Etiket: PSAKD İçerenköy Cemevi

  • “Cumhuriyet Aleviler açısından önemli bir kırılma yarattı ancak ekonomik olarak bir değişim olmadı” -VİDEO

    “Cumhuriyet Aleviler açısından önemli bir kırılma yarattı ancak ekonomik olarak bir değişim olmadı” -VİDEO

    PİRHA- PSAKD Kadıköy Şubesi ve İçerenköy Cemevi tarafından düzenlenen halk seminerleri devam ediyor. ‘Alevilerin Yüzyıllık İktisadi Tarihi’ üzerine konuşma yapan Prof. Dr. Çiğdem Boz, “Köyde toprağı, suyu ve makinesi olan Türkmen Aleviler bile ekonomik olarak iyi durumda olabilecekken tarımın önemsizleştirilmesiyle yoksullaştığı için kentlere göç etmek zorunda kaldı. Köylerde bölgesel kalkınma eşitsiz bir şekilde yürütüldüğü için iyi durumda olabilecek çiftçimiz bile yoksullaştırıldı” dedi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadıköy Şubesi/İçerenköy Cemevi tarafından düzenlenen halk seminerleri devam ediyor. Prof. Dr. Çiğdem Boz, ‘Alevilerin Yüzyıllık İktisadi Tarihi’ başlıklı seminerde Alevilerin sosyal ve ekonomik marjinalliklerini, değişen sınıfsal konumlarını anlattı.

    “TÜRKİYE, DÜNYA KONJONKTÜRÜNDEN BAĞIMSIZ İKTİSAT POLİTİKASI YAPAMAZ”

    Cumhuriyet döneminin Aleviler açısından önemli bir kırılma yarattığını ancak ekonomik ve yaşam tarzı olarak bir şeyin değiştirmediğini vurgulayan Prof. Dr. Çiğdem Boz, “Aleviler köylerden kentlere göç edene kadar ekonomik olarak bir farklılık yok. 1990’lı yıllara kadar Aleviler yine de topraktan bir şeyler kazanabiliyordu. 1990’lı yıllar hem İMF ile yapılan anlaşmalar hem de Avrupa Birliği ile yapılan anlaşmalarla tarımın tamamen gözden çıkarıldığı bir dönem. Dolayısıyla köyde toprağı, suyu ve makinesi olan Türkmen Aleviler bile ekonomik olarak iyi durumda olabilecekken tarımın önemsizleştirilmesiyle yoksullaştığı için kentlere göç etmek zorunda kaldı. Köylerde bölgesel kalkınma eşitsiz bir şekilde yürütüldüğü için iyi durumda olabilecek çiftçimiz bile yoksullaştırıldı. Yüzyıllık ekonomi politikalarına baktığımızda iki hat var. Birisi dışa açılmacı her şeyi serbestleştirelim, devleti küçültelim anlayışı, diğeri de daha planlı gidelim ve kendi şartlarımızı hazırlamadan açılmayalım diyen anlayış var. İkinci politikanın uygulandığı yıllarda ülkedeki refah genel anlamda daha yüksek. Ancak hiçbir zaman Türkiye, dünya konjonktüründen bağımsız bir iktisat politikası yapamaz” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Maraş Katliamı, Kızılbaşların mallarının yağmasıydı’-VİDEO

    ‘Maraş Katliamı, Kızılbaşların mallarının yağmasıydı’-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Kadıköy Şubesi/İçerenköy Cemevi’nde Maraş Katliamının 45. yılında panel düzenlendi. 70’lerin ortasına kadar Alevilerin sosyalist hareketlere dahil olmasının Alevi eşittir Komünist özdeşliğini pekiştirtirdiğini belirten Prof. Dr. Çiğdem Boz, “Sünni halkın huzursuzluğundan ve ekonomik sıkıntılarından faydalanan MHP ve Ülkü Ocakları bunu kullanarak Alevilere şiddeti haklı kılmaya çalıştı. Bu bir anlamda Kızılbaşların mallarının yağmasıydı” dedi.

    Maraş Katliamının üzerinden 45 yıl geçti. 19 Aralık ile 26 Aralık 1978 tarihleri arasında, sadece bir hafta içerisinde resmi verilere göre 111, resmi olmayan beyanlara göre ise 500’ün üzerinde insan yaşamını yitirdi, yüzlerce insan yaralandı, 210 ev ve 70 iş yeri tahrip edildi. Öncesinde ve sonrasında yaşanan katliamlar gibi Maraş Katliamında da ne adalet sağlandı ne de yüzleşme yaşandı. O günün acılarıysa bugün hala devam ediyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadıköy Şubesi/İçerenköy Cemevi’nde Maraş Katliamının 45. yılında panel düzenlendi. Moderatörlüğünü Pir Sultan Abdal Kültür Derneği GYK Üyesi Basın Yayın Sekreteri Hüseyin Ağçal’ın yaptığı panele Prof. Dr. Çiğdem Boz, Doç. Dr. Hakan Güneş ve Maraş Katliamı tanığı Rahime Polat konuşmacı olarak katıldı.

