Etiket: psakd mamak şubesi

  • Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi tutuldu -VİDEO

    Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi tutuldu -VİDEO

    PİRHA- PSAKD Mamak Şubesi, Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi yürütüldü, lokmalar pay edildi. Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede insanların birliğe, beraberliğe çok ihtiyacı olduğuna vurgu yaptı.

    Aleviler, Hızır ayı dolayısıyla dünyanın bir çok yerinde lokmalarını pay etmeye ve Hızır Cemi tutmaya devam ediyor. Pir Sultan Abdal Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi, Hızır ayı vesilesiyle Tuzluçayır Cemevi’nde cem tuttu. Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede’nin yürüttüğü ceme çok sayıda yurttaş katıldı.

    “ÜLKE OLARAK ZOR BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ”

    PSAKD Mamak Şube Başkanı Rukiye Kara yaptığı konusmada şunları söyledi:
    “Hızır ayındayız, hepimiz birbirimize Hızır olmak için bir aradayız. Gerçekten zor bir süreçten geçiyoruz ülke olarak. Birliğimiz, dirliğimiz bozulmasın.”

    “HIZIR’I BİRBİRİMİZDE BULARAK BU DARDAN KURTULABİLİRİZ”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ise yaptığı konuşmada, “Üç can, bir cem deriz. Bugün üç canımızı geçtik. Bu günlerde cemevlerimize katılım çok fazla bunu iyi okumamız gerekiyor. Bir cogunuz kırsal alanlardan geldik, Hızır ayı köylerimizde buğdayların azaldığı zamandır, kara kış günlerinde en çok Hızır’a ihtiyaç olan aydır. Bu günlerde de daradayız, zordayız. Suriye’de onlarca Alevi katledilme korkusu ile yaşıyor, dardayız. Hızır’ı galipte aramayalım, birbirimizde arayalım. Hızır’ı birbirimizde bularak bu dardan kurtulabiliriz” dedi.

    “HIZIR’IN BOLLUĞU, BEREKETİ HANEMİZDEN EKSİK OLMASIN”

    Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede Hızır’ın insanın içerisinde olan güzelliğin dışa vurumu olduğunu belirterek şunları söyledi:
    “Bizler Aleviler olarak dışarıda olanlara gözünü kapatan bir toplum değiliz. Zalim ve mazlumun savaşında hep zalimin karşısında mazlumun yanında olan bir topluluğuz. İncinsen de incitme anlayışı ile yetiştik. Ama susmayacağız, demokratik haklarımız ile cevabımızı vermek zorundayız. Yezit dediğimiz kavramı da yanlış kullanıyoruz. Yezit zalim olandır. Bugün Yezit misliyle karşımızda. Cemler son zamanlarda dolup taşıyor. İnsanların birliğe, beraberliğe çok ihtiyacı var. Her zaman bir araya gelmemiz gerekiyor. Hızır Alevilerin bir nevi bayramı. Bizim sadece Hızır Cemimiz yok, onlar da unutulmaya yüz tuttu. Hızır kelime anlamı olarak yeşil demektir. Yeniden doğuşu simgeler bizlerdeki devri daim anlayışı da böyledir. Hızır bizim yolumuzda doğanın yenilenmesini, bolluğun bereketin yeniden gelmesini simgeler. Hızır insanın içerisinde olan güzelliğin dışa vurumudur. Hızır aynı zamanda bizim inancımızda Şahı Merdan Ali’dir. Birbirimizin dar gününde birbirimize destek olabiliyorsak o zaman Hızır gelmiştir. Birbirimizin Ali’si, birbirimizin Hızır’ı olmalıyız. Biz birbirimizin Hızır’ı olalım ki gençlerimizi ileri götürelim. Eğitim sistemi yerle bir olmuş durumda. Gençlerimizi yetiştirebilmemiz için bunları çoğaltmamız gerekiyor. Gençliği olmayan bir toplumun geleceği olmuyor. Cemevlerimizi birbirimizi geliştireceğimiz alanlara dönüştürmemiz gerekiyor. Muhabbet geleneğini arttırarak birbirimize destek olmalıyız. Umudumuzu yitirmeyelim. Hızır’ın bolluğu, bereketi hanemizden eksik olmasın.”

