT: ARAP ALEVİLER KENDİSİNİ YALNIZ HİSSETMESİN

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise konuşmasında, “Cumhuriyetin tarihinden bu güne kadar katliamlar karşısında bir araya gelerek mücadeleyi ortaklaştırabilseydik bugün burada olmayacaktık. Biz Anadolu Alevileri ile Arap Aleviler bir araya gelmek için illa İŞİD çetelerinin kapılarımızın önüne gelmesini beklemek zorunda mıydık? Hangi etnik kimliğe sahip olursak olalım inancımızdan dolayı egemenlerin hedefi haline geldik. Asla ve asla kendinizi yalnız hissetmeyin. Alevilerin depremde nasıl bir ayrımcılık ile karlı karşıya geldiğini gördük. İŞİD çetelerinin, selefi örgütlerin dünya insanlığına, insan onuruna ne kadar büyük tehdit olduğunu gördük. Mücadele eden, direnen canlara selam olsun” diye belirtti.

    ERÇE: EŞİT YURTTAŞLIĞA DAYALI BİR SURİYE İSTİYORUZ

    İktidarın Suriye’de yaşanan katliamların ortağı olduğunu söyleyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe ise, “Günlerdir bu kentin mülki amirleri bu toplantının yapılmaması özel bir gayret içerisine girdiler. Halkın gerçeklerle buluşmasını istemiyorlar. Suriye’de yaşanan çatışmaların, katliamların ortaklarıdırlar da onlar. Suriye’yi yeniden inşa edeceğiz diyorlar. Utanın! Önce Samandağı’nı, Antakya’yı inşa edin. Katlettiğiniz 50 bin kişinin üzerindeki canların hesabını verin.  Savaş ve işgal adına bu ülkeyi fakirleştirdiniz. Bu halkın alın terini çetelere harcadınız. Biz laik, demokratik ve eşit yurttaşlığa dayalı bir Suriye istiyoruz” şeklinde konuştu.

    ŞEYH ZÜLFİKAR ÇİFTÇİ: KATLİAM TEDİRGİNLİĞİ YAŞIYORUZ

    Açıklamada konuşan bir diğer isim Arap Alevi Şeyhi Zülfikar Çiftçi de, “Biz Aleviler tarih boyunca insan sevgisiyle yoğrulmuş bir inancın sahipleriyiz. Hiç kimseyi ayırmadık, her zaman barıştan, demokrasiden yana olduk. Suriye’deki kardeşlerimiz şu an tehlike altındalar. Bu tehlikenin mimarları da maalesef hükümet tarafından beslenen teröristlerdir. 13 yıldır boyunca katliamlar yaptılar. Bizlerde aynı tedirginliği yaşıyoruz. Suriye’de laik, demokratik bir yönetim olarak yönetilmesini istiyoruz. Farklı halklara da katliam zihniyetiyle yaklaşılmamalı” diye ifade etti.

    CELAL FIRAT: TÜRKİYE HALKLARINI ZORLU SÜREÇ BEKLİYOR

    DEM Parti Milletvekili Celal Fırat da halkları zorlu bir süreç beklediğini belirterek, “Bizlerin birbirimizden haberdar olmamız lazım. Alevi, Türk, Kürt, Sünni, inananı ve inanmayanı ile bu coğrafyayı güzelliklerle donatmamız lazım. Bu iktidarın bu heveslerinden artık vazgeçmesi lazım. Görünen o ki Türkiye halklarını zorlu bir süreç bekliyor. Suriye’de yaşananların burada yaşanmayacağına kimse garanti veremez. Bu cihatçı ve selefi çetelerin her yerde vücut bulacağını görmemiz lazım. Hızır hepimizin yardımcısı olsun” diye konuştu.

    TİTİZ: SURİYE HALKLARI KENDİ GELECEĞİNİ KENDİSİ BELİRLEYECEKTİR

    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz ise şunları ifade etti:

    “HTŞ’nin olası katliamlar tehditlerine karşı Türkler, Kürtler, Aleviler olarak ülkenin dört bir yanında çoban ateşi yakıyoruz. Bugünkü açıklamayı türlü çeşit dezenformasyonlarla engelleyebilmek için devlet erkanı çok çaba sarf etti. Katliamcı Colani gerçekliğini bizim önümüze ılımlı İslam diyerek sunmak istiyorlar. Ama halkların hafızası vardır bunu unutmaz. Küresel güçlerin ve onların yerel işbirlikçilerinin Suriye’nin geleceğini masa başında tasarladığını biliyoruz. Buna izin vermemek Suriye halkları kadar bizlerinde ellerinde. Suriye halkları kendi geleceğini kendisi belirleyecektir.”

    Açıklama sloganlarla sona erdi.

    CANLI YAYINI İZLEMEK İÇİN

    PİRHA/HATAY

  • Ankara’da provokatif afişe tepki: Daha fazla damarımıza basmayın, kaldırın bu pankartları!

    Ankara’da provokatif afişe tepki: Daha fazla damarımıza basmayın, kaldırın bu pankartları!

    PİRHA- Ankara’da 12-15 Aralık günleri arasında ‘Sivas Madımak ve Kültür Festivali’ adıyla düzenlenmek istenilen provokatif organizasyona  Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe tepki gösterdi. Erçe, “Ankara sokaklarına asılan bu provokatif pankart derhal toplatılmalı ve etkinlik iptal edilmelidir” dedi. Madımak şehit ailelerinden Serdar Doğan ise “Madımak’ı unutanlar bu derneğin kapısından içeri adımını atmasın” diye belirtti. 

    Altındağ Belediyesi ve AKAT Fuarcılık Organizasyon ortaklığında Ankara’da bulunan Millet Bahçesinde 12-15 Aralık’ta düzenleneceği belirtilen ‘Sivas Madımak ve Kültür Festivali’ afişlerinin Ankara’nın birçok yerine asılması tepki çekti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği konuyla ilgili açıklama yaparak bugün gerekli yerlere başvurular yapılacağını kaydetti.

    ‘Sivas Madımak ve Kültür Festivali’ adıyla düzenlenmek istenilen provokatif organizasyona Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ve Madımak şehitleri ailelerinden ve tanıklarından olan, katliamdan yaralı olarak kurtulan Serdar Doğan sanal medya hesaplarından tepki gösterdi.

    “KALDIRIN BU PANKARTLARI!”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Ankara sokaklarına asılan bu provokatif pankart derhal toplatılmalı ve etkinlik iptal edilmelidir. Kim neyi anlatmaya çalışıyor? Sivas, Madımak, cami aynı karede ne anlama geliyor? Daha fazla damarımıza basmayın. Kaldırın bu pankartları” dedi.

    Sivas Katliamı’ndan yaralı olarak kurtulan Sanatçı Serdar Doğan da “Dikmen’de; Sivas günleri adı altında kara propagandalarına devam ediyorlar. Madımak ve kültür sanat festivali düzenliyorlar iki gün sonra Ankara’nın göbeğinde. Temel Karamollaoğlu’na methiye düzenler Ankara şube üyesi olmaya devam ediyor, üç delege için kamyonla adam yığma, arkadan dolanma, derneğimizin yolunu bilmeyen, kapısını açmamışlar ile seçime gidilirken kendiyle övünenler. Evinin kapısında “madımak çorbasıyla” gönderme yapılarak, davul çalıyorlar… Duyun. Madımak’ı unutanlar bu derneğin kapısından içeri adımını atmasın. Partinizin bahçesi size yeter…”

    PİRHA/ANKARA

  • DEM Parti Eş Genel Başkanları ile Alevi kurumlarının başkanları kahvaltıda bir araya geldi -VİDEO

    DEM Parti Eş Genel Başkanları ile Alevi kurumlarının başkanları kahvaltıda bir araya geldi -VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile Alevi kurumlarının genel başkanları Ankara’da düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi. Yapılan konuşmalarda asimilasyona ve inkara karşı birlikte mücadele edilmesi gerektiği vurgulandı.

    DEM Parti, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Türkiye Alevi Federasyonu(ADFE), Alevi Kültür Derneği(AKD), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı(HBVAKV) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) genel başkanlarıyla ve kurum yöneticileriyle Ankara’da düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi.

    Kahvaltıya; DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanları Zeynel Kete ve Kadriye Doğan, Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevi Kültür Derneği (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez’in yanı sıra kurum yöneticileri de katıldı.

    HATİMOĞULLARI: ASİMİLASYONA KARŞI ORTAK MÜCADELE YÜRÜTMEK GEREKİYOR

    İktidarın Aleviler üzerindeki asimilasyon politikalarına değinen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Yan yana duran bir ilişki biçimini yakaladık. Savaşın etrafı sardığı bir dönemdeyiz. Tarih boyunca Aleviler üzerindeki asimilasyon mevcut iktidar ile başka bir aşamaya geçmiştir. Asimilasyona karşı ortak mücadele yürütmek gerekiyor” dedi.

