PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şube aşure lokmasını paylaştı.
PSAKD Mamak Şubesi, aşure lokmasını dağıttı. Şube binasının bitişiğindeki okulun bahçesinde yapılan programa çok sayıda yurttaş katılım gösterdi.
“ÜLKEMİZDE RIZA ŞEHRİ İNŞA EDİLECEK”
Saygı duruşu ile başlayan programın açılış konuşmasını PSAKD Mamak Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz yaptı. Türkyılmaz konuşmasında asimilasyon politikalarına değinerek “Eşit yurttaşlık gelene kadar bizler, herkesin eşit yaşadığı rıza şehri yolcularıyız. Bir gün ülkemizde rıza şehri inşa edilecektir. İşte o zaman sen, ben değil biz olacağız. İşte o zaman işçiler 11 bin lira ile yaşamak zorunda kalmayacaklar. Şu an Hatay’da bütün Alevi köyleri kamulaştırılıyor ve Aleviler sürgüne gönderiliyor, tıpkı Dersim’de olduğu gibi tıpkı Maraş’ta olduğu gibi” dedi.
“HİÇBİR ZAMAN DEVLETİN ALEVİSİ OLMADIK”
PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş ise Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın uygulamaya çalıştığı asimilasyon politikasını eleştirerek şunları söyledi:
“Bizlere diz çöktürmek isteyenlere biat etmiyoruz. Biz Kerbela’daki İmam Hüseyin’in duruşunu sergilemek zorundayız. Çünkü bizim omurgamız İmam Hüseyin’in omurgasıdır. Kültür Bakanlığı altında kurulan bir Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı var. Bu başkanlığın kurulmaması için elimizden gelen tüm gayreti, çabayı sergilemiştik. Dedelerimize maaş vermeye çalışıyorlar. Bizim dedelerimiz, hiçbir zaman devletin memuru olmadı, biz devletin Alevisi de olmadık.”
Sanatçı Birkan Sağlam’ın seslendirdiği deyişler ve Mamak Şube Semahçıları’nın döndüğü semahın ardından aşure lokmaları paylaşıldı.
PiRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Sekreteri İsmail Ateş, AKP hükümeti tarafından görevlendirilen kişilerin, Alevi köylerine giderek dedelere maaş vermeleri konusundaki girişimlerini kınadı. Ateş, dernek yönetimi olarak söz konusu girişime dair halka ve dedelere yaptığı uyarıları da anlattı.
AKP Hükümeti’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, birçok ilin vali ve kaymakamları ile köy köy gezerek dedeleri devlet himayesine almaya çabalıyor.
Dedelere maaş bağlanmasına Alevi kurumları başta olmak üzere birçok kesimden tepkiler gelmeye devam ediyor.
“ASİMİLE ETME ÇABALARINI ÇOK ERKENDEN FARK ETMİŞTİK”
PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, AKP hükümeti döneminde hızlanan asimilasyon çalışmalarının önceden farkına vardıklarını ve Alevi kurumları ile ortak tutum geliştirdiklerini belitti. Hükümetin önceki yıllarda da benzer eylemler gerçekleştirdiğini vurgulayan Ateş, şunları söyledi:
“Öncelikle bizler, AKP hükümeti ile hızlanan Alevileri asimile etme çabalarını çok erkenden fark etmiştik ve bunun önlemini almak için de Alevi-Bektaşi kurumları ile bir arada durma adımını atmıştık. Önceki yıllarda aslında bunu sinyallerini vermişlerdi. Mesela Hacıbektaş’ta gençlerimizi toplayıp onlara Alevilik anlatmaya çalışmışlardı. Aynı zamanda dedeleri toplayıp ‘inanç turizmi’ adı altında Kerbela’ya götürüp güya orada yine dedelerimize hem Kerbela’yı hem Aleviliği anlatacaklardı. Bunların hepsi Kültür Başkanlığı altında kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın çatısı altında örgütleniyor. Biz 8 Kasım’a buna karşı durmak adına Meclis’in önünde büyük bir miting yapmıştık. Belki de meclis tarihinde bir ilktir. Bütün bunlar aslında bu çabaların, bugün uygulanan projelerin önüne geçmek adınaydı. Biz o zamanlarda dedeleri toplayıp Kerbela’ya götürecekleri zaman da buna karşı çıkmıştık ve hiçbir dedemizin gitmemesini talep etmiştik ve bu söylediklerimiz de karşılığını bulmuştu.”