    Konuşmaların ardından 12 hizmetin yürütüldüğü cemde deyişler okundu, semahlar dönüldü. Cem’in ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ANKARA

  • PSAKD Mamak Şubesi Madımak Katliam’ında yitirilenleri andı: Hesabını Soracağız!-VİDEO

    PSAKD Mamak Şubesi Madımak Katliam’ında yitirilenleri andı: Hesabını Soracağız!-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Mamak Şubesi, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı. Açıklamada, “Madımak Katliamı, toplumun ayrışması, kutuplaştırılması için bilinçli seçilmiş bir Alevi katliamıdır. Yaşadıklarımız, bize bir kez daha göstermiştir ki örgütlü olmayan halklar ezilmeye, asimile olmaya, sömürülmeye ve katledilmeye mahkûmdurlar” denildi.

    Sivas Madımak Otelinde yapılan katliamın üzerinden tam 31 yıl geçti. Yaşamını yitiren 33 yurttaş için anma etkinlikleri sürüyor. 2 Temmuz Sivas Katliamının 31. Yılı dolayısıyla katledilen 33 aydın, yazar ve sanatçı için Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi çağrıcılığında anma programı düzenlendi.

    Tekmezar Parkı’ndan Tuzluçayır Meydanı’na yapılan yürüyüşe demokratik kitle örgütleri, köy dernekleri, siyasi partiler ve çok sayıda yurttaş katıldı. Tüm polis engellemelerine rağmen kitle, Tuzluçayır Meydanı’na yürüdü.

    “GERÇEK SORUMLULAR AÇIĞA ÇIKARILMAMIŞTIR”

    Kurumlar adına ortak metni Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz okudu. Türkyılmaz açıklamada şu ifadeleri kullandı:

    “Katliamın üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen, katliamın hesabı verilmemiş, arkasındaki gerçek sorumlular açığa çıkarılmamış, Adalet yerini bulmamıştır. Katillerin çoğu affedilmiş, yurt dışına çıkarılmış, normal yaşamlarına devam etmiştir. Tutuklu olanlar serbest bırakılmıştır. 31 Yıllık hukuk mücadelesinde adeta aileler, Alevi örgütleri ve vicdanlar yargılanmıştır. Cafer Erçakmak ve 7 kişinin yargılandığı davanın zaman aşımı kararı, Dönemin başbakanı, Recep Tayyip Erdoğan tarafından ‘milletimize hayırlı olsun’ diyerek karşılanmıştır. Firari 3 sanık yönünden, devam eden mahkeme süreci de zaman aşımına uğratılmaya çalışılmaktadır. Herkes bilmelidir ki, Sivas Madımak Katliamı İnsanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olamaz.

    Madımak katliamı, toplumun ayrışması, kutuplaştırılması için bilinçli seçilmiş bir Alevi katliamıdır. Yaşadıklarımız, bize bir kez daha göstermiştir ki örgütlü olmayan halklar ezilmeye, asimile olmaya, sömürülmeye ve katledilmeye mahkûmdurlar. Dün Madımak Otelini kuşatanlar, devlet kadrolarında işe alınmış hatta milletvekili yapılmıştır. Devlet, Maraş, Sivas, Çorum, Dersim, Malatya katliamlarında olduğu gibi Madımak katliamı ile de yüzleşmediği için sonrasında Gazi, Ümraniye, 10 Ekim, Roboski, Suruç gibi katliamları yaşadık. Katliamlar, ancak amasız fakatsız yüzleşilerek aydınlatılabilir. Katliamların arkasındaki gerçek faillerin açığa çıkarılması için bu bir zorunluluktur. Madımak Katliamı’nı unutmadık, unutturmayacağız, hesabını soracağız!”

    “31 YILDIR YANAN YANGIN HİÇ SÖNMEDİ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) adına konuşan ABF Genel Sekreteri Özgür Kaplan, ” Madımak insanlık tarihinde bilinen en büyük yangındır. 31 yıldır hiç sönmeden, dinmeden devam ediyor. Biz orada 33 yanımızı fiziken bıraktık ama milyonlarca yüreğin içinde o ateş devam ediyor. O gün Madımak Oteli’ni kuşatan alçaklar, bugün ülkeyi kuşatmış durumda artık. AKP ÇEDES projeleri ile gençlerimizin geleceğini karartmak istiyorlar. AKP Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı sözde bir Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı oluşturdu. İlk günden itibaren tanımadığımızı ve tanımayacağızı da belirttik. Alevi diyanetine asla izin vermeyeceğiz. Bunlar Hünkar Hacı Bektaş anmalarını bu yıl müdahale etmek istiyorlar. Bir işalci edasıyla dergahımıza geleceklerini söylüyorlar” dedi.