    BAKIRHAN: ALEVİLER VE KÜRTLER BU TOPLUMUN EN ÖRGÜTLÜ KESİMİDİR

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise “Ciddi bir kırılma yaşanıyor Ortadoğu’da. İnkarcı rejimlerin yaşama şansı yok. Dünya başka bir yere gidiyor. Örgütlü olan, güçlü olan kazanıyor. Diyanet tekçiliği dayatan bir kurum değil mi? Aleviler de bu ülkede çok şey yaşadı. Aleviler ve Kürtler bu toplumun en örgütlü kesimidir” diye konuştu.

    MUSTAFA ASLAN: TÜRKİYE BİR DEĞİŞİM SÜRECİNE GİRECEK

    DEM Parti Eş Genel Başkanlarının ardından söz alan ABF Başkanı Mustafa Aslan, “Bir olmaya ihtiyaç var. Türkiye bir değişim sürecine girecek. Daha çok bu süreçte, siyasi arenada gelişecek gelişmeleri bir araya gelerek konuşmaya ihtiyaç var.Bir anayasa tartışması yapılacaksa Alevi toplumunun taleplerinin de dile getirilmesini bekliyoruz. Diyalog ve müzakereden kaçmamak lazım, kendi taleplerimizi dile getirmeliyiz” dedi.

    ERCAN GEÇMEZ: ALEVİ ÖRGÜTLENMESİ ÇOĞULCU BİR ÖRGÜTLENMEDİR

    HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, Alevi örgütlerinin sadece bir inanç örgütü olmadığının altını çizerek, şunları söyledi:

    “Türkiye’nin sorunları karşısında kafamızı kuma görmemizi istiyorlar. Alevilerin ürettikleri politikaların Türkiye için değerli olduğunu düşünüyorum. Ürettiğimiz politikaların da siyasette yansıması olması gerekiyor. Sistemin yaptığı en büyük şey düşmanlaştırmaktı. İki toplum için bunu yaptılar. Alevi örgütlenmesi çoğulcu bir örgütlenmedir. Biz demokratik mücadelemize devam edeceğiz.”

    ŞENGÜNLÜ YILMAZ: ALEVİ TOPLUMUNUN SİYASET OLUŞTURMASI GEREKİYOR

    AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz da, Alevilerin siyaset oluşturması gerektiğini dile getirdi. Yılmaz, “CHP dışında muhalefeti ören partilere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Ortadoğu kan gölü. Alevi toplumunun siyaset oluşturması gerekiyor. Aleviler olarak demokratik zeminde siyaset üretmemiz gerekiyor. Z kuşağını çok ciddiye almamız gerekiyor. Çocuklarımız bu yozlaşmış sistem içerisinde kendi değerlerinden uzaklaşıyor. Bunu çok tehlikeli görüyorum” dedi.

    CUMA ERÇE: 10 EKİM KANLARIN BİRBİRİNE KARISTIĞI BIR GÜNDÜ

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, katliamlar karşısında ortak mücadelenin önemine dikkat çekerek, “Biz bir korku duvarının içerisinde kalan toplumlarız. Bir çok meseleye doğru noktadan bakılsa bile doğru siyaseti üretilemiyor. Mücadelemizde eşit yurttaşlık talebimizin sadece Aleviler için olmadığının bilinmesini isteriz. 10 Ekim kanların birbirine karıştığı bir gündür. Anadolu’da var olan kan kardeşliği aslında o meydanda gerçekti. Katliama maruz kalan tüm kesimlerin bir arada olacağı ortamlar oluşturmamız gerekiyor” diye konuştu.

    ZEYNEL ABİDİN KOÇ: İKTİDAR KENDİNE DÜŞMAN YARATTIKÇA OYLARINI ARTTIRIYOR

    ADFE Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç ise “Yüzyıllardır Aleviliğin yaşadığı soykırımı başka bir toplum yaşasaydı iktidar olurdu. Ancak şu an Alevilerin durumu yüzyıl öncesinden daha kötü durumda. Aleviler son 30 yıldır çok önemli bir örgütlenme faaliyetine girişti. Mevcut iktidar, kendine düşman yarattıkça oylarını arttırıyor. Hedefleri ortak olanları bu masaya davet etmek lazım” ifadelerine yer verdi.

    KADRİYE DOĞAN: BİZLERİN GEÇMİŞE DÖNÜK HESAPLAŞMASI GEREKİYOR”

    DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, ülkede Aleviler ve Kürtler’in en mağdur toplumlar olduğunun altını çizerek, “Bizlerin geçmişe dönüp hesaplaşmamız gerekiyor. Biz Alevilerin bir gücü var. Taleplerimizden bir tanesi demokrasi, barış, özgürlük. Daha sık bir araya gelip içinde bulunduğumuz durumu değerlendirip yol alacağımıza inanıyorum. Mevcut eğitim modeli ile, zorunlu din dersleri ile, ÇEDES ile mevcut iktidar tercihini yapmıştır” ifadelerini kullandı.

    ZEYNEL KETE: BİZİ EN ÇOK ZORLAYAN MİLLİ MUHALEFETİN ALEVİLİĞİ DİZAYN ÇABASIDIR

    10 Ekim Katliamı’nın, barış için birlik olarak söz söylediği zaman iktidarı ne kadar rahatsız ettiğini gösteren bir katliam olduğunu belirten DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, şunları kaydetti:

    “Tarihsel hafıza, köklerimiz bize yol gösteriyor. Aleviler kabul ve ret ölçülerini sistemlerin dışında aramalıdır. Bizi en çok zorlayan milli muhalefetin Aleviliği dizayn etme çabasıdır. Kriz derin olabilir, bu bir sonuçtur. Kriz dönemlerinde Demokratik Alevi siyasetini ortaklaştırmazsak boşlukları doldururlar. Eşit ve özgür yurttaş kavramını kullanmak istiyorum. Eğer siyaset demokratikleşirse sorunlardan kurtulunabilir. Bu buluşmalar devam etmelidir. Demokrasi birliği oluştuğunda Alevilerin sorunları giderilebilir.”

    CELAL FIRAT: BİRBİRİMİZİN HIZIR’I OLMAMIZ GEREKİYOR”

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat ise “Dedelere bile dede demiyorlar, cemevi uzmanı diyorlar. Diyanetin lağvedilip yerine başka bir kurum gerekiyor, bu büyük bir ihtiyaç. Hepimiz aynı söylemleri geliştiriyoruz. Birimizin Hızır’ı olmamız gerekiyor” dedi.

    “BİZİM DE HAYATLARIMIZA KAYYIM ATANIYOR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Nurullah Esat Ünsal, Alevilerin herhangi bir partinin arka bahçesi olmadığını dile getirerek, Alevilerin nasıl bir anayasa istediğinin önemli olduğunu söyledi.

    ABF Genel Sekreteri Özgür Kaplan ise gelişmeler üzerinden muhalefetin rehavete kapılmaması gerektiğini söyledi. Kaplan, “Sizin belediyelerinize kayyım atanıyor ama bizim de hayatlarımıza kayyım atanıyor. Bu bir ortaklaşmayı sağlayabilir” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Madımak Katliamı belgeselinin gösterimi İzmir’de yapıldı: Tarihe mal olacak bir çalışma- VİDEO

    Madımak Katliamı belgeselinin gösterimi İzmir’de yapıldı: Tarihe mal olacak bir çalışma- VİDEO

    PİRHA- Madımak Katliamı Hafıza Merkezi’nin belgesel filmi ‘Çok Kötü Bir Şey Oldu- Madımak Katliamı ve Ötesi Üzerine Bir Film’in gösterimi İzmir’de gerçekleşti. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) öncülüğünde ve Alevi kurumlarının desteği ile oluşturulan Madımak Katliamı Hafıza Merkezi çalışmalarının beşinci ayağı olan belgesel film İzmir Alsancak’taki Mimarlar Odası’nda gösterildi.

    Gösterime Alevi örgütleri, siyasi parti temsilcileri, sendikalar, Madımak’ta katledilen Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok, insan hakları savunucusu Akın Birdal, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve çok sayıda kişi katıldı.

    “TARİHE MAL OLAN VE ÖZKAYNAKLA YAPILAN BİR PROJE”

    programın açılış konuşmasını Sivas Katliamı’ndan sağ kurtulan Ozan Ali Çağan yaptı. Tarihe mal olacak bir projeyi başardıklarını belirten Çağan, “Tarihe karşı bir sorumluluk olarak böyle bir belgeselde yer aldım. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak bu çalışmanın kararı aldık. Katliamın üzerinden 28 yıl geçmişti ve bir yığın yanlış bilgiler vardı. Bu dönemi tarihe bırakacak bir çalışma yapılmamıştı. 1,5 yıllık çalışmadan sonra sanal müzeyi oluşturduk. Bu kadar kapsamlı bir proje diğer yapılacaklara da ilham olacaktır. 30 yıldır bozulmayan yataklar, saklanan eşyalar var. Uzun yıllar katliamdan sağ çıktığımı söyleyememiştim. Canlarımızı tarihe mal edecek bir çalışmayı başardık diyebilirim. Bu proje Alevilerin helal lokması ile yapıldı. Türkiye ayağında bu çalışma için herhangi bir maddi kaynak alınmadı, Alevilerin kendi öz kaynakları ile yapıldı. Bu katliamın hesabının bir gün sorulacağını biliyorum” dedi.