“DEDELERİMİZİ DEVLETİN MEMURU YAPMAYACAĞIZ”
İsmail Ateş, dedelerin, devlet bünyesinde hizmet yürütmelerinin Alevi inancında kabul edilemez bir durum olduğunun altını çizerek şöyle devam etti:
“2 Temmuz’un hemen ardından bizler yine durmadık, Anadolu’nun birçok yerine gittik. Bu arada tabii bir de ÇEDES projesi var. Biraz da ÇEDES projesini anlatmak adına da bütün Türkiye’yi dolaşırken bu Kültür Bakanlığı’nın altında bulunan başkanlığın yapmaya çalıştığını, bizim örgütlü olmadığımız yerlerde bile Alevi köylerinde, Alevi nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde anlatıyoruz. Tarih boyunca biz hiçbir zaman için devletin Alevisi olmadık. Dedelerimiz de devletin Alevi’si olmadılar. Biz sadece inancımız gereği değil bütün inançların da aynı şekilde yaşamasını talep ediyoruz. Yani eşit yurttaşlık talebi bizim en büyük taleplerimizden biridir. Biz, dedelerimizi devletin memuru yapmayacağız. Çünkü dede, devletin memuru olmaz. Devletin memuru olduğu zaman Yol’u değil devletin öngördüğünü insanlarımıza anlatmak zorunda kalır. Bizi Sünnileştiremedikleri için asimile etme yoluna gittiler ve bu dedelere maaş bağlama da bunun en önde gelen çabalarından bir tanesi. Bu sadece Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak değil, Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlı olan tüm bileşenler ve diğer Alevi kurumlarıyla beraber biz Alevilerin örgütlü olduğu her yerde bunun mücadelesini veriyoruz. Gittiğimiz her yerde de bunu dedelerimizle birebir de görüşüyoruz. Ayrıca halka da anlatıyoruz. Asla bu maaşları kabul etmemelerini talep ediyoruz. Sonuçta bizim bu sofrada yerimiz yok. Devletin sunduğu bu sofrada gerçek Alevilerin, Kızılbaşların, Bektaşilerin yeri yok.”
PİRHA- Abdal Musa anma etkinliğinde Alevi örgütleri adına konuşan PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, 2 Temmuz Sivas anmasına çağrı yaparak, “İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz. Bu ülkenin katliam tarihidir ve yüzleşmek zorundadır. 2 Temmuz’da herkesi Sivas’a bekliyoruz. Ailelerimizin yüreği hala yangın yeri” dedi.
18’inci Uluslararası 39’uncu Abdal Musa Anma Etkinlikleri kapsamında Antalya’ya gelen Alevi yurttaşlar dergahı ziyaret ederek lokmalarını paylaştı.
Alevi toplumunun önemli inanç önderlerinden olan Abdal Musa, Antalya’nın Elmalı ilçesi Tekke köyünde yaşamış ve burada dergahını kurarak inanç ve kültür yaşamına iz bırakmasında dolayı her yıl düzenlenen etkinliklerle anılmaya devam ediyor.
Anma etkinliklerinin ikinci gününde anfi tiyatroda gerçekleşen konser ve buluşmaya çok sayıda kişi katıldı.
Abdal Musa Dergahı Postnişi Hüseyin Eriş açılış konuşmasında gülbeng vererek, “Abdal Musa olmasaydı bugünkü cem ibadetimiz olmayacaktı. Kadıncık Ana Abdal Musa’yı yetiştiren ona yolu gösterendir. Yolumuza sahip çıkalım” ifadelerini kullandı.
ATEŞ: MADIMAK ZAMAN AŞIMINA UĞRATILMAZ, İZİN VERMEYECEĞİZ!
Açılış konuşmasında Alevi kurumları adına söz alan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Sekreteri İsmail Ateş, Madımak davasının zaman aşımına uğratılmasına izin vermeyeceklerini dile getirdi. Ateş, 2 Temmuz’da Sivas’ta gerçekleşecek anmaya katılım çağrısında bulunarak, “Madımak Katliamının 30. yılını yaşıyoruz. Zaman aşımına uğratılmak istenen bir dava var. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz ve buna izin vermeyeceğiz. Daha Maraş, Çorum, Sivas’la yüzleşmedik, yüzleşilmek istenmedi. Bu ülkenin katliam tarihidir ve yüzleşmek zorundadır. 2 Temmuz’da herkesi Sivas’a bekliyoruz. Ailelerimiz yüreği hala yangın yeri. Zaman aşımına karşı durmak zorundayız. Bu davanın peşini bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.