    “ZAMAN AŞIMI KARARINI TANIMIYORUZ”

    PSAKD Genel Merkezi adına konuşan PSAKD Kadın Sekreteri Rukiye Kara ise ” Bugün 31 yıl önce katledilen 33 canımızı anıyoruz. Dün gibi yüreğimizde kor ateş devam ediyor. Neden devlet hala hatasını kabul etmedi. Canlarımızı koruyamadığını, bizlere zaman aşımı kararı ile bildirdi. Biz zaman aşımı kararını tanımıyoruz. Katilleri, işbirlikçi şeriatçıları saklayanları da, aklayanları da o divanda hesap vermeye çağıracağız. Katledilen ozanlarımız, şiirlerimi, semahçılarımızı yok edemediler şimdi yenileri yetişiyor. Biz geleceği aydınlık bir gençlik bırakacağız. Devrimciler ölmez, verdikleri mücadele ile  yarına güç verirler. Asla diz çökmedik, çökmeyeceğiz. Biz baskılara boyun eğmeyen bir milletiz. Biz Kerbela’dan beri isyankarız. Kerbela’yı unutmadık, Sivas’ı mı  unutturacaksınız bize” diye ekledi.

    Yapılan konuşmalar ardından semahlar dönüldü. Gökhan Kılıç, Erdal Beyazgül, Grup Tersname, Süleyman Özkan (Ozan Özkani), Birkan Sağlam, Mehmet Kale ve Ata Okyanus Gündüz katliamda yaşamını yitirenler anısına ezgiler seslendirdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Aleviler Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi tuttu: Hizmetlerimizin yürümesiyle arınıyoruz -VİDEO

    Aleviler Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi tuttu: Hizmetlerimizin yürümesiyle arınıyoruz -VİDEO

    PİRHA-PSAKD Mamak Şubesi, Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi yürüttü. Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede, Hızır Ayı’nın bir arınma ayı olduğunun altını çizdi.

    Aleviler Hızır Ayı dolayısıyla dünyanın bir çok merkezinde lokmalarını pay etmeye ve Hızır Cemi tutmaya devam ediyor. Pir Sultan Abdal Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi, Hızır ayı vesilesiyle cem tuttu. Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede’nin yürüttüğü ceme çok sayıda yurttaş katıldı.

    12 hizmetin yürütüldüğü cemde deyişler okundu, semahlar dönüldü. Cem’in ardından lokmalar pay edildi.

    Hızır ayının arınma dönemi olduğunun altını çizen Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede, “Su bedeni nasıl kirden, pastan arındırıyorsa biz de Hızır ayında pirlerimizin gelmesiyle, hizmetlerimizin yürümesiyle aklanıp, paklanıyoruz” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Fadime Türkyılmaz’dan katliam davasına çağrı: İnsanlık suçunda zamanaşımı olmaz-VİDEO

    Fadime Türkyılmaz’dan katliam davasına çağrı: İnsanlık suçunda zamanaşımı olmaz-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Mamak Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz 14 Eylül’de görülecek olan Sivas Katliamı Davasına çağrıda bulundu. Türkyılmaz, “İnsanlık suçunda zamanaşımı olmaz diyoruz bunun için bir kez daha haykıracağız” dedi.

    Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal şenlikleri sırasında Madımak Otelinde 33 Alevi yurttaşın yakılarak öldürülmesine ilişkin görülen dava zamanaşımı sınırına geldi. 14 Eylül Perşembe Günü Ankara’da görülecek olan davada karar verilmesi bekleniyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi Başkanı Fadime Türkyılmaz davaya katılım çağrısında bulunurken konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “İNSANLARI KATLEDENLER DIŞARIDA DÜŞÜNCE SUÇLULARI İÇERİDE”