    CUMARTESİ ANNELERİ VE MADIMAK AİLELERİNİN MÜCADELESİ SELAMLANDI

    “Verdiğimiz mücadele ete kemiğe büründü” diyen Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, Cumartesi Anneleri’nin 1000 haftadır süren mücadelesini selamladı. Kamilağaoğlu şöyle konuştu:

    “Bugün Cumartesi Anneleri’nin 29 yıldır sürdürdüğü mücadelenin 1000. haftası. Türkiye’nin en acı günlerini yaşadığı 90’lı yıllarda ve Madımak’ta yaşananlar gibi anaların acısı hala yüreğimizde. Bugün 90’lı yıllarda anaların acıları günümüze kadar geldi. Onlar da yakınlarını kaybetti, tıpkı bizim 33 canımızı kaybettiğimiz gibi. Tarih açısından yaşanılan bu insanlık suçlarını hafızalara kazınması gerekiyor. Sis perdesinin dağılması, hakikatlerin açığa çıkması için bizler mücadele edeceğiz ve sürdüreceğiz. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”

    CUMA ERÇE: FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER, KATLİAMLAR VE MADIMAK ARASINDA DOĞRU BAĞ KURMAK LAZIM

    Maraş Katliamı ile başlayıp 90’lı yıllardan sonra süre gelen katliamlar ve Madımak Katliamı arasında kurulacak doğru bağın asil failleri ortaya çıkaracağını ifade eden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, “Cumartesi Anneleri’nin şiddete, gözaltına ve davalara rağmen boyun eğmeyen direnişlerinin 1000. haftasını selamlıyorum. Katliamın üzerinden 31 yıl geçti. 30. yıl ise katliamın sorumlularının Cumhurbaşkanı tarafından affedildiği bir yıldı. Yine Madımak Davası’nın zaman aşımı kararı ile düşürüldüğü bir yıldı. Biz bu kararı tanımayacağız ve biz var oldukça Madımak Davası sonsuza kadar sürecek. Sivas’ın unutturulmaması için elimizden çabayı yine göstereceğiz. Bizler ve bizden sonrakiler insanlığa karşı işlenmiş insanlık suçunu geleceğe aktaracaklar ve tüm katliamların hesabını soracaklar. 90’lı yıllardaki faili meçhul cinayetler, aydınların katledilmesi, yakılan köyler, maden cinayetleri, deprem cinayetleri ve bütün katliamlar arasındaki bağı doğru kurmak durumundayız. Bu bağı kuramaz isek Madımak’ı doğru anlatamamışız sayarız. Maraş’ın kara kutusu açıldığında bugünkü siyasal iktidarın nasıl iş başa geldiğini anlamış oluruz” şeklinde konuştu.

    MUSTAFA ASLAN: İNKARA RAĞMEN BU PROJE HAZIRLANDI

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan da Cumartesi Anneleri’nin direnişini selamlayarak projede emeği geçenlere teşekkür etti. Aslan şöyle devam etti:

    “Böyle bir projede geleceğe bırakacağımız bir hafıza ve miras var. Özenle hazırlanmış bir çalışma. Bu emeğin eksik kalan bir tarafı varsa elbette eleştiriler bizim için değerli. Devletin tüm inkarına rağmen belgeleri, tanıkları ve arşivleri bularak bu projeyi hazırlamak hiçte kolay olmadı. İyi ki tüm eksikliklerine rağmen Alevi örgütleri 35 yıldır emek veriyor.”

    “KATLİAMLARIN ARKASINDAKİ FAİLLER VE FAŞİZME YÜZLEŞECEĞİZ”

    Madımak Katliamı Hafıza Merkezi Projesi Koordinatörü ve Sanal Müze Yönetmeni Eylem Şen ise, “Biz bu projeyi yaparken Madımak’ta hayatını kaybedenlerin yakınlarına ulaşmaya çalıştık. Sadece bu projede çalışmadık. Biz yıllardır sokakta mücadelemizi sürdürüyoruz.  Çok öfkeliyiz. Asıl suçlular tutuklanmadı. Devlet hakikatin üstünü örttü. 31 yıldır adalet tesis edilmedi. Devlet katliamlarında delil aranmaz. Madımak Katliamı Hafıza Merkezi, hakikat arayışı için yapıldı. Bu katliamın öncesini göreceksiniz bu projede. Madımak’a giden süreci göreceksiniz. Bunun arkasında her kim olursa olsun faşizmle yüzleşmeden hakikat arayışı devam edemez. Tanıklarla birlikte hakikatin belleğini oluşturuyor bu proje. Ve bizler bu katliamların arkasındaki faillerle yüzleşeceğiz” diye belirtti.

    Son olarak konuşan Madımak Katliamı Hafıza Merkezi’nin bir ürünü olarak ortaya konulan web belgeselinin yönetmenliğini yapan Yücel Tunca web belgeselin oluşum süreçleri ile ilgili bilgi verdi.

    Konuşmalar sonrasında tanıtım filmi ve 4 buçuk saat süren belgesel film gösterilmeye başlandı.

    PİRHA/İZMİR

  • “Aleviler, toplumsal dinamikler içerisinde hep oldu ama hiç değer görmedi” -VİDEO

    “Aleviler, toplumsal dinamikler içerisinde hep oldu ama hiç değer görmedi” -VİDEO

    PİRHA-Cumhuriyetin 100. Yılında Aleviler Konferansı, 1. oturumu ‘Toplumsal Değişim Dinamikleri Bağlamında Muhalefet ve Aleviler’ konusunda yapılan konuşmalarla devam etti. Toplumsal değişim dinamiklerinde Alevilerin hep önde yer aldığını belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Toplumsal dinamikleri içerisinde Aleviler hep oldu ama Aleviler hiç değer görmedi. Biz Aleviler olarak cumhuriyet dönemiyle hesaplaşamadık” dedi.

    DEM Parti ve HDK’nın düzenlediği Cumhuriyetin 100. Yılında Aleviler Konferansı devam ediyor.

    1. oturum öncesinde Prof. Dr. Şükrü Aslan, ‘Erken Cumhuriyet Döneminden bugüne Politik Sistem ve Aleviler’ konusu üzerine sunum yaptı.

    1. oturumda ‘Toplumsal Değişim Dinamikleri Bağlamında Muhalefet ve Aleviler’ konusunda Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSKAD) Genel Başkanı Cuma Erçe ve Koçgiri Kültür Derneği Başkanı Rıza Kahraman konuşma yaptı.

    “ALEVİLER EN KESKİN MUHALEFETİ YAPMAYA DEVAM EDECEKTİR”

    Örgütlülüğün zayıfladığı ve kaygıların arttığı bir dönemde iktidarın, Alevi dedelerine maaş bağlayarak inancımıza darbe vurmak istediğini söyleyen AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “Bir devlet kurumunun başında bir Cemevi yazması bile herhalde bunca yıllık mücadelenin sonunda devlet aklının, bir şekilde değiştiremese de, dönüştüremese de varlığımızı kabul ettiği anlamına gelir diye yorumluyorum. Hem inancımız hem de tarihsel gerçekliğimiz gereği Aleviler en keskin muhalefeti yapmaya devam edecektir” diye belirtti.

    “ALEVİLER, TOPLUMSAL DİNAMİKLER İÇİNDE HEP OLDU AMA HİÇ DEĞER GÖRMEDİ”

    Toplumsal değişim dinamiklerinde Alevilerin hep önde yer aldığını belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Aleviler çevre mücadelesinde yer aldılar ama Alevi mekanları yok edileceği zaman çevreciler söz söylemediler. Alevilerin en çok oy verdiği partilerde Alevilerin talepleri dile getirilmedi. Aleviler sadece oy deposu olarak görüldü. Toplumsal dinamikler içerisinde Aleviler hep oldu ama Aleviler hiç değer görmedi. Biz Aleviler olarak cumhuriyet dönemiyle hesaplaşamadık. Biz Alevilerin en büyük dostları devrimcilerdir. Gezi Direnişi’nde Anti-Kapitalist Müslümanlar namaz kılsın diye siper olan yoldaşlarımız, hepimiz Hrant’ız sloganları atan yoldaşlarımız, hepimiz Filistin’iz diyenler doğru şeyler yapmışlardır ama Alevi sorunlarına karşı aynı tepki dile getirilmemiştir” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD Yenimahalle Şubesi ve Cemevi hizmete açıldı- VİDEO

    PSAKD Yenimahalle Şubesi ve Cemevi hizmete açıldı- VİDEO

    PİRHA-PSAKD’nin içerisinde cemevi de olan Yenimahalle Şube binası, 2 yıllık sürenin ardından hizmete açıldı. PSAKD Yenimahalle Şube Başkanı Onur Şahin, “Bugün yıllardan beri sürdürdüğümüz mücadelenin sonucunu almış bulunuyoruz” derken, derneğin genel başkanı Cuma Erçe, “Bugünlere kolay gelmedik” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise “Sünnilere verilen haklar Alevilere de verilene kadar sizinle yürüyeceğiz” ifadelerini kullandı. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Yenimahalle Şube binası bugün hizmete açıldı. Yenimahalle Belediyesi tarafından yapılan bina içerisinde cemevinin yanı sıra cenaze hizmetleri de yürütülecek.