    “KATLİAM, DEVLETİN GÖZETİMİNDE GERÇEKLEŞMİŞTİR”

    Açılış konuşmasını gerçekleştiren PSAKD Kadıköy Şubesi İçerenköy Cemevi Yöneticisi Şengül Şimşek Ayvadaş, “Maraş Katliamı da diğer Alevi katliamları gibi devletin gözetiminde gerçekleşmiştir. Şehirdeki kolluk kuvvetleri hiçbir müdahalede bulunmayarak katliama ortak olmuştur. Maraş’ta, yüzlerce insan sadece Alevi olduğu için hunharca katledildi.”

    “MARAŞ KATLİAMI, ÖNCEDEN PLANLANDI”

    Maraş Katliamı tanığı Rahime Polat ise, “Maraş Katliamı önceden planlanmış, yağmaya dayalı, insanlık dışı bir olaydı” dedi.

    “MHP VE ÜLKÜ OCAKLARI ALEVİLERE ŞİDDETİ HAKLI KILMAYA ÇALIŞTI”

    1977-1979 yıllarının dünya ekonomisinde iktisadi bunalım yılları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çiğdem Boz, “Bu yüzden de önceki dönemlerde ülkeye giren dış kaynağın kesildiğini ve 1962-76 arasında yaşanan iktisadi büyüme durdu. Böyle bir ortamda kentlerde görünür olmaya başlayan Aleviler ufak ufak sermaye biriktirmeye, iş yeri açmaya başladılar. Sünni esnafın hakim olduğu piyasaya giren Alevilerin küçük burjuvazisi ekonomik olanakların bölüşümü konusunda Sünni esanafa rakip oldu bir anlamda. 70’lerin ortasına kadar Alevilerin sosyalist hareketlere dahil olması Alevi eşittir Komünist özdeşliğini pekiştirmişti. Sünni halkın huzursuzluğundan ve ekonomik sıkıntılarından faydalanan MHP ve Ülkü Ocakları bunu kullanarak Alevilere şiddeti haklı kılmaya çalıştı. Bu bir anlamda Kızılbaşların mallarının yağmasıydı” diye belirtti.

    “MARAŞ KATLİAMI, ÇOK FAİLLİ BİR CİNAYETTİR”

    Maraş Katliamının çok failli bir cinayet olduğunu belirten Doç. Dr. Hakan Güneş, “Tek faili olmayan bir cinayet, katliam. Bu cinayetin bir uluslararası boyutu var bir de yerel güçler var. Suçu sadece katliamı gerçekleştiren yerel insanlara atmayalım ama onları da maşa olarak aklamayalım. Onlar suçlular, soğuk bir şekilde cinayeti işlediler ve yaptıklarını itiraf edip özür dilemek zorundalar. Bu çok failli katliamın bütün aktörlerinin ulusal ve uluslarası düzeyde hukuken yargılanması gerekiyor” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD İçerenköy Cemevi’nde, 10 Aralık’ta İstanbul’da gerçekleştirilecek miting için toplantı yapıldı-VİDEO

    PSAKD İçerenköy Cemevi’nde, 10 Aralık’ta İstanbul’da gerçekleştirilecek miting için toplantı yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadıköy Şubesi İçerenköy Cemevi’nde 10 Aralık’ta İstanbul’da gerçekleştirilecek miting için siyasi parti temsilcileriyle bir araya gelindi. Siyasi partiler de dahil olmak üzere toplumun her kesiminin Diyanet’e karşı mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan PSAKD Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, “Anaokuluna kadar dinsel eğitimi, zorunlu din derslerini dayattılar. Nereden bakarsanız bakın toplum bütün olarak bir kuşatma altında” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadıköy Şubesi İçerenköy Cemevi’nde 10 Aralık’ta İstanbul’da gerçekleştirilecek ‘Laik eğitim, insanca yaşam, demokratik Türkiye’ mitingi için siyasi parti temsilcileriyle bir araya gelindi. Toplantıya Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) Ataşehir Şubesi/Cemevi Başkanı Gülsev Kaya, Hakların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP), Devrimci Hareket, Partizan, KÖZ, Emekçi Hareket Partisi (EHP) katıldı.

    “TOPLUM BÜTÜN OLARAK KUŞATMA ALTINDA”

    10 Aralık’ta İstanbul’da gerçekleştirilecek ‘Laik eğitim, insanca yaşam, demokratik Türkiye’ mitingi için çağrı yaparak konuşmasına başlayan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadıköy Şubesi İçerenköy Cemevi Başkanı İbrahim Karakaya, şunları dile getirdi:

    “Diyanet, herkesi ilgilendiren bir konu buna karşı mücadele etmek lazım. Siyasi partiler de dahil olmak üzere toplumun her kesimi Diyanet’e karşı mücadele etmeli. Anaokuluna kadar dinsel eğitimi, zorunlu din derslerini dayattılar. Nereden bakarsanız bakın toplum bütün olarak bir kuşatma altında. Gelinen noktada bütün coğrafyaya dinsel terör uygulanır hale geldi.”

    Toplantı, katılan siyasi parti temsilcilerinin görüş ve önerileriyle son buldu.

    Cihan BERK-Devrim FINDIK/İSTANBUL