    İnsanlık suçlarında zamanaşımının kabul edilemez olduğuna vurgu yapan Fadime Türkyılmaz, “Biz mücadele bitmedi diyoruz ya gerçekten bitmedi. Çünkü biliyorsunuz ki daha yeni Sivas’ı ateşe verenler, 33 canımızı diri diri yakanlardan bir tanesini daha Cumhurbaşkanı affetti, dışarıya çıktı. Nasıl bir ülkede yaşıyor isek elinde ateşi olanlar, insanları yakanlar, insanları katledenler dışarıda gazetecilerimiz ve düşünce suçlularımız içeride. Ve insanlık suçlarında zaman aşımı olmaz demiş olmamıza rağmen ne kadar insanlık suçu işlemiş insan varsa dışarı salıveriyorlar. Bu da ülkede demokrasinin, adaletin, eşitliğin olmadığının bir göstergesidir. Bu Alevilere uygulanan zulmün daha alevli devam ettiğinin bir göstergesidir. Biz sizi yakarız, yıkarız, asarız, keseriz, kuyulara doldururuz, derinizi de Nesimi gibi yüzeriz ve arkasından da bunları zamanaşımına uğratırız, özgür bırakırız siz gerçeklerinizle yüzleşmeyin diyorlar. Biz kendi gerçeklerimizle yüzleşmek zorundayız. Eğer yüzleşmezsek, eğer unutursak bize tekrar hatırlatacaklarını biz Aleviler çok iyi biliyoruz” diye ekledi.

    “EŞİT YURTTAŞLIK MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

    Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyoruz (ÇEDES) projesine karşı başlatılan 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak olan “Laik eğitim, laik yaşam ve eşit yurttaşlık mitingi” için de katılım çağrısı yapan Türkyılmaz şunları söyledi:

    “Ayın 16’sında İzmir Gündoğdu Meydanı’ndayız. Bir kez daha laik ve bilimsel eğitim diye haykıracağız. Çünkü okullara imamlar atadılar ve din dersi saatlerini haftada 6 saatte çıkardılar. Bu da biz Alevileri yok saymak, asimile etmek, dinci, gerici neslin yetişmesi demek. Başımıza gelenler yetmiyormuş gibi çocuklarımızı daha da karanlık günler bekliyor. İyi kötü bizim dönemlerimizde daha çok demokrasinin d’si varken daha karanlığa sürükleniyoruz. Okullarda bilimin olmadığını düşünebiliyor musunuz? Bizimkiler diyor ya ‘Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ tam da bu karanlığı yaratmak uğruna ırkçı, gerici nesil yetiştirmeye devam ediyorlar.

    Karşımızda kocaman devlet var ve biz bu kocamandan korkuyor muyuz? Asla. Hani Deniz Gezmiş, Hüseyin’e soruyor ya ‘Hüseyin asacaklar bizi korkuyor musun?’ diye Hüseyin diyor ki ‘Deniz yoldaşım biz korkuyu Kerbela’da bıraktık’. Biz korkudan korkmamayı öğreneli yıllar oldu çoluğumuzla, çocuğumuzla İzmir Gündoğdu Meydanı’ndayız. Bu davada da perşembe günü zamanaşımı olmaz diyoruz. Zamanaşımına uğratanları da affetmeyeceğiz, unutmayacağız. Eşit yurttaşlık mücadelemize de devam edeceğiz ta ki alana kadar.”

    Buse Nehir DEMİR/ANKARA

  • PSAKD Mamak Şubesi, ‘25 Kasım’a giderken’ paneli düzenledi-VİDEO

    PSAKD Mamak Şubesi, ‘25 Kasım’a giderken’ paneli düzenledi-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Mamak Şubesi, yaklaşan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne ilişkin panel düzenledi. Söz konusu panelde, kadına yönelik şiddet toplumsal gerilimler bağlamında değerlendirildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Mamak Şubesi, yaklaşan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne ilişkin panel düzenledi.

    Tuzluçayır’daki Başkınık Köy Derneği’nde yapılan panelde, kadına yönelik şiddet toplumsal gerilimler bağlamında değerlendirildi.

    PSADK Mamak Şubesi Kadın Sekreteri Bahtiyar Atakay’ın kolaylaştırıcılığıyla yürütülen panelde, CHP PM üyesi siyasetçi Yaşar Seyman, Prof. Dr. İnci Özgür İlhan ve Sosyolog Aslıhan Han konuştu.

    PSAKD Mamak Şubesi Başkanı Fadime Türkyılmaz açılış konuşması yaptı. Türkyılmaz konuşmasında, “Başta İran olmak üzere direnen bütün kadınlara selam olsun. Bir olmalıyız, birlik olmalıyız ki bize uygulanan tüm şiddetlere karşı çıkabilelim. Hepiniz hoş geldiniz” dedi.