    Açılış yapıldıktan sonra 29 yıllığına binanın hakkı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nde (PSAKD) olacak. Binanın içinde cemevi, yemekhane, misafir salonu, kütüphane, derslik, toplantı salonu ve cenaze hizmetlerinin verileceği alanlar da yer alıyor.

    Açılış konuşmasını yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Yenimahalle Şube Başkanı Onur Şahin, “Bugün yıllardan beri sürdürdüğümüz mücadelenin sonucunu almış bulunuyoruz. 3,5 dönüm üzerine kurulu. Ana binamızın içinde cem odamız var, toplantı salonumuz var, kütüphanemiz var. Umarım hepimize hayırlı olur. Uzun yıllardır mücadele ediyoruz, uzun yıllardır buranın bir statüsü yoktu. 29 yıl için burası bize tahsis edildi. Eski bina bizim ihtiyaçlarımızı karşılamıyordu. Biz de belediyeye girdi taleplerimizi dile getirdik. Alevi toplumu olarak hakkımız olanı aldık. Öncelikle siz değerli halkımıza teşekkür ediyoruz, bu en başta sizin eserinizdir. Sivas Katliamı’nda kaybettiğimiz canlarımızın aileleri bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Yenimahalle Başkanı Fethi Yaşar’a çok teşekkür ediyoruz. Bugün bizim için çok mutlu bir gün, bu burada bitmeyecek elbette. Alevi toplumu için bu yetmez. Biz bu mücadeleyi burada bırakmayacağız. Siyasi iktidar cemevlerini tanımak yerine yandaş kurumlar kuruyor. Biz kimsenin Alevisi olmayacağız” dedi.

    Onur Şahin’i konuşmasının ardından semah dönüldü. Mercan Erzincan, Tolga Sağ ve Cengiz Özkan türkülerini söyledi.

    ALEVİLER TÜRKİYE’NİN KARANLIĞA SÜRÜKLENMESİNE İZİN VERMEYECEK”

    Konuşmasına Erzincan İliç siyanürlü maden ocağı faciasına ve siyanürlü toprak altında kalan 9 maden işçisine değinen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bugünlere kolay gelmedik. Cemlerimiz engellendi, önderlerimizi kaybettik, canlarımızı 2 Temmuz’da kaybettik. Katledildik, öldük ama hiçbir cana kıymadık. Öldük ama öldürmedik” ifadelerini kullandı.

    Erçe, Yenimahalle Belediye Başkanına teşekkür ederek şöyle devam etti:

    “CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in cemevi açılışımıza gelmesi bizi onurlandırdı. Belediye başkanımız bir cemevi sözü daha verdi. Ülkemiz tekçi bir anlayışla karanlığa sürükleniyor, buna izin vermemiz mümkün değil. Buna bu ülkenin çağdaşlaşları, Alevileri izin vermeyeceğiz. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı açtılar, onlara teslim olmayacağız, olanların da aramızda işi yok. TBMM kürsüsünden tarikatlarla anlaşma yapacağız diyenler var, endişelerimiz var. Bunlara boyun eğmeyeceğiz. Aleviler olduğu sürece bu ülkenin karanlığa sürüklenmesine izin vermeyeceğiz.”

    FERİT YAŞAR: EŞİT YURTTAŞLIK HAKKI KAZANILANA KADAR BU TOPLUMUN YANINDAYIZ

    Yenimahalle Belediye Başkanı Ferit Yaşar da “15 yıldır belediye başkanlığı yaparken hemşerilerime de kendime de verdiğim bir söz vardı. Kimseyi ayırt etmeyeceğim, vergisini kullandığım her vatandaşın sorununu çözmek için canla başla çalışacağım. Bu sözümün arkasında durmanın verdiği gururla karşınızdayım. Bu cemevi birliğimizin ve dirliğimizin teminatı olarak Pir Sultan’ın ismi ile yaşayacak” diye konuştu.

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise “Cemevinin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Kimseyi ayırmadan hizmet etmemiz gerekiyor” dedi.

    ÖZEL: SÜNNİLERE VERİLEN HAKLAR ALEVİLERE DE VERİLENE KADAR SİZİNLE YÜRÜYECEĞİZ

    Açılışa katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Her sene Temmuz ayının başında yüreğimizde bir kor gibi yanmaya devam eden Madımak’a giderdik. Bu sene de yıl dönümüne Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı olarak gittim. Orası utanç müzesi olana kadar sizlerle olmaya devam edeceğim. Herkes eşittir ama Aleviler daha az eşittir denilerek, onların ibadethanesine ibadethane demeyen bir yönetimin karşısında duranlarla bir aradayım. Kim ne der demeden, kimseden çekinmeden özgürce savunmaya devam edeceğiz. Eşit yurttaşlık hakkı kazanılana kadar bu toplumun yanındayız. Sünnilere verilen haklar Alevilere de verilene kadar sizinle yürüyeceğiz.”

    Açılışta, Mercan Erzincan, Tolga Sağ ve Cengiz Özkan türkülerini seslendirdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi kurumlarının genel başkanları, CAN TV’yi ziyaret etti-VİDEO

    Alevi kurumlarının genel başkanları, CAN TV’yi ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurum başkanları, 10 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de yapılacak miting kapsamında CAN TV’yi ziyaret etti. Türkiye’de özgürlük, demokrasi ve insan hakları adına sözü olan herkesi 10 Aralık mitingine davet ettiklerini söyleyen ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Hep birlikte bu ülkenin demokratikleşmesi için birlikte mücadele edelim” dedi.

    Alevi kurumları öncülüğünde 10 Aralık Pazar günü saat 14.00’te İstanbul Kadıköy’de “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi yapılacak. Mitinge herkesin katılması için çağrılar sürüyor.

    Bu kapsamda, Alevi kurum başkanları, 10 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de yapılacak miting için bugün CAN TV’yi ziyaret etti. Ziyarete Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Bağcılar Cemevi Başkan Yardımcısı Özgül Ateş ve Gazeteci İsmail Pehlivan katıldı.

    “HERKESİ 10 ARALIK MİTİNGİNE DAVET EDİYORUZ”

    Alevi kurumları olarak 10 Aralık’ta İstanbul’da miting yapacaklarını hatırlatan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Türkiye’de yaşanan ekonomik, siyasi ve hukuki sorunlara sokakta ses vermek adına miting yapacağız. Miting için siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve medya kuruluşlarını ziyaret ediyoruz. Bugün de CAN TV’yi ziyaret ettik, medyanın sesimize ses vermesi adına önemli. Türkiye’de özgürlük, demokrasi ve insan hakları adına sözü olan herkesi 10 Aralık mitingine davet ediyoruz. Hep birlikte bu ülkenin demokratikleşmesi için birlikte mücadele edelim” dedi.

    “ALEVİ KURUMLARI, DEMOKRATİK BİR TÜRKİYE’NİN YARATILMASINA ÖNCÜLÜK YAPIYOR”

    Böyle bir dönemde Alevi kurumlarının bu içerikte miting yapıyor olmasının çok önemli olduğunu vurgulayan CAN TV Yayın Kurulu Üyesi Veli Büyükşahin, “Alevi kurumları şu anda demokratik bir Türkiye’nin yaratılmasının öncülüğünü yapıyorlar” diye belirtti.

    “UMARIM, EŞİTSİZ YAŞADIĞINI DÜŞÜNEN HERKES 10 ARALIKTA MİTİNGE KATILIR”

    “Aleviler hareket ettiğinde Türkiye demokrasisinde her zaman rol model olurlar” diyen CAN TV Yayın Kurulu Üyesi Çilem Küçükkeleş, ise şunları söyledi:

    “Aleviler gibi toplumun diğer kesimleri de hem ortak bileşkede hem de kendi özgün durumunu da anlattığı bir duruma dönüşür. Türkiye’de kendisinin eşitsiz yaşadığını düşünen herkes 10 Aralık’a katılır. Biz de elimizden geleni sonuna kadar yapacağız.”

    FLASH TV VE TELE 1’E DE ZİYARET

    Alevi kurumlarının genel başkanları, bugün Flash TV ve TELE 1’i de ziyaret ederek, miting için dayanışma gösterilmesi istendi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi kurum başkanları 10 Aralık’ta yapılacak miting için Şarköy’de yurttaşlarla buluştu

    Alevi kurum başkanları 10 Aralık’ta yapılacak miting için Şarköy’de yurttaşlarla buluştu

    PİRHA- Alevi kurumları başkan ve temsilcileri 1o Aralık’ta Kadıköy’de yapılacak miting için Şarköy’de yurttaşlarla bir araya gelerek mitinge davette bulundu.

    Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan ve kısaca ÇEDES olarak adlandırılan Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum projesinin iptal edilmesi için, İzmir Gündoğdu Meydanı’nda” Laik Eğitim, Laik Yaşam, Eşit Yurttaşlık” mitingi düzenlenmişti.

    Alevi kurumları öncülüğünde 10 Aralık Pazar günü saat 14.00’te İstanbul Kadıköy’de ise “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi yapılacak.

    Mitinge geniş katılım olması için çağrılar sürüyor.

    Miting hazırlıkları kapsamında Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Topçu Baba Dergahı Kurucu Başkanı Mustafa Can ve Akademisyen Ali Çakır’ın katılımı ile Şarköy Cemevi’nde halk toplantısı yapıldı. Toplantıya halkın katılımı yoğun oldu.

    PİRHA/TEKİRDAĞ

     

     

  • ‘Devletin Aleviler gerçeği’ paneli: Alevileri Alevilerle asimile etmek istiyorlar-VİDEO

    ‘Devletin Aleviler gerçeği’ paneli: Alevileri Alevilerle asimile etmek istiyorlar-VİDEO

    PİRHA –PSAKD Ataşehir Şubesi Cemevi’nde, “Yeni yüzyılda devletin Aleviler gerçeği ve Alevilerin görevleri” başlıklı panel gerçekleşti.. Panelde konuşan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, ÇEDES, zorunlu din dersleri ve eğitim müfredatı konularına değinerek, “Topyekün mücadele verme konusunda eksiğiz” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD)Ataşehir Şubesi Cemevi’nde, PSAKD Ataşehir Şube Sekreteri Hasan Gülüm’ün moderatörlüğünde “Yeni yüzyılda devletin Aleviler gerçeği ve Alevilerin görevleri” başlıklı panel yapıldı.

    Panele, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Prof. Dr. Ayhan Yalçınkaya ve 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu konuşmacı olarak katılırken PSAKD Genel Başkan yardımcısı İbrahim Karakaya, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, HEDEP Seçim İşleri Komisyonu Eş Sözcüsü İlknur Birol, Prof.Dr. Çiğdem Boz dinleyici olarak katıldı.

    Panelde, “ÇEDES, Zorunlu din dersleri ve eğitim müfredatı, Alevi Bektaşi Daire Başkanlığı, katliamlar ve hukuksal sonuçlar, sorumluluklarımız ve görevlerimiz” alt başlıklarına yer verildi.

    “TOPYEKÜN MÜCADELE VERME KONUSUNDA EKSİĞİZ”

    Erçe, ÇEDES, zorunlu din dersleri ve eğitim müfredatı konularında mücadele etme konusunda eksik kalındığı özeleştirisinde bulunarak, “Eğitim sistemi şimdiye kadar ırkçıydı şimdi daha ırkçı bunu kabul etmek zorundayız. Zorunlu din dersi meselesi uzunca bir zaman sadece Alevilerin meselesi gibi algılandı, ana dilde eğitim meselesinin sadece Kürtlerin meselesi gibi algılandığı gibi. Bu durumun ne kadar sakat bir anlayış olduğunu anlatmaya çalıştık. Ama yeteri kadar anlatamamış olmalıyız ki bugüne kadar verilmiş olan laiklik mücadelelerinde veya zorunlu din dersi meselesinde çoğunlukla yalnız kaldık. Şimdi bir iyiye gidiş olduğunu gözlemleyebiliyorum. Düne kadar bu konulara daha şaşı bakanların artık bu konulara daha doğru bir yerden baktığını görebiliyorum” dedi.

    “ALEVİLERİ ALEVİLERLE ASİMİLE ETMEK İSTİYORLAR”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın bir asimilasyon kurumu olarak Alevileri devşirme görevi gördüğünü söyleyen Erçe, “Osmanlı ve Cumhuriyetin ilk yıllarında da denenen yöntemin Alevileri Alevilerle asimile etme yöntemi bugünde devam ediyor. Üzerinde cemevi yazabilir ama minaresiz camiler inşa etmek, Aleviler içerisinde devşirdikleri kimi önlerinde profesör, doçent, doktor yazanları da içerisine katan Aleviler içerisinden devşirdikleriyle Aleviler üzerinde korkunç bir asimilasyon politikasını yürütüyorlar. Hiç üşenmiyorlar köy, kasaba, cemevi gezerek Türkiye’nin dört bir yanına gidiyorlar. Köyde küçük bir kulübe de olsa onu Kültür Bakanlığı’na bağlamak istiyorlar. Her köyden sizin buradan kadrolu birini verelim, memur atayalım diyorlar, rüşvet dağıtıyorlar” diye konuştu.

    “ALEVİ DİYANETİ BAŞIMIZA BELA OLACAK”

    27. dönem HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, ‘Alevi Diyaneti’ olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın bir devlet projesi olduğuna işaret ederek, “Yıllarca inanç alanını ve köyleri kurumlar olarak boş bıraktık. 1923 ve 1924 anayasasıyla beraber Türkiye Cumhuriyeti devleti tek bir yapıya kavuştu. Bir ulus devlet olması gerekiyordu. Bu da Sünni, Müslüman ve Türk olacaktı.. Eğer Sünni, Müslüman ve Türk değilseniz asimilasyona tabi tutulacaksınız, asimilasyona karşı mücadele yürütüyorsanız katliamlardan geçirileceksiniz. Cumhuriyetin yüzyılı böyle çalıştı. 2. yüzyılda artık Aleviliğin de devlet tarafından kontrol altına alındığı bir sürece girdik. Bugün yapılanlar AKP projesi değil yapılanlar devlet aklının bir ürünüdür. Aleviliği yasakladılar ama Alevi kurumlarının şöyle bir faydası var; 90’lı yıllarda Alevi kurumlarının vermiş olduğu mücadeleyle birlikte Aleviliği artık görmemezlikten gelemediler. Alevi ismiyle dernek kurduğumuz için yargılanmıştık ama artık meclisin tam karşısında Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı yazıyor” şeklinde konuştu.

    “DİNSEL BİR YAŞAM FORMU HERKESE DAYATILIYOR”

    Son olarak Prof. Dr. Ayhan Yalçınkaya panelde söz aldı. Yalçınkaya, “Cumhuriyet kimsenin özel mülkiyeti değildir” dedi. “Eşitlik anlayışını reddetmeliyiz. Otokrat bir eşitlikçi anlayışı var. Ulusçu bir eşitlik anlayışı var” diye konuşan Yalçınkaya, dinsel bir yaşam formunun herkese dayatıldığına dikkat çekti.

    Panel katılımcıların soru cevaplarıyla son buldu.

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • PSAKD Ataşehir Şubesi’nde ‘Yeni yüzyılda devletin Aleviler gerçeği ve Alevilerin görevleri’ paneli

    PSAKD Ataşehir Şubesi’nde ‘Yeni yüzyılda devletin Aleviler gerçeği ve Alevilerin görevleri’ paneli

    PİRHA –PSAKD Ataşehir Şubesi/Cemevi’nde, 4 Kasım Cumartesi günü “Yeni yüzyılda devletin Aleviler gerçeği ve Alevilerin görevleri” başlıklı panel yapılacak. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD)Ataşehir Şubesi/Cemevi’nde, 4 Kasım Cumartesi günü saat 18.00’de “Yeni yüzyılda devletin Aleviler gerçeği ve Alevilerin görevleri” başlıklı panel yapılacak.

    Panele, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Prof. Dr. Ayhan Yalçınkaya ve 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu konuşmacı olarak katılacak.

    Panelde, “ÇEDES, Zorunlu din dersleri ve eğitim müfredatı, Alevi Bektaşi Daire Başkanlığı, katliamlar ve hukuksal sonuçlar, sorumluluklarımız ve görevlerimiz” alt başlıklarına yer verilecek.

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD Bornova Şubesinde kongre: Madımak, bir devlet katliamıdır-VİDEO

    PSAKD Bornova Şubesinde kongre: Madımak, bir devlet katliamıdır-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi 1. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştirdi. Kongrede 33 kişinin yakılarak katledildiği Sivas Katliamı’na ilişkin firari üç sanık hakkında süren davanın duruşmasında zaman aşımı uygulanarak davanın düşmesine tepki gösterilerek, Madımak’ın bir devlet katliamı olduğu vurgulandı.

    Bornova’da bulunan Atatürk Mahallesi Cemevine gerçekleşen kongreye Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe’nin yanı sıra PSAKD Ege Bölge Sorumlusu Kemal Yıldız, PSAKD yöneticileri, Alevi kurum temsilcileri, siyasi partiler ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Kongrenin yapıldığı salona ‘Ayrımcılığa Karşı Eşit Yurttaşlık İstiyoruz’, ‘Zorunlu Din Dersi Kaldırılsın’, ‘Eşit Yurttaşlık ile Demokratik Cumhuriyete’, ‘Cemevleri İbadethanemizdir’ pankartlarının yanı sıra Madımak’ta katledilen 33 canın fotoğrafları asıldı.