Açılış, sanatçıların seslendirdiği eserler ile son buldu.
PİRHA-‘Deprem sahası çok büyüktü devlet gidemedi’ şeklindeki sözlere tepki gösteren PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, “Devlet deprem bölgesine yardım etmek istemedi. Adıyaman’ın Kürt-Alevi, Hatay’ın Arap-Alevi olması nedeniyle demografik yapının değiştirilmesini istediler” dedi.
6 Şubat tarihinde 11 ili ve 13 milyon insanı etkileyen büyük felakete yol açan depremde on binlerce yurttaş hayatını kaybedip, yüzbinlercesi yaralandı. Depremde binlerce insan da yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı.
PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş ile deprem sürecindeki gözlemleri ve bundan sonra yapılması gerekenler üzerine konuştuk.
“DEPREM SÜRECİNDE CEMEVLERİMİZİ HİÇ KAPATMADIK”
Devletin 17 Ağustos 1999 depreminden sonra topladığı bütün yardımları tarikatlara aktardığını söyleyen İsmail Ateş, “Depremden sonra AFAD’ın yapması gereken sadece çadır dağıtmak, gıda yardımı yapmak ve arama kurtarmaları hızlandırmak ama hiçbirini yapmadı. Çünkü bütün kaynaklarını şeriatçı yapılara vermişti. Sahada şeriatçı örgütler ve Alevi örgütleri vardı, biz kendi imkânlarımızla yaptık, onlar ise devletin kendilerine peşkeş çektikleriyle yaptı. Kâhta’da Menzil Tarikatı’nın merkezinde 4 tane ev yıkıldı ama orada bin tane çadır vardı. Biz deprem sürecinde cemevlerimizi hiç kapatmadık ama onların koca koca camileri ve külliyeleri kapalıydı ama donarak ölen insanlar vardı” dedi.
“DEPREM BÖLGESİNDE DEVLET YOKTU AMA ALEVİ ÖRGÜTLERİ ORADAYDI”
“Deprem sahası çok büyüktü devlet gidemedi” sözlerini eleştiren Ateş, “Deprem bölgesinde devlet yoktu ama Alevi örgütleri oradaydı, bütün kurumlar deprem bölgesine gidebiliyor da devlet mi gidemiyor? Bu devletin trenleri, uçakları, helikopterleri, gemileri var. İskenderun yanarken gemilerle müdahale edemez miydiniz? Demek ki yardım etmek istemediler. Adıyaman’ın Kürt-Alevi, Hatay’ın Arap-Alevi olması nedeniyle demografik yapının değiştirilmesini istediler ve bunu da halen yapıyorlar” diye belirtti.
“BİR AN ÖNCE KONTEYNER KENTLERİN KURULMASI GEREKİYOR”
Depremzedeler için bir an önce konteyner kent kurulması gerektiğini belirten Ateş, “Biz Alevi kurumları olarak herkesin yaşadığı bölgeye konteyner kurmaya çalışıyoruz. Bizim bütçelerimiz belli ama zor durumda olan her canımızla dayanışma üzerine bir çabamız var. AFAD kriterlerine göre bir konteynerin fiyatı 110-115 bin TL. Bu yüzden bizim 10 tane konteyner bulmamız durumunda 1 milyon TL paramızın olması gerekiyor, bizim böyle bütçelerimiz yok ama biz elimizden geldiğince çalışıyoruz.”
“İNSANLAR KENDİ YURTLARINI TERK ETMESİNLER”
Bundan sonraki süreçte de yardımlarının devam edeceğini ifade eden İsmail Ateş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz bu yardımları tek başımıza yapmadık, diğer kurumlarla birlikte yaptık. Bizler sahadaydık ama hep beraber yaptık. Elimizden gelen bütün çabayla canlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. İnsanların kendi bölgelerinde yaşamaya davet etmesi için çabalayacağız. Asla yurtlarını bırakmasınlar, orada yaşamaya devam etsinler.”
PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), depremde yaşamını yitiren Adıyaman Şube Başkanı Zülfikar Yılmaz adına Adıyaman’da çadır kent kurdu. Adıyaman’da halkın çok zor durumda olduğunu belirten PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, “Halkın morali bozuk. AFAD yok, jandarma kurtarma yok, asker, polis yok. Depremde enkaz altında kalan en büyük birimin devlet olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Maraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından binlerce kişi yaşamını yitirirken yüz binlercesi de evsiz kaldı. Depremin en çok etkilediği yerlerden biri de Adıyaman’dı. Yurttaşların soğuk havada, dışarıda zor şartlarda bekleyişleri sürüyor. Hala yardım gitmeyen birçok yer var.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), depremde yaşamını yitiren PSAKD Adıyaman Şube Başkanı Zülfikar Yılmaz adına Adıyaman’da çadır kent kurdu. İhtiyaç sahiplerini çadırlara yerleştirdi.
“DEVLET İNSANLARA YARDIM YAPAMADI”
Depremden sonra PSAKD Adıyaman Şube Başkanı Zülfikar Yılmaz ve ailesi göçük altında kaldığını öğrendiklerini söyleyen PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, “O yüzden ilk olarak Adıyaman’a gelmeyi daha mantıklı bulduk. Adıyaman’a gelmekle doğru bir karar vermişiz çünkü gelen haberlerde en büyük yıkımın Hatay ile birlikte Adıyaman’da olduğunu görüyoruz” dedi.
Ateş şöyle devam etti:
“Adıyaman’da elektrik, su ve internet yok ama kendi gözlerimizle gördük ki halk çok zor durumda. Hiç hasar almamış bina yok neredeyse. Bütün binalar harabeye dönmüş, enkaz altında bir canını bırakmamış hiçbir aile yok. Biz de Zülfikar Yılmaz’ın üçüncü gününde cansız bedenini ulaşabildik ve dördüncü gününde toprağa sırladık. Genel olarak baktığımızda halkın morali bozuk ancak biz depremde gördük ki AFAD yok, jandarma kurtarma yok, asker yok, polis yok dolayısıyla da depremde enkaz altında kalan en büyük birimin devlet olduğunu düşünüyoruz. İnsanlarımızı kaybettiğimiz için üzgünüz ama devlet yeteri kadar insanlara yardım yapamadı” dedi.
PİRHA-AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevine gitmesine ve alternatif Hacı Bektaş Veli’yi anma programına katılmasına tepki gösteren PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, “20 yıldır Aleviliği ve cemevlerini dikkate almayan bir kişinin bize bu kadar yakın durması 2023 yılında yapılacak seçimlerin bir çalışması olduğunu düşündürüyor” dedi. Ateş, oynanan oyunlara Alevilerin dikkat etmesi gerektiğini söyledi.
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Muharrem’in 10’uncu gününde Ankara Mamak’taki Hüseyin Gazi Cemevi’ne gitmesi sonrası tartışmalar devam ederken, Erdoğan’ın Hacıbektaş’ta Alevi kurumlarına karşı alternatif düzenlenen Hacı Bektaş Veli anma programına da katılması tepki topladı.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Sekreteri İsmail Ateş, Erdoğan’ın Alevilere yönelik faaliyetlerini PİRHA’ya değerlendirdi.
“SEÇİMLER YAKLAŞTIĞI İÇİN ERDOĞAN ALEVİLERE BU KADAR YAKIN DURUYOR”
20 yıldır Türkiye’yi yöneten AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son zamanlarda Alevilere çok fazla “sevgi” beslemeye başladığını söyleyen PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, “Bu durum bizi şaşırtıyor, 20 yıldır Aleviliği ve cemevlerini dikkate almayan bir kişinin bize bu kadar yakın durması 2023 yılında yapılacak seçimlerin bir çalışması olduğunu düşündürüyor” dedi.
Ateş, Erdoğan’ın Alevilerin gözünü boyamaya çalıştığını belirterek şöyle devam etti:
“Yüzlerce yıldır katlediliyoruz fakat artık katlederek Alevileri bitiremediklerini gördükleri için şu anda başka bir yol deniyorlar, artık Yol’u zarara uğratmaya çalışıyorlar. ‘Hz. Ali’yi sevmek Alevilikse ben en iyi Aleviyim’ diye Recep Tayyip Erdoğan Muharrem oruçlarının 10. gününde Hüseyin Gazi Cemevine gitti, ancak Hz. Ali ve Hacı Bektaş Veli’nin resimlerine dayanamayarak kendisiyle aynı karede görünmesine tahammül edemedi. Recep Tayyip Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevine ve Hacı Bektaş’a gitmesi Alevilerin gözünü boyamaktan başka bir şey değildir. Son 1,5 yıldır Aleviler üzerinden oynanan oyunlara son derece dikkat etmemiz gerekiyor.”