    Açılış konuşmasının ardından Panel Grup Tersname’nin müzik dinletisiyle devam etti.

    Müzik dinletisinden sonra panel konuşmalarla sürdü.

    “KADINLARA ÇOK GÜVENİYORUM, BAŞARACAĞIZ”

    İlk olarak söz alan CHP PM üyesi siyasetçi Yaşar Seyman, şunları dile getirdi:

    “Bugün aynı zamanda çocuk hakları günü. Çocuklarımızın geleceği için onlara destek olmalıyız. Kadın olayı evrensel bir olaydır. Sadece Türkiye üzerinden bakarsak eksik kalır. Dünyayı değiştiren kadınlar var. Bu kadınlara borcumuz var. Kadınlar olarak birçok zorlukla karşı karşıyayız. Ama asla önümüze engeller koymamalıyız. Kimse bize haklarımızı vermez. Ancak direnirsek alabiliriz. Şimdiye kadar direnişler sonucu haklarımızı alabilmişiz. Kız kardeşliği dayanışmasını yayalım. Kadın cinayetleri politiktir. Ne zaman gündem değiştirmek isteseler kadın üzerinden gidiyorlar. Örgütlü olmalıyız. Biz kadınlar diktatörler devirmişiz. Şimdide bir diktatör tarafından yönetiliyoruz. Kadınlara çok güveniyorum başaracağız. ”

    “GELENEKLER KADINI GÜÇSÜZ DURUMA İTİYOR”

    Seyman’ın ardından Prof. Dr. İnci Özgür İlhan söz aldı. İlhan, “Şiddet ruhsal bozukluklarıyla ilişkilidir. Şiddetin kaynağı eşitsizliktir. Güçler dengesi şiddeti yaratır. Eşitsizlik var olduğu sürece şiddet olacaktır. Eşitsizliği ortadan kaldırmamız gerekir. Gelenekler kadını güçsüz duruma itiyor. Kadınlar her alanda şiddetin her türlüsüne maruz kalıyor. Bu eşitsizliğin olduğu sistemi değiştirmeliyiz. Kadınlar aciz değil. Kadınlar bir araya gelmeli” dedi.

    “BU DÜZENİ DEĞİŞTİRMEK BİZİM ELLERİMİZDE”

    Son sözü alan Sosyolog Aslıhan Han ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Sosyolojik açıdan bakarsak küresel bir saldırı var kadınlara. Sorunlarımızın kaynağı aynı. Çözüm de birlikte mücadele etmekten geçiyor. Tek başımıza hiçbir şeyi başaramayız. Çünkü sistem her taraftan saldırıyor. Ben sosyolog olarak çalışırken kadınların uğradığı şiddetin her türlüsüne şahit oldum. Devlet kurumları şiddete uğrayan kadının yanında değil. Gerekli destek verilmiyor. Yargıya bakın her davada kadının aleyhine kararlar veriliyor. Kadınlar hiçbir alanda destek göremiyor. Biz kadınlar olarak dayanışma göstermeliyiz. Bizim insan gibi yaşama hakkımız var. Bu düzeni değiştirmek bizim elimizde.”

    Konuşmaların ardından panel sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

  • CHP’li kadınlardan Erdoğan hakkında ‘1 kuruşluk’ suç duyurusu-VİDEO

    CHP’li kadınlardan Erdoğan hakkında ‘1 kuruşluk’ suç duyurusu-VİDEO

    PİRHA- CHP Kadın Kolları, Gezi eylemlerine katılanlara ‘sürtük’ diyerek hakaret eden AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulundu. Adliye önünde açıklama yapan CHP Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Ayfer Ayaz, “Bu hükümet anlayışını da, zihniyetini de alıp gidene kadar mücadele edeceğiz” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları, Gezi eylemlerine katılanlara ‘sürtük’ diyerek hakaret eden AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında ‘1 kuruşluk’ manevi tazminat talebiyle suç duyurusunda bulundu.

    Savcılığa verilen dilekçede Erdoğan’ın ‘hakaret’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlarını işlediği belirtildi.

    Kadınlar, suç duyurusunda bulunmadan önce Ankara Adliyesi önünde açıklama yaptı.