    Divan seçimiyle başlayan kongrede Kureyşan Ocağı evladı Niyazi Çelik’in verdiği gülbengler sonrasında çerağlar uyandırıldı. Kongrede hakikat yolunda mücadele edenler ve Hakk’a yürüyenler için dara duruldu.

    “SALDIRILARA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    Kongrenin açılış konuşmasını yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şube Başkanı Barış Çelik, Alevilere yönelik saldırılar ve asimilasyon hamlelerine karşı mücadele çağrısında bulunarak, “Bizler, mevcut iktidar ve çevresindeki bloğa karşı örgütlülüğün hayati önemde olduğunu biliyoruz. İzmir mitingi bizlerin örgütlülüğünü gösterdi. ÇEDES projesine karşı alanlarda olmalıyız. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bizleri asimile etmeye, devletin Alevisi yapmaya çalışıyor. Bizler onlara boyun eğmeyeceğiz. İnancımıza karşı yapılan tüm saldırılara karşı eşit yurttaşlık ilkesinden vazgeçmeyerek mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu mücadele Pir Sultan’ın duruşu Seyit Rıza’nın direnci bizlere güç katmıştır. Mekana, toprağa, inancımıza Madımak şehitlerine sözümüz var; yılmak yok. Diz çökmeyeceğiz” dedi.

    “MADIMAK BİR DEVLET KATLİAMIDIR”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Madımak davasında uygulanan zaman aşımı kararının siyasi erkten bağımsız olmadığını belirterek, Madımak’ın bir devlet katliamı olduğunu söyledi. ‘Aleviler devleti yargıladı’ diyen Erçe, “Pir Sultan’ın birleştiren buluşturan bir özelliği var. Ülkede demokrasi güçleri ne yazık ki birleşmekte sıkıntılı. Bir özeleştiri olarak bunu söylemek zorundayız. Pir Sultan Abdal Derneği bir inanç örgütüdür, ayrıca demokrasi mücadelesinde önemli bir mücadele alanıdır. 35 yıldır Alevilerin hak ve taleplerine dair mücadelede öncülük ettik. Madımak Katliamının 30. yılındayız şehitlerimizi andık. Madımak davası zaman aşımına uğratıldı. Açılan dava değil bir tiyatronun sergilenmesidir. 30 yıldır katledilenler yargılandı. Madımak, bir devlet katliamıdır ve katliamcılar bu yüzden korunuyor” diye konuştu

    “BİZLER DEVLETİ YARGILADIK”

    Devletin Alevi toplumunun nezdinde yargılandığını dile getiren Erçe, “Katliamı gerçekleştirenlerin 180’i hakkında dava açıldı, 120’ si yargılandı ve serbest bırakıldılar. Kaçışları devlet tarafından tertiplendi. Yargılanması gereken devlettir. Bizler devleti yargıladık. Divanı biz kuracağız, adaleti ise halkın vicdanıdır. Bütün katliamlarla yüzleşeceğiz. Kurumlarımızı canlı tutmamız, örgütlenmemiz, Alevilerin taleplerini ve toplumun sorunları birleştiren bir yerden mücadeleyi büyütmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Faaliyet, denetleme ve mali raporun oylamaya sunulması sonrasında tek liste ile seçime gidilen kongrede başkanlığa Barış Çelik seçildi.

    PİRHA/İZMİR 

  • Alevi Kurum Başkanları’ndan Sivas katliamı davasına çağrı-VİDEO

    Alevi Kurum Başkanları’ndan Sivas katliamı davasına çağrı-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan 14 Eylül’de Ankara’da görülecek olan Sivas Katliamı Davasına çağrıda bulundu. Alevi başkanları, herkesi 14 Eylül’de görülecek olan duruşmaya katılarak, 30 yıldır süren adalet arayışının bir parçası olmaya davet etti.

    Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal şenlikleri sırasında Madımak Otelinde 33 Alevi yurttaşın yakılarak öldürülmesine ilişkin görülen dava zamanaşımı sınırına geldi. 14 Eylül Perşembe Günü Ankara’da görülecek olan davada karar verilmesi bekleniyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ve Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, 14 Eylül’de görülecek duruşma için çağrı yaptı.

    “BU DAVA ARTIK İNSANLIK DAVASIDIR”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Sivas Katliamı için adaletin 30 yıldır sağlanmadığını hatırlatarak, “Biz 30 yıldır Sivas için adalet herkes için adalet dedik bunu niçin söylediğimizin çok iyi anlaşılmış olması gerekiyor artık çünkü geçmişiyle, tarihiyle yüzleşmeyen toplumların, devletlerin çürüdüğünü zaten biliyoruz onlarca tarihin çöktüğüne gitmiş yapılanmalar var, imparatorluklar var, devletler var. 30 yıldır adalet arıyoruz, 30 yıldır sağlanamayan bir adalet ile karşı karşıyayız. Ne yazık ki bu adalet arayışını sürdüren 33 aydınımızın, 33 gencimizin ailelerini de birer birer hakka uğurlamaya başladık. En son Mahmut amcayı gönderdik, Nurcan Şahin’in babasını gönderdik.

    Yarın arana katiller yönünden devam eden bir duruşma var Ankara Sıhhiye Adliyesi’nde biz bir kez daha kamuoyuna çağrıda bulunuyoruz, özellikle hukukçulara, siyasetçilere, demokratik kitle örgütlerine, bütün demokrasiden, eşitlikten, adaletten yana olduğunu söyleyen bütün kesimlere çağrı yapıyoruz gelin adalet arayışımızı bir koldan, bir elden devam ettirelim. Ortak sese ses olun ve çağırımıza uyun çünkü biz böyle yapmaz isek biz bu adalet arayışımızı eğer birleştirmez isek ne yazık ki var olan, içeride olan katiller de serbest bırakılmaya devam edecek. En son örneğini Hayrettin Gül’de gördük. Cumhurbaşkanı bir katili daha affetti. Aslında katliamın başından beri devletin aldığı tutum belliydi. Başından beri devlet katliamcılardan ve katillerden yana bir tavır sergiledi bunu devam ettiriyor. Biz de buna karşı ısrarla ve inatla adalet demeye devam edelim. Yarın saat 14.00’de Ankara Sıhhiye Adliyesi’nde yan yana gelelim birlikte adalet diyelim çünkü insanlığa karşı işlenmiş suçlarda zamanaşımı olmadığını biliyoruz onlar da biliyor, bir kez daha birlikte hatırlatalım. Bu dava artık insanlık davasıdır. İnsanım diyen, insanlık adına laf söyleyen herkesin orada olmasını bekliyoruz” dedi.

    “ADALET ÖNÜNDE KATİLLER VE CANİLER HESAP VERMEDİLER”

    ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan ise 14 Eylül’de herkesi Ankara Sıhhiye Adliyesine çağırdı. Arslan, konuya ilişkin şunları söyledi:

    “Biliyorsunuz 30 yıl önce bu topraklarda, Sivas Madımak’ta canlarımız katledildi. Bugün o canlarımızı katleden zihniyet 30 yıl geçmesine ve suçu sabit olmasına rağmen canileri ve katilleri serbest bırakıyor. 14 Eylül’de Ankara’da yapılacak olan Sivas Madımak Duruşması bu anlamıyla daha da önem kazanıyor. 30 yıldır Adaletin bütün hukuksuzluğunu gördük. Adalet önünde katiller ve caniler hesap vermediler ve hesap sorulmadı. 14 Eylül saat 14’de Ankara Adliyesi’nde hep beraber olalım bu ülkedeki katillere, canilere, hukuksuzluğa, adaletsizliğe dur diyelim.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • 11. Edremit Pir Sultan Abdal Anma Etkinlikleri sona erdi – VİDEO

    11. Edremit Pir Sultan Abdal Anma Etkinlikleri sona erdi – VİDEO

    PİRHA-PSAKD Edremit Şubesi’nin düzenlediği 11. Edremit Pir Sultan Abdal Anma Etkinlikleri ikinci gününde panel ve konserler ile tamamlandı. PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi çocukların yoğun asimilasyona tabi tutulduğunu söyledi. Eğitim Sen önceki dönem Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan ise, “Şu an eğitimin hiçbir kademesinde laiklikten söz etmemiz mümkün değil” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Edremit Şubesi’nin Balıkesir’in Edremit ilçesinde bu yıl 11’incisini düzenlediği Pir Sultan Abdal Anma Etkinlikleri ikinci gün etkinliklerinin ardından son buldu. Anma etkinliği ‘Eğitimde, Yaşamda, Kimlikte Eşitsizlik’ paneli ile başlayıp Celo Boluz, Gani Pekşen ve Berivan Polat konseri ve semah eşliğinde son buldu.