PİRHA-Dersim’in Hozat ilçesinin Bargini (Karabakır) köyünde Ağuçan Anma Etkinliği yapıldı. Mazlumun yanında durmadıkları zaman yolu kaybedeceklerini söyleyen DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Yol ulularımız inancımızı tanımlarken hak olan yoldur Yol her şeyin üstündedir pir, mürşit, talip Yol’a taliptir ve Hakk da Yol’a taliptir çünkü esas olan Hakk’a giden yoldur” dedi.
Bargini Ağuçan Ocağı Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği tarafından Dersim’in Hozat ilçesinin Bargini (Karabakır) köyünde Ağuçan Anma Etkinliği yapıldı.
Ağuçan Anma Etkinliği’ne DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, CHP Dersim Milletvekili Polat Şaroğlu, Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Hozat Belediye Başkanı Seyfi Geyik, Pertek Belediye Başkanı Ruhan Alan, AABK Örgütlenme Sekreteri Mehmet Ali Çankaya, HDP Dersim İl Eş Başkanları Nazlı Öz Çelik ve Ferhat Yıldız, HDP PM Üyesi İbrahim Kasun, ABF Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, AKD Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Nedim Evli, PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş ve çok sayıda yurttaş katıldı.
“YOL HER ŞEYİN ÜSTÜNDEDİR”
DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Eğer pir talibi, talip piri kaybetmişse, müsahibimizi kaybetmişsek ve mazlumun yanında durmuyorsak biz Yolumuzu kaybetmişiz demektir. Yol ulularımız inancımızı tanımlarken hak olan Yol’dur Yol her şeyin üstündedir pir, mürşit, talip yola taliptir ve hakta yola taliptir çünkü esas olan Hakk’a giden yoldur” dedi.
“HÜSEYNİ DURUŞ SERGİLEMELİYİZ”
Hz. Hüseyin’in şehadet şerbetini içtiği ayda olduklarını ifade eden AKD Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Nedim Evli, “O dönemin zalim iktidarı kendi iktidarını sürdürmek için Hz. Hüseyin’i katletti. Kerbela’da yapılan katliam günümüzde de devam ediyor. Aleviler olarak Hz. Hüseyin gibi duruş sergilemeliyiz” diye belirtti.
“KATLİAMCI ZİHNİYETİ LANETLİYORUZ”
Asırlardır devam eden sorunların Alevi örgütlenmelerine yüklememeleri gerektiğini vurgulayan AABK Örgütlenme Sekreteri Mehmet Ali Çankaya, “Son gelinen noktada Alevi hareketinin yaptıklarına göz atmalıyız. Tarih tekerrür ediyor, yakanlar da, öldürenler de yananlar da, yok olmayla karşı karşıya kalanlar da bu ülkede geçmişte neler çektiysek bugünde aynı şeyleri yaşıyoruz geçmişte olduğu gibi katliamcı zihniyeti lanetliyoruz” ifadelerine yer verdi.
“KERBELA’DAN BU YANA KATLEDİLİYORUZ”
Çok zor bir süreçten geçtiklerini belirten PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, “Ne yazık ki Alevileri katlederek bitiremeyeceklerini anlayan devlet bu sefer Yol’u zarara uğratarak Yol’a ihanet etmeye hazır olan insanları kendi yanına çekerek Aleviliği yok etmeye çalışıyorlar. Biz ilk defa katledilmiyoruz, ilk defa zulme uğramıyoruz, biz Kerbela’dan bu yana katlediliyoruz” diye aktardı.
Dergahları yıkanların bugün içlerine Alevi aşkı doğup cemevlerini ziyaret ettiğini söyleyen ABF Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, “Alisiz Alevilik söylemleriyle Alevi toplumunu içine nifak tohumları ekenler şu anda Hacı Bektaş’ta tiyatro sergiliyorlar. İnancımıza yönelik yapılan asimilasyon politikalarına durdurmak için kendi değerlerimize sahip çıkmamız gerekiyor” diye konuştu.
Ağuçan Anma Etkinliği Hüseyin Korkankormaz, Dertli Divani ve Ayfer Düzdaş’ın verdiği müzik dinletisinin ardından aşure lokmalarının pay edilmesiyle sona erdi.