    “SÜRTÜK BU ÜLKEYİ PARSEL PARSEL SATANLARDIR”

    Açıklamaya destek olmak için gelen PSAKD Mamak Şubesi Başkanı Fadime Türkyılmaz söz alarak şunları dile getirdi:

    “Cumhurbaşkanı kadınlara, eşitlik isteyenlere, hakkını arayanlara sürtük diyor. Eğer demokrasi, eşitlik, adalet, laiklik istemek sürtüklükse sürtüğüz. Alanlarda olmak, hak aramak, mücadele etmek sürtüklükse sürtüğüz. Ancak bu sözcüğü ülkeyi satanlara, parsel parsel yabancılara peşkeş çekenlere, üzerinden geçmediğimiz köprünün bedelini bize ödettirenlere iade ediyoruz. Bizler aynı gemide değiliz. Gemi su almış. Bizler bu ülkeyi kurtaracak olan, güzel günleri getirecek olan kadınlarız. Tek çaremiz var. Yan yana olmak, birlikte olmak. Tüm kadınlar birleşin. Birleşin ki bu adaletsiz düzeni yerle yeksan edelim, birleşin ki bu sözlerin hesabını soralım. Sürtük ülkeyi satanlardır. Bizim gibi ülkesini sevenler değildir.”

    “TEK ADAM REJİMİNİN, TOPLUMU KUTUPLAŞTIRMA TAKTİĞİ NE YAZIK Kİ DEVAM EDİYOR”

    CHP Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Ayfer Ayaz bir açıklama yaptı. Ayaz açıklamasında, “Tek adam rejiminin, toplumu kutuplaştırma taktiği ne yazık ki devam ediyor. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dokunulmazlığına sığınarak istediğine istediği hakareti etmeyi kendinde hak görüyor. Üstelik sisteme yapılan en ufak bir eleştiriyi dahi, şahsına hakaret kabul edip herkese dava açarken. ‘Geziciler sürtüktür’ sözünü tam da bu nedenle; toplumu kutuplaştırmayı hedefleyen bir anlayışla söylediğini çok iyi biliyoruz. Ayrıştırıcı, hakaret içeren söylemlerinin asıl amacının savaş siyaseti yaratmak olduğunu, ülkemizin böyle bir yönetim anlayışıyla karanlığa, vahşete sürüklendiğini çok net görüyoruz” dedi.

    “KUTUPLAŞTIRICI VE HAKARET İÇEREN DİLE HEP BİRLİKTE SES YÜKSELTECEĞİZ”

    Kadınlar olarak omuz omuza ses yükseltmeye devam edeceklerini belirten Ayaz, “Cumhurbaşkanı tarafından kullanılan kutuplaştırıcı, hakaret içeren dile hep birlikte ses yükselteceğiz. Çözümün devletin mekanizmalarının tam anlamıyla çalıştığı, tek adam rejiminin son bulduğu parlamenter sistemde olduğunu özellikle haykırmaya devam edeceğiz. Anlayışlarını da, zihniyetlerini alıp gidene kadar bunlarla mücadele edeceğiz. Kokmayacağız, yılmayacağız, susmayacağız, itaat etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

  • ‘Evde babalar patron, kadın işçi, çocuklar çıraktır; bunu yıkmamız gerekir’ (1) -VİDEO

    ‘Evde babalar patron, kadın işçi, çocuklar çıraktır; bunu yıkmamız gerekir’ (1) -VİDEO

    PİRHA-PSAKD Mamak Şubesi Başkanı ve Kadın Meclisi Sözcüsü Fadime Türkyılmaz, kadın meclislerinin çalışmalarına ve kadınların yaşadıkları sorunlara ilişkin PİRHA’ya konuştu. Türkyılmaz, “Kadın meclisi genel merkeze bağlanmamalı, şube yönetimine bağlanmamalı. Eğer bağlanırsa oradaki başkana ters geldiği takdirde meclisi lağvedebilir. Bizim isteğimiz tüzüğe kadın meclislerinin konulmasıdır” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadın Meclisi üyesi kadınlar, Ankara ve Mamak bölgesi yerelinde yaptıkları çalışmaları anlattı. Kadınlar, yaşadıkları sorunlara da değinerek, kadın sorununa ve çözümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundular. Örgütlenmenin önemine dikkat çeken kadınlar, kadın meclislerinde diğer kadınlarla bir araya geldikten sonra kendilerini daha güçlü hissettiklerini vurguladılar.