    “EĞİTİMDE, YAŞAMDA, KİMLİKTE EŞİTSİZLİK”

    Panelde ilk yer alan isim PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe oldu. Erçe, “Laik eğitim elden gidiyor demek yanlıştır. Eğitim, hiçbir zaman tam anlamıyla laik olmamıştır. Arzu ettiğimiz eğitim sistemine ulaşamadık ancak bu dönemde okullara zorunlu kılınan din dersleri sokulduktan sonra özellikle Alevilerin çocukları yoğun asimilasyona tabi tutulmuş durumda. Gelinen aşamada din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri yetmemiş gibi bir de seçmeli din dersleri müfredata konulmuştur” diyerek eğitim alanında yürütülen dinci politikaların altını çizdi.

    “YÜZ BİNLERCE ÇOCUK CEMAAT VE TARİKATLARIN ELİNE BIRAKILMIŞ DURUMDA”

    Önceki dönem Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan ise eğitimin tarikatların eline bırakıldığını belirterek konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Eğitim piyasalaştırılması, satılığa çıkarılmasıyla paran kadar eğitim adım adım inşaa edildi. İkinci temel adım ise eğitimin dinselleştirilmesiydi. Laik eğitim Türkiye tarihi boyunca çok zarar gördü. Ama şu an eğitimin hiçbir kademesinde laik ve bilimsel eğitimden söz etmemiz mümkün değil. Bu memleketin ilericileri olarak bu uyarıları sokak sokak yapmıştık. 2010 Referandumu çok kritikti . Bu referandumun bize bir özgürlük getirmeyeceği, başta eğitim olmak üzere bütün yaşamı ve dinselleştirme ve piyasalaştırma üzerinden tek adam rejimi, siyasal islam inşaasının hızlanacağı bir adım olduğunu örgütlemeye çalıştık. Şu an yoksulluktan ve çaresizlikten kaynaklı yüz binlerce çocuk ya çocuk işçi, ya evlendirilmekle karşı karşıya ya da cemaat ve tarikatların eline bırakılmış durumda.”

    “KATLİAMLAR TOPLUMLARIN ÖRGÜTSÜZ OLDUĞU KESİMLERDE YAPILMIŞTIR”

    Panelde son olarak PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Hasan Gülüm konuşma yaptı. Gülüm, ” Toplum hak alma mücadelesini gösterdiğinde sistemin Gazi, Madımak, Gar ve Suruç Katliamı hamlelerini görebiliriz. Hepsinin tekabul ettiği dönem, ezilenler cephesinde mücadelenin güçlü olduğu dönemdir. Bu mücadeleyi zayıflatmaya yönelik dönemlerdir. Katliamlar toplumların örgütsüz olduğu kesimlerde yapılmıştır. En zayıf halka nerede görülmüşse katliamlar orada olmuştur” dedi.

    11. Edremit Pir Sultan Abdal Anma Etkinlikleri, Celo Boluz, Gani Pekşen ve Berivan Polat konseri ve semah ile son buldu.

    Dilan ŞİMŞEK- Eren GÖKTEPE / BALIKESİR

  • 2. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali üçüncü gün etkinlikleri tamamlandı- VİDEO

    2. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali üçüncü gün etkinlikleri tamamlandı- VİDEO

    PİRHA- AKD’nin 9-13 Ağustos tarihleri arasında düzenlediği 2. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin üçüncü gün etkinlikleri, ‘Karpuzun İçindeki Masal’ çocuk tiyatrosuyla başladı. Etkinlik, Mektebi İrfan Zakirleri’nin deyişleri ve ‘Aleviliğin Güncel Sorunları ve Çözüm Yolları’ paneliyle son buldu.

    Alevi Kültür Dernekleri’nin (AKD), Balıkesir’in Altınoluk ilçesinde bu yıl ikincisini düzenlediği Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin üçüncü günü ‘Karpuzun İçindeki Masal‘ isimli çocuk tiyatro oyunu ile başladı. Alevilik inancının ‘Rıza Şehri’ kavramını konu alan oyun izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Festival, Mektebi İrfan Zakirleri’nin okuduğu deyişler ile devam etti. Üçüncü günün son etkinliği ise Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) önceki dönem vekili Mehmet Tüm moderatörlüğündeki ‘Alevilerin Güncel Sorunları ve Çözüm Önerileri’ paneli oldu.

    “KADINLARIN HATRINA BU İNANÇ YÜRÜYOR”

    Panelde ilk olarak söz alan Alevi Kültür Derneği Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “Öyle bir inanç içine doğuyoruz ki insana baktığımızda cinsiyet görmüyoruz. Onlara can diye bakıyoruz. Asimilasyon politikalarını en derin hissettiğimiz gündemimiz kadın. Bu haliyle şöyle bir yorum yapabiliriz; Aleviliğin kadınla bir problemi yok ama Alevilerin var. Kadınların hatrına bu inanç yürüyor. Bir cemevinin içinden kadını çıkarıp aldığınızda hiçbir hizmet dört dörtlük yürümez” dedi.

    “TÜM OKULLAR MEDRESEYE ÇEVRİLİYOR”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe de, “Laiklik elden gidiyor gibi söylemler içerisine düşüyoruz. Ancak laikliğin özellikle eğitim içerisinde kurumsallaşmadığını görüyoruz. Uygulamalara baktığımızda gericiliğin, akıl ve bilimden uzak eğitim sisteminin yerleştiğini görüyoruz. Eğitimi tüm yönleriyle değerlendirdiğimizde mevcut olan eğitim sisteminin ırkçı, gerici, ayrımcı, asimilasyoncu, halkları birbirine düşmanlaştırıcı bir sistem olduğunu görmemiz mümkün” dedi.

    Erçe, ÇEDES projesi adı altına okullara imam atanmasına tepki göstererek “Tüm okullar imam hatiplere, tüm dersler din dersine çevrilmişti şimdi yetmedi tüm okullar medreseye çevriliyor” diyerek tepki gösterdi.

    Milli Eğitim Bakanı’nın karma eğitim karşıtı sözlerine dikkat çeken Erçe, “Bütün bu gerekçelerle Alevi kurumları boş duramaz. Bir kez daha görev üstlendiler. Eğitim sendikalarıyla, veli dernekleriyle ve diğer demokratik kitle örgütleriyle görüşerek bu projenin geri püskürtülmesi için bir eylemlilik dizisi kararın aldı” diye konuştu.

    “ASİMİLASYON SADECE TÜRKİYE’DE DEĞİL AVRUPA’DA DA VAR”

    Panelden konuşan bir diğer isim olan Avrupa Alevi Birlikler Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat konuşmasında şunları ifade etti:

    “Asimilasyon sadece Türkiye’de değil bütün egemen kültürün alt kültürleri asimile ettiği bir gerçeklikten yola çıkarsak bu sorun Avrupa’da da var. Buna rağmen Almanya’da hemen hemen bütün anayasal haklarımızı elde etmiş durumdayız. En son almış olduğumuz kamu tüzel kişilik statüsü Almanya’da bir inanç toplumunun alabileceği en üst statüdür. Avrupa’da bir kaygımız var o da elde ettiğimiz haklarımızın içini nasıl dolduracağımız.”

    “ALEVİLER CEMEVLERİNİ HERKESE AÇTI”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez panelde deprem konusunu ele aldı. Geçmez, “Dünyanın ve doğanın devamı için deprem olmazsa olmazdır. Deprem dünyanın her yerinde oluyor ama bununla mücadele etmek çok kolaydır. Çünkü bilim bunu rahatlıkla çözmüştür. Ancak deprem bölgesinde insanların çaresizliğini gördük. Devletin her türlü imkanlarından faydalanan kamuya ait binaların nasıl yıkıldığını gördük. Bütün insanların nasıl cemevlerine sığındığına şahit olduk. Nerede bir cemevi varsa depremden etkilenen insanlar cemevi aramaya başladılar. Aleviler cemevlerine herkese açtılar” dedi.

    “ALEVİLERİN BÜTÜN TALEPLERİ SİYASİ TALEPLERDİR”

    Panelde son olarak Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Yardımcısı Aydın Deniz konuştu. Deniz, “Alevilerin bütün talepleri siyasi taleplerdir. Yaklaşık 35 yıllık mücadelede taleplerimiz oldu. Şimdi de Alevilere kültür ve daire başkanlığı biçildi. Yeni taleplerimizden bir tanesi daire başkanlığının kaldırılması. Söylemlerimizi, isteklerimizi yüksekten dillendirmemize rağmen her zaman olduğu gibi hükümetin bir kulağından girdi ötekinden çıktı” diyerek Alevi daire başkanlığına tepkisini dile getirdi.

    Festivalin üçüncü gün etkinlikleri soru-cevapla son buldu.

    Dilan ŞİMŞEK- Rozerin TEK/ BALIKESİR

     

  • Dersim’de ‘Alevilik ve Devlet’ paneli: Türkiye tipi şeriatla karşı karşıyayız-VİDEO

    Dersim’de ‘Alevilik ve Devlet’ paneli: Türkiye tipi şeriatla karşı karşıyayız-VİDEO

    PİRHA-21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Sanat Sokağı’nda ‘Alevilik ve Devlet’ paneli yapıldı. Devletin Alevileri Alevilerle asimile etmeye çalıştığı vurgulanırken, bu kez tehlikenin sadece Aleviler için değil, seküler yaşamı benimseyen herkes için söz konusu olduğu belirtildi. Devletin herkesin hakkını, adaletini sağlaması gerektiği kaydedilen panelde, Türkiye tipi şeriatla karşı karşıya olunduğu ifade edildi. 

    Dersim’de düzenlenen 21. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında Sanat Sokağı’nda ‘Alevilik ve Devlet’ konulu panel yapıldı. Panelin moderatörlüğünü Almanya’nın Bıschofsheım Belediye Meclisi Üyesi Ali Kadır Tanrıverdi yaparken, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Yöneticisi Fetiye Yıldırım ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat konuşmacı olarak yer aldı.

    YILMAZ: TALEPLERİMİZ MASA, SANDALYE DEĞİL

    2023 yılında halen eşit yurttaşlık talep ettiklerini söyleyen AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “İçişleri Bakanı’nın ülkedeki cemevlerini gezdiğini, taleplerin ne olduğu sorusuna cemevlerinin “Masa, sandalye” dediğini hatırlattı. Yılmaz, ancak taleplerinin masa, sandalye olmadığını, cemevlerine statü, taze beyinlerin asimilasyonuna uğramaması, eğitimde fırsat eşitliği istediklerini söyledi.

    Yılmaz, “Alevi kurumları olarak örgütlü mücadeleyi büyüteceğiz ve birbirimize omuz vererek bu mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.

    ERÇE: BU KEZ TEHLİKE SADECE ALEVİLER İÇİN DEĞİL

    Dersim’in direnenlerin, başkaldıranların, zulüm önünde eğilmeyenlerin kenti olduğunu belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Dersim’in sadece acıları ve katliamlarıyla anılmaması gerekiyor. Bu doğada ziyaretgahlarımız, her bir su damlası, göze bizim için ziyaretgahtır. Bu acılar bu kente çektiriliyor. Dili, kültürü, inancı yasaklanmış bir kent. Bütün bu acılara rağmen boyun eğmiş bir kent değil bu kent. Bizi bizle asimile etmeye çalışıyorlar ama başarılı olamayacaklar. Aleviler bugünden sonra da bu inancı gelecek kuşaklara taşıyacaklar. Bu sefer tehlike sadece Aleviler için değil, seküler yaşamdan, aydınlanmadan yanayım diyenler için de var. Türkiye tipi şeriatla karşı karşıyayız. Bu tehlikeyi bertaraf edeceğimizin altını çiziyorum” diye belirtti.

    YILDIRIM: ZULÜM GÜNÜMÜZDE DE DEVAM EDİYOR

    DAD yöneticisi Fethiye Yıldırım ise, “Alevilik tarih boyunca inanç, kültür ve rıza toplumu olarak her zaman iktidarların hedefi olmuştur. Günümüzde de yaşadığımız budur. Zulüm günümüzde de devam ediyor. Zulmün Koçgiri’den, Sivas ve Maraş’tan bu yana sürdüğünü biliyoruz” dedi.

    ASLAN: DEVLETİN ALEVİLERE BAKIŞ AÇISI DEĞİŞMEDİ

    Devletin ve sistemin Alevilere bakış açısının bu kadim topraklara dönük değişmediğini belirten ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan ise, “2009-2010 yılları arasında AKP Alevi Çalıştayı yaptı. AKP ilk kez bugüne kadar Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Aleviler ile ilgili düşüncelerini kağıda yazdılar. Bize ‘biçtiğimiz elbiseyi giyerseniz sizi kabul edeceğiz’ dediler. Her hükümet farklı oyunlarla Alevilere yaklaşıyor ama buna karşı ise örgütlü duruş gerekiyor. Ocakların, dergahların öz halini korumaları gerekir, kendi dilleri ve itikatinden vazgeçmemeleri gerekiyor. Ocak evlatları yeniden buluşmayı sağlamalı. Bunu yaptığımızda devletin oyunları boşa düşecektir” diye konuştu.

    MAT: HERKESİN HAKKI VE ADALETİ SAĞLANMALI

    “Avrupa devletleri Alevilere haklarını veriyorlar da Türkiye devleti neden Alevilere haklarını vermiyor diye sormak lazım” diyen AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat da, “Resmi devlet ideolojisi ‘bu ülkede yaşayan herkes Türk’tür ve Müslüman’dır’ diyor.’ Ama biz diyoruz ki bu ülkede yaşayan herkes Türk de değildir, Müslüman da değildir. Demokratik ve laik bir ülke olduğunuzu iddia ediyorsanız eşit yurttaşlık temelinde herkesin hakkını ve adaletini sağlayacaksınız” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Alevi başkanlar panelde konuştu: Asimilasyona karşı ocaklarımızı korumalıyız-VİDEO

    Alevi başkanlar panelde konuştu: Asimilasyona karşı ocaklarımızı korumalıyız-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de 19. Düzgün Baba İnanç ve Kültür Etkinliği kapsamında ‘Alevilerin ocak inanç ve itikat mekanları ile karşı karşıya kaldığımız sorunlar’ paneli yapıldı. Alevileri yok sayan sisteme karşı bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurgulanan panelde, asimilasyon politikalarına karşı Alevi ocaklarının korunması gerektiği vurgulandı. 

    Nazımiye Belediyesi, Düzgün Baba Cemevi Derneği, Nazımiyeliler Derneği, Dersim Dernekleri Federasyonu ve Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu tarafından yapılan 19. Düzgün Baba İnanç ve Kültür Etkinliği, Dersim’in Nazimiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Cemevi’nde başladı.

    ‘Alevilerin ocak, inanç ve itikat mekanları ile karşı karşıya kaldığımız sorunlar’ konulu panel düzenlendi. Panelin moderatörlüğünü Şıx Çoban Ocağı pirlerinden Zeynel Kete yaptı.

    Panele konuşmacı olarak Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Hessen Bölge Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kadir Tanrıverdi katıldı.

    “BİZ HİÇBİR ZAMAN NEHAK ZİHNİYETİN YANINDA OLMADIK”

    ‘Bu coğrafyanın insanları kendi ocaklarını bulunduğu her yerde yaşatmak için ne emeğini ne de enerjisini bir tarafa bırakmamıştır’ diyen DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Buradaki inanç insanların dokusuna öyle bir işlemiştir ki nereye giderse gitsinler damarlarındaki kan gibi gittikleri her yere inançlarını taşımışlardır ve var etmek için emeklerini esirgememişlerdir. 1938 yılında katledildikten sonra Dersim evlatları demokrasi ve eşitlik mücadelesi neredeyse biz orada olmuşuz. Bu toprakların çocukları hiçbir zaman nehak zihniyetin yanında olmamıştır. Bizler her zaman haklının ve mazlumun yanında olmuşuzdur” diye belirtti.

    “YEZİTLERE BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    AABF Hessen Bölge Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kadir Tanrıverdi ise, “Ülkeyi yönetenler kendi değerleriyle var olan bu topluma sapkın Aleviler diyor. Kimsenin bizlere sapkın demeye hakkı yoktur. Alevi inancı barıştır, zulme karşı olmaktır. Aleviler olarak Yezitlere boyun eğmeyeceğiz” diye ifade etti.

    “KADINLARA VE GENÇLERE DAHA BÜYÜK ALAN TANIMALIYIZ”

    Örgütlenme mücadelesinde kadınlara ve gençlere çok büyük bir alan tanımaları gerektiğini belirten AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “Her şeyi değiştiremeyiz ama biz kelebek etkisi yaratabiliriz. Ben Alevi başkan olarak kadınlara daha fazla yer ayıracağıma söz veriyorum. Çünkü örgütlenmeyi büyütenler kadınlardır” dedi.

    BU TOPRAKLARIN HER KARIŞINDA KATLİAM VAR”

    Uğrunda çok büyük bedeller ödeyerek Alevi inancını bugünlere kadar getirdiklerini vurgulayan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe de, “Alevi inancının felsefesine baktığımızda haksızlığa karşı kesinlikle direnen bir inanç olduğunu tarihimiz bize söyler. Dergahlarımızı, ziyaretlerimizi, cemevlerimizi kolay elde etmedik. Değerlerimiz uğruna büyük bedeller ödedik, bu toprakların her bir karışında katliam var” diye belirtti.

    “OCAKLARIMIZI KORUMAMIZ LAZIM”

    Alevileri yok sayan sisteme karşı bir duruş sergilemeleri gerektiğini vurgulayan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan ise, “Bugün Düzgün Baba mekanına gelirken turist gibi gelmeyeceğiz. Ziyaretlerimizin toprağına, taşına, doğasına zarar vermeden buraları korumamız lazım. Sistem Alevilerin yaşadığı bütün topraklarda asimilasyon politikasını yürütüyor. Menfaat ve çıkar beklemeden ocaklarımızı korumamız lazım” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

     

     

     

     

     

     

     

    Panelin ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/DERSİM