    Üç bölüm halinde yayınlayacağımız haberimizde PSAKD Mamak Şubesi ve Kadın Meclisi Sözcüsü Fadime Türkyılmaz, PİRHA’ya yaptığı değerlendirmelerde, 3 yıl önce PSAKD bünyesinde ilk kadın meclisini kurduklarını belirterek, bilinçli, güçlü ve direngen çok sayıda Alevi kadının var olduğunu söyledi.

    Kadınların örgütlenmesine yeterince önem vermediklerinin farkına vardıklarını da sözlerine ekleyen Türkyılmaz, Alevi kurumlarında oluşturulan kadın meclislerinin derneğin tüzüğüne bağlı olması gerektiğini, aksi halde bağlı olduğu başkanlığa ters geldiğinde lağvedilebileceğini ifade etti.

    “BAŞKANLIĞA KARŞIYIZ, ÇÜNKÜ BAŞKANLIK DEMEK ERK DEMEKTİR”

    Kendisine ‘başkan’ denilmesini istemediğini belirterek sözlerine başlayan ve Mamak yerelinde yaptıkları çalışmalara değinen Türkyılmaz şunları aktardı:

    “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadın Meclisi’nin başkanı diye tanımlamayın beni. Çünkü biz de başkanlık yok. Başkanlık erk gerektirir. Biz erke karşı olduğumuz için bizde başkanlık yoktur. O yüzden bizim adımız Mamak Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadın Meclisi’dir ve yürütmede birkaç arkadaşımız vardır. Ama bizde başkan yoktur. Biz kadın meclisi olarak pandemide kimsenin burnunu dahi dışarıya çıkaramadığı zamanlarda burada 100 küsur öğrenciyi giydirdik. Burada ekmeği aşı olmayan insanlara ekmek, aş götürdük ve bunu yaparken de havanın kararmasını bekledik. Çünkü bizde bir elin verdiğini diğer el görmez, bu öğretiyi önemli olan yaşamda hayata geçirmektir. Sadece lafta söylemek bizi Alevi kılmaz diye düşündüğümüz için böyle bir uygulama yaptık. Pandemi sürecinde zoom üzerinden kadın meclisi olarak eğitimler yaptık. Biz kadınlar bir araya gelmeliyiz, örgütlenmeliyiz, kadın emeğinin farkına varmalıyız ve kadınsız hiçbir şeyin olmayacağını, olmadığını hayata ve insanlara aktarmalıyız dedik. En son 25 Kasım dünyada kadına yönelik şiddete karşı mücadele gününde, kadın meclisi olarak bir panel gerçekleştirdik. Panelin sonunda da halaylar çektik. Belki bu ters gelebilir bazılarına ama bizim halaylarımız birlikteliği temsil eder, gücü temsil eder, dayanışmayı temsil eder.”

    “İLK KADIN MECLİSİNİ MAMAK PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ OLUŞTURDU”

    Türkiye’de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin 83 şubesi olduğu ve ilk kadın meclisini Mamak Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin oluşturduğu bilgisini veren Türkyılmaz, “3 yıl önce oluşturduk meclisimizi. Kurulduğumuz günden bugüne genel merkezi sürekli uyardık, kadın meclisleri oluşturun, diye. Antalya’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadın Meclisi’nin bir kurultayı oldu. Ancak ben buna kurultay demiyorum. Aslında o bir paneldi. Çünkü kurultay olması için bütün kadın meclislerinden görüşler alınıp, ortak bir görüş ortaya konmalıydı ama orada panelistler vardı ve konuşmalar yaptılar. Meclisimizi temsilen birkaç kadın arkadaşımız sadece konuşmalara katkıda bulundu. O yüzden bu bir panel değil kurultaydı. Tabii eksiklikler olacaktır ama pozitif bakıp önemli olan ilerleme kaydedebilmektir. Bu da bir ilkti. İlkler önemlidir. Bundan sonra da kadınlarımız kendilerini daha da geliştirecek ve daha büyük işlere imza atacaklardır” şeklinde konuştu.

    “KADIN MECLİSİ TÜZÜĞE BAĞLANMALI, AKSİ TAKDİRDE BAŞKANA TERS GELDİĞİNDE MECLİS LAĞVEDEBİLİR”

    PSAKD olarak kadınların örgütlenmesine birkaç yıl öncesine kadar yeterince önem vermediklerini ifade eden Türkyılmaz, son süreçte yapılan etkinliklerle bilinçli birçok Alevi kadının olduğunu fark ettiğini dile getirdi.

    Kadın meclislerinin belirli bir başkanlığa değil de derneğin tüzüğüne bağlanmasını istediklerini belirten Türkyılmaz sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Kadın meclislerimizin kurulduğu günden bugüne, kadın bilincine sahip bu kadar Alevi kadının olduğunu ben bilmiyordum. Bu benim de eksikliğim olabilir. Demek ki biz kadınlar sadece Pir Sultan şubeleri üzerinden iletişim kurarken kadınları ihmal etmişiz. Canavar gibi kadınlarımız var. Canavar gibi derken kürsüye çıkıp ne dediğini bilen, örgütlenmenin nasıl olması gerektiğini bilen kadınları dinledik. Kadın meclislerimiz kendi içerisinde, çalışmalarında özerk olmalıdır. Mamak’ta bu böyledir. Ancak her yerde bu şekilde olmalıdır. Kadın meclisinin yaptığı tüm işlemler Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tüzüğüne bağlı olmalıdır. Bakın tüzüğüne diyorum, yönetimine demiyorum. Burası çok önemli. Çünkü yönetim değişir ve yarın biz sizi tanımıyoruz diyebilir. Kadın meclisi böylelikle boşa düşebilir ama tüzüğe konulduğu takdirde kendi içinde özerk olarak kadınlar faaliyetlerini yürütebilirler. Kadın yönetimi genel merkeze bağlanmamalı, şube yönetimine bağlanmamalı. Eğer bağlanırsa oradaki başkana ters geldiği takdirde meclisi lağvedebilir. Bizim isteğimiz tüzüğe kadın meclislerinin konulmasıdır. Bizim dedeler grubu oluşturuldu. Dedeler aralarında başkan seçtiler. Birbirlerini yediler. Kadın meclisine başkan seçmemeliyiz. Başkan bir söylemdir, bir yapıdır. Buna da karşıyız. Yürütme kurulları oluşturulmalıdır ancak yürütme kurulları da görüştükleri konuları, aldıkları kararları tüm kadınlarla paylaşmalıdır. Eksiği ile artısı ile ortak bir akılla hareket edilmelidir.”

    “EVDE BABALAR PATRON, KADIN İŞÇİ, ÇOCUKLAR ÇIRAKTIR”

    Kadın sorununun siyaset üstü bir sorun olduğunu ve tüm kadınları kapsayıcı bir örgütlenmenin yaratılması gerektiğini vurgulayan Fadime Türkyılmaz; “Geçtiğimiz günlerde bizim genel merkezimiz bir afiş hazırlamış ve altına da ‘Kadın Meclisi’ yazmış. Afişte belirli bir kesime işaret edilerek şöyle diyor: ‘Kızlarımız kirli kilotlarını nereye koyacaklarını şaşırıyorlar?’
    Bu afişi ben paylaşmam. Neden? Çünkü sadece bu ülkede, belli bir çevreye tecavüz edilmiyor ki. Yeryüzünde tüm kadınlar ve herkes tecavüze uğruyor. KESK’te araştırma yapmıştık ve en çok tecavüze uğrayan kadınların evli kadınlar olduğu ortaya çıkmıştı. Geçtiğimiz günlerde haberlere de yansıdı. 3 yaşında bir kız çocuğu öldürüldü, dedesi babası çıktı. Oğlu askerdeyken gelinine tecavüz etmiş. Bu afiş bu kadını yok sayıyor. Yaptığımız işlerde ortak aklı devreye sokarsak, ortak kararlar alırsak daha kapsayıcı olur. Kadının partilisi olmaz. Kadın sorunu siyaset üstü bir sorundur. Ben bu derneğe gelmeden önce evde birçok işle uğraşmak durumunda kaldım. Benim kızım da gelecekti ancak evde kalıp iş yapması gerekti. İşte bu bir sorundur. Görünmez emek dediğimiz şey, kadınları sosyal hayattan alıkoyuyor. Evde babalar patron, kadın işçi, çocuklar çıraktır. Bunu yıkamamız gerekir. Kadınlar olarak asla umutsuz değiliz” dedi.

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA